![]() |
/düştü / nun II intiharda duygularım kalan son bakışını saklamak için öncesinde ayrılığın satırlara hançer düştü ….nun ser-mest dolaşır serseri adımların kimsesi kalmamış virane gönlümde sokaklara çamur düştü …nun suya yazıldı bam telinde bestelenen güftelerim sihrine kelamın ta’n düştü ..nun suret-i aşk adem-i külli imiş varlığına tanık yalnızlıkların kavlime bir garip talak düştü …nun |
HİÇ KİMSEYİ SENİN KADAR SEVMEDİM - Mehdi İPEKLİ http://www.diyadinnet.com/modules/Siir_Bahcesi/images/siirler.gif Seni gördüm, toy bir çocuktu yüreğim henüz yağmur yağmamış buluttum Hiç kimseyi senin kadar sevmedim Tutsaktım, Yok pahasına bir gemiye satıldım sonra gözlerimi sattım, Hiç kimseyi senin kadar sevmedim Yalnızlığıma nice zaman silah çektim, süngü tuttum Dağların zirvesinde destan, çöllerin ortasında ağıttım Hiç kimseyi senin kadar sevmedim Yakacak diye gözlerin, kalbimi ellerinin narına kendim attım. Senden duydum en güzelini sözlerin en tatlı yudumları senden yuttum Hiç kimseyi senin kadar sevmedim Sevdan için her gül mevsiminde arzu arzu, umut umuttum. Gördüğüm her renkte rengini gördüm Duyduğum her seste adına türküler tuttum Hiç kimseyi senin kadar sevmedim. Akrep düştü gecelerime Gelirsin tutkusuyla yıldızlarını göğün birer birer uyuttum Adından başka isimleri kelimeleri harfleri Adından başka Bütün bildiklerimi unuttum Hiç kimseyi senin kadar sevmedim Ben, hiç kimseyi senin kadar sevmedim http://www.diyadinnet.com/modules/Siir_Bahcesi/images/siirler.gif |
Adı Yalnızlık Gölgen gibidir yalnızlık Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk. Sarılırsın ararsın tutamazsın yoktur çaresi. Adı Yalnızlık Yazılmıştır birkere Yiğit olsan da büker bileği, Cesur olsan da sızlatır yüreği. İçindedir sevgi, insanın tek dileği Ateşten gömlek misali SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ… Murat İnce |
Konuşmak gerekir bazen,susmak artık çare değilse… Anlatmaya başlamalı bi yerden,en başta kendinden, Başlıyorum öyleyse dur ve dinle; Ardından değişti hayatım,bütün değişime mahkum hayatlar gibi,geceler değişti kara kuru oldu biraz daha çok acı verir oldu…mevsimim yıllardır sonbahar rengi soluk,yüreğim yorgun ayazda kalmış bi-çare donuk. Aynı şarkılar farklı anlamlar kazandı,oysa şarkılar bu kadar içimi acıtmazdı,güneşi seven ben,ay ışığında aydınlatmaya çalıştım dünyamı ve yıldızlar başka türlü parladı gökyüzünde…yalnızlığımı anlatmak istercesine.. Ağır ağır çektim perdeleri Çekmeceye gizledim çocuksu sevinçleri Büyüdüm sanki harcadım yılları Umduğumdan olgun yaşadım ayrılığı Beyaz örtüler örttüm eşyaların üstüne Kapadım kapıları topladım anıları Döktüm denizlere Ve sen hala varsın,gidip gelirsin içim de bir yerde ama hep aynı yerde… Payını almış olmalısın değişimden, İlgili sen olmak üzere bir sözleşme hazırladım içimde, Sen aklıma gelecektin sadece,yüreğime uğramayacaktın, Düşünecektim ama dokunamayacaktım, Üzülecektim belki ama ağlamayacaktım… Öyle yaptım ve altına imzamı attım… Ve sen tüm kuralları ihlal ettin,infaz ettin yüreğimi,sana gel dedim gelmedin…rahat bırak gecelerimi uykularımı böyle kabus olma,hala içimdesin gitmiyorsun,bit…bit lütfen… Yar! Terk-i Diyar yollarında şimdi kalbim Tuzla buz oldum,incindim örselendim Elimde tek kalan darmadağın ümitlerim Başardın en sonunda Oldu bak istediğin Yaralı Hayallerim Hep aynı olmak zorunda mı ayrılıklar,yalnızlığımın sesini kimse dinlemedi… Ben yalnızlığımı haykırdım ama kimse duymak istemedi… |
Beni bıraktığından beri... Beni bıraktığından beri yalnızlığıma, Ellerim boş başım sarhoş dolaşıyorum. Beni bıraktığından beri yalnızlığıma Gözlerim yaş, kalbim yavaş yaşlanıyorum. Beni bıraktığından beri yalnızlığına Seni melek beni şeytan zannediyorum. Beni bıraktığından beri yalnızlığıma Seni öncekinden daha çok SEVİYORUM... Uğur KÖROĞLU |
Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında ne kızarmış ekmek kokusu, ne de annemin yağlı, reçelli ekmekleri... Kopkoyu, bir yalnızlık demledim kendime... Önce bir eşik yaptım, en soğuk mermerden. Yetmedi... Ardından bir sıra duvar ördüm, en kalın taş bloğu ile, sadece bir sıra... Yine yetmedi... Ardından bir sıra, bir sıra daha. Ben bir koydukça, beş koydu yaşam. Örüldükçe örüldü, yükseldikçe yükseldi... Duvarlarından ışık sızmıyor surlarımın. Kopkoyu bir karanlık ördüm kendime... Şimdi güneşin ne doğuşu, ne batışı görünür oldu buralardan. Grubun turuncu, sarı rengi yok artık. Yok artık mavinin yeşile çalan tonları. Yok artık pembe, beyaz pastel bir bahar... Çok zamandır kumdan kale yapıp, bir dalganın alıp, götürüşünü beklemedim. Çıplak ayakla kumsalda koşmadım. Deniz kabuğu toplamadım. Çok zaman oldu, nilüferlerin yaprağından, tırtılın umuduna kanat açmayalı... Çok zamandır yağmura yakalanmadım. Saçlarımdan süzülmedi damlalar. Çok zaman oldu, gökkuşağı görüp, çığlık atmayalı. Çok, çok zaman oldu pencerenin buğusunda bir resmin kayboluşunu beklemeyeli... Çok zaman oldu fotoğraf makinemle yaşamın bir karesini dondurmayalı... Bir bahar dalından düşen çiğ damlasını yakalamayalı. Bir şelalenin sesini resmetmeyeli. Çok zaman oldu tüm çocukları toplayıp, yaz okulu açmayalı... Akşam iş dönüşü onlara şeker almayalı. Bahçede saatlerce zıplamayalı. Yaz bitiminde onlara sözde karnelerini dağıtmayalı. Çok, çok zaman oldu... Çok zaman oldu, minik ellerle beraber dev bir kardan adam yapmayalı. Kar topundan kaçmayalı. Kara yatıp, iz çıkarmayalı... Çok, çok zaman oldu... Çok zaman oldu bir şarkı tutmayalı, yüksek sesle bir şarkıya eşlik etmeyeli. Kahkahaların sığmadığı bir odada bulunmayalı, sessiz film oynamayalı... Çok, çok zaman oldu şen şakrak bir şarkının notalarına tutunup dans etmeyeli... Yüreğim bir serçenin kanadı üzerinde atmıyor uzun zamandır... Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında mı? Sadece kalemim ve göz yaşlarımla ıslanmış satırlarım... |
Gecenin bir yarisi gözlerimdesin, yildizlara degiyor kipriklerim, hasretini tasiyorum ellerinin yüregime, sana olan özlemim aziyor, ve bir yagmur oluyorum, Istanbul sokaklarinda, yüregim islak, yüregim yalniz sensiz, Sevdayi yudumluyorum tek basima, Yudumladikça sen oluyorum, senle doluyor yüregim, ama yinede degmiyor ellerim ellerine, yalnizligi oksuyorum, ve seni görebilmek için, gecenin bir yarisi gözlerimi kapiyorum, belki yanimda degilsin, bekliyecegim belki aylari, ama sen her gece rüyalarimdasin, ve ben rüyalarima siginiyorum yalnizken. efsun |
Yalnız Adam Yağmurlu bir gece, boş sokakta bir fener. Geceyi süsleyen yalnız bir fener, ve önünde yalnız bir adam. Ayaklar`ının artık tutmadığı bir anda, bırakıvermiş kendini oraya. Kimse bilmiyordu, ama bu genç yaşına rağmen, ne çok yol almıştı bu adam. Gözlerine uykusuzluğun, bedenine bitaplığın izleri yansıyordu. Neydi onu bu hâle koyan, hiç kimseye söylemiyordu. Ne gece`ye açıklıyordu sırrını, ne de onun gibi yalnız olan fener`e. Zamanı geldiğinde, bu sırrını bir tek toprakla paylaşacaktı. Bir adam vardı, o gece çaresizliğin en karanlık noktasına ulaşan bir adam. Yağmurlu bir geceydi, her zamankinden daha karanlık. Bir kadın kırık camlı pencere`nin önünde otururken, gözyaşları yağmura eşlik ediyordu. Yağmur`un ve sessizliğin sesinden başka hiçbir şey duyulmuyordu. Kadın`ın içinde atılan çığlıklar bile. Yıkık ve soğuk bir kulübe`nin içinde yalnız bir kadın. Ağlıyordu. Gözleri geceye dalarken, düşündüğü tek bir şey vardı: Şimdi nerdeydi, ne yapıyordu acaba. Alev Güneş |
seni seviyorum desem yalan nefret ediyorum desem de yalan dün nefesimdin ve simdi nefretimsin. keske seni tanimamis olsaydim belki bu duruma gelmezdim kendi kendime soruyorum ki neden neden seni sevdim hani diyerler ya askin gözu kör olur galba bende sana karsi gör oldum. senin askinla yasmamadim yasiyorum sandim ama daima senin yalanlarinla yasiyormusum lanet olsun sana. yalan degil diyorsun seni seviyorum diyorsun hani bana karsi askin benimle oynayip seni seviyorum demek askin mi oluyor. yaziklar olsun sana. sen bana ersey söylemedin ama ben herseyi kendim basima ögrentim kendinden utan yaziklar olsun sensiz yasiyamam diyorsun ölurüm diyorsun hic düsünmedin mi sonrasini mesut sahin | |
YaLnIzLıK KeLiMeSi Yalnızlıklardan Kaçmak mı? Kim kaçabilmiş ki yalnızlığından Kalbindeki hüzünlerden Kopkoyu boğucu gecelerden Sonumuzda kimlerle beraber olabileceğiz Doğarken bile yalnız gelirken dünyaya Herkes bize gülümseyerek bakarken Bizler ise ağlaya ağlaya… Gerçekten Yalnız mıyız? Belki bir bebeğin masumiyetine sığınmak, Bir kedinin bacağına sürtünmesine izin vermek, Yağmurlarla yarışırcasına doyasıya ağlamak, Bir çiçeği koklamak Köşedeki çiçekçiye merhaba demek Sahilde martılara simit atmak Çamlıca’daki aşıkları izlemek Fışkıran fıskiyeye yaklaşıp ıslanmak Ya sevgiler, sevgililer? Hep biz daha çok severiz karşımızdakini İmkansızı imkanlılaştırırız Gülüşümüz, bakışımız daha içtendir Hep dokunmak isteriz ellerine sevdiğimizin Ve hep yanımızda olsun isteriz Hep biz terk ediliriz nedense Sevgiyi iki kişi yaşar biliriz Tek kişilik aşklarda… Ama yaşadığımız aslında içimizdekidir Gidenlerin arkasından günlerce ağlarız Bazen senelerce sürer duygularımız Final:gene yalnızız… Ne zamana kadar sürecek yalnızlıklar? Gözükmez tuttuğumuz eller İki elim var tokalaşmadı daha birbirleriyle Yanımdakiler mi? …………………………………… Yıldızlar yalnız ölürler bilir misiniz? Bizler dilek tutarız onların ölümüne… İşte perde kapandı, oyun bitti. Bu kalabalıklar kim, Kim bu insanlar yalnızlıklar senfonisinde? Tek kişilik oyunlar Hep başrolde kendimiz… Yalnız doğdum, yaşadım, ağladım Bir omuza kapanmadan Bir tek şey istiyorum Lütfen mezarım tek kişilik olmasın Gelen var mı benle? Şaka…şaka… Ben mutluyum yalnızlıklarla koyun koyuna… Toprağı basar bağrıma Doyarım yalnızlığıma… Ayten Karakaş |
| Saat: 21:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık