![]() |
Psikoloji Gündemi Duyguların Vücut Haritası Çıkarıldı Araştırmacılar, en yaygın duyguların vücutta güçlü hisleri tetiklediğini tespit ederek, her farklı duygu için vücudun topografik haritasını çıkardı. Bilim insanları, güçlü hislerin vücudumuzda ‘nasıl dağıldığını’ gösteren haritalar hazırladı. Proceedings of The National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, hislerin vücudumuzda izlediği yollar, Batı Avrupa ve Doğu Asya kültürleri arasında farklılık gösteriyor. Araştırmacılar buradan yola çıkarak, duyguların ve sebep oldukları bedensel izlerin biyolojik bir temeli olduğunu belirtti. Araştırmada yer alan Finlandiya’nın Aalto Üniversitesi’nden Profesör Lauri Nummenmaa, “Duygular sadece zihinsel değil, ancak bedensel durumu da ifade ediyor. Böylece bizi hızla tehlikelere karşı hazırlık almaya itiyor, aynı zamanda çevremizdeki sosyal etkileşimlere de tepki vermemizi sağlıyor” dedi. Topografik Harita Ortaya Çıktı Science Daily'nin haberine göre, Finlandiya, İsveç ve Tayvan’da 700’den fazla birey üzerinde yapılan deneyde, araştırmacılar denekleri farklı hislere yöneltti. Ardından, deneklere bilgisayar üzerinde insan vücudu gösterilerek, bedenlerinin neresinde hislerin artıp azaldığı soruldu.Denekler, birçok duygu halinde hislerin vücutlarındaki yayılımını gösterdi ve hislerin topografik haritası oluşturuldu. Araştırmacılar, yeni bulguların, duyguları ve bendensel temellerini anlamak konusunda önemli bilgiler sunduğunu, böylece duygusal bozukluklara yeni tedaviler geliştirebileceklerini ifade etti. Kaynak: Ntvmsnbc / Proceedings of The National Academy of Sciences (03 Ocak 2014, 12:22) |
Psikoloji Gündemi Akıllı Telefonların Bağımlılık PotansiyeliPsikologlar, akıllı telefonların bağımlılık potansiyeli konusunda uyardı. Özellikle genç kullanıcılar tehlike altında.Focus dergisine konuşan çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı Christoph Möller, gençlerin mobil iletişim araçlarının sürekli varlığı nedeniyle davranışlarını kontrol etmede zorluk yaşadığını kaydetti. Möller, ”Akıllı telefonlar yaşamımızın her alanında sürekli bize eşlik ediyor. Giderek daha fazla oranda davranış ve düşüncelerimizi kontrol ediyor“ dedi. Möller, akşamları ve hafta sonu düzenli olarak iletişim araçlarından kaçınılmasını ve sanal dünyadan gerçek dünyaya geçilmesini önerdi ve ekledi: “Kendimizi iletişim araçları tarafından kullanılıyor hissetmemek için daha fazla gerçek deneyimler yaşamalıyız ve bunları yoğun bir biçimde yaşamalıyız.“ Yüzde 10'luk Tehlike Almanya Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılan Pinta Diari çalışmasına göre, 14 -16 yaşları arasındaki gençlerin yüzde 4'ü internet oyunu ve sosyal ağlar bağımlısı. Yüzde 10'luk bir oran ise tehlike sınırında olarak kabul ediliyor. Bonn Üniversitesi, geliştirdiği “Menthal” adlı bir akıllı telefon uygulaması ile kullanım davranışları üzerinde veri toplamayı hedefliyor. Uygulamayı geliştiren ekipte olan Alexander Markowetz, “İnternette nasıl davrandığımızı bilirsek aşırı kullanım ve gerçek bağımlılık arasında bir sınır çizebiliriz” diyor. Markowetz, akıllı telefonları pantolon cebindeki paralı oyun otomatları olarak nitelendiriyor. Menthal adlı uygulama ile ilgili çalışmaya katılan öğrencilerin, cep telefonlarını günde ortalama 80 kez kullanıma açtıkları görüldü. Bu da 12 dakikada bir kez kullanıma açmak anlamına geliyor. Kaynak: DW / Focus (02 Haziran 2014, 10:28) |
Psikoloji Gündemi 7x8’i Ezberlemek Neden Zor?Çarpım tablosunda bazı işlemlerin neden kolay, bazı işlemlerin ise neden zor olduğu belli oldu. Kafiyenin akılda tutmayı kolaylaştırdığı belirlenirken, belli bir kural olmaması nedeniyle 6, 7 ve 8'li işlemlerin daha zor ezberlendiği tespit edildi.Fransız matematik uzmanı ve psikolog Nicolas Gauvrit, çarpım tablosundaki bazı işlemlerin neden akılda zor kaldığı sorusuna yanıt buldu. Yıllardır bilim insanlarının kafasını meşgul eden soruya üç açıklama getiren Gauvrit, çarpma işleminin sonucunun çarpılan sayılarla "kafiyeli" olmamasının ezberi zorlaştırdığını belirtti. 5x5=25 veya 6x6=36 işlemlerinde "kafiye" bulunduğunu, bu nedenle kolay akılda kaldıklarını belirten Gauvrit, sayılar ve sonucun birbiri ile uyumlu olmadığı 7x8=56 işleminin daha zor ezberlendiğini söyledi. Nicolas Gauvrit, 3x4=12 gibi küçük sayıların çarpımının günlük hayatta daha sık kullanıldığı için daha kolay hatırlandıklarını kaydetti. Fransız matematikçi, 10 ile çarpımlarda sonuca sadece 0 eklenmesinin, 5 ile çarpımlarda da sonucun 5 ya da 0 ile bitmesinin ezberi kolaylaştırdığını ifade etti. Gauvrit, ancak 6, 7 ve 8'ler için böyle kolay bir yöntemin bulunmadığını vurguladı. Kaynak: AA (07 Temmuz 2014,13:01) |
Psikoloji Gündemi Müzik Zevki ile Düşünme Biçimi Arasındaki Bağlantıİngiltere'de yürütülen bir araştırma, empati yeteneği güçlü olanların hafif müzikten hoşlandığını ortaya koydu. Cambridge Üniversitesi'nde yapılan araştırma, empatik düşünme biçimine sahip kişilerin daha sakin ve yumuşak müzikleri dinlemekten hoşlandığını, sistematik düşünme biçimine sahip kişilerin ise heavy metal ya da punk gibi daha kompleks müzik türlerinden hoşlandığını ortaya koydu. Araştırmada, 4 bin katılımcı önce düşünme biçimleriyle ilgili teste tabi tutuldu. Testte, bir şeyin tasarımı, araba motoru, tamir gereçleri ve diğer insanların neler hissettikleriyle ilgili sorular yer aldı. Katılımcılara daha sonra 26 farklı türden 50 müzik parçası dinlettirildi ve bu parçaların değerlendirilmesi istendi.Test sonuçları, empati hissi yüksek kişilerin daha çok R&B, hafif rock ya da folk müziği dinlemekten hoşlandıklarını, sistematik düşünme biçimine sahip olanların ise daha çok heavy metal ve jazz'ı tercih ettiklerini ortaya koydu. Cambridge Üniversitesi doktora öğrencisi David Greenberg, bulguların, müzik endüstrisi tarafından değerlendirilebileceğini belirtti. Greenberg, bazı müzik akış sistemlerinin kişinin düşünme biçimine göre kişiye özel müzik önerilerinde bulunabileceğini söyledi. Kaynak: AA / Plos One (23 Temmuz 2015) |
Uyku Anında Öğrenme Kapasitesinin Sınırlı Olduğu Keşfedildi!Belçikalı bilim adamları, uykudayken öğrenme kapasitesinin sınırlı olduğunu tespit etti. ULB Nörobilim Enstitüsü'nden araştırmacıların yaptığı çalışma sonucunda, beynin uyanıkken olduğu gibi uykudayken de sesleri algılamayı sürdürdüğü, öte yandan sesleri birimlerine göre gruplandırmayı başaramadığı gözlendi. İlgili araştırmada, uykudayken bir dizi sesi istatistiki öğrenmenin mümkün olup olmadığını ortaya koyacak biçimde, deneklerin serebral akviteleri, manyetoensefalografi (MEG) ile incelendi. Deneklerin beyninde uykudayken tekil seslere MEG yanıtı tespit edilirken, uyanıkken olduğu gibi istatistiki ses kümelenmesini yansıtan bir veriye rastlanmadı. Kaynak: Scientific Reports (7 Ağustos 2018) |
Kötümser Tutumun Kaynağı Belirlendi!Beynin belirli bir bölgesinin uyarılmasıyla oluşan negatif duygulanımların karar alma sürecinde kötümser ve irrasyonel seçimlere yol açtığı belirlendi. Bu bağlamda beynin kaudat çekirdek bölgesinin uyarılmasının karar alma sürecinde kötümserliğe yol açtığı gözlendi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne (MIT) bağlı McGovern Beyin Araştırmaları Merkezi'nde görevli araştırmacılar, hayvanlar üzerine yaptıkları deneylerde, beynin kaudat çekirdek bölgesinin uyarılmasının stres altında kötümser değerlendirmelerin biçimlendirildiği davranışlara yönelttiğini gözlemledi. Hayvanların, söz konusu bölgeden gelen uyaranların etkisi altında davranışlarının olası faydalarından daha çok olası kötü sonuçlarına odaklanarak karar verdikleri belirtildi. Kötümser karar alma davranışının, ilk uyarımın ardından gün boyu sürebildiği de ifade edildi. Bilim insanları bunun insanlarda depresyon ve anksiyete bozukluğu hastalıklarında da karşılaşılan bir duygulanım/eylem modeli olduğuna dikkati çekti. Bulguların söz konusu hastalıkların tedavisi için yeni olanaklar sağlayabileceğini belirten araştırmanın başyazarı Ann Graybiel, "Anksiyete ve depresyon için bir vekalet makamı bulmuş gibiyiz." ifadesini kullandı. Kaynak: Neuron (11 Ağustos 2018) |
| Saat: 07:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık