![]() |
ELDE VAR HÜZÜN söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüşürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrayin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam aşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün |
BAZEN bazen bir ıslıkta gizlidir bazende yüzün yere bakışından bellidir bu sennsizliğin ta kendisidir bilinmez bir melodidir bu yalnızlığın en mukaddes resmidir. dervişleri yola düşürür, aydınları kitaplara, benide uykusuz geceleremukaddesliktir bunun diğer adı mukaddeslikse sen! yıldızları geceye küstürür, güneşi günlere, beni yaşamaya bunun diğer ismi kıskanmaktır bazen bir sözdür bazense bir göz bazende sade bir bekleyiş işte bunun tek ismi vardır SEN! |
ALFABE Sağır ve dilsiz ki okşarken sevgilisinin tenini elleriyle hem sevişir hem konuşur... |
Kafiyeli Hayat (!) Bir karişik dumana kapildim yine Beyaz mi, kirmizi mi göremiyorum onu Geleneksel bir hal geçti karşima sevgiyle Içemez oldum elimdeki bir tas suyu Saglam bir halde iken yok oldum Tutmasinlar kollardan hem de iki tarafimdan Bir başima buralarda ne aradigimi bilmiyorum Bunlar gerçek degil bence hepsi kafadan Bir söyledigim yalan degil dosdogru Hava buzlandi birden, neden acaba? Sen de uzaksin gönüller dostu Anadolu Bir ben mi kaldim bu ömür yolunda? Hakiki hislerimin ifadesi bir maske Cami olmayan boş bir çerçeve gönlü Mutlu olmak ister insan son nefeste bile Ucuz degil hiçbir zaman bir insanin ömrü Duvara yansiyanlarin izleri kalmadi Ettigim sadece sirf sevdigi halde nefret Dinmiyor artik bu selin sulari Varsa önüne geçen, onu kir at Hani var ya kafadan garaj Dedikodusunu varsin söyleye dursun Bunu engelleyemez hiçbir baraj Zamani gelince sen de bir laf vurursun Ama geriye kalan sadece bir agaç Bu yollarda sen de mi kalacaksin? Özledigim sadece zülüfteki bir saç Sen de mi kuyunun dibine bakacaksin? Tutturduk işte bir yoldan uyak Bir selam bir türküyle ey sevgililer Kalbim sevgiyle kucak kucak Sevenler diyarina gönülden sevgiler. |
ANTİK ACILAR Geçim parası için nice yaşlının eski İstanbul evlerinden getirdiği eşyalar üstüne kar koyulup satılıyor antik acılar çarşısında |
Sen Hiç Sen hiç sessizce bekledin mi gecenin karanlığında Kaç kere bozdun yeminini sevdiğin için Ya da hiç uzun uzun baktın mı telefonuna Belki çalar diye Sonra yine umutsuzca Kurcaladın mı telefonunu Belki bozuktur diye Tüm gününü birini bekleyerek geçirdin mi Martılara attığın simit parçaları kadar da olsa Sevgi diledin mi sevdiğinden Bekledin mi Sırf içine batıyor diye Ona dair tüm sözleri yuttun mu peki Kaç kere kavga ettin Ve hiç ortak bir karede buluştun mu sevdiğinle Sonra tüm suçları kabullenip Çökerttin mi omuzlarını Ne kadar ağladı gözlerin sevdiğine peki Belki gelir diye hiç evden çıkmadığın da oldu değil mi Değdi mi dedi içindeki ses Değdi dedin umutsuzca Peki o hiç umutsuzluğunu gördü mü Göstermedin,yuttun Git dediğinde ona ağlarcasına İçinden gitme de dedin değil mi Dayanamadın kardeşi de olsa başkasıyla görmeye Ne kadar düştüğünü de fark etmedin Oysa sorun ne telefondaydı Ne de ondaydı Ne de başka bir şeydeydi Sorun sendeydi Senin sevgindeydi Peki sen hiç... |
denize bakan tepeciğin başında küçük alanında tutsak almış gibi hepimizi kuşatmıştı şefkatli kollarıyla yeşil kokan fındık ağaçları evimizi bu evde yattım anamın kollarına başımı sevecen göğsüne yasladım zaman su gibi aktı büyüdüm uslandım ani yağan yağmurlarda ıslandım bazen çamurlu olurdu sevdiğim patikalar düşerdim düştüm kalktım ağlamayı öğrendim yokuşun başındaki yeşil harmanımıza yorgun çıkardık güllükler arasından kaplardı her tarafı otlar minicik ayaklarımda sızılardı ısırgan kara kışın beyaz örtüsü düştü üstüme duygularımı gizledim ölük yığınlarına adımı aydınlık yüzüne yazdım her yıl eriyen kar sularında akıp gitti umutlarım… |
Sen Hiç Gitme yalnızığımı anlattım bu gün bütün şehre.. her bir karesine teker teker, nasıl sevdiğimi seni, senin sevginle caddelerinde nasıl yürüdüğümü, yazdığım şiirlerin mısralarında yaşadığını senin, ve beni hiç görmeden devamını hayatının. sonra seni anlattım bir bir. her bir yanını, gülüşünü, sesini, bakışını.. ıstanbuldun sen benim için. o koskoca galata kulesinin endamı, çok dertleşmiştim onunla senle ilgili, ama boşaymış onca derdin onunla ilişkisi. sonra kız kulesi var bir senin gibi erişemediğim. sadece uzaktan uzağa seyrettiğim. sanki yanındaymışım gibi efkarlanarak bakıp, dalıp gitiiğim. uzun yollar var birde, senden ayrılırken lanet ettiğim. bir türlü vaz geçemediğim o uzun yollar, karamış bir sürü yazım var. senden geriye , okuyup yarım bıraktığım romanlar. hayellerimde kuş kanatlarına yaptığım. ve dekorasyonunu bizzat ben üstlendiğim evimiz, yani şimdi artık benim evim. şimdiden sonra ayrılık adına, gitmeler adına yazıcam bütün şiirlerimi, yokluğun yine olucak varlığımla, ama varlığına ulaşamayacağım. o eşsiz ruhunun. |
Ateşimden yanıp ta dursun Gecelerin gecelerimle olsun. Bırak sevgilim kollarım Bedenine sarılıp dursun Ruhlarımız arasında aşkım Bütünlük olsun. Sevgimiz dalında solmayan Aşkı temsil eden kırmızı Gül olsun. Öperken gonca dudaklarından Ateşimden yanıp ta dursun |
Sen Hiç Sevmedin Ki Sen hiç sevdin mi? Geceleri onu düşünüp göz yaşı döktün mü? Ve keşkelerle başlayıp acabalarla devam ettin mi? Sen aslında hiç sevmedin sevdigini zannettin Sen hiç sevildin mi? Hiç ayrılmasaydık şimdi yanımda olsaydı Yine eskisi gibi elele göz göze otursaydık dedin mi? Sen aslında hiç sevmedin sevdigini zannettin Sen hiç sevdin sevildin mi? Telefonu her aldıgında acaba şimdi ne yapıyor Beni düşünüyor mu dedin mi? Sen aslında hiç sevmedin sevdigini zannettin Dilerim ki bundan sonra öyle birini bul ki Seni seviyorum dedigini için kıpır kıpır olsun Ve gerçekten o kişiyi sev ama bu sefer SEVDİGİNİ ZANNETME DELİCE SEV VE VAZGEÇME... |
| Saat: 21:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık