MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

LaDymm 23 Ekim 2007 12:04

Seni yitirdiğim, söyle gerçek mi ?
Ey güzel, bırakıp beni gittin mi ?
Her şarkı, her söz kulaklarımda
Hala bugün gibi çağlayıp durmakta.

Bir yolcu nasıl bakışlarıyla
Delmeye çalışırsa uzakları,
Nasıl keşif için uğraşırsa
Havada gizlice şakıyan kuşları,

Öyle aranıyor gözlerim durmadan
Tarlayı, çalıyı, ormanı tekrar;
Ey güzel sevdiğim, dön artık bana !
Seni çağırıyor söylediğim şarkılar !
GOETHE


Misafir 23 Ekim 2007 12:25

Serzeniş

Üşürdü umutlarım yarını düşündüğümde
Bir ıssız bakışa saklanmışlığı korkularımın
Ruhumu yıkardı
Yılmıştım düzeninden aykırılığımın
Ve aslında aşk bana aykırıydı
Üşürdü umutlarım yarını düşündüğümde
Ruhum delice hayallere sarılırdı...


Nasıl özlüyorsam evimi
Eski umarsızlığımı özlüyordum ve
Zordu geri dönülmezdi biliyordum
Binlerce yıldız yakaladığım gözlerin
Binlerce yıldır oradaydılar
Oysa ellerim her seferinde boşluğa uzanıyordu
Anlamıyordum
Nasıl özlüyorsam evimi
Yüzyıllardır seni özlüyordum...

Anneme itafen

isimsiz kral


LaDymm 23 Ekim 2007 12:28

Yüreği uzakta da olsa hissedebiliyor musun?
Bakışlardaki sıcaklığı

Sözlerdeki sevgiyi anlayabiliyor musun?
Paylaşmanın engin mutluluğunu yaşayabiliyor musun?
Tanrıma binlerce teşekkürler
Seni karşıma çıkardı diyor musun?
Uçan bir kuşun kanatlarında
Kokan çiçeğin dallarında onu hatırlıyor musun?
Yeni bir güne merhaba derken
Biten bir günle vedalaşırken
Onu düşünüyor musun?
Cevapların evetse eğer
Bu aşk demektir biliyor musun? ANIL ÖZTÜRK


diabloazul 23 Ekim 2007 12:44

Şehit

anne ,
oğlun öldü deseler,
al bayrağa sarsalar,
gurur duy, oğlum şehit de
ağlama anne...

9 çocuk doğurdun, 9 asker oldular
9 asker 9 oğuz soydular
1 inin adını şehit koydular,
başını dik tut ağlama anne...

elimde silahımla nöbet tutmadım mı
dağlarda hainlere kurşun sıkmadım mı
gece gündüz hasretinle yanmadım mı
hakkın çok,
ağlama,
hakkını helal et anne...

yaşarken gariptim, ölürken şehit,
yaşarken yalnızdım, ölürken ordu,
selam edin nazlı yare,
nazı bize şerbet oldu
kavuşmadan şehit oldum ağlama anne...

bin canım olsa şu vatana feda olsun,
al bayrağın yanına silahım konulsun
namustur bayrağım başımda dursun
al bayrağı görünce gurur duy
ağlama anne


Ömer SAĞIROĞLU


Misafir 23 Ekim 2007 17:52

Sende Gördüm

ihaneti sende gördüm,nefreti de,
yıllarca yürekte taşınan kini de,
aşkı,sevgiyi sende gördüm
bir anda başlayan öfkeyi de....
gel artık bana,
alma öfkeni yanına,
sadece aşkınla gel buraya,
sarıl sıkıca bana...
dokun bana,dindir hasreti,
sende gördüm ben her şeyi,
aşkın başladığı anda ihaneti,
olmadın benim,nasılda özlettin kendini
hayır sevgili gitme,
bu son olsun yeter,
dayanamam bu gidişe,
inan bana yürek senin için senide yener...

kokma sevgili
korkuları da gel...
ben yaşattın bana ihaneti,
ama sen sorgula beni...

isimsiz kral


yüksel2 23 Ekim 2007 20:53

HABER VERİYORUM

Altımızda kayan bu ölü şehri durdursana
Ey gücü toprak kadar eski
Ey gücü yer kadar ağır çocuk

Büyüyen elimin üstüne koy elini
Sana bir yürek vuruşu gibi belirli
Gelen zamanı haber veriyorum


arwen 24 Ekim 2007 01:30

Uzak ülkelere gidiyorum
Sensiz sokaklarda, sensiz otel odalarında
Keyifsiz aşklar yaşıyorum
Günboyu büyük caddelerde gezip dolaşiyorum
Sana benzeyen kişilerle konuşup
Senin sesini duymak istiyorum
Alışamadım, alışmakta istemiyorum

1995/11/28
Banu Kalyoncu


arwen 24 Ekim 2007 02:46

yine yoksun bu dünyada.
ne sesin, ne kokun
ne gülüşlerin.

nerdesin kiminle
hangi şarkıyı dinliyorsun;
hangi hüznü yaşıyorsun yine?
durdu zaman o buruk şarkıda
saatler durdu, güneş durdu.
ve sen yoksun.

bir umut arıyorum,
bir ışık karanlıkta.
elimi tutacak bir el; bir sevinç
bir el uzat ellerime, ne olur.
yoluma yoldaş olacak bir ses, ne olur.
ama sen yoksun.

okyanusta bir damla su
kavrulmuş dudaklarıma.
ve gönlümü rahatlatacak bir nefes türkü.
üşüdüm bu yalnızlıktan.
yoruldum.
sen yoksun..

usandım buruk sevdalardan
kırık kalplerden.
bir hikaye anlat bana ayrılıksız.
bir mavi; bir yeşil:
ve nihavent olmayan bir şarkı,
hüzünsüz ayrılıksız.
ama sen yoksun.

esen rüzgarlarda kokun
çağlayan derelerde sesin var.
sıcaklığın gün ışığında,
karanlıklarda hasretin.
yağmurlar ıslatır beni, yalnızım
ve sen yoksun.

ve sen yoksun bu dünyamda.
ama:
sevdandır beni hayata bağlayan
sevdandır acılar içinde yüreğimi dağlayan
tanrım bağışlasın beni! affetsin.
o nurla, sevdanla
şu gönlümdür her gün ağlayan.
ama sen yoksun.


yadigar malkoç


arwen 24 Ekim 2007 03:25

Çok uzaklardan,
Bu satırlar sadece sana

Bu gece içime hapsedip
Son defa düşüneceğim seni
Soluğun can verecek bedenime
Sana dokunup, seyredeceğim
Mosmor dudaklarım da bırakıp sevdamı.
Son defa çekeceğim içime
Buram buram aşk kokunu

Hatırlar mısın
Bir kasım sabahı
Bırakıp gittiğin toprakları,
Parçaladığın yüreği?
Adını her anımsayışında
Yanaklarıma düşen yaşları?

Bu gece
Son defa hüzün’e sarılıp
Ağlayacağım

Artık omzunda ağlayıp,
Derdimi anlatamayacağım
Saçlarını okşayıp,
Bizli hayallere dalamayacağım?
Bu gece son defa
Aşkın kadehinde
Sarhoşluğunu tadacağım

Aklımdasın her solukta
Derdimi anlatsam hafifler miyim sence
Naz’ım yalnızlığa geçmiyor
İçimdeki kırgınlığı, kıskançlığı
Dudaklarıma ve gözlerime
Anlatamıyorum sevdiğim

Sen bir kez daha
Görebilecek miyim?
Avuçlarında yeniden hayat bulup
Gerçekten gülecek miyim?

Bu gece son defa kucağında
Hazan yaprağı gibi kırılgan
Bir cemre gibi sabırsız
Dizlerinde uyumak istiyorum

2001/01/19
Banu Kalyoncu


nünü 24 Ekim 2007 10:51

Uzaktaki Sen

Bilirim ki artık onun gözleri benim için
Issız bir gece vakti
Çok ama çok uzaklardaki
Bir şehrin ışıkları gibidir
Sürekli ona doğru koşmama rağmen
Hiç bir zaman sokaklarında koşamayacağım
Ve hiçbir zaman ona ulaşamayacağım
Ama olsun ;
Ben yine bu şehrin gözyaşlarına kapılıp
Sana aldanırım.


miss_didem 24 Ekim 2007 11:35

ÖLÜM GİBİSİN

İnanki bu kadar sevmedim kimseyi
Seni unutmaya yetmiyor ki zaman
İnanki bu kadar yakmadı kalbimi
Koymadı hiçbirşey yokluğun kadar

Bir tek gülüşün kaldı o günlerden bana
Anılara yenik düşmüş birçok hatıra
Nasıl anlatayım derdimi bilmem ki sana
Bir yanık türkü oldun puslu sağlarda

Sen gecem gibi,günüm gibi,ömür gibisin
Seni yaşayamam konuşamam yasaklarım gibisin
Sen ateş gibi,güneş gibi,vatan gibisin sana dokunamam
Sarılamam ölüm gibisin

Şaban AYKAN


Misafir 24 Ekim 2007 12:27

Güle Güle

Karar verdim bundan sonra
Seni düşünmeyeceğim
Gece gündüz hasretinle
Gün be gün ölmeyeceğim

Gidersen git güle güle
Arkandan koşmayacağım
Bir kenarda kara kara
Üzülüp yanmayacağım

Gönül suyum kurusada
Gül gibi solmayacağım
Pişman olup yalvarsanda
Ben senin olmayacağım

Ne haldedir merak edip
Kimseye sormayacağım
Boş kalsada başkasını
Yerine koymayacağım

Efkarlanıp sağda solda
Sazımı kırmayacağım
Kerem gibi yanmak için
Yanında durmayacağım

Bilirsin ki ben Muradım
Seni unutmayacağım
Senin için gözlerimden
Yaşlar akıtmayacağım..

isimsiz kral


nünü 24 Ekim 2007 16:01

İNANÇ

İşte, soluk alıyorum,
Çalışıyorum, yaşıyorum,
Ve şiirler yazıyorum
(Elimden geldiğince).
Hayatla ben bakışıyoruz kaş altından
Ve savaşıyorum onunla,
Gücümün yettiğince..


Hayatla kavgalıyız,
Ama sanma ki
Nefret ediyorum hayattan
Tersine, tam tersine!
Sonunda bilsem öleceğim,
Hayatı kaba, çelikten pençeleriyle
Yine seveceğim!
Yine seveceğim!..


Diyelim, boynuma
Geçirip yağlı urganı
Sordular bana:
"Söyle, ister misin bir daha yaşamak?"
Haykırırım hemen:
"Çözün!
Çözün!
Çabuk çözün
İlmeği canavarlar!"


Hayat için
herşeyi yapabilirim,
Uçabilirim gökyüzünde
Bir deney uçağıyla,
İçine girebilirim patlayacak
Bir roketin bir başıma,
Çok uzak
Bir gezegeni
arayabilirim
boşlukta..


Gönlüm yine de
Titrer sevinçten
Masmavi
Göğü
seyrederken.
Gönlüm yine
titrer sevinçten
hala sağım diye,
yaşıyorum..


Ama diyelim ki,
Aldınız
Ne kadar diyelim
Bir buğday tanesi kadar
İnancımdan
Haykırırım o zaman
yüreğinden yaralı
bir panter gibi
Haykırırım acıdan..


Ne'm kalacak
benim o zaman
Soyulduktan sonra
darmadağın olurum
daha doğrusu
açıkçası
Soyulduktan sonra
sıfıra inerim ben..


Belki de siz
mutlu günlere
inancımı benim
yıkmak istersiniz
inancımı
daha güzel
daha anlamlı olacağına
gelecekteki yaşamın!...


Söyleyin lütfen neyle saldıracaksınız?
Kurşun?
Hayır! Yararsız!
Durun! Kurşununuz beş para etmez!
İnancım
zırhla kaplıdır göğsümde
ve bu zırha işleyecek
kurşun
icat edilmemiştir henüz,
İcat edilmemiştir!




Nikola Vaptsarov


arwen 24 Ekim 2007 16:30

sensiz güne merhaba

İşte ben sensiz geçen bir güne daha merhaba diyorum.
Tadı yokki bir somun ekmeğin,suyun,
Soluduğum havanın,
Tadı bile yok ne şekerin ne tuzun.
Yokki sevenim,
Ben çiçekleri bile sevemem korkarım dikenlerinden.
Ben aşık olmadım,belki oldum göründüm.
Yaşamımdaki aşkı,
İçemedim ki o duyguyu acımı tatlımı.
Sabır, sabır çektikçe ufalanır parçalanır yüreğim...
Beni bugün benimle bırakın acılarımla,
Tükenip giden umutlarımla.
Uğraşmayın benimle,
Acımayın boş çuvallar gibi atın.
Atın ne fark eder ki...
Vurun be vurun;
Birde siz vurun,ne yani vurulmadık yerim mi kaldı?
Korkmuyorum ölmekten,
Artık ölüm bile bana boş geliyor.
İşte ben bunlerı yaşıyorum.
İşte ben denizim.
Azgın dalgalara kapılmış bir gemi,
Yokki yok gidecek hiç bir yeri.

Aşkım bu mısraları içimden geldiği gibi
yazıyorum
Biraz duygusal oldu ama bu gece şairliğim tuttu.
Ve ağlıyorum AĞLIYORUM..!
Seni bilmesemde görmesemde ne fark eder ki ben senın o tertemiz yüreğini seviyorum



hacı ali kılıç


nünü 24 Ekim 2007 16:52

Seni Sevdim

Seni sevdim, seni birdenbire değil, usul usul sevdim,
"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara


Susuzdu, suya değdi dudaklarım, seni sevdim,
Mevsim kirazlardan, eriklerden geçti, yaza döndü
Yitik ceren arayı arayı ******* buldu,
Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek,
Soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı, Ağustos dindi,
Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi.


Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
Ve onların yoğun boyunlu kadınları,
Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa,
Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce,
Köprüler ve yollar, tahviller senetler hükmünde
Dışa açılmadan önce, içe açılmadan önce, kapanmadan önce.
Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
Senet senet satılmadan önce.
Şirketler, vakıflar, ocaklar kutsal kılınıp,
Tanrı parsellenip kapatılmadan önce,
Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin..

Gülten Akın


Misafir 24 Ekim 2007 17:45

Ben Olmadan Yaşıyorum

Hayatımdan son kez çıktığın o gün
Bütün güzellikleri bir bir kuruttun
Her şeyi bırakıp gittiğini sanma
Beni benden ayırıp yolda unuttun

Saatimi hiç kurmadım yokluğunda
Geceydi uyandığım her sabahta
Artık ben, ben olmadan yaşıyorum
Belki de olamam bir daha

Hiçbir şeye tahammülüm kalmadı
Bensiz kalan bana bile
Hiçbir şey geri getiremez beni
Ben bile bilmiyorum gittiğim yeri
Ne yeni bir aşk, ne yeni bir sevgili
Senin kadar sıcak değil kimsenin eli
Kimsenin gözlerine bakamıyorum
Artık ben, ben olmadan yaşıyorum

Herkesi sana benzetip
Hiç kimseyi yerine koyamıyorum
Ne geceler rahatlatıyor beni, ne gündüzler
Gittiğim her yerde varlığın beni gizler
Gittiğim her yerde kendimi arıyorum
Artık ben, ben olmadan yaşıyorum

Sensiz gecelerimi sayamadım, çokluğundan
Hüzünlerime sarılıp uyuyamadım, yokluğundan
Sesini kıstım artık çığlıklarımın
Bir kere bile olsun duymadığından

Şimdi uykusuz geçirdiğim her gece
Sensiz ve bensiz bir yalnızlığa bürünüyorum
Bana ben değil sen lazımsın sadece
Artık ben, ben olmadan yaşıyorum ..

isimsiz kral


arwen 24 Ekim 2007 18:27

tut ellerimden


Tut ellerimden beni, bırakma düşüyorum
Sen bana kuvvet oldun ben sensiz yürüyemem.
Tut ellerimden ısıt, sensiz çok üşüyorum
Ben meçhule düşerim peşimden sürüyemem.

Sana olan duygular gönülde yığın yığın
Beni karanlıklardan çekip aldı ışığın
Her gün seni anarken uzaklarda aşığın
Ben sana yandım durdum, ellere eriyemem.

Yaşadığımız aşklar şiirlerde sav oldu
Uzaklardaki gönül bakışlara tav oldu
Yüreğimdeki sevgin hasretinle lav oldu
Yapıştı yüreklere, kanar ki kürüyemem.

Nefesimin içinde her an bil ki nefesin
Çok uzaktan geliyor senin o tatlı sesin
İkimizin kalbi de çırpınıyor nerdesin
Aşkın ile şoktayım, el varıp arayamam.


leyle inan


yüksel2 24 Ekim 2007 22:43

Düşünceler

Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda,
kumla köpüğün arasında.
Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,
rüzgar köpüğü önüne katacak,
ama denizle kıyı daima kalacak.


Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.

Anımsamak bir tür buluşmadır.
Unutmak ise bir tür özgürlük.

Yüreğimdeki mühür
kalbim kırılmadan çözülebilir mi?

Sevgililer birbirlerinden çok
aralarındakini kucaklarlar.

Arkadaşlık her zaman için
tatlı bir sorumluluktur,
asla bir fırsat değil.

Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç
senin gerçeğini açığa çıkarabilir.
İşte böyle bir anda
ya güneş altında çıplak danset,
ya da çarmıhını taşı.

İnsanlık, sonsuzluğun dışından
sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.

Şafağa ancak
gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.

Gariptir ki,
kimi zevklerin tutkusudur,
acılarımızın bir kısmını oluşturan.

Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe,
yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir.

Cennet orada,
şu kapının ardında,
hemen yandaki odada;
ama ben anahtarı kaybettim.
Belki de sadece koyduğum yeri unuttum.

Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,
toprak üzerinde uyuyanlarınkinden
daha güzel olmadığı gerçeğinde,
yaşamın adaletine olan inancımı
yitirmem mümkün mü?

Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.

Karşındakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver.

Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
diye konuşuyorum.

Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,
sessiz erdemlerimi eleştirmeye
başladığında doğdu.

Bir gerçek her zaman bilinmek,
ama ara sıra söylenmek içindir.

İçimizdeki gerçek olan sessiz,
edinilmiş olan ise gevezedir.

İçimdeki yaşamın sesi,
senin içindeki yaşamın
kulağına ulaşamaz.
Yine de kendimizi yalnız
hissetmemek için konuşalım.

Sözcüklerin dalgası
hep üstümüzde olsa da,
derinliklerimiz daima dinginliğini korur.

Yaşam kalbini okuyacak
bir şarkıcı bulamazsa,
aklını konusacak
bir filozof yaratır.

Zihnimiz bir süngerdir,
yüreğimizse bir nehir.
Çoğumuzun akmak yerine,
sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!

Eger kış,
'Baharı yüreğimde saklıyorum'
deseydi, ona kim inanırdı?

Her tohum bir özlemdir.


Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.
Arkasındaki gerçeği görürsün,
ama cam seni gerçekten ayırır.

Haydi seninle saklambaç oynayalım.
Yüreğime saklanırsan eğer,
seni bulmak zor olmaz.
Ancak kendi kabuğunun
ardına gizlenirsen,
seni bulmaya çalışmak
bir işe yaramaz.

Neşeli yüreklerle birlikte
neşeli şarkılar söyleyen
kederli bir kalp ne kadar yücedir.

Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,
durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.

Hayır, boşuna yaşamadık biz!
Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?

Özel ve ayrımcı olmayalım.
Unutmayalım ki, şairin aklı da,
akrebin kuyruğu da gururla
aynı yeryüzünden yükselir.

Evim der ki, 'Beni bırakma,
çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.'
Yolum der ki, ' Gel ve beni izle,
çünkü ben senin geleceğinim.'
Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
'Benim ne geçmişim,
ne de geleceğim var.
Eğer kalırsam,
kalışımda bir ayrılış vardır;
gidersem,
ayrılışımda bir kalış.

Yalnızca sevgi ve ölüm
her şeyi değiştirebilir.'

Daha dün, yaşam küresi içinde
uyumsuzca titreşen bir kırıntı
olduğumu düşünürdüm.
Şimdi biliyorum ki,
ben kürenin ta kendisiyim,
ve uyumlu kırıntılar halinde
tüm yaşam içimde devinmekte.

Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,
ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,
işte o zaman büyüyen her şeyle
beraber büyüyecek ve
üst benliğine uzanacaksın.

Ağaçlar yeryüzünün
gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.
Ama biz onları devirir ve
boşluğumuzu kaydedebilmek için
kağıda dönüştürürüz.

Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,
çölün ortasında tek başına olsan bile
bir dinleyicin olacaktır.

Esin daima şarkı söyler;
asla açıklamaya çalışmaz.

En büyük sarkıcı,
sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.

Eğer ağzın yemekle doluysa
nasıl şarkı söyleyebilirsin?
Ve eğer elin altınla yüklüyse,
şükretmek için nasıl kaldırabilirsin?

Sözler zamansızdır.
Onları zamansızlıklarını bilerek
söylemeli ya da yazmalısın.

Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
O, kanayan bir yaradan
veya gülümseyen bir ağızdan
yükselen bir şarkıdır..



Kum ve Köpük - 1926

Halil Cibran


KENCISii 25 Ekim 2007 09:22

Yağ Yağmur




Sil köşelerde asılı kalmış
kirli paslı izleri...
Al götür uzaklara
sessiz silik nağmeleri...

Yağ yağmur
kükret semaları,
korksun ihanet denen hain,
ört üstünü sislerinle
derinlerde gizli kalmış
kırık dökük mazinin...

Yağ yağmur
teslim sana benliğim,
al götür ruhuma mıhlanan
kılıç keskini sözleri
damla damla gir gönlüme
sil süpür her sokak başında yol gözleyen
yalnızlık denen haini...

Yağ yağmur
bir ışık tut önüme
bul getir bana
kıyılarda yosun tutmuş
yaşanmamış gençliğimi...


yüksel2 25 Ekim 2007 13:36

Ey Benim Nazli Cananim

Ey benim nazli cananim
Severim kimseler bilmez
Bir istir geldi basima
Çekerim kimseler bilmez

Bak su kalbimin isine
Saldi sevdayi basima
Gece gün ask atesine
Yanarim kimseler bilmez

Varin söylen su hayina
Girmesin benim kanima
Bir ates düstü canima
Tüterim kimseler bilmez

Gevheri ümidim Hak'tan
Yandi bu bagrim firaktan
Ey efendim derd-i asktan
Ölürüm kimseler bilmez

Gevheri


miss_didem 26 Ekim 2007 08:42

BEN SENİ SENSİZ SEVDİM
Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim...
Göremesenm de,rüyamdaydın,
Sevmesen de,kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan,da hayalin vardı,
Sen olmasan da,şarkılar vardı;
Seni hatırlatan....
Sen olmasan da,her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim....
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasanda bulutlar vardı,
Sen olmasanda,gün batımları vardı
Sen olmasan da, denizler vardı...
Ben seni sensiz sevdim....
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
"Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum"ama;
Ben seni sensiz sevdim....
Ne olurdu sen de beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda....
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!!
.................................
M.Ahsen SAKAREİSOĞLU


kaf_kef 26 Ekim 2007 22:43

GİDİYORUM

Gidiyorum
Kirli bir sabaha bırakıp kendimi

Düşlerim sende kalsın
Aynada kirli sakal asılı kalan yüzüm
Dört duvar, susan kapı hüzün sesim

Gidiyorum, gelirim yeniden....


H. KAYA




arwen 27 Ekim 2007 00:52

yüreğim


Siz benim sakin olduğuma bakmayın
fırtınalar kopuyor içimde.
Doluyum yağmur bulutları gibi
dokunsanız boşalmayacağım, hayır,
yağmak için baharı bekliyorum
bekliyorum açmasını erik çiçeklerinin
sevgiyle dokunmak için yapraklarına.

Yüreğim,
sönmemiş yanardağ
sıcak, coşkulu
sessiz.


gülsüm cengiz


arwen 27 Ekim 2007 02:24

dinmedik hala
biz yorgun
gece yorgun
tuşlar ve parmaklarımız
düşünemez olduk
bellekler durgun
sanki bitmiş her şey
neyi anlatıyorduk ta burada durduk

ha şu anlık sözler
gidip gelen
şiirler
öyküler

beklemek vardı günlerce postacı yolunu
bir mektuptu özlemlerin düşü yaşananı her günün
açarken titrerdi değil mi ellerimiz
gözyaşı damlatırdık kağıtlara
şimdi gitmez ki iletelim
ışık kadar hızlı şu aletle
gider mi dersin

kokusunu özlerdik sevdanın
hatırla canım
'bilmez miyim' derdin
kelimeler seçkin idi
ben bir beyefendiydim
sen se hep hanımefendi
nezaket ucundaydı kalemin dudaktan kalplere
nasıl bir afettir ki bu zamane soysuzu
seni de yendi
beni de


mehmet necip özmen


arwen 27 Ekim 2007 03:26

susacağım


Tutacağım,
Tutacağım gırtlağından
Yüreğimde isyan eden ne varsa
Prangaya vuracağım
Kusacağım sevgini
Sana ait ne varsa.
Bir çukura atacağım.
Yüreğimin derin köşelerinde
Baktım ki sen varsın
Sökeceğim yüreğimi
Yerinden sökeceğim.
Gerekirse,
Kızgın yağlarda kavuracağım.

Biliyorsun,
Biliyorsun öldüremem,
Kendimi...
Asla katil olamam
Kıyamam hiç bir canlıya...
Karşılıksız sevdim ben
Sana da gel diyemem
Gel desem de gelmezsin zaten
Belki de gelemezsin
Hoşça kal gamzelim
Hoşça kal yanağı benlim
Hoşlukla kal Çiğdem'im
Ve Senin Yağmur'un gidecek ebediyen
Hepsi bende sır olarak kalacak
Aramızda geçenlerin
Sonsuza kadar
Susacağım.



nebi ünler


nünü 27 Ekim 2007 19:43

SANA BÜYÜK BİR SIR SÖYLEYECEĞİM

Sana büyük bir sır söyleyeceğim,
Zaman sensin.
Zaman kadındır, ister ki
Hep okşansın, diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
Bir taranmış,
Bir upuzun saç gibi zaman,
soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi.
Zaman sensin uyuyan, sen şafakta,
ben uykusuz seni beklerken,
Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi..
Sen ki benim saat-sakağımda vurursun,
Boğulurum soluk alıp vermesen,
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.


Sana büyük bir sır söyleyeceğim,
Her söz,
Dudağımda bir dillenen zavallı,
Acınacak bir şey ellerim için,
kararan bir şey bakışının altında..


Sana büyük bir sır söyleyeceğim,
Korkuyorum senden,
Korkuyorum yanın sıra gidenden,
pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından, söylenmeyen sözlerden.
Korkuyorum hızlı ve yavaş
zamandan, korkuyorum senden.


Sana büyük bir sır söyleyeceğim,
Kapat kapıları.
Ölmek daha kolaydır sevmekten,
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam,
Sevgilim...




Louis Aragon


arwen 27 Ekim 2007 22:55

seni sevmek

Seni sevmek...
İmkansızı sevmekmiş,
Aslında olmayanı,
Yada olsada faydası dokunmayanı.

Seni sevmek...
Gökteki en uzak yıldızı sevmekmiş,
ulaşılmaz, tek
Yada sadece en görkemli ışıltısı olan.

Seni sevmek...
Güneşi sevmekmiş,
Ona dokunamayacağın,
Dokunduğunda yanacağın.

Seni sevmek...
Ulaşılmaz olanı sevmekmiş,
Ulaşsanda alamayacağın,
Alsanda elinden kaçıracağın.

Ve seni sevmek aslında,
Evrende hiç varolmayanı sevmekmiş,
Yada tüm gerçekliğiyle içini yakan,
Hayatını paramparça yapan.

Seni sevmek, seni sevmek, seni sevmek,
Seni sevmek dünyayı sevmemek,
Yada kısaca,
Kendini hiiiç sevmemekmiş be bitanem.


emine çelik


Sedef 21 27 Ekim 2007 23:10

O An

O akşam gözlerimi alamadım senden
Hasretle tüten yıllara inat
Anlatmak zor geldi duygularımı,korktum
Sensiz geçen sabahları hayra yordum
Güneş kadar sıcaktın o an
Kar tanesi kadar berrak
Yağmur kadar saf ve temizdin o an
....
Mutluluğun ve sevginin resmini çizen
ressam olmak istedim o an
öyle güzeldin ki fırçalara hükmedemedim
Gözlerimde renk,kulağımda tatlı bir sestin o an
....
Gülleri düşündüm hepsi güzel
ne çare;
Sen,daha güzeldin o an ve her an
Gözlerine tutulmuştum,sözlerine vurulmuştum
Huzurluydum gözlerine baktığım zaman
Sen,okuyup da bitiremeyeceğim roman
Sen,eşi benzeri olmayan güzelliktin O AN...

İbrahim Şengün


arwen 28 Ekim 2007 00:22

BENİ ANLAYANA BU ŞİİRİM


Canın kadar beni sevmeni istiyorum

Elimi sıkı sıkı tutmanı istiyorum

Yaşamayı istiyorum seninle bu hayatı

Limanlara vuran denizin sesiyle

Aşkımızın başlamasını istiyorum

Neşe dolu beni sevmesini,aşık olmanı istiyorum



Ve......
Bekliyorum...

şebnem örs



arwen 28 Ekim 2007 02:02

gün seninle başlar
güneş doğmaz sen uyanmasan
dünya sen varsın diye dönüyor
bilesin
çiçekler sana kokmak için açarlar
bilmezsin
hiç eline çiçek aldığını da görmedim
tıpkı tutmadığın gibi ellerimi
oysa o eller senin içindir yar
bilmezsin
seninle biter ben
gün seninle başlar



hüseyin mavice


Sedef 21 28 Ekim 2007 18:53

Yağ Yağmur



Sil köşelerde asılı kalmış
kirli paslı izleri...
Al götür uzaklara
sessiz silik nağmeleri...

Yağ yağmur
kükret semaları,
korksun ihanet denen hain,
ört üstünü sislerinle
derinlerde gizli kalmış
kırık dökük mazinin...

Yağ yağmur
teslim sana benliğim,
al götür ruhuma mıhlanan
kılıç keskini sözleri
damla damla gir gönlüme
sil süpür her sokak başında yol gözleyen
yalnızlık denen haini...

Yağ yağmur
bir ışık tut önüme
bul getir bana
kıyılarda yosun tutmuş
yaşanmamış gençliğimi...

Esra Özdemir


arwen 29 Ekim 2007 01:36

YOKSUN AKLIM ÇIRPINIŞLARDA

isyanlarda yokluğun
aklım çırpınışlarda.... yitik
ellerimin arasına alıp başımı
düşüyorum anılara

bir İstanbul sabahı
usumda
gün ağarıyor
serin.. puslu
tenim tenine akarken
aydınlık doğuyor gözlerimize
aşka uyanıyor dünyam

gün daha bir parlak
çayın kokusuna sinmiş sevda
karşılıklı yudumlarken hayatı

varlığını hissetmek güzel
çekip çıkarıyor karanlıklardan
sarmalıyor sımsıkı
alıyor yaşamın içine yeniden



DERİN MAVİ


yüksel2 29 Ekim 2007 09:20

BU ŞİİR ONDAN UTANIYOR

Bu ne güzel koku böyle,
bu ne güzel koku.
Gül bahçesinden yoksa gelen o mu?
Gece mi bu gelen, misk mi bu, amber mi bu?
Bu ne güzel koku böyle,
bu ne güzel koku.
O pazardan tezcecik yoksa o mu geliyor,
yoksa güzelimiz geri mi geliyor ne?

Bu nasıl yüz böyle,
bu nasıl ışık?
Bu nasıl ay böyle,
bu nasıl güneş?
Mağradan mı çıktı,
dağdan mı iniyor,
o yalnızlığın adamı,
o dost?

Boş yere arama şarap testisini sen.
Koklama onun ağzını sen boş yere.
Şu meyhaneciden mi geliyor sandın onu;
dostum, onu sen kendin gibi belleme.

Yolda o yapayalnızsa ne olur?
Başında sarık yoksa ne çıkar?
Ne bundan güneşe bir leke olur,
ne ayın gösterişine zarar.

Bu gece uyuma dostum, uyuma.
Bir kolayına getir onu bul.
Sarhoşlar meclisine hep böyle geceleyin gelir o.
Bu gece uyuma dostum, uyuma.

Biz duvara asılı duran resimleriz.
Bizi yapan ressamın varlık şavkı
duvarın üzerine bir vurdumu,
bakarsın o anda canlanıvermiş, kımıldanmışız
Onun selvi boyu bir göründü mü,
bakarsın dünya güllük gülistanlık.
Kalktı bir salındı, kendinibir gösterdi mi.
bakarsın kıyamet koptu gitti.

Bakarsın Calinus gibi hastalar ülkesindendir o.
Bakarsın hayret yurdunda dolaşır hastalar gibi.

Sustum artık ben,
sustum artık
Bu şiir utanıyor ondan.

Mevlana Celaleddin Rumi


Misafir 29 Ekim 2007 21:48

Kaz Dağları Yağmalanırken...
 
Dağların sesi çıkmaz mı sanıyorlar?


Dağların sesi çıkar.
Dağların sesi rüzgârlardır, ırmaklardır.
Dağlar rüzgârlarla seslenir, ırmaklarla gürülder.
Kaz Dağları tarihin coğrafyaya emanetidir.
Altında altın vardır, üstünde zeytin.
Zeytin binlerce yıldır doğanın canlısıdır.
Altın binlerce yıldır orada yatmaktadır.
Şimdi Kaz Dağları delik deşik edilmek isteniyor.
Sondajlar başlamış.
Yakın gelecekte bu yağma durdurulmazsa zeytin bu cinayetin kurbanı olacak.
Altını alıp gidecekler.
Ondan sonra ne altın kalacak ne zeytin.
Geriye artık yüzüne bakamayacağımız topraklar kalacak.
***
Çanakkale şehitleri orada yatıyor.
'Bu topraklar için can vermiş yiğit asker.'
Ona nasıl açıklanacak bu gözü dönmüş yağma?
Bu 'altına hücum' lar, bu yeni yağmacılar?
Bunlar için mi can vermişti o yüz binlerce şehit?
Vatan toprakları parsellenip satılsın diye mi?
Kaz Dağları da şehit düşsün diye mi bu para babalarına?
Vatanı satsınlar diye mi geldiler Ankara'ya bu yeni gelenler?
'Muhafazakâr demokrat' diyenler kendilerine.
Böyle mi 'muhafaza' ediyorlar vatan topraklarını?
Böyle mi 'demokrat' lar, halka kulaklarını tıkamış?
Onlar ne muhafazakâr ne demokrat.
Onlara gerekeni yapacak olan bu halk.
***
Çanakkale yöresi, Ayvalık, Küçükkuyu, Ören örgütleniyor.
Çanakkale Çevre Platformu harekete geçiyor.
Halk, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ayakta.
Bu kez altıncıların sandığı gibi olmayacak.
Orada adını halkın koyduğu bir referandum yapılıyor.
Kaz Dağları savunuluyor, savunulacak.
***
Çanakkale savunması yeniden yaşanacak.
'Kim nerede' diye bir soru yok.
Hepimiz oradayız.
O kazılar duracak.
Tarihin coğrafyaya emanetini hep birlikte koruyacağız.
Zeytin galip gelecek.
Dağların sesi çıkmaz mı sanıyorsunuz.
Dağların sesi rüzgarlârdır, ırmaklardır.
Dağların sesi biziz.
Dağların ayakları bizim ayaklarımızdır.
Biz halkız ve ayağa kalkıyoruz...
Dr Erdal Atabek


miss_didem 30 Ekim 2007 10:44

ACIMSIN

Sana gitme kal diyemedim
çünki,bende kalıpta acı çekmeni istemedim
sen daha iyisine layıksın dedin
ben içimden senden senden iyisi var mı dedim
unut dedin yaşanmamış say dedin
insan canını nasıl unutur dedim...
sen arkana bakmadan gittin
ama arkanda bin enkaz bırakacağını bilemedin
şimdi yüreğimde sen kanıyorsun
hayat boyu kanayacaksın
hiçbir zaman kapanmayacak
hiçbir saniye unutulmayacaksın
orada bir yerde ince bir sivri acı olarak kalacaksın
sen beni unutup sevdiklerinle mutluluk şarkıları söylerken
ben senden uzak bir mekanda
elimde şarap şişesi gözlerimde hayalin
yüreğimde bıraktığın yara ile beraber olacağım....
.......................................
Ümit BOZYİĞİT


Demir YumruK 30 Ekim 2007 14:43

Asker annesi

Canından can olan askerdir şimdi
Özlemine ağlar asker annesi
Gururla seyreder askeri kendi
Onurlanıp çağlar asker annesi

Çektiği özlemdir başka derdi yok
Her şeyi vatanı başka yurdu yok
Sayılı gün dolar bunun ardı yok
Günü güne bağlar asker annesi

Hasretten her zaman duyarlar sancı
Sağ salim gelirde görmezler acı
Bütün askerlere her gün duacı
Zoru kolay sağlar asker annesi

COŞARİ diyor ki bu kutsal yolsa
Her asker anası bu yolu bulsa
Evlat mı vatan mı tercihte kalsa
Önce vatan yeğler asker annesi
İbrahim Coşar


yüksel2 31 Ekim 2007 21:57


Efendim

I

Boynuna bir ip at
Kölen diye yollardan gezdir beni

II

Gözlerini süzüyorsun
Bir balık gibi akıyorsun kaldırımlarda
Bir daha yüreğini kaparsan bana
'Bu yaprağı parampaça yaparım'
Çiçekleri sarı yapraklar ve bir ocak ayı
Ağız ağıza sin ve cim harfleri
Ateş kararıyor, bu içimin alevleri
Acı çekiyorum elimden alınmışsın gibi
Bir mektup hikayemiz olacak
Baştan başa notalar bülbül ağızları
Dik kafalı bir baş görüyorlar
Başını eğmiş dalların yaprağında
Zayıf bir çocuk yüzü, gülümsüyor
Dikkatle bak, korku dolu bakışları
O boğulurken gülücükler
Saçılıyor
Ölüm bir kuş kaldırıyor mezarlıktan
Ak kanatları, hayat yok oluyor
Çıkıp geliyorsun
Kor gibisin, bir kar gibisin
Soruyorsun: Zarifoğlu bana dargın mısın
Yoksa uyardılar mı seni sevdamızdan
'Yaşamak' bir perde gibi kalkıyor aramızdan
Zamansız mekansız bir tünel başındayız şimdi
O mavi gözleri görmüş olmalıyım
Bir ikindi vakti kaskatı ellerimin altında
Uçuşlu saçlar bukleler
Üstünde uyuyan eller
Sevgim uzanıyor
Soluk soluğa uyandırıyor menekşeleri
Görüyorum kıpırdanışlarını
Uykunda gül açan yanaklarını


Cahit Zarifoğlu


H€L€N 31 Ekim 2007 22:47

Ağlayan Bakışlar


http://www.hikayeler.net/hikayeresim/aglamakguzeldirdu2.jpg

Bir bakış…
Evet sadece bir bakış…
Ve… …
Bin aşk…
Bin sevda…
Bin yürek…
Bin düşünce…
Bin gözyaşı…
Bin okyanus…
Bin hüzün…
Bin masal…
Ve daha binlercesi…
Hepsi bir bakışta…

Ama bir bakış var ki…
Anlatılması en zor olan bakış…
Ağlayan bakış…
Sanmayın gözyaşı var…
Yok…
Ağlayan bakış işte…
Tarif edilemeyen…
Kurtarılmayı bekleyen…
Gururuna da yenik düşmeyen bir bakış…
Bazen sinirli…
Bazen neşeli…
Bazen düşünceli…
Ama ne olursa olsun her zaman ağlayan bakış…

Bulunması da en kolay olan bakış…
Âşık bir dostunuz kadar yakındır…
Yanı başınızdadır…
Sadece bir dost yeter…
Ha bide aşık olması lazım…
Bilin ki şanslısınız…
Dostundan başkasına da görünmeyendir bu bakış…
Sadece size ağlar…
Sadece size anlatır her şeyi…
Bakması da yeterlidir…

Bir bakış…
Ve…
Bin acı…
Bin sızı…
Bin yara…
Bin kara bulutlu gökyüzü…
Bin çıkmaz sokak gibi kalpler…
Ve daha binlerce kör kuyu…

Hepsi o bir bakışta…
Hepsi o ağlayan bakışlar da…
Dostumun ağlayan bakışların da…
Dostunun ağlayan bakışların da…


Göksu Görel


asia 31 Ekim 2007 23:17

YÜREĞİM



Yüreğim

Islaktır benim

Kuytularda ağlamaktan

Ve hafif uçuktur rengi

Kurusun

Diye kaç kez

Güneşe asılmaktan...


sunay akın.


LaDymm 2 Kasım 2007 18:48

Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle arkandan yana yakıla değil
Hüzünle, kahırla değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle sensizliğe yanıp sabahlara kadar değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Omzunda ki değmeli yanaklarımdan
Birkaç tuzlu damla omuzlarına
Tadını hiç bilmediğim dudaklarını öperken
Ağlamak istiyorum ki hiç bilmediğim tadı
Değsin gözyaşlarımın, dudaklarına
Ve bir an gözlerini aç ki ben kaybolayım
Doğada olmayan mavilikteki gözlerinde
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle bir ağla ki benle okyanusunda kaybolayım
Öyle sensizliğe, hayata değil
Benimle olduğun için
Bir gece sabaha kadar
Seninle ağlamak istiyorum
Öyle yanında falan değil
Gözlerinin okyanusuna bakarak
İçinde son kulacımı atana kadar
Ben seninle ağlamak istiyorum
Ama sen ayçiçeği gibisin
Gündüz güneş açınca oh..
Hep yanımdasın gündüzleri
Ama boynum bükülür her gece
Söz verdiğin saatte gidersin çünkü.

Ceyhun Yılmaz


Sedef 21 2 Kasım 2007 18:52

http://www.yazgulu.com/karisik/slumberheart1.jpghttp://www.yazgulu.com/karisik/slumberheart2.jpg
http://www.yazgulu.com/karisik/slumbertitle.jpg
http://www.yazgulu.com/karisik/slumberbar.jpg
Seni görüyorum düşlerimde
Yanımdasın;
Ellerini tutuyorum sımsıkı
Gözlerine bakıyorum sıcacık
İçim ısınıyor senin yanında
Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor
Dansediyorlar etrafımızda
Başımı omuzuna dayıyorum;
Sarhoş olmuş gibiyim
Başım dönüyor
Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı
Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme
İnanamıyorum...
Hiç uyanmak istemiyorum
Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki
Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde
Yanımda sen varsın düşlerimde
Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra
Bakıyorum ama yoksun
Kalbim kanıyor
Canım çok yanıyor
Hasretin altın saplı hançer olmuş
Saplanmış yüreğime
ölüyorum....
Başım dönüyor aşkım
Gözlerim kararıyor
Zaten sensiz karanlık değil miydi?
Nefes alamıyorum aşkım
Sensiz hiç nefes almadım ki
Hasretin öldürüyor beni
Çok canım yanıyor bir tanem
Kalbimi söküp atmak istiyorum
Bu acı dinsin diye
Onda da sen varsın yapamıyorum
Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda,
Gördüğüm her şeyde
Duyduğum her sözde sen varsın
Düşüyorum birtanem
Artık sensizliğe dayanamıyorum
Avutmuyor hayalin
Sıcaklığın olmayınca
Üşüyorum,ölüyorum...

Yeşim Erdoğdu


http://www.yazgulu.com/karisik/slumberbar.jpg


LaDymm 2 Kasım 2007 19:06

Hiç yaşamadım hatıraları,
görmedim,bilmedim.
Geceleri sabahlamadım yıldızlarla,derteşmedim,
seni hiç düşünmedim.
Süslemedim düşlerimi,
bir yaşama hevesim hallerini.
Ben seni unuttum bitanem.
Ağlamadım hiç,
gözpınarımla yağmur olup sel olmadım.
Dökülmedi hiç kalemimden hislerim,
aşık olmadım tutulmadım.
Bir çılgın gibi kahkahalarla güldüm hayatın acı hezimeti.
Ben seni unuttum bi tanem.
Pencerimin buğusuna hiç yazmadım adını,
seyretmedim iç çekmedim.
Resmini koymadım başucuma,
onla uyuyup onla ağlamadım.
Delirmedim sokaklarda,
sabahlara kadar volta atmadım.
Yalvarmadım sana,
bir Damla sevgi dilenmedim.
Ben seni unuttum bi tanem.
Vur hançeri vur göğsüme ,
bir Damla kan akmaz.
İstersen yar yüreğimi,
içinde ne sevgi ne anılarım olmaz.
Ben seni unuttum bi tanem.
Her sesini duyduğumda heyecanlanmadım,
titremedim.
Hiç bıkmadan usanmadan,
yürümedim duygu tünelinibeki ışığına ulaşırım diye.
Ben seni unuttum bi tanem.
Sanmaki sana yazdığımda titriyor ellerim.
Sanmaki duygu yüklü kalbimden kopan rüzgara karışıyor gözyaşlarım.
Sanmaki hıçkırıklarım tükendiği zaman,
her nefesimde ölüm veyaşam arasında gider gelirim.
Bir umutmuş ,
bir sevgiymiş,
dağ gibi yüreğim süzülüyor gülsüz çöllere
yapraaak yaprak.
Sen kalbinde duygudan yoksun,
ruhunda sevgi yeli esmemiş,yürekleri
esaret zinciri altında kırbaçlayan taş bebeğim.
Ben seni beyaz karanfillerle süsleyip düşlemedim mutluluk diyarına uçmayı.
Ben seni unuttum bi tanem ,
HİÇ sevmedim !..... İRFAN SAYLAR


LaDymm 2 Kasım 2007 19:28

Sevdiğimsin

Susmaları marifet bildi dilin,

Suskunluğun en zifir zindanlarında.

Gönlümün değişmeyen Pİ sayısısın

İçimsin,içimdesin,içten içe bitişimsin.

Nereye gidersen git,

Baktığın yer baktığım yerdir bilesin.

Dünlerim,gelecek günlerimsin.

Elbet bir gün beni,sevdiğini sende söleyeceksin.

İçimdeki ümidim,hep beklediğim,

Bir gün döneceğini bildiğimsin.

En önemlisi,sen benim sevdiğimsin.


Sevda kaya


Sedef 21 2 Kasım 2007 19:35

EVLİLİK

Yeryüzüne birlikte geldiniz
ve sonsuza dek birlikte yaşayacaksınız,
ölümün ak kanatları
günlerinizi bölene dek birlikte olacaksınız.
Tanrı'nın suskun anıları katına eriştiğinizde bile
birlikte olacaksınız,
ama bırakın da bunca beraberliğin arasında
biraz boşluklar olsun
ve Tanrısal alemin rüzgarları
esip dolanabilsin aranızda..
Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine
bağlayıcı anlaşmalar koymayın.
Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında
gelgit çalkalanan bir deniz olsun Sevgi.
Birbirinizin kadehini onunla doldurun
ama aynı kadehe eğilip içmeyin.
Ekmeğinizi bölüşün,
ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın.
Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte,
ama ikinizin de birer yalnız olduğunu unutmayın.
Çünkü lavtadan dağılan müzik aynı,
ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır.
Yüreklerinizi birbirine bağlayın
ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın,
çünkü ancak hayatın elidir
yüreklerinizi saklayacak olan.
Hep yanyana olun,
ama birbirinize fazla sokulmayın,
çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır,
Çünkü bir selvi ile bir meşe
birbirinin gölgesinde yetişmez...

Halil CİBRAN


yüksel2 3 Kasım 2007 00:52

YOLCULUK

Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın dâvet ne demek?
Oraya, nerdeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Altımdan kaydırdı bir el minderi;
Herkes yatağında, ben ayaktayım.
Bir gece, rüyada gördüğüm yeri,
Gözlerim yumulu, aramaktayım.

Beni çağırmakta yabancı dostlar;
Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.
Eski evde, şimdi bir başka ev var:
Avlusu karanlık, suları tadsız.

Her akşam, aynı yer, aynı saatta,
Güneşten eşyama düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi, yukarı katta,
Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!

Başım; artık onu taşımak ne zor!
Başım, günden güne kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak gibi dönüyor,
Acı rüzgârların çektiği yana...
N.F.KISAKÜREK


Sedef 21 3 Kasım 2007 00:54

S e n

Sen...
Şu an yine seni düşünüyorum
Her zaman olduğu gibi
Önümde kitaplar hepsinde sen, sen yazıyorsun
Seni okuyorum
Seni çalışıyorum
Günlerce, haftalarca, aylarca
Damarlarımdaki kana seni işlemek istiyorum
Beni sen yaşatasın istiyorum
Sen benim için tek yaşam kaynağısın
Öyle olmanı istiyorum
Seni istiyorum
Sensiz duramıyorum
Sen...
Azrailim olmanı istiyorum
Zamanı gelince canımı alacak
Doktorum olmanı istiyorum
Hastalandığımda tek ilacımın
Sadece bir tebessüm olmasını istiyorum
Seni istiyorum
Bilirsin ki: sensiz duramıyorum

Sen...
Eşim olmanı istiyorum
Bir ömür boyu dostum olacak
Dost kalacak
Eş istiyorum
Seni istiyorum
Bilirsin ki: sensiz duramıyorum

Sen...
...Şu an yine seni düşünüyorum
Her zaman olduğu gibi
Önümde masa
Bugün yine menüde sen varsın
Seni yiyiyorum
Seni içiyorum
Seninle doyuyorum
Seninle yaşıyorum
Seni istiyorum
Bilirsin ki: sensiz duramıyorum

Sen...
Kolumdaki saatim olmanı istiyorum
Zamanın sensiz olmayacağı gibi
Sen "Dur" deyince dursun istiyorum
Bütün kâinatın
Seni istiyorum
Bilirsin ki: sensiz duramıyorum

Sen...
Beynim olmanı istiyorum
İçimdeki bütün bilgileri sana endekslemek
İstiyorum ki;
Gözlerim olmanı istiyorum
Kimse bakmasın diye
Aynaya bakmak istiyorum
Gözlerime
Seni göreyim diye
Seni istiyorum
Bilirsin ki: sensiz duramıyorum

Sen...
...Evet
Sevgilin olmak istiyorum

Ben...

Emrah Uruç


arwen 3 Kasım 2007 01:43

Sevda dediğin ne ki gülüm
Düşmeye gör ardına
Cenneti de yaşarsın dünyada
Cehennemide
Hem de aynı anda

Sevda dediğin ne ki gülüm
Hele düş ardına
Yoksunluğu da yaşarsın en altta
Varlığı ta doruklarda
Dururken sıfır noktasında

Sevda dediğin ne ki gülüm
Yoktun dün
Varsın dolu dolu bugün
Olmayacak belki de yarın

Sevda dediğin ne ki gülüm
Bir göz uzaklığı belki
Boş ver aldırma sen
Yaşamak için yeter ki umutların olsun

Esin Döndüoğlu



Demir YumruK 3 Kasım 2007 12:13

Bir Günüm...

acıyı özümsedim
çok az gülümsedim
mutluluk ümidini
inat ettim besledim

dertleri oyalarım
sevgiyi kovalarım
üzmem kimseyi lakin
yüreğimi dağlarım

bugün olmasa bile
bitecek elbet çile
çok ihtiyacım var
sevgiyle uzanan ele

doğa tabiat çiçek
baharlar gene gelecek
asık suratlı kader
bir gün banada gülecek

yar nazarında sevgim
üçbeş kuruş anca etti
şöyle böyle der iken
bu şiirde böyle bitti

081004
Hakan Timur


arwen 3 Kasım 2007 17:48

Bir göründün
Birden kaderim oldun
Bir estin sen
Yüreğime senli doğdun

Hoş geldin yüreğime canım
Senle doğacağım sabaha
Senle eseceğim gününe
Senle dolacağım gecene

Seni ben sevdam;
Mutluluk bulutuna çıkaracağım
Seni ben sevdam;
Mutluluk denizine götüreceğim

Senle dolan hayatımı,
Sana ve senlere adayacağım
Kadrini, kıymetini bileceğim
Seni ben sonsuza taşıyacağım

Bir girdin hayatıma
Pir girdin gönlüme
Senle dolu hayatım canım
Ben seninle yok olacağım


alaaddin uygun


yüksel2 3 Kasım 2007 21:06

O AKŞAMDI

ışıklı tellerine takıldı ayaklarım..
karşımda alev alev duran kirpiklerinin..
kapattın yüreğimi karanlık evlerine
bana kim olduğumu soran kirpiklerinin..
o akşam yakamozlar gibiydi bakışların..
akdeniz gözlerinin damlasıydı o akşam..
sağnak sağnak boşaldın çorak topraklarıma
tebessümün göklerin cilasıydı o akşam..
bir anda kelepçeli buldum ellerimi
varlığın gurbetimin sılasıydı o akşam
dağları birer birer devirip sana gelmek
gönlümün en ateşli duasıydı o akşam..
sakıncalı saatler yaşadım yollarında..
yüzün sanki sonsuzluk şuasıydı o akşam..
aldandım bulutlara uzanan ellerine
bu sevda ömrümün son sevdasıydı o akşam..
gülleri, sümbülleri kıskandıran endamın
merhametsiz derdimin devasıydı o akşam..
oysa anlayamadım ızdırap olduğunu
içimde bir heyula,bir serap olduğunu
her lahza çöktüğünü ve harap olduğunu..
bilemedim ne deniz ne mehtap olduğunu..
meğer kalbin kalbimin belasıydı o akşam..
Nurullah GENÇ



Saat: 23:14

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık