![]() |
Ben sana git diyemem yanımda ol dedikçe duydukça yüreğimde uygarlık kargaşasını aşıp sevimli kasabalar halinde denizini, olta iplerini ve çekingen bedenini alarak geliyorsun ben sana git diyemem ayaklarına gölgelerimi asıp saçlarına vurgunca dokunan güneş ışıklarına demir döküp dudakların kadar ateş içinde kalıncaya kadar bedenim; kış mevsimi de başlayıp donmayınca balıklar ben sana git diyemem Ethem Vayvaylı |
Bugünlerde herkes gitmek istiyor. küçük bir sahil kasabasina, bir baska ülkeye, daglara, uzaklara... hayatindan memnun olan yok. kiminle konussam ayni sey... her seyi, herkesi birakip gitme istegi. öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok. bir kendisi. bu yeter zaten. her seyi, herkesi götürdün demektir. keske kendini birakip gidebilse insan. ama olmuyor. hadi kendimize raziyiz diyelim, öteki de olmuyor. yani her seyi yüzüstü birakmak göze alinamiyor. böyle gidiyor iste. bir yanimiz "kalk gidelim", öbür yanimiz "otur" diyor. "otur" diyen kazaniyor. o yan kalabalik zira. is, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu... en kötüsü aliskanlik. aliskanligin verdigi rahatlik, monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor. kaliyoruz. kus olup uçmak isterken agaç olup kök saliyoruz. evlenmeler... bir çocuk daha dogurmalar... borçlara girmeler...isi büyütmeler... bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor. misal, ben... kapidaki rex'i birakip gidemiyorum. degil bu sehirden gitmek, iki sokak öteye tasinamiyorum. alip götürsem gelmez ki... bütün sokagin köpegi oldugunun farkinda. herkes onu, o herkesi seviyor. hangi birimizle gitsin? "sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir; evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin. kendi imalatimiz küfeler. ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada. ölüm var zira. ölüme inat tutunmak lazim. inadina kök salmak lazim. bari ufak kaçislar yapabilsek. var tabii yapanlar. ama az. sadece kaymak tabakasi. hepimiz kaçabilsek... bütçe, zaman, keyif...denk olsa. gün içinde mesela... küçücük gitmeler yapabilsek. ne mümkün. sabah 09.00, aksam 18.00. sonra baska mecburiyetler. sikisip kaldik. sirf yeme, içme, barinmanin bedeli bu kadar agir olmamali. hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. bir ömür karsiligi bir ömür yani. ne saçma. bahar midir bizi bu hale getiren? galiba. ben her bahar asik olmam ama her bahar gitmek isterim. gittigim olmadi hiç. ama olsun... istemek de güzel. Ama Ben Gittim . . . |
G-İ-T Son sözü söyleyemeyenlere! Hiç önemi yokmuş meğerse Sabahlayan gecenin Ağlayan gözlerin Unutulmayan saatlerin Hiç anlamı yokmuş. Ben kendimi avutmuşum biçare Ne o memnun kalmış benden Ne ben sevmişim onu delice Yalanmış yaşanan onca kelime onca hece... Bilseydim bu kadar tutulur muydum söyle Sen hangi sevgiliyi gördün bende Ben nasıl bir sevgiyi verdim sence Ahh kafam aptal kafam, yine yalnızsın bak yine biçare. Git lanet olası sevgili git, Haketmediğin kadar sevgiyi de al git. Veremediklerim var hala sana, Ahirette alacağına say da git.. Ne kadar çabuk atılırmış meğerse gönülden Bir ben bilemedim şu işi kökünden Böyle gelir de böyle gitmeyecek ezelden Sevdiğimi say da yanılmadan git.. emi benden. Git ne varsa bende al da git Gelme ölüm gelmeden bana Ne ağla arkamdan ne de dök ağıt Gelme nefesim kesilmeden gönderme ne mektup ne kağıt Gittim farzet! hiç girmemişim ki gönlüne Girsem görmez miydim ben kendimi sende Göremedim, sevmemişsin işte benim gibi delice Senin gözlerinde yoktum ben, bilemezsin ki sensizken nasıl bir çocuk gibi debelenişimi.. Çaresizce. Ankara - 20.09.2007 Aysel C. |
Kal Deme Ne Olur... Kalırsam... SonBaharı Yaşar Yüreğim..Dökülürüm..Sararıp Solarım... Solar Çiceği Baharımın..Çekilir Tebessümlerim Yüzümden.. Yüreğime Süzülür GözYaşım...Çığlığım Sarar Sessizliği..İçimi Ahım.... Kal deme Bana..Ruhumu Esaretine Alan Bu Zindan Elinden... Kalamam... Kalırsam..GözYaşlarım Dökülür Yanaklarımdan..Sevdamın Toprağına.. Katıksız Hüzünleri Kuşanır..Ömrüm..Hüzünleri Kuşanırım YaR... İçimin Çöl Kuraklığında Eririm..Tükenirim..Ne Olur Anla.. Siyahi Umutlara Tutunan Yüreğim..Şimdi SimSiyah Renge Çalar... Kalamam... .... Kalırsam Tükenirim..Biterim.... Alıntı |
Kal Gün soldu, vakit geç, gitme bırak, kal Omuzlarında şal, başında örtü, Odamda hülyalı bir akşam üstü Gölgeler içinde renk ve dudak kal. Gidersen sana da kırılacak, kal -Gönlüm ki, böyle her gidene küstü- Ve deme “buradan bir akşam üstü “Giderken ardımda hıçkırarak, kal!” Madem, günlerimiz, sevgilim, kısa, Gümüşlü sabahlar, altın akşamlar, Soluk bir gül ıtrı gibiyken bahar... H.Macit Selekler |
ÇEKİP GİTME Yılların hatırı yok mu hiç sende Ayrılığı unut yâr benim için. Hasreti çekecek güç yoktur bende Bil ki sensiz hayat zor benim için. Gidersen bu gönül yaralanacak Bilmem kaç yerinden parçalanacak Kalbim gece gündüz hep harlanacak Çekip gitme n´olur dur benim için. Aah bu aşk yağmuru ne zaman dinmiş Yalnızlık korkusu odama sinmiş Dertler bir yük gibi sineme binmiş Gönlünü sevgiye kur benim için. Alıntı |
Gitti İşitmek istediğini bir sağırın Sezdi havamızdan geçen şarkı Duyuramadı sesini, bu sağıra Erirdi, gitti! Yürümek hasretini bir kötürümün Hissetti koltuk değnekleri, Kaldıramadı yatağından hastasını Çürüdü, gitti! Körün görmek arzusunu duydu Bahçenin kenarında bir çiçek Gösteremedi yapraklarının rengini Dağıldı gitti! Ve duydu bir açın yemek ihtiyacını Buğday tarlasındaki başak Utandı büyümesindeki şehvetin Kurudu, gitti! Celal Sılay |
GEL DESEMDE GELMEZSİN Elim kolum bağlanmış sana Çöz desemde çözmezsin Geceler zindan oldu bana Gel desemde gelmezsin... Güneş hiç doğmaz oldu benim dünyama Karanlıklar arkadaş artık bana Son nefesimi veriyorum senin AŞKINA Gel desemde gelmezsin... yasin |
Gidişini Anlatıyorum Sen gidiyorsun ya işşine yetişmek için Saçlarını, gözlerini, ellerini Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak Termometrede yükselen çizgi çizgi Kim bilir nerelerde soğuyorsun Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen İnsan insan bakan gözbebeklerin Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder Ne gelirse onlardan gelir bana Çalışma gücü yaşama direnci Mutluluk gibi kazanılması zor Mutluluk gibi yitirilmesi kolay Bir açarsın ki mutluyum Bir kaparsın her şey elimden gitmiş. Rıfat Ilgaz |
Daha önce hiç duymak istemediğiniz sözler sarf edildi mi sizin için? Hiç beklemediğiniz bir anda, hiç beklemediğiniz birinden bir sitem duydunuz mu? Hak etmediğinizi düşündüğünüz bir dizi kötü olay yaşadınız mı? Gitmesini istemedikleriniz birer birer bırakıp gitti mi sizi? Nicedir bende değil ruhum, nicedir önümü göremiyorum. Eskiden bulduğum mutluluk formülünü kaybettim, tekrar yazamıyorum. Unutmadıklarımın ardında gölgeler oluştu. Gölgesi görüntüsünden büyük korkularım var artık. Birinin üzüldüğünü gördüğünüzde, yardım etmeye çalıştınız mı? Sorularınıza cevap vermediğinde sinirlenip, bir daha bir şey sormayacağım diye hayıflandı mı yüreğiniz? Kimi sevdiğinizi anlatıp, onun da sizi sevmesini istediğinizi söylediniz mi? Adı her geçtiğinde, yüreğiniz yerinden oynadı mı? Sakın oynamasın! Terk edilmekse kaderiniz, yalnız bırakılıp, yaşanan güzelliklerin hepsinin bir anda silinmesiyse kader dediğimiz, sakın oynamasın! Acıtmak için yaratılmış dostluklar, arkadaşlıklar sanki. Bir arkadaşlığa başlarsınız, özveride bulunup, içinizi açarsınız. Sonra yürür o arkadaşlık, dostluk olur ve hiç anlamadığınız bir sebepten birden bire bitiverir. Aşkta böyle değil mi sanki? Bir şeyler hissetmeye başlarsınız önce, gelişir o minik duygu içinizde, büyüyüp kocaman bir sevgi oluverir, siz farkına bile varmadan. Sonra ne olur? Hiç beklemediğiniz bir anda size sırtını döner ve gider, bir daha dönmemek üzere hem de. Çırpınırsınız onun için, insanlarla savaşırsınız, karşınıza almadığınız bir tek kişi bile kalmaz, gözünüz kararır; o ne yapar: sadece arkasını döner ve gider. Onun için bu kadar basittir bu. Yaşandı ve bitti der, gözünüzün yaşını silmeden arkasını döner ve çekip gider… Ölümsüz dostluklara inandım hep, ama ne zaman inanmaya yeniden başladımsa hep birileri çıktı, hep birileri araya girdi ve her şey bitti. Nedir bilmiyorum yaşamak. Mutlu olmaya çalışmak ne için peki? Hiç birisinin anlamını çözemezken ve insanlar arasındaki o kurulamaz dengeyi kuramazken, mutlu olmak benim neyime? Kaybettiklerimi ne uğruna kaybettim acaba, değer miydi, değmez miydi, ne bileyim? Yorgunum artık, içimden bir şey gelmez oldu. Sonsuzluk çekiyor artık beni, içine alıyor ve bırakmıyor. Keşke böyle olmasaydı demekten başka silahım kalmamış elimde, keşke yaşamak bu kadar acı vermeseydi, keşke unutamadıklarım ve vazgeçemediklerim benden birer birer çekip gitmeseydi… Yırtılmış sanki beni anlatan kitapların tüm sayfaları, hikâye bitmeden yitirilmiş gibi kahraman. O benim diyorum, kimse inanmıyor bana. Haklılar da aslında. Artık ne bir kahramana benziyorum ne de yaşamaya çalışmaktan yorulmamış bir insana. Gitmeyi düşlemekten başka çarem kalmamış sanki. Düşünüyorum ama yapamıyorum. Beni bağlayan ne peki? Önüme çıkan, o aşamadığım engel ne? Cevaplarını hiç bulamadığım sorularım var artık, hiçbir zaman çözemeyeceğim bilmecelerim, sırlarım var artık ama gitmekten başka istediğim ve bildiğim hiçbir şey yok… |
| Saat: 12:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık