MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

mydarling24 2 Ekim 2006 02:17

Ozluyorum
Cok oldu gozlerinden ayrilali
Dokunusunu hissetmeyeli,
Aglamayali,mutlulugu hissetmeyeli.
Sen benden uzakta olsan da,
Yuregim yureginle umudun olayim.
Gel yanima gel, sıcakligina hasretim.
Ozluyorum her saniye ellerini, dudaklarini.
Ne hayalin ne fotoğrafın yetiyor,
Ben bile bana yetmiyorum.
Seni ozlemeye devam edeceğim,
Her an sevmeye de...
Dokunuslarinin hayaliyle mutlu oluyorum,

ZEYNEP
Gozlerimdeki senle guluyorum,
Seninle yasiyorum
Seni COK ama COK SEVİYORUM...


Mystic@L 2 Ekim 2006 14:17

Başkadır Bülbül gibi zar ederim
fıganım başkadır benim
her güzeli yar ederim
sultanım başkadır benim

Yolcuyum handan giderim
göçüm bir başkadır benim
gurbet elde ah ederim
suçum bir başkadır benim..

Aşkın sazını çalarım
telim bir başkadır benim
gece gündüz hep cağlarım
selim bir başkadır benim

İki ayakla yürürüm
yolum bir başkadır benim
iki gözümle görürüm
körüm bir başkadır benim

İNCE'yim ince söylerim,
dilim bir başkadır benim
ateş ile dans eylerim
külüm bir başkadır benim


Misafir 2 Ekim 2006 14:40

http://css.ait.iastate.edu/Present/Photo/Appl/Classdata/rose.gif

Gül gül ki dudağın pembe bir güldür dikensiz
Gittin beni güller bile güldüremedi sensiz
Gül gül ki dudağın bana sevgi versin
Acaba ismim dudaklarında kaldımı dersin






kambis 2 Ekim 2006 17:56

sevmek yüreğini çıkraıp sevdiğinin eline koymak.
sonra derin derin dalmak göz bebeğine,
şiirler söylemek nazım hikmeti anmak
daha sonra sevdiğini gözünden düşen damlayı silmek

aşık olmak emek ister onu hissetmek der alim
daha sonra cesaret der bir çığlıkta haykırmak
su kenarında veya yanlız başına duran bir ağacın dibinde.
seni seviyorum seni seviyorum...


Misafir 2 Ekim 2006 18:13

ZAMAN AŞMA KENDİNİ

Zaman aşma kendini.....
Sualleri bir yana bırak..
aldatılmışlığını,
kapıp gittiğin aşkın adını göm geçmişe...
Sade bir yarın çiz düşlerinde ve beni sil bugünden......
belki geleceğe yazarsan adımı,unuturum....

Zaman aşma kendini,
hayalet sevdalar senin olsun....
çizgilerin belirginliğinde kaybet adımı...
İşlediğin cürümlerin haddi hesabı yok...
Aklamaya çalışma sevdalarını...

Zaman aşma kendini....
Ağır aksak timur misali
Her işin yarım,her işin zamansız..
Güç bela,toparlasam da ardını
Zorlaştırıyorsun her ayrılığı...

Zaman aşma kendini..
Kaygılarını sıkıştırdın yüreğinde,
Bıraktım kendi haline kırdıklarını
İşlemiyor dedikçe sevdalar
Kusuyorum geceleri,unuttuğun adları


Zaman bil haddini,dur yatağında...
Çizme yüzüme yaşlanmışlığını...
Aktığın yıllara veriyorum saygısızlığını...
Gençken daha kolaydı taşımak sırtımda
Şimdi kaldıramaz oldum ağırlığını....


Misafir 2 Ekim 2006 18:20

Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi
Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün
Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin
Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan
Bir eski büyük şairmiş gibi
Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de
Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından
Hiçbir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen
Bir doğru sözünde belki.....
Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının
Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında
Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in
Elbet şiir olacak şairin tesellisi
Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
"bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen"
O da üzülmüş aynı benim gibi ....
Benimki daha acıklı değil onunkinden,
Fiyakalı değil onun acısı benimkinden..
Sade güzel olan kelimeler..
Sade kelimeler...
Kelimeler....
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır, öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler....
Eğer bir söz, bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git
Lazımsa eğer...
İşte orada duruyor...
Ağzımın bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklıma
Sana ait olan herşeyi bir nefeste
Bir göz yumma anında
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim..
Yoksa sen,
Sevgilim olmayabilir misin?..


kambis 2 Ekim 2006 19:45

Aşk ve Düş

içinde parantezlere sıkıştırılmış
hayatlar olmayan ölümsüz
bir beklentiydi aşk
ağır aksak giden, huysuz ve t a t l ı..

lâhdini bulan ikiz bedendi
aynı çizgide rastlantıları biriktiren
ey aşk kaç bildik tekrardın sen
kaç kez vurdun, en y a k ı n ı m ı..

kaç kez hüznü kilitledin odalara
kayıtsız cümleleri evlat edindin
ya da ahdına savrulan solgun
bir şarkı mıydın hiç s ö y l e n m e y e n..

yosun renkli yeşil gözler senin miydi! A ş k! ..

içinde koşulsuz sevmeyi
tetikleyen kaygıdan uzak
bir kanat çırpışıydın aşk
seni bulduğumda yaralı ve y a l n ı z d ı n..

defalarca yuvasını terk eden
ve dönemediğinden
hep tek kişilikti biletin
tüm dönüşlerini
yüreklere k e s m i ş k e n..

yüreğin şemsiyemdi ve ıslanmak
bir nefes hüznünde
acı biriktirmekti
en güzel sancılarını d ö n m e y i ş l e r i n i n..

yosun renkli yeşil gözlerin, hiç olmadı senin A ş k! ..

Ali Hakan Düz



Misafir 2 Ekim 2006 20:19

Bir sonbahar akşamının yalnızlığında
Yapraklar kızıla dönerken
Paltoma sarınmış seni bekliyorum,
Bu ürkek tren istasyonunda.
Ama sen gelmiyorsun
Uzaklara kaçıyor,benden ayrılıyorsun.
Belirsizlikler içinde bir yoldayım
İntihar fikrini Okşamaya çekiniyorum
Siren seslerini duyuyor gibiyim.
Tutmayan dizlerimi kıpırdamaya zorluyorum
Bir iki adım atıyorum,sonra dönüp
Tekrar arkama bakıyorum.
Belki bu defasında ordasındır umuduyla
Ama nargile hayallerden ne fayda gelir ki
Onlar sadece beni zehirliyor.
Gitgide ölüyorum,çöküyorum..
Fakat senin hiç haberin yok bunlardan
Ne zaman sana gelsem sen gitmiş oluyorsun..
Belki dışardan çok güçlü görünüyor olabilirim.
Omuzlarım dik duruyor olabilir..
Ama güçlü değilim aksine acılara tutunuyorum
Tutunmak zor olsa bile
Kayıp gitsem ne farkeder ki?
İnsanlar bu tren istasyonunda bekleyen
Zavallı,paltolu genç kıza bakıyor
Kimisi boş kimisi derin bakışlarla
Oysa benim hiç işim olmaz onlarla
Derdimi bana hediye etmediler ki
Ve gece karanlık yıldızları yüzüne takarken
Yine bir ömür harcamış olarak
İstasyonun sesini son kez duyduğumu sanarak eve dönüyorum
Ama orda da olmuyorsun, oturup aglıyorum..


Misafir 2 Ekim 2006 23:41

KARANLIĞA AĞIT
Kendini öldürmeyi denedi,
Beceremedi!
Atamadı kendini dünyanın çatısından…

Nefret etti bütün erkeklerden,
Yine onlardan birini sevdi,
Sessizliğinin en kavurucu sıcağında…

Farklıydı diğerlerinden,yeniden sevebildiği,
Farkı neydi?..
Bunu hiç öğrenemedi…

Her şeyini sildi farklı kılınan,
Oysa silinmeliydi bütün diğerlerinin arasından,
Erkek doğup insan kaldığı için…

Köşelerde ağlardı garip yazgısına şair,
Suskun ve dingin havalarda,
Takılır giderdi uçurtmanın kuyruğuna…

Kimi şairleri bu güzel havalar mahvetti,
Oysa zaten tüketmişti son nefesini,
Bir kırlangıcın kanat çırpışında…

Semayı kurşunladı,
Vurdu da,
Eline düşen gözyaşları olmasaydı…

Kalbine çaktığı kazıklardan,
Düşlerine aldığı yosmalardan,
Yeni bir hayat inşa etti…

Kim bilebilirdi ki,
Son kalesinin de yıkılıp gideceğini,
Kendisinden başka…

Kendini öldürmeyi beceremeyene,
Dik dur bu son kalede derken,
Kendisiydi yıkılan karanlık geceler içinde…

Ziya olayım derken,
Zayi oldu çorak toprağında,
Oysa ne çok severdi ağaçları…

Kanadına takılan rüzgarın,
Ruhuna ilişen lekenin,
Bahanesi yoktu ve olmazdı da…

Ellerine düşen ıslaklığın meali,
Gülmeyi unutmuşların kalbinde bitti,
Oysa tapınılan sadece bir sanemdi…

Dedik ya işte,
Beceremedi,
Atamadı kendini aşkının uçurumlarından.
Ölmekten korkardı…



Mystic@L 2 Ekim 2006 23:48

Sanılar

Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır
Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına
Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin
Radyo dinliyorsundur ya da susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir

Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun, bir olmazı
Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi, bir elma yemeyi kurarak
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin

Mahpus gibi, tutsak gibi, belki köle gibi
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir
Belki de kendini bağışlamıyorsundur
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü
Kırık trenler gibi öylece kalakalmışsındır
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Ya da uyumak istiyorsundur herşeyi unutmak için
Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır



Saat: 13:24

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık