MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 30 Eylül 2006 23:44

EN UZUN GECE…

Öldürenler ölen,
Ölenlerin öldürene dönüştüğü anda,
Yakaladığını sandığı mutluluk kaydı elinden,
Bir çocuk düştü,
Ölümün kucağına…

Aldatmak,
Gereksiz kıskançlığın bedeli idi,
Bedel,
Art niyet uğraşlarında,
Ecele çağırdı,
Araya sıkışan özlem…

Dostluğun en iyi zamanı,
Hastalık anı,
Sevgi,
Karşı konulmaz içgüdülerin tutsağı,
Gün batarken,
Memleketin uzak dağında,
Bir çiğdem itildi kalleşçe,
Uçurumdan aşağı,
Belki de en masum canı aldı,
Namludan çıkan mermi…

Yaş akmaz kadınımın gözünden,
Can suyu ile beslediği fidanlar birer birer kesilirken,
Sökülürcesine alınırken,
Son çiçeği elinden,
Yüreği dayanamadı…

Boştur tümünün,
Haklı çıkarma çabaları kendini,
Kahramanları,
Kalemi ile hayat vereni,
Düşerken nice canlar toprağımın bağrına,
En uzun gece başlar,
Yurdumun dağlarında…



Dreamcatcher 1 Ekim 2006 00:04

1 Ekim 1945

Dağın üstünde:
akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var dağın üstünde.
Bugün de:
sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de.
Birazdan açar
kırmızı kırmızı:
gecesefaları birazdan açar kırmızı kırmızı.
Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar

vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı..

Nazım Hikmet Ran


Misafir 1 Ekim 2006 00:12

sesindeki hüzün

Kulaklarımdan gitmiyor sesin, sesinin tonundaki hüzün
Sesin ne kadar yakın sesin ne kadar üzgün
İçime akan karamsarlık içime akan senin türkün
Ruhun bir prangadır kalbim içinde sürgün

Gözümü bağlayan yanılgılarımdan kurtulmak için
Ey kalbim aklımın önüne kalın duvarlar örün
Biliyorum acıdan kavrulmuş tüm umutsuz ruhlar
Sende kaçamadın kendinden kapalı kaldı tüm yollar
Onun için öyle karışık öyle masum kaldı yüzün

Tutunmak daha da zorlaştı artık yüzünün kıvrımlarına
Göz yaşların izin vermiyor bakışlarım hayata küskün
Gözlerinin içinden uzanıp gitmem için ta ruhuna
izin vermiyor her şeyi anlamama sesindeki hüznün

nasıl ulaşsam sana gözlerin bakışların donsun
Tüm olup bitenler ruhumu alıp giderken umarsızlığa
Gözlerim gözlerinin içinden senin esirin olsun
Ki belki durulmaz bu ruhum ama erişir sonsuzluğa

Biliyorum hiç bilinmeyecek belki de öldüğüm
Fakat çözülemeyecekte ruhlara sarıp sarmaladığım
Tanınmayacak onun resmini kazıdığım son yüzüm
Hiç bilinmeyecek hiç neden ona bakarken öldüğüm

Kulaklarımdan gitmiyor sesin, sesinin tınıları
Seni bir kerelik sevdim, bir kerelik ve ömür boyu
Ağlama başımı döndüren ağlayışının ölümcül yankıları
Sarhoşluk veriyor seni anlamak hasta ruhlara
isyanların ölüm kadar gerçek hayat kadar kördüğüm
Bekliyorum seni zamanın vardığı yolun sonunda
sonsuz anlayışlara ve kavrayışlara hayat verdi ölümün



Pollyanna 1 Ekim 2006 01:54

GÖZLERİM GÖZLERİNDE

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


Misafir 1 Ekim 2006 04:00

BİR CİNİM OLSAYDI

...Bir cinim olsaydı eğer ...
...üç dilek dilerdim ondan...
birincisi ;
bir kağıt birde kalem olsaydı
ve yazsaydım günlerce
Ne yorulsaydım nede kağıtta yer bitseydi
ve günler sonra baktığımda
yazdığım sadece iki kelime olsaydı...

Bir resim çizeydim ;
her baktığımda farklı şeyler görseydim
ama başkası baktığında
bir çizgi görseydi...

Bir şiir yazsaydım ;
Her okuyan kendini bulsaydı içinde
okundukça farklı şeyler anlatsaydı
ama bir topluluk önünde okununca
sadece sevdiğim kızı anlatsaydı..


Misafir 1 Ekim 2006 05:27


yaşamın devasa yüzü
dev aynasında göründü
artık ruhlarımız özgürdü
kelebekler gibi...
ki kim kalmıştı hayatta
ve kim mutlu ölmüştü...
insanlık tanrısını çarmıha germiş
tapıyordu gün be gün
an be an
ve geçiyordu zaman
tanrılar her gün
kaçımızı lanetliyordu...
ki kim kalmıştı hayatta
ve kim yaşayarak ölüyordu...
insanlık günlerini takmış boynuna
yürüyordu gün be gün
an be an
her sürünün başında bir çoban
bir de köpek bekliyordu
ki kim kalmıştı hayatta
ve kim gerçekten yaşıyordu...
yaşamın devasa yüzü
dev aynasında göründü
ki kim yaşarken özgürdü
kelebekler gibi......
http://img81.imageshack.us/img81/7735/borboletaverdeop9.gif http://img81.imageshack.us/img81/7735/borboletaverdeop9.gif


mydarling24 1 Ekim 2006 09:06

Senden Ayrildigimda



Sensiz gecen gunlerimi
bir kutuya hapsettim ve katabildigim kadar
en derine gomdum kimseler gormesin diye
olurda hani bir gun gelirsen eger
sensiz bir gunumun gecmedigini gorursun
Senden ayrildigimda gozlerimi
kapatmıstım
Senden sonra
kimseyi gormeyeyim diye..

ZEYNEP.



fayzen25 1 Ekim 2006 14:21

Öğretmenim

Adını penceremin buğusuna yazdım öğretmenim
Resmine baktım bir süre
Elimden tabancamı bıraktım öğretmenim
Çiçeklere güllere su verdim...

Üzerime geldi katil rüzgar güllerimi kopardı
O gün bu gün çarpışmaktayım
Zemheri ile yoğrulmuşum yorulmuş vurgun yemişim
Kapındayım yarıcan bak ölmemişim
Yorulmuşum vurgun yemişim...

Vuracaklar biliyorum vuracaklar öğretmenim
Penceremin buğusunda gözyaşları var
Cigaramın dumanında nefes nefes...

Kaçıyorum alabildiğine yağmurdan
Yolumu kesiyor katil rüzgar,
Yaralı bir ceylan gibi düştüm kapına,
Sığınmak için sana korunmak için
Her gün bin kere ölürüm yaşamak için...



:turkiye: O.Öztunç:turkiye:

Anlatamıyorum (Moro Romantico)

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

Orhan Veli


mydarling24 1 Ekim 2006 14:26

#* Gururum...*#

Eğilmez başımı eğdin!
Ruhumu serdin yere...
Muhtaç ettin kadere,
Bırak beni gururum.

Sevdim sevgide çıktın!
Övdüm övgüde çıktın...
Bunları yapmayacaktın,
Bırak beni gururum.

Esir ettin gönlümü,
Yalnızlık kucağına...
Bazen arattın ölümü,
Bırak beni gururum.

Bu kadar olmasaydın!
Ruhuma dolmasaydın...
Şimdi öyle kalmasaydın,
Bırak beni gururum.

Girince kara toprağa,
Ruhum erişince Allah'a...
Artık senden ayrı dururum,
Bırak beni gururum!


Misafir 1 Ekim 2006 17:04

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz

Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak



Saat: 20:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık