![]() |
Kader tüm dertleri verdin içime Geçsin diyorum da hiç geçmiyor ki Yavaş yavaş yaşlar dolar gözüme Bitsin diyorum da hiç bitmiyor ki Ben sabır çekerim ezelden beri Hep karamı benim hayat defteri Sevdanla vurarak yaptın serseri Yapma diyorum da hiç durmuyor ki Dağ başına duman çöker karadır Gönülde dert pare pare yaradır Bil ki aşkım sensiz hayat talandır Sevsen diyorum da hiç takmıyor ki Acılar bitmiyor zavallı başım Sofraya koyduğun zehirdir aşım Bak neye çevirdin elmastı taşım Şaştın diyorum da hiç duymuyor ki Vura vura kırdın kanadın kolum Dikene vermişsin dönecek yolum Geçmişe baktım da ağrıdı solum Geçsin diyorum da hiç geçmiyor ki Kader hiç bitmeyen inat halinle Yoluma set çektin yarin eliyle Felek biraz da bu, garibi dinle Anla diyorum da hiç tınmıyor ki Kader sen sevmezsin canı cananı Öyleyse neyleyim hanı hamamı Tersine döndürdün ayı, dünyamı Dursa diyorum da hiç durmuyor ki |
Ceviz Ağacı... Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var. Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a. Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. |
Canım İstanbul Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canim; Vatanim da vatanim... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik; Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare? Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul’da bul! İstanbul, İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi? Cumbalı odalarda inletir katibi mi... Kadını keskin bıçak, Taze kan gibi sıcak. İstanbul, İstanbul... Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler! Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler... Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu, Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu. Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar... Gecesi sümbül kokan Türkçe’si bülbül kokan, İstanbul, İstanbul... Necip Fazıl Kısakürek |
Bana aşktan hiç söz etme Sen sevmeyi ne bilirsin Bir aşk için ölesiye Beklemeyi ne bilirsin Düşündükçe içim yanar Ders vermemiş sana yıllar Taştan farksız kalbin mi var Özlemeyi ne bilirsin Ne gezer ki sende vefa Aşk nerede sen nerede Merhametsiz gecelerde Yalnızlığı ne bilirsin Sana kandım bunca zaman Senden eyvah senden aman Alev alev duman duman Tutuşmayı ne bilirsin Aldanmaktan yoruldun mu Acılarla yoğruldun mu Hiç sırtından vuruldun mu İsyanları ne bilirsin Ne bilirsin yağmur olup Çağlamayı ne bilirsin Kahkahalar savururken Ağlamayı ne bilirsin |
BECERİKSİZ Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna Şair diyorlar benim için bilmiyorum oysa her şiire konmalı mı uyak her yere nedense konamıyor tayyare hay dilimi arı türkçe soksun; uçak Kaptan olmak isterdim aynanın karşısında eski bir sinema yıldızı gibi ağlayan İstanbul hatlarında bir fırça hafifliğiyle gidip gelen vapurlara Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma ve Kız Kulesi'ni göstererek bırak artık diyor üzülmeyi yedi tepeli bu şehirde şiir okunacak tek yer elbette denizin ortasındaki şu küçük buz dağı Terzi olsa da babam sökük dikmesini beceremem beni yalnızca sen anlarsın iğnenin deliğinden geçsin diye ipliklerin bir anlık ıslatıldığı dudaklara takılıp kalan annem |
Biz Hani tek tek uçacaktık göklere Gökyüzünde birleşip elele tutuşacaktık Sonsuzlukta kaybolacaktık Bir sen birde ben olcaktık Seni benden beni senden ayıranlar olmayacaktı Sevgimizi yaşatacaktık tek başımıza Birer uçurtmaydık biz Sadece hayallerimiz olacaktı Sevgimizi bilen olmayacaktı Sadece ikimiz konuşacaktık sadece ikimiz gülecektik Sadece ama sadece ikimiz ağlayacaktık Birtek sen anlatacaktın beni Bir tek sen sevecektin Senden başkası bilmeyecekti beni Gündüzü geceyi karıştıracaktık belkide Ama yinede birlikte olacaktık Senden başka sevenim Senden başka bilenim olmayacaktı Bir tarihimiz olmayacaktı Bir anlatanımız olmayacaktı Sadece bir yıldız,sadece bir yalnız olacaktık Bizim geçmişimiz olamazdı biz sadece gelecektik |
umutsuz cumartesi.. bugün günlerden umutsuz bir cumartesi.. havada karabulutları aşksız ömrümün... martılar amaçsız uçuyor sahilde.. benim başım ağrıyor..hayallere dair olan yanı..sol tarafım.. çok mu hayal kurmuştum,çok mu çıkılmazdı labirentlerim..bilmiyorum.. bildiğim tek şey..geceden kalmaydım ve galiba ağırtacak kadar yormuştum kafamı.. böyle zamanlarım olur arada bir.. kimseyle görüşmek,konuşmak istemem.. bir çocuk ya da bir çiçek olsa belki..sessiz bir kıyıya çekilip analjeziklere sığınırım.. haplardan beklentim yeniden düşünebilecek kadar ağrımayan bir başla yeniden yürümektir hayata bıraktığım yerden.. bıraktığım yerden sürdürmek gülümseyişimi.. haplara sığınmamışsam eğer gider pastoral bir ayine sığınırım. bir ırmakkenarına ya da bir denizinkıyısına kırarım direksiyonu...yürümek oo hayır hiç iyi gelmez.. oturup doğanın şarkısını dinlerim.. çünkü tahammülümün kaldırabileceği tek ses budur..öyle anlarda.. iyi gelir ağrıma, iyi gelir ruhsuzluğuma,hisfelcine...iyi gelir.. akşamsa eğer ve karanlıksa heryer... loş ışıkta opera dinlemeyi yeğlerim.. ve aya karşı nargile fokurdatmayı.. ..sıkıldığım kısır döngüleri,evrenin felaketi diye nitelenen o kara delik çekip yutar o zaman.. bir kaç zamana kalmazda bıçak gibi kesilir başağrım.. başımdaki fırtına yerini uysal bir melteme bırakıp çekilir.. başağrımda siyah sessiz ve uysal bir zambak açar o zaman.. yeniden güçlenirim..yeniden düş-lenirim..bu sefer daha güçlü ve daha renkli... hissederim kendimi..karabulutları dağılır ömrümün.. ..martılar coşkuyla ve amaçla uçmaya başlar.. yeryüzündeki her şey bir kardeşmişim gibi gülümser bana.. güneş çıkarır başını karabulutların ardından.. gülümser..ve cumartesi umutları; çağırır beni, mavi ufuklara.... |
Seni Gerçekten Sevmiştim Sen artık başkasının okuduğu bir şiirsin, Ve hayırsız dudaklarda son buluyorsun. Gece yarıları seni bitiriyorlar, Ama ben inadına, Sana yeniden başlıyorum her sabah. Oysa sen sadece benim okuduğum bir şiirdin, Seni seviyor olabilirim Hatta unutabilirim zamanla adını Ama unutamam seni, Sevdiğimdin Sevgilimdin.. Bu oyunda kazanan olmadı sevgili Kirlenen ve temiz kalan var, Kumarda hayat galip yine!!! O günlerden bize yar olan Atmaya kıyamadığımız resimler sadece, Şimdi ikimizin de geceleri çok farklı Birimiz başını yastığa koyuyor, Birimiz bir yabancının omuzunda.. Ve ikimiz de değişik başlıyoruz güne Birimiz uykusuz kalmış Birimiz yarin koynunda.. Biliyorsun Düzenin insanı değilim ben Hiçbir zaman da olmadım.. Bu dünya seni de kirletti vaktinden önce Hikaye kötü bitti Yazık!! Düşümdeki güzeli sen sanmıştım Bir kaç parça şiir Güler yüzlü bir albüm Ve mektuplar.. Böyle bir bozguna bu kadar acı yeter Bir tek şunu unutma! Hayatımda okuduğum en güzel şiirdin sen Seni gerçekten sevmiştim ben!!!!!!!!!!! |
HOŞÇAKALIN HAYALLERİM Şimdi gitmek var aklımda Bu şehri terketmek... Sahip olduğumu sandığım Ama hiçbir zaman benim olmayanları Arkamda bırakmak... Tüm anılarımı denize atmak... Belki yeniden başlamak... Yalan sevgilerden yoruldum artık. Zaten daha fazla kandıramıyorum kendimi sevilgiğime Yalnızlıktan kaçamıyorum daha fazla Ne de hayal kırıklıklarından... Şimdi kalmak anlamsız. Biraz daha beklersem Umutsuzluğun karanlığı hapsedicek beni. Şimdi, Şimdi gitmem gerek... Güneşin doğduğu bir yere. En azından bakışlarımı kaçırmam gerekmeyen bir yere. Hoşçakalın hayallerim Ve ne olur beni unutmayın... |
Nerdesin? Yollar çok ıradı Gönlüm hep aradı Aradı bulamadı,nerdesin Dışarıda hüzün var Hüzünde gözyaşı Yaşlarda yağmurlar,nerdesin Çocuk’ça sevinçlerim Kederli türkülerim Gözümde tütenlerim,nerdesin Nerdesin melek yüzlüm Baharda mı yazda mı, Hazanda mı kış’ta mı ,nerdesin Ne zaman geleceksin |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık