![]() |
Bir yağmur damlası yakaladım yanarken ellerim güneşi tutma aşkına iz bırakmamalıydı geriye o yüzden sıkıca tuttum yağmur damlasını öncesinde yüreğimi ferahlatsın diye ıpkı yüreğimin ateşinin yakması gibi her adımımda dünyamı ayak izlerimi kum kaplamalıydı ve örtmeliydi tüm gizleri aynanın her gösterdiği yüzü bir diğerine yansıtması gibi toprakta bilmeliydi ayak izlerini saklamasını zaten rahmetle yıkanmıştı ruhumda ki ihanet lekeleri saf ve temizdim senden önce şimdi yaptığım son savaştaki son kahraman öldüğünde bende gideceğim,kalamam çünkü amaçsız hayatların manasızca adımlarına dayanacak gücüm kalmadı |
Kırıldı kalemim kapattım kapılarını ihanet kokan geçmişin kurt kapanı bir aşktan geriye hazan vurmuş marazlı bir yürek, yalancı bir bahar kaldı... her şey için çok geç artık söylenecek ne kaldı bozguna uğradık büyük meydan savaşında kırıldı kalemim bayrağım kayıp sevda coğrafyasında... şimdi sen! .. şafak sessizliğinde savrulan küllerimin şarkısını dinle hatırla! .. yitirdiğin o büyük efsaneyi yüzünde açılırken makber çiçekleri gökle denizin birleştiği yerde o yangın ufuklara yaz beni... 18.06.2006 |
Türküler söyle dost yüreğine gülümse güneşe umut yeşersin .../ kır çiçekleri kırılmasın kirpiklerinde saçlarını savuran bu rüzgar esmesin şafaklar umut açmıyorsa yastığında yaslandığın gecelerin ser önüne yoz akşamları küflü gurbet gecelerini de al yanına tutuşturalım bir ucundan içimize batan bu hayatı ömürki, nazlı bir bahçedir kimi gün çicek açar, kimi gün yaprak döker say ki, sende varsın dünyada bırak uyusun kollarında bu nilüfer baharlar tadında kalsın sarmalında umut bir sonbahar yaprağına yazılı da olsa adın sende hayatını oyna acıların karşısında bırak dönsün dünya sende dokun bir ucundan hayata aldırma sedası sarsık keman iniltilerine mutluluk dediğimiz ulaşılmaz bir dağ da olsa demirden kale de olsa içimizi kuşatan aşk hiç kervan geçmese de düştüğümüz kuyunun kenarından aldırma, herkesin hayatında acının solduramadığı günlerde vardır bırak hayatın hangi burgacında dalgalanıyorsa kalbin dalgalansın bir kelebeğin ömrü kadar da olsa ömrün bir sarmaşık tutkusuyla sarıl yaşama hangi uçurumun kıyısında olursan ol her zaman heybende biraz umut yedeğinde sevgi kırıntıları bulunsun |
"Elma şekeri mi sandın aşkı Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı Hele bir kırılsın feleğin çarkı İşte ben o zaman görürüm seni" Hala "Tahta masalara" yazıyorsam adını "Aşk kitaplarında" arıyorsam tarifi aşkın "Kahır mektuplarında" yeniden buluyorsam seni Ve "ıslak mendillere" siliyorsam gözyaşlarımı "Eyvahlar" çekiyorsam her biten aşkın ardından " Bana sor ayrılığı- yalnızlığı bana sor" diye haykırıyorsam Ve "sabahçı kahvelerinde" bir çay gibi demliyorsam hasretini Ve "inadına " özlüyorsam o "çaykarası" gözlerini |
Sonsuz Ve Yalnız Trenler gelip geçiyor usumun uzayan raylarında lanetli ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime yıllar kalbimin sızısında gam dilimin yakarışında ürperiyor yapraklar. usul usul yağmurlarda gözlerim ellerim fırtınalarda kopmuş dal dillerim lal bitkinim.. ve yurtsuz ‘uy hawar’ yaralıyım bakışlarımda yavrusu vurulmuş bir ceylan inliyor melanet yağmurları iniyor üzerime suların buz kestiği yerdeyim rüzgarın acı kestiği yerde yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor. dalları tutuşmuş bir ormanda sevgilime yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten? ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim? bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat … uy hawar bu günde gelmedi beklediğim bahar gülmedi karabahtım kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar uçup gitti kuşlar çoktan. nereye saklanır içimdeki incinmişlikler inince gözlerimde ince bir sızı ve süzülünce yanağımda bu gam müziği …uy havvar güz geldi solan çiçeklerime su bekledim yanan yüreğime kar düşmedi bir damla yağmur gelmedi beklediğim bahar kirpiklerim yaralı yolcuları gözlerimin sesim uçurumlara düşmüş çığlık nereye uçsunki, kalbimdeki kuşun kanadı kırık. son trende kalktı boşaldı istasyonlar kimsenin gelmediği yerdeyim acıların bitmediği yerde güz geldi, gelmedi beklediğim tren yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan sevgiye tanımlar aramaktan bir serseri gibi yaşamaktan yoruldum yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim … uy hawar bu günde doğmadı güneş dağlar erimedi gelmedi beklediğim bahar |
Ne olur, Bu gece bâri, beni kendime bırak! Girme artık hayâllerime! Bir kor gibi düşme yüreğime! Bu gece olsun çalma kapımı! Sessizlik istiyorum Sensizlik istiyorum Sükûnet istiyorum... Hem ben yemîn ettim, Seni düşünmek istemiyorum... Tadını çıkar hayâtın, Keyfine bak!.. Ne olur sanki; Bir defâcık gözlerimin önüne gelmesen... Bırak da bu gece tâzelenmesin hâtırâlar, Anılar seni hatırlatmasın!.. Bu gece okunmasın şiirlerimiz, Şarkılar senden bahsetmesin!.. Silinsin hâfızamdan, Hasret, özlemek, hüzün, yanmak, kavrulmak kelimeleri... Ne olur, Bu gece... Sâdece bu gece... Zayıf tarafımdan yakalıyorsun beni... Yeter; Gülücükler dağıtma karşımda! Sakla parlayan gözlerini! Dön sırtını da, Görmeyeyim o yüzünü!.. Her gece, Fırtınalı ummânlarda, azgın dalgalarla boğuşuyorum Bırak, bu gece bâri süt-limân olsun deryâlar... Bırak da, Seherlerde öten Bülbüller'le İki kelâm hasb-ı hâl edeyim Girme aramıza!.. Güneş sensiz doğsun, Çiçekler sensiz açsın!.. Ne olursun; Bir gece... Sâdece bir tek gece... |
Ah Bu Eskiler, Ah Bu Eskiciler Sabahın kör beyazında, Ne var ne yokta adımlarım, Bir bakıversen demiş , Bir kurcala,karıştır,eskileri eyvah ki eyvah, gittiklerim,bittiklerim göz yaşımda sildiklerim belleğim yokladı eskileri Yüreğimde yeşil duran sevdalar dilime gelipte söylemediklerim Aklımdan geçipte frenlediğim deliliklerim ah bu eskiler ,ah bu eskiciler. |
Hayal Bana Yakın Yar Bana Uzak Hayal bana yakın yar bana uzak Sevdası başıma dolanır gitmez Aşkına düşeli yar bana uzak Yüz bin öğüt versen biri kar etmez Senin aşkın beni kıldı urusvay Düşmüşüm peşinde koşarım hay hay Kabul et kapında beni de kul say Dost yoluna ölür aşık ar etmez Ey beni bu derde giriftar eden Eski muhabbeti kaldırdın neden Gönül ister kavuşmayı ölmeden Gül olmasa bülbül ah u zar etmez Beni yakan yansın aşkın narına Gönül düştü bir zalimin toruna Bakmaz mısın bu VEYSEL'in zarına Ah çeker ağlarım yar elim yetmez. |
Gitme Bir damlanın ayrılışı uçsuz denizden denizden kopup göklere kaçtığı an bulut oluşu, göklerde gökte yalnız kalışı gökleri seyredişim güneş ışığında seni özleyişim, bir ıssız damlanın yalnızlığında unutmak mı, hatırlamak mı güzel daha doğmadan, ölmek mi gözlerinde sahibi olmak mı feryatların ne kadar zor gözlerinde buluşup ayrılmak ebediyen ne kadar zor sana alışmak isterken senden ayrılmak seni çekerken ciğerlerime kadar sana bağlı, sana meftun, sana deli iken sensiz olmak ben seni soludum seni çektim içime bir esrar gibi bağımlın, tiryakin oldum peşinde dolaştım senelerce bir gölgen oldum seni buldum ya, sende rüyalarımı kaybettim gözlerinde yangını buldum gözlerindi kendimi kaybettiğim gözlerindi ilk boğulduğum deniz sen benim kaybolan rüyalarım oldun unutmaktan bahsetme o kadar kolay mı unutmak sence bir yaz akşamı güneş batarken kuşların gök yüzünde son kez uçması güneşe veda etmesi canlıların kolay mı sence git dememi bekleme benden benden izin isteme gitme derim, kal derim her an seninle olmak isterim isteme seni unutmamı benden bırakma beni mahrum senin hayalinden bırak bir gün daha mutlu olayım söyleme gideceğini bugünden yada bir gün daha kal gerçek olmayan bir düştün sen sıcacık senden, kalbime düşen bir güldün sende beni sevseydin biraz gitmezdin, kalırdın belki şu üç günlük dünyamda gel dolaşalım hayaller ülkesinde saatlerce dolaşmak gibi gök yüzünde ne fark eder, sen varsın ya ağlamamakta, gülmekte güzel rüyalarda dirilip, gerçeklerde ölmekte gel gülelim, gel ağlayalım birlikte bazan üşüyelim, bazan yanalım el ele gel sarılalım gitmeden önce bir hüzünlü gün gülücükleri dağıtıp bitirdiğim sonra kandırdığım kendimi bir hüzünlü gün senin kalacağını sandığım bir gün işte kendimi seninle, hayalinle kandırdığım bir düşün ardından geriye kalacak bir düşün ayak izleri, çöllerde bıraktığın bir düşün ayak izleri işte ne olur, gitme kal, sana söyleyeceklerim var ne olur gitme kal rüyalarımda seninle yaşamak, seninle olmak var rüyada olsa, seni bulmak saçlarını okşamak güneş batarken gözlerini, son kez seyretmek güzelliğini son kez hissetmek sıcaklığını seni kaybetmek gibi gerçeklerde seni bulmak gibi rüyalarda duyman lazım, anlaman lazım beni ben düşünemem bile, senin gitmeni ne olur bugünde kal yalancı bahardın, benimle açan bir yalancı hayal şimdi senden kalan gülleri yeşerten, gülleri kışa terk eden bahar ne olur sanki kalsan bir baharsın gönül bahçemde bahçemde benim olmayan baharsın biliyorum durmayacak, gideceksin seninle birlikle mutluluğum gidecek hayallerim gidecek umudum ışığım ışığımdın beni aydınlatan şimdi karanlık mı olacak her şey sendin hayatıma renk katan şimdi renksiz mi olacak her şey siyah beyaz düşüne de razıyım gitme kal, gitme kal sıcak gülüşüne muhtacım gitme kal bak seni soluyorum her nefeste benden kalbimi aklımı ruhumu iste hepsi hazır sana, yeter ki gitme gitme kal benimle |
Haydi Artık Haydi uyan, uyanıver Sorgula düş nedir, gerçek ne Unutma, sözün var Saatler Kigali-li çocukları vurduğu an Saçları buz beyazı zenciler Anlatacaklar bir bir Hangi gondollar kentinde oturur Ve hangi yarınların kefenlerini biçmektedir Sarışın büyücülerin en oyunbazı şimdi. Haydi anla, anlayıver Tanrıları tanığımdır Ülkelerinin çıplak dağlarında Zemherileri çiçeklerken kardelenler Neden pusulardadır Neden kin ve korkunun kuyularında Sevenlerine ağıt söyletir gençler. Haydi dinle, dinleyiver Bilirsin çocuk gibi sorular üretirim Kopmayacağını bile bile zincirlerimin Çoban ateşleri gibi harlı sözcüklerim Düş sığınaklarımı betimler Gül olup sürülür namlulara mermi yerine Haydi sev, seviver Biliyorum siyahı bol bu ebrunun Yalçınlardan geri dönmüş hep, Sokul kanadı kırık türkülerin koynuna Ve soluklan Kim bilir tutuverir En umarsız anında ellerini Henüz hiç mektup yazılmamış biri Bekle diyor gönlüm Bu cinnetin de şiiri yazılacak Ve okuyacak mutlak Bir çocuk, dağlara ıslık çalarak, |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık