MsXLabs
Sayfa 1 / 3

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Sağlıklı Yaşam (https://www.msxlabs.org/forum/saglikli-yasam/)
-   -   Güzellik Sırları ve Pratik Bilgiler (https://www.msxlabs.org/forum/saglikli-yasam/6664-guzellik-sirlari-ve-pratik-bilgiler.html)

NihLe 3 Mart 2006 03:43

Güzellik Sırları ve Pratik Bilgiler
 
1 ek
Hintli kadınlar neden bu kadar güzel?

Doğu'dan gelen güzellik sırları


Kadife gibi bir cilt, parlak gözler, gür ve canlı saçlar. Hintli kadınlar doğal güzellikleriyle dikkat çekiyorlar. Bu güzelliğin en büyük sırrı kullanmayı alışkanlık haline getirdikleri doğal bitki özleri ve yağlar. Hintli kadınların güzellik sırlarını keşfetmek istiyorsanız bu haberi mutlaka okuyun.
Alıntıdaki Ek 53247

Hintli kadınların çoğu, günlük cilt bakımlarını kendi hazırladıkları krem ya da yağlarla yapıyorlar. Belki de onların ileri yaşlara kadar pürüzsüz bir cilde sahip olmalarının altında bu sır yatıyor. Çeşitli kozmetik firmaları tarafından üretilen ve doğal bitki özlerine sahip ürünler de cildinizde doğal bir ışıltı için tercih edilebilir. Clarins, Babor, Sothys, Biotherm ve Sisley gibi kozmetik firmaları da ürünlerinde bitki özleri ve yağları kullanıyor. Sothys firması uzmanları Uzakdoğu teknikleri kullanılarak yaratılan Digi-Estetique masajının tüm Sothys bakımlarında kullnıldığını söylüyor. Hair & Sun Planet Tarabya'dan Güzellik Uzmanı Sibel Kırık, baş ve yüz masajının da cilt güzelliğinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor.

Doğal ürünlerle peeling


Öğütülmüş tahıllar ya da fındık ve fıstık gibi çerezler, cildinizde yumuşak bir peeling etkisi yaratıyor. Hintli kadınlar, her gün taze bakım ürünleri kullanıyorlar. Onların bakımları için ihtiyaç duydukları şey ise; bir kap dolusu cildi yatıştıran gülsuyu ve pürüzsüzleştiren tatlı bademyağı. Yüzü ılık pirinçsuyuyla yıkamak, Hintli kadınların yüzyıllardır uyguladıkları bir yöntem. Pirincin içeriğindeki magnezyum, B vitamini ve bakır gibi besleyici maddeler ısıyla birlikte suya karışıyor ve cildin ışıl ışıl parlamasını sağlıyor.

Kadife yumuşaklığında bitki yağları


Bitki yağları, Hintli kadınların bakımlarında kullandıkları en temel ürünler olarak yerlerini koruyor. Hafif masaj darbeleri de, mikro sirkülasyonu uyararak yağların cilde derinlemesine nüfuz etmesini sağlıyor. Hintli kadınlar, yüz maskesinde özellikle sarı susamyağını tercih ediyorlar. Bu yağ, içeriğindeki zengin doymamış yağ asitleri sayesinde cildin yumuşamasını sağlıyor ve pürüzsüzleşmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, cildin derinliklerine daha kolay ulaşması için susam yağının masajdan önce ısıtılmasını tavsiye ediyor. Eğer reçine ya da çiçek kokusundan hoşlanıyorsanız, içine birkaç damla yağ ekleyebilirsiniz. Bitkilerin cilt üzerindeki etkilerine gelince... Okaliptüs canlandırıyor, sandal ağacı gevşemesini sağlıyor ve ylang-ylang da onarıyor. İsterseniz, günlük masajınızı piyasada, aktarlarda satılan ve içeriğinde bitki özleri bulunan ürünlerle de yapabilirsiniz.

SAÇLARINIZA BAKIM ŞÖLENİ


Hintliler için gür ve koyu saçlar kadınlığın tacı. Yağ masajları ve doğal şampuanlar saçlara güç ve parıltı sağlıyor.

Rahatlatan Baş Masajları


Aromatik Hint baş masajı olarak tanımlanan campisaj, Hindistan'da binlerce yıldır uygulanan bir yöntem. Hintli kadınlar gür ve parlak saçların sırının saç derisine yağlarla masaj yapılmasında saklı olduğuna inanıyorlar. Uygulama, son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz Ayurveda felsefesinden doğmuş. Ayurveda’ya göre masajın iki önemli işlevi var; hücre ve dokunun beslenmesini sağlamak, bedeni toksinlerden arındırmak. Hintli kadınlar, saçlarını yıkadıklarında masaj yapmayı ihmal etmiyorlar. Baş bölgesine yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırıyor ve bu sayede besleyici maddeler saç köklerine daha iyi nüfuz ediyor. Hintli kadınlar bu yağlardan sadece daha sağlıklı bir yaşam için değil, aynı zamanda daha güzel görünmek için de yararlanıyorlar. Örneğin fesleğen saç derinizin canlanmasını sağladığı gibi, saçlarınızın parlamasına da yardımcı oluyor. Siz de ışıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak istiyorsanız birkaç damla fesleğenyağı, ılık jojoba ve susamyağını derin bir kabın içinde karıştırın. Bir yemek kaşığı yağı saçlarınıza ve saç derinize yayın. Parmaklarınızla hafifçe masaj yaptıktan sonra saçlarınızı iyice durulayın.

Mis Kokulu Saçlar


Bir cam şişeyi suyla doldurun. İçine birkaç damla en sevdiğiniz aroma yağından damlatın. Suyu, kuru saçlarınızın üzerine dökün. Saçlarınızın mis gibi kokması için, Hindistanlı kadınların sıkça kullandıkları gül ya da lavantayağını öneriyoruz.

Bademle Temiz Bir Cilt


Yumuşak bir peeling için: Derin bir kabın içinde, 2 yemek kaşığı iyice öğütülmüş bademi, birer tatlı kaşığı gülsuyu ve bademyağıyla karıştırın. Karışımı, üzerine süt ilâve ederek krem kıvamına getirin. Peelingi yüzünüze sürün ve hafif dairesel hareketlerle cildinize 1 - 2 dakika masaj yapın. Şimdi cildinizi su ya da pirinç suyuyla durulayabilirsiniz.

VÜCUDUNUZA AROMALI BAKIM


Hintli kadınlar, hem sağlıklarını hem de güzelliklerini korumak için banyo öncesinde aromalı masajların gücünden yararlanıyorlar.

Masajla Baştan Aşağı Sağlık


Masaj, sağlıklı ve güzel bir vücut için anahtar kelime. Masajın etkisi artırmak amacıyla, tüm vücuda bolca özyağ sürülüyor. Ardından yavaş ve dairesel hareketlerle masaj yapılarak yağın tüm vücuda iyice nüfuz etmesi sağlanıyor. Hintli kadınlar, masaj sırasında baş döndüren kokusu nedeniyle çoğunlukla gülyağını tercih ediyorlar. Aroma özleriyle yapılan masaj cildin genç kalmasını sağlıyor, lenf akımını canlandırıyor ve vücutta oksijen alımını kolaylaştırıyor.

KOKULARIN ARMONİSİ


Hintli kadınlar, her yıl, ilkbaharda güneşin dönüşünü ve çiçeklerin tomurcuklanmasını düzenli olarak kutlamayı adet edinmişler. Baharatların, çiçeklerin ve reçinelerin kokuları bu mevsimde tüm kadınları adeta bir kumaş gibi sarıyor. Kadınlar, birbirinden çekici kokularıyla adeta baş döndürüyor!

Sihirli çiçek banyosu


Rahatlamaya ihtiyacınız varsa, papatya, yasemin ve sandal ağacı tam size göre. Bunun için; dörder damla yağı küvete doldurduktan sonra iyice karıştırın. Küvette dinlenirken derin nefes alarak aroma yağlarının rahatlatıcı gücünden yararlanın. Bir cam şişenin üçte birine kurutulmuş gül yapraklarını ya da tomurcuklarını doldurun. Şişeyi, jojobayağıyla doldurun. Üzerine 10 damla gülyağı damlatın. Şişenin ağzını iyice kapayın ve üç hafta boyunca sıcak bir ortamda bekletin. Şişenin doğrudan güneş ışığı almamasına özen gösterin.

canlanın


Işık geçiren bir cam şişenin içine 70 ml alkol dökün. Ardından 10’ar damla limon, gül ağacı ve portakalyağı ekleyin. Şişeyi iyice çalkaladıktan sonra 7 gün boyunca dinlendirin. Üzerine 39 ml su doldurun. İki hafta boyunca yeniden dinlenmeye bırakın.

Hint masajıyla gevşeyin


Her iki elinizin yüzük ve orta parmağını kaşlarınızın ortasına yerleştirin. Ardından sağ elinizin parmaklarıyla kaşınızın üzerinden sağ gözünüze, sol elinizle de sol gözünüze doğru masaj uygulayın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Sağ ve sol elinizin işaret parmaklarını burnunuzun başladığı bölgeye yerleştirin. Şimdi her iki parmağınızla, burun deliklerinizin yan bölgelerine yukarıdan aşağıya doğru masaj yapın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Gözlerinizi yeniden kapayın, el ayalarınızı yüzünüze yerleştirin ve kulaklarınıza doğru gerin. Hareketi üç kez tekrarlayın.


Pollyanna 4 Mart 2006 10:12

Evinizde doğal güzellik....

Evinizde bulunan limon, salatalık, zeytinyağı gibi bazı besinler güzelliğinize de hizmet ediyor...

Yumuşacık eller: Ellerinizin yumuşacık olmasını istiyorsanız yatmadan önce küçük bir kaba zeytinyağı koyun ve içinde 10 dakika kadar bekletin. Eski bir eldiveninizi giyip yatın. Sabah kalktığınızda ellerinizin yumuşacık olduğunu göreceksiniz.

Güçlü tırnaklar: Limon ve susam yağı tırnaklarınızı güçlendirir. Yarım limonu ılık suyun içine sıkın, bir çay kaşığı susam yağı ekleyin. Ellerinizi birkaç dakika içinde bekletin. Kurulayın ve nemlendirin.

Ayaklara nane yağı:
Bir kaba koyduğunuz ılık bir suyun içine birkaç damla nane yağı damlatın. Biraz da susam yağı ekleyin ve 10 dakika ayaklarınızı içinde bekletin. Çıkarıp kurulayın ve nemlendirin. Ayaklarınızın yumuşacık olduğunu göreceksiniz.

Yoğurt ve portakal maskesi: Çeyrek portakalı 2 çay kaşığı yoğurt ile karıştırıp yüzünüze sürün. Birkaç dakika bekletin. Yıkayın ve nemlendirin. Cildinizin pürüzsüz bir hal alacak.

Yorgun gözlere salatalık: Göz altındaki halkalar için salatalığı yuvarlak kesip gözlerinizin üzerine koyun ve birkaç dakika bekletin. Bu konuda patates de işinize yarayabilir. Patatesleri ince dilim kesip 10 dakika kadar gözlerinizin üzerine koyup bekletin.

Saça özel maske: Dört çay kaşığı limon suyu ve yarım çay bardağı zeytinyağını karıştırın, saçınıza uygulayın. Yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra iyice yıkayın ve kurutun.


Pollyanna 5 Mart 2006 00:17

KLAS KADININ SIRRI..

Stil, zeka, bakım ve görgüyü birarada taşıyabilen kadın, klastır... Kendine olan güveni ve zarafetiyle hemen kendini belli edebilir.

Onları hemen fark edersiniz. Detaycı, zevkli, zeki, bakımlı, fevri ve kendine güvenlidirler... Derhal dikkatleri çekecek, başları bir anda kendine çevirtecek güçlü bir karizmatik etkileri vardır. Bu ilgiyi hiç zorlanmadan alırlar. Klas kadınlar, görüntü olarak dışa yansıttıklarını, konuşurken asla kaybetmezler. Bu demektir ki, stil, klas kadın için çok önemlidir.

Klaslık hayatın içindedir


Ancak dış görümünü zekası, kişiliği, ruhu, dünya hakkında bilgisi ve hatta espri yeteneği ile bir bütün olarak sunabilen kadın ancak bu payeye layık görülür. Klas kadın hayatın içindedir. Dışında, bir izleyici olmayı düşünmez bile. Başarı, yalnızca onu gerçekten isteyenin elde edebileceği bir şeydir zaten. Klas kadın, birinin onu keşfetmesini, teşvik etmesini ya da beğenmesini beklemez. Kendisi aktiftir. Başkalarından övgü beklemek yerine, başkalarının övgüsünü zorlanmadan alır.

Har kadın klas olamaz


Unutulmaması gereken bir nokta var. Hiçbir kadın doğuştan klas değildir. Gerçi aile görgüsü ve ileri görüşlülüğü artı bir nokta ama insanlar bunu zamanla, kendilerini keşfettikçe ortaya çıkarabilirler. Klas kadınların giyimde özel renkleri vardır. Giyisileri seçkinliklerinin sinyalini verir. Ayakkabılarına büyük özen gösterirler. Klas kadını, klas yapan hep en iyiyi, heh en güzeli hedeflemeleridir. Ancak bu asla lafta kalmaz.

Klas olmak için
  • Kendinizi keşfedin ve tanıyın...
  • İddialı olmayı öğrenin...
  • Kendinizi sevin ve beğenin...
  • 'Acaba' yerine 'Yapacağım' deyin...
  • Başınız dik, omuzlarınız geride yürüyün...
  • Boş konuşmayın...
  • Çok okuyun, zevklerinizi geliştirin...
  • Cildinize iyi bakın ve koruyun...
  • Lüksü değil, kaliteyi arayın...
  • Parayı değil, yaşamayı sevin...
  • Aşkta seçici olun...
  • Ciddi bir hobi edinin...
  • Görgülü olun...


Misafir 5 Mart 2006 07:44

Daha güzel daha çekici olun


8 Adımda Günlük Bakımla Daha Güzel, Daha Çekici, Daha Bakımlı Olabilirsiniz
Her kadının tutkusudur güzel olmak. Bu iş emek ve zaman gerektir ama doğru uygulamalar sayesinde düzenli bir uğraş haline dönüşebilir. Bakımınızı bir güne nasıl sığdırabileceğinizi bu yazıda öğrenebilirsiniz.
Ev işleri, iş hayatı ve çocuklar hem fiziken hem de ruhen yorulmamıza sebep olur. Özellikle de cildimiz bundan nasibini alır. Çoğumuz için günlük bakım çok zahmetlidir. Üstelik bunun için zamanımız da yoktur. Halbuki belli bir düzen içinde yapılan bakım, bizi bir yandan güzelleştirirken öte yandan da kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Kendinize bir program oluşturmak için önerilerimize bir göz atın.

Saat 07:00
10 dakikalık hafif egzersiz ile güne zinde başlayın
Yatağınızda yatarken kollarınızı ve bacaklarınızı iyice gerip kaslarınızı çalıştırmaya başlayın. Ardından hareketli müzik eşliğinde durduğunuz yerde koşun. Göğüs ve kollarınızı çalıştırmak için elinize iki ağırlık alın. Göğüs hızasına kaldırıp 20 kez kollarınızı açıp kapayın.

Saat 07:30
Bakımlı saçlar için beş dakika yeter
Duş alırken saç tipinize uygun krem kullanın. Saç kremleri hem bakım sağlar hem de saçlarınızın daha iyi şekil almasına yardımcı olur. Özellikle ince telli saçlar için sunulan hacim veren kremler, sabahları saçlarınızı daha rahat ve kolay şekle sokmanıza yardımcı olur.

Saat 07:45
Cilt maskeleri hızlı yardımcılarınız
Sabah kalktığınızda cildinizin mat ve cansız göründüğünü fark edersiniz. Bunun için hızlı yüz maskelerinden yararlanabilirsiniz. Bu ürünler genelde hızlı ve pratik uygulama şekillerine sahiptir. Cilt tipine uygun ürünler seçebileceğiniz gibi, canlandırıcı yüz maskeleri de kullanabilirsiniz.

Saat 20:00
Buğu ile derin temizlik
Yoğun bir günün ardından cildinizi dinlendirmenin en iyi yolu buğu banyosu. Buhar cildinizi derinlemesine temizler ve gözeneklerin açılıp gece bakımının daha verimli olmasını sağlar. Buğu banyosu için sıcak su dolu bir kaseye bir avuç gül yaprağı ve beş damla gülyağı dökün. Başınızı bir havlu ile örtüp iki dakika bekleyin. Ardından gece kreminizi sürün.

Saat 20:15

Kaşlarınızı yatmadan önce alın
Aslında kaşlarınızı almak için en uygun zaman öğlen saat 12.00'dir. Çünkü kaş alma işlemi en az bu saatte acı verir. Ama siz yine de akşam saatini tercih edin. Böylece cildiniz gece boyunca dinlenir ve şişkinlik iner. Kaşlarınızı alırken bir elinizle göz kısmını germeyi unutmayın. Bu arada işlemden sonra buzdolabında beklettiğiniz göz kremini uygulamak sizi rahatlatacaktır.

Saat 20:30

Kırışıklıklara müdahale zamanı
Son yapılan araştırmalar; cildin en çok saat 20.00?den sonra neme ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bundan dolayı bu saatte yüzünüze, boynunuza ve dekoltenize kırışıklık önleyici kreminizi bolca sürüp 15 dakika bekletin. Ayrıca gözlerinize de ferahlatıcı bir maske uygulayabilirsiniz

Saat 21:00
Hızlı bir bakım ayaklarınızı rahatlatır
Özellikle kış aylarında haftada en az bir kez ayaklarınıza bakım uygulamayı ihmal etmeyin. Kapalı ayakkabının yol açtığı sertliklere ve hassaslaşmış bölgelere bu şekilde müdahale edebilirsiniz. Ayaklarınızı 5 dakika ılık sabunlu suda bekletin. Ardından topuk taşı ile sertlikleri giderin. Tırnak diplerinizde bulunan derileri geriye doğru itin. Ayaklarınızı bir havlu ile kuruladıktan sonra kremleyin. Yatarken çorap giymenizde yarar var.

Saat 21:30
Güzellik uykusu için kendinize masaj yapın
Stresli bir gün geçirdiyseniz ve boyun ağrıları çekiyorsanız, iyi bir masajı hak ettiniz demektir. Bunun için boyun ve omuzlarınıza birkaç damla lavanta yağı damlatıp masaj yapın. Ayrıca masaj aletleri de kendinize masaj yapmanızı kolaylaştırır. Masajın ardından 15 dakika küvette yatın. Suyun fazla sıcak olmamasına dikkat edin. 37 derece en uygun ısı. Böylece vücudunuz gevşer ve yatmadan önce rahatlamış olursunuz. Küvetiniz yoksa üzülmeyin. Ilık bir duş da aynı rahatlatıcı etkiyi gösterir. Bu arada yatmadan önce bir bardak ılık süt içmek de daha rahat uyumanızı sağlar. Ayrıca uyku problemi olanlar rezene çayını da deneyebilir. Rezene çayı; içeriği ile gevşeyip daha iyi uyumanıza yardımcı olur


Pollyanna 6 Mart 2006 22:50

Dolgun, uzun ve esnek kirpiklerin sırrı...


Doğru renklerle yapılan bir makyaj kadın güzelliğini tamamlayan en önemli unsurlardan biridir. Özellikle de etkileyici bakışlar yaratmak ve gözleri olduğundan daha güzel göstermek için uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmamız gerektiğini hepimiz biliriz. Ancak bunu her zaman başarmak kolay olmuyor.

Hacimli ve kıvrık kirpiklere sahip olmanın sırrı da doğru rimel seçiminde yatıyor. Kozmetik sektörünün inanılmaz bir buluşu olan rimeller sayesinde dolgun, esnek, uzun ve güçlü kirpiklere sahip olmanız hiç de zor değil. Ancak tabiki kirpiklerinizi belirginleştirirken boya küpüne dönmemek için rimel kullanırken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar olduğunu da unutmamalısınız.

İsterseniz doğal gündüz makyajı yapın isterseniz daha belirgin, baş döndürücü bir gece makyajı... Önemli olan gün boyu kalıcı etkisiyle bakışlarınıza derinlik ve makyajınıza mükemmellik katacak olan doğru rimeli bulabilmektir.

Birçok makyaj uzmanı, az malzemeyle hafif makyaj yapmak isteyenlere rimel kullanmalarını öneriyorlar. Ancak öte yandan da maskarayı kullanırken ölçüyü kaçırmamanızı da şiddetle tavsiye ediyorlar. Göz makyajınızı tamamlamanın en etkin yolu olan rimel gözlerinize derinlik ve bakışlarınıza anlam kazandırırken aynı zamanda besleyici formülleriyle kirpiklerinizin beslenmesine yardımcı oluyor.

Kullandığınız rimelin etkisini arttırmak ve günboyu kalıcı olmasını sağlamak için sürmeden önce kirpiklerinizi önce fırçalayın ardından da hafifçe pudra sürün. Bu arada kirpiklerizi aplikatör kullanarak kıvırmayı da ihmal etmeyin.

Kirpiklere rimel sürerken işe öncelikle kirpiklerin ucundan başlayın daha sonra da uçlardan diplere doğru sürün. Üst kirpikleri yukarıdan aşağıya, sonra alttan yukarıya doğru fırçalayın. Böylece kirpiklerin tek tek hem altları, hem de üstleri rimellenmiş olur. Ayrıca, bu sayede kirpikler kendiliğinden hafifçe yukarıya doğru da kıvrılabilir. Alt kirpikleri ise önce altlarında yukarıya doğru, daha sonra da üstten aşağıya doğru fırçalayın.

Bu arada daha uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmak için sürülen kat kat maskara gözlerinizi olduğundan küçük gösterir. Üstelik gün içerisinde fazla uygulanan maskara zamanla kalıplaşır ve yapışkan bir görüntü kazanır. İstediğiniz dolgunluğa ulaşmak için iki kat rimel yeterli olacaktır. Ancak ikinci katı sürmeden önce birincisinin iyice kurumasını bekleyin. Ayrıca kirpikleriniz bu kadan çok ağırlığı taşıyamaz ve kırılmalar olabilir.

Bu arada kipriklerinizi mutlaka önce kıvırın sonra rimel sürün. Aksi taktirde önce rimel sürer daha sonra da kıvırmak isterseniz kirpiklerinizin kırılmasına neden olursunuz. Kirpiklerinizi aplikatörle çok fazla baskı uygulamadan kıvırın ve birkaç dakika böyle durduktan sonra yavaşça bırakın.

Rimel tipleri


Kozmetik firmaları gün geçmeden yeni bir ürünü tükecinin beğenisine sunuyor. Genel olarak su geçirmez ve suda çözülebilen iki tip rimel türünden uygun olanı seçebilirsiniz. Suda çözülebilen rimelerler de kimi zaman temizlenme sorunu yaratabiliyorlar. Su geçirmez rimellerin temizliğini yaparken de gözünüzü fazla hırpalamamaya ve kirpiklerinizi kırmamaya dikkat edin. Bu arada unutmamalısınız ki bir rimelin su geçirmez olması yapışkan olmadığı anlamına gelmez.

Bu hataları yapmayın


Eğer günlük bir makyaj yapıyorsanız mavi, yeşil ya da mor gibi renkli rimeleri tercih etmeyin. Bu renkler günlük makyajınız için ağır olabilir.

Rimelinizin bulaşmasına, pul pul olmasına ve öbek öbek toplanmasına dikkat edin.
Aynı zamanda alışveriş yaparken satın alacağınız rimelin daha önceden açılmamış ve kurumamış olmasına özen gösterin.

Günlük makyajınızda su geçirmez rimeli daha sonra çıkarması zor olduğu için kullanmayın.
Bu arada rimel fırçanızı tüpün içinde aşağı yukarı pompalamayın. Bu durum hem fırçanızın yıpranmasına hem de rimelinizin hava larak kurumasına yol açar


Pollyanna 8 Mart 2006 22:47

Kendi Manikürünüzü Kendiniz Yapın

Tırnaklarınızın uzun olmasınıda,kısa olmasınıda tercih etseniz bile küçük bilgiler halinde cok güzel gözükebilir...
1- Ellerinizi yıkayın ve kurulayın.
2- Cift taraflı bir zımpara törpü kallanarak,yumusak darbelerle tırnaklarınzı törpüleyin. Tırnaklarızınızı zayıflatabileceginden tırnak köşelerini törpülemekten cekinin.
3-Tırnaklarınızı şekillendirmeye başlayın. En popüler şekil ovaldir. Fakat siz el ve parmak şekillerinize göre en uygununu seçin.
4- Başarılı olup omadığınızı öğrenmek için test edin. Eski bir ince corap üzerinde gezdirin. Eger coraba takılmıyorsa basarılısınız.
5- Tırnaklarınızın çevresindeki deriye yumusatıcı (nemlendirici) uygulayın ve 4-5 dakika bekleyin.
6-Ellerinizi bir kap sıcak suyun icinde 10 dakika bekletip iyice ıslanmalarını sağlayın..
7- Tırnak çevrenizdeki ölü deriyi geriye dogru itin. Bu size acı vermemeli. Şeytan tırnaklarınız çıkmışsa onları dikkatlice kesin.
8- El losyonu uygulayın ve bir elinizin baş parmagıyla diğer elinizin avuç içini ovalayarak masaj yapın. Her iki elinizede bu masajı uygulayın.
9- Tırnaklarınız boyanmadan önce temizlenmiş olmalıdır. asetonlu pamukla tüm tırnak yüzeyinizi ovun. Kaygan bir kalıntı olup olmadığını kontrol edin.
10- Ojeyi sürün ve ikinci kat için bir kac dakika bekleyin.
11- Tüm ekipmanlarınızı alkol ile temizleyin. Kurudukları zaman bir sonraki manikur için uygun bir yerde saklayın...
12- Ojeyi yatmadan birkaç saat önce sürün. Çabuk kuruması için buzlu suda birkaç dakika bekletebilirsiniz.
13- Daha parlak bir etki için oje koruyucusunu hergün yenileyebilirsiniz.
14- Oje renginizi seçerken dikkat! Koyu renkler kısa ve köşeli, açık renkler uzun ve oval tırnaklarda daha iyi durur.
15- Tırnak tipinize en uygun şekli vermek ojeyi daha güzel gösterir.
16- Ojeleri saklamak için en ideal yer buzdolabıdır


Misafir 9 Mart 2006 18:01

Bir kadın beş tarz


Romantik bohem


Bu stilde önemli olan buklelerin sanki rüzgar tarafından dağıtılmışçasına doğal, gözlerin ise tıpkı bir deniz gibi derin olması önem taşıyor. Yeşil renkli bir göz farıyla gözler kaşlara kadar boyanıyor. Gözün iç kısımlarında ise aydınlık bir etki yaratmak için açık yeşil far kullanılıyor. Göz altlarında ise sıcak bir kahve tonu tercih edilmeli. Alt göz kapağının içi siyah bir göz kalemiyle belirginleştirildikten sonra, kirpiklere siyah maskara kullanılıyor. Yanaklar, şeftali tonunun sıcaklığıyla ışıldarken, dudaklar şarap rengi bir rujla vurgulanıyor.

Soğuk ihtişam


Hitchcock fimlerindeki kadınların erotizmini yakalamak için göz kapaklarının üzeri gümüş/beyaz bir farla boyanıyor. Bronz renk göz kapağının üzerinden bir yay şeklinde uygulanıyor. Bir miktar bronz far gözlerin altına ve hatta yanakların üst kısmına bile ışıltı kazandırmak için uygulanabilir. Siyah eye-liner kirpik diplerine sürülüyor. Gözün alt kısmında ise orta bölümden başlayarak gözün dışına doğru ince bir çizgi çekiliyor. Dudaklar ise sezonun trend rengi kırmızıyla vurgulanıyor.

Maskülen büro makyajı


Klasik büro kıyafeti, sıkıca geriye toplanmış saçlar ve sade bir makyajla abartısız bir şekilde ortaya konuyor. Göz kapaklarının üzerine yumuşak bir kahve tonundaki göz kalemiyle bir yay çekiliyor. Bu arada kalemi içeriden dışarıya doğru uygulamak önem taşıyor. Kalemle kirpik diplerinin de iyice boyanması şart. Dudaklar doğal tonlarla hafifçe belirginleştiriliyor. Yanaklarda ise bronz allık kullanılıyor.

Seksi 20’ler


Modacıların vazgeçemediği çarliston stili, saçlarda yumuşak dalgalarla bütünleşiyor. Eflatun renkli yanardöner far önce gözkapağının üzerine sürülüyor. Aydınlık bir etki yaratmak için parlak beyaz kaş kemiğine ve gözün iç kısmına uygulanıyor. Göz kapağının dibine yumuşak bir göz kalemiyle bordo bir çizgi çekiliyor ve daha sonra renk dağıtılıyor. Taze bir finiş için dudaklar çekici bir pembe/kırmızı, yanaklar ise şeftali tonlarına boyanıyor.

Sportif ve doğal


Yün bere ve şalları sıkça göreceğimiz sonbahar-kış sezonda, ‘outdoor’ modası ağır makyajları kaldırmıyor. Kullanılan renkler şal ve berenin tonlarından izler taşıyor. Yanaklar şeftali tonlarıyla renklendiriliyor. Kaş kemiğinin üzerine hafifçe uygulanan açık renk far gözlere aydınlık bir ifade kazandırıyor. Kirpiklere sadece bir kez maskara sürülüyor. Pembe renkli gloss’la dudaklar vurgulanıyor.

Eşsiz saç derisi


Sağlıklı bir saç derisi olmadan güzel saç yaşayamaz. Kerastase ‘Spesifique’ serisinin ürünleri hem kuaför salonlarında hem de evde kullanılan ürünleri ile saç derisindeki problemlerinize çözüm sunuyor. Yağlı saç derisi ve kepeklenme sorunları için ürünleri barındıran ‘Spesifique’, saçları eski güzelliğine ve canlılığına kavuşturur.

Dekolteniz için


Geceleri cilt onarım modundadır. 22.00- 04.00 arası hem sakin hem de gün boyu oluşmuş hasarları onarıp en yoğun anti-aging eylemni gerçekleştirir. La Prairie’e ait ‘Cellular Night Repair Cream’, cildi derinlemesine nemlendiriyor ve gençlik ışıltısını geri kazandırıyor. Bu da ışık dağıtıcı polimerler sayesinde oluyor.


GusinapsE 22 Mart 2006 04:42

EN ÇOK MERAK EDİLENLER

Doğru fondöten nasıl seçilir?


Rengi: Ten renginize en yakın olan ton, renk açısından en doğru tercihtir. Fondöten seçerken eğer makyajlı değilseniz rengi alın ortası veya çene ucunuzda; makyajlı iseniz elinizin üstünde deneyin.
Yapısı: Kullandığınız fondötenin yapısı cilt tipinize uygun olmalı: cildiniz normal veya karma ise sıvı (akıcı) ve hafif yapıda olanları; kuru ise krem yapıda olanları seçmelisiniz.
Dikkat! Fondötenlerinizi mümkünse güneş koruma faktörü içerenler arasından seçin.

Nemlendiricili fondötenle günlük nemlendiricimi de kullanmalı mıyım?

Elbette. Cildin öncelikle bakıma ihtiyacı vardır. Temizlik ve nemlendirme cilt bakımının olmazsa olmaz kuralıdır. Nemlendiricili fondötenler bu bakımın sadece gücünü ve etkisini artırırlar.

Hangi renk rimel sürmeliyim?


Bu seçim aslında makyajınızda arzu ettiğiniz sonuca göre değişir. Genellikle göz rengi temel alınsa da, bu tamamen elde etmek istediğiniz makyaj tarzına bağlıdır.
Eğer gözlerinize ışıltı vermek ve göz makyajınızı daha belirgin hale getirmek istiyorsanız, göz renginiz ne olursa olsun siyah renk rimel kullanmalısınız.
Eğer göz renginizi ortaya çıkarmak ve renklerle oynamak istiyorsanız:
  • gözleriniz yeşilse, yeşil veya lal kırmızısı bir rimel
  • gözleriniz mavi veya griyse, mavi veya kahverengi bir rimel,
  • gözleriniz kahverengiyse, mavi, yeşil veya kahverengi bir rimel tercih edin.

Rujumun kalıcılığını nasıl artırabilirim?


Dudaklarınızı pudralayarak işe başlayın. Daha sonra rujunuzla aynı tonlarda bir dudak kalemiyle dudak çevrenizi hafifçe belirginleştirin. Çizgiyi daima dudak dışından başlayıp ortaya doğru çizin. Dudak çevrenizi düzgünce belirledikten sonra, aynı dudak kalemiyle dudaklarınızın tamamını doldurun. En son rujunuzu sürün, eğer rujunuzu bir fırça ile uygularsanız daha kalıcı olacaktır. Rujunuzu uyguladıktan sonra bir kağıt mendille fazlasını alın ve rujunuzu yeniden sürün. Oldukça kalıcı olduğunu göreceksiniz.

Göz çevresi neden özel bir bakım gerektirir?


Aynanın karşısına geçin ve gözlerinize dikkatle bakın. Ne görüyorsunuz? İncecik, ipek gibi göz kapakları, değil mi? Göz çevresindeki deri yüzün diğer bölgelerindeki deriden 10 kat daha incedir ve kan damarlarıyla daha az beslenir. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi en çok mimik yaptığımız bölgedir: gülerken, ağlarken, konuşurken... Sonuç: göz çevresi yüzde çizgilenmelerin başladığı ilk bölgedir. Bu nedenle özel bakıma gerçekten ihtiyacı vardır.

Çizgi karşıtı bakımlara başlamanın ideal yaşı kaçtır?

25 yaşından itibaren sonbahar ve/veya ilkbahar başlangıçlarında olmak üzere, yılda 1 ve/veya 2 kez çizgi karşıtı (anti-rides) bakımlar uygulamak ileriki yıllar açısından son derece faydalıdır. Yaşlanma karşıtı (anti-aging) ürünlerin sürekli kullanımına ise genellikle 40 yaş civarında başlamak daha doğrudur.


Mystic@L 23 Mart 2006 22:59

PÜRÜZSÜZ BİR BEDEN İÇİN


Dinlendirici bir banyo


Malzemeler: Taze nane + tuz
Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.
Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.

Kuru ciltlere süt banyosu


Malzemeler: Süt + tuz + bal
Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.
Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

EL MASKESİ

Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytin yağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.

PAMUK GİBİ ELLER İÇİN....


Kuru ellere losyon
Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı
Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.
Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra.....


GusinapsE 30 Mart 2006 02:04

Beş Adımda Evde Kolay Pedikür


Ayak bakımı yapmak için en uygun zaman banyo sonrasıdır. Banyonun ardından cilt daha yumuşak, tırnaklar ise daha esnek hale gelir.Bu nedenle yapılacak tüm işlemler daha da kolaylaşır.

1. Ayaklarınızı on dakika kadar ılık su doldurulmuş ve bir kaşık tuz atılmış kabın içinde bekletin. Daha sonra ayaklarınızı sudan çıkartarak durulayın. Topuklar gibi ölü deri yüzünden kalınlaşmış bölgeleri ponza taşıyla ovun. Tahrişlere yol açmamak için cildin hassas olduğu yerleri ovmaktan kaçının.

2. Şimdi sıra etlerinizde; küçük bir tahta çubukla iyice yumuşamış olan etleri içeri doğru itin. Bu yöntemin tırnak etlerini kesmeye kıyasla hem çok daha kolay ham de daha risksiz olduğunu unutmayın. Sadece tırnakların, özellikle de baş parmak tırnaklarının kenarlarında bulunan ölü derilerin ucunu kesebilirsiniz, çünkü bunlar bazen geriye itilemeyecek kadar serttir.

3. Bundan sonra yapılacak son iş tırnakları kesmek. Bu işlemde en fazla dikkat etmeniz gereken nokta tırnakların yanlarını çok derin kesmemek ve küt bırakmamak. İçeri doğru fazla fazla kesilerek oyulan tırnak kenarları ileride batık tırnak oluşmasına yol açabilir ki bu da son derece can sıkıcı, acı verici bir durumdur.

4. Şimdi tırnaklarınızı törpülemeye başlayabilirsiniz ama metal bir törpüyle değil! Son zamanlarda çıkan kalın karton törpüler bu iş için çok daha uygun, çünkü tırnakları kırmıyorlar.Törpüledikten sonra ayaklarınızı tekrar durulayın ve kurulayın.

5. Artık sıra işin en zevkli kısmı olan ojeyle pedikür işlemini tamamlayabilirsiniz. Yalnız bu işleme başlamadan önce parmaklarınızı bir parça pamuk yardımıyla ayırın.


Pollyanna 3 Nisan 2006 01:57

Güzellik Hileleri


Kalçanız büyük, göğsünüz küçük, bacaklarınız kalın olmuş ne gam. Yeter ki doğru giyinmeyi bilin. İşte, Dilek Hanif’ten giyim hileleri, önerileri..
Kadınlar daha güzel, zarif ve çekici görünmek için çeşitli giyim hilelerine başvurabiliyor. Tekstil piyasasının sağladığı olanaklar, doğru giyinmeyle birleşince ortaya afeti devranlar çıkıyor. Hülya Avşar ve Nilüfer gibi ünlülerin modacısı Dilek Hanif, gerektiğinde bu tür hilelere başvurduklarını belirterek, "Bilinçli giyinirseniz, kusurlarınızı yüzde 70 oranında yok edebilirsiniz" diyor ve su önerilerde bulunuyor:

Göğüs ve bacaklar için..
  • Küçük göğüs için silikonlu sutyen kullanın. Eğer göğsünüz büyükse, toparlayıcı, kapları geniş ve bastırıp sıkıştıran sutyenler sizin için ideal.
  • Bacaklarınız kalınsa toparlayıcı çoraplar giyinin. Piyasada ince gösteren likralı çoraplar var. Hatta yaz için de, açık ayakkabıyla giyilebilecek, külot ve ayak kısmi olmayan ince çoraplar üretildi.
  • Sırt dekolteniz için de sırtı açık sutyenler üretildi. Boyundan bağlanan sutyenler dekolte kıyafetler için...
  • Elbiseniz hem askısız hem dekolte ise ve göğüsleriniz ufaksa, elbise içine göğüs kapları diktirebilirsiniz.
Popoyu küçültün
  • Geniş basenliler için toplayıcı sıklaştırıcı likralı çoraplar var.
  • Dar basenliler için silikonlu korseler var. Kenarları takviyeli bu korseler, kalçayı geniş ve şekilli gösteriyor. Kalçanız forma giriyor.
  • Göbeğiniz ve karninizin olması da sorun değil. Bele kadar yüksek çamaşır külotlar sert ve toplayıcı özelliğiyle fazlalıkları kapatıyor.
Bunlara dikkat!
  • Kilolular koyu pastel renk giymeli.
  • Kalın olan bölgelere koyu renkler gelmeli, zayıf bölgelere de açık renkler denk düşmeli.
  • Göğsünüz büyükse, bu bölgede göz alacak islemeli, pırıltılı şeyler olmalı.
  • Kiloluysanız kıyafetin çizgileri boyuna olmalı. Boyunuz kısaysa yine dikey çizgili kıyafetleri tercih edin.
  • Boynunuz kısaysa boyundan bağlı kıyafetlerden uzak durun.
  • Büyük ve taraklı ayaklarınız varsa, ince bantlı ayakkabılar giymeyin. Önü sivri, kapalı zarif pabuçlar kullanın.


arwen 6 Nisan 2006 04:13

Çogu kadin dolgun, bastan çikarici ve mükemmel dudaklara sahip olmak ister. Ama herkes mükemmel dudaklara sahip olacak diye bir kural yoktur. Dudaklarinizin hos görünmesini istiyorsaniz bir takim hilelere basvurarak da bunu saglayabilirsiniz. Iste size birkaç öneri:

Agziniz büyükse

Büyük agizlari daha küçük göstermek için dudak çerçevesini dudagin hemen içinden çizmek gerekiyor. Açik bir renkle çizilecek çerçevenin içinin, çerçeveden daha koyu renkte, ancak yine de açik bir tonda boyanmasi gerekiyor.

Dudaklariniz kalinsa

Kalin dudaklarin parlak ve sert renklerden kaçinmasi gerekir. Dudaklarin içinden çizilen dudak çerçevesiyle dudak boyasinin hemen hemen ayni renkte olmasina özen gösterilmeli.

Dudaklariniz inceyse

Ince dudaklarin daha dolgun görünmesi için dudak çerçevesinin dudak çizgisinin disindan çekilmesi gerekir. Iki yana kadar iyice uzanmasi gereken çerçeve açik bir tonda çizilmeli, dudagin iç kisminin ise daha koyu bir tonda boyanmasi gerekir.

Dudaklariniz düzgün degilse

Alt ve üst dudaklarin kalinliklari birbirine uymuyorsa, degisik iki ton kullanin. Kalin dudak için koyu, ince dudak için açik renkte bir ruj sürülmesi, dudagin asimetrisini gizler.

Dukak uçlariniz asagi dogru sarkiksa

Dudaklarinizin sarkik görünümünü gizlemek için izlenecek en iyi yollardan biri, dudak kalemiyle düzeltilip çizilen bir dudak seklinin ardindan , bu seklin disinda kalan dudagin bölümlerinin ten rengine uygun renkte bir fondötenle kapatilmasidir.

Alt dudaginiz disariya dogru taskinsa

Alt dudaginiz disari dogru taskin ise, alt dudaginizi boyarken biraz küçültmeniz gerekecek. Bunun için ortasindan baslayarak
dudak çizgisinin biraz içinden dudaklarin birlestigi yere kadar boyayin. Normal olarak boyadiginizi üst dudagin daha dikkat çekici olmasini saglayin.

Üst dudaginiz disa dogru taskinsa

Üst dudagin ortasini belirten V seklini, dudak çizgisinin biraz içinden çizerek dogal kivrim vererek dudaklarin birlestigi yere kadar boyayin. Alt dudagi ise biraz tasirarak boyayin


arwen 7 Nisan 2006 02:00

Her hafta kilo verilmez !


Bazı haftalar diyet bozulmasa bile metabolizma hızının yavaşlaması sonucu kilo verilmez.

Günün neredeyse her saatinde tartılmak da doğru değildir. Çünkü tartılma stresi bazan metabolizmayı durma noktasına getirebilir.
Kesinlikle öğün atlanmamalıdır. Sabah kahvaltı alışkanlığımız olmasa bile bir meyve yiyip çıkmalıyız. Sık sık az yemeliyiz ki açlıktan fazla kalorili yiyeceklere saldırmayalım.
Diyet yaparken haftada bir kez abartmadan kendimize ödül verebiliriz.
Haftada bir kez sütlü veya meyveli tatlı yenebilir.
Yoğurdun suyu kesinlikle dökülmemelidir. B 2 ve folik asitten zengindir. Ayrıca bu yeşil renkli su kolesterolü de aşağı çeker.

Besin Gruplarını Tanıyalım


Sağlıklı ve dengeli beslenmede yeri olan besin gruplarına bir göz atalım...
1-Karbonhidratlar (şeker, tahıl, nişasta vs)
2-Yağlar (katı veya sıvı)
3-Proteinler (et süt yoğurt yumurta vs)
4-Mineraller (kalsiyum, potasyum, magnezyum çinko, vs)
5-Vitaminler (A,B,C,D,E, vs)
6-Su

Karbonhidratlar


Bunların en önemli görevi vücuda gerekli olan enerjiyi sağlamaktır. Zayıflama diyetlerinde günlük rejimin %50-60'ı karbonhidrat olmalıdır. Fakat alınma türü önemlidir. Ekmek ve şeker ikisi de karbonhidrattır.

Yağlar


Protein ve şekerin 2 katından daha fazla enerjiye sahiptir. (Yağın 1 gramında 9 kalori vardır. Şeker ve proteinin ise 1 gramında sadece 4 kalori vardır) Vücuttaki en önemli görevi enerji sağlamasıdır, midenin boşalmasını geciktirir, A,D,E,K vitaminlerinin erimesini dolayısıyla vücuda alınmasını sağlar, deri altında ısı kaybını önler, iç organları korur.

Proteinler


Hemen hemen bütün hayvansal ve bitkisel yiyeceklerde az veya çok bulunur. Kan hücreleri ve kanın rengini veren hemoglobinin yapımı için gereklidir. Ayrıca hastalıklara karşı savunmamızı sağlar. Diyetin% 15'i protein olmalıdır. Yetersiz
alınırsa vücudun büyüme ve gelişimi de durur. Anne karnından ölünceye kadar gerekli olan bir besin maddesidir. Gebeler ve emzikli kadınlarda diyettten eksik edilmemelidir. Protein alımı yumurta, yağsız süt, yoğurt, az miktarlarda peynir olarak alınmalıdır.

Mineraller


Mineraller hücrelerin doğru çalışması için gereklidir. Vücudumuzun % 4'ü minerallerden oluşur. Süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler kuru meyveler kalsiyumdan zengindir. Demir ise eksik alınırsa kansızlığa neden olur.

Vitaminler


Hem bitkisel hem hayvansal gıdalarda bulunurlar. Bazı pişirme ve saklama koşulları vitaminlerin o gıda maddesinde kaybolmasına neden olabilir.

Su


İnsan vücudunun % 60'ı sudur. Kesinlikle hiçbir kalori değeri yoktur. Diyet yapanlar günde 2-3 litre sıvı almalıdır. Bunun %80 su olmalıdır. Çay kahve yerine su içilmelidir.


arwen 16 Nisan 2006 23:59

Yüzümüze en çok kişilik kazandıran yerimiz gözlerimizdir. Bu yüzden her kadın için göz makyajı ayrı bir önem taşır. Göz makyajında genel kural, beğenilmeyen kısımları belirsiz hale sokmak, beğenilen tarafları iyice ön plana çıkarmaktır. Bu belirginliği sağlamak için, gece ya da gündüz kullandığınız renkler değişse de temelde ışıklandırıcı, rimel, fondöten, takma kirpik, eyeliner veya göz kalemi ile küçük hilelere başvurmakta yarar var.

Çukur gözler:


Göz bebeklerinin göz çukuruna gömük olmasından dolayı bir iki makyaj hilesi ile gözleri ön plana çıkarmak gerekir. Gözlerinizi daha belirgin hale sokmak için gözkapağınıza uçuk bir renk sürüp, farı çukurun hemen yukarısına kadar yaymalısınız. Gözkapağıyla kaşın arasına biraz kahverengi ya da gri far sürmek hoş bir görüntü yaratabilir. Kaşların altına ışıklandırıcı bir renk sürüp, göz kapağının tam ortasına da bu renkle bir nokta yapmalısınız. Ayrıca göze derinlik kazandırmak için gözkapağının normal kıvrımının biraz yukarısına bir çizgi çekip parmağınızla bu çizgiyi hafifçe yaymalısınız. Üst kirpiklerin dibine açık renk göz kalemiyle incecik bir çizgi çizilmesi de göz bebeğinin göz çukurundan ön plana çıkmasını sağlar.

Patlak Gözler:


Göz kapaklarının çok şişik ya da fırlak olması nedeniyle patlak gözler olarak adlandırılan bu tür gözlere uygulanacak makyajın püf noktası, gözkapaklarını koyu renk ve mat bir farla boyayarak saklamaktır. Böylece göz kapağı sanki daha gerideymiş gibi durur. Farı, kaşlara doğru biraz yaymalı ayrıca göz kuyruğundan alt kirpiklerin aşağısına doğru hafifçe uzatmalısınız. Kaşlarınızın altında pembe ya da ten rengi bir far kullanmanız da gözünüzü daha güzel gösterecektir. Gözkapağı kıvrımını koyu renkle belirtip, bu çizgiyi parmağınızla hafifçe yaymalısınız. Göz kalemiyle çizilecek bir çizgi de yine gözkapağını daraltabilir. Üst kirpikleri önce kıvırarak, sonra da kat kat rimel sürerek iyice belirgin hale getirmek dışarı fırlamış gözkapağınızı gizleyecektir.

Ufak Gözler:


Ufak gözleri daha güzel göstermek için, göz kapağının bir kısmini aydınlatıp, etrafındaki kısmı da sanki daha gerideymiş gibi göstermek gerekir. Bu sebeple önce gözün etrafına koyu renk far sürün. Yalnız üst gözkapağının göz pınarı kısmini bos bırakın. Farın, göz kuyruğunun yukarısında iyice koyu olmasına özen gösterin. Göz altına fardan ince bir şerit yapılması da gözlerinizi olduğundan daha geniş ve büyük gösterebilir. Üst gözkapağının pınar kısmına açık tonda bir far sürüp, bu farı gözkapağının yukarısına doğru yaymalısınız. Kaşın altına da aydınlatıcı bir boya sürmelisiniz. Boyama işlemini tamamladıktan sonra şimdi kirpiklerinizle oynamaya başlayabilirsiniz. Kirpiklerinize hacim verici rimel uygulamanız küçük gözlerinizi için iyi bir seçimdir.

Yuvarlak gözler:


Açık renk farlar göze genişlik kazandırır. Bu yüzden üst gözkapağınıza açık renk far sürün. Sonra ayni rengin koyu bir tonu ile göz çukuru kısmınıza boyut kazandırın. Daha sonra hem üst, hem de alt kirpiklerin diplerine kuyrukta biraz dışarıya doğru uzatacağınız ince bir çizgi çekin. Böylelikle yuvarlak olan gözleriniz, çektiğiniz bu ince çizgiler sayesinde biraz daha oval bir görünüm kazanacaktır.

Sis Gözkapakları:


Kadınların korkulu rüyası sabah uyandıklarında şişmiş göz kapaklarıyla karsılaşmaktır. Ancak unutmayın ki bu korkunç görüntüyü renklerle ve birkaç makyaj hilesiyle gizlemek mümkün. Öncelikle bilmelisiniz ki, sis gözlerin en büyük kurtarıcısı yeşil renkte fardır. Yeşil renkte bir far ile gözkapağını belirsiz, gözü de dikkat çekecek bir hale sokabilirsiniz. Orta koyulukta mat bir farla, göz pınarından başlayarak, üçgen oluşturacak biçimde kaşın ortasına doğru çıkıp, sonra gözün kuyruğuna doğru inmelisiniz. Gözkapağının ortasına parlak bir farla ufak bir nokta yapmalısınız. Gözkapağının kıvrımını ise koyu bir farla belirginleştirip göz kuyruğuna doğru biraz yaymalısınız. Sadece üst kirpiklere rimel sürerek göz kapaklarınızı gizleyebilirsiniz.

Birbirine yakın gözler:


Gözün kuyruk kısmını dikkat çeken bir hale getirmek için kaşlarınızın arasını biraz açmalısınız. Göz pınarlarının yanına, burnun köküne gözlerinizin biçimini gizlemek için açık renk bir karışım sürebilirsiniz. Far, gözkapağının ortasından başlayarak dışarı doğru yayılmalıdır. Gözkapağının kıvrımına çizilen çizgi de ayni noktadan başlayıp, dışa doğru uzanmalıdır. Göz kalemiyle çizilecek çizgi göz pınarının 1 santim kadar içerisinden başlamalı, bu da yine dışa doğru uzatılmalıdır. Ayrıca bu tür gözler için bir başka öneri de gözün dış kısmındaki kirpikleri rimel yardımıyla daha belirgin bir hale getirmek ya da takma kirpikle desteklemektir.

Ayrık gözler:


Gözleri birbirine yakınlaştırmak için burnun köküne koyu renk fondöten sürülmeli, kaslara doğru yayılmalıdır. Bu sayede iki gözün arasındaki mesafe bir ölçüde kapanmış olacaktır. Gözün başlangıcından göz kuyruğuna doğru yay seklinde bir çizgi çekerek bu çizgiyi göz kuyruğunda hafifletmelisiniz. Kaşın kuyruk kısmının altındaki derince yere, ışıklandırıcı bir renk verilmesi gerekebilir. Gözkapağı kıvrımı burna yakın yerde iyice belirgin hale sokulmalı, kirpik dibine çekilen çizgi de yine bu kısımda kalınlaştırılmalıdır. Gözkapaklarının orta kısmına doğru kirpiklerin iyice rimellenmesi ya da takma kirpik takılması da bu tip gözleri olduğundan daha biçimli gösterebilir.

Aşağıya doğru sarkık gözler:


Sarkık gözler yüze mutsuz bir ifade vereceğinden bu gözlere uygulanacak makyajda göz kuyruklarının yukarıya doğruymuş gibi bir görünüm kazanmasına çalışılmalıdır. Bu işi farla veya hafif bir göz kalemi çizgisiyle yapmak idealdir. Bu sayede çizgi hem belli olmaz hem de iyi etki yapar. Far dışarıya, yukarıya doğru bir kanat gibi yayılmalı, hemen hemen kaşa kadar uzanmalıdır. Gerçek gözkapağı kıvrımının yerine, bir yenisini çizmek daha doğru olur. Bu çizgi göz kuyruğuna doğru biraz yükselmeli, hafifçe yayılmalıdır. Üst kirpiklerin orta kısmından yukarıya doğru kesik kesik bir çizgi çekilmelidir. Göz kuyruğunun yukarısına uçuk renk bir far sürülmesi, kirpiklerin kıvrılarak iyice rimellenmesi gerekir.


arwen 19 Nisan 2006 00:01

Kadina Yönelik Siddet


Siddet ne oldugunun ötesinde, nasil temsil edildiginin sorgulanmasi gereken ve tam da bu temsil edilis biçimleri nedeniyle hekimin ilgi alanina giren bir kavram olarak karsimiza çikmaktadir. Siddetin ne oldugu sorusuna verilecek yanitlar tartisilabilir açiklamalar olabilirse de, temsil edilisinin insanda gözlenen boyutu sözcügün kullanim alanlari arasinda yer alan “bedene zor uygulama”, “bedensel zedelenme”ye neden olma ve “rahatça gelismesini ya da tamamlanmasini engellemek üzere bazi dogal süreçlere, aliskanliklara, vb. yersiz kisitlamalar getirme” tanimlari, siddetin tip uygulamasi içinde gözlenebilir ve ölçülebilir özellikleri olarak ortaya çikmaktadir.

Kadina yönelik siddetin, toplumsal siddeti yeniden üreten boyutu, toplumsal yansimalari ve bireyin gördügü zarar olarak iki yönlü etkisi bir halk sagligi sorunu olarak bu sürecin degerlendirilmesi ve önlemlerinin tartisilmasini zorunlu kilmaktadir.
Birlesmis Milletler’in “Kadina Yönelik Siddetin Yok Edilmesi Bildirisi” kadina yönelik siddeti “cinsiyete dayali ve kadinlarda fiziksel, cinsel, psikolojik herhangi bir zarar ve üzüntü sonucunu doguran veya bu sonucunu doguran veya bu sonucu dogurmaya yönelik özel yasamda veya kamu yasaminda gerçeklesebilen her türlü davranis, tehdit, baski veya özgürlügün keyfi biçimde engellenmesidir” diye tanimlanmaktadir.

Kadina yönelik siddet için yasal önlemler alinmasi sürecinde tibbi arastirma sonuçlarinin nesnel kriterlere göre degerlendirilmis olmasi, siddetin türü, niteligi ve uygulayicilarinin yanilmaya yer birakmaksizin saptanmasi için önem tasimaktadir. Bu sürete düzenlenecek olan adli raporlarda; travma niteligini aydinlatmaya yönelik olarak tibbi verilerin yorumlanmasi gerekmektedir. Yapilan yorumlar ölçülebilir ve sinanabilir olmalidir. Böylece düzenlenen adli raporlarin bilimsel niteligi sorgulanabilir ve denetlenebilir.

Kadinlarin siddeti kurumsal düzleme yansitmadiklari ve belgelenen siddetin yasadiklari oranda olmadigi birçok çalismada bildirilmektedir. Gözlenen bu eksikligin, siddetin türü ve toplumsal algilanisi ile iliskisi önem tasimaktadir.
Belgelenen siddet eylemlerinde tüm kadinlarin ¼’ünün siddeti bir biçimi ile yasadigi, bu siddetin ¾’ünün kadina esi tarafindan yöneltildigi, buna karsin erkege yönelik siddetin 4/5’inin esi disinda kisilerce ve evin disinda gerçeklestirildigi belirtilmektedir.
Kadinin yogun olarak siddetle karsilasmasinin toplumsal sonuçlari agir olmaktadir. Siddeti yasayan kadinlarin çocuklarinda istismarin daha yüksek oranda gözlendigi, bu çocuklarin %85’inin siddete çocukluk döneminde tanik oldugu ve potansiyel siddet uygulayicilari veya kurbanlari olarak yetistikleri bildirilmektedir. Fiziksel ve mental hastaliklarda artisa bagli olarak kadinlarin hastane basvurularinda artis olmasi, kendi ve yakin çevresinin yasam kalitesinin bozulmasi, üretkenliginin azalmasi yasanan siddetin toplumsal boyutunun ve toplum içinde sürekliliginin göstergeleridir.

Çocukluk ve eriskinlik döneminde siddete maruz kalma fizik bulgularin ötesinde, depresyon, kaygi ve somatizasyon ölçeginde yüksek degerler, özsaygi yitimi, yüksek intihar girisim oranlari, artmis alkol ve madde kullanimi ile kendisini göstermektedir. Siddete maruz kalan kadinlarda intihar oraninin 4-8 kat fazla oldugu bildirilmektedir.
Siddete ugrayan kadinlarin saglik kuruluslarina basvurularinda siddeti dile getirmemeleri, basvuru yakinmalarinin yorgunluk, bas agrilari, gögüs agrilari, sindirim sistemi bozukluklari, nefes darligi ve pelvik agrilar gibi somatizasyon belirtileri olmasi ve siddetle iliskilendirmeyi düsünmedigimiz bu yakinmalar ile saglik kurumlarina basvurmalari siddetin sessiz kalmasina yol açmaktadir.

Fizik bulgular ile saglik kurulusuna basvuran kadinlarda yaralanmalar en sik bas, yüz, boyun, gögüs ve karin bölgesinde olmaktadir. Eklem yaralanmalari, görme ve isitme bozukluklari, yaniklar, isiriklar, hematom, kiriklar, kesik ve siyriklar, enflamasyonlar, delici alet yaralanmalari, çikiklar, incinmeler görülebilmekte, siddet ölümle de sonuçlanabilmektedir. Fizik bulgularin varliginda, düzenlenen adli raporda bu bulgularin yer almasi ve siddetin belgelenmesi mümkün olabilmektedir.
Türk Ceza Yasasinin 456. Maddesinde yer alan “akli melekelerinde tesevvüs”, psikolojik durumun bozulmasi sonucu çok sik olarak gözardi edilmektedir.

Siddetin iktidar iliskisinin parçasi oldugu kosullarda en agir hasarin kisinin varolusuna yönelik olacagi ve psikolojik durumun degerlendirilmesinin önemi unutulmamalidir.
Kadina yönelik siddetin büyük oranda aile içinde gerçeklesmesi ve iktidar iliskisinin bir parçasi olmasi nedeniyle psikolojik durum ile ilgili klinik tablo belirgin bazi özellikler göstermektedir. Travma sonrasi stres bozuklugunun bir alt grubu olarak tanimlanan HIRPALANMIS KADIN SENDROMU; erken dönemde sok, reddetme, içe kapanma, konfüzyon, küntlesme, korku ve depresyon bulgulari, geç dönemde ise korku, kaygi, yorgunluk, uykusuzluk, yeme bozukluklari, kayip, ihanet ve umutsuzluk duygusu ile ortaya çikmaktadir.

Aile içi siddet tanisi için uluslar arasi standartlarda birçok travma ve istismar ölçekleri hazirlanarak uygulamaya sokulmustur. Bunlardan en sik kullanilan bazilari, The Conflict Tactics Scale.
- Çatisma Yöntemleri Ölçegi (CTS) – 1979 Straus, The Psychological Violence Towards Women Inventory – Kadinlara Yönelik Psikolojik Siddet Envanteri, HITS – (Hurt, Insult, Threaten, Scream) ölçegi, The Abusive Behavior Inventory – Istismar Davranisi Envanteri, Duluth modeli, Domestic Violence Inventory” – Aile içi Siddet Envanteri, Abuse Assesment Screen (AAS)” – Istismar Belirleme Taramasi, Index of Spouse Abuse (ISA) – Es istismar indeksi, Domestic Violence Scene Assesment Screen (DVSAS)” – Aile içi Siddet Olay Yeri Belirleme Taramasi. Women Abuse Screening Tool (WAST)” – Kadin Istismari Tarama Araci olarak siralanabilir.
Psikolojik tani kriterleri olarak; travma yaniti olusturabilecek bir stresör varligi, bir aydan uzun süren psikolojik belirtiler, belirgin algi ve bellek degisiklikleri, en az 3 kaçinma davranisi (Ö. hafiza kaybi, iki farkli kisiligin olusumu ve depresyon), En az 2 belirgin asiri uyarilmislik davranisi (Ö. Uyku veya yeme bozuklugu, tedirginlik ve artmis irkilme) kullanilmaktadir.


Mystic@L 29 Haziran 2006 22:07

Yağ dokusundan yeni meme...


Kanser veya bir başka nedenle memesi alınan kadınlara, karın bölgesinden, kalçadan ve uyluktan alınan yağ dokularıyla yeni meme yapılabiliyor

Bir çok kadın kanser çıkacağı ve memelerinin alınacağını düşünerek meme muayenesi olmaktan kaçınıyor. Oysa uzmanlar günümüzde memesi alınan hastalara, aynı seansta yeni meme yaptıklarını belirtiyor.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Dr. Ömer Özkan, bu tür operasyonlarla hastanın memesiz bir dönemin verebileceği psikolojik sıkıntıdan kurtulduğuna işaret ediyor. Konuyla ilgili bilgi veren Özkan, şunları söyledi:

"Kadınlar, kanser çıkacağı ve memelerinin alınacağını düşünerek meme muayenesi olmaktan kaçınıyor. Bu nedenle de teşhiste ve tedavide geç kalıyor. Artık kadınların 'memem olmayacak' diye korkmalarına gerek yok. Her kadına uygun bir yöntem var, çünkü cerrahi müdahale ile alınan memenin yerine karın bölgesinden, kalçadan ve uyluktan alınan dokularla yeni bir meme yapabiliyor, hatta diğer memeye de şekil verilerek, daha estetik bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyoruz. Böylece hasta eskisinden daha da mutlu olabiliyor."

Karın germesi uygulamalarında, alınan dokunun daha önceleri atıldığına işaret eden Özkan, yeni uyguladıkları yöntem sayesinde bu dokunun atılmadığını, atılmadığı gibi hem meme yapılabildiğini hem de hastanın bu arada karın germe ameliyatının yapılabildiğini belirtti.

"KAYBETTİĞİM BİR ŞEYİ YENİDEN KAZANMAK ÇOK GÜZEL"


Kanser nedeniyle 7 yıl önce her iki memesi de alınan Nermin Açıksöz, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyatla yeniden memelerine kavuştuğunu anlattı.
Memeleri alındıktan sonra geçen 7 yıl içinde bazı psikolojik problemler yaşadığını kaydeden Açıksöz, göğüslerin kadının simgesi olduğunu, yokluğunda bir takım sıkıntılar yaşadığını ve diğer
kadınları kıskandığını söyledi. Açıksöz, "Karın bölgemden alınan yağlarla göğüslerime yeniden kavuştum. Kaybettiğim bir şeyi yeniden kazanmak çok güzel" dedi.


GusinapsE 9 Temmuz 2006 02:27

Sağlık ve güzelliğe "böğürtlen"
 

Sağlık ve güzelliğe "böğürtlen"


Hafıza kaybından, ishale kadar bir çok rahatsızlığa iyi geldiği belirtilen böğürtlene olan ilginin, her geçen gün arttığı bildirildi.

Uzmanlar tarafından, çiçekleri ve taze meyvesinin bir çok hastalığa iyi geldiği belirtilen böğürtlen, iklim özellikleri nedeniyle en çok Mersin ve Bursa yörelerinde yetiştiriliyor. Kozmetik sanayisi ise böğürtlen aroması bulunan duş jeli ve güzellik losyonları üretmeye başladı.

Böğürtlenin sıkılarak elde edilen suyunun ishal rahatsızlıklarına, taze veya kurutulmuş 20 gram böğürtlen yaprağından yapılan çayın ise, ağız yaralarına iyi geldiğini belirten uzmanlar, antioksidanlar açısından zengin olduğunu belirttikleri meyvesinin ise yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarına, diyabete ve böbrek taşlarına karşı kullanıldığını söylediler.

Böğürtlen bu özelliklerinin yanı sıra, son günlerde değişik kozmetik firmaları tarafından da doğal bitkilerden üretilen ürünlerin hammaddesini de oluşturduğu belirtildi.

Firmaların vücut güzellik losyonları ve duş jeli gibi doğal bitkilerden imal ettikleri ürünlerinde böğürtlen çiçeği ve meyve aromasını kullandıkları kaydedildi.

TALEP ARTTI


Mersin'in Silifke İlçesi Böğürtlen Üreticileri Birliği Başkanı Ekrem Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, anavatanı Bursa olmasına karşın Türkiye'de en erkenci bögürtlen meyvesinin Silifke'de yetiştirildiğini söyledi.

Silifke Ovası'nda bu yıl toplam 180 dekar alanda ekim yaptıklarını ve yaklaşık 330 ton rekolte beklediklerini belirten Doğan, artan talep karşısında ekim alanlarının her geçen yıl arttığını ifade etti. Böğürtlenin taze olarak tüketilmesinin yanı sıra reçel, marmelat gibi bir çok kullanım alanının bulunduğunu anlatan Doğan, uzmanlar tarafından bir çok hastalığa iyi geldiğinin de bilimsel olarak kanıtlandığını sözlerine ekledi.


Mystic@L 9 Temmuz 2006 02:34

Mantara karşı temizlik şart!!!


tırnakta mantar enfeksiyonu varsa bunun görülebildiğini, ağrının hissedilebildiğini vurgulayan uzmanlar, hastalığın, tırnaklarda sarı, yeşil veya kahverengi renklenme, tırnaklarda pul pul kalkma, tırnak altında kir birikmesi, ayaklarda kötü koku ve ayak tırnaklarında acı ile ortaya çıktığını belirtiyor.

Bu önerilere dikkat!
  • Ayaklarınızı her zaman olabildiğince temiz ve kuru tutun.
  • Halka açık yüzme havuzu ve duş alanlarında mutlaka terlik kullanın.
  • Ayak tırnaklarınızı, parmağın ucunu geçmeyecek şekilde düz kesin.
  • Manikür ve pedikür konusunda dikkatli olun. Aletlerin steril olması gerekir. Pediküre gittiğinizde en iyisi kendi aletlerinizi kullandırın.
  • Ayağınıza uyan, sivri burunlu olmayan rahat ayakkabılar giyin.
  • Ev içinde kullanılan havluların kişiye özel olmasına dikkat edin.
  • Ayaklarınız çok fazla terliyor veya nemli kalıyor ise gün içinde çoraplarınızı sık sık değiştirin.


ChinaDoll 15 Temmuz 2006 00:50

Son moda 'iyi' suyla yüz yıkamak


Su aslında güzelliğiniz için en önemli maddelerden biridir. Ama yüzünüzü ve saçınızı yıkadığınız suyun kalitesi çok önemli. O yüzden güzelliğine düşkün birçok kadın temizlik için kaliteli su markalarını kullanıyor.

Hayatın kaynağı olan su güzelliğiniz için de çok önemlidir. Her gün belli bir miktarda su içmeniz gerektiğini biliyorsunuz, bu suyu da kaliteli su markalarının arasından seçiyorsunuz. Ama aslında yüzünüzü ve saçınızı yıkadığnıız suyun kalitesi de çok önemli. Ünlü Amerikalı dermatolojist Dennis Gross bunu tesadüfen keşfetmiş.

2001 yılında, moda dergilerinin editörleri, mankenler, sosyete mensupları ve tasarımcılardan oluşan müşterilerinin Milano'daki bir moda gösterisinden döndüklerinde ciltlerinin kuruduğunu ve bozulduğunu farkedince konunun üzerine eğilmeye karar vermiş. Çünkü bu dönem boyunca bütün müşterileri aynı kozmetik ürünleri kullanıyorlarmış, değişen tek şey temizlikte kullandıkları suymuş! Dr. Gross bunun üzerine dünyanın çeşitli kentlerinde musluktan akan suları tahlil ediyor ve cilt için en iyi suyun New York, Los Angeles ve Gereenwich'te olduğunu görüyor. Musluk suyunun içindeki demir, bakır, magnezyum, çinko ve kurşun gibi ağır metaller serbest radikallerle etkileşim içine girerek cildin kolajen dokusunu zayıflatıyor. Aynı zamanda cildin doğal yağını kalınlaştırarak gözenekleri tıkamasına ve böylece, akne, siyah nokta, genişlemiş gözenekler ve kırmızılığa yol açıyor. Bundan kaçınmak istiyorsanız yüzünüzü arı suyla ya da içme suyuyla yıkamanız gerekiyor. Birçok ünlü yüzleri için Evian benzeri ünlü su markalarını tercih ederken yüzlerini temizlemek için maden suyuna başvuran ünlüler arasında Deniz Seki ve Türkan Şoray da bulunuyor.

Peki ya saçlarınız?


Eskiler saçlarını yıkamak için yağmur sularını biriktirdiklerini ya da kar erittiklerini anlatırlar. Los Angeles'ın en havalı kuaförünün sahibi olan Jonathan Antin da saf suyun saçlar için çok yararlı olduğu görüşünde. Çünkü arı üst deriyi besliyor ve saç telindeki boşlukları dolduruyor. O yüzden, ünlü kuaför uzun zamandır fotoğraf çekimleri öncesinde modellerden saçlarını Evian suyuyla yıkamalarını istiyor. Siz bunu yapamasanız bile, saçınızı ve cildinizi yıkarken saf su ya da filtrelenmiş su kullanmayı deneyebilirsiniz. Ya da cildinizi temizlemek için su kullanmaya gerek göstermeyen ürünlere başvurabilirsiniz. Nitekim, önümüzdeki günlerde böyle bir ürünü piyasaya sunmaya hazırlanan Clarins'in pazarlama müdür yardımcısı Caroline Pieper-Vogt, aynı eğilimin başka alanlarda da ortaya çıkacağını ve önümüzdeki yıllarda, ağız, saç ve cilt temizliğinde su gerektirmeyen ürünlerin karşımıza çıkacağını da söylüyor.


Misafir 5 Ağustos 2006 21:18

Her kadının hayalidir gençliğini ve güzelliğini uzun yıllar korumak ve olduğundan genç göstermek. Eğer cildinize iyi bakar, düzenli olarak temizler, nemlendirirseniz, uzun yıllar gençliğinizi koruyabilirsiniz. İşte genç ve güzel görünmenin 4 temel adımı. Parlak saçlara sahip olun Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler: Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın

Salatalık sürün canlanın
Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün

1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.

İyi bir uyku çekin
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.

Kırışıklıklara meyve
Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.

Dudaklar balla parlasın

Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:

1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.

Kuru cildin ilacı gül

Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.


kambis 7 Ağustos 2006 23:47

DOĞRULAR VE YANLIŞLAR


Vitaminler bilinenin aksine kilo yapmaz sadece sindirim, dolaşım gibi vücut çalışma fonksiyonlarını düzenler, vücut direncini artırır.
Bitki çaylarının, bilinenin aksine zayıflatıcı bir etkisi yoktur, sadece bağırsakları çalıştırarak kabızlığı önler, idrar söktürür.
"Diyette havuç yenmez, kilo yapar" doğru değildir. Havuç, diğer yeşil yapraklı sebzelere kıyasla daha fazla kalori içerir ancak patates, pancar gibi yumru sebzelerden de bir farkı yoktur.
  • Bir dilim kepekli ekmek ile bir dilim beyaz ekmeğin kalorisi aynıdır.
  • Ilık limonlu su bilinenin aksine zayıflatmaz veya yağları eritmez sadece tok tutar.
  • Ekmek kızartılınca kalorisi değil, besin değeri azalır.
  • Sabahları aç karnına içilen ılık su zayıflatmaz, sadece vücudunuzu güne hazırlar.
  • Maydanoz suyu, kiraz sapı suyu gibi haşlanış suların içilmesinin zayıflamaya bir etkisi yoktur.
  • Günde içilmesi gereken su 2,5-3 litre değil, toplam tüketilen sıvı miktarıdır.
  • Her diyabetik ürün diyet ürün değildir, bu ürünlerin kalorileri yüksek olup diyabet hastalar için özel hazırlanmış ürünlerdir. Lütfen satın almadan önce ürünün kalori değerini kontrol ediniz.
  • " Haşlanmış makarna kilo aldırmaz" bilgisi doğru değildir, 2 yemek kaşığı makarnada da pilavda da aynı kalori bulunmaktadır. İkisi de bir ince dilim ekmeğe eşittir.
  • Karbonhidrat veya proteini ayırma ile yapılan diyetin bir aslı yoktur. Çünkü hemen hemen bütün yiyecekler hem karbonhidrat hem de protein içermektedir, sebzeler bile.
  • Bilinenin aksine yemeklerle beraber içilen su şişmanlatmaz, aksine daha erken doymanızı sağlar.
  • "Meyve, yemeklerden yarım saat sonra yenmeli" tavsiyesi doğru değildir, meyveyi istediğiniz zaman yiyebilirsiniz.
  • Çayı şekersiz içtiğinizde diğer yiyeceklerin kalorisini azaltmaz, sadece şekerden alacağınız kaloriyi kısmış olursunuz.
  • Bilinenin aksine, hiçbir yiyeceğin vücutta yağı eritme ya da zayıflatma gibi bir etkisi yoktur. Kilo vermenin tek yolu harcadığınız enerjiden daha az enerji almanızdır.

Tavsiyelerimiz:


  • Patates gibi püresi yapılan yiyecekleri tercih ederken, püre şeklinde değil de bütün olanı tercih edin, çünkü püre haline gelmiş yiyecekler sizi daha kısa süre tok tutar ve daha çok yemenize neden olabilir.
  • Elma, armut gibi kabukları ile beraber yenilen meyveleri kabukları ile beraber tüketin, çünkü hem daha fazla posa almış olursunuz, hem de diyette sıklıkla yaşanan kabızlık şikayetini yaşamazsınız.
  • Portakalı soyduktan sonra beyaz liflerini çok fazla ayıklamayın, bu lifler iyi bir posa ve pektin kaynağı olup hem sizi daha uzun süre tok tutar, hem de cildinize iyi gelir.
  • Yaz aylarının gözde meyvesi olan karpuz, kavun, çilek, kiraz gibi meyveleri tüketirken kendinizi kısıtlamayın, acıktığınızda atıştırma olarak bu meyveleri yiyebilirsiniz.
  • Özellikle diyetinizin bir öğününde sadece zeytinyağlı sebze yemeği tüketecekseniz, yanında bir iki adet kepekli ETİ Form ürünleri ile beraber tükettiğiniz takdirde daha uzun süre tok kalırsınız.
  • Asla spor yaparken harcadığınız kadar kalori ile yiyecek kalorilerini eşleştirmeyin. Örneğini spor ile 300 kcal harcadığınızda 300 kcal bir yiyeceği yeme hakkınızın olduğu yanlış bir bilgidir. Çünkü harcanan kalori ile yiyecekler ile alınan kalori ve bu kalorinin vücutta kullanımı farklıdır.
  • Spor yaparken, egzersiz sürenizi yaşınıza, kilonuza ve nabız hızınıza göre uzman eşliğinde ayarlayın. Uzun süre yapılan egzersizlerin yağ yakımın da hiçbir etkisi olmadığını unutmayın.
  • Yaza girerken formda kalmanın da en ideal yolu, açlık hissinizi bastırmak için, kalorisi düşük ürünler tüketmenizdir. Özellikle ETİ Form'un ürünlerini tercih edebilirsiniz.
  • Günde en az yarım saat kadar tempolu yürüyüş yapmayı ihmal etmeyiniz.
  • İdeal kilonuzun altına inmeye çalışmayınız. İdeal kilonuzu sitemizden öğrenebilirsiniz.
  • Selülit oluşumunu engellemek veya azalmak için bol bol sıvı gıda tüketin. Kahve gibi kafein içeren içecekleri ve tuz tüketiminizi mümkün olduğu kadar az tüketin.
  • Kepekli ürünleri tüketirken bol su için, böylelikle daha uzun süre tok kalırsınız.


BuckLes 23 Ağustos 2006 17:43

Bitkisel formüller


MİGREN İÇİN;


Migren için saf nane yağı koklayın veya birer damla burun deliklerine sürün ağrılarınızdan kurtulacaksınız, yanlız mutlaka saf nane yağı olması lazımdır.

SAÇ BAKIM YAĞI;


20cc Badem yağı ve 20cc Çam terebentini yarım kg şampuana karıştırıp öyle kullanın. Saçlarınızın daha canlı ve daha parlak olduğunu göreceksiniz ve birazda dökülmesini önliyecektir

KIRIK KEMİK;


Kırılmış kemikler için; burçak alınır lapa yapılır ve kırık kemik üzerine lapa serilip sarılır.Kemik cam parçası gibi dağılmış olsa bile kısa zamanda toparlayıp normal haline getirir.Burçak bu kadar etkilidir (Her gün yeniden lapa yapıp sarılmalıdır).

KİREÇLENME İÇİN;


Kireçlenen bölgeyi günde 1 veya 2 defa ılık zeytin yağı ile ovun çok faydasını
göreceksiniz. Ekzersiz de yapabilirseniz iyi olur.

CİLT BAKIM;


Yatmadan önce cildinizi buğday yağı ile pamukla iyice temizleyip öyle yatın, güzeliğinize sizde şaşıracaksınız.

DEPRESYON STRES İÇİN;


Karabaş otu melisa otu çaylarını içebilirsiniz veya damıtma yöntemi ile elde edilmiş, üretim izinli ürünler alıp kullanabilirsiniz çok faydasını göreceksiniz.Emin olabilirsiniz.

TIRNAK ŞEKİL BOZUKLUĞU;


Tırnak şekil bozuklukları için her öğün yemek öncesi sarmısak hap gibi uzun süre yutulursa tırnakta düzelmeler olacaktır.

AĞIZ KOKUSU İÇİN;


Ağız kokusu için eğer dişlerde çürük veya iltihap yoksa o zaman misvak ile dişlerinizi fırçalayın, ağız kokusu yok olacaktır.

HAZIMSIZLIK, KABIZLIK,İDRAR YOLLARI İLTİHABI SORUNLARI İÇİN;


Hazımsızlık ve kabızlık için asla sinameki otunu yanlız kullanmayınız.
Alışkanlık yapar ve daha kötü kabızlık yaşarsınız. 50 gr. sinameki 50 gr. biberiye 50 gr. funda 50 gr. mersin yaprağı 50 gr. rezene olarak karşım alın , bunları karıştırıp bir tutam alıp sıcak suyla demleme usulü günde en az üç su bardağı içilirse kabızlık sorunu kalkar, idrar yolları intihabı na faydası olur, hazımsızlık ve gaz sorunlarına bire bir faydası olur memnun kalacaksınız. Aslında her evde olması gereken bir karışımdır.

EL AYAK TERLEMELERİ İÇİN;


El ayak terlemesi hemen hemen bir çok insanın büyük sorunudur. Ayak kokmasıda tabiî ki, bu sorunlar için günde en az iki defa üzüm sirkesi veya elma sirkesi ile yıkanır normal su ile durulanır, devam edilirse bu sorun ortadan kalkar önemli olan düzenli kullanmanızdır.

GÖZ ALTI ŞİŞMELERİ İÇİN;


Ilık şekersiz çay ile temiz bir pamuk veya bez ile pansuman yapın şişliklere ve morluklara faydasının olduğunu göreceksiniz.

BEBEKLER İÇİN;


Yeni doğum yapmış ve süt veren anneler için rezene çayı bol bol içilirse hem anne rahatlar hem sütü çoğalır hem çocukta hazımsızlık ve gaz sorunu olmaz...


BuckLes 23 Ağustos 2006 18:58

Acıktırmayan yiyecekler


Donmuş yoğurt: Meyveli donmuş yoğurtlardan yediğinizde hem karnınızın tok olduğunu hissedecek, hem de fazla kalori almamış olacaksınız.
Çilek: Canınız çok fazla tatlı istediğinde küçük bir kap dolusu çilek yiyebilirsiniz. Çileklerin üzerine bir tatlı kaşığı pudra şekeri de dökerseniz, tatlı isteğinizi bastırmış olursunuz.
Elma: Her diyette mutlaka ara öğün olarak tavsiye edilen elmanın kalorisi de az.
Sebze çorbası: Atıştırması zor da olsa az kalorili!
Yumurta: Çok pişmiş yumurta da tok tutuyor.
Yulaf ezmesi: Süt kalori bakımından tehlikeli olduğu için suyla yemeniz daha yararlı olacaktır.
Turp: C vitamini açısından zengin, PH değeri yüksek, kalorisi az ve kanser riskini azaltıcı yiyeceklerden.
Karpuz: İki dilim karpuz sadece 80 kaloridir ve günlük alınması gereken C vitamini ihtiyacının yüzde 25'ini karşılar.
Dilpeyniri: Protein yapısından dolayı tok tutma özelliği var.
Avokado: B6 vitamini içeriyor, kansere karşı da koruyucu etkiye sahip.


BuckLes 29 Ağustos 2006 15:16

BESİNLERİN BEYİN FONKSİYONLARI ÜZERİNDE ETKİLERİ


Beynimiz vücudumuzun küçük bir bölümünü oluştursa da, yiyeceklerle alınan enerjinin yüzde yirmisini harcar. Belirli yiyecekler algılama yeteneğimizi arttırır, daha verimli yapar, daha hızlı düşünmemizi ve dikkatimizi daha iyi vermemizi sağlar.

BELLEK


HAVUÇ: Hatırlama yeteneğimizi arttırır, çünkü havuç beyin metabolizmasını canlandırır. Bir şey ezberlerken bir ufak tabak sıvı yağlı havuç salatası yiyin.
ANANAS: Tiyatro sanatçılarının ve müzisyenlerin ihtiyacı olan bir meyvedir. Örneğin uzun bir metin ezberleyebilmek için fazla miktarda C vitaminine ihtiyaç vardır. Ayrıca önemli bir eser halinde element olan mangan içerir.
AVOKADO: Kısa süreli bellek içindir (Örneğin alışveriş listesini yaparken). Fazla miktarda yağ asidi içerir. Yarım avokado yeterlidir.

MUTLULUK


KIRMIZI BİBER: Ne kadar acı olursa o kadar iyidir. Aroma maddeleri vücudun kendi mutluluk hormonu endorphinin salgılanmasını hareketlendirir. En iyisi çiğ yenmeli.
ÇİLEK: Stresi giderir. Lifli maddesi mutluluk verir. Dozu en az 150 gram.
MUZ: Sırrı serotonin. Bu maddeye beynimizin mutlu olması için ihtiyacı vardır.

ÖĞRENME


LAHANA: Sinirliliği giderir (tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için). Daha stressiz öğrenilir (örneğin sınav öncesi).
LİMON: C vitamininden dolayı canlandırır, algılama yeteneğini artırır. Dil öğrenme kursundan önce 1 bardak limon suyu için.
YABAN MERSİNİ: Uzun süreli bir öğrenmede ideal bir meyvedir. Beynin kanla daha iyi beslenmesini sağlar.

DİKKAT VERME


KARİDES: Beyin besinidir. Vücuda önemli omega 3 yağ asitleri sağlar. Dikkat verme süresini daha uzatır.
SOĞAN: Aşırı yıpranmaya, fiziksel yorgunluğa karşı. Kanı sulandırır, beyin oksijeni daha iyi alır.
CEVİZ, FINDIK, FISTIK: Konferanslarda, konserlerde, uzun araba yolculuklarında, sinirleri kuvvetlendirirken, beyindeki haber alma maddelerinin oluşumunu hareketlendirirler.

YARATICILIK


ZENCEFİL: İçerdiği maddeler beynin yeni fikirler üretmesini sağlar. Kan sulandığı için vücutta daha serbest akar, beyin oksijenle beslenir.
KİMYON: İnsanın aklına birden bir fikir getirtir. İçerdiği uçucu yağlar bütün sinir sistemini uyarır, ancak yaratıcı düşünce şartıyla. Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir (bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyonla).

STRESE KARŞI


Gerginsek ne yaparız? Bir fincan kahve veya bir kola içeriz. Bu da yetmezse çikolata ve hamburger yeriz. Böylece daha fazla strese gireriz. Besleyici maddelerin eksikliği, çok miktarda kafein ve şeker sinirleri iyice bozar, dahası vücudun savunma sistemini, direncini zayıflatır. Doğru bir beslenme stresli zamanların üstesinden gelmemizde bize yardımcı olacaktır. Bunun için de yanlış alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekecektir.

Kahvaltı etmeden dışarı çıkmayın. Sabahları enerji depomuz boştur, beynin akaryakıtı yoktur. Bu yüzden yataktan kalkınca biraz hassas, alıngan, sinirli ve dikkatsiz olmamıza şaşırmamalı. Okul çocukları ile yapılan bir araştırmada iyi bir kahvaltı edenlerin daha verimli oldukları ortaya çıkmıştır. Kahvaltıda karbonhidrat ile protein doğru bir karışımdır. Örneğin kepek veya çavdar ekmeği ile peynir veya yulaf ezmesi ile meyve veya yoğurt.
Kahveyi azaltın. Sabahları bir iki fincan kahve uyku sersemliğinizi gidermede yardımcı olur. Fazlası ise sadece kalp çarpıntısına ve huzursuzluğa, daha sonraları da uykusuzluğa yol açmakla kalmayıp hassas insanlarda korkuya ve endişeye de neden olur. Kolalı içkiler de kafein içerir.

Çikolata yerine meyve yiyin. Arada bir yenen çikolataya bir diyeceğimiz yok. Fakat fazla miktarda şeker kan şekerini altüst eder. Şeker miktarı önce artar, sonra hemen düşer. Sonuçta yorgunluk ve tatlılara karşı istek ortaya çıkar. Buna karşılık meyve veya kepek, çavdar ürünleri organizma tarafından daha yavaş enerjiye dönüştürülür, kan şekerinin dengesi bozulmaz.
Sık sık bir şeyler atıştırın. Büyük porsiyonlu ve yağlı yemekler hemen hemen uyku ilacı etkisi yapar. Fazla yağ ayrıca bağışıklık sistemini zayıflatır. Fakat günde bir çok defa yenen birkaç lokmalık bir şey enerjiyi aynı düzeyde tutar.
Alkolün olumsuz etkisi. Çok fazla alkol acısını ertesi sabah sadece baş ağrısı ile değil, unutkan ve dikkatsiz olmakla çıkarır.

SİNİR BESİNLERİ


Önemli anti-stres maddeleri mineral olarak kalsiyum (süt ürünlerinde, yeşil sebzelerde) ve magnezyumdur (kepek, çavdar, baklagiller, bal kabağı ve ayçiçeği çekirdeği). B vitaminleri grubu aynı zamanda sinir vitaminleri olarak adlandırılır. B vitaminleri ette, balıkta, kepek çavdar ürünlerinde ve koyu yeşil sebzelerde bulunur. Şunu da aklınızdan çıkarmamalısınız; stres vitaminlere ve minerallere olan ihtiyacı arttırır. Bunun stratejisi şudur: bol miktarda antioksidan vitaminler, yani C, E, beta-karotin vitaminleri ve selen. Pratik olarak bunun anlamı: Günde beş kere ufak porsiyonlar halinde meyve veya sebze, her gün zeytinyağı soslu salata ve yulaf ezmesi veya kepek ya da çavdar ekmeği yemektir. Selen kepek ve çavdarın dışında balıkta da bulunur.


BuckLes 1 Eylül 2006 12:20

Tepeden tırnağa güzellik


Saçlarınızı düzenleyin:
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Saçlarınızın kolay yağlanmasına izin vermeyin:
Şampuanlama sırasında eğer saçınzı tarayacaksanız çok sert biçimde taramak yerine hafifçe tarayın Ayrıca kullandığınız kremi saçınızın ortasundan başlayarak uçlarına doğru sürün.

Saçlarınızın daha hacimli olması için pudra kullanın:
Cansız saçlarınızı canlandırmayı ve daha hacimli görünmesini istiyorsanız bebek pudrası kullanın. Kullandığınız bu pudra saçınızdaki fazla yağı alacak ve saç tellerinizi daha kalın gösterecektir. Eğer saçınızın grileştiğini görürseniz kullandığınız pudranın birazını yıkayın. Çünkü çok kullandığınızda saçınıza zarar verebilir.

Saçlarınızı kurutmadan önce:
Saçlarınızın dalgalarının kalıcı olmasını istiyorsanız kurutma makinasıyla kurutmadan önce bir müddet kendi kendine kurumasını bekleyin.

Bebeklik saçlarınıza çözüm bulun:

Alnınızın üstünde bulunan tüy gibi ufak bebek saçlarınız için çok kolay bir önerimiz var. Diş fırçanızı ıslatın ve öndeki o ufak saçları arkaya doğru tarayın. Daha sonrada yerinde kalmaları için şekillendirici kullanarak kurutun.

Sabah yaptığınız saç modelinizi koruyun:
Sabah evden çıkarken yaptığınız saç modelini günün ilerleyen saatlerinde de kullanmak istiyorsanız ufak tokalarla saçınıza destek yuapabilirsiniz.

Kepek sorununa son:
Şampuanlama sırasında saçınıza masaj yaptıktan sonra nemli bir havlu ile kurulayın ve
Tarayarak kepekleri atın. Ayrıca banyo sırasında şampuanınıza elma suyu ekleyebilirsiniz. Fakat bu karışımı uyguladıktan sonra saçınızı kurutmayıp kendiliğinden kurumasını bekleyin. Artık sabah kalktığınız zaman saçınıza şekil verebilirsiniz.

Saçlarınızı kolay şekillendirin:
Biryantin gibi saçşekillendiricilerini kullanmadan önce saçınızı kurutun. Ama yine de biraz nemli kalabilir. Böylelikle hem kullanılması daha rahat olur hemde saçınız daha kolay şekil alır.

Kendinizi iyi hissetmek için banyo yapmayı düşünürseniz size farklı bir yöntem sunuyoruz.
Duş aldıktan sonra 38 derecelik banyo suyuna 1.8 litre saki (bir çeşit Japon içkisi) ve bir avuç deniz suyu atarsanız tüm ölü hücreleriniz temizlenmiş olur.

Yüzmeden önce saç bakımı:

Denize ya DA havuza girmeden önce saçlarınızı soğuk su ile ıslatın. Böylece saçlarınız tuzlu ve klorlu suya girmeden önce kendini yeniler ve korur.

Saçlarınızın parlaklığını korumak için:
Özellikle açık renkli saçlı kadınların yapması gereken tek şey, saçlarının parlaklığını korumaktır. Işıl ışıl saçlara kavuşmak için banoydan sonra durulama sırasında bir iki damla limonu su ile karıştırarak saçınıza sürmelisiniz.

Gergin göğüslerin ameliyatsız hali:
Hormonal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya DA menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve Ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.

Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa:
Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

Kirpiklerin görünüşü:

Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.

Mat dudaklar için:

Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece
Dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Farların kullanımı:
Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.

Ellere süt banyosu:

Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en AZ beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.

Buzlu dudak kremi:

Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.

Susuz ciltler için:

Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.

Diş sağlığı:

Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra DA diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın


Hi-LaL 12 Kasım 2006 07:25

Hanımlar Bu Haber Sizin İçin
 

Hanımlar Bu Haber Sizin İçin


En sık yapılan 5 makyaj hatasından bu haberi okuyarak kurtulun...
Sabah kalkıp da aynaya baktığınızda karşılaştığınız yorgun yüzden kurtulmanın en kolay yoludur makyaj. Sadece yorgunluktan kurtulmanın yolu da değil, olan güzelliğinizi ön plana çıkarmak ve kendinizi iyi hissetmek de cabası.

Bu nedenle de makyajın doğru yapılması şart. Size yakışan, yüzünüze uygun ve yüzünüzün en güzel kısımlarını ortaya çıkaran bir makyajla tüm günü kendinizden emin bir şekilde geçirebilirsiniz. Bu noktada sık yapılan makyaj hatalarını bilmek bunlara engel olmada işinize yarayabilir.

Eyeliner'ınız gözlerinizi küçük gösteriyor
Hata:
Eyeliner'ı hem üst, hem de alt kripik diplerinize kalın bir şekilde sürdünüz.
Çaresi: Göz makyajında üst kirpik diplerinize odaklanırsanız, istediğiniz iri göz etkisini elde edebilirsiniz. Kalemi ya da eyeliner'ı içten dışa doğru belirgin bir çizgi halinde çekin. Alt kirpik diplerini boyarken kalemi fazla bastırmayın ve sert çizgileri pamuk ya da eyeliner fırçasıyla dağıtarak yumuşatın.

Dudaklarınızın etrafında halkalanma oluyor
Hata:
Ya dudak kaleminizin rengi fazla koyu, ya da rujunuz, dudak kaleminden daha çabuk siliniyor. Bu nedenle de dudaklarınız çizilmiş ama içi boş bir şekilde kalıyor ve bu da gayet kötü körünüyor.
Çaresi: Dudağınızın kendi rengine en yakın renkte bir dudak kalemini dıştan içeri doğru sürün. Çerçevelemeyi doğru yapmak için önce sol kenardan başlayıp ortaya geldikten sonra, aynı işlemi sağ tarafla da tekrarlayın. Daha sonra aynı işlemi alt dudağınız için de uygulayın. Ardından boyadığınız bölgenin içini gene dudak kalemiyle doldurun. Böylece, üste ruju da sürdüğünüzde, boyanın dudaklarınızdan silinmesi hem daha yavaş, hem de eşit şekilde olacaktır.

Yüzünüzün rengiyle boynunuzun rengi farklı tonlarda
Hata:
Fondöteninizin tonunu yanlış seçmişsiniz.
Çaresi: Öncelikle kozmetik satan bir mağazaya gidip birkaç farklı formül ve renkte fondöten deneyerek işe başlayın. Mükemmel ton, sürüp yaydığınızda, cildinizin rengiyle bütünleşip kaybolandır. Çoğu kozmetik firmasının bu iş için hazırlanmış rehberlerinden de faydalanabilirsiniz.

Kirpikleriniz topak topak
Hata: Ya çok fazla rimel sürdünüz, ya da kuruduğu için düzgün sürülemiyor.
Çaresi: Yeni bir rimelle bu sorunu çözebilirsiniz. Ambalajı açılıp kullanılmış rimellerin ömrü genelde üç aydır. Ayrıca boyayı sürmeden önce, fırça üzerindeki fazla boyayı tüpün kenarına sürerek alın. İki kat sürmek yeterli olacaktır. Kirpiklerinize yapışan küçük boya parçacıklarını bir kirpik tarağıyla tarayarak temizleyin.

Yanaklarınızda kırmızı çizgiler oluşmuş
Hata: Çok fazla allığı yanlış yere sürüyor, ya da yanlış fırça kullanıyorsunuz.
Çaresi: Allığı, allığın ambalajı içindeki kendi minik fırçasıyla sürmeye çalışıyorsanız, bundan vazgeçib. Bunun yerine kocaman kalın bir fırça kullanıp, fırçaya bulaşan fazla allığı silkeleyin. "Peynir" deyip, allığı doğrudan elmacık kemiklerinize sürüp, şakaklarınıza doğru yayın.


Mystic@L 4 Şubat 2007 10:20

Altın soruları sormadan estetik ameliyat olmayın


Amerikan Estetik Cerrahları Birliği, hazırladıkları raporda, her 300 estetik ameliyat `ından birinde ölümcül olabilecek, ciddi sorunlar ortaya çıktığını açıkladı. Uzmanlar, hastaların estetik ameliyat `lar hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen, 51.459 ameliyat `tan birinde ölümlerin meydana gelmesinin önlenemediğini belirtti

Günümüz kadını güzelleşmek ve gençleşmek uğruna, korkusuzca bıçak altına yatıyor. Ağrı, acı, ameliyatın yan etkileri ve riskleri çoğu zaman göz ardı ediliyor. Sadece ameliyat `lar değil; botox, lazer epilasyon gibi daha küçük ama yine de doktor tarafından, steril ortamda uygulanması gereken estetik yöntemler de, dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi, ülkemizde de artık kuaför salonlarında bile uygulanır oldu. Kötü gidişatı gören Amerikan Estetik Cerrahlar Birliği, yayınladığı raporda, estetik uygulamaları hakkında dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı:

BİLİNÇLİ HASTA SORGULAMALI


Doktorunuzu çok iyi tanıyın: Ameliyat `a karar verirken en önemli konu; doktoru iyi seçmek. Ameliyat ı yapacak olan estetik cerrah, mutlaka işinin uzmanı ve Tabip Odası'na kayıtlı olmalı. Bunun dışında, bilinçli bir hasta, doktorun diğer hastalarının telefon numaralarını öğrenerek, cerrahın geçmişte yaptığı operasyonlar hakkında bilgi alır. Ayrıca, cerrahın daha önce yapmış olduğu uygulamalarla ilgili olarak, mahkemeye düşmüş vakasının olup olmadığına bakar.

Ameliyat´ın yapılacağı yeri önemseyin: Ameliyat´´ı yapacak doktor kadar, operasyonun yapılacağı yer de önemlidir. Son yıllarda bazı doktorlar, muayenehanelerini genişleterek, küçük hastaneler haline getirdiler. Her ne kadar şık döşenmiş, pahalı eşyalarla donatılmış yerlerde, taze sıkılmış meyve suları içerek tedavi görmek, kendinizi özel hissettiriyorsa da, ameliyat sırasında acil ve ciddi bir durumun ortaya çıkma ihtimali aklınızdan hiç çıkmamalı. Bu nedenle, muayenehaneyi andıran bu tür küçük hastanelerin ameliyathaneleri tercih edilmemeli. Mutlaka burayı tercih etmek gerekecekse, acil müdahalede en yakın hastaneye ne kadar zamanda ulaşacağınız, doktorun bu hastanelerle anlaşmasının olup olmadığı, mutlaka kontrol edilmeli. Ayrıca, acil durumlar için hazırda bekleyen ambulans olup olmadığı da kontrol edilmeli.


Misafir 25 Mart 2007 15:25

NANE ÇAYI


Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Dahiliye Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Numan Tamer başkanlığında hastane Başhekimi Prof. Dr. Namık Delibaş, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akdoğan, Uzman Dr. Banu Kale Köroğlu ile araştırma görevlileri Erkan Cüre ve Medine Cumhur Cüre’nin nane çayıyla ilgili yaptıkları araştırma ilginç sonuçlar ortaya koydu.
İngiltere’de yayınlanan Phytotherapy Resarch adlı dergide de yer alan araştırmaya göre, nane çayının düzenli tüketimi erkeklerde cinsel isteksizliğe kadınlarda ise tüylerin dökülmesine neden oluyor.

Prof. Dr. Tamer, 2002 yılında Yenişarbademli ilçesinden hastaneye gelen yaşlı bir hastanın şikayeti üzerine, bu kişinin çok fazla nane çayı içtiğini ve erkeklik hormonlarının ölmeye başladığını tespit ettiklerini söyledi. Bunun üzerine fareler üzerinde nane çayıyla ilgili bazı deneyler gerçekleştirdiklerini dile getiren Prof. Dr. Tamer, daha sonra 21 yetişkin kadın ve 5 yetişkin erkek üzerinde araştırma yaptıklarını vurguladı. Prof. Dr. Tamer, düzenli olarak nane çayı içen yetişkin erkeklerde cinsel isteksizlik oluşturduğu, kadınlarda ise tüylerin azaldığını kaydetti. Prof. Dr. Tamer, androjen adı verilen seks hormonuna bağlı kıllanma artışı bildirdi.

Hirşutizmin kadınların özellikle yüz, göğüs ve karın bölgelerinde koyu renkli tüylerin oluşmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tamer, düzenli olarak beş gün üst üste nane çayı içen kadınların seks hormonlarından testeron düzeyinde anlamlı azalma olduğunu dile getirdi. Seks hormonunun, hirşutizmi tetiklediğine dikkati çeken Prof. Dr. Tamer, testeron düzeyindeki azalma nedeniyle kadınlardaki istenmeyen tüylerinde azaldığını söyledi. Bugüne kadar hirsutizm tedavisinde doğum kontrol hapları veya başka haplar kullanıldığını belirten Prof. Dr. Tamer, orta şiddette hasta olan kadınlar için nanenin doğal bir alternatif tedavi olabileceğini söylemiş.


CyniX 11 Nisan 2007 20:38

Tembel bayanlara formda kalma yolları


Fazla kilolarından arınmak isteyen hanımlar, yılın büyük dönemini rejim denemeleri, diyetisyenler ve spor salonları arasında mekik dokuyarak geçirir. Ancak bütün bunlara üşenen kadınlar için de zayıflamak imkansız değil. İngiliz gazetesi The Sun'ın uzmanına göre fit bir vücuda sahip olmak için spor salonu bağımlısı olmanıza gerek yok. Günlük hayatınızda küçük değişiklikler yaparak bunu başarabilirsiniz.
İşte size bir yol. Aşağıdaki aktivitelerin ne kadar kalori yakmaya yaradığına bakın ve her hafta listeden en az 4'er maddeyi gerçekleştirmeye çalışın.
  • Dostlarla günde 40 dakika dedikodu yapmak =42kalori
  • Dostlarla dedikodu yapmak için 5 dakika merdiven çıkmak=43kalori
  • Yolun karşısındaki kafeye, kapuçino için 2 yolculuk =94 kalori
  • 1 saat boyunca mail yazıp cevaplamak=90 kalori
  • Yazıcı ve fotokopi makinesi arasında 25 kez mekik dokuma=48 kalori
  • Dışarı çıkarken kıyafet seçmek için 30 dakikalık deneme-yanılma=95 kalori
  • 30 dakikalık ev temizliği=143 kalori
  • 1 saatlik romantik yürüyüş=285 kalori
  • Daha sakin bir hayat yolunda 1 saatlik yoga dersi=229 kalori
  • Diskoda dans pistinin 2 saat boyunca yıldızı olmak=762 kalori
  • Arkadaşlar için akşam yemeği hazırlamaya çalışmak=239 kalori
  • 45 dakikalık öğle tatilinde kıyafet alışverişi yapmak=214 kalori
  • 30 dakikalık bisiklet yolculuğu=508 kalori


Pollyanna 1 Mayıs 2007 21:57

Angelina Jolly nin güzellik sırları
Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan Angelina bakın neler yapıyor ...

Seksi yıldız kendisini örnek alan kadınlara şu önerilerde bulunuyor:

* Uykunuza dikkat edin.

* Düzenli olarak D ve A vitamini almaya özen gösterin.

* Her gün spor yapın.

* Kendinizi güzel ve özel hissedin.

* Dişlerinizi karbonatlı ürünlerle fırçalayın.

* Yemeklerinizde zeytinyağından vazgeçmeyin.

* Stresten mutlaka uzak durun.

* Ailenize önem verin.

* Vücudunuzun güzel yanlarının farkına varıp, o bölgelerinizi ön plana çıkartan kıyafetler giyin.

Bir gün boyunca neler yapıyor?

ANGELINA Jolie, mutlaka erken kalkıyor. Sabah kalkar kalkmaz ilk iş olarak, dişlerini fırçalıyor. Daha sonra soğuk bir duş alan Jolie'nin bundan sonra, spor maratonu başlıyor. İlk önce koşan ardından yüzen seksi oyuncu daha sonra, dövüş sporları yapmaya başlıyor. Saat 14.00'e kadar tüm işlerini bitiren Jolie, öğleden sonra 16.00'ya kadar oğlu ile birlikte vakit geçiriyor. Akşam yemeğini yanlız yemekten nefret eden güzel yıldızın, mutlaka her akşam bir misafiri oluyor. Gece ise saat 00.00'da yatıyor.

'Rimelim olmadan asla'

ANGELINA Jolie'yi güzel yapan en önemli ayrıntısı, prüzsüz cildi. Yüzünü sabunla yıkayan Jolie, günlük hayatında makyaj yapmıyor. Ancak, Jolie'nin tek takıntısı rimel. "Rimelim olmadan dışarı adımımı atmam" diyen güzel yıldızın favorisi ise, lacivert rimel.

Muhteşem gözlerinin sırrını, papatya çayıyla yaptığı komprese bağlayan Jolie, papatyanın göz şişliklerini aldığını söylüyor. Saçlarını defne sabunlu şampuanla yıkayan seksi oyuncu, elleri için aloe veralı bir jel kullanıyor. Vücut losyonu olarak gül yağı kullanan, Jolie, bu sayede selülit sorunu yaşamadığını söylüyor. Kıyafetlerinde ise, uçuk renkleri tercih eden Jolie, "Kumrallara canlı renklerin kesinlikle yakışmadığını düşünüyorum" diyor.

Angelina Jolie ne yiyor?

BOL miktarda su ve süt içen Jolie, formunu biberiye çayına borçlu. Sebze ve meyveden vazgeçmeyen seksi oyuncunun dolabında mutlaka çilek bulunuyor. Jolie, doğallığını bozmamak için ise, Uzakdoğu ve Afrika'ya özgü bitkilere başvuruyor. Soyalı ürünler tüketmeye özen gösteren seksi oyuncu, kahvaltıda meyveli yoğurt, öğlen ızgara et ya da tavuk, akşam ise soya soslu levrek yiyiyor. Et yemek istediğinde, bunları mutlaka buharda pişiriyor. Papatya, bergamut, vanilya, avakado ve yeşil çay içen Jolie, asla bu ürünlerden vazgeçmiyor.


kambis 7 Mayıs 2007 15:12

Göz çevresi özen ister


Güzelliğin en çarpıcı silahı olan gözler, yüzün en hassas bölgesi olduğu için erken yaşlarda kırışıklıklara davetiye çıkarıyor. Bu nedenle göz çevresine ekstra bir bakım gerekiyor. İşte doğal yöntemlerle göz çevresi bakımı ve egzersizler?

Gözler, ruhun ve sağlığın aynası ama aynı zamanda yüzün en nazik bölgesi. Çünkü göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha ince. Dış etkenlere aşırı duyarlı ve kırışıklıklara açık bir yapısı olduğundan yüze uygulanan her türlü krem ya da maske göz çevresi derisine zarar veriyor. Bu bölgeye özel ürünlerin kullanılması gerekiyor.
En doğru seçim, tahriş etmeyen ve alerjik olmayan yağsız nemlendiriciler kullanmak ve doğal yöntemlerle cildi beslemektir. Beslenmekten, dinlenmeye, temizlikten göz jimnastiğine ve evde hazırlanan doğal kremlere kadar pek çok konuda bazı temel kurallara uymak gerekiyor.

Beslenme


Dengeli beslenmek sağlık kadar güzellik için de yararlı. Vücudumuz için gereken her türlü besini her gün düzenli olarak yemek gerekiyor. Bunun yanı sıra gözlerin dostu olan A vitamini deposu yiyeceklere günlük öğünlerde mutlaka yer verin. Özellikle havuç, balkabağı, ıspanak, pazı, kereviz, maydanoz, dereotu, roka, kayısı, şeftali, kavun, et, balık ve yumurta gibi A vitamini kaynağı besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Dinlenme


Uykunun azı da fazlası da zararlı. Her gün 8 saatlik düzenli uyku göz sağlığı için çok yararlı. Her akşam aynı saatlerde uyumak yorgun gözleri dinlendiriyor. Özellikle yoğun tempoda çalışanların düzenli uyku uyumaları ve mümkünse öğle yemeğinden sonra gözlerini 5-10 dakika dinlendirmeleri gerekiyor.

Temizlik


Göz makyajı her akşam yatmadan önce mutlaka temizlenmeli. Ancak temizleme işlemini göz çevresini tahriş etmeden yumuşak hareketlerle yapın. Rimel ya da far kalıntıları veya uygun olmayan temizleme ürünleri gece boyunca cilde zarar verebiliyor hatta kirpiklerin dökülmesine neden olabiliyor.

GÖZ ÇEVRESİ SORUNLARI VE ÖNLEMLER


Yorgun ve şiş gözler


Çok az ya da çok fazla uyku, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, stres ile yapay ışıklar bilgisayar ve televizyon gibi olumsuz etkenlere uzun süre maruz kalmak sabahları şiş gözlerle uyanmanın başlıca nedenidir. Ertesi sabah aynada hoş olmayan görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanız bir gece önceden almanız gereken birkaç basit önlem var.

Ne yapmalı?
Zambak, papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk ve şişlikleri gideriyor. Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru 1 çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp göz kapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın. 2 dilim çiğ patatesi göz kapaklarınıza yerleştirip 15 dakika bekleyin. Yıkayıp kurulayın. Gözaltı şişliklerine antioksidan özellikli göz kremleri de sürebilirsiniz.
Sorununuz kronikleştiyse ve ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanız kalp-damar sistemini etkileyen sporlar yapın. Yürüme, koşma, bisiklet ve aerobik gibi sporlar, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlıyor. Bu sporlar tüm vücuttaki şişliklerin giderilmesine yardımcı oluyor. Şişliklerin inmesini beklemek için yeterli zamanınız yoksa bir parça buzu göz çevresine gezdirerek sürün.
Şiş gözleri makyajla kamufle etmek için ten renginize uygun kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar geniş bir bölgeye ince bir kat halinde sürün. Farınızı koyu renklerden seçin. Koyu renkli bir rimeli sadece üst kirpiklerinize sürün.

Göz torbaları


Gözaltı torbaları ya dengesiz bir yaşam stili ve kötü alışkanlıklar sonucunda oluşuyor ya da genetik yapıdan kaynaklanıyor. Bazen az uyku ya da adet dönemlerinde de ortaya çıkabiliyor.
Hiçbir kozmetik ürünü ya da doğal ürün bu sorunu çözmeye yeterli değil. Ancak damar duvarlarını ve kılcal damarları güçlendirici yöntemlerle gözaltı torbalarını hafifletmek mümkün.

Ne yapmalı?
Günlük öğünlerinizi C, PP ile E vitaminli ve bioflavonoidli besinleri içeren gıdalarla ve orman ürünleriyle zenginleştirin. Yağlı yemeklerden ve stresli ortamlardan uzak durun. Günde en az 8 saat uyuyun. Gözaltı torbalarını hafif makyaj hileleriyle kapatın. Bunun için uygun kapatıcılar kullanabilirsiniz.

Kaz ayakları


Genelde ilerleyen yaşla artan bu kırışıklıkların bir nedeni gülüş şeklidir. Gözlerini iyice kısarak gülmek kaz ayaklarının erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden oluyor.

Ne yapmalı?
Retinol çeşitlerini içeren göz kremlerini kullanabilirsiniz. Güneş ışınlarına karşı özel kremler kullanın. Göz çevresini sürekli nemlendiren doğal kremler hazırlayın. Göz egzersizlerini her gün düzenli olarak yapın. Göz Çevresini canlandırmak için 2 salatalık dilimini göz kapaklarınıza yerleştirip 15 dakika bekletin. Göz çevresine ayda bir veya iki kez bademyağı içeren doğal kremler kullanın.

DOĞAL REÇETELER


Yorgun gözler için:
2 poşet çayı yarım çay fincanı kaynar suda 15 dakika demlendirip soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınızın üzerine yerleştirip 10 dakika bekletin ve yıkayın.

Gözaltı torbaları için:
2 çay fincanı kaynar suya 2 çorba kaşığı fındık yaprağı ekleyip 15 dakika bekletin. Süzüp buzdolabında soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın ve göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. 10 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın.
Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.

Gözaltı morlukları için:
Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın.

Göz çevresi kırışıklıkları için:
1 kahve fincanı soya yağı, 1 kahve fincanı bademyağı ve yarım kahve fincanı avokado yağını bir kapta karıştırın. Parmak uçlarınızı bu karışıma batırıp göz çevresine masaj yaparak sürün. Bu uygulamayı akşamları yatmadan evvel yapın. Sabahları yüzünüzü yıkayıp kurulayın.

Kirpikleri uzatmak için:
1 bardak suyu kaynatın. 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı ekleyip karıştırın. Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın. Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün. Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.

Kirpikleri gürleştirmek için:
Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.

alıntı


Sedef 21 7 Mayıs 2007 18:46

MANİKÜR VE PEDİKÜRÜN PÜF NOKTALARI


Bakımlı olmanın ön şartlarından biri de manikür ve pedikürdür.Günlük hayatımızda bütün vücudumuza oldugu gibi el ve ayak bakımınada önem verme-liyiz.Eller iletişim esnasinda en önemli unsurlardan biridir.Şeytan tırnaklarına dikkat edilmeli,kişinin yaşına, sezona ve moda renklere göre oje uygulanmalıdır.

Sürekli kırılan ve ayrılan tırnaklar ,besleyici ilaçlar ile güçlendirilmelidir.Pedikür özellikle yazın büyük önem taşır. Kışın sürekli kapalı ayakkabılar içinde hava almayan ayaklarımızın sağlıklı ve hoş görünmesi için pediküre ihtiyaç vardır. Batan ayak tırnakları kapalı ayakkabılar içinde kaldıkça büyük problemlere yol açar.Uzman kişiler tarafindan tedavi edilmelidir.

AYAK SAĞLIĞI


Tabii ki tıp her zaman en etkili tedavi yöntemlerine sahiptir.Ama bazı küçük problemlerde doktora gitmeden önce evde yapılabilecek tedavi yolları vardır.

NASIR:


Ayaklarınızı,içerisinde şampuan bulunan 2lt'lik ılık suda 10 dakika bekletin.Ayak derisini yumuşatmak için,sudan çıkardığınız ayaklarınıza bitkisel yağlar ya da kremlerle masaj yapın.Daha sonra pomza taşı ile ayaklarınızı ovun.Nasırınızı görebileceğiniz şekilde ayaklarınızı bir yastığın üzerine koyun.Nasırın üzerine vazelin sürün.Nasırı pamuklu kadife bir kumaş parçası ile sarın.Her banyodan sonra kumaşı değiştirerek,1 hafta boyunca bu şekilde kapatın.Nasır yenilenirse aynı işleme devam edin,eğer acı devam ediyorsa mutlaka bir doktora görünün.

BAKIMLI ELLER VE AYAKLAR


Her türlü dış etkene maruz kalan ellerimizin itinalı bir bakıma htiyacı vardır.Zarif,düzgün,bakımlı el ve tırnaklar için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.İlk iş ellerinizi yıkadıktan sonra yumuşatıcı krem kullanmak ve haftada bir gün manikür ideal.

MANİKÜR


Kuaförünüzde yaptırabileceğiniz gibi,evde kendinizde yapabilirsiniz.
1.Öncelikle tırnaklarınızdaki ojeyi temizleyin,tırnak diplerine yumuşatıcı krem sürün.
2.Sıcak suya birkaç damla şampuan ve yarım limon suyu ekledikten sonra ellerinizi iki dakika bu suda bekletin.
3.Daha sonra tırnak dipindeki etleri itin,yüzeyde kalan ölü dokuyu alın.
4.Tırnaklarınızı törpüleyin,ellerinize krem ile birlikte masaj yapın.
5.Önce tırnak koruyucusu daha sonra oje sürerek manikürünüzü tamamlayın.

EL BAKIMININ PÜF NOKTALARI


  • Bakım kremleri tırnak etlerini yumuşatır.
  • Tırnaklarınızın nefes alması gerekiyor,bu yüzden sürekli ojeli olmamasına dikkat edin.
  • Ellerinizin yumaşacık olmasını istiyorsanız;iki çay kaşığı bal ve yarımlimon suyunu karıştırarak ellerinize sürün.
  • Elleriniz çok fazla terliyorsa soğuk suyun altına tutun,soğuk su kan dolaşımını kısa sürede düzenler ve terlemeyi önler.

AYAKLAR:


Vücudun bütün yükünü çeken ayaklar ihmal edilmemeli.İlk adım ayakların yorgunluğunu gidermek.Daha sonra pedikür ile son noktayı koyabilirsiniz.

PEDİKÜR


1.Tırnak diplerini yumuşatmak için krem veya jel uygulayın.Daha sonra ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta dinlendirin,yumuşamalarını bekleyin.Suyun içine bitkisel maddeler atabilirsiniz.
2.Daha sonra tırnak diplerini iterek ölü dokuyu alın.
3.Tırnaklarınızı törpüleyin,üst kısmınıda törpülemeyi ihmal etmeyin.
4.Krem sürdükten sonra bir kat tırnak güçlendirici sürün.
5.Ponza taşı ile ayaklarınızdaki ölü hücreyi temizleyin,terlemeye karşı kokulu ayak pudralarını kullanın.

ETKİLİ AYAK BAKIMININ PÜF NOKTALARI


  • Ayaklarınıza özellikle topuk kısmına losyon ve nemlendirici ürünlerle masaj yapın.
  • Krem sürerken tırnak etlerine sürmeyi ihmal etmeyin.
  • Topuklarınız sert ise yatmadan vazelin sürün ve pamuklu çorap giyin.
  • Ayaklarınızı dinlendirmek için sıcak su içine lavanta çiçeği yağı ekleyin,yorgunluğu alır.
  • Ayaklardaki ölü deriler için peeling yapan bakım ürünleri kullanabilirsiniz.

PROBLEMLİ TIRNAKLARA ÇÖZÜMLER...


Kırılan ya da ayrılan tırnaklarınızı kuvvetlendirmek için ne yapmalısınız? Çoğumuz buna kalsiyum eksikliğinin, ya da düzensiz beslenmenin neden olduğunu sanırız. University of Alabama at Birmingham’dan Dermatolog Prof. Boni Elewski’ye göre beslenmenin tırnakların kırılması üzerinde çok az etkisi var. Bunun esas nedeni kuru tırnaklar. Kırılan tırnaklar için en iyi çözüm yağlar ve losyonlarla onlara iyi bir bakım sağlamak. Tırnaklara derin bir terapi vermek için 10 dakika süreyle ılık zeytin yağında bekletebilirsiniz. Yüzeysel uygulanan tırnak güçlendiriciler de hiç bir işe yaramıyor ve nemlendiricilerin nüfuz edilmesini engelliyor. Soya proteininin de tırnaklar üzerinde çok faydalı etkileri mevcut, özellikle soya sütü ve tofu ya da günlük olarak B Vitamin ailesinden gelen ‘biotin’ alabilirsiniz. Ya 80 mg’lık haplar halinde ya da yumurta sarısı veya maya yiyerek bu ihtiyacı karşılayabilirsiniz.

EL ESTETİĞİ


Hava kirliliği, güneş ışınları, kötü hava koşulları gibi olumsuz etkenlerden ellerinizin de etkilendiğini biliyor muydunuz? Bakımına dikkat edilmeyen ve hoyratça kullanılan eller, yüzünüzden daha çabuk yaşlanıyor. Yaşlanmasının en önemli belirtisi ise derisinin diriliğini kaybetmesi ve üzerinde açık kahverengi lekeler oluşması. Ancak kozmetik cerrahide bunun da çaresi var. Lazer operasyonuyla, ellerin üzerinde oluşan lekelerin tümü yok edilebiliyor. Bu aşamaya gelmeden önlem alınması da olası. El derisinin kırışmasına ve leke oluşmasına karşı üretilmiş birçok özel ürünü piyasada rahatlıkla bulabilirsiniz. Temizlik için nemlendirici ya da krem içeren el sabunlarını tercih edin. Ellerinizi yıkadıktan sonra kuruluk hissediyorsanız, nemlendirici bir kremi masaj yaparak uygulayın. Doğal ürünlerin yanı sıra markaların da el nemlendirici ürünleri bulunuyor. Güneş ve kötü hava koşullarına karşı koruyucu krem sürün. El derinizde sertleşme varsa, AHA’lı ürünlerle bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz. Leke oluşumunu engellemek için retinol, A, C ve E vitaminleri içeren bakım kremlerini kullanın.
Sema Çelebi


goksu18 5 Temmuz 2007 19:01

Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.
Güne zinde başlamak
Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.Diş sağlığı
Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.


Susuz ciltler için

Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.


Buzlu dudak kremi

Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.

Ellere süt banyosu
Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.

Farların kullanımı
Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.

Mat dudaklar için
Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Göz makyajı temizliği
Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.

Cildiniz parlıyorsa
Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.


_PaPiLLoN_ 25 Ağustos 2007 19:31

Bazen yüzümüzün düştüğü ve kendimizi çok mutsuz hissettiğimiz zamanlar oluyor. Bu dönemde hemen makyaj çantanıza sarılmak ve kozmetik ürünlerinin kendimizi iyi hissettirmesine izin vermek en doğrusu. İşte kolaylıkla uygulayabileceğiniz öneriler...

1. İnatçı Göz Torbaları


Fazla alkol tüketimi veya uykusuz çalışma saatleri göz altında torbalanmalara neden oluyor. Hemen moralinizi bozmayın. Pembe far kullanarak göz torbalarınızı kamufle edebilirsiniz. Pembe far yüzünüze ışıltı vererek, yorgun ifadenizi canlandıracaktır.

2. Gülsuyu Tazeliği


Taze çiçek kokuları ruhunuza rahatlatarak, kendinize iyi hissetmenizi sağlar. Çiçek kokulu, fresh parfümlerin yanı sıra gülsuyu kokusu da sizde aynı etkiyi oluşturabilir. Gülsuyunu burnunuzun önünden geçirin ve derin bir nefes alın. Her gün biraz gülsuyu ile kendinizi ve cildinizi tazelemeyi deneyin.

3. Su ferahlığı


Makyaj yapmayı sevmiyorsanız, günde birkaç kez yüzünüze soğuk su çarparak, kan dolaşımınızın hızlanmasını ve yüzünüzün renklenmesini sağlayabilirsiniz. Yanaklarınıza parmaklarınızla hafifçe vurarak, kırmızılık verebilirsiniz. Su cildine ferahlatacak ve daha iyi görünmenize yardımcı olacaktır.

4. Şeftali Renkteki Pudra


Yazın tazeliğini ve ışıltısını yüzünüze yansıtmak için şeftali tonlarında allık kullanabilirsiniz. Yanaklarınızda doğal, sağlıklı ve mutlu bir görünüm oluşturacaktır. yanaklarınızı çimdikleyin ve kızaran bölgeye allığı uygulayın. Allığı cömertçe sürün sonra avuç içlerinizle yanaklarınıza vurun. Böylece fazlalığı alabilirsiniz.

5. Sanal Mutluluk


Mutsuz olduğunuzda dört parça çikolata yiyerek alacağınız 500-600 kalori yerine, magnezyum takviyesi kullanabilirsiniz. Sonradan kilolarla uğraşmak yerine bu takviyeleri almayı denemelisiniz. Çikolatanın verdiği mutluluğu verdiğini göreceksiniz.

6. Banyoda Parfüm Keyfi


Güzel kokular hormonları harekete geçirerek mutlu olmayı sağlar. Banyo yapmak ise bir başka mutluluk kaynağıdır. Banyo suyunuza hoş kokulu ve cildinizi yumuşatan banyo yağlarından ekleyebilirsiniz. Bir kapak yağın vücudunuzla neler değiştirdiğini fark edeceksiniz.

7. Dudak Hilesi


Dudaklarınızın ince görünmesi sizi mutsuz ediyorsa, daha kalın görünmesi için küçük bir hileye başvurabilirsiniz. Rujunuzu dudaklarınızdan taşacak biçimde sürün ve sonra fazlalığı silin. Koyu renkli rujlar işinizi kolaylaştırabilir.

8. Güzel Tırnaklar


Güzel ellere sahip olmayı kim istemez ki? Zevkinize ve giyim tarzınıza uygun bir ojeyi seçin ve hemen tırnaklarınıza sürün. Ellerinizin bakımlı görünmesi moralinizi düzeltecek ve kendinize güveninizi artıracaktır.

9. Dudaklarda Badem Yağı


Badem yağının sadece kirpiklere ve kaşlara uygulandığını sanmayın. Çatlayan dudaklarınıza biraz badem yağı sürerseniz, sürdüğünüz rujun etkisinin çok daha uzun süre kalacağını ve dudaklarınızın pürüzsüz görüneceğini fark edeceksiniz.

10. Dudakta Göz Farı


Dudağınıza göz farı sürmeyi hiç aklınıza gelmiş miydi? Pudra görevi üstlenen göz farınız, rujunuzun dudaklarınızda uzun süre canlı ve renkli görünmesini sağlayacaktır.

11. Çiçekli Uyku


Yastığınızın altına çiçek kokulu sabunlar veya lavantalı torbacıklar yerleştirebilirsiniz. Lavanta kokusu uykuya kolayca dalmanıza yardımcı olacaktır. Çiçek kokulu sabunları küçük parçalara bölerek bir keseye yerleştirebilirsiniz. Lavanta keselerinin etkisini yine hissedebilirsiniz.

12. Mavi Rimel


Kirpiklerinizi mavi maskarayla boyamaya ne dersiniz? Klasik siyah ve kahverengi rimelin dışına çıkarak, kirpiklerinizin daha çekici olduğunu göreceksiniz.

13. Kristal Taşlar


Gözlerinizi yorgun ve birbirine batar gibi hissediyorsanız gözlerinizin yorgunluğunu kristal taşlarla alabilirsiniz. Gözlerinizi kapatın ve üzerine kristal taşları yerleştirin. Negatif enerjiyi gözlerinizden alacaktır.

14. Soda Mucizesi


Güzelliğinizin sırrını sodada keşfedebilirsiniz. Sabahları yüzünüzü sodayla yıkamayı deneyin. Cildinizdeki tazelik ve rahatlama hissedeceksiniz.

15. Yağlı Saçlar


saçlarınız yağlı olduğu için, her gün yıkamanız saçlarınız için yıpratıcı olabilir. Bunun doğal bir reçetesi var. Bir tutam biberiye ve bir tutam kekiği 250 gram suda çay gibi demleyin. Sıvıyı temiz saç diplerinize sürün. Saçlarınızın yağsız bir görünüme kavuştuğunu hissedeceksiniz.


goksu18 6 Eylül 2007 16:57

Güzellik Sırları


Tepeden tırnağa güzel bir kadın olmak hiç de zor değil. Kendinize ayıracağınz birkaç extra dakika ve her kadının bilmesi gereken minik sırlar ile güzelliğinize güzellik katın...

Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Saçlarınızın kolay yağlanmasına izin vermeyin
Şampuanlama sırasında eğer saçınzı tarayacaksanız çok sert biçimde taramak yerine hafifçe tarayın. Ayrıca kullandığınız kremi saçınızın ortasundan başlayarak uçlarına doğru sürün.

Saçlarınızın daha hacimli olması için pudra kullanın
Cansız saçlarınızı canlandırmayı ve daha hacimli görünmesini istiyorsanız bebek pudrası kullanın. Kullandığınız bu pudra saçınızdaki fazla yağı alacak ve saç tellerinizi daha kalın gösterecektir.
Eğer saçınızın grileştiğini görürseniz kullandığınız pudranın birazını yıkayın. Çünkü çok kullandığınızda saçınıza zarar verebilir.

Saçlarınızı kurutmadan önce
Saçlarınızın dalgalarının kalıcı olmasını istiyorsanız kurutma makinasıyla kurutmadan önce bir müddet kendi kendine kurumasını bekleyin.

Bebeklik saçlarınıza çözüm bulun
Alnınızın üstünde bulunan tüy gibi ufak bebek saçlarınız için çok kolay bir önerimiz var. Diş fırçanızı ıslatın ve öndeki o ufak saçları arkaya doğru tarayın. Daha sonrada yerinde kalmaları için şekillendirici kullanarak kurutun.

Sabah yaptığınız saç modelinizi koruyun
Sabah evden çıkarken yaptığınız saç modelini günün ilerleyen saatlerinde de kullanmak istiyorsanız ufak tokalarla saçınıza destek yapabilirsiniz.

Kepek sorununa son
Şampuanlama sırasında saçınıza masaj yaptıktan sonra nemli bir havlu ile kurulayın ve
tarayarak kepekleri atın. Ayrıca banyo sırasında şampuanınıza elma suyu ekleyebilirsiniz. Fakat bu karışımı uyguladıktan sonra saçınızı kurutmayıp kendiliğinden kurumasını bekleyin. Artık sabah kalktığınız zaman saçınıza şekil verebilirsiniz.

Saçlarınızı kolay şekillendirin
Biryantin gibi saç şekillendiricilerini kullanmadan önce saçınızı kurutun. Ama yine de biraz nemli kalabilir. Böylelikle hem kullanılması daha rahat olur hemde saçınız daha kolay şekil alır.

Kendinizi iyi hissetmek için banyo yapmayı düşünüyorsanız...
Duş aldıktan sonra 38 derecelik banyo suyuna 1.8 litre saki (bir çeşit Japon içkisi) ve bir avuç deniz suyu atarsanız tüm ölü hücreleriniz temizlenmiş olur.

Yüzmeden önce saç bakımı
Denize ya da havuza girmeden önce saçlarınızı soğuk su ile ıslatın. Böylece saçlarınız tuzlu ve klorlu suya girmeden önce kendini yeniler ve korur.

Saçlarınızın parlaklığını korumak için

Özellikle açık renkli saçlı kadınların yapması gereken tek şey, saçlarının parlaklığını korumaktır. Işıl ışıl saçlara kavuşmak için banoydan sonra durulama sırasında bir iki damla limonu su ile karıştırarak saçınıza sürmelisiniz.

Gergin göğüslerin ameliyatsız hali
Hormonal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.

Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

Kirpiklerin görünüşü
Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.

Cildiniz parlıyorsa

Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

Gözlerdeki şişlik
Sabahları uyandığınızda gözleriniz kızarmış ve şişmişse uyudunuz odayı havalandırmalısınız. Daha sonra ise rahatlatıcı losyona batırdığınız pamuğu gözlerinizin üzerinde en az 10 dakika bekletin.

Aseton kullanımı
Asetonlu pamuğu tırnağınız üzerine sürtmek tırnaklar için çok sakıncalıdır. Bunun için pamuğu bir kaç saniye tırnağın üzerinde beklettikten sonra tek hareketle ojeyi çıkarabilirsiniz.

Manikür sırları
Tırnağın kenarındaki ince deri parçalarını kesmek hiç de sağlıklı değil. Bu nedenle fazla deri parçaları ucu pamukla sarılmış küçük bir çubuk yardımı ile arkaya doğru itilebilir.

Güne zinde başlamak

Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.

İyi bir manikür
Tırnaklarınız zarar göreceğinden asla metal törpü kullanmayın. Karton, tahta veya plastik törpüyü tercih edin. Özellikle aynı yöne doğru törpülediğiniz tırnaklarınız yanlara doğru törpülediğiniz tırnaklara göre daha sağlıklıdır.

Yumuşak eller

El kreminin cildinize daha iyi nüfus etmesini istiyorsanız; ellerinizi içi sıcak su dolu bir tencerenin üzerinde tutun. Böylece cilt üzerindeki gözenekler açılacak ve krem cilde kolay nüfuz edebilir.

Göz makyajı temizliği
Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.

Kırılmayan tırnaklar
Tırnaklarınızın daha sert olmasını istiyorsanız ılık suyun içine zeytin yağı ve limon suyu ekleyerek ellerinizi bir süre içinde bekletin. Tırnaklarınız olduğundan daha sert olur.

Mat dudaklar için
Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Farların kullanımı

Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.

Ellere süt banyosu
Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.

Buzlu dudak kremi
Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.

Susuz ciltler için
Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.

Diş sağlığı
Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.


Sedef 21 9 Eylül 2007 15:42

Losyonlar Sütler


Losyonlar yalnız yüz ve boyun bakımında değil bütün bir vücut bakımında kullanılır. Bu sütleri ayaklarınızdan başlayarak baldırlarınıza, dirseklere ve omuzlarınıza sürebilirsiniz. Losyonlar yani vücut sütleri sıvı ve akıcıdır. Cilt losyonu çabuk emer ve giysilerinizde iz bırakmazlar.
Acıbadem Yağı: Yatmadan önce cildinizi acıbadem yağı ile iyice ovun. Sabah ılık suyla duş alıp kurulanın.
Bademli Süt: Dört çorba kaşığı dövülmüş bademi yarım bardak sütün içine koyup ara sıra karıştırarak sekiz saat bekleyin. Sonra süzün şişeye boşaltıp buzdolabında saklayın. Cildi temizleyen ve nemlendiren bu sütü yüzünüze ve ellerinize sürebilirsiniz.Süzdüğünüz bademleri de atmayın. Elde ettiğiniz sütle cildinizi temizledikten sonra bu bademleri cildinizdeki ölü hücreleri temizlemek yani peeling yapmak için yüzünüze sürebilirsiniz.
Badem Sütü: 100 gram dövülmüş bademi bir litre madensuyuyla karıştırıp buzdolabında saklayın. Cildiniz için mükemmel bir losyondur.


nünü 7 Nisan 2008 09:33

Göz altı torbalarını yok edin!!


Yüzünüzü Japon balığına mı benzetiyorsunuz? Şiş gözler ve göz altı torbalarına veda etmek elinizde...
Göz altı torbaları özellikle belli bir yaştan sonra ortaya çıkıyor ve sizi yorgun yaşlı gösteriyor. Bu konuda sizi rahatlatacak bir öneri; kuşburnu...

Bir miktar kuşburnunu kaynatın ve süzün. Soğumasını bekledikten sonra bir bez veya pamuk batırın. Göz torbalarınızın üzerine koyun. Yaklaşık 10 dakika bekletin.

Göz altı şişlikleri için patates de kullanabilirsiniz. Ince dilimlediğiniz çiğ patatesi şiş bölgeye yerleştirin ve bir süre bekleyin. Düzenli bir uygulamada rahatladığınızı ve sorunun azaldığını göreceksiniz.


Sedef 21 16 Nisan 2008 00:47

SİGARA İÇENLER İÇİN CİLT BAKIM ÖNERİLERİ

Sigara cildimizin kara sarı bir görünüm almasına neden olur. Bunu engellemek için;
Yatmadan önce 1 armutun suyunu sıkıp yüzünüze iyice yedirin. Bu cildinizin normal cilt rengini almasına yardımcı olur.

Kestane balı çiğerlerinizin ve nefes yolarınızın temizlenmesine yardımcı olur.
Olgun yarım avokadoyu, 2 tatlı kaşığı bal ve yarım limon karıştırın. Ve yüzünüze uygulayın. 1 saat bekletin. Özellikle göz çevresine uygulayın. Sigaranın etkisiyle oluşan kırışıklıkların oluşmasını engeller.


nünü 23 Nisan 2008 10:51

Hızlı yemeyin, yemeklerin tadını daha çok hisederek yemeye çalışın. Öğün atlamanın çözüm olmadığı bilin, gün içinde sık ama az yiyin.

Sabahları kalkar kalkmaz bir bardak su içmeye alışın, iştahınızı bastırır. Kana çabuk karışabilen, kolalı ve sodalı içicekler, kremalı pastalardan, tatlılardan, fast food türü doymuş yağ ihtiva eden yiyeceklerden kaçının.
  • Çayı şekersiz içmeye alışın, aşırı çay içmeyin.
  • Televizyondaki yiyecek ve içeceklerle ilgili reklam ve programları seyretmeyin.
  • Ciklet çiğneyerek tükürük bezlerinizin tükürük salgılamısını arttırmasına vesile olmayın, böylece iştahınızın açılmasına engel olun.
  • Sabahları mutlaka kahvaltınızı yapın ve metobolizmanızı hızlandırın.
  • Yürüyerek gidebileceğiniz bir yer için araç kullanmayın.
  • Okurken ve televizyon seyrederken dik oturun, düz durun ve böylece daha çok kalori yakabilmenizi sağlayın.
  • Salam, sucuk ve sosis türü yiyecekleri unuttun, hatırlamayın.
  • Canlanın, aktif olun, gücünüzü arttırın, yolunuzu uzatın, ısınarak gevşeyin, daha sık daha az yiyin, farklı egzersizler yapın.
  • Yemekten sonra alışverişe çıkmaya çalışın.
  • Bol bol su için, derin derin nefes alın, hazır yemeklerden kaçının, serin yerde uyuyun.
  • Hızlı kilo vermekten sakının, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin, uzmanlara danışın...


MaRCeLLCaT 28 Nisan 2008 15:56

Zamanla yarışan kadınlar için makyaja vakit ayırmak neredeyse bir lüks oldu! Eğer zamanınız dakikalarla sınırlıysa, size şahane önerilerimiz var!

5 DAKİKA
Eğer yüzünüzde hiç makyaj yoksa:
  • İnce bir tabaka halinde mat fondöten sürün.
  • Büyük bir fırça yardımıyla şeftali tonlarında, fazla belirgin olmayan bir allık sürün.
  • Nötr, ama rujun dudaklardan taşmasını önleyen bir dudak kalemi uyguladıktan sonra, pembe ya da bej renklerinde bir ruj sürün.
  • Tahta ya da metal bir pens ile saçınızı toplayın.
Eğer sabah evden çıkarken makyaj yaptıysanız, bu makyajı tazelemeniz de mümkün:
  • Pamuklu çubuğa bir miktar yağsız makyaj temizleyicisi sürün.Dudağınızdaki ruj kalıntılarını ve gözlerinizin altına bulaşan eski makyajınızı temizleyin.
  • Transparan pudra ile yüzünüze pürüzsüz bir görünüm verin.
  • Gözünüzün sadece üst kısmına ince bir kalem çekin.
  • Dudak kalemi kullanmadan renkli bir dudak parlatıcısı ile makyajınızı tamamlayın. Biliyorsunuz, renksiz parlatıcılar özellikle de sıvı parlatıcılar çok moda.
  • Başınızı öne doğru eğerek saçınızı fırçalayın ve sprey sıkarak daha hacimli bir görünüm kazandırın.
10 DAKİKA
Biraz daha fazla vaktiniz var demektir. Ama yine de vakit kaybetmemelisiniz.
Eğer yüzünüzde makyaj yoksa:

  • Yağsız bir nemlendiriciyle işe başlayabilirsiniz.
  • Nemlendiricinin ardından bir sünger yardımıyla mat ve kompakt bir fondöteni yüzünüze iyice yayın.
  • Makyajınıza uygun bir göz kalemiyle gözünüzün alt ve üst kısmını çevreleyin.
  • Göz kalemiyle aynı renkte bir rimel sürün.
  • Kalın bir fırça ile allık sürün.
  • Dudağınıza makyajınıza uygun bir ruj sürün. Kalemle vakit kaybetmenize gerek yok.
  • Saçınızı hızlı bir topuzla toplayabilirsiniz. Saçınızla aynı renkle bir lastik tokayla atkuyruğu yapın. Atkuyruğunu kendi etrafında doladıktan sonra birkaç tokayla tutturun.
Makyajınızı tazeleyecekseniz:
  • Saçınıza hacim vermek için, yukarı doğru hafif bir atkuyruğu yapın.
  • Yüzünüzdeki fondötenin her tarafa eşit olarak dağılması için makyaj süngerinizi ıslatıp, iyice sıktıktan sonra sabah sürdüğünüz fondöteni bu süngerle yeniden yüzünüze dağıtın.
  • Temiz bir far fırçasıyla gözünüzdeki makyajı belli belirsiz yeni bir renk oluşturacak şekilde dağıtın.
  • Büyük bir fırça ile toz allık sürün.
  • Dudaklarınızı kalemle belirledikten sonra aynı kalemle boyayın. Ve son olarak parlatıcı sürün.
  • Saçınızı açın ve başınızı öne eğerek fırçalayın.
15 DAKİKA
15 dakikanızı makyaja ayırıyor olmanız gerçek bir lüks! Bu kadar zamanda oje bile sürebilirsiniz. Ama abartmamaya özen gösterin.
Yüzünüzde makyaj yoksa:
  • Varsa, bir damla şampuanla perçeminizi yıkayın. För ile kurutarak şekil verin. Saçınıza daha temiz ve biçimli bir hava verecektir.
  • Yüzünüze kompakt fondöten sürün. Kahverengi veya siyah bir kalemle gözlerinizin sadece üst kısmını belirginleştirin.
  • Kirpiklerinize, hacim kazandırma özelliğine sahip, siyah rimel sürün. Dudaklarınızı ten rengi bir kalemle çevreledikten sonra rujunuzu sürün.
  • Son olarak bir kat sedefli dudak parlatıcısı sürün.
Yüzünüzde zaten makyaj varsa:
  • Saçınızı tutam tutam ayırın. Her bir tutamı kendi çevresinde doladıktan sonra firketeyle tutturun. Saçınıza sprey jöle ya da sprey sıkın.
  • Makyaj temizleme mendiliyle yüzünüzdeki fondöten ve ruj kalıntılarını temizleyin. Ama göz makyajınıza dokunmayın. Bir pamuklu çubukla dağılan ve akan göz makyajınızı temizleyin.
  • Alnınıza, yanaklarınıza ve çenenize bir miktar fondöten sürüp, parmak uçlarınızla dağıtın. Büyük bir fırça yardımıyla yüzünüzdeki çıkıntılara (alın, çene, elmacık kemikleri) çok az toz parlatıcı sürün.
  • Fırça yardımıyla dudaklarınıza ruj sürün.
  • Saçınızdaki tokaları çıkarıp, buklelere elinizle şekil verin.
  • Son olarak çok kısa sürede kuruyan bir oje sürün. (Aceleyle hareket ederken meydana gelebilecek bozulmaların çok belirgin olmaması için açık renk bir oje tercih edin.)
Not: Ofiste ya da evde uygulayacağınız hızlı makyaj için yanınızda her zaman, makyaj malzemesi, makyaj temizleme mendili, jöle, firkete, toka, sprey ve pamuklu çubuk bulundurmalısınız.


Sedef 21 28 Nisan 2008 19:51

Pürüzsüz bir cilt için altın tüyolar


Düzenli bir vücut bakımı 3 aşamada mümkün: Temizleme, arındırma ve nem
Düzenli bir vücut bakımıyla cildinizi pürüzsüz, esnek ve yumuşak tutabilirsiniz. Bu bakımda duş jelleri, peeling ürünleri ve nemlendiriciler en büyük yardımcınız olacak

Pürüzsüz bir cilde sahip olmak tüm kadınların ortak isteği. Cilt sağlıksız beslenmeden strese ve uyku bozukluklarına kadar pek çok faktörden olumsuz etkilenebiliyor. Aşırı kuruluk veya yağlanma da ciltte gerginliklere veya pürüzlenmeye neden olabiliyor.

Temizleyici bakım ürünleri düzenli kullanım sonrası daha pürüzsüz ve esnek bir cilt vaat ediyor. Bu bakım ürünlerinin pek çok destekleyici ürünü de var.
Uzmanlar standart bir cilt bakımını üç aşamada topluyor: Temizleme, arındırma ve nemlendirme.

Hemen her kozmetik markası bir duş jeline sahip. Jeller vücudun genel temizliğini gerçekleştiriyor. Temizleme özelliği açısından markalar arasında genelde bir fark yok. En büyük fark kokuları. Kendinize uygun duş jeli seçerken kokusuna bakarak alabilirsiniz.

Tanecik yapılı peeling ürünleri vücudun ölü derisini arındırmaya yarıyor. Gözenekleri açarak hem derinin nefes almasına hem de ardından kullanılacak vücut ürünlerinin daha kolay emilmesine yardımcı oluyor. Vücudun pürüzsüzleşmesinde en büyük pay peeling’in. Peeling’i haftada bir veya iki defa duş sırasında nemli vücuda masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Nemlendiriciler gerginliği azaltıp vücudun esnekliğini artırıyor. Genelde bitkilerin çekirdek yağlarından hazırlanıyorlar. Erken yaştan itibaren düzenli olarak nemlendirici kullanmak olgun ciltlerde görülen kırışıklık problemini önemli ölçüde azaltıyor. Kullandığınız parfümün nemlendiricisi varsa onu seçin. Parfümünüzün etkisini artırmada yardımcı olduğu söyleniyor.

Nemlendiriciler


Yaşlılık belirtilerini azaltıcı
Estee Lauder’ın vücut nemlendiricisi Re-nutriv Smooting Body Creme
bitkisel yağlarla yüksek teknolojinin birleşiminden oluşuyor. Ürün içerdiği yağlar sayesinde nem tutma ve sıkılaştırma özelliğine sahip. Düzenli kullanıldığı takdirde yaşlılık belirtilerini azalttığı iddia ediliyor.

Birbirinin ardı sıra uygulanacak
La Mer’in bu üç ürünü belli başlı cilt problemlerine çözüm vaat ediyor. Vücut serumu ciltteki renk değişimini düzenliyor. Losyon cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor. Ve mavi su yosunlu krem ise vücudu sıkılaştırıyor.

Nemlendirici süt
Biotherm’in kurumaya karşı vücut sütü Lait Corporel yıpranmış ciltlere karşı üç açıdan onarma sağlamayı vaat ediyor: Cildin koruyucu katmanını güçlendirmek, esnekliğini artırmak ve pürüzsüz bir dokunuş kazandırmak. Akışkan kıvamından dolayı ürün cilt tarafından hızla emilebiliyor.

Vücut peeling’i
Elmas, inci ve quartz tozu
La Prairie’nin Cellular Micro Dermabresion Creme’i düzenli kullanıldığı takdirde cildi yenilemeyi vaat ediyor. İçeriğindeki doğal elmas, tatlı su incileri ve quartz kristalleri tozu sayesinde ölü deriyi soyuyor. İlk beş gün art arda kullanılan ürün daha sonra haftada bir kullanılıyor.

Volkanik kum tanecikleri

Thalgo’nun Deep Sea Peeling’inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize koku yayıyor.

Bitkisel yağlar
Dermalogica diğer duş jelleri gibi derin bir temizlik vaat ediyor. İçeriğinde çok sayıda bitkisel yağ var. Çay ağacı, limon ve okaliptus yağları cildi arındırmaya yarıyor. Sandal ağacı, lavanta ve portakal ise cildinizi nemlendirmeyi ve yoğun kokularıyla zevk vermeyi amaçlıyor.

Feminen kadınlar için

Tommy Hilfiger’in duş jeli Dreaming aynı adlı parfümün yan ürünü. Tasarımcısı bu ürünün feminen yanlarını keşfetmiş kadınlar için olduğunu söylüyor. Jelin hakim kokusu şeftali. Ayrıca amber çiçeği, frezya ve sümbülteber de kullanılmış.

Volkanik kum tanecikleri
Thalgo’nun Deep Sea Peeling’inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize koku yayıyor.

Nemlendiricili duş jeli
Philip B.’nin duş jeli Chai Latte tüm cilt tipleri için uygun. Bu ürün zencefil, tarçın, kakule gibi baharatlarla kokulandırılmış.lendirme.


nünü 1 Mayıs 2008 10:04

Güzellik olmak için illa bol para harcamanız gerekmiyor. Evde bulduğunuz malzemeleri kullanarak da güzelleşebilirsiniz. üstelik de doğal yoldan!

Güzelliğine özen gösteren kadınlar için cilt maskeleri her dönemde gözde kozmetikler arasında yer alıyor ve kadınlar bu ürünler için para dökmekten çekinmiyor. Oysa yumurta, bal ve yoğurt karışımlarıyla hazırlanan maskeler, sahip oldukları işlevleri ile kozmetik dükkanlarında satılan pahalı maskeleri aratmıyor.
Evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz maskerlerden bazıları şunlar:

Besleyici maske
ıçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda 1 kez uygulayabilirsiniz.

Malzemeler:
  • 3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem
  • 1 tatlı kaşığı badem yağı
  • 1 tatlı kaşığı krema
  • 1 adet yumurta sarısı
Hazırlanışı:
Yoğun bir kıvama gelinceye kadar bütün maddeleri bir kasede karıştırın. Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzün tamamına sürün. 15-20 dakika dinlenmeden sonra ılık suyla durulayın.

Onarıcı maske
özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal bir maske. Bal ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını arttıran bir maske.

Malzemeler:
  • 1 adet limon
  • 3 çorba kaşığı bal
  • gliserin
Hazırlanışı:
Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla temizleyin.

Dinlendirici maske
Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.

Malzemeler:
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 kase yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 5 damla havuç yağı
Hazırlanışı:
Yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağı ve havuç yağını ekleyin. Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip ılık suyla temizleyin


pörçük 25 Mayıs 2008 22:41

Denenmiş Güzellik Önerileri
 
Cilt, saç bakımı, makyaj gibi konularda denenmiş pratik öneriler..

Yağlı saçlar için pudra

Saçınız yağlı bir görünüme sahipse, geniş uçlu bir makyaj fırçasını mineral bir pudranın içine batırın. Fırçanın ucun da kalan fazlalığı azaltmak için sapına elinizle hafifçe vurduktan sonra pudrayı saç diplerinize uygulayın. Uyguladığınız pudra fazla yağı emerek saç tutamları¬nız arasına karışacak. Bize inanın, kimse duş almaya vaktiniz olmadığını anlayamayacak.

Güzel kokmak için

Saçlarınıza az bir miktar parfüm sıkın. Büyük uçlu bir fırça yardımıyla saç diplerinizden başlayarak uçlarına kadar tarayıp kokuyu dağıtın. Tüm gün muhteşem kokacaksınız.

Nasırlar için vazelin

Yatmadan önce nasırlarınıza vazelin uy¬gulayın. Ardından çoraplarınızı giyin ve yatın. Sertleşmiş nasırlarınızı, vazelin gece boyunca yumuşatacak.

Makyaj tazelemenin pratik yolu
Makyajınızı yeniden yapmak için zamanınız yoksa, bir kulak pamuğunu makyaj temizleyicisine batırın ve makyajınızın yalnızca akmış veya bulaşmış bölgelerini silin.

Avakado ile yumuşayın
Taze bir avokadonun çekirdeğini çıkartıp kabuklarını soyun ve meyveyi tüm vücudunuzda gezdirin. 20 dakika boyunca devam ettikten sonra duşa girin. Avokado meyvesi doğal bir nemlendirici olduğu için cildinizin ne kadar yumuşadığına inanamayacaksınız.

Kırılan tırnağınızı yapıştırın
Kırıldığı zaman tırnağınızı koparmak yerine, bir damla Japon yapıştırıcısını kırıldığı yere damlatın. Üzerine en sevdiğiniz ojeden yoğun bir tabaka sürün. Kırık çizgiyi kamufle etmek için kırmızı, bordo veya mercan gibi ışık geçirmeyen mat renkleri tercih etmelisiniz.

Ruj temizlerken..

Kırmızı rujunuzu ovalamak yerine küçük bir makyaj pamuğunu veya kağıt mendili makyaj temizleyicisine batırıp silebilirsiniz.
Göz kremi kaşlara da kullanılır
Yoğun bir göz kremini kaşlarınıza uygulayarak onları da nemlendirmeniz mümkün. Ayrıca, kepeğe benzeyen o beyaz zerreciklerden de kurtulmuş olacaksınız.

Cildiniz kabartma tozuyla parlasın

Uyguladığınız bir otobronzan sonrasında cildinizde çizgiler meydana geldiyse, banyo lifinin üzerine koyacağınız bir miktar kabartma tozu ile cildinizi ovarak bu çizgilerden kurtulabilirsiniz.

Kirpik kıvırıcınızı ısıtın
Kirpikleriniz dümdüzse, metal kirpik kıvırıcıyı birkaç dakikalığına fönle ısıtın. Böylelikle kirpikleriniz daha kolay şekil alır. Ayrıca, suya dayanıklı bir maskara uygulayın. Diğer maskaralardan daha hızlı kuruduğu için kirpiklerin kıvrımını daha etkili bir şekilde belli edecektir.

Fırçanıza saç spreyi uygulayın
Saçlarınızı kuruttuktan sonra fırçanızın üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçınızı tarayın. Böylelikle saçlarınız kaskatı olmadan hacmini ve parlaklığını koruyacak.

Nemlendiricinize bebek yağı katın

Parlak ama çok yağlı görünmeyen bacaklara sahip olmak için günlük vücut nemlendiricinizin içine bir damla bebek yağı ekleyin.

Bitki yağından yararlanın

Tırnakların etrafını çevreleyen ölü derilerin sertleşip şeytan tırnağına dönüşmemesi için, bu bölgelere bir miktar kayısı yağı damlatın.

Uçuğunuzu kremle yatıştırın
Uçuğun çıkmaya başladığını hissettiğiniz anda üzerine bir miktar yoğun formüllü nemlendirici sürerek daha kötü bir hale gelmesini önlemiş olursunuz.

Göz kaleminizi dondurun

Göz kaleminizin ucu uygulama sırasında dağılıyorsa, onu 15 dakikalığına buzluğa koyun.
Sivilcenize diş macunu sürün
Sadece bir bezelye büyüklüğünde uygulayın. Diş macunu sivilcenin yağını emerek daha fazla büyümesini engeller. 15 dakika sonra yüzünüzü yıkayın.

Sabunu susuz kullanın
Kullanmaya kıyamadığınız sabunlarınızı iç çamaşır çekmecenize veya tişörtlerinizin durduğu rafa koyarsanız, bunları giydiğinizde harika kokarsınız.

Kaşlarınızı diş fırçasıyla tarayın
Kullanılmamış nemli bir diş veya kaş fırçasının üzerine saç spreyi sıkarak kaşlarınızı rahatça düzleştirip şekle sokabilirsiniz.

Kuru bölgelerinize pişik kremi sürün
Çatlak dirsek ve ayak topuklarınızı yumuşatmak için bu bölgelere yoğun bir tabaka halinde pişik kremi uygulayın.

Yumuşak kirpikler
Gözlerinize makyaj yapmadan ilgi çekmek için, kirpiklerinizin ucuna birkaç damla vazelin uygulayıp tarayın. Böylece seksi ve parlak bakışlara sahip olacaksınız.

Saç tellerinizi yatıştırın

Saç spreyini uyguladıktan sonra, kutusunu yatay şekilde tutarak saçınızın üzerine baskı uygulayın.

Koltuk altınıza peeling

Eğer koltuk altlarınız kuruyor ve pul pul dökülüyorsa narin bir vücut peeling'i ile bu bölgeyi yumuşatabilirsiniz.

El kreminiz oto bronzan ile harmanlayın
Solaryuma gitmeyi tercih etmiyorsanız birkaç damla bronzlaştırıcı kremi el kreminizle karıştırın ve bu karışımı bacaklarınıza sürün.

Doğal bukleler için

Saçlarınızı fön kullanmadan doğal yollarla kurumasını bekleyin.
Cilt lekeleri için çay torbası
Eğer cildiniz bir sebepten ötürü tahriş olmuş ve sişmişse, demli ama soğuk bir poşet yeşil çayı cildinizin üzerine yerleştirin, iki-üç dakika kadar tutun.

Sirke ve sodayla parlak saçlar
Bir ölçek sirkeyi dört ölçek sodayla karıştırın ve saçınızı bu karışımla ıslatın. 15 dakika boyunca saçınızda kalmasına özen gösterin. Böylece istediğiniz parlaklığa kavuşabileceksiniz.

Kendi kreminizi kendiniz yapın
Kokusuz bir kreme damlatacağınız birkaç damla parfüm ile saatlerce istediğiniz gibi kokmanın keyfine varın.

Dişlerinizi ağız gargarası ile fırçalayın

Eve geç geldiğiniz gecelerde kendinizi dişlerinizi temizleyemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız, ağzınızı bir gargara ile çalkalayın. Ardından kuru diş fırçanızla diş etlerinizin dişlerinizle buluştuğu noktaları hafifçe fırçalayın.

Yumurta beyazıyla yüzünüzü canlandırın

Yumurtanın beyazını cildinize maske şeklinde yayın. Daha sonra beş dakika yüzünüzü yıkayın.

Bacaklarınızı saç kremiyle tıraş edin
Tıraş köpüğünüz bittiyse onun yerine saç kremi kullanabilirsiniz. Bu krem, tüylerinizi yumuşatarak tıraşı kolaylaştıracak ve bacaklarınızı da ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturacak.


Bia 16 Haziran 2008 11:40

Alımlı Gözler için:

Gözlerimiz


ve onlardan yansıyan bakışlarımız tüm kimliğimize anlam katar. Onların dikkat çekmelerini ve etrafa güzel bakmalarını sağlamak sizin elinizde. İşte güzel bir makyajın ince noktaları, gözlere canlılık kazandıran egzersiz ve bakımlar...

Günlük Bakım :

Göz çevresi için özel bir krem kullanmak gerçekten şart mı? Hiç şüphesiz evet! Vücudumuzun en hassas bölgesi olan gözlerimizde kullanacağımız ürünlerin de, bu duyarlılığa uygun, özel üretilmiş ürünler olmaları şart. Göz çevresi derisi, yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha ince. Bu nedenle bakımını, onu tahriş etmeyecek kadar hafif dokunuşlarla yapmak gerekli. En doğu seçim, yağlı olmayan, hafif jel ve solüsyonlar kullanmak. Diğer yandan, göz çevresi, diğer bölgelere oranla, kullanılan
ürünlere karşı çok daha duyarlı. Bu duyarlılıkları nedeniyle, formülleri göze özel üretilmiş, tahriş etmeyen ve alerjik olmayan kremleri kullanmalısınız. Ancak bu şekilde, hiçbir yan etkiye maruz kalmadan istediğiniz sonucu elde edebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da, kullandığınız ürünlerin Ph değerinin göz yaşlarının Ph değerinden daha düşük olması. Göz için üretilen özel ürünlerin, en büyük özellikleri, gözenekleri derinlemesine temizleyip, sıkılaştırarak gerginleştirici etki yapmaları. Bu ürünler aynı zamanda göz çevrelerinizi,

Gözleri Rahatlatan Küçük Egzersizler:


İçinde yaşadığımız dünyada, gözlerimiz stres kaynakları, yapay ışıklar, bilgisayar, televizyon gibi birçok etkene maruz kalır. Bunların kötü etkileri ile mücadele etmek için ve gözlerinizi dinlendirmek için yapabileceğiniz küçük egzersizler var. İki elinizin avuç içleri ile gözlerinizi kapatın ama avuçların gözlerinize değmemesine özen gösterin. Gözkapaklarınızı kapalı olarak, karanlıkta bir süre tutun. Isı ve karanlık gözlerin dinlenmesini sağlayacaktır. Özellikle bürolarda, bilgisayar başında çalışanlar, gözleri yoruldukça bu egzersizi sık sık yapılabilir.

Göz Makyajı için ipuçları:


Gözler çok hassas bölgeler oldukları için, makyaj yaparken ilk dikkat etmeniz gereken, kullandığınız malzemelerin kaliteli olması. Daha sonra renklerin uyumuna çok dikkat etmelisiniz. İyi bir makyaj,gözlerinizin güzelliğini birkaç kat daha vurgulayacaktır

Kaşlar:


Gözlere anlam kazandıran, onlara kişilik veren kaşlardır. Onlara düzgün bir şekil vererek, hafifçe fırçalayarak ve küçük kalem darbeleri ile kalınlaştırarak, gözlerinizin genç görünmesini sağlayabilirsiniz. Kaşlarınıza şekil verirken, asıl dikkat etmeniz gereken, kaşlarınıza doğru açı vermek. Kaşlarınızın doğru yerde başlayıp, doğru yerde bitmesini sağlamak için, ince bir kalem alın. Önce bunu göz pınarlarınızdan yukarı doğru uzatın. Kalemin dış tarafından kalan fazlalıkları alın. Gözlerinizin dış tarafını da aynı yöntemle şekillendirin. Kaşların güzel görünmeleri için, her zaman yukarı doğru olmaları gerekir. Asla gözlerinizin üzerine inen bir kaş hattınız olmamalı. Böyle bir açı sizi daha yaşlı gösterecektir.

Farlar:


Far rengi olarak asla gözleriniz ile aynı rengi seçmeyin. Bu yapabileceğiniz en büyük hata olur. Koyu renk gözlüler, mavileri, canlı yeşilleri, sarı ve altın tonlarını, bej ve tonlarını tercih ederken; yeşil gözlüler ise, rozeleri, fuşyaları, lilaları, mavi ve kahverengileri seçmeli; asla yeşil tonlarını kullanmamalılar. Mavi gözlüler ise, yeşil ve mavilerden kaçınmalı, bunun yerine kahverengi, kızıl, gri tonlarına yönelmeliler. İyi bir etki sağlamak için, tek bir renk yerine iki ve hatta üç rengi karıştırmak daha başarılı sonuç verir. Bir açık, bir koyu, bir de orta renkle çok alımlı gözlere sahip olabilirsiniz. Eğer hangi renkleri karıştırabileceğinizi bilmiyorsanız, sakın endişelenmeyin. Bugün, bütün büyük kozmetik firmaları, birbiri ile kullanılabilecek renkleri aynı kutu içerisinde bir araya getirerek satıyorlar.

Kalem Çekme Teknikleri:


Kalem, gözün kontürlerini takip ederek sürülür. Çizginin gözün dışına doğru kalınlaştırıması gözlerinizi ve bakışlarınızı daha çok vurgulamaya yarar. Ayrıca kalem yardımı ile, gözünüzün şekli üzerinde oynama şansınız da var. Örneğin, yuvarlak gözleri olanlar, kalemi çok ince olarak çekmeli ve uçlarını yatay olarak bir parça uzatmalıdırlar. Kirpiklerin altına kalem sürmek, gözün daha küçük görünmesine yol açar. Eğer gözleriniz birbirlerine çok yakınsa, kalem hattını iyice dışarı doğru çekmelisiniz. Ancak gözleriniz birbirinden çok ayrı ise, çizgilerin çok kısa olması ve gözün dış sınırında hemen bitmesi gerekir. Çok küçük gözleri daha büyük göstermek için, kalemi gözkapağının hemen üstünden kalın bir hat olarak çekmelisiniz. Büyük gözlerde
ise kalemi ince bir hat şeklinde çekmek çok daha iyi sonuç verecektir. Badem gözlüler ise kesinlikle gözlerinin bu şeklini gizlememeli; aksine, bu güzel şekli vurgulamak için, kalemi yukarı doğru çekmeliler.

Maskara Nasıl Sürülmeli.? :


Maskara sürdükten sonra kirpiklerinizde top top birikintilerin olmaması için fırçadaki fazlalıkları, tüpün kenarında temizlemelisiniz. Üst kirpiklere sürerken önce, üstten ince bir kat geçip, daha sonra alttan yukarı doğur kıvırmalısınız. Fırçayı, tekrardan tübe batırmadan, alt kirpiklerinizin üzerinde de hafifçe gezdirin, çünkü alt kirpik makyajının çok hafif olması gerekir. Kirpiklerin kalın görünmesi için, önce ilk katın kurumasını bekleyin, ikinci katı daha sonra sürün.


nünü 10 Temmuz 2008 08:46

Kadınların en büyük güzellik sırrıdır makyaj. Cildinizdeki kusurları kapatır, kendinizi iyi hissettirir. .Fakat bazen öyle hatalar yapılır ki makyaj sizi çirkinleştirir. Bir güzellik adımı daha atmadan makyaj yaparken yapılan hataları gözden geçirin..

Dudak kaleminin koyu renk olması

- Koyu renk bir dudak kalemi ancak koyu renk bir rujla işe yarar. Başka türlü dudağınızın üstüne bir halka çizilmiş gibi durur. Bu hatayı düzeltmek için açık renk bir dudak kalemi ile dudak etrafındaki gölgeleri alın.

Nemlendiriciden hemen sonra makyaja başlamak
- Pudra, fondöten ya da kapatıcıdan hemen once nemlendirici sürdüyseniz makyajınız her yere bulaşır ve renkler birbirine girer. Bu hatanın tekrarlanmaması için nemlendiriciyi sürdükten sonra 10 dakika bekleyin.

Çok açık renk kapatıcı kullanmak

- Kapatıcının amacı yüzünüzde saklanması gereken lekeleri, göz altındaki morlukları yok etmektir. Eğer teninizden çok daha açık renk bir kapatıcı kullanırsanız saklamak istediğiniz bölge daha çok göz önüne çıkar. Bu hatayı düzeltmek için cildinize uyan bir kapatıcı alın; mesela cildinizin bir ton açığı olabilir.

Allığın çok koyu renk olması
- Elmacık kemiklerinizi belirginleştirmek için koyu renk allık kullanırsanız emin olun istediğinizden çok daha fazla dikkat çeker. Ve koyu renk allık yüzünüzü kirli gibi gösterir. Doğal bir görünüm için çok koyu olmayan bir allık kullanın.

Çok parlak renkler kullanmak
- Koyu pembe ya da turuncu özel bir gün için ideal seçim olabilir fakat günlük yaşantınızda bu renkler sizi hem çok abartılı hem de daha yaşlı gösterir. Bu hatayı düzeltmek için günlük hayatta daha doğal renkleri tercih edin; örneğin kahverengi, bej gibi. Bu tonlar her cilt tipine uyar.


Sedef 21 6 Ağustos 2008 01:12

Güzellik mitleri


Güzelliğe dair duyduğumuz efsanelere her gün bir yenisi ekleniyor. Peki ama hangileri gerçekten doğru?

Yatarken makyajı temizlemek!
Geceleri yatmadan önce makyajını temizlemeye üşenenler; pek çok sivilceye, genişlemiş gözeneklere ve kırılan kirpiklere sahip olmayı göze alıyor demektir. Bu konuda yapılan bir diğer hata da, saçları bozmamak için makyajı saç diplerine kadar temizlememek! Bu durumda makyaj kalıntıları zamanla saç diplerinde birikerek burdaki gözenelerin tıkanmasına neden olur!

Yüzüstü yatmak kırışıklık nedeni!

En yumuşak çarşaf ve yastıklar bile göz çevresinde ve yanaklarda kırışıklığa neden olur. Uyurken sıt üstü yatmaya özen gösterin. Bu konuda zorlanıyorsanız fazla zorlamayın. Çünkü uykusuz kalmanızz cildinize daha çok zarar verecektir!

Boyun bölgesinde vücüt losyonu kullanmak!
Boyun bölgesi narin ve korumaya ihtiyaç duyulan bir bölgedir. Bu bölge ilk başta yüzümüe ait bir bölge gibi görünmese de aslında tam tersidir. Yüzünüz için kullandığınız kremleri boynunuz için de kullanmayı ihmal etmeyin.

Şekerin bağ dokusuna olumsuz etkisi!
Şekerli gıdalar sadece fazla kilolara değil cildin zarar görmesine de neden olur. Fazla şeker aldığımızda cildimiz elastikiyetini kaybeder. Vücuda günde 6 – 10 çay kaşığı şeker alımı idealdir. 60 gramlık çikolata yaklaşık 7, asitli içecekler (0.33 litre) 10 çay kaşığı şeker içerir.

UV-B ışınları gözlere ve cilde zararı!
Özellikle dağ ve deniz kenarında UV ışınları o kadar yoğundur ki, gözleriniz kırışmaktan da öte zarar görür. Bu ışınlar daha bulanık görmeye neden olur. Bu nedenle her mevsim güneş gözlüğü kullanmak şarttır. Güneş gözlükleri için ‘Ne kadar koyu, o kadar iyi mantığı’ her güneş gözlüğü için geçerli değildir. Aynı şekilde açık renkli camlar da bizi bu zararlı ışınlardan her zaman koruyabilir.

Bacak bacak üstüne atmak!
Biz kadınların en svdiği oturma biçimi değil midir bacak bacak üstüne atmak? Ama maalesef bacak bacak üstüne atarsak varislere ve çatlaklara davetiye çıkarmış oluyoruz. Çünkü bu şekilde oturduğumuzda kan damarlarda rahatça akamaz ve kendine yeni yollar arar. Aynı zamanda rahat olduğunu düşündüğümüz bu oturma şekli, omuriliği zorlar. Bu da zamanla sırt ağrılarına yol açar!

‘Çok fazla uyuyanlar çok çabuk şişmanlar’ düşüncesi!
Bu yanlış bir düşüncedir. Çok uyuyanlar sanılanın aksine zayıftır. Az uyuyanlar, uykuculara göre daha çok kilo alma riski taşırlar! Bunun iki nedeni vardır. İlki; açlığı bastıran leptin diğeri de açlık hissi veren ghrelin hormonları. Az uykuyla geçirilen gecelerde kandaki leptin miktarı azaldığı ve ghrelin miktarı arttığı için vücut daha çok kalori ihtiyacı hisseder.

Selülit kremlerini tüm vücutta kullanmak!
Selülit kremlerinde; yağı ve suyu vücuttan atmaya yarayan maddeler bulunur. Bu maddelerin kesinlikle boyun ve göğüs bölgesinde işi yoktur! Çünkü dekolteyi gergin ve yumuşak tutan şey, zaten yağ ve nemdir. Bunlar da selülit kremlerinin içinde bulunmaz.

Sivilceleri azaltan çinko!
Kendimize ekstra özen gösterdiğimiz günlerde sanki antlaşma yapmışlar gibi sevimsiz sivilceler anında yüzümüzde belirir. Onların acilen yok edilmesi konusunda herhangi bir sihirli madde yok. Ama çinko içeren bir kapatıcı oldukça işe yarar! Çünkü çinko antibakteriyeldir. Tedavi sürecine destek olur. Ayrıca kızarıklıkları kapatır. UV ışınlaından dolayı reaksiyona karşı korur.


firstlady 26 Ağustos 2008 12:28

Cilt Temizliğinin Püf Noktaları

İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.



CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN

Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.

KURU CİLTLERE KREM

Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

MİKROFİBER KUMAŞLAR

Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.

TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ

Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.

GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN

Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.


GÜLGECELER 27 Ağustos 2008 15:56


Gülle gelen güzellik


Güller, kadınları güzelleştirmek için mucizevi bir iksir...
Çiçeklerin kraliçesi olarak sayılan ve özel günlerin anlamlı çiçeği gülün marifeti sadece kadınların gönlünü fethetmek değil! Aynı zamanda onları güzelleştirmek için mucizevi bir iksir...

Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden. Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor.

Anadolu'nun gül diyarı olarak bilinen Isparta - Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.

Cilt Temizliği
- Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice kaynatın.

Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın kenarları hariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını alıp temizler. Gül kokusu cildi rahatlatır ve besler.


- 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz.

- Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın sonra bir çay kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin.

Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz.
Cilt bakımı

- Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.

- 3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir.

- Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.

- Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza yardımcı olacaktır.

Saç bakımı

- 30 gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, kepeklenmesini önler.

- 4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın.

Sağlıklı yaşam

Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir, yaralara ve tıkanıklıklara iyi gelir.

- İshali engellemek için 20 gr. Gül kurusunu 1litre suda kaynatın, günde 3 fincan içebilirsiniz.

- 2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine yarım limon suyu katın. Bu karışım hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir.

- 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin.

Gül yağının faydaları

- Antiseptik (mikrop öldürücü )olarak kullanılan gül yağı makyajı temizler, ciltteki doğum lekelerini alır. Alerjik ciltlere iyi gelir. Cilde canlılık kazandırır.

- Boğaz ve bademcik iltihaplarının giderilmesine yardımcı olur.

- Ellerinizin ve cildinizin güzelleşmesi için gül yağını badem yağıyla karıştırıp, kullanabilirsiniz.

Hassas ciltlere gül suyu

Aşağıdaki belirtilerden üç veya daha fazlasına sahipseniz cildinizin hassas olduğunu söyleyebiliriz...

- Yün ve keten gibi sert kumaşlar cildinizi rahatsız ediyor. Kaşınmaya ve bunu takip eden birkaç gün boyunca yanmaya sebep oluyor.

- Sürdüğünüz parfüm veya taktığınız nikel takılar teninize değdiği yerlerde kurdeşene neden oluyor.

- Kaşımasanız bile bir sivrisinek ısırığı günlerce kalıyor.

- İçeriğinde mineral yağ, koruyucu veya güçlü bir koku bulunan cilt temizleyicilerini uyguladığınızda, cildiniz bozulmaya daha meyilli hale geliyor.

- Saçınızın doğal rengi sarı veya kızıl. Ayrıca teninizin rengi çok açık veya çilleriniz var.

- Güneşe, soğuğa, sıcağa, neme veya rüzgâra maruz kaldıktan sonraki birkaç gün cildiniz batıyor, kaşınıyor veya geriliyor.



nünü 29 Ağustos 2008 09:28

Çantamda Olmazsa Olmaz

http://www.7inci.com/img/745/cnta0.jpg
Kızlar, bizbizeyken şunu bir açıklığa kavuşturalım. Hepimizin çantası makyaj malzemeleri ile dolu. Hatta küçücük çantalar moda olduğunda bile cüzdanımızı küçülttük ama yine de parlatıcımızı almadan çıkmadık. Ee yemek yeriz parlatıcımız gidiverir. O zaman onu hemen tazelemek gerekir. Dudaklarımız her daim parlamasın mı? Peki ya bu sıcak günlerde çantaya bir parfüm atmadan sokağa çıkılır mı? Güzel kokumuz yanından geçtiklerimizin bile başını döndürmeli. Ve tabii ki allık. Elimizde makyaj çantamız koşa koşa tuvaletin yolunu tutmamızın başlıca sebebi. İşte çantamızın olmazsa olmazları:
http://www.7inci.com/img/745/cnta1.jpg
Moroccan gülleri, Fransız manolyası ve Mısır yaseminleri ile Agent Provocateur adı üstünde yanınızdakileri kışkırtmak için tasarlanmış bir parfüm. 98 ytl değerindeki parfümü tüm güzellik marketlerinde bulabilirsiniz.
http://www.7inci.com/img/745/cnta2.jpg
Pastel'in High Gloss adını verdiği dudak parlatıcısı ise her kızın elinden düşüremediği makyaj malzemesidir. Uzun süre dayanan bu ürün parlak, ıslak ve dolgun görünümü ile hem çantamıza hem kalbimize giriyor. Ürünün fiyatı ise 8.25 ytl.
http://www.7inci.com/img/745/cnta3.jpg
Lancester kompakt pudra ise olmazsa olmazlarımızın başlıcasıdır. Cansız yüzümüze yeniden taze bir görüntü kazandıran, ve cildi tahriş etmeyen ürünün fiyatı 87 ytl.


eLmA_$eKeR! 30 Ağustos 2008 21:55

http://www.elemanyak.org/style_images/1/spacer.gif



Gençlik, aşırıya kaçılmadıkça, makyaj ile deneme ve eğlenme zamanıdır.

Fondötene ihtiyacınız olmadığı gibi, çerçeveleme veya gölgeleme gibi çok ciddi makyaj teknikleriyle uğraşmanıza da gerek yok.

Unutmayın, siz önde olmalısınız; makyajınız değil.


CİLT BAKIMI :



Bu dönem cildiniz için doğru bakım disiplininin oturtulduğu dönemdir.

Cildinize uygun bir temizleme kremi bularak sabah, akşam kullanın.

Gün sonlarında yüz temizliğinde daha da özenli olun.

Eğer yağlı bir cildiniz veya sivilceniz varsa jel temizleyicileri deneyin.

Cildi nemlendirme de çok önemlidir.

Sivilce sorununuz varsa yağsız bir nemlendirici kullanın.

Bu tip sorunlarda, genellikle eğilim cildi kurutmaya yöneliktir.

Halbuki, bu yöntem cildi daha da kötüleştirir.

Doğru olan, uygun bir nemlendirici ile gözeneklerin nefes almasını sağlamaktır.

Şöyle ya da böyle, herkes gençlik çağlarında sivilce veya bir takım başka cilt problemleriyle uğraşmak durumunda kalmıştır.

Bu durum sıkıcı olmasına rağmen, üstesinden gelmek için pek çok çözüm ve tedavi yolu vardır.



TEN :



Kapatıcı (concealer):

Cilt renginize tam olarak uyanını satın alın.

Yüze uygulandığında belli olmamalıdır.

Fark ediliyorsa cildinize uymayan bir renk demektir.

Sadece kusurlarınızı örtmek için kullanın.

Hafif bir pudrayla oturmasını sağlayın.

Cildiniz genç olduğu için fondöten kullanmanıza gerek yok.



Allık:

Allık görünümde büyük değişiklik yapar.

Kendiniz için doğru rengi bulun ve elmacık kemiklerinizin üzerine sürerek iyice dağıtın.

En doğru allık rengi, spor yaptığınız zaman yanaklarınızın dönüştüğü renktir.

Eğer kullandığınız allık çok belli ise allık tonunuz yanlış demektir.


Toz allık mı, krem mi? Cildiniz pürüzlü ise, en iyisi ve uygulama açısından en kolayı toz allıktır.

Krem allık, canlı ve doğal görünür ancak uygulaması daha zordur.

Sürdükten sonra, hem yanağa hem de yanlara ve aşağılara doğru iyice yedirilmesi gerekir.

Cildiniz yağlıysa krem allıktan uzak durun.


GÖZLER :



Göz farı : Gençlik, gözlerinizin muhteşem görünmesi için fazla makyaj gerektirmeyen bir dönemdir.

Unutmayın ki fazla makyaj gözlerinizin güzelliğini yok eder.

Gölgelendirme için hafif, eğlenceli renklerle pastel, yumuşak, metalik ve biraz da canlı renkler deneyin.

Asla koyu renk gölgelerle göz şeklinizi değiştirmeye çalışmayın.

Bu, gözlerinizin olduğundan daha küçük görünmesine neden olur.

Kalın hatlı eyeliner veya kalem de sert bir görünüm verir.

Bunun yerine, en sevdiğiniz farınızı göz çevrenize uygulayın.

Daima az gölgeyle başlayın; yetmiyorsa eklemek, fazlasını silmekten daha kolaydır.

Leylak veya lavanta tonlarından biri hemen herkeste güzel durur.


Rimel: Hem üst hem alt kirpiklerinize sürün, dışa doğru daha kalın uygulayın.

Doğal bir görüntü sağlamak için kahverengi rimel kusursuzdur.

Siyah fazla sert görünebilir.


Kaşlar: Doğru şekli bulmak önemlidir, ama şüphe duyuyorsanız kendi kaşlarınıza sadık kalın.

Kalın ve doğal görünümlü ellenmemiş kaşlar yanlış alınmış kaşlardan daha güzeldir.


DUDAKLAR :



Günlük kullanım için dudak renginize benzeyenleri seçin.

Özel günlerinizde (mezuniyet gibi!) doğal renkli bir kalem ile dudak çevrenizi çizip üzerine parıltılı bir parlatıcı kullanın.


Diş telleri: Diş telleriniz varsa, çıkarıncaya kadar parlak rujlardan kaçının.

Dudaklarınızın kurumasını önleyecek dudak koruyucuları veya parlatıcılar kullanın.

Çatlaklar ağzınıza, yani istemediğiniz yerinize dikkat çekebilir.

Diğer yüz hatlarınıza yoğunlaşın: bakımlı bir cilt, hafif allık ve belki gözlerinize uygulayacağınız küçük bir gölge dikkati başka tarafa çeker.


SAÇ BAKIM PROGRAMLARI






KURULUK :


nedenleri :


Sebumun(*) yetersiz salgılanması gibi iç etkenler.

Perma, boya, sıcak kurutma, uzun süreli güneşlenme gibi dış etkenler.



* Bu duruma gidermenin yolu besleyici bir program uygulamaktır.


Ne yapmalı?


* Eğer saçınız çok yıpranmışsa ( güneş sonrası gibi ) şampuandan önce besleyici bir ürün uygulayın.

Saçınızı sıcak bir havluyla sararak, uyguladığınız üründe önerilen süre kadar bekleyin.

Sıcak havlu ürünün saçınıza daha iyi nüfuz etmesini sağlar.

Şampuan öncesi uyguladığınız bu bakımın avantajı, saçı daha sonraki bakımlara hazır hale getirmektir.


* Daha sonra, saç tipinize uygun ve besleyici özelliğe sahip bir şampuan ile saçınızı yıkayın.


* Kuru saçlar onlarla ilgilenmenize bayılır; şampuan sonrası saç kremi uygulamakta tereddüt etmeyin.

Kreminizi durulama gerektirmeyen ürünler arasından da seçebilirsiniz.

Bu tip ürünlerin avantajı diğer yıkamaya dek saçı dış etkenlere karşı korumasıdır.


* Haftada bir kez, kuru saçlar için hazırlanmış besleyici bir maske uygulayın.


* Saçınızı çok sıcak kurutmayın.

Eğer güneşleniyorsanız, şapka veya bandana kullanın ya da güneşten koruyucu bir ürün uygulayın.


* Saçınızı hiç bir zaman sert bir şekilde fırçalamayın.

Kuru saçlar kırılmaya çok meyillidir.

Fırçalamadan önce saçınızın kolay taranmasını sağlayacak ürünler kullanmaktan çekinmeyin.

Saç fırçanızı ise yumuşak ve doğal kıllı olanlardan seçin.

Saçın doğal korunmasını köklerdeki sebum salgısı sağlar.

Saçınızı kökten uca doğru fırçalayın, böylece sebumun saç boyunca yayılmasını sağlamış olursunuz.


* Kuru saçlarda saç uçlarında çatallaşmalar yani kırıklar çok sık görülür.

Saç uçları köklere göre daha hassas ve kırılgandır.

Onları düzenli olarak kestirin.




(*) derinin sahip olduğu yağ.





DÖKÜLME :


Günde 100 kadar saç teliniz dökülüyorsa huzursuz olmayın.

Bu dökülme yeni çıkan saçlarla dengelendiği için gayet normal.

Saçlarınızın sağlığını korumaya devam etmeniz yeterli.


Normal sınırların dışında bir saç dökülmesi yaşıyorsanız, mutlaka önlem almanız gerekiyor.

Eğer bir saç hastalığınız yoksa, normalden fazla saç dökülmesinin genellikle 3 nedeni vardır:


- İlkbahar ve sonbahardaki iklim değişimleri.

- Hamileliğe bağlı hormonal değişiklikler ( özellikle doğumdan sonraki 3 aylık dönem)

- Bilinçsiz olarak uygulanan zayıflama rejimleri.


Ne yapmalı?


* Saç dökülmesini engellemek için en az 3 ay bakım uygulamanız gerekir.

Ayrıca bu bakımı beslenme ile de takviye etmelisiniz.

Unutmayın, saç kökünün beslenmesi yediklerimizle doğrudan ilişkilidir.

Özellikle H, B5, B6, çinko gibi saçı besleyen vitamin, mineral ve besinlerden mahrum kalmayın.


* Saçınızı saç yapınıza uygun ve sık yıkama için hazırlanmış bir şampuanla her gün yıkayın.


* Bebek şampuanı kullanmayın. Büyüklerin saçları için yetersizdir.


* Haftada bir kez mutlaka besleyici ve nemlendirici maske uygulayın.

Bu, saçınızı hem dışarıdan gelecek zararlı etkenlere karşı korur hem de kuvvetlendirir.


* Güneşlenme, havuz ve deniz sırasında koruyucu ürün kullanın.






PARLAKLIK KAYBI


Saç, gün boyu, kireç, sigara dumanı, yağmur ve hava kirliliği yüzünden tozlanıp kirlenir.

Bir de bunlara uzun süreli güneşlenme, sıcak kurutma, perma ve boya gibi etkenler eklenince

saçın yapısında değişiklikler oluşmaya başlar.

Su ve sebum yetersizleşir. Korunmasız kalan saç parlaklığını kaybeder ve donuklaşır.

Saçınıza eski parlaklığını kazandırmak, ışığı daha iyi yansıtmasını sağlamak için

özel bir program uygulamanız gerekir.


Ne yapmalı?


* Öncelikle, saçınızı gün boyu birikmiş kirden arındırmak için köklerden uçlara doğru iyice fırçalayın.


* Daha sonra, saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın.

Böylece saçınızdaki kireç ve kirlilik yok olacak, saç telleriniz kayganlaşacak,

saçınız parlamaya başlayacaktır.


* Şampuandan sonra saç telleriniz parmaklarınızın arasında gıcırdayana dek ılık su ile durulayın.

Durulamanın sonunda, saçınıza soğuk su tutun.

Soğuk su, saç tellerinize canlılık ve dirilik verecektir.



* Saçınızı derinlemesine tazelemek ve parlaklığına kavuşturmak için

haftada bir kez parlaklık verici özel bir maske uygulayın.


* Daha parlak bir görünüm istiyorsanız, saçınızı kurutup şekillendirdikten sonra parlatıcı bir spray sıkın.





ESNEKLİK KAYBI


Saçınız elleyince bir köpüğü andırıyorsa, şekil vermekte zorlanıyorsanız,

canlılığını, diriliğini ve gücünü kısaca esnekliğini yitirmiş demektir.



Esneklik kaybı her tip saçta görülebilir.

Nedeni ise, genellikle, stres, sigara, uykusuzluk gibi sağlıksız bir yaşam ve dengesiz beslenmedir.

Sizin canlılığınızı yok eden bu kötü koşullar saçınızı da etkiler.

Çözüm, vitaminler ve enerjidir.

Ciddi bir şekilde bakım programı uygulamanız gerekir.


Ne yapmalı?


* Saçınızı, saç tipinize uygun olarak seçtiğiniz şampuan ile dönüşümlü olarak,

enerji verici özel bir şampuan ile de yıkayın.


* Şampuan sonrası, vitaminler açısından zengin, canlandırıcı özelliğe sahip bir yıkama maskesi uygulayın.

Uygulama sırasında saç diplerinize masaj yapın.

Masaj sırasında sert olmayın, küçük basınçlar uygulayarak kan dolaşımınızın hareketlenmesini sağlayın.


* Saçınızı mümkün olduğunca kendi kendilerine kurumaya bırakın.

Eğer sıcak kurutma yapmak durumundaysanız, saç kurutma makinesini saçınızdan 30cm. uzakta tutun.


* Şekil vermek için canlılık ve enerji veren ürünler kullanın.

Seçtiğiniz ürünlerin sprey, köpük ve su gibi hafif yapıda olmalarına özen gösterin.


* Saçınızdaki esneklik kaybının genellikle iç nedenlerden kaynaklandığını unutmayın.

Dengeli beslenin ve vitamin alın.

Özellikle B vitamini saçlara canlılık verir.



* B vitamininin en çok bulunduğu besinler: Tahıllar, baklagiller, fındık, çay, süzme bal, bira mayası,

ıspanak, bezelye, fasulye, karnıbahar, lahana, süt, yumurta, kırmızı et, karaciğer, böbrek ve balık.




HACİMSİZ SAÇLAR



Saçınızı fazla hacimsiz mi buluyorsunuz?

Bunun iki nedeni olabilir: ya saç tellerinizin incedir ya da normal kalınlıktadır

ama çok düz oldukları için kabarmazlar.

Saç telleriniz inceyse onlara hacim kazandırmak için

ince saçlar için özel olarak üretilmiş ürünler tercih etmelisiniz.

Saçınız çok düzse onu ağırlaştıracak ürünlerden uzak durun

ve saçınızı hacimli gösterecek modeller uygulayın.

Örneğin, uzun saç daha ağırdır ve ağırlığından dolayı kısa saça göre daha hacimsiz görünür.


Ne yapmalı?


* Saçınızı hacim kazandırıcı bir şampuan ile yıkayın.

Kremli şampuanlardan kaçının.


* Şampuandan sonra, hacim verici bir yıkama maskesi uygulayın.


* Saçınızı havluyla hafif friksiyonlar yaparak kurulayın.

Böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır.

Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.


* Eğer saç telleriniz inceyse ince telli saçlar için hazırlanmış bir serum uygulayın.


* Saçınıza şekil verirken hacim artırıcı spray veya köpüklerden yararlanın.


http://img145.imageshack.us/img145/8094/sabakmsh6.png



Uzun veya kısa, düz veya kıvırcık...

bakımlı saç her kadını güzel gösterir üstelik kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.

Lepiska saçlar için, işte bazı ipuçları.







YIKARKEN :


- Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır.

Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için

fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin.


- Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın.

Şampuanınız daha etkili olacaktır.


- Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa

saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın.


- Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır.

Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez.

Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur.


- Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır.

Ayrıca saç ne kadar kirliyse şampuan o kadar az köpürür.

Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir.

Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez.






HACİM KAZANDIRMAK :


- Saçınızı yıkadıktan sonra havluyla hafif friksiyon yaparak kurulayın.

Daha sonra saç dibinize masaj yapın.

Bu yöntemle saç dipleriniz uyarılır ve kan dolaşımı düzenlenir;

böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır.

Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.


- Saçınız kuruyken hacim kazandırmak istiyorsanız,

bir püskürtücü yardımıyla nemlendirin ve yuvarlak hareketlerle saç dibinize masaj yapın.

Daha sonra şekillendirici bir köpük kullanın ve saçınızı kurutma makinesi ile kurutarak köpüğü sabitleyin.


- Saçınızı fırçalarken öne doğru eğilerek içten fırçalayın.

Sonra arkaya atarak dıştan da fırçalayın.

Bu işlem saçı iyice düzeltecek ve daha "havalı" durmasını sağlayacaktır.


- Küçük bir reçete: bir havluyu birayla nemlendirerek nemli saç diplerinize sürüp saçınızı öyle kurutun.

Biradaki maya saçın hacmini artırarak harika görünmenizi sağlayacaktır.






BAKIM :


- Saçınız düzse, muhtemelen yağlanmadan şikayetçisiniz.

Bunu önlemek için günlük olarak derin temizleyici bir şampuan kullanıp,

haftada bir yağ birikimini önleyecek temizleyici jel uygulayın.


- Saçınız kıvırcıksa, muhtemelen kuruluk probleminiz var;

nemlendirici bir şampuan ve krem kullanın.

Yıkadıktan sonra saçınızın suyunu bir havluyla alıp,

4-5 damla silikon bazlı parlaklık verici serum uygulayın (saçınızın kalınlığına göre miktarı artırabilirsiniz).

Saçınızı elinizle açın ve kendi kendine kurumasını tercih edin.


- Saçınız dalgalıysa, parlaklık artırıcı bir şampuan ve krem kullanın.

İyi çalkalayın.

Geniş dişli bir tarakla saçlarınızın uçlarını açıp uçlardan köklere kadar

silikon bazlı parlaklık verici bir sprey uygulayın.

Önüne bigo takılmış bir fönle kurutun.


- Yaz aylarında saçınızın ve saç derinizin bakımına daha fazla özen gösterin.

Boyalı, permalı saçların yazın özellikle bakıma ihtiyacı vardır.

Kullanacağınız ürünlerin güneş korumalı olmasına dikkat edin.

Saçınıza nem verecek bakım maskeleri uygulayarak besleyin;

saçınızdaki kuruluğu ve yıpranmayı önleyerek canlı, parlak bir görünüm sağlayacaktır.

Saçınızı deniz tuzu ve klordan tamamen arındırmak için çok iyi durulayın.






BOYA YAPARKEN :


- Kötü sürprizlerle karşılaşmamak için ya da bir ürünü ilk kez kullanıyorsanız;

boyayı önce bir tutam saçınızda deneyin.

Daha tedbirli davranmış olursunuz!


- Saç diplerinize dudak besleyicisi sürün!

Cildinizle saçınız arasında kalan bu bölgede oluşan mumumsu besleyici,

boyanın cildinize yayılmasını önleyecektir.


- Saçınızı boyandıktan sonra oraya buraya dağılmış boyayı temizlemek için boyanın bir kısmını saklayın.

Boyalı bölgeye taze boyayı sürdükten sonra bölgeyi ılık suyla yıkayın.


- Saçınıza ışıltı ve parlaklık kazandırmak için boyalı saçlar için hazırlanmış olan şampuanları tercih edin.

Yeniden yapılandırıcı ve enerji verici bir serumla düzenli olarak kür yapmayı da ihmal etmeyin.






KÜÇÜK REÇETELER :


- Saç deriniz kuruyor ve kaşınıyor ise, başınızı elma sirkesiyle yıkayın.

Elma sirkesi kaşıntınızın kesilmesine yardımcı olacak, kuruluğu da giderecektir.


- Saçınız sürekli karışıyor ve zor mu taranıyor?

Herhangi bir saç kreminden çok az bir miktarı (birkaç damla) spreyli bir şişeye koyun.

Su ekleyin ve iyice çalkalayarak kullanın.


- Kepekten korunmak için bal kullanın!

Çeyrek bardak sıcak suda 1 kaşık balı eritin.

Parmaklarınızla saç diplerinize masaj yaparak bu karışımı iyice yedirin.

Daha sonra saçınızı yıkayıp durulayın.

Farkı farkedeceksiniz!


http://img152.imageshack.us/img152/9762/saboyamaro9.png





Kimyasal boyalar mı yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli?

Saç rengini değiştirmek, beyazları gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için...

En uygun saç boyası nasıl seçilir?

Hangi metoda öncelik tanınmalı?

Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım?

Güzel günlerin şerefine saçlarınıza eğlence katın!
< /span>







KİMYASAL BOYALAR : KULLANIŞLI VE BAZEN AGRESİF


Üç ana kimyasal boya vardır:

Direkt boyalar saçı değiştirmez.

Doğrudan saç telinin dış yüzeyine sabitlenirler.

Boya negatif, saç pozitif yüklü olduğundan birbirlerine mıknatıs gibi yapışarak saça sabitlenirler.

Bu boyalar saçın renginin açılmasına veya beyaz saçların örtülmesine izin vermez

ancak saçta yansımalar sağlar.

Etkileri birkaç (genellikle 6-8) şampuanlamadan sonra hafifler.

Oksidasyon bazlı boyalardan daha iyi tolere edilirler.


Kalıcı boyalar olarak bilinen oksidasyon bazlı boyalar saç teline nüfuz eder.

Bunlar, saçın ve özellikle saça rengini veren melaninin yapısını değiştirir.

Bu boyalar iki bileşik ile iş birliği halinde etkilerini gösterir: oksijenli su (oksidan) ve amonyak (alkalin).

Amonyak, saç teline kimyasal boyanın girmesine izin verecek şekilde saçın kabuğunu açar.

Kabuklar açıldıktan sonra amonyak uçar.

Oksijenli su ise saç telinin içindeki doğal renk hücrelerini değiştirerek

boyaların birleşip görünebilir olmasına izin verir.

Bu boyalar beyaz saçların tamamen kapanmasına izin verdiği gibi,

saç rengine yapılacak açma veya koyultma gibi kökten renk değişimleri için de uygundur.

Dayanıklılıkları ise uzun sürelidir.


Ton sür ton olarak adlandırılan boyalar ise,

yukarıda anlatılan direkt boyalar ve oksidasyon bazlı boyaların ortalarında bir yerde bulunur.

Amonyak içermezler ama oksijenli su içerirler.

Saç kabuğunun açılıp boyanın tutunması için amonyak yerine aynı işlevi gören

farklı bir molekül kullanılmaktadır.

Yani bu tür boyalarda da saç teli kabuğunun hemen altı boyayı tutar.

Bu da ton sür ton boyamanın direkt boyalardan fazla ama

oksidasyon bazlı boyalardan daha az dayanması anlamına gelir.

Ton sür ton boyalar %50’ye varan oranlarda beyaz saçları örter

ve yaklaşık 24 şampuanlama içinde de hafifler.






BOYAMA FARKLARINI ANLAMAK KOLAY MIDIR ?


Evet, farklı boyama şekillerini ayırt etmek kolaydır.

Boyama şekli çoğunlukla kutunun üzerinde belirtilmiştir.

Ayrıca göz önüne alınabilecek çeşitli ipuçları da vardır.

Örneğin, “ 6-8 şampuanlamadan sonra hafifler ” dendiğinde uçucu bir boyama şekli anlaşılır.

“ Beyaz saçları tamamen kapatır ” ibaresi ise oksidasyon bazlı bir boyayı tanımlar.






DOĞAL BOYALAR SAÇI KUVVETLENDİRİR


Kına çok popülerdir.

Kınanın avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların

saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmamasıdır.

Kına en fazla tanınan doğal saç boyasıdır.

Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına;

Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde edilir.

Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken

esmer veya turuncu tonlarından geçer.

Bunlar da maun ve kumral yansımalar elde edilmesine neden olur.


Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılır.

Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmaz;

bu nedenle bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gider.


Doğal boyalar saç telinin içine nüfuz etmez, beyaz saçı tam olarak kapatamaz.

Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır.

Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır.

Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız nötr kına uygulayın:

boya maddelerinden arınmış kına saçınızı boyamaz.


Doğal boyaların özelliği, sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir.

Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar.

Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.


Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur.

Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar;

çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar.

Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan

saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.


Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar.

Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen,

her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır.

Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa,

uygulama süresi kısa tutulmalıdır.


Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında,

kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır.

Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun süre tutar.

Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.






BOYALAR SAÇI BOZAR MI ?


Evet, özellikle saç telinin yapısını değiştirerek boyayan bazı kimyasal boyalar

uzun dönemde saçınıza zarar verebilir.

Bunlar, direkt boyalar ile ton sür ton boyalardır.


Özellikle kokusu yüzünden amonyak kötü bilinir.

Oysa uçucu olma özelliği nedeniyle en az agresif olan iyi bir alkalindir.

Gerçekten de amonyak saça kendini sabitlemez.

İşlevini bitirdiğinde uçar.

Oysa etanolamin gibi kullanılan bazı diğer alkalinlerde durum böyle değildir.

Bunlar hiçbir koku vermezler ancak saç elyafına yapışıp kalırlar.


Amonyak kokusunu sevmeyenler için,

bu kokuyu örten parfümlerle üretilmiş krem biçiminde boyalar bulunmaktadır.






BOYALARIN SAĞLIĞA ZARARLARI VAR MIDIR ?


Oksidasyon bazlı boyalara kıyasla direkt ve doğal boyalar daha az alerjiye neden olur.

Alerji vakalarının çoğu doğrudan boya maddesiyle ilgilidir.

Bu nedenle ev kullanıcılarına hararetle tavsiye edilen şey,

tüm saça boya uygulamadan önce küçük bir bölgede boyayı denemeleridir.

Kuaförler de benzer şekilde uygulama yapar.






ALERJİ RİSKİ :


Boya ürünleri mutlaka önceden test edilir.

Ancak bazı insanlar diğerlerine göre daha hassas olabilir ve yapılan testlere rağmen ürün,

bu insanlarda alerjiye neden olabilir.

Testler, 1986 tarihinden beri hayvanların üzerinde değil,

hücrelerin üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Bu testler insan vücudunun hassasiyetleri üzerine dayandırılmıştır.

Bio-kimyagerler hücresel değişiklik veya mutasyonların olup olmadığını araştırır.

Bu testler bitirildiğinde, insan derisi üzerinde yapılan testlere geçilir.

Bunlar hammadde üzerinde yapılmaktadır.

Bu da tahriş oranında fikir yürütülebilmesine izin verir.

Kına da alerjiye sebep olabilir:

özellikle doğal olmayan “kara kına”. Kara kınada alerjiye neden olan,

doğal kınaya karıştırılmış bakır oksit veya kurşun tuzudur.

Bu moleküller saç için zararlıdır.

Kara kınada göz ardı edilmemesi gereken bir alerji ve zehirlenme riski vardır.

Kurşun tuzları saça sabitlenir.

Bu nedenlerle bahsi geçen bir boyamanın üzerine kalıcı yeni bir boya uygulamak da sakıncalıdır;

çünkü saçı yakma tehlikesi bulunur.

Kimyasal boyaların prospektüslerinde üreticilerin,

ürünlerinin metalik tuzlar içeren bir boyayla boyanmış saçlara uygulanmaması için talimatları vardır.






RENK DEĞİŞTİRMEDEN ÖNCE RÖFLE YAPMAK :


Direkt ve uçucu bir boya seçin.

Bu tip boyalar genellikle 6-8 şampuanlamada hafifler ama saça bir ışıltı getirir.

Beyaz saçlar kapanmaz.

Saçınızın doğal rengini de değiştirmezsiniz.






RENK DEĞİŞTİRMEDEN BEYAZLARI KAPATMAK :


Ton sür ton boyalar beyaz saçları %50 den 70’e varan oranlarda kapatır.

Bunlar direkt boyalar gibi saçın rengine kökten bir değişiklik getirmez,

ancak saçı kendi doğal renk tonunda boyar veya ufak bir renk farkı sağlar.

Bu boyalar 6-8 hafta içinde hafifler.






BEYAZ SAÇLARI KAPATMAK VE RENK DEĞİŞTİRMEK :


Bunun için oksidasyon bazlı bir boya kullanmanız gereklidir.

Bu tür boyalar beyazları tamamen kapattıkları gibi renk değişiklikleri yapmak için de uygundur.

Bu arada, beyaz saçı bulunmayıp da saç rengini değiştirmek isteyenler için

beyaz saçları kapatmayan ancak kökten renk değişikliklerine izin verip

renk çeşitleri bol olan kalıcı boyalar da vardır.






KÖKTEN RENK DEĞİŞİKLİĞİ YAPMAK VEYA AÇIK MEÇLER ELDE ETMEK :


Saçın rengini açmak, kökten renk değişiklikleri veya

saçın genelinden çok daha açık renkte meçler elde etmeye yarar.

Böylece esmerden sarışına veya sarışından kızıl renge geçilebilir.

Saçı açmak saçın asıl yapısını değiştirir.

Saça rengini veren doğal madde olan melanin yok edilir.

Renk açıcılar, oksijenli su gibi oksidasyon bazlıdır.


Açılmış olan saç daha hassastır ve kırılganlığı nedeniyle daha fazla bakım ister.

Buna rağmen genel anlamda bozulmuş değildir.

Bu nedenlerle boyanın kullanım talimatlarına ve uygulama sürelerine dikkatle uyulmalıdır.

Tabii ki fazla agresif olan ve oksijenli suyla yapılan saç açma işlemlerinden de kaçınılmalıdır.

Yoksa saça geri dönülemeyecek kadar büyük zararlar verilebilir.


Saç açma işlemi kalın veya ince telli her tür saça uygulanabilir.

Önemli olan açma işleminin uygulanacağı saçın öncesini bilmektir.

Örneğin, kalın olup da saç teli kabukları açık olan bir saç,

sağlıklı ince bir saça göre açma işlemine daha hassas olacaktır






KUAFÖRDE Mİ, EVDE Mİ BOYAMALI ?



Kuaförde kullanılan boyalar, piyasada satılanlardan çok farklı değildir.

En büyük fark, boyada kullanılan temel aktif maddelerin konsantrasyon oranlarındadır.

Kuaförlerde doğal olarak eve oranla daha geniş bir renk ve çeşitleme imkanı bulunmaktadır.

Yöntemler de farklılık gösterebilir çünkü kuaförler farklı nüanslarla karışımlar elde edebilir.

Üreticilerin sadece profesyoneller için ürettikleri ,

dolayısıyla sadece kuaför salonlarında bulunabilen boyaları da vardır.


Kendi saçınıza uyarlanmış, kişiselleştirilmiş bir boyama istiyorsanız

en iyi çözüm bir kuaför salonuna gitmeniz olacaktır.

Özellikle de ilk kez boya yaptıracaksanız veya iki ton arasında kararsızsanız...






RENKLER : SENENİN EĞİLİMLERİ VE BİRKAÇ ÖNERİ...



Bir renk seçmek her zaman kolay değildir.

Zevkiniz olduğu kadar tarzınıza uygun bir renk seçmek doğru olacaktır.


Mat bir cildiniz varsa, sıcak yansımaları olan, dore veya bakır renklerini seçin.


Açık, pembemsi bir cildiniz varsa, size daha soğuk,

kül ya da erik kurusu tonlarında renkler uygun olacaktır.

Genel anlamıyla, koyu tonların hatları sertleştirme,

daha açık tonların da hatları yumuşatma özellikleri vardır.


http://img148.imageshack.us/img148/3187/ampuanre4.png





Şampuan, saç bakımının ilk adımıdır.

Seçerken, saçınızın yapısına ve gereksinimlerine uygun olanları tercih edin.

Unutmayın...seçim kadar doğru uygulama da önemlidir.






- Şampuandan önce, saçınızı mutlaka fırçalayın.

Böylece saçınız birikmiş olan tozlardan arınacak ve şampuanın etkisi artacaktır.


- Şampuanı saçınıza uygulamadan önce avucunuza dökün.


- Şampuanlama sırasında, parmak uçlarınızla saç derinize hafif masajlar yaparak kan dolaşımını hızlandırın.


- Saçınızı, şampuanlıyken, seyrek dişli bir tarakla tarayın.


- Ilık suyla bolca durulayın.


- İyice durulandıktan sonra, parlaklık kazandırmak için diplerden uçlara soğuk su tutun.






TATİLE ÇIKMADAN ÖNCE :


Saçınıza perma, boya, balyaj gibi işlemler yaptırmaktan kaçının.

Bu tarz kimyasal işlemler güneşin zararlı etkilerini artırır

ve saçınızın daha hızlı kurumasına yol açar.

Yine de kuaförünüze uğrayıp, saç uçlarındaki kırıkları ve rengi açılmış kısımları kestirin.




TATİL SIRASINDA :


Saçınızı güneşten, tuzdan, kumdan ve klordan korumak için UV filtreli koruyucu bir ürün kullanın.

Saç için hazırlanmış özel bir koruyucu ürün seçebileceğiniz gibi

yüzünüz veya vücudunuz için kullandığınız güneş kremini saçınız için de kullanabilirsiniz.


Deniz veya havuzdan çıktıktan sonra mutlaka yumuşak bir suyla saçınızı yıkayın.

Suyunu aldıktan sonra koruyucu ürünü tekrar uygulayın.


Eğer saçınız boyalıysa rengi koruyacak tek yol saçınızı kapatmanızdır.

Bu nedenle bir bandana ya da şapka kullanmaya gayret edin.


Akşamları, saçınızı, tuz, klor, kum ve koruyucu üründen tamamen arındırmak için iyice yıkayın.

Mümkünse bir güneş bakım şampuanı ve yıkama maskesi kullanın;

değilse, kuru ve yıpranmış saçlar için hazırlanmış şampuanları tercih edin.

Eğer saçınızın çok kuruduğunu hissediyorsanız, 2 günde bir besleyici bir maske uygulayın.




TATİL DÖNÜŞÜ :


Tatil dönüşü saçlar donuk ve parlaklığını kaybetmiş görünür.

Panik yapmayın.

Doğru bir bakımla kısa sürede eski güzelliklerine ve sağlıklarına kavuşacaklardır.

- Şok bir kürle bakıma başlayın:

haftada 2 veya 3 kez şampuan öncesi bir besleyici uygulayın.

Saçınız eski kuvvetini ve parlaklığını yakalayana dek küre devam edin.

- Şampuan olarak, kuru ve yıpranmış saçlar veya boyalı saçlar için olanları kullanın.

Saçınız eski formuna kavuşunca saç yapınıza uygun olana dönebilirsiniz.

- Şampuan sonrası bir bakım maskesi veya serum uygulayın.


http://img246.imageshack.us/img246/2488/kepekca7.png





Kepek sorunu neredeyse gizemli bir konu.

Şöyle ki, henüz hiç bir araştırma sonucu kepeğin

tam olarak neden kaynaklandığı konusunda tatmin edici değil.

Dolayısıyla bulunmuş tam bir tedavisi de yok.

Yaygınlığı % 90'lar seviyesinde olan bu sorun genellikle 12 yaş ve üstünde görülmeye başlıyor.

Kepeğin "konak" adı verilen bir türü de bebeklerde görülebiliyor.

Gerçek şu ki, koyu bir giysinin omuzlarında beliren kepeğin görüntüsü çok rahatsız edici ve çirkin.

Konunun detayları ve önerilenler bu sorunu yaşayanlara sınırlı oranda olsa da öneriler getiriyor.









NEDİR ?


Bir kişinin tüm vücut yüzeyi devamlı olarak ölü hücrelerini atar.

Cilt her yirmi dört günde bir yüzeyini yeniler.

Kepek, kafa derisindeki ölü deri hücrelerin anormal oranlarda kuruyarak atılması durumudur.

Bu durum kaşındırıcı, sıkıntı verici ve çoğunlukla dönemseldir.

Yaz aylarında azalır, kış aylarında azar.

Normal bir saç derisinde ölü cilt hücrelerinin atılması ve yenilerinin oluşması süreci normal ve orantılıdır.

Kepek sorunu olan bir kişide ise bu oran bozulur,

çoğunlukla dökülen hücrelerin tamamı ölmemiştir.

Asıl ortaya çıkarılamayan da bu durumun nedenidir.






NE SEBEP OLUR ?



Kepek probleminin iki ana nedeni vardır:


İçsel nedenler:


- Hormonal dengesizlikler

- Sağlık sorunları

- Fazla terleme

- Yetersiz temizlik/hijyen

- Alerjik hassasiyetler

- Yorgunluk

- Duygusal stres

- Fazla oranda şeker, yağ, nişasta tüketimi

- Dengesiz/yanlış beslenme


Dışsal nedenler:


- Abartılı saç spreyi, saç jölesi veya saç jeli kullanmak

- Saç boya maddelerinin yanlış kullanımı

- Elektrikli bigudilerinin yanlış kullanımı

- Soğuk hava ve kuru mekan sıcaklıkları

- Sıkı şapka veya eşarplar

- Saçın seyrek yıkanması veya iyi durulanmaması

- Stres, panik, tansiyon



Kepek problemi genellikle kafa derisinin kuruluğu olarak bilinmesine rağmen

bu problemi yaşayanların çoğu yağlı deriye sahiptir.

Bu arada genel kanını aksine seyreden diğer bir husus da

kepeğin kellikle hiç bir bilinen bağının olmamasıdır.






TEDAVİ EDİLİR Mİ ?


Kepek probleminin en yaygın tedavisi aşağıdaki maddeleri içeren şampuanlardır:


- Kömür-katran

- Pyrithione-çinko

- Salisilik asit

- Selenyum sülfit

- Kükürt


Kepek doğal bir süreç olduğundan ortadan kaldırılamaz; ancak kontrol edilebilir.

Yoğun problem yaşanmayan durumlarda kepeği

düzenli kullanılan kepek şampuanıyla kontrol altında tutmak mümkündür.

Bu mümkün olmadığı taktirde doktor tavsiyesiyle alınabilecek ilaçlı şampuanlar kullanılabilir.


Her iki durumda da şampuan sonrası saçın çok iyi durulanması gerekir.

Saç yıkama sıklığının yani hijyenin kepek ile doğrudan ilişkisi olduğundan

sık ve iyi yıkanmanın önemi unutulmamalıdır.


Kepek problemi olan kişide saç derisi dışında kaş, şakak, alın gibi bölgelerde

kızarıklıkla birlikte oluşan kepeğimsi döküntüler varsa,

bu kişinin kepekten ayrı bir problemi olabileceğinden doktora başvurması doğru olur.






SONUÇ :


Kepek probleminin ortadan kaldırılması mümkün olmasa da

bazı önlemlerle kontrol altına alınması mümkün:


Beslenme:

Beslenmenin kepek üzerinde büyük etkisi var.

Kepeğin oluşmasına imkan sağlayacak yararsız karbonhidrat,

yağ asitlerine karşı bol B vitamini tüketin.


Şampuan:

Piyasada bulunan iyi kepek şampuanlarından kullanın.

Saçınızı sık yıkayarak iyi durulayın.


Alternatif uygulamalar:

Kafa derisinin pH değerlerini dengelemesi açısından yıkanırken

iki şampuan arası elma sirkesi kullanımı faydalı sonuçlar vermiştir.



Sarımsak ve kekik de kepeğe karşı iki iyi silah sayılır.

Bunların tablet veya doğal yollarla tüketimi kepek probleminde yardımcı olacaktır.


Soğanlar yüksek oranda kükürt içerir.

Ara sıra bir soğanın ezilerek kafa derisine masajla sürülmesi etkili olabilir.

Haftada bir de saçınızı mutlaka kükürtlü bir şampuanla yıkamalısınız.



Alternatif tedaviler:

Kepeğin bazı homeopatik tedaviye, akupunktura, bazı özel masajlara cevap verdiği de kanıtlanmıştır.


Hangi tedavi veya uygulama yöntemini seçerseniz seçin;

etraflı bilgi edinin ve çözümlerin şahsa özel olduğunu unutmayın.


http://img144.imageshack.us/img144/4658/kvrcktc7.png




Esnek, canlı ve dolgun buklelere sahip olmak zor değil.

İmrenilecek bukleler için tavsiye ve ipuçlarına göz atın.






http://img244.imageshack.us/img244/7033/buklewr1.jpg GÜZEL BUKLELER :


Buklelerin havalı ve esnek olabilmesi için saçın...


- Sağlıklı olması; yani yeterince beslenmiş olması gerekir.

Çünkü sebum uzun saçı en uç noktasına kadar besleyemez.

Bu nedenle her yıkamadan sonra saç tipine uygun bir bakım ürünüyle saçınıza bakım yapılması gerekir.

Saça dipten uca kadar yapılacak bu bakım sayesinde kırıklar da önlenebilecektir.


- Doğru kesimli olması gerekir.

Saç ne kadar kısaysa o kadar fazla kıvrılacaktır.

Bu nedenle bukleler için isteğiniz doğrultusunda bir kesim yaptırmanız da gerekir.






http://img63.imageshack.us/img63/6136/boyunam1.jpgBOYUN EĞEN SAÇLAR :


Kıvırcık saçların beslenmesi ve yıpratıcı dış etkenlerden korunması gerekir.

Saçlar kurumuşsa canlılığını yitirir ve istenmeyen şekilde, düzensiz kıvırcıklar haline dönüşür.

Her ihtiyaç için muhteşem ürünler çözüm sağlamaktadır:


- Nemli ortamlarda saçınız istenmeyen şekilde kıvrılıyor mu?

Gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyen bir serum kullanın.

Bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının.


- Kıvırcıklarınız düzensiz mi?

Ayaklanan buklelerinizi “styling” yani şekillendirme ürünleriyle alt edebilirsiniz.


- Kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitirmiş?

Onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak bir güç vermek için nemlendirici bir ürün kullanın

ama fazla ağır sabitleyicilerden kaçının.


- Kıvırcıklarınız havalı değil mi?

Defrize edici bir jel yardımıyla saçınızdaki kırıkları iyice düzeltin

bigosu bulunmayan fönleri hiçbir zaman kullanmayın.

Bu tip fönler kıvırcıkların tüm esnekliğini yok eder.






http://img118.imageshack.us/img118/3900/ekspresfw1.jpgEKSPRES BAKIM :


Saçınızı duşta ıslatın,

bir havluyla kurulayın,

hafif bir masajla saç şekillendirme ürününü hemen uygulayın.

Saçınız çok kıvırcıksa onları fırçalamayın ve sakın bigosuz bir fön kullanmayın.

Saçınıza canlılık ve parlaklık kazandırmak için bir serum da kullanabilirsiniz.

Kıvırcık saçlar kuru oldukları için genellikle cansız ve sönük görünür.

Bu nedenle doğru hareket şampuan uygulamasından sonra yapılacak bir bakımdır.

Sirkeli suyla durulama yaparak saça canlılığı yeniden kazandırılabilir.

Bunların dışında şekillendirme ürünleri de kırıkları düzelterek saça canlılık kazandırır.






http://img167.imageshack.us/img167/8098/permabd6.jpgSAĞLIKLI PERMALI SAÇLAR :


Kıvırcıkların sağlığını ve saçın tatlı parlaklığını korumak için

permalı saçlara daha özenli bir bakım uygulamak lazımdır.

Bu durumda da saçın genel sağlığı için kuruluğa karşı savaşı sürdürmek ,

zayıf düşen saçı kuvvetlendirmek şarttır.

Bunun için tavsiye edilen şey haftada bir, kuru saça maske uygulamak ve

bir saat maskeli durduktan sonra saçı iyice durulamaktır.


http://img126.imageshack.us/img126/5180/sac3pk6.jpg


UZUN SAÇIN BAKIMI





Kafa derimiz ve saçımız kötü kullanılmaya oldukça dayanıklı olmasına rağmen

fazla veya yanlış yapılmış permadan, boyadan, renk açıcılardan veya masajdan zarar görebilir.

Saçın dayanabildiği "güzelleşme" miktarı kişiden kişiye değişir.

Uzun saçların etkilendiği en büyük problem saç uçlarının kırılmasıdır.

Bu kırıklar saç uçlarında ayrılma, koparak saçın kısa kalması ve genel anlamda

saç sağlığının bozulması gibi etkileri de beraberinde getirir.

Sabah uyandığınız andan tekrar yattığınız ana kadar ve hatta uyurken bile

saçlarınızın kırılmasına sebep olan etkenler vardır.

Genellikle bu etkenlerden ilki ve en sık rastlanılanı

(yanlış fırçalama, yanlış yıkama, düzensiz saç kesimi gibi) kötü bakımdır.

Yaşam şekli faktörleri örneğin kötü beslenme, stres

hatta huzursuz uyuma bile saç sağlığınıza etki edebilir.

Basit ama doğru bazı bakım teknik ve ürünler kullanarak,

uzun, gür, ışıltılı ve sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz.

Tavsiyelerimize kulak verin!






DOĞRU FIRÇALAMA :


Uyandığınızda parmaklarınız yardımıyla saçınızdaki karışıklıkları ,

varsa düğümleri saçı zorlamadan açın.

Öne eğilin ve saçınızın öne doğru dökülmesini sağlayın.

Kullandığınız fırçaların mutlaka tahtadan, doğal ve yumuşak bir fırça olmasına özen gösterin.

Fırça yardımıyla saçı önce üstten, kökten uca doğru, fırçalayarak saçınızı havalandırın;

sonra da iç taraftan fırçalayın. Daha sonra doğrularak aynı işlemi tekrarlayın.

Fırçaladığınız tutamlardan elinizi geçirerek statik elektriği alın.

Beş kere ile başlayarak ve rahat bir rutine oturtuncaya kadar

her hafta saçınızı taradığınız fırça darbesi adedini artırın.

Saçınız fırçalanma miktarı arttıkça yağlanmaya başlarsa fırçalama sayısını azaltın.

Saçınızı sadece kuruyken fırçalayın.

Saçın en zayıf olduğu zaman ıslak olduğu zamandır.

Bu nedenle ıslakken fırçalamak saça zarar verebilir.

Mümkünse saç kuruyken bile fırçalamadan önce tarayın.






DOĞRU TARAMA :


Saçı küçük tutamlara ayırın.

Geniş dişli tarak kullanarak ve saçı açmaya aşağıdan başlayarak tarayın.

Saçı daima aşağıya doğru tarayın.

Mutlaka tahta veya şimşir tarak kullanın.

Plastik ve benzeri sentetik maddelerden yapılmış tarakları kullanmayın.

Saçı asla çekiştirmeyin ve zorlamayın.

Açmakta zorlandığınız tutamların üstünden elinizle tutarak saç kökünün çekilmemesine dikkat edin.






DOĞRU YIKAMA VE KURUTMA :


http://img105.imageshack.us/img105/2489/saim7.png


Saçınızı ıslatıp şampuan sürmeden önce bir kat saç kremi sürün.

Sonra normal şampuanlama işleminizi gerçekleştirin ve saçınıza karşı nazik davranın.

Şampuan seçiminde dikkatli olun:

saçın doğal yağ ve özelliklerini zedelemeyecek yumuşaklıkta şampuanlar kullanın.

Saç diplerinize şampuanla masaj yapmak kan dolaşımını artırır,

saç diplerinin beslenmesine neden olur.

Hayatınızın gereği çevre faktörlerinden etkileniyorsanız

şampuanlama sırasında saçınızın partiküllerden tamamen arınmış olmasına dikkat edin.

Mümkünse daima açık havada saçınızı kurutun.

Bu mümkün değilse kurutma makinesinin saçınıza zarar vermemesi için

fazla sıcak olmayan ayarla belli bir mesafe bırakarak saçınızı kurutun.






DOĞRU SARMA VE KIVIRMA :


http://img201.imageshack.us/img201/1540/bigudivw6.png



Normal bigudiler kullanın ve saçı bigudilere fazla sıkı sarmayın.

Elektrikli bigudilerden, sıcak fırça ve maşalardan kaçının

ancak bunları kullanmak zorundaysanız mutlaka ılık konumlarında kullanın.

Saçı tutamlara ayırıp bukleler halinde toplayarak

saç dibine tokalarla tutturup kendi halinde kurumasını sağlamak en sağlıklı kıvırma yöntemidir.






SAÇ VE ÇEVRE :


http://img201.imageshack.us/img201/1623/evrejt0.png


Denize veya havuza giderken saçınıza bir koruma bakımı uygulayın.

Böylece saçınızı güneşten, klordan ve tuzlu sudan korumuş olursunuz.

Yaz-kış bir şapka veya eşarp kullanarak saçı çevre kirliliği

ve güneşin istenmeyen etkilerine karşı koruyabilir;

deniz veya havuza girerken kullanacağınız bir bone sayesinde saçınızı tuzlu su

veya klorun vereceği zararlardan koruyabilirsiniz.






SAÇ VE UYKU :


http://img174.imageshack.us/img174/4016/uykupd3.png


Uyuma pozisyonunuz bile saç sağlığınızı etkiler.

Huzursuz uyuyanlar uyku sırasında saçlarını bol bol kırar.

Uykuda huzursuzsanız saça zararı azaltmak için saten yastık kılıfı deneyin.

Yatarken saçı yukarı doğru ama sıkı olmadan toplamak da iyidir.

Ancak saçı toplarken mutlaka kumaş kaplı lastikler kullanmaya özen gösterin.






SAÇ KESİMİ VE UZAMASI :


http://img245.imageshack.us/img245/3875/makasmv4.png


Saçınızı düzenli aralıklarla kestirin (mesela her 2 ayda bir).

Saçınızın düzenli olarak kesilmesi özellikle sağlıklı uzama için çok önemlidir

çünkü kırık ve sağlıksız saçın düzenli olarak kesilmesi hem bu sıkıntıyı azaltacağı

hem de saçın sağlığını artıracağı için uzama hızına da pozitif etkisi olacaktır.

Bu arada her saç kesiminde kendinize verebileceğiniz yeni görünüm ve hava da yanınıza kar kalır tabii.


Saçınız vücut kimyanıza, denge ve sağlığınıza uyumlu olarak uzar.

Saç uzatırken sabır ve iyi bakım en önemli hususlardır.

Saçınız kendinize iyi baktığınız oranda sağlıklı ve ışıltılı olacaktır.

Dengeli beslenme, düzenli spor, gerektiği kadar vitamin katkısı

hem saçınızın hem de tüm vücudunuzun ihtiyacıdır.

Kendinize iyi baktığınız oranda saç ve saçınızın görüntüsünden mutlu olacaksınız.






SAÇ BAKIMI :


http://img87.imageshack.us/img87/6476/bakimyz3.png


Saç kremi uygularken kıstasınız hep kulak hizasının altı olsun, asla kremi saç diplerine sürmeyin.

Kremi mümkün olduğunca az kullanın.

Fazla krem çoğunlukla kırılmayla sonuçlanır ve saçın bazı katmanlarının zedelenmesine neden olur.

En iyisi her gün krem kullanmamaya çalışın.

Gerekiyorsa saçınızı açmak için başka ürünler kullanın.






SAÇ ŞEKİLLENDİRME :


http://img163.imageshack.us/img163/2205/sekllz8.png


Saç şekliniz kişiliğinizi yansıtır ve harika bir kendini ifade biçimidir.

Ancak unutmayın: çoğu saç şekillendirme ürünleri sert kimyasallar içerir ve bunlar da saça zararlıdır.

Saçınızı şekillendirmek için kullanacağınız ürünlerin içeriklerine dikkat edin.

1-2 günlük güzel bir görünüm için saçlarınıza zarar vermeyin.

Unutmayın: size en çok yakışan saç doğal görünümünüzdür!


http://img125.imageshack.us/img125/9379/doalcn5.png


Yumurta, bal, yoğurt, maydanoz...

besleyici özellikleri sayesinde dolabımızdan hiç eksik olmayanlardan birkaçı...

Peki, onların besleyici, güçlendirici

hatta yatıştırıcı özelliklerinden güzelliğiniz için yararlanmayı hiç düşündünüz mü?

İşte size evde kolayca hazırlanabilecek bakım tarifleri...



http://img125.imageshack.us/img125/3672/dogalkizxs2.jpg






BESLEYİCİ YAĞ :


Özelliği : Kuru saçları besler ve korur; kolay şekil almalarını sağlar.


Gerekenler :

- 50 ml zeytinyağı

- 25 damla biberiye öz yağı



Hazırlanışı :

İki yağı birbirine karıştırın ve elde ettiğiniz karışımı ışık geçirmeyen (boyalı) cam bir şişeye aktarın.


Uygulama :

Köklere fazla yaklaşmadan, saçınızın tamamına sürün.

Daha sonra, saçınızı sıcak bir havlu ile çevreleyin.

1 saat beklettikten sonra şampuanlayarak yıkayın






PARLAKLIK VERİCİ LOSYON :


Özelliği : Saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır.


Gerekenler : - 1 demet maydanoz


Hazırlanışı :

Maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın.

1/2 litre su ısıtıp maydanozları içine atın.

15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın.

Soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün.



Uygulama :

Ayda 1 kez, şampuan sonrası tüm saçınıza uygulayın.

Parmaklarınızla hafif masaj yaparak iyice yedirin.

Bir kaç dakika bekleyin ve bol suyla durulayın.






GÜÇLENDİRİCİ MASKE :


Özelliği : Yıpranmış saçları onarır ve güçlendirir.


Gerekenler :

- 2 yumurta sarısı

- 1 çay bardağı rom



Hazırlanışı : Malzemeleri cam bir kase içinde karıştırın.


Uygulama :

Ayda 1 kez, şampuandan önce, ıslak saça uygulayın.

15 dakika beklettikten sonra durulayın ve saçınızı şampuanlayın.


SAÇ ÜRÜNLERİ



http://img137.imageshack.us/img137/5209/05curly1mx4.jpg


Saçlarınıza istediğiniz şekil ve görüntüyü kazandırmak için

kullandığınız ürünlerin sırlarına ulaşmak ister misiniz?

Örneğin Sarah Jessica Parker’ın seksi kıvırcıkları,

ya da Penelope Cruz’un iyice belirginleştirilmiş uzun meçleri,

ya da Meg Ryan’ınki gibi dağınık ve yaramaz bir imaj mı istiyorsunuz?

İlk kural: her şeyden önce kaliteli saç ürünleri kullanın.

Saç kesiminize ve saç tipinize doğru uyarlandıklarında

hızlı bir şekilde beklentinizi gerçekleştirmenize yardımcı olacak,

saçınıza biçim ve parlaklık kazandıracaklardır.

Biraz da el alışkanlığı edinince yapılabilecekleriniz sınırsız....

keyfini çıkarın!





KÖPÜK VE JELLER :


Piyasaya çıkan inanılmaz miktardaki yeni ürüne rağmen

kadınların güzellik ürünleri arasındaki köpük ve jeller yerlerini koruyor.

Ancak halen akıllarda kalan bir soru var: hangisini seçmeli?



Köpükler :


Saçlara hacim kazandırmak,

kökleri canlandırıp kaldırmak veya esnek lüleler oluşturmak için köpük idealdir.



Uygulama :

Nemli saça bol miktarda ürün sürülür,

tarak veya parmak uçlarıyla köpük saça iyice yedirilir

ve saç kurutulurken şekillendirilir.

Saçın kıvırcık olması için bigo da kullanılabilir.

Sıcaklık ürünün bir dahaki yıkamaya kadar sabitlenmesine neden olacak

ve saçınızın istediğiniz formda kalmasını sağlayacaktır.

Saçlarınız kuru mu?

O halde nemlendirici içeren köpük ürünlerini tercih edin.

İsimlerinden de anlaşılacağı gibi bu ürünler saçınıza şekil verip hacim kazandırırken

nemlenerek beslenmelerini de sağlar.



Jeller:


Birkaç tutam saçı şekillendirip sabitlemek için kullanabilirsiniz.

Jel ürünler saçı derhal şekillendirir ve uzun ömürlüdür.

İlginç bir detay: yeni nesil jeller daha doğal sonuçlar vererek

eskilerine oranla daha az “kağıt” etkisi yapıyor.

Boyutları ve kullanım kolaylıkları açısından idealler.



Uygulama :


Kullanımları çok kolaydır.

Ürün elde yayıldıktan sonra tutamlar halinde saça sürülür.

Kendi kendine kurumaya bırakılır.






ŞEKİLLENDİRİCİLER :
Krem, wax veya diğer halleriyle de olsa tümünün aynı misyonu vardır:

yapılacak saça şekil kazandırmak.

Kısa sürede saça farklı bir şekil, farklı bir hava verilebilmesinde çok işe yararlar.

Saç kesiminizi belirginleştirmek, bazı stratejik bölgeleri öne çıkarmak,

birkaç meç veya saç tutamını ayırmak gibi hedefleri gerçekleştirmek için

şekillendiriciler en büyük yardımcınız olacaktır.

Üstelik bu tür ürünlerin çoğu, gün içersinde saç kuru da olsa

yeniden şekil verilmeye müsait olarak tasarlanmıştır.


Uygulama :


Az miktarda ürünü avucunuzda ısıtarak (bu ürünlerin fazlasını kullanmak saçı ağırlaştıracaktır!)

nemli saçlarınıza kökten uca kadar uygulayın.

Daha sonra parmaklarınızla saçınıza vermek istediğiniz şekli kazandırın.






YATIŞTIRICI KREMLER :


Elveda asi lüleler, her tarafa doğru fırlayan saçlar, lüzumsuz hacim...

yatıştırıcı kremler artık karşı atakta!

Sonuç: düz ve ışıltılı saçlar



Uygulama :

Bu kremler genellikle nemli saça şekil verilmeden önce uygulanır.

Üründen az bir miktar alınarak parmakların yardımıyla

saçın her tarafına yedirildikten sonra saça şekil verilir.

Kurutma sırasında ürünün etkisiyle saç düzelerek istenmeyen kıvrılma, ve kabarmalar yok olur.

Yatıştırıcı kremler iki yıkama arası kuru saça da uygulanabilir.






PARLATICI ÜRÜNLER :


Saç tipi veya kesiminiz ne olursa olsun bu sezon önemli olan parlaklık!

Kısa veya uzun,

kıvırcık veya düz,

esmer veya sarışın,

saçlarınızın parlaklığı sağlıklarını yansıtır.


Uygulama:


“Son dokunuş” sayılabilecek bu ürünler genellikle sprey veya püskürtmeli jel olarak

saça şekli verildikten sonra kullanılır.



Saat: 12:45
Sayfa 1 / 3

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık