![]() |
ELVEDA......2 her umuda bir sevda her sevdaya bir siir; ne ellerim yorulur ne kagit, ne de kalem ve dalgalar durulur durulur cılgın nehir elveda sana elem hayallerim elveda cunku ruyalarimdir beni aska baglayan belki bir gun sorulur hesabi mutsuzlugun ama yine yalnizdir yapayalnizdir sair kurtulmustur aglayan... ve bir cicek kaybolur en kuytu kosesinde koyu umutsuzlugun tukenir bende sehir belki de zamansizdir bitmek bilmeyen cilem her ne olursa olsun yurdunda susuzlugun bir karanfil vurulur elleri yureginde sessiz derin bir veda ve sonra cekip gider kulagiımda duyulur titreyis dolu seda elveda sana sevgili elveda... ZEYNO..... |
Sessizlik Talan edilmiş bir ömrün sonbaharındayım. Sararıp dökülen yapraklar misaliydi Geçip giden günlerim. Boşluktaydı düşünceler Herbiri Yıldızlar gibi dağılmıştı gökyüzünde. Karadeliklere dönmüştü yüreğim Yüzbinlerce Düşünceyi Sıkıntıyı Ve umudu sıkıştırıp harmanlamış Ufacık bir kara delik Fakat Açıp baksan Koskoca bir hayat var İçinde. Günler kısır bir dönenceydi Doğurganlıktan uzak Fakat Paylaşılmaya Ve tüketilmeye Hazırdı Kuşatılmış kalelerin Savunma surlarına dönen Ellerim Benden çok uzaktaydı Hissetmiyor Algılamıyordu. En son Ne zaman Sıcaklığını Hissetti Saçlarının En son Ne zaman Terini sildi Teninden Hatırlamıyorum. Geceleri yanan Ateşböceklerini anlatırlar Ben hiç görmedim onları Yıldızlara mı benziyorlar Gözlerine mi? Bana ışığı anlat, Bana Mutluluğun rengini anlat Mutluluk sence ne renktir. Herkes mutluluğu Kırmızı ve pembe olarak görür Sence Siyah Mutluluğu ifade edemez mi? Neden mutluluk denince siyah Akla gelmez? Neden Hep sessiz kalır sessizlik ? Yaşam sadece ? sormak mıdır? |
"TUTKULARI VARDI, HAYALLERİ..." Tutkuları vardı, hayalleri Onları acıyla yoğurur şekil verirdi Nice yağmurlarda yıkardı şiirlerini Onlarda yaşardı gün bitimlerini İçinde masum bir yürek taşırdı Bazen büyük bir adam edasında Bazen küçük bir çocuk gibi Dalardı kimi gün dertli Bazen soğuk ve kederli Bazense bir çocuk gibi cıvıl-cıvıldı.. Tutkuları vardı, hayalleri Hiç düşünmemişti Bir gün ona şiirler yazacağını Her şiirinde bir aşkı yaşayacağını Kimini hiç tanımadığı birine Kimini bir peçeteye iş olsun diye yazdı Zamanla başladı tutkuyla bağlandı Önceleri biraz da hava olsun diye yazdı İçinde bitmek tükenmez yazma isteği Birde dolu doluydu Paylaşmak istiyordu yaşadıklarını.. Tutkuları vardı, hayalleri Kimileri şiir yazıyor diye güldüler ona Büyümedin mi sen hala otuzuna* geldin diye O onlara onlardan daha çok güldü.. Tutkuları vardı,hayalleri Doğru ya herkes anlamazdı şiir tadından Ağız tadıydı şiir damak zevkiydi şiir Onun şiirlerinde hüzün vardı Gözyaşı sonbahardı Onun şiirlerinde bitmez tükenmez Bir sevgi vardı Bir de can kulağıyla dinlediler mi Büyürdü gözbebekleri Dünyalara sığmazdı.. Tutkuları vardı, hayalleri Pişman olmadı hiçbir gün Tutkuysa yaşadı Hayalse kurdu Hiçbir gün olmadı Anlaşılmama korkusu Bir gün olmadı yazdığı şiirlerin Onu kıyasıya sorgusu Hepsi yaşandı ve bitti.. Tutkuları vardı, hayalleri En uzun şiiri hayatıydı belki Ne kadar süreceği belli olmayan Şiir tadında Zevk alan için yaşanacak Her şeyiydi şiir.. Tutkuları vardı, hayalleri Şairin dediği gibi; Çıkarsanız şiir yönümü benden Geriye hiç bir şey kalmaz Ne doğru bir söz İçinde ne hazineler gizli Lütfen şapka çıkartalım dostlar Ha... Kelim görünecek diye Korkarsanız eğer... Lütfen bir adım öne çıkın Göreyim sizi daha yakından Ve şiiri artık karalamayın Çünkü sizde haddinizi bilin lütfen Çekilebilirsiniz Kelim görünecek diye korkmadan.. Tutkuları vardı, hayalleri Tutkuysa yaşadı Hayalse kurdu İçimizden biriydi o Şiir tadında... Tutkuları vardı, hayalleri... Ali Hakan Düz |
En.... Seher serinligi bekler yapraklar Yagmura hasret topraklar misali. Ruzgarlarla taranırken basaklar Zulufler gerdana duser misali. Eski bir sarkidir dudaklarimda Avuclarinin temmuz sicakligi Gonlumun en hazin doruklarinda Gozlerindir yırtan kor karanligi. Verilmez bir soz yarinlardan yana Yoklugun icimde tufan ertesi Ah bir varabilsem ufuklarina Gunes terketmeden al tepeleri. İlk hayalimdin sevgi mihrabimda Sebnemler cimlere dustugu zaman Seven sultandir benim kitabimda Kalbinde ihanetler oldugu an. Mor bulutlar donusurken simsege Ay yuzun titretir iliklerimi Yıldızlar otesi bir gelecege Yurur kanimla yazacagim seni. İsminin ak yesil yokuslarinda Yurur bikmadan tozlu ayaklarim Savaslar cikar sevda burclarinda Sulara akseder ceylan nefesin Sen var ya sen.. Rabbim'den bana en aci en tatli hediyesin. ZEYNEP...... |
Umutsuz Çırpınış Çoğu zaman kuzeye çeviririm başımı Serin esen rüzgara kulak veririm Senin sesini duyarım diye Rüzgar ses vermiyor nafile Sahillere vururum kendimi umutsuzca Dalgalarla konuşurum, denize öylece bakarım saatlerce Dalgalar senden bir eşya, bir anı getirir diye Sulara gömülür umutlarım çeker giderim çaresizce Uçan kuşlarla konuşurum dağlarda Ne olur söyleyin onu gördünüz mü, sevdiğim nerede Kuşlara bağlarım umutlarımı senden bir haber getirirler diye Süzülürler ufka doğru sadece çığlıkları kalır kulaklarımda, yıkılırım Postacıları gözetlerim sabahları Ne olur bir mektup, bir haber diye Boynunu eğer postacı "maalesef" Oda ortak olur derdime donar kalırım Kaldırımları seyrederim saatlerce Yoksa şu karşıdan uzayan gölge senin mi Artık geliyormusun sevdiğine Kaldırımlar parçalanır aynı içim gibi Gözüme uyku girmez geceleri Senin hayalin rahat bırakmaz Ne olur rüyada da olsa görebilsem gül yüzünü Dağılır uykum sabah olur yine yoksun Gökyüzüne dikerim gözümü,seyrederim bulutları Bak bu bulut tıpkı o, işte ayakları, işte elleri, işte yüzü Sevdiğim melek olup gökyüzüne mi çıkmış Sorarım bulutlara yarim nerede, cevap veremezler Hiddetlenirler bu sorum üzerine Kararır gökyüzü, yıkılır dünyam BULUTLAR AĞLAR BEN AĞLARIM |
İÇİM ne demeli nasıl anlatabilmeli gelemediğimi duygularımı hayallerimi sana nasıl sarılmak istediğimi kaç defa kaçmaya kalkıştığımı kaç defa gizlice ağladığımı gelemediğim için, göremediğim için ne ağıtlar yaktığımı neler dilediğimi,neler adadığımı sevgiyi sadece sende tattığımı sadece sana taptığımı biliyorum artık ben anlatsam da bana inanmayacağını dünyadaki tek hayalimin seni görebilmek olduğunu... |
DOST'uma Bir gece yıldızlara baktım, Gözüme bir ışık çarptı, O hepsinden farklıydı Tüm şehvetiyle parlıyordu gökyüzünde Sanki diğer yıldızlara nispet yaparcasına Ben en güzelim diyordu, bunu hakediyordu Diğer yıldızlar sönük kalmıştı onun bu güzelliği karşısında Kıskanıyordu diğer yıldızlar.. Neden O daha güzel diyorlardı neden daha çok parlıyor ? Ama sebebini anlayamıyorlardı Sonra birgün sönük yıldız parlak yıldıza sordu Sen neden bu kadar güzelsin diye Parlak yıldız şöyle dedi : Ben kötülük yapmıyorum, herkese yardımcı oluyorum Kimsenin kalbini kırmıyorum DOSTUM !! Sönmüş yıldız büyük bir şaşkınlığa uğruyor Parlak yıldızın ne anlatmaya çalıştığını anlamıyor Ona DOST ne demek diye soruyor Çünkü bugüne kadar DOST kelimesini duymamıştır sönmüş yıldız. Parlak yıldız açıklamaya başlıyor Dost; kötülük yapmayı sevmeyen , arkadaşları için herşeyi yapabilen Gerektiğinde onunla mutlu olup , onunla acı çekebilen Hayatındaki tüm güzellikleri arkadaşlarıyla paylaşabilen kişidir DOST Sönmüş yıldız o an duruyor, kendini sorgulamaya başlıyor Sonra üzülüyor kahroluyor , neden ben dost değilim diyor DOST'un tavsiyelerine uyuyor Dost gibi olmaya başlıyor , sevinçlerini mutluluklarını Başkalarıyla paylaşmaya başlıyor Diğer sönmüş yıldızlarla tek tek konuşuyor Ve sonunda gökyüzündeki bütün yıldızlar parlamaya başlıyor.. Ama orada bir yıldız var ki; Onun şehvetine güzelliğine hiçbir yıldız ulaşamıyor Çünkü o yıldız TEKTİR ve gerçek bir DOST'tur. Çok Özel Bir Dostuma..... |
Sen Seç Yine Sen benim gecem olsan, ben senin hecen Aşk kelimeleri dökülse dudaklarından, Seyretse gelip geçen. Kalbine giremedim ya; sen olmalısın illa ki seçen! |
Siyah Zambaklar Örgülü saçlarında ölüm kokladığım sevgilim Sana kopardım bütün zambakları Siyah zambaklar benim kaderim Bahçıvanın gözyaşlarıyla büyüttüğü zambaklar Eylül yağmurunda sokakta ıslanırken Solgun yüzünü sonbahar yapraklarına benzetiyorum Ellerim terliyor çiçekleri koklarken Küçük şemsiyeli bir kız geçiyor yanımdan Çiçeklere bakıp gülüyor Siyah zambaklar diyor gülüyor Yağmur ıslatıyor çiçekleri Ben eylül yağmurunu sevdim Siyah zambakları sevdim Seni sevdim Ve Kaderimi sevdim |
Kar Tanesi Hala burnumu cama yapıştırıp izlerim Düşen her kar tanesini. Çocukluğumdan mı, Şairliğimden mi Bulamam bir türlü Beyazı neden bu kadar sevdiğimi. Küçüktüm, Düşmanım olurdu o zamanlar Yolda ayaklarını sürüyerek yürüyen her adam, Bilmezdi çocuk yüreğim O adamın her akşam iş çıkışında Kentin öbür ucundaki evine yürürken Yorgun adımlarını kaldıracak dermanı kalmadığını Bilmezdim o zamanlar Bu havalarda üşüyenlerin de olduğunu. Ve düş ülkemi kuracağını sandığım O ucu bucağı olmayan kırmızı bulutun Kimsesiz kalmışlığın üzerine ölüm yağdırdığını İstasyonlar görürdüm sonra Yirmili yaşlarımın başladığı yerde Lacivert gövdeli trenlerin kalktığı… Ulaşıma kapalı Ancak düşlerin sonsuzluluğa açık bir karayolunun Gecenin beyazını bir bıçak gibi kesen parlaklığıyla Kesiştiği herhangi bir kilometresinde Avuturdum kendimi boş hayallerle “Düşlerinde gördüğün aydınlık Hiçbir zaman düşlememiş olsa da seni Sanma ki hep karanlık geçecek gece.” Sokağımda tek ışık yanmadığı halde Korkusuzca yürüyebildiğim Kıpkızıl bir gökyüzünün geceyi yenişiydin sen. Şehrin bütün kirine rağmen Değişmeyen tek rengi çocukluğumun… Belki sadece bu yüzden Bu kadar çok seviyorum seni… |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık