MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

mydarling24 28 Eylül 2006 01:00

ELVEDA......2
her umuda bir sevda
her sevdaya bir siir;

ne ellerim yorulur
ne kagit, ne de kalem
ve dalgalar durulur
durulur cılgın nehir
elveda sana elem
hayallerim elveda

cunku ruyalarimdir
beni aska baglayan
belki bir gun sorulur
hesabi mutsuzlugun
ama yine yalnizdir
yapayalnizdir sair
kurtulmustur aglayan...

ve bir cicek kaybolur
en kuytu kosesinde
koyu umutsuzlugun
tukenir bende sehir
belki de zamansizdir
bitmek bilmeyen cilem
her ne olursa olsun
yurdunda susuzlugun
bir karanfil vurulur
elleri yureginde
sessiz derin bir veda
ve sonra cekip gider
kulagiımda duyulur
titreyis dolu seda
elveda sana sevgili elveda...
ZEYNO.....


Misafir 28 Eylül 2006 01:03

Sessizlik



Talan edilmiş bir ömrün sonbaharındayım.
Sararıp dökülen yapraklar misaliydi
Geçip giden günlerim.
Boşluktaydı düşünceler
Herbiri
Yıldızlar gibi dağılmıştı gökyüzünde.
Karadeliklere dönmüştü yüreğim
Yüzbinlerce
Düşünceyi
Sıkıntıyı
Ve umudu sıkıştırıp harmanlamış
Ufacık bir kara delik
Fakat
Açıp baksan
Koskoca bir hayat var
İçinde.



Günler kısır bir dönenceydi
Doğurganlıktan uzak
Fakat
Paylaşılmaya
Ve tüketilmeye
Hazırdı

Kuşatılmış kalelerin
Savunma surlarına dönen
Ellerim
Benden çok uzaktaydı
Hissetmiyor
Algılamıyordu.

En son
Ne zaman
Sıcaklığını
Hissetti
Saçlarının
En son
Ne zaman
Terini sildi
Teninden
Hatırlamıyorum.

Geceleri yanan
Ateşböceklerini anlatırlar
Ben hiç görmedim onları
Yıldızlara mı benziyorlar
Gözlerine mi?

Bana ışığı anlat,
Bana
Mutluluğun rengini anlat
Mutluluk sence ne renktir.
Herkes mutluluğu
Kırmızı ve pembe olarak görür
Sence
Siyah
Mutluluğu ifade edemez mi?
Neden mutluluk denince siyah
Akla gelmez?

Neden

Hep sessiz kalır sessizlik ?

Yaşam sadece ? sormak mıdır?


kambis 28 Eylül 2006 01:06

"TUTKULARI VARDI, HAYALLERİ..."


Tutkuları vardı, hayalleri
Onları acıyla yoğurur şekil verirdi
Nice yağmurlarda yıkardı şiirlerini
Onlarda yaşardı gün bitimlerini
İçinde masum bir yürek taşırdı
Bazen büyük bir adam edasında
Bazen küçük bir çocuk gibi
Dalardı kimi gün dertli
Bazen soğuk ve kederli
Bazense bir çocuk gibi cıvıl-cıvıldı..

Tutkuları vardı, hayalleri
Hiç düşünmemişti
Bir gün ona şiirler yazacağını
Her şiirinde bir aşkı yaşayacağını
Kimini hiç tanımadığı birine
Kimini bir peçeteye iş olsun diye yazdı
Zamanla başladı tutkuyla bağlandı
Önceleri biraz da hava olsun diye yazdı
İçinde bitmek tükenmez yazma isteği
Birde dolu doluydu
Paylaşmak istiyordu yaşadıklarını..

Tutkuları vardı, hayalleri
Kimileri şiir yazıyor diye güldüler ona
Büyümedin mi sen hala otuzuna* geldin diye
O onlara onlardan daha çok güldü..

Tutkuları vardı,hayalleri
Doğru ya herkes anlamazdı şiir tadından
Ağız tadıydı şiir damak zevkiydi şiir
Onun şiirlerinde hüzün vardı
Gözyaşı sonbahardı
Onun şiirlerinde bitmez tükenmez
Bir sevgi vardı
Bir de can kulağıyla dinlediler mi
Büyürdü gözbebekleri
Dünyalara sığmazdı..

Tutkuları vardı, hayalleri
Pişman olmadı hiçbir gün
Tutkuysa yaşadı
Hayalse kurdu
Hiçbir gün olmadı
Anlaşılmama korkusu
Bir gün olmadı yazdığı şiirlerin
Onu kıyasıya sorgusu
Hepsi yaşandı ve bitti..

Tutkuları vardı, hayalleri
En uzun şiiri hayatıydı belki
Ne kadar süreceği belli olmayan
Şiir tadında
Zevk alan için yaşanacak
Her şeyiydi şiir..

Tutkuları vardı, hayalleri
Şairin dediği gibi;
Çıkarsanız şiir yönümü benden
Geriye hiç bir şey kalmaz
Ne doğru bir söz
İçinde ne hazineler gizli
Lütfen şapka çıkartalım dostlar
Ha... Kelim görünecek diye
Korkarsanız eğer...
Lütfen bir adım öne çıkın
Göreyim sizi daha yakından
Ve şiiri artık karalamayın
Çünkü sizde haddinizi bilin lütfen
Çekilebilirsiniz
Kelim görünecek diye korkmadan..

Tutkuları vardı, hayalleri
Tutkuysa yaşadı
Hayalse kurdu
İçimizden biriydi o
Şiir tadında...
Tutkuları vardı, hayalleri...

Ali Hakan Düz


mydarling24 28 Eylül 2006 01:08

En....
Seher serinligi bekler yapraklar
Yagmura hasret topraklar misali.
Ruzgarlarla taranırken basaklar
Zulufler gerdana duser misali.

Eski bir sarkidir dudaklarimda
Avuclarinin temmuz sicakligi
Gonlumun en hazin doruklarinda
Gozlerindir yırtan kor karanligi.

Verilmez bir soz yarinlardan yana
Yoklugun icimde tufan ertesi
Ah bir varabilsem ufuklarina
Gunes terketmeden al tepeleri.

İlk hayalimdin sevgi mihrabimda
Sebnemler cimlere dustugu zaman
Seven sultandir benim kitabimda
Kalbinde ihanetler oldugu an.

Mor bulutlar donusurken simsege
Ay yuzun titretir iliklerimi
Yıldızlar otesi bir gelecege
Yurur kanimla yazacagim seni.

İsminin ak yesil yokuslarinda
Yurur bikmadan tozlu ayaklarim
Savaslar cikar sevda burclarinda


Sulara akseder ceylan nefesin
Sen var ya sen..
Rabbim'den bana en aci en tatli hediyesin.

ZEYNEP......


Misafir 28 Eylül 2006 01:09

Umutsuz Çırpınış



Çoğu zaman kuzeye çeviririm başımı
Serin esen rüzgara kulak veririm
Senin sesini duyarım diye
Rüzgar ses vermiyor nafile

Sahillere vururum kendimi umutsuzca
Dalgalarla konuşurum, denize öylece bakarım saatlerce
Dalgalar senden bir eşya, bir anı getirir diye
Sulara gömülür umutlarım çeker giderim çaresizce

Uçan kuşlarla konuşurum dağlarda
Ne olur söyleyin onu gördünüz mü, sevdiğim nerede
Kuşlara bağlarım umutlarımı senden bir haber getirirler diye
Süzülürler ufka doğru sadece çığlıkları kalır kulaklarımda, yıkılırım

Postacıları gözetlerim sabahları
Ne olur bir mektup, bir haber diye
Boynunu eğer postacı "maalesef"
Oda ortak olur derdime donar kalırım

Kaldırımları seyrederim saatlerce
Yoksa şu karşıdan uzayan gölge senin mi
Artık geliyormusun sevdiğine
Kaldırımlar parçalanır aynı içim gibi

Gözüme uyku girmez geceleri
Senin hayalin rahat bırakmaz
Ne olur rüyada da olsa görebilsem gül yüzünü
Dağılır uykum sabah olur yine yoksun

Gökyüzüne dikerim gözümü,seyrederim bulutları
Bak bu bulut tıpkı o, işte ayakları, işte elleri, işte yüzü
Sevdiğim melek olup gökyüzüne mi çıkmış
Sorarım bulutlara yarim nerede, cevap veremezler
Hiddetlenirler bu sorum üzerine
Kararır gökyüzü, yıkılır dünyam
BULUTLAR AĞLAR BEN AĞLARIM


kambis 28 Eylül 2006 01:13


İÇİM
ne demeli nasıl anlatabilmeli
gelemediğimi
duygularımı hayallerimi
sana nasıl sarılmak istediğimi
kaç defa kaçmaya kalkıştığımı
kaç defa gizlice ağladığımı
gelemediğim için, göremediğim için
ne ağıtlar yaktığımı
neler dilediğimi,neler adadığımı
sevgiyi sadece sende tattığımı
sadece sana taptığımı
biliyorum artık
ben anlatsam da bana inanmayacağını
dünyadaki tek hayalimin
seni görebilmek olduğunu...


mydarling24 28 Eylül 2006 01:15

DOST'uma
Bir gece yıldızlara baktım,
Gözüme bir ışık çarptı, O hepsinden farklıydı
Tüm şehvetiyle parlıyordu gökyüzünde
Sanki diğer yıldızlara nispet yaparcasına
Ben en güzelim diyordu, bunu hakediyordu
Diğer yıldızlar sönük kalmıştı onun bu güzelliği karşısında
Kıskanıyordu diğer yıldızlar..
Neden O daha güzel diyorlardı neden daha çok parlıyor ?
Ama sebebini anlayamıyorlardı
Sonra birgün sönük yıldız parlak yıldıza sordu
Sen neden bu kadar güzelsin diye
Parlak yıldız şöyle dedi :
Ben kötülük yapmıyorum, herkese yardımcı oluyorum
Kimsenin kalbini kırmıyorum DOSTUM !!
Sönmüş yıldız büyük bir şaşkınlığa uğruyor
Parlak yıldızın ne anlatmaya çalıştığını anlamıyor
Ona DOST ne demek diye soruyor
Çünkü bugüne kadar DOST kelimesini duymamıştır sönmüş yıldız.
Parlak yıldız açıklamaya başlıyor
Dost; kötülük yapmayı sevmeyen , arkadaşları için herşeyi yapabilen
Gerektiğinde onunla mutlu olup , onunla acı çekebilen
Hayatındaki tüm güzellikleri arkadaşlarıyla paylaşabilen kişidir DOST
Sönmüş yıldız o an duruyor, kendini sorgulamaya başlıyor
Sonra üzülüyor kahroluyor , neden ben dost değilim diyor
DOST'un tavsiyelerine uyuyor
Dost gibi olmaya başlıyor , sevinçlerini mutluluklarını
Başkalarıyla paylaşmaya başlıyor
Diğer sönmüş yıldızlarla tek tek konuşuyor
Ve sonunda gökyüzündeki bütün yıldızlar parlamaya başlıyor..

Ama orada bir yıldız var ki;
Onun şehvetine güzelliğine hiçbir yıldız ulaşamıyor
Çünkü o yıldız TEKTİR ve gerçek bir DOST'tur.

Çok Özel Bir Dostuma.....



arwen 28 Eylül 2006 01:15

Sen Seç Yine




Sen benim gecem olsan, ben senin hecen
Aşk kelimeleri dökülse dudaklarından,
Seyretse gelip geçen.
Kalbine giremedim ya; sen olmalısın illa ki seçen!


Misafir 28 Eylül 2006 01:18

Siyah Zambaklar



Örgülü saçlarında ölüm kokladığım sevgilim
Sana kopardım bütün zambakları
Siyah zambaklar benim kaderim
Bahçıvanın gözyaşlarıyla büyüttüğü zambaklar

Eylül yağmurunda sokakta ıslanırken
Solgun yüzünü sonbahar yapraklarına benzetiyorum
Ellerim terliyor çiçekleri koklarken
Küçük şemsiyeli bir kız geçiyor yanımdan
Çiçeklere bakıp gülüyor
Siyah zambaklar diyor gülüyor
Yağmur ıslatıyor çiçekleri

Ben eylül yağmurunu sevdim
Siyah zambakları sevdim
Seni sevdim
Ve
Kaderimi sevdim


mydarling24 28 Eylül 2006 01:23

Kar Tanesi

Hala burnumu cama yapıştırıp izlerim
Düşen her kar tanesini.
Çocukluğumdan mı,
Şairliğimden mi
Bulamam bir türlü
Beyazı neden bu kadar sevdiğimi.

Küçüktüm,
Düşmanım olurdu o zamanlar
Yolda ayaklarını sürüyerek yürüyen her adam,
Bilmezdi çocuk yüreğim
O adamın her akşam iş çıkışında
Kentin öbür ucundaki evine yürürken
Yorgun adımlarını kaldıracak dermanı kalmadığını
Bilmezdim o zamanlar
Bu havalarda üşüyenlerin de olduğunu.
Ve düş ülkemi kuracağını sandığım
O ucu bucağı olmayan kırmızı bulutun
Kimsesiz kalmışlığın üzerine ölüm yağdırdığını

İstasyonlar görürdüm sonra
Yirmili yaşlarımın başladığı yerde
Lacivert gövdeli trenlerin kalktığı…
Ulaşıma kapalı
Ancak düşlerin sonsuzluluğa açık bir karayolunun
Gecenin beyazını bir bıçak gibi kesen parlaklığıyla
Kesiştiği herhangi bir kilometresinde
Avuturdum kendimi boş hayallerle
“Düşlerinde gördüğün aydınlık
Hiçbir zaman düşlememiş olsa da seni
Sanma ki hep karanlık geçecek gece.”

Sokağımda tek ışık yanmadığı halde
Korkusuzca yürüyebildiğim
Kıpkızıl bir gökyüzünün geceyi yenişiydin sen.
Şehrin bütün kirine rağmen
Değişmeyen tek rengi çocukluğumun…

Belki sadece bu yüzden
Bu kadar çok seviyorum seni…



Saat: 20:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık