![]() |
2 ek Evet arkadaşlar burda Akvaryum üzerine deneyimlerimi ve uygulamaları hakkında sizlerle paylaşımda bulunucam: Öncelikle doğal hayat ile yapay hayat arasında en önemli farkı bellirtmem gerek. Doğal hayat; dengelerini kendisi hazırlayan gelişim evrelerini tamamen doğasıyla bütünleştirip gelişen bir çevre bütünlüğüdür. Yapay hayat ; dengeleri tamamen biz belirleriz. Bunu kuralları cerçevesinde yaptığımız sürece dengeyi doğla yakın tutar yasamı uzun kılarız. Bu mantıkla;![]() Akvaryum Dünyası: Yapay ortamda balık su bitkileri ve canlılarıyla oluşturulan yapay dünya. Bir tablo ama devamlı gelişen bir manzara her şey canlı ve siz bu hayata yön veriyorsunuz. Öncelikle basit prensiplerle başlıyacağım. Kurulum: öncelikle cam Akvaryum genellikle ilk tercih edilendir. Ebat olarak sizlere detay vermiyeceğim bu ebatlar kurulucak ortama göre değişiklik gösterir. Ben size temel olorak cam akvaryumda (üstteki resim ) ufak floresans ebatında yaklaşık 50 cm boy 35 cm en olan dört tarafı cam silikonla yapılmış çercevesiz örneğinden yola çıkıcam. (Güzel bir dengelenmiş zengin bitkilerle donanmış örnek akvaryum) Bu tip benzer ebatlarda akvaryumları hazır olarak alabileceğiniz gibi el becerisine güvenen arkadaşlar kendileride yapabilirler (bu ilerde anlatılacak)Akvaryumuzu aldığımızdan yola cıkarak; İlk önce deterjan kullanmadan (kimyasallar zehirli içerik biriktirir) temiz suyla yeni temiz bir sünger aracılığıyla iç ve dış camlarını yıkamakla başlayalım. Bu işlem sonunda uygun gördüğümüz odada sağlam bir zemine yerleştirmeden önce benim tavsiyem akvaryum ebadında altına koymak için beyaz köpük (strafor) bunu akvaryumun gönyesine yardımcı olmak için koymalıyız ki yamuk zeminlerde olası cam kaymasını engelliyebilelim. Şimdi yapay doğayı hazırlamamız için gerekli materyalleri sıralıyalım: - Hava komprosörü - Yeterli miktarda akvaryum hortumu (3-4 mtr.)ve muslukları - Ebatına göre akvaryumumuza uygun ısıtıcı termostatlı (muhtemelen akvaryumu aldığınız yer size tavsiye eder (ortalam 100 ile 150 Wat)+ derece - cam içn yapışkan vantuz ve hava taşı -Temizleme için ufak tip akvaryumlarda içten temizleme motoru - Akvaryum kumu (Ana temel parçalar bunlar detay parçalar ise daha sonra anlatılacak) Akvaryumun yerini bellirledik şimdi yapay doğa dengesini sağlamaya yarıyan parçalarımızı yerleştiricez: İlk önce hava taşını akvaryumun ortasına gelicek bir sekilde vantuzla dip cama sabitliyelim ve vantuzları kullanarak dipten devam edip yan camdan yukarıya (arka tarafataki cama yakın göze batmayacak sekilde) montaj etmeli, akvaryumun dışından Hava motoruna kadar bağlantıyı saglayalım Daha sonra Akvaryum için kumu önceden güzelce yıkayıp tozunu çamurunu akıttığımızı varsayarak akvaryumun dibine yerleştirelim tercihen akvaryumun dikdortgen yapısına göre bir tarafa tepe gelicek gibi diğer ucuna doğru kum yuksekliğini düşürelim. (Bu akvaryum içinde sirkilasyonu sağlıyacak iç temizleme motorunun suyu cevirirken artık yem ve pisliklerin bir tarafa yığılmasını sağlar. Şimdi iç temizleme motorunu (filtre) tepenin tam karşı taraftaki cama (muhtemelen motorla gelen vantuzlarla) cama sabitleyelim Şimdilik yaptıklarımız oksijen için hava taşı ve motorunun montajıyla iç su temizliği filtre eden motorun montajını bitirmiş oluyoruz. Sıra akvaryuma koyacağımız suya geldi; Tavsiyem Buyuk bir ebatta değilse akvaryuma hazır damacana sulardan koymanız. Bu suların ph değerleri suyun sertliği cok uygun ama buna imkan yoksada sebeke suyunu da kullanabilirsiniz. Şebeke suyunda bulunan klorun uçması ve kreç sertliğini ortadan kalması için bir takım ilaçlarla da kullanabilirsiniz. Kısacana dinlenmiş su en idealidir. Doğallığı sağlamak için bir kaç akvaryum bitkisi yerleştirelim Kısa boylu olanları ön cam cepheye doğru daha uzun boyluları arka cama doğru yerleştirelim.(tropikal balık ve bilhassa canlı doğuran balıklardan (lapistes blak molly kılıckuyruk plati vb.) ufak yavruların kacıp saklanabileceği ortam yaratmak avantaj sağlar yavrular acısından bu nedenle alınacak bitkilerin bu tür balıklar beslenecekse sık yapraklı olması yavruların diğer balıklara yem olmasını daha güçleştirir. Bu arada tropikal balıklar ortalama 23-28 derece arasında ideal ısıda yasarlar bunu sağlamak için aldığımız termostatlı ıstıcıyıda arka camın ortalarına termostat ayar düğmesi su seviyesinde kalıcak cam tüp olduğu gibi suyun içersinde kalmalı. Şimdi dinlenmiş suyumuzu akvaryumumuza dökelim bunu yaparken bir tabak yada benzer bir cisimi akvaryumun içine yerleştirmeliyiz ki döktüğümüz suyun hızıyla akvaryumun içindeki kumlar ve bitkiler yerinden cıkmasın suyu bu tabaga gelecek şekilde döküp suyun hızını keselim ve su seviyesi ısıtıcının cam tüpünün bitimine kadar dolduralım. Isıtıcı hiç bir zaman elektrikle çalışırken ne akvaryuma nede akvaryum dışına çıkartmayın sıcak soğuk ortamında cam tüp çatlar. Evet şimdi Hava motoru iç temizleme filtre motoru ısıtıcı montajlanmış suyu koyulmuş bitkileri yerleştirilmiş bir vaziyette akvaryum hazır gibi :D Hemen balıkları koymayın mümkünse bir kaç gün balık almak için sabredin. Isıtıcının akvaryum suyunu ideal ısıya getirmesi için hava motorunun suyu havalandırması oksijen vermesi için calıştırabilirsiniz artık.Bu arada ideal ısıyı olçmek için derecemizi akvaryumun içine koyalım. Isıtıcı faal olduğunda kendi üstünde bulunan ışık yanar ortala 24 dereceyi ayarlamak için dereceyi takip edin eger ısı bu dereceye gelmeden ısıtıcının ısıgı sönerse uzerindeki ayar düğmesiyle seviyeyi yükseltin (bu işlemde ısıtıcının faal olduğunu gösteren ufak ışığı yanacaktır) derceyle ısı seviyesine ulaştığı halde ısıtıcının ışığı yanmaya devam ediyorsa yani ısıtmaya, bu sefer termostat düğmesini aksi istikamate cevirip sonmesini sağlıyın. Söndüğü an dercedeki gösteren ısıya artık akvaryum suyu sabitlenmiş demektir. Bundan sonra su soğuduğunda otomatik ısıtıcı devreye girecek ve ayarladığımız su ısısına gelene dek aktif olucaktır. 2 gün boyunca (eğer sebeke suyu kullandıysak) akvaryumu boşta çalıştırıyoruz. Bu arada bitkiler için gerekli fotosentezi sağlaması için akvaryumun floresansını yakmakta fayda var tıpkı akşam olduğunda evde lambaları yakma ihtiyacı duydugumuz gibi tüm gün yakmanın gereği yok eger birde akvaryumun ortamı gün ışığını alıyorsa (direkt almaması iyidir yosunlamayı engeller) akşamları yakılabilir. Gelelim balıklara: Tavsiyem bu işi amatör olarak başlayanlar canlı doğuran balıklara yönelsinler tecrübe kazandıkca geliştirebilirler. Tipik tropikal balıklardan renkleriyle vaz gecilmez olan lepistes beyaz molly black molly kılıc kuyruk (kırmızı ve turuncu renklerdedir) plati neon balıkları zebra balıkları vb. İlk tercihleriniz bunlar olmalıdır. Bu tip balıkları tercih etmememin nedeni canlı doğurmalarıdır. Genelde alınırken dişi miktarının fazla olmasını tercih edin 1 erkek 2 veya 3 dişi yukarda saydığım cinsler aynı ortamı paylaşabilen ılıman türlerdir. Gelişimleri ve beslenmeleri ortaktır. Genelde pul yem dediğimiz yemlerle yada granur tip yemlerle beslenebilirler. Balık adedine göre yem atılması olası azot kirliliğini önler cok az biktarda ortalama 10 balık için bir çay kaşığının 3 te biri yeterli olur tercihen daha azla başlayın ve ilk gün balıkları aldığınızda poseti açmadan akvaryumun içine koyun ısı dengesini sağlayana dek bekleyin ortalama 20 dakkika posetin ağzı açık bir şekilde bekletin . Bu süre sonunda akvaryumun suyundan posetin içine takviye edin su sertliğini dengelemek için daha sonra akvaryumun içine boşaltın. Balıklar yeni bir ortama girdiklerinden muhtemelen bir alan belirlemeye ve alışma evresine girerler. Bu alışma devresi 1 gün olarak düşünerek yem vermeyin. Çünki alışana dek verdiğimiz yemler dibe çöküp çürümeye yani tüketilmeden heba olmaya başlar. Black Moly Canlı Doğuranlar Ailesi (Poeciliidae) - Arap-Black Molly (Poecilia sphenops) Görünüş: Özellikle erkekler ince uzun, dişiler biraz daha topludur. Karışık renklerde ve beneklileri de olmakla birlikte en beğenilen ırklar simsiyah olanlarıdır. Bizde ay moli olarak tanınan, kuyrukları ay biçiminde olanları da vardır. Cinsiyet ayrımı: Genelde yüzgeçleri daha gelişkin olan erkekler dişilere göre daha ince uzundurlar ve gonopodları vardır. Beslenme: Spirulina yosunu da içeren kaliteli kuru yemler, yosun. Tubifex kurtları kesinlikle verilmemelidir. Gerekli akvaryum şartları ve bakımı: Hem kendi türleriyle, hem de diğer türlerle iyi geçinen barışçıl balıklardır. İyi bir yosun yiyicisidirler. Güneş ışığı alan geniş ve bol yosunlu akvaryumlarda daha iyi gelişirler. Soğuğa ve ani ısı düşmelerine karşı hassastırlar; çok çabuk beyaz benek veya mantar hastalıklarına yakalanabilirler. Mantara karşı dirençlerini arttırmak için akvaryuma her 3 litre için 1 çay kaşığı tuz atmak yararlı olur. Diğer canlı doğuranlar ve melek balığı, mozayik gurami gibi fazla hızlı yüzmeyen sakin balıklarla beraber yaşayabilirler. Moliler oldukça kısa ömürlüdürler; akvaryum şartlarında nadiren üç yıldan uzun yaşarlar. Üreme: Yetişkin moliler oldukça doğurgandırlar ve genellikle yavrularını yemezler. Eğer akvaryumda başka türlerden balıklar da varsa salvinia, lemna minor (su mercimeği) ve pistia gibi su üstünde yüzen bitkiler yavruların saklanmaları ve beslenmeleri için uygun ortam yaratırlar. Ancak yavru moliler siyah renkleri nedeniyle çok çabuk dikkat çekip yem olabilirler. Toz yemlerle beslenebilirler. Akvaryumda yosun bulunuyorsa ve düzenli su değişimleri aksatılmıyorsa (örneğin haftada bir %15) çok çabuk gelişirler. https://www.msxlabs.org/msxteam/Morrigan/b_lepistes.jpg Lepistes Canlı Doğuranlar Ailesi (Poeciliidae) - Lepistes (Poecilia reticulata) Sinonim Lebistes reticulatus, Acanthocephalus guppii Habitat Orta Amerika'dan Brezilya'ya Boy Erkekler 3cm, dişiler 6cm. Akvaryum suyu pH 5.5 - 8.5, GH 10°-30° , 24°-28°C En küçük akv. En az 40cm ve 20 litre Yüzme seviyesi Üst - Orta Bakımı Yeni başlayanlar için de uygun Erkek Lepistes http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR1pnLfSe_b72vlGD2Y5J7jxXFovm2rplMbH60BRReY-0cQTz21 Dişi Lepistes http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSTAYeoQbw9qYlF-eB2FvT5DIgdddrzPa-dDx_WNM9HLQaYR2jCQQ Yılan derisi desenli erkek Lepistes The Proper Care of Guppies Daha açık renkli ve zarif yılan derisi The Proper Care of Guppies Görünüş: İnce uzun balıklardır. Erkekler daha küçük ve renklidirler. Doğadaki basit örneklerinden seçici üretim yöntemleriyle çok çeşitli renklere ve kuyruk biçimlerine sahip gösterişli ırklar üretilmiştir. Dişiler genelde renksizdirler; daha çok grinin açıklı koyulu tonlarını taşırlar. Cinsiyet ayrımı: Erkekler daha küçük ve renklidirler. Dişilerde anal yüzgeç üçgen biçimindeyken erkeklerde gonopod adı verilen ince uzun üreme organına dönüşmüştür. Beslenme: Kaliteli kuru yemler. Gerekli akvaryum şartları ve bakımı: Çok çeşitli su şartlarına uyum sağlayabilen oldukça dayanıklı balıklardır. Yanlız düzenli su değişimleri ihmal edilmemelidir. Örneğin: 2 haftada bir %15-20 oranında eski akvaryum suyu dipten çekilerek yerine en az 2 gün dinlenmiş musluk suyu. Musluk suyundaki kloru ve ağır metalleri nötralize etmek için dinlenmiş suya iyi bir su hazırlayıcı (örn. BioPlast AquaClean) eklemek yararlı olacaktır. Lepistes, bir grup balığıdır; en az 6'lık gruplar halinde gruplar halinde bakılmaları önerilir. Bir erkeğe iki dişi düşebilir. Dişi sayısının erkeklerden fazla olması sürekli erkekler tarafından kovalanan dişilere ara sıra dinlenme şansı verecektir. Lepistesler, plati, neon balığı, rasbora gibi diğer küçük sakin balıklarla bir arada tutulabilirler. Akvaryum yeterince büyükse ramirezi, kakadu ve agassizi gibi cüce çiklitlerle de beraber beslenebilirler. Bol bitkili akvaryumlardan hoşlanırlar. Akvaryumculuğa yeni başlayanlar için de önerilebilecek bazı bitki türleri: Cryptocoryne wendtii, vallisneria spiralis, anubia barteri, vesicularia dubyana. Salvinia, lemna minor (su mercimeği) ve pistia gibi su üstünde yüzen bitkiler yavru lepisteslerin saklanmaları ve beslenmeleri için çok yararlı olurlar. Üreme: Çok kolaydır. Kullanılacak akvaryum en az 20 litrelik olmalıdır. Dişiler ortalama ayda bir, 10-40 arasında yavru balığı canlı olarak dünyaya getirirler. Daha çok genç dişiler kendi yavrularını yeme eğilimindedirler. Toz yem de yiyen yavrular, yumurtadan yeni çıkmış artemia larvalarıyla beslenebilirlerse çok daha hızlı gelişirler. Dişiler üç ayda, erkekler daha da çabuk cinsel olgunluğa ulaşabilirler. Stresli bir ortam, örneğin akvaryumda rahatsız edici kuyruk yiyen balıkların bulunması, lepisteslerin sağlığını olduğu kadar dişilerinin düzenli yavrulayabilmelerini de olumsuz yönde etkiler. Kılıçkuyruk http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTRvu9p5mdRwToyATW-ahiDV3D4CIGHWK04WTTyjx5MCeFAenw2 Lir kuyruklu erkek kılıçkuyruk Sinonim Mollienisia helleri, Xiphophrus jalapae Habitat Orta Amerika'nın tatlı suları Boy Erkekler kuyruk hariç 10cm, dişiler 12cm Akvaryum suyu pH 7.0-8.3, GH 10°-25°, 20°-28°C En küçük akv. En az 60cm ve 40 litre. Yüzme seviyesi Orta - Üst Bakımı Yeni başlayanlar için de uygun Görünüş: İnce uzun balıklardır. Erkeklerde kılıç şeklinde kuyruk uzantısı bulunur. Çeşitli renklerde ırklar üretilmesine rağmen halen en tanınmışları kırmızı renklileridir. Cinsiyet ayrımı: Kılıç şeklinde kuyruk uzantıları olan erkekler daha ince ve küçüktürler. Beslenme: Kaliteli canlı ve kuru yemler, yosun. Gerekli akvaryum şartları ve bakımı: Genelde diğer türlere karşı barışçıl balıklardır. Erkekler kendi aralarında kavgacıdırlar. Genellikle akvaryumdaki en büyük ve güçlü erkek diğerlerini ezerek hükmeder. Bu yüzden akvaryum çok büyük olmadığı sürece ya bir tek ya da saldırganlığın farklı hedeflere dağılması için en az 4 kılıçkuyruk erkeği bulundurulması önerilir. Yüzmek için açıklıkları da bulunan iyi bitkilendirilmiş ve su dolaşımı güçlü akvaryumlardan hoşlanırlar. Salvinia, lemna minor (su mercimeği) ve pistia gibi su üstünde yüzen bitkiler yavru kılıçkuyrukların saklanmaları ve beslenmeleri için çok yararlı olurlar. Yaşlı veya parazitlerin saldırısına uğramış dişilerin bazen cinsiyet değiştirerek erkekleştikleri görülür. Kılıçkuyruk, sayika (cichlasoma sajica) ve ateş ağız (cichlasoma meeki) gibi orta boylu ve nispeten barışçı çiklitlerin yanında da en az 4'lü gruplar halinde beslenebilir. Ancak bu çiklitlerin yanında kılıçkuyruk yavrularının kurtulma şansları yok sayılır. Grup halinde yüzen küçük sürü balıkları bu tür çiklitlerin kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlarlar. Böylece daha az saklanıp canlı renklerini ortaya çıkarabilirler. Üreme: Üretimin yapılacağı akvaryum en az 50 litrelik olmalıdır. Dişiler her seferinde 30-100 arası yavru dünyaya getirebilirler. Yetişkin balıklar zaman zaman kendi yavrularını yiyebilirler. Su üstünde yüzen bitkiler yavru balıklar için sığınak görevi yaparlar. Yavru balıklar toz yemlerle ve/veya küçük canlı yemlerle bütütülebilirler. Canlı Doğuranlar Ailesi (Poeciliidae) - Plati (Xiphophorus maculatus) Bir çift kırmızı plati http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSpG0KmVMoYNXvfvDZaS9a5jy0KQOrDrdrUnBZy47vKW-0QyTXG Erkek plati http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRSvyeUfSQTSr8evAk7QUygZNO7ve8sup3oXwKdAgvCM4rD35uT Sinonim Platypoecilus maculatus, Poecilia maculata Habitat Orta Amerika'nın Atlantik tarafının tatlı suları Boy Erkekler 5cm, dişiler 6cm. Akvaryum suyu pH 7.0 - 8.2, GH 10°-25° , 20°-26°C En küçük akv. En az 40cm ve 20 litre. Yüzme seviyesi Orta Bakımı Yeni başlayanlar için de uygun Görünüş: Yuvarlak, küçük ve sevimli balıklardır. Canlı renkleriyle karma akvaryumlara renk katarlar. Seçici üretim yöntemleriyle çok çeşitli renkte ırklar türetilmiştir. Genelde en yaygın olanları kırmızı renklileridir. Cinsiyet ayrımı: Erkekler daha küçük ve canlı renklidirler. Ayrıca erkeklerin gonopodları vardır. Beslenme: Kaliteli kuru yemler, yosun. Gerekli akvaryum şartları ve bakımı: Hem kendi türleriyle, hem de diğer türlerle iyi geçinen barışçıl balıklardır. Bitkilendirilmiş, sakin ve küçük balıkların yaşadığı her türlü karma akvaryuma kolaylıkla uyum sağlayabilirler. En az 2 çiftlik gruplar halinde bakılmaları önerilir. Lepistes, ay moli gibi diğer barışçıl canlı doğuranlarla ve neon balığı, rasbora, labirentliler ve bazı cüce çiklitler gibi küçük sakin balıklarla birlikte yaşayabilirler. Akvaryumlarının cryptocoryne wendtii, vallisneria spiralis, anubias barteri, vesicularia dubyana ve sagittaria gibi dayanıklı türlerle bitkilendirilmesi önerilir. Salvinia, lemna minor (su mercimeği) ve pistia gibi su üstünde yüzen bitkiler yavru platilerin saklanmaları ve beslenmeleri için çok yararlı olurlar. Üreme: Doğurmak üzere olan dişiler iyi bitkilendirilmiş küçük bir akvaryuma ayırılarak yavruların çoğu kurtarılabilir. Yetişkin balıklar genellikle kendi yavrularını yemezler. Dişiler her seferinde 10-50 arasında yavru balığı canlı olarak dünyaya getirirler. Yavru balıklar toz yemler ve artemia larvalarıyla beslenebilirler. Cinsel olgunluğa 3-4 ayda ulaşırlar. Çok kalabalık olmayan karma akvaryumlarda da doğan yavruların bir kısmı kendilerini kurtarıp erişkinliğe ulaşabilirler. Kardinal Neon, http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR7dIo7MIRP8P0EyL558qb_e0y4tZWCDCtmQ91QbjOyrFS0kZkZ0g Red Nosed Tetra. http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQV9xzH9kwXiUiyjmYC6nezMvEj5sD3hm799nx_YXi78ReXMnNu Sol köşede Cryptocoryne wendtii green, sağda önde Anubias barteri nana bitkileri http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcROXSONAE0kgV9-8BVCuG7ldQ3P7ZBtlUrpxzVQscU6vXADDjEkhttp://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTroA9Njlm6vq6k_W0X_tVRxPffZDH62bjR-0Nhnb4H-azKRBfTdg Cryptocoryne wendtii brown bitkileri http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS_WyYqLI7q4ZQ_62-EEsmjcyTgI9s12uHYW6iIBmxNBR3b8IyH4Q Characins: Genellikle akvaryumun orta kısımlarında yaşar. Sürü olarak yaşar ve aynı cinsten ne kadar fazla sayıda balık olursa görünüşleri o kadar güzel olur. Kardinal Neon (Paracheirodon axelrodi) Neon tetra, güzel renklere sahip olduğundan ve deyenimsiz akvaryumcular için bile bakımı oldukça kolay olduğundan çok popülerdir.http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTudf-rEfpnwiGdiX2f68AIGMeCwCBTrZHeGmXJAbo0HPDYHTX0Tw Kardinal tetra cinsi gereksimleri bakımından neon tetrayla aynıdır. Tetraların Hemigrammus familyası farklı renklere sahiptir. Bunlar çok barışçıl ve dayanıklı sürü balıklarıdır. Barbus: Gürbüz ve renkli bir balık türüdür çok hareketli olduğundan akvaryum asla sıkıcı gelmez. Bazı barbus türleri (örneğin Bala shark [balantiochecheilus melanopterus]) karma akvaryumlar için fazla büyük boyutlara erişir. http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRR0WDsaVexMjdAkh7nrHZoj7azs4pqfwcB17v9Guay70xF9Esi Kiraz barbus (Barbus titteya) çok güzel ve barışık bir balık türüdür. Sumatra barbuslar çizgilerinden ileri dikkat çekiyorlar. Bu hareketli balıklar uzun kuyruklu balıklarla (örneğin melek balığı, grami, tülkuyruklu türleri ile bir arada tutulmamalıdır. Çünki diğer balıkların kuyruklarını didikliyebilir. http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRGRqhsaj5DCFdaiOj2mzpwONc6vfoqbsKPx6xvzwA29IjmJ61IOA Zebra türü oldukça farklı bir sürü davranışına sahiptir. http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSlcboxnXUcaJEGySze5DAyAanQ5JsjJUufHptLRrvwouYPEUdFmQ Çiklit: Pek çok ilgi çekici davranışları vardır ancak bazı türleri tecrübesiz akvaryumculara uygundur. Daha büyük cinsler oldukça saldırgan ve aç gözlüdür. Melek balıkları ve cüce ciklitler tecrübesiz akvaryumcular tarafından kolayca beslenebilir. Kribensis türü içersinde saklanabileceği ve üreyebileceği mağralara ihtiyaç duyar. http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTNMQFsUopsxbdFrl0X-1RPXRuWfwq7mEYuVk5n4x12pAGJE7U3vQ Kelebek ciklitler oldukça güzel balıklardır fakat sadece uysal balıklarla bir arada tutulmalıdırlar. Melek balıkları bakımı oldukca kolay çiklit türleridir. Bunlar neon yada kardinal tetralar ile bir arada tutulmamalıdır çünkü daha irice olan melek balıklarına yem olabilirler. http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSOUIPT9rIZ8-idYKb0_DWCALMxPZNebEaIDtUkSCgW9Y-LV0Ss4g Zırhlı Kedi Balıkları: Bütün gün suyun aşağısında yem ararlar. Asla tek bırakılmaması gereken bir sürü balığı türüdür.Aynı türden en az 5 balığı bir arada tutulması tavsiye olunur.Zırhlı kedi balığı bazılarının belirttiği gibi çöp toplayan bir cins değil aksine tüm diğer akvaryum balıkları gibi yüksek kaliteli ve çok dengeli beslenmeye ihtiyaç duyarlar. http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQoCQeLWe0oz89pR7kFkjc0uwDcYkru9GdAXt1oaCwXI2-jcMgwRAhttp://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR63Jhpr5H1NR-m1YcKmc71NZLL_zHOB5Jlw-8GJcXVkZ32rthh |
Bitkiler: Bitkiler akvaryum içersinde pek çok önemli görevi yerine getirirler: Yeşilin farklı tonları akvaryuma sükunet ve ahenk verir. Güzel bitkilerle donatılmış olan bir akvaryum eviniz için rahatlatıcı ve dikkat çekici bir dekor olacaktır. Çakılların arasındaki bakterilerle birlikte bitkiler etkin bir filitreleme sistemi oluşturur. Bitkiler arasında, ilk günden itibaren suyun içindeki azot ihtiva eden kirletici maddeleri çektiklerinden Ceratophyllum demersum ya da Elodea ve Egeria türleri gibi hızlı büyüyen türler bulunmalıdır. Fotosentez esnasında bitkiler besin olarak karbondioksit alır ve suya oksijen verir. Bitkiler balıklar için saklanacak yer sağlayarak balıklarda oluşan stresi azaltır. Yavru balıklar aç komşularından saklanmak için büyük yapraklı yoğun bitkilere ihtiyaç duyar. Kaç Tane Bitki Dikilmeli? Akvaryumunuzdan uzun süre keyif alabilmeniz için bitki ekerken şu temel kurallara uymalısınız; akvaryum boyu (cm) X akvaryum derinliği(cm) 50 Akvaryumunuz 100 x 40 cm ise ise 80 bitki gerekir.(Saksısız bitkilerden her sırık bir bitki gibi sayılır) Anubias türleri - Anubias barteri "coffeefolia" http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQtkaqXRQebcDP8iZ5DTjQZqOeZkYuDdE_6ROW5-yrjiPThkfHQaQ Bölge Kültür Yükseklik 15-25 cm Genişlik 10-+ cm Işık şiddeti Düşük-Yüksek Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Çok sert pH 5,5 - 9,0 pH Büyüme hızı Çok yavaş Bakımı Çok kolay Anubias barteri'nin kısa boylu bir varyasyonudur. Yeni çıkan yaprakları kırmızı-kahverengi renklidirler. Renkleri ve yaprak biçimiyle hem küçük, hem de büyük akvaryumlara çekicilik katabilecek bir türdür. Suyun altında da sıkça çiçek açarlar. Sert yapraklarıyla otçul balıklardan korunurlar. Anubias türleri - Anubias barteri var. angustifolia ("afzelii") http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS6044isfunJur6Fa15wVwncOUyeN0J5cJFN-UDuwqQThhigjW8VA Bölge Batı Afrika Yükseklik 10-15+ cm Genişlik 15-+ cm Işık şiddeti Çok düşük-Yüksek Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Sert pH 5,5 - 8,0 pH Büyüme hızı Yavaş Bakımı Kolay İnce uzun yapraklı güzel bir bitkidir. Bazen Anubias afzelii adı altında satılırlar fakat afzelii esasında biraz daha büyük olan başka bir bitki türüdür. Çoğu bitki yiyen balık türüne dayanacak kadar sert yaprakları vardır. Anubias türleri - Anubias barteri var. barteri http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ5LnAkjyTri8RIE2lg6K3NWGbouU9nx1BYf3X3jbd3phb3gfgSTA Bölge Batı Afrika Yükseklik 25-45 cm Genişlik 15-+ cm Işık şiddeti Çok düşük-Orta Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Çok sert pH 5,5 - 9,0 pH Büyüme hızı Çok yavaş Bakımı Kolay Bakımı oldukça kolay bir bitkidir. Anubias barteri var. nana'dan biraz daha fazla büyür. Nemli ortamlarda suyun dışında da gelişebilir. Anubias türleri - Anubias barteri var. caladiifolia "1705" http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSvzGjG9q01i3CUO27rMX5uqfvushHB0c94kee88urqAWKybybS Bölge Batı Afrika Yükseklik 7-30+ cm Genişlik 15-+ cm Işık şiddeti Düşük-Yüksek Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Sert pH 5,5 - 8,0 pH Büyüme hızı Yavaş Bakımı Çok kolay Kalp şeklinde yaprakları olan çok güzel bir türdür. Her yaprağı birkaç yıl yaşayabilen bu bitki, bu sayede, yavaş büyümesine rağmen akvaryumda kolayca büyük guruplar oluşturabilir. Anubias türleri - Anubias barteri var. nana http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSlyQtd2nITTCb1jSAsFFPyBrI5UfO3yTNhQcXGFNf9lCOoaISa Bölge Afrika; Kamerun Yükseklik 5-15 cm Genişlik 8-+ cm Işık şiddeti Çok düşük-Orta Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Çok sert pH 5,5 - 9,0 pH Büyüme hızı Çok yavaş Bakımı Çok kolay Hemen her akvaryuma uyum sağlayabilen, küçük ve güzel bir türdür. Yavaş büyüyen ve yıllarca yaşayan yaprakları zamanla yosunla kaplanabilir. Misinayla kısa zamanda kökleriyle saracakları bir kök veya kayaya tutturulabilirler. Kuma dikilirlerse yaprakların çıktığı ana gövdenin gömülmemesine dikkat etmek gerekir; çürüyebilir. Suyun altında sık sık çiçek açarlar. Otçul balıklar bu bitkiyi yemezler. Cryptocoryne türleri - Cryptocoryne beckettii http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTILIQ6sOmwPUL6Egnk4uqLy_NbEkjrTF9M8hQoVDGOD7BWqXP3 Bölge Güneydoğu Asya; Sri Lanka Yükseklik 15-20 cm Genişlik 10-15 cm Işık şiddeti Çok düşük-Yüksek Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Sert pH 5,5 - 8,0 pH Büyüme hızı Orta Bakımı Çok kolay Kırmızı-kahverengi yapraklarıyla akvaryumlara renk katan, sevilen bir bitki türüdür. Fazla ışık gerektirmezler fakat iyi bir gelişme için akvaryum kumuna mineral katkısı (demir içeren laterit kumu gibi) gerekebilir. Sert suda da gelişebilirler. Yumuşak yapraklı oldukları için bitki yiyen balık türlerinin bulunduğu akvaryumlarda yaşayamazlar. Akvaryumculuğa yeni başlayanlar için de önerilebilecek bir tür. Cryptocoryne türleri - Cryptocoryne beckettii "petchii" http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRHHWJrsjOOcCPVsNrc5TWx7fpLop6o07fA5Ra_cBfIbZ9F72T1 Bölge Güneydoğu Asya; Sri Lanka Yükseklik 10-15 cm Genişlik 8-15 cm Işık şiddeti Düşük-Yüksek Sıcaklık 20-30°C Suyun sertliği Yumuşak-Sert pH 5,5 - 8,0 pH Büyüme hızı Yavaş Bakımı Kolay Cryptocoryne beckettii'nin biraz daha küçük bir varyasyonudur. Diğer birçok kripto türünde olduğu gibi, yaprakların rengi ve şekli ışık, su, kum tabanı gibi akvaryum şartlarına bağlıdır. Zarif yaprakları dalgalı kenarlıdır. Alçak boyuyla akvaryumların ön ve orta planına dikmek için uygundur. Cryptocoryne türleri - Cryptocoryne crispulata var. balansae http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQos05tHCNk-7bcfnkMEQt4XjYe6EieiiMLRXrEjafZHN7P-esoNw Bölge Güneydoğu Asya; Tayland Yükseklik 20-60+ cm Genişlik 10-15+ cm Işık şiddeti Düşük-Çok yüksek Sıcaklık 20-28°C Suyun sertliği Yumuşak-Çok sert pH 5,0 - 9,0 pH Büyüme hızı Orta Bakımı Kolay Bu bitki, Cryptocoryne crispulata'nın bilinen en eski varyetesidir. Doğal ortamı olan Güney Tayland'da, kireç taşı zeminli oldukça sert sularda yetişirler. Yeni dikildikleri akvaryumlarda, diğer birçok kripto türü gibi, gerçek anlamda gelişmeye başlamadan önce bir uyum sağlama dönemi geçirirler. Son yıllarda, bu türün, daha dar bir varyetesi olan Cryptocoryne crispulata var. Flaccidifolia piyasada satılmaktadır. Cryptocoryne türleri - Cryptocoryne undulata http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSBUy71Vi5XisBMkkZwUPU-WmzJTO9AKVwgjvy0XnD9ozRxNHw2 Bölge Güneydoğu Asya; Sri Lanka Yükseklik 10-15+ cm Genişlik 10-15 cm Işık şiddeti Düşük-Çok yüksek Sıcaklık 20-28°C Suyun sertliği Yumuşak-Sert pH 5,5 - 8,0 pH Büyüme hızı Orta Bakımı Kolay Bu bitkinin özelliği, yapraklarının sadece kökten değil, gövdedeki bir birleşme noktasından da çıkabilmesidir. İyi bir gelişme ve yayılma için, küçük bir gurup olarak saksıda satılan bitkiler, toplu olarak değil, 2-3 cm'lik aralıklarla dikilmelidir. Cryptocoryne türleri - Cryptocoryne walkeri (lutea) http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQUGSazJY01RU29oW7CdqwlHnSmC9kEEZraDkUvCJKR_OPt1Fh6 Bölge Güneydoğu Asya; Sri Lanka Yükseklik 12-15+ cm Genişlik 8-12 cm Işık şiddeti Düşük-Yüksek Sıcaklık 20-28°C Suyun sertliği Yumuşak-Sert pH 5,5 - 8,0 pH Büyüme hızı Yavaş Bakımı Orta Eski adı Cryptocoryne lutea olan bu bitkinin diğer kriptolara göre daha dar ve dik bir yapısı vardır. Yeni alındıklarında, 3-4 cm aralıklarla dikilmelidirler. Uygun akvaryum şartlarında, 6 ay kadar bir süre içinde sık bir gurup oluştururlar. |
DENİZ AKVARYUMLARI http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTn8_Lb5t899kltx5d1UHUOJ8jWxiusLOvzYUeOLq8KuHZT2j8Ehttp://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSr2tbmG-aSBo_Bz_-ASD39wfs4CrYyBUZmG31wT541aLrWT_nM Kuşbakışı uzunluğu 2000 kilometreyi aşan Büyük Set Resifi'nden bir görüntü, Avustralya Tropik mercan kayalıkları: Denizlerin yağmur ormanları Binlerce canlının yaşama ortamı bulduğu tropik mercan kayalıkları, barındırdıkları tür çeşitliliği açısından dünyanın en zengin biyotopları olan yağmur ormanlarıyla karşılaştırılabilir. Balıklar dışında kalan mercanlar, karides yengeç gibi kabuklular ve diğer deniz böcekleri, süngerler, istridyeler; deniz kurtları, hıyarları ve kestaneleri ve diğer omurgasız canlıların hepsi omurgasızlar adı altında toplanırlar. Bu tanımlamaya göre, suni denizaltı biyotopları denilebilecek tropik deniz akvaryumları üç grup canlıdan oluşur: Balıklar, omurgasızlar ve yosunlar (algler). Bütün yıl boyunca 25°-30°C arasında kalan su sıcaklıklarını tercih eden, bol ışık ve berrak sular gerektiren tropik mercanların yaşama alanı, genelde 30° Kuzey ve 30° Güney enlemleri arasında sınırlı kalmıştır. Hint Okyanusu'nda Maldiv Adaları, Pasifik Okyanusu'nda Filipinler ve Endonezya, Karayipler ve Kızıldeniz göz alıcı tropik mercan kayalarının bulunduğu önemli bölgeler arasında sayılabilir.Bir deniz akvaryumunda, çeşitli renklerdeki Acropora cinsi sert mercanlar Mercanların yaşama savaşındaki başarılarının sırrı: Simbiyoz Yaşayan tek bir mercan bireyine polip adı verilir. Ağız, mide ve dokungaçlardan oluşan polipler kolonileşerek büyük mercan topluluklarını oluştururlar. Bazı mercan türlerinin polipleri, kendilerine sürekli besin sağlayabilmek için zooxanthellae cinsi sarı-kahverengi simbiyotik alglerle çok ilginç bir ortak yaşam biçimi geliştirmişlerdir. Bu alg hücreleri, mercan dokusunun epidermis tabakasında, ikinci hücre sırasında dizilmişlerdir. Böylece polipin içinde yaşamalarına rağmen dışarıdan ışık enerjisi alıp fotosentezle kendilerinin ve polipin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini üretebilirler. Polip, zooxanthellae'sına karbon kaynağı olarak solunum artığı karbondioksit, azot ve fosfat kaynağı olarak da başta amonyak (NH3) olmak üzere sindirim artıklarını verir. Buna karşılık zooxanthellae, polipten aldığı hammaddeleri kullanarak ürettiği karbohidrat ve proteinlerin %98'ini polipe verir. Böylece polip, simbiyotik yosuna güvenli bir yaşama ortamı ve gübre, yosun da polipe sürekli besin garanti eder. Yumuşak mercanlar grubundan rengarenk mantar anemonları Dokusunda simbiyotik algleri barındıran mercanlara hermatipik veya simbiyotik, bulundurmayanlara ise ahermatipik denir. Hermatipik mercanlar besin gereksinimlerinin çoğunu simbiyotik yosunlarının kendilerine sunduklarıyla karşılarlar. Geri kalan açığı da dışarıdan yakaladıkları artıklar, plankton, bakteri ve diğer küçük canlılarla kapatırlar. Deniz akvaryumlarında hermatipik mercanlara ayrıca yem atmaya gerek yoktur; uygun spektrumlu özel metal-halid (HQI) lambalarıyla sağlanabilecek güçlü ışık ve akvaryumdaki diğer canlıların artıkları yeterlidir. Zooxanthellae algleriyle kurdukları ortaklık, hermatipik mercanlar için organik besin maddesi bakımından fakir fakat ışığı bol olan berrak tropik sularda milyonlarca yıldır başarının anahtarı olmuştur. Fakat günümüzde, özellikle de son yüz yıl içinde ortaya çıkan ciddi boyutlardaki deniz kirlenmesi, binlerce canlıya yaşama alanı sağlayan mercanları tehdit etmektedir. Suların organik atıklarla yüklenmesi ve tortulanarak berraklığını yitirmesi sonucu simbiyotik mercanlar avantajlarını yitirmekte ve yerlerini hızla sünger gibi suyu filtreleyerek beslenen canlılara ve her tarafı kaplayan yosunlara bırakmaktadır. Mercan kayalıkları (resifleri) nasıl oluşur? http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQVhUnpgQbKob4O9ry4Gu_0Kdu2ceqnvbmJSnRctDrz_fftxYy7yghttp://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTDkNupfAgx-MnJrTYUNMtYgNqAeVOkNobMXE27pLfKzwI9hDtl Mercanlar sert (stony corals) ve yumuşak (soft corals) olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Sert mercanlar, korunmak ve belirli bir yapı içinde kolonileşmek için iskelet oluştururlar. Yumuşak mercanlar iskelet oluşturmazlar. Yumuşak mercanların bir bölümü, sert mercanların büyük bir çoğunluğu simbiyotiktir. Sert mercanların son derece karmaşık yapıda olan iskelet yapıları, kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg) ve strontyum (Sr) elementlerinin karbonat (CO3) bileşiklerinden oluşur. Üst üste gelerek büyüyen ve yayılan iskelet yapısının altta kalan bölümleri zamanla dağılıp ezilerek sıkışır ve kristalleşerek kireç taşına dönüşür. Kireç taşının binlerce-milyonlarca yıl birikmesiyle de günümüzde bilinen en büyük yapılar, yani mercan kayalıkları (resifleri) oluşur. Bu şekilde oluşmuş en büyük mercan kayalığı, Avustralya'nın Kuzeydoğu kıyısındaki Büyük Set Resifi'dir (Great Barrier Reef). Deniz akvaryumunun tatlısu akvaryumundan farkı nedir? Deniz gibi dev bir su kütlesinde fiziksel ya da kimyasal (sıcaklık, pH, oksijen, tuzluluk, suyun bileşimi...) her türlü günlük ya da mevsimsel değişim yok denecek kadar azdır; olsa bile çok yavaştır. Bu nedenle deniz canlıları genel olarak, sudaki her türlü değişime karşı, değişimlere daha alışık tatlısu canlılarına göre çok daha az toleranslıdır. Deniz akvaryumları, çok bilinçli kurulması ve bakılması gereken, tatlısu akvaryumlarına göre daha hassas ekosistemlerdir. Bir deniz akvaryumunu kurmak kadar devamını getirebilmek de önemlidir. Büyük resif akvaryumlarında gerçek sonuç kendisini 1-2 yıl sonra belli eder. Deniz tuzu http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ5MdmlkUXu4495h01m5A2kw4BkGnpqsQJYhJbdhQElwamFhJFXzg Deniz suyu, sadece su, sodyum ve klorürden oluşmayan, yeryüzündeki hemen her elementi içeren kompleks bir çözeltidir. Çevresiyle sürekli biyokimyasal alışveriş içinde olan deniz canlıları, yaşam fonksiyonlarını sürdürebilmek için tamamen bu çözeltinin bileşimine bağımlıdır. İşin ilginç yönü, kutup denizlerinde olsun, tropik denizlerde olsun, tuzun yoğunluğu değişmesine rahmen bileşimi, yani içerdiği inorganik (karbon içermeyen) bileşiklerin relatif oranları hemen hemen aynıdır. Deniz suyunda en çok bulunan elementler birim hacimdeki toplam ağırlıklarına göre sırayla klorür (Cl), sodyum (Na), magnezyum (Mg), sülfür (S), kalsiyum (Ca) ve potasyumdur (K). Sonra bromin (Br) ve karbondan (C) başlayıp altına (Au), iridyuma (Ir) ve hatta platinyuma (Pt) kadar sıralanır. Deniz akvaryumlarında kullanılacak tuzun hem doğru kimyasal bileşimde, hem de doğru miktarda olması gerekir. Pratikte tuzun yoğunluğu genellikle özgül ağırlık/konsantrasyon skalasına sahip hidrometreyle ölçülür. Tropik akvaryumlar için optimal özgül ağırlık 1.022-1.025 g/ml arası değerlerdir. Bu da yaklaşık % 3.3 yoğunluğa karşılık gelir; yani 1 litre suya yaklaşık 33 gram deniz tuzu. Özellikle de hassas omurgasızları yaşatabilmek için, piyasada özel olarak deniz akvaryumları için satılan en kaliteli deniz tuzları kullanılmalı ve bir kez başarılı sonuç alındıktan sonra marka hiç değiştirilmemelidir. Bitkisel yaşam açısından çoğunluk, tatlısularda bitkilerde, denizlerde ise yosunlardadır. Yapraklı Caulerpa yosunları, çok çeşitli renkte ve biçimdeki tatlısu bitkilerini aratmazlar. pH ve amonyak Tatlısu akvaryumlarının pH (asitlik) değeri genelde 7.0-7.8 arası, deniz akvaryumlarının ise 8.0-8.5 arasıdır. Suyun pH değeri yükseldikçe, sudaki amonyum (NH4) ve amonyak (NH3) ikilisinde amonyuma göre çok daha zehirli olan amonyağın payı yükselir. Sudaki amonyak konsantrasyonunun 0.01 mg/litrenin üzerine çıkması, balıklar da dahil deniz canlıları için ölümcüldür. Diğer bir deyişle, amonyak birikimi, pH değeri yüksek tuzlusuda daha ciddiye alınması gereken bir tehdittir. Bu nedenle deniz akvaryumlarına, tatlısu akvaryumlarına göre daha az sayıda balık konabilir. Tatlısu akvaryumları için önerilen ölçü 1 cm balık boyu başına 1 litre su iken bu, deniz akvaryumları için 1 cm balık boyu başına 10 litre sudur. Üç tip deniz akvaryumu: Balık, omurgasız, resif Bakımları açısından kolaydan zora doğru üç tip akvaryum tanımlanabilir: 1) Sadece balıkları içeren balık akvaryumu Balıklar, suyun bileşimine karşı omurgasızlar kadar hassas değillerdir. Nitratın 30 mg/litreye kadar yükselmesi önemli bir sorun yaratmaz. Simbiyotik mercanlar gibi fotosentez yapan canlılar olmadığı için özel metal-halid lambalarına gerek yoktur. Uyumlu türlerin seçilmesi önemlidir. 2) Sadece omurgasızları içeren omurgasız akvaryumu http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRy1yjUvf3gnvNi3-CYr9af-jNu_momR4kXSGyWeiJEfZnSsUQTfQ Simbiyotik mercanları yaşatabilmek için, mavi renk spektrumunu da yeterli miktarda içeren özel ışıklandırma gerekir. Nitratın 10mg/litrenin üzerine çıkması yosunları arttıracağı için hassas omurgasızlar için tehlikelidir. Sudaki nitratı ve diğer organik atıkları düşük düzeylerde tutmak için genellikle bir protein toplayıcı (skimmer) kullanılır. Uyumlu türlerin seçimi önemlidir; birçok mercan türünün bir arada uzun süre yaşayamadığı tespit edilmiştir. 3) Hem balıkları, hem omurgasızları içeren resif akvaryumu http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQKI_F1NcNyOcPRT3kvsyhh4DUsQfYnF88NEGFG-AcP3tAaE-vt Omurgasız akvaryumunda dikkat edilmesi gereken konular resif akvaryumları için de aynen geçerlidir. Organik atıkların, omurgasızları tehdit edecek düzeye çıkmaması için ancak çok az sayıda balık konabilir. Balıklar, biribiriyle uyumlu ve omurgasızlara zarar vermeyen türlerden seçilmelidir. Akvaryumu organik atıklarla kirletmeden balıkların yeterli besini almasını sağlamak bu tip akvaryumların ayrı bir zorluğudur. Akvaryum tekniği Kullanılan teknik donanım açısından en önemli farklar, resif akvaryumlarında simbiyotik mercanlara uygun özel ışıklandırma (genellikle metal-halid lambaları) ve protein toplayıcı kullanılmasıdır. Protein toplayıcı, türlü organik atıkları henüz bakteriler tarafından parçalanmadan bir kapta toplayarak akvaryumdan uzaklaştırılmasını sağlar. Böylece akvaryumda nitrat gibi azotlu bileşikleri ve organik maddeleri (karbon bileşikleri) düşük düzeylerde tutmak mümkün olur. Pembe-kırmızı koralin yosunlarıyla kaplı Endonezya kökenli canlı kayalar ve bir mantar anemonu Biyolojik filtrasyon için canlı kayalar Çok çeşitli yöntemler kullanılmakla birlikte, büyük resif akvaryumlarında biyolojik filtrasyonun önemli bir bölümü canlı kayaların içinde ve kumda gerçekleşir. Canlı kaya, içinde çok çeşitli bakterilerin, küçük kabukluların, süngerlerin, kurtların, istridyelerin ve daha henüz tanınmayan canlıların yerleşmiş olduğu, sert mercanların ve diğer canlıların iskeletlerinin ve kabuklarının birikimiyle oluşmuş, gözenekli kalkerli taşlara verilen isimdir. Canlı kayalar doğadan toplanır. Hayat barındırmayan kalkerli taşları akvaryumda canlı kayalarla aşılayarak canlı kaya haline getirmek mümkündür. İnce gözenekli yapıları nedeniyle canlı kayalarda farklı grup bakteriler tarafından nitrifikasyonla (amonyağın oksitlenerek nitrata dönüşümü) denitrifikasyon (nitratın deokside olarak serbest azot gazına dönüşümü) aynı anda gerçekleştirilir. Bilinç = Bilgi + Duyarlılık Özellikle omurgasız ve resif akvaryumlarını kurup birkaç yıl başarıyla işletebilmek için pratik tecrübe gereklidir, ancak yeterli değildir. Başarı için mutlaka kimya, biyoloji ve ekolojinin temel kurallarını bilmek, bunun için de çoğu yabancı dillerde yazılmış kaliteli yayınları dergilerden, kitaplardan ve internetten takip etmek gerekir. Bu konuda tatlısu akvaryumlarından elde edilecek tecrübeler de çok yararlı olabilir. Tabanda yaşayan Gobiler, saklanmak ve besin aramak amacıyla kazdıkları kumu havalandırarak sağlıklı tutarlar. Deniz akvaryumlarına yeni başlanıyorsa, önce kolay akvaryum tipleriyle tecrübe kazandıktan sonra zorlarına geçmek doğru yöntemdir. Tatlısu balık ve bitkilerinin büyük bir bölümü akvaryumda üretildiği halde, halen deniz canlılarının çoğu insan eli altında üretilemiyor ve doğrudan doğadan, üstelik bütün kontrollere rağmen bazen çevreye çok zararlı kimyasal maddeler kullanılarak yakalanıyor. Özellikle kimyasal maddelerle uyuşturularak yakalanmış balıkların büyük bir çoğunluğu, kronik karaciğer bozuklukları nedeniyle ya yolda, ya da konuldukları akvaryumda ilk birkaç ay içinde ölüyor. Bazı türler ise, gerçekte hiçbir zaman akvaryumlara tam anlamıyla uyum sağlayamadığı halde, renklerinin güzelliği nedeniyle geçici bir dekor anlayışıyla pazarlanıp yavaş bir ölüme mahkum ediliyor. Deniz akvaryumu kurmaya girişen bir akvarist bunların bilincinde olmalı, akvaryumlara zor uyum sağlayan türleri kesinlikle satın almamalı, hatta canlıların nereden ve hangi şartlarla getirildiğini soruşturmalıdır. Her zaman için bakımı kolay ve akvaryumda üretilebilen türler tercih edilmelidir. Hem güzel, hem de bakımı nispeten kolay birçok balık ve omurgasız türü vardır. Kuru temizleme istasyonuna gelen Melek Balığının deri parazitlerini yiyen bir temizlikçi karides. Deniz akvaryumları çevreye zararlı mıdır? Tarım artıklarına bağlı çevre kirlenmesi ve aşırı avlanma yüzünden günümüzde zarar görmemiş çok az sayıda tropik mercan biyotopu kalmıştır. Getirilmeye çalışılan bütün uluslararası kurallara rağmen balıkçılar halen, dinamit ve dibi tarayan ağlarıyla mercan kayalıklarına büyük zararlar veriyorlar. Bilinçsizce avlanma sürdükçe balık azalıyor, balık azaldıkça da kalanları adeta kazımak için kullanılan yöntemler sertleşiyor. Bu kısır döngü içinde nüfusu hızla artan, geçimleri için balıkçılığa bağımlı halklar gittikçe fakirleşiyor. 1994 yılında, irili ufaklı toplam 7017 adadan oluşan Filipinler'de yeni bir proje başlatıldı. Bu projeyle, bilinçsizce avlanma sonucu tahrip edilmiş kıyılarda, resif akvaryumlarından elde edilen tecrübelerle mercan tarlaları oluşturup bazı mercan türlerinin suni olarak üretilmesi hedefleniyor. Amaç, üretilen mercanların eczacılık endüstrisine, halka açık büyük akvaryumlara ve akvaryum sektörüne pazarlanarak yöre halkına ek bir gelir kaynağı yaratılması. Böylece mercan yetiştirmeyi öğrenen halkın daha bilinçli davranacağı ve kendi geçim kaynaklarını yok etmeyeceği, tersine koruyacağı düşünülüyor. Bu proje tabi ki doğal mercan resiflerini korumak için yeterli değildir; fakat bir başlangıçtır. Bu girişimi başlatanlar da bilim adamlarıyla birlikte organizasyonlar kuran bilinçli akvaristler olmuşlardır. Deniz akvaryumlarının çevreye zararlı olup olmadığı, tamamen bu işle uğraşanların konuya yaklaşımına bağlıdır. Doğru yaklaşımla bakıldığında deniz akvaryumları, doğal zenginliklere karşı duyarlılığı arttıran ideal bir ekoloji öğretmenidir. Bilinçli akvaristler, çevre etiklerine bağlı kalarak doğaya zarar verecek isteklerden kaçınır; tam tersine, yukarıdaki örnekte olduğu gibi doğal zenginlikleri koruyacak yöntemler araştırırlar. Deniz akvaryumunu klas bir renkli canlılar koleksiyonu düzeyinde algılayanlar ise, bilgi düzeyleri ne olursa olsun doğayı değil, kendi bencilce isteklerini ön planda tutarlar. Sırasında akvaryumda bir yıldan fazla yaşamayacağını bile bile doğada ömrü on yılı aşan gösterişli bir balığı ya da çok hassas bir mercanı satın almaktan kaçınmazlar. Böylece, doğaya zarar vermek pahasına bu canlıları toplayanlara da pazar yaratmış olurlar. Bu görüşlerden ortaya çıkan sonuç şudur: Deniz akvaryumlarının en önemli altyapı unsuru, malzeme veya canlıdan önce bilinçtir. yazı ve yorumu için: Tunç Ali Kütükçüoğlu na teşekur ederiz. Neden Deniz Akvaryumu Deniz ve okyanuslar insanoğlunu sürekli olarak cezbetmektedir. Çünkü kendi dunyamızın çok dışında olan bu ortamlarda canlıların yaşamları, renkleri, karaktersitik özellikleri gibi konular insanlarda merak uyandırmakta ve şaşkınlık yaratmaktadır.. Bu muhteşem dünyayı görebilmek ve bu dünyanın sakinlerini evlerimize, işyerlerimize konuk edebilmek için deniz akvaryumu son yıllarda en çok tercih edilen hobiler arasında birinci sırayı almaktadır. Renkli su dünyası bizi sadece dinlendirmekle kalmaz aynı zamanda birçok bilgi edinmemizi sağlar.. Tatlı su akvaryumlarına göre çok daha fazla rengi ve canlı türünü beslememize olanak sağlayan deniz akvaryumu aynı zamanda omurgasız ve mercan beslemenin tek yoludur. http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTEmk0eAmtsSwy6Mae1erWyVenojV50rWbjyzuIqEfuH6n24DdMYg Kurulum Deniz akvaryumları için genel geçer kural olarak "akvaryum ne kadar büyük olursa bakım o kadar kolay olur" kuralı doğrudur. Peki neden? Çünkü akvaryumun sahip olacağı su hacmi fazladır ve daha fazla canlı beslemek için olanak sağlanmaktadır. Kurulacak olan akvaryumun hacmi göz önüne alınarak uygun kalınlıkta cam seçilmelidir.. Camların bilgisayar kesimli ve rodajlanmış olması gerekmektedir. Özel akvaryum silikonuyla yapıştırılan camların kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir. http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQP8gVWFkBx01dO6KFyuaITei-i9HkEu4zK3U_J0Ssq_xoID7uT0Q Filtrasyon Öncelikle şunu bilmelisiniz deniz akvaryumu kapalı dış filtrelerle filtre edilemez.. Kapalı dış filtreler sadece fiziksel olarak gözle görülebilen atıkları tutmaktadır. Suyun oksijenlenmesi ve biyolojik filtrasyondan geçmesi için kule sistemli filtre tankının kullanılması gerekmektedir. Kule içerisinde yeterli miktarda bioball ve mercan kırığı bulunmalıdır.. Su bioballer üzerinden yağmurlama sistemiyle geçmelidir. Mercan kırıklarının suyun altında kalmasında fayda vardır. Hepsinden önemlisi protein skiimerin kalitesi ve çalışma kapasitesidir. Protein skimmer akvaryumun su hacminin iki katı kapasitede çalışması gerekmektedir. Bakım Deniz akavaryumu sürekli kontrol gerektiren bir sistemdir. Su kalitesinin haftalık periyotlarla kontrol edilmesi gerekmektedir. Başlıca kontrol edilecek parametreler nitrit, nitrat, amonyak ve pH değerleridir. Su değerlerine bakılarak su değişimleri veya bakteri ekimleri yapılabilir. 15 günde bir dip çekimi yapmakta fayda vardır. Deniz Akvaryumu kurarken mutlaka profesyonel bir ekipten yardım alın.. Baslangıçta ucuza kaçmak uzun vadede çok daha fazla masrafa neden olacaktır.. Balık kayıpları zamanla sistemi yenilemenizi gerektirecektir. Bu nedenle kurulum yaparken mutlaka kaliteli malzeme ile doğru sistemi kullanın.. ********************* |
Akvaryumda Dekarasyon: Taşlar: http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR_WDeRyvSBN330dJPpgR-fF1U7U_hPJ_nwESl8Nofv_OtXIqRn Tatlı su akvaryumları için örneğin granit ve bazalt uygundur. Yağdan kirlenen taşlar, maden taşları, kireç ve metal içeren taşlar akvaryum için uygun değildir, her ne kadar dekoratif gözükseler bile. Her taşı kaynar su ile iyice temizleyin ve çok fazla taş kullanmayın . Taşların sürekli eşelemeye çalışan balıklar nedeniyle devreilmemesi için dekor oluştururken taşları silikon(yapı malzemesi olarak kullanılan silikon zehirli olduğundan sadece akvaryum silikonu kullanın!!) ile yapıştırın. kök: http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQZjJEiosFKXgxYs7pROuv_KT9IMCPa7Np8F6Uk92MTw_vfBMyxMApWH47y Pek çok evcil hayvan mağazasında bulabilen bataklık kökleri neredeyse tüm tatlı su akvaryumları için uygundur. (Doğu Afrika çiklitlerinin bulunduğu akvaryumlar hariç) Bataklık ağacı dekoratiftir ve çürümez. Düz ve verimsiz arazilerde yetişir ve çok iyi korunmuştur. Suyu emdikten sonra dibe oturur. Kökleri sadece akvaryumculardan almanız gerekir!. Kendi topladığınız kök veya tahtalar akvaryumun içinde çürüyebilir kirliliğe neden olabilecek maddeler açığa çıkarabilir. Hindistan cevizi ce salyangoz kabukları ilginç bir dekorasyon ve balıklar için saklanma yeri oluştururlar. Teknik Ekipman: Aydınlatma: http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRdmCki3zatrDW1SSJ24qS3hP63DBlM5RazwUG7DeAZI8j9924P Sera floresan tüpler en ileri aydınlatma teknolojisi kullanılarak üretilmektedir. Uygun seceneklerde istediğiniz akvaryum modeline ihtiyaç duyduğumuz degişik türde aydınlatma ceşitleri vardır. Bitki akvaryumu için farklı diğer türler için farklı aydınlatmaya yarıyan modelleri mevcuttur. Bu modelleri akvaryumcunuza danısarak olması gereken flerosans modelini almalısınız. (Evlerde kullandığımız flerosan lardan çok farklı yapıları vardır ) Isı: http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT4GewrBMytRKkWrAj5b0lSIUrAXLZjssPaAum3n87cXQaoFMH1dA Akvaryum balıkları genellikle yaklaşık 25 derece sıcaklığındaki suda yaşarlar. Bu nedenle akvaryum suyu doğru bir şekilde ısıtılmalıdır. Akvaryum ısıtıcısı watt ısı değeriyle sınıflanmıştır. Size gerekli ısıyı sağlabilecek watt değeri az ısınan odalarda litre başına yaklaşık 1,5 watt olarak hesaplayabilirsiniz. 25 watt ile 300 watt ve hatta daha yukarsı derecelerde ısıtıcı bulmanız mümkündür. Aquarium Systems Visi-Therm ısıtıcı-termostat Suya tamamen batırılabilen otomatik akvaryum ısıtıcı-termostatı. Derece göstergesi sayesinde kolayca ayarlanabilir sıcaklık Sıcaklığı ayarlandığı noktada sabit tutan termostat Az yer kaplayan verimli ısıtıcı gövdesi Uzun dönemli ve güvenli kullanım Tutturucu çengelleri ve vantuzlarıyla birlikte |
1 ek Kendimiz Bir Akvaryum Yapalım... derseniz işte size püf noktaları: Öncelikle yapıcağımız akvaryumun ebadına göre camın kalınlığını seçmeliyiz. Basit bir deneyim için 4mm cam uygundur 35 lt bir akvaryum için 80*40 bir akvaryum içinse 6mm yada 7 mm sağlamlık açısından gecerli bir ölçüdür. 80*40 örneğinden yola çıkarak öncelikle kullanacağımız malzemede camları yapıştırmak için akvaryuma özel silikon kullanmalıyız. Diğer silikonlar zehirli madde içerirler. düzgün kesilmiş (gönyeli ) alt taban camımızı yerleştiriyoruz 80 cm 40 cm alt camımızın hemen hemen bir boş cerceve gibi olucak şekilde 4 cm eninde ve camın kalınlığıyla eşit kenarlara boşluk vererek taban camının üstüne cerve yapıcak şekilde çıta camları silikonluyarak yapıştıralım Burda dikkat edilecek husus tüm yapıştırmalarda camın tek harekette birbirlerine temasını sağlayıp aralarda hava boşluğu bırakmamaktır. ![]() taban camı ve kenar cıtalrı tabana yapışık bir halde iken (akvaryum ölçünüz sizin tercihinize göre ayarlanıcagından) ana ön ve arka camlar için boyuna göre 2 adede çıta ayarlarsanız kaymaları engellemede tam sonuç alırsınız. şimdi yan cam olculerimiz camın kalığınlığı (mm cinsinden) normal bouyutumuz 40 cm olucağına göre cam kalınlığının 2 katı enden ölçümüzün ufak olması gerekiyor. Yani cam kalınlığı 5 mm ise 2 x 5= 10 mm (1 cm) 40 cm enden cıkarılarak yan cam ölçümüzü bulabiliriz. Bu hesapta yan cam 39 cm olmalıdır.silikonumuzu taban camının yan camlarla temas ediceği alt tarafa sürüyoru bu işi karşılıklı her iki yan cam için aynı anda yapıyoruz. ve 79 cm çıta ile destek vererek içeriye düşmesini engelliyoruz ve silikonun üstüne tek bir hamlede yerleştiriyoruz. Arada kullandığımız çıta(ağaç parçası) bize dengede durması için yan camlara destek vermeyi sağlar. yan camların her 2 tarafında destek sağlamak için kitap vs. araçlardanda faydalanabiliriz. Hemen Ardından ön ve arka buyuk camları yerleştirmeye geçebiliriz. Silikonu taban camına ve yan camlara dikkatli bir şekilde sürüyoruz.ve gene dikattli bir şekilde hava bırakmadan önce alt tabana gelebilecek şekilde ön camı yerleştirip yavaşça yan camlara doğru iteleyerek bir birlerine yapışmasını sağlıyoruz. Olası kaymaları engellemek içinse kağıt ban kullanarak yancamla buyuk ön ve arka camları bir birlerine bandlayabilirsiniz yada aynı sekilde destek vermek için kitap vb. agır malzemeyle bu desteği sağlayabilirsiniz. Basitcene bir akvaryumumuz ortaya çıktı. Şimdi tabandan olucak bir çekilde taban cıtalarıyala ön arka ve yan camların birleştiği alt tarafa extradan silikon geçip dahada sağlamlaştıralım. Artık camdan bir köşe kavanoz gibi görünen akvaryumuz şekillenmiştir. Bundan sonrası için görüntüyü ve olası darbe alabilecek olan alt ve ust kenarlara köşebentten çıta cevirmeye geldi. Bunuda Plastik pvc maddede olusan düz kenarlı (genelde nalbur ve panjur imalatçılarında bulunan plastik çıta ile akvaryumumuzdaki silikonla yapıştırdığımız yerler kuruduktan sonra ters cevirerek alt tabanı üste getirelim ve plastik köşebendle etrafını sararak bir şablonunu çıkartıp yapışmaya hazır hale getirelim. Burda dikkat edilecek 1 mm kalın olmamalıki suyu doldurduğumuzda basınç alt tabanda boşluk bırakıp zorlamasın. Tüm çerceve olcülerine uygun cıtalarımızı hazırladıktan sonra tıpkı camları yapıştırdığımız gibi bu sefer cıtanın içine tüm yüzeyleri kapsayacak şekilde silikonlayıp plastik çıtayı yapıştıralım gene kagıt band ile başlangıç ve bitiş noktalarını silikonun kurumadan acılmasını engellemek için bandlıyalım ve kurumaya bırakalım. Evet basitcene bir akvaryumu kendimiz yaptık sıra test etmeye geldi Tüm kagıt bandları sökerek silkonla yapıştırdığımız cam yuzeyleri tektek kontrol edelim hava boşluğu yada silikonu surerken atladığımız yerler var mı? bakalı. Sonuç olarak silikon maddesi kuruduğunda lastik gibi esnek bir madde oluşturur. Kenarlardan dışarı taşmış olan bu fazlalıkları jilet yada falçada marifetiyle kazıya bilirsiniz. Her şey yolunda gözüküyor ise su koyarak test edin 1 saatte su testi için yeterlidir. Kaçırma yok ise herşey hazır demektir. Olası su sızıntısı tespitinde ise sızan bölge tespit edilip nemi alındıktan sonra silikonla tekrar doldurulabilir. Kendi el becerisine güvenen arkadaşlar bu yolu izleyip daha hesaplı akvaryum yada kendi ölçülerinize özel ebatlarda yapabilme özgürlüğünüzü kullanmış olursunuz :) Benim tavsiyem hazır akvaryum almak ama ölçülerinize uygun ebatta akvaryum bulamaz iseniz bu yol geçerli olabilir. Tamamen amatör tecrübe ile uygulaması tarafımdan yapılmış ve sonuç almış bir yöntemdir. |
Hastalıklar Genel BELİRTİLER: Dışa fırlamış gözler NEDENLERİ: Bakteriyal enfeksiyon genellikle suyun pis olmasından ileri gelir. TEDAVİSİ: Derhal su değiştirilir. 1 tablet Oxazole, 100 lt. suya atılır. 4 gün Sonra suyun %50'si değiştirlir.İki gün hiçbir değişiklik olmazsa ise yarım dozajı tekrar edersiniz. BELİRTİLER: Deride oluşan lekeler. NEDENLERİ: Costia ya da Ichthyodo TEDAVİSİ: 1 tablet Cortim Oxazole, 100 lt. suya atılır. 1 gün Sonra suyun %50'si değiştirlir.İki gün sonra da kalan %50'si değiştirilir. BELİRTİLER: Saldırganlık, zor solunum, akvaryumun içinde sinirli dolaşma NEDENLERİ: Solungaç kutları TEDAVİSİ: Masoten'de çok kısa (zehirli) bir banyo. 10 mg., 100 lt. suya atılır (10-30 dakika) (Masoten'de uzun bir banyo için, 50 mg. 100 lt. suya ). Dört gün süreyle banyo. Dördüncü günden sonra su değişimi ve charcoal filtrasyonu. Aynı olayı 1 hafta sonra tekrar ediniz. BELİRTİLER: Yemek yememe ve jel şeklinde dışkı NEDENLERİ: Kurtlar ve intestinal hastalık TEDAVİSİ: Zehirli Masoten'de uzun bir banyo. Günlük suyun 1/4'ünü değiştirir ve üzerine 1/4 doz Masoten ekle. 4 gün sonra suyun bir kısmını değiştir. ve charcoal filtrasyonu BELİRTİLER: Pis, beyaz uzun dışkı. NEDENLERİ: Nematodelar tapaworms fish leaches TEDAVİSİ: 100 mg. Praziquantel (a) ya da 500 mg. yomesan (a) 100 ml. suda çözülür.İçerisine canlı sivrisinek larvası atılır. Larva ölmeden balığa verilir. Aynı dozajı 25 gr. flaks ve az miktarda yağ ile karştırınız. 5 gün için 15 yem tableti ya da şırıngayla verebilirsiniz. Discus'un büyüklüğüne göre dozajı 5 şırıngaya bölüp, her gün 5 ml. verebilirsiniz. BELİRTİLER: Yem yememek, koyu bir renk almak, anormal hareketler, jel gibi dışkı.(Hole in the head hastalığında, gözlerin üzerinden bir sıvı süzülür. Sert kısmında delikler oluşur) NEDENLERİ: Flagellates Örn. Hexamita Octemitus Spironucleus TEDAVİSİ: Flagyl (A) da uzun bir banyo. 50 lt. suya 1 tablet metronodazol ya da eczaneden sağlayacağınız metronidazol. Dört gün sonra suyun %50'si değiştirilir. Ve aynı tedavi uygulanır. Yem tabletleri ya da şırıngayla verilebilir. Ya da tetra medica hexex ile tedavi edilebilir. BELİRTİLER: Deri hastalığı, akvaryum dekoruna saldırma NEDENLERİ: Bakteri deri hastalığı TEDAVİSİ: 150 mg. Cpyorampenicol (A) ile 10-30 dakika arası kısa bir banyo ya da 1.gr. (ACRIFLAVINE-TRYPAFLAVIN olarak satılır 2-3 gün için) 100 lt. suya konulur. Daha sonra kısmi su değişimi ve Charcoal filtrasyonu. Balık Bitki bakımı hastalıklarının tedavileri:(örnek resimler eklenecek) |
Potasyum Permanganate 1 g/100 litre su oranı ile kullanılır. Bu yoğunlukta balıklar 10-30 dakika banyo yaptırılır. Bazı balıklar Potasyum Permanganata karşı hassastırlar. Bu nedenle uygulama sırasında balık dikkatlice izlenir ve herhangi bir aksilik görülür ise banyo hemen durdurulur ve balık normal akvaryumuna geri konulur. Larnea hastalığında %0.1 eriyiği ile lokal (balığın üzerindeki belli bir bölge) tedavi yapılır. Potasyum İodide ve İodine Bu madde uzun süreli banyo için kullanılır. 1g iodine ve 100g potasyum iodide 1 litre suda eritilir. Bu eriyikten her litre akvaryum suyuna 0.5 ml. hesabı ile ilave edilir(10 litre su için 5ml). Concurat Bir firmanın çıkardığı özel ilaç ismidir. İlaç 2.3.5.6 tetrahvdro-6-phenyl imidazo (2,1-6) thiazol hydrochlorides ihtiva eder.Capillaria'nın konrtolü için bu ilaçtan 2-4 gr. 1 litre suya konulur. Bu su içerisinde tubifex (canlı yem) konulur ve kurtlar ölmeye başladığı an veya ölmeye başlayacakları hissedildiği an kurtlar alınır ve hasta balıklara yedirilir. Bakır Sülfat Mavi kristaller şeklinde olan bakır sülfat (CuSo4-5H2O) 1 gramı 1 litre suda eritilir ve bu eriyikten 1.5cm3'ü akvaryumdaki her 1 litre su için verilir. Bu uzun süreli banyolar için önerilir. Tatlı su akvaryumlarında bakır sülfat çok dikkatli olarak kullanılmalıdır. Deniz akvaryumlarında ise bakır suyun kirliliğine bağlı olarak süratle çökeltilir. Bu nedenle uygulamanın 3-5 ve 7.gününde tekrarlanmasında fayda vardır. Eğer deniz suyu taze ise uygulama bir iki defa daha yapılabilir. Eğer su eski ise uygulamalar daha az yapılır. Bakır sülfat uygulamalarından amaç sudaki bakır sülfat oranını litrede 1-1.5 mg. dolaylarında tutmak içindir. Özellikle oodinium dış parazitine karşı 0.1-0.4 ppm ortamında devamlı banyo etkili olur. Lindane Lindane çok etkili bir haşere ilacıdır. Suda çözülmez, zehirli bir maddedir. Balık üzerine bulaşmış bazı parazitlerin imhasında kullanılabilinir isede akvaryum balıklarında dikkatli kullanmak gerekir. Direkt olarak akvaryum içerisine kullanmak uygun olmayacaktır. Pazazitli balık dışarıda ayrı bir kapta veya karantina akvaryumunda ilaçlanmalıdır. Bu amaçla balık, içi su dolu bir kaba alınır. Suyun üzerine çok az lindane serpilir ve balık burada 10-15 dakika tutulduktan sonra tekrar akvaryuma döndürülür. Malagit Yeşili Malagit yeşili cholorid ve oxalate halinde pazarlanır. Oxalate olarak pazarlananları balıklar için daha zehirli fakat parazitler ile mücadele için daha etkilidir. Önerilen doz 0.03 mg/litredir. Standart olarak 1.5 gr. Malagit yeşili bir litre suda eritilir. Bu eriyikten 2-6 ml/100 litre suya uygulanır. 2-6 ppm dozlu eriyikte balıklar 30 dakika banyo yapılır ise dış pazazit ve mantarlara karşı etkili mücadele yapılmış olur. Metronidazol Metronidazol (1-b(hydroxyethyl)-2-methyl-5 nitroi-midazol) formülündedir. İnsanlar için de kullanıldığından kimyasal madde satılan yerlerden temin edilebilinir. Akvaryumlara 4mg/litre olarak 3-4 gün süre uygulanılabilinir. Bu süre sonunda su aktif karbon kömürlü filtreler ile temizlenmeli veya bu mümkün değil ise akvaryum suyunun yarısı kullanım bittikten sonra ilk gün %25'i ise üçüncü gün değiştirilmelidir. Metraljil adı ile eczanelerde satılan ilaçla bu tedavi yapılabilmektedir. Nitrofuran ihtiva eden ilaçlar bakteriyel ve bazı durumlarda mantar hastalıkları için çok etkili olan bir maddedir. Bakteriyel enfeksiyonlar için 20 ppm'lik solusyonda 4-5 gün banyo önerilebilir. Rivanol 100 mg. rivanol 100cm3 sıcak suda eritilir. Eriyik soğutulur. Balıkların yaraları üzerine pamukla sürülür. Gerekli gürülür ise 48 saat sonra tedavi tekrarlanılabilinir. Uygulama sırasında balığın gazlamalarına ve gözüne ilacın kaçmamasına dikkat edilmelidir. Bunun için balığın üzerine ilaç sürülürken balığın kuyruk hizası yere bakacak şekilde elde tutulup yaranın üzerine bu şekilde sürülebilinir. Sülfanomidler Akvaryumda hastalık amili olan bakterilerden antibiyotik ve sülfanomidli ilaçlara dayanabilmeleri hemen hemen yok gibidir. Sulfanilamide veya sülfathizol kullanımında, hasta balıklar 2-3 gün süre ile 100mg./Litre oranındaki suda tutulurlar. Eğer uygulama bu oranda akvaryuma yapılır ise 3 gün sonunda suyun %50'si değiştirilmelidir. Bu maddeler suda pek iyi erimedikleri için suda bulanık bir görüntü yaratabilir fakat bu durum balıklara bir zarar vermez. Trichlophon Bu maddenin kullanılacağı akvaryumlarda su sıcaklığının 20-22C dereceden aşağı 27-28C dereceden yukarı olamaması lazımdır. 0.2-0.3 mg./Litre oranındaki suda hasta balıklar 3-4 gün banyo edilir. Antibiyotikler Bakteriyel hastalıkların tedavisinde çok yararlı olan antibiyotiklerin dış ülkelerde pek çok çeşidi akvaryum balıkları hastalıkları için piyasaya çıkarılmış bulunmaktadır. Ülkemizde de bu konuda bazı girişimler vardır. Akvaryumlarda en çok kullanılan antibiyotiklerden bir kaçı aşağıdadır. Terramycin 10-20 mg./Litre Eriyikte balıklar uzun süre banyo yaptırılabilinir. Chloromycetin 50-80 mg./Litre Eriyikte balıklar uzun süre hasta balıklar tutulabilir. Oxytetracycline 5-8 mg./Litre Eriyikte balıklar uzun süre hasta balıklar tutulabilir. Bactrim 1 tablet/100 Litre 3 gün boyunca uygulanır.Sonunda %50 su değiştirilir. Kinin Litrede 0.001 gr.=1 mg. oranında uygulanabilir. (Akvaryuma bu kadar küçük dozda vermek için önce 1 gr. Kinin 1 litre suda eritilir.Daha sonra litre başına 1 ml. gelecek şekilde uygulanır. Formalin 0.2ml/litre oranındaki karışımda balıklar 1 saat banyo yaptırılır. Dış pazazitler için akvaryumlara 10 litre su için 2-4 damla kullanılabilinir. Tuz %3-5 ihtiva eden suda balıklar 2 dakika tutulur ise bu tedavi sülüklerden kurtulmak için yeterlidir. %1'lik tuzlu suda 1 saat balık tutulur ise dış parazitlere karşı mücadele yapılmış olur. Akvaryumlarda temizlenmiş kaya tuzu kullanılır. Özel olarak tuzluklardan akması için içerisine magnezyum sülfat ilave edilmiş masa tuzları kullanılmamalıdır. Acriflovine Dış parazitlere, kuyruk çürümesine ve mantarlara karşı kullanıldığında 0.02 ppm konsantrasyonda balıklar 3 gün süre ile tutulur. Phenoxethol Dış mantarlara ve kuyruk çürümesine karşı 10ml/litre oranındaki karışımda balıklar devamlı olarak tutulabilinir. Metilen Mavisi Özellikle mantar ve parazitlere karşı etkili olan bir kimyasal maddedir. Akvaryumculukta çok kullanılan bir maddedir. Uzun süreli tedavi için %5'lik eriyinden 5 litre suya 3 damla hesabı ile kullanılabilinir. |
1 ek Akvaryum'dan Kaçış.. :banana: ![]() |
AKVARYUMDA BİYOLOJİK DENGE Akvaryumdaki balıklar, bitkiler ve mikroorganizmalar, biribirleriyle biyolojik etkileşim içindedirler. Amaç, akvaryum ekolojisi içinde biribirlerini tamamlayan bütün bu canlıları uyum içinde yaşatabilmektir. Akvaryumdaki iki temel biyolojik dönüşüm zincirine bakmak, bu biyolojik etkileşim hakkında bir fikir verecektir: Karbondioksit (CO2) - Fotosentez - Oksijen (O2) - Solunum zinciri Fotosentez Bitkiler, güneş enerjisinin yardımıyla birtakım inorganik bileşikler ve mineralleri ham madde olarak kullanıp ihtiyaç duyduklarında kendileri için enerji kaynağı görevini yapacak glikoz, üzüm şekeri gibi organik bileşikleri sentezlerler. Böylece güneş enerjisini bu organik bileşikler içinde depolamış olurlar. Bu arada karbondioksitteki karbonu (C) kullanıp suya oksijen verirler. Bitkilerin güneş enerjisini kullanarak gerçekleştirdikleri bu biyolojik dönüşüme fotosentez (asimilasyon) denir. Bitkiler fotosentezle solunumda kullandıklarından daha çok oksijen üretirler Gündüzleri (ya da ışık açık olduğu sürece) fotosentez yapan bitkiler, besin maddelerinde depolanmış enerjiyi açığa çıkarabilmek için balıklar ve aerobik bakteriler gibi hem gece hem gündüz oksijenli solunum yaparlar. Solunumda fotosentezin tersine oksijen kullanılır ve karbondioksit açığa verilir. Normal şartlar altında akvaryum bitkilerinin fotosentezle suya verdikleri oksijen, kullandıklarından çok daha fazladır. Bu yüzden bitkiler akvaryumda önemli bir oksijen kaynağıdırlar. Geceleri balıkların çoğu (nokturnal -gece aktif- türler hariç) uyur veya haraketsiz kalırlar ve daha az oksijen tüketirler. Bu yüzden bitkilerin geceleri oksijen üretmemeleri bir sakınca yaratmaz. Bitkilerin besinlerini sentezleyebilmeleri için sudaki karbondioksite (CO2) ihtiyaçları vardır Bitkilerin yeterince hızlı fotosentez yapabilmesi için gerekli besin maddeleri ve minerallerin yanında suda yeterince karbondioksit de olmalıdır. Sudaki karbondioksit konsantrasyonu düşükse fotosentez, dolayısıyla oksijen üretimi de yavaş olacaktır. Bir akvaryumdaki en önemli doğal karbondioksit kaynakları aerobik bakterilerin ve balıkların solunumları sonucu açığa çıkan karbondioksittir. Özellikle bitkilerinin iyi gelişmesini isteyenler için geliştirilmiş, suya karbondioksit veren sistemler geliştirilmiştir. Akvaryumdaki canlılar dışında ışık ve su dolaşımı, karbondioksit-oksijen dengesini etkileyen iki önemli fiziksel unsurdur: Işığın etkisi: Bitkilerin özellikle hızlı büyüyen bazı bazı türlerini yaşatmak bir bakıma balıklardan daha zordur. Çoğu yetişkin balık, bir, hatta iki hafta açlığa dayanabilir. Bitkiler ise ihtiyaç duydukları çeşitli besin maddeleri ve minerallerden herhangi birinin dahi eksikliğinde hemen bozulup çürümeye başlarlar. Işık ne kadar güçlüyse fotosentez o kadar hızlı olur; dolayısıyla sudaki besin maddeleri de o derece hızla tükenir. Işıklandırması çok güçlü akvaryumlara bu yüzden daha sık bitki gübresi ve hatta karbondioksit eklemek gerekir. Çünkü güçlü ışıklandırmalı ve bol bitkili bir akvaryumda balık ve bakterilerin açığa çıkarttıkları karbondioksit çoğu zaman bitkiler için yeterli olmayacaktır. Daha doğal bir çözüm ise ışığı biraz daha zayıf ayarlayıp, balık ve bakterilerin karbondioksit üretimiyle bitkilerin tüketimi arasındaki dengeyi kurmaktır. Akvaryumdaki su dolaşım (sirkülasyon) hızının etkisi Oksijen akvaryuma iki yolla kazandırılır: Havadan suya difüzyon. (Bu difüzyon su yüzeyinin hareketiyle hızlanır.) Bitkilerin fotosentezi. Balıklara oksijen, bitkilere karbondioksit Balıkların sağlıklı yaşamaları için suda yeterince oksijen olmalıdır. Buna karşılık bitkiler de karbondioksite gereksinim duyarlar. Unutmayalım ki sudaki karbondioksit miktarı fotosentez hızını, dolayısıyla oksijen üretim hızını etkiler. Akvaryumda fazla hızlı su dolaşımı Su çok hızlı havalandırılır ya da filtre edilirse bitkiler için gerekli olan karbondioksit havaya uçar. Zamanla bozulup çürüyecek bitkilerin fotosentezi, bunun sonucu olarak da ve oksijen üretimi durur. Akvaryumda uygun hızda su dolaşımı Su uygun bir hızda filtre edilirse suda yeterli karbondioksit ve oksijen bulunacağından hem bitkiler, hem de balıklar sağlıkla yaşayabilecektir. Burada akvaryumdaki balık ve bitki miktarlarının dengesi de önemlidir. Akvaryumda çok yavaş su dolaşımı Su dolaşımı çok yavaşsa sıcaklık, oksijen ve çeşitli besin maddeleri akvaryumun her köşesine eşit dağılamayacaktır. Bu da hem balık hem de bitki sağlığını olumsuz etkileyecektir. Dozaj sorunu gözünüzü korkutmasın! Verilen bilgilerden anlaşılacağı gibi, ışık şiddeti kadar su dolaşımının da dozunu ayarlayabilmek akvaryumun biyolojik dengesi için önem taşır. Yanlız bu ayrıntılar gözünüzü korkutmasın. Uygun ışıklandırma ve filtrasyon çok hassas ayarları gerektirmez. Biraz tecrübe, okuma ve gözlemle bu zorlukların üstesinden gelebilirsiniz. Azot zinciri Biyolojik arınma: Başrolde bakteriler, yanrolde bitkiler Kum, filtre malzemesi, bitki yaprakları gibi yüzeylere yerleşen aerobik (oksijenle soluyan) ve anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteriler akvaryumdaki çeşitli biyolojik dönüşümleri gerçekleştirirler. Bu dönüşümler sırasında sudaki balık dişkısı ve üresi, artık yemler, çürüyen bitki yaprakları gibi organik artıklar en küçük yapı taşlarına kadar ayrıştırılırlar. Bu ayrışım ürünlerinin bir kısmı bitkiler tarafından besin maddesi olarak değerlendirilir (örneğin nitrat NO3 ), bir kısmı gaz halinde havaya karışır (örneğin azot gazı N2 ), bir kısmı da suda birikir. Düzenli su değişimlerinin en önemli yararı bu biriken maddelerin konsantrasyonlarının belli sınırların altında tutulmasıdır. https://www.msxlabs.org/forum/images/azotch1.gif Aerobik (oksijenli soluyan) ve anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteriler Yeni kurulan bir akvaryumda ancak aerobik ve anaerobik bakteri gruplarının uyumlu çalışmaları sonucu zamanla biyolojik denge kurulur. Bu uyumu sağlayabilmek için filtre malzemelerinin çoğu hem aerobik hem de anaerobik bakteri kolonilerine uygun ortamlar sağlayacak şekilde üretilir. Kumda ya da filtre malzemesi içinde su dolaşımının hızlı olduğu bölgelerde yeterince oksijen bulunur ve buralarda anaerobik bakteriler yerleşir. Su dolaşımının yavaş olduğu bölgelerde ise oksijen azlığı nedeniyle daha çok anaerobik bakteriler kolonileşir. Bir akvaryumdaki en temel biyolojik dönüşümlerden biri azot zinciri adı verilen azotlu bileşiklerin bakterilerce ayrıştırılması sürecidir. Etkin bir biyolojik filtrasyon için gerekenler: İyi havalandırma; suda yeterince oksijen bulunması. Oksijen sadece havalandırmadan değil bitkilerden de gelebilir. Akvaryumda ve filtre malzemelerinde aerobik arıtım bakterilerinin yerleşebileceği yeterince yüzey bulunması (geniş filtre hacmi, kum). Birim hacim başına geniş yüzeylere sahip seramik köpüğü, cam köpüğü gibi biyolojik filtre malzemeleri. Düzenli filtre temizliği Amonyum ve amonyak Akvaryumda yaşayan balık, bitki ve diğer canlıların organik artıklarının parçalanması sonucu amonyum (NH4) ve amonyak (NH3) oluşur. Amonyak amonyuma göre çok daha zehirlidir. Sudaki amonyak konsantrasyonu 0.1 mg/litre 'nin üzerine çıkarsa akvaryum canlıları için tehlike çanları çalmaya başlar. Suyun pH değeri yükseldikçe, yani su alkalileştikçe, ve sıcaklık yükseldikçe amonyumun amonyağa göre oranı yükselir. Yani, akvaryumda pH ve sıcaklık yükseldikçe etkin bir biyolojik filtrasyon daha da önem kazanır. Örneğin pH derecesinin yüksek olduğu (yaklaşık 8.3) deniz akvaryumlarında, bir de deniz canlılarının tatlı su balıklarına kıyasla amonyağa karşı daha hassas oldukları göz önüne alınırsa, amonyum/amonyak bileşiklerinin düşük konsantrasyonda tutulmasına daha da büyük özen göstermek gerekir. Aşağıdaki tabelada pH ve sıcaklık faktörlerine bağlı olarak sudaki zehirli amonyağın, amonyum/amonyak toplamına göre yüzde (%) olarak payını görebilirsiniz. % Amonyak / (Amonyum + Amonyak) Sıcaklık ° C pH 22 24 26 28 7.8 2.8 3.2 3.6 4.0 8.0 4.3 5.0 5.6 6.2 8.2 6.7 7.7 8.5 9.3 8.4 10.2 11.6 12.9 14.0 Nitrit ve nitrat İkinci aşamada aerobik nitrosomonas bakterileri amonyum ve amonyağı nitrite (NO2) dönüştürürler. Üçüncü aşamada da yine oksijenli solunum yapan nitrobacter bakterileri nitriti nitrata (NO2) çevirirler. Fazla miktarları balık sağlığını ve gelişimini olumuz etkilemekle birlikte, nitrat, nitrite göre çok daha az zehirli bir bileşiktir. Ayrıca nitrat birçok akvaryum bitkisi tarafından besin maddesi olarak kullanılabilir. Yüksek nitrat konsantrasyonu balıklarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve büyümenin durmasına neden olabilir. Bu yüzden, özellikle genç balıkların yetiştirildiği akvaryumlarda nitrat konsantrasyonunu düşük tutmak için bitki, etkin anaerobik biyolojik filtrasyon ve düzenli su değişimleri çok önemlidir. Anaerobik filtrasyon derken: Bazı biyolojik filtre malzemelerinin hem aerobik (oksijenle soluyan) hem de anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteri kolonilerini barındırabilme özellikleri vardır. Genelde filtre malzemeleri arasında su dolaşımının hızlı olduğu oksijence zengin bölgelerde aerobik, su dolaşımının yavaş olduğu oksijence fakir olduğu bölgelerde ise anaerobik bakteriler kolonileşirler. Bu anaerobik bakteri gurupları nitratı da parçalayarak çoğu uçup havaya karışan azot gazına dönüştürürler. Son yıllarda su çıkışının özellikle çok yavaş ayarlandığı bazı nitrat filtreleri piyasaya çıkmıştır. Sudaki amonyak konsantrasyonu 0,1 mg/litre'yi aşarsa balıklarda olumsuz etkileri görülmeye başlanır. Nitrit konsantrasyonu 0,5 mg/litre'nin üzerine çıkarsa balıklar için zehirlidir. Nitrat ise 25 mg/litre'yi aşmamalıdır. Tehlikeli üst sınırlar: Amonyak 0.1 mg/litre Nitrit 0.5 mg/litre Nitrat 25 mg/litre Akvaryum: Ekosistem Biyolojik dengesi oturmuş bir akvaryum, balığı, bitkisi, bakterileri ve diğer mikrobik canlılarıyla birlikte, unsurları biribirleriyle uyum içinde çalışan tek bir organizma ya da ekosistem gibi düşünülebilir. Bu uyum bozulursa kötü sonuçları şaşılacak kadar çabuk görülür. Örneğin akvaryuma bilinçsizce atılan bir ilacın nitrobacter grubu bakterileri öldürdüğünü, böylece nitriti nitrata dönüştüren dönüşüm zincirinin kırıldığını varsayalım. Böyle bir durumda nitrit konsantrasyonu 6-12 saat içinde sıfırdan balıklar için zehirli olacak düzeylere (0.5 mg/litre üzeri) çıkabilir. Biyolojik dengenin tam anlamıyla oturması zaman alır Akvaryumda azot zincirinin dışında bir kısmı hala bilimsel olarak açıklanmamış birçok biyolojik dönüşüm süreci yer alır. Bitki köklerinin de karıştığı bu karmaşık dönüşümlerin yer aldığı akvaryum kumunda dengelerin tam anlamıyla kurulması 6 ay ile 1 yıl arası bir zaman alabilir. Nitrit konsantrasyonu; biyolojik dengenin bir göstergesi Yeni kurulmuş bir akvaryumda çok az sayıda bakteri olduğu için biyolojik dönüşümler başlangıçta çok yavaş olur. Özellikle dengenin henüz kurulmamış olduğu bu kritik devrede akvaryum testleriyle suyun amonyak, nitrit ve nitrat değerlerini ölçmek yerinde olacaktır. Biyolojik dönüşüm zincirinin kurulup kurulmadığını anlamak için ölçülebilecek pratik bir indikatör (gösterge) sudaki nitrit konsantrasyonudur. Yeni kurulmuş bir akvaryumda ilk önce nitrit bir noktaya kadar artar, sonra nitriti nitrata dönüştüren nitrobacter bakterilerinin sayısı yeterli bir düzeye ulaştığı zaman düşmeye başlar; bir süre sonra da hemen hemen sıfıra iner. |
Yavruların Büyütülmesi Bu bölümde biraz da yavruların büyütülmesinde uygulanabilecek pratik yöntemlerden bahsetmek istiyorum. Yavru balıkların ilk günlerde karın bölgelerinde bulunan yumurta sarisi ile beslendiklerinden ve bu süre sonunda da ezilmiş yumurta sarısı ile beslenebileceklerinden bahsetmiştik. Fakat bu yavruları nerede büyüteceğiz. Bazı akvaryum severler için bu bir sorundur. Ayrı bir akvaryum, ayrı bir ısıtıcı, ayrı bir filtre ve aksesuarlar maliyeti açısından sorun olabilir. Yavruları yavrulukta büyütmek suyun çok çabuk bozulması göz önüne alınırsa hiç de sağlıklı olmayacaktır. Çünkü bir süre sonra yavruluğun delikleri yosun, pislik gibi şeylerle tıkanacak ve sirkülasyon olmayan yavruluğun suyu bozularak yavruların ölümüne neden olacaktır. Bu durumda bir zamanlar benim de uyguladığım bir yöntemi tavsiye edebilirim. İyice temizlenmiş pet bir şişenin ağız kısmını kestikten sonra içine bir miktar akvaryum kumu koyarak suyla doldurun. Akvaryumunuzun yüksekliğine göre şişenin ağız kısmı su seviyesinin birkaç cm. üzerinde olacak şekilde sabitleyip yavruları bunun içine koyabilirsiniz. Ben bu yöntemi uyguladıktan sonra biraz daha geliştirme imkanı buldum ve önce şişe üzerinde çeşitli yerlere küçük pencereler açarak buralara yavruların geçemeyeceği büyüklükte delikleri olan tül parçaları diktim. Sonra bunu da biraz daha geliştirerek şişeyi ortadan yatay olarak tül ile ikiye ayırdım ve bu tül altında kalan pencerelerin tüllerini söktüm. Böylece ortadaki tül nedeni ile alta geçemeyen yavrular üstte kalırken pisliklerin birçoğu tülden aşağıya geçerek açık olan pencerelerden filtre ile çekildi. Bu şekilde oluşturulan sistemde erişkin balıkların yavru balıkları yemek için şişenin etrafında dört dönmeleri izlemeye değer. Tabi ki bu düzeneği dört adet camı birbirine yapıştırarak ve belli bölgelerine silikon yardımı ile tüller yapıştırarak daha estetik yapabilirsiniz. Çiklit akvaryumunda ise, balıkların saklanabileceği, yavrularını büyütebilecekleri optik bölgeler oluşturulursa bu tip sorunlarımız hiç olmayacaktır. Çiklitin türüne göre gerek anne gerekse hem anne hem baba ortaklaşa yavruların bakımını ve korumasını üstlenerek onları büyüteceklerdir. Beslediği balıkları üretebilmek her amatör aquarist için en büyük mutluluktur... ... |
1 ek Canlı doğuranlar da yavrulama: Akvaryum balıkları yumurtlama ve döllenme dışında Tropical balıklardan plati kılıçkuyruk molly lapites v.b. türleride canlı doğururlar. Bu tur balıkların cinsiyet ayrımı görsel olarakta fark edilebilecek uzuvlara sahiptirler. Erkeklerdeki cinsel uzuv (kamış) karın bolgelerindealt yüzgeç kanatlarında dişilerinde yarım yaprak bişiminde yaro oval görüntüsünün dışında genelde bu canlı doğuran balıklarda erkeklerin renkleri daha göze batıcıdır. Kuluç evreleri 1ile 2 hafta içinde olur. Erkek balıklar dişiyi çiftleşmeye zorlar ve devamlı peşinden giderek döllemek için karın altllarında uzvu (kamış) kullanarak sanki kavga ediyormuş gibi vücudlarını dişiye temas ettirirler. Bu esnada erkek spermleri dşinin yumurtalarına kamış yardımıyla püskürtülür. Başarılı bir döllemenin sonunda yine 1 ile 2 hafta içersinde gözle görülür dişilerin karın yüzgeclerinin hemen üstü kahve rengine döner. Bu bize her an doğumun olabileceğini gösterir. Genellikle canlı doğum esnasında dişi karın bölgesinde hapsettiği oldunlaşan yumurtaları dışarı atmak için kasılmalar yardımıyla doğumu gerçekleştirir. Doğum esnasında zarın içindeki lavra dişiden kurtulurken yırtılır ve yavru hemen yüzmeye ve kuytu bir yere iç güdüsel kaçar. Tecrübeli akvaryumcular bu doğum esnasında yavruların diğer balıklara yem olmaması için dişi balığı diğerlerinden ayırarak yavrulama kutucuğuna yerleştirir. Bu kutucuk genellikle dikdörtgen biçiminde plastik ve içinde hüni olan 2 parçadan oluşur. Balık bu huninin içindedir. doğum olduğunda huninin ağzından dibe doğru kaçtıklarından ana kutucuğun içine düşerler. Böylelikle saydam olan kutucukta yavruları doğum ve doğum sonrası gözlemlemek mümkündür. Bir seferde 30 balık olabileceği gibi 80 balık doğumlarıda mümkündür. Doğumdan sonra dişi balığı akvaryumun içindeki plastik doğum kutusundan çıkararak diğer balıkların yanına salıveririz. ve yavruların yetişkin boya ulaşanadek bakımını bu minik kutucukta yapa biliriz. ![]() Thinkerbell'in yavruları |
2 ek Su bitkilerinin doğaya uygun bakımı Bitkilerin Akvaryum içersinde çok önemli görevleri vardır: IŞIK ENERJİSİ: KARBONDİOKSİT (CO2): MİNERAL BESİNLER: Su bitkileri olmadan akvaryumda yaşam olmaz. Dipteki çakılların arasında yaşayan bakterilerle birlikte bitkiler güçlü bir arıtma sistemi oluştururlar. Bitkiler, balıkların dışkılarından meydana gelen amonyomu ve nitratı alır. Böylece suyu toksinlerden arındırmış olur. Bitkiler algların temel besinlerinide alır. Fotosentez sırasında bitkiler besin olarak karbondioksit kullanır. Ayrıca balıklar için hayati önem taşıyan, sudaki erimiş oksijen miktarını artırır. Bitki bakımı Beslenme kaynakları Görevleri Işık enerjisi Karbondioksit CO 2 gübreleme CO 2 gübreleme sistemi I CO 2 gübreleme sistemi II Sistem bileşenleri Mineraller Besin alımı Kontrol listesi Bitkiler akvaryumda önemli bir rol oynamaktadır. yardımcı olmak için bitki yaptıkları çalışmalar, bunlar doğal beslenme gerekir. akvaryumdaki su bitkilerinin temel görevleri Birlikte çakıl, alt bitki yaşayan bakteriler güçlü bir arıtma döngüsü formu ile. Bitkiler ve amonyum kullanım böylece suyun arındırıcı, balık atıkları ve diğer kaynaklardan oluşturulan nitrat. Bitkiler yosun olarak destekler geri beslenme. fotosentez sırasında bitkiler CO kullanımı karbondioksit ( 2 için gerekli olan balık, oksijen ile su, zenginleştirmek sırayla) ve besin olarak. Bitkiler barınak sağlar. Balık kızartma yoğun büyüyen bitkilerin yanı sıra, içinde onların aç diğer sakinleri gizlemek için ince şekilli bitkiler gerekir. Yoğun olarak bitkilendirilmiş bir akvaryum egzotik sualtı dünyasını zevk yapacaktır. ![]() Tıpkı doğada, bitkiler yaşamak için ışık gerekir. fotosentez sırasında bitkiler CO) şeker (= karbonhidrat formu için kullanılan ışık enerjisi sırasında günde 2 su ve büyüme için ve onlar biyotop akvaryum olan hayati serbest bırakma, ürün atık oksijen olarak. akvaryumda bir, biz ile ışığın spesifik ve doğru miktarda tedarik edebiliyoruz sera bitki renk akvaryum lambası . Bu lamba bitkilerin doğal renklerin hem balık ve kırmızı bir yayar geliştirmek fotosentez ve geliştirmek için mavi renkli ışık.Sera bitki renk , diğer birlikte sera lambaları, biyotop sizin akvaryum şartları için özel koşullar sağlayan optimum ışık. Karbondioksit (CO2) http://www.sera.de/uploads/pics/aqua_pflanzenpfl_160pp_14.jpg CO2 ihtiyacı bitki türlerine göre çok farklılık gösterir. Yavaş büyüyen bitkiler genellikle CO2'ye daha az ihtiyaç duyarlar (örn. Anubias) Hızlı büyüyen bitkilerin, örn: çok güzel Yeşil Kabomba ya da dekoratif Rote Tigerlotus (Nymphaea lotus), CO2 ihtiyacı çok yüksektir. Gübreleme Sağlıklı bir akvaryum biyotopu hızlı gelişen bitkileri gerektirir bu nedenle düzenli olarak CO2 gübrelemesi son derece önemlidir. http://www.sera.de/uploads/pics/aqua_pflanzenpfl_161pp_14.jpg http://www.sera.de/uploads/pics/aqua_pflanzenpfl_co2start_15.jpg Küçük akvaryumlar için sera CO2 - Start sera CO2-Start, sera CO2 Difüzyon Reaktöründen ve sera CO2-Tablet Plus'tan oluşur. Bir tane sera CO2 Tablet Plus çözülürken eser elementler açığa çıkar ve maddeleri karbondioksitle aktif hale getirir. Mineraller akvaryum suyunda hemen çözülür. CO2, sera CO2 Difüzyon Reaktöründeki özel plastik malzeme sayesinde ortama yavaşça ve dengeli bir şekilde nüfuz eder, böylece bitkiler CO2'i uzun saatler boyunca kullanabilirler. Bu işlem, tüm bitkilerin ortamdaki CO2'i en iyi şekilde paylaşımı için yeteri kadar süre sağlar. Karbondioksit (CO2) sera ile otomatik CO2 eklemesi sera CO2-teknik, bir 'kurulum seti prensibi' ile CO2 gübrelemesi işlemine oldukça ucuz bir şekilde başlamanızı sağlar. Bu sistemi elektronik olarak kontrol edilen bir CO2 sistemine dönüştürmenize imkan tanır. Gübreleme sera CO2 gübreleme sistemi, doğru CO2 miktarını düzenli olarak vermenizi sağlar. Ayrıca, mevcut CO2 sisteminize sera CO2-teknik parçalarını da ekleyebilirsiniz. CO2 Gübreleme sistemi 1. sera CO2 basınçlı gaz tüpü sera CO2 basınç düşürücü suya verilen CO2 miktarının doğru ve sabit olmasını sağlamak için basıncı ayarlar. 2. seramik CO2 kontrol sistemi Ortama beslenen CO2 miktarını izlemek ve kontrol etmek için. Akvaryum içerisindeki pH değerini dengeler. 3. sera CO2 reaktörü Akvaryum suyunda bulunan CO2 gazının 100%'ünü çözer. 4. sera pH elektrodu 5. sera T-parça 6. sera CO2 uzun süreli test Akvaryum suyunda bulunan CO2 miktarının devamlı izlenmesi edilmesi için. http://www.sera.de/uploads/pics/08000-schema_12.jpg Karbondioksit (CO2) Mekanik olarak kontrol edilen CO2 gübrelemesi için tam set • sera CO2 temel set ile aynı donanımı içerir • ayrıca sera CO2 gazı tüpü ve dahili valfler için sera CO2 basınç düşürücüsünü de içerir. http://www.sera.de/uploads/pics/aqua_pflanzenpfl_co2_basis-set_14.jpg Gübreleme sera CO2 temel set İlgili basınç düşürücüyle uyumlu olan tüm basınç tüpleriyle çalışır.
http://www.sera.de/uploads/pics/08005-seramic-neu_14.jpg seramik CO2 kontrol sistemi seramik CO2 kontrol sistemi Tam otomatik elektronik CO2 kontrolü Seramik CO2 kontrol sistemi, CO2 akışını otomatik olarak kontrol eder ve akvaryum içerisindeki pH değerini sabit tutar. Seramik CO2 kontrol sistemi, gerçek değeri ayarladığınız değerle karşılaştırarak pH değerinin hassas olarak ayarlanması sağlar ve bunu sağlamak için CO2 akışını otomatik olarak dengeler. Sette bulunan parçalar:
http://www.sera.de/uploads/pics/08010_co2-bottle-ilv_14.jpg Farklı parçalar sera CO2 basınçlı gaz tüpü Tekrar doldurulabilir Ana besinler (makro elementler): Su bitkileri aşağıdaki besinlere büyük miktarlarda ihtiyaç duyar:
http://www.sera.de/uploads/pics/aqua_pflanzenpfl_163pp_12.jpg http://www.sera.de/uploads/pics/aqua_pflanzenpfl_floredepot_12.jpg Eser elementler (mikro besinler): Her ne kadar bitkiler eser elementlere sadece küçük miktarlarda gereksinim duysalar da, bitkilerin hayatında bu elementler ana besinler kadar önemlidir. En önemli eser elementler:
|
Canlı doğuran balıkların yavrularını korumanın en iyi yolu, hediyeleri paketlediğimiz rafyalardır.Rafyaları kıvrımlı bir hale getirdikten sonra akvaryumun hava motorundan uzak bir yere bırakmamız gerekir.Yavrular suda bu rafyaların kıvrımları arasında kolaylıkla korunabilir.Dişi balık rafyaların arasına girerek doğum yapar,böylece kendi yavrusunu bile yiyemez.Bitkilerin yavruları sadece birkaç gün koruyabileceğini unutmamak gerekir ŞAHSEN BEN 10 YILDIR BÖYLE YAPIYORUM http://img97.imageshack.us/img97/4736/iselcuk28bc9ga.jpg Serin sudan hoşlanırlar; tropik balıkların aksine ısıtılmayan akvaryumlarda da yaşayabilirler. Geniş ve iyi filtre edilen akvaryumlar gerektirirler. Sıkça görüldüğü halde bu türü dar fanuslarda beslemek yanlıştır. Akvaryum kumunu sürekli ağızlarına alıp tükürme alışkanlıkları nedeniyle suyun bulanmaması için güçlü bir filtreye gerek vardır. Çok tutulduğu için biraz deneme tahtası haline getirilen bu türün, Aslanbaş, Torbagöz, Oranda gibi isimler altında çeşitli şekillerdeki alt-türleri üretilmiştir. Üreme: Düz yumurta dökerler, çok sayıda yumurtlarlar. Su Sertliği: Orta pH: 7-8 |
Discus Akvaryum balıklarının sultanı kuşkusuz Discus tur. Gerek desenleri, gerek renkleriyle birçok hobistin tutkusu olmuştur. Beslenme ve üretiminin zor olduğuna dair yaptığı ün ve yavrularının beslenmesinde ki ilginç evre ile akvaryumlardaki asil duruşu bir çok değerli akvaryumseverin ortak görüşüdür. Discuslar Güney Amerika daki Amazon Bölgesinin akıntısı az sularında yaşarlar. Bu suların en önemli özelliği asidik ve sıcak olmalarıdır. Seçici üretim metodlarıyla farklı melez cinsler ortaya çıkmıştır. Sitemizi ziyaret eden siz değerli hobistler; Amacımız; bilgi ve tecrübelerimizi bu site altında paylaşarak sizlere daha iyi hizmet vermektir. İdealimiz ise DİSCUS ailesinin farklı bireylerini sizlere sunmak olacaktır. AKVARYUM ORTAMI..:: Akvaryum ortamlarında gördüğümüz discusların hemen hepsi melez üretimlerdir. Genel olarak Symphysodon aequifasciatus un alt türlerinden melezlenmişlerdir. Örneğin mavi ve yeşil discustan Jack Wattley TURQUOISE ün yapmıştır. Akvaryum ortamında yetiştirilecek discusların mümkün olduğunca biyolojik filtrasyonu etkin, güçlü bir sistem kurmalı ve akabinde azot döngüsü oluşmuş bir akvaryum hazırlandıktan sonra akvaryuma yerleştirilmelidir. Discuslar için mevcut akvaryumunuzun boyutlarından ziyade hacimsel olarak ne kadar balık konulacağıdır. Mevcut balık büyüklüğü 10-12 cm düşünerek her discus için 40-50lt arası su olmalıdır. Discus beslenilen tankta cardinal tetra, küçük corydoras türleri ve ideal olan ramirezi beslenebilir. Bitki seçiminde ise discus tankında hygrophila, cabomba, Amazon swordplant (Echinodorus) türleri discus tankının en ideal bitkileridir. Taban malzemesi ise su değerlerini bozmayacak %100 kuvars malzeme kullanılmalıdır. Tankta aydınlatma ise amazon kökenli discus için mümkün olduğunca ışıl ışıl uzun süreli yanan aydınlatmalar yerine tabiatı taklit edecek sabah, öğle, akşam düzenini veren programlanabilir aydınlatmalar kullanılabilir. 250 lt.lik bir akvaryumda 6-8 adet discus besleyeceğinizi varsayarak öncelikle hazırlanacak suyun satın alınan yerdeki suyla eşdeğer olması en önemli şarttır. Sizlere tavsiyem alınan discusun , bulunan akvaryumdaki ph ve microsiemens değerlerini önceden öğrenip problemsiz bir su hazırlamanız en ideal sonuç olacaktır. Unutulmaması gereken diğer bir parametre de sıcaklıktır. Balığın nakli sırasındaki ısı kaybı ve kendi akvaryumunuzdaki sıcaklık göz önünde bulundurulması gereken diğer önemli bir noktadır. Tüm bunların hazırlanması mevcut balığınızı stressiz ve mukoza'daki farklı ısı, ph, ppm ve özellikle ms gibi değerlerin yol açacağı ozmotik şoktan discusunuzu korumuş olacaksınız. Ozmotik şok balığın taşınma sonrası alınan yerdeki iletkenlik (microsiemens) değerlerinin kendi akvaryumunuza nakledildiğindeki iletkenlik değer farklılığından oluşan bir olaydır. İletkenlik değerlerinde ciddi oranlarda farklılıklar olması durumunda yüzgeçlerin kopması ve yüzgeç hatlarındaki eklemlerin basınçtan patlaması kaçınılmazdır. İki değer arasındaki iletkenlik farklılıklarının fazla olmadığı düzeylerde ise sadece balığın mukozası atar. Bu durum akvaryumdaki su şartınız maksimum düzeyde olduğu zaman sorun oluşturmaz. Tedbir tedaviden her zaman daha iyidir. Sonuç olarak; Akvaryumunuzdaki balığınızın sağlıklı yaşayıp büyümesi ve akabinde üremesi için en ideal su değerleri ph 6.2 - 6.8 aralığı, ısı 28 - 30 derece, iletkenlik ise 250 ms/cm genç balıklarınız için en uygun değerler olacaktır. http://www.cgdiscus.com/images/ak01.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/ak02.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/ak03.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/spacer.gif FİLİTRASYON..:: Discusun doğal yaşama alanlarındaki ekosistem yağan yağmurlar ve akan su kütleleriyle SU sürekli olarak yenilenir. Akvaryumlarımızda ise tabiatı taklit eden ekosistem zincirini oluşturmak sağlıklı discus yetiştirmenin temel öğelerindendir. İlk olarak mevcut tankın filitre seçimidir. Tankın hacmine göre taşırma sistem, canister dış filtre ve sünger filitre kullanılabilir. Ancak genel kural FİLTRE ne denli büyük olursa o oranda iyi sonuc alınır. Ayrıca büyük filtrenin daha az temizliğe ihtiyacı vardır ve yararlı bakteriler için daha fazla yer sağlar. Filitrenin canister dış filitre ya da biyolojik açıdan daha güçlü, etkin filitrasyona sahip taşırma sistem kullanılması bu tamamen sizlerin tercihi. İlk katman kaba tortuları tutan sünger yada filitre yünüdür ve ön filtreleme görevini üstlenir. Filitre yünü katı atık maddelerin mekanik olarak giderilmesini sağlar. Filitre yününün yem ve ölü yosun atıklarıyla kirlenmesini önlemek amacıyla düzenli olarak temizlenmesi gerekir. Ön filtrenin düzenli temizlenmesi, biyolojik filtre malzemesi olan substrat yüzeyinde yaşayan bakterilerin aktivasyonunu sürdürerek amonyak ve nitrit gibi atıkları yok edecek olmasıdır. İkinci katman geniş biyolojik yüzey alanına sahip substrattır. Substrat malzemenin özelliği oksijence zengin aerobic bakteri kolonilerini yüzeyinde barındırmasıdır. Yüzeydeki (oksijenli) aerobic bakteri kolonilerinin işlevi ise zehirli olan amonyağı parçalayıp nitrosomonos bakterileri tarafından nitrite, daha sonra ise nitrobacterler tarafındansa nitrata dönüş işlemini gerçekleştirmesidir. Biyolojik ortam ne kadar etkin olursa balığınızın sağlığı ve gelişimi o kadar iyi olacaktır. Uygun olmayan filitrasyon sistemi discusun kısa vadede strese ve orta vade de hastalanmasına sebep olacaktır. Diğer malzememiz ise aktiv karbondur. Aktiv karbon genel olarak klor ve kloraminin yok edilmesinde kullanılır. Ayrıca ilaçlama sonrası kimyasal maddelerin sudan atılmasını sağlar. Son katman ise elyaftır. Uygun olmayan filtrasyon; Filitre kirlenmesi, şebeke suyu, aşırı yemleme, çürüyen yapraklar sonucu oluşan AMONYAK, NİTRİT VE NİTRAT'ın zararlarını şu şekilde sayabiliriz. Sudaki yüksek amonyak düzeyi solungaçların zarar görmesine sebep olur. Yüksek kirlilik, yiyecek artıkları, düşen yapraklar başlıca nedenleridir. Amonyak için üst düzey 0.02 mg/lt'dir Sudaki aşırı nitrit düzeyi ise aşırı su kirliliğine ve 3.3 mg/lt den sonra balığın ölmesine sebep olmaktadır. Ayrıca çözülme işlemi sonrası ortaya çıkan nitrit yoğunluğu , çok yüksek ise güçlü kan zehiridir. Aşırı yemleme ve akvaryum içinde ki ölü balık başlıca nedenleridir. Sudaki aşırı nitrat hızlı yosun büyümesine 50 mg/lt den sonra ise hiçbir canlının yaşamasına müsade etmeyecektir. İkinci çözülme aşaması olan nitrat nitrojen içeren maddelerin çözülme sırasında oluşur. Musluk suyu ile de akvaryumlara karışabilir.Yüksek nitrat değerleri Denitrator kullanılarak düşürülebilir. En ideal değerler ise 0 mg/lt'dir. Keyifli pırıl pırıl bir discus akvaryumu dileğimle. http://www.cgdiscus.com/images/f01.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/f02.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/f03.jpg ::..SU DEĞİŞİMİ VE PARAMETRELERİ..:: Su değişimi genç discuslarımızın sindirim sistemlerini uyardığı için son derece önem taşımaktadır. Farklı üretici ve hobicilerin farklı sistematik su değişimleri mevcuttur. Bundaki en önemli nokta kurulan filtrasyon sisteminin gücüdür. Her ne olursa olsun su değişimi discus için vazgeçilmez bir unsurdur. Benim sizlere önerim, canister dış filtreli bir akvaryumda haftada iki kez %25 su değiştirmeniz olacaktır. Bu işlem için mevcut tank haricinde mümkünse ayrıca su depolama tankına sahip olmanız. Bundaki amaç akvaryum ortamındaki suyla depoladığınız tanktaki suyu ( ısı ph ve sertlik ) eşdeğer hale getirmektir. Depolama tankında suyun hazırlanma işlemi ise farklı yöntem ve cihazlarla ayarlamak mümkündür. İlk olarak sudaki zararlı organik maddeleri ,klor ve kloramini yok etmek için aktiv karbon filtreyle temizleyip ph ve sertlik ayarlamalarına geçilebilir. Ph için durum farklıdır. Kullanılacak en sağlıklı sistemlerden birisi karbondioksit kontrol sistemidir. Eğer maliyet açısından düşünülürse daha uygun ph minüs, ve asit türevleri (Hcl-fosforik-sülfirik) depolama tanklarında uygulanabilir. Ölçüm işlemi için dijital ph metre yada ph kitleri de kullanmak sizin tercihiniz. Bir diğer işlem ise sertlik ayarıdır. Suda çözünmüş halde bulunan kalsiyum magnezyum iyonları suyun sertliğine sebeb olmaktadır. Akvaryumda doğrudan yada depolama ünitenizde Kh ve Gh değerlerini indirmek için Peat (turba-torf) kullanılarak istenilen değerler elde edilene kadar uygulama sürebilir. Unutmadan söylemem gerekir ki hergün yapılan dip temizliği ve tanktan çekilen suyun tekrar tazelenmesi discusun sağlıklı gelişimine büyük oranda katkı sağlamış olacaktır. 1DH=17,9 PPM 0-4 DH = 0-70 PPM ÇOK YUMUŞAK SU 4-8 DH =70-140 PPM YUMUŞAK SU 8-12DH =140-210PPM ORTA SERTLİKTE SU 12-18DH=210-320PPM OLDUKCA SERT SU 18-30DH=320-530PPM SERT SU 1gallon(USA)=3,785 litre 1gallon(UK)=4,546 litre 1drop=0.05 mililitre http://www.cgdiscus.com/images/pr01.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/pr02.jpghttp://www.cgdiscus.com/images/pr03.jpg HASTALIKLAR..:: Discus balıkları çoğunlukla hastalığa yakalanmaya müsait canlılar değildirler. Ancak diğer canlı organizmalarda olduğu gibi tek bir balık veya bir çok discus hastalanabilir. Şayet doğru bir besleme programı, su kalitesi ve su değişimlerinden oluşan bakım programınız doğru ise koruyucu işlemi uyguluyor olacaksınız. Bir problemi problem olmadan önce önleyiniz. Yeni alınan balığın mevcut tanka konulmadan önce ne kadar sağlıklı göründüğüne bakılmaksızın karantina tankına mutlak surette konulmalıdır. Böylelikle mevcut tanktaki balıklara hastalık bulaşma riskini önlemiş olacaksınız. Karantinaya alınan yeni balık ayrıca mevcut tanka alışması içinde ideal bir ortamdır. Bakteriyel; Discusta ve diğer tropikal balıklardaki bakteriyel enfeksiyonlar muhtemelen bir numaralı suçludur. Şayet gözler üzerinde ince iğne başlı ve başın kemikli kartilaj alanı çevresinde kraterler, yüzgeç ve kuyrukta bir dejenerasyon varsa kuvvetle muhtemelen şüpheli problem Pseudomonas veya aeromonas bakterilerinden birisidir. Hangi tür bakterinin enfeksiyona sebep olduğunun belirlenememesi durumunda mikroskop altında gözlemlenmelidir. İmkanların olmaması açısından kullanılacak en iyi yöntem gram pozitif ve gram negatif içerikli geniş spekturumlu antibiyotiktir. Bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmenin diğer bir yolu ise tank suyunun Ph'ını azaltmaktır. Bir çok durumda en ideal yöntemdir. Yanlız su çok yumuşak olmalıdır. Bu yöntem ise herhangibir ilaç tedavisi gerektirmez. Mevcut tankın Ph değerini genellikle problem olmadan 0.5 oranında azaltılır. Örneğin 6.5 Ph la başlayan değer 6.0 ph ta 8 saat beklenir. Bu aşamadan sonra Ph 5.5 değerine düşürülür ve 24 saat beklenir. Ph değeri 5.0 olduğunda balıktaki tüm bakteriyel gelişimi yakaladınız demektir. Ph değeri bir 24 saat sonra 4.5 değerine getirilir ve 1 hafta süreyle muhfaza edilir. Şayet balıkta stres emareleri yoksa nihai Ph değeri 4.0 yapılabilir. Bir hafta sonrasında ise tedricen bir kaç gün içinde düşüş işleminin tersi azar azar mevcut değeriniz olan Ph a kadar yukarı çekilmelidir. Parazitik; Parazitik solunum kurtları genç discuslara çok fazla zarar verebilir. Normal şartlar altında discusun solunum hızı takriben dakikada 60-70 teneffüstür. Şayet balığınız dakikada 90 dan fazla solunum yapıyorsa şuna emin olabilirsiniz ki problem solunum kurtlarından birisidir. Solunum kurtları iki çeşittir .Gyrodactylus ve Dactylogyrus. Daha yaygın olan yumurta bırakanı dactylogyrustur. Uygun dozajda formalin ve malachite yeşili banyosuyla solungaç parazitleri yok edilebilir. Bağırsak parazitleri genellikle capillaria kurdu biçiminde veya daha yaygın olan hexamita kamçılısıdır. Bir iplik kurdu olan capillaria ve hexamita birçok discusta bulunabilir. Optimum şartlarda bu dahili parazitler zafiyete düşürmeyebilir ancak tank şartları üst düzeyde değil ise discusa çok büyük zarar verebilir. Hexamita discusta bulunabilir ve genellikle yemesini keser. Balık genellikle uzun tel gibi gri pislik çıkarır. Yoğun hexamita saldırısı discusun hızla kilo kaybetmesine sebeb olacaktır. 1hafta sureyle akvaryum sıcaklığının 33 C ye artmasıyla birlikte uygun flagy (metronidazole) dozajıyla hexamita saldırısı kontrol edilebilir ve çabucak kaybettiği kiloları geri alabilir. Birçok üreticinin kurtların kontrolünde uygulanan ilaç tedavi sonrası zararlı etkiler doğurduğu ortak görüşüdür. |
walla ben de balıklarım için çok güzel şeyler yaptım ama hepsi öldü:( nerde yanlış yaptım bilmiyorum:( bi tek vatosum var, o da kendi kendine yaşayabilio zaten:D |
|
CANLI DOĞURANLARA ÖRNEK LEPİSTES DOĞUM ANINDAN GÖRÜNTÜ YÜKLENMESİ BİRAZ ZAMAN ALICAK AMA DEĞER yukle |
Alıntı:
Kompetankedi abi bu senin kendi çekimin mi?çok güzel.Ben japonlarımın yumurta dökme anını izlemek için her 14 ay da bir o4.00 -09.00 arası gözümü kırpmadan akvaryumu izliyorum.Erkek dişiye vurar vurmaz akvaryumdan 5 erkek 1 dişi japon şeçiyorum ve ayrı akvaryuma alıyorum.Sonra dişiyi bir bitkinin üzerine doğru hafifçe,limon sıkar gibi sıkıyorum :) erkeğide düşen yumurtanın üstüne sıkıyorum,sonra tekrar dişiyi,başka bir bitkinin üzerine sıkıyorum ,onun üzerine de başka bi erkeği sıkıyorum. Böyle yaparak hiç yumurta kaybı olmadan,çeşit çeşit japon elde etmiş oluyorum .1 ay dolmadan saç teli inceliğinde boyu ''ı '' bu kadar,2000 ile 4500 arası çocuğum oluyor :). |
Alıntı:
Bir de Arkadaşlar bu konuya resimler ekliyorsunuz ancak bu amacının dışına cıkıyor resim eklerken balığın cinsi ve karakter özeliklerini eklerseniz konuya hitap etmiş olursunuz yoksa bunun doğadan yansıyanlar konu başlığına girecek resimlerden bir farkı kalmaz. Lütfen bu açıklamayı göz önünde tutarak paylaşımlarınızı ekleyiniz. Saygılarımla.. |
Acanthopthalmus Kuhli-Coolie Loach Güney doğu asya kökenli olan bu balıklar zamanlarının büyük bölümünü dipteki bitkileri eşelemek ve besin bulmakla geçirirler, dört çift bıyık şeklinde duyarga taşırlar,renkleri can alıcıdır,fazla iri ve agresif balıklarla birlikte barındırılmamalıdır. Max.11 cm'e kadar büyürler bulundurulduğu akvaryumlar bitkili ve içinde dehlizler bulundurulmalıdır,her türlü yemiyerler özellikle tubifex gibi kurtçuklar idealdir.26 derece,PH 6.7 -7 kuhliler için en ideal su özellikleridir. |
İNCİ JAPON Diğer japon balıkları gibi serin suyu severler ,düz yumurta dökerler.Japon balığı türünde en hassas olanı, olduğu için kesinlikle karma akvaryumlarda yaşayamazlar.Yapı olarak şişman gövdelidirler |
cok tesekkürler aradaslar benim icin baya aydinlatici oldu bunlar, bilmedigim cok sey varmis baliklar hakkinda.nerdeyse 5 senedir 2 metrelik bir akvaryumum var ilk baslarda baya öldüler ama suan hersey yolunda bunlarida ögrendikten sonra daha iyi olacak umarim. paylasilariniz icin tsk.:) |
arkadaşlar ben de dün aileme acayip ilginç gelen bir şey yaptım; annem birkaç kilo hamsi alır, bunları temizlerken eline kılçığı sert bir şey gelir. aman o da ne; bir deniz aslanı iki parmak boyunda. bunu hemel alıp ( tabiki hayvan ölü.) çeşmede yıkadım.bir bardağa su doldurup içine koydum. ağzını da plastik bantla kapattım. bilgisayarımın üstm rafına koydum. annem buna çok şaşırdı. tabi ben de anlatmaya çalışıyorum; anne bu mitolojik bir hayvan, onu çöpe atmaya kıyamam, dedim. yakında resimlerini çekip buraya koyarım. |
1 ek Madem önüne geçemedim resimlerin bari katkısı olucak bir resim ekleyeyim: Balıkların cinsiyetlerinin ayrımı zordur, hele ki yeni başlıyanlar bunu hiç bilmezler. Ancak kolay yolları vardır misal alttaki resim ![]() |
CICHLID BALIKLARININ İTİNALI BAKIMI http://img337.imageshack.us/img337/7921/cichlidhm7.jpg Dişi ve erkek Cichlid balıkları yumurtaları ve yavrularıyla yakından ilgilenirler. Balıklardan biri, yumurtaların bulunduğu yerin yukarısında durur ve devamlı olarak kuyruk ve yüzgeçleriyle onları yelpazeler. Dişiyle erkek birkaç dakikada bir nöbet değiştirirler. Yelpazelemenin amacı yumurtaların iyi gelişebilmeleri için daha fazla oksijen sağlamaktır. Bu çalışma ayrıca mantar sporlarının yumurtaların üzerine yerleşerek gelişmelerini de önler. Cichlidlerin yumurtalarıyla ilgilenmelerinin temelinde yumurtaların temizliğinin sağlanması vardır. Bunun için döllenmemiş yumurtaları da yiyerek geriye kalan sağlıklı yumurtaların hastalanmasını önlerler. Daha sonraki evrede ise yumurtaları bulundukları yerlerinden alarak kumda kazdıkları oyuklardan birine götürürler. Taşıma işlemini ise her seferinde ağızlarına birkaç yumurta alarak yaparlar. Biri çukura giderken, diğeri nöbet bekler. Daha sonra yine aynı işlem tekrarlanır. Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman dişiyle erkek onları dikkatle korur. Genellikle yumurtadan yeni çıkan yavrular hep birarada kalırlar, gruptan biri ayrıldığında dişi ya da erkek bu yavruyu ağzına alarak tekrar diğerlerinin yanına götürür. Cichlid balıklarının yavruları için en korunaklı yer annelerinin ağzıdır. |
Arkadaşlar japon balıklarını ,yumurtası için ne zaman sıkıyoruz bilen var mı?Erkek dişiyi kovaladığı zaman düşen yumurtalardan yarısı yiyiliyor yarısı da döllenmiyor onun için ben kendim balıkları alıp sıkıyorum.Yumurta dönemi hakında bilgisi veya tecrübesi olan var mıdır acep |
|
Belki konuyla alakası yoktur ama en iyi balık japon'dur.Neden derseniz bu balık türü her türlü suyun ısısına alışıktır.Yani ISITICI kullanmanıza gerek kalmıyor |
Hobiler - Akvaryum(akvarist) Akvaryum Vikipedi, özgür ansiklopedi Akvaryum, çoğunlukla cam ya da yüksek dirençli plastik gibi saydam malzemelerden yapılan, genellikle balık olmak üzere, bazen de omurgasızlar ve ayrıca amfibyumlar, deniz memelileri ve sürüngenler gibi suda yaşayan bitki ve hayvanların tutulduğu ve daha çok bu canlıların sergilenmesi amacıyla kullanılan içi su dolu, küçük bir cam kavanozdan büyük su tanklarına kadar geniş bir yelpazede yeralan kap ve yapılar. Akvaryum sahibi olmak dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişi tarafından paylaşılan popüler bir hobidir. Çağdaş akvaryumların öncülerinin ilk çıktığı 1850’li yıllardan beri, özellikle akvaryum balıklarını sağlıklı tutabilmek için daha karmaşık ışıklandırma ve filtreleme sistemleri de geliştirildikçe akvaryum ile ilgilenenlerin sayısı artmıştır. Halka açık akvaryumlar, evdeki akvaryumların büyük ölçekteki kopyalarıdır. Osaka Akvaryum, 5.400 m³’lük su tankı ve 580 türden oluşan su canlısı koleksiyonuna sahiptir ve İngiltere’de yapılması planlanan National institute for research into aquatic habitats (Su yaşam alanlarını araştırmak için ulusal enstitü) 40 hektarlık büyüklüğüyle dünyanın en büyük akvaryumu olacaktır. İçinde tek bir balık barındıran cam kavanozlardan, dikkatle tasarlanmış destek sistemlerine sahip ve karmaşık ekosistemleri taklit etmeye çalışan büyük boyutlardaki akvaryumlara kadar çeşitli boyutlarda akvaryum bulunur. Akvaryumlar genellikle tatlı su, tuzlu su ve hafif tuzlu su akvaryumları olarak sınıflandırılır ve su sıcaklığı tropikal ya da soğuk ortamlara göre farklılık gösterir. Bu iki özellik ve diğerleri akvaryumda hangi balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceğini belirler. Akvaryumda yaşayan canlılar sıklıkla doğadan toplansa da akvaryum ticareti için özel olarak yetiştirilen canlıların sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Dikkatli bir akvarist, akvaryumunda bulunan canlıların doğal yaşam alanlarının koşullarını taklit eden ekolojik dengeyi sağlayabilmek için önemli derecede çaba sarfeder. Su kalitesini sağlamak için besin maddelerinin giriş ve çıkışlarını, özellikle de akvaryumdaki canlıların ürettiği atıkları kontrol altında tutmak gereklidir. Azot çevrimi besin yoluyla azot girişini, canlılar tarafından toksik azot içeren atıkların üretilmesini ve yararlı bakteri popülasyonları tarafından bunların daha az toksik bileşiklere dönüştürülmesini tanımlar. Uygun bir akvaryum ortamı sağlamak için diğer önemli noktalar arasında uygun tür seçimi, biyolojik yüklemenin yönetimi ile iyi bir fiziksel yapı tasarımı bulunur. Bu koşulların sağlanamaması balık hastalıklarına davetiye çıkarır. Dipteki çakılların içerisinde yaşayan bakterilerle birlikte bitkiler güçlü bir arıtma sistemi oluşturur.Bitkiler,balıkların dışkılarındanmeydana gelen amonyumu ve nitratı alır.Fotosentez sırasında bitkiler besin olarak karbondioksiti kullanır.Ayrıca balıklar için hayati önem taşıyan,sudaki erimiş oksijen miktarını arttırır. Bitkiler,balıklar için barınak oluşturur ve balıkların stresini azaltır.Yavru balıkların saklanabilmesini sağlayan bir ortam oluşturur.İçinde bitkilerin yoğun olarak bulunduğu bir akvaryum egzotik su altı dünyasınıntadını çıkarmanızı sağlayacaktır. |
Alıntı:
İkinci ve daha kolay yol ise erkeklerin solungaç kapaklarında yumurtlama zamanı 1 mm den küçük benekler oluşur. Bu durum gözlendiğinde, dişiler ve erkekler ayrı tanklara alınmalı ve iyi beslenmelidir. 10 günde bir dişiler sağılarak yumurtaları alınabilir. Tabi bu arada erkekler de yumurtaların döllenmesi için sıkılmalıdır. Ya da daha önceden hazırlanmış yumurtlama tankına dişi ve dişi sayısından birkaç tane fazla erkek atılarak, yumurtlar doğala yakın biçimde alınır. Bu sırada erkekler dişileri kovalayıp sıkıştırdığında dişlerden yumurtalar dökülür, erkekler de sperm salarak yumurtaların döllenmesini sağlar. Japon balıklarının yumurtaları sudan yoğun olduğundan dibe çöker ve dokunduğu yere yapışır. Dişiler yumurtlama sırasında yumurtaları yer. Bunu engelemek ya da yenenlerin oranını azaltmak için, akvaruma balıkların geçemeyeceği ve takılmayacağı göz iriliğinde plastik ağ konur. Bal peteği çerçevesi benzeri tank boyutlarına uygun, çıtadan bir dikdörtgen içine ağı gerebilirsiniz. Bu ağın üzerindeki su derinliği 10 cm den az olmalıdır ki yumurtalar ağı çabuk geçip alt kısma yenmeden ulaşsınlar. Yumurtalama bitince dişiler ve erkekler tanktan alınır. Kafes yavrular yüzene kadar kalabilir. Çünkü kafese ve ağa yapışan dişilerin bulup yiyemediği yumurtalar vardır. Japonlar (carasius auratus) soğuk su balığı olmalarına rağmen yumurtaların olgunlaşması için sıcaklık 28 C derece dolaylarında olmalıdır. Yavrular yumurtlama işleminden 7 gün sonra yüzmeye başlar. |
Akvaryumda balık seçiminde sadece boyutlar önemli değildir. Balıkların davranışları da yani saldırgan, uysal, sürü vs özellikleri de karma tankta yeterli seçim özelliği olamaz. Canlıların yaşadıkları ortamı, suyun sıcaklığını, sertlik derecesini ve iyonik yapısını da öğrenip bunları hazırladıktan sonra balık almalısınız. Yani hangi balık türünü beğenip almak isterseniz bu balığa uygun suyu hazırlamalısınız. Ve sonra alacağınız türler, hazıladığınız habitata ve kendi aralarında sorun çıkarmayacak özelliklerde olmalıdır. Amazon habitatı, yumuşak, asidik ve sıcak suludur. Afrika rift vadisi gölleri Tanganyika, Malawi, Victoria türleri için sert ve alkali su hazırlanmalıdır. Ekvatoral uzak doğu için de orta-yumuşak, nötr-asidik su genellemesi yapılabilir. Mangrowlar için acı su (aşırı sert, yarı tuzlu, alkali) ile tank doldurulmalı veya bunun oluşması için gereken kimyasallar kullanılmalıdır. Bu genellemeler dışında bölgelerdeki nehir ve göllerin de aralarında farklılıklar vardır. Örneğin Amazon havzası yukarı kısımlarında Yapura gibi nehirlerin canlıları 30 yerine 23 derece su sıcaklığına uygundur. Malawi balıkları 8 pH değerinde mutlu olmalarına rağmen Tanganyikalarda pH kesinlile 9 üzerinde olmalıdır. Bunlar araştırmadan tank kurulup rastgele canlı ile doldurursanız ve bunlar birbirleri ile uyumlu ve barışsever olsalar bile ölümleri kaçınılmazdır. Afrikalı insan kutba çıktığında eskimolar gibi giyinerek yaşamını sürdürebilir. Ama balıklara elbise giydiremezsiniz, küçücük tank içinde farklı su bölgeleri oluşturamazsınız.:) |
Butterflyfish Balığı |
Akvaryum Vikipedi, özgür ansiklopedi Akvaryum, çoğunlukla cam ya da yüksek dirençli plastik gibi saydam malzemelerden yapılan, genellikle balık olmak üzere, bazen de omurgasızlar ve ayrıca amfibyumlar, deniz memelileri vesürüngenler gibi suda yaşayan bitki ve hayvanların tutulduğu ve daha çok bu canlıların sergilenmesi amacıyla kullanılan içi su dolu, küçük bir cam kavanozdan büyük su tanklarına kadar geniş bir yelpazede yeralan kap ve yapılar. Akvaryum sahibi olmak dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişi tarafından paylaşılan popüler bir hobidir. Çağdaş akvaryumların öncülerinin ilk çıktığı 1850'li yıllardanberi, özellikle akvaryum balıklarını sağlıklı tutabilmek için daha karmaşık ışıklandırma ve filtreleme sistemleri de geliştirildikçe akvaryum ile ilgilenenlerin sayısı artmıştır. Halka açık akvaryumlar, evdeki akvaryumların büyük ölçekteki kopyalarıdır. Osaka Akvaryum, 5.400 m³’lük su tankı ve 580 türden oluşan su canlısı koleksiyonuna sahiptir ve İngiltere'de yapılması planlanan National institute for research into aquatic habitats (Su yaşam alanlarını araştırmak için ulusal enstitü) 40 hektarlık büyüklüğüyle dünyanın en büyük akvaryumu olacaktır. İçinde tek bir balık barındıran cam kavanozlardan, dikkatle tasarlanmış destek sistemlerine sahip ve karmaşık ekosistemleri taklit etmeye çalışan büyük boyutlardaki akvaryumlara kadar çeşitli boyutlarda akvaryum bulunur. Akvaryumlar genellikle tatlı su, tuzlu su ve hafif tuzlu su akvaryumları olarak sınıflandırılır ve su sıcaklığı tropikal ya da soğuk ortamlara göre farklılık gösterir. Bu iki özellik ve diğerleri akvaryumda hangi balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceğini belirler. Akvaryumda yaşayan canlılar sıklıkla doğadan toplansa da akvaryum ticareti için özel olarak yetiştirilen canlıların sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Dikkatli bir akvarist, akvaryumunda bulunan canlıların doğal yaşam alanlarının koşullarını taklit eden ekolojik dengeyi sağlayabilmek için önemli derecede çaba sarfeder. Su kalitesini sağlamak için besin maddelerinin giriş ve çıkışlarını, özellikle de akvaryumdaki canlıların ürettiği atıkları kontrol altında tutmak gereklidir. Azot çevrimi besin yoluyla azot girişini, canlılar tarafından toksik azot içeren atıkların üretilmesini ve yararlı bakteri popülasyonları tarafından bunların daha az toksik bileşiklere dönüştürülmesini tanımlar. Uygun bir akvaryum ortamı sağlamak için diğer önemli noktalar arasında uygun tür seçimi, biyolojik yüklemenin yönetimi ile iyi bir fiziksel yapı tasarımı bulunur. Bu koşulların sağlanamaması balık hastalıklarına davetiye çıkarır. Georgia Akvaryumunda iki erkek balina köpekbalığı ve onları izleyen ziyaretçiler Dipteki çakılların içerisinde yaşayan bakterilerle birlikte bitkiler güçlü bir arıtma sistemi oluşturur.Bitkiler,balıkların dışkılarındanmeydana gelen amonyumu ve nitratı alır.Fotosentez sırasında bitkiler besin olarak karbondioksiti kullanır.Ayrıca balıklar için hayati önem taşıyan,sudaki erimiş oksijen miktarını arttırır. Bitkiler,balıklar için barınak oluşturur ve balıkların stresini azaltır.Yavru balıkların saklanabilmesini sağlayan bir ortam oluşturur.İçinde bitkilerin yoğun olarak bulunduğu bir akvaryum egzotik su altı dünyasınıntadını çıkarmanızı sağlayacaktır. Kökeni Akvaryum kelimesinin kökeni Latince su anlamına gelen aqua sözcüğü ile yer, bina anlamına gelen -rium son ekinin birleştirilmesiyle oluşan aquarium kelimesidir. Eski Uygulamalar Koi, yüzyıllardır Japonya ve Çin’de dekoratif amaçlı havuzlarda bulunur. Kapalı ve yapay ortamlarda balık bakılması, tarihi çok eskilere dayanan bir uygulamadır. Antik uygarlıklardan Sümerlerin, yakaladıkları balıkları yemek için hazırlamadan önce havuzlarda tuttukları bilinir. Koi ve japon balığının sazan balığından türetilmesine yaklaşık 2000 yıl önce başlandığı sanılmaktadır. Mısır’da Oxyrhynchus kazıalanında bulunan kalıntılarda Eski Mısır sanatına ait, dikdörtgen tapınak havuzları içinde kutsal balıkların beslenmesine dair çizimlere rastlanmıştır. Birçok kültürün tarihinde hem işlevsel hem de dekoratif nedenlerle balık beslendiğine rastlanır. Çinliler, Song hanedanı döneminde büyük seramik kaplar kullanarak Japon balıklarını iç ortama taşımıştır. Cam Kaplar İçinde bulunan balıkların gözlemlenebileceği, saydam ve kapalı bir su tankından oluşan, içeride tutulabilecek bir akvaryum fikri, görece yakın geçmişte ortaya çıkmıştır ancak bu gelişmenin tam tarihini bulmak oldukça güçtür. 1665 yılında günceleriyle tanınan Samuel Pepys, Londra’da "bir su kabında tutulan ve orada yaşayabilen, üzerinde yurtdışından getirildiği yazan oldukça ender rastlanan bir güzelliğe" rastladığını yazar. Peppys’in gördüğü balık büyük olasılıkla o zamanlar Doğu Hint Şirketi tarafından ticareti yapılan, Çin’in Kanton bölgesinde Guangzhou’da bulunan bir bahçe balığı olan cennet balığıydı (Macropodus opercularis). 18. yüzyılda biyolog Abraham Trembley, Hollanda’da bulunan hidraları incelemek amacıyla büyük camdan silindirlerde tutmuştur. Suda yaşayan canlıların cam kaplarda beslenmesi kavramı bu döneme dayanmaktadır. Yaygınlık İngiltere'nin Bristol şehrinde, Bristol Hayvanat Bahçesi akvaryumunda Güney Doğu Asya balıkları. Su tankının yüksekliği yaklaşık 2 metredir 1851 yılında Büyük Fuar’da dökme demirden çerçeveler içinde süslü akvaryumların yer almasından sonra Birleşik Krallık’ta akvaryumda balık beslemek yaygın bir hobi hâline gelmiştir. Çerçeveli camdan yapılan akvaryumlar 1830’larda uzun deniz yolculukları sırasında egzotik bitkileri korumak için Britanyalı bahçıvanlar için geliştirilen sırlı Ward kasasının özel bir çeşidiydi. 19. yüzyıl akvaryumlarının metal alt paneli sayesinde içindeki su altında yakılan ateş ile ısıtılabiliyordu. Akvaryuma ilgi konusunda Büyük Britanya ile yarışan Almanya’da yüzyılın başında Hamburg, Avrupa’ya birçok yeni akvaryum balık türünün giriş noktası olmuştur. I. Dünya Savaşı’ndan sonra yerleşim yerlerine elektrik verilmesinden sonra akvaryumlar daha da yaygınlaştı. Elektrik ile birlikte yapay ılıtma, havalandırma, filtreleme ve ısıtma gibi akvaryum teknolojisi büyük ilerleme kaydetti. Hava taşımacılığı ile birlikte birçok uzak bölgeden yeni türlerin getirilmesi akvaryumda balık beslemeye ilgi duyanların sayısının artmasını sağlamıştır. Dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişinin akvaryumda balık beslediği ve daha fazla sayıda akvaryum bulunduğu tahmin edilmektedir. Özellikle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da akvaryum hobisi yaygındır.ABD’de akvaryum sahiplerinin %40 gibi önemli bir çoğunluğunun iki ya da daha çok akvaryumu bulunmaktadır. Türkiye’de Akvaryum Türkiye’de akvaryum hobisi görece yeni olup kırk ile elli yıllık bir geçmişe dayanır. Özellikle 1980'lerde yurtdışından yabancı ve egzotik balık türlerinin ithal edilmesiyle birlikte ilgilenen sayısının artması ile günümüzde akvaryum ile uğraşanların 200.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. İşlevi ve tasarımı Akvaryumlar antik çağlardaki bahçe havuzları ve cam kavanozlardan, çağdaş uzmanlaşmış sistemlere kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Akvaryumun boyutları tek bir balığın bulunduğu küçük bir cam kavanozdan deniz ekosistemini tümüyle taklit edebilen devâsa halka açık akvaryumlara kadar değişir. İçinde yaşayan canlıların uzun süre hayatta kalabilmesinde en başarılı olan akvaryumlar, içindeki canlıların doğal yaşam alanlarındaki koşulları oldukça dikkatli bir şekilde tekrarlamaya çalışanlardır. Tatlısu akvaryumları, düşük maliyet ve bakım kolaylığı nedeniyle hâlâ en yaygın akvaryum tipi olsa da, kendini adamış kişilerin, çok zor olan ortamları deniz suyu akvaryumlarında tekrarlamayı başarmaları sonucu bu tür de yaygınlık kazanmaktadır. Tasarımı Tipik bir akvaryumda filtreleme sistemi: (1) Su alma (2) Mekanik filtreleme (3) Kimyasal filtreleme (4) Biyolojik filtreleme ortamı (5) Su tankına çıkış Evde bulunan sıradan bir tatlısu akvaryumunda filtre sistemi, yapay ışık sistemi, hava pompası ve ısıtıcı bulunur. Bunlara ek olarak bazı tatlı su tanklarında ve tuzlu su tanklarının çoğunda su dolaşımını artırmak için elektrikli karıştırıcılar kullanılır. Katı madde parçacıkları olduğu kadar potansiyel tehlikesi olan azotlu atıkları ve suda çözünmüş fosfatları ayırmak için tasarlanmış olan birleşik biyolojik ve mekanik filtre sistemleri de artık yaygın olarak kullanılmaktadır. Ev akvaryumlarının en karmaşık yapıya sahip olan parçaları filtreleme sistemleridir ve bu konuda çeşitli tasarımlar kullanılır. Sistemlerin çoğunda tankın suyunun az bir kısmı pompa yardımıyla çekilerek filtrelemenin yapıldığı su dışındaki bölüme gönderilir ve filtrelenen su tekrar akvaryuma verilir. Suya yeteri kadar oksijen taşımak için ya da yoğun olarak bitki barındıran akvaryumlara karbondioksit sağlamak için hava pompaları kullanılır. Bir zamanlar her akvaryumda kullanılan bu araçlar, yeni filtreleme sistemleri yüzeyde yeteri kadar su çalkantısına sebep olup gaz değiştokuşuna neden olduğu için giderek daha az kullanılmaktadır. Akvaryum ısıtıcıları, etraftaki hava soğuduğunda akvaryum içindeki suyu istenen sıcaklıkta tutabilmek için termostat olarak çalışır. Soğuk su akvaryumlarında ya da ortam sıcaklığının istenen sıcaklığın üstünde olduğu yerlerde soğutucular da kullanılır. Bir akvaryumun fiziksel özellikleri tasarımın ayrı bir yönünü oluşturur. Boyut, ışıklandırma koşulları, yüzen ve köklü bitkilerin yoğunluğu, kütüklerin ve taşların yerleşimi, mağara oluşumu, akvaryum dibindeki karışım, akvaryumun oda içindeki konumu gibi birçok faktör akvaryum içindeki canlıların davranışını ve yaşam sürelerini etkiler. Bu ögeleri biraraya getirerek yapılmaya çalışılan, su kalitesini artırmak ve koşullarını akvaryum içinde yaşayan canlılar için uygun duruma getirmektir. Sınıflandırma Akvaryumlar, içinde barındırdıkları su hayatının tipine göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir. Akvaryum içindeki suyun durumu ve özellikleri en önemli sınıflandırma kriteridir çünkü suda yaşayan canlıların çoğu uygun olmayan su koşullarına maruz kaldıklarında yaşamlarını sürdüremez. Akvaryumun boyutu da ne tür ekosistemin oluşturulacağı ve hangi türlerin besleneceği konusunda sınırlandırıcıdır. Su koşulları Tuzlu su akvaryumu Tamamen çözünmüş katıların ve diğer maddelerin temel su kimyasını, dolayısıyla da organizmaların çevreleriyle nasıl etkileşime girebileceğini etkilediği için su içindeki çözünmüş madde içeriği su koşullarının en önemli yönüdür. Tuz içeriği ya da tuzluluk su koşullarının en temel sınıflandırmasını oluşturur. Bir akvaryumda göl ya da ırmak ortamını oluşturmak için tatlı su (tuz oranı < 0,5 PPT), ırmak ağızları gibi tatlı su ile tuzlu suyun karıştığı ortamları oluşturmak için yarı tuzlu su (0,5 ile 30 PPT arasında bir tuz oranı), okyanus ya da deniz ortamını oluşturmak için tuzlu su ya da deniz suyu (30 ile 40 PPT arasında bir tuz oranı) bulunabilir. Ender olarak, tuzlu su organizmalarını yetiştirmek için daha yüksek oranda tuz içeren sulardan oluşan özel tanklar da bulunur. Su içinde çözünmüş olan diğer maddeler, doğal ortamları akvaryumda oluşturmak için önemli diğer özellikleri belirler. Suyun pH oranı asitlik ya da alkalilik oranını belirler. Deniz suyu tipik olarak alkalidir ancak tatlı suyun pH oranı oldukça değişik olabilir. Sertlik, çözünmüş mineral içeriğinin bir ölçüsüdür, sert ya da yumuşak su tercih edilebilir. Çözünmüş organik içerik ve çözünmüş gazlar da diğer önemli faktörlerdir. Evinde akvaryum bulunduranlar genellikle yerel su şebekesinden aldıkları musluk suyunu kullanır. Tatlı su tankları için musluk suyunda dezenfeksiyon amacıyla kullanılan klor ya da chloraminei ayırmak için kimyasal maddeler kullanılarak su, akvaryumda kullanılmak üzere hazır hâle getirilir. Yarı tuzlu ve tuzlu su akvaryumlarına çeşitli tuz ve mineral karışımlarının eklenmesi gerekir. Bu karışımlar piyasada akvaryum kullanımı için satılmaktadır. Daha gelişmiş akvaryumlar için, suyu kullanmadan önce alkali oranını, sertliğini ya da çözünmüş organik madde ve gaz oranını ayarlamak üzere eklemeler yapılabilir. Bunu yapmak için iki işlem vardır:deiyonizasyon ve ters osmoz. Halka açık büyük akvaryumlar genellikle nehir, göl ya da deniz kıyısında kurulur, böylelikle çok fazla işlemden geçmesi gerekmeyen yüksek miktarda suya ulaşmak kolaylaşır. İkincil su özellikleri Akvaryumun başarılı olması için ikincil su özellikler de önemlidir. Su sıcaklığına göre en temel iki akvaryum sınıflandırması yapılır: Tropik ve soğuk su. Birçok balık ve su bitkisi çok sınırlı bir sıcaklık aralığını tolere edebilir: Yaklaşık ortalama 25 °C’lik su sıcaklığıyla tropik ya da ılık su akvaryumları daha yaygındır ve tropik balıklar akvaryumlarda en sık rastlanan balıklardır. Soğuk su akvaryumları bu derecelerden daha düşük sıcaklıktaki akvaryumlardır ve bazı balık türleri daha soğuk olan bu ortama daha uygundur. Su hareketi de doğal bir ekosistemi aslına sadık kalarak taklit etmek için önemli özelliklerden biridir. Akvaryumdaki balıklara göre durgun sudan, hızlı akıntılı suya kadar suya değişik hareketler verilebilir. Su sıcaklığı birleşik bir termometre ve ısıtıcı biriminin yardımıyla ve nadiren de soğutucuyla ayarlanır. Su hareketini düzenlemek için ise karıştırıcılar kullanılır ya da filtre sisteminin su çekip bıraktığı yerlerine dikkat edilerek iç su akışı ayarlanır. Boyut İçinde bitkiler olan bir tatlı su akvaryumu Bir akvaryumun boyutu bir litreden daha az su alan sade bir cam kavanozdan halka açık, içinde kelp ormanı gibi ekosistemleri ya da büyük köpek balıklarını barındıran ve yalnızca mühendislik kurallarıyla sınırlanan devasa akvaryumlara kadar değişebilir. Genel olarak daha büyük akvaryumlar, pH ve sıcaklık oynamalarına karşı dayanıklı oldukları ve daha büyük bir sistem dengesine izin verdikleri için tercih edilir. Evde bulunan akvaryumlar en az 11 litre kadar su alabilir. Bu boyutlar filtreleme ve diğer temel sistemler için pratik açıdan en küçük boyut olarak nitelendirilmektedir. Yakın geçmişteİtalya’da Roma şehrinin yerel yönetimi insanlık dışı olduğunu öne sürerek geleneksel japon balığı kavanozlarını yasaklamıştır. Suyun ağırlığı (tatlı suyun litresi 1 kg.’dır ve tuzlu su daha da yoğundur) ve içerideki su basıncı (kalın ve dirençli cam panellere gerek vardır) nedeniyle evlerde bulunan akvaryumlar en çok 1 m³ civarındadır. Büyük su canlılarını ve ekosistemleri sergilemek için kurulmuş halka açık akvaryumlar oldukça büyük olabilmektedir. Shedd Akvaryumu 19.000 m³’lük bir ve 1.500 m³’lük iki akvaryuma sahiptir. Monterey Körfezi Akvaryumu’nun akrilik izleme penceresi, 17 metreye 5 metrelik boyutu ve 330 milimetrelik kalınlığıyla bir zamanlar dünyanın en büyük izleme penceresiydi. Okinawa Motobu’da yer alan ve Okyanus Expo Park’ın bir parçası olan Okinawa Churaumi Akvaryumu dünyanın ikinci büyük akvaryumudur. Ana tankı 7.500 metreküp su alır ve 60 santimetre kalınlığında, 8,2 metreye 22,5 metrelik dünyanın en büyük akrilik izleme paneli burada bulunur. Bu akvaryumlarım büyüklüğü maliyet ile sınırlıdır. Tür seçimi Akvaryum ile ilgilenenler arasında tür seçimi ile ilgili çeşitli teoriler dolaşmaktadır. Belki de bunların arasında en yaygın olanı akvaryumların topluluk ya da saldırgan tipi olarak ikiye ayrılmasıdır. Topluluk tankları birbirine karşı saldırgan olmayan çeşitli türleri bir arada barındırır. Günümüzde akvaryum ile uğraşanlar arasında en yaygın olan akvaryum tipi budur. Saldırgan tanklarda ise başka balıklara karşı saldırgan olan ya da saldırılara karşı dayanaklı olan sınırlı sayıda balık türü bulunur. Bu tank tiplerinin her ikisinde de akvaryumdaki balıklar aynı ya da farklı coğrafi bölgelerden gelseler de, aynı su koşullarına uyum gösteren türlerdir. Balıklara ek olarak omurgasızlar, su bitkileri ve akvaryum süsleri de bu tank tiplerinde bulunur. Tür ya da örnek tanklarında genellikle yalnızca tek bir balık türü ve bu balık türünün doğal yaşam alanında bulunan bitkiler ile ortamdaki diğer nesneler yer alır. Bu tanklar genellikle Aplocheilidae, Poeciliidae (Lepistes türü balıklar) ve Cichlidae (Çiklit türü balıklar) familyalarındaki balıklar için kullanılır. Bu tarz tanklar bazen yalnızca erişkinlerin yavrulaması için kullanılır. Ekotip ya da ekotop akvaryumlar doğal yaşamda bulunan belli bir ekosistemi taklt etmeye çalışır. Bu ekosistemde bulunan balıklar, omurgasızlar ve bitkiler biraraya getirilerek su koşulları ve çevre düzenlemesi ile doğal yaşam ortamlarına benzetilmeye çalışılır. Ekotop tipi akvaryumlar en gelişmiş hobi akvaryumları olarak değerlendirilir ve halka açık akvaryumlar mümkün oldukça bu tarz akvaryumları sergiler. Bu yaklaşım hem canlıları kendi yaşam ortamlarında gözlemlemeye en yakın durumdur hem de akvaryumdaki balıklar için en uygun ve sağlıklı ortamı oluşturur. Tuzlu su akvaryumları için tür seçimi Yukarıdaki tiplere ek olarak tuzlu su akvaryumlarının özel bir türü de mercan kayalığı akvaryumudur. Bu akvaryumlar, ılık ve tropikal okyanuslarda bulunan karmaşık mercan kayalığı ekosistemlerini taklit etmeye çalışır. Odak noktaları daha çok bu ortamlarda bulunan omurgasız canlı çeşitliliğini yansıtmaktır ve çok az küçük balık türü barındırırlar. 1980’lerden beri geliştirilen tekniklerle deniz anemonu, bazı mercanlar, canlı kayalar, yumuşakçalar ve kabuklular akvaryumda yaşatılabildiğinden, mercan kayalıkları ekosistemini taklit etmek mümkün olmuştur. Mercan kayalığı akvaryumları en zor akvaryum tipidir ve hem uzmanlık hem de normal malzemeler dışında protein toplayıcı, kalsiyum reaktörü, büyük hacimli filtrasyon (sump), metal halide türü ışıklandırma vb. çok özel ekipmanlar gerektirir, bu nedenle de maliyetleri yüksektir. Akvaryum canlılarının kaynağı Monterey Körfezi Akvaryumunda balıkları besleyen dalgıç Melbourne Akvaryumu’nda besleme saati büyük kalabalıkları çekiyor İlk çağdaş akvaryumlarda kullanılan balık ve bitkiler doğadan toplanıp gemilerle Avrupa ve Amerika limanlarına getirilmiştir. 20. yüzyılın başlarında birçok küçük renkli tropikal balık türü BrezilyaManaus’dan, Tayland Bangkok’dan, Endonezya Cakarta’dan, Hollanda Antilleri’nden ve Hindistan Kalküta ile diğer tropik limanlardan getirilmiştir. Günümüzde hâlâ doğadan akvaryum için balık, omurgasız ve bitki toplama devam etmektedir. Dünyanın birçok yerinde yoksul yerel halk ana gelir kaynağı olarak akvaryumlarda kullanılmak üzere balık toplar. Yapay ortamlarda yavrulaması sağlanamayan birçok tür için bu önemli bir kaynaktır ve yeni türler de akvaryumseverlere sunulmaktadır. Doğal yaşam ortamlarından canlıların toplanmasının çeşitli olumsuz yanları vardır. Bu nedenle çıkılan seferler uzun sürer, maliyet yüksektir ve başarılı olmayabilir. Taşımacılık da balıklar için oldukça tehlikelidir ve ölüm oranı yüksektir. Çoğu, stres nedeniyle zayıflar ve yolculuğun sonunda hastalanır. Balıklar toplandıkları zaman sakatlanabilir, özellikle mercan kayalıklarında yaşayan balıkları daha kolay toplayabilmek amacıyla balıkları sersemletmek için siyanür kullanıldığı durumlarda bu kaçınılmazdır. Çok kısa süre önce, balık ve bitki toplamanın çevre üzerindeki yıkıcı etkileri dünyaçapında akvaryumseverlerin gündemine geldi. Bu etkilerin içinde mercan kayalıklarının ve toplanmayan canlıların zehirlenmesi, ender bulunan türlerin soyunun doğal yaşam alanlarında azalması, anahtar türlerin büyük oranlarda toplanması nedeniyle ekosistemlerin zarar görmesi sayılabilir. Bunlara ek olarak yıkıcı balık avlama tekniklerinin kullanılması çevreciler ve akvaryumseverler arasında giderek artan bir endişe kaynağı hâline gelmiştir. Bu nedenle, birçok ilgili akvaryumsever tarafından balık yavrulatma programları sayesinde akvaryum balığı ticaretinin doğadan yakalanan balıklara bağlılığının azaltılması ve balık yakalamanın sertifikaya bağlanması gibi çeşitli girişimler oluşmuştur. Betalar (Betta splendens) ilk defa başarılı olarak 1893 yılında Fransa’da üretildikten sonra yavaş yavaş doğal ortamı dışında üretme teknikleri bulundu. Akvaryum ticareti için balık üreticiliği güneyFlorida, Singapur, Hong Kong ve Bangkok’da yaygınlaşmıştır, ayrıca Hawai ve Sri Lanka’da da küçük ölçekli yapılmaktadır. 1990’lı yılların ortasından beri deniz organizmaları üretme programları acil olarak geliştirilmeye başlanmıştır. Tatlı su türleri için uygulanan üretme programları tuzlu su türleri için uygulananlardan daha çok ilerlemiştir. Su ürünleri yetiştiriciliği, kontrollü ortamlarda su içinde yaşayan organizmaların üretilmesidir. Akvaryum balık ticareti için su ürünleri yetiştiriciliği programlarını destekleyenler, iyi planlanmış programların hem çevreye hem de topluma yararlar sağlayacağını savunur. Su ürünleri yetiştiriciliği ya yetiştirilen organizmaların doğrudan satışa sunulması ya da doğal ortama salınarak sayılarının artırılması gibi yararlarla doğada yaşayan türler üzerindeki etkiyi azaltmaya yardımcı olur. Ancak bu uygulamaların çeşitli çevresel riskleri de bulunur. Akvaryum balık ticareti yayılmacı balık ve bitki türlerinin gelişmesinde kaynak olarak olumsuz bir yan taşır. Doğada bulundukları ortamlar dışında, sorumsuz akvaryum sahipleri tarafından egzotik balıkların ve bitkilerin akarsulara veya göllere salınması yerel türlere ve ekosistemlere kimi zaman tehdit oluşturmaktadır. Ekoloji İdeal akvaryum, doğada bulunan ekolojik dengeyi akvaryumun kapalı sistemi içinde tekrarlar. Pratik olarak kusursuz bir dengeyi sağlamak hemen hemen imkânsızdır. Örnek olarak dengeli bir avcı-av ilişkisini en büyük akvaryumlarda bile sağlamak mümkün değildir. Akvaryum sahibi küçük ekosisteminde dengeyi sağlamak için çaba sarfetmelidir. Yaklaşık bir denge sağlamak büyük su hacimleriyle kolaylaşır. Sistemi bozan herhangi bir olay akvaryumu dengeden uzaklaştırır, tankın içinde ne kadar çok su olursa sistemik bir şokla başa çıkabilmek o kadar kolaylaşır. Örneğin 11 litrelik bir akvaryumdaki tek balığın ölmesi sistemi önemli ölçüde değiştirir ancak aynı balığın, içinde başka balıklar da bulunan 400 litrelik bir tankta ölmesi sistemin dengesinde sadece küçük bir değişikliğe yol açar. Bu nedenle akvaryumseverler mümkün olduğunca büyük akvaryumları, daha kararlı bir sisteme sahip olduğu ve dengeyi sağlamak için çok fazla özen gerektirmediği için tercih eder. Azot çevrimi Akvaryumda azot çevrimi Akvaryum bakımının en önemli sorunu, içinde yaşayan canlıların biyolojik atıklarının idaresidir. Balıkların, omurgasızların, mantarların ve bazı bakterilerin atıkları amonyak şeklinde azot içerir ve bu atıklar azot çevrimine girer. Amonyak aynı zamanda bitki ve hayvan atık maddelerinin çürümesi yoluyla da oluşur. Yüksek konsantrasyonlarda azotlu atıklardan oluşan ürünler balık ve diğer canlılara toksiktir. İyi dengeli bir akvaryumda, diğer canlıların atıklarını metabolize edebilen organizmalar bulunmalıdır. Akvaryumda üretilen azotlu atıkları Nitrosomonas cinsinden bakteriler metabolize ederek sudan aldıkları amonyağı nitrite çevirir. Yüksek konsantrasyonlarda nitrit de balıklar için toksiktir. Nitrospira cinsinden başka bir tip bakteri de nitriti daha az toksik olan nitrata çevirir. Bu süreç, akvaryum azot çevrimi olarak bilinir. Bakterilere ek olarak su bitkileri de amonyak ve nitratları metabolize ederek azotlu atıkları elimine ederler. Bitkiler azotlu bileşikleri metabolize ettiğinde biyokütle hâline çevirirler ancak yapraklar ölüp çürüdüğünde azot, bitkiler tarafından suya geri verilmiş olur. Aslında akvaryumseverler tarafından azot çevrimi diye adlandırılsa da bu süreç gerçek çevrimin ancak küçük bir parçasıdır: Sisteme akvaryumdaki canlılara verilen besin yoluyla azot eklenmelidir, ayrıca sürecin sonunda nitratlar suda birikir ya da bitkilerin biyokütlesine bağlanır. Bu birikim nedeniyle, evde akvaryumu olanlar, yüksek nitrat içeren suyu değiştirmeli ve nitratlarla büyümüş bitkileri sökmelidir. Evde bakılan akvaryumların çoğunda içindeki canlıların oluşturduğu azotlu atıkları arındırmak için yeterli oranda bakteri popülasyonu bulunmaz. Bu sorun iki yoldan aşılır: Aktif karbon filtrelerle azotlu bileşikler emilir ve biyolojik filtrelerle de nitratlaşma sürecini yapan bakterilerin üremesi için gerekli koşullar oluşturulur. Yeni akvaryumlarda yeterli sayıda yararlı bakteri bulunmaması nedeniyle azot çevrimi sorunları oluşabilir. Bu nedenle yeni tankların, içine balık konmadan önce "olgunlaşması" gerekir. Bunu yapmak için iki yöntem bulunur: Balıksız çevrim ve sessiz çevrim. Balıksız çevrimde tankın içinde hiçbir balık bulunmaz. Bunun yerine bakterileri üretebilmek için az miktarda amonyak eklenir. Bu işlem sırasında amonyak, nitrit ve nitrat düzeylerinin gelişimi test edilir. Sessiz çevrim ise akvaryumu hızlı büyüyen su bitkileri ile doldurup, azotun bitkiler tarafından tüketilmesini sağlayarak yararlı bakterilerin üremesi için zaman kazanmaktır. Bir tanktaki en büyük bakteri topluluğu filtrede bulunur. Bu nedenle verimli filtreleme hayati önem taşır. Filtrenin aşırı temizlenmesi bazen akvaryumdaki biyolojik dengeyi bozmak için yeterli gelebilir. Diğer beslenme çevrimleri Azot akvaryumdaki tek beslenme çevrimi değildir. Çözünmüş oksijen, bir hava pompası yardımıyla yüzeydeki hava-su arayüzünden sisteme dahil olur. Karbondioksit, sistemden kaçarak havaya karışır. Fosfat çevrimi önemli ama genellikle gözardı edilen bir beslenme çevrimidir. Sisteme besin olarak giren ve atık olarak çıkan kükürt, demir ve diğer mikrobesinler de çevrime dahil olur. Azot çevriminin uygun idaresi ile birlikte yeterli derecede dengeli besin sağlanması ve biyolojik yüklemenin dikkate alınması diğer besin çevrimlerini de yaklaşık bir dengede tutacaktır. Biyolojik yükleme http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/28/Small_aquarium.jpg/300px-Small_aquarium.jpg 19 litrelik bu akvaryum biraz kalabalık görünüyor Biyolojik yükleme, akvaryumda yaşayan canlıların akvaryumun ekosistemine yükledikleri yükün bir ölçüsüdür. Bir akvaryumda yüksek biyolojik yükleme olması demek daha karmaşık bir ekosistemin bulunması ve dolayısıyla da dengenin daha kolay bozulabilmesi demektir. Ayrıca akvaryumun boyutuna bağlı olarak biyolojik yükleme için çeşitli temel kısıtlamalar bulunur. Havaya açık olan su alanı tanka giriş yapan çözünmüş oksijen oranını belirler. Nitratlaşmada yer alan bakterilerin kapasitesi koloni oluşturabilecekleri fiziksel hacimle sınırlıdır. Fiziksel olarak ancak sınırlı sayıda bitki ve hayvan, harekete de izin verecek şekilde bir akvaryuma yerleştirilebilir. Bir sistemin biyolojik yönden aşırı yüklenmesini önlemek için akvaryumseverler bazı genel kaideler geliştirmiştir. Bunların arasında en yaygın olanı belki de "bir litre su başına 7 mm" kuralıdır. Bu kural akvaryumda bulunan tüm balıkların kuyruk uzunluğu hariç uzunluklarının santimetre cinsinden uzunluğunun litre cinsinden ölçülen akvaryum kapasitesine olan oranını belirler. Bu kural balıkların erişkin olduklarındaki boyutları gözönüne alınarak uygulanır. (Ancak bu kural kedibalığı gibi geniş balıklar ve çiklit gibi saldırgan balıklar için uygulanamaz.) Japon balığı ve diğer yüksek atık çıkaran balıklar için oranın ikiye katlanması gerektiğini (yani iki litre su başına 7 mm. gibi) savunan akvaryumseverler vardır. Ancak birçok kişi, balıkların davranışını, hareketliliğini, diğer balıklarla uyumunu (örneğin iki erkek betta bir arada tutulmamalıdır), akvaryumun boyutlarını ve filtreleme kapasitesini dikkate almayan bu kuralın geçerliliğini sorgular. Balık miktarını belirlemenin en iyi yolu tecrübeli bir akvaryumsevere, yerel akvaryum ile ilgili örgütlere sormak ya da çevrimiçi forumlarda araştırmaktır. Bir sistemin maksimum ya da ideal biyolojik yüklemesinin hesaplanması teorik olarak bile çok zordur. Bunun için atık üretme hızı, nitratlaşma verimliliği, su yüzeyindeki gaz değişim hızı ve gerekli olan daha birçok değişkeni hesaplayabilmek gerekir. Pratik olarak çok karmaşık ve zor olan bu iş yerine akvaryumseverler genel kabul görmüş kaideleri ve deneme yanılma yöntemini kullanarak uygun biyolojik yükleme düzeylerini belirler. Halka açık akvaryumlar Monterey Körfezi Akvaryumu’nda 1,3 milyon litrelik su alan tankta varek ormanı ekosisteminin sergilenmesi Halka açık akvaryumlarda birçok balık ve bitki türü sergilenmektedir. Halka açık akvaryumlarda amatör akvaryum hobicilerinin sahip olabileceğinden çok büyük birkaç tank ile birlikte çok sayıda tank bulunabilmektedir. En büyük tanklar milyonlarca litre su tutabilmekte ve yunuslar, köpek balıkları ya da beluga balinaları gibi büyük türleri içinde barındırabilmektedir. Su canlıları ve samur ile penguengibi suda yaşayan canlılar da halk akvaryumlarında sergilenirler. İşletme açısından bir halk akvaryumu, hayvanat bahçesi ya da müzeye benzer özellikler taşır. İyi bir akvaryum, sabit koleksiyonunun yanı sıra sürekli gelen ziyeretçileri artırmak için özel gösteriler de sunabilmelidir. Bazılarında ufak bölümlerde balıklarla temasa geçilebilir. Örneğin Monterey Körfezi Akvaryumu’nda bulunan sığ su tanklarında yaygın vatoz türlerine elle dokunmak ve insan derisine benzeyen vücutlarını hissetmek mümkündür. Hayvanat bahçelerinde olduğu gibi, akvaryumlarda da koleksiyonlarında bulunan örneklerin biyolojik yapılarını ve yaşam tarzlarını inceleyen araştırma kadrosu bulunur. Yakın zamanda büyük akvaryumlarda açık deniz balıklarının çeşitli türlerini sergilemek ve yetiştirmek için (hatta denizanalarını bile) çalışmalar başlatılmıştır ancak doğal ortamlarında su tankının duvarları gibi katı yüzeylerle hiç karşılaşmamış olan bu canlılar duvarlardan içgüdüsel olarak kaçınmaktansa doğrudan duvarlara çarpmakta ve bu işi zorlaştırmaktadır. İlk halka açık akvaryum 1853 yılında Londra’da Regent's Park’ta açılmıştır. Bunu hızlı bir şekilde P.T. Barnum tarafından New York’ta Broadway’de açılan ABD’nin ilk halk akvaryumu izlemiştir. Detroit, New York, Philadelphia ve San Fransisco’yu izleyen ABD’nin büyük şehirlerinin tamamında halk akvaryumları bulunur. Halk akvaryumlarının çoğunluğu doğal deniz suyu sağlamayı kolaylaştırmak için okyanus kıyısında kurulmuştur. Deniz kıyısında kurulmayan öncülerden birisi Şikago’daki Shedd Akvaryumudur. Bu akvaryuma deniz suyu özel tankerlerle demiryolu ile taşınmaktadır. 1911 yılında kurulan Philadelphia Akvaryumu yakındaki nehir aşırı kirlendiğinden şehrin su şebekesinden tatlı su çekmek zorunda kalmıştır. En iyi halk akvaryumları genellikle önemli deniz araştırmaları kurumları ile bağlantılı olarak ya da kendi başlarına araştırma programlarına sahiptir ve genellikle yöresel sularda bulunan ekosistemler ve türler üzerine uzmanlaşır. Örneğin KanadaVancaouver’deki Vancouver Akvaryumu deniz araştırmaları, çevre koruması ve deniz memelileri rehabilitasyon merkezi olarak önemli bir yer teşkil eder ve Kuzeybatı Pasifik türleri üzerine uzmanlaşmıştır. |
akvaryum hesaplamaları Arkadaşlar akvaryum hesaplamaları ile ilgili bir tablo vereceğim size bu tablo sayesinde daha sağlıklıl bilgilere ulaşacaksınız Örnek: 100 cm x 40 cm x 60 cm h ve 8 mm camdan bir akvaryumumuz olsun. Bu akvaryumumuzun ağırlığı hesaplayalım. A: Cam ağırlığı Camın ortalama ağırlığı 2.501 g/cm3 olarak kabul edilebilinir. 1 m3 cam’ın 2501 Kg ağırlığındadır. Ön ve Arka cam: 2 ad, Uzunluk 1,00 cm, yükseklik 0,60 cm Hesaplama: 2*1,00*,60)=1,20 m2 Yan camlar: 2 ad, genişlik 0,40 cm, yükseklik 0,60 cm Hesaplama:2*0,40*0,60=0,48 m2 Taban camı: 1,00 cm * 0,40cm Hesaplama:1,00*0,40=0,40m2 Atkı camları:4 adet boy,4 adet en de,0,05 cm genişlik Hesaplama: 4*1,00)+(4*0,40)*,005=0,28 m2 Toplam: 1,20 + 0,48 + 0,40 +0,28= 2,36m2 cam kullanılmıştır. Cam kalınlığı 8 mm olduğunda 2,36 m2 cam * 0,008 mm (Cam kalınlığı) = 0,01888 m3 cam yapar. 1 m3 cam 2501 Kg olduğundan 0,01888 m3 * 2501 kg/m3 = 47,21 kg sadece akvaryumumuzun cam ağırlığı yapmaktadır. B: Kum ağırlığı Akvaryumumuza tabandan 6 cm yükselti oluşturacak şekilde kum koyacağınızı düşünelim. Bu durumda 100 cm boy * 40 cm en *6 cm kum yüksekliği /1000 = 24 litre kum kullanılır. Hesaplama:1,00 cm*0,40 cm*0,06 cm:24 Litre kum kullanılacak 1 Litre kum ince ya da iri taneli oluşuna bağlı olarak, da 1,650 Kg dır. Hesaplama:24 lt*1,650 kg:39,6 kg kumun ağırlığı Fakat Arşimet kanununa göre içersine konan kumun kapladığı hacim kadar akvaryuma eksik su dolacaktır. 24 litre kum hacmi, su ile dolsa idi 24 litre su yapardı. Bu durumda 39,60 kg kuru kum ağırlığından – 24 kg çıkartarak kumun akvaryuma 15,60 kg. ilave bir ağırlık getirdiğini buluruz. C: Su ağırlığı Genel olarak su seviyesi akvaryumumuzun yüksekliğinden 5 cm daha alçaktadır. Bu durumda 100 cm boy * 40 cm en * 55 cm (su yüksekliği) / 1000 = 220 litre = 220 kg su ağırlığını buluruz. Hesaplama: 1,00*,040*,0.55)*1000=220 Kg suyun ağırlığı D:Toplam ağırlık Örnekteki akvaryumumuzun Kapak ve aksesuar ve filtreler hariç yaklaşık 47,21 kg Cam + 15,60 kg kum + 220 kg su = 277,21 kg yapmaktadır. aşağıda excell ile otomatik hesaplama formülü var uçuk farklar olmamasına rağhem hemen hemen dorğ hesaplamadır. Excell olarak tabloyu indirebilir daha hızlı otomatik hesaplayabilirnisinz kaynak |
CALVUS Latince Adı: Calvus Habitatı ve Anavatanı: Tanganika Gölü'nün Sığ Kayalıkları Beslenme Biçimi: Etçil Davranış Biçimi: Kendi bölgesinde agresif. Kendi Türlerine Davranışı: Orta Derecede Agresif Yüzme Seviyesi: Taban Cinsiyet Ayrımı: Erkekler daha iri ve yüzgeçleri daha uzun olur. Üreme: 25 – 150 Yumurtayı Kovuklara Bırakır Sıcaklık: 24 ° - 26 ° C En Fazla Büyüdüğü Boy: 15 cm En Az Akvaryum Hacmi: 100 litre Su Sertliği: Çok Sert pH: 8,6 – 9,1 Zorluk Seviyesi: 3 Genel Yorum: Kongo, Black Kamerun gibi varyasyonları vardır. Üreme zamanı saldırganlaşır. Ortalama 1.5 yaşında üreme çağına gelir. Yumurtalamadan sonra mümkünse dişiyi akvaryumda bırakarak, akvaryumdaki diğer balıkları, mümkün değilse de kabukla beraber dişiyi ayrı bir akvaryuma almak yavruların kurtulması açısından en iyisi olacaktır. Kabukların içine yumurtlarlar ve kabukları bölge edinirler. |
| Saat: 00:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık