![]() |
Göç Göç oldu bir acıdan öbür acıya oysa sağrısı kurumamıştı atımızın daha dün sürüp gelmiştik buralara bugün göründü yine yolların ucu Devrildi kıl çadırlar seher vakti usulca uyandırıldı çocuklar ve kadınlar bohçası çözülmemiş bir keder gibi gibi düştüler yola Turnalar gitti biz gittik bitmedi peşimizdeki nal sesleri nerde konaklasak tedirgindik kuruyordu ırmaklar ve göller Bir yangın gibi taşıyıp durduk kederi ve acıyı göğsümüzde yer gök duman içindeydi sanki genzimizi yakıyordu ayrılıklar Zulüm bırakmadı peşimizi hiç biz gittik o buldu izimizi konar göçer olduk yedi iklimde tanığımızdır dağlar taşlar Yalnız bir öfke ışıltısı kaldı gözlerimizin yorgun sularında yaşamak bir inat oldu artık yaşamak bir direnme oldu zulme Ve işte devrildi yine kıl çadırlar göç başladı bir acıdan bin acıya Geride akşamın küllenen ateşi ve susturulmuş çocuk sevinçleri kaldı (Su Çürüdü) Ahmet Telli |
TİLSİMLİ GOZLERE.... Seni ilk gordugum gun baska kim varsa silinip gitti hayatimdan... Tatli anilar bir yana,bana aci vermis kim varsa,hangi olay varsa o an zihnimden silinip gitmisti. Yepyeni tertemiz bir baslangicti bu. Yasamin iki yuzlulugunden soyunup,karsina en saf,en yalinbenligimle cıkmıstım. Sana ait olani yasamak istiyordum.Asksa ask,sevincse sevinc,huzunse huzun,aciysa aci. Senden gelen ve gelecek olan hicbir sey korkutmuyordu beni. Sen yanimda olduktan sonra her seye dayanabilecegimi biliyordum. Ne desem de sevdami anlatsam diye dusunuyordum. Bugune kadar soylenmis en guzel sevda sozcukleri bile sana duydugum sevgiyi ifade edemeyecekdiye korkuyordum. Dunyanin butun dilleriyle Seni seviyorum desem yetecekti biliyordum. Nereye gidersem gideyim yanimda goturuyordum seni.Hic yalniz degildim bu yuzden. Hic ama hic bitmesini istemiyordum.Ama ben bile nasıl oldugunu anlamadan bitti işte. Hep bugune kadar kendi kendime Neden diye sordum.Ama cevabini bulamadim. Beni kirginliklarla,celiskilerle,cevabi sende olan bir suru soruyla ve bitmek tukenmek bilmeyen keskelerle biraktin. Bana onca aci verdin ama yuregim dusmanin olamiyor.Her gun alabildigince yaniyor... İstesem deİstemesem de seni ozluyorum.Bilmem biliyormusun? Gayem sana zarar vermek,seni incitmek,kirip dokmek degildi...Acılarina,yasam mucadelene, Gozlerinde buldugum huzura ortak olup,yuregimi yuregine,omrunuomrume katip,seni mutlu etmek istiyordum. Ben sende sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip,bu sevgiyi yasamani istemistim. Ama sen ne yaptin?Yuregimde kalıp,saltanat surmek varken,beni siradan bir seymis gibi elinin tersiyle ittin. Soruyorum sana,cok sevilmek bu kadar kotumuydu?Gercekten boylesine agirmiydi? Sana bu sevgiyi vermekte bu kadar direttigim icin beni bagisla.Adi üzerinde sevdaydi bendeki. Butun guzellikleri,butun kainati seni sevmesi için birine verseydin,yinede bu kadar sevilmezdin Yuregimi koparip atmak mumkun olsaydi,hic dusunmeden koparip atardim. Basimi ellerimin arasina ne ilk nede son alisim. İlk acim degil ama en buyuk acimsin. Bir limandayım ve senin bindigin gemi coktan uzaklasip gitti. Canim aciyor ve seni hala ozluyorum..... Z.S.U |
Nerdesin? Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, Aşıkıyım beni çağran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgarlara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: -Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben, Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana Gel desin. |
Sana Sevdalanmak Vurulmak gibi tutulurca güneşe Sevdalanırcası bir uzak yıldıza, Arada bir gelip üstüne göğsünün Konan esintilere buse misali, Sevdalanmak gibi sevdalanmak hani, Kolay iş değil bir çok bilinmeyenli Çözümsüz denklemdir sana sevdalanmak, Özlemesi gibi mahkumun yeşili Ve bir sarımlık son kerelik tütünü, İşte öyle taaa içten seni özlemek, Tat vermiyor ki sardıklarım sen diye Sevdalanmaksa seninle olmalı ki Tutulurcasına olsun sevdalanmak, Unutulmak sende ki gibi olmalı Ve bir başka güzel sende ki tükenmek. |
BAĞIŞLA Ya zamanından çok erken gelirim.. Dünya'ya geldiğim gibi, Ya zamanından çok geç, Seni bu yaşta sevdiğim gibi.... Mutluluğa hep geç kalırım. Hep erken giderim mutsuzluğa.. Ya herşey bitmiştir çoktan, Ya hiçbirşey başlamamış... Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın, Ölüme erken,sevgiye geç.. Yine gecikmişim bağışla sevgilim.. Sevgiye on kala,ölüme beş...... AZİZ NESİN |
GÜL AĞLAR KEDERİNDEN Hüznü düşmüş gönlüme, yaprak döken güzlerin Mutluluk yaşıyor bak ömrünün son demini Sevgiyle bakamıyor artık güzel gözlerin Üzülme, gizliyorum gözlerimin nemini... Hani ayrılık, hasret, ölümdü bizim için Sakın söyleme derdin, adını anma hiç`in Şimdi hasreti seçtin, gurbetim oldun ; Niçin ? Hesap soracak senden sevdamızın yemini... Vedan ile yüreğimi söküyorsun yerinden Acı ile kanıyor,sızlıyor en derinden Yalnız ben ağlamadım, gül ağlar kederinden O tutar mazi olan bu aşkın matemini... |
HOŞÇAKAL GÜZEL DÜNYAM Hiç kimse buyur etmedi beni Bu dünyada hiçbir yere Ama açtım bütün kapıları tekmeleyerek Bütün engelleri göğüsleyip yıkarak Buyrun dediler o zaman incelikle Buyur ettiler Ve Buyurdum Elimden geldiğince görevimi yaptım Gülümsedim hıçkırıklarımı boğarak Sonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldum Artık kapılar açık kalsın Bundan sonra gireceklere Şimdi dinlenmeye gidiyorum Hoşcakal güzel dünyam. |
Sen Oldun Gözlerimdeki yaşları Silen sen oldun sevdiğim Başımda türlü işleri Bilen sen oldun sevdiğim Bakışlarınla gözüme Aşkı saldın sen özüme Hayatta bir tek yüzüme Gülen sen oldun sevdiğim Deli gibi sevdim seni Sana açtım bu sinemi Koynuna alıpta beni Seven sen oldun sevdiğim Aşkınla oldum divane Hasretinle ben avare Latifin derdine çare Bulan sen oldun sevdiğim |
Esrar-ı Zari keder sağnaklarının bir damlası benim olsun yıldızlarının en ıssızı düşsün yarama gözünün yaşlarının bir zerresi benim olsun şehrin bütün ışıkları sönsün-gece ağsın senin yelin bana değsin gecenin merdivenlerinde keder yıldızsız karanlık ömrüm gelirsen öyle gel ateşten sözler yazdılar parçaladılar zamanın zırhını fermanlar tutuştu dizelerinden yüzlerinden ışık aldı şafaklar geldiler bin yıllar öncesinden saltanatlar sarsıldı tahtlar diz geldi görkemlerine ölüme pervasız baktılar-yalın yürek destur dediler zulme sevdaya kelle koydular-ölümden libas giydiler zaman ömür dilendi ayaklarından sonsuz gece gibiydiler onlarsız görünmezdi yıldızlar gecede ay kesildiler sevda ırmakları ışıdı gözlerinden evleri dünya oldu-mülkleri sevda tav oldular boz toprağa ateşlere kav oldular kirkit kirkit umut dokur sözleri yarınlara can oldular binyıllar öteye bakar gözleri vuruldular-asıldılar ölüme baş eğmez inatlarıyla zalime isyan oldular ömrümüz dediğin bir karışlık yol ne kaldı geriye ertelemekten dün dünle gitti yarına çok zaman var sevdanın perdesini aralarken ellerin zamanı ürkütmeli saçlarındaki rüzgar sen ki gözyaşlarına binyılları kat sevgilim yaşamak bir deli tutkudur... bütün gövdenle dalarcasına suya bütün yanlışları ihlal ederek sevmek bir çılgın sudur bütün duvarları yıkarak akan keder sağnaklarından bir damla düş yüreğime yıldız açar kirpiklerin gözlerinin bahçesinde bir şarkı süzülür bakışlarından yüzüne akan yaştan bir zerresi benim olsun sokak lambaları sönsün-şehir karanlıkta kalsın sarıl çıplak karanlığa tek yıldız görünmez onsuz ıssız bir çöl geceye seraplar ara sarıl karanlığa ki yıldızlar sunulur onun parmaklarında bütün zamanlardan akan ırmaklarla buluşmadan ne gözler ışıtır ömrü ne sözler yalnızlığı dağıtır yaşamak isyandır tüm zulümlere haksızlığa baş kaldırmak binyılları yarıp gelen bir türküye türkü katmak sevgilim sevdadır yaşamak aşk buluştur bulutların en tüteniyle düş buluştur gidenlerden kalan şarkıyla bana bak bana karış bana çağla beni al savur rüzgarlarında yaram derin bakışlarınla dağla bir gökyüzü taşımak kolay mı yüreğinde gel ey yar- gözlerimde ağla |
İNSAN ANCAK ÖZLEMİŞSE YANLIZDIR..!! Derin sulardaysan, eteğini kaldırma Sığ sularda, giysini ıslatma” Bir insan özlemişsen üşümüş olmalısın Mevsimlerden kış olmalı ya da aklı kışta kalmış aşık bir bahar Vakitlerden gece yarısı olmalı, tatlı bir uykuyu örtememişsin üstüne ya da “yağmur şaşkını bir gece” çökmüş üstüne Bir insan özlemişsen yalnız olmalısın, son gelen kalabalık silinmiş sayfalardan ya da yüksek karlı dağlardan yuvarlanan bir çığın altında kalan kardelen olmalısın, eğik başın. Bir insan özlemişsen yanılmış olmalısın ya da yalnızlığın tek rengini göstermiş sana sürekli okuduğun acemi şair. Oysa çiçekleri düşün kırlarda papatyanın akını, karanfilin alını, sonra yalnızlığın renklerini sırala bir, bir.. Bir insan özlemişsen yanmış olmalısın, uzaklara dalıp gitmiş gözlerin ya da küskün bir denizin dalgaları eşlik ediyor martıların çığlıklarına. Bir insan özlemişsen yorulmuş olmalısın ya da aşkını yitirmiş yüreğin, gecenin siyah beyaz fotoğraflarında. Oysa mutluluk bir düş kadar yakın sana gerçek kadar uzak mutluluk, madem özlemişsin sığın düşlerin çadırına.. Bir insan özlemişsin, yalnız olmalısın Çünkü “insan ancak özlemişse yalnızdır”. |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık