MsXLabs
Sayfa 1 / 2

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Soru-Cevap (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/)
-   -   Hacivat'la Karagöz oyununa kısa örnekler bulabilir misiniz? (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/231981-hacivatla-karagoz-oyununa-kisa-ornekler-bulabilir-misiniz.html)

Melisssss1 12 Şubat 2009 18:30

Bana 2 tane komik ama çok da uzun olmayan 2 tane Hacivat Karagöz oyunu bulabilir misiniz?


Keten Prenses 12 Şubat 2009 19:34

Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm:
Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!”
Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.”
Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire..
Yâr bana bir eğlence medet… Aman bana bir eğlence medet-”
Karagöz (penceresinden): “Karagöz, defol şuradan, aşağıya gelir­sem görürsün’….”
Hacivat: “Ah bana
Karagöz pencereden Hacivat’ın üzerine atlar ve boğuşmaya başlarlar.
Hacivat- “Karagöz etme, çenem kırıldı.”
Karagöz: “Kırılsın kerata!”
Hacivat: “Yapma birader boğacaksın beni!”
Karagöz: Geber keratal (Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yatar, kalır.) Aman…Öldüm, bayıldım, of aman! Keratayı kaçırdım, ama ben de yerlere yayıldım. (Ayağa kalkar.) Seni gidi sivri sakallı, keçi suratlı herif seni…Gelmiş kapımın önünde Medine dilencisi gibi bağırır durur. Hele bir daha gel de bak seni kuyruğundan tutup da, KafDağı’mn arka­sına kadar atmazsam, bana da Karagöz demesinler. Amma da attık ha…”
Hacivat: “Vay Karagöz’üm, benim iki gözüm merhaba .’” Karagöz: “Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!” (Tokadı patlatır.)
Hacivat: “Aman Karagöz’üm beni gelir gelmez darp etmenizin se­bebi?”
Karagöz: “Bizim bekçinin ne poturu var, ne de cübbesi.”(Bir tokat daha atar.)
Hacivat: “Yazıklar olsun sana Karagöz! Adam olmamışsın, hâşâ huzurdan şu dünyaya eşek gelmişsin, gidiyorsun.”
Karagöz: “Ona yarabbi şükür.”
Karagöz, tekrar tokat atar, Hacivat kaçar.
“Yürü!. Seni gidi idare fitili, mum bacaklı kerata! Az kaldı beni de eşek yapacaktı. Sen gidersen beni de buraya mıhlamazlar ya, ben de çekilir giderim…” der ve gider.




kaynak


Misafir 4 Ocak 2011 20:09

Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm:
Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!”
Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.”
Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire..
Yâr bana bir eğlence medet… Aman bana bir eğlence medet-”
Karagöz (penceresinden): “Karagöz, defol şuradan, aşağıya gelir­sem görürsün’….”
Hacivat: “Ah bana
Karagöz pencereden Hacivat’ın üzerine atlar ve boğuşmaya başlarlar.
Hacivat- “Karagöz etme, çenem kırıldı.”
Karagöz: “Kırılsın kerata!”
Hacivat: “Yapma birader boğacaksın beni!”
Karagöz: Geber keratal (Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yatar, kalır.) Aman…Öldüm, bayıldım, of aman! Keratayı kaçırdım, ama ben de yerlere yayıldım. (Ayağa kalkar.) Seni gidi sivri sakallı, keçi suratlı herif seni…Gelmiş kapımın önünde Medine dilencisi gibi bağırır durur. Hele bir daha gel de bak seni kuyruğundan tutup da, KafDağı’mn arka­sına kadar atmazsam, bana da Karagöz demesinler. Amma da attık ha…”
Hacivat: “Vay Karagöz’üm, benim iki gözüm merhaba .’” Karagöz: “Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!” (Tokadı patlatır.)
Hacivat: “Aman Karagöz’üm beni gelir gelmez darp etmenizin se­bebi?”
Karagöz: “Bizim bekçinin ne poturu var, ne de cübbesi.”(Bir tokat daha atar.)
Hacivat: “Yazıklar olsun sana Karagöz! Adam olmamışsın, hâşâ huzurdan şu dünyaya eşek gelmişsin, gidiyorsun.”
Karagöz: “Ona yarabbi şükür.”
Karagöz, tekrar tokat atar, Hacivat kaçar.
“Yürü!. Seni gidi idare fitili, mum bacaklı kerata! Az kaldı beni de eşek yapacaktı. Sen gidersen beni de buraya mıhlamazlar ya, ben de çekilir giderim…” der ve gider.


crazy_kopuq 24 Ocak 2011 20:37

Karagöz ve Hacivat
 


Ya Arkadaşlar bana kısa Bir hacivat karagöz oyunu bulabil misiniz? Ama kendimiz yazacağız. Ben yazmaya çalıştım fakat yanlış anlamaları yapamadım.:) :D



*Şimdiden emeklerinize sağlık.. Herkese Teşekkürler. :D :) ;)


Misafir 3 Mart 2011 18:32

Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm:
Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!”
Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.”
Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire..
Yâr bana bir eğlence medet… Aman bana bir eğlence medet-”
Karagöz (penceresinden): “Karagöz, defol şuradan, aşağıya gelir­sem görürsün’….”
Hacivat: “Ah bana
Karagöz pencereden Hacivat’ın üzerine atlar ve boğuşmaya başlarlar.
Hacivat- “Karagöz etme, çenem kırıldı.”
Karagöz: “Kırılsın kerata!”
Hacivat: “Yapma birader boğacaksın beni!”
Karagöz: Geber keratal (Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yatar, kalır.) Aman…Öldüm, bayıldım, of aman! Keratayı kaçırdım, ama ben de yerlere yayıldım. (Ayağa kalkar.) Seni gidi sivri sakallı, keçi suratlı herif seni…Gelmiş kapımın önünde Medine dilencisi gibi bağırır durur. Hele bir daha gel de bak seni kuyruğundan tutup da, KafDağı’mn arka­sına kadar atmazsam, bana da Karagöz demesinler. Amma da attık ha…”
Hacivat: “Vay Karagöz’üm, benim iki gözüm merhaba .’” Karagöz: “Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!” (Tokadı patlatır.)
Hacivat: “Aman Karagöz’üm beni gelir gelmez darp etmenizin se­bebi?”
Karagöz: “Bizim bekçinin ne poturu var, ne de cübbesi.”(Bir tokat daha atar.)
Hacivat: “Yazıklar olsun sana Karagöz! Adam olmamışsın, hâşâ huzurdan şu dünyaya eşek gelmişsin, gidiyorsun.”
Karagöz: “Ona yarabbi şükür.”
Karagöz, tekrar tokat atar, Hacivat kaçar.
“Yürü!. Seni gidi idare fitili, mum bacaklı kerata! Az kaldı beni de eşek yapacaktı. Sen gidersen beni de buraya mıhlamazlar ya, ben de çekilir giderim…” der ve gider.Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm:
Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!”
Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.”
Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire..
Yâr bana bir eğlence medet… Aman bana bir eğlence medet-”
Karagöz (penceresinden): “Karagöz, defol şuradan, aşağıya gelir­sem görürsün’….”
Hacivat: “Ah bana
Karagöz pencereden Hacivat’ın üzerine atlar ve boğuşmaya başlarlar.
Hacivat- “Karagöz etme, çenem kırıldı.”
Karagöz: “Kırılsın kerata!”
Hacivat: “Yapma birader boğacaksın beni!”
Karagöz: Geber keratal (Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yatar, kalır.) Aman…Öldüm, bayıldım, of aman! Keratayı kaçırdım, ama ben de yerlere yayıldım. (Ayağa kalkar.) Seni gidi sivri sakallı, keçi suratlı herif seni…Gelmiş kapımın önünde Medine dilencisi gibi bağırır durur. Hele bir daha gel de bak seni kuyruğundan tutup da, KafDağı’mn arka­sına kadar atmazsam, bana da Karagöz demesinler. Amma da attık ha…”
Hacivat: “Vay Karagöz’üm, benim iki gözüm merhaba .’” Karagöz: “Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!” (Tokadı patlatır.)
Hacivat: “Aman Karagöz’üm beni gelir gelmez darp etmenizin se­bebi?”
Karagöz: “Bizim bekçinin ne poturu var, ne de cübbesi.”(Bir tokat daha atar.)
Hacivat: “Yazıklar olsun sana Karagöz! Adam olmamışsın, hâşâ huzurdan şu dünyaya eşek gelmişsin, gidiyorsun.”
Karagöz: “Ona yarabbi şükür.”
Karagöz, tekrar tokat atar, Hacivat kaçar.
“Yürü!. Seni gidi idare fitili, mum bacaklı kerata! Az kaldı beni de eşek yapacaktı. Sen gidersen beni de buraya mıhlamazlar ya, ben de çekilir giderim…” der ve gider.

--------------------------------------------------------------------------------

bence çok gtzlll


Misafir 10 Mart 2011 13:46

Kısa Karagöz Hacivat oyunları lazım :( okulda gölge oyunu yapacağız......... :'(


Misafir 10 Mart 2011 15:23

Lütfen çook acil hacivatla karagöz oyunu bulun yanlız çook komik olması gerekiyor

şimdiden teşekkürler


Misafir 11 Mart 2011 20:57

karagöz bir gün yolda yürürken hacivat karagöze seslenmişşş _ oooo karagözüm buralarda ne işin varrr
_ niye hoşnut olmadınmı karagözüm
_ yokk yok öyle söylemedim sen de herşeyi yanlış anla hacı cavcavvvv
_ tamam tamam neyse ben gidiyorum ister gel ister gelme
_ nereye akşam vaktinde
_ yav sen geliyosan gel gelmiyosan .git işineeee
_ yok ben gelmiyom
iyi san aby
ben gidemde davul çalam
neee davulmuı
evt bak şimdi
hey hey mahhalllelei kalk ramazana oruçunu tut davulvcuyada sözünü tut


Misafir 15 Mart 2011 10:20

offf ben bilgi istiyorum oyun değil :(


Misafir 15 Mart 2011 16:50

Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm:
Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!”
Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.”
Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire..
Yâr bana bir eğlence medet… Aman bana bir eğlence medet-”
Karagöz (penceresinden): “Karagöz, defol şuradan, aşağıya gelir­sem görürsün’….”
Hacivat: “Ah bana
Karagöz pencereden Hacivat’ın üzerine atlar ve boğuşmaya başlarlar.
Hacivat- “Karagöz etme, çenem kırıldı.”
Karagöz: “Kırılsın kerata!”
Hacivat: “Yapma birader boğacaksın beni!”
Karagöz: Geber keratal (Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yatar, kalır.) Aman…Öldüm, bayıldım, of aman! Keratayı kaçırdım, ama ben de yerlere yayıldım. (Ayağa kalkar.) Seni gidi sivri sakallı, keçi suratlı herif seni…Gelmiş kapımın önünde Medine dilencisi gibi bağırır durur. Hele bir daha gel de bak seni kuyruğundan tutup da, KafDağı’mn arka­sına kadar atmazsam, bana da Karagöz demesinler. Amma da attık ha…”
Hacivat: “Vay Karagöz’üm, benim iki gözüm merhaba .’” Karagöz: “Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!” (Tokadı patlatır.)
Hacivat: “Aman Karagöz’üm beni gelir gelmez darp etmenizin se­bebi?”
Karagöz: “Bizim bekçinin ne poturu var, ne de cübbesi.”(Bir tokat daha atar.)
Hacivat: “Yazıklar olsun sana Karagöz! Adam olmamışsın, hâşâ huzurdan şu dünyaya eşek gelmişsin, gidiyorsun.”
Karagöz: “Ona yarabbi şükür.”
Karagöz, tekrar tokat atar, Hacivat kaçar.
“Yürü!. Seni gidi idare fitili, mum bacaklı kerata! Az kaldı beni de eşek yapacaktı. Sen gidersen beni de buraya mıhlamazlar ya, ben de çekilir giderim…” der ve gider.Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm:
Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!”
Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.”
Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire..
Yâr bana bir eğlence medet… Aman bana bir eğlence medet-”
Karagöz (penceresinden): “Karagöz, defol şuradan, aşağıya gelir­sem görürsün’….”
Hacivat: “Ah bana
Karagöz pencereden Hacivat’ın üzerine atlar ve boğuşmaya başlarlar.
Hacivat- “Karagöz etme, çenem kırıldı.”
Karagöz: “Kırılsın kerata!”
Hacivat: “Yapma birader boğacaksın beni!”
Karagöz: Geber keratal (Hacivat kaçar, Karagöz sırtüstü yatar, kalır.) Aman…Öldüm, bayıldım, of aman! Keratayı kaçırdım, ama ben de yerlere yayıldım. (Ayağa kalkar.) Seni gidi sivri sakallı, keçi suratlı herif seni…Gelmiş kapımın önünde Medine dilencisi gibi bağırır durur. Hele bir daha gel de bak seni kuyruğundan tutup da, KafDağı’mn arka­sına kadar atmazsam, bana da Karagöz demesinler. Amma da attık ha…”
Hacivat: “Vay Karagöz’üm, benim iki gözüm merhaba .’” Karagöz: “Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!” (Tokadı patlatır.)
Hacivat: “Aman Karagöz’üm beni gelir gelmez darp etmenizin se­bebi?”
Karagöz: “Bizim bekçinin ne poturu var, ne de cübbesi.”(Bir tokat daha atar.)
Hacivat: “Yazıklar olsun sana Karagöz! Adam olmamışsın, hâşâ huzurdan şu dünyaya eşek gelmişsin, gidiyorsun.”
Karagöz: “Ona yarabbi şükür.”
Karagöz, tekrar tokat atar, Hacivat kaçar.
“Yürü!. Seni gidi idare fitili, mum bacaklı kerata! Az kaldı beni de eşek yapacaktı. Sen gidersen beni de buraya mıhlamazlar ya, ben de çekilir giderim…” der ve gider.


Misafir 17 Mart 2011 18:56

yaaaaaaaa çok kısa olmalı hem ezberliycez hem hareketlerini yapıcaz yha daha 3 . sınıfa gidiyom


Misafir 18 Mart 2011 21:51

hacivat karagöz oyununu nereden bulacam lütfen


Misafir's 19 Mart 2011 21:17

Hacivat Ve Karagöz
 
Nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalkar, Hacıvat Şarkı eşliğinde gelir.
(Şarkı, Şehnaz Sengin Semai)
Dîdem yüzüne nâzır, nâzır yüzüne dîdem
(Şarkı bittikten sonra Hacıvat perde gazelini okur)
Off hay hak
Gönül verdik perdeye dost, başlayan bir gazeldir
Hüner değilse de dünyaya gelmek ne güzeldir
Ölümlüymüş dünya, neler gelmiş neler geçmiş
Hüner, geçmişi gününde görüp güldürmededir
Gülen pek az, ağlayan ne çok, Tanrıyı saymazsak
Hüner, oynayan kim, oynatan kim, bilmededir
Tanrı gölgesini eksik eylemesin duamız
Hüner, gölgede solmadan açmayı bilmededir.
Hacıvat:Ah efendim ne olurdu şu dört köşe perdede bana da bir arkadaş olsa, eli temiz, yüzü temiz, sözleri tatlıııı
Karagöz:(Evin penceresinden bakarak): Hoş geldin keçi suratlı
Hacıvat:Geliverse şu meydana, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem, bizi seyreden dostlar gülseler eğlenseler, iş ne imiş diyelim işimizi mevlam rast getiree (Hacıvat musiki gazeli okur)Gelse o çeşm-i siyahım Handeler peyda olur
Karagöz:(Pencereden bakarak) Hacıvat hayırdır yahu ezan mı okuyorsun
Hacıvat:Ah bana bir eğlence medetttttttttttttttt
Karagöz:Allah versin allah versin hadi başka kapıya
Hacıvat:Yar bana bir eğlenceeeeee
Karagöz:Hacıvat aşağıya gelirsem gösteririm sana eğlenceyi
Hacıvat:Yar bana bir eğlenceeeee (Karagöz evden atlar, Hacıvat ile kavga ederler, Hacıvat kaçar Karagöz yerde yatar)
Karagöz:Ahhhh amannnn, Hacıvatı kaçırdım ama galiba ben de altıma kaçırdım, sen bir daha gel bak ben sana neler yapıcam Hacıvat (Hacıvat gelir)
Hacıvat:Aman Karagözüm akşamı şeriflerin hayır olsun
Karagöz:Senin de ******** sansarlar boğsun (vurur)
Hacıvat:Aman Karagözüm ben sana iltifat ediyorum sen ise bana vuruyorsun yazıklar olsun sana yazık
Karagöz:Hoş geldin kazık oğlu kazık (vurur)
Hacıvat:Aman karagözüm ağzından çıkanı hiç kulağın duymuyor
Karagöz:A musibet adam, her akşam gelirsin kapımın önünde hay bana pancar hay bana pancar diyerek bağırırsın, hiç halimi sormazsın, başımdan geçenleri bilmezsin
Hacıvat:Hayrola Karagözüm ne oldu
Karagöz:Sorma Hacıvat sorma, bizim karıyla kavga ettik
Hacıvat:Yaa, sebep ne peki
Karagöz:İşte efendim komşu karının kocası ona elbiseler alırmış da çiçekler gibi gezdirirmiş de ben ona senede bir kat elbiseyi bile çok görürmüşüm de,derken iş büyüdü karı beni kapı dışarı attı
Hacıvat:Aman Karagözüm hemen kaç
Karagöz:Ben de öyle yaptım zaten Hacı cav cav
Hacıvat:Eee, sonra
Karagöz:Evden çıkınca kahveye uğradım, bir kahve içtim, birden üzerime bir ağırlık çöktü, hamama gideyim de bir yıkanayım dedim
Hacıvat:Evet karagözüm güzel düşünmüşsün, insan hamama gidince rahatlar
Karagöz:Hamama gittim, soyunup içeri girdim bir kurnanın başına oturdum, bir de baktım iki tellağın kolları arasında ipekli peştemallara sarılı birini getirdiler, göbek taşının üstüne bir havlu serdiler, o getirdikleri adamı yatırıp gittiler
Hacıvat:Evet Karagözüm her halde terlesin diye yatırmışlardır
Karagöz:Öyleymiş, adam biraz yattı, sonra ne oldu bilmem adam göbek taşından yuvarlanıp yere düştü
Hacıvat:Her halde adamcağız sıcaktan fenalık geçirmiştir
Karagöz:Hemen yanına gidip adama baktım, bir de ne göreyim Hacıvat adam tıpkı bana benzemiyor mu
Hacıvat:Olabilir Karagözüm insanlar çift yaratılmıştır derler
Karagöz:Birden aklıma bir şeytanlık geldi, usulca adamın belinden ipekli peştemalları çıkartıp kendi belime bağladım, benim peştemalları da onun beline bağladım, adamı ayağından çekip bir kurnanın başına bıraktım, geldim göbek taşının üstündeki havluya yattım
Hacıvat: Aman Karagöz hamamcılar seni tanırlar
Karagöz:Yahu tıpkı o adama benziyorum dedim ya
Hacıvat:Sonra?
Karagöz:Derken tellağın biri geldi, kese istemisiniz efendim dedi, ben de hiç istifimi bozmadım başımı salladım, tellak aldı beni bir kurnanın başına götürdü, beni bir yıkadı bir yıkadı ki Hacıvat, ben ben olalı böyle temizlenmemiştim hiç, sonra beni tertemiz ipekli havlulara sarıp o adamın soyunduğu odaya götürdü, bir güzel de kuruladı, efendim sıhhatler olsun çay kahve nargile ister misiniz diye sordu, bir nargile bir de kahve söyleyip afiyetle içtim
Hacıvat:Peki Karagözüm seni hiç kimse tanımadı mı
Karagöz:Tanımadılar, getirin benim çamaşırlarımı dedim, bir bohça getirdiler bohçayı açtım, içinden ipekli çamaşırlar çıktı güzelce giyindim, ceplerini karıştırdım bir de ne göreyim Hacıvat
Hacıvat:Aman Karagöz çabuk söyle ne gördün
Karagöz:Cepler para dolu Hacıvat, paraaaaa, beni keseleyene, kurulayana, bohçayı getirene, ayakkabıları getirene, hepsine bol bol bahşiş bıraktım, hepsi yerden temennalar eşliğinde “efendim Allah ömürler versin” diyerek beni uğurladılar, bir de baktım ki hamamın kapısının önünde son model bir fayton bekliyor, arabacı kapıyı açıp buyrun efendim dedi beni arabaya bindirdi.
Hacıvat:Aman Karagöz o araba da nerden çıktı
Karagöz:O beyin arabasıymış
Hacıvat:Arabacı da seni tanımadı mı
Karagöz:Dedim ya tıpkı o adama benziyorum diye
Hacıvat:Eee sonra
Karagöz:Derken Hacıvat araba güzelll bir konağın önünde durdu
Hacıvat:Kimin konağıymış Karagöz
Karagöz:O beyin konağıymış, kapılar açıldı iki uşak geldi kollarıma girdi “efendim sıhhat afiyet olsun” diyerekten beni içeri aldılar
Hacıvat:Uşaklar da seni tanımadı mı
Karagöz:Tanımadılar Hacıvat, neyse merdiven başında iki güzel kız beni uşakların elinden aldılar yukarı çıkardılar “efendim sıhhat ve afiyetler olsun inşallah” diyerek beni yukarı çıkardılar. Merdivenin başında ipekten gecelikler giymiş dünyalar güzeli bir hanım “kızlar efendimi incitmeyin yavaş çıkarın” diye kızlara çıkıştı beni kızların kolundan alarak bir odaya soktu, oda yatak odasıymış
Hacıvat:Hanım da seni tanımadı öyle mi
Karagöz:Yahu Hacıvat dedim ya sana tıpkı o adama benziyorum diye
Hacıvat:Sesinden de tanımadılar mı
Karagöz:Ben hamam yorgunuyum diye hiç sesimi çıkarmıyorum
Hacıvat:Yaaa! Sonra?
Karagöz:Hanım bana gecelikler giydirdi, “istirahat ediniz, çok yorulmuşsunuzdur” diyerek kuştüyünden yapılmış yatağa yatırdı, bir yelpaze aldı geldi başucuma oturdu yavaş yavaş yellemeye başladı, ben gözüm yarı açık yarı kapalı uyur gibi yapıyorum
Hacıvat:(ağzını şapırdatarak) Aman Karagözüm sonra?
Karagöz:Sulanma, ağzını sil tepelerim haaa
Hacıvat:Anlat Karagözüm anlat sonra ne oldu?
Karagöz:Anlatmayacağım işte
Hacıvat:(yalvarırcasına) Kuzum Karagözüm ne olur anlat sonra ne oldu?
Karagöz:Bey hamamdan geldikten sonra biraz istirahat edip kahvaltı edermiş, sofrayı hazırlamışlar hanım gelmiş beni uyandırıyor “efendim kalkar mısınız sofra hazırlandı” diyor, ben yine gözlerim yarı açık yarı kapalı uyuyorum, hanım baktı ki ben uyanmıyorum, herhalde efendinin içine baygınlık gelmiştir diyerek bir şişe lavanta getirdi yavaş yavaş yüzüme serpmeye başladı, ben yine uyanmayınca bolca dökmeye başladı, lavanta ılık ılık yüzümden aşağı doğru akmaya başladı
Hacıvat:Aman pek de kibar bir hanımmış, sen hamamdan çıktın ya soğuk lavanta seni hasta eder diye ısıtmıştır besbelli
Karagöz:Yok yahu Hacı cav cav, meğerse bir köpek gelmiş suratıma işemiyor mu
Hacıvat:Aman Karagöz köpek de nerden çıktı şimdi
Karagöz:Ben kahveye gidip kahve içince uyuyup kalmışım, rüya görmüşüm, o sırada kahvecinin köpeği gelmiş suratıma işiyor ben de rüyamda gördüğüm hanım bana lavanta döküyor sanmışım
Hacıvat:Aman Karagöz deminden beri anlattığın rüya mıydı?
Karagöz:Seni gidi muşmula suratlı adam seni, böyle şeyler gerçek olur mu hiç (vurur, Hacıvat gider) sen gidersin beni buraya mıhlamazlar pamuk ipliğiyle hiç bağlamazlar ben de çeker giderim, tavan arasında farelerle tavla atarım(gider)
(Muhavere burada biter, fasıl başlar)
Şarkı eşliğinde Zenneler gelir
(Şarkı Hicaz Curcuna)Âteşi suzan-ı firkât yaktı cism-ü cânımı
(Zenneleri Hacıvat karşılar)
Hacıvat:Vay efendim hoş geldiniz safalar getirdiniz, böyle şarkılar söyleyerek ne tarafa gidiyorsunuz
1.Zenne:Allah ömürler versin Hacıvat Çelebi, şöyle biraz gezmeye çıktık
Hacıvat:Anladım hanım kızım, evde otura otura canınız sıkıldı herhalde
1.Zenne:Ahh evimizi hiç sormayın Hacıvat çelebi, evin damı akıyor ama ev sahibi hiç aldırmıyor, bir dolaşalım bakalım bir ev bulabilirsek hemen taşınacağız
Hacıvat:Aman hanım kızım iyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş, benim elimin altında güzel bir ev var eğer beğenirseniz hemen size vereyim o evi, yeter ki evi beğenin sizden iyi kiracı mı bulacağım
1.Zenne:Evi görebilir miyiz Hacıvat çelebi
Hacıvat:Hay hay evladım, buyurun (eve girerler içerde konuşurlar) işte hanım kızım burası mutfak, burası yatak odası
1.Zenne:Çok güzel Hacıvat Çelebi
Hacıvat:Yukarıda da iki oda var, çok kullanışlıdır, bakınız arkada bahçesi de var
2.Zenne:Tavuk kümesi de var mı efendim
Hacıvat:Elbette var hanım kızım
1.Zenne:Pek güzelmiş efendim (perdeye gelirler) Kirası ne kadar Hacıvat Çelebi
Hacıvat:Evladım siz yabancı değilsiniz sizin için elli milyon olur
2.Zenne:Peki efendim biz bu evi tuttuk, buyurun bir aylık da peşin veriyoruz
Hacıvat:Sağolunuz evladım güle güle oturunuz (gider)
2.Zenne:Biz de gidip evi temizleyelim bari (giderler)
Şarkı eşliğinde Tuzsuz Deli Bekir gelir
(Şarkı Hicaz Düyek)Külhanbeylik omuzdaşlar bize pek şandır
Tuzsuz:(Nâra atar) Eyy gidii felekkkk, eyyy gidii felekkk beeeeeeee
Karagöz:(pencereden bakarak) Hey gidi dümbelekk bee, bu da kim yahuu
Tuzsuz:Bana bak öyle tepeden konuşma erkeksen aşağı gel de boyunu görelimmm
Karagöz:(gelir) Ne var be ne bağırırsın ayağına basılmış ayılar gibi?
Tuzsuz:Eyytt beeee, bana bak breee sen beni tanır mısın, bana adıyla sanıyla Tuzsuz Deli Bekir derler
Karagöz:Senin tatsız tuzsuz olduğun belli zaten
Tuzsuz:Bana bak var mısın benimle bir güreşe bakalım haaa
Karagöz:Seninle değil, senden daha kabadayı pehlivan varsa o gelsin onunla güreşirim ben
Tuzsuz:Bana bak yere bir mendil ser bakalım
Karagöz:Ne olacak mendil
Tuzsuz:ben şimdi bir vuruşta senin kelleni kesicem, kellen yere düşüp toz olmasın diye, eğğ bakalım başınıııııı yere
Karagöz:Sen beni biraz bekle bakalım burda(Karagöz eve gidip bir sopa alır, sopayı arkasına saklayıp perdeye gelir) Bana bak Tuzsuz, başımı nasıl eğecektim bennn?
Tuzsuz:(Başını aşağı eğerek) İşte böyle
Karagöz:(sopayı Tuzsuz’un kafasına indirir) Al sanaaa
Tuzsuz:Aman bree kelleyi kırdınn
Karagöz:Kırarım ben, sana Tuzsuz Deli Bekir derlerse bana da Karagöz pehlivan derler
Tuzsuz:helel sana bee, ben kendimi kabadayı sanırdım meğer sen benden daha kabadayı imişsin
Karagöz:Elbetteee öyleyim
Tuzsuz:Sen hakikaten kabadayı bir adama benziyorsun, bana bak ben seni bu mahalleye bekçi yapıyorum tamam mı,
Karagöz:Olur Tuzsuz efendi olurr,
Tuzsuz:Yalnız şu karşıdaki eve yeni taşınan zennelere dikkat et, yabancılar girmesin haydi eyvallah (gider)
Karagöz:(eve gider başına bir külah takıp perdeye gelir) haydi bekçi vereliimmmm, peynirli, kıymalı, sade bekçiiiiiiii
Zenne:(içerden) Aaa gündüz vakti de bekçi dolaştığını bu mahallede gördüm ayoll
Şarkı söyleyerek Çelebi gelir
Şarkı Nihavend İstanbul Türküsü) Üsküdara gider iken aldı da bir yağmur
Zenne:(perdeye gelerek) Vay beyim böyle şarkılar söyleyerek nereden gelirsiniz, nerelere gidersiniz
Çelebi:Nereye olacak, sizi aramaktan ayaklarıma kara sular indi, evden ayrılmışsınız
Zenne:Evet efendim çıktım, buraya taşındım, yeni evimiz çok güzel
Çelebi:Müsaade ederseniz görmek isterim efendim
Karagöz:(pencereden) Ooo burada pazarlık başlamış
Zenne:Tabii efendim ama buralarda bir bekçi dolaşıyor siz yarım saat sonra gelin olmaz mı bekçi anlamasın, hem aramızda bir parola belirleyelim, siz parolayı söyleyince ben kapıyı açarım içeri girersiniz
Çelebi:Çok iyi olur
Karagöz:Hem de parolalı haa
Zenne:Siz kapıyı çalınca ben size parola derim siz de lofça çivisi dersiniz, kapıyı açarım
Karagöz:Parola çiviymiş anladım
Çelebi:Allahaısmarladık efendim (gider)
Zenne:Güle güle efendim uğurlar olsun
Karagöz:(gelip zennelerin kapısını çalarak) Açın ben geldim
Zenne:(içerden) Parola?
Karagöz:Çivi
Zenne:Ne çivisi
Karagöz:(Kendi kendine) Çivinin adını anlamadım ki yahu.. Şeyyyy hanım çivi işte yahuu
Zenne:Çivi anladık ama ne çivisi
Karagöz:Temel çivisi
Zenne:Değil
Karagöz:Döşeme çivisi
Zenne:Değil
Karagöz:Nal çivisi
Zenne:Değil
Karagöz:Ayakkabı çivisi
Zenne:O da değil
Karagöz:Canım işte çivilerin birisi
Zenne:Tamam ama adı ne
Karagöz:Ölünün körü çivisi (gider, yavaşça çelebi gelir)
Çelebi:(kendi kendine) Buralarda kimseler yok galiba (kapıyı çalar)
Zenne:(içerden) Kim o
Çelebi:Çivi
Karagöz:(pencereden bakarak) Oo çivici başı gelmişş
Zenne:(içerden) Ne çivisi
Çelebi:Lofça çivisi
Zenne:Buyrun efendim buyrunnn (kapıyı açar)
Karagöz:(pencereden) Tühh lofça çivisi imişş (perdeye iner, zennelerin kapısını vurur)
Zenne:(içerden) Kim oo
Karagöz:Çivi
Zenne:Ne çivisi
Karagöz:Lofça çivisi
Zenne:Buyrun içeri
Karagöz:(içeri girer) Ooo maşallhh sofra da kurulmuş
Çelebi:(içerden)Hoş geldin bekçi baba
Karagöz:(içerden)Hoş bulduk çivicibaşı
Zenne:(içerden)Ne içersiniz bekçi baba rakı şarap likör vermut?
Karagöz:(içerden)Rakı var mı rakı
Zenne:(içerden)Var efendim buyrun
Karagöz:(içerden)Ohhh yarasınnn
Zenne:(içerden) Mezelerden de buyrun efendim
Çelebi:(içerden)Yavaş iç bekçi baba sarhoş olursun
Karagöz:(içerden)Sen karışma, ohh yarasınn (içer sarhoş olur, bu sırada Tuzsuz Deli Bekir perdeye gelir)
Tuzsuz:(Nâra atarak) Eyy gidi felekk beee, nerde o bekçi olacak adam beeee
Zenne:(içerden) Aman kaçın Tuzsuz geldi
Çelebi:(içerden)Nereye kaçalım
Zenne:(içerden) Arka kapıdan kaçın
Karagöz:(içerden) Ya ben nereye kaçayım
Zenne:(içerden)Sen de bahçeye saklan
Karagöz:(içerden) Olur ben de bahçedeki kümese gireyim (kümese girer içerden tavuk horoz sesleri gelir) ötme kerata keser dolmanı yaparım haa
Tuzsuz:(içerden) Ooo rakı sofrası da hazırmış
Zenne:(içerden)Sizin için hazırladım efendim
Tuzsuz:Mezeler fiyakalı ama piliç kızartması yok
Zenne:(içerden) Şimdi kümesten bir tane alıp keserim efendim
Tuzsuz:(içerden) Olmaz ben gider keser getiririm bir tane
Karagöz:(içerden) Eyvah Tuzsuz kümese geliyor galiba (Tuzsuz kümese girer karagözü görür)
Tuzsuz:(içerden)Vay bekçi baba senin burda işin ne
Karagöz:(içerden)Tavuklara hırsız dadanmış da onu bekliyordum
Tuzsuz:(içerden) Aferin bekçi baba sen git artık ben hakkından gelirim o hırsızın
Karagöz:(perdeye gelir) Ohh yarabbi şükür kurtuldum Tuzsuzun elinden
Zenne:(içerden)Tuzsuz gel efendim ben şimdi pilici kızartır getiririm
Tuzsuz:(içerden) Hele bir tane daha doldur bakayım şu rakıdan
Zenne:(içerden) Buyrun efendim
Karagöz:Bu iş böyle olmaz bu Tuzsuzu kapı dışarı etmeli (gider beberuhileri toplar kendi de bir eşeğin üzerine biner gelir) bana bakın beberuhiler bu eve tatsız tuzsuz bir adam girdi bunu yakalayıp kapı dışarı atıcaz tamam mı
Beberuhiler:(hep bir ağızdan) Sen merak etme Karagöz biz arkandayız
Karagöz:Ama bana bakın adam hem sarhoş hem de bıçaklı
Beberuhiler:Sen merak etme Karagöz biz sarhoştan da bıçaktan da korkmayız
Karagöz:Hadi bakalım göreyim sizi, ben şimdi Tuzsuzu dışarı çağıracağım
Beberuhiler:Çağır gelsin biz ona yapacağımızı biliriz
Karagöz:(eve doğru bağırarak) Hey bana bak Tatsız tuzsuz herif senin bu evde işin ne çık bakayım dışarı (beberuhilere dönerek) bana bakın hazır mısınız herif geliyor
Beberuhiler:Hazırız gelsin
Karagöz:Bana bak Tuzsuz erkeksen dışarı çık
Tuzsuz:(dışarı çıkar) Eyyytt bee kim o eşeğin üstünde bağıran
Karagöz:Mahalle bekçisi (bu sırada beberuhiler kaçar)
Tuzsuz:Ne istiyorsun bee
Karagöz:Biz mahalleliler seni bu evden çıkarmaya geldik (arkasına bakar ki beberuhiler gitmiştir) Ee şey yani Tuzsuz sana bir eşek getirdim belki binersin diye
Tuzsuz:Hani beni evden atacaktınız bee
Karagöz:Yok yahu şaka yaptım ben sana
Tuzsuz:Ben eşek meşek istemem defol
Karagöz:Gel bakalım eşek efendi biz gidelim
Tuzsuz:(evdeki zenneler hitaben) Bana bak güzelim ben şimdi meyhaneye gidiyorum yarın akşam yine gelirim hadi eyvallah (gider , hacıvat ve karagöz perdeye gelirler)
Hacıvat:Aman karagözüm nedir bu işler
Karagöz:kafanı kırsın geyiklerle keşişler
Hacıvat:Yıktın perdeyi eyledin viran varayım sahibine haber veryim hemann
Karagöz:Burada oyunumuz erdi sona her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola kalın sağlıcakla.
(Işık söner oyun biter)
Not:Önemli olan oyunu yazılı olduğu şekliyle ezberleyip oynatmak değildir. Önemli olan karagöz oyunlarının en temel özelliği olan doğaçlama geleneğini kullanarak oyunun temel örgüsünü bozmadan uygun yerlerine güncel espriler ve motifler ekleyerek ilgi çeker bir hale getirmektir. Bu metinde örnek olarak kullanılmış olan müzikler de değiştirilip seyircinin ilgisini çekebilecek güncel müzikler kullanılabilir, ancak kullanılacak müziğin ilgili tiplemelerin genel karakteristiğine uygun olması gerekir.
*Karagözün aptal bekçi oyunu Mehmet Muhittin Sevilen (Hayali Küçük Ali) tarafından yazılan Milli Eğitim basımevi tarafından 1969 yılında basılan KARAGÖZ adlı kitaptan alınmıştır.

Yazan:Bahadır Batramnoğlu
Konu:Karagöz Ve Hacivat
Puanı:(((((((''''92'''')))))))


Misafir's 19 Mart 2011 21:21

Hacivat Ve Karagöz
 
KARAGÖZ İLE HACİVAT: HACİVAT’IN ATI

Hacivat’ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat’ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz’üm, bir şey mi istemiştin? “

Karagöz: “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan’ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? “
Hacivat: ” Neden olmasın Karagöz’üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? “
Karagöz: “ Hı?..”
Hacivat: “ Yani kaç para verirsin? Küheylan’ı kaça alırsın? “
Karagöz: “ On altın veririm. Sattın mı? “
Hacivat: “ Dur bakalım, Karagöz’üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “
Karagöz: “ Nazarlık taktırırım, Küheylan’a. Anlaştık o zaman. “
Hacivat: “ Yapma Karagöz’üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. “

Hacivat’ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır.
Hacivat: “ Çık Karagöz’üm, çık çık. “
Karagöz: “ Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. “
Hacivat: “ Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. “
Karagöz: “ Yirmi, otuz. “
Hacivat: “ Çık, çık. “
Karagöz: “ Elli, altmış. “
Hacivat: “ Çık, çık. “
Hacivat’ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. “
Hacivat: “ Bak Karagöz’üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy.Yüzü geç, yüzü geç.”
Karagöz: “ Yüzgeç balıklarda olur, alık. “
Hacivat: “ Hemen sinirlenme Karagöz’üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz’üm, Küheylan’ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. “
Hacivat’ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan’ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat’a küser. Bir hafta ne Hacivat’ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar.


Misafir 21 Mart 2011 16:30

hacivatla karagöz oynu
 
valla bende ilginç ve komik bir hacivatla karagöz oynu bulur musunuz?
konusu hacivatla karagöz ve çocuklar bir alışveriş merkezinde buluşmaları kendimiz yazıcaz.
şimdiden elinize kolunuza sağlık diyorum.


Misafir 22 Mart 2011 08:39

hacivaz: ooo selam karagöz
karagöz: selam hacivaz
hacivaz: hadi gel gidelim
karagöz: nereye yaw
hacivaz: ziyarete
karagöz: kimin ziyarete
hacivaz: ebemin ziyarete
karagöz: hadi gidelim
hacivaz: ya anlamadınmı
karagöz: anladım
hacivaz: ne anladın
karagöz: ebene gitcez
hacivaz: bensenle dalga geçiyom
karagöz: ne dalgası
hacivaz: bidiğin dalga tövbe tövbe
karagöz: tövbe nedemek?
hacivaz: günahlarımız siliniyor
karagöz: kim siliyor söyle onun kıçından vururum
hacivaz: ebem silyor
karagöz: eben nerde
hacivaz: burnunun diminde duruyor
karagöz: benim burnumun diminde ne işi var
hacivaz: burnunun dimide oturuyor
karagöz: neden burnumun dibinde oturuyor
hacivaz: çamaşır yıkıyor
karagöz: benim çamaşırlarımıda yıkasın
hacivaz: benim sinirimi bozma
karagöz: sinirin buzulmazbozulursa ben düzeltirim
hacivaz: şimdi senin burnunu kırıcam sonra nasıl düzelceni göteririm
karagöz: götter hani
hacivaz: sokat atcam şimdi
karagöz: nasıl atılıyor
hacivaz: al sana sokat
karagöz: ak hacivaz napsın sen niye sokat attın be
hacivaz: sinirimi bozdun
karagöz: siniri düzeltiriz ya
karagöz: sokat atmana gerek yok beb kaçtım ak anam canım acıdı


Misafir 24 Mart 2011 08:55

hacivatla karagöz çocuklarla alışverişte valla banada lazım hemde bugün düşünüyorum düşünüyorum ben bile bulamıyorum çocuklar nasıl bulup yazıcak anlamıyorum.


Misafir 24 Mart 2011 10:20

ödev
 
hacivat karagöz oyunları 4kişilik kısa oyun lazım


Misafir 26 Mart 2011 13:21

hacıvat ve karagöz
 
bana hacıvat ve karagözün 5-10 kişi ile oynanan kısa bir oyununu bulabilir misin?


Misafir 31 Mart 2011 21:43

bende bilgi istiyorum


Misafir 1 Nisan 2011 16:13

3 kişilik kısa oyun yokmu len


Misafir 5 Nisan 2011 15:47

offf ben bilgi istiyorum oyun değil


Misafir 13 Nisan 2011 16:08

evet offf ben bilgi istiyorum oyun değil yazısı


Misafir 2 Mayıs 2011 21:07

bana 3-4 kişilik oyun bulabilirmisiniz ama içinde şu karakterler olabilir sadece: zenne karagöz hacivat beberuhi ve 1 tane zenne


Misafir 11 Mayıs 2011 15:14

KARAGÖZ İLE HACİVAT: HACİVAT’IN ATI

Hacivat’ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat’ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz’üm, bir şey mi istemiştin? “

Karagöz: “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan’ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? “
Hacivat: ” Neden olmasın Karagöz’üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? “
Karagöz: “ Hı?..”
Hacivat: “ Yani kaç para verirsin? Küheylan’ı kaça alırsın? “
Karagöz: “ On altın veririm. Sattın mı? “
Hacivat: “ Dur bakalım, Karagöz’üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “
Karagöz: “ Nazarlık taktırırım, Küheylan’a. Anlaştık o zaman. “
Hacivat: “ Yapma Karagöz’üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. “

Hacivat’ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır.
Hacivat: “ Çık Karagöz’üm, çık çık. “
Karagöz: “ Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. “
Hacivat: “ Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. “
Karagöz: “ Yirmi, otuz. “
Hacivat: “ Çık, çık. “
Karagöz: “ Elli, altmış. “
Hacivat: “ Çık, çık. “
Hacivat’ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. “
Hacivat: “ Bak Karagöz’üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy.Yüzü geç, yüzü geç.”
Karagöz: “ Yüzgeç balıklarda olur, alık. “
Hacivat: “ Hemen sinirlenme Karagöz’üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz’üm, Küheylan’ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. “
Hacivat’ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan’ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat’a küser. Bir hafta ne Hacivat’ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar.


Misafir 12 Mayıs 2011 16:47

daha kısa olmalıııııı


Misafir 15 Mayıs 2011 14:10

bana kısa lazım am acil bulursanız çok ama çok sevinirim tşk


Misafir 16 Mayıs 2011 21:21

baska bır tane kısa oyun yazarmısınız acele sımdı yanı bugun 16 mayıs 2011 lıtfen acıl


Misafir 26 Mayıs 2011 21:10

kısa şeyler
 
buraya kısa şeyler yazmanız gerekmiyor mu ?


Misafir 13 Haziran 2011 18:59

bn kısa oyun istiyorum hacivat ve karagözün bugüne lazım !!! 14.06.2011


Misafir 31 Temmuz 2011 08:47

Ya Arkadaşlar bana kısa Bir hacivat karagöz oyunu bulabil misiniz? Ama kendimiz yazacağız. Ben yazmaya çalıştım fakat yanlış anlamaları yapamadım.



*Şimdiden emeklerinize sağlık.. Herkese Teşekkürler.


Kaynak: Hacivat'la Karagöz oyununa kısa örnekler bulabilir misiniz?


Misafir 26 Eylül 2011 20:17

ya iletişim kurabildikleri bir parça yok mu


Misafir 25 Kasım 2011 16:19

ltfen bana karagöz ile hacivat gölge oyunu bulunuz acill ve cokkk komik olsun


seloş 28 Kasım 2011 15:18

4 kişilik hacivat karagöz oyunu lazım dır


Misafir 6 Aralık 2011 18:51

Bir gun karagoz hacivata gitti ve dedi ki (karagoz =k, hacivat =h)
K methans hacicavcav nasilsin bugun?
H berbat halindegim
k serhat kopekdesin?
H hayir karagozum berbat halindegim serhat yada kopek Degil
K eeh noldu?
H ben hikaye yazamiyorum
K sen kutuphaneyi calamiyorsun?
H hayir karagozum Iki gozum hikaye yazamiyorum
K Niye?
H fikir yok
K kirpi mi Yok
H hayir fikir fikir! Karagoz bence Kulak doktora
K kaplumbaga mi gitmeliyim?
h hayir Kulak doktora off Niye seninle ugrasiyorum ben Eve gidiyorum iyi gunler


Misafir 26 Aralık 2011 14:25

yha bu hacivatve karagözün tarihi ne


Misafir 26 Aralık 2011 22:23

kısa ama baya komik bulabilirmisiniz?


Misafir 28 Aralık 2011 19:57

Nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalktıktan sonra Hacıvat semai söyleyerek gelir:
Acep ol dilber-i râna, Öpülmez mi sevilmez mi vay
Semai bittikten sonra perde gazelini okur, perde gazeli bittikten sonra devamla;
Hacıvat: Huzur-u haziran, cemiyet-i irfan, vakt-i safâyı merdan, lâindir, dinsizdir, münâfıktır şeytan, şeytanın dinsizliğine, rahmânın birliğine, bizi temâşâya tenezzül buyuran ahibbânın sağlığına (yeri öper, ayağa kalkar, devamla) demem o demek değil, ben bendenize, ben duacınıza eli yüzü yunmuş, sohbeti tatlı
Karagöz: (penceresinden) Hoş geldin şalgam suratlı
Hacıvat: Edebiyat bilse, Arabiyat bilse, Fârisi bilse, ilm-i hendese, ilm-i taktaki, ilm-i vakvaki
Karagöz: (penceresinden) Daha ne halt etse?
Hacıvat: Biraz da fenni şşir-i musikiye aşina olsa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem o dinlese
Karagöz: (penceresinden) Hacıvat da bekçi Mehmet ağadan bir temiz sopa yese
Hacıvat: Her ikimiz söyleşirken seyreden ahibbâ safâyâb olsa, diyelim işimizi mevlam rast getire, yar bana bir eğlence medettt, aman bana bir eğlenceee medeett
Karagöz: (penceresinden) Hacıvat, bağırma gelmeyeceğim
Hacıvat: Gel benim serv-i bülendim
Karagöz: (penceresinden) gelemem benim sümüklü efendim
Hacıvat: Gel benim ömrümün hâsılı
Karagöz: (penceresinden) Gelemem ayağımın mayasılı
Hacıvat: Gel benim serseri gezenim
Karagöz: (penceresinden) Atlarsam kafanı ezerim
Hacıvat: Karagözüm aşağı gel
Karagöz: Memgel
Hacıvat: Pergel mi?
Karagöz: Hayır beş on tane usta dülger
Hacıvat: Anlaşıldı Karagözüm, bu akşam canın gene letaif istiyor
Karagöz: Nasıl da bilirsin kadayıf istediğimi
Hacıvat: Öyleyse lisan bilir misin?
Karagöz: Nisanı da bilirim Mayısı da
Hacıvat: Rumca bilir misin?
Karagöz: Bilirim
Hacıvat: Elado
Karagöz: Elin doluysa oraya ko
Hacıvat: Peki Ermenice bilir misin?
Karagöz: Bilirim
Hacıvat: Egurnayim
Karagöz: Ko oraya sonra alayım
Hacıvat: Peki Yahudice bilir misin?
Karagöz: Bilirim
Hacıvat: Venaki
Karagöz: Al parayı ver rakıyı
Hacıvat: İngilizce yes yes?
Karagöz: Geveleme sesini kes
Hacıvat: İtalyanca bilir misin?
Karagöz: Zahir
Hacıvat: Venikova
Karagöz: Yeni kova eski kova sana ne?
Hacıvat: Fransızca bilir misin?
Karagöz: Bilirim
Hacıvat: Vönezisi
Karagöz: Yandı yorganın eskisi
Hacıvat: Şu halde Çingenece bilir misin?
Karagöz: Süt be süt
Hacıvat: Öyleyse uclan
Karagöz: (atlar) Soskiros
Hacıvat: Ben ne diyeceğim?
Karagöz: Somborloskeros
Hacıvat: Bu ne din kelamı ve ne dil lisanı?
Karagöz: Çingene işi
Hacıvat: Anlamadım
Karagöz: (hafifçe) Çingene
Hacıvat: Çengelde mi?
Karagöz: Hayır sırıkta asılı
Hacıvat: Doğru söyle siz kimlerdensiniz?
Karagöz: Biz Unkapanında elek yapar elek satarız
Hacıvat: Siz Unkapanında börek yapar börek mi satarsınız?
Karagöz: Sen de benden Zeyrek’te bir tokat yer misin (vurur)
Hacıvat: karagözüm doğru söyle siz kimlerdensiniz?
Karagöz: Çiinn..... gaaa...... neee..... (vurur) Bizim Çingeneliği meydana vuruncaya kadar uğraştı
Hacıvat: Aman Karagözüm sen Çingene değilsin, sana çingene diyenler bühtân ederler, senin ahlakın Çingenedir
Karagöz: Milletin dilini tutamazsın ki, yalan yanlış derler
Hacıvat: Şimdi beni dinle Karagözüm
Karagöz: Söyle kulak tozum
Hacıvat: Geçen gün benim nazlımla nâzeninim hamam a gitmek üzere hazırlanırlarken kapı çalınır, nazlım kapıyı açar bir de bakar ki o senin ******, şırfıntı, bî müsibet, bî edep pis murdar karın değil mi? Nazlım terbiye ve nezaketi itibariyle buyurun der
Karagöz: Hacıvat, o nazlı olacak kim oluyor?
Hacıvat: O benim karım
Karagöz: Senin hanımının güzel adı var da benim karımın neden o kadar berbat adı oluyor?
Hacıvat: O senin ****** şırfıntı mendebur pis murdar karın içeri girer, pis ayaklarıyla, o pis feracesiyle paldır küldür yukarı çıkar, odadan içeri girer, sakızlar gibi tertemiz yeni yayılmış minderin üstüne çıkar kurulur
Karagöz: Aferin benim karıya
Hacıvat: böyle hazırlanmışsınız nereye gidiyorsunuz? Der. Nazlımla nazeninim hamam a gidecektik derler, o senin ****** şırfıntı pis murdar karın ben de gelirim diyerek hemen kalkar gider evden yırtık pırtık parça parça pis bir iki silecek peştemalı bohçalayıp nazlımla nazeninimin peşine takılarak hamam a girer.
Karagöz: yaşasın benim karı!
Hacıvat: Hamam cı kadınlar nazlımla nazeninimi buyur ederler, temiz sedirler üzerine bohçalarını açarlar, soyunurlar, ipekli peştamallarına sarınarak usta hanımla natır hanımın kolları arasında kurnaları başına otururlar Arkalarından o senin ******, şırfıntı pis murdar karın da yırtık pırtık pis peştamallarına sarınarak içeri girer. Nazlımla nazeninimin yıkandığı kurnanın başına oturup yıkanmaya başlar. Nazlımla nazeninim utançlarından yerlere girerler
Karagöz: Aminn, sen de beraber inşallah
Hacıvat: Nazlımla nazeninim hamam a giderlerken turşu istemişlerdi. Köşedeki turşucudan enfes bir çanak turşu yaptırdım götürdüm, hamam cılara haber verdim, ana kadın elimden aldı içeri götürdü. O senin ****** şırfıntı pis murdar karın ana kadının elinden turşu çanağını alıp göbek taşının üstüne koyup şapırdata şapırdata yemeye başlamış
Karagöz: Şapırdata şapırdata yemiş haa?? Aferin benim karıya
Hacıvat: Orada da bir gebe kadın varmış, turşuya imrenmiş, ne olur demiş gebeyim imrendim bir lokma verir misiniz demiş. O senin ****** şırfıntı pis murdar karın zavallı hamile kadına bir lokma bile vermemiş, inadına şapırdata şapırdata yemiş
Karagöz: Madem ki benim karımın o kadar adı vardır, yarım lokma bile vermez
Hacıvat: İnsanlık yerin dibine mi girdi Karagöz? Şurada sen turşu yesen gebe bir kadın karşına gelse bir lokma istese vermez misin?
Karagöz: Veririm ama hani ya turşu?
Hacıvat: Diyelim ki önünde bir çanak turşu var sen de yiyorsun, ben de gebe bir kadınmışım, bir lokmacık verirsin değil mi?
Karagöz: Belki veririm
Hacıvat: Hadi sen şimdi şakacıktan turşu yemeye başla
Karagöz: Olur (yer gibi) Ohhh turşuuuu
Hacıvat: Efendim ne yiyorsunuz?
Karagöz: (ağzını şapırdatarak) Turşuu, limon suyuyla yapılmış canım turşuuu
Hacıvat: Efendim ben bir gebe kadınım, imrendim ne olur bana da bir parça vermez misiniz?
Karagöz: Kimin umurunda (yer gibi) turşuu, turşuların turşusu, lahana turşusuuu
Hacıvat: ne olur, yalvarırım, sonra çocuğumu düşürürüm yazık edersin
Karagöz: (tokat atar, Hacıvat gider) Turşu ye diyerek bana yerdeki çakıl taşlarını yutturmaya çalışıyor, sen gidersin beni buraya mıhlamazlar, pamuk ipliğiyle hiç bağlamazlar, ben de çeker giderim idgaha dollaba dilber seyrine bakalım ayine-i devran ne suret gösterir (gider)
Muhavere burada biter, yardaklar (varsa sazlar) şarkı söylerken Hacıvat tarafına hamam kurulur, şarkı eşliğinde hamam ın sahibi olan Çelebi gelir
(Şarkı Uşşak)Câna râkîbi handân edersin, Ben bî nevayı giryân edersin
Hacıvat: (karşılar) vay efendim maaşallah safa geldiniz hoş geldiniz uğurlar kademler getirdiniz
Karagöz: (içerden) Şeftaliyi yediniz boş küfeyi mi getirdiniz diyor
Çelebi: Safada daim olunuz Hacıvat çelebi
Karagöz: (pencereden) Vefa’da da amcam olunuz beyefendi (çekilir)
Hacıvat: Teşekkür ederim efendim, böyle nerden gelip nereye gidiyorsunuz?
Çelebi: Bilhassa zâtıalinizi ziyaret ve bir de şu Çifte hamam lar meselesini görüşmek için geliyordum
Hacıvat: Bu hamam ların kapanması mahallemizi çok üzdü
Çelebi: İnşallah yakında sizin de himmetinizle açılır. Yalnız sizden bir ricam var.
Hacıvat: Ne gibi efendim?
Çelebi: Şu hamam ların çalışması için içinde çalışacakları bulmanızı, daha ne yapmak lazımsa yapmanızı rica edeceğim, velhasıl hamam ları sizin üstünüze devredeceğim, haddim olmayarak para benden çalışma sizden
Hacıvat: Başım üstüne efendim, gücüm yettiği kadar yapmaya çalışırım
Çelebi: Buyurun, size bir miktar para, daha ne kadar lazım olursa takdim ederim, şimdilik allahaısmarladık efendim
Hacıvat: Güle güle efendim, hoş geldiniz safalar getirdiniz, (kendi kendine) şimdi önce külhancıyı, sonra da usta, natır ve diğer içeride çalışacak kadın ve erkekleri bulup getireyim
Karagöz: (gelir) Hacıvat, gene buralarda bir şeyler oluyor
Hacıvat: Bu çifte hamam lar gene açılacak
Karagöz: Çok iyi olur biz de bedava yıkanırız
Hacıvat: Olur Karagözüm, ben şimdi gidip hamam da çalışacak adamları bulayım (gider)
Karagöz: Ben de gidip benim karıya haber vereyim, hamam a hazırlansın (gider)
Türkü söyleyerek Külhancı gelir:La vara vara vara, ateş düştü şalvara, Ağzım dilim kurudu kız yalvara yalvara
Hacıvat: (karşılar) Vay külhancı dayı hoş geldin
Külhancı: Hoş bulduk Hacıvat çelebi
Hacıvat: Hamam larımızı açmaya karar verdik, onun için size haber saldım, buyurun eskisi gibi işinize bakınız
Külhancı: Sen merak etme Hacıvat çelebi, ben külhanı eskisinden daha iyi yakarım, hamam ı bi kızdırıram bi kızdırıram ki...
Karagöz: (penceresinden) Göbek taşına kimse oturamasın (gider)
Külhancı: Gelen müşteriler memnun olsunlar (gider)
Hacıvat: Ben de gideyim kilci babaya haber vereyim (gider)
Türkü söyleyerek Kilci gelir:Ey hamam cı bu hamam a güzellerden kim gelir, Kınalanmış parmakların yâr gelir
Hacıvat: (karşılar) Vay kilci baba, hoş geldin
Kilci: Hoş buldum Hacıvat çelebi, duydum ki hamam lar açılmış, kına gibi kil getirdim
Hacıvat: Arkada külhan yeri var oraya boşalt
Kilci: Olur Hacıvat çelebi (gider)
Hacıvat: Gidip Ana kadını da bulayım (gider)
Türkü söyleyerek Ana kadın gelir:Çergeci başının gelini gelini, Ambara dayamış belini belini
Hacıvat: (karşılar Vay, hoşgeldiniz ana kadın. Ayol nerelerdesin, hiç görünmüyorsun?
Karagöz: Hacıvatın kaynanası gelmiş, şunu görelim (pencereden) Oooo.. gözün aydın Hacıvat, kaynanan gelmiş
Hacıvat: Hadi ordan münasebetsiz
Ana kadın: Abe Hacıvat kim o damdan öten
Hacıvat: Bizim Karagöz, sen iyi tanırsın yabancı değil
Karagöz: (pencereden) Hacıvat sülalesini bana bildiriyor (gider)
Hacıvat: İşinize başlayın, ben Şallı natır ile Salkım İnciyi çağırmaya gidiyorum
Ana kadın: Abe Hacıvat çelebi, onlar birbirlerine dargın
Hacıvat: Ben onları barıştırırım, sen işine başla (gider)
Türkü söyleyerek Şallı Natır ve Salkım İnci (karşı karşıya) gelirler:Hamam ın kapısı vuruldu, İçeriye meclis kuruldu ayol
Hacıvat: (gelir) Vay hanım kızlarım, hoş geldiniz safa geldiniz
Şallı Natır: Hoş buldum Hacıvat çelebi
Salkım İnci: Hoş buldum Hacıvat çelebi
Karagöz: (pencereden) Ooo aşağıya karı panayırı kurulmuş
(Şallı natır ile salkım İnci birbirlerine dargın olduklarından başları aşağı eğik dururlar)
Hacıvat: Bana bakın kızlarım, böyle dargınlık olmaz, hele böyle ekmek kapısında hiç olmaz. Barışın bakayım
Şallı Natır: Ben barışmam
Salkım İnci: Ben hiç barışmam
Karagöz: Ben hiç barışmam, böyle işlere ben de karışmam (gider)
Hacıvat: yani ne oldu, birbirinizin ******* babasını mı öldürdünüz?
Şallı Natır: Öyle ama o benim saçımı başımı yoldu
Salkım İnci: Sen de benim gözümü çıkaracaktın
Hacıvat: Canım kızlarım, şimdi bunları unutalım, benim hatırım için bu seferlik barışınız bakayım
Şallı Natır: Barışmazdım ama Hacıvat amcamızın hatırı var
Salkım İnci: Ben de barışmazdım ama Hacıvat babamızın hatırı var
(Birbirlerine yanaşırlar, öpüşüp barışırlar)
Salkım İnci: Seni de çok göreceğim gelmişti
Şallı Natır: Sen de benim gözümde tütüyordun, allah razı olsun Hacıvat çelebiden
Karagöz: (pencereden) O çok iyi arabuluculuk yapar (gider)
Hacıvat: Hadi bakalım işinize (gider)
(Salkım İnci ve Şallı Natır içeri girerler, içerden konuşmalar duyulur)
Ana kadın: Abe buyurun çifte kumrular, sizi hangi rüzgar attı böyle?
Şallı Natır: Geldik işte
Salkım İnci: Ne yaparsın ekmek kapısı
Ana kadın: Haydi soyunun bakayım işinize
Karagöz: (gelir) Şu hamam a bir gireyim (girer, içerden) Ooo burası baya sıcakmış, şurada soyunayım
Ana kadın: Abe orda soyuna kimdir?
Karagöz: Eyvah gördüler!
Ana kadın: Abe bu Karagöz, ne işin var senin kadınlar hamam ında? Abe utanmaz, topla pırtılarını çık dışarı
Karagöz: Ne olur be, ben de yıkanayım, parasıyla değil mi?
Ana kadın: Daha söylenir utanmaz! Kızlar, birer ıslak peştamal bükün, vurun şu utanmaza (döverler, sokağa atarlar)
Karagöz: (titrer) Vay anam vay, karılardan dayak yemesi de ne fena, pırtıların yarısı da içerde kaldı, üşüyorum be dı.. dı.. dı...
Hacıvat: (gelir) Bu da kim? Aaa! Karagöz ne oldu sana böyle çırılçıplak?
Karagöz: Hamam da dayak yedim
Hacıvat: Hangi hamam da?
Karagöz: Burada kaç tane hamam var, işte şurda
Hacıvat: Kadınlar hamam ında ha?
Karagöz: Ne bileyim ben orasının kadınlar hamam ı olduğunu, yanlış girmişim bir daha girmem, donuyorum pırtıların yarısı içerde kaldı
Hacıvat: Dur bakayım, (içeriye seslenir) Bana bakın hamam cı hanımlar, Karagöz yanlış girmiş, bir daha girmez, pırtıları içerde kalmış, veriverin
Ana kadın: (içerden) Gelsin alsın utanmaz
Karagöz: (girer giyinik çıkar) Oh be dünya varmış
Hacıvat: Bir daha girme, bak erkekler tarafı burası (gider)
Karagöz: Bir daha girer miyim hiççç! (gider)
Türkü söyleyerek Arap Mercan ve karısı Şetaret gelirler:Hobeleka hobeleka hobeleka, Dinkala kadin dinkala
Mercan: Hamam lara geldik, sen burdan kadınlara ben de arkadaki erkekler tarafına gidiyorum (giderler)
Ana kadın: (içerden) Abe hoş geldiniz Şetaret kalfa, buyurun hamam ımız bu sefer çok temiz çok sıcak
Şetaret: Öyle olmalı
(Şetaret kadınlar hamam ına girerken karagöz de onun arkasından gizlice girer)
Ana kadın: (içerden) Şöyle soyunun Şetaret kalfa, (Karagözü görür) Abe oradaki de kim? Vay utanmaz herif gene içeri girmiş, getirin ordan ıslak peştamalları, vurun şu herife atın dışarı (karagözü dövüp çıplak halde dışarı atarlar)
Karagöz: Vay canına gene dayak yedik, pırtıları nasıl almalı acep?
Hacıvat: (gelir) Ne o gene ne oldu?
Karagöz: İşte böyle olduk Hacıvat, kuzum Hacıvat ne olur benim şu pırtıları alıver içerden
Hacıvat: Bundan sonra ben karışmam var titre burda
Karagöz: Bir daha girmem Hacıvat
Hacıvat: Canın hamam isterse arkada erkekler hamam ı var oraya gir
Karagöz: Bilemedim Hacıvat, bir daha girmem, donuyorum dı.. dı.. dı.. dı...
Hacıvat: (içeriye seslenerek) Bana bakın hanımlar, bilmeyerek girmiş bir daha girmez verin şunun pırtılarını
Ana kadın: (içerden) Gelsin alsın utanmaz adam
Hacıvat: Hadi git al pırtılarını, bir daha girme karışmam bak (Karagöz içeri girer)
Ana kadın: (içerden) Abe kör müsün, görmez misin orada erkeler hamam ı var
Karagöz: O kapı arkada kalmış görmedim
Ana kadın: (içerden) Al pırtını defol
Karagöz: (giyinik olarak gelir) Soyunmak bir şey değil ama dayak fena (gider)
Şarkı söyleyerek lohusa hanımla çalgıcı kızlar gelirler
(Şarkı: Hüzzam Curcuna)Nice bir hasret ile rûz-u şeb efgan edeyim, Nice bir derdin ile cismimi püryân edeyim
Ana kadın: (gelenleri karşılar) Buyurun hanımım buyurun (hepsi girerler)
Karagöz: (gelir) Onlar girer de ben giremez miyim?
Ana kadın: (içerden) Hamam ımıza neşe getirdiniz hanımım, abe çalgıcı kızlarım siz de şöyle soyunun
Karagöz: (içerden) Bugün burda eğlence var ha? Allah vere de beni görmeseler
Ana kadın: (içerden) Abe hanımım kaç kişi geldiniz?
Zenne: (içerden)Bir ben iki de sazenedeler
Ana kadın: (içerden) Ya o arkandaki kim?
Zenne: (içerden)Her halde bir hayvan girmiştir
Karagöz: (içerden) Eyvah gene gördüler
Ana kadın: (içerden) Abe yine o edepsiz girmiş, bükün peştamalları kızlar
Karagöz: (içerden) Eyvah, bu peştamal dayağı berbat
Ana kadın: (içerden)Vurun edepsize atın dışarı (Karagözü çıplak olarak dışarı atarlar)
Karagöz: Vay anam babam, bu peştamal dayağı berbat
Hacıvat: (gelir) Ne o Karagöz gene anadan uryan olmuşsun?
Karagöz: Sonra da püryan olacağız galiba
Hacıvat: Gene yanlış kapı mı çaldın?
Karagöz: Yoo yolu şaşırdım, arka kapıyı bulamadım, işte bu kapıdan girdim, dayağı yedim çıplak attılar beni dışarı
Hacıvat: ne halin varsa gör
Karagöz: Kuzum Hacıvat şu benim pırtıları kurtari yoksa donacağım
Hacıvat: Ben sana demedim mi kadınlar tarafına girme diye?
Karagöz: Bir daha girmem Hacı cav cav
Hacıvat: Bana bakın hamam cı hanımlar, bir daha girmeyecek verin şunun pırtılarını
Ana kadın: (içerden) Gelsin alsın, bir daha gir de bak ne yapacağız sana (Karagöz girer giyinik olarak çıkar)
Karagöz: İçerde eğlence var, çalgılar çalıyor, çengiler oynuyor. Dur bakalım aklıma bir şey geldi, benim karıya giderim derim ki... (eve girer, içerden) Yahuu
Karagözün karısı: (içerden) Huuu
Karagöz: (içerden) Kalk, çoluğu çocuğu topla hamam a gideceğiz
Karagözün karısı: (içerden) Aaa eksik olma kocacığım, kirden her tarafım kaşınıyordu
Karagöz: Gevezeliği bırak da hadi yürü (Karagözün karısı önde onun arkasında Karagözün oğlu Yaşar, en arkada da Karagöz perdeye gelirler) Hadi çal bakalım hamam ın kapısını
Karagözün karısı: Hamam cı hanımlar huuuuuu
Ana kadın: (hamam ın kapısından kafasını uzatır) Aaa buyurun hanım kızım safa geldiniz buyurun oturun
Karagöz: (karısına fısıldayarak) Beni de unutma
Karagözün karısı: Bana ne sen de gel
Karagöz: hadi Yaşar girsene
Yaşar: Bana ne annem beni kaynar suyla yıkar ben girmem (kaçar)
Karagöz: Benim oğlan kaçtı, karı içeri girdi, ben burda kaldım ben de hamam ın kapısının önünde oturur içeriyi dinlerim (oturur, hamam ın içinden çalgı sesleri gelir)
Ana kadın: (içerden) Hadi bakalım kızlar, hamam ımızın açılmasının şerefine kemanlar çıksın, defler çalınsın, göbecikler atılsın, haydiiii bir recalim varrrrrrr (hep birden) Kime kimeeee kızlarımızın şerefinee ya heyyyyyy
Sazlar çalar, çengiler oynamaya başlar: Yaz bahar olunca leylim şen olur dağlar hey, Açılır lalesi aman güzel hisarın
Karagöz: (içerde sazlar çalınırken bir taraftan oynar bir taraftan kendi kendine söylenir) Ben bu hamam a girmeliyim ama nasıl? Ben en iyisi gidip evden merdiveni alayım, hamam ın damına çıkıp ordan içeriyi seyrederim. (gider merdiveni getirir, hamam dayar yukarı çıkarak içeriyi seyretmeye başlar) Ooo içerde çalgılar, göbekler gırla gidiyor (karagözün oğlu gelip merdiveni alır götürür) bu böyle olmaz ben de girerim bu hamama (merdivenden inmek için aşağı merdivene bakar ki merdiven yerinde yoktur) eyvah! merdiven gitmiş, ne yapayım ben de tepeden atlar girerim içeri (yukardan hamamın içine atlar, içerde bağırışlar)
Ana kadın: (içerden, bağırarak) Aamanınnn can kurtaran yok mu, kubbeden içeri bi ayı düştü
Karagöz: Ayı babandır
Tuzsuz Deli Bekir şarkı söyleyerek gelir: Nice sevmeyeyim dostlar bir acayip dili var, Yanağında gül açılmış etrafında hâli var
Tuzsuz: Eyyy gidi felek beeeeeeee, eyy gidi feleekkk (NOT: Hamamın içi kalabalıktır, erkekler tarafından kadınlar tarafına yol vardır, ana kadın erkekler tarafından kadınlar tarafına adam almıştır, karagözün hamam musallat olması bu işi ortaya çıkarmak içindir, Tuzsuz nâra atınca içerisi karmakarışık olur)
Tuzsuz: Nedir bu gürültü hamamın içinde be? Ne halt ediyorsunuz hamamın içinde çıkın dışarı be
Karagöz: Eyvah şimdi hapı yuttuk (içerden iki çelebi beberuhi çıplak olarak dışarı çıkarlar)
Tuzsuz: (1. çelebiye) Ne işin var kadınlar hamamında senin?
Çelebi: Ben ordan çıkmadım
Tuzsuz: Ya nerden çıktın?
Çelebi: ben erkekler tarafında yıkanırken çıkın dışarı diye bir ses duydum ondan çıktım
Tuzsuz: Defol (çelebi gider, Tuzsuz diğer çelebiye) Ya sen de mi böyle fırladın he? 2.
Çelebi: (titreyerek) Eeeevvet efendim
Tuzsuz: Defol (beberuhiye döner) Ya sen nerden fırladın?
Beberuhi: Ha ha ben atladım kaçtım sarhoş amcaa
Tuzsuz: Defol (beberuhi gider)
Karagöz: Eyvah sıra bana geldi
Tuzsuz: ben gidip şu hamamı yıkayım bu ne rezalettir
Karagöz: Aman etme , içerde benim pırtılar var
Tuzsuz: Vay Karagöz senin burda işin ne?
Karagöz: (titreyerek) Şeeyy şeyy şey oldu da
Tuzsuz: Söyle herif ne oldu?
Karagöz: Benim karıyla hamam a gittik de
Tuzsuz: Kadınlar tarafına mı?
Karagöz: Hayır, benim karı girdikten sonra ben çıktım
Tuzsuz: Ulan utanmaz herif şimdi sen de buradan çıktın, bana maval mı okuyorsun, bana adıyla sanıyla Tuzsuz Deli Bekir derler ben kül yutmam
Karagöz: Sen zaten kıvılcım yutmuşsun ateş püskürüyorsun
Tuzsuz: Çabuk söyle senin kadınlar hamam ında ne işin vardı?
Karagöz: Hamam ın içinde bir ses işittim, çalgılar, köçekler, göbekleri yaheyler, vur patlasın çal oynasın. İçerde ne oluyor diye merdivenle hamamın üstüne çıktım, bir de içeri baktım ki ne göreyim?
Tuzsuz: Ne gördün çabuk söyle
Karagöz: Göbek taşının üstünde çalgılar çalıyor, erkekli dişili bir oyun bir oyun
Tuzsuz: Eeee?
Karagöz: Bu kepazeliğe dayanamadım, hiddetim galeyana geldi, tepe camını kırdım, küt diye içeri düştüm. Sen nârayı basınca cascavlar fırladım
Tuzsuz: Şimdi göbek taşının üstünde rakılar duruyor mu?
Karagöz: Ne gezer, sen nârayı atınca içerde ne kadar karı varsa herşeyi toplayıp arka kapıdan zamkinos
Tuzsuz: Demek bu hamamın bir de arka kapısı var öyle mi, dur bakalım içeri gireyim kalmış rakı meze varmı (girer)
Karagöz: Ben de girip pırtılarımı alayım (girer, giyinik olarak çıkar) Tuzsuz arkadan savuşmuş, ben de şu kepazelik kaynağı hamamı ateşe vereyim, bakalım nasıl tutuşacak (hamamı ateşler yakar)
Hacıvat: (gelir) Aman Karagöz kim yaktı bu hamam ı?
Karagöz: O hamam değil rezalet yuvası ben de verdim ateşi temizledim
Hacıvat: Öyleyse Karagözüm geçmiş ola
Karagöz: Allah layığını versin (vurur)
Hacıvat: Hoş olsun külhani, yıktın perdeyi eyledin viran varayım sahibine haber vereyim heman
Karagöz: Hoş olsun kel Hacıvat, tez kurtuldun elimden, bir daha elime geçersen baka sana neler ederim. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola. İnşallah yarın akşam .................. oyununda sizleri yine beklerim. (seyirciyi selamlayarak çıkar, ışığın sönmesiyle oyun biter)

Not:Önemli olan oyunu yazılı olduğu şekliyle ezberleyip oynatmak değildir. Önemli olan karagöz oyunlarının en temel özelliği olan doğaçlama geleneğini kullanarak oyunun temel örgüsünü bozmadan uygun yerlerine güncel espriler ve motifler ekleyerek ilgi çeker bir hale getirmektir. Bu metinde örnek olarak kullanılmış olan müzikler de değiştirilip seyircinin ilgisini çekebilecek güncel müzikler kullanılabilir, ancak kullanılacak müziğin ilgili tiplemelerin genel karakteristiğine uygun olması gerekir.


Misafir 13 Ocak 2012 19:33

çok kısa ben biraz uzun istiyorum. benim için 4. sınıfa uygun olan uzunlukta değiştirin lütfen


Misafir 6 Şubat 2012 16:58

Karagöz Ve Hacivat

Hacivat: Merhaba Karagöz’üm.
Karagöz: Hoş geldin suda pişmiş bal kabağı.
Hacivat: Aman Karagöz’üm benimle güzel konuş. Gel seninle Bursa’yı gezip dolaşalım.
Karagöz: Kime dalaşalım.
Hacivat: Dalaşalım değil Karagöz’üm dolaşalım.
Karagöz: Nereyi dolaşalım?
Hacivat: Bursa’yı dolaşalım dedim ya Karagöz’üm sen beni dinlemiyorsun.
Karagöz: Hı peki anladım Hacivat’ım.
Hacivat: Gel şuradan dolmuşa binelim.
Karagöz: Ne dolmuş Hacivat’ım. Tepemin tasını attırma. Açtırma benim bayramlık ağzımı tepelerim ha!
Hacivat: Seninle arabaya binip Bursa’yı dolaşalım diyorum, anlamıyorsun.
Karagöz: Hı tamam anladım. Hadi arabaya binelim.
-Beraber arabaya binerek Bursa’yı gezerler. Son olarak Kapalıçarşı’ya giderler.
Karagöz: Hacivat’ım bu insanlar delirmiş, kendi kendilerine konuşuyorlar.
Hacivat: Sen de bir şey bilmiyorsun Karagöz’üm telefonla konuşuyorlar.
Karagöz: Telefon da nedir?
Hacivat: İletişimi sağlıyor Karagöz’üm.
Karagöz: İyi, çok güzel Hacivat’ım. Teknoloji çok gelişmiş.
Karagöz: Neyse benim gitmem lazım.
Hacivat: Tamam sonra görüşürüz hoşçakal.
Karagöz: Oh çok şükür senden kurtuluyorum.
Hacivat: Haydi git gideceğin yere uğurlar olsun.


hadi herkese kolay gelsin:):):)


woltka1001 6 Şubat 2012 17:04

KARAGÖZ İLE HACİVAT

Karagöz’e Mısır’daki amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır’a giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama Marmara Denizi’nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar. Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa’daki evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.

Karagöz: “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım. “

Hacivat: “ Öyle iş olmaz Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek. “

Karagöz: “ Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı. “

Hacivat: “ Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan.”

Karagöz: “ Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu. “

Hacivat: “ Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin. “

Karagöz: “ Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik. “


Misafir 8 Şubat 2012 16:00

kısa güzel havivat karagöz istiyorrum


Misafir 20 Şubat 2012 16:04

saol un ama bana tarihi bölümü oynatma araçları oyun tipleri adları vb...... büssürü bilgi lazım


Misafir 22 Şubat 2012 19:32

yaaa bana 3 2 kişilik oyun bulabilir misiniz


Misafir 24 Şubat 2012 18:49

hacivat:merhaba karagözüm
karagöz:meraba hacivat meraba
hacivat:ne oldu karagözüm
karagöz:bişey yok hacivat senin canını sıkarım şimdi
hacivat:ne oldu karagözüm anlat şunu
karagöz:peki sen istedin üzülmeyeceksin ama
hacivat:tamam karagözüm anlat şunu
karagöz:bugün evden çıktım çarşıya gittim cebimde 15 tl vardı çarşıdan geldiğimdecebimde hiç para yoktu
hacivat:çarşıdan ne aldın?
karagöz:domates, biber, patlıcan, şeker,un
hacivat:tabii kalmaz çünkü paranın hepsini harcamışsın :) :) :)


woltka1001 24 Şubat 2012 18:57

hacivat : Ooofff, hayy hak!.. Perde - i zevk - ü safâdır amma, perde - i ziyân değil. Perde - i bî cefâdır hem de, vallahi yalan değil. Bir seyr - i ibret oluptur ibret ile bakana. Perdemiz bir hazz - ı dâimdir, kalplere talan değil. Bizleri okumak için sabırla bekleyen ameli hak, alnı ak, yüreği pak, siz okurlarımıza duâcıyız efendim. Ben bendeniz, ben duâcınız, ben aklı akl - ı selîm, ben fikri fikr - i sâlim, eli yüzü temiz, sözleri tatlı...

karagöz
: Hoş geldin solucan suratlı!

hacivat
: Efendim o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese...

karagöz
: şu hacivat’ı da kartal alıp kaçırıverse...

hacivat
: Vay karagözüm, ikindi - i şerifleriniz hayırlı olsun.

karagöz
: Seni de kapalıçarşıda yankesici soysun.

hacivat
: Aman karagözüm, hırsız deme. Zâten bir tanıdığın evine hırsız girmiş, evde bir çıt sesi duysam hırsız diye ödüm kopuyor.

karagöz
: Aman efendim, evine hırkasız girmekte korkacak ne var. Eğer ev soğuksa biraz üşütürsün o kadar.

hacivat
: Ne hırkasızı karagözüm hırsız girmiş, hırsız.

karagöz
: Kim o arsız, vay arsız vay!

hacivat
: öyle değil karagözüm, yâni korkuyorum, gece uyurken eve birisi girip, bütün eşyâları alacak diye.

karagöz
: Birisi eşkıyaları salacak diye korkmayın efendim, bu ülkede polis var, devlet var.

hacivat
: Polis var da karagözüm, hırsızı ancak çaldıktan sonra yakalarlar, çalmadan önce nasıl bilecekler. Alnında hırsız yazmıyor ya...

karagöz
: Altında hayırsız yazar mı hiç efendim? öyle olsa kim alır o malı?

hacivat
: Aman karagözüm boşver. Sen söylesene bana, hiç küçükken bir şey çaldın mı?

karagöz
: çaldım tabii...
hacivat : Ne çaldın?

karagöz
: Kapının zilini çaldım, düdük çaldım sonra halamın düğününde zurna çaldım

hacivat
: öyle değil karagözüm, yâni bir kimsenin bir şeyini izinsiz aldın mı diyorum.

karagöz
: Zilsiz kalır mıyım hiç efendim. Ben zurna çalarken, yeğenim de zil çalıyordu.

hacivat
: A karagözüm, sana nasıl anlatayım? şimdi bakkala girersin, kutuda güzelim şekerler duruyordur ve senin de hiç paran yoktur, ne yaparsın o zaman?

karagöz
: Ne mi yaparım? Yazdırır deftere alırım beş on tâne. Sonra da şapırdata şapırdata yerim.

hacivat
: Peki bakkal veresiye vermiyorsa ne olacak?

karagöz
: O zaman da kredi kartıyla alırım.

hacivat
: Diyelim ki kredi kartını evde unuttun...

karagöz
: Sen ne güne duruyorsun, gelir senden borç isterim.

hacivat
: Diyelim ki, benim de param bitmiş, ay sonu...

karagöz
: Aman hacivat, sen bakkaldan yana mısın, benden yana mı yâhu?

hacivat
: Sen cevap versene karagözüm, ne yaparsın?

karagöz
: Istediğini söylemeyeceğim işte efendim, söylemeyeceğim!

hacivat
: Ne söylemeyeceksin?

karagöz
: çalarım demeyeceğim, var mı? çalmam, çünkü hayâtımda hiçbir zaman kimsenin bir şeyini çalmadım. çünkü daha küçücük çocukken bana öğretildi ki başkasının bir şeyini izinsiz almak hem ayıp, hem günâhtır.

hacivat
: Işte şimdi güzel söyledin efendim. Ben de sana bunu söyletmeye çalışıyorum. Bu işin başı eğitimdir. Insanları eğitirsek, polisin işi de azalır.

karagöz
: Onlar da, işsizlikten seni tutup hapse atarlar...

hacivat
: Hoş olsun külhânî, yıktın perdeyi eyledin vîrân, varıp sâhibine haber vereyim hemân.

karagöz
: Her ne kadar kusur ihsan ettikse af ola


Misafir 25 Şubat 2012 13:24

ya 5 kişilik bir oyun yazarmısınız ama kısa olsun


Misafir 25 Şubat 2012 16:12

Hacıvat:Ah efendim ne olurdu şu dört köşe perdede bana da bir arkadaş olsa, eli temiz, yüzü temiz, sözleri tatlıııı
Karagöz:(Evin penceresinden bakarak): Hoş geldin keçi suratlı
Hacıvat:Geliverse şu meydana, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem, bizi seyreden dostlar gülseler eğlenseler, iş ne imiş diyelim işimizi mevlam rast getiree (Hacıvat musiki gazeli okur)Gelse o çeşm-i siyahım Handeler peyda olur
Karagöz:(Pencereden bakarak) Hacıvat hayırdır yahu ezan mı okuyorsun
Hacıvat:Ah bana bir eğlence medetttttttttttttttt
Karagöz:Allah versin allah versin hadi başka kapıya
Hacıvat:Yar bana bir eğlenceeeeee
Karagöz:Hacıvat aşağıya gelirsem gösteririm sana eğlenceyi
Hacıvat:Yar bana bir eğlenceeeee (Karagöz evden atlar, Hacıvat ile kavga ederler, Hacıvat kaçar Karagöz yerde yatar)
Karagöz:Ahhhh amannnn, Hacıvatı kaçırdım ama galiba ben de altıma kaçırdım, sen bir daha gel bak ben sana neler yapıcam Hacıvat (Hacıvat gelir)
Hacıvat:Aman Karagözüm akşamı şeriflerin hayır olsun
Karagöz:Senin de ******** sansarlar boğsun (vurur)
Hacıvat:Aman Karagözüm ben sana iltifat ediyorum sen ise bana vuruyorsun yazıklar olsun sana yazık
Karagöz:Hoş geldin kazık oğlu kazık (vurur)
Hacıvat:Aman karagözüm ağzından çıkanı hiç kulağın duymuyor
Karagöz:A musibet adam, her akşam gelirsin kapımın önünde hay bana pancar hay bana pancar diyerek bağırırsın, hiç halimi sormazsın, başımdan geçenleri bilmezsin
Hacıvat:Hayrola Karagözüm ne oldu
Karagöz:Sorma Hacıvat sorma, bizim karıyla kavga ettik
Hacıvat:Yaa, sebep ne peki
Karagöz:İşte efendim komşu karının kocası ona elbiseler alırmış da çiçekler gibi gezdirirmiş de ben ona senede bir kat elbiseyi bile çok görürmüşüm de,derken iş büyüdü karı beni kapı dışarı attı
Hacıvat:Aman Karagözüm hemen kaç
Karagöz:Ben de öyle yaptım zaten Hacı cav cav
Hacıvat:Eee, sonra
Karagöz:Evden çıkınca kahveye uğradım, bir kahve içtim, birden üzerime bir ağırlık çöktü, hamama gideyim de bir yıkanayım dedim
Hacıvat:Evet karagözüm güzel düşünmüşsün, insan hamama gidince rahatlar
Karagöz:Hamama gittim, soyunup içeri girdim bir kurnanın başına oturdum, bir de baktım iki tellağın kolları arasında ipekli peştemallara sarılı birini getirdiler, göbek taşının üstüne bir havlu serdiler, o getirdikleri adamı yatırıp gittiler
Hacıvat:Evet Karagözüm her halde terlesin diye yatırmışlardır
Karagöz:Öyleymiş, adam biraz yattı, sonra ne oldu bilmem adam göbek taşından yuvarlanıp yere düştü
Hacıvat:Her halde adamcağız sıcaktan fenalık geçirmiştir
Karagöz:Hemen yanına gidip adama baktım, bir de ne göreyim Hacıvat adam tıpkı bana benzemiyor mu
Hacıvat:Olabilir Karagözüm insanlar çift yaratılmıştır derler
Karagöz:Birden aklıma bir şeytanlık geldi, usulca adamın belinden ipekli peştemalları çıkartıp kendi belime bağladım, benim peştemalları da onun beline bağladım, adamı ayağından çekip bir kurnanın başına bıraktım, geldim göbek taşının üstündeki havluya yattım
Hacıvat: Aman Karagöz hamamcılar seni tanırlar
Karagöz:Yahu tıpkı o adama benziyorum dedim ya
Hacıvat:Sonra?
Karagöz:Derken tellağın biri geldi, kese istemisiniz efendim dedi, ben de hiç istifimi bozmadım başımı salladım, tellak aldı beni bir kurnanın başına götürdü, beni bir yıkadı bir yıkadı ki Hacıvat, ben ben olalı böyle temizlenmemiştim hiç, sonra beni tertemiz ipekli havlulara sarıp o adamın soyunduğu odaya götürdü, bir güzel de kuruladı, efendim sıhhatler olsun çay kahve nargile ister misiniz diye sordu, bir nargile bir de kahve söyleyip afiyetle içtim
Hacıvat:Peki Karagözüm seni hiç kimse tanımadı mı
Karagöz:Tanımadılar, getirin benim çamaşırlarımı dedim, bir bohça getirdiler bohçayı açtım, içinden ipekli çamaşırlar çıktı güzelce giyindim, ceplerini karıştırdım bir de ne göreyim Hacıvat
Hacıvat:Aman Karagöz çabuk söyle ne gördün
Karagöz:Cepler para dolu Hacıvat, paraaaaa, beni keseleyene, kurulayana, bohçayı getirene, ayakkabıları getirene, hepsine bol bol bahşiş bıraktım, hepsi yerden temennalar eşliğinde “efendim Allah ömürler versin” diyerek beni uğurladılar, bir de baktım ki hamamın kapısının önünde son model bir fayton bekliyor, arabacı kapıyı açıp buyrun efendim dedi beni arabaya bindirdi.
Hacıvat:Aman Karagöz o araba da nerden çıktı
Karagöz:O beyin arabasıymış
Hacıvat:Arabacı da seni tanımadı mı
Karagöz:Dedim ya tıpkı o adama benziyorum diye
Hacıvat:Eee sonra
Karagöz:Derken Hacıvat araba güzelll bir konağın önünde durdu
Hacıvat:Kimin konağıymış Karagöz
Karagöz:O beyin konağıymış, kapılar açıldı iki uşak geldi kollarıma girdi “efendim sıhhat afiyet olsun” diyerekten beni içeri aldılar
Hacıvat:Uşaklar da seni tanımadı mı
Karagöz:Tanımadılar Hacıvat, neyse merdiven başında iki güzel kız beni uşakların elinden aldılar yukarı çıkardılar “efendim sıhhat ve afiyetler olsun inşallah” diyerek beni yukarı çıkardılar. Merdivenin başında ipekten gecelikler giymiş dünyalar güzeli bir hanım “kızlar efendimi incitmeyin yavaş çıkarın” diye kızlara çıkıştı beni kızların kolundan alarak bir odaya soktu, oda yatak odasıymış
Hacıvat:Hanım da seni tanımadı öyle mi
Karagöz:Yahu Hacıvat dedim ya sana tıpkı o adama benziyorum diye
Hacıvat:Sesinden de tanımadılar mı
Karagöz:Ben hamam yorgunuyum diye hiç sesimi çıkarmıyorum
Hacıvat:Yaaa! Sonra?
Karagöz:Hanım bana gecelikler giydirdi, “istirahat ediniz, çok yorulmuşsunuzdur” diyerek kuştüyünden yapılmış yatağa yatırdı, bir yelpaze aldı geldi başucuma oturdu yavaş yavaş yellemeye başladı, ben gözüm yarı açık yarı kapalı uyur gibi yapıyorum
Hacıvat:(ağzını şapırdatarak) Aman Karagözüm sonra?
Karagöz:Sulanma, ağzını sil tepelerim haaa
Hacıvat:Anlat Karagözüm anlat sonra ne oldu?
Karagöz:Anlatmayacağım işte
Hacıvat:(yalvarırcasına) Kuzum Karagözüm ne olur anlat sonra ne oldu?
Karagöz:Bey hamamdan geldikten sonra biraz istirahat edip kahvaltı edermiş, sofrayı hazırlamışlar hanım gelmiş beni uyandırıyor “efendim kalkar mısınız sofra hazırlandı” diyor, ben yine gözlerim yarı açık yarı kapalı uyuyorum, hanım baktı ki ben uyanmıyorum, herhalde efendinin içine baygınlık gelmiştir diyerek bir şişe lavanta getirdi yavaş yavaş yüzüme serpmeye başladı, ben yine uyanmayınca bolca dökmeye başladı, lavanta ılık ılık yüzümden aşağı doğru akmaya başladı
Hacıvat:Aman pek de kibar bir hanımmış, sen hamamdan çıktın ya soğuk lavanta seni hasta eder diye ısıtmıştır besbelli
Karagöz:Yok yahu Hacı cav cav, meğerse bir köpek gelmiş suratıma işemiyor mu
Hacıvat:Aman Karagöz köpek de nerden çıktı şimdi
Karagöz:Ben kahveye gidip kahve içince uyuyup kalmışım, rüya görmüşüm, o sırada kahvecinin köpeği gelmiş suratıma işiyor ben de rüyamda gördüğüm hanım bana lavanta döküyor sanmışım
Hacıvat:Aman Karagöz deminden beri anlattığın rüya mıydı?
Karagöz:Seni gidi muşmula suratlı adam seni, böyle şeyler gerçek olur mu hiç (vurur, Hacıvat gider) sen gidersin beni buraya mıhlamazlar pamuk ipliğiyle hiç bağlamazlar ben de çeker giderim, tavan arasında farelerle tavla atarım(gider)


Misafir 4 Mart 2012 15:41

karagöz ve hacivat hayatı ile örnekler verebilirmisiniz ? 05.03.2012 :D


Misafir 6 Mart 2012 22:10

karagöz bir gün yolda yürürken hacivat karagöze seslenmişşş _ oooo karagözüm buralarda ne işin varrr
_ niye hoşnut olmadınmı karagözüm
_ yokk yok öyle söylemedim sen de herşeyi yanlış anla hacı cavcavvvv
_ tamam tamam neyse ben gidiyorum ister gel ister gelme
_ nereye akşam vaktinde
_ yav sen geliyosan gel gelmiyosan .git işineeee
_ yok ben gelmiyom
iyi san aby
ben gidemde davul çalam
neee davulmuı
evt bak şimdi
hey hey mahhalllelei kalk ramazana oruçunu tut davulvcuyada sözünü tut
ın başlığı ne



Saat: 13:02
Sayfa 1 / 2

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık