MsXLabs
Sayfa 1 / 2

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Soru-Cevap (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/)
-   -   Dedektif hikayesi örnekleri verir misiniz? (https://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/287349-dedektif-hikayesi-ornekleri-verir-misiniz.html)

Misafir 6 Aralık 2009 09:11

özet bir dedektif hikayesi lazım ingilizce ve türkçe cevirisdide olsun 1 saat içinde yazarmsınnız


Misafir 28 Aralık 2009 17:18

özet bir dedektif hikayesi lazım ingilizce ve türkçe cevirisdide olsun 1 saat içinde yazarmsınnız


Misafir 31 Aralık 2009 15:31

ta acil dedktif hikayesi lazım:(


Misafir 3 Ocak 2010 22:49

bnada acil dedektif hikayesi lazım yawwwwwwwww :(


Misafir 14 Ocak 2010 00:37

dedektiff hikayesii lazımm acilllllllll ltfenn bulanlar gndersn ....


Misafir 14 Ocak 2010 19:42

bnm de dedektif hikayesine ihtiyacım var hemde yarına :( ltttffnn yardım edin


Misafir 12 Şubat 2010 15:31

lütfen dedektif hikayesi yollayın çok lazım


Misafir 14 Şubat 2010 17:35

lütfen ingilizce dedektif hikayesi yollayın çok kısa olsun


Misafir 17 Şubat 2010 20:22

çabucak bi dedektif hikaysi lazım bulan gndersin


Misafir 24 Nisan 2010 10:37

yaa banada çooooooooook kısa bi tane dedektif hikayesi lasım yaaa


Misafir 9 Aralık 2010 19:08

ya hiçmi bilmionuz dedektif hikayesi türkçede olur ben kendim çeviririmmmmmm :(:(:(


Misafir 18 Aralık 2010 17:29

dedektif hikayesi lazımm:(


Misafir 20 Aralık 2010 15:33

aaynen banada dedeiktif hikayesi lazım yardım cı olurmsunzz Kısa bişi olursa sebinirim beyler :D


Misafir 20 Aralık 2010 20:30

arkadaşlar çok lazım lütfen özet dedektif hikayesi yazın !!!!


Misafir 23 Aralık 2010 17:26

bana hemn dedektifle ilgili bi hikaye lütfen hemen ama acil bulursanz gönderirmsnz


Misafir 23 Aralık 2010 20:49

dedektiflik hikayesi ingilizce
 
hikaye lazımmmmmmmmmmmm çok acil


Misafir 24 Aralık 2010 15:14

hikaye yokki aga burdaya


Misafir 25 Aralık 2010 12:37

ya çoka radım ama bulamadım bir dedektif hikayesi nerden bulabişlıirim


Misafir 25 Aralık 2010 19:31

yaa dedektif hikayesi hem türkçe hem ingilizce lütfen


Misafir 26 Aralık 2010 13:47

ingilizlerdn olusan bir grubn içindn fransızı nasl ayırt edebılırsnz ?

aynı evde kalan 3 kız arkadas ikisi doğma buyeme ingLz ama brtanesi anne baba inglz ama doğma buyume fransz.ikisi fransada okuduqu için bride zaten orda doğduğu için fransayı cook iyi bLiorLar.
hangisinin fransız olduqunu anlamak için 3 de ayrı ayrı sorgulandıqnda fransa ile ilgili aynı seylerı anlatıyorlar.
bu işi cözmesi için inglizler bir fransz dedktf getırırler. dedktf onları karakolda deilde br kafede srglmk ıstr .
ve inglzlerde bnu kbl edr . fransız dedktf karakolun karsısndakı kafeye gdr oturur ve polıslerdn kızlarn tek tek gndrmesnı ıster . ilk kız polıs eslıgnde caddeyı gecerk kafeye girer. 2 kızda aynı sklde kafaye gdr oda ilk gelen kızn yanına oturr . 3 kızda aynı sklde gecer ve 2. kızn yanına oturr. ve fransz dedktf buldm der .
Sizce nasıL buLmustr ?? :( :)


Misafir 26 Aralık 2010 19:40

Lost Dog
 
This is the first business day of the week, those who have jobs, businesses are going. Orhan's a job that has for a long time of course but do not leave a good job does not want to go. Last week, the best job, had lost a dog to search. I thought this job was not as easy for him. To call a man a dog was more difficult to call. Is searching for a man would have, population records, from friends or their most recent work from the work begins, the trace were found. However, if you have lost a dog, was very difficult to find unless you are a rare species. Experience had shown it. Sometimes, it is calling the dog remembers how, could not get laughed at himself. There was a dog in his hand size image. This picture was actually a boy, a dog standing on two legs of the language exposure had given out. Golden yellow color, bright and with wavy hair, low-eared, white on the left to itch a Golden Retriever dog was that genus. Although a rare type of stray dogs looked so ordinary.Although a rare type of stray dogs looked so ordinary. Orhan was between him street by street, a picture showing people that the "name Bead, very valuable is a dog, you will be rewarded by the owner if you say no," he said. Some of my "lost dog will search among the people had better not do?" He even had out badly. Then, two days after a customer was looking for him, the job ended, the dog came home unhurt, he had reported to thank for the. He forced the money, said he was glad. In such cases, so that's the case ending in spontaneous, if the call passes through several days are over, the actual wage received was 10%. This was something like consolation for him


Misafir 28 Aralık 2010 17:14

ya bana dedektifle ilgili kısa ingilizce hikaye lazım lütfennn


Misafir 28 Aralık 2010 20:12

çabuk dedektif hikatesi lazım


Misafir 30 Aralık 2010 16:46

Aynen bi dedektif hikayesi bana da lazım Acil Bulur musunuz!!


Misafir 30 Aralık 2010 21:37

Haftanın bu ilk iş gününde, işi olanlar, işyerlerine gidiyorlar. Orhan’ın da bir işi var tabiî ki fakat uzun bir süredir iyi bir iş çıkmadığı için gitmek istemiyor. Geçen hafta gelen en iyi iş, kaybolan bir köpeği aramak olmuştu. Bu iş sanıldığı kadar kolay değildi onun için. Bir köpeği aramak bir insanı aramaktan daha zordu. Aradığı bir insan olsaydı, nüfus kayıtlarından, adresinden, arkadaşlarından veya en son çalıştığı işlerden başlar, bir şekilde izine rastlardı. Ancak, eğer kaybolan bir köpekse, ender bir tür olmadıkça bulunması çok zordu. Tecrübeleri göstermişti bunu.
Bazen, o köpeği nasıl aradığını hatırlıyor, gülmekten kendini alamıyordu. Elinde köpeğin bir boy resmi vardı. Bu gerçekten bir boy resmiydi, köpek iki ayağının üzerinde durmuş, dili dışarıda poz vermişti. Altın sarısı renginde, parlak ve dalgalı tüyleri olan, düşük kulaklı, sol kaşının üzerinde beyazlık bulunan Golden Retriever cinsi bir köpekti bu. Ender rastlanan bir tür olmasına rağmen sokak köpekleri kadar sıradan görünüyordu. Orhan onu sokak sokak aramış, resmini gösterdiği insanlara da "adı Boncuk, çok değerli bir köpektir, yerini söylerseniz sahibi tarafından ödüllendirileceksiniz" demişti. Bazıları sitemle, "köpek arayacağına kaybolan insanları arasan daha iyi olmaz mı?"diye fena halde çıkışmışlardı hatta. Ardından iki gün geçtikten sonra müşterisi onu aramış, işin sona erdiğini, köpeğinin sağ salim eve geldiğini, yardımları için çok teşekkür ettiğini bildirmişti. O da karşılık olarak mecburen, çok sevindiğini söylemişti. Bu gibi durumlarda, yani işin kendiliğinden son bulması hallerinde, aramanın üzerinden kaç gün geçerse geçsin, asıl ücretin %10'unu alıyordu. Bu da onun için teselli gibi bir şeydi.








This is the first business day of the week, those who have jobs, businesses are going. Orhan's a job that has for a long time of course but do not leave a good job does not want to go. Last week, the best job, had lost a dog to search. I thought this job was not as easy for him. To call a man a dog was more difficult to call. Is searching for a man would have, population records, from friends or their most recent work from the work begins, the trace were found. However, if you have lost a dog, was very difficult to find unless you are a rare species. Experience had shown it. Sometimes, it is calling the dog remembers how, could not get laughed at himself. There was a dog in his hand size image. This picture was actually a boy, a dog standing on two legs of the language exposure had given out. Golden yellow color, bright and with wavy hair, low-eared, white on the left to itch a Golden Retriever dog was that genus. Although a rare type of stray dogs looked so ordinary.Although a rare type of stray dogs looked so ordinary. Orhan was between him street by street, a picture showing people that the "name Bead, very valuable is a dog, you will be rewarded by the owner if you say no," he said. Some of my "lost dog will search among the people had better not do?" He even had out badly. Then, two days after a customer was looking for him, the job ended, the dog came home unhurt, he had reported to thank for the. He forced the money, said he was glad. In such cases, so that's the case ending in spontaneous, if the call passes through several days are over, the actual wage received was 10%. This was something like consolation for him


Misafir 10 Ocak 2011 21:14

acilll dedektif hikayesi lütfenn :(
çok lazım


sdfgj 13 Ocak 2011 18:53

sde
 
yha lütden yaazın


Misafir 16 Ocak 2011 09:47

kısa dedektif hikayesi gönderir misiniz
 
ingilizce performans ödevi için lazım gönderirseniz mutlu olurum


Misafir 16 Ocak 2011 16:13

yarına aciL dedektif hikayesi Lazımm buLanLar yoLLasın noLurr


Misafir 18 Ocak 2011 21:58

beyler baska sitelerden de arayin


esrarengiz kız 19 Ocak 2011 12:52

dedektif hikayeleri
 
ya lütfen bana dedektif hikayesi yapabilirmisinz çok acil şimdiden tşk


ener 19 Ocak 2011 12:55

Alıntı:

esrarengiz kız adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1952253)
ya lütfen bana dedektif hikayesi yapabilirmisinz çok acil şimdiden tşk

Acemi Dedektif

İki gün önce söz vermişti arkadaşına, gazetelerini çalan kişiyi bulacaktı. Kendine güveniyordu. Bugün araştırmalarına başlayacaktı. Topu topu yirmi daire vardı şu apartmanda. İkisi kendi ve arkadaşı olduğuna göre şüpheli on sekiz daire vardı. Bir kaç güne kalmaz bulurdu suçluyu. Basitti bu iş.

Küçüklükten bu yana dedektifliğe ilgisi vardı. Belki de okuduğu çizgi romanların etkisinde kalmıştı. Bu tür filmleri hiç kaçırmaz, gazetede gördüğü olayların asıl nedenlerini bile günlerce zihninde çözümlemeye çalışırdı. Polis olmak istemiş fakat boyu yeterli olamamıştı, yoksa arşiv memuru olur muydu hiç?

Arkadaşı posta kutusuna bırakılan gazetelerinin yaklaşık iki haftadır eline geçmediğini söylediğinde bu görev için gönüllü araştırma yapacağını belirtmişti. Arkadaşı sevinmişti, böyle işleri kendisi asla takip edemezdi zaten. Hemen kabul etmişti.

Birkaç gün iş yerinden izin almıştı. Hırsızı bulunca işine hemen dönecekti. Bir kalem ve not defteri alarak koltuğuna oturdu. Önce verileri yazmalı, sonra işe başlamalıydı. Kaleminin arkasını ağzına alıp bir süre düşündü. Sonra yazmaya başladı:

“Apartmanda yirmi daire var, on sekizi şüpheli. Posta kutuları apartmanın girişinde. Her sabah bırakılan gazete, sahibinin eline ulaşmıyor, bu durumda posta kutusunun üzerine gazeteciye bir not bırakarak işe başlanacak.”

Hemen boş bir kâğıt alıp notu yazmaya başladı. Nota gazetenin eline ulaşmadığı ve gazeteyi bırakınca, sekiz numaralı dairenin ziline basılmasını istediğini yazmıştı.

Hemen gitti, notu arkadaşının posta kutusunun üzerine yapıştırdı. Cezmi’nin yüzü gülüyordu. Sanki epeyce yol kat etmiş gibi mutluydu. Dağıtıcı çocuk bir iki saate kadar gelecek, notu okuyacak, gazeteyi bırakınca da Cezmi’nin ziline basacaktı. Böylece Cezmi hemen iki kat aşağıya inip apartman girişinde gezinerek gazeteyi kimin aldığını tespit edebilecekti. Evine çıkıp kapısını açtı. Mutfağa gidip çay koydu ocağa. Akşamdan kalan bulaşık bardaklarını lavabonun içine toparladı, kahvaltı için sahanda yumurta yapacaktı kendisine. Tavaya biraz yağ döküp ocağı yaktı.

Kahvaltısını hazırlarken ve yaparken hep aynı soruyu soruyordu kendisine; “Gazeteleri kim alıyor?” Bu sorunun cevabını en kısa zamanda vereceğine inanıyordu Cezmi. Saatine baktı, bir saat geçmişti ama henüz zil çalmamıştı. Demek ki gazete dağıtıcısı gelmemişti daha. Bulaşıklarını yıkarken kapının vurulduğunu duydu, köpüklü ellerini iyice kirlenmiş mutfak havlusuna silerek hızlı adımlarla kapıyı açtı. Gelen alt komşu Fevzi Bey’di. gelen. Şaşkın bir yüz ifadesi ile komşusuna baktı.

“Cezmiciğim,” dedi komşusu, aşağıya bir not yazılmış, onu gördüm de…”

Cezmi gözlerini dikkatle açarak “Evet,” dedi.

“Gazeteci senin zile basıp gitse bile sen duyamazsın, ziller bir haftadır bozuk…”


kaynak


Misafir 28 Ocak 2011 17:55

Haftanın bu ilk iş gününde, işi olanlar, işyerlerine gidiyorlar. Orhan’ın da bir işi var tabiî ki fakat uzun bir süredir iyi bir iş çıkmadığı için gitmek istemiyor. Geçen hafta gelen en iyi iş, kaybolan bir köpeği aramak olmuştu. Bu iş sanıldığı kadar kolay değildi onun için. Bir köpeği aramak bir insanı aramaktan daha zordu. Aradığı bir insan olsaydı, nüfus kayıtlarından, adresinden, arkadaşlarından veya en son çalıştığı işlerden başlar, bir şekilde izine rastlardı. Ancak, eğer kaybolan bir köpekse, ender bir tür olmadıkça bulunması çok zordu. Tecrübeleri göstermişti bunu.
Bazen, o köpeği nasıl aradığını hatırlıyor, gülmekten kendini alamıyordu. Elinde köpeğin bir boy resmi vardı. Bu gerçekten bir boy resmiydi, köpek iki ayağının üzerinde durmuş, dili dışarıda poz vermişti. Altın sarısı renginde, parlak ve dalgalı tüyleri olan, düşük kulaklı, sol kaşının üzerinde beyazlık bulunan Golden Retriever cinsi bir köpekti bu. Ender rastlanan bir tür olmasına rağmen sokak köpekleri kadar sıradan görünüyordu. Orhan onu sokak sokak aramış, resmini gösterdiği insanlara da "adı Boncuk, çok değerli bir köpektir, yerini söylerseniz sahibi tarafından ödüllendirileceksiniz" demişti. Bazıları sitemle, "köpek arayacağına kaybolan insanları arasan daha iyi olmaz mı?"diye fena halde çıkışmışlardı hatta. Ardından iki gün geçtikten sonra müşterisi onu aramış, işin sona erdiğini, köpeğinin sağ salim eve geldiğini, yardımları için çok teşekkür ettiğini bildirmişti. O da karşılık olarak mecburen, çok sevindiğini söylemişti. Bu gibi durumlarda, yani işin kendiliğinden son bulması hallerinde, aramanın üzerinden kaç gün geçerse geçsin, asıl ücretin %10'unu alıyordu. Bu da onun için teselli gibi bir şeydi.

BUYRUN BU DA DEDEKTİF HİKAYENİZ...


Misafir 14 Şubat 2011 14:27

ya lütfen 1 tane yazar mısnız?acele yarına götrmm lazım :( çoooook acil!!!!!


ener 14 Şubat 2011 14:34

Alıntı:

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1973776)
ya lütfen 1 tane yazar mısnız?acele yarına götrmm lazım :( çoooook acil!!!!!

Alıntı:

ener adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1952256)
Acemi Dedektif

İki gün önce söz vermişti arkadaşına, gazetelerini çalan kişiyi bulacaktı. Kendine güveniyordu. Bugün araştırmalarına başlayacaktı. Topu topu yirmi daire vardı şu apartmanda. İkisi kendi ve arkadaşı olduğuna göre şüpheli on sekiz daire vardı. Bir kaç güne kalmaz bulurdu suçluyu. Basitti bu iş.

Küçüklükten bu yana dedektifliğe ilgisi vardı. Belki de okuduğu çizgi romanların etkisinde kalmıştı. Bu tür filmleri hiç kaçırmaz, gazetede gördüğü olayların asıl nedenlerini bile günlerce zihninde çözümlemeye çalışırdı. Polis olmak istemiş fakat boyu yeterli olamamıştı, yoksa arşiv memuru olur muydu hiç?

Arkadaşı posta kutusuna bırakılan gazetelerinin yaklaşık iki haftadır eline geçmediğini söylediğinde bu görev için gönüllü araştırma yapacağını belirtmişti. Arkadaşı sevinmişti, böyle işleri kendisi asla takip edemezdi zaten. Hemen kabul etmişti.

Birkaç gün iş yerinden izin almıştı. Hırsızı bulunca işine hemen dönecekti. Bir kalem ve not defteri alarak koltuğuna oturdu. Önce verileri yazmalı, sonra işe başlamalıydı. Kaleminin arkasını ağzına alıp bir süre düşündü. Sonra yazmaya başladı:

“Apartmanda yirmi daire var, on sekizi şüpheli. Posta kutuları apartmanın girişinde. Her sabah bırakılan gazete, sahibinin eline ulaşmıyor, bu durumda posta kutusunun üzerine gazeteciye bir not bırakarak işe başlanacak.”

Hemen boş bir kâğıt alıp notu yazmaya başladı. Nota gazetenin eline ulaşmadığı ve gazeteyi bırakınca, sekiz numaralı dairenin ziline basılmasını istediğini yazmıştı.

Hemen gitti, notu arkadaşının posta kutusunun üzerine yapıştırdı. Cezmi’nin yüzü gülüyordu. Sanki epeyce yol kat etmiş gibi mutluydu. Dağıtıcı çocuk bir iki saate kadar gelecek, notu okuyacak, gazeteyi bırakınca da Cezmi’nin ziline basacaktı. Böylece Cezmi hemen iki kat aşağıya inip apartman girişinde gezinerek gazeteyi kimin aldığını tespit edebilecekti. Evine çıkıp kapısını açtı. Mutfağa gidip çay koydu ocağa. Akşamdan kalan bulaşık bardaklarını lavabonun içine toparladı, kahvaltı için sahanda yumurta yapacaktı kendisine. Tavaya biraz yağ döküp ocağı yaktı.

Kahvaltısını hazırlarken ve yaparken hep aynı soruyu soruyordu kendisine; “Gazeteleri kim alıyor?” Bu sorunun cevabını en kısa zamanda vereceğine inanıyordu Cezmi. Saatine baktı, bir saat geçmişti ama henüz zil çalmamıştı. Demek ki gazete dağıtıcısı gelmemişti daha. Bulaşıklarını yıkarken kapının vurulduğunu duydu, köpüklü ellerini iyice kirlenmiş mutfak havlusuna silerek hızlı adımlarla kapıyı açtı. Gelen alt komşu Fevzi Bey’di. gelen. Şaşkın bir yüz ifadesi ile komşusuna baktı.

“Cezmiciğim,” dedi komşusu, aşağıya bir not yazılmış, onu gördüm de…”

Cezmi gözlerini dikkatle açarak “Evet,” dedi.

“Gazeteci senin zile basıp gitse bile sen duyamazsın, ziller bir haftadır bozuk…”


kaynak

.


Misafir 16 Şubat 2011 21:36

ödev
 
acil bir dedektif hikayesi lütfeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeen


Misafir 24 Şubat 2011 17:02

başka dedektif hikayesi yok mu?


Misafir 24 Şubat 2011 17:03

BAŞKA DEDEKTİF HİKAYESİ YOK MU?


Misafir 28 Mart 2011 18:30

Dedektif hikayeleri
 
Dedektif Hikayeleri Örneği - Dedektif Hikayeleri Örnekleri - Dedektif Hikayesi Örneği
Acemi Dedektif

İki gün önce söz vermişti arkadaşına gazetelerini çalan kişiyi bulacaktı. Kendine güveniyordu. Bugün araştırmalarına başlayacaktı. Topu topu yirmi daire vardı şu apartmanda. İkisi kendi ve arkadaşı olduğuna göre şüpheli on sekiz daire vardı. Bir kaç güne kalmaz bulurdu suçluyu. Basitti bu iş.

Küçüklükten bu yana dedektifliğe ilgisi vardı. Belki de okuduğu çizgi romanların etkisinde kalmıştı. Bu tür filmleri hiç kaçırmaz gazetede gördüğü olayların asıl nedenlerini bile günlerce zihninde çözümlemeye çalışırdı. Polis olmak istemiş fakat boyu yeterli olamamıştı yoksa arşiv memuru olur muydu hiç?

Arkadaşı posta kutusuna bırakılan gazetelerinin yaklaşık iki haftadır eline geçmediğini söylediğinde bu görev için gönüllü araştırma yapacağını belirtmişti. Arkadaşı sevinmişti böyle işleri kendisi asla takip edemezdi zaten. Hemen kabul etmişti.

Birkaç gün iş yerinden izin almıştı. Hırsızı bulunca işine hemen dönecekti. Bir kalem ve not defteri alarak koltuğuna oturdu. Önce verileri yazmalı sonra işe başlamalıydı. Kaleminin arkasını ağzına alıp bir süre düşündü. Sonra yazmaya başladı:

“Apartmanda yirmi daire var on sekizi şüpheli. Posta kutuları apartmanın girişinde. Her sabah bırakılan gazete sahibinin eline ulaşmıyor bu durumda posta kutusunun üzerine gazeteciye bir not bırakarak işe başlanacak.”

Hemen boş bir kâğıt alıp notu yazmaya başladı. Nota gazetenin eline ulaşmadığı ve gazeteyi bırakınca sekiz numaralı dairenin ziline basılmasını istediğini yazmıştı.

Hemen gitti notu arkadaşının posta kutusunun üzerine yapıştırdı. Cezmi’nin yüzü gülüyordu. Sanki epeyce yol kat etmiş gibi mutluydu. Dağıtıcı çocuk bir iki saate kadar gelecek notu okuyacak gazeteyi bırakınca da Cezmi’nin ziline basacaktı. Böylece Cezmi hemen iki kat aşağıya inip apartman girişinde gezinerek gazeteyi kimin aldığını tespit edebilecekti. Evine çıkıp kapısını açtı. Mutfağa gidip çay koydu ocağa. Akşamdan kalan bulaşık bardaklarını lavabonun içine toparladı kahvaltı için sahanda yumurta yapacaktı kendisine. Tavaya biraz yağ döküp ocağı yaktı.

Kahvaltısını hazırlarken ve yaparken hep aynı soruyu soruyordu kendisine; “Gazeteleri kim alıyor?” Bu sorunun cevabını en kısa zamanda vereceğine inanıyordu Cezmi. Saatine baktı bir saat geçmişti ama henüz zil çalmamıştı. Demek ki gazete dağıtıcısı gelmemişti daha. Bulaşıklarını yıkarken kapının vurulduğunu duydu köpüklü ellerini iyice kirlenmiş mutfak havlusuna silerek hızlı adımlarla kapıyı açtı. Gelen alt komşu Fevzi Bey’di. gelen. Şaşkın bir yüz ifadesi ile komşusuna baktı.

“Cezmiciğim” dedi komşusu aşağıya bir not yazılmış onu gördüm de…”

Cezmi gözlerini dikkatle açarak “Evet” dedi.

“Gazeteci senin zile basıp gitse bile sen duyamazsın ziller bir haftadır bozuk…”


Misafir 5 Mayıs 2011 21:25

soru
 
çok acil dedektifle ilgili metin bulmam gerekiyo


Çoküzgünüm 8 Aralık 2011 16:19

kisa dedektif hikayeleri istiyorum


Misafir 18 Aralık 2011 13:33

dedektf hikayesi varmı ing.?


Misafir 19 Aralık 2011 14:01

bir özel dedektif hikayesi
Haftanın bu ilk iş gününde, işi olanlar, işyerlerine gidiyorlar. Orhan’ın da bir işi var tabiî ki fakat uzun bir süredir iyi bir iş çıkmadığı için gitmek istemiyor. Geçen hafta gelen en iyi iş, kaybolan bir köpeği aramak olmuştu. Bu iş sanıldığı kadar kolay değildi onun için. Bir köpeği aramak bir insanı aramaktan daha zordu. Aradığı bir insan olsaydı, nüfus kayıtlarından, adresinden, arkadaşlarından veya en son çalıştığı işlerden başlar, bir şekilde izine rastlardı. Ancak, eğer kaybolan bir köpekse, ender bir tür olmadıkça bulunması çok zordu. Tecrübeleri göstermişti bunu.
Bazen, o köpeği nasıl aradığını hatırlıyor, gülmekten kendini alamıyordu. Elinde köpeğin bir boy resmi vardı. Bu gerçekten bir boy resmiydi, köpek iki ayağının üzerinde durmuş, dili dışarıda poz vermişti. Altın sarısı renginde, parlak ve dalgalı tüyleri olan, düşük kulaklı, sol kaşının üzerinde beyazlık bulunan Golden Retriever cinsi bir köpekti bu. Ender rastlanan bir tür olmasına rağmen sokak köpekleri kadar sıradan görünüyordu. Orhan onu sokak sokak aramış, resmini gösterdiği insanlara da "adı Boncuk, çok değerli bir köpektir, yerini söylerseniz sahibi tarafından ödüllendirileceksiniz" demişti. Bazıları sitemle, "köpek arayacağına kaybolan insanları arasan daha iyi olmaz mı?"diye fena halde çıkışmışlardı hatta. Ardından iki gün geçtikten sonra müşterisi onu aramış, işin sona erdiğini, köpeğinin sağ salim eve geldiğini, yardımları için çok teşekkür ettiğini bildirmişti. O da karşılık olarak mecburen, çok sevindiğini söylemişti. Bu gibi durumlarda, yani işin kendiliğinden son bulması hallerinde, aramanın üzerinden kaç gün geçerse geçsin, asıl ücretin %10'unu alıyordu. Bu da onun için teselli gibi bir şeydi .
.


Misafir 19 Aralık 2011 18:26

ya acil dedektif hikayesi lazım lütfen yazın :(


Misafir 19 Aralık 2011 19:09

lütfen kısa ve anlaşılabilir bir tana dedektif hikayesi istiyorum


Misafir 19 Aralık 2011 21:14

Allah Rızası İçin FArklı Bi tane DedKtif HikaYesi Yazın Şuraya


Misafir 21 Aralık 2011 15:33

Lütfen dedektif hikaye örnek leri lütfen lazım


Misafir 25 Aralık 2011 13:36

İngilizcesi : This is the first business day of the week, those who have jobs, businesses are going. Orhan's a job that has for a long time of course but do not leave a good job does not want to go. Last week, the best job, had lost a dog to search. I thought this job was not as easy for him. To call a man a dog was more difficult to call. Is searching for a man would have, population records, from friends or their most recent work from the work begins, the trace were found. However, if you have lost a dog, was very difficult to find unless you are a rare species. Experience had shown it. Sometimes, it is calling the dog remembers how, could not get laughed at himself. There was a dog in his hand size image. This picture was actually a boy, a dog standing on two legs of the language exposure had given out. Golden yellow color, bright and with wavy hair, low-eared, white on the left to itch a Golden Retriever dog was that genus. Although a rare type of stray dogs looked so ordinary.Although a rare type of stray dogs looked so ordinary. Orhan was between him street by street, a picture showing people that the "name Bead, very valuable is a dog, you will be rewarded by the owner if you say no," he said. Some of my "lost dog will search among the people had better not do?" He even had out badly. Then, two days after a customer was looking for him, the job ended, the dog came home unhurt, he had reported to thank for the ****. He forced the money, said he was glad. In such cases, so that's the case ending in spontaneous, if the call passes through several days are over, the actual wage received was 10%. This was something like consolation for him





Türkçesi : Haftanın bu ilk iş gününde, işi olanlar, işyerlerine gidiyorlar. Orhan’ın da bir işi var tabiî ki fakat uzun bir süredir iyi bir iş çıkmadığı için gitmek istemiyor. Geçen hafta gelen en iyi iş, kaybolan bir köpeği aramak olmuştu. Bu iş sanıldığı kadar kolay değildi onun için. Bir köpeği aramak bir insanı aramaktan daha zordu. Aradığı bir insan olsaydı, nüfus kayıtlarından, adresinden, arkadaşlarından veya en son çalıştığı işlerden başlar, bir şekilde izine rastlardı. Ancak, eğer kaybolan bir köpekse, ender bir tür olmadıkça bulunması çok zordu. Tecrübeleri göstermişti bunu. Bazen, o köpeği nasıl aradığını hatırlıyor, gülmekten kendini alamıyordu. Elinde köpeğin bir boy resmi vardı. Bu gerçekten bir boy resmiydi, köpek iki ayağının üzerinde durmuş, dili dışarıda poz vermişti. Altın sarısı renginde, parlak ve dalgalı tüyleri olan, düşük kulaklı, sol kaşının üzerinde beyazlık bulunan Golden Retriever cinsi bir köpekti bu. Ender rastlanan bir tür olmasına rağmen sokak köpekleri kadar sıradan görünüyordu. Orhan onu sokak sokak aramış, resmini gösterdiği insanlara da "adı Boncuk, çok değerli bir köpektir, yerini söylerseniz sahibi tarafından ödüllendirileceksiniz" demişti. Bazıları sitemle, "köpek arayacağına kaybolan insanları arasan daha iyi olmaz mı?"diye fena halde çıkışmışlardı hatta. Ardından iki gün geçtikten sonra müşterisi onu aramış, işin sona erdiğini, köpeğinin sağ salim eve geldiğini, yardımları için çok teşekkür ettiğini bildirmişti. O da karşılık olarak mecburen, çok sevindiğini söylemişti. Bu gibi durumlarda, yani işin kendiliğinden son bulması hallerinde, aramanın üzerinden kaç gün geçerse geçsin, asıl ücretin %10'unu alıyordu. Bu da onun için teselli gibi bir şeydi.


Misafir 25 Aralık 2011 13:37

İngilizcesi : This is the first business day of the week, those who have jobs, businesses are going. Orhan's a job that has for a long time of course but do not leave a good job does not want to go. Last week, the best job, had lost a dog to search. I thought this job was not as easy for him. To call a man a dog was more difficult to call. Is searching for a man would have, population records, from friends or their most recent work from the work begins, the trace were found. However, if you have lost a dog, was very difficult to find unless you are a rare species. Experience had shown it. Sometimes, it is calling the dog remembers how, could not get laughed at himself. There was a dog in his hand size image. This picture was actually a boy, a dog standing on two legs of the language exposure had given out. Golden yellow color, bright and with wavy hair, low-eared, white on the left to itch a Golden Retriever dog was that genus. Although a rare type of stray dogs looked so ordinary.Although a rare type of stray dogs looked so ordinary. Orhan was between him street by street, a picture showing people that the "name Bead, very valuable is a dog, you will be rewarded by the owner if you say no," he said. Some of my "lost dog will search among the people had better not do?" He even had out badly. Then, two days after a customer was looking for him, the job ended, the dog came home unhurt, he had reported to thank for the ****. He forced the money, said he was glad. In such cases, so that's the case ending in spontaneous, if the call passes through several days are over, the actual wage received was 10%. This was something like consolation for him





Türkçesi : Haftanın bu ilk iş gününde, işi olanlar, işyerlerine gidiyorlar. Orhan’ın da bir işi var tabiî ki fakat uzun bir süredir iyi bir iş çıkmadığı için gitmek istemiyor. Geçen hafta gelen en iyi iş, kaybolan bir köpeği aramak olmuştu. Bu iş sanıldığı kadar kolay değildi onun için. Bir köpeği aramak bir insanı aramaktan daha zordu. Aradığı bir insan olsaydı, nüfus kayıtlarından, adresinden, arkadaşlarından veya en son çalıştığı işlerden başlar, bir şekilde izine rastlardı. Ancak, eğer kaybolan bir köpekse, ender bir tür olmadıkça bulunması çok zordu. Tecrübeleri göstermişti bunu. Bazen, o köpeği nasıl aradığını hatırlıyor, gülmekten kendini alamıyordu. Elinde köpeğin bir boy resmi vardı. Bu gerçekten bir boy resmiydi, köpek iki ayağının üzerinde durmuş, dili dışarıda poz vermişti. Altın sarısı renginde, parlak ve dalgalı tüyleri olan, düşük kulaklı, sol kaşının üzerinde beyazlık bulunan Golden Retriever cinsi bir köpekti bu. Ender rastlanan bir tür olmasına rağmen sokak köpekleri kadar sıradan görünüyordu. Orhan onu sokak sokak aramış, resmini gösterdiği insanlara da "adı Boncuk, çok değerli bir köpektir, yerini söylerseniz sahibi tarafından ödüllendirileceksiniz" demişti. Bazıları sitemle, "köpek arayacağına kaybolan insanları arasan daha iyi olmaz mı?"diye fena halde çıkışmışlardı hatta. Ardından iki gün geçtikten sonra müşterisi onu aramış, işin sona erdiğini, köpeğinin sağ salim eve geldiğini, yardımları için çok teşekkür ettiğini bildirmişti. O da karşılık olarak mecburen, çok sevindiğini söylemişti. Bu gibi durumlarda, yani işin kendiliğinden son bulması hallerinde, aramanın üzerinden kaç gün geçerse geçsin, asıl ücretin %10'unu alıyordu. Bu da onun için teselli gibi bir şeydi.



çok iyi


Misafir 25 Aralık 2011 20:05

ewt yaaaaa lütfen



Saat: 03:20
Sayfa 1 / 2

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık