MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Tiglon 15 Eylül 2007 12:40

Akşamın sonlarındayım.
Yine elimde kalem,
Yastığımda defterim.
Her akşam olduğu gibi
Yine sensizim...
Ve sensizliğimi yazıyorum
Satır satır, sayfa sayfa,
Sensizliğime ağlıyorum
Sessiz sessiz usulca...

Her sayfada damla damla gözyaşı izleri,
Her gözyaşının yanında hep aynı kelime,
Hep aynı hıçkırık!
Her damla bir "sen"le birleşmiş,
Her "sen" gözümden bir damla eksiltmiş.
Her akşamın sonunda,
Bu defteri her açtığımda,
Aklıma yalnız sen gelirsin...
Hayır, yalan söyledim!
Sen aslında hiç aklımdan gitmezsin...

İçimdeki hasret öyle büyük ki,
Seni bana bir an bile unutturmuyor.
Geleceksin diye yolunu bekliyor yüreğim,
Bir kuş gibi kanatlanıp uçuyor kalbim.
Uçuyor, uçuyor, ama sana kavuşamıyor,
Daha fazla bekletme,
Kuşun ömrü bitiyor!

Her akşam olduğu gibi,
Bu akşam yine elimde kalem,
Yastığımda defterim.
Sensizliğimi yazıyorum
Satır satır, sayfa sayfa,
Seni andığım her yerde,
Her "sen" deyişimde
Bir damla düşüyor gözümden.
Bak! Şimdiden on iki damla oldu bile,
Başlığı da sayarsak tam on üç.
Tam on üç gözyaşı,
On üç kez kanayan hasret yarası.
Geri kalanların bir kısmı yüreğimde,
Bir kısmı ise gözlerimde saklı...

Bu akşam da sona erdi artık,
Sayfaya düşecek son gözyaşım damlamak üzere...
Her akşam olduğu gibi
Defteri yine aynı sözlerle kapatıyorum:
"Seni seviyorum..."

İşte son damla da düştü deftere...
Şimdi başımı yastığıma gömüp
Hıçkıra hıçkıra ağlayabilirim artık,
Her akşam olduğu gibi
Sana ve sensizliğime
Bitmeyen, tükenmeyen gözyaşlarımı
Harcayabilirim artık!

İşte yastığa düşen ilk damla,
Ve ikinci,
Üçüncü,
Dördüncü...

OĞUZ GÖRGÜNOĞLU


Mystic@L 15 Eylül 2007 12:56

Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam;
Geçip de aynaya,soran olmaz mı?

Bir parçacığım ben,bütüne hasret;
Zaman döne dursun,o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı?
Necip Fazıl Kısakürek


Çakabey 15 Eylül 2007 15:41

İki bıçak
İki bıçak seç kendine
Biri yaralamak için
Biri öldürmek
Pusu kur gözlerinin
Karanlık gölgesine
Biri sevmek için
Biri ihanet
İki yürek seç kendine
Biri yaşamak için
Biri gizlenmek
Bir korkak,bir kaçak,bir firar
Kaç kişisin sen sevdiğim çocuk
İçimdeki bıçak iki kere daha dönüyor
Olduğu yerde
Kalırsan sel basar yataklarımı
Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde
Kimi zamanlar olur sevgilim
İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme



Murathan MUNGAN


Tiglon 15 Eylül 2007 21:18

Acıyı Ağlamak

terim ağustos yağmuru
gözlerim aşk bağdaşında
senden bölünmüşüm ben
ekinim kan olsa da biçeceğim

doğumun klasik
romantik desinler yaşamın ne çıkar
ellerinde öleceğim

Murat yıkar her yıl belleğimizi
Seydan Köprüsü zamana karşı
başımı taşlarda arayın

Murat tokluğumuz kadar güzeldir
herkesin kanı akar denize
gün olur baş başa verir
acıyı ağlarız

Engin TAŞ


Dark-Line 16 Eylül 2007 14:40

Benim Şiirim

Bakmayın çevremi kuşatanlara
Hüznün,yalnızlığın şairiyim ben
Issız ovaların nehiriyim ben
İçimde işliyor derin bir yara
Aşkın öldürmeyen zehiriyim ben
Bakmayın çevremi kuşatanlara
Hüznün,yalnızlığın şairiyim ben

Kapattım kalbimin son kapısını
Dokunun;boşlukta bir taş gibiyim
Hafızası ölü nakkaş gibiyim
Çekiyorum mutsuzluğun yasını
Ayaklara mahkum bir baş gibiyim
Kapattım kalbimin son kapısını
Dokunun;boşlukta bir taş gibiyim

Ölümü yaşadım ölmeden önce
Bana sonsuzluğu beklemek düştü
Mazide benim de yüzüm gülmüştü
Uyandım,mutsuzluk geri dönünce
Ölümü yaşadım ölmeden önce
Bana sonsuzluğu beklemek düştü

Gelsene,nerdesin,ey sessiz ölüm
Adını yazsana dudaklarıma
Zaman kan süzüyor kulaklarıma
Hıçkırığa mahkum biçare gönlüm
Haydi takılıver ayaklarıma
Gelsene,nerdesin,ey sessiz ölüm
Adını yazsana dudaklarıma

Bulsam Kafdağı'nın eteklerini
Başımı çevirip gitsem mi bilmem
Ben ki yaranamam,şakaya gelmem
Kuruttum bengisu peteklerini
Karanlık dolu bir dünyada gülmem
Bulsam Kafdağı'nın eteklerini
Başımı çevirip gitsem mi bilmem

Umutlar sultanı anlayamadı
Sizler beni asla anlamazsınız
Biraz sevdasınız,biraz nazsınız
Kimse benim gibi ağlayamadı
Belki gülersiniz,inanmazsınız
Umutlar sultanı anlayamadı
Sizler beni asla anlamazsınız
Nurullah Genç


arwen 16 Eylül 2007 23:40

seni sevmekten vazgeçemedim


Ellerimi uzattığımda yakacağını bilsemde
Yüreğimi actığımda harcıyacağını bilsemde
Seni sevmekten ömrümü sana vermekten
Hiç vazgeçemedim

Açan gonca güllerimi soldursanda
Derdimin üstüne dert katmış olsanda
Seni sevmekten ömrümü sana vermekten
Hiç vazgeçemedim

Bana yar gözü ile bakmasanda
Sana olan sevgimi harcasanda
Seni sevmekten ömrümü sana vermekten
Hiç vazgeçemedim

Can evimden beni vurmuş olsanda
Tutunduğum son dalımı kırmış olsanda
Seni sevmekten ömrümü sana vermekten
Hiç vazgeçemedim


gülistan eryörük


arwen 17 Eylül 2007 01:48

yitirdim seni

Durakta beklerken görmüştüm seni ilk,
Üniversite dolmuşuydu gelen, her zamanki gibi dolu
Sen bindin ben binemedim.
Daha ilk gün orada
Güzel bir bahar havasında
Yitirdim seni.

Dolmuşun gittiği yer belli.
Aynı fakültedeymişiz oysa.
Zamanla tanıştık,
Zamanla paylaştık.
Güzellikleri beraber yaşadık,
Çok fazlada değil
1 sene sonra
Bir kelebeğin ölüm saatine yakın
Yitirdim seni

Oysa seviyordum seni,
Fen bilgisi defterimde olmasa da şiirlerim vardı sana dair,
Gördüğüm yerede yazıyordum isminin baş harfini
Tüm kurallarına uyuyordum aşkın
Ama sen çıkıp gittin,
Hava biraz yağmurluydu
Yitirdim seni

Gece karanlık, hüzünlü ve uykusuz
Gece soğuk.
Sokak boş ve ıssız,
Evler kimsesiz.
Kapıdan çıkıp gittin.
İşte böyle bir geceydi
Yitirdim seni

Şimdi çok kahve içmemden diyorlar
Geceleri yazmamı ve sabahları uyumamı
Uykusuzluğum çaydan değil,
Bilmiyorlar
Uykusuz bir geceydi
Yitirdim seni


volkan kaz


arrjin 17 Eylül 2007 01:56

Leyla ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma

İpek saçları elime ördüm
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu

Saçları bahtından daha siyahtır
Bir damla inciydi kirpiklerinde
Aşkın ıstırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde

Bir başka güzellik ruhunun yası
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır

Leyla, Leyla, Leyla.........


Söz:Ahmet Hamdi Tanpınar
Müzik: Halil Karaduman


arwen 17 Eylül 2007 02:14

buğulu sevgili

bir gül açtır zamansızca,amansız gözlerinden ey buğulu yar!
anne sıcaklığındaki avucunla dokun tenime.
titret heyecanımı pare pare…
yağmurlar yağdır gönlümün bamteline…
asi martılarını sal, konsunlar tasasızca gözlerime.
toprak değil,senin kokun sinsin yağmurdan sonra beş duyuma.
güneşin şalını bürün o ıslak saçlarına.
sonra gönlümün rutubet duvarlarında asılı sarkıtlarıma tutunarak,
o buğulu gözlerinin o gizemini göster bana;
ki…O an Fatih’in İstanbul’unda bulayım kendimi
ya da Yeşil Kubbesinde Mevlana’nın…


ne vakit elime kağıt alsam,
sen doluyorsun kalemimin mürekkebine.
bir sen oluyorsun kalemime yakışan.
her harf seni çiziyor, her kelime buğulu gözlerini…
oysa her yanım ıssız ve savunmasızken,
karanlığa çakılan bir kibrit gibi
sen doğdun titrek gönlüme.
bu ufacık aydınlıkta,o ince saçların belirince,
öncesinde;
mağarada bulurum kendimi,o “Dosta” yoldaş olan örümceğin ağında…
sonrasında;
Kabe’yi kurtarmaya giden,Ebabil Kuşlarının ayağındaki ateşli taş olurum göklerde…


biliyor musun; burada herkesin sevgilileri var el ele dolaşan.
burada herkes birbirine sevgi cümlecikleri kuruyor…
bense onların yanında masum bir güvercin gibi,ürkek duruyorum.
biliyor musun o an aklıma sen geliyorsun.
hani onlar sevgi cümlecikleri kuruyorlar ya,
ben de sana kuruyorum o an, gözlerimin önündeki hayaline.
hani onlar el ele tutuşuyorlar ya,
ben de cesaretimi toparlamaya çalışıyorum karşında,elinden tutabilmeye.
ama, ansızın yüzüme değen yağmur damlası şimdi,beni kendime getiren,
hani seni başka biriyle gördüğüm gün, yağan o yağmur damlası…
o tutmuştu elinden…saçlarına dokunan oydu…gözlerinle konuşanda…


şimdi bu kızgınlığımla “Musa” olsam;
asamı vursam da denizi ikiye bölsem.
o denizde “Nuh”un gemisinde yolculuk etsem.
susuz kalsam da denizin ortasında,”Yusuf”un kuyusundan su çeksem.
bu yalnızlığımda dağda “Yunus”a yoldaş olsam da,
kekremsi bir tat bıraksam dillerde.
yine de derdimi anlatabilir miyim o vefasız yare…
yine de seni seviyorum diyebilir miyim gözlerine bakarak…
yok yok,bu seferde “Yusuf”una aşık “Züleyha”nın aşkı gibi,
gömdüm seni gönlümün derinine.
artık gecenin onulmaz çığlığına yasladım hüznümü.
senin hayalinle girdim yıldızın o perili rüyasına.
bu gece de rüyamda seni görürüm umuduyla kapıyorum gözlerimi sana,son kez.
elveda buğusunda kaybolduğum sevgili…
elveda…



rahim şakacı


arwen 17 Eylül 2007 03:03

sevgiye laik olan


Dolumu sandın bendeki bu aşkı.
Yağmur yağdığında teğreşsin.
Güneş cıktığında unutulsun.
Sevgimiydi sendeki bana karşı.
Yoksa hevesmiydi..?
Söylediğim sozle aşka kıyak,sevgide rastlantımıydı...?
Deyildi gülüm.
Ayrılığa inat gelmedimmi diyarımı terk ederk sana.
Söylediğin sözler ne aşka nede sevgiye bağdaşacak bir hal deyil.
Sevmeyi bildiğini zan ederek gelmiştim.
Hüsnü cihanımı terk ederek.
Ama nerden bilirdimki sevgin bir hiç kadarmış.
Hey kaşına gözüne hayran olduğum.
Sevgiyi sevgiyle bağdaştıran kız...
Sana kırmızı gül diye sevgisini vermeyenler utansın.
Gülü vermesini bilmesen,Gülü vermesini bilen cıkar elbet.
SEVGİ'Yİ hak eden SEVGİ'ye (F) .


aziz altınten


Misafir 17 Eylül 2007 11:16

Beddua

Geçsin bütün ömrün ağlayıp inlemekle
Kulakların çınlasın hep baykuş sesi dinlemekle
Gözlerinden akan yaş dinmesin silmekle
Gözlerin,Görmesin Beni kırdığın için

Kara bir bulut sarsın evinizin damını
Hep azrail beklesin almak için canını
Ben değil,Benim AŞKIM emsin kanını
Damarların tıkansın Beni kırdığın için

Türlü ipek saçların birer birer dökülsün
Öksürdükce içinden ciğerlerin sökülsün
Herkes neşe içinde,SENİN boynun bükülsün
Benden beter olasın Beni kırdığın için

En sevdiğin elbise ,Tabutuna sarılsın
Yılan,Akrep yuvana mezarına sarılsın
Mezar taşına yazılsın,KALP siz kız diye
Okuyan olmasın,Beni kırdığın için.

isimsiz kral


nünü 17 Eylül 2007 14:22

GOR

SENINDE GOZLERIN ISLANIR BIR GUN
HELE BIR UMIDIN KIRILSINDA GOR
NE YASAMA ARZUN NE ASKIN KALIR
KURDUGUN HAYALLER YIKILSINDA GOR

DUMANSIZ BIR YANGIN BASLAR O ANDA
AMANSIZ BIR DEPREM KOPAR O ANDA
YIKILIR KALIRSIN BIR DAG OLSANDA
HELE BIR SEVDIGIN TERKETSINDE GOR

BU KOCA DUNYAYI YAKASIN GELIR
ESKI RESIMLERI YIRTASIN GELIR
BUTUN AYNALARI KIRASIN GELIR
SIRTINA BIR HANCER VURULSUNDA GOR


AHMET SELCUK ILKAN


Dark-Line 17 Eylül 2007 14:30

Görmek İsterim

Turizm cenneti kültür yuvası
Güzel Antalya'yı görmek isterim
Yörükler diyarı Toros Yaylası
Güzel Antalya'yı görmek isterim

Bağrında yaşatmış nice devleti
Dünyaca bilinir ünü şöhreti
Kültür hazinesi doğa serveti
Güzel Antalya'yı görmek isterim

Tekeli,Taşeli yaylalarından
Serik'le Manavgat ovalarından
Sedirlerle süslü Bey Dağlarından
Güzel Antalya'yı görmek isterim

Düden Şelalesi,Demre İçmesi
''At Kuyruk Sallamaz'' serin tepesi
Yurdumun nadide şirin köşesi
Güzel Antalya'yı görmek isterim

Akseki,Alanya ile Kaş'ından
Köprülü Kanyonu,Damlataş'ından
Çıkıp Torosların karlı başından
Güzel Antalya'yı görmek isterim

Yivli Minaresi,Bölge Müzesi
Eski çağlardadır kökü mazisi
Plajı,kumsalı,berrak denizi
Güzel Antalya'yı görmek isterim

Dağlarında sedir,köknar,kayını
Teke zortlaması yöre oyunu
Aksu Çayı ile Düden suyu'nu
Güzel Antalya'yı görmek isterim

ÖZMENEM bir selam vereyim diye
Tarihin sırrına ereyim diye
Ölmeden cenneti göreyim diye
Güzel Antalya'yı görmek isterim

(1.ANTALYA ŞAİRLER BULUŞMASI etkinliği için
yazmış olduğum Antalya konulu şiirimi siz şiir dost-
larının beğenisine sunuyorum.Saygılarımla)
İlyas Özmen


arwen 18 Eylül 2007 04:28

seçtim ben seni


Seçtim ben seni
İnsan kalabalıklarının içinden
Farklıydın diğerlerinden
Farklıydım diğerlerinden

Diğerleri ve ötekilerle
Karşılaştırdığımda seni
Sen ikisinin arasında
Kalmış olmadığın için seçtim seni

Seçimlerin bedeli var olsada
Bedellerin artıları
Sonuçların eksileri
Eşitlendiğinde
Hep sıfır kaldığın için seçtim seni

Arkamı dönüp baktığımda iyiki varsın dediğim.
İlerisi için İnşallah dediğim.
Bugün hayatımda olduğun için Elhamdülillah dediğim için
Seçtim seni..


Aslında ben seçmedim....
Çok sevdim seni....


meryem güneş


Misafir 18 Eylül 2007 21:08

Ayrılık Vakti


Elinde valizi vardı
İçinde birkaç parça eşyayla
Kalbimi,umutlarımı,hayallerimi de
Koymuştu o çantaya
Bir tek ümitlerimi bırakmıştı benle
Hep ümit edeyim diye
Gidecekti...
Veda ediyordu
sustum...
O da sustu
Tek kelime etmedi
Gözleri gözlerime son kez değip geçti
İki damla yaş bırakarak
Vakit tamamdı
Ayrılık vakti diye vurdu saatler
Bir saniye beklemedi
Sustuk...Gitti!
Ümitlerimi benle bıraktı
Hep ümit edeyim diye
Kalbimi kendi aldı
Hep onu seveyim diye...


Begüm Sedef


Misafir 18 Eylül 2007 21:19

İyi Ki Doğdun


Güzel güneş sonrası esen fırtınalara!
Bir köşede gölgenle paylaştığın yalnızlığa,
Hatırlamayanlara, korkutan karaltılara
İyi ki doğdun!
Bu gün tutamazsan göçmen kuşları,
Bir daha nasıl görürsün?
Anlatamazsan kendini insanlara...
...
Bu gün hissedemezsen aşkı,
Bir daha nasıl bulursun!
Sonra,
Ay ışığı sonatı dinlemek düşer,
Kederle tuşa vuranları anlamak...
Ağlamak ... Senin payına...

Vermediğin halde aldıklarını düşünmelisin!
Vermediğin nefreti ve aldığın laneti!
Belki isyan etmeli,
Belki boyun eğmelisin.
Ve...
Bir şey dilemelisin.
Bugün doğum günün senin.
Gülmelisin, eğlenmelisin...
Sen iyi ki doğdun!
İyi ki güldün,ağladın...
Paylaştın, değer verdin...
Sen iyi ki karşılık alamadın.
İyi ki ders almayı bildin!
...
Dinleme sözlerimi doğum günü çocuğu!
Yalancıyım !
Üzül, kahrol, ağla kendine!
Bahtına, dünyaya ya da...
Bu güne...
Her yıl geldikçe
Tekerrür eden tarihlerin bu günü atlamasını dile!
İyi ki doğdun içimdeki çocuk!

İyi ki rüya görüyorum!


Gökçen Işık


jöly 18 Eylül 2007 22:22

Sana Anlatacaklarım Henüz Bitmedi

Yüreğimdeki misafirlerime

Biraz beni dinler misin
Sana anlatmak istediklerim var
Ben beni çok eskilerden bilirim
Sen de beni bilmek ister misin
O zaman gel yanıma hadi gel beni sana anlatayım
Düşlerine girmeden ruhumun ışıltısını görmek ister misin
İlk sana aşktan neden korktuğumu ama
Aşkı ne kadar özlediğimi anlatacağım
Korkularımı, özlemlerimi, mutsuzluklarımı dinler misin
Dokunamadıklarımın eli olur musun
Hadi bu gece yüreğime misafir gel
Haykırarak sana zayıflıklarımı anlatacağım
Bunları bilmenin zevkini tattıracağım
Ama çok fazlasını isteme
Sadece bilmen gerekenleri söyleyeceğim
Bakışlarım, yüreğim, sözüm, özüm olmayı göstereceğim
Hadi gel gecelerimi gör
Korkumdan kuramadığım düşlerimi seyredelim
Kaçışlarımı gör
Kaçtığım yerlerde beni buluşlarının sevincini yaşa
Kendi ellerimle yıktığım duygularımı anlatacağım
Uzun zamandır dokunulmamış anlarıma şahit ol
Çiğlerin kısa ömrü gibi buharlaşmış umutlarımı gör
Yıkıntılarımdaki ayak izlerimi gör hangi çıkmazlarda
Hangi savaşların galibiyetini tatmışım bir bak
Aşkı bulmak için rüzgarlarla arkadaşlığımın ahengini yakala
Aşk şarkılarının ne güftesinde ne bestesindeyim
Melodilerin şelalesinden yuvarlanıp gittiğim ırmakları seyret
Sellere karıştığım anların direnişini yaşa
Gel gel hadi gel gökkuşağıma bak
Rengarenk değil mutluluk oyunlarının alacası gibi
Dur korkma bunlar seni korkutmasın
Sen gerçek beni görüyorsun senin bildiğin ben
Biraz daha dur kaçışlarımı sonlandıran sen
Dur hemen gitme
Öyle yüreğimin kıyısında durma
Sonuna kadar açık olan kapımdan gir
Oda oda dolaş en güzel köşeyi seç orda kal
Sözlerim ol, bakışlarımla seviş, kördüğümlerimi çöz
Çaresizliklerime çizgiler at
Yaylalar serinliği saç bana
Bir incecik dal gibi gölgem ol
Yitirdiğim sabahlarımın tanyerine bak
Şimdi çık gecelerimden
Yok oluşumun doğuşlarında galibiyetlerimi seyret
Çok şey ellerimden kayıp gittiğinde usulca
Belki hiç, belki var, belki yalan,
Tutamadıklarımı tutamadım ama
Boşluklar içinde yüzerken buldum seni
Misafirliğimden hoşnut musun
Tanımsızlıklarımın misafiri
Seni keşfetmeyi sevdim
Önce sesindeki heyecanı sonra istanbul gibi bakışlarını
Senin dünyanın sokaklarında gezmeyi, görmeyi sevdim
Gözlerinle bana sarılmanı
Sen görmesen de hiç birini, hiç kimse de seni.
Sensizken de seninle olabilmeyi sevdim...
Ayaz düşmüş bedenimdeki sıcaklığını
Açlığımı, susuzluğumu, sırlarımı bitirdiğin geceleri sevdim
Benliğimde öpüşlerindeki kıvılcımı
Tüm biçare kimliksizliklerimizde sarılışlarımızı sevdim
Kalmamı ister misin sen bende ben sende
Çok geç diye bir zaman yoktur
Bir gecede bitirilen sohbetlerden değil
Henüz bitmedi sana anlatacaklarım
Taşarken gönül ırmaklarında
Katıp önümüze sevdamızı
Savrulalım, isimsiz, sahipsiz bozkırlarda,
Seveceksem böyle sevmeliyim şarkılarını söyleyelim
Hissettigimiz her anı aydınlatan ışık gibi
Beklentisiz günden güne büyüyen özlemle
Hiç bir zaman gitmeyecek misafirlerimiz olalım yüreklerimizde
Gel hadi gel sana anlatacaklarım henüz bitmedi.

İstanbul - 17.07.2004
Ayça Kargılı


arwen 18 Eylül 2007 23:14

hayal kırıkları



Kırılan hayallerim,
ilerlemeye
çalışırken,
ayağıma battı.
Acıdan açılan
ağzımdanda,
çevreye
daha fazla
hayal kırıklığı
saçıldı.

Kan kusuyorum
artık.
Kırılan kalbim,
göğüs kafesime
batmış.
Gözbebeğimse
bağıra bağıra
ağlıyor,
çünkü
sensizlik,
aşk dolu biberonunu
çalmış.



orçun serhat güngör


arwen 18 Eylül 2007 23:47

msn’i açıyorum yine
orda sen çevirimiçi değilsin
korkuyorum
engelleniyor muyum?

oysa
ruhum sana hiç çevirimdışı olamadı
ben de oturumu kapatıyorum

zaten msn’de iki kişi var
biri ‘‘sen’’
biri ‘‘diğerleri’’

nasıl iştir anlamıyorum
benim aradığım çevirimdışı
beni arayanlara da ben öyle



mehmet hüsnü kışlalı


arwen 19 Eylül 2007 04:33

Bir Eylül akşamı kopan fırtına,
Kanımı dondurup ayyuka çıktı.
Talihim kurulup zûlmün tahtına
Sırça sarayımı, hânımı yıktı.

Çığlıklar yükseldi, yankılandı ses,
Çöktü birdenbire üstüme çatı.
Gönül kuşum uçtu, kırıldı kafes,
Alındı elimden aşkın ruhsatı.

Söndü içimdeki billur avizem,
Her zerremi sonsuz keder kapladı.
O an yüreğime, bilir ya Azzem,
Sanki meçhul bir el hançer sapladı.

Sardı bedenimi ateş, kan ve ter,
Yandı hânümanım, bozuldu büyü.
Öyle bir azap ki ölümden beter!
Bu azap ürpertir yakar ölüyü...

Yapraklar çatladı, dallarsa kırık,
Ümidim kayboldu güz başlarında.
Yalnız benim işittiğim hıçkırık,
Boğuldu hüznümün gözyaşlarında.

Ne gül, ne karanfil, ne leylak kaldı,
Söküldü ruhumdan en güzel çiçek.
Bu gelen fırtına bir korku saldı,
Anladım, bu korku hiç dinmeyecek.

Kubbeler başımda döndü bir zaman,
Eğilip doğruldu binlerce sütun...
Zalim anlamadı, bilmedi aman,
Zehri yudumladım içinde sütün.

Rüzgârda savrulan sevdalarımdı,
Parçalanan kalbim, yüzüm ellerim...
Aşkım; her şeyimdi, ferdalarımdı,
Koptu gönül bağı, soldu güllerim...


ibrahim kalkan


anelya 19 Eylül 2007 04:46

http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Adım Sonbahar

Nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır.

Oysa ben aksam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar.


edicin 19 Eylül 2007 09:18

Varlığım seni yoruyorsa
ben giderim...
Rüyalarıma giren güzel yüzünü
hafızamdan silemem belki ama
giderim...
sensiz geçen her anıma lanet ederken
bir ömrümü sana harcar
yinede giderim...
ağlarım belki giderken ama
senin mutluluğun için giderim...
Gözlerin...
ne de güzel bakardı bana
ne de güzel gülerdi...
içten yürekten sarılman yokmuydu
nasıl titretirdi beni
göğsümün kafesine sığmazdı yüreğim
dedim ya varlığım yoruyorsa seni
arkama dahi bakmadan giderim...
yeterki sen mutlu ol sen hep gül
adın gibi...


Edip Çoban


nünü 19 Eylül 2007 09:44

Açık Arttırma
Beni öylesine sev
Öylesine artır ki
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


nünü 19 Eylül 2007 10:58

Güller Ağlar İçimde

Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek ani gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


nünü 19 Eylül 2007 12:32

Aşk

Kimi zaman kızdaki naz
Adı belli değil aşkın
Kimi zaman ozanda saz
Tadı yürektedir aşkın

Bir bakışa kanarsın
Ateşlerle yanarsın
Onu dilinle anarsın
Tadı yürektedir aşkın

Derdini bir kenara yaz
Alırsın ondan büyük haz
Bu ömür sana çok çok az
Tadı yürektedir aşkın

Kaplar dünyayı o sevgin
Dalarsın sulara engin
Sanırsın tek senin dengin
Tadı yürektedir aşkın

Kış gelince hava soğur
Aşk sana verilmiş uğur
Sevgiyi umutla yoğur
Tadı yürektedir aşkın

Aşk yaşanır anlatılmaz
Tatlarına su katılmaz
Hele bir kenarada atılmaz
Tadı yürektedir aşkın


Gülten Ertürk


Dark-Line 19 Eylül 2007 12:58

En Mutlu Gün

En mutlu gün en mutlu saat
Kurumuş körelmiş yüreğimin bildiği,
en büyük umutları gücün ve gururun
Hissettiğim, geçip gitti.

Güç mü dedim? Evet öyle düşünmüştüm
Ama yazık! Çoktan yitip gitti hepsi
Gençliğimin hayalleri-
Ama boşver şimdi.

Ya gurur, ne yapacağım senle şimdi
sakin ol ruhum!
Belki bir diğer baş devralır
Üzerime döktüğün zehri.

En mutlu gün-en mutlu saat
gözlerimin gördüğü göreceği,
En paralk ışıltısı gücün ve gururun
Hissettiğim:
Ama o zaman çektiğim acıyla
Gücün ve gururun umudunu verselerdi,
Yaşamazdım o parlak saati tekrar

Çünkü onun kanatlarındaydı kara alaşım
Ve çırptıkça-bir öz dökülüyordu
Öldürmeye yeterli
Onu bilen bir ruhu.

Edgar Allan Poe


Misafir 19 Eylül 2007 13:28

Hücre





Gece bir başkadır hücrede
Prangalıdır bileklerim
Duvar ışığı kapamıştır
Ölümü koklar gibi yüreğim

Prangalı bilekte güç kalmaz
Koparmışlar gücünü hürriyetten
Sessiz çığlıklar atar içinde
Duyulmaz sesin paslı kilitlerden

Gece bir başkadır hücrede
Gözler karanlık, eller semada
Bir rahatlık çöker içine
Dudakların kımıl kımıl zikirde

Yepyeni bir gün başlamaz
Her gün aynıdır hücrede
Duvarlar kalındır ışık süzmez
Gün doğmamıştır hücrede

Kan sızıyor hücre duvarlarına kan
Beyaz gömleğimde kan
Kına değil yakılan duvara
Damarımdan akan kandır can...

Madden çok küçüktür burası
İnsana manevi mutluluğu tattırmakta
İnziva için, yenilenmek için mekan tutulur
Kapısı kilitli ama gönül penceresi acık semaya...

isimsiz kral


Tiglon 19 Eylül 2007 13:30

Sensin Canım

SENSIN BENIM DOGAN GUNESIM
BENI SARAN,ISITAN,YAKAN,
ICIME KADAR ISLEYEN
SENSIN BENIM KARANLIK GECEYI AYDINLATAN
AYIM VE YILDIZLARIM
SENSIN GULUM;
BENI DUYGUSALLIGA ITEN,AGLATAN,DUSUNDUREN
BENI DELI YAPAN,ARZULARIMI CILDIRTAN
SENSIN BANA;
YASAMA SEVINCINI VEREN,SEVMESINI OGRETEN
ANIDEN HIC OLMADIK ANDA
GUZEL BIR SARKI SOYLETEN
DALIPTA HAYAL KURDURAN
YUCE ALLAH'A SONSUZ DUALAR ETTIREN
BENI HIRSLI YAPAN SONRADA KORKUTAN
SENSIN,ILK VE SON UMUDUM
OZLEM DUYDUGUM,BAGLANDIGIM
UGRUNA OLDUGUM
SENSIN;
MAVI DENIZDE,UFUKTA GORDUGUM
HAYALLERIM
SENSIN;
CILGINCA ISTEDIGIM,
SEVDIGIM...


Misafir 19 Eylül 2007 13:32

Sen Yuvana Dön

Sen benim dünyamı başıma yıktın
Lanet olsun,karşıma nereden çıktın
Ham bana yasaktın, hem de günahtın
Cezayı ben çekerim, sen yuvana dön

Biliyordum bir hevestim senin gözünde
Yine de söz geçmedi asi gönlüme
Sonu yoktu ama, sevdim delice
Cezayı ben çekerim, sen yuvana dön

Bundan sonra bilmem ne olur halim
Aklımdan çıkar mı senin hayalin
Belki dayanırım, belki biterim
Cezayı ben çekerim, sen yuvana dön..

isimsiz kral


duygu41 19 Eylül 2007 13:39

Sıcak bir düş tatlı bir tebessüm var yüzümde
Adını hep duyduğum ama bir türlü yaşamadım şimdiye
Gerçek bir mutluluk var içimde
Ağaçlar dallar tomurcuklanmış yeni fark ettim biliyor musun
Bahar gelmiş
Sen olmasan farkında bile değilim
Bananeydi ki zaten
Geçen bir sohbet olmuştu ya hatırladın mı
Kan anonsu geçti radyodan da
Kan grubumuz ne konuşmuştuk
Ben o gün içimden aşk grubu rh sen demiştim duymadın
Doktorların yüzünü görür gibiyim
Kanımı inceliyorlar şaşkın
Ciğerlerimin röntgenini çekiyorlar inanamıyorlar
Sonra sonra ben giyinirken
Seni bir kenara çekip fısıldıyorlar kulağına
Ben duymayayım diye
Hastanın durumu ümitsiz
Üzgünüz diyorlar
Kanında aşırı miktarda sevgi komplikasyonu oluşmuş
Ciğer filminde oksijen yerine aşk soluyor görünüyor hasta
Yani !!
Sırılsıklam aşık sanıyoruz
Allahtan ümit kesilmez
Siz son nefesine kadar yanında olun diyorlar
Senin gözünden bir damla yaş akıyor
Canım benim …
Biliyorum mutluluktan …
Seni seni tüm hücrelerimle amansız bir sevda ile seviyorum ….

REFİK KESTEM-MEGA FM(99,4)8KOCAELİ


Tiglon 19 Eylül 2007 13:50

Ben Ölürsem...

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar


nünü 19 Eylül 2007 14:23

Önce Ellerin

Önce ellerini gördüm; nasıl aydınlıktı öyle
Yıllardan bir yıl, vakitlerden bir akşam
Kovdu çevremden bütün kötülükleri
Önce ellerin
Önce ellerini gördüm, tuttum, bırakmam

Bilmezdim eskiden ben bu şafakları
Öğrendim nasıl da güzelmiş yeryüzü
Bir mutluluk yayılır avuçlarından
Önce ellerin
Benim dinlediğim ellerinin türküsü

..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 19 Eylül 2007 14:37

İnanması Güç







Kitap sayfaları gibiyiz biz,
Satır aralarında sırrımız.
Ne sen okuduğunu anlıyorsun,
Ne ben yazdığımı.
Belki de üç noktayla biten cümlelerdeyiz biz
Akşama farklı şey getiririz akla,
Sabaha başka...
Ne sen biliyorsun düsündüklerimi,
Ne ben çözebiliyorum bu bulmacayı
Ne sen seviyorsun belki de beni
Ne de ben kitap okumayı...
isimsiz kral


Dark-Line 19 Eylül 2007 15:12

Kimi Sevsem Hasret Oldu

Derlediğim kır çiçekleri,
Soldu gitti, hasret oldu.
Saydığım muştu böcekleri,
Uçtu gitti, hasret oldu.

Beyaz yaka, siyah önlük,
Eskidi gitti, hasret oldu.
Oyunlar yazdığım günlük,
Doldu bitti, hasret oldu.

Orta okuldaki ilk aşkım,
Okul bitti, hasret oldu.
Öğretmen olma düşlerim,
Kazanamadım, hasret oldu.

Mutlu yuva, mesut hayat,
Devran döndü, hasret oldu.
Bilinmez kimde kabahat,
BARIŞ, HUZUR HASRET OLDU.

Temiz çevre, mavi deniz,
Sanayileştik hasret oldu.
Barış diye AMERİKAN,İNGİLİZ,
IRAK'A geldi,
İNSANLIK,BARIŞ, DOSTLUK HASRET OLDU.

Dilek Aksoy


nünü 19 Eylül 2007 15:14

bir şeyler yapsak diyorum daha önce yapmadığımız;
sabaha karşı bir teras katında şarap içsek mesela......
bir akşam film izlesek ,sinemada değil ama yumuşacık bir koltukta.
vivaldi dinlesek birlikte, gürültü, patırtı ortasında.

birşeyler yapsak diyorum daha önce yapmadığımız;
ağlasak birbirimize sarılıp yada gülsek saçma sapan şeylere,
luna parka gitsek balon uçursak gökyüzüne .
adını bilmediğimiz kentlerde adını bilmediğimiz insanlara aşkı öğretsek.....

birşeyler yapsak diyorum daha önce yapmadığımız ;
bir deniz kasabasında tüketsek ömrümüzün kalanını ,
kıyılarda çakıl taşı toplasak ,
deniz yıldızlarının kollarını koparsak sonrada oturup saatlerce o yıldızın yenilenmesini beklesek...
kabukları kulaklarımıza dayayıp rüzgarın çığıltısını dinlesek ,
kumlara saraylar yapsak o saraylarda yaşasak .
bir bilet alsak yakın bir kente ama bir çok uzaklara gitsek gidebilsek mesela ...........

birşeyler yapsak diyorum daha önce yapmadığımız;
bir orman olacak kadar ağaç diksek kısır dağların eteklerine
avuç avuç su taşıyarak göl yapsak bir gece uyusak ertesi sabah birlikte uyansak......
düşler görsek rengarenk onları hayra yorsak

bir şeyler olsak seninle;
çocuklara anlatılacak bir masal,
bir gitara nota,
bir çiçeğe bahçe,
bir ağıza çığlık,
düşman bir yüreğe sevgi olsak,
bir mektup olsak mesela,
bir film,
sergide bir fotoğraf,
tuvalde daha önce keşfedilmemiş bir renk,
kalın bir kitapta ön yazı olsak,
bir şeyler olsak seninle
daha önce olmadığımız;
beşinci mevsim gibi kışbahar,
sekizinci gün gibi perşembe ertesi,
yirmibeşinci saat olsak ,
seninle diyorum,
seninle artık " biz "


Dark-Line 19 Eylül 2007 15:21

Unutmam

Unutmam sarılırım hayallere
Sensiz geçirdiğim günler
Yaşadığım en büyük sarsıntıydı

Ayrılmam düşlerimle yaşarım
Kalbim seni ister
Başkasına verecek sevgim kalmadı

Ömrüm yeterse
Ölüm bana gelmesse
Kalbin beni isterse
Bekle geliyorum

Atakan Ersarı


duygu41 19 Eylül 2007 15:22

DEMEK ŞİMDİ GİDİYORSUN

Demek şimdi gidiyorsun;
Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Kuşlarımız acıkacak,
Saksılarımız artık sulanmayacak!.
Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
Aynanın sahtekar yüzüne,
- Oy benim yaralım -
Demek şimdi gidiyorsun;
Beni böyle toz gibi dağıtıp
Merdivenlerin dibine!.

Her şey tamam, diyorsun, git...
Beni viran bir şehir gibi terket..
Haydi git!
Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet..
Seni bir gören olmasın,
Dikkat et!..

Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş..
Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!..
Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı,
Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış...
Bana komaz deyip,
Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
- Oy benim yaralım -
Asıl sancı, uyandığında
Bütün odaları boş görünce koyarmış!.

Gitmek istiyorsun, git...
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!.
Durma git!
Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!.
Şunu cebine koy,
Ne olur ne olmaz..

Resik KESTEM-Mega FM


Dark-Line 19 Eylül 2007 15:23

Ak Güvercin

Her insan;
özgür bir düşüncedir.
Kan kokan topraklardan havalan
ak güvercin gibidir.
Bilinmeze uçar uçar...
Bilir tehlikeleri,
ürker,korkar...
Yinede uçar sonsuz mavide.
Kendi payına düşen barışı dağıtsın diye.
Rotası belli,
barış rüzgarlarıda yardım eder ona..
Mutluluğa konmak ister hep karanlıkta,
bembeyaz kanatlarıyla.
Güvenir aklığına,paklığına...
Hiç kimse bir şey yapmaz diye ona...
Bir hain el kalkar,
sakınan o bembeyaz kuşa...
Vurur dinlemez,
Silah tutan o hainlerin parmağı titremez.
Her insan; özgür bir düşüncedir,
bilinmez....
Bir çığ büyüsün ölüm sessizliğinden,
yuvarlayalım barış dağlarından aşağı...
Dağılsın barış barış her yana,
Ak güvercinlerin kanatlarında....

Umut Engin Deniz


nünü 19 Eylül 2007 16:11

Neden Sonra

Bir gün demek ne kadar hazin
Anılarla dolu gecen yıllara! ...
Bakıp da ardında kalan yollara;
Geri dönememek tek bir an için!

Büyüttüğün artık umutlar değil,
Simdi tek gerçek var; çaresizliğin.
Bak! Fırçan kirilmiş, bomboş tuvalin
Ne biraz renk kalmış, ne de bir sekil

Silinmiş o portre, göremezsin ki!
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


duygu41 19 Eylül 2007 16:15

BEN SIFATSIZ SEVDİM SENİ

Ben sıfatsız sevdim seni
Bir ad koymadım sana, adınla sevdim
Yüzüne bakmadım ay ışığında, ben mehtabı yüzün bildim

Ben sıfatsız sevdim seni
Saçlarını savurmadım rüzgarla,
rüzgarları saçların diye kokladım öyle sevdim
ellerinde ısınmadı hiç ellerim,ben hissettiğim her sıcağı ellerin bildim

Ben sıfatsız sevdim seni
Bakışlarında eritmedim hasretimi, gözlerini hiç görmedim
Sen gözlerimin algılayabildiği her şey demektin,
Sensin diye baktığım her şey, bilsen neleri sevdim

Ben sıfatsız sevdim seni
Bilmedim güzelliğini nasıl bir şeydin,
Ben güzelliği sen bildim , her güzel şeyi sana benzediği için sevdim

Ben sıfatsız sevdim seni
Yalnızca sevdim , düşünmedim kim olduğunu, neye benzediğini
Ben sıfatlandırmadım sevgini,
öylece öylece sevdim…

http://www.siirperisi.net/images/sair.gif REFİK KESTEM
(bu linke tıklayarak dinleyebilirsiniz ses mükemmel)
Mynet VDO - Refik KESTEM


nünü 19 Eylül 2007 16:19

Farzet Ki

Farzet ki;geri gelmiş o gamsız devir
Delicesine sevdiğin senin olmuş
Bir bahar sabahı sahilde seninledir
Yanan alnını alnına dayamışsın
O incecik elleri ellerindedir

Farzet ki;mazidir devamı yarının
Sevdiğin başını dizlerine koymuş
Bahar bahar kokan siyah saçlarının
Her telini ayrı ayrı öpmektesin
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


nünü 19 Eylül 2007 17:10

Gerçekten Sevmek

O durmadan kaçıyor;
sen ardından gitmiyorsan;
o günün her saatinde saklanıyor,
sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;
o sana acıların en büyüğünü tattırıyo
sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;
boşuna aldatma kendini,
onu sevmiyorsun demektir.
Elindeki içki kadehinde,
dudağındaki sigarada ,
okuduğun kitapta,
mırıldandığın şarkıda,
söylediğin şiirde,
gördüğün rüyada
ve yasaman için
ciğerlerine doldurduğun havada
o yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
onu sevmiyorsun demektir.
Renkler onunla değerlenmiyorsa,
örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının,
mavi maviliğinin farkında değilse,
beyaz yalnız o giydiği zaman
güzelliğini haykırmıyorsa,
sabahları onu görünceye kadar
güneş doğmuyorsa
ve onsuz gökyüzü geceleri
aya, yıldızlara
..........
..........

Ümit Yaşar Oğuzcan


RuYa 19 Eylül 2007 17:13

Sana en az pencerene gelen bir serçe
Yolda gördüğün bir çocuk
Sahilde tek başına oturduğun bir bank
Gizli gizli ağladığını gören bir ayna
Ellerinden dudaklarına değen bir sigara
Üzerine alelacele giydiğin bir elbise
Uyumak için
Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık
Gözlerine düşen uykusuzluk
Okuduğun bir kitap
Canını sıkan bir insan
Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik
Ve hep beklediğin
Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim
Biliyorum ben sana dokunamadan
Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım
Biliyorum
Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp
Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın
Senin yerin orası biliyorum ÖZLEM YÜREKLİ


Misafir 19 Eylül 2007 20:07

Amansız Eylül


Hatırla o ilk günkü heyecanı
Ürkek bakışlarını getir aklına sonra
Kaçışını
Sevdadan ayrılığa umarsız akışını düşün
Ve şimdiki ayrılığa ekle her birini
Ne kadar zamansız bu kopuş
Ne kadar da anlamsız öyle değil mi?

Oysa sevda avucundaydı
Gözbebeklerin büyüyordu aynalarda
Sen, sen olmaktan çıkıyordun
Bir sevmek geliyordu aklına....
Bir de sevilmek...
Yüreğimin mührünü görüyordum bakışlarında

Neden sonra ayrılık geldi
Şaşırmadım,
Mevsim sonbahardı...
Sabaha karşı diline vurdu elveda
Soluksuz kaldım, sustum
Sonra birden bir yağmur başladı.....

Ben bu ağrıyı iyi bilirim
Islanırım ayrılığın ilk saatlerinde
Alışkınım.....
Saatler tüm gücüyle vurduğunda geceye
Kendimi caddelere bırakırım...

Gidiyordun sonunda....
Bulutlar,
Ayrılığın sancısını bırakıyordu şehre...
Hatırlarsın?
Amansız bir eylüldü.
Ve güzün bütün yaprakları
Sen gidince döküldü.....


Okan Savcı


*JANSET* 19 Eylül 2007 23:47

Gözlerim yoluna düşmüşhiç bir şey göremiyorum senden öte.....

senden öte sözler duyamıyorum..aldığım nefes seninle sınırlı.....



ayağıma pırangalar vurmuş odaların çıkamıyorum eşiklerinden bir adım ötene atamıyorum adım..hapsoldum karanlığında,kaçamıyorum.....

tutsaklık demişler bunun adınahayır bu tutsaklık değil!



tutsaklık değil benim senden gidemeyişim..!
başka birşey
daha yüce
daha akılalmaz
daha sınırsız
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız


daha da nefessiz bırakır insanı..daha da yapışır canına..etini koparırcasına hem de..kapıları kilitleyip anahtarları denize bırakır benim sana esaretim.....



çaresizlik demişler bunun adına hayır bu çaresizlik değil!


çaresizlik değil benim senden gidemeyişim
başka birşey
daha yüce
daha akılalmaz
daha sınırsız
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız.....


daha bir bağlar insanın elini kolunu..kanadını kırar..ateşlere salar tenini tenine kor basar gözüne mil çekeriçine ayaz emanet eder baharlarını haraç keser senden.....


aşk demişler bunun adına hayır bu aşk değil!


aşk değil benim senden gidemeyişim
başka birşey
daha yüce
daha akılalmaz
daha sınırsız
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız.....


daha bir sefil eder insanı benim sende kalakalmışlığım insanı üstünde intiharlar taşıyan iplerle sırdaş eder benim gidemeyişlerim benim senden gidemeyişim,aşkı kapısında köle eder!....


arwen 20 Eylül 2007 01:27

Ağlama yeşil gözlüm,
Yüreğimdeki ömrüm,
Yarım benim, gönlüm..
Damlalarında ölürüm…
Deniz dalgam, karım yağmurum,
Baharım canım,
Öbür yarım….
Sen ağlama ben ağlarım.
Ay yüzlüm, mehtap bakışlım.
Ellerimle büyüttüğüm aşkım….
Ağlama,
Yoluma karalar bağlama.
Gel uzan sol yanıma.
Tenim ilaçtır sana,
Dola kollarını koluma,
Ben ağlarım gülüm sen yorulma…..
Sen gönlüm gibi olma.
Çaresiz bir köşede solma.
Boş yere saçlarını yolma.
Ben ağlarım gülüm sen yorulma……


ali sarıtaş


recruit87 20 Eylül 2007 13:47

Zindanı Taştan Oyarlar

Sılanın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Bugün efkarlıyım açmasın güller
Yiğitimden kötü haber verirler
Demirden döşeği taştan sedirler
Yatak diken diken yastık batıyor
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Bir şubat gecesi tutuldu dilin
Silaha bıçağa varmadı elin
Ne ana ne baba ne kız ne gelin
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Ne bir haram yedin ne bir cana kıydın
Ekmek kadar temiz su gibi aydın
Hiç kimse duymadan hükümler giydin
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor
Döşek melil mahzun yastık batıyor

Mezar arasında harman olur mu
onüç yıl hapiste derman kalır mı
Azrail aç susuz canın alır mı
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor
Döşek melil mahzun yastık batıyor

Zindanı taştan oyarlar
İçine bir yiğit koyarlar
Sağa döner böğrü taşa gelir
Sola döner çırılçıplak demir
Çeliğin hası da yiğitim aman böyle bilenir
Döşek melil mahzun yastık batıyor
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Dilimde dilimi bulduğum, gücüne kurban olduğum
Anam babam gibi övdüğüm
Dayan aslan ustam yiğitim dayan
Dayan hey gözünü sevdiğim
Bugün efkarlıyım açmasın güller
Yiğitimden kötü haber verirler

Sana kökü dışarda diyenlerin kökleri kurusun
Kurusun murdar ilikleri dilleri çürüsün
Şiirin gökyüzü gibi herkesin
Sen Kızılırmak'çasına bizimsin
En büyük demircisi dilimizin
Canımız ciğerimizsin

Bugün burdaysa şiirin yarın Çin'dedir
Bütün hışmıyla dilimiz
Kökünden sökülmüş bir çınar gibi yüreğimiz içindedir

Bugün burdaysa şiirin yarın Çin'dedir
Acısıyla sızısıyla alnının kara yazısıyla
Bir yanı nur içinde tertemiz
Bir yanı sızım sızım sızlayan memleketimiz içindedir

Bugün burdaysa şiirin yarın Çin'dedir
Bütün hışmıyla dilimiz
Kökünden sökülmüş bir çınar gibi yüreğimiz içindedir

Kaynak: Biguzel

Bedri Rahmi Eyüboğlu


PocahontaS 20 Eylül 2007 18:24


BİRDENBİRE

herşey birdenbire oldu
birdenbire vurdu gün ışığı yere,

gökyüzü birdenbire oldu
mavi birdenbire,herşey birden bire oldu

birdenbire tütmeye başladı duman topraktan
filiz birdenbire oldu

tomurcuk birdendire
yemiş birdenbire oldu

birdenbire,birdenbire
herşey birdenbire oldu

kız birdenbire oğlan birdenbire
yollar,kırlar

kediler,insanlar
aşk birdenbire oldu
sevinç birdenbire

Orhan Veli KANIK


arwen 20 Eylül 2007 23:14

Harcarken güzeldi,
Dağıtırkende.
Her güzelliği seviyor,
En güzelineyse tapıyorduk.

Böyle geçti yıllar
Şimdi ise
Tükettik sevgileri,
Şimdi kaldık böyle çıplak.


volkan kaz


arwen 21 Eylül 2007 01:06

Akşamları hep gidiyorsun
Ben bakıyorum sadece
Eline bile dokunamadan
Çıkıp gidiyorsun
Ben bakıyorum ardından
O kadar...
Kuru bir 'iyi akşamlar'
O güzel dudaklarından
İki kelime duyduğum
Hiç kalmayacakmısın
Bir akşam bile
Çok kalmasanda olur
Kısa bir süre kalsan
Ne kadar mutlu olurum
Yada giderken elimi tutsan
Sıcaklığını hissetsem
Ne rahat uyurum! ..


İHSAN DİNİBÜTÜN



Saat: 07:56

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık