![]() |
Saygıdeğer arkadaşlarım hemen hemen her iş yerinde veya evlerimizde hatta uçakta, vapurda, arabada, her zaman bizle tümleşen bu aygıt nedir,nasıl çalışır, biz ondan ne isteriz, o bize ne verir :.. işte tüm bu sorullara burda yanıt bulacak tartışacak veya karşı görüşleriniz yazacaksınız :.. sizden ricam konuya ait teşşekür mesajı bırakmamanızdır bunun yerine her mesajın altındaki teşşekür butonunu tıklamanız yeterli olacaktır :.. ancak konuya ait bilginiz dahilinde kaynak göstermek kayıdı ile sadece mesaj eklemenizdir ...bunun haricindekiler silinecektir hatırlatır esas konuya geçmek isterim ve değerli vaktinizi ayırıp yazılarımızı okuduğunuz için peşinen teşşekürlerimi sunarım :.. Saygılar...: Bilgisayar Nedir..? Bilgisayar, çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş işlem adımlarına göre yapıp sonuçlandıran bir araçtır. Günümüzde bu aracın daha çok yarı-iletken teknolojisiyle üretilmiş şekli yaygın olduğundan elektronik beyin olarak da bilinir. Ancak tarihsel açıdan ilk bilgisayarlar mekanik olmuştur. (Örneğin Charles Babbage'ın diferansiyel makinesi.) Türkçe Kökeni Bilgisayar kelimesi, "yazılım", "donanım", "bilişim", "bilgi işlem" gibi kelimelerle birlikte Aydın Köksal tarafından Türkçe'ye kazandırılmıştır Tarihçesi Modern bilgisayarların atası sayılabilecek ilk genel amaçlı kendi kendine hesaplama yapabilen araç Charles Babbage tarafından geliştirilen Analitik Makinedir. Bu makine delikli kartlara yazılmış komutları işleyebiliyordu. Bilgisayar denildiğinde ilk akla gelen, kişisel bilgisayarlar ise ilk defa 1981 yılında IBM tarafından geliştirildi ve bir anda endüstriyel standart haline geldi. IBM PC'ler Intel işlemciliydi ve Microsoft DOS ile birlikte geliyordu. Çalışma Sistemi Bilgisayarların kısımları Mikro bilgisayarlar ilk bakışta bir daktilo tuşları ve bir televizyon ekranı olan basit bir alettir. Bu alete çeşitli yardımcı cihazlar bağlanabilir. Mikro bilgisayarlara disk hafıza, yazıcı, grafik çizici gibi daha bir çok aletler bağlanabilir. Bütün bunlar bilgisayarın sert kısımlarını (donanım) teşkil eder. Programlar Bilgisayara hayat verebilmek için ona tam bilgi aktarmak gerekir. Belli bir işin yapılmasını tarif eden her ifadeye program denir. Bütün programların toplamına da bilgisayarın yumuşak kısımları (yazılım) denir. Bilgisayar mantığı Bilgisayarın nasıl çalıştığını öğrenmek için onun bilgileri nasıl kullandığını anlamak gerekir. Harfler ve rakamlar bilgisayarda kodlar şeklinde ifade edildikten sonra kullanılır. Bilgisayarlarda kodlar elektrik olarak voltajın olup olmaması ile ifade edilir. Voltaj var, lamba yanıyorsa 1; voltaj yok, lamba yanmıyorsa 0 kodlarını alır. İki durumlu olan bu kodlamaya "ikilik sistem" denir. Bilgisayara tuşlardan verilen her bilgi 1 ve 0 kodlarına çevrilir. Her 0 ve 1, bit olarak; sekiz bitlik grup ise, byte olarak tarif edilir. Bilgisayar, işlemlerini ikilik sayı sistemi ile yapar. İşlemler çok sade ve basit olmakla beraber çok hızlıdır. Mantık Bilgisayarlar sadece sayıları saymakla kalmayıp karar da verebilirler. Bu kararlar, Boolean cebiri denilen mantık kaidelerine göredir. Çeşitli şartlara göre bilgisayar EVET, HAYIR, VE, VEYA, DEĞİL gibi kararlar alabilir. Mesela; evi taşımak için bir kamyon VE bir şoföre ihtiyaç vardır. Bu kamyon bir dar köprüden geçmek zorundaysa kamyon geniş VEYA yüksekse köprüye çarpar. Taşınacak ev boş DEĞİL ise taşıma işlemi gecikecektir. Burada VE, VEYA, DEĞİL kararları verilmiştir. Bilgisayarların çalışması Bilgisayarlar dört ana kısımdan meydana gelmiştir: Hafıza, giriş, çıkış ve merkezi işlem birimi. CPU işlemleri sırası ile yapar, toplar, çıkarır, mukayese eder. Toplama, çıkarma gibi işlemleri yaptıran programlar önceden CPU’ya öğretilmiştir. Bilgisayara girişten iki sayı yazmak yeterli olmaktadır. CPU’nun saat, program sayıcı, bilgi tarif edici aritmetik ve mantık kısmı gibi bölümleri vardır. CPU Bilgisayarın kalbidir. İcra edilecek komutlar sıra ile CPU’ya getirilir. Komutun muhtevası ve bilgisayarın o anki durumu göz önüne alınarak, komut icra edilir. Her türlü aritmetik ve mantıki işlemler CPU’nun bir parçası olan ALU’da yapılır. İşlemlerin sonucu akümülatör denen özel hafıza hücresine geçici olarak alınır, gitmesi gereken yere buradan ulaştırılır. Program sayıcı, sıradaki komutun hafızadaki yerini tutar. Saat ise, CPUnun elektronik çalışması için gereken titreşimleri sağlar. Bu titreşimlerin sıklığı bilgisayarın hızını belirleyen temel unsurdur. İşletim sistemi Bilgisayarlarda işletim sistemi, donanımın doğrudan denetimi ve yönetiminden, temel sistem işlemlerinden ve uygulama programlarını çalıştırmaktan sorumlu olan sistem yazılımıdır. Giriş Konuşma dilinde bu terim genellikle bilgisayar satın alındığında üzerinde gelen tüm yazılımlar için kullanılır. İşletim sistemi, bütün diğer yazılımların belleğe, girdi/çıktı aygıtlarına ve dosya sistemine erişimini sağlar. Birden çok program aynı anda çalışıyorsa, işletim sistemi her programa yeterli sistem kaynaklarını ayırmaktan ve birbirleri ile çatışmamalarını sağlamaktan da sorumludur. 2004 yılı itibarı ile, en yaygın olarak kullanılan işletim sistemleri iki ana grupta toplanabilir: Microsoft Windows grubu ve UNIX benzeri işletim sistemlerini içeren grup (bu grup içinde pek çok Unix versiyonu, Linux ve Mac OS X sayılabilir). UNIX, akademik çevrelerde ve sunucu olarak kullanılmaktayken, Windows ise evde ve ofislerde masaüstünde tercih edilmektedir. Masaüstü bilgisayarlarında Windows, diğer işletim sistemlerinden çok daha yaygın olarak kullanılmaktadır ve çeşitli araştırmalar Windows'un masaüstünde pazar payının %90 ile %98 arasında olduğunu göstermektedir. Linux web sunucularında yaygın olarak kullanılmaktayken, evlere ve ofis masaüstlerine de yavaş yavaş girmektedir. UNIX'in ana kısımlarından yararlanan Mac OS X ve onun öncülleri ise daha çok masaüstü yayıncılıkta kullanılmaktadır. Anabilgisayarlar ve gömülü sistemler ise çoğu Windows ve UNIX'le doğrudan bağlantısı olmayan pek çok değişik işletim sistemi kullanmaktadır. Donanım Bir bilgisayar veya sistemin fiziki herhangi bir parçası: Merkezi İşlem Birimi Merkezi işlem birimi (MİB) bir bilgisayarın en önemli parçasıdır. Çalıştırılmakta olan yazılımın içinde bulunan komutları işler. İşlemci terimi genelde MİB için kullanılır. Mikroişlemci ise tek bir yonga içine yerleştirilmiş bir MİB'dir. Genelde, günümüzde MİB'ler mikroişlemci şeklindedir. Merkezi işlem birimi aritmetik ve mantıksal işlem yapma yeteneğine sahiptir. Giriş ve çıkış birimleri arasında verilen program ile uygun çalışmayı sağlar. MİB makine dili denilen düşük seviyeli kodlama sistemi ile çalışır; bu kodlama sistemi bilgisayarın algılayabileceği operasyon kodlarından (opcode) oluşur. Ana Kart Ana kart, bilgisayarı oluşturan tüm bileşenlerin takıldığı ve bu bileşenler arasındaki ilişkileri sağlayan, üzerinde genişleme yuvaları ve soketler bulunan elektronik devredir. Hafıza Kartı (Uçucu Hafıza) >> Ram Hafıza kartı, bilgisayarın kullandığı belleklerdir. Bu hafızada her türlü bilgi işlemi için veri depolanabilir. Hafıza kartı, sürekli beslenen flip-flop devrelerinden oluşur, bu alanda saklanan veriler elektrik kesintisi olduğu anda yok olurlar. Bu geçici hafızanın görevi anlık çalışmaların hızlı yapılmasını sağlamaktır. Sabit disklere göre çok daha hızlı çalışır ve veri yolları çok daha geniştir. Hafıza kartlarına bir çok örnek verilebilir; rasgele erişimli bellekler (RAM, SDRAM, DDRRAM), 1. veya 2. aşama ön bellekler vb. gibi. En son bunlara DDR2 eklenmiştir USB Hafıza Ünitesi USB flaş sürücü, USB 1.1 veya 2.0 arayüzü ile entegre edilmiş, kapasiteleri 4 GB'a kadar ulaşabilen, küçük, hafif, çalışma esnasında sökülüp takılabilir NAND-tipinde flaş belleklerdir. Neredeyse USB veriyolunu destekleyen tüm sistemler tarafından kullanılabilir. USB flaş bellekler aynı zamanda flaş sürücü, flaş disk, adları ilede bilinmektedir. Flaş sürücüler sadece bilgisayarın USB girişine takılı olduğu sürece çalışır durumdadırlar ve harici güç kaynağı veya pil gücüne ihtiyaç duymazlar. Sabit Disk Sabit disk bilgisayarın genelde içinde ya da dışında bulunan, bilgisayarı yürütmek için gerekli olan dosyaları ve kullanıcı tarafından kaydedilen bilgiyi sürekli olarak kaydeden bir donanımdır. Bir başka depolama birimi olan RAM belleklerin aksine sabit diske yazılan bilgiler elektrik kesildiğinde kaybolmaz. Manyetik bir diskin üzerine yazılır ve istendiği zaman tekrar okunmak üzere uzun yıllar saklanabilir. Bu nedenle de isimleri sabit disktir. 1.44 lük disketlerden depolama olarak çok üstün olmalarına rağmen boyut olarak çok farklı değildirler. Sabit diskler Disket sürücüler, DVD ve CD sürücüler gibi kullanılan mekanik parçadır. Üzerine bilgi yazılıp, bilgi okunması manyetik bir kafa tarafından yapılmakta, istenilen yerin okunup, yazılabilmesi için manyetik bir disk dönmektedir. Bu da hali ile hız kaybı demektir. Hal bu ki diğer depolama birimi olan RAM ler mekanik olmayan elektronik parçalardır ve bu sebeple oldukça hızlıdırlar. Tabi bu durumun doğurduğu avantajlar olduğu gibi dezavantajlar da vardır. Birincisi daha pahalıya mal olurlar. İkincisi ise bilgisayarınız kapandığında depoladıkları tüm bilgiyi kaybederler. Bir programı başlattığınız da o programın çalışması için gerekli olan kısım sabit diskinizden okunarak çok daha hızlı olan RAM belleğinize aktarılır. İhtiyaç duyulan kısım RAM'e sığmayacak kadar büyükse, o zaman bilgisayarınız sabit diskinizin bir bölümünü sanki RAM bellekmiş gibi kullanır. Tabi bu durumda bilgisayarınızın performansı düşecektir. Anakarta bağlanma türleri Sabit disklerin bilgisayara bağlanması için çeşitli arabirimler mevcuttur. Sabit diskin bilgisayara bağlanabilmesi için hem sabit dikin kendisinin hem de bilgisayarın o arabirimi desteklemesi gerekmektir. Bu arabirim türleri: IDE - 1989 yılında Western Digital firması tarafından geliştirlen, sabit disk ve ana kart arasındaki iletişimi ayarlayan standard. En yaygın kullanılan modeldir. S-ATA - 2000 yılında değişik bilgisayar firmaların işbirliği ile kararlaştırılan yeni ve daha hızlı standard. IDE ye alternatif olarak çıkmıştır. 2005 itibari ile yeni bilgisayarlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. SCSI - 1986'da yürürlüğe geçen, özellikle sunucu bilgisayarlarda kullanılan, çok hızlı ama çok pahalı olan SCSİ sabit disklerin bağlanma standardı. USB veya Firewire - Bu taşınabilir disklerin bilgisayara bağlanmasına imkan veren arabirimdir. Sabit diskin kapasitesi ve performansı Sabit disklerin kapasiteleri byte birimi ile söylenmektedir. Gelişen teknoloji ile kapasiteleri büyümektedir. Bu sebeple MegaByte (MB), GigaByte (GB) birimleri ile söylenmektedir. (1 GigaByte 1024 MegaByte a , 1 MB 1024 Kilo Byte'a, 1 KB da 1024 Byte'a eşit.) 2005 ortaları itibari ile 500GB'lık sabit diskler piyasaya sürülmüştür. Sabit disklerin performansı yalnızca kapasiteleri ile ölçülmez. Tabi ki büyük kapasiteli sabit diskler uzun süre bilgileri depolamak için yer sıkıntısı çektirmez, özellikle de kullanıcı imajlar yada animasyonlar gibi çok fazla depolama alanına gereksinim duyuyorsa, büyük kapasiteli bir sabit disk (hatta bir kaç sabit disk) gerekli olabilir. Fakat kapasitesi büyük olan bir sabit diskin hızı az olabilir. Bir sabit diskin kapasitesi söz konusu olduğunda verilen rakam ne kadar büyükse o kadar iyidir. Hız söz konusu olduğunda ise tam tersi. 10 milisaniye hızındaki bir sabit disk e göre 20 milisaniye hızındaki bir sabit disk oldukça yavaştır. Sabit diskin hızının ölçülmesinde iki önemli kriter vardır. Bunlar: Erişim süresi ve transfer süresi. Erişim Süresi Sabit disklerin mekanik aletlerdir. Okuma ve yazma işlemi manyetik bir kafa tarafından yapılır. Diyelim ki verdiğiniz bir komut sonrası bilgisayarınız sabit diskinizdeki bir veriye ihtiyaç duydu. Bu verinin okunabilmesi için sabit diskin kafasının manyetik disk üzerinde verinin kayıtlı olduğu yerin üzerinde bulunması gerekir. Bu da kafanın ve manyetik diskin hareket etmesi ile gerçekleşir. Disk dönerek ihtiyaç duyulan verinin kayıtlı olduğu yeri kafanın altına getirir. Disk bir merkez etrafında dönerken kafada disk üzerinde enine hareket eder ve sonunda buluşma gerçekleşir. İşte bütün bu işlemler sırasında geçen süreye erişim süresi deniyor ve tamamen mekanik bir olay. Transfer Süresi Sabit diskte verinin olduğu yere ulaştıktan sonra verinin disk üzerinden okunup işlemciye iletilmesi gerek. İşte bu işlemin hızı sabit diskinizin transfer hızı olarak adlandırılıyor ve erişim süresi ile birlikte sabit diskinizin hızını belirliyorlar. Ayrıca yukarıda bahsedilen değişik arabirime sahip sabit diskler değişik performanslara sahiptir. Grafik Kartı Grafik kartı, hafızada depolanmış imgenin mantıksal gösterimini elektriksel sinyallere dönüştürülüp herhangi görüntü ortamına (genellikle bir monitöre) gönderilmesini sağlar. Tipik olarak aynı zamanda hafızadaki mantıksal imgenin üzerinde değişiklik yapılmasına sağlayan fonksiyonları barındırır. Bilgisayar üzerinde gömülü olarak veya ayrı bir kart halinde bulunabilir. Grafik kartı video kartı, görüntü kartı veya ekran kartı olarak da adlandıralabilir. Monitör Başta bilgisayar olmak üzere birçok elektronik eşyanın en önemli çıktı aygıtıdır. Ekran bir plastik muhafaza içerisinde gerekli elektronik devreleri, güç transformatörünü ve resim tüpünü içerir. Bir ekranın resim tüpü bir TV tüpü gibi çalışır. Boyutlarına göre monitörler: 14” 15” 17” 21” 25” Ekran seçimi: Ekranın büyüklüğü yapılacak işe ve amaca göre seçilmelidir. Büyüklükle beraber çözünürlüğe de dikkat edilmelidir. Klavye Üzerinde harfler, sayılar, işaretler ve bazı işlevleri bulunan tuşlar vardır. Bilgisayarın en önemli giriş elemanıdır. İki tip klavye vardır: F klavye ve Q klavye. Klavyede her tuşa iki kod atanmıştır. Tuşa basınca oluştur kodu tetiklenir. Tuş bırakıldığı zamanda bitir kodu tetiklenir. Karakter atamaları kod sayfalarında saklıdır. Bunlar her tuş koduna belirli bir karakter karşılığı düşürürler. KEYB komutu basit anlamda klavyeden gönderilen her kod için uygun bir karakter atamakta kullanılan bir tabloyu yükler. Q Klavye ve F Klavye (Türkçe Daktilo Klavyesi) olmak üzere iki şekilde sınıflandırılabilir. q Türkçe klavye 179 f Türkçe klavye 440 Klavye üzerinde numaralar, Kilitler (Caps Lock: Bir kez basıldığında sürekli büyük harf yazar. İkinci kez basıldığında sürekli küçük harf yazar, Num Lock, Scroll Lock), Özel Tuşlar (Alt, Shift, Control, Alt Gr). Fare >> Toplu ve Optic olmallarının yanı sıra uzaktan erişimli olanları da var Yazıcı << Printer Bilgisayardaki bilgilerin basılı bir kopyasını almamızı sağlar. En önemli çıktı aygıtlarından biridir. Başka bir ifadeyle bilgisayardan elde edilen çıktıları kağıt üzerine yazan elektronik baskı birimidir. Üç çeşit yazıcı vardır: 1-Nokta vuruşlu yazıcılar: Matrix şeklinde dizilmiş iğneleri bilgisayardan aldıkları emirler doğrultusunda elektromıknatıs etkisiyle hareket ettirerek kağıt ile yazıcı kafası arasında gergin duran şeride nokta vuruşlarla karakteri basan yazıcılardır. 2-Mürekkep püskürtmeli yazıcılar: Bu tip yazıcılar yazma prensibi olarak nokta vuruşlu yazıcılar gibi karakter basabilir. Bununla birlikte bu yazıcılar çok sessiz ve görünüşleri daha ergonomiktir. Bu yazıcılarda baskı işlemini yapan mürekkep baskı kafaları delik matrixlerden oluşur. Yazıcı kafasında bulunan meme odaları otomatik tüpe dolum işlemini aynı anda yaparlar. Baskı işlemi için ısıtma odaları sıcaklığını 300 °C’ ye çıkartır. Bu ısıtılan mürekkep damlacığı yüksek bir hızla(100 km) kağıda püskürtülür. 3-Laser yazıcılar: Son geliştirilen yazıcı türüdür. Sessiz, yüksek baskı kalitesine sahip ve diğer yazıcılara göre daha hızlıdır. Temel olarak fotokopi makinasına benzer bir baskı tekniği kullanırlar. Fotokopi makinası ile laser yazıcıyı birbirinden ayıran özellik;baskı kaynağının bilgisayardan gelen digital kodlarının olmasıdır. Bilgisayardan gelen bu sinyaller laserin ürettiği bir ışığı açıp kaparlar. Bu açılıp kapanma çok hızlıdır. Bu ışık dönmekte olan aynaya çarpar ve çarpan ışın ışığa duyarlı olarak dizayn edilmiş bir silindir üzerinde pozitif bir enerji elde eder. Silindir üzerindeki + yüklü alanlara tonerden gelen toz parçacıkları çarpar. Bu olay elektrostatik bir olaydır. Tüm bu işlemler sonucunda + yüklü bölgedeki toner parçacıkları kağıdın üzerinden geçerek baskı işlemini tamamlarlar. Kasa Bilgisayar Kasası, içine yerleştirilecek olan bilgisayar bileşenlerini dışarıdan gelebilecek fiziksel darbelere karşı korur, elektriksel olarak yalıtır, sahip olduğu pervanelerle içerideki sıcak havayı dışarı atar. İçinde 1 tane anakart takma tepsisi, güç kaynağı yuvası, birkaç tane 5.25" ve 3.5" luk yuvalar, ki buralara sabit disk ve CD-ROM sürücü gibi aygıtlar yerleştirilir, arka tarafında soket boşlukları vardır. 1 tane açma/kapama, 1 tane yeniden başlatma, 1 tane elektrik kesme düğmesi ve 1 tane de kilit düğmesine sahip olabilir. Yatay ve dikey yerleştirilebilenleri, alüminyum veya çelikten yapılanları, birkaç farklı boyda olanları vardır. Güç Kaynağı << Power Suplly Güç Kaynağı, kasaya yerleştirilmiş içinde transformatör, voltaj kontrolörü ve soğutucu pervane bulunduran ve bilgisayara ihtiyacı olan enerjiyi belirli voltajlar da sağlayan küçük kutudur. Çıktı olarak bilgisayarın anakartına ve yan belleklerine (Sabit Disk, DVD/CD ROM/RW, Disket Sürücü vb.) enerji sağlacak kabloları bulunmaktadır Optik Sürücü >> cd-rom Optik sürücü adı verilen aygıtlar, ışığa duyarlı veri depolama medyalarından veri okumak veya bu medyalara veri yazmak amacıyla kullanılırlar. Kişisel bilgisayarlarda kullanılan optik sürücüler şunlardır: CD-ROM / DVD-ROM sürücü: CD / DVD medyalarındaki verileri okuyabilir. CD-RW / DVD-RW sürücü: CD / DVD medyalarındaki verileri okuyabildiği gibi bu medyaların yazılabilir ve yeniden yazılabilir çeşitleri üzerine veri yazabilir. DVD sürücüler aynı zamanda CD sürücülerin yapabildiği işlemleri yapabilirler ama tersi doğru değildir. Combo >> CD /CD-RW, DVD-ROM >> Bileşiktir CD-DVD okur CD yazar destekler. DVD medyalar CD medyalarla aynı disk büyüklüğü ve görünüme sahip olmakla birlikte, veri depolama kapasiteleri CD medyalardan 8-10 kat daha fazladır.( örnek 4,5 Gb.) Disket Sürücü >> Floopy Disket sürücü bilgisayarlarda, 1.44 MB (Megabyte) kapasiteli manyetik veri depolama ortamları üzerinden okuma/yazma işlemi yapan aygıttır. İngilizce adı Floppy Disk Drive'dır. Gelişen teknolojiyle birlikte kapasite ve hız olarak antika durumundadır. Fakat yine de en yeni bilgisayarlarda bile bulunur, çünkü bir bilgisayardan diğerine anlık dosya aktarımı veya az yer kaplayan dökümanların yedeğini alma, veya Sistem Açılış/Kurtarma Disketi olarak kullanıldığında hala işe yarar. Ağ Kartı >> Ethernet / Lan Ağ kartı, bilgisayarın ağa bağlanıp veri alışverişinde, iletişimde bulunabilmesini sağlayan elektronik devredir. Her ağ kartının üretimden itibaren kendine ait farklı bir tanımlama numarası olduğundan, ağ üzerindeki diğer ağ kartlarından ayırtedilebilir. Bu tanımlama numarasına MAC (Media Access Control) adresi de denir. Modem Modulator-Demodulator 'ün kısaltma olarak yazılmışı. Mesela çevirmeli ağ ile internete bağlandığımızda modeme gelen veriler modem aracılığıyla dönüştürülüp telefon hattı üzerinden ses olarak karşı bilgisayardaki modeme yollanır. Ve karşı bilgisayardaki modem bu ses olarak iletilmiş olan verileri alıp tekrar bilgisayarın anlayacağı şekle çevirir, modem bu işe yarar. Joystik >> oyun çubuğu Joystik, Oyun Çubuğu, Kontrol Kolu, Yönetim Kolu veya İdare Çubuğu denen araç, bilgisayarlara bağlanır ve Video oyunlarını oynamak, bir robotu kontrol etmek veya benzer amaçlarlarla kullanılabilir. Dört yöne ve bunların arasında kalan 4 adet çapraz yöne (bileşke yönlere) olmak üzere 8 yöne bükülebilen ve üzerinde birkaç fonksiyon düğmesi olan, ekrandaki bir nesneyi, bir robot kolu, elektronik aygıtı veya motorlu aracı hareket ettirme ve kontrol etme amaçlıdır. |
Overclock Nasıl Yapılır..? Overclock (Türkçesi ile Hız Aşımı) bilgisayar parçalarının sınırlarını zorlamaktır. Mesela 3.2GHz hızında çalışan bir işlemciniz vardır. Bunu 4.0GHz hızında çalışan bir işlemci haline basit bir kaç ayarla getirebilirsiniz. Overclock Nasıl Yapılır? İşlemcilerin hızları şu kritere göre belirlenir: FSB(Front Side Bus)xÇarpan(Ratio)=Saat hızı(ing. Clock Speed). 3.2 GHz olarak fabrikadan çıkan bir Intel Pentium 4 işlemci 200MHz FSB hızında ve 16 çarpan ile çıkar. Buradan 200x16 = 3200 sonucu çıkar. 3200MHz=3.2GHz. Şimdi anakartınızın size verdiği sınırlar içinde FSB oranını artırabilirsiniz. Örneğin 250FSB hızına kadar potansiyeli olan bir işlemciyi ele alalım(Her işlemci 250FSB yapamayabilir). Siz anakartınızdan bunu 250FSB'ye çıkardığınızda 250x16 = 4000MHz (4.0GHz) olur. Ayrıca FSBx2 = Ram Hızı formulüde vardır :) DDR400 bir raminiz varsa, 250x2 = 500MHz yapar ki çok pahalı ramler dışında hiç bir ram bu hızı kaldıramaz. O yüzden anakart üreticileri FSB:DRAM oranı koymuşlardır. Örneğin bu oran 5:4 olduğunda FSBx4 / 5 formülü kullanılır. Örneğin 250FSB de 250x4 / 5 = 200MHz yapar. Bu durumda raminize hiç overclock yapmamış olursunuz ama işlemci gücünüz bayağı artar. AMD işlemcilerde de benzer şekilde overclock yapılır. Kaynak vikipediadır HerCahi özel notu : Her ne kadar Overclock tarifini düzgün aldımsa (montajladım) da bu makale eksik bilgilidir sadece kafalardaki sorullara cevap niteliği taşısın diye bilgi amaçlı konulmuştur :..ve anakartınız desteklesin desteklemesin bu tip uygullamalar işlemciyi süratle yorar ve performans bozukluğuna neden olur :..o yüzden uygulamanız tavsiye edilmez |
MS-DOS MS-DOS Eğer bilgisayar kullanmaya ilk defa Windows 95 veya 98 ile başladıysanız büyük bir ihtimalle DOS kelimesi size yabancı gelecektir. Her PC kullanıcısının yakından tanıdığı bu işletim sistemi, Dünya’ da en yaygın olarak kullanılan PC işletim sistemidir. 1980’ lerin başında IBM’ in ilk PC’ leri üretmesi ve bu PC’ lerde kullanılan yeni bir işletim sistemi arayışı ile ortaya çıkan DOS, günümüzde bir çok PC kullanıcısı tarafından hala kullanılmaktadır. MS-DOS, Microsoft Disk Operating System (Microsoft Disk İşletim Sistemi) kelimelerinin kısaltılmış halidir. MS-DOS bir disk işletim sistemi olarak bilinir, çünkü yaptığı işlerin büyük bölümü disk işlemleri, bellek işlemleri gibi programların çalışabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapan bir işletim sistemidir. MS-DOS bir programdır, ama yalnızca bir program değildir. O olmadan diğer programların çalışma şansları yoktur. Çünkü bilgisayar sisteminin, tüm parçalarını MS-DOS kontrol eder. MS-DOS yalnızca, diğer programların çalışmasına olanak vermekle kalmaz, aynı zamanda bilgisayarınızın neyi nasıl yaptığı üzerinde size tam denetim sağlar. MS-DOS sizinle bilgisayarınız arasındaki bağdır. DOS’un tarihi PC’ lerin (kişisel bilgisayarlar) tarihiyle başlar ve çoğunlukla da pek hayırla yad edilmez. Çünkü DOS’ta grafiksel bir kullanıcı arabirimi (pencereler) yoktur, her şey komutlarla ve bir sürü parametre ile yapılır. DOS, tüm x86 tabanlı PC’ lerde çalışır. Çok görevli bir işletim sistemi olmayan DOS, grafik kullanıcı arabirimini kullanmaz. Üstünde kolay yazılması, bellek ve sabit diskte az yer kaplaması, kolay ve çabuk öğrenilmesi, düşük konfigürasyonlu PC’ lerde çalışması gibi avantajları olmakla birlikte, etkin bir bellek yönetiminin olmaması, eski teknoloji kullanması ve grafik kullanıcı arabirimi olmaması önemli kısıtlamalarıdır. Bilgisayarınız kapalı iken MS-DOS diskte durur. Her ne kadar özel bir program da olsa, MS-DOS eninde sonunda bir programdır, yani o da bilgisayarların kullandığı diğer bilgi toplulukları gibi bir dizi dosya içinde yer alır. Eğer bir sabit diskiniz varsa, MS-DOS büyük olasılıkla onun içindedir (bilgisayar dağıtıcısı ya da sistemi kuran kimse tarafından yerleştirilmiş olabilir). Eğer bilgisayarınızda sabit disk (HDD) yoksa, MS-DOS’ un disketlerden kullanılması gerekir. 1. MS-DOS’ un Tarihçesi MS-DOS 1981’ deki piyasaya sürülüşünden beri birkaç kez değişikliğe uğramıştır. İlk sürümün numarası 1.00’ dı. MS-DOS’ un zaman zaman değiştirilmesinin amacı, daha gelişmiş donanımlardan yararlanmak ve önceki hataları düzeltmektir. Sisteminizi başlattığınızda, MS-DOS, kullandığınız sürümün numarasını (versiyon) ekranda gösteriyor olabilir. MS-DOS’ un yeni bir sürümü çıktığında, eğer numarasının ondalık noktasından sonra değişiklik varsa, (ÖRNEĞİN 6.0’ dan 6.2’ ye), bu küçük bir değişiklik gösterir.Bu durumda MS-DOS öz olarak önceki sürüme göre pek değişiklik içermez. Ondalık noktasının önündeki sayının değişmesi ise büyük bir değişiklik gösterir. Örneğin sürüm 6, sürüm 5’ te olmayan bir çok yeni özellik getirmiştir. MS-DOS’ un yeni sürümleri eskilerine göre daha güçlü ve gelişmiş olsalar da öncekilerle uyumlu kalırlar. Bu yüzden, diyelim ki sürüm 2.1’ i kullanıyorken başka bir sürümle çalışmaya başladığınızda, tüm bilgilerinizi, deneyiminizi, dosya ve disklerinizi eskisi gibi kullanabilirsiniz. Örneğin, MS-DOS 3.0’ da kullandığınız bir dosyayı 5.0 sürümünde kullanabilirsiniz ama 5.0’ da kullandığınız bir dosyayı 3.0’ da kullanamayabilirsiniz. MS-DOS’ un 3.30’ dan sonraki sürümlerini aşağıda görmektesiniz. MS-DOS 3.30 MS-DOS 4.01 MS-DOS 5.0 MS-DOS 6.0 MS-DOS 6.20 MS-DOS 6.22 MS-DOS 7.0 MS-DOS 8.0 ... MS-DOS İle Neler Yapabiliriz? MS-DOS, uygulama programlarınız için bilgisayarın işleyişini koordine eder. Bu gerçekten de çok önemlidir, ama MS-DOS’ un avantajları yalnızca bundan ibaret değildir. Her ne kadar insanlara basit ve kullanması garip olarak düşünülen MS-DOS işletim sistemi bilgisayarın zarar görmesi durumunda bir numaralı ilaçtır. MS-DOS donanım kurucularının bir numaralı kullandıkları sistemdir. Örneğin Windows açılmıyor, devamlı sorun veriyor ? Bu sorunları genellikle HDD’ ye format atarak ve işletim sistemini tekrar yüklemekle becerirler ama hatadır. Çünkü devamlı HDD’ ye format atılırsa HDD zarar görürür "bad sector" (kullanılamayan veya bozuk alan) oluşmasına "boot sector"un (HDD’ nin bilgilerinin tutulduğu yer) zarar görmesine neden olur. Ama format atmadan MS-DOS’ tan yine yararlanarak bilgisayarın sistemi dahil geri getirilebilir. Bunların yapılması çok güzeldir ama bunları yapmak için grafik ekrandan (Windows Ekranı) biraz vazgeçip MS-DOS’ ta çalışmak gerekir. Bu yüzden, Microsoft Windows 95/98/ME sürümleriyle kullanıcının DOS ile olan iletişimini minimuma indirmeye çalışmış olsa bile DOS’ tan tam olarak vazgeçememiştir. Ayrıca, Windows 95/98/ME kullanıyor olsanız da bazen DOS’ a işiniz düşebilir. Örneğin bir çok oyun programı Windows ile çalışmaz veya oynanamayacak kadar yavaş çalışır. Ayrıca Windows' a giremediğiniz durumlarda da sorunu DOS’ tan halletmeniz gerekebilir. Bazen de tek bir dosyayı kopyalamak için bilgisayarınızı açtığınızda, Windows’ un çalışmasını beklemeniz gerekmez. MS-DOS’ un kendisini de belirli işler için kullanabilirsiniz.; komut adı verilen yönergeleri (talimatları ) kullanarak MS-DOS’ u dosya yönetiminde, iş akışının denetlenmesinde ve ek yazılımlar gerektirmeden günlük işler gerçekleştirmede yönlendirebilirsiniz. Örneğin MS-DOS metinlerden (text) oluşan dosyalar yaratmakta ve değiştirmekte kullanabileceğiniz bir program içerir.MS-DOS editör bir sözcük işlemci olmasa da, kısa yazışmalar listeler için çok kullanışlıdır. Onu kullanarak, küçük belgeleri bir sözcük işlemciye göre çok daha kısa sürede yazabilirsiniz. Veya bilgisayarı açtığınızda yüklenmesini veya çalışmasını istediğiniz dosyaları da bilgisayarın açılırken okuduğu Autoexec.Bat dosyasına koyarak otomatik olarak çalışmasını sağlamış oluruz. MS-DOS’ ta özel gereksinimlerinizi karşılamak için olan komutları birleştirerek güçlü komutlar, hatta kendi küçük uygulamalarınızı yaratabilirsiniz. Örneğin bu kitapta, yalnızca MS-DOS komutları kullanarak, basit bir dosya yöneticisi ( belirli bilgiler için dosyalarda arama yapan bir program ) oluşturabilirsiniz. MS-DOS’ un 4.0 ve sonraki sürümleri, komut ve dosyaları menü adı verilen listelerden seçmenize olanak sağlayan ayrı bir program içerirler. Shell adı verilen bu program ile tüm rutin işlerinizi gerçekleştirebilir, ondan zaman zaman yararlanabilir ya da isterseniz hiç kullanmayabilirsiniz. Artık tüm bu uygulamalar, MS-DOS için oluşturulan Windows ara yüzünden (interface) sonra Dos’ un uygulamaları daha kolay ve anlaşılır olmuştur. Aynı zamanda MS-DOS’ u soğuk gösteren siyah beyaz ekran da ortadan kalkmıştır. 3. MS-DOS Dosya Yapısı Dosya(File) Tüm bilgiler ve programlar dosya (file) adı verilen bilgi topluluğu olarak disk/diskete kaydedilir. DOS işletim sisteminde bir dosya iki kısımda oluşur, dosya adı ve dosya uzantısı. Genel olarak bir dosyanın yapısı DOSYA_ADI ve DOSYA_UZANTISI şeklindedir. Burada DOSYA_ADI en fazla 8, DOSYA_UZANTISI en fazla 3 karakterden oluşur. Dosya isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük yada küçük yazmak aynı dosyaya karşılık gelmektedir. MS-DOS’ ta dosyaların ifadesi; LATS.TXT (Lats isimli yazı dosyası) LATS.* (İsmi Lats olan bütün dosyalar) *.COM (Uzantısı Com olan bütün dosyalar) *.* &nb sp; (Bütün dosyalar) ????????.??? ( “ ) . ; ( “ ) MS-DOS dosya ismi ve dosya uzantısı kuralları; · Dosya ismi en fazla 8 karakterden oluşur. · Dosya uzantısı en fazla 3 karakterden oluşur. · Dosya ismi ile uzantısı arasında nokta (.) işareti bulunur. · Dosya ismi ve uzantısı içerisinde boşluk karakteri bulunmaz. · Dosya isimleri büyük küçük harfe duyarlı değildir. · Dosya ismi ve uzantı ismi yazılırken 0-9 arası rakamları, A’ dan Z’ ye harfleri ve bazı özel karakterleri ($, %, &, #...) kullanabiliriz. Fakat bazı özel karakterlerde (*, ., ? gibi) kullanılmaz. XXXXXXXX . XXX Dosya adı Uzantısı Örneğin : COMMAND.COM, CONFIG.SYS, AUTOEXEC.BAT ve LATS.DOC gibi Dosya İsmi Uzantıları ve Anlamları COM : Makine dilinde yazılmış program dosyalarını ifade eder. Büyüklüğü en fazla 64K olabilir. EXE : Executive’ den gelmektedir ve hemen çalıştırılabilir program dosyalarını ifade eder. BAT : Toplu işlem dosyasını ifade eder. Yukarıda belirtilen 3 dosya MS-DOS’ ta dosya isminin yazılması ile çalıştırılabilir, geriye kalan dosyalar ise başka programlar yardımı ile çalıştırılır. Bu 3 dosya ismi uzantısı aynı isimli dosyalara verilse (yani, LATS.EXE, LATS.BAT ve LATS.COM gibi) çalıştırılma sırası dosyanın büyüklüğüne ve küçüklüğüne bakılmaksızın bu dosyaları çalıştırma önceliği COM, EXE ve BAT sırasındadır. TXT : Text (metin) dosyasını ifade eder. SYS : Sistem Dosyalarını (System File) ifade eder. HLP : Yardım dosyasını ifade eder. DOC : Word’ de oluşturulmuş dosyaları ifade eder. XLS : Excel’ de oluşturulmuş dosyaları ifade eder. PPT : Powerpoint’ de hazırlanmış dosyaları ifade eder. WIN : Windows’ la oluşturulmuş dosyaları ifade eder. INI : Windows’ un sistem dosyalarını ifade eder. MS-DOS’ un açılması için gerekli 3 dosya vardır. Bunlar Config.sys, Autoexec.bat, Commmand.com’ dur. Ayrıca, sistem dosyası olarak Msdos.sys (Dos ile ilgili sistem bilgilerini tutar. Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır. CONFIG.SYS Bu dosya, bilgisayarın donanım özelliklerini değiştirmemizi sağlayan bir metin dosyasıdır. Yani bu dosyaya eklenecek komutlar aracılığı ile memory, fare, klavye, ekran ve bunun gibi araçların nasıl çalışacağı belirlenir. CONFIG.SYS dosyasının MS-DOS tarafından okunup işlenebilmesi için açılış diskinin ana dizininde bulunması gerekir. AUTOEXEC.BAT Bu dosya, DOS çalıştığında bazı programları otomatik olarak çalıştırma olanağı verir, ekran ve dil düzenlemesini sağlar. Bu sayede bilgisayarın her açılışı sırasında yüklemek zorunda kalacağımız klavye, fare, monitör dil ... programları yüklenmiş olur. COMMAND.COM Bu dosya, bilgisayar komutlarını yazdığımız komut derleyicisini görüntüler. COMMAND.COM bilgisayarın açılış diskinin ana dizininde bulunması gerekir. Bu olmadan bilgisayarın açılması mümkün değildir. Direk makine dilinde yazılmış olduğu için çok hızlıdır. 4. Dizin (Directory) Yapısı Bilgisayarda dosyalar içeriklerine veya özelliklerine göre dosya gruplarına ayrılabilir. Bu gruplara dizin adı verilir. Windows ortamında dizin ismi yerine klasör ismi kullanılır. 3 değişik dizin tipi vardır. Bunlar, Root Directory (ana veya kök dizin) Bilgisayarın ana dizinidir. Kullanılan sürücüyü tanımlar (a: , b: , chttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/smile.png. Kullanıcı root directory yaratamaz ve silemez. Directory (dizin) Root directory altında oluşturulan dizinlerdir. Subdirectory (alt dizin) Directory’ lerin altında oluşturulan dizinlerdir. Alt dizinler root directory’ de iken sadece DIR komutunun yazılması ile ekranda görülmezler. MS-DOS Komutları Komutlar İkiye Ayrılır ve komut isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük yada küçük yazmak aynı komuta karşılık gelmektedir. İç Komutlar : COMMAND.COM dosyası içinde bulunan temel komutlardır ve çalıştırılması ile belleğe yüklenerek çalıştırılan komutlardır. Örnek : Ver, Dir, vs. Dış Komutlar : Çalıştırılabilmesi için disk veya disket içinde dosya halinde bulunması zorunlu olan komutlardır. Örnek : Xcopy, format, vs. a) İç Komutlar DOS’ ta çalıştırılan komutun, çalışması için herhangi bir dosyaya ihtiyaç duymadan çalışan komutlara iç komutlar denir (Bilgisayarın açılışında kullanılan Command.com dosyasının içinde bulunan komutlardır). Çalışması için program dosyasının varlığına ihtiyaç duyulan komutlara Dış Komutlar denir. Dış komutları çalıştırabilmek için, o komutun programlama dosyasına ihtiyaç vardır. Örneğin format komutunu kullanabilmek için DOS’ da Format.com programının bulunması gerekir. Önemli İç Komutları, aşağıda inceledik. Bunlar ; CLS komutu: Ekranı temizler. Örnek: C:> CLS <ENTER> DIR komutu: Disk veya disket üzerindeki dosyaları görüntüler. Örnek: C:> DIR <ENTER> DIR Parametreleri : /P : (Dosyaları sayfa sayfa listeler) C:> DIR/P <ENTER> /W : (Dosyaları yan yana listeler) C:> DIR/W <ENTER> /A: (Gizli dosyaları listeler) C:> DIR/A <ENTER> JOKER KARAKTELER (? , *) * : Bilinmeyen bir isim veya uzantının yerine kullanılan joker karakterlerdir. Örnek: C:> DIR *.EXE <ENTER> (Dosya Adı ne olursa olsun, uzantısı EXE olan dosyaları listeler) C:> DIR LATS.* <ENTER> (Dosya Adı LATS olan, tüm dosyaları listeler) ? : Bilinmeyen bir karakter yerine kullanılan jokerdir. Örnek: C:> DIR A??S.EXE <ENTER> (İlk harfi A , 4.harfi S olan , EXE uzantılı dosyaları listeler) VOL komutu: Disk veya disketin etiketini ve seri numarasını görüntülemeyi sağlar. Örnek: C:> VOL <ENTER> VER komutu: MS-DOS’ un versiyonunu görüntülemeyi sağlar. Örnek: C:> VER <ENTER> DATE komutu: Bilgisayarın sistem tarihini görüntülemeyi sağlar. Örnek: C:> DATE <ENTER> TIME komutu: Bilgisayarın sistem saatini görüntülemeyi sağlar. Örnek: C:> TIME <ENTER> PROMT komutu: Komut satırı uyarısını değiştirmeyi sağlar. Bulunduğumuz yeri gösterir. Örnek: C:> PROMPT <ENTER> (sürücüyü ilkel PROMT’ a dönüştürür.) C> (ilkel PROMT) PROMPT Parametreleri $P: Aktif sürücüyü ve dizini görüntüler. $G: “>” işaretini görüntüler. $T: Enter’ e basıldığı andaki saati gösterir. $D: O gün ki tarihi gösterir. Görüntüsü değiştirilen PROMT’ u eski haline getirmek için; C:> PROMPT $P$G <ENTER> tanımlaması yazılır. COPY CON komutu: Dosya oluşturmayı sağlar. Ama artık bunun yerine Word gibi programlar vardır. Örnek: C:> COPY CON LATS.TXT <ENTER> (TXT uzantılı, LATS adlı dosya oluşturur) Oluşturduğumuz bu dosyayı kaydedip bitirmek için ^Z (Ctrl+Z) tuşlarına basılır. Kayıt yapmadan çıkmak için ^C (Ctrl+C) tuşlarına basılır. TYPE komutu: Dosya içeriğini görüntülemeyi sağlar. Örnek: C:> TYPE LATS.TXT <ENTER> C:> TYPE LATS.TXT | MORE <ENTER> (LATS.TXT dosyasını sayfa sayfa görüntüler) REN komutu: Dosya adının veya uzantısının değiştirilmesini sağlar. Örnek: C:> REN LATS.TXT TUFAN.DOC <ENTER> (LATS.TXT dosyasının ismini TUFAN.DOC yapar) MD komutu: Dizin oluşturmayı sağlar. Örnek: C:> MD LATS <ENTER> (LATS adlı dizin açar) CD komutu: Dizin değiştirmeyi sağlar. Örnek: C:> CD LATS <ENTER> (LATS adlı dizine girer) C:LATS> CD.. <ENTER> (LATS adlı dizinden çıkar) (Aktif olan dizinden bir önceki dizine çıkışı sağlar) C:LATSDENEME> CD <ENTER> (LATS ve DENEME dizinlerinden çıkar) (İç içe girilmiş dizinlerden bir seferde köke (ROOT) çıkmayı sağlar) RD komutu: Dizinleri silmeyi sağlar, yalnız dizin içinde hiçbir dosya veya altdizin olmamalıdır. Eğer varsa öncelikle altdizinler ve dosyalar silinmelidir. Silinecek dizin içinde hiçbir şey bulunulmaması gerekir. Eğer silinecek dizin içinde dosya veya dizin bulunuluyorsa önce o dizinin bir önündeki dizine çıkılmalı ve sıra ile temizlemelidir. Bu işlemi DELTREE komutu ile dizin içerisine bakmaksızın silebiliriz. Örnek: C:> RD LATS <ENTER> COPY komutu: Dosya veya dosyaları belirtilen ortama kopyalamayı sağlar. Kullanım şekli ise nereden nereye şeklindedir. İlk belirtilen yer nerden olduğu ikinci belirtilen yer ise nereye kopyalanacağıdır. Copy komutu, birden çok dosyayı bir seferde kopyalamaz her dosyayı tek tek kopyalar. Örnek: C:> COPY C:LATS.TXT C:DOS <ENTER> (C Root’ unda bulunan LATS.TXT dosyasını C’ nin altındaki DOS dizinine kopyalar) DEL komutu: Dosya veya dosyaları silmeyi sağlar Örnek: C:> DEL LATS.TXT <ENTER> (LATS dosyasını siler) C:> DEL *.* <ENTER> (Tüm dosyaları siler) C:> DEL *.EXE <ENTER> (EXE uzantılı dosyaları siler) b) Dış Komutlar Bilgisayarda dosyalar halinde bulunması gereken komutlardır. Kullanılacak komuta ait dosyanın çalışılan sürücüdeki disk veya diskette bulunması gerLATSektedir. Aksi taktirde komut ile ilgili çalışma gerçekleştirilemez. FORMAT komutu: Yeni alınan disk veya disketi biçimlendirir ve kullanılır hale getirir yanı sıra dolu olan bir disk veya diskete uygulandığında içindeki tüm bilgileri siler, disk veya disketteki bozuk olan sektörleri düzeltir (düzelebilecek durumda olanları), virüslü olan disk veya disketteki virüsleri temizlemeyi sağlar (temizlenebilecek durumda olanları). Örnek: C:> FORMAT A: <ENTER> a disketini biçimler, kullanılır hale getirir. FORMAT Parametreleri /s : Disk veya diskete bilgisayarı açmayı sağlayan sistem dosyalarının yüklenmesini sağlar. Örnek: C:> FORMAT ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngs <ENTER> /q : Disk veya disketin hızlı bir şekilde Formatlanmasını sağlar. Q parametresi ile Formatlanan disk veya disketin bozuk olan sektörleri düzeltilmez. Örnek: C:> FORMAT ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngq <ENTER> /v: : Disk veya diskete Formatlama sırasında isim vermeyi sağlar. Verilecek isim 11 karakteri aşmamalıdır. Örnek: C:> FORMAT ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngv:ÇALIŞMA <ENTER> /F: : Formatlanacak DD bir disketin kapasitesini tanımlamayı sağlar. Örnek: C:> FORMAT Ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngF:720 <ENTER> /u : Disketi kurtarılmayacak şekilde Formatlamayı sağlar. Örnek: C:> FORMAT Ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngU <ENTER> Gerektiğinde birden fazla parametre aynı komut satırında tanımlanabilir. Örnek: C:> FORMAT Ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngS/V:DERS/F:720/u <ENTER> UNFORMAT komutu: Yanlışlıkla Formatlanmış bir disk veya disketi eski haline getirmeyi sağlar. U parametresi ile Formatlanmış kayıt ortamı UNFORMAT ile kurtarılamaz. Örnek: C:> UNFORMAT A: <ENTER> LABEL komutu: Disk veya disketin ismini değiştirmeyi sağlar. Verilecek isim 11 karakteri aşmamalıdır. Örnek: C:> LABEL EĞİTİM <ENTER> DISCOPY komutu: Diskcopy işlemi aynı kapasitedeki 2 disket veya disk arasında gerçekleşir. Kaynak (A) disketteki tüm dosyalar, hedef (B) diskete kopyalanmadan önce hedef disket formatlanır. İşlem bittikten sonra her iki disket içindeki dosyaların aynı olduğu görülür. İşlem sırasında disket isterken karşılaşılan mesajlar; Source : Kaynak disketi tanımlar. Mesaj görüldüğünde sürücüye kaynak (kopyası alınan) disket takılır. Target : Hedef disketi tanımlar. Mesaj görüldüğünde sürücüye hedef (alınan kopyayı konacağımız) disket takılır. Örnek: C:> DISKCOPY A: B: <ENTER> MEM komutu: Bilgisayarın hafızası (MEMORY) ile ilgili bilgilerin ve bellek bilgilerinin görüntülenmesini sağlar. Örnek: C:> MEM <ENTER> ATTRIB komutu: Dosyalara özellik vermeyi veya iptal etmeyi sağlar. Özellikler, (+) işaretinin ardından özelliğin baş harfinin yazılması ile verilir, (-) işaretinin ardından yine özelliğin baş harfinin yazılması ile iptal edilir. Özellikler şunlardır; Özelliğin Adı Verilmesi İptali READ ONLY (Okunabilir) +R -R HIDDEN (Gizli) +H -H SYSTEM (Sistem) +S -S ARCHIVE (Arşiv) +A -A Örnek: C:> ATTRIB <ENTER> (Tüm dosyalardaki özellikleri görüntüler) C:> ATTRIB +H LATS.TXT <ENTER> C:> ATTRIB -H LATS.TXT <ENTER> C:> ATTRIB +H,+R LATS.TXT <ENTER> C:> ATTRIB -H,-R LATS.TXT <ENTER> TREE komutu: Dizinleri, altdizinleri ve dosyaları ağaç yapısında görüntülemeyi sağlar. /f : Dizin ve altdizin içindeki dosyaları ağaç yapısında görüntüler. Örnek: C:> TREE <ENTER> (Sadece dizinleri ve altdizinleri ağaç yapısında görüntüler) C:> TREE/F <ENTER> (Dizin ve altdizinleri içlerindeki dosyalarla beraber görüntüler) MOVE komutu: Dosya veya dosyaları belirtilen ortamlara taşımayı sağlar. İşlem bittikten sonra tanımlanan dosyaların kaynak ortamdan silindiği ve hedef ortama aktarıldığı görülür. Copy komutunda olduğu gibi Move komutunda da "NERDEN" ve "NEREYE" sorularına yanıt aranır. (Bunu bir evden başka bir eve taşınmayı örnek alabiliriz. Artık eski adreste kalmıyoruz ve yeni adresteyiz gibi düşünebiliriz.) Move NERDEN NEREYE Örnek: C:> MOVE A:LATS.TXT C:SINIF <ENTER> Diğer bir özelliği de dizinlerin isimlerini değiştirmeyi sağlar. Örnek: C:> MOVE SINIF DERS <ENTER> MORE komutu : /P parametresi olmayan komutlar için sayfa sayfa döküm almayı sağlar. MORE Parametreleri | : Sayfa sayfa döküm almayı sağlar. Örnek: C:> TREE | MORE <ENTER> C:> ATTRIB | MORE <ENTER> < : Dosya içersine yazılmış uzun metinlerin sayfa sayfa alınmasını sağlar. Örnek: C:> MORE < LATS.TXT <ENTER> SYS komutu: Disk ve veya disket içersine sadece bilgisayarı açmaya yarayan sistem dosyalarını yüklemeyi sağlar. Yapılan işlemden kayıt ortamındaki diğer dosyalar etkilenmez. Örnek: C:> SYS A: <ENTER> DELTREE komutu: Dizinleri içlerindeki altdizinler ve dosyalarla beraber silmeyi sağlar. Komut satırına ROOT’ a bağlı olan dizin adı yazılır. /Y : Onay almadan silme işleminin doğrudan gerçekleştirilmesini sağlar. Örnek: C:> DELTREE DENEME <ENTER> C:> DELTREE/Y DENEME <ENTER> XCOPY komutu: Dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber belirtilen ortamlara kopyalamayı sağlar. Kullanım şekli copy komutu ile aynıdır, fakat birkaç tane ek parametresi vardır. Xcopy komutu dosyaları copy komutu gibi tek tek değil bellek kapasitesine göre, topluca kopyalamayı da sağlar. XCOPY Parametreleri /S : Dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber kopyalamayı sağlar. /E : İçi boş olan dizinleri kopyalamayı sağlar. Örnek: C:> XCOPY DOS*.* A:DOS/S/E <ENTER> UNDELETE komutu: Del komutu ile silinen dosyaları, kurtarmayı sağlar. Silinen dosyaların ilk karakterlerinin yerine (?) görülür. Buraya dosyanın ilk karakteri yazılarak kurtarılması sağlanır) UNDELETE Parametreleri /LIST : Kurtarılacak veya kurtarılamayacak dosyaların listesini görüntüler. Kurtarılamayacak olan dosyalarının yanında (**) görülür. /ALL : Silinmiş dosyaların bilgisayar tarafından kurtarılmasını sağlar. Kurtarılan dosyaların ilk karakterinin yerinde (#) görülür. Örnek: C:> UNDELETE/LIST <ENTER> C:> UNDELETE/ALL <ENTER> C:> UNDELETE LATS.TXT <ENTER> DOSKEY Komutu: Komut satırına yazılan tanımlamaları, belleğe yükleyerek tekrar kullanma olanağı sağlar. Bilgiler bellekte bilgisayar açık kaldığı süre içinde saklanır. Bilgisayar kapandığı andan itibaren tüm bilgiler silinir. Doskey komutunu bilgisayara yüklemek için komut satırına DOSKEY yazılarak enter tuşuna basılır. Örnek: C:> DOSKEY <ENTER> BACKUP komutu: Hard Disk’ teki dosyaları diskete yedeklemeyi sağlar. Yedekleme sırasında bilgisayar her diskete bir numara verir. Fakat bu işlem dosyaları sıkıştırmadan gerçek boyutu ile yaptığı için pek kullanışlı değildir, bunun yerine sıkıştırma programları ile yedek almak daha karlıdır. /S : dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber yedekler. Örnek: C:> BACKUP C:WINDOWS*.* A: <ENTER> C:> BACKUP C:WINDOWS Ahttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngS <ENTER> RESTORE komutu: Backup ile diskete yedeklenmiş dosyaları hard disk’ e geri yüklemeyi sağlar. Örnek: C:> RESTORE A: C: <ENTER> C:> RESTORE A: Chttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngS <ENTER> ARJ komutu: Dosyaları sıkıştırmak veya sıkıştırılan dosyaları açmayı sağlar. Sıkıştırılan dosyalar tek bir dosya haline gelir. Ayrıca dosyalar döküm alındığında görülürler. Bunun yerine günümüzde çoğunlukla Winzip kullanılmaktadır. ARJ Parametreleri X : Dosya açmayı sağlar. A : Dosya sıkıştırmayı sağlar. -V1440 (720) : 3.5 HD veya 3.5 DD standardına göre dosyayı sıkıştırır yada açmayı sağlar. Bu parametre kullanıldığında dosya uzantıları ARJ, A01, A02 ve bunun gibidir. -R : Bulunulan ortamdaki directory’ lerin sıkıştırılıp açılmasını sağlar. Hard Disk İçinde Sıkıştırma Örnek: C:> CD YEDEK <ENTER> C:YEDEK> ARJ A -R ÇALIŞMA.ARJ <ENTER> Hard Disk İçinde Açma Örnek: C:> CD YEDEK <ENTER> C:YEDEK> ARJ X -R ÇALIŞMA.ARJ <ENTER> Not : Bir Hard Diski formatlamak ihtiyacı, çoğu zaman mevcut işletim sisteminin yersizliği veya “çökmesi” durumunda olur. Bu işlemi çok dikkatli yapmalısınız. Çünkü diskteki tüm veriler kaybolacaktır. Eğer diskinizi formatlamaya karar vermişseniz ve Winsows 9x/Me kullanıcısı iseniz bilgisayarınızı MS-DOS kipinde başlatmalısınız. Aksi takdirde Windows buna izin vermeyecektir. ALINTI... |
DIR:Bu komut DOS en önemli komutu denebilir.Bulunulan dizindeki tüm dizin ve dosyaları görüntülemek amacıyla kullanılır. DIR/S:Bulunulan dizindeki tüm iç dizinlerde dahil olmak üzere verilen dosyanın olup olmadığını arar. ÖRN:C:>DIR/S Batu.TXT DIR/P:Bulunulan dizindeki dosya ve dizinleri sayfa sayfa listeler.Yani bir sayfaya sığmazsa bir mesaj çıkıp devam etmek için bir tuşa basın yazısı çıkar basılınca diğer sayfaya geçer DIR/W:Dosya ve dizin gösterimini yatay biçimde yapar. DIR/AH:Aktif dizin içindeki sadece gizli dosya ve dizinleri gösterir. DIR/AD:Aktif dizin içindeki sadece dizinleri gösterir. DIR,:Evet DIR virgül bu komut DOS un bir oyunu bunu microsoft açıklamazken böyle bir komut ortaya çıktı. DIR/AS:Aktif dizindeki sadece sistem dosyalarını gösterir. DIR/AA:Aktif dizindeki sadece arşiv niteliği taşıyan dosyaları görüntüler. DIR/AR:Aktif dizin içindeki sadece okunur dosyaları görüntüler. DIR/ON:Gösterimi alfabetik sıraya dizer. DIR/OS:Dosya boyutuna göre küçükten büyüğe sıralar. DIR/OE:Uzantıya göre sıralar. DIR/OD:Zamana göre sıralar.Değişim tarihi DIR/L:Küçük harfle listeleme yapar. CD:Bu komut bir dizinden diğerine geçişi sağlar. CD :Dizin adı kısmına girilen dizinin içine girer. ÖRN: C:>CD BATU CD.. :CD.. komutu aktif dizinden çıkışı sağlar.Aktif dizinden çıkılıp bir üst dizine gidilir. CD...:Bu komutta aktif dizinin iki üstüne çıkışı sağlar. CD:Direk ana dizine çıkışı sağlar DEL:Dosya silmeye yarar.Kullanımı DEL Örn: C:>DEL Batu.TXT DEL *.*:Aktif dizindeki tüm dosyaları silmeye yarar. REN:Rename in kısaltmasidir.Dosya ve dizin ismi değiştirmeye yarar. Kullanımı REN ÖRN:C:>REN Batu.TXT Batuhan.TXT MD:Make Directory içi boş bir dizin yaratmaya yarar.Kullanımı MD Örn: C:>MD Batu RD:Remove Directory içi boş bir dizini silmemize yarar.Kullanımı RD COPY:Bir dosyayı bir yerden başka bir yere kopyalama amacıyla kullanılır. Kullanımı COPY ÖRN:C:>COPY C:Batu.TXT C:Batu NoT:Yukarıdaki örnekte ana dizinde bulunan Batu.TXT dosyası Batu dizini içine kopyalanıyor. TYPE:Bu komut bir tür edit programı gibi çalışır.Yani verilen dosyanın içinde ne tür kayıtların bulunduğunu bize gösterir. Kullanımı TYPE Örn:C:>TYPE Batu.TXT COPY CON:Bu komut copy komutuna bağlıdır.Fakat işemi farklıdır.Yeni bir dosya yaratmaya ve içine birşeyler yazmaya yarar. Kullanımı COPY CON ÖRN:C:>COPY CON Batu.exe NoT:Yukarıda verilen şekilde yazılıp enter a basıldığında dos bir alt satıra geçerek kayıt girmemizi bekler tüm kayıtlar bittikten sonra F6 fonksiyon tuşuna basarız.Ve girişi keseriz ve kayıt ederiz.enter tuşuna basarak işlemi bitirip tekrar prompt a geri döneriz. PROMPT:DOS un simgesini değiştirir.DOS un genel promptu C:> tır siz bunu bu komutla değiştirebilirsiniz. ÖRN:C:>PROMPT Batu: ESKİ HALİ:C:> YENİ HALİ:Batu: Geri getirmek için prompt komutundan sonra $P$G ibaresini kullanın. UNDELETE:Bu komut ile önceden sildiğiniz dosyaları geri çağırabilirsiniz.Fakat dosyanın yeri üzerine başka bir kayıt yapılmadıysa geri çağırma imkanınız vardır.Aksi takdirde kurtulmaz. FORMAT(!!!Dikkat!!!):Bu komut disk veya disket birimlerinin içindeki tüm kayıtları silerek ilk alındığında hazır bulunan hale getirir.Bir kere çalıştırıldıktan sonra geri dönüşü yoktur. KULLANIMI:FORMAT ÖRN:C:>FORMAT Chttp://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/hmm.pngS /S:Bu parametre ile diske format atıldıktan sonra başlangıç dosyalarınıda diske tekrar kayıt eder.Böylece disk bilgisayrı başlatabilir. /Q:Hızlı format atar.Normal formattan farklı olarak daha hızlıdır ve dosyaları silmekle yetinir.Disketlere zarar verbilir. /C:Format sırasında bozuk sektörleri tarar.Ve yeni bulursa ekler veya eskileri kurtarmaya çalışır. UNFORMAT(DOS 6,22 ve öncesi için geçerlidir):Bu komut ile önceden formatladığınız bir diski veya disketi tekrar eski haline getirebilirsiniz.(Fazla güvenmeyin) XCOPY:COPY komutundan farklı olarak bir çok işlevi vardır.Kullanımı copy komutu ile aynıdır fakat xcopy de parametre kullanımına izin vardır. /S:Bu parametre ile belirtilen dizindeki tüm alt dizinleride hedefe kopyalar. /H:Kopyalama yaparken gizli dosyalarıda kopyalar. /P:Her kopyalamada onay ister. /Y:Eğer kopyalanacak dosya dizinde varsa sormadan direk kopyalar. ÖRN:C:>Batuhan Batu*.* Batu /S/Y ATTRIB:Dosyaların özelliklerini değiştirmeye ve oluşturmaya yarar. Kullanımı ATTRIB ÖRN:C:>ATTRIB Batu.TXT +H +H:Dosyayı gizli hale getirir. -H:Gizliliği kaldırır. +R:Dosyayı sadece okunur yapar. -R:Sadece okunur özelliği kaldırır. +A:Dosyayı arşiv dosyası olarak ayarlar. -A:Arşiv özelliğini kaldırır. +S:Dosyaya sistem dosyası özelliği verir. -S:Sistem özelliğini kaldırır. MEM:Bu komut dosun o anda ki bellek durumunu gösterir. Kullanımı MEM /C:Belleğin TSR kısmında(sürekli bellekte kalan) yerindeki programların listesini verir. FDISK:Bu program harddisk in ayırım ayarlarını düzenlemeye yarar yani bu program ile komple harddiski kaldırabilir ya da tekrar oluşturabilirsiniz.Veya harddiski ikili üçlü kısımlara ayırabilirsiniz.Dikkat bu program kullanımında tüm bilgiler yok edilir.Bilmeyen kullanmasın bu ile ilgili bir yazıyı yakında sayfamızda bulabilirsiniz. SCANDISK:Bu komut harddiskin bakımını üstlenir ve sorunları varsa giderir. CHECKDSK:Bu dosun harddisk hakkkında bilgi ve onarım ile ilgili komutudur.Bu komut ile bad sector lerden daha bir çok harddisk konusunda bilgi verir.Ve harddiski bir tür checkupta tutar. DEFRAG:Bu program şimdilerde sizin windows ta kullandığınız disk birleştiricisinin dos sürümüdür.Windows ta SYMANTEC el atınca daha kullanışlı oldu.Bu programın çalışma şekli şöyledir.Harddisk içinde bölünmüş dosyaları birleştirir ve ard arda dizer bu şekilde harddiskten veri okuma hızını arttırır. EDIT:Bu program dosun editör programıdır.Yani type komutu gibi dosya içini görüntüler ve içinde değişiklik yapmanızı sağlar.Tabi ki arabirimi olmasından dolayı daha kullanışlıdır. DOSKEY:Dosun anahtarı bu dur işte bu komut ile dosa yeni ilevler ekleyebilirsiniz.Hatta dır komutunun adını bile değiştirebilirsiniz.Fakat sadece dosun kolaylıklarından yararlanmanız için komut bir kere çalıştırmanın yeterlidir. Bu komut hafızada iken yukarı ve aşşağı tuşları ile fonksiyon tuşları(F1,F2,F3...) yeni işlevler kazanır. |
Windows bu kadar gelişmeden önce bakın nasıl PC kullanılıyormuş Dir : Aktif dizinin içindeki tüm dizin ve dosyaları görüntüler. Dir/s : Verilen dosyanın adının doğru olup olmadığını kontrol eder. C:\>DIR/S boot.ini Dir/p : Aktif dizindeki dizinleri ve dosyaları sayfa sayfa listeler. Dir/w : Dizini yatay biçimde listeler. Dir/ah : Aktif dizinin içindeki sadece gizli dosya ve dizinleri gösterir. Dir/ad : Aktif dizinin içindeki dizinleri gösterir. Dir/as : Aktif dizinin içindeki sadece sistem dosyalarını gösterir. Dir/aa : Aktif dizinin içindeki arşiv niteliğini taşıyan dosyaları gösterir. Dir/ar : Aktif dizinin içindeki salt okunur dosyalrı gösterir. Dir/od : Last Modified zamanına göre sıralar. Dir/oe : Dosya tipine göre sıralar. Dir/on : Aktif dizinin içindeki dosyaları isime göre listeler. Dir/os : Dosya boyutuna göre sıralar. Dir/L : Lowercase ile listeleme yapar. Del : Belirtilen dosyayı silmeye yarar. Del <silinecek dosyanın adı, uzantısıyla> . C:\Belgelerim\>del kekilli.mp3 Del *.* : Seçili dizindeki tüm dosyaları siler. CD : Dizin değiştirmek için kullanılır. CD <dizin adı> : Adını yazdığınız dizine gider. CD.. : Aktif dizinden çıkış yapmanızı sağlar. CD\ : Sizi direkt Root 'a götürür. Ren : Dosya ve dizin adı değiştirmek için kullanılır. Ren <dosya ismi> <yeni isim> . MD : Dizin yaratmak için kullanılır. MD <dizin adı> RD : Dizi silmek için kullanılır. RD <dizin adı> Copy : Bir dosyayı veya dizini kopyalamak için kullanılır. Copy <kopyalanacak dosya> <kopyalanacak dizin> Type : Bu bir dosyayı düzenlemek içindir. Kayıtlarını gösterir seçilen dosyanın. Undelete : Sildiğiniz bir dosyayı tekrar geri alır. Tabi üzerine birşey yazmamış iseniz. Format : Bu komut disk ve disket içindeki tüm kayıtları sıfırlamanıza yarar. Parametreler; /s : Bu komut formattan sonra başlangıç dosyalarını tekrar diske kopyalar. Böylece direkt HDD ten başlatabilirsiniz. /Q : Hızlı Format atar. /C : Formattan sırasında bozuk sectorleri tarar ve düzeltmeye çalışır. C:\>format c: /s/c tavsiyemdir. Unformat : Eski Dos sürümleri için geçerlidir. Önceden formatladığınız bir diski tekrar eski haline getirmenizi sağlar. Xcopy : Copy ile kullanım açısından aynıdır, fakat xcopy de parametre kullanabilirsiniz. Parametreler; /S : Belirtilen tüm alt dizinler de hedefe kopyalanır. /H : Gizli dosyaları da kopyalar. /P : Her kopyalamada onay ister. /Y : Eğer kopyalanacak dosyadan hedefte varsa sormadan overwrite yapar. C:\>Downloads \Yedek\*.* \Yedek /S/Y Attib : Dosyaların özelliklerini değiştirmeye yarar. Attrib <dosya ismi> <parametre> . Parametreler; +A : Dosyayı arşiv dosyası olarak ayarlar. -A : Dosyanın arşiv özelliğini kaldırır. +H : Dosyaya gizlilik özelliği katar. -H : Dosyanın gizlilik özelliğini kaldırır. +R : Dosyayı salt-okunur yapar. -R : Dosyanın sal-okunur özelliğini kaldırır. +S : Dosyaya sistem dosyası özelliği katar. -S : Dosyanın sistem dosyası özelliğini kaldırır. Mem : MS Dos 'un o anki durumunu gösterir Scandisk : HDD inizi tarar, onarımını, bakımını yapar. Fdisk : Çok önemli bir komuttur. Diski parçalara böler, dosya sistemini değiştirir. Fdisk ten sonra tüm verileriniz silinecektir. Checkdisk : HDD bilgisi ve onarımı ile ilgili bir komuttur. Defrag : Şimdiki disk birleştiricisinin eski versiyonu. Edit : Eski notepad de diyebiliriz. Dosyaları düzenlemenize yarar. DOSKEY:MS Dos 'un anahtarı budur. Bu komut ile Dos 'a yeni ilaveler ekleyebilirsiniz. Hatta Dir komutunun adını bile değiştirebilirsiniz. Sadece Dos 'un kolaylıklarından yararlanmanız için komut bir kere çalıştırmanız yeterlidir. Bu komut hafızada iken yukarı ve aşağı tuşları ile fonksiyon tuşları(F1,F2,F3,...) yeni işlevler kazanır. |
Windows’un yapısı nasıldır? Windows Programları Esasında Windows'un yapısı gayet basit bir temele; nesne yapısına ve hazır kod bloklarına dayanır. Programcı yazdığı programda hangi objeler olduğu ve bunların nerede konuşlandığını bildirir. Windows program çalıştığında bu kısma göre görüntüyü ve diğer objeleri oturtur. Programcı program yazdığında ise bunun çoğunluğunu Windows bırakır. Bir Windows programının yazılışı herkesin bildiği gibi şöyledir. Örneğin Visual BASIC ile bir program yazalım. Yeni bir standart exe deklare edelim. Ve görünen formun üzerine bir button koyalım. Şimdi betonun caption özelliğini "TIKLA" yapalım. Butonumuza tıklayalım ve açılan pencereye şu olayı düzenleyelim. Private Sub Button_1 Click() Msgbox "Naber" End Sub Programı bir güzel renkli yazdık. Her neyse Şimdi bir F5 yapalım. Bizim form gözüktü, düğmeye bastık mesaj kutusu gözüktü ama esasında ne oldu? Windows’u artık çözebiliriz. Esasında biz programı yazarken İlk önce standart exe tanımladık. Bu bir form dur. Form bir Active-X tir. yani çeşitli olayları vardır. Bir active-x temel olarak bir *.ocx dosyasıdır. Bazı active-x ler ise *.dll veya *.exe içine gömülü olabilir. Bunu sonra anlatacağız. Active X çalıştığında gerekli objeyi yükler başta tanımlı olan özellikleri bu active-x e sanki bir alt programa değer gönderir gibi gönderir. Tabii bunu bellekte yapar. Öreğin formun genişliği,zemin rengi hepsi birer özelliktir. Bazı aktive-x'ler genel özellik gösterir yani üzerinde başka active-x leri barındırır. Form objesi üst düzey bir aktive-x topluluğudur. Kendi başına üzerinde kapat butonu. küçült butonu gibi kendi alt active-xleri vardır. Form objesine başka active-xler de yüklene bilir. Bizim command button objesi bu türdendir. Bir Windows exenin baş hısımında bir obje taplosu bulunur. Ayrıca bir de Windowssun programları yönetmek için kullandığı bir bellek alanı mevcuttur. Program çalıştırıldığında. Windows hemen bu tabloya bakar ve bahsi gecen active-xler bellekte yüklü değilse bunları belleye atar. Sonra her bir active-x e bir numara verir. Bu numaraya HWND adı erişmektedir. Sonra Windows bekler. Siz bir active-x i çalıştırınca veya bir active-x program gidişine göre otomatik çalışınca Windows bunu şu şekilde anlar. HWND yani çağrılan hwnd yi alır. Bunu nasıl mı yapar. Tüm görünür active-x lerin ekrandaki konumunu alır. Tama diyelim ki bizim deminki programda düğmeye basacağız. Mouse'u tutuk ve sürükledik. Butonun üzerine geldir. Tada.. hemen Windows diyor ki bizim şu hwnd li active-x in üzerine Mouse ile gelindi. Sonra gidiyor hwnd tablosuna bizim active-x in fonksiyonlarının konumuna bakıyor. Sonra programı bu noktaya devrediyor. Tabii bizim sadece click olayı var. Yani kod gelen değerde karşılaştırma yaparak clik değeri ile aynı mı diyor. Sonuç negatif. active-x komut bloğu sonlanıyor. Sonra bir mouseyi biran kıpırdatıyoruz. hala aynı objedeysek bu alay tekrar oluyor. Sonra aklımıza esiyor ve tıklıyoruz. Windows bu sefer active-x imizin komut bloğuna (active-x e değil o başka yerde sadece komutlarına.) click değerini gönderiyor. Program clikc karşılaşması pozitif çıktığı için bizim kodları işliyor. Yani kısacası Windows sürekli hangi hwnd li obje aktif diye sürekli kontrol yapıyor. Bizim active-x kodlarının olduğu yerde bir de tablo var bunda ise active-x in özellikleri var örneğin kodumuz formun başlığını değiştiriyor olsun. Çalışınca ilk önce özellik değişimi var diyor. Gidiyor ve programın ilk yüklenen tablosuna bakıyor. Form1 e diyor şu şu hwnd verilmiş sonra hwnd tablosuna bakıyor. Bizim diyor şu hwnd li objenin kodlarının önündeki tablo şu adreste bunu bir bellekte sakla. Sonra form active-x inin (active-x programının kendinin) tabloyu nasıl işlediğini bu programa soruyor. O da diyor ki ben diyor tablonun falanca sırasında caption özelliğini tutarım. Hemen gidiyor bu özelliği değiştiriyor. Sonra active-x in kendisine (bellekteki active-x e) Bu tablonun tamamını yolluyor ve özellik değişti diyor. Hemen active-x artık görüntüyü mü değiştirecek başka bir şey mi yapacak? Her neyse onu yapıyor. Daha mesaj kutusunu anlatmadık. Windows yapılacak standart işleri *.dll diye önceden paketlemiş. Gerçi programcı da kendi paketlerini oluşturabilir. Ama her neyse. Windows’un başta oluşturduğu bu *.dll ler içlerinde bazı hazır fonksiyonları bulundurur. Örneğin; registeriye kayıt ekle, ekranın şurasına şu harfi koy. Bana bir çizgi çiz gibi. Windowsçun bu hazır progr*****larına API denir. Ve her Windows platformunda program yazan kişi bilir. Programcı bir api çağırdığı taktirde hemen ilgili dll nin fonksiyonu bellekten çağrılır. Tabii ki Windows tüm dll leri bellekte tutmaz. Programın başında olan tablo hangi dlllerin kullanılacağını baştan belirtir. ve program sonlanılana ve dll kullanılmaz olana kadar bu dll bellekte kalır. Temel çalışma mantığı ile verilen numaralar ile gerçekleşir. Bir active-x temelde bir program olduğu için onlar da dll leri kullanır. hatta dlller de bir iş yapmak isterse active-xleri kullanır. MsgBox gibi. Windows exelerinin yapısı hakkında ayrıntılı bilgiyi virüslerin bulaştığı dosyaları anlatan linkle bulabilirsiniz. Bunun için ana sayfaya geçmelisiniz. Windows'un geçmişi Windows bir dos emilasyonu olarak piyasaya çıkmış bir işletim sistemidir. Kara ekrana komut yazmanın sıkıcılığını fark eden Microsoft yetkililerinin yarı dahiyane yarı Macintosh çalıntısı işletim sistemidir. Dos hemen hemen az iş görür kabul edildiği yıllarda çıkmıştır. Bir tarafta daha kundaktayken grafik kullanan machintoshlar vardı diğer taraftan ise Internet'in çekirdeğini oluşturacak network yapılarını. Komplex erişimleri barındıran Unix. Microsoft Unix'in altında epey bir ezilince XeniX işletim sistemini çıkartmıştır. Ma a bu da istenen başarıyı gösterememiş. Dosun rijit yapısında ezilmiştir. Zamanında yazılara tıklanarak bilgisayar kullanabileceğiniz NC gibi üçüncü parti çözümler kullanıcıyı cazip gelmiştir. Çünkü başka alternatif te bakmamıştır. Microsoft yetkilileri de bu komut editörlerine daha iyi bir alternatif için ilk Windows öncülerini yazdı. Sonra da bu protformun altında özel çalışabilecek özel bir iki program. Sonuç çok iyi idi. Bir kere grafik kartlarına çok iyi bir hakimiyet oluştu. O zamana kadar oyunlar bile Dos4Dvg.exe gibi baştan elleye yüklemesi gereken uygulamalara mahkumdu. Bunu fırsat bilen oyun üreticileri, muhasebe programları yazarları hemen bu platforma sıçradı. Bu PC nin devrimi idi. Microsoft yetkilileri toparlayıp piyasaya 3.0-3.1 varyantlarını sürdü. Ve buna kendi başlı başına bir işletim sistemi dediler. Gerçi ilk başta komut satırından çalıştırmak gerekiyordu. Konfigre edilemiyordu. Hatta masa üzeri bile siline biliyordu ama olsun. Tabii profesyonel kullanıcıların büyük bir kısmı bunun yalan olduğunu biliyordu. Daha fazlasını istediler. Microsoft yetkilileri bunu lisans ücreti karşılığı yaptı. Win95 geldi. Bu gerçek bir işletim sistemi idi. Microsoft bu sürümü o denli iç içe geçmiş ama tümleşik ve iyi tasarlanmış biçimde yaptı ki Windows-xp ye kadar win95 yapısı esas kaldı. Win95-Win98-WİnME temel olarak dos çekirdeğini sık kullanır. Gerçi Win-XP de böyledir ama bu durum iyi saklanmıştır. Microsoft XeniX, çekirdeği Windows'a da taşıdı. Buna WinNT dedi. zamanın en popüler işletim sistemi olan Win-NT belki Unix-Linux ten sonra çağın en büyük kurucusu oldu. NT karnel WinME den sonraki Windowsların çekirdeğidir aynı zamanda. Zira insanlar daha çok network ve Internet işi istiyor. Microsoft ta bunu veriyor. Linux Tuvacks ise bir text olarak yazdığı karnel ile dünyanın boyutunu değiştirdi. Linux.. Yeni çağın evlere bile giren Unix'i. Her ne kadar bir Unix olmadığını söyleyenler varsa da inanmayın o Unix'tir. Bu işletim sistemi ilk önce C++ ile uğraşanların sonra Hackerların evi oldu. Basit bir editör ile yazabileceğiniz kodları make edip yeniden çekirdek kısmını yazabilirsiniz. Socket programlamaya işletim sistemi olarak o denli açık tır ki her aygıtı bir dosya olarak bulabilirsiniz. Bu da daha çok Internet~Network demek. PHP,PERL gibi bir çok dilin oluşturduğu yerdir. Standardlar bu platformda oluştu ve oluşuyor. Linux programcıları Windows'un grafik yapısından pek tabii ki etkilendi ve X-Windows'u yazdı. Tabii ki Linux yapısı gereği her sonucu teker teker dosyalarda saklar ve gizler. Ama buna rağmen Linux Microsoft'un uykusunu kaçırmaya yetti de arttı. ALINTIDIR... |
85 SORUDA WİNDOWS PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ 1) Bilgisayarım açılırken, eksik DLL dosyası olduğunu belirten bir hata ile karşılaşıyorum. Sorunumu nasıl çözebilirim? DLL dosyaları Windows ve yüklediğiniz yazılımlarla ortak olarak kullanılan dinamik kütüphane dosyalarıdır. Sistemden bir yazılım kaldırıldığında, DLL dosyalarından bir ya da birkaçı silinebilir. Bu durumda, hata mesajında belirtilen DLL dosyasını www.drd. dyndns.org/search.html adresinde aratarak indirin. Bu dosyayı Windows altındaki System klasörüne kopyalamanız sorunu çözecektir. 2) Sabit diskimde tek bir bölüm var. Varolan verilerimi kaybetmeden nasıl yeni bölüm oluşturabilirim? FDISK kullanarak bunu yapmak olanaksız. Sabit disk bölüm yöneticisi yazılımına ihtiyacınız var. Bu gibi yazılımlar arasında kullanımı en kolay olanı Partition Magic Pro'dur. Bu yazılımı www.powerquest.com adresinden temin edebilirsiniz. 3) Windows XP kullanıyorum ve sistemimde bolca RAM var. Bu belleğin bir kısmını sabit disk gibi kullanabilir miyim? Yeterli miktarda RAM olduğu sürece yeni bir sabit disk sahibi olmanın en ucuz yolu, bir sanal sürücü yazılımıdır. Bu işi yapabilen araçlar arasında en iyi örneklerden biri RamDisk'tir. Ramdisk, Windows XP Home/Professional, Windows 2000 ve NT sürümlerinde çalışabiliyor. Bu yazılımı www.superspeed.com adresinden indirebilirsiniz. 4) USB portuna bağladığım bazı donanımlar, sürücüleri hatasız olmalarına rağmen çalışmıyor ya da keyfine göre çalışmayı reddediyor. USB yeterliliğine sahip cihazlar çalışmalarını sağlayacak elektrik enerjisini de USB portundan sağlarlar. İşletim sistemi ve sürücülerde bir sorun olmadığı halde bazı USB cihazların çalışmaması ya da belirli USB cihazların çalışmamalarının nedeni güç eksikliği olabilir. 5) Bir dosyayı geri dönüşüm kutusuna göndermeden yanlışlıkla silsem ya da yanlış dosyayı aynı isimle kaydetsem, nasıl geri çağırırım? Windows altında normal yollarla bu gibi kayıpları gidermek mümkün değil. Bir veri kurtarma yazılımı kullanmanız gerekir. En iyi veri kurtarma yazılımlarından Media Tools (www.atldatarecovery.com) ya da Easy Recovery Proffessional'ı (www.ontrack.com) kullanabilirsiniz. Bu iki yazılımdan birini çalıştırdığınızda kurtarabileceğiniz yüzlerce dosya göreceksiniz. Dosyanın ismini bilmeniz, kurtarma işleminin süresini oldukça kısaltacaktır. 6) Windows 95/98/Me altında sorun çıkarmayan harici modemimi Windows XP'de kullanıyorum. Sistemi yeniden başlattığımda modem ortadan kayboluyor. Bunun sebebi, Windows XP sürücülerinin yüklenmemesi ya da yüklenen sürücülerin problemli olmasıdır. Sistemi yeniden başlattığınızda modemi düğme ya da anahtarından açıp kapatın. Sistem altında Donanım yöneticisine girip Bilgisayarım üzerinde sağ tıklayıp 'Donanım değişikliklerini tara'ya girin. Windows XP modemi tanıyacaktır. Yaramazsa, bir de modemin kablosunu çıkartıp takmayı deneyebilirsiniz. 12 7)Windows XP kurulum sırasında bileşen seçimine izin vermiyor ve kurduktan sonra Program Ekle/Kaldır altında kaldırılacak doğru düzgün bir Windows bileşeni göremiyorum. En azından yüklü bileşenlerin hepsini görmenin yolu var mı? Evet bunun bir yolu var. Windows XP'yi kurduğunuz klasöre (C:Windows gibi) girerek INF klasörünü açın. Sysoc.inf dosyasını bulun ve sağ tuşla tıklayarak Notepad ile açın. CTRL+H tuşuyla Bul/Değiştir kutusunu açın. Değiştirilecek kelime kutusuna 'hide' girin. Diğer kutuyu boş bırakarak tüm 'hide' kelimelerini kaldırın. Sistemi yeniden başlatınca Program Ekle/Kaldır altında daha fazla bileşen olacaktır. Dikkat! Bilmediğiniz bileşenleri kaldırmayın, sonradan çok üzülebilirsiniz. 8 ) Sistemi açtığımda BIOS sıfırlanıyor. Anakart üzerinde BlOS'un üzerine yazılan bilgilerin saklanması amaçlı bir pil bulunur. Diğer şarj edilebilen piller gibi BIOS pilinin de belirli bir ömrü olmasına ek olarak, güç kaynağına uzun süre elektrik gelmezse pil şarj edilemediği için BIOS sıfırlanır. Elektrik kesintisi gibi kısa süreli güç kaybı BIOS'u sıfırlıyorsa, pil sorunludur ve değişmesi gerekir. Eğer güç kaybı olmadan sistem açılışında BIOS sıfırlanıyorsa, anakart kullanım kılavuzuna başvurarak BIOS sıfırlamak için kullanılan jumper ayarlarını kontrol edin. 9) İkiye bölünmüş, üzerinde Windows 98 kurulu bir sabit diskim ve bolca bos alanım var. Bu sabit disk üzerinde 98'e ek olarak Windows XP ve Süse Linux de kullanmak istiyorum. Varolan işletim sistemini de kullanmaya devam ederek Windows XP ve Linux kurmak için ilk olarak yeni bir bölüm yaratmanız gerekir. FDISK ile mevcut bölümü silmeden yeni bölüm açmayacağınız için, ilk olarak sabit disk bölümlendirme yazılımı kullanarak diski üçe ayırın. Windows XP'yi ikinci bölüme kurduğunuzda açılışta işletim sistemi seçenekleri çıkacaktır. Son bölüm üzerine Linux kurduğunuzda ise Lilo'yu MBR'ye yazdırın. Açılışta ilk olarak Lilo yüklenecek ve Linux/Windows geçiş seçeneği sunulacaktır. 10) Outlook Express kullanıyorum. Elektronik posta mesajlarımda | bolca yazım hatası var. Bunu nasıl engellerim? Eğer sisteminizde Türkçe Microsoft Office yüklüyse, elektronik postaları yazım hatalarına karşı denetleyebilirsiniz. Bunun için Tools>Options>Spelling altından Always Check Spelling kutusunu işaretleyin. Daha sonra da alt kısımda bulunan Dictionary kutucuğundan Türkçe'yi seçin. Bu işlemden sonra Outlook Express her elektronik posta yolladığınızda otomatik olarak yazım hatalarını kontrol etmeye başlayacaktır. 11) Windows XP'nin CD yazma işlemini nasıl hızlandırabilirim? Windows XP yazılacak verileri belirli bir klasöre kopyaladıktan sonra CD'ye yazar. Eğer CD'ye kopyalayacağınız dosya ve klasörler Windows XP'nin kurulu olduğu bölümdeyse, sözkonusu veriyi kesip (CTRL+X), C:Documents and Settings(Kullanıcı Adı)Local SettingsVApplication DataMicrosoftCD Burning klasörü altına yapıştırın (CTRL+V). Dikkat! CD yazma işlemi bitince XP size bu dosyaları ne yapacağınızı soracaktır, işletim sisteminin bu dosyaları saklamasını istemezseniz, silineceklerdir. 12) IE 6.0 kurdum. IE, sayfadan daha büyük bir resim görüntülemek istediğimde otomatik olarak pencereye sığdırıyor. Bunu nasıl engellerim? Resim tam olarak yüklenip sayfaya sığdırılacak boyutlara indirildiğinde fareyi resmin üzerinde kısa bir süre bekletin. Fare imlecinin yanında beliren buton ile resmi orijinal boyutlarına getirebildiğiniz gibi, aynı butonu kullanarak IE 6.0'ın 'Enable Automatic Image Resizing' özelliğini kapatabilirsiniz. 13) Aynı evde ya da apartmanda bulunan iki bilgisayarı birbirine bağlayarak üreticiliği artıran uygulamalar (Quake 3 gibi) çalıştırmak istiyorum. Bunu ne şekilde ve hangi parçalarla yapabilirim? Bunun en kolay yolu, ilk olarak ağ yapılandırması daha basit olan Windows XP Professional kurmaktan geçer. Daha sonra ise iki adet Ethernet kartı ve hub'sız bağlantı için Category 5 Crossover kablosuna ihtiyacınız olacak. Bu malzemeleri bir bilgisayar mağazasından bulabilirsiniz. Accesories-Communications-Setup Small Office Home Networking sihirbazını çalıştırın. Ayrıntılarını vermeye gerek olmayan birkaç basit adımdan sonra, yaratılan disketi diğer bilgisayarda çalıştırarak kısa bir süre içinde iki sistemi birbirini görebilir hale getirebilirsiniz. 14) İki bilgisayarı Ethernet ve Icablo ile birbirine bağladım. Sistemlerin birinde modem yok. Her iki PC'den de İnternet'e girilebilmesi için ne yapmam gerekiyor?Önceki çözümde (13) bulunan açıklama bu soru için de geçerlidir. Tek fark, sözkonusu disketin modem bulunan sistemde hazırlanması zorunluluğu olacaktır. Yarattığınız bu disketi Windows XP, Windows ME ve Windows 98 SE çalıştıran sistemlerde kullanabilirsiniz. 15) Linux için sürücü aramaktan yoruldum. Bu sürücülerin ya da en azından linklerinin bulunduğu bir site var mı? Evet, bu hizmeti veren birçok site mevcut. İşte en meşhurlarından biri: www.linuxbasis.com/drivers.html Yine de, her donanım sürücüsünü üretici firmanın sitesinden indirmek en iyi yoldur. Farklı bir siteden indirdiğiniz dosyaların içinde donanım sürücülerinden daha fazlasının olmadığı garantisini kimse vermez. 16 ) Windows 95/98/Me ve kablo modem kullanıyorum. Bazen bağlantı kısa bir süreden sonra kopuyor. Modem tekrar online olduğunda ise veri transferi yapmamaya başlıyor. Bilgisayarı yeniden başlatınca bile sorun çözülmüyor. Temel sorun bilgisayarınızın İP alıp almamasıdır. İşletim sisteminiz NT ya da üstü olsaydı DHPC sunucusundan kolaylıkla bir İP alabilirdi, ancak Windows 95/98/Me'de bu sorunla karşılaşmak bazen kaçınılmazdır. Modemin fişini çekin ve bilgisayarınızı kapattıktan sonra modemi açın. Modemin online olmasını bekleyin ve Activity lambasında bir hareket gördüğünüzde bilgisayarınızı açın. Bağlantınız yenilenmiş ve geçerli bir İP aldığınızı göreceksiniz. İşletim sisteminizi Windows XP ya da 2000 Professional'e yükseltmeniz ise kökten çözümdür. 17) Windows XP kurduğumdan bu yana bir çok IE güncellemesi yapmıştım. XP'yi yeniden kurduğumda, IE için bu güncellemeleri yüklemek için daha kolay bir yol var mı? Microsoft 15 Mayıs'ta internet Explorer için şu güne kadar çıkartılan tüm güncellemeleri tek bir dosya olarak toplayarak yayınladı. 5.0 dan 6.0'a kadar eksiksiz güncelleme yapan bu dosyayı tek başına indirmeniz ve kurmanız yeterli. Dosyayı aşağıdaki adreste bulabilirsiniz: http://www.microsoft.com/windows/ie...232/default.asp 18 ) Windows ME üzerinde lE'yi her açtığımda 'An Error Occurs in Mshtml.dll in internet Explorer 6' mesajı alıyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim? Bu sorun tek bir dosyadan kaynaklanan basit bir hata ancak internet Explorer'ı kullanmanızı tümüyle etkiliyor. Sorun şu; IE 6.0 mshtml.dll dosyasının 6.0.2600.0 sürüm numaralı derlemesine ihtiyaç duyuyor fakat sizin yüklediğiniz 6.0 paketi biraz eski bir derleme. Bu durumda sürümü daha yeni bir internet Explorer paketi ile güncellerseniz, sorun giderilecektir. 19) Windows 98 SE çalıştıran sistemimdeki bir yazılımı kaldırdıktan sonra yeniden başlattım. Sistem açılırken bir VXD hatası veriyor ve kilitleniyor. Bilgisayarın öncelikle neden kilitlendiğini bulmalıyız. Bunun için Windows'u F8 ile başlatarak listede Adım Adım Onayla seçeneğini seçip devam ederek, hepsine Evet diyerek sistemin hangi işlemden sonra kilitlendiğini bulmalısınız. Sistemi kilitleyen işlemi belirledikten sonra Windows'u Güvenli Kip ile başlatın. 'Başlat'tan 'Çalıştır'ı seçin ve kutucuğa 'msconfig' girin. Açılacak pencerenin en sağdaki tabında başlangıçta çalıştırılan yazılımların listesini göreceksiniz. Sorunlu yazılımla ilgili satırdaki işareti kaldırın ve Tamam diyerek çıkın. Bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda problem çözülecektir. 20) Windows 2000 Professional kullanıyorum. DVD seyretmek istediğimde winDVD 'Create Overlay failed. Please lower screen resolution ör color depth and try again' hatası verdi Problem büyük ölçüde yazılımda bulunan bir Windows 2000 Pro hatasından kaynaklanıyor. Öncelikle başka bir kullanıcı hesabı ile sisteme girmeyi ve WinDVD'yi çalıştırmayı deneyin. Yazılım çalışırsa, bilgisayarı yeniden başlatarak eski kullanıcı adınızla giriş yaptığınızda sorun çözülecektir. Bu işe yaramazsa, bir önceki problemdeki adımları izleyin. Böylece 3D oyunları oynayamasanız bile, DVD izleyebilirsiniz. 21) Windows 98 altında ne zaman Dreamweaver yüklesem, bilgisayar donuyor ve sistemi yeniden başlatmak gerekiyor. Program başka bilgisayarlarda sorunsuz çalışıyor. Bunu nasıl hallederiz?İlk olarak ekran kartı sürücünüzü güncelleyin. Sorun çözülmezse, 'Bilgisayarım' simgesi üstüne sağ tuşa tıklayın, 'Özellikler'! seçin ve açılan pencereden Performans sekmesine geçin. Dört kademeli hızlandırıcı barını öncelikle bir kademe düşürüp sisteminizi yeniden başlatın. Bu işe yaramazsa daha düşük kademeleri deneyin. Unutmayın, bu ayafl düşürmek ya da kapatmak ekran kartınızın birçok özelliğinden yararlanmanızı engelleyecektir. 22) Windows 98 ve IE 5.5 kullanıyorum. Bazı sayfaları açmaya çalıştığımda 'A Runtime Error has occurred. Do you wish to DEBUG Line=0 Error = Object Expected' hatasını alıyorum. Bu sorun çoğunlukla popup reklamları engelleyen programlar kullanıldığında oluşan bir hatadır. Yapmanız gereken, IE Araçlar mönüsü içinden internet seçeneklerine girmek ve Gelişmiş sekmesindeki listeden 'Komut dizini hata ayıklamasını devreden çıkart1 seçeneğini işaretlemek. Tüm açık tarayıcı pencerelerini kapatıp yeniden çalıştırdığınızda sorun çözülecektir. 23) Bu Messenger programının açılışta başlamasından sıkıldım. Bundan kurtulmanın bir yolu var mı? Messanger'ı kaldırmak için Başlat'tan Çalıştır'ı tıklayın ve aşağıdaki satırı aynen kopyalayın. Tamam tuşuna basın. Yazılım kaldırılacaktır. Bilgisayarınızı yeniden başlatıp başarılı olup olmadığını test edebilirsiniz. Diğer yandan bu karışık komutu girerken hata yapmaktan korkuyorsanız bu işi sizin yerine yapabilecek olan Tweaking Toolbox XP yazılımını kullanabilirsiniz: www.windowshelp.net/ttwxp RunDlBl advpack.dll,LaunchINFSection %windir%INFmsmsgs.inf, BLC.Remove 24) Sabit disklerim FAT32 formatlı ve Windows 98 kurulu. |Windows XP yüklesem, ama Çbunu sadece birinci bölümde lyapsam, yani sadece orayı NTFS'e dönüştürsem, XP açılınca Win32 dizinleri de görür mü? Sadece ilk dizini formatlayıp, buraya XP kurmanız ve diğer dizinleri taramanız mümkün. Windows XP FAT16 ve FAT32'yi destekliyor. Ama, eğer düşünceniz NTFS'in daha güvenli olduğu ise, evet haklısınız; tümüyle NTFS'e geçmenizi öneririz. 25) Sörf yaparken girdiğim bir sitedeki web sayfasında ya da pencerede sabit diskimin içindeki dosyalar görünüyor. Bu dosyaların kopyalanmaları ya da silinmeleri mümkün mü? Sabit diskinizi kopyaladık demeleri tamamen yalan. Bu sitedeki düğmelere tıkladığınızda tek yapılan şey, tarayıcı penceresinde sabit diskinizin gösterilmesi, ancak bunu sadece siz görebilirsiniz. O siteyi hazırlayan kişi ya da başkabiri göremez. Yine de içinizin rahat etmesini istiyorsanız, ZoneAlarnm Pro (www.zonelabs.com) gibi bir kişisel güvenlik duvarı yazılımı kullanmanızı öneririz. 26) Windows 98 üzerinde Creative Soundblaster Live! Value kullanıyorum. Açılışta 'error: Memory manager not detected. Creative SB16 emulation driver requires EMM386 or similar Creative SB16 emulation driver not loading' hatası ile karşılaşıyorum. Ses kartınızın Sound Blaster 16 emülasyonu yapabilmesi için gerekli dosyaların yüklenmesinde hata var. Aslında çok eski DOS oyunları oynamadığınız sürece buna gerek yoktur. Denetim Masası altından donanımlar arasında Creative Miscellaneous Devices'ı genişletin, Creative SB16 emulation'ı seçin. Üzerine çift tıklayarak Properties (Özellikler) sayfasını açın. Disable in this hardware profile (bu aygıtı kullanma) seçeneğini seçin ve OK'e (Tamam) tıklayın. Bunu yaptıktan sonra Autoexec.bat ve Config.sys dosyalarından SB 16 emülasyonuyla ilgili satırları silebilirsiniz. 27) Proxy sunucusu ne işe yarar ve kullanmam gerekli midir? Proxy, web tarayıcısı gibi istemci uygulamalar ile gerçek bir sunucu arasında duran bir sunucudur ve yazılım ve/veya donanım tabanlı olabilir. Genellikle, işyeri ağlarında ya da servis sağlayıcılar tarafından kullanılır. Gerçek sunucuya yapılan talepleri proxy değerlendirir ve bu talepleri yerine getirmeye çalışır. Talebi kendisi karşılayamazsa, gerçek sunucuya iletir. Proxy sunucuların iki temel işlevinden ilki talep edilen dosyaları önbelleğe (cache) alarak sayfa indirilmesindeki performansı artırmaktır. Diğeri ise bazı web sitelerine erişimi engellemektir. Kısacası, Proxy sunucular performans artışı sağlarken erişim kısıtlaması getirebileceği için karar size kalıyor. 28 ) Ben ses kayıt edebilen ve çalabilen bir program arıyorum. Size dbpoweramp isimli programı rahatça önerebiliriz (www.dbpoweramp.com/dmc.htm). Bu program, pek çok ses formatını birbirine dönüştürebiliyor ve çeşitli ses kaynaklarından (line in, mikrofon, vs.) kayıt yapabiliyor. Bu sitedeki Auxiliary Input addon'unu da indirmeyi unutmayın. Müzik dosyalarını çalmak için, dBpowerAMP Audio Player'ını (www. dbpoweramp.com/dbpoweramp.htm) ya da WinAMP'ı (www.winamp.com) kullanabilirsiniz. 29) Tüm masaüstümün ya da sadece bazı pencereleri Mpeg/Avi formatında kaydetmek istiyorum. Monitörden AVI formatında görüntü kaydetmek için HyperCam isimli programı kullanabilirsiniz. Bu programı www.hyperionics.com adresinde bulabilirsiniz. Program shareware'dir; böylece bir süre deneyebilirsiniz. 30) Bilgisayanmdaki farklı MpegAvi uzantılı filmleri birleştirmek istiyorum. Bunun için hangi yazılımı kullanabilirim? Mpeg dosyalarını birleştirmek için Camel MPegJoin isimli programı kullanabilirsiniz. Bu programı çekebileceğiniz adres şu: member.newsguy.com /theprof 31) Web sitemde menü düğmelerinin üzerine gidildiğinde rengin değişmesini İstiyorum. Bunu nasıl yaparım? Bunun için JavaScript, Flash, DHTML gibi pek çok farklı teknik kullanılabilir:, www.webteknikleri.com adresinde bu konuyla ilgili yazılar bulabilirsiniz. Daha kolay bir yol, gereken kodu görsel olarak üretebileceğiniz araçları kullanmaktır. Bu araçlar arasında JavaScript kullanarak renk değiştiren düğmeler hazırlayabileceğiniz ve ücretsiz olan Mouseover Button Wizard (www.mobw.net) sayılabilir. Dreamweaver, FrontPage ya da Fireworks gibi web geliştirme araçlarında da bu özellik yerleşik olarak bulunmaktadır. 32) Bazı AVI dosyalarını Media Player ile açmaya çalıştığımda, codec sunucusuna bağlanmaya çalışıyor ve bağlansa bile dosya türünün desteklenmediği mesajını veriyor. Filmi arkadaşımın sisteminde izleyebilmiştim. Sorun nedir ve nasıl çözebilirim? Windows Media Player bazı açık kaynak kodlu, özellikle de Mpeg4 varyantı codec bileşenlerini desteklememe eğilimi gösterdiğinden, sözkonusu AVI dosyalarını çalıştırmaz. Bunu yapmak için ilk olarak AVI dosyası üzerine sağ tuşla tıklayarak özelliklerine gözatın ve hangi codec bileşeni ile kodlandığını öğrenin. Daha sonra bir arama motorunda codec ismini aratabilir ve sisteminize kurabilirsiniz. 33) İnternet'e nasıl daha hızlı bağlanabilirim? Su anda birçoğumuzun kullandığı 56K modemler dışında, Türkiye'de İnternet'e daha hızlı bağlanmanızı sağlayan seçenekler var. Kiralık hat, maliyetleri nedeniyle ev kullanıcısına uygun olmadığını belirtelim. Kablo TV , ADSL, uydu ve ISDN üzerinden hızlı İnternet'e sahip olmak mümkün. 34) ADSL üzerinden İnternet'e bağlanmak için ne yapmalıyım? ADSL teknolojisiyle İnternet'e bağlanmak için abone.ttnet.net.tr /adsl adresinden, bulunduğunuz yerde Türk Telekom'un ADSL hizmeti verip vermediğini kontrol edin. Bulunduğunuz yerde ADSL hizmeti veriliyorsa bile, 'port'lar dolu olduğu için Türk Telekom'dan beklemeniz gerektiği cevabını alacaksınız. Kısacası bos port bulmak çölde kutup ayısı avlaya benziyor. 2002 yılı başında, Türk Telekom'dan 2 milyon ADSL port'u açılacağı duyurulmasına rağmen, henüz bu konuda bir gelişme yok. (Şu anda (2003) yeni portlar gelmiş durumda, bağlı olduğunuz Telekom müdürlüğüne bizzat başvurun.) 35) ISDN nedir? ISDN, Integrated Services Digital Network kelimelerin baş harflerinden oluşmuş bir kısaltmadır. ISDN ile ses, görüntü ve veriler sayısal olarak birleştirilip aynı hat üzerinde taşınması sağlanır. Tasıma işlemi sayısal olarak yapıldığı için hata oranı düşük, ama kaliteli bir iletişim yöntemi olarak tanımlayabiliriz. Türk Telekom'un ISDNBRI ve ISDN PA olmak üzere iki farklı ISDN hizmeti var. ISDN Basic Rate Interface, 2 adet 64 Kbit'lik bilgi kanalı içerir. ISDN Primary Access'deyse, her biri 64 Kbit'lik olan 30 bilgi kanalı bulunuyor. ISDNBA, evlerin ve küçük ofislerin İnternet'e hızlı ve sorunsuz bağlanması için kullanılabilir. Ama öncelikle, www.telekom.gov.tr/lsdn/isdnprefix.html adresinden bağlı bulunduğunuz telefon santralinin ISDN desteğinin olup olmadığını kontrol etmeniz gerekiyor. 36) Uydu ile İnternet'e bağlanmak iyi bir çözüm mü? 1998 yılında, Türkiye'ye ilk defa getirilen uydu sistemlerini test etmiştik. Testlerimizde bu sistemle saniyede 400 Kbit'lik hıza ulaşmıştık. Uydu sistemi, dosya indirmede çok işe yaramasına karşın, yasal düzenleme gereği PC'nizden İnternet'e giden bilgiyi 56K modemle iletmeniz gerekiyor. Bu da, sizin modem ve telefon hattından kurtulmanızı engelliyor. Birkaç ay içinde, yasaların değişmesiyle İnternet'e giden ve İnternet'ten gelen bilgiyi uyduyla taşımak mümkün olabilecek. Bu tür sistemlerin, ADSL ve KabloNet olmayan her yerde kullanılması da hızlı internet isteyenleri memnun edecek bir gelişme. 37) Yüklediğim bir yazılımı kaldırırken hata veriyor ve ne yapsam Program Ekle/Kaldır listesinden silemiyorum. Yazılımları kaldırılırken bu gibi hataların oluşmasının nedeni kayıt defterindeki yanlış girişler, yazılımın kurulum kayıt dosyasının okunamaması ya da veri kaybı olabilir. Registry ayarlarından bu yazılıma ait girişi kaldırmak mümkün olsa da, System Mechanic (www.iolo.com) gibi bu işi yapabilecek yazılımları kullanmak daha güvenli bir seçenektir, ilk olarak yazılımın bulunduğu klasörü silin. Sonra da System Mechanic'in System sekmesi altındaki Remove Invalid Uninstall Information ile geçersiz girişleri kaldırabilirsiniz. 38 ) Arşivimde farklı codec bileşenleri ile kodlanmış Avı dosyalarım var. Hepsinin aynı formata çevirmek istiyorum. FlaskMpeg ile bunu yapabilir miyim? FlaskMpeg, adından de belli olduğu gibi MpegAvi kodlaması için tasarlandığından, AVI dosyalarını yeniden kodlama konusunda çok işinize yaramayacaktır. Farklı codec kodlamasına sahip AVI dosyalarını yeniden kodlamak için birçok yazılım bulunsa da, VirtualDub isimli aracı kullanmanızı tavsiye ederim. www.virtualdub.org adresinden en son sürümünü indirebileceğiniz bu yazılım, AVI formatının yanında Mpeg1 (.mpeg; .dat; .mpv gibi) dosyalarını da işleyebilir. FileOpen video file altından filmi seçtikten sonra Video ve Audio sekmeleri altından sıkıştırmada kullanılacak codec seçimi ve gerekli ayarları yapmalısınız. Sou olarak yine File sekmesi altından save as AVI ile kodlamaya başlayabilirsiniz. 39) Web sitemi arama motorlarına kaydetmek istiyorum. Her birine ayrı kayıt yaptırmak ömür törpüsü. Bu işi en kolay nasıl yapabilirim? Bu işi profesyonel olarak yapan firmalar olsa da, genelde ücret talep ederler, işe web sitenizi www.altavista.com'a kaydetmekle başlayın. Kayıt işleminin sonunda, sayfada Featured Sponsor başlığının alt bölümünde '25+ Search Fngines FREE!' isimli bir buton göreceksiniz. Bu linki kullanarak www.ineedhits.com sitesinden web sitenizi belli başlı tüm arama motorlarına ücretsiz kayıt ettirebilirsiniz. 40) Mpeg dosyalarım AVI'ye çevirmek İstiyorum. Ne gibi araçlara ihtiyacım var? Bu işlem için en yaygın kullanılan ve en uygun yazılım FlaskMpeg'dir. http://go,to/flaskmpeg adresinden indirebileceğiniz bu kodlama aracı ile Mpeg dosyalarını AVI formatına çevirebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey Öpen sekmesi altından kodlamak istediğiniz Mpeg dosyasını seçip, Select Output Format altından AVI Output seçeneğini işaretleyin. Bu seçeneğin hemen altında bulunan Select Output Modüle ile codec bileşenini seçebilir ve ses kodlama ayarlarını değiştirebilirsiniz. FalskMpeg, sisteminizde yüklü olan tüm codec bileşenlerini kullanarak kodlama yapabileceği için, seçenek yelpazesi oldukça genişleyebilir. 41) Warez sitelerindeki popup'ları yüzünden bayılmak üzereyim. Bu sayfaların açılmasını nasıl engellerim? Bunun iki yolu var. tiki bu küçük reklam canavarlarını açmamak ya da otomatik olarak kapatmak için kullanılan yazılımlar. Bunlar arasında Popup Killer AdsGone (www.adsonegone.com), PopupDummy!, (www.dummysoftware.com) ve AdDelete (www.addeleie.com) sayılabilir, ikincisi de lE'nin internet ayarları üzerinden engellenecek sitelerin adreslerini elle girmek. Bunun içinse Araçlar-İnternet Seçenekleri allından Sınırlanmış Siteler'e girin. Burada popup sitelerinin adreslerini girdiğinizde bir daha sizi rahatsız edemeyeceklerdir. 42) Türkçe ses sentezi yapabilen, bir başka deyişle Türkçe okuyan bir yazılım arıyorum. Nereye bakmalıyım? Bu işi yapabilen bazı yazılımlar olsa da, her zaman mükemmel diksiyon beklemek hayal kırıklığı yaratabilir. Diksiyonu bozuk ama sayıları mükemmel okuyan Voice isimli küçük bir yazılımı www.tahribat.com adresinden indirebilirsiniz. Türkçe ses sentezleme üzerine daha profesyonel örneklerden biri olan Geveze ise www.gvz.com.tr adresindedir. Geveze ücretsiz olmasa da, sitede bir deneme sürüşü yapmak mümkün. 43) Windows 98 kurulum CD'sinin içeriğini sabit diske kopyalayarak kurulum yapabiliyorum. Windows XP'yi sabit disk üzerinden kurmam mümkün mü? Evet bunu yapmak olasılık dahilinde, ilk olarak Windows XP kurulum CD'si içindeki İ386 klasörünü sabit diske kopyalamakla işe başlayın. Daha sonra sistemi Windows 98 başlangıç menüsünden DOS komut satırına düşecek şekilde açın. I386 klasörüne geçerek winnt32.exe yazın ve enter'a basın. Windows XP Setup başladığında, sizden sistem dosyalarının bulunduğu klasör ismini isteyecektir. Bu satırda I386 klasörünün yerini (C:i386 gibi) belirtip devam ettiğinizde, kurulum başlayacaktır. Sabit disk üzerinden yapılan kurulumların bir diğer avantajı da daha kısa sürmeleridir. 44) İkiye bölünmüş sabit diskimdeki C: sürücüsünde Windows 98 kuruluydu. Daha sonra Windows XP'yi D: sürücüsüne kurdum sonradan 98'i elle sildim. Sistemi başlattığımda benden olmayan Windows 98 ile XP arasında seçim yapmam isteniyor. Bundan nasıl kurtulurum? Bu oldukça kolay. Bilgisayarım simgesi üzerine sağ tuşla tıklayın ve Özellikler'e girin. Gelişmiş sekmesi altındaki Açılış ve Kurtarma butonunu tıklayın. Açılan pencerede Sistem Açılışı altında Düzenle seçeneğini göreceksiniz. Bu butonu tıkladığınızda Notepad ile boot.ini dosyası açılacaktır. Burada Windows 98 ile ilgili satırı silerseniz, sistemi başlattığınızda işletim sistemi seçimi yapma ekranının belirmediğini göreceksiniz. Dikkat! Boot.ini dosyasını bozarsanız, sisteminiz açılmayabilir. 45) Sistemimde Windows 98 ve Süse Linux kullanıyorum. Linux'u kurarken LlLO'yu MBR'ye yazdırmıştım. Linux'u kaldıracak olsam MBR'yi eski haline nasıl getirebilirim? Sistemi Windows 98'den açarak F8 ile başlangıç seçeneklerine girin ve DOS komut satırına geçin. Fdisk /mbr yazarak Enter'a bastığınızda MBR eski haline gelecek ve sistem eskiden olduğu gibi Windows 98 ile açılmaya başlayacaktır. 46) Bir CD'ye dosyalarımı yedeklemistim. CD yazdıktan sonra hala bos yer olduğundan, daha sonra üzerine başka dosyalar da kopyaladım. Fakat CDROM | sadece ikinci partide yazdığım dosyaları görüyor. Eski dosyalara ulaşmak için ne yapmalıyım? Görünüşe göre CD üzerinde birden fazla ya da farklı formatta 'track'ler oluştuğu için CDROM sadece son yazılanı görüyor. Windows Explorer altından ilk yazılan dosyalara ulaşmak imkansızdır. Bu dosyaları görmek ve kopyalamak için üçtincü parti bir yazılıma ihtiyacınız var. Bu yazılımlar arasında (www.isobuster.com) ISOBuster'ı tavsiye edebiliriz. Hatalı ya da yanlış formatta yazılmış multisession CD'lerin içindeki tüm veriye erişim sağlayan bu küçük yazılımı www.isobuster.com adresinden indirebilirsiniz. 47) Web sitemde kullanmak için hareketli gif dosyaları yaratmak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim? Hareketli gif hazırlamak için en kullanışlı yazılımlardan biri Ulead Gif Animator 5.0'dır. www.ulead.com adresinden indirebileceğiniz bu yazılım, sadece hareketli gif hazırlamakla sınırlı değil. Bu araçla düzenlenebilecek ve web sayfalarında kullanılabilecek animasyonlar için desteklenen biçimler arasında exe dosyaları, avi ve Flash da bulunuyor. 48 ) MP3 dosyalarımı düzenlemek (Kesmek, yapıştırmak ve islemek) istiyorum. Bunu MP3 dosyalarını wav ya da başka formata çevirmeden nasıl yapabilirim? MP3 kodlama ve çalma yeterliliği olan bir ses işleme yazılımına ihtiyacınız var. Bu yazılımlara en güzel örneklerden biri Sonic Foundry Soundforge 5.0 olacaktır. Soundforge 5.0 ile açtığınız ve düzenlediğiniz MP3 dosyalarını istediğiniz hemen her formatta (.mov, .iff, .pca, .wav, .rm, .asf, .pca gibi) kaydetmeniz mümkün olacaktır. Yazılımı www.sonicfoundry.com adresinden indirebilirsiniz. 49) Windows XP'nin hata raporlama özelliğinden bezdim. Hemen her program hatasında acılan bu pencereyi nasıl sayısal cennete yollarım? Microsoft'un bu çok tartışılan aracı, Internet'e her zaman bağlı olmayan sistemlerde çok işe yaramadığı gibi, sıkıcı olabiliyor. Hata raporlamayı kapatmak için Bilgisayarım simgesi üzerine sağ tıklayarak Properties'e girin. Buradaki seçenekler arasında Advanced'i seçtiğinizde geçilen pencerenin sağ alt bölümünde Error Reporting butonunu göreceksiniz. Butonu tıkladığınızda karşınıza çıkacak seçeneklerden 'Disable error reporting'i seçerek Apply'ı tıkladığınızda sorun kalmayacaktır. 50) Şu anda bir CD yazıcım yok. Elimdeki CD'leri daha sonra yine CD'ye kopyalamak üzere sabit diskimde saklamak istiyorum. Fakat kopyaladığım onca dosya ve klasörle uğraşmak istemiyor, hatta isin içinden çıkamaz hale gelmekten çekiniyorum. Ne yapmalıyım? Elinizde bir CD yazıcı olmasa bile, Ahead Nero (www.ahead.com) ya da Easy CD Creator gibi yazılımlar bu konuda çok işinize yarayacaktır. Bu yazılımlarda CD kopyalamayı seçtiğinizde, CD'yi sabit diske tek parça bir 'image' dosyası olarak kopyalayabilirsiniz. Bu yolla hem dosya sayısı azalacak, hem de image dosyalarını istediğiniz bir zaman kolaylıkla CD'ye aktarabileceksiniz. Eğer bu image dosyalarının içeriğini değiştirmek ya da içinden bir dosya almak isterseniz, 46. çözümde adı geçen IsoBuster yazılımını kullanabilirsiniz. 51) Üç ayrı USB cihazı aynı anda Sallanmak istiyorum ama anakaramda sadece iki port var. Ne yapabilirim? Anakartlarm çoğunda, harici port ya da çoğaltıcı ile USB port sayısını 127'ye kadar çıkarabilirsiniz. Eğer anakartınızla beraber kasaya monte edebileceğiniz portlar gelmediyse, satın almak zorundasınız. Kart üzerinde genelde USB genişlemesi için belirlenmiş 'pin'ler, yanında küçük bir ibare ile bulunur. Yine de herhangi bir hata olasılığına karşı, anakart kullanma kılavuzunda bulunan pin haritasından yararlanmalısınız. Doğru pin'lere bağladığınız harici USB portları, güç kaynağının da izin verdiği sayıda donanımı destekleyecektir. USB portu bulunan monitör gibi cihazlar ise kendi güç kaynaklarını kullandıkları için sisteme yük bindirmez. 52) Anakart BlOS'u üzerinde pynama yapılabildiğini (EPA logosunu değiştirmek gibi) biliyorum. Aynı şey GeForce ekran kartım için de geçerli midir? Anakart BlOS'ları gibi, ekran kartlarının da BlOS'ları üzerinde oynama yapmak mümkündür. Bunu için http://guru3d.com/xbios adresinden son sürümünü indirebileceğiniz NVIDIA BIOS Editör isimli aracı kullanabir lirsiniz (Nvidia üretimi BlOS'lar için geçerli). Dikkat! BIOS editörü yazılımları kullanırken bilmediğiniz ayarlara dokunmayın. Ekran kartının BlOS'unu bozmak istemiyorsanız tabii. 53) Windows XP kullanıyorum. Birkaç yazılımı sıkıştırılmış bir dosyada toplayıp, gerektiğinde tek tıkla kurmak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim? Başlat altından Çalıştır'a gelin ve satıra 'iexpress.exe' yazın. Enter'a bastığınızda açılan IExpress 2.0 ile kendi kurulum dosyanızı yaratabilirsiniz. Sihirbazdaki adımları izleyip, size uygun olanlarını seçerek işlemi bitirdiğinizde bir .exe dosyası yaratılacaktır. Çalıştırmak içinse dosyayı çift tıklamak yeterlidir. 54) AMD işlemci ve Windows XP kullanıyorum. Genelde gündüz saatlerinde bilgisayarım hiç neden yokken kapanıyor. Sorunun herhangi bir yazılım ve işletim sistemi ile ilgisini kuramadım. Anakart BlOS'unda işlemci ısısı ile ilgili bölüme göz atmanızı öneririz. Bu bölümde işlemci belirli bir sıcaklığı geçtiğinde uyarı ve sistemi kapatmayla ilgili seçenekler göreceksiniz. Eğer bu ısı değerleri düşükse (55 derece gibi), özellikle sıcak günlerde işlemci yeterince soğutulamadığı için sistem kendini kapatacaktır. Isı değerlerini artırırsanız bu sorununuz geçici olarak çözülebilir. Kökten çözüm içinse kasayı ve işlemciyi daha iyi soğutmak için daha güçlü ya da ek fanlar kullanmanız gerekir. Yine de işlemcinizi 70 derece ısıda çalıştırmanızı tavsiye etmeyiz. 55) Eski ekran kartımla birlikte gelen WinFast DVD oynatıcı yazılım kullanıyorum. Yeni DVD sürücüm OEM olduğu ve paketten DVD oynatıcı çıkmadığı için WinFast kullanmaya devam ediyorum. Fakat seste sürekli bir hışırtı sözkonusu. Sürücü güncellemesi ve kablo değişimi sonrası sonuç fark etmiyor. Yeni ekran kartımın markası ve yonga seti eskisiyle aynı. Problem ne olabilir? Muhtemelen ekran kartınız MX100 serisinden. Yeni ekran kartınızın dahil olduğu seride (MX200 gibi) sorunu yaratan bu küçük 'bug'ın sürücü güncellemesi ya da kablo değişimi ile çözülmesi mümkün değil. Bu tür ekran kartları için farklı bir ANSI yükseltmesi ve DVD oynatıcıya ihtiyacınız var. Diğer bir deyişle, daha yeni bir yazılım kullanmalısınız. 56)Yaklaşık bir ay önce belgelerim klasörü içerisinde bulunan bir başka klasörü farenin sağ tuşu ile tıklayıp özellikler bölümünden gizli kutusunu aktif hale getirmiştim. Bu klasör ve içindeki belgelere şu anda ulaşamıyorum. Bunun için Windows'un gizli klasörleri gösterme seçeneğini aktif hale getirmeniz gerekli. Bu işlemi yapmak için de herhangi bir klasör penceresini açın. TOOLS menüsünden FOLDER OPTIONS komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusunun VIEW bölümüne gelin. Bu bölümdeki listeden aşağı doğru kayın ve SHOW HIDDEN FILES AND FOLDERS seçeneğini aktif hale getirin.OK düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. Artık gizli dosyalarınız görünür hale gelecektir. 57)3 gün önce bilgisayarıma format atmam gerekti. Ondan sonra ise her şeyi yeniden yükledim. Ancak Başlat menüsünün eskisinden çok daha yavaş açıldığını fark ettim. Arkadaşlarım Registry'den bir şeyler yapmamı söylediler, Acaba bu yavaşlığın formatla bir ilgisi var mıdır? Windows baştan kurulunca menüleri hızlı açma seçeneği kapanmış olabilir. Bu problemi gidermek ve menülerin hızlı açılmasını sağlamak için aşağıdaki adımları takipediniz: 1. BAŞLAT menüsünden ÇALIŞTIR komutunu çalıştırın. 2. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde REGEDIT yazıp ENTER tuşuna basın. 3. Sol taraftaki klasör yapısını takip ederek HKEY_CURRENT_USERControl PanelDesktop bölümüne gelin. 4. Sağ panelde MenuShowDelay seçeneğini göreceksiniz. Üzerine çift tıklayın ve değerini 0 yapın. 5. Tamam'a tıklayın ve Registry editörünü kapatın. Windows 98'i açıp kapadığınızda alt menülerin açılması için gereken zamanın kısaldığını göreceksiniz. 58 )Windows 98 ve Internet Explorer 5.5 kullanıyorum. Bağlantı penceresinde "parolayı kaydet" kutucuğu kapalı olduğu için, her bağlanışta parolayı yeniden yazmak zorunda kalıyorum. Parolayı kaydedebilmem ve Windows 98'in bu parolayı aklında tutabilmesi için ne yapmalıyım? Bu seçeneğin aktif olabilmesi için Windows 98'in ağ ayarlarında ufak bir değişiklik yapmalısınız. önce Windows 98 CD'nizin elinizin altında bulunduğundan emin olun, çünkü gerekecek. Daha sonra BAŞLAT menüsünden AYARLAR * DENETİM MASASI komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan pencerede AĞ simgesine çift tıklayın. Ekrana Windows 98'in ağ ayarlarını yapabileceğiniz bir diyalog kutusu gelecektir. Bu diyalog kutusu içerisinde YAPILANDIRMA bölümüne gelin. Buradaki listenin altındaki EKLE düğmesine basın. Açılacak olan diyalog kutusu içerisindeki listeden İSTEMCİ seçeneğinin üzerine çift tıklayın ve MICROSOFT AĞLARI İÇİN İSTEMCİ seçeneğini Windows 98'e ekleyin. Bu aşamada sizde Windows 98 CD-ROM'unu CD-ROM sürücüye takmanız istenebilir. Bu seçeneği Windows 98'e ekledikten sonra AĞ seçenekleri diyalog kutusu içerisindeki listeye MICROSOFT AĞLARI İÇİN İSTEMCİ seçeneği eklenmiş olacaktır. TAMAM düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. Gerekli ayarlar yapıldıktan sonra Windows 98'i yeniden başlatın. Artık Internet'e bağlantı sağladığınız diyalog kutusu içerisinde PAROLAYI KAYDET seçeneğinin seçilebilir olduğunu göreceksiniz. 59)Windows 98 yüklü bilgisayarım hata mesajları vermeye başladı. Format atıp yeniden yüklemek istiyorum ama Cd key'in yazılı olduğu kutu kayıp! Bilgisayarımda yüklü olan bilgilerden bu cd-key'e ulaşmam mümkün müdür? Elbette, bu bilgiyi Registry kayıtlarından bulup çıkartabilir ve bir kenara not edebilirsiniz. Bunun için aşağıdaki adımları takip etmeniz yeterlidir. 1. BAŞLAT menüsünden ÇALIŞTIR komutunu çalıştırın. 2. REGEDIT yazın ve ENTER tuşuna basın. REGISTRY editörü ekrana gelecektir. 3. Sol taraftaki ağaç yapısını kullanarak HKEY_LOCAL_MACHINESOFTWAREMicrosoftWindowsCurr entVersion anahtarına gelin. 4. Sağ taraftaki listede ürün numaranızı göreceksiniz. Örnek için aşağıdaki resme bakabilirsiniz. Artık bu ürün numarasını bir kenara not alabilir ve bu bilgiyi bir sonraki Windows kurulumunuzda kullanabilirsiniz. |
60) Bir klasörün içeriği değiştiğinde Windows 98 bunu hemen anlayamıyor ve klasör penceresini F5 ile tazelemek gerekiyor. Bu tazeleme işini Windows 98'e daha sık ve daha hızlı yaptırtmak, böylece değişikliklerinizin anında klasör penceresine yansımasını istiyor olabilirsiniz. Bunu yapmak için basit bir REGISTRY ayarı var. Başlat menüsünden Çalıştır komutunu çalıştırın. REGEDIT yazıp Enter tuşuna basın. HKEY_LOCAL_MACHINE/System/CurrentControlSet/control/Update bölümüne gelin. Sağ taraftaki pencere içerisinde UpdateMode anahtarına gelin, sağ fare düğmesine basın ve açılacak olan menüden Değiştir komutunu çalıştırın. Açılacak olan pencerede 01 değerini 00 olacak şekilde değiştirin. Regedit uygulamasını kapatın, Windows 98'i kapatıp açın. Artık klasör pencereleriniz daha hızlı güncellenecektir. 61) YETERSİZ DİSK ALANI Uyarısı alıyorum devamlı ? Sabit disk(ler)inizi son MB'ına kadar doldurmayı sevenlerdenseniz "Yetersiz Disk Alanı" uyarısı canınızı iyiden iyiye sıkıyordur. Bu uyarıyı kaldırmanın yolunu PC MAGAZINE ayrıcalığı ile aşağıda bulabilirsiniz. İlk önce bazı temel bilgileri verelim. Windows'un şart koştuğu boş disk alanları aşağıdaki gibidir. (Tablo 1) Bu uyarı mesajını tekrar almak istemiyorsanız: 1. BAŞLAT*ÇALIŞTIR komutunu çalıştırın. 2. Ekrana gelecek diyalog kutusuna REDEDIT yazıp ENTER a basın. 3. HKEY_LOCAL_MACHINE System CurrentControlSet Control FileSystem yolunu izleyin. 4. Sağ bölümde boş bir yere sağ tuşla tıklayın ve çıkan menüden YENİ*DWORD Değeri ne tıklayın. 5. Bu yeni DWORD değerine DisableLowDiskSpaceBroadcast adını verin 6. Daha sonra bu değere çift tıklayıp aşağıdaki tabloya göre gerekli sayıyı girin. (Tablo 2) Yukarıdaki tabloda her harf sabit diskin adını simgelemektedir. Örneğin C sürücüsü için bu uyarı mesajını kaldırmak isterseniz DisableLowDiskSpaceBroadcast değerine çift tıklayıp çıkan metin kutusuna 4 değerini girip ENTER a basın. Eğer iki tane sürücü için bu uyarı mesajlarını kaldırmak istiyorsanız tek yapmanız gereken iki değeri toplamaktır. Örneğin C ve F sürücüleri için 4 + 32= 36 değerini girmelisiniz. 62) Sistem Çubuğunu Sabitlemek Windows ile hayatımıza giren ve bundan sonraki Windows sürümlerinde hayatımızdan hiç çıkmayan sistem çubuğunu hepiniz biliyorsunuz. Hani şu ekranın en altında duran ve BAŞLAT menüsünü içeren çubuktan bahsediyoruz. Pek çok Windows kullanıcısı oldukça kullanışlı olan bu çubuğa alıştı. Ancak itiraf edin, bir kısmımız hala yanlışlıkla bu çubuğu fare ile boyutlandırıyor, ekranın sağına soluna taşıyor veya boyutunu sıfır yapıp ekranda görünmez hale getirmeyi başarıyoruz. Eğer Windows ME kullanıyorsanız bu küçük keyfe keder hataları engellemek mümkün. BAŞLAT çubuğunu sabitleme seçeneğiniz bulunuyor artık. Bütün yapacağınız bu çubukta boş bir alana gelip sağ fare düğmesine basmak ve ekrana gelecek olan menüden PROPERTIES komutunu çalıştırmak. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde ADVANCED bölümüne gelin. Burada alt taraftaki listede aşağı doğru kayın ve "ENABLE MOVING AND RESIZING" seçeneğini pasif hale getirin. OK düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. Artık sistem çubuğu ekrandaki yerine kazık kakacak, yerinden kımıldamayacaktır. 63)Benim sorunum bir dosyanın üzerine sağ tıklayınca sildiğim bazı programların hala çıkması. Norton Anti Virüs ve Powerdesk gibi. Bunlardan nasıl kurtulabilirim? Programlar tam olarak silinmezse bu tür problemler çıkabiliyor. Siz siz olun bu tür programları silerken Program/Ekle Kaldır seçeneğini kullanın. Ama sizin durumunuzda biraz geç kalmışsınız, program büyük ihtimalle silinip gitmiştir, bunun için arkasnda bıraktığı bu menü izini temizleme işlemini Registry editörünü kullanarak yapacaksınız. Aşağıdaki adımları takip edin. 1. Silmek istediğiniz komutu harfiyen not alın. 2. Registry editörünü çalıştırın. 3. CTRL + F tuşlarına basın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisine not almış olduğunuz komutu yazın ve FIND NEXT düğmesine basın. 4. Registry kayıtları aranacak ve komutu içeren Registry anahtarı bulunacaktır. Bu anahtarı silin. 5. REGISTRY editörünü kapatın. İşte bu kadar. Bundan böyle o komut sağ fare düğmesinde görüntülenmeyecektir. 64) DİSKET PROBLEMLERİ Yaşıyorsanız. Eğer Windows 98 altında CD sürücünüz veya disket sürücünüz ile problemler yaşıyorsanız, Bilgisayarım simgesine çift tıkladığınızda CD ve disket sürücülerinin içeriği kontrol ediliyor ve bu yüzden de pencerenin ekrana gelmesi gecikiyorsa, hatta bilgisayarınız takılıyor gibi oluyorsa küçük bir püf noktası deneyebilirsiniz. Aşağıdaki adımları takip edin: 1. Masaüstündeki MY COMPUTER simgesine sağ fare düğmesi ile tıklayın. Açılacak olan menüden PROPERTIES komutunu ça lıştırın. 2. Ekrana gelecek olan diyalog kutusunun PERFORMANCE bölümüne gelin. Burada FILE SYSTEM düğmesine basın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusunun FLOPPY DISK bölümüne gelin. Burada "Search for New Floppy Drives Each Time Your Computer Starts" seçeneğini kapatın ve OK düğmesine basın. Örnek için aşağıdaki resme bakabilirsiniz. 3. Bu ayarı yaptıktan sonra aynı diyalog kutusunun REMOVABLE DISK bölümüne gelin. Burada "write back caching" seçeneğinin kapatılmış olduğundan emin olun. 4. OK düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. Bu püf noktası Zip sürücüleri, teyp yedekleme üniteleri ve CD-ROM, DVD-ROM sürücüler ile problem yaşayan kullanıcılara da yardımcı olabilir. 65)Ofisimizdeki bütün bilgisayarlarda Windows 98 işletim sistemi kullanılıyor. Ancak benim bilgisayarımda bir sorun var. START düğmesinin yanındaki araç çubuğundaki "Show desktop" simgesi kayboldu. Bu simgeye bastığımda ekrandaki bütün pencereler küçültülüyordu. Çok pencere açtığımı için bu seçenek oldukça yararlıydı. Bu seçeneği nasıl getirebilirim? Bunun için önce BİLGİSAYARIM simgesine çift tıklayın. Daha sonra buradaki C: sürücüsünün simgesini kullanarak C:WINDOWSApplication DataMicrosoftInternet Explorer[kullanıcı adı] klasörüne gelin (burada kullanıcı adı yerinde sizin isminiz görünmeli). Bu klasör açtıktan sonra klasörün DOSYA menüsünden YENİ * METİN BELGESİ komutunu çalıştırın. Yeni oluşturulacak olan metin belgesinin adını SHOW DESKTOP.SCF yapın. Daha sonra NOTEPAD uygulaması yardımı ile bu dosyayı açın. Açılacak olan dosyanın içine aşağıdaki satırları aynen girin. [Shell] Command=2 IconFile=explorer.exe,3 [Taskbar] Command=ToggleDesktop Dosyayı kaydedin ve kapatın. Kısa bir süre sonra araç çubuğunda masaüstünü gösterme simgesi tekrar bitecektir. 66) Windows 98 ekranında sağ alt köşede ses ayarları için olan hoparlör simgesi vardı. Ancak geçenlerde bilgisayarı açtığımda yok olmuştu. Şimdi o simgeyi nasıl geri getirebilirim? Bu sorunun cevabını daha önce dergimizde birkaç kere vermiştik ancak bir kere daha belirtelim. Eğer ses kartınızın sürücülerinde bir problem yoksa mikser ayarlarından ses kapatılmış olabilir. Minik sarı hoparlör simgesini tekrar ortaya çıkartmak için BAŞLAT menüsünden AYARLAR*DENETİM MASASI komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan Denetim Masası penceresi içerisinde ÇOKLU ORTAM (MULTIMEDIA) simgesine çift tıklayın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde SES (SOUND) bölümüne gelin. Burada SES DENETİMİNİ GÖREV ÇUBUĞUNDA GÖSTER (ENABLE INDICATOR ON TASKBAR) seçeneğini aktif hale getirin ve TAMAM düğmesine basarak diyalog kutusunu kapatın. Bundan sonra Windows 98 görev çubuğunda ses simgesini göreceksiniz. Üzerine çift tıklayın ve mikser ayarlarından sesin kapalı olup olmadığını kontrol edin. Eğer kapalıysa sesi açın veya seviyesini yükseltip kontrol edin. Eğer bu çözüm probleminizi çözmezse ses kartı sürücülerinizi tekrar kaldırıp yüklemeniz gerekecek. 67) Windows Açılış Şifresi Windows şifrelemeyle ilgili bulduğum bu püf noktasını tüm PC Magazine Türkiye okuyucularıyla paylaşmak istedim. Birçok kullanıcı Windows'a açılış şifresi koydukları halde "İptal" tuşuna basılarak şifrenin aşılmasından yakınır. Bir gün ekran koruyucularımla uğraşırken bu fıkır aklıma geldi ve PC Magazine Türkiye ile bunu paylaşmak istedim. Önce istediğiniz bir ekran koruyucusunu seçiyorsunuz ve seçtiğiniz ekran koruyucusunun parola korumalı kısmını onaylayarak parolanızı giriyorsunuz. Böylece, ekran koruyucunuz şifre koruması altına alınmış oluyor. Daha sonra seçtiğimiz ekran koruyucusunun .scr uzantılı dosyasını bulup (örneğin ekrana borular döşeyen yazan ekran koruyucusunun ismi 3D PIPES.SCR şeklindedir) BAŞLAT menüsününün PROGRAMLAR * BAŞLANGIÇ bölümüne kısayolunu kopyalıyorsunuz. Böylece ne oluyor? Bilgisayarınız her açıldığında ekran koruyucusu devreye giriyor; kapatmak istediğinizde sizden şifre istiyor. Şifreyi bilmeyen kişi de bilgisayarınızın masaüstüne giriş hakkına sahip olamıyor. 68 ) Windows'ta Kapanma Problemlerinize Çareler Haber sunucularında "Windows 98 düzgün kapanmıyor. Ne yapabilirim?" biçiminde birçok soru dikkatimizi çekiyor. Bunun için size iki tane önerimiz olacak. 1. Bazı donanımlar Windows'un hızlı oturum kapatma seçeneği ile uyum sağlamaz. Buda Windows'ta kapatma problemlerine neden olabiliyor. Hızlı oturum kapatma özelliğini kapatmak için şu yolu izleyin. BAŞLAT*ÇALIŞTIR komutunu çalıştırın. Karşınıza çıkacak metin kutusuna MSCONFIG yazıp ENTER a basın. Sistem Yapılandırma Hizmet Programı açılacaktır. Genel basamağındaki GELİŞMİŞ tuşuna basın. Ekranda belirecek diyalog kutusundaki HIZLI OTURUM KAPATMA ÖZELLİĞİNİ DEVRE DIŞI BIRAK seçeneğini işaretleyin ve ENTER a basın. 2. Eğer Windows'un kapanış sesi bozuk veya kayıp ise Windows düzgün biçimde kapanmayabilir. Kapanış sesini kapatmak için: BAŞLAT*AYARLAR*DENETİM MASASI yolunu izleyin. Denetim Masasından SES simgesine tıklayın. "Windows'tan çık" olayını seçin. AD bölümündeki açılır menüden (Yok) seçeneğini seçin. 69) Tek Hamlede Tüm Disklerinizi Görün Bildiğiniz gibi Windos 98'in BİLGİSAYARIM penceresinde herhangi bir diske sağ tuşla tıklayıp ÖZELLİKLER' i seçtiğinizde o diskin toplam alanını, boş alanını ve bunun gibi birkaç özelliği görebiliyorsunuz. Eğer birden fazla diskiniz varsa bu durum oldukça can sıkıcı ve zaman alıcı olacaktır. Windows 98 size birden fazla diskin özelliklerini, basamaklı tek bir diyalog kutusundan kontrol etmenizi sağlıyor. Bunun için BİLGİSAYARIM penceresini açıp özelliklerini görmek istediğiniz diskleri seçin. Daha sonra bu seçili disklere sağ tuşla tıklayıp çıkan menüden ÖZELLİKLER' i seçin. Tüm disklerin özellikleri tek bir sayfada karşınızda! 70) Tek Tıklayışla Temizlik Tek tıklayışla BELGELERİM menüsünü temizlemenin mümkün olduğunu biliyor muydunuz? Hem de çok basit bir yolla. Bunu için BAŞLAT*ÇALIŞTIR komutunu çalıştırın. Ekrana gelen metin kutusuna NOTEPAD yazıp ENTER a basın. Notepad açılacaktır. Boş sayfaya >> echo y| del windowsrecent*.lnk << yazın, dosyanın uzantısı BAT olacak şekilde isimlendirin ve istediğiniz bir yere (tercihen masaüstüne) kaydedin. Daha sonra bu dosyaya sağ tuşla tıklayıp ÖZELLİKLER' i seçin. Ekranda beliren diyalog kutusunda PROGRAM basamağına geçin. Burada ÇALIŞTIR seçeneğinin yanındaki açılır menüden SİMGE DURUMUNA KÜÇÜLTÜLMÜŞ' ü seçin. Ayrıca en alttaki ÇIKIŞTA KAPAT seçeneğini de işaretleyin. Artık masaüstündeki batch dosyasına tıkladığınızda Belgelerim menüsü tertemiz olacaktır. Ayrıca yukarıda bahsedilen satırı AUTOEXEC.BAT dosyasına eklediğinizde Windows her açılışında Belgelerim menüsü temizlenecektir. 71) C: Sürücüsünün Simgesini Değiştirmek "Bilgisayarım" penceresini açıp da gördüğünüz C sürücünüzün standart simgesinden artık bıktıysanız simgesini değiştirmenin çok kolay bir yolu var. Hatta bilgisayarınızı yeniden başlatmaya bile gerek kalmıyor. Bunun için ilk önce c C: sürücüsünün içinde bir AUTORUN.INF dosyası yaratıyoruz. Bu dosyayı NOTEPAD ile yaratabilirsiniz. Daha sonra Windows'un PAINT uygulamasında (ki başka bir resim işleme programı da olabilir) 32*32 bir dosya yaratıp bir şeyler yazıyoruz. Dosyayı farklı kaydet diyerek "c" sürücüsünün içine "c.ico" adıyla kaydederek bir icon yapmış oluyoruz. Şimdi, daha önceden yaratmış olduğumuz AUTORUN.INF dosyasını açıp şunları yazıyoruz; [autorun] icon=c.ico Dosyayı kaydederek kapatıyoruz. (burada ki c.ico yerine yeni bir dosya yaratıp onun da ismini verebiliriz). Bilgisayarım penceresinin içindeyken mouse'un sağ tuşuyla "yenile" diyoruz (veya F5 tuşuna basıyoruz) ve oldu! Not: İsterseniz AUTORUN.INF dosyasını gizli yaparak görünmez duruma da getirebilirsiniz. 72) Windows 98 İngilizce sürümünü kullanıyorum. START menüsünün sağ tarafındaki araç çubuğunu küçük simgelerle doldurdum, malum bir sürü programa buradan erişmek çok kolay oluyor. Ancak merak ettiğim bir şey var. Bu simgelerin üzerine fare ile geldiğimde bazıları için küçük sarı bir kutucuk çıkıyor ve simgenin ne işe yaradığını yazıyor. Örneğin Outlook Express simgesine geldiğimde "Launch Outlook Express" çıkıyor ekrana. Ben kendi simgelerim için de böyle şeyler yazdırabilir miyim? Varolan yazıları değiştirebilir miyim? Hem kendi tanımlarınızı kendiniz yazabilirsiniz, hem de varolan tanımları istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Hem de çok kolay bir şekilde. Bütün yapacağınız önce ilgili simgenin üzerine fare imleci ile gelip sağ fare düğmesine basmak. Ekrana gelecek olan menüden PROPERTIES komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde SHORTCUT bölümüne gelin. Burada, diyalog kutusunun alt tarafından COMMENT alanını göreceksiniz. Bu alana yazdığınız yazılar, ekranda o sarı kutucuk içerisinde görüntüleneceklerdir. Buraya istediğiniz yazıyı yazın ve OK düğmesine basın. Artık sizin simgenizin de bir sarı kutucuğu var 73) Klasörleri Özelleştirelim Windows 98 klasörlerinin görünümünü özelleştirebiliyorsunuz. İşte size enteresan bir özelleştirme seçeneği. Herhangi bir klasörü seçip içine giriyoruz. Daha sonra klasör içerisinde boş bir yere sağ fare düğmesi ile tıklayıp açılacak olan menüden, "bu klasörü özelleştir" komutunu çalıştırıyoruz, İLERİ tuşuna basıyoruz. Karşımıza NOTEPAD ile bir sürü yazı gelir. Bu yazılar arasında "var L_Prompt_Text" satırını seçiyoruz. Karşısındaki tırnak içindeki bölüme aşağıdaki satırı yazıyoruz. şimdi dosyayı kaydedip NOTEPAD uygulamasından çıkıyoruz. Daha sonra karşımıza çıkan pencerede SON düğmesine basıyoruz. Artık bu klasörü açtığımızda sol taraftaki yazının değiştiğini ve "SELAMLAR" kelimesinin hareket ettiğini görüyoruz. 74) DIR Komutunu Özelleştirin AUTOEXEC.BAT dosyasına ufak bir satır ekleyerek DIR komutunu her kullandığınızda dosyaları sayfa sayfa listelemesini sağlayabilirsiniz. Bunun için AUTOEXEC.BAT dosyasna aşağıdaki satırı ekleyin. SET DIRCMD= /P Daha fazla özelleştirme için AUTOEXEC.BAT dosyasına SET DIRCMD= /P /O:GNE satırını da ekleyebilirsiniz. Buradaki parametreleri açıklayalım: G = İlk önce klasörleri listeler. N = Klasör ve dosyaları alfabetik sıraya göre düzenler. E = Aynı uzantıya sahip dosyaları sıralar. 75) Masaüstünü Kontrolünüze Alın Programlarınıza masaüstünüzden tek tıklama ile ulaşmanın o dayanılmaz hafifliği ile tanıştıysanız mutlaka masaüstünüz kısayollarla dolup taşmıştır. Bu durumun tek olumsuz yanı zamanla istediğiniz programın kısayolunu bulmanın giderek zorlaşmasıdır. Bunun da bir püf noktası var elbette. 1. Masaüstünde boş bir yere sol tuşla tıklayın 2. Klavyeden bulmak istediğiniz programın ilk harfine basın. Klavyeye her basışınızda, bastığınız bir harf ile başlayan bir simgenin seçili duruma geldiğini göreceksiniz. 3. İstediğiniz programın simgesi seçili duruma geldiğinde ENTER tuşuna basın 76) Web Klasörü Simgesini Kaldırın Internet Explorer 6'i yüklerken Web Klasörlerini yüklemeyi de seçtiyseniz; Bilgisayarım penceresinde WEB KLASÖRLERİ isimli bir simge görürsünüz. Ama Internet Explorer'ı Uninstall ettiğinizde bu simge silinmez. Bunu yapmak size düşüyor. Bunun için; BAŞLAT*ÇALIŞTIR komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan metin kutusuna REGEDIT yazıp ENTER a basın. HKEY_CLASSES_ROOTCLSID yolunu izleyin. Buradaki {BDEADF00-C265-11d0-BCED-00A0C90AB50F} değerini silin. Daha sonra Registry editörünü kapatın. Artık Bilgisayarım penceresinde "Web Klasörleri" simgesinden eser kalmadı. 77) Durum Çubuğuna Güvenmeyin! Bir çok kullanıcı seçili dosyaların boyutunu görmek için Explorer penceresinin durum çubuğunu kullanır. Ama eğer birde klasör seçtiyseniz durum çubuğunda gözüken boyut sizi yanıltacaktır. Seçili dosya ve klasörlerinizin gerçek boyutunu görmek için seçili gruba sağ tuş ile tıklayıp ÖZELLİKLER' i seçin. İşte gerçek boyut 78 ) Windows 98 Türkçe kullanıyorum ve makinemin istediğim bir saatte kapanmasını istiyorum. Bu işi için Windows 98 ile birlikte gelen Görev Zamanlayıcısı (Task Scheduler) programını kullanacaksınız. Eğer bu program aktifse, görev çubuğunun sağ alt tarafında küçük bir saat simgesi görüntülenir, üzerine sağ fare düğmesi ile tıklayıp OPEN komutunu çalıştırıp ekrana getirebilirsiniz. Eğer çalışmıyorsa START menüsünden PROGRAMS * ACCESSORIES * SYSTEM TOOLS menüsünden SCHEDULED TASKS komutunu çalıştırın ve bu programın penceresini ekrana getirin. Daha sonra, programın penceresinin içerisinde ADD SCHEDULED TASK simgesinin üzerine çift tıklayın. Birinci adımda NEXT düğmesine basın. İkinci adımda ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde BROWSE düğmesine basın ve açılacak olan dosya arama diyalog kutusunu kullanarak C:WINDOWSRUNDLL.EXE dosyasını bulun ve OPEN düğmesine basın. Şimdi ekrana yeni bir diyalog kutusu gelecek. Burada işleme bir isim verin (örneğin "Windows'u kapat" gibi) ve diyalog kutusunun alt tarafındaki DAILY seçeneğini aktif hale getirin. Bu işlemi yaptıktan sonra NEXT düğmesine basın ve bir sonraki adıma geçin. Bundan sonraki adımda bilgisayarınızın her gün kapatılmasını istediğiniz saati START TIME bölümünde saat ve dakika cinsinden ayarlayın. NEXT düğmesine basın ve bir sonraki adıma geçin. Bu adımda OPEN ADVANCED... seçeneğini aktif hale getirin ve FINISH düğmesine basın. Şimdi ekrana yaratmış olduğunuz yeni günlük işlemin ileri seviye özelliklerini ayarlayabileceğiniz bir diyalog kutusu gelecek. Burada RUN bölümünde C:WINDOWSRundll.exe satırını aşağıdaki gibi değiştirin. C:WINDOWSRundll.exe USER,EXITWINDOWS Gerekli değişikliği yaptıktan sonra OK düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. Şimdi yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi Görev Zamanlayıcısına yeni bir işlem eklemiş durumdasınız. İşte bitti. Görev zamanlayıcısı penceresini kapatın ve bekleyin. Ayarlamış olduğunuz zaman geldiğinde bilgisayarınız zangırt! diye kapatılacaktır. 79) Bazı arkadaşlarımın bilgisayarlarında görüyorum. Dosyaları tek tıklama ile açabiliyorlar. Bunu kendi bilgisayarımda nasıl başarabilirim, yani ben de tek tıklamayla dosyaları nasıl açabilirim? Bunun için önce MY COMPUTER simgesine çift tıklayın. Ekrana gelecek olan klasör penceresinde VIEW menüsünden FOLDER OPTIONS komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusunun GENERAL bölümüne gelin. Burada sağ alt taraftaki SETTINGS düğmesine basın. Ekrana yeni bir diyalog kutusu gelecek. Burada alt tarafta SINGLE CLICK TO OPEN AN ITEM seçeneğini ve hemen altındaki UNDERLINE ICON TITLES ONLY WHEN I POINT AT THEM seçeneğini aktif hale getirin. OK düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. Bundan böyle siz de dosyaları tek tıklama ile açabileceksiniz 80) My Computer Penceresi Hepiniz bilirsiniz,bir Explorer (örneğin MY COMPUTER) penceresi açtığınızda, eğer klasör görünümünde Web görünümü aktif ise solda açıklamalar görüntülenir. Bunları değiştirebilirsiniz. Aşağıda ki çok kolay işlemleri uygulamanız yeterli olacaktır. 1. C: sürücüsünden kullanarak C:WINDOWSWEB klasörünü açın. 2. Burada MYCOMP.HTT, CONTROLP.HTT adında dosyalar göreceksiniz. 3. Bunlardan birini, örneğin MYCOMP.HTT'yi bir metin editörü ile açın. 4. Aşağıya doğru indiğinizde "Açıklamasını görüntülemek için..."," öğe seçtiniz" gibi yazılar göreceksiniz. 5. Bunları istediğiniz gibi değiştirin. Bundan sonra MY COMPUTER'i açtığınızda sizin yazdığınız açıklamalar görüntülenecektir. Örnek için aşağıdaki resme bakabilirsiniz. 81) TMP uzantılı dosyaları NOTEPAD de açacak hale getirdim. Ancak problem yaşıyorum. Tekrar nasıl eski haline getiririm?İlişkilendirdiğiniz dosyaların programla olan ilişkisini kesmek için herhangi bir klasör penceresi açın. VIEW (GÖRÜNÜM) menüsünden FOLDER OPTIONS (KLASÖR SEÇENEKLERİ) komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde FILE TYPES (DOSYA TÜRLERİ) bölümüne gelin. Buradaki listede aşağı doğru kayın ve TMP FILE seçeneğini bulun. Seçili duruma getirin. REMOVE (KALDIR) düğmesine basın. Ekrana gelecek olan uyarı diyalog kutusunda YES (EVET) düğmesine basın. Artık dosya ilişkisi kalmayacaktır. 82) Fatal Exception 0d Hatası Ne Ola Ki? Bazı durumlarda, Windows 98 ile çalışırken disket kopyalamaya çalışırken ekranda şakkadanak "Fatal Exception 0D has occurred at in VxD V86MMGR (01)" hatası ile karşılaşabilirsiniz. Bu arada, Bilgisayarınızın özellikler penceresinde baktığınızda da disket sürücülerinizin "MS-DOS uyumluluk modunu" kullandığını görebilirsiniz. Bu hata genelde bilgisayarınızdaki HSFLOP.PDR dosyası kayıpsa veya hasar görmüşse çıkabilir (netekim bende çıkıyordu, bu püf noktasını uyguladım düzeldi). Bu sorunu çözmek için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz: 1. MY COMPUTER simgesine çift tıklayın, ekrana gelecek olan klasör penceresinde C: sabit diskine çift tıklayın. 2. Klasör penceresi açılınca klavyeden tuşuna basın. Burada aranan dosya kısmına HSFLOP.PDR yazıp ENTER tuşuna basın. 3. Eğer HSFLOP.PDR dosyası bulunursa, sağ fare düğmesi ile üzerine tıklayın, RENAME (YENİDEN ADLANDIR) komutunu çalıştırın. Dosyanın adını HSFLOP.XXX olacak şekilde değiştirin. 4. Arama penceresini kapatın. Windows 98 CD-ROM'unuzu CD-ROM sürücünüze takın. 5. START menüsünden PROGRAMS * ACCESSORIES * SYSTEM TOOLS * SYSTEM INFORMATION komutunu çalıştırın. Ekrana gelecek olan sistem bilgi penceresinin içerisinde TOOLS menüsünden SYSTEM FILE CHECKER komutunu çalıştırın. 6. Bu komut, bozuk sistem dosyalarının orijinallerini Windows CD-ROM'larından geri kurtarmak için kullanılır. Diyalog kutusu içerisinde EXTRACT bölümündeki metin kutusuna HSFLOP.PDR yazın. START düğmesine basın. 7. Ekrana gelecek olan diyalog kutusu içerisinde BROWSE düğmesine basın ve Windows 98 CD-ROM'unuzu taktığınız sürücüyü bulun. 8. Hemen altındaki bölüme (yani dosyanın açılacağı klasör isminin yazılacağı bölüme) C:windowssystemiosubsys klasör ismini girin. 9. OK düğmesine basın ve diyalog kutusunu kapatın. START düğmesine basın. Windows bozuk dosyanın orijinalini Windows 98 CD-ROM'undan alacak ve gerekli yere kopyalayacaktır. 10. işlem bittiğinde Windows'u kapatıp açın, probleminiz büyük ihtimalle halledilecektir. 83) Her açılışta mutlaka SCANDISK yapıyor. Format atsam sorun gidecek gibi ama sabit diskimde bir sürü belge var. Bunlara ve Windows'a zarar vermeden bu SCANDISK olayını nasıl kaldırırım? Kendim çözüm olarak eski Windows'u silmeden yeni bir Windows yükledim. Şu an bilgisayarımda iki Windows yüklü ve hangisiyle açarsam açayım SCANDISK her açılışta başlıyor ayrıca birinde nükseden bir sorun varsa diğerinde de nüksediyor. Bu durumda her iki Windows'u da silip yeni bir windows yüklemeli miyim yoksa tek yol format atmak mı? Yok, Windows'ları silmenize gerek yok. Önce START menüsünden PROGRAMS * MS-DOS PROMPT komutunu çalıştırın. DOS penceresi ekrana gelince C: klasörüne geçin ve burada EDIT MSDOS.SYS Komutunu çalıştırın. Ekranda EDIT programının içerisinde MSDOS.SYS dosyasının açıldığını göreceksiniz. Burada [OPTIONS] bölümüne örnek resimde de görüldüğü gibi AUTOSCAN=0 Satırını ekleyin. Dosyayı kaydedin, EDIT programını ve DOS penceresini kapatın. Bilgisayarınızı kapatıp açtığınızda tekrar SCANDISK yapmayacaktır. 84) Elimde bir sürü dosyanın bulunduğu bir klasör var ve bu klasörün içeriğini arkadaşıma götürmek istiyorum. Internet erişimi olmadığı için disketle götürmek istiyorum ancak bu klasör bir diskete sığmıyor doğal olarak. Bir arkadaşıma sorduğumda "birden fazla diskete sıkıştır" dedi ve Winzip programını kullanmamı önerdi. Bu program nasıl kullanılır, disketlere sıkıştırmak ne demektir? Winzip bir dosya sıkıştırma programıdır ve çok yer kaplayan dosyaları tek bir dosya arşivi içerisinde sıkıştırmak için kullanılır. Zaten en son sürümünü bizim dergi ile birlikte verdiğimiz PC Magazine Offline CD-ROM'larının "shareware klasikleri" bölümünde bulabilirsiniz. Programı bilgisayarınıza kurduktan sonra temiz, formatlı disketleri bir kenara koyun ve disket sürücüye bir disket takın. Daha sonra sıkıştırmak istediğiniz klasörün simgesini görüntüleyin ve üzerine sağ fare düğmesi ile tıklayın. Ekrana gelecek olan menüden ADD TO ZIP komutunu çalıştırın. Bu komutu çalıştırdığınızda ekrana WINZIP uygulamasının dosya sıkıştırma diyalog kutusu gelecek. Bu diyalog kutusu içerisinde en üstteki ADD TO ARCHIVE metin kutusuna A:YEDEK yazın ve :ENTER tuşuna basın. Kısa bir süre sonra dosyalar diskete sıkıştırılmaya başlayacaktır. Birinci disket dolunca WINZIP uygulaması ekranda yeni bir diyalog kutusu görüntüleyecek ve disket sürücüye ikinci disketi yerleştirmenizi isteyecektir. Birinci disketi çıkartın, üzerine 1 yazın ve ikinci disketi takın. Ekrandaki diyalog kutusunun OK düğmesine basın. İşlem ikinci disketten devam edecektir. Bütün dosyalar bitene kadar bu işlemi arka arkaya tekrarlayın. İşlem bittiğinde o büyük klasörünüz disketlere dağıtılmış olacak. Disketleri arkadaşınızın bilgisayarına götürün. Arkadaşınızın bilgisayarında da WINZIP uygulaması kurulu olmalı, eğer değilse o bilgisayara da bu uygulamayı kurun. Daha sonra disket arşivinin son disketini sürücüye takın ve içeriğini görüntüleyin. Klasör penceresinin içerisinde bir tek ZIP soyadlı dosya görülecektir. Bu dosyayı sağ fare düğmesi ile sürükleyin ve masaüstünde boş bir yere bırakın. Fare düğmesinden elinizi çektiğinizde ekranda bir menü açılacak, buradan EXTRACT TO {dosya ismi}... komutunu çalıştırın. WINZIP uygulaması ekranda bir diyalog kutusu görüntüleyecek ve disket setinin birinci disketini takmanızı isteyecektir. Sonuncu disketi sürücüden çıkartın ve birinci disketi takın. Diyalog kutusunun OK düğmesine basın. Dosyaları arşivden bir bir çıkartılacak ve masaüstünde dosya ismi ile oluşturulacak olan bir klasörün içerisine açılmaya başlayacaktır. Birinci disketin işi bitince WINZIP uygulaması yine ekranda bir diyalog kutusu görüntüleyecek ve sizden ikinci disketi sürücüye takmanızı isteyecektir. Birinci disketi çıkartın, ikinci disketi takın ve ekrandaki diyalog kutusu içerisinde OK düğmesine basın. Bu işlemi sonuncu diskete kadar devam ettirin. İşlemler bittiğinde bilgisayarınızdan sıkıştırıp almış olduğunuz klasörün tam bir kopyası arkadaşınızın bilgisayarının masaüstünde oluşturulacak, siz de amacınıza ulaşmış olacaksınız. 85) İmdat Windows 2000 Çalışmıyor! Bir sabah kalktığınızda (aynen benim gibi) bilgisayarınızın boot etmediğini görüp Windows 2000 kurduğunuza lanet ediyor olabilirsiniz. Ekranda NTLDR IS MISSING PRESS CTRL+ALT+DEL gibi hain bir mesajla karşılaşabilirsiniz. Özellikle yabancı haber gruplarında Windows 2000 ve Windows 98'i dual-boot kuranlarda bu tür problemlerle karşılaşmış olan bir sürü Windows 2000 kullanıcısı var. Neyse ki hemen panik yapmaya gerek yok. Bu tür bir problem yaşayan kimselerin adım adım takip etmeleri gerek yol aşağıda: 1. Önce bilgisayar BIOS'tan CD-ROM'dan boot edecek şekilde ayarlanır. 2. Windows 2000 CD-ROM'u CD-ROM sürücüye takılır ve bilgisayar açılır. 3. Bilgisayarın CD-ROM'dan boot etmesi sağlanır, ekranda Windows 2000 kurulum programı görülür. 4. R tuşuna basarak REPAIR (tamir etme) seçeneği seçilir. 5. Bundan sonraki adımda C tuşuna basılır ve DOS ekranına benzer bir siyah-beyaz ekranla karşı karşıya kalınır. 6. Şimdi C: sürücüsünün root klasörüne geçilir. Buraya Windows 2000 CDROM'undaki I386 klasörünün içerisinde yer alan NTLDR ve NTDETECT.COM dosyaları kopyalanır. Örneğin eğer CD-ROM sürücü harfi E ise, bu durumda komut satırında sırayla Copy E:I386NTLDR ve Copy E:I386NTDETECT.COM yazılır, dosyalar bir güzel kopyalanır. 7. EXIT yazılıp ENTER tuşuna basılır, bilgisayar kapanıp açılır, Windows 2000 CDROM'u sürücüden çıkartılır. Şimdi açılışta BOOT.INI dosyasının eksik olduğunu söyleyen bir hata mesajıyla karşılaşacaksınız ancak panik yapmayın, Windows 2000 kuzu kuzu açılacaktır. Elbette Windows 98 de kullanmak istediğiniz için bu kaybolan BOOT.INI dosyasını tekrar yaratmak gereklidir. Bunun için C: sürücüsünün root klasöründe BOOT.INI adında bir metin dosyası oluşturmanız ve içine aşağıdaki satırları girmeniz gerekiyor. [Boot Loader] timeout=5 Default=multi(0)disk(0)rdisk(0)partition(1)WINNT [Operating Systems] multi(0)disk(0)rdisk(0)partition(1)WINNT="Microsoft Windows 2000 Professional" /fastdetect |
WEB sitenizi Hacklenmek ten nasıl mı korursunuz?Umarım Bu döküman işinize yarar Buyru Son Zamanlarda Cok Sorulan Diger Bir Soru Olan "Sitemin Guvenligini Nasil Saglarim?" Sorusu. Ben Sizin icin AkLima Gelen Bir Kac Seyi Liste Haline Getirdim Umarim isinize Yarar.. iste Size Bir Kac Öneri ; × Sitenizin ftp sifreni kesinlikle sadece harf veya rakalardan olusan bir sifre olarak belirlemeyin.örnegin sadece " cehenenem " gibi bir sifre cabuk kirirabiLir bir niteliktedir ancak " c12eh34n54n46em " kirilmasi daha zor hatta imkansizdir. Ftp sifrenizi harf ve rakamlardan olusan bir kombinasyondan seciniz. × Sitenizin guvenligin de en önemli noktalardan biriside hosting firmanizdir." Gece kondu" diye tabir edilen firmalardan hosting almayiniz.Cunku o hostinfin ele gecirilmesi durumunda sizin sitenizde zarar görebilir.Tabi kaliteli firmalar da fiyatlar yuksektir ama unutulmamalidir ki Ucuzdur vardir illeti , pahalidir vardir kerameti sözu gibi.. × Domain ( alan adi ) kayitlarinizi kesinlikle kendiniz yapiniz.Firmanin sizi dolandirmasi gibi durumLarda en azindan domaininiz sizde kalir.Eger hostin' firmasindan alirsaniz bile kesinlikle domaininiz sifresini alin ve ilk maddedeki gibi karisik bir sifre kuLLaniniz. × Sitenizde bazi hazir asp,php,cgi scriptleri kullaniyorsaniz db ( database ) adini kesinlikle degistirin. ornegin Snitz Forum uygulamasinda db adi " snitz_forum_base.mdb " Siz bunu "12312124master.mdb" olarak degistirin.Her ne kdr server sided ( sunucu tarafli ) diLLerde db downLoad ediLemesede siz önleminizi alin. × Kullandiginiz asp,php,cgi scriptlerine dikkat edin.Bende sitemde bazi asp scriptleri kullaniyordum ancak bir ara kodLara söyle bir baktigimda 2.cil bir admin var oLdugunu fark ettim. scripti yapan arkada$ aklinca scriptinde acik buLundurmus...Mumkun oLdugunca böyle seylere dikkat edin. Böyle bir durumda masum bir uygulamadan sitenize girilmesi kötu sonucLar dogurabiLir. × Cok önemli olan bilgiLerinin web serverinizde tutuyorsaniz mutlaka firmanizla görusup sifre dizinler kullanin. Önemli bilgilerinizin 3. sahislarin eline gecmesi durumunda kötu sonuclar olusabilir. Eger hostin' firmaniz sifre klasörlere izin vermiyorsa bir asp , php sifreleme scripti ile koruma kurmaya calisin. × Sitenizin webden yönetim paneli varsa bu sifreyide zor bir sifre secin zira brute force yontemi baya yaygin bir hal aldi. × Sunucunuzun web server uygulamalarini surekli guncel tutmaya özen gosterin cunku gun gectikce sistemlerde aciklar bulunmak ve bunlar affedilmez sonuclara yol acmakta.Eger bir hosting firmasindan host kullaniyorsaniz firmaniza bu tur konuLarla ilgili mail atiniz.Tabi hic bir yazilim hic bir zaman kusursuz olamaz ama en azindan bug`i bulunana kadar guvenlidir. × Baskalari tarafindan size gonderilen bazi asp ,php vs vs scriptleri sunucunuza kesinlikle yuklemeyik.Mesela bir asp scripti sunucunuzdaki tum dosyalara silme , duzenleme vs vs gibi isLemle yaptirma olanagi saglayabiliyor. × Ftp sunucunuzda anomizer logine kesinlikle izin vermeyiniz.Ozellikle WinNT yada Win2000 sunucu kullaniyorsaniz. × Ftp sunucunuzda cok iyi tanimadiginiz kisilere user ( kullanici ) eklemeyiniz.Cunku guvenlik sorunlari nedeniyle erisim verdiginiz kLasörun bir ust seviyesine erisim saglanabilir ve dosyalariniz silinme tehlikesiyle karsi karsiya gelebilir.u × Cafelerden ve kendi makinaniz disindaki pcLerden ftpnize vs vs seylerinize girmyiniz.Cunku o pcde keylogger gibi uygulamalar bulunabilir ve sifreleriniz siz istemediginiz halde 3.sahislarin eline gecebilir.Ozellike CuteFTP programi ile baska PClerden kesinlikle hostunuza baglanmayiniz.Cunku CuteFTP ftp sifrelerini tutuyor ve sizden sonra programi kullanan sahis rahatlikla hostunuza girebilir. × Sitenizdeki forum vs vs uygulamalarin sifrelerini ve sitenizin sifrelerini farkli seciniz.Size söyle örnek vereyim.Su cok bilinen "snitz forum"larda acik ile eglence olsun diye bir foruma daldim sonra sitenin adini username olarak forumdaki passida pass olarak girdim ve birde baktim ki ftp bagLandi http://www.hackeriz.com/forum/img/smilies/wink.png .Bu yuzden sitenizin ustundeki uygulamalarin sifrelerini farkli seciniz. × Php nuke ve post nuke gibi uygulamalarda verilen CHMOD lari tam olarak uygulayin cunku daha sonradan guvenlik sorunlari olusacaktir. CHMOD sunucularda yazma , okuma vs vs gibi oznitelikler atar. Bu kadar önLemi tam anLamiyla uyguladiktan sonra zaten sunucunuz yeteri kdr guvenli hal alacaktir.. |
PARTİTON MAGİC 7.0 İLE F-DİSK (RESIMLI ANLATIM) Partiton Magic 7.0 ile F-disk Ozellikle Windows XP cıktıgından beri insanlar format atmada zorlanıyorlar. Partition Magic butun formatları (NTFS, Fat32, Linux Ext2 gibi...) tanıyor ve cok kısa bir surede grafik ortamda format atma imkanı veriyor. Bu yazıda dos ortamında F-disk yapmakta zorlananlar icin windows ortamında F-disk yapmayı inceleyecegiz.. F-disk grafik ortamda gerceklesiyor. Formatlama ile uğraşmıyorsunuz. En önemlisi de F-disk yaptıgınız partisyondaki bilgileri kaybetmeden ikinci bir partitiona sahip oluyorsunuz. İlk önce porgramı çalıştırıyorsunuz.*Benim hard diskimde 6 adet partition var. Bu yuzden C,D,E,F,G, birde NTFS formatlı Win XP partisyonu var. F-diske baslamak icin asagıdaki resimde en altta solda yer alan Create New Partition seçeneğini tıklıyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm1.gif İleri (next) tuşu ile devam ediyoruz.* http://www.silvercomputer.com/kurt/pm2.gif "no" seçeneği ni secip İleri (next) tuşuna tıklıyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm3.gif Burada partisyonun hangi formatta olmasını istediginizi belirliyorsunuz.Win9x-Me-2000 icin Fat32,WinXP icin NTFS, Linux icin Ext2 formatlarından birini seciyoruz ve İleri (next) tuşuna tıklıyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm4.gif C surucusu Primary (Birincil) surucu oldugu icin seçili durumda gelen "Logical (mantıksal)"surucu tipini secmek durumundayız.. İleri (next) tuşuna tıklıyarak devam ediyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm5.gif Burda HDD'imizdeki tum partitionları goruyoruz. Hic bir islem yapamadan İleri (next) tuşuna tıklıyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm6.gif Olusturmak istedigimiz yeni partisyonun maximum kac GB olabilecegini buradan gorebiliyoruz.İleri (next) tuşuna tıklıyıp devam ediyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm7.gif "Size for new partiton" kısmına olusturmak istedigimiz yeni partisyonun maximum olarak gösterilen 8942.4 GB'dan buyuk olmaması sartıyla buraya giriyoruz. "Enter the label for the new partition" kısmına oluşturulacak bolumun adını yazıyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm8.gif Bilgilerin dogrulugundan emin olduktan sonra "finish" tuşu ile işlemi sonlandırıyoruz. http://www.silvercomputer.com/kurt/pm9.gif Finish dedikten sonra bilgisayar kapanacak ve tekrar başlatılırken bölümlemeyi yapacaktır. Açılıştan sonra gelecek ilk pencereye next, diğerine de finish demelisiniz. Hard diskinizi bölümleme 3 dk. sürüyor ve hiç bir bilgi kayıp olmuyor. Partiton Magic programının ozellikleri bu kadarla sınırlı degil tabiki. Her zamanki gibi gerisi de sizlere kalıyor. |
Arızalı Donanımların Tesbiti Arızalı donanım bileşenlerini nasıl bulabilirim? Eğer hangi donanım bileşeninin hataya neden olduğunu bilemiyorsanız, aşağıdaki adımları uygulayın. DİKKAT! Ekstra bir güç düğmesine sahip olmayan bir ATX karta sahipseniz, bilgisayarınızın içini açmadan elektrik fişini mutlaka çekmelisiniz. Çünkü, kapalı durumdayken de anakart üzerinde gerilim bulunur. Bu, insanlar için zararlı değildir, ancak ek kartların ve anakartın zarar görmesine neden olabilir. 1. Bilgisayarı kapatın ve kasasını açın. 2. Anakart üzerindeki tüm ek kartları, ekran kartı haricinde çıkartın. Disket ve sabitdisk kontrolörlerinin de çıkartılması gereklidir. Onboard bileşenleri ise, anakarta bağlı olarak ya bir jumper yardımıyla ya da BIOS’daki kontrolör ayarlarını kullanarak devre dışı bırakmalısınız. Bununla ilgili daha ayrıntılı bilgiyi anakartın kullanım kitapçığından temin edebilirsiniz. 3. şimdi bilgisayar açılacak, ancak CMOS Setup’ındaki ayarlar, varolan donanımlar ile uyumlu olmayacağı için hata mesajı verecektir. Bilgisayar, bu ana kadar sorunsuz bir şekilde çalıştı. 4. Ancak ekran siyah kalıyorsa, 2.3 numaralı bölümden devam edin. Eğer bilgisayar bir beep kodu veriyorsa, okumaya 2.3.2 numaralı bölümden devam edebilirsiniz. 5. Bilgisayar açılıyor ise şanslısınız. Çünkü güç kaynağı, anakart, ekran kartı ve monitör arızalı değildir. 6. şimdi bilgisayarı kapatın, sürücü kontrolörlerini takın ve sabitdisk sürücüsünü bağlayın. 7. Eğer bilgisayar sorunsuz bir şekilde açılırsa, bir sonraki adımda disket sürücüyü de takın. 8. Bilgisayar açıldığı sürece geri kalan ek kartları arka arkaya, tek tek takabilir ve kontrol etmek için bilgisayarı her seferinden yeniden çalıştırabilirsiniz. Ancak tüm bileşenleri bilgisayar tamamen kapalı durumdayken takmaya veya çıkartmaya dikkat etmelisiniz. Eğer bilgisayar bu sırada açılmayacak olursa, arıza hemen öncesinde takılan donanım bileşeninden kaynaklanıyor demektir. Bu yöntemi kullanarak hangi kart veya sürücünün arızalı olduğunu rahatlıkla tespit edebilirsiniz. Sorunun çözümünü, arızalı donanıma bağlı olarak kitabın ilgili bölümünde arayabilirsiniz. Bilgisayar, bileşenlerin tümü çıkarılmış durumdayken de çalışmıyorsa ve güç kaynağının gerilim değerlerinde de bir sorun yoksa, arıza anakarttadır. Arızalı anakartı nasıl anlayabilirim? Eğer hata anakarttan kaynaklanıyorsa, BIOS bunu POST esnasında muhtemelen fark eder ve gerekirse uygun beep kodu ile kullanıcıya bildirir. Aksi takdirde hatanın tespit edilmesi için sadece POST kod kartı yardımcı olabilir. Bu tür bir durumda anakartın hangi parçasının arızalı olabileceği beep kodu veya POST kodu listesi yardımıyla tespit edilebilir. Farklı BIOS tipleri için tabii ki farklı hata kodları da mevcut. Yaygın olarak kullanılan beep kodlarının açıklamalarını da kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Anakartın birçok yapı taşı lehimlenmiştir. Bu nedenle arızalı parçanın, bu işin eğitimini almamış kullanıcılar tarafından değiştirilmesi mümkün değildir. Arızalı olduğunu düşündüğünüz parçayı lehim tabancası kullanarak sökmeye hiçbir şekilde çalışmamalısınız. Bir anakartın SMD chip’leri sıcağa karşı oldukça duyarlıdırlar. Sökülmeye çalışılan bileşenin yakınlarındaki bir chip zarar görebilir. Lehimin sökülmesi ancak özel bir araç yardımıyla mümkündür. Anakart üzerindeki değiştirilebilir tek parça genellikle merkezi işlemci (CPU) ve birçok durumda BIOS’tur. Bu tür bir sorunla karşılaştığınız zaman ilgili bir teknik servise başvurun ve fiyat isteyin. Birçok arızanın tamiri mümkün ve fiyatı da genellikle uygundur. Ancak, bazı durumlarda yeni bir anakart satn almanız çok daha iyi olacaktır. Bu durumda bilgisayarınızı modern bir anakart ile donatma fırsatını kullanıp kullanmaya karar vermek size kalıyor. Sahip olduğunuz ek kartlar ve sürücüler gibi tüm bileşenleri, almayı düşündüğünü anakart eskisi ile aynı Bus sistemine sahip olduğu sürece yeni anakartınızda da kullanmaya devam edebilirsiniz. Ekran kartını kontrol etmek şu ana kadar yaptığınız işlemlerden olumlu bir sonuç alamadıysanız, artık bilgisayarın içerisinde çalışmaya başlayabilirsiniz. 1. Bilgisayarı kapatın ve kasasını açın. 2. Ekran kartının yuvasına tam olarak oturup oturmadığını kontrol edin. Muhtemelen tam olarak yerleşmemiştir. Özellikle yeni AGP grafik kartları dar ve kademeli bağlantı yapıları nedeniyle sorun çıkartabilirler. 3. Eğer bir şey tespit edemiyorsanız, kartı kasaya sabitleyen vidayı sökün ve kartı yuvasından çıkartın. Daha sonra kartı yuvasına tekrar yerleştirin ve tam olarak oturduğundan emin olduktan sonra vidalayın. 4. Sonucu kontrol etmek için bilgisayarı yeniden başlatın. Hafıza mı arızalı? Bilgisayarınız tek bir PS/2 veya SDRAM hafızası ile donatılmış ise, ve yukarıda tasvir hatalar ile şu ana kadar karşılaşmadıysanız büyük bir ihtimalle sistem hafızası arızalanmıştır. 1. İlk olarak sorunsuz çalıştığından emin olduğunuz, örneğin bir tanıdığınızdan hafıza birimi temin edin. 2. Bu hafızayı kendi sisteminizdeki ile değiştirin. 3. Sonucu kontrol etmek için bilgisayarı yeniden başlatın. 4. Bu sırada bir Parity Error, yani karşılaştırma hatası mesajı verebilir. Bu çok önemli bir hata değil, çünkü monitörünüz artık çalışıyor ve hata kaynağını tespit etmiş bulunuyorsunuz. Sisteminizi ödünç aldığınız hafıza modülü ile açarken, bir Parity Error mesajının ekrana gelmesinin nedeni, anakartınızın hafızanın Parity kontrolünü desteklemesine rağmen aldığınız modülün Parity Chip’ine sahip olamamasıdır. Bu nedenle satın alacağınız yeni hafızanın Parity Chip’ine sahip olması gereklidir. Aksi takdirde Parity kontrolünü BIOS’tan kapatmanız gerekecektir. Eğer böyle bir seçenek yoksa, Parity Chip’ine sahip bir hafıza satın almaktan başka bir şansınız kalmıyor. Ekran kartını kontrol etmek Ekran kartının arızalı olup olmadığını kontrol etmek için geçici olarak başka bir kart kullanmalısınız. Eğer ikinci bir kartınız yoksa, bir tanıdığınızın ekran kartını ödünç alabilirsiniz. 1. Bilgisayarı kapatın ve kasasını açın. 2. Yeni ekran kartını, bilgisayarınızdaki eski kartın yerine takın. 3. Ancak bilgisayarınızda anakarta entegre olarak bulunan bir Onboard ekran kartı mevcutsa, ilk olarak bunu kapatmalısınız. Bunun için anakart üzerinde bir Jumper veya DIP şalteri bulunabilir. Eğer Jumper veya DIP şalteri bulamadıysanız, Onboard ekran kartını BIOS’tan kapatmalısınız. Bunun için anakart ile beraber sunulan kitapçığa bakabilirsiniz. 4. Son olarak bilgisayarı yeniden başlatın. 54 Bilgisayarınız yeni ekran kartıyla sorunsuz bir şekilde açılır ve monitöre görüntü gelirse, gerçekten de ekran kartınızda sorun var demektir. Aksi takdirde monitör arızalıdır. Bu durumda yapmanız gerekenleri ilerleyen sayfalarda okuyabilirsiniz. Onboard ekran kartı arızalı ise ne olacak? Birçok modern anakart üzerinde entegre ekran kartları bulunur. şayet bu Onboard ekran kartı arızalanırsa, yeni bir anakart satın almak zorunda kalmazsınız. Bir bilgisayarda normalde birden fazla ekran kartı aynı anda kullanılamaz. Ancak Windows 98’den itibaren sistemde birden fazla ekran kartı kullanılmasını mümkün kılan çoklu monitör çözümleri mevcut. Ancak bunlar da uygun şartlar altında bağlanabiliyorlar. Bu nedenle yeni bir ekran kartı takılrken, Onboard kartın mutlaka kapatılması gerekmektedir. DİKKAT! Sahip olunan chipsete bağlı olarak sadece bir PCI ekran kartının kullanılması mümkündür. Bu konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi donanımınızın el kitapçığından temin edebilirsiniz. Onboard ekran kartını anakart üzerindeki bir jumper veya DIP şalteri yardımıyla devre dışı bırakabilirsiniz. Bununla ilgili daha ayrıntılı bilgi için kullanım kitapçığına göz atın. Yeni ekran kartı boş bir yuvaya yerleştirilebilir. Başka bir şey yapmaya gerek yoktur. Ekran kartı çalışırsa, onboard kart arızalı demektir. Onboard kartın tamir edilmesi mümkün olsa bile pahalı olacağı için işlemciyi değiştirmeden yeni bir anakart almak daha akılcı bir çözüm olacaktır. Onboard grafik kartının arızasının boyutlarına bağlı olarak, devre dışı bırakmanıza rağmen takılan yeni ekran kartının çalışmasında sorunlar olabilir veya hiç çalışmayabilir. Bu durumda yeni bir anakart satın almaktan başka bir çözüm yolu yoktur. Ancak bu tür bir sorunla çok sık karşılaşılmaz. Monitör mü arızalı? şu ana kadar kontrol ettiğiniz tüm cihazlar ve kablolarda bir sorun bulamadıysanız, sorun monitörün kendisinden de kaynaklanıyor olabilir. HAYATİ TEHLİKE, DİKKAT! Monitörün içinde, görüntü tüpündeki gerilim 25.000 volta kadar çıkabilir. Bu nedenle cihazın fişi takılı olduğu sürece monitörü asla açmamalısınız. Monitörün 220 voltluk şebeke elektriği kesildikten sonra da kondansatörler, normalde özel bir devre ile boşaltılması gereken, sahip oldukları yüksek gerilimi bir arıza nedeniyle günlerce saklayabilirler. Her şeye rağmen sorunun kaynağını tespit edebilmek için monitörün içini incelemek istiyorsanız, çok dikkatli bir şekilde çalışmalısınız. Monitörlerin genellikle bir veya iki tane, rahatlıkla çıkartılabilen sigortaları bulunur. Monitörün vidalarını sökmeye başlamadan önce ilk olarak yere, üzerinde çalışabileceğiniz iletken olmayan bir örtü sermelisiniz. Kuru kağıt (Örneğin eski gazeteler) bunun için çok uygun araçlardır. Monitörün elektrik kablosunu çıkartın ve kasasının vidalarını sökmeye başlayın. Her iki elinizi birden monitörün içerisine sokmayın. Bir elinizi pantolon cebinde tutmanız daha iyi olacaktır. Bu sayede indüksiyon gerilimine maruz kalmak tehlikesini en aza indirebilirsiniz. Sigorta(lar), bazen ulaşılması zor ve gizli yerlerde bulunabilirler. Bunları sökmek ve takmak için izole araçlar kullanmalısınız. Bir sigortayı ohmmetre veya kısa devre kontrolörü yardımıyla kontrol edebilirsiniz. Eğer arızalı bir sigortayı yenisi ile değiştirmek isterseniz, yenisindeki tanımlama bilgilerinin eskisindekilerle aynı olmasına dikkat etmelisiniz. Sigorta, cihaz yeniden açıldığında tekrar atarsa, monitörünüzün ciddi bir arızası var demektir. Bu tür bir durumda yetkili servise başvurmalısınız. Yeterli bilgiye ve ekipmana sahip olmadan monitörü tamir etmeye çalışmanız kesinlikle tavsiye edilmez. |
UYARI HATALARI Uyarı seslerinin ve hata mesajlarının açıklaması çok kolaydır. Bilgisayarın açılışı sırasında çalıştırılan BIOS’un POST (Power On Self Test) fonksiyonu hataları tespit eder ve buna uygun olarak mesaj verir. Video sisteminden kaynaklanan hataların ise görsel uyarı mesajları ile bildirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle PC hoparlörlerinden, genel olarak beep code olarak adlandırılan uyarı sesleri çıkartılır. Örneğin, bilgisayar açıldıktan kısa bir süre sonra PC hoparlöründen dokuz kısa uyarı sesinin çıkarılması, AMI BIOS’lar için BIOS’un kontrol toplamının doğru olmadığı anlamına gelir. Bunun sonucunda bilgisayarın açılma işlemi kesilecektir. Bu hata BIOS’un arızalandığı veya BIOS güncellemesinin başarısız olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bilgisayarı, kapatıp tekrar çalıştırarak yeniden başlatın ve uyarı seslerini dikkatli bir şekilde dinleyin. Farklı Beep Code’larının anlamlarını kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Uyarı sesleri, bu konuda herhangi bir standart bulunmadığı için bilgisayarda kullanılan BIOS’un üreticisine bağlı olarak farklı anlamlara sahip olabilir. BIOS üreticinizin ismini bilmiyorsanız, anakartının el kitapçığına bakmalısınız. Eğer bu kitapçıkta da açıklayıcı bir bilgi bulamazsanız, ürünü satın aldığınız bayie başvurabilirsiniz. Eğer bayi de yardımcı olamazsa, son çare olarak kendiniz kontrol etmelisiniz. 1. Bilgisayarı kapatın ve kasasını açın. 2. Tüm anakart kitapçıklarında, farklı yapıtaşlarının kart üzerindeki yerlerini gösteren bir plan bulunur. Bu planda, üzerinde BIOS yazan bir bileşeni arayın. 3. Eğer BIOS’un yerini planda tespit ettiyseniz, anakart üzerinde arayın. Bu sırada BIOS’un görünmesini engelleyen ek kartları da sökmek zorunda kalabilirsiniz. 4. Bu parçada her zaman, üzerinde üreticinin isminin bulunduğu bir telif hakları yapışkanı bulunur. BIOS üreticisinin ismini buradan öğrenebilirsiniz. Beep code’larının anlamlarını kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Hata mesajı bilgisayarın belirli bir donanım bileşenine karşılık gelecektir. Buna bağlı olarak kitaptan uygun bölüme göz atarak, karşılaştığınız sorunu çözmek için neler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz. 2.3.3 Hatayı bulamadım. Daha ne yapayım? Eğer yukarıda bahsedilen sorunlarla karşılaşmadıysanız, teknik servis yardımı olmadan hatayı tespit etmek için bir şansınız daha var. Hata tespiti için POST Code kartı kullanmalısınız. Bu tür bir kartın maliyeti nispeten daha fazla olacağı ve normal bir kullanıcının böyle bir karta sahip olması gerekmediği için kitabın geri kalan kısmında POST Code kartına daha fazla değinmeyeceğiz. Eğer çevrenizde POST Code kartına sahip birileri mevcutsa, bilgisayarınızdaki hatayı söz konusu kartı kullanarak tespit edebilmek için yardım isteyebilirsiniz. Ancak bu tür bir imkanınız da yoksa karşılaştığınız sorunu çözüme kavuşturmak için teknik servise girmekten başka çare kalmıyor. |
Virüsler Hakkında Virüsler her bilgisayar kullanıcısının korkulu rüyasıdır. Bunun birinci sebebi virüslerin kendi isteğiniz dışında sizin bilgisayarınızda büyük zararlar verebilen eylemlere girebilmeleridir. İkinci sebebi de virüsler hakkında fazla bilgiye sahip olmamaktır. Nedir? Ne yapar? Nasıl korunulur? Bulaştığında ne yapılmalıdır? gibi soruların cevapları hakkında size elimizden geldiğince bilgi vereceğiz. Bu yazıda son zamanların en hızlı yayılan Worm Virüsleri hakkında bilgi verilecektir. Diğer virüslerle ilgili genel bilgiyi bir başka yazıya bırakıyoruz. Virüs Nedir? Virüs; kendi amaçlarını sizden izinsiz olarak sizin bilgisayarınızı kullanarak gerçekleştiren ufak ama etkili bilgisayar programlarıdır. Bu amaçların çoğu kötü olduğu, bilgisayarınızı tabiri yerindeyse "hasta" ettiği ve kendini kopyalama vasıtasıyla giderek yayıldığı için "virüs" olarak adlandırılırlar. Tek başlarına değil başka programların içine gizlenerek faaliyete geçerler ve bilgisayarınızı tamamen kullanılmaz hale getirmekten tutun basit bir mesajı ekranınıza getirmeye kadar değişik etkileri olabilir. Worm Virüsü Nedir? Worm Virüsü; mesaj (e-mail) yoluyla kendini bir bilgisayardan diğerine kopyalayan. Daha sonra da bulaştığı bilgisayarın olanaklarını kullanarak kendini kopyalamaya ve varsa diğer amaçlarını gerçekleştirmeye devam eden virüslerdir. Worm Virüsü Nasıl Bulaşır? Bilgisayarınıza virüslü bir kişinin bilgisayarından gönderilen bir e-mail mesajı gelir. Oysa bu mesaj o kişinin isteği dışında gönderilmiştir ama siz güvendiğiniz bir isimle karşılaştığınız için virüsten şüphelenmezsiniz. Mesajın içinde dikkatinizi çekecek bir yazı ve bu mesajın ekinde (attachment) bir dosya vardır. Ekteki bu dosyayı açtığınız anda virüs siteminize bulaşır. Ekteki Dosyayı Açmasak Dahi Bulaşabilen Worm Virüsleri Varmış. Doğru Mu? Maalesef EVET ! Sadece ve sadece gelen mesajı mail programınızın önizleme (preview) penceresinde görmeniz dahi son zamanlarda yayılan virüslerin bulaşmaları için yeterlidir. Bazı virüsler ise ziyaret ettiğiniz sitelerde bulunmaktadır. Bu siteyi görmeniz dahi virüsün bulaşması için yeterli olmaktadır. Bu yüzden hack, crack, virüs yazımı, warez gibi genelde illegal konular içeren sitelere girerken bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederiz. Bunlar için ne yapabileceğinizi birazdan anlatacağız. Bulaştıktan Sonra Ne Yapar? Virüs bulaştıktan sonra hafızada aktif hale geçer ve bundan sonra çalıştırdığınız neredeyse her programa kendini bulaştırır. Böylece hem o bilgisayarda uzun süre kalacağını garanti eder hem de temizlenmesini zorlaştırır. Antivirüs programı kullanıyorsanız bunu tespit eder ve işlemez hale getirir. Kullandığınız mail programının (Outlook, Outlook Express gibi) adres defterindeki (address book) kişilere (yani tüm arkadaş, tanıdık ve iş arkadaşlarınıza), ziyaret ettiğiniz sitelerde yazılı olan mail adreslerine, ICQ listenizde bulunan kişilerin mail adreslerine, size mesaj atmış ama adres defterinizde dahi bulunmayan kişilere vs. sizin adınızı kullanarak mesaj atmaya başlar. Mesajın içeriği tamamen uydurma olabilir. Sizin daha önceden göndermiş olduğunuz bir mesaj olabilir. Sonuçta bu mesaja bulaşmış olan virüs sizin bilgisayarınızı kullanarak etrafa yayılır ve korumasız olan herkese bulaşır. Ve tabi en korkuncu, varsa kötü niyetini gerçekleştirir. - Bilgisayarınızı kitleyebilir, yavaşlatabilir. - Programlarınızı, dosyalarınızı silebilir. - Kullanmış olduğunuz şifreleri, bilgileri bilgisayarınızdan çalarak bir başkasına gönderebilir. - Hard diskinizi çalışmaz hale getirebilir. - BIOS'unuzu kullanılmaz hale getirebilir. - Ekrana garip mesajlar çıkmasına neden olabilir. - vs. vs. vs. Klez Diye Bir Virüsten Çok Bahsediliyor. Nedir Bunun Farkı? Klez virüsünün en önemli farkı; kendini e-mail yoluyla gönderirken nasıl rastgele bir gönderilen (TO) kişi ismi belirleyebiliyorsa yine aynı şekilde rastgele bir gönderen (FROM) de belirleyebiliyor olmasıdır. Kendi içinde SMTP server özelliğine sahip olan bu virüs, sanki başlı başına bir mail programıymış gibi sizin bilgisayarınızdan bir sürü kişiye, başka başka insanların isimlerini kullanarak mesaj atar. Böylece virüsün asıl kaynağı belirlenemez. Hiç ilginiz olmamasına rağmen bir arkadaşınız size "Bana virüslü mesaj göndermişsin" diyebilir. ÖNEMLİ NOT: Virüs tarama programınız varsa ve bu program size gelen bir mesajda Klez virüsü olduğunu tespit ederse direkt olarak mesajı gönderen kişiyi suçlamayın! Virüs ile hiçbir bağlantısı olmayabilir. Hatta ilginiz olmamasına rağmen sizin adınızla birçok kişiye virüslü mesaj gitmiş olabileceğini de unutmayın! (Yeni çıkan ve Klez ile aynı özellikleri taşıyabilen başka isimli virüsler de olabileceğini hatırlayın) Worm Virüslerinden En Etkili Korunma Yolları Nelerdir? Worm Virüsleri'nin yayılma yolu internet olduğu için buna bağlı olan her şeyi iyice kontrol etmeniz gerekir. En etkili yollar aşağıda listelenmiştir. Internet Explorer 5.0, 5.01, 5.01 SP 1, 5.5 veya 5.5 SP 1 (Service Pack 1) sürümlerinden birini kullanıyorsanız mutlaka bunu upgrade etmelisiniz! Worm virüslerinin bulaşmak için kullanmış olduğu açığı Internet Explorer 5.5 SP 2 (tavsiye ederiz) ve 6.0 kapatmaktadır. Explorer sürümünü öğrenebilmek için "Help" (Yardım) menüsünden "About" (Hakkında) 'yı seçin. Eğer Microsoft Office Kullanıyorsanız en son Service Pack (SP) ve Service Release (SR) paketlerini (yamalarını) internetten yükleyin. Örneğin Office 2000 için SP2 ve SR-1a şu anda yükleyebileceğiniz en son paketlerdir ve virüsler açısından oldukça iyi bir koruma sağlarlar. Yukarıda bahsedilen yamaları, güncellemeleri aşağıdaki internet adresinden yükleyebilirsiniz. Ancak lütfen açıklamaları dikkatlice okuyun çünkü bazı yamalar bir önceki yama yüklenmeden işe yaramıyorlar. Ayrıca orijinal install CD'niz yanınızda değilse yükleyememe ihtimaliniz de var. http://www.microsoft.com/downloads/ Bunları yüklemeniz ne işe yarayacak? Virüslerin kendi kendilerini sizin izniniz olmadan çalıştırmalarına sebep olan güvenlik açıkları kapanmış olacak. Böylece virüslü mesajlara mail programınızın preview ekranından bakmış dahi olsanız işlev görmeyecekler. Ayrıca mail adresinize tehlikeli bir uzantısı olan dosya gönderildiğinde otomatik olarak filtrelenecek. Böylece daha virüs size gelemeden yok edilmiş olacak. Ayrıca virüs koruması haricinde ekstra birçok yenilik de yapılmış olacak. İyi bir virüs koruma programı edinin ve bunun en son virüs tanımlama dosyalarını internetten yükleyin. Böylece hem herhangi bir virüs geldiğinde uyarılacaksınız hem de bunun bilgisayarınıza bulaşması engellenmiş olacak. Eğer sisteminize daha önceden bulaşmış bir virüs varsa da bunu tespit edip temizleyebileceksiniz. Virüs tarama programları üreticilerinin linklerini aşağıda listeliyoruz. Bunlardan bazıları ücretsiz olarak belirli bir süre kullanabileceğiniz deneme sürümleri de veriyorlar. Ayrıca bu adreslerde tüm virüsler hakkında ayrıntılı bilgiler ve bazı özel temizleme araçları da veriliyor. Symantec (Norton AntiVirus) Sophos (Sophos Anti-Virus) McAffee (Viruscan) Frisk (F-Prot) Trend Micro (PC-cillin) Panda Software (Panda Antivirus) Diğer Korunma Yolları Nelerdir? Gelen e-mail mesajlarının eklerine çok dikkat edin. Uzantısı .EXE .COM .BAT .VBS .PIF .SCR olan dosyaların hepsi virüs içerebilir. Hatta büyük ihtimalle virüs içeriyordur çünkü bu dosya uzantıları (.EXE hariç) mail ile gönderilmesi pek mantıklı olmayan dosyalardır. En çok dikkat etmeniz gereken şeylerden biri de; uzantıların sizi kandırabilmek için .GIF.EXE , .JPG.PIF şekillerinde değiştirilmiş olan dosyalardır. .GIF ya da .JPG uzantısını görerek bir resim olduğunu sandığınız dosya aslında .EXE ya da .PIF uzantılı bir virüstür! Nereden geldiğini bilmediğiniz, Konu (Subject) kısmında garip, sizinle ilgisinin olmadığını düşündüğünüz bir yazı olan mesajları açmayın. Virüs olduğundan emin olduğunuz mesajları tamamen silin. Outlook'da Delete tuşu, mesajları geçici olarak siler ve bir yerde kopyasını saklar. Shift + Delete tuşlarına beraber basarsanız mesaj geri dönülemeyecek şekilde silinir. Virüs koruma programınızı mümkünse haftada bir güncelleyin. Sakın 1 ayı geciktirmeyin. Arada bir sisteminizin tamamını virüs taramasından geçirin. Güvenilir olmayan sitelerden dosya indirip çalıştırmayın. Virüssüz olduğundan emin olmadığınız dosyaları bir başkasına göndermeyin. Virüs Bulaştı! Ne Yapmalıyım? Öncelikle bilgisayarınızı kesinlikle kullanmamalısınız. Mümkünse hemen kapatın. Yoksa virüs sürekli bilgisayarınızın içinde yayılır ve geri dönülemeyecek bir hasar verebilir. Daha sonra yukarıda verdiğimiz adreslerdeki virüs tarama programlarından hangisini kullanıyorsanız onun açıklamalarını iyice okuyun. Kullanma kılavuzunuz yoksa temiz bir bilgisayardan internete girerek bunu yapmanız en sağlıklısıdır. Her virüs programı ve virüs için değişik temizleme aşamaları mevcut olmakla beraber size önerilecek olan sistem aşağı yukarı şöyle olacaktır. - Sisteminizi temiz bir sistem disketiyle açın. - Virüs tarama programınızın acil durum disketini disket sürücüsüne yerleştirin ve programı çalıştırın. Tarama esnasında ekrana gelen mesajları lütfen çok iyi okuyun. Çünkü bazıları "Virüs bulundu, temizlenmesi mümkün değil, dosyayı silmemi ister misiniz?" şeklinde olacaktır. Eğer dosya mutlaka kurtarmanız gereken bir dosyaysa bilgisayarınızı hemen güvenilir bir bilgisayarcıya götürün. Tarama ve temizleme işlemi bittikten sonra aynı programla bir kez daha tarama yapın ve ardından bir başka programla daha aynı tarama işlemini yapın. Bunları yapmamızın nedeni; bazen bir programın tarama işlemi sırasında virüsün kendini gizleyebilmesi ve bir programın bir başka programın bulamadığı virüsleri bulabilmesidir. ÖNEMLİ NOT : Virüs temizleme ciddi bir iştir. Ne yaptığınızdan emin değilseniz yapmayın ve bir bilene ya da güvenilir bir bilgisayarcıya başvurun. Önemli şirket bilgileri içeren bilgisayarlara virüs bulaşması durumunda çok daha dikkatli olmanızı tavsiye ederiz. Aylarca çalışılarak hazırlanmış bilgilerinizi birkaç dakika içinde kaybedebilirsiniz. |
Wındows Update Tek Tek Guncellemeye Ve Formatdan Sonra Cıleye Son Sürüm : (December 2005) Boyut : 206 Mb Kullanım İzni : Ücretsiz (Freeware) Dil : Ingilizce İşletim Sistemi : Windows XP Üretici Firma : Jason Kelley Tanıtım: Servis paketi 1, servis paketi 1a, servis paketi 2 derken Windows XP sistemimizin her geçen gün innDirilmesi gereken güncellemeleri daha da artarak devam ediyor. Bu servis paketlerinin yanında bir de windows Update sayfasındaki güncellemeleri de eklersek yaklaşık 1 Windows XP CD'Si kadar veriyi bilgisayarımıza innDirmek ve kurmak zorunda kalıyoruz. Ne yazık ki ülkemizde internet hızımız hala oldukça düşük ve hala oldukça da sorunlu olabiliyor. Windows Update sayfasındaki güncellemeler ise ne yazık ki bir İnnDirme Yardımcısı program (Getright, DAP, FlashGet, vb...) ile alınamıyor. Eğer siz de Windows XP'yi her kuruşunuzda bu güncelleme sayfasını ziyaret etmekten bıkanlardansanız ve Windows XP'nin tüm güncellemelerini tek bir paket altında kolaylıkla innDirip otomatik olarak kurulmalarını isteyenlerdenseniz, bu ücretsiz Dev güncelleme paketi oldukça işinize yarayacaktır. Bu otomatik kurulumlu paketin boyutu 270MB civarındadır. Ancak pakette Windows Update sayfasındaki tüm Windows güncellemeleri ve altta yazılı olan birçok ekstra güncelleme ve program yer almaktadır. Alttaki paket içeriğine gözattığınızda bu dev paketin içindekilere göre oldukça az boyutlu olduğunu göreceksiniz. Bir daha Windows Update ve Windows Programları sayfalarını ziyaret etmek zorunda kalmayacaksınız. - Bu ücretsiz ve dev paketin içeriğine bir gözatacak olursak: * Windows XP SP2 Kritik güncelleştirmeleri * Windows XP SP2 önerilen güncelleştirmeleri * Internet Explorer güncelleştirmeleri * Outlook Express güncelleştirmeleri * Bootvis aracı (Sürüm 1.3.37 ile yeni ve oldukça gelişmiş bir açılış menüsü) * Euro Dönüştürücü aracı * MSN Messenger 7.5.0299 ve Messenger'ı sistemden kaldırabilme seçeneği * Yeni Microsoft Sanal Makinesi * Sun Java 1.5.0.04 (SP1 ve SP1a kullananlar için) * Microsoft Baseline Güvenlik Analizcisi 1.2.1 * Yeni Microsoft Data Access Components 2.8 * Yeni Microsoft DirectX 9.0c ve Kontrol Paneli (DirectX'in gizli özelliklerine erişebilmek için) * Microsoft Jet 4.0 Servis Paketi 8 ve Güncellemesi * Microsoft .NET Framework 1.1 SP1 * Microsoft SharePoint Migration aracı * Microsoft Windows Journal görüntüleyicisi * Windows XP PowerToys (Orjinal pakete ek olarak 8 araç daha) * Microsoft XML 3.0 SP4 * Microsoft XML 4.0 SP2 * Yeni Windows Media Player 10.0.3802 ve eski oynatıcıların tüm codec eklentileri ve düzeltmeleri * Yeni Windows Movie Maker 2.0 * Windows Hakları Yönetim Konsolu 1.0 * 3D Windows XP Ekran Koruyucusu * Windows XP için Adaptec ASPI Layer * Bliss Ekran koruyucusu * Amerikan bayrağı ekran koruyucusu * Aygıt yöneticisi kısayolu * Masaüstü simgesi geri getiricisi aracı * Yeni Windows Media Player Classic 6.4.8.4 * Otomatik oynatma düzeltmesi aracı * Yeni Microsoft Sanal CD aracı * Yeni Google Araç çubuğu * Ink dağıtımı * Port Görüntüleyicisi aracı * Euro yazı tipleri güncellemesi * Hive Temizleme aracı * ASP.Net kullanıcı hesabı silebilme özelliği * Tüm Windows sürümlerinin ekran koruyucu ve arka planlarını silebilme özelliği * Yeni IE Spy/Adware zararlı progrAmklarını engelleyebilme ve bu programları temizleyebilme özelliği * IE dil denetimi aracı * Yeni Macromedia Flash Player * Yeni Macromedia Shockwave Player * Neowin ekran koruyucusu (XP logon ekranı değişikliği) * Microsoft NZ bliss arka planı * Windows klasik temasındaki simgeleri değiştirebilme özelliği * Başlangıç Monitörü * Başlangıç CPL'si * Yeni UxTheme.dll güncelleyici (Tüm özel temaları böylelikle Windows XP içinde de başka bir programa gerek olmadan kullanabilirsiniz) * 60'tan fazla Windows Registry (Kaydı) değişiklikleri (Bu değişiklikler ile sisteminiz eskisinden çok daha hızlı ve çok daha güvenli çalışacaktır) Not: Bu birçok program ve güncelleştirmeyi içeren yamayı kullanabilmek için SP1 veya SP1a yüklü bir Windows XP kullanmanız gerekmektedir. Ayrıca progrAmlar tarafından İngilizce sürüm Windows XP önerilmektedir. (Windows XP Türkçe sistemlerinde bu programın çoğunlukla otomatik güncelleme seçeneği bir uyarı verip kapanmaktadır. İstediğiniz güncellemeleri elle yapmanız gerekmektedir. Herhangi bir sistem sorunu ile karşılaşmamanız için lütfen bu yamayı İngilizce bir Windows XP üzerinde çalıştırınız.) Ve artık bu paketle saatlerce uğrtaşmaya beklemeye son tek link hızlı ftp dir indir kur bu kadar http://ftp.teol.net/dload/updates/ap/Au … U_Full.exe |
Başlat > ÇaLıştır KomutLarı... Bilgisayarınızdaki Klavye KısayoLu > http://img110.imageshack.us/img110/1129/kl8xf.png Windows ile R tuşu olan BaşLat > ÇaLıştır Menüsünden verebilceğiniz komutlar ve işlevleri.. compmgmt.msc Bilgisayar yönetimini açar. clipbrd.exe Pano işlemcisini açar. cleanmgr.exe Disk temizleyiciyi açar. ciadv.msc Dizin yöneticisini açar. charmap.exe Karakterleri ayarlamanızı sağlar. calc.exe Hesap makinesini açar. diskmgmt.msc Disk yönetimini açar. devmgmt.msc Aygıt yöneticisini açar. dfrg.msc Disk birleştiriciyi açar. eudcedit.exe Karakter imal edebilirsiniz. appwiz.cpl Program ekle kaldırı açar. access.cpl Erişebilirlik seçeneklerini açar. accwiz.exe Erişebilirlik sihirbazını açar. desk.cpl Görüntü özelliklerini açar. eventvwr.exe Olay görüntüleyicisini açar. freecell.exe İskambil oyununu açar. fsmgmt.msc Paylaşılan klasörler menüsünü açar. hdwwiz.cpl Donanım ekleme sihirbazını açar. iexpress.exe Setup programını açar. inetcpl.cpl İnternet özelliklerini açar. intl.cpl Bölge ve dil ayarlarını açar. joy.cpl Oyun kontrollerini açar. magnify.exe Büyüteçi açar. main.cpl Fare özelliklerini açar. mmsys.cpl Ses ayarlarını açar. mspaint.exe Paint programını açar. narrator.exe İngilizce ekran okuyucusunu açar. ntbackup.exe Yedekleme sihirbazını açar. nusrmgr.cpl Kullanıcı hesaplarını açar. osk.exe Ekran klavyesi açar. telnet.exe Telnet’i açar. spider.exe Kağıt oyunu açar. gpedit.msc Grup poliçesi açar. msconfig.exe Sistem ayarlarını açar. verifier.exe Sürücü monitörünü açar. drwtsn32.exe Sorun tanıma aracını açar. dxdiag.exe DirectX sürümünüzü öğrenmenizi sağlar. mobsync.exe Senkronizasyon sağlar. mplay32.exe Media Player’ın çok basit bir halini açar. odbcad32.exe Database işleme sağlar. packager.exe Obje paketleyiciyi açar. perfmon.exe Sistem monitörünü açar. progman.exe Masaüstü yöneticisini açar. rasphone.exe Erişim defterini açar. shrpubw.exe Network paylaşımı bilgisini açar. sigverif.exe İmza denetleyicisini açar. sysedit.exe Sistem yöneticisini açar. syskey.exe Şifre databaseini açar. sndrec32.exe Ses kaydedicisini açar. timedate.cpl Tarih ayarlama penceresini açar. tourstart.exe Windows XP turu başlatır. winchat.exe Windows içinde bulunan chat programını açar. winmine.exe Mayın Tarlası oyununu açar. write.exe WordPad’i açar. wupdmgr.exe Windows güncelleştirme penceresini açar. explorer.exe Windows Gezgini’ni açar. powercfg.cpl Güç seçeneklerini açar. rasphone.exe Ağ bağlantılarını açar. regedt32.exe Windows Kayıt Düzenleyicisi’ni açar. regedit.exe Windows Kayıt Düzenleyicisi’ni açar. sndvol32.exe Ses ayarlarını yapmanızı sağlar. notepad.exe Not defterini açar. taskmgr.exe Görev yöneticisini açar. |
1 ek Gerçi bu konu forumda cevaplanmıştır.ancak bir kez daha etkinleştirme yöntemini anlatayım : Ekteki dosyayı indirin ve uygun bir yere çıkartın. Makinenizde administrator veya yönetici bir hesapla oturumunuzu açın ( bu önemli , konuk veya guest hesaplarla işlemi yapamazsınız) . Saat simgesinin yanına ekranın sağ alt köşesine gelen anahtar şeklindeki etkinleştirme uyarısını tıklayın. Daha sonra anımsat deyin ve simgenin kaybolmasını bekleyin . Simge ekrandan gittikten sonra indirdiğiniz zipte bulunan ( zipi açmıştık bir yere unutmayın) wpa_kill.exe yi tıklayıp çalıştırıyorsunuz ve sonuna kadar bütün işlemlere onay veriyorsunuz. İşlem sırasında eğer windows şu şekilde uyarırsa : makinenizdeki bazı dosyalar uygun olmayan sürümlerle değiştirildi , windows şimdi bunları geri yükleyecek bu uyarıyı dikkate almayın ve windowsun kendi dosyalarını yüklemesine izin vermeyin.Değiştirilmiş dosyaların kalmasını temin edin. Daha sonra makinenize reset atın , tekrar başlattıktan sonra aktivasyon işleimi sorunsuz olarak tamamlanmış olacaktır. *** Bu işlem sırasında herhangi bir ürün anahtarı değişimi vb. işlem yapılmayacaktır. Sadece wpa_kill.exeyi çalıştıracaksınız. |
fat 32 FAT 32 Sabit diski 2 GB'ın üstünde olanlar, dikkat! Her şeyi ile mükemmel, yeni bir PC aldınız. Tabii günümüz programlarının, Web'de sörf yaparken diskinize kopyalanan geçici dosyaların veya Internet'ten download ettiğiniz yüzlerce shareware ve freeware programın 1-2 GB'lık sabit diskleri bile kısa sürede dolduracağını düşünerek 3-4GB'lık bir sabit disk almayı da unutmadınız. Veya performansını yeterli bulduğunuz eski sisteminiz sadece daha büyük bir sabit diske ihtiyaç duyuyor; işte bu yüzden yüksek kapasiteli bir disk alacaksınız. Peki, 3-4GB'lık bir sabit disk alarak tüm depolama problemleriniz bir günde sona erecek mi? Pek öyle söylenemez. Daha büyük bir disk daha büyük ' cluster'lar anlamına gelir; daha büyük cluster'lar ise bu büyük kapasitenin daha verimsiz kullanılacağı anlamına... SABİT disk fiyatları her yıl %50 oranında düşer. Bu düşüşün, şu iki teknoloji sayesinde gelecek 3-4 yıl boyunca aynı oranda devam edeceği bekleniyor: alan yoğunluğu (areal density) ve MR (magnetoresistive) okuma kafası. Alan yoğunluğu disk yüzeyinde belirli bir alana sığabilen bilgi miktarı anlamına geliyor. 1990'dan beri alan yoğunluğu yılda %60 arttı. Yeni sabit disklerin alan yoğunluğu 600-700 MB/inç civarında. Bu rakam daha bir yıl önce 200 MB/inç'ti. 2000 yılına kadar 10GB/inç yoğunluğa ulaşılması bekleniyor. MR okuma kafası teknolojisi ise okuma ve yazmayı iki ayrı işleve ayırıyor ve manyetik enerjiyi odaklamak için iki geçirgen manyetik alan kullanıyor. Bu iki teknoloji üretim teknolojisindeki gelişmelerle birleştiğinde günümüzün 1.6GB kapasiteli ortalam bir sabit diskinin 2000 yılında aynı fiyata 12GB'lık bir kapasiteye karşılık geleceğini söyleyebiliriz. Tabii o zamana kadar kibrit kutusundan küçük, çok ucuz 1-2 GB'lık sabit diskler de çıkabilir. Hatta bunların bir düzinesi bir baskılı devre üzerine monte edilerek, aynı ekran kartı gibi anakartımıza takabileceğimiz şekilde satışa sunulabilir.Hele hele 16 bitlik bir FAT sisteminiz varsa 2GB'ın üstündeki sabit diskleri olduğu gibi kullanmanız mümkün değildir: diskinizi mutlaka iki veya daha fazla parçaya bölmeniz gerekir. 32 bitlik FAT32 dosya sistemi ise 2 terabayt (2048GB) büyüklüğe kadar sabit diskleri destekler. FAT 32, daha küçük cluster'lar kullandığından diskinizi de daha verimli kullanabilmenizi sağlar. Bu hızlı girişten sonra isterseniz FAT kavramını biraz daha açarak, bugün değilse bile gelecekte - yani daha büyük kapasiteli sabit diskler kullandığınızda - mutlaka ihtiyaç duyacağınız bilgileri açıklayalım. NEDİR ŞU FAT DEDİKLERİ? BİRAZ eski bir kullanıcıysanız FAT'in (File Allocation Table - Dosya Atama Tablosu) ne anlama geldiğini bilirsiniz. Hani şu dosyalarla ilgili tüm bilgileri barındıran, ara sıra bozulduğunda veya dosya adreslerini karıştırdığında sistemimizi çökerten, Norton Disk Doctor ile boğuşarak düzeltmeye çalıştığımız meşhur FAT. İşte bu FAT, yakın zamanlara kadar 16 bitlik bir sisteme dayanıyordu. DOS, Windows 3.x ve ' Klasik' Windows 95 sürümü hala bu sistemi kullanıyor. Windows 95, 32 bit'lik bir işletim sistemi olmasına karşın 16 bitlik kodlar barındırır ve uzun dosya isimleri için VFAT (Virtual FAT) adı verilen bir sistem kullanır. Evet, çeşitli nedenlerle oluşan VFAT hataları bizim de başımıza geldi ve oldukça tehlikeli sonuçlar doğuruyor. Örneğin Windows dizini altındaki pek çok önemli klasörü iz bırakmadan yok ediyor ve Windows'u tekrar yüklemenizi gerektiriyor. Microsoft'un bu tür sorunları gidereceği düşünülen yeni FAT sistemi ise ilk kez Windows 95'in OSR2 (OEM Service Release 2) sürümünde yer aldı. Ekim 96 yılında çıkan bu sürüm bilgisayar mağazalarında satılmadı, Microsoft'un Web sitesinde yer almadı, ancak bu tarihten itibaren Microsoft ile OEM anlaşması olan PC firmaları sattıkları sistemlerle birlikte Windows'un bu sürümünü vermeye başladılar. Bu ay geniş yer ayırdığımız Windows 98 de elbette FAT32'yi kullanacak. Buraya kadar her şey yolunda gibi görünüyor. Ancak her güzelin bir kusuru var: FAT32'yi kullanacaksanız disk yönetim araçlarınızı ve anti-virüs yazılımlarınızı da FAT32 uyumlu sürümleri ile değiştirmeniz gerekecek. Office 95 ve Office 4.3 dahil bazı eski uygulamaların OSR2 sürüm Windows 95'te uyum sorunları çıkardığı da gözlendi. Dahası, OSR2 altında yaratılan FAT32 disk bölümleri eski DOS sürümleri, ' klasik' Windows 95 ve Windows NT altında görülemiyor. Ayrıca OSR2, FAT16 disk bölümleriniz olsa bile, Windows'un çok kullanılan dual-boot (F4 tuşu ile DOS'a geçme) özelliğini ortadan kaldırıyor. Kısacası, FAT32'ye akıllıca yaklaşmanız gerekli. İşte bu yazının devamında FAT32'nin nasıl çalıştığını ve FAT32'den nasıl maksimum fayda elde edeceğini açıklıyoruz. Windows'un yeni sürümünde de yer alması kesinleşen OSR2, ilk kez Ekim 96'da çıkarıldı ve PC üreticileri Microsoft ile yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde bu sürümü sattıkları PC'lere ' bundle' etmeye başladılar. OSR2 Türkiye'ye biraz daha geç girdi ancak, şu sıralar yanında Windows 95 verilen yeni bir PC aldıysanız OSR2 sürümü olması büyük ihtimal. Hangi Windows sürümünü ve hangi dosya sistemini kullandığınızdan emin değilseniz şu yöntemlerle bulabilirsiniz: Bilgisayarım (My Computer) simgesine sağ tıklayıp menüden Özellikler'i (Properties) seçin. OSR2 sürümüyse, açılan ileti kutusunun Sistem bölümünde Microsoft Windows 95 4.00.950B kodunu göreceksiniz. Sürücü olarak tanımlanmış bir disk bölmesinin dosya sistemini kontrol etmek içinse Bilgisayarım (My Computer) penceresinde ilgili sürücü harfinin üzerine sağ tıklayıp menüden Özellikler'i seçin. Tür (Type) kısmında Yerel Disk (Local Disk) yazıyorsa FAT16, bunun yanında parantez içinde FAT32 yazıyorsa FAT32 dosya sistemi kullanılıyordur. FAT32 NASIL ÇALIŞIR? FAT32 büyük sabit diskleri desteklediği gibi, cluster'ları FAT16'deki kadar verimsiz de kullanmıyor FAT16 dosya sisteminde 1 ila 2 GB'lık bir sabit disk 32KB'lik cluster'lara ayrılır. 1 cluster'a normalde birden fazla dosya yerleşemez. Dolayısıyla 1KB'lik küçük bir dosya 32KB'nin tümünü işgal eder. Aynı şekilde 33KB'lik bir dosya bir cluster'ı doldurup ikincisine taşar ve bu sefer 64KB'lik bir alan işgal eder. Bu şekilde yüzlerce hatta binlerce dosyanız olduğunu varsayarsak sabit diskinizde boşa harcanan alanı düşünebiliyor musunuz? İşte FAT32'nin marifeti burada ortaya çıkıyor: 260MB ile 8GB arasındaki diskler FAT32 dosya sistemi altında 4KB'lik cluster'lara bölünüyor. (260MB'nın altındaki disklerde veya disk bölümlerinde 0.5KB.) FAT32 kullanılıyorsa bu boyut 8GB ile 16GB arasında 8KB, 16 ile 32GB arasında 16KB, 32GB'ın üzerinde ise 32KB. (FAT16 ve FAT32 dosya sistemi, sabit disk kapasitesi ve cluster boyutları arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için ' Cluster Boyutları' başlıklı çizelgemize bakabilirsiniz.) FAT32'nin getirdiği başka avantajlar da var. FAT32'de kök dizin (root directory) sıradan bir cluster zincirinden farksız; yani disk üzerinde herhangi bir yere yerleştirilebiliyor. Bu FAT16'da böyle olmadığı için, FAT16 dosya sistemini kullanan sabit disklerde kök dizinde 512'den fazla dizin ve dosya yer alamıyordu. Ayrıca FAT32 sürücülerde boot kaydı (boot record) genişletildiğinden kritik veri yapılarının yedeklenmesine izin veriyor. Böylece FAT32 sistemine dayanan sürücüler hatalara karşı daha dayanıklı oluyor. FAT32 sistemini içeren OSR2 sürümünün sadece yeni PC'lerle birlikte geldiğini söylemiştik. Ancak bir şekilde bir OSR2 sürümünü elde ettiyseniz - örneğin yeni aldığınız anakartla veya sabit diskle birlikte geldiyse - aşağıdaki noktalara dikkat etmenizde fayda var: PC'niz ile birlikte gelmemiş bir OSR2'yi yüklemek teknik destek hakkınızı ortadan kaldırabilir. PC'niz işletim sisteminden kaynaklanan bir sorun çıkarırsa Microsoft veya PC'nizin satıcısı destek vermeyebilir. OSR2 daha önce kurulmuş Windows 3.x veya Windows 95 sürümlerini terfi etmek için kullanılamaz. Boş ve temiz bir sabit diskle işe başlamazsanız normalde program kurulmayı reddedecektir. Silindir sayısı 1024'ü geçen (512MB'tan büyük) bir IDE sabit diskte FAT32 dosya sistemini kullanmak için anakartınızın BIOS'u LBA (Logical Block Addressing - Mantıksal Blok Adresleme) modunu tümüyle desteklemelidir. SCSI arabirimli çoğu sistemde ise tek bir disk bölmesi için üst limit 8GB'tır. Henüz bu kapasitede sabit diskler yeni çıkmaya başladı ama, 8GB'ı aşan bir IDE veya SCSI sabit disk 8GB'dan küçük bölmelere ayrılmamışsa, BIOS'un INT 13 eklentilerini desteklemesi gerekir. FAT32 İLE NASIL ÇALIŞACAĞIZ? UYUMLULUK ile ilgili tüm bu sorunlar sizi korkutmadıysa FAT32 ile çalışmaya hazırsınız demektir. Donanımınız FAT32'yi destekliyorsa, bir OSR2 başlangıç disketi yaratıp bu disketten FDISK'i çalıştırarak sabit diskiniz üzerinde en az 512MB'lık bir FAT32 bölmesi oluşturabilirsiniz. Başlangıç disketi yaratmak için OSR2'yi CD-ROM'undan boş bir disk bölmesi (partition) üzerine kurmaya başlayın. Kurulumun başlarında bir başlangıç disketi (start-up disk) yaratmak isteyip istemediğiniz sorulunca disket sürücünüze formatlı, boş bir disket takarak ' Evet' (Yes) diye cevaplayın ve başlangıç disketini yaratın. Bunun ardından Windows 95 OSR2 kurulumunu iptal edebilirsiniz. Daha sonra sisteminizi başlangıç disketi ile açın ve disketten FDISK'i çalıştırın. ' Large disk support' (' büyük disk desteği' ) özelliğinin aktif hale getirilmesini isteyip istemediğiniz sorulduğunda ' Evet' (Yes) diye cevaplayın. OSR2 CD-ROM'unuz varsa ve sisteminizde zaten ' klasik' Windows 95 yüklüyse, OSR2 başlangıç disketini buradan da yaratabilirsiniz: Denetim Masası*Program Ekle/Kaldır'ı (Control Panel*Add/Remove Programs) çalıştırın, Başlangıç Disketi (Startup Disk) bölmesine geçip Başlangıç Disketi Yarat (Create Startup Disk) düğmesine tıklayın. Sizden Windows 95 CD-ROM'u istendiğinde ise OSR2 CD'sini takıp disketinizi yaratın. Windows 95 OSR2'yi DOS/Windows 3.x veya diğer işletim sistemleri ile birlikte çalıştırmak için, C: sürücüsünde FAT32 olarak tanımlanmış bir bölme yerine FAT16 olarak tanımlanmış bir bölmeye kurun. (Tüm disk zaten FAT32 olarak tanımlanmışsa, FDISK ile tekrar bölümlendirmeniz gerekir; bu da diskinizdeki verilerin kaybolmasına yol açar. PowerQuest firmasının Partition Magic 3.03 yazılımı verileri kaybetmeden herhangi bir FAT32 bölmeyi FAT16'ya çevirebilmektedir; ancak bu yazılım henüz Türkiye'de satışa sunulmamıştır.) OSR2 yüklü bir sistemi DOS ile dual-boot edebilecek (hem OSR2'yi hem DOS'u çalıştırabilecek) şekilde düzenlemek için şu adımları takip etmeniz gerekir: Eski DOS sistem dosyalarınızın ve başlangıç dosyalarınızın FAT16 olarak tanımlanmış C: sürücüsü üzerinde bulunduğundan emin olun veya buraya taşıyın. Bir DOS disketinden COMMAND.COM, IO.SYS ve MSDOS.SYS dosyalarını C: sürücüsünün kök dizinine COMMAND.DOS, IO. DOS ve MSDOS. DOS adları ile kopyalayın. C: kök dizinindeki MSDOS.SYS dosyasını bir metin editörü ile açıp [Options] bölmesi altında BootMulti parametresinin değerinin 1 olmasına dikkat edin. Bu girdi yoksa buraya BootMulti=1 satırını ekleyin. FAT32 disk bölmesi üzerindeki OSR2 ile FAT16 üzerindeki DOS'u dual-boot olarak bir arada kullanmak istiyorsanız, D: veya daha üstü bir sürücü harfi vererek bir FAT32 bölmesi yaratmış olmanız gerekir. Bu sürücüye OSR2'yi yükleyin. Ortak bir FAT16 bölmesi yani FAT16 olarak tanımlanmış C: sürücüsü üzerinde DOS ve OSR2'yi birlikte kullanabilirsiniz, ancak bu durumda FAT32'nin avantajlarından yararlanamazsınız. C: kök dizinindeki MSDOS.SYS dosyasına BootMulti=1 satırını ekledikten sonra, sisteminiz açılırken F4 tuşuna basarak eski DOS oturumunuza geçebilirsiniz. OSR2'nin problemi, Windows 95/OSR2 açılış (boot) dosyalarını kilitlemesidir. İşte bu yüzden, dual-boot'a göre ayarlanmış bir sistemde ilk seferde DOS'a geçiş yapabilirken, ondan sonraki denemelerde C: sürücüsünden hiçbir şey boot etmeyecektir. Bu problemi çözmek için, ilk kez açtığınız DOS oturumunu kapatmadan DOS 6x altında aşağıdaki BOOT95.BAT adlı yığın dosyasını (batch file) yaratmanız ve çalıştırmanız gerekir: REN CONFIG.SYS CONFIG.DOS REN AUTOEXEC.BAT AUTOEXEC.DOS ATTRIB -R -H -S MSDOS.SYS ATTRIB -R -H -S IO.SYS ATTRIB -R -H -S WINBOOT.SYS ATTRIB -R -H -S MSDOS.W40 REN IO.SYS IO.DOS REN MSDOS.SYS MSDOS.DOS REN MSDOS.W40 MSDOS.SYS REN WINBOOT.SYS IO.SYS REN AUTOEXEC.W40 AUTOEXEC.BAT REN CONFIG.W40 CONFIG.SYS Bu dosyayı çalıştırdıktan sonra Ctrl+Alt+Del tuşlarına basın; sistem OSR2'den boot edecektir. Artık F4 ile DOS'a geçebilirsiniz, ancak DOS oturumundan çıkarken mutlaka BOOT95.BAT dosyasını çalıştırmalısınız. Bazı program geliştiricileri bu işlemin bir benzerini, C: sürücüsünde FAT16 üzerine yüklenmiş klasik Windows 95 ile D: sürücüsünde FAT32 veya FAT16 üzerine yüklenmiş Windows 95 OSR2 sürümünü veya FAT16 ya da NTFS üzerine yüklenmiş Windows NT'yi dual-boot çalıştırmak için uygulayabilirler. Tüm bu uyum problemlerine ve sorunlara bakarak FAT32'inin hayatınızı pek fazla değiştirmeyeceğini düşünebilirsiniz Microsoft FAT32'nin disk alanını FAT16'dan %10-15 daha verimli kullandığını söylüyor; bu da size pek önemli gelmeyebilir. Ancak pek de uzak olmayan bir gelecekte her gün kullandığımız sabit disk kapasiteleri terabaytlarla ifade edildiğinde, yeni bir dosya sisteminin gerekli olduğunu kavrayacaksınız. Hele hele FAT16'nın izin verdiğinden daha büyük disklere ihtiyaç duyduğunuzda mutlaka FAT32'yi denemek isteyeceksiniz. alintidir.... |
Access Notlari 1-Boş Access veritabanı :İçine tablolar, formlar, raporlar ve başka nesneler ekleyebileceğiniz boş bir veritabanı oluşturmak için, Boş Access Veritabanı seçeneğini seçin. 2- Access Veritabanı Sihirbazı, sayfaları ve projeleri : Seçtiğiniz Microsoft Access veritabanı türü için gerekli tabloları, formları ve raporları oluşturmak ve bir veri erişim sayfası ya da Microsoft Access projesi oluşturmak için Access Veritabanı Sihirbazı'nı seçin. 3- Varolan bir dosyayı aç : Bilgisayarınızda veya ağ üzerinde bulunan bir Microsoft Access veritabanını veya Microsoft Access projesini açmak için Varolan Dosyayı Açı seçin. Daha önce açtığınız son veritabanlarından birini veya örnek bir veritabanını açmak için, listedeki dosya adını çift tıklatın. Listelenmeyen bir veritabanını açmak için Tüm Dosyaları çift tıklatın. Burada o kadar geniş bir çözüm listesi var ki, hemen hemen bütün alanlara hitap edebilecek kapasitede. Örnek olarak Öğrenciler ve Sınıflar şablonu ele alarak bir okulun öğrenci işlerini nasıl kolayca rahata kavuşturabileceğini görelim. Diğer şablonlarında oluşturulma ve kullanım mantığı aynı olduğundan bu örneği takip ederek diğer şablonları rahatça kullanabiliriz. Öğrenciler ve Sınıflar şablonunu seçtikten sonra, bir sonraki adıma geçelim. 1-Tablo : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. 2-Sorgu : Yeni Sorgu iletişim kutusunu görüntüler, böylece sorgu sihirbazlarından birini veya sorgu Tasarım görünümünü kullanarak yeni bir sorgu oluşturabilirsiniz. 3-Form : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 4-Rapor : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 5-Sayfa : Sayfa Sihirbazı’nı, sayfa Tasarım görünümünü veya varolan bir Web sayfasını kullanarak yeni bir veri erişim sayfası oluşturur. 6-Makro : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 7-Modül : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz MICROSOFT ACCESS MENÜLERİ 1-Yeni : Yeni bir Creates Microsoft Access veritabanı, veri erişim sayfası veya Access projesi oluşturur. 2-Aç : Varolan bir Microsoft Access veritabanını, Access projesini veya başka türde bir dosyayı açar. 3-Kapat : Geçerli pencereyi kapatır. 4-Kaydet : Veri sayfasının yerleşimini; tablo, sorgu, görünüm, saklı yordam, SQL deyimi, form, rapor veya veri erişim sayfası tasarımını; makro yapısını ve içeriğini kaydeder. 5-Farklı Kaydet : • Geçerli veritabanındaki nesnenin bir kopyasını farklı bir adla ve/veya farklı bir nesne türüyle kaydeder. • Seçili bir makroyu yeni bir Microsoft Visual Basic modülüne dönüştürür. 6-Sayfa Yapısı : Kenar boşluğu ayarlarını (kenar boşluğu genişliği gibi), sayfa ayarlarını (yönlendirme ve kağıt boyutu gibi) ve formlar ve raporlar için yerleşim seçeneklerini (yazdırılacak sütun sayısı gibi) denetler. 7-Baskı Önizleme : Tablo, form veya rapor gibi etkin nesneyi, basıldığında alacağı görünümle görüntüler (önce Belgeleyicinin görüntülendiği Makro penceresi dışında). Sayfayı yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz veya bir anda birden çok sayfa görebilirsiniz. 8-Yazdır : Bir veritabanı nesnesini yazdırır. Yazıcı ayarlarını ve özelliklerini değiştirebilmeniz için önce Yazdır iletişim kutusunu görüntüler. Makro penceresinde, bir veya daha fazla rapor bölümünü yazdırmayı seçebilmeniz için Belgeleyici' yi görüntüler. Böylece, makro raporunu varsayılan yazıcıdan yazdırır. 9- Gönder : Posta aşıcısına veya faks alıcısına göndermeyi sağlar. 10- Veritabanı Özellikleri : Veritabanı özelliklerini, görmeniz ve değiştirmeniz için görüntüler. __________________ alintidir... |
Access Notlari 2 2- DÜZEN MENÜSÜ 1- Geri Al : Son yapılan ve geri alınabilir eylemi geri alır. Komut adı, geri almak istediğiniz eyleme bağlı olarak değişir (örneğin, Kesmeyi Geri Al veya Taşımayı Geri Al). Bir eylem geri alınamıyorsa, komut adı Geri Alınamaz olarak değişir. 2- Kes : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) keser ve Panoya koyar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. Son yapılan kesme işlemini geri almak için, Düzen menüsünden Kesmeyi Geri Al'ı seçin. 3- Kopyala : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) ya Office Panosu'na kopyalar ya da Windows Panosu'na kopyalar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. 4- Yapıştır : Bir öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) Panodan etkin veritabanı nesnesine kopyalar. Bir öğeyi kopyalamak veya taşımak için, Yapıştır ile birlikte Kes ve Kopyala komutlarını kullanın. Yapıştırma işleminizi geri almak için, Düzen menüsünden Yapıştırmayı Geri Al'ı seçin. 5- Kısayol Oluştur komutu : Kısayol oluşturur ve bir simgeyi tıklatarak bir veritabanı nesnesini hızlı biçimde açmanızı sağlar. Kendi bilgisayarınızda, ağ dosya sunucusunda veya paylaşılan bir dizinde saklanmış bulunan bir veritabanının nesnelerini açabilirsiniz. Kısayol simgelerini masaüstüne, klasöre veya Başlat menüsüne yerleştirebilirsiniz. 6- Sil : Seçili öğeyi siler. 7- Yeniden Adlandır komutu : Seçili veritabanı nesnesinin adını değiştirir. Yeni adı yazın ve ENTER'a basın. Özgün adı, bir başka komut çalıştırmadan önce Düzen 3- GÖRÜNÜM MENÜSÜ 1-Veritabanı Nesneleri : Microsoft Access programına ait veri tabanlarını aktif hale getirilmesini sağlar. 2-Büyük Simgeler : Seçili nesne türü için veritabanı nesnelerini büyük simgelerle gösterir. 3-Küçük Simgeler : Seçili nesne türü için veritabanı nesnelerini küçük simgelerle listeler. 4-Liste : Seçili nesne türü için veritabanı nesnelerini küçük simgelerle gösterir. Simgeler, Veritabanı penceresi içinde dikey olarak alfabetik sırada bulunurlar. 5-Ayrıntılar : Seçili nesne türü için veritabanı nesnelerini listeler ve şu ayrıntıları verir: ad, tanım, son değiştirilme tarihi, oluşturulma tarihi, tür ve sahip. 6-Simgeleri Düzenle : Simgeleri ada, türe, boyuta, tarihe göre düzenler. 7-Simgeleri Hizalama : Veritabanı penceresinde, simgeleri, üzerinde bulundukları kılavuzlardan kendilerine en yakın olana hizalar. 8-Özellikler : Tablo alanı veya form denetimi gibi, seçili durumda olan nesnenin genel özelliklerini görüntüler. Seçili öğe yoksa, etkin nesnenin özellik sayfasını görüntüler. 9-Araç Çubukları : Araç çubuklarını getirmeyi veya kaldırmayı sağlar. 4- EKLE MENÜSÜ 1-Tablo : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. 2-Sorgu : Yeni Sorgu iletişim kutusunu görüntüler, böylece sorgu sihirbazlarından birini veya sorgu Tasarım görünümünü kullanarak yeni bir sorgu oluşturabilirsiniz. 3-Form : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 4-Rapor : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 5-Sayfa : Sayfa Sihirbazı’nı, sayfa Tasarım görünümünü veya varolan bir Web sayfasını kullanarak yeni bir veri erişim sayfası oluşturur. 6-Makro : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 7-Modül : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 8-Sınıf Modülü : Geçerli veritabanına bir form veya rapor ile ilişkilendirilmemiş bir sınıf modülü ekler ve Modül penceresinde Bildirim bölümünü görüntüler. 9-Otomatik Form : Seçili tablo, sorgu, görünüm veya saklı yordamı temel alan bir form oluşturur. 10-Otomatik Rapor : Seçili tablo, sorgu, görünüm veya saklı yordamı temel alan bir rapor 5- ARAÇLAR MENÜSÜ 1-Yazım Kılavuzu : Tablo, sorgu veya formun Veri Sayfası görünümünde metin girdilerinin veya Form görünümünde metin kutusunun içinde bulunan seçili metnin yazımlarını denetler. 2-Otomatik Düzelt : Metin yazılırken otomatik olarak hataların düzeltilmesinde kullanılan ayarları özelleştirir ve yazılırken düzeltilecek sözcüklerin listesini oluşturmanızı ve değiştirmenizi sağlar. 3-Office Bağlantıları : a)Ms-Word İle Birleştir : Microsoft Access verileri ile Microsoft Word belgesini, birleştiren, Microsoft Word Adres Mektup Birleştirme Sihirbazı'nı başlatır. b)Ms-Word İle Yayımla : Seçili nesnenin (tablo, rapor veya veri sayfası parçası) zengin metin biçimini (.rtf) yaratır ve Microsoft Word'de yükler. 4-Çevrimci İşbirliği : Microsoft Access veritabanı veya Microsoft Access projesi içinde bir Internet veya Internet üzerinden gerçek zamanda diğer kişilerle birlikte çalışabileceğiniz şekilde Microsoft Netmeeting'i açar. 5-İlişkiler : Tablo ve sorgular arasındaki ilişkileri görüntülemek, düzenlemek veya tanımlamak için kullanacağını İlişkiler penceresini görüntüler. 6-Çözümle a)Tablo : Tabloyu çözümleyen ve gerekliyse tabloyu ilgili tablolara bölen ve daha verimli tablo tasarımı oluşturan Tablo Çözümleyicisi Sihirbazı'nı başlatır. b)Başarım : Veritabanınızın ve veritabanı nesnelerinin başarımını çözümleyen Başarım Çözümleyicisi'ni başlatır. c)Belgeleyici : Bir veya daha fazla veritabanı nesnesinin ayrıntılı bilgilerini veren Veritabanı Belgeleyicisi'ni başlatır. 7- Veritabanı Hizmet programları : a)Veritabanını Geçerli Access Veritabanı Sürümüne Dönüştür : Önceki bir Microsoft Access veritabanı sürümünü bir Access 2000 veritabanına dönüştürür. b)Veritabanını Önceki Access Veritabanı Sürümüne Dönüştür : Access 97 veritabanı bir yineleme kümesinin üyesi değilse,bir Microsoft Access 2000 veritabanını, Access 97 veritabanına dönüştürür. c)Veritabanını Düzenle ve Onar : Diskte bulunan parçalanmış veritabanının yeniden düzenlenme şeklini belirler. d)Bağlı Tablo Yöneticisi : Tablolara olan bağlantıları görüntüler ve yeniler. Bunu örneğin, bağlı bir tablonun yapısı veya konumu değiştiğinde bağlantıları yenilemek için kullanın. e)Veritabanı Bölücüsü : Geçerli veritabanını iki veritabanına böler: Tüm tabloları içeren bir arka alan veritabanı ve tüm diğer nesneleri ve arka plan veritabanına bağlı olan tabloları içeren ön plan veritabanı. f)Denetim Panosu Yöneticisi : Bir uygulama için denetim masası formları oluşturur, düzenler ve siler. g)Yükseltme Sihirbazları : Verilerin ve veri tanımlarının boyutunu büyüterek ve veritabanı nesnelerini taşıyarak Microsoft Access veritabanını yeni veya var olan bir Microsoft SQL Sunucusu sürüm 6.5 veya 7.0 veritabanına veya yeni bir Microsoft Access projesine büyütür. h)MDE Dosyası Yap : Açık olmayan bir veritabanını (.mdb) bir MDE veritabanına (.mde) kopyalar. İçinden VBA kaynak kodlarının kaldırılmış olduğu böylece kullanıcıların düzenleme yapamayacakları, derlenmiş, düzenlenmiş ve belleği etkin biçimde kullanan bir veritabanı uygulaması oluşturmak için kullanın. 8) Güvenlik : a)Veritabanı Parolasını Belirle : Geçerli veritabanını açmakta kullanılan parolayı koyar veya kaldırır. Veritabanı parolasını sadece, Yönetici yetkisine sahip olan ve geçerli veritabanının parolasını bilen kullanıcılar koyup kaldırabilirler. b)Kullanıcı ve Grup İzinleri : Geçerli veritabanı ve nesneleri için kullanıcı ve grup hesapları yetkilerini görüntüler, atar ve kaldırır. c)Kullanıcı ve Grup Hesapları : Kullanıcı ve grup hesaplarını görüntüler, yazdırır, ekler, kaldırır ve değiştirir. Ayrıca, varsayılan kullanıcı hesabı olan Yönetici' nin parolasını değiştirir. d)Kullanıcı Düzeyi Güvenlik Sihirbazı : Geçerli veritabanının yeni ve güvenli bir kopyasını oluşturan Kullanıcı Düzeyi Güvenlik Sihirbazı'nı başlatır. e)Veritabanını Şifrele/Şifre Çöz : Veritabanının şifreli veya şifresiz bir kopyasını oluşturur. Veritabanını şifrelemek, veritabanındaki bilgilerin, hizmet programları veya sözcük işlem programları ile okunmasını önler, ancak başarımı az da olsa düşürür. 9-Başlangıç : Uygulama başlığı, uygulama simgesi ve görüntülenecek başlangıç formu veya veri erişim sayfası gibi, değişik veritabanı başlangıç özelliklerini ve eylemlerini denetler ve özelleştirir. 10-Makro : alıntı |
Access Notlari 3 6-PENCERE MENÜSÜ 1-Yatay Döşe : Microsoft Access'teki pencereleri yatay bölmeler olarak düzenler. 2-Dikey Döşe : Microsoft Access'teki pencereleri dikey bölmeler olarak düzenler. 3-Basamakla : Microsoft Access'teki pencereleri basamaklı bölmeler olarak düzenler. 4-Simgeleri Yerleştir : Simge durumuna getirilmiş veritabanı nesnelerinin simgelerini, Microsoft Access penceresinin altında satırlar şeklinde düzenler. 5-Gizler : Etkin pencereyi gizler. Gizli iken pencere açık kalır. 6-Göster : Gizli pencereyi yeniden görüntülemek için kullanılır. 7-YARDIM MENÜSÜ 1-Microsoft Access Yardımı F1: Yardım konuları ve ipuçları sunar. 2-Office Yardımcısını Gizle : Office Yardımcısı'nı görüntüler veya görünümden kaldırır. 3-Bu Nedir? : 4- Web’de Office : Office programlarında güncel bilgiler ve yardım alabileceğiniz Microsoft Office Web sitesine bağlanır. 5-Algılama ve Onarma : Microsoft Access 2000 ile ilişkili sorunları algılar ve onarır (örneğin, kayıp dosyalar ve kayıp kayıt ayarları). 6-Microsoft Access Hakkında : Microsoft Access 2000 ve bilgisayarınıza yüklü olan işletim sistemi hakkında bilgi verir ve Microsoft Teknik Destek Hizmetleri'ne ulaşma yolunu gösterir. MICROSOFT ACCESS GİRİŞ ARAÇ ÇUBUKLARI 1-Yeni : Yeni bir Creates Microsoft Access veritabanı, veri erişim sayfası veya Access projesi oluşturur. 2-Aç : Varolan bir Microsoft Access veritabanını, Access projesini veya başka türde bir dosyayı açar. 3-Kaydet: Veri sayfasının yerleşimini; tablo, sorgu, görünüm, saklı yordam, SQL deyimi, form, rapor veya veri erişim sayfası tasarımını; makro yapısını ve içeriğini kaydeder. 4-Yazdır : Seçili formu, raporu, veri sayfasını veya veri erişim sayfasını, Yazdır iletişim kutusunu görüntülemeden hemen yazdırır. 5-Baskı Önizleme : Tablo, form veya rapor gibi etkin nesneyi, basıldığında alacağı görünümle görüntüler (önce Belgeleyici' nin görüntülendiği Makro penceresi dışında). Sayfayı yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz veya bir anda birden çok sayfa görebilirsiniz. 6-Yazım kılavuzu : Tablo, sorgu veya formun Veri Sayfası görünümünde metin girdilerinin veya Form görünümünde metin kutusunun içinde bulunan seçili metnin yazımlarını denetler. 7-Kes : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) keser ve Pano' ya koyar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. Son yapılan kesme işlemini geri almak için, Düzen menüsünden Kesmeyi Geri Al' ı seçin. 8-Kopyala : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) ya Office Panosu'na kopyalar ya da Windows Panosu'na kopyalar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. 9-Yapıştır : Bir öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) Pano' dan etkin veritabanı nesnesine kopyalar. Bir öğeyi kopyalamak veya taşımak için, yapıştır ile birlikte Kes ve Kopyala komutlarını kullanın. Yapıştırma işleminizi geri almak için, Düzen menüsünden Yapıştırmayı Geri Al' ı seçin. 10-Biçim Boyacısı : Bir denetimden diğerine, renk, çizgi biçemi ve yazı tipi özelliği gibi biçimlendirmeleri kopyalar. Biçimi bir tek denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı bir kere tıklatın; biçimi pek çok denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı çift tıklatın; işiniz bittiğinde ESC tuşuna basın. 11-Geri Al : Son yapılan ve geri alınabilir eylemi geri alır. Komut adı, geri almak istediğiniz eyleme bağlı olarak değişir (örneğin, Kesmeyi Geri Al veya Taşımayı Geri Al). Bir eylem geri alınamıyorsa, komut adı Geri Alınamaz olarak değişir. 12-Office Bağlantıları MS Word ile Birleştir : Microsoft Access verileri ile Microsoft Word belgesini, örneğin mektup formları veya posta etiketleri oluşturabilmeniz için birleştiren, Microsoft Word Adres Mektup Birleştirme Sihirbazı'nı başlatır. 13-Çözümle Tablo : Tabloyu çözümleyen ve gerekliyse tabloyu ilgili tablolara bölen ve daha verimli tablo tasarımı oluşturan Tablo Çözümleyicisi Sihirbazı'nı başlatır. 14-Kod : Visual Basic Düzenleyicisi'ni açar ve Kod penceresinde seçili form veya raporun arkasındaki kodları görüntüler. 15-Özellikler : Tablo alanı veya form denetimi gibi, seçili durumda olan nesnenin genel özelliklerini görüntüler. Seçili öğe yoksa, etkin nesnenin özellik sayfasını görüntüler. 16-İlişkiler : Tablo ve sorgular arasındaki ilişkileri görüntülemek, düzenlemek veya tanımlamak için kullanacağını İlişkiler penceresini görüntüler. 17-Otomatik Form: Seçili tablo, sorgu, görünüm veya saklı yordamı temel alan bir form oluşturur. 18-Office Yardımcısı: Office Yardımcısı, görevlerinizi yerine getirmeniz için Yardım konuları ve ipuçları sunar. MICROSOFT ACCESS TASARLA ARAÇ ÇUBUKLARI 1-Göster düğmesi : Geçerli pencere için kullanılabilir görünümleri görüntüler. İstenen görünümü görüntülüyorsa düğmeyi tıklatın veya önce düğmenin yanındaki oku sonra da istenen görünümü tıklatın.(Form, Tasarla gibi) 2-Kaydet: Veri sayfasının yerleşimini; tablo, sorgu, görünüm, saklı yordam, SQL deyimi, form, rapor veya veri erişim sayfası tasarımını; makro yapısını ve içeriğini kaydeder. 3-Yazdır : Seçili formu, raporu, veri sayfasını veya veri erişim sayfasını, Yazdır iletişim kutusunu görüntülemeden hemen yazdırır. 4-Baskı Önizleme : Tablo, form veya rapor gibi etkin nesneyi, basıldığında alacağı görünümle görüntüler (önce Belgeleyici' nin görüntülendiği Makro penceresi dışında). Sayfayı yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz veya bir anda birden çok sayfa görebilirsiniz. 5-Yazım kılavuzu : Tablo, sorgu veya formun Veri Sayfası görünümünde metin girdilerinin veya Form görünümünde metin kutusunun içinde bulunan seçili metnin yazımlarını denetler. 6-Kes : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) keser ve Pano' ya koyar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. Son yapılan kesme işlemini geri almak için, Düzen menüsünden Kesmeyi Geri Al' ı seçin. 7-Kopyala : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) ya Office Panosu'na kopyalar ya da Windows Panosu'na kopyalar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. 8-Yapıştır : Bir öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) Pano' dan etkin veritabanı nesnesine kopyalar. Bir öğeyi kopyalamak veya taşımak için, yapıştır ile birlikte Kes ve Kopyala komutlarını kullanın. Yapıştırma işleminizi geri almak için, Düzen menüsünden Yapıştırmayı Geri Al' ı seçin. 9-Biçim Boyacısı : Bir denetimden diğerine, renk, çizgi biçemi ve yazı tipi özelliği gibi biçimlendirmeleri kopyalar. Biçimi bir tek denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı bir kere tıklatın; biçimi pek çok denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı çift tıklatın; işiniz bittiğinde ESC tuşuna basın. 10-Geri Al : Son yapılan ve geri alınabilir eylemi geri alır. Komut adı, geri almak istediğiniz eyleme bağlı olarak değişir (örneğin, Kesmeyi Geri Al veya Taşımayı Geri Al). Bir eylem geri alınamıyorsa, komut adı Geri Alınamaz olarak değişir. 11-Köprü : Köprü adresini veya Uniform Resource Locator (URL) bilgisini ekler veya değiştirir. Veri sayfası ve form görünümünde, köprü adresi alanı seçili olmalıdır. 12-Alan Listesi : Form veya raporun temel aldığı kayıt kaynağında bulunan alanların listesini görüntüler. Kayıt kaynağına otomatik olarak ilişkilendirilecek denetimleri oluşturmak için listeden alanlar sürükleyebilirsiniz. 13-Araç Kutusu : Araç kutusunu gösterir veya gizler. Araç kutusunu, form, rapor veya veri erişim sayfası üzerinde denetimler oluşturmak için kullanın. 14-Otomatik Biçim : Artalan resmi ve denetimler için yazı tipleri gibi önceden tanımlı biçimlerden seçtiklerinizi, form veya rapora uygular. 15-Kod : Visual Basic Düzenleyicisi'ni açar ve Kod penceresinde seçili form veya raporun arkasındaki kodları görüntüler. 16-Özellikler : Tablo alanı veya form denetimi gibi, seçili durumda olan nesnenin genel özelliklerini görüntüler. Seçili öğe yoksa, etkin nesnenin özellik sayfasını görüntüler. 17-Oluştur düğmesi : Seçili öğe veya özellik için oluşturucuyu görüntüler. Microsoft Access bu düğmeyi ancak, seçili öğe (tablo Tasarımı görünümünde alan adı gibi) veya özellik (giriş maskesi özelliği veya deyim için belirlenmiş özellik gibi) için kullanılabilir bir oluşturucu varsa etkinleştirir. 18-Veritabanı Penceresi : Geçerli Microsoft Access veritabanındaki veya Microsoft Access projesindeki tüm nesneleri listeleyen Veritabanı penceresini görüntüler. Örneğin, bir veritabanı nesnesi oluşturmak, kopyalamak veya silmek, ya da bir nesneyi bir gruba veya geçerli pencereye sürüklemek için kullanılabilir. 19-Yeni : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 20-Office Yardımcısı: Office Yardımcısı, görevlerinizi yerine getirmeniz için Yardım konuları ve ipuçları sunar. |
Access Notlari 3 6-PENCERE MENÜSÜ 1-Yatay Döşe : Microsoft Access'teki pencereleri yatay bölmeler olarak düzenler. 2-Dikey Döşe : Microsoft Access'teki pencereleri dikey bölmeler olarak düzenler. 3-Basamakla : Microsoft Access'teki pencereleri basamaklı bölmeler olarak düzenler. 4-Simgeleri Yerleştir : Simge durumuna getirilmiş veritabanı nesnelerinin simgelerini, Microsoft Access penceresinin altında satırlar şeklinde düzenler. 5-Gizler : Etkin pencereyi gizler. Gizli iken pencere açık kalır. 6-Göster : Gizli pencereyi yeniden görüntülemek için kullanılır. 7-YARDIM MENÜSÜ 1-Microsoft Access Yardımı F1: Yardım konuları ve ipuçları sunar. 2-Office Yardımcısını Gizle : Office Yardımcısı'nı görüntüler veya görünümden kaldırır. 3-Bu Nedir? : 4- Web’de Office : Office programlarında güncel bilgiler ve yardım alabileceğiniz Microsoft Office Web sitesine bağlanır. 5-Algılama ve Onarma : Microsoft Access 2000 ile ilişkili sorunları algılar ve onarır (örneğin, kayıp dosyalar ve kayıp kayıt ayarları). 6-Microsoft Access Hakkında : Microsoft Access 2000 ve bilgisayarınıza yüklü olan işletim sistemi hakkında bilgi verir ve Microsoft Teknik Destek Hizmetleri'ne ulaşma yolunu gösterir. MICROSOFT ACCESS GİRİŞ ARAÇ ÇUBUKLARI 1-Yeni : Yeni bir Creates Microsoft Access veritabanı, veri erişim sayfası veya Access projesi oluşturur. 2-Aç : Varolan bir Microsoft Access veritabanını, Access projesini veya başka türde bir dosyayı açar. 3-Kaydet: Veri sayfasının yerleşimini; tablo, sorgu, görünüm, saklı yordam, SQL deyimi, form, rapor veya veri erişim sayfası tasarımını; makro yapısını ve içeriğini kaydeder. 4-Yazdır : Seçili formu, raporu, veri sayfasını veya veri erişim sayfasını, Yazdır iletişim kutusunu görüntülemeden hemen yazdırır. 5-Baskı Önizleme : Tablo, form veya rapor gibi etkin nesneyi, basıldığında alacağı görünümle görüntüler (önce Belgeleyici' nin görüntülendiği Makro penceresi dışında). Sayfayı yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz veya bir anda birden çok sayfa görebilirsiniz. 6-Yazım kılavuzu : Tablo, sorgu veya formun Veri Sayfası görünümünde metin girdilerinin veya Form görünümünde metin kutusunun içinde bulunan seçili metnin yazımlarını denetler. 7-Kes : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) keser ve Pano' ya koyar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. Son yapılan kesme işlemini geri almak için, Düzen menüsünden Kesmeyi Geri Al' ı seçin. 8-Kopyala : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) ya Office Panosu'na kopyalar ya da Windows Panosu'na kopyalar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. 9-Yapıştır : Bir öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) Pano' dan etkin veritabanı nesnesine kopyalar. Bir öğeyi kopyalamak veya taşımak için, yapıştır ile birlikte Kes ve Kopyala komutlarını kullanın. Yapıştırma işleminizi geri almak için, Düzen menüsünden Yapıştırmayı Geri Al' ı seçin. 10-Biçim Boyacısı : Bir denetimden diğerine, renk, çizgi biçemi ve yazı tipi özelliği gibi biçimlendirmeleri kopyalar. Biçimi bir tek denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı bir kere tıklatın; biçimi pek çok denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı çift tıklatın; işiniz bittiğinde ESC tuşuna basın. 11-Geri Al : Son yapılan ve geri alınabilir eylemi geri alır. Komut adı, geri almak istediğiniz eyleme bağlı olarak değişir (örneğin, Kesmeyi Geri Al veya Taşımayı Geri Al). Bir eylem geri alınamıyorsa, komut adı Geri Alınamaz olarak değişir. 12-Office Bağlantıları MS Word ile Birleştir : Microsoft Access verileri ile Microsoft Word belgesini, örneğin mektup formları veya posta etiketleri oluşturabilmeniz için birleştiren, Microsoft Word Adres Mektup Birleştirme Sihirbazı'nı başlatır. 13-Çözümle Tablo : Tabloyu çözümleyen ve gerekliyse tabloyu ilgili tablolara bölen ve daha verimli tablo tasarımı oluşturan Tablo Çözümleyicisi Sihirbazı'nı başlatır. 14-Kod : Visual Basic Düzenleyicisi'ni açar ve Kod penceresinde seçili form veya raporun arkasındaki kodları görüntüler. 15-Özellikler : Tablo alanı veya form denetimi gibi, seçili durumda olan nesnenin genel özelliklerini görüntüler. Seçili öğe yoksa, etkin nesnenin özellik sayfasını görüntüler. 16-İlişkiler : Tablo ve sorgular arasındaki ilişkileri görüntülemek, düzenlemek veya tanımlamak için kullanacağını İlişkiler penceresini görüntüler. 17-Otomatik Form: Seçili tablo, sorgu, görünüm veya saklı yordamı temel alan bir form oluşturur. 18-Office Yardımcısı: Office Yardımcısı, görevlerinizi yerine getirmeniz için Yardım konuları ve ipuçları sunar. MICROSOFT ACCESS TASARLA ARAÇ ÇUBUKLARI 1-Göster düğmesi : Geçerli pencere için kullanılabilir görünümleri görüntüler. İstenen görünümü görüntülüyorsa düğmeyi tıklatın veya önce düğmenin yanındaki oku sonra da istenen görünümü tıklatın.(Form, Tasarla gibi) 2-Kaydet: Veri sayfasının yerleşimini; tablo, sorgu, görünüm, saklı yordam, SQL deyimi, form, rapor veya veri erişim sayfası tasarımını; makro yapısını ve içeriğini kaydeder. 3-Yazdır : Seçili formu, raporu, veri sayfasını veya veri erişim sayfasını, Yazdır iletişim kutusunu görüntülemeden hemen yazdırır. 4-Baskı Önizleme : Tablo, form veya rapor gibi etkin nesneyi, basıldığında alacağı görünümle görüntüler (önce Belgeleyici' nin görüntülendiği Makro penceresi dışında). Sayfayı yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz veya bir anda birden çok sayfa görebilirsiniz. 5-Yazım kılavuzu : Tablo, sorgu veya formun Veri Sayfası görünümünde metin girdilerinin veya Form görünümünde metin kutusunun içinde bulunan seçili metnin yazımlarını denetler. 6-Kes : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) keser ve Pano' ya koyar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. Son yapılan kesme işlemini geri almak için, Düzen menüsünden Kesmeyi Geri Al' ı seçin. 7-Kopyala : Seçili öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) ya Office Panosu'na kopyalar ya da Windows Panosu'na kopyalar, böylece öğeyi herhangi başka bir yere ekleyebilirsiniz. 8-Yapıştır : Bir öğeyi (örneğin bir denetim veya bir kayıt) Pano' dan etkin veritabanı nesnesine kopyalar. Bir öğeyi kopyalamak veya taşımak için, yapıştır ile birlikte Kes ve Kopyala komutlarını kullanın. Yapıştırma işleminizi geri almak için, Düzen menüsünden Yapıştırmayı Geri Al' ı seçin. 9-Biçim Boyacısı : Bir denetimden diğerine, renk, çizgi biçemi ve yazı tipi özelliği gibi biçimlendirmeleri kopyalar. Biçimi bir tek denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı bir kere tıklatın; biçimi pek çok denetime kopyalamak için Biçim Boyacısı'nı çift tıklatın; işiniz bittiğinde ESC tuşuna basın. 10-Geri Al : Son yapılan ve geri alınabilir eylemi geri alır. Komut adı, geri almak istediğiniz eyleme bağlı olarak değişir (örneğin, Kesmeyi Geri Al veya Taşımayı Geri Al). Bir eylem geri alınamıyorsa, komut adı Geri Alınamaz olarak değişir. 11-Köprü : Köprü adresini veya Uniform Resource Locator (URL) bilgisini ekler veya değiştirir. Veri sayfası ve form görünümünde, köprü adresi alanı seçili olmalıdır. 12-Alan Listesi : Form veya raporun temel aldığı kayıt kaynağında bulunan alanların listesini görüntüler. Kayıt kaynağına otomatik olarak ilişkilendirilecek denetimleri oluşturmak için listeden alanlar sürükleyebilirsiniz. 13-Araç Kutusu : Araç kutusunu gösterir veya gizler. Araç kutusunu, form, rapor veya veri erişim sayfası üzerinde denetimler oluşturmak için kullanın. 14-Otomatik Biçim : Artalan resmi ve denetimler için yazı tipleri gibi önceden tanımlı biçimlerden seçtiklerinizi, form veya rapora uygular. 15-Kod : Visual Basic Düzenleyicisi'ni açar ve Kod penceresinde seçili form veya raporun arkasındaki kodları görüntüler. 16-Özellikler : Tablo alanı veya form denetimi gibi, seçili durumda olan nesnenin genel özelliklerini görüntüler. Seçili öğe yoksa, etkin nesnenin özellik sayfasını görüntüler. 17-Oluştur düğmesi : Seçili öğe veya özellik için oluşturucuyu görüntüler. Microsoft Access bu düğmeyi ancak, seçili öğe (tablo Tasarımı görünümünde alan adı gibi) veya özellik (giriş maskesi özelliği veya deyim için belirlenmiş özellik gibi) için kullanılabilir bir oluşturucu varsa etkinleştirir. 18-Veritabanı Penceresi : Geçerli Microsoft Access veritabanındaki veya Microsoft Access projesindeki tüm nesneleri listeleyen Veritabanı penceresini görüntüler. Örneğin, bir veritabanı nesnesi oluşturmak, kopyalamak veya silmek, ya da bir nesneyi bir gruba veya geçerli pencereye sürüklemek için kullanılabilir. 19-Yeni : Yeni bir veritabanı nesnesi oluşturur. Bu düğmeyi tıklatmadan önce, Nesneler çubuğunda oluşturmak istediğiniz veritabanı nesne türünü tıklatın. 20-Office Yardımcısı: Office Yardımcısı, görevlerinizi yerine getirmeniz için Yardım konuları ve ipuçları sunar. |
RAM (Random Access Memory) http://www.mtuncel.com/resimler/ram.jpg RAM (Random Access Memory) Bellek bir bilgisayar sisteminin birincil parçasıdır.Cpu veya mikroişlemci ile birlikte ,veri programlar veya işlemci yada diğer sistem aygıtlarına direkt ve çabucak ulaşabilen işlenmiş bilgileri depolamak için bir ikili olarak çalışır. Bellek bir bilgisayarın işlemesinin merkezidir,çünkü yazılım ve CPU arasında kritik bir bağlantı kurar.Bilgisayar belleği de aynı anda çalışabilen programların genişlik ve numaralarını belirler ve; giderek güçlenen mikroişlemcilerin kabiliyetinin iyileştirilmesine yardım eder. Kendine has özelliği ve yararları olan bir çok bellek çeşidi vardır.Maalesef çok fazla bellek tipi olduğundan onları birbirine karıştırmak da çok kolaydır.Karışıklığı önlemek yada zaman zaman kendi hafızanızı tazelemek için bu sözlüğü kullanın. RAM: (“Random Access Memory”) Dahili olarak,bilgisayar belleği bir dama tahtasındaki kareler gibi satır ve sütunlardan oluşan bir “Bellek hücreleri matrisi” olarak düzenlenmiştir.Her Bellek hücresi; verinin satır ve sütun konumunu yada adresini göstererek anında bulunabilen verinin bir bit ini saklar.Bu veri bitleri teker teker ve rasgele erişilip,tekrar bulunup ve değiştirildiği için bilgisayarlarda kullanılan bu tip belleklere rasgele Erişimli Bellek (RAM) denir. RAM,belleğin uçucu seklidir.veriyi tutabilmesi için güce ihtiyacı vardır.Güç kesildiğinde,RAM deki veri kaybolur.Buna zıt olarak disketler.teypler ve CDler gibi diğer depolama ünitelerinde veriyi tutmak için güce ihtiyaç yoktur. RAM’ın iki ana çeşidi vardır.DRAM ve SRAM DRAM : (Dinamik Ram) Dram bilgisayar belleğinin en genel çeşididir. Dram chipleri kullanan bellek modülü genellikle bilgisayarın ana belleğinin özünü oluşturur.Sistem ,işlemciden veya işlemciye taşınan işlenmiş bilgileri verileri ve programları video karta veya diğer cevre birimlerine saklamak için bu belleği kullanır.Bu dinamik Ram olarak adlandırılır çünkü, bellek hücrelerinde verileri tutabilmek için her saniye yüzlerce defa yenilenmeli yada yeniden enerji verilmelidir.Yenilenmelidir çünkü bellek hücreleri çevresinde elektrik yükü taşıyan küçük kapasitorler şeklinde dizayn edilmiştir.Bu kapasitörler çok küçük piller gibi çalışır ve eğer enerjileri yenilenmezse derece derece enerjilerini kaybederler. SRAM: (Statik Ram) Statik ram de veri depolamak için satır ve sütunlardan oluşan bellek hücrelerini kullanır ancak Sram Dram den beş kez daha hızlı iki kat pahalı ve iki kez daha büyüktür.Sram de uçucudur.(veriyi saklamak için güç olmalıdır.) ancak DRAM gibi devamlı yenilenmesi gerekmez.Sram dizaynı elektriğin bir yöne doğru akmasına izin veren yada iki transistörlerden aktif olan birine bağlı olarak ,inip –çıkan akımlara benzeyen pretzel kullanır.Bu “bir yöne doğru akım” dizaynı,DRAM’in “depolanmış yük”dizaynından daha hızlıdır ancak daha çok güç tüketir.Daha ucuz ve küçük boyutta olduğundan bilgisayar ana belleğinde Dram kullanımı tercih edilirken Sram hızından dolayı öncelikle cache bellek için kullanılır. CACHE RAM: Cache; en sık istenen veri ve komutları depolamak için kullanılan CPU ve Ana belleğin arasına yerleştirilen genellikle SRAM gibi yüksek hızlı bir belleğin küçük bir bloğudur.İşlemci veriye ihtiyaç duyduğunda önce verinin orda olup olmadığını görmek için yüksek hızlı cache bakacaktır.Eğer yoksa işlemci veriyi daha yavaş olan ana bellekten bulup getirmektir. Cache in çalışması bir evdeki buzdolabına cok benzer .Bir buzdolabı yiyecekler için bir cache sayılabilir.her acıktıgınızda markete (ana bellek)gitmek yerine,önce istediginiz yiyecegin orada olup olmadıgına bakmak için buzdolabına(cache) bakabilirsiniz Eger varsa bu size cok zaman kazandırır yoksa marketten almak için fazladan zaman harcamak zorunda kalırsınız. FPM DRAM : (hızlı sayfa modu Fast Page Mode ) Geçmişte bir cok bilgisayar FPM DRAM kullanırdı.Bu ceşit bellek ;eski tip DRAM lerin üzerine aynı satır veya “sayfadaki veriye ulaşımı daha hızlandırarak yapılmış bir düzeltmedir.Eger istenen veri bir önceki veri ile aynı satırdaysa bellek denetleyicisi satır konumlarını tekrarlamak zorunda degildir.Sadece bir sonraki sutun konumunu belirtmeye ihtiyac duyar.Bu bellek işlemini biraz daha hızlandırır. FPM bellek kullanmak sözlüğe bakmaya benzer. Eger istediginiz kelime aynı sayfada ise listeyi aşagı dogru takip ederek açıklamayı bulmak kolay olacaktır; fakat sayfa talarsanız isteginizi bulmak biraz daha uzun surer. EDO DRAM : (Genişletilmiş veri çıkışı –Extended data Out ) Edo Dram, FPM ile hemen hemen aynıdır, ufak bir degişiklikle daha hızlı olmayı saglayan arka arkaya bellek erişimlerine izin verir. SDRAM dönemine kadar en reveçtaki ram cinsi idi. FPM destekleyen bir sistemde Edo bellek calısır ancak performans artışı olmaz . Pentium grubuna giren bilgisayarlağın çoğunluğu bu tür rami kullanmak tadırlar. 8 Bit çalıştıkları için çift olarak takılmaları gerekmekte idi. EDO bazen Hiper sayfa mod Ram (Hiper Page Mode Dram) olarak da adlandırılır. BEDO DRAM: (Burst Edo ) Burst Edo standart EDO ya bellekten tek bir istekle gonderilen verinin seriler yada “burst” olmasına izin veren bir yeniliktir.Bu özelligin arkasındaki CPU tarafından istenen veri adresi genellikle dogru olup sonuncuya kadar sıralı olucaktır.BEDO DRAM de butun bellek erişimleri burstlerde olur. SDRAM : (senkronize DRAM) SDRAM ,EDO dan kısa bir sure sonra geliştirilmiş bir bellek şeklidir.Bu teknolojiyi , CPU yu kontrol eden bir sistem saati ile kendini senkronize eden daha kökten bir yeniliktir.İşlemci ile “aynı zamanlı” olması zamanlama gecikmelerini ortadan kaldırır ve bellek erişim işlemini cok daha verimli kılar.SDRAM kullanabilmesi için bir bilgisayarınbu bellegi destekleyecek sekilde dizayn edilmiş olması gerekirŞu anda üretilmekte olan bilgisayarlarda SDRAM teknolojisi standart olarak kullanılmaktadır. SGRAM : (Senkronize Grafik Ram) SGRAM ,SDRAM in grafik özellikli okuma-yazma niteliklerini iceren bir uzantısıdır.SGRAM verinin tek tek yerine bloklar halinde alınıp degiştirilmesine izin verir.Bu da bellegin yapması gereken okuma ve yazma sayısını azaltır ve işlemi daha verimli kılarak garfik denetçisinin performansını artırır. RDRAM : ( Rambus Dram) RDRAM ,Rambus Inc. firması tarafından geliştirilen tamamen tek ve ayrı bir dizayndır.RDRAM son derece hızlıdır ancak kullanılması için bellek deneticisinde ve bellek/sistem arabiriminde önemli değişiklikler gerektirir. RDRAM ,standart DRAM den yaklaşık on kez fazla hızda veri göndermek için dar ve yüksek-bant genişlikli “kanal” kullanır.Bugun RDRAM bazı oyun makinalarında ve Server larda, Grafik uygulamalarında kullanılmaya baslanmıştır.Bu sene sonuna doğru bu ram çeşidi artık SDRAM in yerini almaya başlayacaktır. VRAM : ( Video Ram) Grafik bellek ,ekran “titremesini “önlemek için,ekranı çok çabuk çalışarak yenilemelidir.(saniyede 60-70 kez)Aynı anda grafik bellek Cpu ya da grafik denetçisine ekrandaki sekili değiştirmek için çok çabuk cevap vermek zorundadır.Sıradan DRAMlerle CRT ve CPU tekli portu için yarışmak zorundadır. Bu da veri trafiginde bir darbogaza neden olur. VRAM iki ayrı portu kullanarak bu sorunu cözen bir Dual-Port bellektir.Bir port ekrandaki görüntüyü yenilemek ve tazelemek için CRT ye ayrılmıştır.İkinci port bellekte saklı olan şekil verisinin degiştirilmesi için CPU ya da grafik deneticisine ayrılmıştır. VRAM in çalışması iki penceresi olan yol üstü arabalar için fast food a benzer. Siparişinizi verdikten sonra bir pencereye ödemeyi yapar diger pencereye aracınızı sürüp yiyeceginizi oradan alırsınız.Bu işlemi daha hızlı ve daha verimli kılar. WRAM : (Window Ram-Pencere ram) WRAM de grafik yogunluklu sistemlerde kullanılan bir dual port bellek çeşididir.VRAM den kucuk bir farkı vardır.goruntu portu daha kücüktür.bu da EDO özelliklerini destekler. ALıntı ! |
CPU (Central Processing Unit) http://www.amdinapro3d.de/shop/catalog/images/A64%203200+.jpg CPU (Central Processing Unit) İşlemci için PC'nin beyni deyip durduk. Mikroişlemci veya CPU (Central Processing Unit) olarak da adlandırılan işlemciler, PC'nin beyni sayılır. Bilgisayarınızda yapılan işlemler doğrudan veya dolaylı olarak işlemci tarafından gerçekleştirilir. Eskiden işlemci PC'nin en önemli parçasıyken bir PC'nin değerini belirleyen şeyin performans ve sunduğu imkanlar olduğunu düşünürsek artık en önemli parçalarından biri diyebiliyoruz.Çünkü bir PC'nin performansını grafik kartı, sabit disk, bellek gibi bileşenler de belirlediği gibi, özellikleri de kullanılan anakarta, multimedya donanımlarına ve çevre birimlerine bağlı. Bu yüzden hızlı bir işlemci ile yavaş bir sabit disk veya grafik kartı kullanmak veya yavaş bir işlemciyle hızlı bir grafik kartı veya sabit disk kullanmak pek anlamlı olmuyor. Donanımların birbirine ayak uydurduğu, başka bir donanımın işini görmesi için nispeten daha az süre beklediği sistemler dengeli sistemlerdir. İşlemciler bir PC'de şu açılardan önemli görevler üstlenirler: PERFORMANS: Her ne kadar diğer bileşenlerin de performans üzerinde büy yük etkisi olsa da, hala işlemci perfor mansı belirleyen en önemli bileşen. Bir işlemcinin becerileri, o sistemin ulaşabileceği maksimum performansı belirler. Diğer bileşenlerin hızlı olması sadece işlemcinin gerçek potansiyelinde çalışmasını sağlar. YAZILIM DESTEĞİ: Daha güçlü işlemciler, yeni yazılımların ve donanımın kullanılmasını sağlar. Çoğu yazılım veya donanımın kutusunda kullanılabileceği minimum işlemci yazar. Ayrıca, işlemcilere eklenen MMX, 3DNow, SSE gibi teknolojiler, bu teknolojilere uygun şekilde geliştirilen yazılımların daha hızlı çalışmasını sağlar. STABİLİTE VE ENERJİ TÜKETİMİ: Eski işlemciler diğer aygıtlara göre az enerji harcarlardı; artık daha çok harcıyorlar. Bunun sonucunda PC'lerde soğutma sisteminin güçlü olması gündeme geldi. Günümüz işlemcileri oldukça ısındıkları için genelde üzerlerine soğutucular takılıyor çok ısınan (veya soğutma sistemi yetersiz olan) işlemciler de bir PC'nin stabilitesini, yani güvenilirliğini etkiliyor. ANAKART DESTEĞİ: Alacağınız işlemci hangi yongasetine sahip hangi anakartı kullanacağınızı da belirler. Anakart ise yukarıda belirttiğimiz gibi sistem özelliklerini ve performansı belirleyen bileşenlerden biridir. İşlemciler mekanik parçası bulunmayan entegre devrelerdir. İçlerinde milyonlarca transistör bulunur ve ne kadar çok transistör içerirlerse o kadar hızlı olurlar. Isı problemleri nedeniyle bir işlemci, kullanılan transistör sayısını artırmak için her istenildiği boyutta yapılamaz. Ancak teknolojik gelişmeler sayesinde çok daha küçük transistörleri, birbirleri arasındaki devrelerin aralığını da küçülterek uygun bir işlemci kalıp boyutuna sığdırmak mümkün olmuştur. İşte buna "mikron teknolojisi" denir. Bir zamanlar, işlemci içindeki devrelerin aralığnın 1 mikronun altına inmesinin imkansız olduğu sanılıyordu. Ama bugün çoğu işlemci 0.25 mikron teknolojisi ile üretiliyor; 1999 yılı içinde de bu 0.18 mikrona inecek. Böylece çok daha hızlı işlemciler üretilebilecek. Bilim adamları, mevcut teknoloji ile 0.08 mikrona kadar inilebileceğini düşünüyorlar. İşlemcinin Hızı Bir işlemcinin hızını, kullanılan mikron teknolojisi, üretim teknikleri, kalıp boyutu ve proses kalitesi belirler. Ayrıca üretim sırasındaki koşullar, aynı banttan çıksa bile bir işlemcinin diğerinden hızlı olmasına yol açabilir. Ama sonuçta işlemci fabrikada son testlerden geçirilirken üzerine güvenli olarak çalışabileceği hız ba-sılır. Işlemcinin hızı MHz cinsindendir. Bunu biraz temelden anlatmak gerekirse; Her PC içinde, talimatların yerine getirilme hızını belirleyen ve çeşitli donanım aygıtları arasında senkronizasyonu sağlayan dahili bir saat vardır (bu saatin hızını normal saat ile karıştırmayın). İşlemci, her bir talimatı belirli bir saat tıklamasında (saat döngüsünde) yerine getirir. Saat hızlıysa, işlemci saniyede daha fazla talimatı yerine getirir. 1 MHz, saniyede 1 milyon saat tıklamasına (döngüye) karşılık gelir. Yani, 400 MHz'lik bir işlemci, saniyede 400 milyon döngü yapar. Bir işlemcinin MHz cinsinden hızı, anakartta kullanılan sistem veriyolu hızının belirli bir çarpanla çarpılması sonucu elde edilir. Örneğin 100 MHZ'lik anakartlarda 400 MHz'lik bir işlemci 4 çarpanını kullanarak 4x100=400 MHz'e erişir. Farklı işlemci serileri, aynı hıza sahip olsa da farklı mimarilere sahip olmaları nedeniyle aynı hızda olmazlar; yani saniyede yerine getirdikleri komut sayı farklıdır. Ayrıca "superscalar" mimariye sahip yeni işlemciler aynı anda birde fazla komutu yerine getirebilmektedir. Piyasadaki belli başlı Intel ve AMD işlemci modelleri hakkında genel bilgi verelim: INTEL PENTIUM III : 99'un ilk çeyreğinde çıkan bu işlemci, şu an 600, 733ve 800 933 MHz hızlarında modellere sahiptir. 0.25 mikron teknolojisiyle üretilmişti (yakın zamanda 0.18 mikrona geçilecek). İçinde 9.5 milyonun üzerinde transistör bulunur. Yazılım desteği olarak üzerinde MMX ve SIMD komutları bulunur Bu komutlar sayesinde uygun yazılım ve donanımlarla bazı multimedya uygulamalarının (video, grafik işleme gibi) dahi hızlı ve sorunsuz olmasını sağlar. INTEL PENTIUM II : Bu seri 233 MHz'den başlayıp bugün 450 MHz'e ka dar uzanır. Piyasada artık 350 MHz'ler aşağısını bulmak pek mümkün değildir ( bu modellerde 0.35 mikrondan artık 0.25 mikrona geçilmiştir. MMX komutlarını içerir. 7.5 milyonu aşkın transistör bulunur. INTEL CELERON : Günümüz piyasasında 333 MHz'den başlayıp 600 MHz'e kadar uzanan modelleri bulunur Pentium II ve Pentium III'ün aksine Slot 1 'e takılan modellerinin yanısıra Soket 370'e takılan modelleri de bulunur. 128K L2 ön belleğe sahiptir ama bu önbellek 512K önbelleğe sahip Pentium II'dekinin aksine, işlemci ile işlemci hızının yarı hızında değil tam hızında haberleşir. Bu yüzden performansı Pentium ll'lere çok yaklaşır. AMD K6-2 : 9.3 milyon transistörü vardır ve 0.25 mikron teknolojisi ile üretilmiştir. Bugün 300 MHz'den 475 MHz'e kadar modelleri bulunmaktadır. Yazılım desteği olarak MMX komutlarının yanısıra 3DNow! adı verilen komutları da içerir. Soket tipidir; 321 pinli Soket 7 ve Super7 soketlere takılır. ABD'de AMD işlemcili PC satışları Intel işlemcili PC'lerin önüne geçmekle birlikte nedense Türkiye'de AMD işlemciler piyasada çok bulunmamaktadır. AMD K6-3 : 21.3 milyon transistör içerir; 0.25 mikron teknolojisiyle üretilmiştir. 400 ve 450 MHz'lik modelleri bulunur. Super 7 sokete takılır. AMD, bu işlemciyle performans açısından rakibi Intel'e epey yetişmiştir ve fiyat avantajıyla başa baş bir rekabet sürdürmektedir. İşlemcilerin Yazılım Destekleri MMX: Intel'in geliştirdiği MMX'in açılımı Multimedya Uzantılarıdır (Multimedia Extensions) ve işlemcilere eklenen 57 multimedya komutuna verilen addır. AMD'de bu komut setinin lisansını Intel'den almıştır. MMX işlemciler bazı genel multimedya operasyonlarını üstlenirler (örneğin, normalde ses kartı veya modemler tarafından yapılan dijital sinyal işleme). Ancak bu komut setinin kullanılabilmesi için MMX uyumlu yazılımların kullanılması gereklidir. MMX işlemcilere ekleneli uzun bir süre olmasına karşın, MMX destekli yazılımların beklendiği kadar çabuk artmadığı gözlenmiştir. 3DNow!: 3 Boyutlu grafikler ile ilgili hesapların hızlandırılması için AMD işlemcilerde kullanılan komut setinin adıdır. Özellikle 3DNow! destekli oyunların sayısı hızla artmıştır. Ekran kartlarının da 3DNow! destekli sürücüleri olabilir. SSE: Intel tarafından geliştirilip Pentium III işlemcilere uygulanan 70 adetlik yeni komut setidir. Yakında Celeron ve Pentium II işlemcilere de uygulanması beklenmektedir. SSE'nin açılımı "Strea-ming SIMD Extensions'dır (SIMD = Single Instruction Multiple Data). Mutlaka Türkçeleştirmek gerekirse "akıcı, tek komutla çoklu veri işleme uzantıları" diyebiliriz. Yani işlemciye bir komut verirsiniz bir çok veriyi bir amaca yönelik olarak işler. Grafik, resim, video, animasyon, 3 boyut işlemleri, ses tanıma öğelerine sahip, SSE destekli uygulamalarda ciddi bir performans artışı sağlar. Henüz çok yeni olduğundan piyasada SSE destekli yazılım çok sayıda değildir ama hızla yaygınlaşması beklenmektedir. ALıntı ! |
AGP (Accelerated Graphics Port - Hızlandırılmış Grafik Portu) AGP (Accelerated Graphics Port - Hızlandırılmış Grafik Portu) Acclerated Graphics Port (A.G.P.) arabirimi ana satış gurubunu oluşturan PC lerde,özellikle 3D uygulamalarında yüksek grafik performansı sağlayan yeni bir bus(veri yolu) şartlandırıcıdır.Monitördeki resmin yenilenmesi(refresh) için yeterli bilgi deposu gerektirmekle kalmayıp, doku(texture) mapping, z-buffering ve alfa karışımı gibi olaylar için de büyük bellek deposu gerektiren 3D uygulamaları, bu arabirim şartlandırıcı ile mümkün kılınmaktadır. A.G.P. ana satış gurubunu oluşturan PC lerde 3D uygulamalarının daha hızlı çalışmasını ve daha mükemmel görünmesini sağlayacaktır. AGP arabirimi, grafik hızlandırıcılarına, ana belleğe ulaşım için özel veri yolu ve daha hızlı transfer gibi yeni özellikler katar. Bu, sistem bellek bağlantısında, geniş bant aralığı ve daha az gecikme sağlar. AGP arabirimi, texturing, z-buffering, ve alfa blending olaylarında ana belleğin kullanılmasını mümkün kılarak ana satış gurubunu oluşturan PC lerde 3D grafik uygulamalarının yüksek performansta çalışmalarını sağlar. AGP arabirim şartlandırıcı 66MHz PCI (rev 2.1) şartlandırıcıyı temel işlem yolu olarak kullanır ve PCI şartlandırıcıya üç performans uzantısı veya güçlendiricisi sunar ki bunlar 3D grafik uygulamalarında AGP nin yüksek performansını optimize eder. Bu AGP uzantıları PCI şartlandırıcı (rev. 2.1). da tanımlanmamış ve ya gerekmemiştir. Bu uzantılar: - Bellek yazma ve okuma işlemlerinde derinlemesine ayrılmış yol; bellek erişim gecikmesini yok eder. - Veri yolundaki adres ve dataların demultiplexasyonu; hemen hemen %100 verimli veri yoluna izin verir. - 133 Mhz data transferi için AC timing(zamanlama); 500 MB/s gerçek data aktarımı sağlar... Bu güçlendirmeler "sideband" sinyali kullanımı ile gerçekleşmiştir. PCI şartlandırıcı hiçbir değişikliğe uğratılmamıştır, AGP arabirim şartlandırıcı, PCI daki "reserved" alanlar, encodingler, pinler, vb... bölümleri kullanmaması için özel olarak geliştirilmiştir. Asıl eğilim, PCI ın tasarımından faydalanarak grafik yönlü performans artışını karmaşıklık/performans oranını değiştirerek sağlamaktır. AGP sistem PCI ını ne küçültür nede yerini alır. Bu yüksek hızlı port (AGP) fiziksel, mantıksal ve elektriksel olarak PCI dan tamamen bağımsızdır. Sistemde ek bir bağlantı noktasıdır. Özel görüntü araçları için tasarlanmıştır; diğer tüm I/O araçlar PCI bus ta kalacaktır. AGP için eklenen ek slot yeni bir bağlantı gövdesi kullanır( elektriksel sinyalizasyon sebebi ile) ki bu PCI bağlantısı ile uyumlu değildir; PCI ve AGP boardlar mekanik olarak birbirleri yerine geçemezler. AGP arabirim şartlandırıcı Intel tarafından PCI özel gurubundan bağımsız olarak geliştirilmiştir. Bu gurup tarafından desteklenmemiş ve gözden geçirilmemiştir. Kişisel bilgisayar kullanımında grafik teknolojisi ve ürünlerindeki gelişmeyi desteklemek için tasarlanmıştır. PCI genel amaçlı sistemlerin I/O yolu olmaya devam edecektir. AGP arabirimi PCI ın yerini almak için değil özellikle grafik kontolerler için tasarlanmıştır. PCI I/O fonksiyonları için gerekli bant genişliği 133Mb/s, 32-bit, 33MHz sürümünün sınırlarına yaklaştıkça PCI daha geniş ve daha hızlı yayılacaktır. AGP özellikle noktadan noktaya grafik bileşenleri için tasarlanmıştır. Fiziksel olarak PCI dan ayrılmıştır ve apayrı bir bağlantı kullanır. |
SCSI (Small Computer System Interface) Kartlar SCSI (Small Computer System Interface) Kartlar SCSI yani türkçesiyle küçük bilgisayar sistemleri ara birimi Hard Disk, CD-ROM gibi yüksek hızlı çalışan donanımlardan birden fazlasını ( En çok 7 tanesini ) verimli olarak çalıştırmamızı sağlayan kartlardır. Başka bir deyişle bilgisayarın yan birimleriyle bağlantısını sağlayan bir donanım parçasıdır. SCSI arabirimler, IDE ( Integrated Device Extensoin ) ve Enhanced IDE arabirimlere göre daha hızlıdırlar. IDE arabirimler ise daha ucuzdurlar ve standart olarak bilgisayarın üzerinde bulunurlar. SCSI Kartlar bir donanım aygıtıyla PC ' miz arasında anakart ve donanımlar arasında ki veri yolu gibi iletişimi sağlayan bir veri yoludur. Yani SCSI Kartlar alternatif bir veri yoludur. Yüksek transfer hızlarındaki aygıt arabirimleri ve veri yolu sistemleri için bir standart SCSI veri yolu sistemleri değişik veri yolu genişliklerine sahiptir. SCSI her bilgisayara uyumlu ( PC, Mac, Amiga, Sun, Silicon Graphics ) bir arabirim sadece diskleri değil ; scanner, printer, cd-rom sürücü, cd-rom yazıcı, zip drive gibi başka çeşitli cihazları destekliyor. Genellikle bir SCSI kontrol kartı aldıktan sonra SCSI aygıtları kullanabiliyoruz. Yüksek hızı ve EIDE ' den daha fazla aygıtı aynı anda çalıştırabilmesi sebebiyle profesyonel kullanıcılar tarafından daha çok tercih ediliyor. NEC ve SEAGATE firmalarının evrensel bir standart geliştirme amacıyla yola çıkmaları sonucu oluşan bu arabirim bir komut seti kullanıyor. 8 bit genişliğinde veri yolu kullandığı için ve bu kontrol kartı da 1 bit veri yolunu kullanması sebebiyle 7 tane aygıt aynı anda kullanabiliyor. SCSI ' lerde bilinmesi gereken bir ayrıntı da hemen hemen tüm veri transfer sistemlerinde olduğu gibi SCSI ' nin de yüksek frekanslarda çalışması ve bu yüzden istenmeyen sinyal yansımalarını önlemek amacıyla sonlandırıcı kullanmak gerekir. IDE ve SCSI arabirimi kullanan hard diskler arasındaki ilişki çok basit ; IDE olanlar ucuz, SCSI olanlar pahalı ve hızlı dır. Hızlı olan aslında SCSI ' nin kendisidir. Sabit diskler birbirlerine çok yakın hızda çalışıyorlar. Aslında SCSI ' nin işlemci ile iletişimi daha hızlı olduğundan ucuna bağlanan cihazlar da daha hızlı oluyor. Arabirim teknolojisinin hard disk teknolojisinden daha hızlı ilerlediğini söyleyebiliriz. Bir çok sabit disk, CD-ROM, yazıcı, scanner, DAT streamer ve benzeri aygıtlara sahip bir sistemler için SCSI ' den başka çıkar yol yoktur. Satın aldığımız SCSI kontrol kartının ucuz değil, markalı ve iyi sürücü desteği olan bir kart olmasına dikkat etmeliyiz. PCI bir anakartımız varsa mutlaka PCI bir SCSI kontrol kartı almalıyız, ISA kartlar performansı bir hayli düşürür. SCSI kartımıza hem dahili ( iç ) hem de harici (dış ) donanımlar bağlanabilir. Bir SCSI karta SCSI uyumlu 7 donanım bağlayabiliriz. SCSI kartlar ile bağladığımız SCSI aygıt ile aralarındaki iletişim 50 telli kablolar ile yapılır. SCSI kablosu bağlandığı donanımı kontrol etmek ve onunla iletişim sağlamakla görevlidir. Bir SCSI donanımı giriş ve çıkış olmak üzere iki porta sahiptir. Çıkış kablosu bir SCSI donanımına örneğin SCSI Hard Diskine bağlanır. Bir SCSI kartına bağladığımız kartlar bir zincir oluşturur ( Daisy Chame ). Papatya zinciri denen bu yapı eklenen her aygıtla daha da genişler. Bu genişleme 7. ve son SCSI aygıtla biter. Bu son aygıt SCSI sonlandırıcı ile sonlandırılır (Terminatör ). Bazı SCSI aygıtları üzerlerinde ki jumper ayarlarıyla da sonlandırma işlemi yapılabilir. SCSI kartına bağladığımız her aygıt 0 ile 7 arasında bir numara alır. Böylece SCSI kartı kendisine bağlanan donanımı birbirinden öncelik derecesini belirlemeyi olanaklı kılar. Aygıtın öncelik derecesi jumper ya da bir DIP swich ' le ayarlanır. Bir SCSI donanımının öncelik sırası SCSI adresi ile belirlenir. Adres numarası büyük olan donanım önceliğe sahiptir. Yani 7 numaralı adresi kullanan donanım tüm diğer donanımlara göre öncelik sahibidir. Şu Şartlar Altında SCSI ' ye İhtiyacımız Var Denebilir : Üç yada daha fazla disk bağlamak zorundaysak, 5 GB' dan büyük diskler kullanmak zorundaysak, Bir ağ sunucusu kuruyorsak, Grafik ağırlıklı çalışacak bir makine kuruyorsak, PC' mizin bütün imkanlara açık ve her an genişletilebilir tutmak istiyorsak, SCSI' nın bütün yararlarına rağmen IDE kadar popüler olmasının bir sebebi var. PC üreticileri daha kolay ve ucuz olan IDE - çözümünü boardların üstüne eklediler. Şu anda herhangi bir board alıp buna 4 adet IDE cihaz bağlamak mümkündür. SCSI kartımız yeterince iyi olmazsa, kendisine bağlı cihazları da firenler. 5 GB ve üzeri kulvarında SCSI yüksek devir hızlarıyla kesinlikle liderliğini koruyor. Ancak daha ufak disklerde IDE' ler hız açısından SCSI 'lere yetişmiş durumdadır. SCSI Kartının Kurulumu SCSI kartının kurulumunda en önemli unsur çakışmaların önüne geçmektir. Bu nedenle kartın kullandığı DMI ve IRQ adreslerini bilmemiz gerekir. Bu adreslerin varsayılan değerlerini SCSI kartıyla birlikte verilen kitapçıkta bulabiliriz. Eğer bu adresleri kullanan başka aygıtlar varsa SCSI ayarlarını boş bir DMA ve IRQ adresine taşımalıyız. Bu ayarlamaları kartımızın jumper ya da DIP swich ayarlarıyla yapabiliriz. Bunun için yine baş vuracağımız kaynak SCSI kartımızın kitapçığıdır. Aynı zamanda yeni üretilen SCSI kartlar ( PnP ) tak çalıştır uyumludur. SCSI Kartlar, CD-ROM, sabit disk ve benzeri aygıtlar için oldukça verimli bir arabirim olmasına rağmen, kurulumu ve yönetimi açısından çoğu kez beklenenden daha çok sorun çıkartmaktadır. SCSI denetleyiciler IDE ve EIDE diğer veri yollarına göre çok daha geniş imkanlara sahiptir. Öncelikle bir SCSI kart ile birbirinden farklı yapılardaki 7 ayrı aygıtı kontrol etmek mümkündür. Fakat bu avantaj bazen zorlukları da beraberinde getiriyor. Örneğin karta bağladığımız yeni bir aygıtın çalışmaması ve bu problemi çözmek için harcanan uzun zaman gibi. SCSI kartlarda sık karşılaşabileceğimiz ve dikkat etmemiz gereken konular, biraz daha dikkat ve metodik çalışma ile problemin aşılması sağlanabilir. SCSI Kartlarda Sonlandırma İşlemi SCSI denetleyici ile aygıt arasında ki sinyal hattı sonlandırıcı adı verilen dirençler yardımıyla belirli bir seviyede tutulur. Bu nedenle SCSI kartlarda sonlardırma işlemi çok önemlidir. Eğer sonlandırma işlemi yerine getirilmezse ; SCSI kontroller bağlantıdaki donanımı göremez. Bağlı aygıtların tanımlamalarını yapamaz. SCSI aygıt sürücüleri yüklenirken kilitlenir. Doğru bir sonlandırma işleminde SCSI kablosunun her iki ucunda da bitiş direnci (Terminatör ) bulunmaktadır. Dahili donanımlarda kablonun bir ucu SCSI kartına, diğer ucu da bağlantı kablosunun ucunda ki son aygıtta olmalıdır. Yani birden fazla SCSI aygıt kullanılıyorsa sonlandırma zincirin en ucunda ki donanımda yapılmalıdır. Eğer sistemimizde DAHİLİ ve HARİCİ SCSI donanımlarını birlikte kullanıyorsak ; her iki aygıt grubunun son elemanlarını sonlandırmalıyız ( Son dahili ve son harici aygıt ). SCSI aygıt denetleyicisindeki sonlandırıcıyı iptal etmeliyiz. SCSI ID Numaraları SCSI ID numaraları donanımlarla eş zamanlı erişim durumlarında önceliğin hangi donanıma verileceğini belirler. Bir SCSI kartta 0 - 7 arasında ID numaraları bulunur. ID numarası 7 olan aygıt erişimde diğer aygıtlara göre erişim önceliğine sahiptir. ID numarası 0 olan bir aygıtı, diğer tüm SCSI aygıtlar veri yolunu kullanmadığı zaman kullanabiliriz. Bir ID numarası asla alt pozisyonda kullanılamaz. Yani iki farklı SCSI aygıta aynı ID numarası verilemez. EIDE diskler geliştirilmiş standardı ve artırılmış performansları sayesinde SCSI disklerden pek de geri kalmıyorlar. Üstelik fiyatları da oldukça ucuz ve ayrıca bir arabirim kartına ihtiyaç duymuyorlar. Ancak SCSI arabirimi kartımız zaten varsa ve yüksek performans için bir miktar daha fazla para ödemekte hiçbir mahzur görmüyorsak SCSI arabirimli bir sabit disk alabiliriz. Bir SCSI arabirim kartına 7 adete kadar SCSI aygıtı bağlayabiliriz. Bu aygıtlar, sabit disk, CD-ROM, teyp yedekleme birimi, tarayıcı olabilir. SCSI ile IDE arasındaki en önemli fark ise IDE arabirimi kullanan disklerin devir sayılarının SCSI ' lere göre daha yavaş olmasıdır. Bu yüzden SCSI diskler daha çabuk ısınıyor. Buna karşın IDE disklerin erişim süreleri SCSI ' lere göre daha fazladır. Kullanıcı açısından erişim sürelerinin düşük olması önemli bir etmendir. SCSI Sabit Disk Sürücü Yerleştirmek Bu bölümde de bazı sabit disk sürücü bilgileri SCSI sürücüleri içinde uygulanır. Yine de, SCSI sabit disk sürücü yerleştirmede bazı önemli değişiklikler vardır. |
Modem Hakkında Detaylı Bilgi Modem Hakkında Detaylı Bilgi Modem Nedir ? Sözlükteki anlamı; mo (dulateur) ve dem (odulateur) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Mo bilgi, dem ise işlem anlamına gelmektedir. Bir uzaktan bilgi işleme tesisinde, bir merkez ordinatöre bir telgraf veya telefon hattıyla bağlanmış olan çıkış ve giriş üniteleri yakınına yerleştirilen cihaz; bu cihaz bir modülatör ve bir demodülatörden meydana gelir. (Modülatör, çıkışta iki sayılı bilgileri modüle edilmiş işaretler haline dönüştürür. Bu işretler demodülatör tarafından alıcıya gönderilmeden önce ilk biçimlerine getirilir. Sonuçların ulaştırılması aynı ünitelerle yapılır.) Terim anlamı; bilgisayarımızın başka bir bilgisayar veya ağ ile iletişim kurabilmesi için ya bir ağ adaptörüne veya çevirmeli bir ağ bağlantısı kurabilmek için modeme ihtiyacımız vardır. Ağ adaptörleri genellikle yakın mesafede hızlı ve güvenli veri iletişimi için tasarlanmıştır. Bu şekilde bir bağlantı için uygun bir ağ yazılımı veya işletim sistemi tarafından destelenen bir bağlantı türü gereklidir. Ama araya uzak mesafeler de girerse iş biraz zorlaşacaktır. İki ayrı şehirdeki bilgisayarı birbirine bir ağ kablosuyla bağlayamayacağımızdan ya bir kiralık bir hat alacağız ya da işimiz kısa sürecekse normal telefon hatları üzerinden veri aktarımını seçmeliyiz. Bu iş için en pahalı seçenek de budur. İşte bu şekilde bir bağlantı için bize gereken donanıma kısaca modem diyoruz. Modemler bilgisayardan gelen dijital verileri, telefon hattı üzerinden iletilebilmesi için gereken analog sinyal şekillerine çevirir. Karşı taraftaki modem, bizim göndermiş olduğumuz bu sinyalleri tekrar eski dijital hale yani 0 ve 1' e çevirir.Böylece bilgi alışverişi olur. Modemler vasıtasıyla aktarılan analog veri deseni hattaki ek sinyaller nedeniyle orjinal veri ile istem dışı bir birleşmeye yol açar; ve verinin orjinalini bozar.Burada istenmeyen ek veri sinyalinden kasıt telefon hattını fiziksel yetersizliklerinden dolayı oluşan parazitlerdir.Bu nedenle sisteminiz için kullanmayı düşündüğünüz modem hataları en aza indirilebilecek bir yapıya sahip olmalıdır. Ortaya çıkabilecek problemler çoğunlukla geri çevrilebilir.Hatayı düzeltmek için gönderilen veri paketinden sonra bu veriyi tanımlayan ek bir veri paketi yollanır.Bu paket bir parity bitidir.Veri diğer uca ulaştığında ek veriyle karşılaştırılır.Veride bir hata bulunursa veri paketi tekrar istenir.Eğer hem veri paketinde hemde parity bitinde hata söz konusu olursa sistem çalışmaz. İki bilgisayar arasındaki bağlantı sırasında oluşan bir hatanın nerede ve neden kaynaklandığını bulmak için üç aşamalı bir yol izlenir.Hata durumunda gönderici modem kendini test eder, hata kendinden kaynaklanmıyorsa karşı modeme kendisini test etmesini bildirir.Eğer hata her iki modemde de değilse kullanılan hattın testi yapılır. Modemlerde veri iletişimi Yarı-dublex yada tam dublex olmak üzere iki durum var.Yarı dublex bir veri iletişiminde, giden veriye karşılık gelen veri aktarımı olur.Tam dublex'te ise aynı anda hem gönderim hem alım işlemi yapılır. Gelişen teknoloji sayesinde hemen hemen tüm modemlerde faks özelliği ve bazı modemlerde de ses kartı özelliği aldığınız modem kartlarının üzerine gelmektedir. Modemler telefon hattı üzerinde 300 ile 3000hz arasında analog ses dalgaları iletir.Bu gerçek zamanlı bir konuşmadır.Modem bağlantısı seri portlar tarafından sağlanır.Seri porttaki bu veri iletişimi UART Chipi tarafından sağlanır.UART Chipi cinsine göre modemin hızı belirlenir.Örneğin modemimizin chipi 16550 ise yaklaşık hız 33600 civarındadır. Veri iletişiminde Digitalden Analoga ve Analogdan Digitale geçiş işlemi DAC'e ADC tarafından yapılır.Veri aktarımında sesli veriler kullanılıyorsa işin içine DSP(Digital Signal Processor) girmektedir.Çünkü ses verileri daha yoğun ve geniş bir işlemdir.Digital sinyal işlemci yani DSP modemin enm önemli parçasıdır.Verinin iletişimine uygun hale gelmesini ve seslerin iletilebilmesini sağlar. Modemler telefon hattı üzerinden her iki yöne, ses bandında 300 ila 3.000 Hz arasında analog sinyaller gönderir. Bu iki frekans bandı arasında analog ses dalgalarıyla veri paketlerini iletirler. Konuşma esnasında da sesleri seri kapıdan yani RS-232C' den çıkar. Bu kapılar her bilgisayarda mevcuttur. Standart olarak seri kapı 1(COM 1 ), farenin bağlanması içindir. Bazı sistemlerde fare, PS/2 arabirimi üzerinden bağlandığı için COM 1 (seri kapı 1) işgal edilmez. Seri kapılar 9 ve 25 iğnelik erkek konnektörlerden yapılmıştır. Bazı sistemlerde her ikisinin de olmasına karşın, bulunmama ihtimali de mevcuttur. Modeminizle birlikte bu kapılar için uygun jaklı bir kablo verilecektir. Önceden BBS' ler vardı. Bir bilgisayar, bir modem ve bir BBS programıyla sanal dünyada gezinti yapılabiliyordu. Ayrıca dosya alış-verişi yapılıyor veya mesajlaşılıyordu. Önceden sanal dünya çok dardı ve burada gezinti çok yavaş işliyordu. Daha sonra sanal dünya genişledi. O kadar genişledi ki internet evlere girdi. Biraz yavaştı ama herkes interneti biliyordu. İnternet dünyasını gezip, görmek istiyorlardı. Bilgisayar firmaları da bu alana yöneldiler. Sürat önem kazandı. Sürat ve daha rahat bilgi alabilmek için modemler de geliştirilmeye başladı. Bir çok modem markası çıkarıldı. Bu çıkan modemlerde windows95 gibi programlara uyumu ve tam performansta çalışması önem kazandı. Kullanım Alanları Bir modeme sahip olmak demek çok geniş bir bilgi dünyasının kapısında olmak demektir. İnternet ve BBS bağlantıları bize bu bilgi dünyasının sonsuz olanaklarını sunmaktadır. Yapacağınız bağlantı nereye olursa olsun modeminiz size tek ve belirli bir bilgisayara bağlar internet ortamında bu servis sağlayıcısının serverıdır.Diğer yaygın bir kullanım alanı ise aynı şirket bünyesinde farklı noktalarda kullanılmasıdır. Modemdeki Bazı Parçalar Uart Seri kapıların kalbi olan çipe uart denir. (Universal Asynchronous Receiver/Transmitter). Uart' ın 8250, 16450, 49880 şeklinde adlandırılan modelleri vardır. Bu çipin cinsine göre de dış ortama yani modemin gönderebileceği en yüksek hız yaklaşık olarak şu şekildedir: Tabloda görüldüğü gibi 28.800 veya 33.600 olarak satılan bir modem için ihtiyacımız olan bir uart çipi 16550' dir. Daha düşük hızları destekleyen bir çipe sahip bir sistem iyi bir performans elde edemez. Sisteminizdeki uart çipini DOS' la gelen MSD programını çalıştırarak rahatlıkla öğrenebiliriz. Eğer sisteminizdeki uart çipi 16550 değilse alacağınız bir modemin dahili bir modem olması da işimizi görecektir. Dahili modemlerde uart, modemin üzerindedir. İletişim esnasında veriler uart üzerinden seri kapıya, oradan da seri arabirim kablosu vasıtasıyla modeme gelir. Veri iletiminde işleminde veriler bilgisayarın seri kapısına oradan da modeme gelir. Modemin bu veriyi iletebilmesi için hat üzerinde karşı modemle bağlantı kurması gerekir. Modemimiz karşı modemi arar ve karşı modem de hatta beklemede ise otomatik olarak cevap verir. Bu cevap hangi hızları, protokolleri desteklediği ve o anda hangi hızda veri iletebileceği üzerindedir. Veri bilgisayardan modeme gelir, modem bu veriyi içindeki DAC (dijital- toanalog converter) vasıtasıyla analoğa çevirir. |
Harddisk(HDD) http://www.mtuncel.com/resimler/hdd.jpg Harddisk(HDD) Disklerin üzerindeki dairesel izlere Track veya cylinder denir. Birden fazla disk kullanılırsa bunlar üzerindeki okuyucu kafalara ise head okudukları yüze Side denmektedir. Bir dairesel iz açısal olarak eş bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümlere ise Sector denmektedir. Bütün bunlar göz önüne alındığında bir bilginin adresini vermek için kafa veya yüz numarası, izin numarası ve sektor numarası verilmelidir. Genel olarak bir track üzerinde bir sektörün belirlediği alan 512 byte'tır. Ancak bazı SCSI disklerde bu boyut değişebilmektedir. Sektör_Sayısı = (Kafa_Sayısı x Silindir_Sayısı x Sektor_Sayısı) Bu rakamla bir sektörün boyutu çarpıldığında diskin kapasitesi bulunur. Diske erişimi kolaylaştırmak için sektörler gruplanarak CLUSTER'lara bölünür. Cluster sektörden farklıdır. Ve formatlama esnasında bir cluster'ın kaç sektör olacağı belirlenir. Mesala bir cluster 8 sektörden oluşuyorsa cluster boyutu 4 KB olarak belirlenir.Diskin üzerinde belli bloklar vardır. Partition: Partition disk üzerindeki bölümlendirme için kullanılır. Diskin 0. Sektör, 1. Cylinder, 0. Head'de bulunur. Burada bir kod bulunur. Bu kod üzerindeki bilgileri inceleyerek diskin üzerindeki boot sector bulunur. Boot sector belleğe yüklenir. Daha sonra buradaki kod sistemi yükler. Boot: Her partition'ın başlangıç adresi olarak verilen adreste bulunur. Buradaki bilgi Partition'daki kod tarafından belleğe alınır. Buradaki program önce root dizine bakar. Burada IO.SYS, IO.COM isimli dosyalar aranır. Burada eğer bulunursa FAT'teki başlangıç noktasına gidilir. Buradan bir sonraki devam edeceği yer tespit edilir. Ve okunan Fat başlangıç adresinden data bloğu üzerindeki bilgi okunarak belleğe alınır. Sonrasını ise IO.SYS halleder. FAT: (File Allocation Table) Burası tüm diskin yerleşim planını içerir. Bir kodla başlar bu FAT'in özelliğini belirtir. Genelde 0F8h değerini taşır. Buna Media Id Byte denir. Herhangi bir sakatlık durumuna karşı FAT 2 kopyadır. Silinen dosyanın adının ilk harfi alt-229 (sigma) yapılır. Dos baktığında eğer ilk harfi sigma ise dosyanın silindiğini kabul ederek bunu listelemez. Silinen bir dosyanın geri getirilmesi işlemi ise şu şekildedir. Dosyanın kaydındaki Fat'teki başlangıç noktası bilgisi alınır. Bu noktadan itibaren dosya boyunu kapsayacak sayıdaki Fat hücresi eğer boş ise dosya geri getirilebilir. Değilse getirilemez. Eğer dosya bölük pörçük yani dosyanın bölümleri diskin bir kaç bölgesinde yer alıyorsa dosya bozuk olarak undelete yapılabilir. Aşağıda örnek bir Root yapısı ve dosyaların yerlerini gösteren bir FAT görülmektedir. ROOT ENTRY: Dosya Adı Dosyanın Fatteki Başlangıç Noktası Fat Hücre Sayısı IO.SYS 1 4 MSDOS.SYS 5 1 COMMAND.COM 6 3 CONFIG.SYS 8 1 FAT: Fat Hücre No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 İçeriği 2 3 4 0FFFFh (Eof) 0FFFFh (Eof) 0 0 0 0FFFFEh (Bad Sector) IO.SYS isimli dosya disk üzerinden okunmaya çalışıldığında öncelikle 1. Fat hücresinin işaret ettiği cluster okunur. Daha sonra 1. nolu fat hücresinin işaret ettiği 2 nolu Fat hücresinin işaret ettiği Cluster okunur. Arkasından 3. Hücre işlem görür. 4. Hücredeki EOF ifadesine istinaden okuma işlemi durur. MSDOS.SYS isimli dosya ise doğrudan 5. nolu fat hücresinin işaret ettiği cluster üzerinden okunur ve işlem sonlanır. COMMAND.COM ve CONFIG.SYS isimli dosyalar silinmiştir. Eğer en son config.sys dosyası kopyalanmışsa ve ilkin command.com dosyası undelete yapılırsa command.com dosyasının son bölümünde CONFIG.SYS olacak şekilde dosya bozuk olarak undelete yapılır. Eğer geri getirilmezde CONFIG.SYS dosyası istenirse bu durumda CONFIG.SYS dosyası başarıyla geri getirilecektir. Ama eğer COMMAND.COM tekrar undelete yapılmaya kalkılırsa undelete işlemin gerçekleştirilemeyeceğini söyleyerek çıkacaktır. 9 nolu fat hücresi ise o cluster'ın bozuk olduğuna işaret eder.WIN 95 ve NT 4.0 dosyalar silindiğinde Recycle.bin isimli görünmez bir dizine taşır. ve nereden attığını bir yere kaydeder. eğer dosya geri getirilirse aynen yerine yerleşir. Eğer Recycle.bin boşaltılmışsa dosyalar o zaman silinmiş demektir. Dosyaların güvenliği için ve daha hızlı erişmek için dosyaları bir bütün halinde tutmak tavsiye edilir. Bu işlem içinde en azından haftada bir defa DEFRAG programının çalıştırılması yeterli olacaktır. Elbette ki bu yapıda bir dosyayı okumak için diskin kafası bir ileri bir geri gidip gelecektir. Bunu hızlandırmak amacıyla smartdrv gibi programlar diskin çok okunup yazılan bölümlerini belleğe alır. Diske yazıyorum deyip kandırıp belleğinde bir süre saklar. Disk serbest kaldığı anda bunları yazar. Bu şekilde işlemler yaklaşık 2-50 misli hızlanmaktadır. Ancak bunların sakatlığıda eğer yazmadan makine kapatılırsa yazmak üzere olduğu bilgiler silinir. ve eski durumlarında kalır. Bundan korunmak için makineyi doğrudan kapatmak yerine CTRL-ALT-DEL tuşlarına basarak makinenin en tekrar açılma işlemini başlatmak daha sonra kapatmaktır. Smartdrv türü programlar bu tuşu kontrol ederek eğer belleğinde bir şey kalmışsa bunu diske yazıp ondan sonra makinenin kapanmasını sağlarlar. Root: Ana dizin veya kök dizine Root adı verilir. Burada dosyaların isimleri ve bazı bilgileri tutulmaktadır. Yapısı şu şekildedir. İsmi Boyu Açıklama Dosya adı 8 byte Dosyanın ismi burada tutulur. Uzantısı 3 byte Dosyanın uzantısı burada tutulur. Özellikleri 1 byte Dosyanın Read only hidden ve bunun gibi bilgileri burada tutulur. Ayrılmış alan 8 byte Bu alan DOS tarafından boş bırakılır. Burası NT ve WIN95 türü programlar tarafından uzun dosya isimlerinin kontrolü için kullanılır. Tarih ve Saat 4 byte Dosyanın son değiştiği tarih ve saat Başladığı Yer 2 byte Dosyanın FAT üzerinde başlangıç noktası Uzunluğu 4 byte Dosyanın kaç byte olduğu Toplam 32 byte Burada aynı zamanda diskin etiketide saklanır. dosya boyu 0, uzunluğu 0, saat ve tarih bos ve ozelliginde sadece Etiket bilgisi olduğu yazılıdır. Aslında dizinlerde dosyalar gibi disk üzerinde saklanır. ilk açıldıklarında bir cluster boyundadır. Daha sonra yetmediği zaman sanki dosyaya ek yapılıyor gibi eklentiler yapılır. Ancak özelliği Dizin olan bu dosyalar DOS tarafından farklı değerlendirilerek içinin gösterilmesi gibi fonksiyonlar yerine getirilir. Bunun dışında Root dizinin farklı bir özelliği boyu sabittir değişmez. Bu sebeble bazı virüsler kendilerini Root'un en alt kısmına yerleştirirler. Böylece kendilerini gizlemiş olurlar. Win 95 ve NT uzun dosya isimleri için silinmiş dosya kayıtları yaratırlar. ilk byte 0E5h değeridir. Dosya adı, uzantısı ve diğer bilgilerinin yerine dosyanın uzun adının bir kısmı tutulur. Data: Burada diske kayıtlı dosyaların ve dizinlerin içerikleri kaydedilir. Dos'ta diske erişim için int 25h ve int 26h kullanılır. Sector No verilerek herhangi bir adrese ulaşılır. Bunun dışında diske erişmek için Int 13h kullanılır. Bu servis BIOS tarafından hazırlandığından Dos'tan bağımsız olarak kullanılabilir. Bunun dışında CD'ye erişmek için MSCDEX (Microsoft Compact Disk Extention)'in hazırladığı Int 2Fh kullanılır. Bu arada Int 2F çok amaçlı bir servistir. Bu servis içerisinde microsoft'un undocumented (Saklı) servisleride mevcuttur.DOS'ta iken bir dosya açılması için gereken aşamalar aşağıdaki gibidir. x Int 21h Servisi üzerinden dosya aç komutu çalıştırılır. x Int 25h Servisi üzerinden diskten directory entry okunur. Buraya bir dosya kaydı açılır. Bu kayıt 32 byte boyundadır. Öncelikle directory'deki bilgiler okunur. Sonra en alta dosya ile alakalı bilgi eklenir. x Int 25h kullanılarak FAT okunur buradan boş olan bir Fat hücresi seçilerek bu seçilen hücreye ilkin (EOF) bilgisi kaydedilir. Sonra int 26h ile yazılır. x Directory entry'e eklenen satıra başlangıç fat hücreno kaydedilerek Int 26h ile yazılır. x Seçilen başlangıç Fat hücresinin işaret ettiği Data bölgesine dosyanın içeriği yazılır. x Eğer bu hücrenin belirttiği yer yeterli gelmezse Fat üzerinden tekrar boş bir hücre aranır. Bu hücreye (Eof) ifadesi yazılır. Başladığı fat hücresine de buranın adresi yazılır. Bu hücrenin işaret ettiği yerde kullanılır. x Dosyayı kapat komutu gelir. Bu komutla dizindeki dosya kaydındaki dosyanın boyu güncellenir.x Bütün bu işlemler esnasında INT 25h ve INT 26h BPB (Bios Parameter Block)'taki bilgilere uygun olarak adres hesaplamasına gider. Hesapladığı adrese göre INT 13h'ı çağırarak buraya yazma işini gerçekleştirir. INT 13h diske erişmek için gerekli programa sahiptir. Diskin I/O adresine gerekli bilgileri vererek diskin bu adresteki bilgileri okumasını ve aktarmasını sağlar. x WIN 95 ve NT 4.0 diske erişimi kısıtlamak amacıyla INT 13h'ı kendi üstüne alır ve çağrıları kendisi değerlendirir. Eğer sakatlık yapacak bir çağrı alırsa bunu engeller. Bunun dışında 95 DOS modunda açıldığından uzun dosya isimlerini korumak için diske doğrudan erişimi engellemiştir. Bu engeli kaldırmak için LOCK komutu kullanılır. Engeli tekrar koymak için UNLOCK komutu vardır. ALıntı ! |
USB (Universal Serial Bus) USB (Universal Serial Bus) Harici aygıt kurulumu, hem yeni hem de usta bilgisayar kullanıcıları için zor bir iştir. Gerekli bağlantıları yapmanın yanısıra, aygıtı konfigüre etmek de zaman alır. IRQ ve I/O adresleri, bir aygıtın, bilgisayar sisteminde çakışma yaşamadan çalışması için doğru şekilde ayarlanmalıdır. Bazen, bir aygıt, sistemin boot işlemi esnasında takılı olmadığı için çalışmayabilir. Genel olarak, bu problemi çözmenin tek yolu, aygıtı bağlayıp sistemi yeniden başlatmaktır. Universal Serial Bus (USB), yukarıda anlatılan zorlukların üstesinden gelmek için bulunmuş çözümlerden birisidir. Yukarıdaki eksiklikleri tamamlamak için USB, tek bir bağlantı tipi ve anında takma/çıkartma özellikleri sunar. Bu iki özellik sayesinde, USB tipi bir çevresel aygıtı takmak oldukça kolaylaşmaktadır. Sistemin açık veya kapalı olmasına dikkat etmeden, USB aygıtı sisteme bağlayın. Çalışan bir sistemde, aygıtın takıldığı anlaşılır ve aygıt konfigürasyonu sistem tarafından otomatik olarak yapılır. Kısaca, hiç ter dökmeden takılan USB aygıtı çalışmaya hazır hale gelir. Şimdiye kadar, USB bir değişim geçirmiştir. İki spesifikasyon sürümleri 1.0 ve 1.1'dir. USB 1.1'in asıl amacı, USB 1.0'da farkedilen problemlerin çözülmesi ve bazı belirsizliklere açıklık getirilmesidir. USB 2.0'ın ise 2000'in ilk çeyreğinde çıkması beklenmektedir. USB 2.0 sayesinde orijinal USB kablo ve bağlantıları değişmeden 480Mbps bant genişliği mümkün kılınacaktır. Bu, mevcut standarttaki genişliği 40 katına çıkartacaktır (USB 1.1'de 12Mbps). Ek olarak, USB 2.0 mevcut USB sürümleriyle de geriye uyumlu olacaktır. Bu yazıda "USB" terimi, ayrıca belirtilmedikçe USB 1.1 olarak anlaşılmalıdır. Özellik Listesi USB, IEEE1394'ün benzeri özelliklere sahiptir. Aşağıda kısa açıklamarıyla USB özelliklerinin özetini bulabilirsiniz: Anında Takma/Çıkartma, PnP: USB aygıtları, aygıt takma/çıkartma işlemini tespit etme ve konfigürasyonunu otomatik olarak yapma yeteneğine sahiptir. Seri Veri Yolu: Bir çift farklı sinyal, hem veri gönderimi hem de veri alımı için kullanılmaktadır. Eşsüreli Aktarım: Kamera gibi video uygulamalarında, sabit bit oranına yakın aktarım gereklidir. Eşsüreli aktarım, veri kesinliği yerine ayrılmış aktarım oranı sözü verir. Kablo Gücü: Kendi elektriğini sağlayamayan aygıtlar için, kablo gücü, USB'nin kablosu aracılığıyla mümkündür. Tam veya Düşük Çalışma Hızı: USB'de iki çalışma hızı desteklenmektedir: tam hız için 12Mbps ve düşük hız için 1.5Mbps. Düşük hız tanımlama, üreticiler için maliyeti düşürme amaçlı bir opsiyondur. USB Bağlantısı Bir USB kablosu, dört iletkenden oluşur: iki adet veri yolu (kablo) gücü için ve iki adet de farklı sinyal çifti için. Pin tanımlamaları aşağıdaki şekildedir: Pin 1. VSUB: Veri yolu gücü, kaynakta +5V Pin 2 ve 3. D- ve D+: Farklı sinyal çifti Pin 4. GND: Toprak USB kabloları da, tam hızlı kablolar ve düşük hızlı kablolar olmak üzere ikiye ayrılır. Tam hızlı kablo, kıvrımlı sinyal çifti ve dört kabloyu sarmak için çevresel koruyucu gerektirir. Tam hızlı USB kablosu için gerekli asgari marka bilgisi, "USB SHIELDED..." ibaresini, USB spesifikasyonları nedeniyle bulundurmalıdır. Düşük hızlı kablo ise koruma, kıvrımlı sinyal çifti iletkenleri ve özel marka bilgisi gerektirmez. ALıntı ! |
Bios Hakkında Herşey PNP/PCI CONFIGURATION PNP OS Installed: Bu madde altında "Yes"i ayarladığımızda,BIOS sadece boot işlemi için gerekli donanımın kaynak dağılımı ile ilgilenecektir.Diğer parçaların konfigürasyonu için sonradan zorunlu olarak Plug & Play özelliğine sahip Windows95 gibi bir işletim sistemine gerek duyar Reset Configuration Data: Bu seçenek genellikle "Disabled" durumundadır. "Enabled" ile aktif duruma getirildiğinde, BIOS Setup'tan çıktıktan sonra,Reset sırasında bütün ECSD kayıtları silinir.Boot işlemi sonunda BIOS mevcut kaynakları tekrar tamemen dağılır.Burada öncelikle rezerv edilen kaynaklarla uygun ISA kartları tekrar tamamen dağılır.Sonra bunu Plug & Play parçaları izler.Yapılan sistem konfigürasyonları böylelikle gerektiğinde tekrar canlandırılabilir. IRQ-x / DMA-x Assigned To: Bu ayarlar sadece "Resources Controlled By" altında "Manual" seçeneği tercih edildiğinde ortaya çıkar.Bu ayarlar mevcut kaynakların "Legacy ISA" veya "PCI / ISA PnP" ile bir ISA kartına veya Plug & Play Resource Pool'a bağlanmasını mümkün kılar.Eski bir Sound Blaster 2.0 kartı için, örneğin Legacy ISA'da IRQ 5 ve DMA 1 ayarlanabilir PCI IRQ Activated By: Bu ayar mevcutsa, burada "Level" ve "Edge" seçenekleri terçih edilebilir.Normlara uygun PCI kartları normalde sinyal yüksekliğine göre uyandırır ve Interrupt'la desteklenir.Bundan sonra,bir çok PCI kartı tek bir Interrupt hattını problemsiz kullanabilirler.Bazı uyumsuz PCI kartları oyun kurallarına uymamaktadır.Böyle problemli kartlar "Edge" seçeneği ile zaptedile bilir. Slot x Using INT #: Bu ender seçenek, 4 PCI Interrupt'ından birinin belli bir PCI yuvasından birine atanmasına olanak sağlar.Böylelikle bu problemler Egde-PCI kartlarında giderilir.Normalde "Auto" ile yapılan dağıtım yeterlidir 1st / 2nd / 3rd / 4th Available IRQ: Bu çok ender bulunan seçenekte, eğer "auto" ile yapılan otamatik düzenleme istenmeyen sonuçlar üretiyorsa,A'dan D'ye her dört PCI-Interrupt'ı için bir Interrupt düzenlemesi yapabilirsiniz PCI IRQ Map To: Bu menu maddesinde 14 ve 15 numaralı IDE-Interrupt'ların düzenini seçebilirsiniz.Normal durumda bunlar "PCI Auto" ile mevcut bulunan Onboard-Controller'a verilmektedir.Bunun yerine PCI Controller kartının bir Slotunun da "ISA" ile ISA Controller'a verilmesi ayarlanabilir Primary / Secondary IDE INT #: Burada, Onboard Controller'ın veya uygun bir PCI kartının her iki IDE kanalından herbirinin hangi PCI Interrupt'ı kullanması gerektiği belirtilir."A" ve "B" normaldirler Use MEM Base Addr: Bu seçenek Upper-Memory alanındaki bir anabellek penceresinin rezervasyonunu mümkün kılar.Örneğin bazı eski ISA network kartları.Burada "NA"(Not Avaible = mevcut olamayan) yerine bir başlangıç adresi verildiğinde, ihtiyaç duyulan bellek alanının büyüklüğünün ayarlanmasını sağlamaya yönelik "Used MEM Length" seçeneği karşımıza çıkar. POWER MANAGEMENT SETUP Power Management: Burada bütün enerji tasarrufu önlemleri kapatılabilir, açılabilir.En son durum için yüksek "Max Saving", düşük "Min Saving" veya ayarlanabilir tasarruf derecesi "User Define" olmak üzere üç profil bulunmaktadır. PM Control by APM: Eğer Windows 95/98 gibi Advanced Power Management'lı bir işletim sistemi kullanıyorsanız, buna "Yes" ile enerji tasarrufu önlemlerinin kontrolünü verebilirsiniz Video Off Method: Burada , çok farklı ayarlar mevcuttur,ekranın kapatılması gerektiği gibi. "Blank Screen" son olarak boşluk işareti monütöre gönderilir."V/H-sync+blank" ek olarak senkronizasyon sinyallerini kapatmaktadır. "DPM Support" grafik karlarının ve mönitörün VESA Display Power Management Signaling'de anlaşmalarını sağlar, ki durum en geç üç yıl içinde bütün cihazlar için gerekli olacaktır Modem Use IRQ: Burada mevcut modemin Interrupt-hattını bildirmektedir.Bu hat üzerinde aktiviteler bilgisayarı daha sonradan uyandırmaktadırlar.Örneğin faks gelmesi gibi. Doze/Standby/Suspend Mode: Bu üç seçenek aktif olmayan saatleri belirlemektedir ve buna göre sadece işlemcinin ("Doze Mode") sabir diskin ve ekranın ("Standby Mode") veya bütün parçaların enerji uykusuna geçmesini yönetir. HDD Power Down: Burada, sabit diskin Standby Modta bağımsız olarak kapatılmasına kadar ki aktif olmayan saatlerini belirlersiniz.Bütün sürücülerin sık sık elektrik kesilmelerine dayanamıyacığına dikkat edin.Bu her şeyden önce server işletmelrşn deki yüksek verimli sabitdiskler için geçerlidir,çünkü kesintisiz çalışmak isterler. Wake Up Events in Doze & Stanby: Bu başlık altında Interrupt'larda oluşan bir liste ortaya çıkmaktadır ve onların aktiviteleri "On" bilgisayarı Doze Standby modlarında uyandırmalıdır.Yeni BIOS versiyonlarında bu başlıklar sıklıkla "Reload Global Timer Events" altında daha gelişmiş bir formda görünmektedir Power Down & Resume Events: Bu ikinci Interrupt listesinde bilgisayarı Suspend-Mode'un uyandırması gereken bütün parçalar "On" ile işaretlenir. Throttle Duty Cycle: Bu ayar işlemcinin Doze Modunda göstermesi gereken performans yüzdesini yönetir VGA - Active Monitor: Bu seçenek "Enabled" ise grafiklerin aktivitesi, sistemi Standby - Mod'undan uyandırır CPU Fan Off in Suspend: "Enabled" a ayarlandığında, BIOS Suspend - Mod'unda işlemci fanı için olan bağlantıyı keser Resume by Ring: Bu seçenek "Enabled" olduğunda seri bağlantılarda Ring-Indicator hattı modeme gelen bir çağrıyu gösterir ve PC enerji tasarrufu modundan uyandırılır.Software yönetinli ATX Power'a sahip bilgisayarlarda da hatta yarı kapalı durumdan bilgisayarı tekrar uyandırır. IRQ 8 Clock Event / RQ 8 Break Suspend: Eğer bu ayarı "Enabled" yaparsanız, gerçek zaman saati bilgisayarı Suspend modundan uyandırır, çünkü IRQ 8,geröek zaman saatinin Interrupt'ıdır CHIPSET FEATURES SETUP Auto Configuration: "Enabled" olarak ayarlandığında Board üreticileri tarafından belirlenmiş özellikle değişik bellek zamanları için mantıklı parametreler yüklenir.Bunların hepsi,ancak "Disabled" seçildiğinde tekrar değiştirilebilir DRAM Speed Selection: Burada FPM (Fast Page Mode) ve EDO-DRAM için kullanılan bellekleri hızı bildirilir."60 ns" ve "70 ns" seçilebilir.Somut değer kullanılan modüle bakılarak bulunabilir.Bellek entegreleri normalde uygun işaretler taşır ve sonradan ayarlanabilir."60" veya "70" System /Video BIOS Cacheable: Bu her iki seçenek de , Shadow RAM'de yansıtılan BIOS parçaların tampon bellekte işlenip işlenmeyeceğini bildirir.Çoğunlukla BIOS rutinlerine başvuran DOS yazılımı "Enabled" seçilmesi ile beraber kolay hız artışı sağlanmaktadır.Modern işletim sistemleri BIOS erişimlerini hada iyi Driver'lar yolu ile yapmaktadırlar 8/16 Bit I/Q Recovery Time: Burada ,ISA-BUS'lara yapılan işlemler arasında ne kadar bekleme devri ve ne kadar dinlenme zamanı olacağı ayarlanabilir.Normal olarak burada "1" yeterlidir.Problemlerde, örneğin ISA ses kartı ile olanlarda, yüksek değer verilerek yapılan denemeler problemi çözebilir. INTEGRATED PERIPHERALS Block Mode: Bu seçenek "Enabled" (ya da "Auto") olarak seçilmişse, BIOS IDE sabit diskinin konfigürasyon sektöründen bir defada kaç sektörün okunabileceğini veya yazılabileceğini bildirir.Block Mode'un (veya Multi Sector Transfers) tavsiye edilen değerlerin kullanımı,her sektör için yazma ve okuma işlemlerini tek tek yerine getirilmesi için gerekli olan yönetim zahmetini azaltmaktadır ve bu da daha sonra hıza etki etmektedir.Gerekli durumlarda bu seçenekten somut sayı değerleri ayarlanabilir.Başka bir yardımcı olmadan kullanıcı somut değeri çok zor bulacaktır. IDE PIO/UDMA: "Auto" en yararlı ayardır.Çünkü burda BIOS konfigürasyon sektöründen veya mevcut EIDE cihazının Firmware'ında somut değeri bildirmektedir.Değerlerin manüel olarak ayarlanması, sadece çok uzun bağlantı kabloları veya sistem frekansını değiştiren Tuning önemleri nedeniyle çıkan zorluklarda tavsiye edilir. PCI SLOT IDE Second Channel: Burada PCI-EIDE kartının ikinci bir kanalın açılması ("Enabled") veya kapatılması ("Disabled") mümkündür. On-Chip Primary/Secondary PCI IDE: Bu her iki ayar, On-Board-EIDE-Controller'ın her iki kanalının da aktif olup olmadığını ve ait olan kaynakları işgal edip etmediklerini belirler.IDE cihaz kullanmayan biri bunları iptal ederek boşalan iki Interrupt hattını diğer amaçlar için kullanabilir. Onboard PCI SCSI Chip: Bu menu seçeneği mevcutsa, "Enabled" konumunda uygun kaynakları (Interrupt, dma kanal) kullanan bir On-Board SCSI Chip'ini etkinleştirir USB Controller: "Enabled" konumunda Chipset'teki entegre edilmiş Controller'ı Universal Serial Bus için aktif hale getirir.Gerekli kaynaklar, USB cihazı gerekmediği sürece saklanabilir. ON-Board FDC Controller: Bu menü maddesi neredeyse her zaman aktiftir, çünkü Board kendi Floppy Controller'ını IRQ 6,DMA 2'de aktif hale getirir.On-Board Controller'ın yerine, tamamen uygun bir takma kart kullanılmak istenirse veya tamamen Floppy sürücüden gelmeden "Disabled" ayarıyla kaynak çakışmalarını çözer ve bununla beraber daha başka kaynakların kullanılmasına olanak sağlar. On-Board Serial Port 1/2: : Bu her iki ayarla Interrupt meşguliyeti ve her seri bağlantı için port adresi seçebilir UART 2 MODE: Burada ikinci siri arabirim için işletme modu belirlenir. "Standart" RS-232C'lik normal işletme anlamına gelmektedir. Duplex Mode: Bu seçenek "Full" olarak ayarlandığında mevcut bir Infrared-Transceiver aynı anda hem gönderebilir hem de alabilir duruma gelmektedir."Half" ile sadece değişmeli olarak devreye giren gönderme ve alma işletmelerine olanak tanınır. OnBoard Parallel Mode: Burada,paralel bağlantıların Port adresleri ve Interrupt hatları belirlenir veya hepsi tamamen "Disabled" olarak kapalı konumlandırılır. "378/ırq7" ve "278/ırq5" LPT1 ve LPT2 için geçişli alternatiflerdir.IRQ5 her türlü ses kartının standart Interrupt'ı olarak yerleştiği için, çoğunlukla ilk paralel port seçeneği en iyi seçimdir. Paralel Port Mode: Burada, yazıcı bağlantısı için yönlendirilebilir kombinasyonlar olan "SPP", "EPP" ve "ECP" arasında seçim yapmak mümkündür.Standart Parallel Mode'un (SPP) aksine, hem Enhanced Parallel Port (EPP) hem de Extended Capabilities Port (EPP) bidirectional (çift yönlü),yani daha hızlı çalışmaktadır - EPP modunun birçok versiyonu mevcuttur.Hirbir problem ortaya çıkmazsa,"ECP/EPP" en iyi, en esnek ve en hızlı ayar demektir. ECP Mode Use DMA: Burada ECP modu için bir DMA kanalı tahsis edilebilir.Kanal "1" ve kanal "3" tercih edilmelidir.Sound Blaster uyumlu ses kartları için standart olan bunlardır Parallel Port Epp Mode: Bu seçenek mevcut ise, "EPP1.7" ve yeni "EPP1.9" arasında seçim yapılabilir.Böylelikle, eğer paralel port cihazlarında bir problem olursa deneme imkanı mevcuttur. STANDART CMOS SETUP Virus Warning: Bu ayar mevcut ve "Enabled" durumunda ise, bir program Boot Sektöre ve ya sabit diskin Partition tablosuna ulaşmaya denediğinden BIOS bir uyarı veriyor.Normal programların bu alanda işi olmadığından, böyle bir hareketin arkasında virüs saklı olabilir.Bu özellik işletim sistemlerinde problemlere yol açabilir. CPU Interbal Cache: Bu seçenek "Enabled" olmalıdır, çünkü bu işlemci ana belleği aktif hale getirmekte ve büyük bir hız artışı sağlamaktadır. External Cache: Bu ifade biraz aldatıcıdır çünkü genel olarak durada Second-Level Cache açılır ya da kapatılır.Burada bu önbelleğin gerçekten anakartta takılı olup olmaması önemli değildir..Bir çok 586 işlemcilerde, Pentium II'lerdeki işlemci modülleri üzerindeki veya Pentium Pro'lardaki işlemci içinde olduğu gibi, "Enabled" her durumda verimi artırmaktadır.Bunula beraber, işletim sistemlerinin kurulumunda veya eski DOS oyunlarının kullanımında bir acil durum freni olarak bir yada iki Cache belleğin de deaktive edilmesi tavsiye edilir.Aksi taktirde çok hızlı geçecektir. Ouick Power On Self: "Enabled" olduğunda bu seçenek bilgisayarın açılmasından sonra kendi kendine aynı testlerin yapılmasını durdurarak test etme süresini azaltır.Güvenilirlikleri zaten ispatlanmış bilgisayarlarda böylelikle açılış hızlanır.Gerektiğinde iptal edilmesi gerekebilir.Asgari çevirme sayılarına ulaşmaları için oldukça uzun zamana ihtiyaç duyan eski sabitdiskler, bu kısa süre içerisinde kendilerini sisteme tanıtma fırsatı bulamayabilirler. Boot Sequence: Bu ayar, işletim sisteminin yüklenmesinde takip edilecek sürücülerin sırasını belirler. "A,C,SCSI" klasik sıralama olmalıdır.Kim pratik olarak ssabitdiskten boot etmek istiyorsa ve aynı zamanda disketlerdeki Boot sektörü virüslerinden emin olmak istiyorsa,"C,A,SCSI" yi tercih etmelidir. Swap Floppy Drive: Bu ayar "Enabled" olduğunda her iki Floppy sürücünün ayarları BIOS ortamında değiştirilecektir.Bu, hem 3.5 inç sürücüye hem de 5.25 inç sürücüye sahip olunduğu ve değişmeli olarak her ikisinden de Boot edilmek istenmesi durumunda pratiktir. Boot Up Floppy Seek: Bu seçenek "Enabled" konumunda ise,BIOS bilgisayarın açılışında kafa birimlerini Track 40 üzerine gezdirerek eski 40 veya yeni 80 Track'lik Floppy sürücümü kullanıldıığını bildirir. Yaygın olarak kullanılan 1.2 MB ve 1.44 MB sürücüler sadece 80 Track ile çalışmaktadır Floppy Disk Access Control: Eğer mevcutsa,bu ayar ile Floppy sürücüsü normal yazma ve okuma işletiminden ("R/W") sadece okuma işletimine ("Read Only") geçer.İstenmeyen bilgi hırsızlığını önlemek için,çalışan program BIOS civarında olmalı ve Floppy Controller'a direkt bağlantısı bulunmamalıdır.Bundan başka Setup ayarlarının bir Password yoluyla desteklenmesi gerektiğide unutulmamalıdır. Boot Up Numlock Status: BIOS, "Enabled" durumuna getirildiğinde, geliştirilmiş AT klavyelerin NumLock fonksiyonu aktif kılmaktadır.Böylelikle klavyenin sağına yerleştirilmiş sayı bloğu ikinci bir Cursor bloğu gibi davranmak yerine, üzerindeki nümerik değerleri yansıtırlar. Boot Up System Speed: Bu seçenek bulunuyorsa burada açılıştaki sistem hızı "higt" (yüksek=normal işletim) veya "low" olarak ayarlanabilir.Bunun nasıl yapılacağı - frekansın azaltılması, Cache belleğin kapatılması - anakartın özelliklerine bağlıdır.Yavaş bir sistem örneğin oynanamayacak derecede hızlı çalışan ve eski DOS oyunları için tercih edilebilir Gate A20 Option: Bu fonksiyon A20 adres alanlarının ilk Megabyte'ın üzerindeki bellek alanını uygun olarak kullanabilmesini sağlar. "Normal" klavye denetleyicisi (Keyboard Controller) üzerinde olan eski bir yöntemdir.Bugünkü yaygın ve hızlı metot da Chipset üzerindedir. Typematic Rate Setting: "Enabled" olarak ayarlanmışsa, "Typematic Rate (karakter/sn)" ve "Typematic Delay (msec)" fonksiyonlarıyla Keyboard Controller'ın tekrar oranı ve basılan tuşların geç olarak ekrana yansıması ayarlanabilir.DOS'tan daha gelişmiş olan modern işletim sistemleri bunun için kendi ayar seçenekleri sunmaktadır. Security Option: Bu seçenek, Setup ana menude kullanıcı ve sistem yöneticisi için ayarlanmış şifrelerin sorgulanmasını kontrol eder.Hiç bir şifre ayarlanmamışsa,seçenek etkisiz kalmaktadır. "System" BIOS her sistem türünde her iki şifreden birini ister. "Setup" seçildiğinde "Supervisor Password" sorulur. "User Password" burada yeterli olmaz PS/2 Mouse Function Control: "Auto" ayarı bulunduğunda,BIOS sistem başladığında PS/2 Mouse arar.Bulunmadığında, Interrupt hattı IRQ12'yi diğer amaçlar için boş bırakılmalıdır. "Disabled" ile boş bırakma olayı kaçınılmaz hale gelmektedir PCI/VGA Palette Snoop: Normalde bu seçenek "Disabled" olarak durur. İstenirse ISA temelli MPEG veya video kartlarının, PCI grafik kartlarının o anki aktif renk pletini kullanmasına izin vermek için aktif yapılabilir.Sözü edilen ISA kartları,çıktı bilgilerini direkt grafik kartının ekran belleğine yazarsa, sunumdaki renk hatalarından kaçınılmış olur. OS Select For DRAM >64MB: OS/2 bundan doğru olarak faydalanabilmek için,Warp versiyonuna kadar,64MB üzerindeki anakartın özel olarak düzenlenmesine ihtiyaç duyardı.Bu "OS/2"ile ayarlanabilir.Normal durumda (ve Warp 4'te) burada "Non-OS/2" seçili olmalıdır. System/Video BIOS Shadow: Bu ayarlar "Enabled" konumunda, yavaş Firmware-bellek yapı taşlarının içeriğinin belirgin ve daha hızlı olan ana belleğe yansımasını etkiler.System BIOS seçeneği artık sık olarak bulunmamaktadır ve bunun yerine hemen otamatik olarak yansıtılmaktadırlar.Bu ayarlar,herşeyden önce DOS ortamında büyük hız artışı sağlamaktadır PC'nizi HIZLANDIRIN Cache Belleğini Etkinleştirmek: Modern işlemciler,işlenen verilere yeterli hızda ulaşabidiklerinde, herşeyden önce saat frekansından kazanırlar. Anabellek (hızlı SDRAM modülleriyle bile) bunun için çok yavaştır. Bu yüzden 386' lardan beri ana kartta bulunan (Second Level) Cache, 486' lardan beri bir işlemci içindeki ön-bellekte (First Level Cache) bulunur.BIOS Features Setup' taki "CPU Internal Cache" ve "External Cache" ayarlarını "Enabled" durumuna getirin.Böylelikle ilk hızlandırma işlemi halledilmiş olur.Bazı BIOS' lar Cache-İşletim türüne ait bir seçim sunmaktadır. "Write-Through"da her yazma,erişim anında anabelleğe iletilirken, "Write-Back" modu birden fazla yazma erişimini destekler ve böylece kısa sürede işlem gerçekleşir. BIOS-Shadowing'i Açmak İçin: Bilgisayar BIOS'u ve grafik kartlarının ve SCSI-Controller'ların BIOS Firmware'leri için bellek yapıtaşı olarak çoğunlukla 8-bitlik ve ya 16-bitlik (E)EPROM' lar ve FLASH-ROM' lar anabelleğe oranla daha yavaştır.Böylece BIOS içeriklerini ana belleğe yansıtma ve daha sonra oradan okuma imkanı ortaya çıkar.Bu, herşeyden önce DOS altında ve en belirgin olarak da grafik çıktılarında fark edilebilen bir hız artışı sağlamaktadır.Windows 98 ve NT gibi modern işletim sistemleri kendi Multitasking optimizasyonlu 32-bit Driver' ları ile bu sorunu çözmektedir."BIOS Features Setup" taki "System BIOS Shadow" ayarları "Enable" durumunda bulunmalıdır, ki bağsettiğimiz ilk ayar çoğunlukla gizli, genellikle de aktiftir."System Video BIOS Cacheable" ayarı "Enabled" durumunda bulunduğunda, Shadow belleği "Chipset Features Setup"tan önbelleklenmeye açılabilir. Bu da yine düşük bir performans artışı sağlar. İşlemciyi Daha Hızlı Çalışırmak İçin: Çoğu Board üreticisi, "BIOS Fature Setup" taki "Boot up system Speed"e menü seçeneği olarak yer vermemektedir.Fakat buna rağmen yinede varsa, buradaki ayar "High" olarak yapılmalıdır. Çünkü "Low", işlemciyi oldukça yavaşlatır. |
BIOS NEDIR? BIOS güncellemesi riskli bir istir. Adimlari dogru bir sekilde takip etmeniz gerekmektedir. BIOS update islemi Asus anakartlarla birlikte gelmekte olan CD'nin içinde bulabileceginiz aflash.exe <ftp://ftp.cizgi.com.tr/Asus/bios/aflash13.zip> programi ile gerçeklesebilmektedir. Programi ve anakartinizin modeline göre download etmis oldugunuz BIOS dosyasini (*.awd) hard diskinize veya bir diskete kopyalayiniz.Anakartiniz Asus ise yeni BIOS sürümünü http://www.cizgi.com.tr <../download.htm> adresinden bulabilirsiniz. Daha sonra sisteminizi DOS modunda (açilista F8 ile) ya da sistem disketiyle açip aflash.exe <ftp://ftp.cizgi.com.tr/Asus/bios/aflash.exe> yazarak enter'a basiniz. AFLASH Programini çalistirdiginizda yanda görüldügü gibi anakartinizla ilgili BIOS bilgileri ekrana gelir. Opsiyonel olan birinci seçenek, anakartinizin o an kullandigi BIOS versiyonunu herhangi bir probleme karsi yedeklemenizi saglar. "Please Enter File Name To Save:" komutuna herhangi bir isim vererek BIOS'unuzu yedekleyin. "BIOS Saved Successfuly" mesaji ile islem gerçeklesmis olur. ESC ile ana menüye dönebilirsiniz Ikinci seçenek seçildiginde program sizden yeni BIOS update dosyasinin ismini soracaktir. Bunu buraya girin (örnegin bx2b1009.awd) ve Return'e basin Bundan sonra anakarta ait BIOS'u ve üzerine yazacaginiz yeni BIOS versiyonlarini gösteren asagidaki mesajlar çikacaktir. Ve Mesaji çiktiginda 'Y' tusuna bastiginizda, eger epromunuzda herhangi bir ariza yoksa BIOS'unuzun update islemi baslar. 5-10 snlik bir programlama süreci ardindan BIOS'unuz update edilmis olacaktir Islem bittikten sonra BIOS'unuzu yeniden programlamak isteyip istemediginiz sorulacaktir. Hayir ile devam edebilirsiniz. Son olarak ekraniniza islemin bitmis ve bilgisayari restart etmenizin gerekli olduguna dair bir yazi gelecektir. ESC ile programdan çikip, bilgisayarinizi restart ediniz. islem tamam! BIOS HATA MESAJLARI
Bios Hata Sinyalleri Bilgisayarlarımızın nabzını tutan Bios bile bazen çığırından çıkıp bize bir şeyler anlatmak istercesine değişik sinyaller verir. Fakat kimi zaman kullanıcılar bu sinyallerin ne anlama geldiğini anlamaz ve bu da yanlış anlamalara ve yanlış müdahalelere sebep verebilir. Öncelikle BIOS'u kısaca tanıtalım Basic Input/Output System(Temel Giriş/Çıkış Sistemi)" kelimelerinin baş harflerinin birleşmesinden meydana gelen BIOS, PC'nizin çalışması için gereken temel yapı olarak özetlenebilir. Sadece okunabilir bellek (ROM) üzerine yazılmış bir yazılım olan BIOS, anakaranızın özelliklerini yönelebilmeniz/kullanabilmeniz ve diğer donanımlar arasında bir bağ kurması için görev yapar. "Sadece okunabilir bellek" üzerinde olmasından dolayı, burada kalıcıdır. Kalıcı olmasının bir sebebi, her defasında PC'nizi açtığınızda BlOS'un işlem yapmasıdır. Ses kartı, modem gibi parçaları üzerinde barındıran bir anakart aldığınızda, anakartınızın üzerine takılı olan aygıtların listesini işletim sisteminize BIOS verir. Anakart üzerinden desteklenen bir donanımı iptal ettiğimizde de işletim sisteminiz bu aygıtı artık görmeyecektir. En genel anlamı şudur: BIOS, anakartınızın özelliklerini ve üzerine takılı olan donanımların çalışması için gereken parametreleri, kullandığınız işletim sistemine aktaran, minik bir işletim sistemidir. Kullandığımız bilgisayarların bizlere birçok bilgi ve kolaylık sağladığı kesin. Fakat her elektronik aygıtta olduğu gibi bilgisayarlarımızda bazı sorunları beraberinde getirir. Hele bir de bilgisayarla fazla uğraşıyorsanız. Taktığınız herhangi bir parça bile bazen size bir sorun çıkarabilir. Bu sorunları bilgisayarınız size doğal olarak pekde anlaşılır olmayan sinyallerle verir. Bu seslerin her biri aslında bir anlam içerir. Bip kodları sistemde bir sorun olduğunu ya da sistemin düzgün çalıştığını belirtir. Genelde sistemin açılmaması ile ilgili sorunlarda teknik servise bir ön bilgi sağlamak amacını taşır. BI-OS'umuzdan çıkan bip sesleri bazılarımıza anlamsız gelse de, aslında bilgisayarımızda oluşan bir sorunu iletme amacı taşır. Eğer bu kodların ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız bu ya-zmıızdaki BIOS bip kodlarını iyice okuyun deriz. Bios hata sinyalleri PC'niz açıldığında bip sinyal sesleri geliyorsa, bu seslere bakarak hatanın nerede olduğunu anlayabilirsiniz AWARD markalı BiOS'lar için: 1 uzun: Bellek Problemi. Bellek modüllerinin yerine oturup oturmadığını kontrol etmek, bellek modüllerini farklı bir yuvaya takmak, belleği değiştirmek çözüm olabilir. 1 uzun 2 kısa: Görüntü hatası. BIOS ekran kartına ulaşamıyor olabilir. Ekran kartının yerine oturup oturmadığını kontrol etmek gerekebilir. Ekran kartı, ekran kartı belleği hatası ya da anakart ile ilgili bir problem de olabilir. 1 uzun 3 kısa: Görüntü hatasıyla aynı Sürekli bipleme: Bellek ya da görüntü hatası, işlemci ısısının yükselmesi de olabilir. Diğer donanımları da kontrol etmek gerekir. AMI markalı BİOS'iar için:
BIOS Üzerine Temel Bilgiler Bilgisayarınızda hangi işletim sistemi yüklü olursa olsun, aslında arka planda çalışmakta olan bir işletim sistemi daha var. Mavi ekran vermeden, göçmeden, cihaz sürücüsü istemeden sessiz sedasız işini yapan bu alçak gönüllü işletim sisteminin, bilinen adı ile BIOS’un ne olduğunu gelin birlikte öğrenelim Bilgisayarın ayrılmaz bir parçası olduğu halde, hep arka planda kalan, acemileri “aman kurcalama, bozarsın” diye korkuttuğumuz şu BIOS, aslında o kadar da karmaşık bir şey değil. Üstelik, bir kere BIOS’a hakim oldunuz mu, sisteminize ince ayar çekmek yada sorun gidermek için yapabilecekleriniz de fazlasıyla artıyor. BIOS kelimesi bir kısaltma, uzun hali ise Basic Input/Output System, yani Temel Giriş/Çıkış Sistemi. Temelde BIOS bir program, ama bilgisayarımıza yükleyip çalıştırdığımız diğer programlardan yerleştiği yer ve işlevleri açısından farklı. Öncelikle, BIOS sisteminizin ayrılmaz bir parçası, sisteminizi kapatsanız da, diskinizi formatlasanız da BIOS yerli yerinde duruyor. Bunun nedeni de, BIOS’un diskte değil, anakart üzerine monte edilmiş, salt okunabilir bir ROM bellek yongasında kayıtlı olması. Sadece okunabilir desek de, BIOS’un kayıtlı olduğu yongaya yeni bir BIOS yüklemek mümkün, ama bu konudan daha sonra bahsedeceğiz. BIOS yazılımı, diğer yazılımlarınızın aksine dilerseniz vazgeçebileceğiniz bir opsiyon değil, sistem çalıştığı anda çalışmaya başlayan, sistemin temel bir yapı taşı. Dahası, BIOS tam olarak sisteminize göre ayarlanmış bir yazılım, bu nedenle de her anakartın BIOS’u kendine özel. En yeni, en modern PC’lerdeki BIOS’lar bile aslında çok eski yazılımlar. BIOS’un çekirdek fonksiyonları 1981’de çıkmış olan IBM PC’ye dayanıyor ve bu fonksiyonlar halen değişmiyor, sisteminiz ne kadar yeni olursa olsun. BIOS’un büyük kısmı, sisteminizi ilk açtığınızda çalışır, görevini tamamlar ve işletim sisteminiz görevi devraldığında BIOS sessizce kenara çekilir. Buna rağmen görevi bitmiş sayılmaz, çünkü sistemin çok derinlerindeki kimi işlevler ve enerji tasarruf fonksiyonları hala BIOS’un sorumluluğundadır. Sisteminizde bir sorun çıkmadığında, yada yeni taktığınız bir donanım, başka bir donanım ile çakışmadıkça BIOS’un arka planda çalıştığını farketmezsiniz bile. Bir kullanıcı olarak BIOS’un sizi en çok ilgilendirecek kısmı, aslında normalde BIOS’un bir fonksiyonu olarak da düşünülmemiş olan System Setup, yani Sistem Ayarları kısmıdır. Bir çok ekrandan oluşan bu ayar sisteminde, sisteminizin bir çok parçasına erişebilir, işlemci ve bellek hızından, modeminizin kullandığı IRQ’ya kadar her detaya hükmedebilirsiniz. Bu yazıda hem BIOS’un nasıl çalıştığından bahsedeceğiz, hem de Setup ekranının bazı merak edilen ama pek bilinmeyen seçeneklerinin ne işe yaradıklarını göreceğiz. BIOS Nasıl Çalışır? İlk olarak tasarlandığında BIOS’un 4 fonksiyonu vardı: Sisteminiz her açıldığında, temel bir donanım kontrolü yaparak bir arıza olup olmadığını tespit etmek (Power On Self Test – POST), sistem çalıştıktan sonra RAM belleği devamlı olarak tazelemek (bu, artık yonga seti tarafından gerçekleştiriliyor). Diğer iki temel fonksiyondan biri, sistem açıldığında bazı ufak RAM bloklarını rezerve edip, bu bloklara sisteminiz hakkında bilgiler yazmak. Bunun amacı da, yazılımlarınızın sisteminizdeki donanımlar hakkında bilgi sahibi olabilmesi, örneğin bir yazılımın, bellekteki belli bir alana bakarak kaç GB’lık bir disk kullandığınızı ve kaç tane diskinizin olduğunu anlayabilmesi. Bu bloklara BIOS Data Area deniyor. Temel BIOS işlevlerinden sonuncusu ise, yazılımlarınızın donanımınız ile iletişebilmesini sağlamak, böylece adını aldığı işlemi, temel giriş/çıkış işlevlerini gerçekleştirmek. Günümüzde, gelişmiş işletim sistemleri BIOS’un yaptığı bir çok işi üzerlerine almış durumdalar. BIOS hala var ve temel işlemler için gerekli, ama işletim sistemleri çoğu BIOS parametresini de es geçebiliyorlar. Örneğin, BIOS’un Setup ekranına girip, sisteme takılı disklerinizden birisini devre dışı bıraksanız da, Windows’a girdiğinizde diskin yerli yerinde olduğunu görebiliyorsunuz. Sistem Açılırken BIOS’un ilk işlevi, sistemin açılmasını sağlamak. Eğer işlemcinize bir şeyler yapmasını söylemezseniz, anakartınızın üzerine kendi başına, bir şey yapmadan çalışıp duracaktır. Oysa BIOS, işlemcinize ilk temel komutları vererek, sistemin açılış sürecini başlatır. POST işlemi tamamlandıktan sonra da kontrolü diğer programlara bırakır. Bu sayede PC’lerimizin evrensel olması sağlanır, yani işletim sistemine özel BIOS’a gerek kalmaz. BIOS işini yapıp kontrolü devreder, ondan sonra işi ister Windows XP devralır, ister Linux, ister BeOS. Şu CMOS Denilen Şey? Bazı yerlerde “CMOS Setup” yada “CMOS’u sıfırladım” gibi ifadeler okumuş, duymuş olabilirsiniz. BIOS derken şimdi nereden çıktı bu CMOS, gelin bakalım. Biraz önce söylediğimiz gibi, BIOS, sadece okunabilir bir ROM bellek yongasında kayıtlıdır. Bu durumda, BIOS’da yaptığınız ayarları kaydetmek için bir yer gerekiyor tabii ki. İşte CMOS burada devreye giriyor. CMOS, uzun ismi Complimentary Metal Oxide Semiconductor olan bir bellek çeşidi. BIOS’un ayar ekranlarına girip yaptığınız değişiklikler, bu CMOS yongasına kaydediliyor. Sistem kapatıldığında yonganın içindeki bilgiler kaybolmasın diye de anakartınızın üzerinde bir pil var, bu pil CMOS yongasını yıllarca besleyebiliyor. Hani bazen kullanıcıların “BIOS, yaptığım sistem ayarlarını kaydetmiyor, sistem her açıldığında ayarlar sıfırlanıyor” şikayetlerini duyarsınız. İşte bu şikayetlerin nedeni ya CMOS’un arızalı olması, yada pilin bitmiş olması nedeni ile içine kaydedilen bilgileri unutma Gigabyte’in anakartlarında BIOS’u saklamak bir değil iki tane Flash ROM yongası var. Birisi bozulursa, diğeri işi devralıyor. BIOS’u sıfırlamak Kimi zaman kullanıcılara BIOS Setup’da yanlış bir ayar yaparlar ve sistemleri açılmaz olur. İşte o zaman “BIOS’u sıfırla” diye akıl veririz. Aslında önerdiğimiz şey BIOS’un sıfırlanması değil, bunu yapabilseydik sistemimiz çalışmaz olurdu. Burada kastedilen şey, BIOS ayarlarının kaydedildiği, az önce tanıttığımız CMOS’un içerdiği verileri sıfırlamak, sistemin varsayılan ayarlar ile açılmasını sağlamak. Güncel anakartların üzerinde “CMOS Clear” yada “CLR RTC” gibi etiketlenmiş bir köprü bulunur, bu köprü genelde BIOS’un kayıtlı olduğu Flash ROM yongasının yakınındadır. Bu köprünün yerini bulmanın en kolay ve garantili yolu, anakartınızın kitapçığına başvurmaktır. Bu köprüyü kapattığınızda, yani jumper dediğimiz ufak parça yada bir tornavida ucu yardımızla içi ucu birleştirdiğinizde, CMOS’da kayıtlı tüm bilgiler gider, sisteme yaptığınız bütün ince ayarlar sıfırlanır. Anakartınızın üzerindeki saat pili, sistem kapansa bile CMOS bilgilerinin silinmemesini sağlıyor. Hemen yanındaki sarı renkli jumper’ın konumunu değiştirmeniz, CMOS’un içindeki tüm bilgilerin silinmesine neden olacaktır. BIOS’a Erişim BIOS’un sahip olduğu sistem ayar ekranlarına erişimin en yaygın yolu, sisteminiz açılırken DEL tuşuna basmak. Zaten sisteminiz açılırken beliren “Press DEL to enter Setup” yazısı mutlaka gözünüze takılmıştır, işte o yazı size BIOS’a girişin yolunu gösteriyor. Kimi anakartlarda Setup ekranına ulaşmak için DEL tuşu yerine ESC, F1 yada F2 tuşlarına basıldığı da oluyor, ama en yaygın yöntem DEL tuşuna basmak. Güncel bir anakartın standart açılış ekranı. Bu noktada PC’yi kontrol etmekte olan olan şey BIOS. İşte bu ekranda DEL tuşuna basmanız, sizi System Setup menülerine ulaştıracaktır. Bazı Gizemli BIOS Ayarları BIOS’un System Setup ekranlarında bütün ayarları bu kısıtlı sayfalarda aktarmak mümkün değil. Biz bütün ayarları sıralamak yerine, çok sık rastlanan, ama ne işe yaradıkları tam bilinmeyen, üzerlerinde bazı efsaneler dolaşan bazı gizemli ayarlardan bahsetmek, onların ne işe yaradıklarını anlatmayı tercih ediyoruz. AGP Aperture Size: BIOS ayarlarının en çok tartışılanlarından biridir AGP Aperture Size. Çoğu zaman, performansa büyük etkisi olduğu yolunda yada belleği tükettiği yönünde yanlış inanışlar vardır. Oysa durum böyle değil. AGP sistemi sayesinde, ekran kartınız, sistem belleğinizin bir kısmını sanki kendi üzerindeki bellekmiş gibi kullanabilir. İşte AGP Aperture Size, ekran kartının sistem belleğinin ne kadarını kendisi için kullanabileceğini belirliyor. Yanlış anlamayın, burada belirlenen bir limit, yani bu miktarda belleği direkt olarak bloke etmiyorsunuz. Ekran kartı, bu miktara kadar olan bellek alanına gerek duyarsa ulaşabileceğini anlıyor bu limit sayesinde. Örneğin ekran kartınızda 64MB bellek var, Aperture Size olarak da 64MB seçerseniz, uygulamalar sistemde toplam 128MB grafik belleği olduğunu düşünüyorlar. AGP Aperture Size’ın performansa etkisi olduğu iddia edilsede, bu etki günümüz uygulamalarında ciddi düzeyde değildir. Tek dikkat edeceğiniz şey, miktarını ekran kartınızın RAM miktarından az, sisteminizdeki bellek miktarından ise fazla tutmayın . AGP Driving Control: Özellikle AMD işlemciler için tasarlanmış anakartlarda çok rastlanan bir ayardır. Bu ayar üzerinde de efsaneler dolaşır, kullanıcılara “filanca değere getirirseniz daha iyi olur” gibi asılsız tavsiyelerde bulunulur. Oysa gerçekte, ekran kartınızı çalıştırmakta bir sorun yaşamadığınız sürece bu değerle oynamanıza gerek yoktur. Power On After AC Failure: Bazı kullanıcılarımız “sabah kalktım ki sistem kendi kendine açılmış, nasıl olur” diye sorularlar. Bu işin sırrı işte bu seçenekte gizli. İsminin “PWR On After PWR Loss” gibi çeşitli varyasyonları olabilen bu seçenek, sistemin bağlı olduğu şehir elektriği kesilir, sonra yine gelirse sistemin kendi kendine çalışmaya başlayıp başlamamasını ayarlar. Eğer bu seçeneği “On” yada “Enabled” yaparsanız, elektrik kesilip tekrar geldiğinde sistem kendi kendine açılır, siz de sistemi çalışır durumda bulursunuz. Yeni anakartlarda bu madde için bir de "Previous State" seçeneği var. Bunu seçerseniz, elektrik kesildiğinde sistem çalışıyorsa, elektrik geldiğinde yeniden çalışmaya başlar, kesinti olduğunda sistem kapalıysa, elektrik geldiğinde de kapalı kalır. Floppy Mode 3 Support: Her BIOS’da bulunan, ama ne işe yaradığını kimsenin bilmediği bir seçenektir. Bu özellik, sadece Japonya’da yaygın olan, 1.2MB’lık bir 3.5” disket formatını desteklemekte kullanılır. Bizler için hiç bir önemi ve anlamı yok. VGA Palette Snooping: Her BIOS’da olan, ama ne işe yaradığı bilinmeyen bir diğer ayar. Sadece çok eski video yakalama (capture) ve MPEG oynatma kartları tarafından kullanılır ve bu kartların, ekran görüntüsünü yakalamasını sağlar. “Disable” durumda bırakın, çünkü günümüzde hiç bir anlamı yok. Virus Warning: Çoğu BIOS’da rastladığımız bu seçenek, sanıldığının aksine bir dahili virüs koruması değil. Evet, bu seçeneği aktifleştirdiğinizde bir uygulama sabit diskinizin boot sektörüne yada partiton tablosuna yazmaya kalkıştığında anakartınız alarm verir, ama bu her zaman virüs demek değildir. Örneğin, bu seçenek aktif olduğunda Windows kurmaya çalıştığınızda da virüs uyarısı alırsınız. Windows 95 ilk çıktığında yayılan “bu işletim sistemi virüslü, kurmaya kalktım sistem alarm verdi” efsanesi işte buradan çıkmıştı. Sanıldığının aksine, sisteminizin genelini virüslere karşı korumak gibi bir özelliği de yoktur, dolayısıyla bu seçeneği aktif hale getirip, sisteminizi virüslere karşı tamamiyle güvende zannetmeyin. Paralel Port Mode: Yazıcınızı ve tarayıcınızı bağladığınız paralel port (LPT diye geçer) için bu ayar yine her BIOS’da bulunur. Standart, ECP ve EPP seçeneklerini görebilirsiniz. Standart, en eski haliyle, tek yönlü paralel bağlantıdır, sadece PC yazıcıya veri gönderebilir, yazıcı PC’ye veri yollayamaz. Günümüz yazıcılarından çoğu bu ayar ile çalışmaz “Bidirectional Connection Required” uyarısı ile iki yönlü iletişim yapabilecek bir paralel porta ihtiyaç duyduklarını belirtirler. Bu gerekliliği, ayarı ECP yada EPP seçeneklerinden birisine getirerek karşılayabilirsiniz, ECP’ye getirmeniz önerilir. EPP, Enhanced Paralel Port demektir ve Intel, Xircom, Zenith gibi firmalar tarafından oluşturulmuş bir standarttır. ECP, Extended Capabilities Port demektir, Microsoft ve HP tarafından yaratılmıştır. Her iki sistem de paralel port bağlantısını hızlandırmayı hedefler. ECP portu yazıcı ve tarayıcılar için, EPP ise paralel portu kullanan yazıcı dışındaki araçlar için uygundur. ECP modu, DMA ve tampon bellek gibi avantajlara sahiptir. Gate A20 Option: İşte PC’nin çok eski zamanlarından günümüze gelen bir seçenek. Temel olarak klavye kontrolcüsü ile ilgilidir, varsayılan ayardan farklı bir değere getirmeniz gerekmez. CPU L2 Cache ECC Check: ECC, bellek hatalarını belirleyip, düzeltmeye yarayan bir sistemdir. Bu seçeneği aktif hale getirmeniz, işlemcinin kullandığı Level 2 tampon belleğin ECC fonksiyonuna sahip olup olmamasını belirler. Güncel işlemciler L2 cache belleklerini işlemcinin içinde taşıdıkları için bu ayarın anlamı kalmıyor. Bu ayar daha çok L2 tampon belleğin işlemci çekirdeğinin dışında olduğu sistemler için geçerli. Aktif hale geldiğinde, performansa çok ufak miktarda olumsuz etkisi olacaktır. Swap Floppy Drive: Eğer iki disket sürücünüz varsa, bu seçenek ile A: olarak görünenin B:, B: olarak görünenin ise A: olarak görünmesini sağlayabilirsiniz. Bu seçeneği olmayan BIOS’larda aynı işi yapmak için sistemi söküp, sürücülerin kablolarını değiştirmeniz gerekecektir. Typematic Ayarları: Her BIOS’da bulunan tarihi ayarlardan birisi de bu seçenekler. Klavyede bir tuşa basılı tuttuğunuzda, tuşun kaç saniye sonra devamlı basılı kaldığının anlaşılacağını, basılı kalan tuşun ardı ardına karakter basarken saniyede kaç karakter basacağını bu ayar belirler. Güncel sistemlerde genelde devre dışıdır, bizim önerimiz de varsayılan değerlerde bırakmanız. Report No FDD for Win95: Windows 95’in kötü bir huyu vardır, sisteminizde disket sürücü olmasa bile varmış gibi davranıp sorun yaratabilir. Eğer sisteminizde disket sürücü yoksa ve Windows 95 kullanıyorsanız, bu ayarı aktif hale getirin, sorunlar çözülsün. Aksi halde varsayılan değerinde bırakın. Memory Hole at 15M-16M: Yine her BIOS’da bulunan ve temelleri çok eskiye dayanan bir seçenek. Kimi eski ISA kartların taşıdıkları BIOS’lar (Evet, ek donanımların kendi BIOS’ları da olabilir) sistem belleğinin 15MB ile 16MB’ları arasındaki bir bölüme yerleşirler. Eğer böyle bir kartınız varsa, çalışabilmesi için bu seçeneği “Enabled” yapmalısınız. Günümüzde bu durumu gerektirecek bir donanım yok denebilir. USB Keyboard Support: Ülkemizde hala yaygın değiller ama sisteme USB üzerinden bağlanan klavyeler dünyada var. Bu ayarın “OS” ve “BIOS” gibi iki seçeneği vardır. Eğer bir USB klavyeniz varsa ve bu klavyeyi DOS gibi işletim sistemlerinde de kullanmak istiyorsanız, bu seçeneği BIOS yapmalısınız. Aksi halde, örneğin bir BIOS güncellemesi için sistemi disketten açtığınızda klavyeniz çalışmaz. Force Update ESCD: ESCD, Extended System Configuration Data kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Tak-Çalıştır (Plug ‘n Play) sistemi ile bağlantılı olan bu birim, sistem kaynaklarının çeşitli donanımlar arasında dağılımını düzenler. Sisteminize yeni bir kart taktığınızda, bu seçeneği aktif hale getirip sisteminizi yeniden başlatmanız, yeni kartın sistem tarafından tanınmasını kolaylaştırabilir. Bu seçenek işlevini tamamladıktan sonra yine devre dışı hale gelir. PCI Latency Timer: Bu değer, bir PCI kartın, PCI veriyolunu ne kadar süreyle meşgul edebileceğini belirler. Çok yükseltmeniz yada çok azaltmanız sorun yaratacaktır, genelde varsayılan değer olan 32’de bırakın. VGA use IRQ ve USB use IRQ: Bu seçenekler ekran kartınızın ve USB kontrolcünüzün bir sistem kesmesi (IRQ) kullanıp kullanmayacağını belirler. Güncel bir ekran kartınız varsa “VGA use IRQ” seçeneğini mutlaka onaylamalısınız. Eğer sisteminizde hiç bir USB cihaz kullanmıyorsanız, “USB use IRQ” seçeneğini kapatabilirsiniz. Boot Other Devices: Yeni anakartlarda, sistemin sıra ile hangi araçlardan açılabileceğini seçtiğimiz kısımda, bir de bu seçenek var. Anlamı ise, sistemin eğer belirttiğimiz cihazlardan açılamazsa, başka cihazlara da erişip erişmeyeceğini belirlemek. Örneğin siz sistemin açılacağı cihazları sırasıyla Hard Disk, CD-ROM ve SCSI olarak seçtiyseniz ve bu seçeneği de aktif hale getirdiyseniz, sistem bu cihazlardan boot edemezse, bu sefer disket sürücüyü de kontrol edecektir. Delay IDE Init: Bazı eski sabit disklerin, çalışmaya başlamarı ile kullanıma hazır olmaları arasında belli bir süre gerekmektedir. Eğer bu kadar antika bir diskiniz varsa, diskinizin hazır olması için gereken süreyi buradan ayarlayabilirsiniz. Sistem, açılmadan önce diskinizin kullanıma hazır hale gelmesini bekleyecektir. Run VGABIOS if S3 Resume: Sadece çok yeni anakartlarda gördüğümüz bu seçenek, Suspend-to-RAM (STR) moduna girdikten sonra kendine gelemeyen ekran kartınızı, yeniden çalışmaya ikna etmenizi sağlar. Eğer sisteminiz bekleme (stand-by) durumuna geçtikten sonra, yeniden sistemi kullanmak istediğinizde bütün cihazlar çalışmaya başlıyor ama monitöre görüntü bir türlü gelmiyorsa, bu seçeneği aktif hale getirin. OS Sesli Hata Uyarılarının ve POST Mesajlarının Anlamı ve Çözümü Giriş Bilgisayarınızı topladınız veya bilgisayarınıza herhangi bir teknik müdahalede bulundunuz. Ama bilgisayar açılmıyor. İşte bu yazıda herkese önce anlamsız gelen sesli hata mesajları ile POST (Power-on self test) uyarılarına/hatalarına değineceğiz. Normal bir boot işlemi esnasında sizin düğmeye basmanızla birlikte önce bilgisayarın bütün bileşenlerine güç verilir, ekran kartınız hemen kendi reklamını yapar ve POST ekranına gelirsiniz. Burada, anakartınız “Aabi bakalım bana neler takılıymış” havalarında bütün bileşenleri ufak bir teste tabi tutar. Size bu sırada ekranda işlemcinizin hızı, ram miktarınız gibi bazı bilgiler verilir. İşletim sisteminin yüklenmeye başlamasından hemen önce ekrana (eğer ben yeterince hızlıyım diyorsanız Pause tuşuna basarak istediğiniz kadar seyredebileceğiniz) bir tablo gelir. Bu tabloda kabaca POST işleminin sonuçlarını görürsünüz diyebiliriz. Peki ya normal bir boot gerçekleşmezse? Bilgisayarın başlamasını engelleyecek herhangi bir hatada ya sesli ya da POST hata mesajları alırsınız. İyimser olmanın bir alemi yok. Dolandırmadan söyleyeceğim. Sesli hata mesajları genellikle ölümcül, POST mesajları ise genellikle uyarı niteliğindedir. Genellikle diyorum çünkü, ekran kartı arızasını işaret eden bir sesli hat mesajı sadece ekran kartınızın yerinden oynamasıyla da ortaya çıkabilir. Sesli Hata Mesajları Hata Anlamı
1. hata için, güç kaynağınızın bağlantılarını kontrol edip bir deneme daha yapın. Eğer sorun devam ediyorsa, üç vakte kadar size yeni bir güç kaynağı gelecek demektir. 2, 4, 10, 12, 15 e 16 numaralı hatalar için, tüm kartları işlemciyi ve RAM’leri söküp tekrar takın. Öncelikle mümkün olduğunca az bileşenle bilgisayarı başlatmaya çalışın. 4, 15 ve 16 numaralı hatalarda BIOS çipinin yerine düzgünce oturduğundan emin olmak için üstüne hafifçe bastırın. Değişen bir şey yoksa 4, 15 ve 16 numaralı hatayla karşı karşıyaysanız yeni bir BIOS çipi edinin, yok eğer değilseniz zaten yeni bir anakartınız olacağınız için BIOS çipiniz otomatik olarak değişmiş olacaktır. 3, 8 ve 9 numaralı hatalarla baş etmek için öncelikle RAM’lerinizin yerlerine düzgün oturduklarından ve yuvalarla aralarında herhangi bir yabancı maddenin bulunmadığından emin olun. Eğer birden fazla bellek modülü kullanıyorsanız değişik kombinasyonlar deneyin. Hata hala devam ediyorsa belleklerinizi tek tek deneyerek sorunun hangisi/hangilerinde olduğunu bulabilirsiniz. 5, 6 ve 7 numaralı mesajı alıyorsanız, ekran kartınızın yerine iyice oturduğundan ve monitör bağlantısının düzgünce bir şekilde yapıldığından emin olun. Problem sürüyorsa başka bir ekran kartı ile bilgisayarı başlatmayı deneyin. Sonuç alırsanız sizi tebrik ederiz çok yakın bir zamanda yepyeni bir ekran kartınız olacak. Ekran kartlarıyla ilgili alacağınız sesli hata mesajlarının neredeyse tamamı 6 numara olacaktır. Bu nedenle şimdiden “diii di dit dit” sesine alışmanızda fayda var. 11, 13 ve 17 numaralı hatalar için işlemcinizin düzgün bir şekilde takıldığından emin olun. Mümkünse başka bir işlemciyle denemelerde bulunun, sonuç alamazsanız özellikle 17 numaralı hata için anakartınızdan şüphelenin. POST MesajlarıGirişi ölümcül hata mesajlarından yaptık ama daha çok uyarı niteliğinde olan POST mesajları ile ortamı biraz yumuşatmayı ihmal etmiyoruz. Genel olarak açıklayıcı, birkaç kelimelik (biraz İngilizce ile) anlaşılabilir niteliktedirler. Ama can sıkmaya yetecek kadar ciddiye almak kaçınılmazdır. Bu mesajlar anakarta, BIOS’a, takılı olan donanıma, çipsete göre değişiklik gösterebilirler. Yine de belli başlı birkaç hata mesajıyla uygulanabilecek çözüm yollarını yazıyorum. BIOS ROM checksum error - System halted: BIOS çipindeki bir hatayı gösterir. Çipte fiziksel hata veya BIOS yazılımında bozukluk olabilir. Sisteminizi yeni bir BIOS ile update edin, sorun devam ediyorsa yeni bir BIOS çipi edinmeniz gerekecek. CMOS battery failed: BIOS piliniz bitmiş veya bitmek üzere. Pilin türünü belirleyip en yakın saatçiden yenisini alabilirsiniz. CMOS checksum error - Defaults loaded: Herhangi bir nedenden dolayı BIOS ayarlarınızda bozukluk oluşmuş (muhtemelen bitmek üzere olan BIOS pili yüzünden). Varsayılan ayarlar yüklenerek sisteminizin zarar görmesi engellenmiş. Floppy disk(s) fail: Sisteminize takılı bulunan disket sürücü(ler) ile BIOS’taki disket sürücü ayarları birbirini tutmuyor. Disket sürücünüzün bağlantılarını kontrol edin, BIOS’taki ayarlar yanlışsa düzeltin. Sorun devam ediyorsa disket sürücünüzde muhtemel bir fiziksel arıza var demektir. Keyboard error or no keyboard present: Belki de en çok karşılaşılan POST mesajı. Bu mesaj genellikle “Press F1 to continue” diye devam eder. Siz de olmayan klavyenin F1 tuşuna basarak hatadan kurtulabilir veya yeni bir klavye takarak işleme devam edebilirsiniz. Memory test fail: POST mesajlarının belki de en can sıkıcısı. BIOS’taki bellek ayarlarınızda olabilecek bir problemden kaynaklanabildiği gibi, bellek modüllerinizdeki kısmi (kısmi=belli bir bölümündeki) arıza nedeniyle de ortaya çıkailir. Ayarlarınızdan eminseniz, başka bir bellek ile sisteminizi tekrar açmayı deneyin. Hard Disk(s) Fail: Sisteminizde mevcut disk(ler)le BIOS’ta belirilmiş disk ayarları birbirini tutmuyor demektir. BIOS’tan disk ayarlarını otomatiğe getirin, master/slave ayarlarını kontrol edin. Sorun devam ediyorsa disk sürücünüzde fiziksel bir bozukluk kuvetle muhtemeldir. |
PC Montajı Sonrasındaki Olası Sorunlar ve Çözümleri, detaylarıyla soru cevap şeklinde PC Montajı Sonrasındaki Olası Sorunlar ve Çözümleri, detaylarıyla soru cevap şeklinde PC Montajı Sonrasındaki Olası Sorunlar ve Çözümleri Hata Anlamı 1 Sürekli Ses Güç kaynağı arızası 2 Birçok kısa bip Anakart arızası 3 1 uzun Bellek tazelenmesinde hata 4 1 uzun 1 kısa Anakart veya BIOS çipi arızası 5 1 uzun 2 kısa Ekran kartı arızası (Genellikle eski kartlardaki DIP switch kaynaklıdır) 6 1 uzun 3 kısa Ekran kartı arızası 7 2 uzun 1 kısa Ekran kartı arızası (RAMDAC kaynaklı (?) ) 8 2 kısa Bellek parity (eşlik) hatası 9 3 kısa Belleğin ilk 64k’lık bölümünde hata 10 4 kısa Timer hatası 11 5 kısa İşlemci hatası 12 6 kısa Klavye işlemcisi hatası 13 7 kısa İşlemci hatası 14 8 kısa Ekran kartı belleğinde okuma/yazma hatası 15 9 kısa BIOS ROM hatası 16 10 kısa CMOS okuma/yazma hatası 17 11 kısa Tampon Bellek Hatası 1-Sorun: Pc haporlerinden kesik aralıklarla kalın bir beep sesi geliyorsa . 1-Çözüm: RAM bellek takılı değildir. RAM belleklerde bozukluk olabilir. RAM bellek yuvaya oturmamıştır. RAM belleklerin yerine oturup oturmadığını kontrol edin yerine oturmuşsa başka bir bellek ile degiştirip deneyin. 2-Sorun: 8 kez kısa beep sesi geliyor.1 uzun 2 kısa beep sesi geliyor . 5 kısa beep sesi geliyor . 2-Çözüm: Bu hataların 3'ü de grafik kartı ile ilgilidir . anakartla grafik kartı arasında bir uyuışmazlık olabilir .Bu uyuşmazlık genelde video RAM den kaynaklanır.başka bir grafık kartı deneyin. 3-Sorun : 6 kez kısa beep sesi geliyor. 3-Çözüm: Klavye işlemcisinde problem olabilir.başka bir klavye deneyin. 4-Sorun : Parity error (at hex ...........) System halted mesajı veriyor. (hex;hataya yol açan bellek biriminin 16'lı (hexadecimal)adresidir). 4-Çözüm: Bellek okuma hatası olabilir.üzerinde parity(eşlik biti)olmayan bir RAM modül kullanıyor olabilirsinizbu durumda ,CMOS SETUP 'ta memory parity error check seçeneği açık (enable)olabilir.Bu seçeneği kapalı (disable)duruma getitirerek;yada üzerinde party olan RAM modülleri kullanın. 5-Sorun : İki sabit disk bağlı ,system beklemeye başlıyor ve ardından C: drive error yada D: drive error hata mesajı veriyor. 5-Çözüm: Büyük olasılıkla sabit disk durum jumperlarında bir yanlışlık vardır.Ya da diskler arasında bir uyum problemi vardır.Bu uyum problemini gidermenin yolu çogunlukla disk sıralamasını değiştirmekle çözülür.Eğer yine çözülmüyorsa ,bu iki disk arasında bir problem var demektir. 6-Sorun: Bilgisayar hiç komuta cevap vermiyor. 6-Çözüm : Sabit diske gelen güç kablosu ters takılmıştır.Yada sabit diski besleyen güç kablosunda kısa devre vardır.Kabloları gözden geçirin.sabit diski tutan vidalar uzun gelip sabit disk üzerindeki kartı kısa devre etmektedir.Vidaları gözden geçirin. Sabit disk bozuk olabilir. 7-Sorun: Hiçbir şekilde iki disk bağlanamıyor. 7-Çözüm: İki disk arasında giderilemez bir uyumsuzluk olabilir.kontrol kartlarından gelen kabloda problem olabilir .Ya da kontrol kartı ikinci diski desteklemiyordur.başka bir kablo ve kontrol kartı deneyin. 8-Sorun : Missing operation system hatası veriyor. 8-Çözüm: Sabit disk parametreleri CMOS setup 'a yanlış girilmiştir.eklerden yararlanarak düzeltin.Yada bu sabit disk başka bir bilgisayarda farklı CMOS değerleriyle formatlanmıştır.A:sürücüsünden açıp sabit diske sistem transferi yapın. 9-Sorun : No fixed disks present . hatası veriyor. 9- Çözüm : FDISK komutu kullanıldı.Sistem sabit diski tanımıyor.CMOS sutup ve kablo bağlantılarını gözden geçirin. 10-Sorun: Bilgisayarınız sorunsuz açıyor ancak DOS yukleme anında birden resetleniyor. 10-Çözüm: Anakart üzerinde mikro işlemciye ait jumper ayarlarında eksiklik olabilir.Örnegin 3v luk bir mikro işlemciyi 5v ile besliyor olabilirsiniz.Bu jumper ayarlarını anakart kullanıcı kılavuzundan düzeltin. 11-Sorun: CMOS setup ayarlarını yaptıktan sonra saklayıp çıkıyorsunuz fakat bilgisayar açılıp kapandığında bu ayarlrın silindiğini görüyorsunuz. 11-Çözüm: Anakart üzerinde CMOS pilinde sorun vardır. Pil bozulmuş yada CMOS devresinde bir problem vardır.Öncelikle pili değiştirmeyi deneyin.Birçok anakart üzerinde CMOS u sıfırlamak için bir jumper vardır.Bu jumperyanlış konumda olabilir.Anakart durumunu gözden geçirin. 12-Sorun: Ön paneldeki ışıklar yanıyor sabit diskin motoru çalışıyor güç kaynagı motoru çalışıyor bunlar rağmen ekran karanlık. 12-Çözüm: Güç kaynağından anakarta voltaj gelmiyor olabilir.bağlantı uçlarını çıkararak voltaj degerlerini ölçün. Voltaj degeri normal ise ; I/O kartı ,,anakartla uyumlu olmayabilir.mikro işlemci ayarları yanlış yapılmış olabilir.anakartı gözden geçirin bozuk olabili 13-Sorun: Güç kaynağından çok ince bir ''zzz'' sesi geliyor.Fan bir andönüp duruyor. 13-Çözüm: Anakartın,kasaya oturduğu noktada bir kısa devre vardır.Sabit disk ve disket sürücüye giden kablolardan biri kasa içinde sıkışmış olabilir. 14-Sorun: Sistemde kısadevre var . 14-Çözüm: • Anakarta gelen besleme kablolarını çıkarın. • Sabit disk ve disket kablolarını çıkarın. • Sabit disk ve disket sürücüye I/O kartından gelen bilgi kablolarını çıkarın. • I/O kartını çıkarın. • Grafik kartını çıkarın. Bu adımları her denediginizde bilgisayarı yeniden açın.sorunun çözüldüğü adımda durun. 15-Sorun: Sabit diskten rahatsız edici bir ses geliyor. 15-Çözüm: Güç kaynağından gelen power kablosunu değiştirin. I/O kartından gelen bilgi kablosunu çıkarın. Sabit dikin motoru ile ilgili sorunu olabilir. 16-Sorun: Disket sürücünün ışığı devamlı yanıyor. 16-Çözüm: Disket sürücü bilgi kablosu ters takılmış olabilir.Kabloyu gözden geçirin.B ilgi kablosunun kıvırcık ucu herzaman A sürücüsüne takılmalıdır. 17-Sorun: Disket sürücü disketi okumuyor yada hatalı okuyor. 17-Çözüm: Disket sürücü CMOS setup'dan yanlış tanımlanmış olabilir.Örneğin 1.44yerine 720 tanımlanmış olabilir. Disket sürücünün kablosu arızalı olabilir. I/O kartının disket sürücü arabirimi bozuk olabilir.kontrol edin. Disket bozuk yada formatsız olabilir.başka bir disket deneyin. 18-Sorun: Bilgisayar çok ağır çalışıyor. 18-Çözüm: Bilgisayarınızın kaç MHz de çalıştıgını Landmark Test Speed Version 2.0 proğramı yardımıyla test edin. TURBO anahtarını ve kablosunu gözden geçirin. Mikroişlemci hızı anakartın saat hızına uygun olmayabilir anakartın kullanma kılavuzunu gözden geçirin. 19-Sorun: Bilgisayar ''C:\>''durumunda iken çakılıyor (kilitleniyor).NumLock tuşu,NumLock ışıgının durumunu değiştirmiyor. 19-Çözüm: Böyle durumlarda genellikle bilgisayarın resetlenmesi gerekir.sorun CMOS ayarında olabilir.CMOS setup'a girerek Load Bios Defaults seçenegini işletin.bu seçenek yapılmış tüm tanımları geri alır.buna sabit disk ve disket sürücü degerleri dahil deildir. Bu sorun sabit disk üzerinde bed(bozuk)sektörede neden olabilir.CHKDSK komutunu kulanarak disketteki bozuklugu görüntüleyin. 20-Sorun Bilgisayarınız az bellek sayıyor. 20-Çözüm: Bu genellikle bir sorun deildir.gölgeram kullanımından kaynaklanmaktadır.Gölge ram kullanımı,genişletilmiş genişletilmiş belleğin bir kısmının BIOS RAM ve Video BIOS 'tan gelen veriler için ayrılmasıdır.Bu nedenle gölge RAM ;bir RAM kaybına neden olmaktadır. Bazı CMOS setup'lar gölge RAM seçeneğini kapatmaya izin vermektedir. |
Verdiğiniz bilgiler çok işime yaradı.Tşk. ederim..Benim bir sorunum var yardımcı olabilirmisiniz acaba?Bilgisayarı açtığımda windows xp yazısından hemen sonra siyah beyaz ekran üzerinde güvenli modda çalıştır vs gibi bir sürü yazı çıkıyor.O şekilde çalıştırmak istiyorum, ekranın alt kısmında hızlı bir şekilde yazılar çıkıp siliniyor .Açılacak zannediyorum ama yine aynı yere dönüyor.Yani güvenli mod kısmına.Klavyenin ok tuşlarından başka hiçbir tuşu o esnada çalışmıyor. Ne yapabilirim?Cevabınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim...Şimdiden sonsuz teşekkürler :::::::))))))))))))))))))))))))))))... |
Windows XPde Remote Desktop (Uzaktan Desktop'a Erişmek) Windows XP Professional yüklü bir bilgisayarın masaüstüne ağ üzerinden, internet'ten veya direkt modem bağlantısı ile erişebilir ve sanki o bilgisayarın başında oturuyormuşçasına kontrol edebilirsiniz. Bunun XP'de nasıl yapıldığına geçmeden önce isterseniz sistemin nasıl çalıştığına ve böyle bir şey'e neden ihtiyaç olabileceğine bir göz atalım. Uzak mesafeli bağlantılardaki hız problemi ve çözüm yöntemleri A bilgisayarı üzerinde bir program var, B bilgisayarındaki kullanıcı bu programı kullanmak istiyor. Eğer bu iki bilgisayar aynı yerel ağ üzerinde ise problem yok, bildiğimiz yöntemlerle B, A'ya bağlanıp bu programı çalıştırabilir. Peki bu iki bilgisayar aynı yerel ağ üzerinde değil, aynı binada, aynı şehirde hatta aynı ülke veya kıta üzerinde değilse(kaç yıl sonra bu cümleye gezegen kelimesini de ekleyeceğiz sizce??) bu iş nasıl olur? Hemen direkt modemle bağlanırlar veya internet üzerinden bağlanırlar dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ancak uzak mesafeli bağlantıların yerel ağlara göre en büyük farkı ve dezavantajı, bağlantı hızlarındaki büyük faklılıktır. Yerel ağ'da saniyede 10.000.000 bit (10MBs) veri aktarımı mümkünken, modemle yapılan bağlantıda bu hız 56.000 bit'e düşüyor. Eğer kullanılacak program, yüksek miktarda veri aktarımı gerektiren bir programsa, yerel ağ üzerinden kullanırken 1-2 saniyede açılan program penceresi, uzak bağlantıda belkide 10-20 dakika sürecektir. Şöyle bir örnek verelim, elimizde adres defteri ya da ona benzer salak bir veritabanı programı olsun. Bu program kabaca iki modülden oluşuyor. Birincisi program kısmı, yani çalıştırdığımız adresdefteri.exe dosyası, bu dosyanın 3 Mega Byte olduğunu varsayalım. İkinci modül ise verilerin tutulduğu, veri.mdb isimli bir dosya, bu dosya da 10 Mega Byte olsun. Program A bilgisayarı üzerinde yüklü, B bilgisayarı yerel ağdan, A'ya erişiyor, B bilgisayarı üzerinde çalışan kullanıcı, adresdefteri.exe üzerine tıkladığı anda, önce bu 3 MB'lık exe dosya ağ üzerinde B'nin belleğine aktarılıyor ve sonra program çalışıyor. Yerel ağ'dan bahsettiğimiz için 3 MB'lık dosya 3-5 saniyede aktarılıyor ve kullanıcı kısa bir beklemeden sonra program ekranını görüyor. Daha sonra program, yine ağ üzerinden veri.mdb dosyasını açıyor(burda tüm dosyanın A'dan B'ye aktarılması gerekmiyor) ve kullanıcı kayıtlar arasında dolaştıkça veri.mdb içideki veri gerektikçe B'ye gidiyor. Örneğin bu adres defterinde 50 bin kişi kayıtlı ise, B üzerindeki kullanıcı "bana Hulusi Arman'ın kaydını bul" komutunu verdiğinde, program tüm kayıtları inceleyip bu kaydı bulmaya çalışıyor. Her ne kadar veri.mdb'nin tamamının B'ye aktarımı gerekmese de, ilk başta exe'nin aktarımı, sonrasında veri dosyasının açılma işlemi büyük bir veri aktarımını gerektiriyor. Hele ki çeşitli sorgulamalar yapıldığında, tüm veri dosyasının aktarımı veya server üzerindeki koca dosyanın taranması gerekebiliyor. Ve unutmayın bir çok program bu örnektekinden daha karmaşık yapıya sahiptir, birden fazla veri dosyası kullanır. Yerel ağ'da sıkıntı yaratmayan bu işleyiş, uzak mesafeli bağlantılarda imkansız hale geliyor. Bu probleme karşı geliştirilen bir kaç çözüm var. Bunlardan birincisi, şu anki konumuzla alakalı değil, ama kısaca değinelim. Client-Server programlar diye adlandırılan yapıdan bahsediyorum. Buradaki Client-Server kelimelerini hiç kafanıza takmayın, sistem şöyle işliyor: Yukarıdaki örnekte, exe dosyamız sabit bir dosya. Yani bu dosya hep aynı kalıyor, hiç değişmiyor. Eğer bu program uzak mesafeli bağlantıyla kullanılacaksa, bir defalık bu exe dosyasını uzaktaki kullanıcıya ulaştırırız. Veri dosyasına gelince, işin inceliği de o noktada. Server tarafında, yani verinin tutulduğu yerde, artık tek bir veri dosyası söz konusu değil. Onun yerine bir veri tabanı yönetim sistemi -DBMS(data base management system)- çalışıyor. Bu piyasada isim yapmış bir kaç programa örnek olarak ORACLE, MS SQL Server verilebilir. Kullanıcı bir kayda ulaşmak veya birden fazla kaydı içeren bir sorgulama yapmak istediğinde server'daki tek bir dosyanın içinde bunu kendi bulmaya çalışmaktansa, server'a yapılacak işlemi belirten kısa bir kod yolluyor. Az önceki örnek için (select * where ad="hulusi" soyad="arman") gibi çok kısa bir kodu server'a yollaması yeterli oluyor. Server kendi üzerindeki data'dan bu kritere uyan kayıtları bulup, sadece bu bulunan kayıtları client'a, yani uzaktaki kullanıcıya yolluyor. Böylece mümkün olan en az veri aktarımı ile işlem gerçekleşmiş oluyor. Peki elimizdeki program client-server yapıda bir program değilse ne olacak? İşte o zaman karşımıza terminal emülasyonu programlar çıkıyor. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt00.gif Soldaki bilgisayar uzaktan erişen bilgisayarı, sağdaki ise programı üzerinde barındıran bilgisayarı temsil ediyor. Uzaktan bağlanan bilgisayar, karşı tarafın ekran görüntüsünü alıyor, kendi klavye ve mouse hareketlerini karşı tarafa yolluyor. Böylece çalıştırılan program hiçbir yere gitmiyor, kendi üzerinde bulunduğu bilgisayarda çalışıyor, ama ekran görüntüsü uzaktaki kullanıcıya gidiyor. Böylece kullanılan program ne kadar büyük veri aktarımı gerektirirse gerektirsin, farketmiyor. XP'nin uzaktan bağlantı özelliği ile yapılabilecek bir kaç örnek uygulama Örnek 1 Gün boyunca şirketin muhasebe programında çalıştınız. Akşam oldu evinize gitmeniz gerekiyor. XP yüklü bilgisayarınızı açık bırakın. Eve gidince, evdeki XP yüklü bilgisayarınızla, iş yerindeki bilgisayara modem ile bağlanın. XP uzaktan bağlantı (Remote Desktop Access) özelliği sayesinde, artık evinizdeki bilgisayarda, iş yerindeki bilgisayarın ekran görüntüsü var. Klavye ve mouse ile verdiğiniz komutlar ise, iş yerindeki bilgisayarda yerine getiriliyor. İstediğiniz gibi çalışabilirsiniz. Dikkat ederseniz, iş yerinde kurulu sistem, programın özelliği vs. hiçbirşey bizi ilgilendirmiyor. Eğer iş yerindeki bilgisayarda bir program çalışıyorsa, siz evden de onu kullanabiliyorsunuz. Örnek 2 Bilgisayarınızda bir problem var, şirketinizdeki veya sistem destek aldığınız yerdeki teknisyenden rica ediyorsunuz, aynı yöntemle bilgisayarınıza bağlanıyor ve sanki gelip sizin koltuğunuza oturmuş gibi bilgisayarınızı kullanıyor ve problemi çözüyor. Unutmayın Remote Desktop bağlantıları hem yerel ağ üzerinden hem de internet üzerinden yapılabiliyor. Remote Desktop Access'in Windows XP Pro üzerinde kurulumu http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt01.gif Control-Panel>System Veya My Computer üzerine sağ tık>Properties tab : Remote Üstte Remote Assistance seçeneğini görüyoruz. Bu hem Home hemd Pro versiyonunda mevcut. Bizim ilgilendiğimiz Remote Desktop ise sadece Pro versiyonunda bulunuyor. İlk başta bu özellik kapalı durumda, Administrator yetkisinde bir kullanıcı ile login olmuşsak Allow users to connect remotely to this computer seçeneğinin yanına bir tik koyalım. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt02.gif Bu uyarı penceresinde iki önemli bilgi var; Remote desktop bağlantısı yaparken elbette bu bilgisayar üzerinde tanımlı bir kullanıcı adı kullanılacak, bu kullanıcının muhakkak şifresi olmalı Eğer internet veya WAN üzerinden bağlanılacaksa, ve ağ'da firewall varsa(dial-up bağlantının firewall'ı mesela) Remote desktop'un kullandığı port'lar açık olmalı http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt03.gif Şimdi de bu bilgisayara uzaktan bağlanacak kullanıcıları seçmemiz gerekiyor. Select Remote Users http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt04.gif Administrator yetkisindeki tüm kullanıcılar bu listede olmasalar bile bağlanabiliyorlar. Administrator olmadığı halde bağlanacak bir kullanıcı varsa Add ile ekleyin Bağlanacak sistemin kurulumu Bir XP Pro bilgisayarına Remote Desktop ile bağlanmak için illaki XP Pro kullanmanız gerekmiyor. Windows95, 98, ME, NT4, 2000 ile de bağlanabilirsiniz. Ancak bu versiyonlarda Remote desktop client programını yüklemeniz gerekiyor. Windows XP Home ve Windows XP Pro varsa, Remote desktop client zaten yüklü durumdadır. Şimdi Windows95, 98, ME, NT4, 2000 için bu Remote desktop client'i nerden ve nasıl yükleyeceğimize bakalım. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt06.gif Remote desktop client'ı yüklemek istediğiniz bilgisayara (W9x, me, 2000) XP kurulum CD'sini takın. CD otomatik çalışacaktır. Açılan menüden Perform additional tasks üzerine tıklayın. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt07.gif Set up Remote Desktop Connection http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt08.gif Kurulumu devam ettirin ve tamamlayın Şimdi Start>Accessories>Communications altında Remote Desktop Connection çıkacaktır. Bizde tıklayalım. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt09.gif http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt10.gif Bağlanmak istediğiniz Windows XP Pro'nun IP adresini girin. Options >> ile de bazı ayarlar yapacağız. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt11.gif Tab : General Bu ekranda bağlanacağınız XP Pro için kullanıcı adı ve şifreyi girebilirsiniz. Girmezseniz, bağlanırken soracaktır. Bu bağlantı ayarlarını Save As.. ile kaydedip sonra tekrar kullanmanız da münkün. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt12.gif tab : Display Eğe yerel ağ üzerinden bağlanıyorsanız bu ayarlar aynı kalabilir, ama modem bağlantısında, çözünürlüğü ve renk derinliğini düşürmek performansı arttırır. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt13.gif tab : Local Resources Remote computer sound Burada da bağlanılan bilgisayardaki sesli uyarıların aktarımını ayarlıyoruz. Local devices Bağlantığınız bilgisayarın disk, yazıcı ve seri portuna da bağlanılıp bağlanılmayacağı. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt14.gif tab : Experience Bağlantı şeklinizi seçin. Ayrıca Wallpaper, animation gibi öğeler seçilmemiş olmalı. Daha Sonra Connect Bağlan Diyoruz.. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt15.gif Bu uyarı ekranında bağlandığınız bilgisayarın disk ve seri portlarına erişim sağlanabileceğini söylüyor. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt18.gif Eğer kullanıcı adı ve şifre önceki ekranda girilmediyse şimdi girelim. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt05.gif Uyarı Bağlantı kurulduğu anda, bağlanılan bilgisayar kullanıma kapanır. Bağlantı kurulunca, bir pencere içinde bağlandığımız sistemin masaüstünü görmeye ve kullanmaya başlıyoruz http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt17.gif My Computer'a girersek, önce o bilgisayarın(bağlanılan) disk, cd-rom'unu görüyoruz. Bunların altında da bağlanan -yeni bizim şu anda kullanmakta olduğumuz- bilgisayarın disk sürücüleri görünüyor (A, B, C, D, E on Helmig). Not: Evet, hem bağlanan, hemde bağlanılan bilgisayarın diskleri burada görünüyor. Ama unutmayın bu diskler arasında yapılacak bir dosya kopyalama işlemi, aradaki bağlantının hızıyla sınırlı olacaktır. http://www.turkcenet.org/wown_res/gif_wxp/wxprdt19.gif İşimiz bitince, Start>Disconnect ile bağlantıyı kesebilirsiniz. |
Alıntı:
|
dos'ta göreceli zamanlama Dos'ta AT komutunda genellikle zaman yazılıyor. 30 dakika sonrasında çalışacak şekilde ayarlamak nasıl mümkün olur. Örneğin 30 dk sonra internet penceresini kapatmak ardından bilgisayarı kapatmak istiyorum. Nasıl yazabilirim? Cevap dönebilirseniz çok sevinirim. ulas.unver@facebook.com |
| Saat: 23:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık