MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Soru-Cevap (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/)
-   -   Türkiye'deki endemik ve relikt bitki türleri nelerdir? (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/230016-turkiyedeki-endemik-ve-relikt-bitki-turleri-nelerdir.html)

eis 31 Ocak 2009 13:13

Sinop'un Endemik,Relikt ve Kozmalit bitki türleri nelerdir?


Keten Prenses 31 Ocak 2009 13:24

İl topraklarının % 43′ü ça­yır ve meralarla % 42,2’si ekilidikili alan­larla, % 11,6’sı orman ve fundalarla % 3,2’si tarıma elverişsiz alanlarla kaplıdır. İlin büyük bir bölümü step (bozkır) görünümün­dedir. Ormanları karaçam, kızılcam, ardıç, iğne yapraklı ağaçlar ve meşe ağaçlarından oluşur.
yük bir bölümü step (bozkır) görünümün­dedir. Ormanları karaçam, kızılcam, ardıç, iğne yapraklı ağaçlar ve meşe ağaçlarından oluşur.


eis 31 Ocak 2009 13:39

GE
 
SORUYU YANLIŞ SORDUM GALİBA SİNOPTAKİ RELİKT BİTKİLERE ÖRNEK MİSAL DEFNE, ZEYTİN BAŞKA NE VAR ve kozmalit, endemik bitkiye örnek ne verebiliriz?


Keten Prenses 31 Ocak 2009 14:00

TÜRKİYEDEKİ ENDEMİK VE RELİKT BİTKİ TÜRLERİ

Türkiye endemik bitkiler açısından dünyanın önemli ülkelerinden birisidir.
Yurdumuzun siyasi hudutları içerisinde doğal olarak yetiitiği halde başka hiçbir yerde yetişmeyen, diğer bir deyişle dünyada yalnız ülkemizde yetişen bitkiler Türkiye endemikleri olarak adlandırılır.Yurdumuz endemiklerinin sayısı 3000 dolaylarında olup endemizm oranı %33civarýndadır.(Davis, 1965-1988). Ülkemizde endemik tür sayısı diðer Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında ülkemizin bu zenginliği daha iyi anlaşılır.Avrupa ülkeleri arasında en çok türe sahip olan ülke Yunanistan olup 800 civarındadır.Aynı şekilde endemik türlerce zengin İspanya ve Yugoslavya’da ise bu sayı 400-500 arsındadýr.
Ülkemizdeki endemik türelerin en önemlilerinden birkaçı; Kaz dağında orman meydana getiren Kazdağı göknarı (Abies equi-trojani), Eğridir güneyindeki Kasnak Meşesi (Quercus vulcanica), Köyceğiz-Dalaman arasýnda yaygýn olan Sığla veya Günlük ağacý ve ormanları (Liquidambar orientalis), Beşparmak Dağları (Ege bölümü)ndaki Kral eğreltisi (Osmunda regalis) ile Datça yarımadasında bulunan Datça Hurması (Phoneix theophrasti)dýr.Yurdumuzun bilhassa dar derin yarılmış dağlık alanlarında endemiklerin sayısı bir hayli yüksektir.Bunun yanında özellikle Pleistosen’deki iklim şartlarına göre yetişmiş ve yayılma imkanı bulmuş, fakat günümüzde bilhassa dağlık bölgelerimize lokal alanlarda hayatiyetlerini sürdüren çeşitli flora bölgelerine ait bitkiler görülür.Örnek olarak, Karadeniz Fitocoğrafya Bölgesindeki Akdeniz elemanları,Nur, Dedegöl, Ağrı, Nemrut,Mercan(Munzur) daðlarındaki nemli ılıman ve nemli soðuk bitkilere örnek verilebilir.
Bunun yanýnda ülkemizde Konzervatif endemikler yanýnda, yeni geliþmekte olan progresif endemikler de bulunmaktadýr.Bu bakýmdan ülkemiz, hem çeþitli familyalara ait hem de endemikler yönündende çok zengindir.
Türkiye’de yetiþen endemik türler tabiatta, aþýrý otlatma, yangýn, bilinçsiz kesim, söküm,ýslah çalýþmalarý, yapýlaþma, þehirleþme ve herbisit kullanýmý gibi çeþitli tehlikelerle karþý karþýyadýr.Bu olumsuz faktörler kimi zaman bitkinin yok olmasýna ve bir anlamda yer yüzünde ortadan kalkmasý anlamýna gelmektedir.Ekim ve arkadaþlarý(1985) yaptýklarý çalýþmada endemik türlerin 12’sinin neslinin tükendiðini belirlemiþlerdir.Bu olumsuz faktörler zamanla bitkilerin durumlarýný tespit etme ve gerekli önlemleri alma ihtiyacýný doðurmuþtur. Bu ihtiyaca yardýmcý olmak amacý ile “Uluslar arasý Doða ve Doðal Kaynaklarý Koruma Birliði(IUCN)” kurulmuþtur.Bu kuruluþ yapýðý çalýþmalarla bitkiler için tehlike sýnýflarýný belirlemiþ ve kritik durumdaki bitkileri buna göre deðerlendirerek Kýrmýzý Bülten denilen
“ Red Data Book ” isimli eseri ortaya çýkarmýþlardýr.Bu çalýþmalardan sonra ayný kategoriler esas alýnarak “ Türkiye’nin Nadir ve Endemik Bitkileri ” adlý bir kýrmýzý bülten hazýrlanmýþtýr.


Ziyaretçi 31 Ocak 2009 22:38

YARDIM
 
ÇEVREMİZDE RELİKT VEYA ENDEMİK BİTKİ TÜRLERİ VARMI?BU BİTKİ TÜRLERİNİN KORUNMASI İÇİN NE TÜR ÇALIŞMALAR YAPILMALIDIR?


YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM COĞRAFYA ÖDEVİM ŞİMDİDEN TŞKLER EMEĞİNİZE SAĞLIK


Keten Prenses 31 Ocak 2009 22:42

Türkiye'deki Relikt Bitkiler

Relikt
Jeolojik dönemler boyunca geniş bir yayılma alanına sahipken, dünyanın geçirdiği evreler nedeniyle yok olan bitki taksonlarına karşınbulabildiği uygun ekolojik faktörlerin devamına bağlı olarak günümüzde dünyanın bazı köşelerinde yaşamını sürdürebilen bitkiler (Gingleo biloba gibi).
Örnek: Gingko biloba / Mamut Ağacı

Sequiadendron (Gerçek Mamut Ağacı -Dev Sekoya) Sequiadendron Giganteum
Bir çok türünün fosillerine rastlanmıştır. Bugün dünya üzerinde yanlızca bir türü yaşamaktadır.
Kuzey Amerika' da Kalifornia / Sierra Nevada dağlarında yetişen görkemli bir ağaçtır.
Vatanında 80-90 metre boy, 10-16 metre gövde çapı serbest durumda geniş/dar konik tepe (8-15 metre) Gövde uca doğru daralır; gövde kabuğu kalın, açık kırmızı-kahve renklidir. Yaşlı gövdelerin kabuğu çok kalın (25-30 cm.) boyuna derin çatlaklı, oluklu, yumuşak lifli ve tarçın kırmızısı rengindedir. Ana sürgünler üzerindeki iğne yapraklar 1-2 cm. uzunluğunda, biz gibi sivri ve üç köşeli olup, sürgüne yatık değildir. Yan ve alt dallar üzerindeki yapraklar ise 6 mm. uzunluğunda, üçgenimsi ve sürgünlere yatıktır; üst yüzlerinde iki stoma bandı bulunur. Mavimtrak yeşil renkli yapraklar, ikinci ve üçüncü seneden sonra, kahverengiye dönüşmekte ve fakat uzun yıllar sürgün üzerinde kalabilmektedir. Ovalimsi kozalakları iki yılda olgunlaşır; 2-5 cm. uzunluğunda ve 2-4 cm. genişliğinde, açık sarı/sarımsı kahverenklidir. Oldukça geniş, yayılan bir kök sistemine sahiptir.
Üretimi tohumla ve çelikle yapılır. Ilıman deniz ikliminin ağacıdır. Bol güneşli - yarı gölge yerlerde ve normal verimli topraklarda yetişir; nemli, derin ve geçirgen, humuslu, balçıklı toprakları toprakları ister. Rüzgâra ve fırtınaya, kış soğuklarına dayanır. Gençlikte yavaş büyür, bu dönemde korumaya gereksinimi vardır. 10 dan fazla kültür formu elde edilmiştir, ama bu çeşitlerinden az yararlanılmaktadır.



Keten Prenses 31 Ocak 2009 22:42

Kahramanmaraş-Dereköy Yöresindeki Bir Dişbudak Yapraklı Kanatlı Ceviz (Pterocarya fraxinifolia (Poiret) Spach) Topluluğunda Fenolojik Gözlemler

Mahmut D. AVŞAR, Tolga OK, Alican GÜNDEŞLİ
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Kahramanmaraş
ÖZET
Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz (Pterocarya fraxinifolia (Poiret) Spach), ülkemizde sınırlı doğal yayılışı bulunan ve varlığı gittikçe azalan değerli bir ağaç türüdür. Bu çalışmada, Kahramanmaraş-Dereköy yöresindeki bir dişbudak yapraklı kanatlı ceviz topluluğunda 1 yıllık fenolojik gözlemler yapılmış ve türün fenolojik safhalarının zamanı ve süresi belirlenmeye çalışılmıştır. Yöredeki dişbudak yapraklı kanatlı cevizlerde tomurcuk patlaması 9 Mart, çiçeklenme 26 Mart, yapraklanma 18 Nisan, meyve oluşumu 17 Mayıs, meyve olgunlaşması 18 Ağustos, yaprak renginin değişmeye başlaması 7 Kasım ve yaprak renginin tamamen değişmesi 25 Kasım’da meydana gelmiştir. Yörede meyve olgunlaşması Ağustos ortası-Kasım ortası arasındaki devrede olmakla birlikte, Ekim ayında ağırlık kazanmaktadır. Olgunlaşan meyveler kısa bir süre sonra dökülmeye başladığı için, yörede meyve toplamanın Eylül, Ekim ve Kasım aylarında belirli aralıklarla yapılmasında fayda vardır.
Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz (Pterocarya fraxinifolia (Poiret) Spach), Tersiyer relikti (3. Zaman kalıntısı) olan bir ağaç türüdür (Mayer ve Aksoy, 1998). Bu türün yayılış alanı Kafkasya, Kuzey İran ve Anadolu’dur. Kuzey Anadolu’da Kocaeli, Adapazarı, Akçakoca, Zonguldak ve Samsun; Güney Anadolu’da ise Mersin, Kahramanmaraş ve Gaziantep yörelerinde doğal olarak bulunmaktadır (Yaltırık, 1993). Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz, kavak ve söğüt gibi sulak yerlerde, gevşek ve nemli topraklarda yetişmektedir (Kayacık, 1981). Park ve bahçelerde kullanıma oldukça elverişli bir tür olmasına rağmen, ülkemizdeki park ve bahçelerde gereği gibi değerlendirilememekte, doğal yayılış alanlarındaki varlığı da yapılan tahriplerle gittikçe azalmaktadır. Nitekim, ülkemizde yayılış gösterdiği yörelerden biri olan Kahramanmaraş’ta varlığı tehlike altında bulunmaktadır (Avşar, 2001). Bu ağaç türü, ülkemizdeki fidanlıklarda da henüz pek tanınmayan ve yetiştirilmeyen bir tür durumundadır (Ürgenç, 1992). Ülkemizde bu türün botanik özellikleri, yayılışı, taşıdığı önem ve kullanılabileceği alanlar üzerine çeşitli makaleler kaleme alınmış (Efe ve Alptekin, 1989; Anşin ve ark., 1998; Kutbay ve Ok, 2000; Kantay ve Kantay, 2001); anatomik, fitososyolojik ve ekolojik özellikleri araştırılmış (Kutbay ve ark., 1999) ve çeşitli odun özellikleri ortaya konulmuştur (Soydan, 1993; Kantay ve ark., 1999; Kantay, 2001). Ayrıca, bu türün generatif yolla üretilebilmesi açısından önem taşıyan başlıca meyve ve tohum özellikleri de belirlenmiştir (Avşar, 2002).
Fenoloji, bitki ve hayvan aleminin önemli periyodik hayat belirtilerinin yıl içerisindeki başlangıç ve devamını, diğer bir deyimle bunların yıllık çeşitli gelişim fazlarını gözleyen bir bilim dalıdır (Kayacık, 1957). Bitkilerin fenolojik özellikleri ile içinde bulundukları yetişme ortamının iklim şartları arasında sıkı ilişkiler bulunmakta olup, özellikle sıcaklık faktörünün fenolojide önemli bir yeri vardır. Fenolojik gözlemler sayesinde tohum toplama, çelik ve aşı kalemi alma, fidanlıkta söküm, dikim, vb. birçok silvikültürel faaliyetin zamanında ve başarılı bir şekilde yapılmasına yönelik önemli bilgiler elde edilebilmektedir. Bu çalışmada, Kahramanmaraş-Dereköy yöresindeki bir dişbudak yapraklı kanatlı ceviz topluluğunda 1 yıllık fenolojik gözlemler yapılmış ve bu ağaç türünün fenolojik safhalarının zamanı ve süresi belirlenmeye çalışılmıştır. Böylece, türün hem fenolojisine bir katkı yapılabilmesi ve hem de özellikle generatif üretimi açısından önem taşıyan bazı hususların ortaya konulabilmesi amaçlanmıştır.


Keten Prenses 31 Ocak 2009 22:42

ENDEMİZM
Bir bitkinin yayılış aşanına o bitkinin “areali” denir. Yayılış alanı geniş olan bitkiye “Kozmopolit”, dar olana yani yer yüzünün belirli ve dar bir bölgesinde doğal olarak yetişen bitkiye de “Endemik” bitki denir. Endemik Yunanca Endos-yerlikelimesinden gelir. Buna göre Endemizm: Bir bitki, türünün dar bir bölgede sınırlanmış halde bulunmasıdır. Yani bu deyim, belirli bir bölgeye veya ülkeye özgü bitki taksonu (Subsp. Species, Genus, Familya gibi) için kullanılır.

Bir bitkinin ülkemiz için endemik olduğu söylendiğinde, bitki ister dar bir bölgede, ister Türkiye’nin büyük bir kesiminde yayılmış olsun, söz konusu endemik takson ülkemiz sınırları içerisinde düşünülmelidir. Yayılış alanı Türkiye’nin dışına taşmayan bitkiler endemik olarak anılmalıdır.

Bir endemik bitkinin yayılış alanının genişliği değişik büyüklüklerde olabilir. Örneğin, Lysimachia minoricensis (Primulaceae) yalnızca Minorka adasında birkaç m2 lik bir alanı kaplar. Buna karşılık yurdumuz için endemik olan bir takson ise km2 lerce yer kaplayabilir. Fakat bir kıta için endemik türler olamaz. Çünkü endemikler bir kıtanın her yerinde yayılış göstermeyip, kıta içerisindeki bir dağ, dağ sırası veya herhangi bir bölgede bulunurlar. Ayrıca bir kıtanın veya bölgenin ancak belli kesimleri endemizm açısından ilginç olabilir. Örneğin Yeryüzünde Afrika’nın güneyi (Kap bölgesi), Hawai Adaları, Madagaskar, yurdumuzda ise Güneybatı Anadolu, Toroslar, Tuz Gölü çevresi, Çankırı ve Sivas yöreleri endemik türler yönünden zengin olan yerlerdir.

Endemizm, floristik bölgeleri tanımak ve o yerin floristik özelliklerini tayin etmek açısından oldukça önemli bir kriterdir. Belli bir floristik bölgeye has endemikler bir araya gelerek floristik bölge sınırını oluştururlar.

Endemizm Çeşitleri

Endemik bitkiler başlıca iki grup altında incelenebilir.

1.Paleoendemikler (Relikt, Konservatif endemikler)
2.Neoendemikler (Mikro, Progresif endemikler)

1. Paleoendemikler: Bu tür bitkiler jeolojik devirlerde geniş yayılma göstermiş ve bir değişime uğramadan günümüze kadar gelmiş ancak bugün yayılış alanları oldukça daralmış ve sınırlanmış olan endemiklerdir. Eskiden tüm Kuzey yarımkürede yayılış gösteren ancak günümüzde sadece Kuzey Amerika’nın batı kesimlerinde yetişen Sequoia (Mamut ağacı) türleri, III. zamanda geniş bir areale sahip olan bugün ise sadece Çin’nin dağlık kesimlerine sıkışıp kalan Ginko biloba bitkisi paleoendemiklere örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca ülkemizde Muğla çevresinde bulunan Liquidambar orientalis bitkisi de Tersiyerde Avrupa ve Asya’nın geniş bir bölümünde yayılış göstermiş bu tip bir endemiktir.

2. Neoendemikler: Evrim sonucu meydana gelmiş, yani değişime uğramış kökeni eskilere dayanmayan endemik bitkilerdir. Çoğunlukla tür ve tür altı taksonları içerirler ve birbirlerinden çok az farklarla ayrılırlar. bu nedenle bunlara Mikroendemikler de denir. Centaurea karduchorum, C. hakkariensis, Alyssum filiforme ülkemize has neoendemik bitkilerdir.

Bitkiler genetik yada coğrafi bir engel tarafından birbirlerinden ayrıldıklarında yeni formlar meydana gelir. Yeni bitki formlarının oluşumunda başlıca şu faktörler rol oynamaktadır.

·Mutasyonlar
·Genetik rekombinasyonlar
·Doğal seleksiyon
·Coğrafi yada genetik izolasyonlar

Türkiye’de Endemizm

Coğrafi konumu, iklim ve toprak faktörlerinin farklılığı ve üç fitocoğrafik bölgenin birleşme noktasında bulunması gibi nedenlerle zengin bir bitki örtüsüne sahip olan yurdumuz, 9000 civarındaki eğrelti ve tohumlu bitki türü içermesinden dolayı da dünyanın zengin floraya sahip ülkeleri arasındadır. Avrupa kıtası florasının 12000’e yakın tür içerdiği düşünülürse, yurdumuzun flora zenginliği daha iyi anlaşılacaktır. Türkiye florası tür zenginliği yanında çok sayıda endemik taksonu içermesi ile de ilginçtir. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yetişen endemik türler toplamı 2750 kadar iken bu sayı Türkiye’de 3000 civarındadır.

Endemik bitkilerin yurdumuzda dağılışı: Yurdumuz endemik bitkileri tek tek ele alındığında bunlardan 1700 kadarının ülkemiz coğrafik bölgelerinden yalnız birine özgü oldukları saptanmıştır. buna göre:

Güney Anadolu’da 631 tür
Doğu Anadolu’da 371 tür
Orta Anadolu’da 253 tür
Karadeniz’de 203 tür
Ege’de 147 tür
Marmara’da 67 tür
Güneydoğu Anadolu’da 33 tür

Bunların dışındaki endemik türler birden fazla bölgemizde yayılış göstermektedir.
Floramızda endemik türler yönünden zengin başlıca familyalar ve içerdikleri tür sayıları aşağıda belirtilmiştir.


Familya Adı
Endemik Tür Sayısı
Compositae
430
Fabaceae
375
Scrophulariaceae
241
Labiatae
240
Cruciferae
194
Caryophyllaceae
187
Liliaceae
118
Umbelliferae
117
Boraginaceae
108
Rubiaceae
74

Endemik bitkiler ile ilgili veriler daha ayrıntılı incelendiğinde, yurdumuzdaki bazı yöreler ile dağ silsilelerinin endemik türlerce zengin olduğu ortaya çıkmaktadır. Amanos Dağları ile Ilgaz Dağları, dağ silsileleri arasında ön sırayı almaktadırlar. Ege Bölgesinin güney ucu ile Akdeniz’in batısı, Taşeli platosu, özellikle Ermenek-Mut-Gülnar çevreleri, Boklar Dağları ile Aladağlar ve Antitoroslar yurdumuzun güneyindeki önemli endemik merkezleridir. Kuzeyde ise Kaz Dağı, Uludağ, Gümüşhane çevreleri, Artvin-Rize çevreleri, endemizm açısından önemli yörelerimizdir. Sivas-Darende-Gürün ve Çankırı civarındaki jipsli arazilerde de bu yörelere has çok sayıda endemik tür yetişmektedir. Doğu Anadolu’daki önemli yöreler ise Munzur Dağları ile Van-Bitlis-Hakkari çevreleridir.

Bitki Coğrafyası Bölgelerindeki Endemizm Durumu

1. Mediterranean (Akdeniz) fitocoğrafik bölge: Bu bölge 3 kısımda incelenir.

ØBatı Anadolu ve Doğu Ege Adaları
§Malope anatolica
§Linum aretioides
§Eryngium thorifolium
ØToroslar
§Dorystoechas hastata
§Globularia davisiana
§Ballotaq cristata
ØAmanos Dağları
§Ajuga postii
§Origanum amanum
§Helleborus vesicarius

2. Irano-Turanian fitocoğrafik bölge: İç Anadolu platosunun hemen tamamını kaplayan bu bölge, kuzeyde Euro-Siberian, batı ve güneyde ise Akdeniz flora bölgesiyle çevrilidir. Bu bölgedeki önemli endemizm merkezleri ve endemik türeler aşağıdaki gibidir.

ØErzincan, Erzurum yöresi yüksek dağları
§Delphinium albiflorum
ØVangölü çevresi yüksek dağları
§Trifolium longidentatum
ØMezopotamya ovasının kuzeyi
§Papaver clavatum
ØVangölü çevresi yüksek dağları
§Trifolium longidentatum
ØTuz gölü çevresi
§Consolida stenocarpa
ØÇankırı ve Sivas yörelerinin jipsli sahaları
§Salvia vermifolia

3. Euro-Siberian fitocoğrafik bölgesi: Bu bölge yaprak döken ve yüksek iğne yapraklı ormanlardan meydana gelir. Ordu ilinin doğusunda yağış ve nem artar. Ordu yakınlarındaki Melet nehrinin doğusunda Kafkasya türleri ve endemik türler aniden artar. Bu bölüme “Colchis bölümü” denir.

Endemikler Batı ve Orta Karadeniz’de Doğu Karadeniz’e göre daha az bulunurlar. Bu bölüme de “Öksin bölümü” denir.

ØColchis bölümü
§Medicaryon orientale
ØÖksin bölümü
§Allium olympica

Ülkemizin ana fitocoğrafik bölgeleri dışında kalan ara bölgeleri endemik tür yönünden zengindir. Endemik bitkiler özellikle bu sahalar içinde ortaya çıkmıştır.

Bu geçiş alanlarındaki türler, tolerans sınırında bulunurlar. Farklı iklim ve toprak koşulları altında farklı vejetasyonla rekabet ederler. Göçün sebep olduğu bu koşullar altında seleksiyon baskısı yeni çevreye adapte olan ekotipik varyeteler ortaya çıkarır. Farklı floraların karşılaştığı yerlerde hibritleşme ve hibrit dölün stabilizasyonu da vardır.

Çoğu, bu saydığımız bölgelerde ve bir kısmı da diğer yörelerde olmak üzere, Türkiye’de toplam 3000 civarında tohumlu bitki türü endemiktir. Türkiye’de bugüne dek bilinen kadarıyla yaklaşık 9000 kadar doğal eğrelti ve tohumlu bitki türü vardır. Bunların yaklaşık % 30’u ülkemiz için endemiktir.


Endemizm


meraklı 23 Şubat 2009 15:43

Türkiye'deki Endemik bitkiler nelerdir?
 
Türkiye'deki Endemik bitkiler?


MeLL 23 Şubat 2009 16:03

Lütfen üstteki mesajları inceleyiniz...


SEDEPH 24 Şubat 2009 19:03

Endemik, alanları belirli bir ülke veya bölgeye ait, yerel, ender ve çok ender bulunan türler endemos (indigenous) kelimesinden gelir ve “yerli” anlamında kullanılır.
Ülkemizdeki endemik türlerin en önemlilerinden birkaçı; Kazdağında orman meydana getiren Kazdağı göknarı (Abies equi-trojani), Eğridir güneyindeki Kasnak meşesi (Quercus vulcanica), Köyceğiz-Dalaman arasında yaygın olan Sığla veya Günlük ağacı ve ormanları (Liquidambar orientalis), Beşparmak Dağları (Ege bölümü)ndaki Kral eğreltisi (Osmunda regalis) ile Datça yarımadasında bulunan Datça hurması (Phoneix theophrasti)dır.
ülkemiz, hem çeşitli familyalara ait hem de endemikler yönünden de çok zengindir.
Türkiye’de yetişen endemik türler tabiatta, aşırı otlatma, yangın, bilinçsiz kesim, söküm,ıslah çalışmaları, yapılaşma, şehirleşme ve herbisit kullanımı gibi çeşitli tehlikelerle karşı karşıyadır.Bu olumsuz faktörler kimi zaman bitkinin yok olmasına ve bir anlamda yer yüzünde ortadan kalkması anlamına gelmektedir.
Kaz dağı göknarı:
Türkiye’de yalnızca Kazdağı’nda yetişen endemik bir göknar alt türü. 30 metreye kadar boylanabilir. Tomurcukları bol reçinelidir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:G_b_dmHo0H5UFM:http://www.kazdaglari.com/bitkiler/kazdag/FOT/abies-b-2.jpg

İğne yapraklı uzun sürgünler üzerinde tek tek ışığa yönelik olarak tarak biçiminde dizilmişlerdi.Yaprağın üst yüzü hafif olukludur, alt yüzünde ise iki tane belirgini gümüşi renkte beyaz stoma bandı bulunur. İğne yapraklar sürgünler üzerinde uzun süre, 7-10 yıl kalır
Kasnak meşesi
25-30 m boya ulaşabilen geniş ve yaygın tepeli bir meşe türü.
Genç sürgünler sarımtrak veya kırmızımtrak olup, önceleri tüylü daha sonraları çıplaktır. Tomurcuklar büyük yumurta biçiminde kahverengi kırmızı, tüysüzdür. Tomurcuk pullarının kenarları kirpiklidir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:U3RJTYHLCyWR1M:http://www.thy.com/images/skylife/10-2005/46/7_461.jpg

Yapraklar sürgünler üzerinde oldukça aralıklı dizilmiştir. Yaprak ayası ters yumurta veya eliptik biçimli, dip tarafı çarpıktır. Yaprakların alt yüzü basık ve yıldız tüylüdür. Üst yüzü çıplak ve koyu yeşildir. Kadeh çok belirgin ve yarımküre şeklindedir.
Endemik bir türdür.Kütahya, Konya, Afyon, Isparta, Eğirdir yörelerinde bulunur. 1300-1800 m yükseltilere kadar çıkabilir.
Datça hurması
Datça Hurması, Datça Yarımadasında batı-doğu yönünde uzanan sıradağların kuzey ve güney aklanlarında olmak üzere, iki ayrı yörede bulunmaktadır.
Datça Hurması bu aklanda küme ve guruplar halinde veya tekil olarak da geniş bir alanda yayılış yapmakta ve yayılış sahilden 300-350 m yükseltiye kadar ulaşabilmektedir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:PY5IO2UVCdsYeM:http://www.agaclar.net/galeri/files/3951-1147088237.jpg

Kuzeyi kapalı, sıcak, deniz etkisi altındaki vadi tabanlarının uygun kısımları ile deniz kenarındaki kum ve çakıl üzerinde yer almaktadır. yaklaşık 10 m boyunda olup Datça’da 10-15 m. boylara ulaşabilmektedir.
Sığla ağacı
25-40 m’ye kadar boylanan yaprak döken kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. İlk bakışta çınara benzer. Yaşlandıkça, kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:rBei997-dEGlXM:http://www.agaclar.net/galeri/files/8123-111.jpg

Çiçekler küçüktür. Çiçek kurulu 1-2 cm çapında olup küre şeklinde çok sayıda çiçek kümesini bulundurur. Meyve 2-4 cm çapında çok sayıda kapsülden oluşur
Istranca meşesi:
25 m’ye kadar boylanabilen düzgün gövdeli dar tepeli bir meşe türüdür. Gövde kabuğu düzenli aralıklarla çataklıdır. Yapraklar ters yumurta biçimindedir. 7-10 civarında yaprak damarı bulunur. Damarlar birbirine paraleldir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:b4JY_8t8NnXLdM:http://www.agaclar.net/galeri/files/1220-1125782761.jpg

Her iki yüzüde çıplaktır. Alt yüzünde basit ya da yıldız tüyler bulunur. Meyve sapı 2-7 cm uzunluğundadır. Bir sapta 3-4 tane meyve bulunur.
RELİK (RELİKT) BİTKİ: (Relikt Plant): Kalıntı, eskiden kalma, günümüze gelme…Paleoklimatik koşullarda yetişerek yaygın bir durum alan, fakat iklim koşullarının değişmesi üzerine günümüzde zorlukla yaşamını sürdüren bitki toplulukları ve bunların üyeleri

Örneğin, Karadeniz Bölgesinde yer yer kıyı kuşağında ve ve ardındaki oluklarda bulunan Akdeniz bitki toplulukları, daha önce bu bölgeye Akdeniz iklim koşulları egemen iken yerleşmişler; ancak, günümüz koşulları altında da yetişmelerini sınırlı olarak sürdürme olanağı bulmuşlardır. Güneybatı Anadolu’da Köyceğiz, Marmaris dolaylarında küçük ormanlar oluşturan Sığla (Günlük) ağacı (Liquidambar Orientalis) de relik bitki özelliği göstermektedir.
Ihlamur
Boyları 20-30 m’ye kadar ulaşabilir. Büyüklüğü 5-10 cm arasında değişen yaprakları genellikle yürek şeklinde ve çarpık, kenarları dişli ve uzun saplıdır.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:6vvtsbPohyAygM:http://www.agaclar.net/galeri/files/2512-hlamur.jpg

Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir. Çok geç açan bu çiçekler (Haziran-Temmuz) kurutularak çay gibi içilir.
Kestane
Kuzey Anadolu ve Marmara Bölgesi’nde yayılış gösterir. Türkiye’de doğal olarak yetişen tek kestane türü olan “Anadolu kestanesi” 30 m boya erişebilen, geniş tepeli bir ağaçtır. Ülkemizde 25.278 hektar koru, 3.614 hektar baltalık kestane ormanı bulunmaktadır.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:sBPFsbM8ZPCjbM:http://www.zaybir.com/usr_img/ana_sayfa/kestane%2520b.jpg

Gençken düzgün olan gövde kabukları yaşlandıkça çatlaklı bir görünüm alır. Mızraksı yapraklarının kenarları kaba dişlidir. Çiçekleri önemli bir bal kaynağı olan kestanenin meyvesi de ekonomik değere sahiptir.
Ladin
Kuzey yarıkürenin ılıman ve soğuk bölgelerinde yayılış gösteren ladinin 40 değişik türü ve bu türlere ait varyete ve formları vardır. Uzaktan bakıldığında göknara benzese de piramide benzer tepesi ve sarkık dalları ile ondan ayırt edilebilir. Boyu 40-50 m’ye kadar ulaşabilir. İğne yaprakları kısa, sivri uçlu ve kesitli dört köşedir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:I_nqmdPqSg1RhM:http://www.samilfidancilik.com/images/buyuk/mavi_ladin_ucartisifir.jpg

Olgunlaşmış kozalağının pulları dağılmaz.
Ülkemizde Doğu Karadeniz dağlarının denize bakan yüksek kesimlerinde saf ya da karışık ormanlar kuran türü Doğu ladinidir (P. Orientalis, Y). Ülkemizde 146.300 hektar saf Ladin ormanı bulunmaktadır.
Kızılağaç
Trakya, Marmara çevresi, Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz’de saf ve karışık olarak yayılış gösteren kızılağaç, boyu 20 m’yi aşabilen, esmer kabuklu, seyrek dallı bir ağaçtır. Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:GSFvvT7ObIIl0M:http://www.mjora.com/lazurimtrl/botanik/06.jpg

Ülkemizde 66.357 hektar koru, 297 hektar baltalık kızılağaç ormanı bulunmaktadır. Uzunluğu 4-9 cm genişliği 3-7 cm arasında değişen ters yumurta biçimli ve testere dişli yaprakları vardır. Köklerinde bulunan, havanın serbest azotunu bağlayan yumrular nedeniyle toprakları azotça zenginleştirir.
ardıç
Sürüngen çalılardan büyük ağaçlara kadar çok çeşitli türleri olan ardıç, hemen hemen bütün bölgelerimiz yüksek dağlık kesimlerinde doğal yayılış gösterir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:L5rtxSMn7RcNbM:http://bitkiterapi.tripod.com/bitkiimage/ardic_b1.jpg

Bazıları servi gibi pul yapraklara, bazıları da batıcı iğne yapraklara sahiptir.
Göknar
40m’ye kadar boylanabilen göknarlar, kendine özgü formu, gövde kabuğu iğne yaprakları ve hatta kokusu ile Çamgiller familyasının diğer türlerinden ayırt edilebilir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:njPViPfxGgqnQM:http://img518.imageshack.us/img518/452/karagzenginar018pl1.jpg

Yapraklarının alt yüzeyinde beyaz çizgiler vardır.Kozalaklar sonbaharda olgunlaşınca pulları dökülür. Ülkemizde 213.652 hektar saf göknar ormanı bulunmaktadır.
Karaçam
Bütün kıyı bölgelerimizin dağlık kesimlerinde saf ya da karışık ormanlar kurar, hatta stebe kadar sokulur.Ülkemizde 2.527.685 hektar saf karaçam ormanı bulunmaktadır.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:Lm7digdzLl7byM:http://www.strt.hacettepe.edu.tr/images/belek/belek_kullanim/pinus.jpg

Gövdesinin ve dallarının kalınlığı, gri ve derin çatlaklı kabuğu, iğne yapraklarının koyu yeşil rengi ile diğer çam türlerinden ayrılır.30-35 m’ye kadar boylanabilir.


Alıntıdır..


SEDEPH 24 Şubat 2009 19:05

Daha fazla bilgi için Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Grubu sayfasını inceleyiniz.


Keten Prenses 27 Şubat 2009 05:19

Nadir Bitkiler

Formula 1 arazisi ve çevresinde düzenli aralıklarla bir yıl boyunca sürdürdüğümüz arazi çalışmaları sonucu tespit edilen nadir ve endemik bitkiler aşağıda sıralanmıştır:

1. İnceyapraklı eğrelti (Isoetes duriei) [n/l]
Ömerli Havzasında mevsimsel su basan kumlu ve taşlık yerlerde yetişen bir eğrelti türüdür. Ülke çapında çok az yerde kayıtlı, nadir bir bitkidir. Bu inceyapraklı eğrelti türü, yetiştiği çok hassas ekosistemlerin tahrip edilmesi nedeniyle azalmaktadır. Türkiye Kırmızı Kitabında n/l : listelenmemiş olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür.
2. İnceyapraklı eğrelti (I. histrix) [DD]
Mevsimsel oluşan sulak alanlara özgü bir eğrelti türüdür. Ülke çapında çok az yerde kayıtlı, nadir bir bitkidir. Yetiştiği çok hassas ekosistemlerin azalmasına bağlı olarak, bu inceyapraklı eğrelti türü de azalmaktadır. Türkiye Kırmızı Kitabında DD : veri yetersiz olarak sınıflanmıştır.

3. Yabani karanfil (Dianthus pubescens) [VU]
Ülkemizde yalnızca Balıkesir ve Aydın il sınırları içinde kayıtlı bu nadir yabani karanfil türün Formula 1 arazisi içinde de yetiştiği saptanmıştır. İstanbul florası için yeni bir bitki türü olan bu yabani karanfil türü ülke çapında nadir olarak bulunur. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında VU : zarar görebilir şeklinde sınıflanmıştır.

4. Yonca (Trifolium pachycalyx) [Endemik, DD] Endemik tek yıllık bir üçgül türümüzdür. Kurak meralar, kayalıklar ve kıyı kumullarında asit karakterli topraklar üzerinde yetişir. Çok az yerde kayıtlı olan bu endemik yonca türü, Türkiye'nin Kırmızı Kitabında DD : veri yetersiz şeklinde sınıflanmıştır. İstanbul şehrinin genişlemesi sonucu' doğal yaşam alanları hızla azalan bitki yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye'nin Bern Sözleşmesi gereği korumakla yüklümlü olduğu bitkilerimizden biridir.


5. Yonca (Trifolium ligusticum) [n/l]
Ömerli Havzasında yetişen nadir tek yıllık bir üçgül türüdür. Soluk pembe çiçekleri Mayıs-Temmuz aylarında açar. Türkiye Kırmızı Kitabında 'n/l : listelenmemiş olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür.
Ülkemizde yalnızca İstanbul'da bulunan çok nadir bir yonca türüdür.


6. İstanbul nazendesi (Lathyrus undulatus) [Endemik, VU]
Türkiye'nin kuzeybatısına endemik, çok çekici bir bitkidir. İstanbul'un Asya yakasındaki fundalıklarda zengin popülasyonları bulunur. Avrupa çapında nadir bir bitki olan İstanbul nazendesinin koruma altına alınması önemlidir. Türkiye Kırmızı Kitabında VU : zarar görebilir olarak sınılanmıştır.


7. Crinitaria linosyris [n/l]
Ömerli Havzasının ve Türkiye'nin nadir bitkilerinden biridir. Başta İstanbul olmak üzere, Türkiye'nin yalnız kuzeybatısında yetiştiği bilinmektedir. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında n/l : listelenmemiş' olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir olarak bulunan bir bitki türümüzdür.


8. Crepis dioscoridis
Türkiye'de yalnızca Muğla ve Antalya civarında yetiştiği bilinen bu çok nadir bitkinin Formula 1 arazisi içinde yetiştiğini saptamak, alan için bir başka çok önemli kayıttır. Formula 1 arazisi içinde çok az sayıda bireyden oluşan popülasyonu mutlaka koruma altına alınmalıdır.

9. Laurentia gasparrinii [VU]
Ömerli Havzasının nemli bölümlerinde yetişen küçük, narin bir bitkidir. 10-20 cm lik gövde üzerinde Mayıs-Haziran aylarında beliren çiçekleri beyazımsı-mavidir. Diğer sulak alan bitkileri gibi doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle sayıları hızla azalmaktadır. Bu nedenle, mutlaka koruma altına alınması gereken, ülke çapında nadir bitki türlerimizden biridir. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında VU : zarar görebilir olarak sınıflanmıştır.

10. Campanula lyrata ssp. lyrata
Türkiye'ye endemik olan bu türün İstanbul'daki popülasyonu mutlaka koruma altına alınmalıdır.

11. Riva sığırkuyruğu (Verbascum bugulifolium)
İstanbul'a özgü nadir türlerden biridir. Tüysüz yaprakları bitkinin tabanında toplanmıştır. Çok sayıda salkım şeklindeki çiçekleriyle 15-75 cm boyunda çok yıllık bir bitkidir.


12. Onosma bracteosum
Türkiye'ye endemik olan bu tür İstanbul'da birkaç yerde bulunduğu, bunlardan birisinin de Formula 1 arazisi olduğu saptanmıştır.

13. Cytinus hypocistus ssp. orientalis
İstanbul, Bursa ve İzmir'den bilinen ve laden bitkilerinin köklerinde yetişen parazit bir bitkidir.

14. Juncus conglomeratus
İstanbul ve Bursa il sınırları içinde yetiştiği bilinen çok nadir bir saz türüdür. Formula 1 arazisi içinde yalnızca küçük bir gölcükte yetiştiği saptanmıştır.

15. J.rechingeri
Türkiye'de Ankara, Sivas, Malatya ve Bitlis'te yetiştiği bilinen bu nadir saz türünün İstanbul'da Formula 1 arazisi içide de yetiştiği saptanmıştır. İstanbul florası için yeni bir tür olan bu nadir bitki mutlaka koruma altına alınmalıdır.

16. J.bulbosus
Yalnızca İstanbul'dan bilinen çok nadir bir saz türüdür.

17. J.turkestanicus
Türkiye'de yalnızca Artvin, Muğla, Antalya, İçel ve Hakkari illerinde yetiştiği bilinen bu nadir saz türünün İstanbul'da Formula 1 arazisinde de yetiştiği saptanmıştır. Bu ilginç saptama Formula 1 çevresindeki mevsimsel su dolan sulak habitatların mutlaka koruma altına alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

18. Cicendia filiformis [n/l]
Formula 1 arazisi çevresinde mevsimsel olarak oluşan gölcüklerde yetişmektedir. Bahar ve kış aylarinda görülen bu kısa ömürlü nadir bitki erken ilkbaharda çiçek verip meyve ve tohum bağladıktan sonra yaz gelmeden ölür. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında 'n/l : listelenmemiş, olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür.

19. Prunella orientalis
Türkiye'nin güneyi ve doğusunda yetiştiği bilinen bu nadir bitki Formula 1 arazisi çevresinde de saptanmıştır. Sulak alanlarda yetişmektedir.

20. Colchicum micranthum (Narin acıçiğdem) [Endemik, EN]
İstanbul'a endemik küçük çiçekli bir acıçiğdem türüdür. Nemli fundalıklar ve meralarda yetişen bitki, sonbaharda çiçeklenir. Kemerburgaz'da bulunan birkaç küçük kolonisi dışında, büyük çoğunlukla İstanbul'un Asya yakasında yayılış gösterir. Ancak kontrolsüz şehirleşme ve yanlış ağaçlandırma gibi nedenlerle nesli tehlike altında bulunmaktadır. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında EN : tehlikede olarak sınıflanmıştır. Narin acıçiğdem, Bern Sözleşmesi gereği Türkiye'nin korumakla yükümlü olduğu bitki türlerimizden biridir.


21. Crocus pestalozzae (Ümraniye çiğdemi) [Endemik, VU]
Türkiye'ye endemik küçük çiçekli bir çiğdem türüdür. Erken ilkbaharda bembeyaz çiçekleriyle İstanbul'un nemli fundalıkları içinde meralar ve kayalıklarda çiçek açar. Ümraniye çiğdeminin en büyük ve önemli popülasyonları İstanbul'da Maltepe-Ömerli-Pendik üçgeni içinde yetişir. Bu endemik çiğdem doğal yaşam alanlarının şehirleşme nedeniyle tahrip edilmesi sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında VU: zarar görebilir şeklinde sınıflanmıştır.



22. Cirsium polycephalum (Çokbaşlı köygöçüren) [Endemik, CR]
İstanbul'un baltalık ormanlarına ve fundalıklarına endemik, iki yıllık bir bitkidir. Uzun boylu, beyaz çiçekli çokbaşlı köygöçüren, Türkiye'nin Kırmızı Kitabında CR: çok tehlikede olarak sınıflanmıştır. Türkiye'nin küresel ölçekte tehlike altında bulunan, korumakla yükümlü bitkilerinden biridir.


23. Euphorbia amygdaloides var. robbiae [Endemik, LR (nt)]
Türkiye'nin kuzeybatısına endemik bir sütleğen türüdür. Bahar ve yaz aylarında çiçeklenen bitki Ömerli Havzasında akarsu kenarları, ağaçlık ve çalılık ortamlarda yetişir. Türkiye'nin Kırmızı Kitabında LR (nt) : az tehdit altında şeklinde sınıflanmıştır.

24. Lythrum borysthenicum [n/l]
Ömerli Havzasında açık nemli, mevsimsel su basan bölümler ya da sulak alan kenarlarında yetişen küçük, tek yıllık bir bitkidir. Mayıs - Haziran aylarında çiçeklenir. Türkiye Kırmızı Kitabında n/l : listelenmemiş olmakla birlikte, ülke çapında oldukça nadir bir bitki türümüzdür.
kaynak


gamzeCİM 12 Mart 2009 19:17

bursadaki relikt ve endemik bitki türleri
 
bursadaki relikt ve endemik bitkiler hakkında bilgi ve resimleri lazım gönderirseniz sevinirim


SEDEPH 12 Mart 2009 20:00

Alıntı:

Keten Prenses adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1302570)
TÜRKİYEDEKİ ENDEMİK VE RELİKT BİTKİ TÜRLERİ

Türkiye endemik bitkiler açısından dünyanın önemli ülkelerinden birisidir.
Yurdumuzun siyasi hudutları içerisinde doğal olarak yetiitiği halde başka hiçbir yerde yetişmeyen, diğer bir deyişle dünyada yalnız ülkemizde yetişen bitkiler Türkiye endemikleri olarak adlandırılır.Yurdumuz endemiklerinin sayısı 3000 dolaylarında olup endemizm oranı %33civarýndadır.(Davis, 1965-1988). Ülkemizde endemik tür sayısı diðer Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında ülkemizin bu zenginliği daha iyi anlaşılır.Avrupa ülkeleri arasında en çok türe sahip olan ülke Yunanistan olup 800 civarındadır.Aynı şekilde endemik türlerce zengin İspanya ve Yugoslavya’da ise bu sayı 400-500 arsındadýr.
Ülkemizdeki endemik türelerin en önemlilerinden birkaçı; Kaz dağında orman meydana getiren Kazdağı göknarı (Abies equi-trojani), Eğridir güneyindeki Kasnak Meşesi (Quercus vulcanica), Köyceğiz-Dalaman arasýnda yaygýn olan Sığla veya Günlük ağacý ve ormanları (Liquidambar orientalis), Beşparmak Dağları (Ege bölümü)ndaki Kral eğreltisi (Osmunda regalis) ile Datça yarımadasında bulunan Datça Hurması (Phoneix theophrasti)dýr.Yurdumuzun bilhassa dar derin yarılmış dağlık alanlarında endemiklerin sayısı bir hayli yüksektir.Bunun yanında özellikle Pleistosen’deki iklim şartlarına göre yetişmiş ve yayılma imkanı bulmuş, fakat günümüzde bilhassa dağlık bölgelerimize lokal alanlarda hayatiyetlerini sürdüren çeşitli flora bölgelerine ait bitkiler görülür.Örnek olarak, Karadeniz Fitocoğrafya Bölgesindeki Akdeniz elemanları,Nur, Dedegöl, Ağrı, Nemrut,Mercan(Munzur) daðlarındaki nemli ılıman ve nemli soðuk bitkilere örnek verilebilir.
Bunun yanýnda ülkemizde Konzervatif endemikler yanýnda, yeni geliþmekte olan progresif endemikler de bulunmaktadýr.Bu bakýmdan ülkemiz, hem çeþitli familyalara ait hem de endemikler yönündende çok zengindir.
Türkiye’de yetiþen endemik türler tabiatta, aþýrý otlatma, yangýn, bilinçsiz kesim, söküm,ýslah çalýþmalarý, yapýlaþma, þehirleþme ve herbisit kullanýmý gibi çeþitli tehlikelerle karþý karþýyadýr.Bu olumsuz faktörler kimi zaman bitkinin yok olmasýna ve bir anlamda yer yüzünde ortadan kalkmasý anlamýna gelmektedir.Ekim ve arkadaþlarý(1985) yaptýklarý çalýþmada endemik türlerin 12’sinin neslinin tükendiðini belirlemiþlerdir.Bu olumsuz faktörler zamanla bitkilerin durumlarýný tespit etme ve gerekli önlemleri alma ihtiyacýný doðurmuþtur. Bu ihtiyaca yardýmcý olmak amacý ile “Uluslar arasý Doða ve Doðal Kaynaklarý Koruma Birliði(IUCN)” kurulmuþtur.Bu kuruluþ yapýðý çalýþmalarla bitkiler için tehlike sýnýflarýný belirlemiþ ve kritik durumdaki bitkileri buna göre deðerlendirerek Kýrmýzý Bülten denilen
“ Red Data Book ” isimli eseri ortaya çýkarmýþlardýr.Bu çalýþmalardan sonra ayný kategoriler esas alýnarak “ Türkiye’nin Nadir ve Endemik Bitkileri ” adlý bir kýrmýzý bülten hazýrlanmýþtýr.

Alıntı:

Keten Prenses adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1303144)
ENDEMİZM
Bir bitkinin yayılış aşanına o bitkinin “areali” denir. Yayılış alanı geniş olan bitkiye “Kozmopolit”, dar olana yani yer yüzünün belirli ve dar bir bölgesinde doğal olarak yetişen bitkiye de “Endemik” bitki denir. Endemik Yunanca Endos-yerlikelimesinden gelir. Buna göre Endemizm: Bir bitki, türünün dar bir bölgede sınırlanmış halde bulunmasıdır. Yani bu deyim, belirli bir bölgeye veya ülkeye özgü bitki taksonu (Subsp. Species, Genus, Familya gibi) için kullanılır.

Bir bitkinin ülkemiz için endemik olduğu söylendiğinde, bitki ister dar bir bölgede, ister Türkiye’nin büyük bir kesiminde yayılmış olsun, söz konusu endemik takson ülkemiz sınırları içerisinde düşünülmelidir. Yayılış alanı Türkiye’nin dışına taşmayan bitkiler endemik olarak anılmalıdır.

Bir endemik bitkinin yayılış alanının genişliği değişik büyüklüklerde olabilir. Örneğin, Lysimachia minoricensis (Primulaceae) yalnızca Minorka adasında birkaç m2 lik bir alanı kaplar. Buna karşılık yurdumuz için endemik olan bir takson ise km2 lerce yer kaplayabilir. Fakat bir kıta için endemik türler olamaz. Çünkü endemikler bir kıtanın her yerinde yayılış göstermeyip, kıta içerisindeki bir dağ, dağ sırası veya herhangi bir bölgede bulunurlar. Ayrıca bir kıtanın veya bölgenin ancak belli kesimleri endemizm açısından ilginç olabilir. Örneğin Yeryüzünde Afrika’nın güneyi (Kap bölgesi), Hawai Adaları, Madagaskar, yurdumuzda ise Güneybatı Anadolu, Toroslar, Tuz Gölü çevresi, Çankırı ve Sivas yöreleri endemik türler yönünden zengin olan yerlerdir.

Endemizm, floristik bölgeleri tanımak ve o yerin floristik özelliklerini tayin etmek açısından oldukça önemli bir kriterdir. Belli bir floristik bölgeye has endemikler bir araya gelerek floristik bölge sınırını oluştururlar.

Endemizm Çeşitleri

Endemik bitkiler başlıca iki grup altında incelenebilir.

1.Paleoendemikler (Relikt, Konservatif endemikler)
2.Neoendemikler (Mikro, Progresif endemikler)

1. Paleoendemikler: Bu tür bitkiler jeolojik devirlerde geniş yayılma göstermiş ve bir değişime uğramadan günümüze kadar gelmiş ancak bugün yayılış alanları oldukça daralmış ve sınırlanmış olan endemiklerdir. Eskiden tüm Kuzey yarımkürede yayılış gösteren ancak günümüzde sadece Kuzey Amerika’nın batı kesimlerinde yetişen Sequoia (Mamut ağacı) türleri, III. zamanda geniş bir areale sahip olan bugün ise sadece Çin’nin dağlık kesimlerine sıkışıp kalan Ginko biloba bitkisi paleoendemiklere örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca ülkemizde Muğla çevresinde bulunan Liquidambar orientalis bitkisi de Tersiyerde Avrupa ve Asya’nın geniş bir bölümünde yayılış göstermiş bu tip bir endemiktir.

2. Neoendemikler: Evrim sonucu meydana gelmiş, yani değişime uğramış kökeni eskilere dayanmayan endemik bitkilerdir. Çoğunlukla tür ve tür altı taksonları içerirler ve birbirlerinden çok az farklarla ayrılırlar. bu nedenle bunlara Mikroendemikler de denir. Centaurea karduchorum, C. hakkariensis, Alyssum filiforme ülkemize has neoendemik bitkilerdir.

Bitkiler genetik yada coğrafi bir engel tarafından birbirlerinden ayrıldıklarında yeni formlar meydana gelir. Yeni bitki formlarının oluşumunda başlıca şu faktörler rol oynamaktadır.

·Mutasyonlar
·Genetik rekombinasyonlar
·Doğal seleksiyon
·Coğrafi yada genetik izolasyonlar

Türkiye’de Endemizm

Coğrafi konumu, iklim ve toprak faktörlerinin farklılığı ve üç fitocoğrafik bölgenin birleşme noktasında bulunması gibi nedenlerle zengin bir bitki örtüsüne sahip olan yurdumuz, 9000 civarındaki eğrelti ve tohumlu bitki türü içermesinden dolayı da dünyanın zengin floraya sahip ülkeleri arasındadır. Avrupa kıtası florasının 12000’e yakın tür içerdiği düşünülürse, yurdumuzun flora zenginliği daha iyi anlaşılacaktır. Türkiye florası tür zenginliği yanında çok sayıda endemik taksonu içermesi ile de ilginçtir. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yetişen endemik türler toplamı 2750 kadar iken bu sayı Türkiye’de 3000 civarındadır.

Endemik bitkilerin yurdumuzda dağılışı: Yurdumuz endemik bitkileri tek tek ele alındığında bunlardan 1700 kadarının ülkemiz coğrafik bölgelerinden yalnız birine özgü oldukları saptanmıştır. buna göre:

Güney Anadolu’da 631 tür
Doğu Anadolu’da 371 tür
Orta Anadolu’da 253 tür
Karadeniz’de 203 tür
Ege’de 147 tür
Marmara’da 67 tür
Güneydoğu Anadolu’da 33 tür

Bunların dışındaki endemik türler birden fazla bölgemizde yayılış göstermektedir.
Floramızda endemik türler yönünden zengin başlıca familyalar ve içerdikleri tür sayıları aşağıda belirtilmiştir.


Familya Adı
Endemik Tür Sayısı
Compositae
430
Fabaceae
375
Scrophulariaceae
241
Labiatae
240
Cruciferae
194
Caryophyllaceae
187
Liliaceae
118
Umbelliferae
117
Boraginaceae
108
Rubiaceae
74

Endemik bitkiler ile ilgili veriler daha ayrıntılı incelendiğinde, yurdumuzdaki bazı yöreler ile dağ silsilelerinin endemik türlerce zengin olduğu ortaya çıkmaktadır. Amanos Dağları ile Ilgaz Dağları, dağ silsileleri arasında ön sırayı almaktadırlar. Ege Bölgesinin güney ucu ile Akdeniz’in batısı, Taşeli platosu, özellikle Ermenek-Mut-Gülnar çevreleri, Boklar Dağları ile Aladağlar ve Antitoroslar yurdumuzun güneyindeki önemli endemik merkezleridir. Kuzeyde ise Kaz Dağı, Uludağ, Gümüşhane çevreleri, Artvin-Rize çevreleri, endemizm açısından önemli yörelerimizdir. Sivas-Darende-Gürün ve Çankırı civarındaki jipsli arazilerde de bu yörelere has çok sayıda endemik tür yetişmektedir. Doğu Anadolu’daki önemli yöreler ise Munzur Dağları ile Van-Bitlis-Hakkari çevreleridir.

Bitki Coğrafyası Bölgelerindeki Endemizm Durumu

1. Mediterranean (Akdeniz) fitocoğrafik bölge: Bu bölge 3 kısımda incelenir.

ØBatı Anadolu ve Doğu Ege Adaları
§Malope anatolica
§Linum aretioides
§Eryngium thorifolium
ØToroslar
§Dorystoechas hastata
§Globularia davisiana
§Ballotaq cristata
ØAmanos Dağları
§Ajuga postii
§Origanum amanum
§Helleborus vesicarius

2. Irano-Turanian fitocoğrafik bölge: İç Anadolu platosunun hemen tamamını kaplayan bu bölge, kuzeyde Euro-Siberian, batı ve güneyde ise Akdeniz flora bölgesiyle çevrilidir. Bu bölgedeki önemli endemizm merkezleri ve endemik türeler aşağıdaki gibidir.

ØErzincan, Erzurum yöresi yüksek dağları
§Delphinium albiflorum
ØVangölü çevresi yüksek dağları
§Trifolium longidentatum
ØMezopotamya ovasının kuzeyi
§Papaver clavatum
ØVangölü çevresi yüksek dağları
§Trifolium longidentatum
ØTuz gölü çevresi
§Consolida stenocarpa
ØÇankırı ve Sivas yörelerinin jipsli sahaları
§Salvia vermifolia

3. Euro-Siberian fitocoğrafik bölgesi: Bu bölge yaprak döken ve yüksek iğne yapraklı ormanlardan meydana gelir. Ordu ilinin doğusunda yağış ve nem artar. Ordu yakınlarındaki Melet nehrinin doğusunda Kafkasya türleri ve endemik türler aniden artar. Bu bölüme “Colchis bölümü” denir.

Endemikler Batı ve Orta Karadeniz’de Doğu Karadeniz’e göre daha az bulunurlar. Bu bölüme de “Öksin bölümü” denir.

ØColchis bölümü
§Medicaryon orientale
ØÖksin bölümü
§Allium olympica

Ülkemizin ana fitocoğrafik bölgeleri dışında kalan ara bölgeleri endemik tür yönünden zengindir. Endemik bitkiler özellikle bu sahalar içinde ortaya çıkmıştır.

Bu geçiş alanlarındaki türler, tolerans sınırında bulunurlar. Farklı iklim ve toprak koşulları altında farklı vejetasyonla rekabet ederler. Göçün sebep olduğu bu koşullar altında seleksiyon baskısı yeni çevreye adapte olan ekotipik varyeteler ortaya çıkarır. Farklı floraların karşılaştığı yerlerde hibritleşme ve hibrit dölün stabilizasyonu da vardır.

Çoğu, bu saydığımız bölgelerde ve bir kısmı da diğer yörelerde olmak üzere, Türkiye’de toplam 3000 civarında tohumlu bitki türü endemiktir. Türkiye’de bugüne dek bilinen kadarıyla yaklaşık 9000 kadar doğal eğrelti ve tohumlu bitki türü vardır. Bunların yaklaşık % 30’u ülkemiz için endemiktir.


Endemizm

..


Misafir 19 Aralık 2009 15:40

ya arkadaşlar ben biyolojiden dönem ödevi aldım ama bulamıorm yarımcı olurmusunuz konum şu UKU,,LUDAĞDA YETİŞEN ENDEMİK BİTKİ TÜRLERİ,SİSTEMATİĞİ VE ÖZELLİKLER siz sadece ULUDAĞDA YETİŞEN ENDEMİK BİTKİ TÜRLERİNİ BULSANIZ YETER lütfen yardımcı olun lütfen


Misafir 19 Aralık 2009 15:44

lütden yardımcı olun


Misafir 11 Şubat 2010 22:50

mersindeki endemik bitki türlerini bilen var mı yav ben bulamadım lütfen bana yardımcı olun cok acil lazım


Misafir 6 Mart 2010 13:17

Doğu karadeniz bölgesindeki endemik bitki ve hayvan türleri ltfen yardımcı olun


Misafir 12 Nisan 2010 16:14

turkiyedeki endemik bitki turleri
 
turkiyedeki endemik bitki turleri


Misafir 12 Haziran 2010 19:30

Türkiyedeki endemik bitki türü 3778'dir. Bu sayı fransada 135,yunanistanda 745tir. bu farklılığın nedenleri ne olabilr?

Acil cevaplamam lazım yardımcı olabilrseniz çok memnun olurum şimdiden sağolun(:


Misafir 2 Şubat 2011 15:19

relikt ve endemik bitki türlerinin korunması için neler yapılmalıdır acil cevap lütfen!!!


Misafir 8 Şubat 2011 13:52

YARDIMMMMM
 
TURKIYEDEKİ ENDEMİK VE RELİKT BİTKLER NELERDİR
BU BİTLKİLERİN KORUNAMASI İÇİN NE TÜR ÇALIŞMALAR YAPILIR????
ÇOK ACİL LÜTFEN YARDM EDİN


Misafir 2 Mart 2011 16:56

arhadaşımm biz relikt bitki arıyoz siz bize endemiği yazıyonuz


Misafir 6 Mart 2011 16:20

o konu banada lazı m yaffff
''türkiyedeki relikt bitki türleri''


Misafir 9 Mart 2011 20:49

koruma
 
endemik ve relikt bitkileri korumak için neler yapılıyoooor?


Misafir 17 Mart 2011 14:45

sinop bitki örtüsü
 
sinoptaki endemik ve relikt bitki türleri nelerdir


Misafir 17 Mart 2011 15:22

Sinop'taki endemik ve relikt bitki türleri nelerdir?
 
sinopta ki endemik ve relikt bitki türleri nelerdir


Misafir 18 Mart 2011 17:23

endemik türle ilgili slayt yok mu??????????????????????


Misafir 19 Mart 2011 16:44

bölgelere hatta illere göre ayırılmış verseniz su endemik bitkileri süper olacak


Misafir 20 Ekim 2011 19:12

ben de bulamıyorun bana da yardımcı olunnnnnnnnnnnnnn


Misafir 27 Mart 2012 21:02

çevremizdeki bitkilerin benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir


Misafir 27 Mart 2012 21:06

doruk
 
çevremizdeki bitkilerin benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir? Örnek verirmisiniz


Misafir 20 Nisan 2012 20:53

turkiyedeki endemik bitki turleri
 
köy cegiz sıgla agacı kozdagı kök narı ıstranca meşeş datca hurması ispir meşe nemryt soganı bnlar endemik birki örnekleri


Misafir 1 Şubat 2013 19:08

arkadaslar lutfen acıl yardım edebılır mısınz cogrfayadan proje odevı aldım konumda turkıyede bulunan konservatıf bıtkı turlerı hıc bı yerde bulamıyorum


_EKSELANS_ 2 Şubat 2013 08:45

RELİKT VE ENDEMİK BİTKİLER


TÜRKİYE'DEKİ RELİKT VE ENDEMİK BİTKİLER
Endemik, alanları belirli bir ülke veya bölgeye ait, yerel, ender ve çok ender bulunan türler endemos (indigenous) kelimesinden gelir ve “yerli” anlamında kullanılır.
Ülkemizdeki endemik türlerin en önemlilerinden birkaçı; Kazdağında orman meydana getiren Kazdağı göknarı (Abies equi-trojani), Eğridir güneyindeki Kasnak meşesi (Quercus vulcanica), Köyceğiz-Dalaman arasında yaygın olan Sığla veya Günlük ağacı ve ormanları (Liquidambar orientalis), Beşparmak Dağları (Ege bölümü)ndaki Kral eğreltisi (Osmunda regalis) ile Datça yarımadasında bulunan Datça hurması (Phoneix theophrasti)dır.
ülkemiz, hem çeşitli familyalara ait hem de endemikler yönünden de çok zengindir.
Türkiye’de yetişen endemik türler tabiatta, aşırı otlatma, yangın, bilinçsiz kesim, söküm,ıslah çalışmaları, yapılaşma, şehirleşme ve herbisit kullanımı gibi çeşitli tehlikelerle karşı karşıyadır.Bu olumsuz faktörler kimi zaman bitkinin yok olmasına ve bir anlamda yer yüzünde ortadan kalkması anlamına gelmektedir.
Kaz dağı göknarı:
Türkiye’de yalnızca Kazdağı’nda yetişen endemik bir göknar alt türü. 30 metreye kadar boylanabilir. Tomurcukları bol reçinelidir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:G_b_dmHo0H5UFM:http://www.kazdaglari.com/bitkiler/kazdag/FOT/abies-b-2.jpg


İğne yapraklı uzun sürgünler üzerinde tek tek ışığa yönelik olarak tarak biçiminde dizilmişlerdi.Yaprağın üst yüzü hafif olukludur, alt yüzünde ise iki tane belirgini gümüşi renkte beyaz stoma bandı bulunur. İğne yapraklar sürgünler üzerinde uzun süre, 7-10 yıl kalır
Kasnak meşesi
25-30 m boya ulaşabilen geniş ve yaygın tepeli bir meşe türü.
Genç sürgünler sarımtrak veya kırmızımtrak olup, önceleri tüylü daha sonraları çıplaktır. Tomurcuklar büyük yumurta biçiminde kahverengi kırmızı, tüysüzdür. Tomurcuk pullarının kenarları kirpiklidir.

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:U3RJTYHLCyWR1M:http://www.thy.com/images/skylife/10-2005/46/7_461.jpg


Yapraklar sürgünler üzerinde oldukça aralıklı dizilmiştir. Yaprak ayası ters yumurta veya eliptik biçimli, dip tarafı çarpıktır. Yaprakların alt yüzü basık ve yıldız tüylüdür. Üst yüzü çıplak ve koyu yeşildir. Kadeh çok belirgin ve yarımküre şeklindedir.
Endemik bir türdür.Kütahya, Konya, Afyon, Isparta, Eğirdir yörelerinde bulunur. 1300-1800 m yükseltilere kadar çıkabilir.

Datça hurması
Datça Hurması, Datça Yarımadasında batı-doğu yönünde uzanan sıradağların kuzey ve güney aklanlarında olmak üzere, iki ayrı yörede bulunmaktadır.
Datça Hurması bu aklanda küme ve guruplar halinde veya tekil olarak da geniş bir alanda yayılış yapmakta ve yayılış sahilden 300-350 m yükseltiye kadar ulaşabilmektedir.

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:PY5IO2UVCdsYeM:http://www.agaclar.net/galeri/files/3951-1147088237.jpg

Kuzeyi kapalı, sıcak, deniz etkisi altındaki vadi tabanlarının uygun kısımları ile deniz kenarındaki kum ve çakıl üzerinde yer almaktadır. yaklaşık 10 m boyunda olup Datça’da 10-15 m. boylara ulaşabilmektedir.

Sığla ağacı
25-40 m’ye kadar boylanan yaprak döken kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. İlk bakışta çınara benzer. Yaşlandıkça, kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:rBei997-dEGlXM:http://www.agaclar.net/galeri/files/8123-111.jpg


Çiçekler küçüktür. Çiçek kurulu 1-2 cm çapında olup küre şeklinde çok sayıda çiçek kümesini bulundurur. Meyve 2-4 cm çapında çok sayıda kapsülden oluşur
Istranca meşesi:
25 m’ye kadar boylanabilen düzgün gövdeli dar tepeli bir meşe türüdür. Gövde kabuğu düzenli aralıklarla çataklıdır. Yapraklar ters yumurta biçimindedir. 7-10 civarında yaprak damarı bulunur. Damarlar birbirine paraleldir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:b4JY_8t8NnXLdM:http://www.agaclar.net/galeri/files/1220-1125782761.jpg


Her iki yüzüde çıplaktır. Alt yüzünde basit ya da yıldız tüyler bulunur. Meyve sapı 2-7 cm uzunluğundadır. Bir sapta 3-4 tane meyve bulunur.

RELİK (RELİKT) BİTKİ: (Relikt Plant): Kalıntı, eskiden kalma, günümüze gelme…Paleoklimatik koşullarda yetişerek yaygın bir durum alan, fakat iklim koşullarının değişmesi üzerine günümüzde zorlukla yaşamını sürdüren bitki toplulukları ve bunların üyeleri

Örneğin, Karadeniz Bölgesinde yer yer kıyı kuşağında ve ve ardındaki oluklarda bulunan Akdeniz bitki toplulukları, daha önce bu bölgeye Akdeniz iklim koşulları egemen iken yerleşmişler; ancak, günümüz koşulları altında da yetişmelerini sınırlı olarak sürdürme olanağı bulmuşlardır. Güneybatı Anadolu’da Köyceğiz, Marmaris dolaylarında küçük ormanlar oluşturan Sığla (Günlük) ağacı (Liquidambar Orientalis) de relik bitki özelliği göstermektedir.
Ihlamur
Boyları 20-30 m’ye kadar ulaşabilir. Büyüklüğü 5-10 cm arasında değişen yaprakları genellikle yürek şeklinde ve çarpık, kenarları dişli ve uzun saplıdır.

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:6vvtsbPohyAygM:http://www.agaclar.net/galeri/files/2512-hlamur.jpg


Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir. Çok geç açan bu çiçekler (Haziran-Temmuz) kurutularak çay gibi içilir.
Kestane
Kuzey Anadolu ve Marmara Bölgesi’nde yayılış gösterir. Türkiye’de doğal olarak yetişen tek kestane türü olan “Anadolu kestanesi” 30 m boya erişebilen, geniş tepeli bir ağaçtır. Ülkemizde 25.278 hektar koru, 3.614 hektar baltalık kestane ormanı bulunmaktadır.

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:sBPFsbM8ZPCjbM:http://www.zaybir.com/usr_img/ana_sayfa/kestane%2520b.jpg


Gençken düzgün olan gövde kabukları yaşlandıkça çatlaklı bir görünüm alır. Mızraksı yapraklarının kenarları kaba dişlidir. Çiçekleri önemli bir bal kaynağı olan kestanenin meyvesi de ekonomik değere sahiptir.
Ladin
Kuzey yarıkürenin ılıman ve soğuk bölgelerinde yayılış gösteren ladinin 40 değişik türü ve bu türlere ait varyete ve formları vardır. Uzaktan bakıldığında göknara benzese de piramide benzer tepesi ve sarkık dalları ile ondan ayırt edilebilir. Boyu 40-50 m’ye kadar ulaşabilir. İğne yaprakları kısa, sivri uçlu ve kesitli dört köşedir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:I_nqmdPqSg1RhM:http://www.samilfidancilik.com/images/buyuk/mavi_ladin_ucartisifir.jpg


Olgunlaşmış kozalağının pulları dağılmaz.
Ülkemizde Doğu Karadeniz dağlarının denize bakan yüksek kesimlerinde saf ya da karışık ormanlar kuran türü Doğu ladinidir (P. Orientalis, Y). Ülkemizde 146.300 hektar saf Ladin ormanı bulunmaktadır.
Kızılağaç
Trakya, Marmara çevresi, Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz’de saf ve karışık olarak yayılış gösteren kızılağaç, boyu 20 m’yi aşabilen, esmer kabuklu, seyrek dallı bir ağaçtır. Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:GSFvvT7ObIIl0M:http://www.mjora.com/lazurimtrl/botanik/06.jpg


Ülkemizde 66.357 hektar koru, 297 hektar baltalık kızılağaç ormanı bulunmaktadır. Uzunluğu 4-9 cm genişliği 3-7 cm arasında değişen ters yumurta biçimli ve testere dişli yaprakları vardır. Köklerinde bulunan, havanın serbest azotunu bağlayan yumrular nedeniyle toprakları azotça zenginleştirir.
Ardıç
Sürüngen çalılardan büyük ağaçlara kadar çok çeşitli türleri olan ardıç, hemen hemen bütün bölgelerimiz yüksek dağlık kesimlerinde doğal yayılış gösterir.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:L5rtxSMn7RcNbM:http://bitkiterapi.tripod.com/bitkiimage/ardic_b1.jpg


Bazıları servi gibi pul yapraklara, bazıları da batıcı iğne yapraklara sahiptir.
Göknar
40m’ye kadar boylanabilen göknarlar, kendine özgü formu, gövde kabuğu iğne yaprakları ve hatta kokusu ile Çamgiller familyasının diğer türlerinden ayırt edilebilir.

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:njPViPfxGgqnQM:http://img518.imageshack.us/img518/452/karagzenginar018pl1.jpg


Yapraklarının alt yüzeyinde beyaz çizgiler vardır.Kozalaklar sonbaharda olgunlaşınca pulları dökülür. Ülkemizde 213.652 hektar saf göknar ormanı bulunmaktadır.
Karaçam
Bütün kıyı bölgelerimizin dağlık kesimlerinde saf ya da karışık ormanlar kurar, hatta stebe kadar sokulur.Ülkemizde 2.527.685 hektar saf karaçam ormanı bulunmaktadır.
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:Lm7digdzLl7byM:http://www.strt.hacettepe.edu.tr/images/belek/belek_kullanim/pinus.jpg


Gövdesinin ve dallarının kalınlığı, gri ve derin çatlaklı kabuğu, iğne yapraklarının koyu yeşil rengi ile diğer çam türlerinden ayrılır.30-35 m’ye kadar boylanabilir.



_AERYU_ 2 Şubat 2013 12:37

Tıklayınız



Saat: 23:19

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık