![]() |
Kanayan Yazılar I-açık zaman rüzgar acı soğuğunu üfürürken şehrin üstüne uyukluyor gün, akşamdan kalan karanlıkla II- iç dalgınlığı yorgun, yitik gece artığı efkar duyar sokakta dilden koparılan çığlığı III- endişe Fırlar, uzun ıpıssız bir sabahın şafağına kafalar tuz buz zeminler kaygan. IV- meydan karıştı gençten, çakı gibi gözü dönmüş çağ elinde ölüm fermanına eş kalın parıltıyla önüne katar, işe hazırlanan aydınlığı. V- şaşıran hedef hayata yan yatmış savruk dümen harcanan zamanın döşünü bir anda es geçip, belirir günün ensesinde VI- nefes yetmezse ölüm! amansız kovalamaca dar dımdızlak aralarda yosunlu kıyı, basılmayan basamaklar … VII- zor kafasına çarpan sivri divit ucundan ağrı çıkışlar bıçak sırtı gözler, gittikçe yaklaşan dev köpüklere mıknatıslı, VIII- düşünce Saklı, ter döken avuçların içinde son çareler, kapanmış mesafelerde soluklar idareli, verişler tutuklu IX- …. mühründe yok etmeye yetki vermeyen yasalar! X- karar nişansız patlayan yankı! adım adım yaklaşan tortu! ömür, film şeridinden geriye... XI- hâlâ üstüne üstüne! nafile düşmeyen el ışıldar, elde kıyıntı XII- Son dua: çocuklarım!.. kapanan göz kapakları titreyen!... hedeflenen belden aşağısı XIII- perde! çöken ses! bitmeyen rol! üstünden atlanan çağ! XIV- çekildi içine zaman durmadan kanayan çöktü yazılarla birlikte |
Deniz gözlüm ne şarkılar ne şiirler artık teselli emiyor sensiz koca şehir İstanbul dar geliyor dilim sussada yüreğim durmuyor yüzüm gülsede gözlerim ağlıyor çekilmiyor sensiz akşamlar çalmasın hüzünlü şarkılar saçlarımdaki bütün beyazlar hasretinin bekçisi oldu yar yüreğim aşkınla çağlar yağmurlar sevgime ağlar elbet bir gün sel olup deniz gözlerine akar... |
İşte Gidiyorum Belki son bir şey söylemek isterdin birilerine Dert etme... Ben söyledim işte senin yerine İşte gidiyorum... Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü! İşte gidiyorum, Toprak alsın benim de bu hazin öykümü... İşte gidiyorum... gurbet yorgunu gövdemi, Çukura kim indirecek? İşte gidiyorum, Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek? Çürüdü gözlerim, Çürüdü yüreğim, bu yağmurlu şehirde. İşte gidiyorum, Beni kaldırın, hicran kalsın teneşirde. Size, yüzyallardır sesini kaybetmiş Bir türkü söyleyecektim; Ve bir yayla rüzgarı şefkatiyle Kirpiğinizin ucundan öpecektim... Bir masum türküydü sadece Yüz binlerce mağdurun gönlünde; Belki söyleriz hep birlikte Belki... mahşerin birinci gününde. Nasıl sevmiştim hepinizi, Nasıl böyle oldu akıbetim? Ve nasıl çöle döndü, O benim gül-gülistan memleketim? İşte gidiyorum, Hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız. Ben başımı verdim, sizinse İnsafsız bir linç oldu karşılığınız. İşte gidiyorum, Penceresiz bir dünyanın bilinmez labirentine... İşte gidiyorum, ''Saçlarındaki yıldızları artık koparabilirsin anne!'' Sonunda kaptırdım gönlümü Ölüm denen o kaypak türküye. Ve işte kurtuldun benden Şen olasın ey sevgilim; Türkiye! Elbet benim de vardı, Kendime ve yurduma dair umutlarım. Belki bıraktığım yerden sürdürür; Dostlarım, karım ve çocuklarım... Çatladı yüreğim, çatladı sazım. Demek ki böyleymiş yazım. Sizlere armağan olsun Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sızım. Bu nasıl hapis Tanrım Sabah-sabah bu ne hikmet, bu ne sis? Kalbime son mermiyi sıkmak Sana mı düştü, ey güzel Paris? İşte gidiyorum, Kalmadı söyleyecek son bir sözüm. Dediğiniz gibi olsun be! Dediğiniz gibi olsun gözüm! İşte gidiyorum, Tükenmişti inancım, bu nankör hayata dair. Belki benim için birkaç mısra döktürür Hayaloğlu diye bir şair!.. |
Sana Sevdalanmak Vurulmak gibi tutulurca güneşe Sevdalanırcası bir uzak yıldıza, Arada bir gelip üstüne göğsünün Konan esintilere buse misali, Sevdalanmak gibi sevdalanmak hani, Kolay iş değil bir çok bilinmeyenli Çözümsüz denklemdir sana sevdalanmak, Özlemesi gibi mahkumun yeşili Ve bir sarımlık son kerelik tütünü, İşte öyle taaa içten seni özlemek, Tat vermiyor ki sardıklarım sen diye Sevdalanmaksa seninle olmalı ki Tutulurcasına olsun sevdalanmak, Unutulmak sende ki gibi olmalı Ve bir başka güzel sende ki tükenmek. |
http://www.yazgulu.com/karisik/releasepic.jpg Bazen Sana Bazen De Kendime Kızıyorum Bazen kalbime kızıyorum Seni neden sevdi diye Bazen sana kızıyorum Beni neden sevmedin diye Bazen sana bazen de kendime kızıyorum Bazen senin sevgini Bağrıma basarım Bazen de senin sevgini bastığım bağrıma Senin sevginden yandığı için Bağrımı söndürecek bir damla su ararım Bazen sana bazen de kendime kızıyorum Bazen gündüzü beklerim Gülmek için yaşamak için Belki de karanlıktan korktuğum için Bazen de geceyi beklerim Ona içimi dökmek için Hıçkıra hıçkıra ağlamak için Bazen sana bazen de kendime kızıyorum Bazen kalbime vururum Seni neden sevdi diye Söküp atmak isterim Bazen de söküp atmaya çalıştığım Kalbimi senin aşkından sakınırım Bazen sana bazen de kendime kızıyorum Ama her defasında Senin aşkın kalbime sızar Laf dinlemez ki kalbim Bazen sana bazen de kendime kızıyorum http://www.yazgulu.com/siirler/releasefloater.gif |
Küçüğüm Tadma küçüğüm acıları bu dünyada Elini sürme mutsuzluklara ayrılıklara Kendi kendine sürdürmelısın hayatını Kopmamak için yaşamdan , Uzak durmalısın yalancılardan.. Üstüne gitme sevgisizliğin, Boşuna sever görünmeleri, Aldanma küçüğüm hissiz oluşlarına Uğraşma ruhsuz bedenlerle uğraşma, Acımazlar gözünün yaşına aldırmazlar, Zannetme sonsuz insan sevginle, Döndureceksın dünyayı zannetme Aşkkı tanıma küçüğüm boşver, Sonu hep hüzün , hep keder Yerden yere vurma, sonra başını Pişman olursun küçüğüm pişman Keşke dersin, sevmeseydim bilmeseydim Tadmasaydım acıyı , hep çocuk kalsaydım..... |
Sen O Değilsin seni ilk defa gördüğüm gün... o günü hiç unutamıyorum. o kadar sessiz o kadar sessizdin ki... sessizliğine aşık oldum... seni ilk gördüğüm gün yine... o kadar masumdun ki... sana baktığımda beni masumlaştıran, o kadar derinlerdeydin ki beni boğacak işte bu masum derinliğe aşık oldum... o kadar kendinleydin ki... o kadar yalnızdın ki... ben buna aşık oldum... oysa şimdi ? Şimdi her şey değişti be güzelim şimdi o eski masumluğun, o eski sessizliğin, o eski ağırlığın yok olup gitmiş sanki... Uzaklara doğru.... diyorumda sen o değilsin belkide.. o aşık olduğum uğruna canımı verdiğim her şeyimi onun için feda ettiğim değilsin sanki... sanki günden güne kalbimdeki o masum kızla sen yabancılaşıyorsunuz... kalbim seni tanıyamıyor... hayır sen o değilsin... sevdiğim kız değilsin... uğruna gecelerimi verdiğim.. uykularımı hiba ettiğim.. gözyaşlarımı sel ettiğim.. kalbimi emanet ettiğim.. sevgimi verdiğim... MUTLULUĞUMU verdiğim.. Uğruna gülücüklerimi kaybettiğim Sen O değilsin...!! Uzaklara doğru gitmişsin... Belki de ben O'yum... Ama sen O değilsin... |
Sıcak Günler sıcak... Her gün ne oldu ne olacak? Aylar sıcak... Her ay ne oldu ne olacak? Yıllar sıcak... Her yıl ne oldu ne olacak? Şimdi, hava da sıcak... Su da sıcak... Toprak da sıcak... Belki de deprem olacak! Sıcak cehennem sıcağı... Bunaltıyor herşeyi! Nerede o annem kucağı? Onu düşünmek bile, Herşeyden ne iyi... Sıcak sıcak bir yaşam... Domur domur terler dökerek, Gelecek soğuk günlere doğru... Yorgun argın diz çökerek, |
Sen O Olmalısın Uzaklarda hala tutunan bir ışık Ve Hala dinmeyen bir duman... Çünkü ben hala bir közüm Ve hala Yıkıntılar altında Işığı arıyorum. Belki bir mumluk ama Hiç sorun değil... Unutma ki; En büyük yangınlarda Sadece Bir kıvılcımla çıkar... Ve Ben hala Uzaklarda tutunan bir ışık Ve hala Yüreğimde yangınlayım Sen O sun değil mi? Hala o ışığı üflemeye çalışan! Sen Sen ol!!! Deş o külleri... Belki bir gün Sen de Yeniden doğarsın o küllerde. Bilirim, Çünkü amazon yağmurlarının Fayda etmediği Yangınlardayız. Uzaklarda Hala tutunan bir ışık var. Biliyorum,biliyorum O Sensin... |
Geliyorsun ya... şimdi sen gidiyorsun ya istanbul çalınır! kadıköyümün lapuska saçları ışıl ışıl güneş dolanır... şimdi sen gidiyorsun ya istanbul kalır! zincirin pasında marmaranın loşluğunda varlığın anılır... hani şimdi sen gidiyorsun ya şimdi gidiyorsun ya sen bakırköyde stoned dan siyahlar alınır... siyahında ilkler yaşanır! gidiyorsun ya sen karaköyden kadıköye doyurduğun martı çığlıklarında türküler çığrılır! hani sen geliyorsun ya şimdi kalbime daha derinden daha yakından geliyorsun ya gözümdeki yaşlarla içimdeki matemin sazı kırılır! geliyorsun ya... geliyorsun ya... sigaramın dumanından güneşi gölgelemeyen bulutlar yapılır(!) |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık