![]() |
Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin En gorkemli saatinde yildiz alacasinin Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan Onu cok ariyorum onu cok ariyorum Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari Bir yerlere yildirim dusuyorum Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus Tedirgin gulumser Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili Hic bir ani tek basina yasayamazlar Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili Telasli karanlikta yumusak yarasalar Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte Yansimalar tutmus butun sahili Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil Cunku ayriliklar da sevdaya dahil Cunku ayrilanlar hala sevgili Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik Hava agir toprak agir yaprak agir Su tozlari yagiyor ustumuze Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani Karanlik coktu denize Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ Atilla İlhan |
Ayrılığın Yüreği Sessiz sedasız yaşayan bir ayrık otuydu Orta Anadolu’da Kıtlıktan önce. En küçük bir şeyden coşardı Mesela bir kuş uçmasın Kızılırmak ‘a doğru Köklerine su yürümüş gibi sevinirdi. Bir bulut geçsin üstünden Ayrılıktan çıkardı. Dünyayı, derdi, dünyayı Hiçbir şeylere değişmem. Şimdi yaşamak istemiyor. İlhan Berk |
Buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık... hava soğuk, yağmurlu ve karanlık.. Sakin sessiz ve bomboş ortalık.. Buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık.. Sokak lambaları birer birer yanarken.. insanlar yavaşça sokakları terkederken .. bu akşam yine hüzün benimleyken.. buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık... dolunay çıkınca ortaya kalmadı karanlık.. deniz alabildiğince durgun ve bulanık.. hikayeme henüz bulamamışken bir başlık.. buğulu penceremde bir ben birde yalnızlık.. herkesin hikayesi gibi zannederken.. farklı yaşadığımı henüz bilmezken.. yalnızlığımın farkında değilken.. buğulu penceremde bir yalnızlık bir de ben.. neden acaba bu anlaşılmazlık?? buğulu penceremde ben yokum artık.. hikayemin adı YALNIZLIK.... |
Habersiz Gel Bir akşamüstü gel, habersiz gel Gün dağlardan giderken Kendin bile duyma ayaklarının sesini Ne umudum kaldı ne sevincim hiç direnmem. O gece gökyüzü Bir yıldız çayırına dönsün Uzak kırlarda güz çiçekleri Son güller açsın bahçelerde. Her ne zahmetse bir kadın da Geç bir saatinde gecenin Balkonunda bir sigara içimi O yıldızları izlesin. Dostum filan yoktu, kimim vardı ki Darbelerin bunalttığı İnsanların telle, iple Boğulup da ormanlara Çukurlara atıldığı Bir ülkede yaşadım Ve krallığında çalınmış paranın. Mehmet Karabulut |
bir bahar akşamıydı,, kuşlar ötüşüyor,kelebekler uçuşuyor, çiçekler bütün güzelliği ile açmış, sanki bal yapacak arılarını bekliyormuşçasına hareketli ve canlıydı.benimse gözlerimbuğulu kalbim yaralı beynimse adeta durmuştu soğuk bir kış mevisimi yapıyor gibiydim herşey canlı ama ben yaşayan bir ÖLÜYDÜM. huzursuzdum içimde günden güne büyüyen boşluk deryasında çalkalanıyordum içimdeki bu boşluk içimi kemirio duruyordu sıkılıyordum herşeyden bıkmıştım öyle ki kendi canımdan bile bıkmıştım boğulacak gibi oluyordum tek çareyi yanağımdan damla damla akana gözyaşlarımda buluyordum bu bir nebze beni rahatlatıyordu yalnızdım çok yalnızdım odamda tek başıma teypten gelen müzik sedalarıyla derin hülyalara dalıyordum ızdıraplar çekiyor bu ızdıraplar kalbimde kor kor yanan ateşler bırakıyordu yakıyordu bu ateşi söndürmek için elimde olan tek şey gözyaşlarımdı ama o kadar akmışlardı ki göz pınarlarımdan akacak yaşlar bile bu acıyı dindiremiyordu. dindiremiyordu işte çünkü o ateş o ızdırap dinecek gibi değildi onu yalnızca yakan söndürebilirdi ama o susmayı seçti bir zamanlar gülerken ağlayan ben artık ağlarken ağlayan biri olmuştum o beni yıkmıştı o beni yalnızlık sahilinin dalgaları arasına bırakmıştı ben onu bekliyordum ama o arayıp sormuyordu o kalbime bir ateş atıp arkasına bakmadan taaaa uzaklara gitmişti seni sensiz yaşamak zorundaydım zaten ben kendi hayatımı yaşamıyordum BEN KENDİ İÇİMDE SENİ YAŞIYORDUM |
Ağlama belalım Ağıtlar yakma Yürek paralayıp Can parçalama Umutları tavana asıp Kadere çatma Yaşadıklarını kırıp Olanları ziyan sayma Sevgiyi bırakıp Acılara sarılma Aşkı unutup Dertlere dalma Anıları silip Yarınları sorgulama Kalan hatıraları yıkıp Geleceğe volta sallama Kaçıp gidemezsin Gelmeyi denememişsin Olmuyor deyip vazgeçemezsin Bir daha baştan istemelisin Ağlamayı ağıtı ahı unutup Tekrar sevmelisin İsyan bayrağını yakıp Başka beyaz güller derlemelisin Murat İnce |
Adını koyamadım yalnızlığımın Islak ve dar sokaklarda yaşardım yalnızlığı Ve o zaman aklıma gelmezdi ağaracağı saçlarımın. Babamı kaybettiğimde yaşamıştım ilk acımı Daha sonra ise seni sevdiğimde. Bilmezdim ki ayrılığının Ölümün yansıması olacağını yüreğimde. Ben umutlarıma ip bağlayıp salmıştım gökyüzüne Küçük bir uçurtmanın kanatlarında sana gelmiştim. Rüzgarsız havalara alışıktım ben Fırtınana yenildim... Sen deli bir kısrak, ben isimsiz kahraman Nasıl da sevmişim seni anlayamadım. Bir bir kaybettim güzelliklerini Gözlerime yaşlar doldu ağlayamadım. Sevdalarımı isimsiz bir limana boşalttım Ve uğruna döktüğüm göz yaşlarımdan Küçük küçük denizler yaptım... Kulak asmadım yalnızlığıma Kulak asmadım acılarıma Ben hep seni gözyaşımda yaşattım... Adını koyamadım yalnızlığımın Sevda dedim ben bu karamsarlığa Hiç bestelenmeyecek şiirler yazdım sana Hiç söylenmeyecek şarkılar yaptım. Bir tarafını aldırdım kalbimin Bir tarafını sana bıraktım... Mühürlenmiş gözlerimin dermanı sendin. Her nereye baksam seni görürüm. Gözlerin idam sehpası olmuş Hasretin çöreklenmiş bağrımın ortasında Çek git sevdiğim ne olacak sonunda Ya beni öldürürsün, yada ölürüm Issız sokaklarda sabaha karşı Ezanlar yükseliyor minarelerden. Yüzüm kabeye dönük, dilimde dualarım Rabbimden seni istiyorum ben Öksüz bıraktığın yüreğime dön Gel ey gönlümün mihrabı yeniden... Arif Baltacı |
http://www.siirbul.com/image/kose2.gif YALNIZLIĞIN ÇİLESİ Yüreğim çarpar bir deli sarhoşluk için, Kaybetmek isterim kendimi dalgaların yok oluşu gibi, Hicran gözyaşlarım akar sensizliği kabullendiğimden beri, Yalnızlığımı hissederim düşen yaprağın ölümü hissettiği gibi. Yama olmak isterim yüreğinde bensizliği hissetmemen için, Serzenişte bulunurum kaderime sensizliğimi istediği için, Deli gönlüm kaçmak ister yalnızlığın gölgesinden, Geçmek ister sevgi geçidinden yüreğine ulaşabilmek için. Sevgi ışıltısını görmek isterim her zaman yüzünde, Âşık kalplerin baharı hissettiği gibi, Çile görmek istemem hiçbir zaman gözlerinde, Tıpkı seni tanımadan önce YALNIZLIĞIN ÇİLE’sini ödünç aldığım gibi ZAFER ALTIN |
Yalnızlığım benim kimsesizliğim umarsızlığım ıssız kentlerde kederli sürgünlüğüm sabahsızlığım benim konkunç depresyonum kalabalıklar ortasında üryan kalmışlığım horlanmışlığım dışlanmışlığım örselenmişliğim dağ başlarında umarsızca ağlamışlığım yalnızlığm benim tükenmişliğim konkunç celladım her gün yıkılmışlığım yavan gündüzlerim cinnet gecelerim aniden yaşlanmışlığım her gün yeniden yavaş yavaş ölmüşlüğüm tüketen ve kan ağlatan yalnızlığım ürkek celladım dalgınlığım daralmışlığım çıkmaz sokaklarım melankolim devşelen azgınlaşan korkunç yanlızlığım benim kanserim habis urum hüzünlü yalnızlığım korkunç celladım ölümüm benim yalnızlığım... yalnızlığım benim. Mahmut Ayaz |
İnsan İnsan vardır farkedilmez süsünden Kimi farksızdır koyun sürüsünden Her gördüğün şekle aman kapılma İnsan belli olmaz görüntüsünden Karslı Murat Çobanoğlu |
| Saat: 20:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık