![]() |
Geri Dönmeyeceğim Beni öyle kırdın ki; en güzeller-güzeli... Şah tahtına bindirsen, geri dönmeyeceğim. O zalim pençen ile, beni üzdün-üzeli; Gökten yıldız indirsen, geri dönmeyeceğim! ''-Sensiz yaşanmaz.'' diye, hala öyle sansam da, İstesem de unutmam... Ölene dek ansam da, Geceler boyu özlem, alevine yansam da; Hicrana göğüs gerdim, geri dönmeyeceğim. Hava, su, Güneş miydin, benim için sen neydin? Gittiğim her yerde, kalbimde benimleydin. Sana adanmış ömrün, feryadını bileydin... Dönülmez yola erdim, geri dönmeyeceğim. Sönmez artık bu alev, beni kor gibi yakan... Benim gibi gördün mü, sana sevgiyle bakan? Gözümü ilk açtığım, kalbimde kutsal mekan; Evreni sana verdim...Geri dönmeyeceğim! |
Kırk Yaşın Eşiğinde Şiir Küçük heyecanlara paydos Çünkü rüzgarla aynu yaştayım Çünkü güneş kardeşim Bir ırmakla sevişmekteyim. Bana artık dingin olmak Bana yalınlık yaraşır İçimde şiirin güzelliği Yaşamak sevinciyle yaraşır. Güzeller güzeli ömrüm Sana gitgide sevdalanıştayım Nice emeklerle dokunmuş Bir ince,bir nazlı nakıştayım. Küçük tasalara,tutkulara paydos Çünkü evrenle aynı yaştayım Başsız sonsuz doyumsuz Bir başdödürücü akıştayım. Ataol Behramoğlu |
İzmir aşkımıza uyanmakta Aşkım bak İzmir’de gün ışıldamakta Aşkım imbat doğan günü özlemle selamlamakta Uyanda gör, sabahın ilk parıltıları körfezden su içme telaşında Aşkım hadi uyan; şu eşsiz manzaranın tadına kollarında varsam ya, Aşkım uyansana, İzmir de gün doğmakta. Aşkım, baksana İzmir aşkımıza uyanmakta. Hala damağımda dün geceki rakı, balık ve roka. İzmir’im, bir düş şehrisin şimdi kordon boyunla. Omzun da başım, yüreğimdeki aşkınla Sen ve İzmirim hala mahmur, iki sevdiğim de hala derin uykularda Aşkım uyansana, İzmir de gün doğmakta. Aşkım, baksana İzmir aşkımıza uyanmakta. Sokakları deniz, denizi kız kokan Smyrna Kıskandın mı aşkımı, hadi durma öyle mahzun söyle bana Palmiyelerinde kendimi aşka vurduğum Kordon’unda aşkımla kadeh kaldırdığım, Karşıyaka’da İzmir’in güllerini kokladığım Bostanlı’sını aşkımla adım adım arşınladığım Sen değil miydin söyle bana İzmir’irim, hadi cevaplasana Kıskanma hırçın amazonum, sakın mahzun olma İnan senin kalbimdeki yerin bambaşka Ama kollarımda aşkım var, İzin ver de ne olur yaşayayım onu doya doya Canım İzmir, kalbimdeki ilk yerini kaptırıverdin ona Aşkım baksana İzmir de gün doğmakta. Aşkım baksana İzmir aşkımıza uyanmakta.. Hırçın savaşçı dilber. Amazonların kraliçesi. Tanrıça bakışlım, iyot kokulum. Her gün aşık olduğum. Karşımda sen, kollarımda aşkım Haydi silkinip uyan. Gücenme, darılma bana Canım İzmir, aşkıma şahit ol, tüm güzelliğini ser yollarıma Aşkım, hadi uyansana..... aç gözlerini bak İzmir de gün doğmakta Aşkım baksana, İzmir aşkımıza şahit, Sanki bize mutlu mutlu göz kırpmakta, Aşkım İzmir en güzel haliyle karşımızda durmakta Uyan hadi aşkım, günaydın deyip beni kollarına alsana |
Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni Sıcaklığını bulmalıyım dokunuşlarını, kenetlenişi Terimizle sulanmalı yeryüzü güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca Apansız fırtınalar çıkmalı sarsılmalıyım Özlemek yanında olmak isteğidir gülüşünü görmek biraz da Hiç özlemedim seni Saçlarına gül takmam bir ırmak gibi akıtırım ovaya soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı Akkor halindeki ufuk bakır bir tel gibi eriyip gider kraterler ortasında kalırım Toprak yarılır birden su kirlenir Ürpertir bu coğrafya bu serüven ikimizi bir anda yaşadığımı duyarım Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni |
Ben Sana Mecburum ben sana mecburum bilemezsin adını mıh gibi aklımda tutuyorum büyüdükçe büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin içimi seninle ısıtıyorum ağaclar sonbahara hazırlanıyor bu şehir o eski Istanbul mudur karanlıkta bulutlar parçalanıyor sokak lambaları birden yanıyor kaldırımlarda yağmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir akşamüstü ansızın yorulur tutsak ustura ağzında yaşamaktan kimi zaman ellerini kırar tutkusu birkaç hayat çıkarır yaşamasından hangi kapıyı çalsa kimi zaman arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor eski zamanlardan bir cuma çalıyor durup köşe başında deliksiz dinlesem sana kullanılmamış bir gök getirsem haftalar ellerimde ufalanıyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki Haziran'da mavi benekli çocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor belki korsun kırılmışsın telaş içindesin kötü rüzgar saçlarını götürüyor ne vakit bir yaşamak düşünsem bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem sus deyip adınla başlıyorum içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin hayır başka türlü olmayacak ben sana mecburum bilemezsin. |
YARIN NE GÜNE DURUYOR SEVGİLİLERDEN BİRİSİ TERKEDİP GİDER DİĞERİ BİR ÖMÜR SEVER İNSAN GENÇKEN DÜNYAYI TİTRETİRİM SANIR İHTİYARLIK GEÇMİŞ HER GÜNE KÜSER GİDİYORUM YOKMU DUR DİYEN LAF DİNLEMEYİN KENDİ KENDİME KONUŞUYORUM DÜNYAYA GELİŞİM BİLE SANKİ BENİM YÜZÜMDEN İKİ DAKİKA GÖRÜŞEMEZSEK SENİ ÇOK ÖZLEDİM DERDİN ARTIK YOKMU ÖYLE Bİ DERDİN. KALBİME SENİN DÖVMENİ YAPTIRDIM SANA SANCILANDIM HER VESİLEDE ANDIM BEN BEBEĞİM YÜZÜSTÜ YATIRIP SIRTIMI SIVAZLAYIN MERHAMET VİCDANINDAN SIZSIN AZICIK İSTANBUL YAPIŞ YAPIŞ İLİŞKİLER VICIK VICIK HERKEZ TEKBAŞINA YANLIZ YAŞLI BİR DÜNYA SİZİN GÖSTERDİĞİNİZ SAĞDECE ANYA ÖVGÜLERİM KISIK ALTINI AÇIN KİMİNLE BENİM ARAMDA KALDIN BENİ TERCİH KONUSU YAPAMAZSIN YARIN NE GÜNE DURUYOR DÜN ARTIK ÖYLESİNE KONUŞULUYOR BİRŞEY İÇİN DEĞİL HERŞEY İÇİN BİR ŞANS DAHA SENİN İÇİN O BİTTİYSE PARANTEZİ KAPATSANA. |
Yıldızları kokladım, gelmediğin geceler... Sanki... Ve sanki koptu geceye bağlandığı ipinden, sabah. Çektii, çekti de kör saatler ardındaki şafağı; Tükenmedi karanlık! .. Gün doğmadı... Söküldüğünden beri düğümü benden; umudunun! .. Ben, yıldızları kokladım; gelmediğin geceler boyu! .. Halbuki, biliyordum; gece, sadece bir kara çarşaf gibiydi başımda, incecik... Biliyordum ki bin deliğinden de karanlığın, ümitti salan bana ışıktan iplerini; Adını 'yıldız' koyup! .. Kara bir çarşaftı gece, başımda. Kara bir çarşaftı nefesimi tıkayan ve ben; adına "yıldız" denen her minik deliğin ağzına yapışıp, umut soluyordum!.. Ben, yıldızları yokluyordum geceler boyu... Yıldızları kokluyordum; olmadığın geceler!.. İçim, sızlıyordu, çünkü "içim" sızıyordu her yaramdan dışıma... Her yaram yâââr kokuyordu!.. Bir yıldız dudağıydı aradığım; soluksuz gecelerimde... Hangisiydin, bilmeden... Bilmeden, ışıktan bakışların hangisi olduğunu!.. Yıldızları kokluyordum gelmediğin geceler... Ve ben ümit içiyordum ışık dökülen kurnalardan. Turnalar haber uçuruyorken aydınlık kıtalara, ben umuyordum... Umuyordum ki; Hiç bitmeyecek kadar çok yarınımız var... Ben, yıldızları kokluyordum gelmediğin geceler... Biliyordum ki, kimse bilmez kokusunu ben gibi; yıldızların. Kimse bilmez; her biri nasıl da ayrı kokar, her biri bir çiçek gibi... Yıldızları kokluyordum gelmediğin geceler... Yıldızları kokladım, gelmediğin geceler... |
İki Gozum Dayan İki Gozum Acilarimi collere bir biraksam Olum kokan yatagimda Ruzgarda yerimden delicesine firlasam Ateste acan cicekleriyle dolduracagim Ve yildizlarla parlatacagim gozbebegini Sensizlikte Gozyasım bulanik akar Acilarimi bir anlatsam Benimle her gece aglarsin Ve icin hep bana icin icin sizlar Dayan İki Gozum kefeni uzerimden bir cikarsam Umutlarinla kirlarda delicesine bir kossam Avuclarimda denizleri birakacagim kiyina Koynumda sakladigim Meltem kokulu baharlari birakacagim kapina. Sensizlikte duvarlara carpiyor kanadim Sanki her gece Olume kundaklaniyor sensiz yarinim Ve dag yollarinda Siyaha burunmus agitlar besteliyorum Yavru sercelerimi matemle besliyorum. Dayan İki Gozum Yatagımda hastaligimi bir yensem Cennetin kokulariyla sana kosacagim Yuregimi sonsuza dek sevdana birakacagim. ZEYNEP |
İpsiz Dem hiç sanmam ellerinizden damla isteyeceğini iç yoksunu kuyudan ipsiz dem çekeceğini susan fer kararan döşten olsa terlice döşeği dokunan tadı içmez serine değmez elleri. tutuşmuş teni inceden düşmüş de geceden teli cana can tek canandan sıkı sarılınca beli |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık