![]() |
Bir acı ölüm bir acı ölümle yitirdim yari allahın emridir üstünedir vebali aşkım saklı belki udda, neyde belki çoban kavalında nefesini hissettim hep ense ardımda gönül kenti yıkık dökük viran bağlamaz kabuk durmaz yaram sevdim yari sevmeyi ölüm acısı gibi ah bu gönül acısı sanki cehennem dibi |
Aşkın Aldı Benden Beni Aşkın aldı benden beni Bana seni gerek seni Ben yanarım dün ü günü Bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim Ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum Bana seni gerek seni Aşkın aşıklar oldurur Aşk denizine daldırır Tecelli ile doldurur Bana seni gerek seni Aşkın şarabından içem Mecnun olup dağa düşem Sensin dünü gün endişem Bana seni gerek seni Sufilere sohbet gerek Ahilere ahret gerek Mecnunlara Leyla gerek Bana seni gerek seni Eğer beni öldüreler Külüm göğe savuralar Toprağım anda çağıra Bana seni gerek seni Cennet cennet dedikleri Birkaç köşkle birkaç huri İsteyene Ver anları Bana seni gerek seni Yunus'dürür benim adım Gün geçtikçe artar odum İki cihanda maksudum Bana seni gerek seni Yunus Emre |
HER ŞEY SENDE GİZLİ http://www.sevdimseni.net/Siir/005_dosyalar/ara2bar.jpg Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif... Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü... Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin... Yaşadıklarını kar sayma Yasadığın kadar yakınsın sonuna Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün... Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma herşeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin... Güneşin doğuşundadır Doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın... http://www.sevdimseni.net/Siir/005_dosyalar/img2e2.jpg Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin... İşte budur hayat! İşte budur yaşamak! Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda Aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar Çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve her şeyi öğrendiğin kadar Bilirsin... Bunu da öğren, “Sevdiğin kadar sevilirsin” |
Dün gece Aşkın kuytu ormanlarını keşfetmek, Zihnimin kirini pasını sirkelemek uçurumlardan ve En derinleri kurcalamak geldi içimden... Ve bana, içimden geçenlerin zehir taşıdığı öğretilmişti Geçmişten geleceğe... Ne demek lazım, kalbimle kelamımın arasındaki karmaşaya Ve ne yapmak, derinlerle savaşan ruhuma?! Kurcalamak mı Yoksa öylece, sırtüstü uzanmak mı bir mahpus gibi, Dost dediğim cigara dumanıyla, sert divanıma... |
evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüşürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylerdi mercan köz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam âşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün atilla ilhan |
Sonsuz Ve Yalnız Trenler gelip geçiyor usumun uzayan raylarında lanetli ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime yıllar kalbimin sızısında gam dilimin yakarışında ürperiyor yapraklar. usul usul yağmurlarda gözlerim ellerim fırtınalarda kopmuş dal dillerim lal bitkinim.. ve yurtsuz ‘uy hawar’ yaralıyım bakışlarımda yavrusu vurulmuş bir ceylan inliyor melanet yağmurları iniyor üzerime suların buz kestiği yerdeyim rüzgarın acı kestiği yerde yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor. dalları tutuşmuş bir ormanda sevgilime yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten? ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim? bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat … uy hawar bu günde gelmedi beklediğim bahar gülmedi karabahtım kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar uçup gitti kuşlar çoktan. nereye saklanır içimdeki incinmişlikler inince gözlerimde ince bir sızı ve süzülünce yanağımda bu gam müziği …uy havvar güz geldi solan çiçeklerime su bekledim yanan yüreğime kar düşmedi bir damla yağmur gelmedi beklediğim bahar kirpiklerim yaralı yolcuları gözlerimin sesim uçurumlara düşmüş çığlık nereye uçsunki, kalbimdeki kuşun kanadı kırık. son trende kalktı boşaldı istasyonlar kimsenin gelmediği yerdeyim acıların bitmediği yerde güz geldi, gelmedi beklediğim tren yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan sevgiye tanımlar aramaktan bir serseri gibi yaşamaktan yoruldum yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim … uy hawar bu günde doğmadı güneş dağlar erimedi gelmedi beklediğim bahar |
Dilek Mutluluk,hemen yanıbaşımda dokunsam kaybolur mu. Hasret,canım acıyor ellerin bende kalsın. Aşk,yangın yeri yüreğime bir damla su, Yarin elinden olsun.. |
Gönül Dostuma Bakarsın bir gün çıkıp gelmişim turna kanatlarına yükleyip yüreğimi olur mu olur olmaz deme sakın gözlerimde nazlı bir bahar dudağımda gurbet türküleri içimde tomurcuklanan hasretlerle merhaba demişim günaydın demişim, gülaydın demişim düşmüşüm yüreklere bir tomurcuk gül gibi belki bir sabah bakarsın yine beraber bir bulut çizmişiz Munzur’un göğüne dudaklarımızda o eski ıslık birlikte tırmanmışız dağlara yüksek tepelerde konaklamışız Birlikte ıslanmışız yağmurlarda delicesine baharın geldiğini, yaylaların yeşerdiğini kumrularin seviştiğini görmüşüz halaylarlar çekmişiz beraber, türküler söylemişiz ve yeni bir umudu karşılar gibi uzak yollarda gurbetten gelen bir dostu beklemişiz olur mu olur olmaz deme sakın bakmışsın çiçek açmışız saksılarda kırlarda sarmaşık olmuşuz ikimizin yüreği ile sevdalanmışız sarılmışız bir gelin çiçeğine yeni doğmuş bir bebek gibi merhaba demişiz dünyaya olur mu olur olmaz deme sakın özlemlere kar yağınca gönül dağında bakmışsın yine çıkıp gelmişim yağmurlarla bölüşmüşüz acıları, hasreti, sevinci birlikte aralamışız perdesini anıların gün akıp gitmiş üzerimizde oyunlara dalmışız yine, geç kalmışız eve kulaklarımız da yıldız hikayeleri ayışığına batmış üstümüz, başımız yüzümüz, gözümüz gül yarası olur mu olur olmaz deme sakın pencereni açık bırak her gece bakmışsın aşıp denizleri dalga dalga rüzgarın kanatlarına binip sana gelmişim bakmışsın yine beraber çıkmışız gurbete hasret çiçekleri koklamışız yollarda yıldızlar düşürmüşüz toprağa yüreğimizden birlikte söylemişiz sevda türkülerini birlikte üzülmüşüz, birlikte gülmüşüz birlikte koşmuşuz dere boylarında yamaçlarda yoldaş olmuşuz kekliklere birlikte yorulmuşuz, yıkanmışız çağlayanlarda olur mu olur olmaz deme sakın bakmışsın bir gün çıkıp gelmişim sarılmışız onca yılın hasretiyle gözlerimizde iki damla hasret çiçeği yeni bir güneş alıp dalımıza nar gibi düşmüşüz yola bir sen, bir ben, bir de dostluğumuz yorgun hayatlarımızın akşamında üşüyen yaralarımız saçı ağarmış umutlarımızla yüzümüz, yüreğimiz gurbet yarası dertleşip gitmişiz kolkola ...../ unutmam seni sen gönül dostumsun benim, gülüşü gül kokan yüreğini yazamadığın şiirlere sakladım şiirleri yüreğime unutmadım son sözlerini, gülen gözlerini bilirim gözlerin güneştir senin, yüreğin gökyüzü sensizlik bir uçurum şimdi şimdi her gece bir mektup yazarım sana bulutlara asarım, rüzgarlara atarım unutmadım korktuğumuz geceleri okuduğumuz kitapları yediğimiz dayakları babalarımızdan görmesekte biribirimizi, duymasakta sesimizi buluşuruz bir gün elbet gönülden gönüle giden o yolda yılda bir de olsa ziyaret edemiyorsam seni halimi aramızdaki ulaşılmaz dağlara ver vefasızlığıma değil mevsim kış üşüyorsun belki unutma dostumsun sen, gülüşü gül kokan her zaman açık gönül kapım ..../ öldün beni de öldürdüm yüreğime gömdüler seni |
Bu Aşk Burada Biter Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderem bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider |
Yüreğim Dağlarda Kaldı Bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle uzanıp çimenlerin üstüne şiirler okumalıydık mavi ırmaklara öpüp güneşi alnından sevdiğimizin sisler aralanınca çekip gitmeliydik şimdi bir dağ başında olmalıydık seninle oturup bir gönül sofrasına, dostluğa kadehler kaldırıp içimizdeki yangını bölüşmeliydik bir pınarın soğuk buğusuna daldırıp ağzımızı, çatlayan dudaklarımızla hayatı öpmeliydik sular aydınlanınca çekip gitmeliydik bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle türküler söylemeliydik esen yellere unutup acıyı, ayrılığı, gurbeti hasreti içimizin yangınına gömmeliydik kapılar kapanınca karanlığa yollar aydınlanınca çekip gitmelidik bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle ıssızda bağrını döven bir ırmak gibi dizleri kanamış bir çocuk gibi doyasıya ağlamalıydık çıkarsız dostluklar, kirlenmemiş sevgiler ve dünyadaki tüm güzel şeyler adına çirkinliklere, çirkefliklere dayanmalıydık obalar sıralanınca karşı sırtlara gün aydınlanınca çekip gitmeliydik sen gülünce ne güzelde gülümserdi beyaz gül nasıl da sevinçle gelirdi dağlara bahar dallar tomurcuklanır, kuşlar öter, sular çağıldar muştular bölüşmeye koşardı ardından çocuklar bir kervan alıp giderdi başını bilinmeyen diyarlara şimdi ne yana baksam gözlerin doluyor usuma ah gelincikleri okşuyor ellerin gülüşün ki, çiçeklerin bir başka adıydı karlı yamaçlarda yitik bir mevsimin kıyısında kaldı anılarımız savrulmuş ömrümüzün her yaprağında bir şiir sarardı şimdi yoksun, rüzgarlar seni üşür, türküler seni söyler her bahar gelişinde bir çiçek büker boynunu bir menekşede açar gözlerin büyür yüreğimin kıvrımlarında sular ağıtlarla çağlayıp gider mavi ne de çok yakışırdı gülüşüne ah kardeşim en çok da papatyalar yıkıldı gidişine bir de alnı munzur işlemeli kızlar şimdi hangi ırmak soğutur yürek yangınımı hangi dağ bölüşür acımı, hangi pınar, hangi bahar efkarımı hangi rüzgar dindirir ırmağım sendin pınarım sen, dağım rüzgarım sen, baharım sen |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık