MsXLabs
Sayfa 1 / 3

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Alışkanlık (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/9978-aliskanlik.html)

arwen 2 Ekim 2006 02:10

ALIŞKANLIK
Montaigne'in bir hikayesiyle başlayalım;

Bir köylü kadın, bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp sevmiş, sonra da bunu adet edinmiş, her gün danayı kucağına alıp taşırmış; sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman, onu yine kucağında taşıyabilmiş. Bu hikayeyi kim uydurduysa, alışkanlığın ne büyük bir güç olduğunu çok iyi anlatmış olacak. Gerçekten alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar; başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür ama, zamanla, oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine, gözlerimizi bile kaldırmaya izin vermez...

Bence en büyük kötülüklerimiz, küçük yaşımızda belirmeye başlar ve asıl eğitimimiz bizi emzirip büyütenlerin elindedir. Çocuk bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara bere içinde
bırakır; anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun savunmasız bir köylüyü, bir uşağı öldüresiye dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca ve k ahpece aldattığını gördüğü zaman, bunu yiğitlik belirtisi sayarak sevinir. Oysa bunlar zalimliğin, zorbalığın, dönekliğin asıl tohumları, kökleridir; çocukta filizlenirler, sonra alışkanlığın kucağında, alabildiğine büyüyüp gelişirler. Bu kötü yönsemeleri yaşınküçüklüğüne ve işin önemsizliğine bakarak hoş görmek tehlikeli bir eğitim yoludur. Önce şu bakımdan ki, çocukta doğa egemendir ve doğa asıl yeni tomurcuk salarken katıksız ve gürbüzdür; sonra da,hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki:
Ha altın çalmışsın, ha bir iğne. «İğne çaldı, ama altın çalmak aklına bile gelmez» diyenlere benim diyeceğim şudur:
«İğneyi çaldıktan sonra niçin altını da çalmasın?»
Kendimiz sandığımızdan çok daha zenginiz; ama bizi ordan burdan alarak, dilenerek yaşamaya alıştırmışlar: Kendimizden çok başkalarından yararlanmaya zorlamışlar bizi.ve soralım...sizce alışkanlık nerde biter nerde başlar...istemsiz birşey midir yoksa tamamen iradeyle mi oluşur...
Ne şarkılar
ne şiirler yazdım
bir fincan kahvenin yanında
ne sigaralar içtim
tekrar tekrar okurken onları
sigaramın markası: Hüzün ve ayrılık
birde ”Sağlığa zararlı” yazıyordu üstelik…

Ne ağıtlar yaktım
ne ezgiler söyledim
resminin başında
ne zehirler içtim
tekrar tekrar dinlerken onları
içkimin adı: 'Hüzün ve Ayrılık'
bir de „Alışkanlık yapar“ yazıyordu üstelik...

Ne türküler mırıldandım
oynak havalar dinledim yokluğunda
nice şimşir kaşıklar kırdım
döne döne oynarken oynattım
Türkümün adi; 'BirDeli YÜREK'
elimde bir kazma ile kürek
'Müzmin Sondur Bu! “ yazıyordum
hüzün içinde gülümseyerek...


Misafir 2 Ekim 2006 12:46


Zararsız Alışkanlık



Sen, efkarımı dağıtmak için yaktığım sigaram gibisin,
Her içime çekişimde başımı döndüren, acımı dindiren,

Sen, nefesim gibisin,
Her solukta hayat veren, yokluğunda öldüren,

Yaşamın ayrılmaz iki parçasıyız biz,
Sen benim için yaratılmışsın, ben de senin için,
Çoğu zaman bunun farkında olamadan boşa geçse de günlerimiz...


Misafir 5 Ekim 2006 02:44

Alışkanlıklarımız
Gecenin ıssız ve sessiz karanlığında kayboldum, belki de yalnızlığıma boğulmak istedim kendi arzumla. Alışkanlıklarımızı düşündüm ayın parlak yüzünde; bize zarar veren ya da vermeyen vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızı. Vazgeçmek zorunda kaldığımızda, içimizden gül dikenleri boğazımıza geliyormuşçasına acılarımızı hissetim gecenin tam ortasında. Sigaraya olan alışkanlığımız, devamlı gittiğimiz deniz kenarı, sevgilinin ona ait kokusu, aynı bankta hatta farkına bile varmadan oturduğumuz sandalyenin yönü bile...

Herkes birkaç dakika gözlerini kapatıp alışkanlıklarını düşünsün, farkına varamadığımız alışkanlıklarımızı; birçok şey yaptığımız halde belki de sayamayacağımız birçok alışkanlıklarımızı. Ne zaman farkına varırız bu alışkanlıkların? İçimizi acıttığı yani "alışkanlıklarımızdan ayrı kaldığımız zaman". Akşam yemek için oturulan saat, balkonumuzdaki manzara, şehrin alışılmış kokusu, TV seyrederken oturduğumuz koltuk, her akşam annemizin "çay içiyor musun?" sorusu, hatta bazen monotonlaştığımızı bile düşünebiliriz; ama ayrı kalınca anlarsın ekmek gibi, su gibi ihtiyaç duyduğumuzu. Ne yerdesindir ne gökte, kayan yıldız gibi kaybolursun karanlıkta. Taaa... ki yeni alışkanlıklar edinene kadar, bu da yeni doğmuş bebek büyütmek kadar zordur.

Özlüyorum kentimin kokusunu, özlüyorum akşamüstü dost sohbetlerini, özlüyorum alışılmış sözleri, özlüyorum her gün ekmek aldığım bakkalı, özlüyorum alışkanlıklarımı....


Misafir 16 Kasım 2006 11:00



Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...
http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif


Misafir 5 Aralık 2006 12:22

Alışkanlık ve Bağımlılık


Alışkanlık veya bağımlılık,
Her ne şekilde söylenirse artık.
Ne kötü bir şeydir!
Duman duman bir sigara gibidir,
Bir bardak sıcak çay gibidir bazen,
Yemek içmek gibidir her zaman,
Sevgi gibi,aşk gibidir...
Alışkanlık ve bağımlılık.
Kötüdür aslında;
Acı verir,yinede vazgeçilmezdir!
Deniz gözlerini görebilmek için,
Köşebaşında seni hala,
Bir umut beklemem gibi.
Bildiğim halde;
Bir türlü sevemediğin beni,
Seveceğin günü sabırla beklemem gibi.
Yinede güzeldir;
Alışkanlık yada bağımlılık,
Kurtulmak daima zor olsa da...


arwen 10 Aralık 2006 02:56

GÜN GELİP öZLEYECEKSİN
OKDARA ARA VERECEĞİM SENLE
NEGİBİ öZLERSİN BİLMEM
BU BİR ALIŞKANLIK ,YÜRÜNEN YOL
HAYATIN KUM TEPELERİ
BAK GöZLERİN BÜYÜDÜ
KIZDINYA HANİ ONDAN
BİRDE UMUR VARDI SONRA SENDE
BEN Hİç ORADA OLMAMIŞTIM.
KISMETİN DEĞİLİM YA
MUZİP GÜLÜMSEMELERİN SONUNDA
SIR OLMIYACAĞIM KARANLIKTA
BİR GÜN BATIK GEMİLERİ
SU YÜZÜNE çIKARAN GÜNEŞ
BİRGÜN GöNÜL HARİTALARININ
GöSTERDİĞİ YOLUN SONUNDA
BİR çİZİK GEçECEK GöNLÜNDEN
AŞIRI DEĞİL ,HEP KANAYAN
ALIŞACAKSIN DA BUNA
RENGİN SOLUK OLACAK
BEYAZIN SARI ,HARMANIN YEŞİL
GöNÜL KOYMA GİDECEĞİM
SU KANALLARI BOYUNCA


Misafir 14 Aralık 2006 23:25



* Alışkanlık *

Ne şarkılar
ne şiirler yazdım
bir fincan kahvenin yanında
ne sigaralar içtim
tekrar tekrar okurken onları
sigaramın markası: Hüzün ve ayrılık
birde ”Sağlığa zararlı” yazıyordu üstelik…

Ne ağıtlar yaktım
ne ezgiler söyledim
resminin başında
ne zehirler içtim
tekrar tekrar dinlerken onları
içkimin adı: 'Hüzün ve Ayrılık'
birde „Alışkanlık yapar“ yazıyordu üstelik...

Ne türküler mırıldandım
oynak havalar dinledim yokluğunda
nice şimşir kaşıklar kırdım
döne döne oynarken oynattım
Türkümün adi; 'BirDeli YÜREK'
elimde bir kazma ile kürek
'Müzmin Sondur Bu! “ yazıyordum
hüzün içinde gülümseyerek...

BirDeli
09.06.2003
Muammer Çelik


Pollyanna 16 Aralık 2006 11:28

Alışkanlık işte,
çocukluğumdan kalma.
Ne kadar sevdiğimi,
soruyorsun ya! bana.
Şöyle kollarımı uzatıyorum,
açabildiğimce açıyorum iki yana.
Koskoca bir sonsuzu,
sığdırıp arasına,
şımarıkça,
işte bu kadaaaar,
diyorum sana.


Misafir 16 Aralık 2006 20:09

Tilki, derisinden vazgeçer de, alışkanlıklarından vazgeçmez.

İlk gördüğümüz zaman korktuğumuz nice şeyler vardır ki, zamanla alışır, hiç aldırmaz oluruz.

İnsan alışkanlıklarının çocuğudur.

Alışkanlıktan daha büyük bir şey yoktur.

Hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.

Alışkanlık, bir halata benzer. Her gün bir lifi örer ve sonunda, onu koparamayacak kadar güçlü yaparız.

Alışkanlıklar, bırakılmazlarsa, zamanla ihtiyaç haline gelirler.

Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılmayacak kadar güçlü olur.

Alışkanlık insanın ikinci huyudur.

Alışkanlık, anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir.


C.A.N.D.Y 24 Şubat 2007 16:50

ALIŞKANLIK (

Bu kirli düzenin düzenbazları
Azrail'e rüşvet vermeyi dener
Ölünce dünyanın en kurnazları
Torpille cennete girmeyi dener


C.A.N.D.Y 24 Şubat 2007 21:32




http://www.balcanet.net/resima/cubuk/siir10123-cbk.jpg

http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10123.jpg

DONNA CLARA
Dolaşıyor bahçede akşam vakti
Belediye başkanının kızı.
Davul, boru sesleri
Şatodan gelen yankı.

"Sıkıyor beni danslar,
İltifatlar aygın baygın;
Beni güneşe banzeten
Şövalyeyi gördüm göreli
Katlanamıyorum hiçbirine

Ay ışığında ezgileri
Çekti beni pencereye;
O şövalyeyi gördüm göreli
Katlanamıyorum hiçbirine

İnce, uzun, yiğit duruyordu,
Solgun, soylu yüzünde gözleri
İki ışık pınarı
Sanki Georgen'e benziyordu."

Bunları düşündü Donna Clara
Ve baktı önüne;
Kaldırdı başını, ne görsün,
Karşısında güzel, meçhul şövalye.

El ele, sevgiler fısıldaşarak
Gezindiler ay ışığında;
Okşar gibi esiyordu meltem,
Masalların selamı güllerde.

Güllerde masalların selamı,
Aşk elçileri gibi kızarmış güller-
- "Fakat, söyle güzelim, birdenbire
Yüzün böyle neden kızardı?"

-"Sivrisinekler soktu, sevgilim;
Öyle nefret ederim ki
Yaz ayları onlardan
Yahudi çeteleri sanki."

- "Bırak sinekleri, Yahudileri!"
Dedi şövalye okşayarak;
Düşüyordu badem ağaçlarından
Beyaz, yüzlerce yaprak.

Beyaz, yüzlerce yaprak
Saçıyordu kokularını-
-"Fakat söyle güzelim,
Kalbinde başkası var mı?"

- "Ben seni seviyorum, sevgilim,
Ant içerim İsa'ya;
O İsa'yı ki; Yahudiler
Öldürdüler alçakça."

- "Bırak İsa'yı, Yahudileri!"
Dedi şövalye okşayarak;
uzakta ışıklar içinde bir sürü
Rüyada gibi, beyaz zambak.

Işıklar içinde bir sürü zambak
Bakıyordu yıldızlara yukarı
"Fakat, söyle güzelim,
Ettiğin yemin gerçek mi?"

- "Bende hiç yalan yok, sevgilim,
Nasıl ki bağrımda tek damla kan
Yoksa ne pis Yahudiler,
Ne de zencilerden."

- "Bırak zencileri, Yahudileri!"
Dedi şövalye okşayarak
Ve götürdü başkanın kızını,
Mersin dallarından bir çardak,

Yumuşacak bir sevda ağıyla
Sardı onları gizlice;
Kısa konuşmalar, uzun öpüşmeler,
Kaynaştı kalpler iç içe.

Bir düğün şarkısı gibi
Tatlı baygın şakıyordu bülbül;
Kalkmış gibi meşalelerle dansa,
Sekiyordu toprakta ateşböcekleri.

Sessizleşti çardak,
Duyulmada gizli, hafif
Fısıltısı akıllı mersinlerin
Ve çiçeklerin soluması ancak.

İşitildi şatodan ansızın
Davul, boru sesleri.
Sıyrıldı kollarından şövalyenin,
Clara, uyanarak.

- "Dinle sevgilim, beni çağırıyorlar,
Fakat ayrılmadan önce,
Bunca zaman sakladığın
O güzel adını söyle!"

Neşeli, gülümsedi şövalye,
Clara'nın parmaklarından öptü,
Öptü dudaklarından, alnından,
Söyledi sonunda şu sözleri;

- "Ben, Sennora... Sevgiliniz.
O herkesin övdüğü,
Saragosalı ünlü hukukçu
Yahudi'nin oğlu."

Heinrich Heine
Çev: Behçet Necatigil

















C.A.N.D.Y 25 Şubat 2007 23:18



http://www.balcanet.net/resima/cubuk/siir10116-cbk.jpg

http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10116.jpg


ANLAR

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim,
seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır,
daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya,
Daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu
hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve
verimli kılan insanlardan olurdum.
Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar, siz de "an"ı yaşayın.
Hiçbir yere, yanına; termometre, su, şemsiye ve
paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
Yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer...
Ama işte, 85'imdeyim ve biliyorum...
Ölüyorum...



Jorge Luis Borges







tikkymelike 26 Şubat 2007 14:52

ALIŞKANLIK
Hani kırk yıl bir yastığa baş koyup da birbirlerine bir kez bile"Seni seviyorum"sözünü söylemeyen çiftler vardır ya da partnerleri"Beni hala seviyor musun?"diye sorduklarında,"Sevmesem bunca yıl seninle beraber olur muydum?"yanıtını verenler vardır ya,işte bu tür uzun süreli birlikteliklerin temelinde sevgi değil,alışkanlık yatar.

Birbirlerine karşı yoğun ilgi duymadıkları halde,boşluğu dolduracak başka biri olmadığı için birlikteliklerini sürdüren,yalnız olma cesaretinden yoksun,özgüvenleri gelişmemiş,yeniliklere açık olmayan çiftlerin,ihtiyaç ortaklığıdır.Alışkanlığa dayanan ilişkilerde tekdüzelik,tembellik yaratıcılıktan yoksunluk vardır.

Alışkanlığa dayanan ilişkiler,yerine konulabilecek yeni bir alışkanlık doğduğunda bitebilir.Yalnızlık korkusu yüzünden,mutlu bir beraberlikleri olmadığı halde,ayrılmayı göze alamayan çiftler bu guruba girerler.

Yani tek kişilik yalnızlıklarını paylaştıklarını sanırlar.Ama alışkanlık.yalnızlığın paylaşıldığı illüzyonunu yaratır.Yani iki kişilik yalnızlıkların.
Kuradışı Yayınları


C.A.N.D.Y 26 Şubat 2007 15:03

http://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gif
http://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gifAlev Bakışlım....http://www.altinkalpler.com/yeniyil10ani.gif

http://img80.imageshack.us/img80/9692/alijn3060sttp6.gifhttp://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gifhttp://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gif
http://www.altinkalpler.com/yeniyil10ani.gif
B e n…..!
Aşkın şarabını,
Gözlerinde yudumlamışım,
Alev bakışlım….!

O gözlerin tutuşturdu,
Dilime bu sevda türküsünü….
Söyledikçe, tükenirim…..!
Sevda yüreğime vurdukça törpüsünü;
Her gün bir zerremi daha kaybederim…..
Senden geçilmesi kolay mı zannedersin,
Alev bakışlım,
Kendimden daha kolay geçerim…!

Yankılandıkça anlamsız duvarlarımda çığlıklar,
Firar etmek istiyorum, sevdaya doğru…..
Çöz gönlümün büyüsünü …….!
Avuçlarımda kan revan yüreğimle kapına geldim,
Aç kollarını, durdur artık evrenimin, kısır döngüsünü….
Hüküm giymekse eğer seni sevmek,
Yoluna bir can koydum bu sevdanın çekerim….
Vur istersen sırtımdan bedel süngüsünü,
Vur, vur, ama yeter ki, beni sev derim….
Yumar gözümü, bedeli de neyse öderim…!

Neresindeyim zamanın bilmiyorum,
Gecesinde mi, gündüzünde mi…?
Dört duvar arasında duruyor saatlerim…
Sol yanımdan dinledikçe sevda türküsünü,
Sağ yanım bir odada ölüm ile volta çeker….
Çizgi atarım sensizliğin duvarına isyan ederim,
Hayallerimde yaşatırım mavi gökyüzünü,
Ahh..! bir yıldız görebilsem karanlık gecelerde,
Aşk için her şeye inat, seni dilerim……
Unutmak istiyorum artık mazinin öyküsünü,
Bir çizgide ona atar, çekip giderim….

Alev bakışlım….!
Azâdım ellerine muhtaç şimdi,
Aç demir kapıların sürgüsünü…!
Ya beni de al yanına, senin olsun yüreğim…
Ya da deki benden kaç;
Alıp başımı, sessizce giderim…

Kara toprakları üzerime çeker,
Seni ben, orada da beklerim…

S e n i n i m…! !
http://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gif
http://img80.imageshack.us/img80/9692/alijn3060sttp6.gifhttp://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gif
Metin Yıldırım
http://img153.imageshack.us/img153/5517/cid25aah0.gif


C.A.N.D.Y 26 Şubat 2007 16:58

ANLASANA

Gözümde çizemediğim olmayan hayali seviyorum bu aralar
Hayalini bile çok gördün bana güvenmedin sevgilim dedin
Benim gibi kendini esir almadın yalnızlığı gözümde yaş oldu
Beni biraz anlasana sevgilim ölürüm yoluna beni biraz anlasana
Çizemediğim sevgilim koklayamadım aşkım sevdalım anlasana
Koyverme beni hıçkırıklara boğma beni sensizliğinle özleminle


Çalan ney gibi sade olsana düşün benim halimi çiz gözlerinde
Yerime koy kendini anlasana beni göz yaşım olmasana
Her göz yaşımda sen varsın damarımda sensiz dolaşmaz damlalar
Gel etme olma hasret gözümde bitmezken göz yaşı eksilmezken
Beni biraz anlasana yollasana sevgilimi bana özlemini paylaşsana
Yorgun akşamlarda seni ararım başımı yaslamak için tenini koklamak için


Bana verdiğin sevginin hayalini çok görmesene sevgilim
Benzemiyor kimse sana göremediğimden koklayamadığımdan benzemesinde
Hasret kokar yalnızlığım akşamlarım gecede dolunayda gözlerim seni arar
Dağlar bile susar hıçkırık olur asil yeşillikte baykuş ağlar hüznümden
Beni biraz anlasana sevgilim yolasana bana sevgilimi özlemini paylaşsana
Canım çıkmak ister bedenimden bu günlerde ecelim olmak istermisin


Söyle bana neden yolamazsın güvenmezsin bukadar nankörmüyüm ben
Gökyüzü karanlık neden bana kadar bir yıldız bir aydınlık yok
Son yolculuğum bir an önce başlasın isterken aklımda sen varsın
Düşün bir kereçik ben bukadar nankörmüyüm anlasana sevgilim beni
Ellerimin boşluğunu izin verde gözlerimle bastırayım yollasana sevgilim seni bana
Beni birazçık anlasana ....



Şair: Bülent Mutlu


C.A.N.D.Y 26 Şubat 2007 19:06

http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10084.jpg

KÜÇÜK MUTLULUKLAR
Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar;
Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul

Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen

Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Hamdi'nin hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil t-shirtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin

Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk

Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların

Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde
*
*
*
*
(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum kendi küçük
mutluluklarını yazman bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle)


Yalçın ERGİR


Misafir 5 Mart 2007 12:13

http://www.sevgidenizi.com/kartlar/images/sevgi026.jpg


HayLaZ61 16 Mart 2007 02:16

Alışkanlık Aşkları Sigaraya Benzer Biraz

Bütünlerimizin yarımlarıyız aslında hepimiz.Yarım hissederiz kendimizi ne kadar bütüne tamamlansak da.Ve bütüne tamamlanma çabasıyla geçiririz hayata dairlerimizi.

Sinemaya gideriz yanımızdaki koltuk boş gelir ne kadar dolu olsa da...Yatagımıza gireriz yatak soguk gelir ne kadar sıcak olsa da...Akşam yemegine otururuz dolu tabaklarımızla.Yanımızdaki tabagın boş oluşu dürtükler bu seferde içimizdeki yarımı.O yarımı tamamlama arzusuyla çıkarız aşklarası yolculuklara.

Ve deneyler başlar hayatımızda.Çevremizde gördüğümüz her yarım parça kalbimize yerleştirilir özenle bir puzzle misali.Uygun olmayanlar elenir itinayla.Ve eksik puzzle parçamız bulunmaya çalışılır yeniden.

Ve işte en benzerini buluruz karşımızda.ilk görüşte;
"tam bana göre"
"aradıgım insan bu"
sözcükleri dökülür agzımızdan.

Yarım parçamız o mudur?Yoksa biz mi benzetmeye çalışırız onu?Her farklılıkta biraz daha benzetme çabası başlar içimizde."Değişir,düzelirler" girer devreye.

"onu öyle kabul etmek" ya da "Dogru yarımı aramak"aklımızın bir yerlerine gelir.Gelir ve geçer.Ve "değişir,düzelirler" alır onların geçtiği yerleri.

Ve bir alışkanlıktır başlar.İplerimizi onun yanlışlarına baglarız önce.Ardından da yeni baglar çekilir gözlere.

Aşk mıdır yoksa alışkanlık mı?

Kopamaz oluruz zamanla.Sanki kopsak ,hayatımız son bulacaktır o anlarda.Ve adına "aşk " koyarız tek kelimeyle.Ardından da sileriz tüm olumsuzlukları.Kalbimizdeki parçayı yontup onu oraya oydurmaya çalışırız.Olmadı mı? Bu seferde onu yontmaya başlarız.

Ve tartışmalar gelir ardısıra."Olmazsa olmaz"lar konulur kalpte açılan yaralara.

Aşk biter acı gelir.Acı gelir, alışmanın inadı sarar.Alışmanın inadı başlamıştır bir kere içimizde.Ve "illa ki o" denir yeniden.Sevmesek de o...Sevmese de o..İlla ki o...

Sigarayı da sevmeyiz halbuki.Ama bırakamayız da...Eksilmeyiz bıraktıgımızda ama "illa gerek" der bir yanımız.

Sevgi yoktur aramızda ama inatlaşılası bir aşk kurulmuştur sigarayla da aramızda.Verdiği zarar bir yana yoklugu bir yanadır içimizde.Verdiği zarara inat yine de sarılırız ona.İçimizde eksik yarımız oymuş gibi.

Alışkanlık aşkları da böyledir aslında.Sigarayla kurdugumuz bag gibi biraz.

Ve ne zaman sigaranın adım adım bıraktıgı hasar gün yüzüne çıkar sigara bir yana bırakılır buruk bir hüzünle.Aynı alışkanlık aşkların zamanla biriktirdiği acıların gün yüzüne çıkması gibi...



tek farkı gözünüze çektiğiniz baglarla puzzlenızın gerçek eksiğini hiç bulamayacak olmanızdır...



yıllar sonra büyük bir acıyla duydugunuz pişmanlıksa aynı sigaraya başladıgınız güne benzer..



Misafir 17 Mart 2007 15:02

http://img109.imageshack.us/img109/6780/forumonlinepk7.jpg

Yeter Dertler Bu Kadar Gözlerim Seni Arar..
Sensiz Bu Can Yaşamışsa Kime Neye Yarar..!!



Yine Hüzünlendim Yine Aklıma Geldin
Kahretsin Söz Vermiştim Unutmak Hayal Gibi
Ömrümün En Güzel Yılları Seninle Geçti
En Kötü Günleri Dün Bugun Ve Şimdi
Ayrılığı Ve Sevgiyi Sende Öğrenmiştim
Adına Bir Degil Yüzlerce Şarkı Seçtim
Her Gece Bir Düşünce Her Gece Bir Stres
Aklımdasın Yanımdasın Soluduğum Her Nefes
Ellere Karıştın Yüreğim Yanıyor
Bu Yaşlı Gözler Sadece Sana Ağlıyor
Kaybetmiştim Seni Soğuk Bir Kış Gecesi
Çok Kışlar Geçti Ama Dönmedin Geri
Sevda Dedikleri Bu Olsa Gerek
Suçum Neydi Hatam Neydi Küçüktük Belki
Çocukluk Aşkı Değil Benimki Gerçek Sevgi
Hayallerim Bitmesin Dön Artık Geri
Ah Be Kader Yüzüme Hiç Gülmedin
Sevdim Sevilmedim Sevenide Sevemedim
Zalim Bu Hayatta Sevgilerde Eksiktim
Kalbimdesin Sevdiğim İlelebet Seveceğim
Unutmadım,Suçsa Suçluyum
Öl De Öleyim Seviyorum Biriciğim
Bir Gün Benim Olsan Bin Yıl Gibi Gelir
Yeniden Beni Sev Küçük Kalbim Erir..


Nephthys 6 Nisan 2007 11:59

Alışkanlıklarımmış


Gözün aydın istediğin oluyor, seni unutuyorum.
Merak etme zor olmuyor, destekte alıyorum.
Biraz zaman yardım ediyor, biraz da kendim istiyorum.
Şöyle bir düşündüm de;
Meğer ümitlerinmiş sana olan sevdamın sebebi.
Onları kestiğin günden beri,
Sana olan aşkım bitti, küllendi.
Oysa hep merak ederdim;
Unutmak, nasıl olur?
Yani;
İnsan isteyince mi unutur, yoksa zaman mı unutturur?
Sonra mevzu çözüldü;
Meğer ümitlerin bir akçe, sevdam ise bir malmış.
Üstelik bu ticaretin, veresiyesi de olmazmış.
Ve senin anlayacağın;
Seni sevmeye olduğu kadar, unutmak içinde sebep varmış.
Eğer alışmak, aşkın diğer adı değilse gülüm,
Seni unuttum demektir, seni unutuyorum.
Bakma;
Her iş dönüşü,yine aynı yer de bekliyorum.
Yanlış anlama!
Sen geleceksin diye değil, dalgınlığımdan!
Ve her akşam kapılarda kalıyorum.
Yanlış anlama!
Seni evde sanmaktan değil, anahtar almamaktan!
Hele şu ekmeği iki tane alışım yok mu?
Yanlış anlama..!
Biri, sana diye değil, alışkanlıktan!
Hem!
Hem sen hiç Doktorları duymadın mı gülüm?
Benim bu halim;
Onlara göre çok, ama çok normalmiş.
Atlatılan her büyük kazadan sonra geriye,
Mutlaka bir iz, araz kalırmış.
Ve bendeki bu araz;
Bu aşk kazasından geriye kalan,
Müzmin, müptela alışkanlıklarımmış, ALIŞKANLIKLARIMMIŞ! ...
Metin Ceylan


Nephthys 6 Nisan 2007 23:48

Ayrılık Alışkanlık Yapıyor


'Hayata neye sitem edeyim ki,
Kendimden başka'

İşte ayrılık,
Üstünde yüzlerce yüklü şiir
Ve alışkanlık
Sigara gibi
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Dostlar unutunca

Şiirler, sözler, harfler
İstediğin kadar birleştir
Topla, çarp, böl
Sonunda hep çıkıyor
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Sevdiklerin unutunca

Gezdiğin muhteşem yerler
Gördüğün en güzel elbise,
Kazandığın para,
Harcadığın zaman neye yarar
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Tek başına kaldığında
Erdoğan Ergin


NiliM 7 Nisan 2007 13:56

Alıştım

Yalnızlığın yürek burkan o sırnaşık yüzüyle
otel odalarında sarımsak kokan kadınların

haydi sende anlat bakalım hikayeni
muhabbetlerinin hemen ardından tanıştım
nedense yalnızlığıma herkesten çok alıştım

sonraları bir çokları girdi yüreğime
girdikçe çoğaldı yalnızlıklarım
kendimden çok başkalarının
yalnızlıklarını yüreğime taşıdım

seni de anlıyorum kızmıyorum
ben zaten en çok başkalarını anlamaya alıştım


Hayal Ayna


Nephthys 9 Nisan 2007 00:54

Alışkanlık oldu


Ben alıştım böyle
Yaşamaya.
Ben alıştım.
Benliğimin günden güne
Çalınmasına.
Ben alıştım.
Sevdama çamur atılmasına.
Ağlamak bende tutku oldu.
Göz yaşlarım sevgilim.
Ben alıştım,
Gölgelerle yaşamaya.
Falıma bakmasınlar,
Ben bilirim geleceğimi...
Geçmişimi hatırlarken.
Yanlış bir şeyler yazılmış
Kaderime.
Acımadan.
Suçluluk duyma, başını eğme öne
Utanma yaptıklarından.
Atma göz yaşlarını içine.
Yıkılan gururumun...
Sorumlusu sen değilsin.
Yanlış bir şeyler var bende,...
Hatalı olan benim.
Öğretilmedi bana, öğrenemedim ben.
Sevdalara, duygulara olan
Güvensizliği.
Fazlamda bu benim,
Eksiğimde.
Sen takma kafana güzelim.
Canın sağolsun.
Ben ezilmeye alışığım.
Haberin olsun.
Cengiz Süslü


Misafir 9 Nisan 2007 11:07

http://img408.imageshack.us/img408/1839/kissoftherosebypeachyyylw0.jpg



Unutulmuş ne varsa bi isimle herşey su yüzüne çıkar,
sanki küller tekrar alevlenmiş gibi. Eskileri tekrar hatırlarız unutmak için
o kadar çaba boşa gider bi anda. Hatırlatan anlamaz tabi birini veya bişeyleri
unutmanın, onu kalbine gömmenin zorluğunu. Sen üstünü örtmüşsündür küllerin
tonlarca toprakla ama çıkmıştır işte günışığına. Kalbin acır, için daralır,
sığdıramazsın şimdiki dünyana grilerin içinden çıkmış birini, külleşmiş anıları.
İyi ve kötü yaşanmış ne varsa gözünün önünde artık at atabilirsen, kulaklarında
eski bir şarkı dudakların sen istemesende mırındanmaktan vazgeçemez ama
elinde unutulmuş bir günlüğün içinde kurumuş bir gül kalmıştır sadece..


Gülünce dudakların
Bir gonca güle genzerdi
Ben dudaklarını sense gülleri severdin

Güller ve dudaklar şimdi
Ne kadar acı ve gizli
Eski bir aşkı anlatır
Güller ve dudaklar şimdi

Döküldü yaprakları
Mazim denen o bahçeye
Kayboldu dudakları
Seven yok artık gülleri..




Alıntıdır


Nephthys 9 Nisan 2007 13:04


Alışkanlık



İsmi önceden konulmuş
Koyu bir şiir demeti bu
Derler ki bundan yıllar önce
Yıldızlar bile yokmuş
Bile bile yanasıymış insan
Yanında olmayan her şeye
Heyelan olur çöker bir anda
Çözülmez sorun getirirmiş
Sorunsuz sonbahara bu dert

Rivayet bu ya
Bulunurmuş en ücrada
Engin yüreklerde
Yüksek karakterlerde
Karanlık gelecekte
Gecenin ilerleyen saatlerinde
İlgiden yoksun
Yokluktan bıkkın
Bıçak sırtındaki son kararlarda
Karargah kurarmış namert

Rivayet bu ya, adı
Aşk olasıymış
Oluşumu Adem’e uzanan
Alışık olmadığımız
Alışkanlığımızın


Süleyman Eser


Nephthys 16 Nisan 2007 00:09

Alışkanlığımsın


sen benim en huysuz anımda bile
kahrımı çeken o gülün kalbiydin..
yüzün güneş gibi parlıyordu varlığında
yokluğunda ise bir hapisteydim..


sen kurtulamadığım hastalığım
gönlümün içinde bir bahçeydin
kendimi bulduğum tek bağlılığım
uğruna tutulduğum en güzel şeydin



sen benimle doğmuş diğer yarım
kalbime işlemiş aşk ikizimdin
sahip olduğum tek varlığım
dünyalar kadar hazinemdim


sen, olduğuna sevindiğim kadınım
yokluğunda kahrolduğum hasrettin
mutluluğa doyamayan yıllarım
yaşamamı isteyen tek sebeptin


İsmail Baharşen


Nephthys 17 Nisan 2007 11:28

Alışkanlık



Değişmiyor işte bazı alışkanlıklar.
Bıraktığın gibiyim hala...
Mesela,
Hep aynı sokaktan geçiyorum işten eve dönerken.
Ve hala,
Dolmuşa binmiyorum spor olsun diye...
Akşam yemeğinden sonra bir orta kahve,
Eskiden beri en büyük zevkimdir bilirsin.
Bu sırada da başa sarıp sarıp;
Hep aynı şarkıyı dinliyorum,
Hani nakaratını defalarca tekrarladığımız.
Bilirim...
Sende o şarkıyı benim kadar seversin.

Biliyormusun,
Hala resmini öpmeden uyuyamıyorum.
Alışkanlık işte...
Hep aynı yerinde uyanıyorum gecenin.
Ve her defasında aynı duayı ediyorum:
'Ayağına taş, yüreğine ateş değmesin.'
Sonra gözlerimi kapatıp bekliyorum.
Bir ses:
'Günaydın canım.Ben geldim.' desin.
Gün görününce odamın penceresinden,
Her sabah yeniden sana uyanıyorum.
O ilk gün söz verdiğim gibi herşeyim,
Ben seninle yaşlanıyorum....




Betül Kasapoğlu


Misafir 17 Nisan 2007 11:50

İşte böyle kalemi, kâğıdı alırsın eline.

Geçmişi

Acı-tatlı haliyle anımsarsın,

Damla damla dökülürcesine yazarsın.



Bu dünyadan göçen sevdiklerin

Canlanır gözünde

Yaşıyor gibi.

Gözlerinde

Bir damla yaş olmadığı halde,

Kan basar sanki gözlerini,

Ağlıyor gibi.


Uykuların kaçarsa gece,

Ölüm gelir aklına ister istemez.

Bir dal kırılır yüreğinde,

Başka denizlere akar ırmakların

Hararetten kurur topraklar

Şırıltısı kesilir pınarların



http://img483.imageshack.us/img483/8027/iiiinn4.gif


Uykuların kaçarsa gece,

Hep kötü şeyler gelir aklına.

Ayrılıklar, özlemler

İhanetler gelir dikilir karşına

Dalarsın dipsiz kuyulara

Uykusuz gecelerde.

Sevdiğini kaybetmekten korkarsın

Ağlarsın hiç sebep yokken

Karanlıkta bir çift ışık ararsın,

Koca ampüller tepende yanıyorken



Uykuların kaçarsa gece,

Eski sevdiklerin gelir aklına.

Hepsi gelir

Toplanırlar başına.

Tutmak ister, tutamazsın,

Dokunmak ister, dokunamazsın.

Yakınlar uzak olur

Kalabalıklar yalnızlığın,

Hayal mi gördüklerin,

Yoksa gerçek mi?

Anlayamazsın.



http://img469.imageshack.us/img469/6826/sleephf2.gif



Uykuların kaçarsa gece,

Yastık diken olur

Batar yüzüne.

Eski hatıralar

Serilir gözlerinin önüne...

Gece bitmez

Yıl gibi uzayıp gider.

Eski sevgililer gezinir gözlerinde

Bölünür yürekler.

Derken,

Güneş koşar imdadına,

Pencerenden bir dost gibi girer.

Işığı yüzüne vurur

Rahatlarsın.

Herkesin uykudan uyandığı saatte

Sen,

Derin bir uykuya

Yalnızlığın karanlık odalarına dalarsın.

KAMURAN ESEN


Nephthys 18 Nisan 2007 10:57

ALIŞKANLIKLARIN TUTSAĞI OLMAK...

İnsan 20 yaşında iken, dünyayı değiştirmek istermiş.
30 yaşına gelince ülkesini.
40 yaşında, yaşadığı çevreyi değiştirmeye savaşırmış.
50 yaşında kaderini.
60 yaşında ise, en büyük arzusu, sadece yatak çarşaflarını değiştirmek olurmuş…

Bir dergiden aktardığım bu yargı cümlelerine katılır mısınız, katılmaz mısınız bilemiyorum… Ama bildiğim bir şey var ki, değiştirme çabası, kaygısı, insanoğlunun doğasında var…

Ne zaman ki buna ters düşüyoruz, yani değişmemek ve değiştirmemek için diretiyoruz, işte o zaman kendimize ve çevremize yabancılaşıp; mutsuz, basit, sıradan bir yaşama pencere açmış oluyoruz… Böylesi de kolayımıza geliyor galiba!..

Yani, hangi yaşta olursak olalım, içimizde bir şeyleri değiştirme isteği var, ama çabası yok… Alışkanlıklar ağır basıyor her zaman…

Türk dili ile ilgili kurslardan birinde, ders veren eğitimci, sözünün bir yerinde, “Alışkanlıklar kötüdür” demişti… Biz kursiyerler ağız birliği etmişçesine, “İçki, sigara gibi alışkanlıkları anlayabiliyoruz ama, kitap okuma gibi bir alışkanlık nasıl kötü olabilir?” diye sormuştuk bilgiç bilgiç… O da ısrarla: “Alışkanlıklar kötüdür, çünkü insanı, sınırlı, bağımlı kılar, yaratıcılığı engeller. Her alışkanlığın daha iyi bir durumu mutlaka vardır” demişti…

Şimdi şimdi katılıyorum kurs öğretmenimizin söylediklerine…

Diyelim ki, her gün bir saatinizi kitap okumaya ayırıyorsunuz… Siz bu alışkanlığınıza sıkı sıkıya bağlı olduğunuz sürece, kitap okumaya ayırdığınız zaman hiçbir şekilde iki saate çıkmayacak…

Ya da evinize, işinize gelip giderken, hiç de zorunlu olmadığınız halde, hep aynı yoldan geçmeyi alışkanlık haline getirdiyseniz, diğer yollarda var olanlardan, yaşananlardan hiç haberiniz olmayacak…

Alışkanlıklarınız sizi, hiç sevmeden yaptığınız bir işten koparamayacak belki.
Hatta, içinde yaşamak istemediğiniz bir şehirden,
Hiç giymek istemediğiniz bir giysiden,
Dinlemekten hoşlanmadığınız bir müzikten,
Oynamaktan zevk almadığınız bir oyundan…

Dedik ya, anlamlı ya da anlamsız da olsa, bir şeyleri değiştirme isteği insanın doğasında var, ama alışkanlıklara tutsak olup mutsuz, sıradan bir yaşam sürmek de var…

Hangisine yenik düşersiniz bilmiyorum… Tercih sizin!...






yayıncı



Nephthys 26 Nisan 2007 02:19

Alışkanlık oldu



Ben alıştım böyle
Yaşamaya.
Ben alıştım.
Benliğimin günden güne
Çalınmasına.
Ben alıştım.
Sevdama çamur atılmasına.
Ağlamak bende tutku oldu.
Göz yaşlarım sevgilim.
Ben alıştım,
Gölgelerle yaşamaya.
Falıma bakmasınlar,
Ben bilirim geleceğimi...
Geçmişimi hatırlarken.
Yanlış bir şeyler yazılmış
Kaderime.
Acımadan.
Suçluluk duyma, başını eğme öne
Utanma yaptıklarından.
Atma göz yaşlarını içine.
Yıkılan gururumun...
Sorumlusu sen değilsin.
Yanlış bir şeyler var bende,...
Hatalı olan benim.
Öğretilmedi bana, öğrenemedim ben.
Sevdalara, duygulara olan
Güvensizliği.
Fazlamda bu benim,
Eksiğimde.
Sen takma kafana güzelim.
Canın sağolsun.
Ben ezilmeye alışığım.
Haberin olsun.


Cengiz Süslü


NiliM 26 Nisan 2007 08:20

Alışkanlık işte

bir ışık bekledi durdu
gözlerim gözlerinden
her gün
yakmadın be gülüm
ama olsun
ben karanlıklara da alışkınım
bir kelam duymak istedi
yüreğim dilinden
her gün
demedin be gülüm
ama olsun
ben sessizliğe de alışkınım
bir sıcaklık diledi
avuçlarım ellerinden
her gün
tutmadın be gülüm
ama olsun
ben ayazlara da alışkınım
bir çokluk olmayı arzuladı
tekilliğim senden
her gün
sarmadın be gülüm
ama olsun
ben yalnızlığa da alışkınım
bir kırıntı aşk dilendi
sevdam sevginden
her gün
vermedin be gülüm
ama olsun
ben SENSİZLİĞE DE alışkınım

alışkanlık işte


Cengiz ŞAHİN


Nephthys 26 Nisan 2007 12:00

Alışkanlık İşte


Alışkanlık işte
çocukluğumdan kalma
ne kadar sevdiğimi
soruyorsun ya! bana
şöyle kollarımı uzatıyorum
açabildiğimce açıyorum iki yana
koskoca bir sonsuzu
sığdırıp arasına
şımarıkça
işte bu kadaaaar,
diyorum sana.


Demir Mutlugil


Misafir 26 Nisan 2007 16:06

http://img263.imageshack.us/img263/2782/laviniahq1.jpg

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin yine de sen bilirsin
Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
Üşüyorsun ceketimi al günün en güzel saatleri bunlar
Lavinia yanımda kal
Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
Adını gizleyeceğim
Sende bilme bilme lavinia
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin yine de sen bilirsin
Adını Gizledim Sen de Bilme Lavinia


Nephthys 26 Nisan 2007 16:21

Sahte Ümit

Ali Yüksel Mert





Sana bir şarkının orta yerinde,
Rastlamak isterdim
Sonunu birlikte getirmek için.
Kıyısından uzağında bir denizin,
Beraber ayak basmak için toprağa.
Bir gecenin en karanlık anında,
Işıltılı bir sabahı karşılamak için.
Hazan bitmeye yaklaşmışken,
Baharı saçlarından yakalamaya.
Bu fırtına dinmeden bulmalı seni,
Sakinleşmek ve durulmak,
Güzel olacaksa kollarında.
Nasıl kaybettiysem hiç birşeyin başlangıcında
Bulmalı seni,
Başlamayan herşeyin orta yerinde


Nephthys 12 Mayıs 2007 00:23

Alıştım Sana



Mahsun gözlerde yanlızlık okunur ya öyle,
Sonbahar hüznünü yaşatıyorsun.
Bende alıştım senin edalarına.
Sabahları şen ve ürkek çırpınışlar,
Ürkekliğim ya gelmezsen diyedir.
Bülbülün güle ahuzarından,
Gül ölüm sesizliğine bürünür.
Deprem olmuş,iş bitmiştir,
Yüreğim çırpınır gelmezsin diye.
Sabahları şen nameler dökülünce dudaktan,
Bil ki kapıdasın diyedir.
Düşündükçe düşünür, gözyaşları dökülür.
Ta...ki uzaklardan meltem eserde,
Kokun gelmiştir, gül diyarından,yardan
Gelebilseydim kaldırım taşlarını beraber adımlardık
Sen özlüyorsun ben çılgınları oynuyorum
Bekliyorum......beklerim.....bekleyeceğim.....
Penceremden uzaklara dalacağım,
Seni tutuğum gibi, bağrıma saracağım
Koklayacağım tıpkı alıştırdığın gibi
Sensiz içmiyorum sabah kahvemi.
Gün başlamıyor sen olmayınca
Denizler, dalgalar şarkılar nerde..
Viran olmuş bir evin penceresinde,
Beklemek ateşten gömlekmiş meğer
Sen yüreğimde korsun,yanarda yanarsın.




Mevlüde Demir


P.u.S.u 12 Mayıs 2007 20:21

Alışkanlık - Ümit Yaşar OĞUZCAN


http://www.diyadinnet.com/modules/Siir_Bahcesi/images/siirler.gif






Gitgide alışıyorum sana.

Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz

Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin

Yanımda olduğun zamanlar;

sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,

alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun

Durmadan başım döüyor verdiğin hazdan

Alışkanlıklar daima korkutur beni

Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim

Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır

Fakat şimdi sana alışıyorum

Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.

Yalnız içimde garip bir korku var.

Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum

Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini

daha değerlisini verememekten korkuyorum

Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla

yapayalnız bırakmaktan korkuyorum



Oysaki her zaman ve günün her saatinde

yanında olmalıyım senin Bana alışmış olmaktan

pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı

Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp

emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni

Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.

Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim

"Bana alış" demeyeceğim Nasıl olsa alışacaksın bir gün

Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,

o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,

sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!



İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle

mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum

Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.

Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.

Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.

Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu

kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.



Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim

senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor

Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.

Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa

seni görecekler içimde

Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?

Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.

İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.

Her yerde iki olduğumuz için

bir bütün haline geliyoruz durmadan



Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni

Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden

Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor

Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri

Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum

Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık



Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.

Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum

Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.

Bir gün tarih öcesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde

Uzun süren bir baygınlık sonrasının

o anlatılmaz baş dömesi içindeyim

Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman

seninle vardığım yüksekliğe erişemez



Açılmış bütün kuyuların derinliği

içimde seni bulduğum yer kadar derin değil

Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.

Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.

Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.

Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.

Alev almayan bir yerimiz kalmadı.

Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.

Hiç bir su, bu ateşi södüremez artık.

Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sömeyeceğimizi biliyorum.

Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.

Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız

Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde

bizden güçlüsü olmayacak!

En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle

Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.

Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı öleyemez artık


Sedef 21 12 Mayıs 2007 20:24

Alışmayacağım



Yıldızları saymaktan usandım
Ilık yaz akşamlarında senin yokluğuna ağladım,
Lakin sensizliğe hiçbir zaman alışmadım,
Dünya dursa da alışmayacağım.
Ilgaz gibi karlı dağlarda kaybettim seni
Rastlamak mümkün olmadı bir daha
Işıksız kaldım şu yalancı dünyada
Mutluluğa elveda derken sensizliğe merhaba dedim.




Keziban Üstündağ


P.u.S.u 12 Mayıs 2007 20:31

ALIŞKANLIK

Bu kirli düzenin düzenbazları
Azrail'e rüşvet vermeyi dener
Ölünce dünyanın en kurnazları
Torpille cennete girmeyi dener


VerSchL@GeN 21 Mayıs 2007 01:17

Alışkanlık

Ben seni melalinde sevmişim ,
Gülsen de olur gülmesen de .
Ben seni yokluğunda sevmişim ,
Gelsen de olur gelmesen de .
Fena alıştım sana
Bir buhurdan gibiyim duman duman
Senin için tüten , senin için yanan
Bilsen de olur bilmesen de .
Taş bile daha sert değil
Yalınız çekilir dert değil
Bölsen de olur bölmesen de .
Akar gözyaşlarım geceler içre
Silsen de olur silmesen de

Muammer Çelik


NiliM 22 Mayıs 2007 09:29

Biz alışkanlıklarımıza yenilmişiz! ...

Ahhhh!
Beni esir alan alışkanlıklarım
deryanın farkında olmayan balık gibiyim
‘’dile benden, ne dilersin’’ dediklerinde
su ve hava gelmez aklıma,
ilk istediğimiz de, para.

Frensiz arabaya binmeyiz de
öyle bir zamana binmişiz ki…
altımızdan kayıp gidiyor zaman
biz üstünde, bir hiçiz be…
hiç kimse şikayet etmez ondan.

Alışkanlık yapmış bizde, bu hal…
Gücümüz yetmeyen her şeye,
‘’Dikilmek kaderde varsa,
zevk almasını bileceksin’’ deyip
kaderimiz bu deriz, boyun eğip,

Zamanlar akıyor bizi iplemeden
Biz kutluyoruz.
Bir karışını vermemek için
Ant içtiğimiz topraklar
Satılıyor bir, bir
Biz alkışlıyoruz.
Alın terlerimizle yükselen
Bacalar şimdi alafranga oldu.
Bütün markalar yabancı dilden.
Güzel kokuyor,
yabancı olunca *** kokusu.

Geleneklerimize çok bağlıyız sözde
yabancı markalar alışkanlık yapmış.
kaderde,
geleneklere bağlı kadınlarımızı boşayıp
Nataşalarla evlenmek varmış.
Suç bizde değil
Alnımıza yazan, böyle yazmış.

Avrupalılık da varmış kaderde
Avrupa’dan gelen hastalık bile
Başköşe de, yada başımızın üstünde
Ama! ....
Kardeşlerimizi, linç etmeye gelince
‘’kaderde beraber yaşamak varmış’’
diyemiyoruz.
Avrupa’daki, düşünce özgürlüğünü,
Hazmedemiyoruz.
Kullanmalarına alıştıklarımız, bizi kullansın
Kullanmaya alıştıklarımız, kullanılsın
Alışkanlıklarımız bozulmasın.

Tesbit edilmiş günlere sakladık
Mutluluklarımızı ve üzüntülerimizi
Kendimize zaman ayıramadık
Güçlere/güçlülere feda ettik kendimizi
Böyle doğduk, böyle büyüdük, böyle alıştık.

Büyüklerimizden,
Askere giderken de öyle öğüt aldık,
‘’Aman oğlum! ...
Ne önde ol, ne de arkaya kal,
ne fazla uyanık görün, ne fazla aptal’’
ve öyle eğitildik askerde
önde ve arkada giden,
sopa yedi her seferinde.

Bize her buyrulana, ‘’eyvallah’’ demişiz.
Hiç araştırmak olmamış, derdimiz,
Alışkanlık haline gelmiş tembellik,
Biz alışkanlıklarımıza yenilmişiz…


Mehmet Halil


Pollyanna 2 Haziran 2007 02:02

ALISKANLIK

Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum..
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez...
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...

Ümit Yaşar OĞUZCAN


Sedef 21 2 Haziran 2007 17:48

ALIŞTIM
Kalbini avcumun içine aldım
Hayatımın ne güzel türküsünü
Yıldızlara söylüyorum bu gece
Seni anlatıyorum
Ama koşamıyorum sana doğru
Üzgünüm…
Kalbin
Kayıp gitti ellerimden
Tutamadım.
Kırıkları ayaklarımı kanatıyor
Çok acıymış
Acıtırmış
Alışılırmış ama
Zaman ilaçmış
Bir tek kayıplara karışmazmış
Şimdi ben seni kayıp mı ettim?
Geçmediğine göre acım…



Duygu Tuncel


Mystic@L 5 Haziran 2007 12:28

Kayıp duruyor bakışları
duvardaki resme ve kapıya
oğul mu beklediği, sevgili mi

Belli ki yaşıyorlar hala
uzun uzun yaşıyorlar belli ki
bırakıp gittikleri anılarıyla
Çıkıp gelirler bir gün belki
Üşümüştür çünkü toprağın
soğuk yalnızlığında birisi

Öteki arkasında parmaklığın

Ahmet Telli


RuYa 21 Temmuz 2007 17:22

Alıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunYaralarıma tuz mu basmayı öğrendimYoksa zaman yaralarımın kapanmasına izin mi verdi bilmiyorumAlıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunSeni düşündüğüm anlar artık çok azaldıBazen keşkelerimin arasındaBazen de hüzünlü bir şarkıda hatırlıyorum seniAma unutmayı unutulmayıda bu yürek çoktan kabullendiAlıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunİnsanoğlu ne tuhaf öyle değilmiAlışkanlıkları olmazları daha birçok şey değişebiliyormuş zamanlaKanayan yürek gün geçtikçe kendini tamir edebiliyorKendisinin hem hastası hemde doktoru olabiliyormuşAlıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunSakın suç yada suçlu aradığımı sanmaBenimki yanlış bir tercihti kaldım yolun yarısındaArtık yüreğimin bir köşesinde senVe seni ordan söküp atmaya kararlı bir benle yola devam ediyorumAlıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunSeni unutmaya başladım bileHissediyorum gitgide senden uzaklaşıyorGün geçtikçe sana yabancılaşıyorumAlıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunMantığımın dur kalbimin ise git dediği tek kişiydin senGüzel anlar yaşatan hayatıma anlam katandın senAma her masal mutlu sonla bitmiyormuş Geçte olsa bunu anladım benAlıştım artık eskisi gibi beni yaralayamıyosunŞimdi gidiyorsun izinsizce girmiştin bu kalbeİzin almadan da öylece çıkıp gidiyorsunAslında bende gitmeni istiyorum sendenŞimdi giderken yüreğimdeki senide al götür benden SELÇUK ATAMAN...


My Love For You 21 Temmuz 2007 18:36

ALIŞKANLIK


Kimi zaman ben,
kimi zaman o erketeye yattı.
Gönüllere girip hırsızlık yaparken..
Daha düne kadar beraberdik yalnızlıkla.
Ama;
Şeytan diyor ki,
sıkıştır bir tenhada,
al senden çaldığı tebessümleri..
Götür,
koyuver dudaklarının kenarına.
Yaptım yapmasına da! ..
Aklım;
Yüreğine takıldı kaldı.
Sorma nedenini,alışkanlık işte.
Dayanamayıp yine,
..........saklı hüzünlerini çaldı...


Çınar GÖLE


RuYa 21 Temmuz 2007 18:56

Oyle alismistim ki sana.. vazgecemedigim huyumdan vazgecicem neredeyse... Oyle baglandimki sana.. " Gitme, biraz daha kal" demek geliyor icimden her nedense Daha ne kadar oldu ki seni taniyali? Ne yasadimki seninle? Ne paylastim, ne hissettiumki? Sadece ufak tatlibir soz bekledim hemde her seferinde her yeni dogan guneste her evden cikisimda her yeni bir um,uda kucak actigimda, kulac attigim hergun hayaller denizine, hemde hergun dakika dakika saniye saniye oyle mutlu ettinki beni... kimsenin veremedigini uzattin avuclarima.. ben ardik oyle alistimki sana her yeni gunun verecegi mujdelere gebe biraktin, ardik eskisi gibisarmiyor beni aksamlar, bende seni oyle ozluyor, oyle hasretimki sana, gecelerime doydum artik Sabirsizca bekliyorum hasret kaldim, her yeni gunun sabahlari... Oyle seviyorumki seni " Seviyorum" dediklerimden bile bir baska seviyorum seni.. Oyle katiyorsunki canima.. " Canim benim" dediklerimden bile bir baska katiyorum seni canima.. Oyle baglandimki sana " birgun ansizin kaybolup giderse eger" diye, dusunuyorumda... Iste o zaman ben, iste o zaman, sessiz sedasiz cekilirim brualardan her seyimi birakip giderim bu diyarlardan bir tek sey disinda oda suan hala avuclarimda, oda bana senden tek hatira kalicak bu dunyamda..

SEDAT KAYA...


nünü 21 Eylül 2007 17:19

ADA DA AŞK

Aşkını hala koynun da bak saklar adalar
Andıkça gölde su gökte ay hayale dalar
Oysa maziye karıştı eski hatıralar
Andıkça gölde su gökte ay hayale dalar


Misafir 24 Eylül 2007 14:37

Zararsız Alışkanlık

Sen, efkarımı dağıtmak için yaktığım sigaram gibisin,
Her içime çekişimde başımı döndüren, acımı dindiren,

Sen, nefesim gibisin,
Her solukta hayat veren, yokluğunda öldüren,

Yaşamın ayrılmaz iki parçasıyız biz,
Sen benim için yaratılmışsın, ben de senin için,
Çoğu zaman bunun farkında olamadan boşa geçse de günlerimiz...
Sercan Akay


nünü 28 Eylül 2007 12:54

Ayrılık Alışkanlık Yapıyor
'Hayata neye sitem edeyim ki,
Kendimden başka'

İşte ayrılık,
Üstünde yüzlerce yüklü şiir
Ve alışkanlık
Sigara gibi
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Dostlar unutunca

Şiirler, sözler, harfler
İstediğin kadar birleştir
Topla, çarp, böl
Sonunda hep çıkıyor
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Sevdiklerin unutunca

Gezdiğin muhteşem yerler
Gördüğün en güzel elbise,
Kazandığın para,
Harcadığın zaman neye yarar
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Tek başına kaldığında

Erdoğan Ergin


Misafir 28 Eylül 2007 14:34

Alışkanlık

Seninle çok kısa zamandır üzgünüz,
Tazedir sevinçlerin bitmesi henüz.

Birkaç ay kadar önce ne de mesuttuk,
Şimdi kahırdan gülmeyi bile unuttuk.

Senden sonra kimse olmadı küçüğüm,
Yar deyip elimi saçlarına sürdüğüm.

Ama saçlarında da yoktur elimin izi,
Hiç gösteremezdik ki sevgimizi...

Ben,
Elini kalbime koymanı beklerdim.
Sevgimi anlatırdı belki kalbimin sesleri.
Sen ise,
bulmamı beklerdin
Söylenmiş en süslü sözleri.

Ben,
Bakışlarımda kaybolmanı isterdim,
Çünkü baksaydın,
aşkımı anlatıyordu gözlerim.

Sanırdım ki,
Elinde elim, yıldızları izlesek...
aşkımı hissederdin.
Oysa sen...
eline yıldızları doldurmamı beklerdin.

O yüzdendir hep gökleri izlemem...
Seni sevindirebilirim belki,
Kayan bir yıldızı yakalayabilirsem.
Aykut Yakup



Saat: 00:48
Sayfa 1 / 3

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık