![]() |
EN UZUN GECE… Öldürenler ölen, Ölenlerin öldürene dönüştüğü anda, Yakaladığını sandığı mutluluk kaydı elinden, Bir çocuk düştü, Ölümün kucağına… Aldatmak, Gereksiz kıskançlığın bedeli idi, Bedel, Art niyet uğraşlarında, Ecele çağırdı, Araya sıkışan özlem… Dostluğun en iyi zamanı, Hastalık anı, Sevgi, Karşı konulmaz içgüdülerin tutsağı, Gün batarken, Memleketin uzak dağında, Bir çiğdem itildi kalleşçe, Uçurumdan aşağı, Belki de en masum canı aldı, Namludan çıkan mermi… Yaş akmaz kadınımın gözünden, Can suyu ile beslediği fidanlar birer birer kesilirken, Sökülürcesine alınırken, Son çiçeği elinden, Yüreği dayanamadı… Boştur tümünün, Haklı çıkarma çabaları kendini, Kahramanları, Kalemi ile hayat vereni, Düşerken nice canlar toprağımın bağrına, En uzun gece başlar, Yurdumun dağlarında… |
1 Ekim 1945 Dağın üstünde: akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var dağın üstünde. Bugün de: sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de. Birazdan açar kırmızı kırmızı: gecesefaları birazdan açar kırmızı kırmızı. Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı.. Nazım Hikmet Ran |
sesindeki hüzün Kulaklarımdan gitmiyor sesin, sesinin tonundaki hüzün Sesin ne kadar yakın sesin ne kadar üzgün İçime akan karamsarlık içime akan senin türkün Ruhun bir prangadır kalbim içinde sürgün Gözümü bağlayan yanılgılarımdan kurtulmak için Ey kalbim aklımın önüne kalın duvarlar örün Biliyorum acıdan kavrulmuş tüm umutsuz ruhlar Sende kaçamadın kendinden kapalı kaldı tüm yollar Onun için öyle karışık öyle masum kaldı yüzün Tutunmak daha da zorlaştı artık yüzünün kıvrımlarına Göz yaşların izin vermiyor bakışlarım hayata küskün Gözlerinin içinden uzanıp gitmem için ta ruhuna izin vermiyor her şeyi anlamama sesindeki hüznün nasıl ulaşsam sana gözlerin bakışların donsun Tüm olup bitenler ruhumu alıp giderken umarsızlığa Gözlerim gözlerinin içinden senin esirin olsun Ki belki durulmaz bu ruhum ama erişir sonsuzluğa Biliyorum hiç bilinmeyecek belki de öldüğüm Fakat çözülemeyecekte ruhlara sarıp sarmaladığım Tanınmayacak onun resmini kazıdığım son yüzüm Hiç bilinmeyecek hiç neden ona bakarken öldüğüm Kulaklarımdan gitmiyor sesin, sesinin tınıları Seni bir kerelik sevdim, bir kerelik ve ömür boyu Ağlama başımı döndüren ağlayışının ölümcül yankıları Sarhoşluk veriyor seni anlamak hasta ruhlara isyanların ölüm kadar gerçek hayat kadar kördüğüm Bekliyorum seni zamanın vardığı yolun sonunda sonsuz anlayışlara ve kavrayışlara hayat verdi ölümün |
GÖZLERİM GÖZLERİNDE Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin... Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum. Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum; En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında... Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin, Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim! Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim! Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin; Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini, O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
BİR CİNİM OLSAYDI ...Bir cinim olsaydı eğer ... ...üç dilek dilerdim ondan... birincisi ; bir kağıt birde kalem olsaydı ve yazsaydım günlerce Ne yorulsaydım nede kağıtta yer bitseydi ve günler sonra baktığımda yazdığım sadece iki kelime olsaydı... Bir resim çizeydim ; her baktığımda farklı şeyler görseydim ama başkası baktığında bir çizgi görseydi... Bir şiir yazsaydım ; Her okuyan kendini bulsaydı içinde okundukça farklı şeyler anlatsaydı ama bir topluluk önünde okununca sadece sevdiğim kızı anlatsaydı.. |
http://img81.imageshack.us/img81/7735/borboletaverdeop9.gifKelebekler Gibi... http://img81.imageshack.us/img81/7735/borboletaverdeop9.gif yaşamın devasa yüzü dev aynasında göründü artık ruhlarımız özgürdü kelebekler gibi... ki kim kalmıştı hayatta ve kim mutlu ölmüştü... insanlık tanrısını çarmıha germiş tapıyordu gün be gün an be an ve geçiyordu zaman tanrılar her gün kaçımızı lanetliyordu... ki kim kalmıştı hayatta ve kim yaşayarak ölüyordu... insanlık günlerini takmış boynuna yürüyordu gün be gün an be an her sürünün başında bir çoban bir de köpek bekliyordu ki kim kalmıştı hayatta ve kim gerçekten yaşıyordu... yaşamın devasa yüzü dev aynasında göründü ki kim yaşarken özgürdü kelebekler gibi...... http://img81.imageshack.us/img81/7735/borboletaverdeop9.gif http://img81.imageshack.us/img81/7735/borboletaverdeop9.gif |
Senden Ayrildigimda Sensiz gecen gunlerimi bir kutuya hapsettim ve katabildigim kadar en derine gomdum kimseler gormesin diye olurda hani bir gun gelirsen eger sensiz bir gunumun gecmedigini gorursun Senden ayrildigimda gozlerimi kapatmıstım Senden sonra kimseyi gormeyeyim diye.. ZEYNEP. |
Öğretmenim Adını penceremin buğusuna yazdım öğretmenim Resmine baktım bir süre Elimden tabancamı bıraktım öğretmenim Çiçeklere güllere su verdim... Üzerime geldi katil rüzgar güllerimi kopardı O gün bu gün çarpışmaktayım Zemheri ile yoğrulmuşum yorulmuş vurgun yemişim Kapındayım yarıcan bak ölmemişim Yorulmuşum vurgun yemişim... Vuracaklar biliyorum vuracaklar öğretmenim Penceremin buğusunda gözyaşları var Cigaramın dumanında nefes nefes... Kaçıyorum alabildiğine yağmurdan Yolumu kesiyor katil rüzgar, Yaralı bir ceylan gibi düştüm kapına, Sığınmak için sana korunmak için Her gün bin kere ölürüm yaşamak için... :turkiye: O.Öztunç:turkiye: Anlatamıyorum (Moro Romantico) Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum Orhan Veli |
#* Gururum...*# Eğilmez başımı eğdin! Ruhumu serdin yere... Muhtaç ettin kadere, Bırak beni gururum. Sevdim sevgide çıktın! Övdüm övgüde çıktın... Bunları yapmayacaktın, Bırak beni gururum. Esir ettin gönlümü, Yalnızlık kucağına... Bazen arattın ölümü, Bırak beni gururum. Bu kadar olmasaydın! Ruhuma dolmasaydın... Şimdi öyle kalmasaydın, Bırak beni gururum. Girince kara toprağa, Ruhum erişince Allah'a... Artık senden ayrı dururum, Bırak beni gururum! |
Sen benim hiçbir şeyimsin Yazdıklarımdan çok daha az Hiç kimse misin bilmem ki nesin Lüzumundan fazla beyaz Sen benim hiçbir şeyimsin Varlığın yokluğun anlaşılmaz Galiba eski liman üzerindesin Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak Dudaklarınla cama çizdiğin En fazla sonbahar otellerinde Üniversiteli bir kız uykusu bulmak Yalnızlığı öldüresiye çirkin Sabaha karşı öldüresiye korkak Kulağı çabucak telefon zillerinde Sen benim hiçbir şeyimsin Hiçbir sevişmek yaşamışlığım Henüz boş bir roman sahifesinde Hiç kimse misin bilmem ki nesin Ne çok çığlıkların silemediği Zaten yok bir tren penceresinde Sen benim hiçbir şeyimsin Yabancı bir şarkı gibi yarım Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak Hiç kimse misin bilmem ki nesin Uykumun arasında çağırdığım Çocukluk sesimle ağlayarak |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık