![]() |
Ayrılık yaşadığınız an.. Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak... Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksiniz... Sokağa fırlayacaksınız... Sokaklar da dar gelecek... Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldigi gibi... Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü.. Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz... Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan... "Önemli olan sağlik." "Yaşamak güzel." "Boşver, her şey unutulur." Siz hiç birini duymayacaksınız... Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz. O'ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz... Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz... Yalnız kalmak isteyeceksiniz... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... İkisi de yetmeyecek. Geçmişi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika, Ama kötüleri atlayarak! Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz, Gittiğiniz yerlere gitmek... Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız. Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız... Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz. Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz... Herkesi ona benzetip, Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız... Hiç bir şey oyalamayacak sizi, ilaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... Bütün şarkılar sizin için yazilmiş gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak, Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de ''Hiç güneç doğmasa'' diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler... Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz... Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz, Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek... Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz... Her siçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz... Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla... Yüreğiniz burkulacak... Canınız yanacak.. Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden... Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz.. Yaşadiğınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla hiç bir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... Ama bir umut... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak... Gel gitler içinde yaşayacaksınız... Buna yaşamak denirse... |
SENİ İÇİYORUM Seni içiyorum her yudumda Sesin çınlıyor kulaklarımda Dışarıda rüzgar Seni getiriyor sanki bana Ve gece, zifiri karanlık ; Umutsuzluk, yalnızlık Çok dokunuyor bana Sıcacık ellerini arıyorum o anda Bakıyorum ki yoksun yanımda Düşünemiyorum sensiz bir yaşamı Yıldızsız geceye benziyor Ya da yapraksız bir ağaca Bu gece bulutlar bile ağlıyor Ayrılığımıza Göz yaşlarım yağmur olup, Akıyor sonsuzluğa Sana ulaşır belki diye Rüzgarla konuşup dertleşiyorum Bana kokunu getirsin istiyorum Sesini kulaklarımda hissedip Ömür boyu mutluluk düşlüyorum Birden soluyor tüm hayallerim Elimden düşüyor resmin Meğer yalanmış hep sözlerin Tutunduğum dal kırılıyor o zaman Sonsuz bir boşluktan düşüyor Bir uçurumun dibinde buluyorum kendimi Sen , sen ise; Fırlatıp atıyorsun , elindeki kalbimi!... |
Yazdim seni yorumsuz Rüzgarlari nefesinde kestim, gül kokulu gecelerime, uzaklarda degilim, agrilarim bakislarinda, doymadim sevgine, kalsin ömrümce bütün izlerin, yorumsuzca yazdim seni bedenime, yildizlari kaydirdim sevgilim sana, kopararak yüregimi sana caldim, ayrilik inceliginde göz yaslarini sardim, doymadim sevgine, kalsin bütün hislerin, bütün izlerin, yorumsuzca yazdim seni bedenime... |
NE OLUR Bir yaprak gibi düşsem toprağa, Toprak beni yutsa, ne olur?! Bir hançer misali saplanmışsın yüreğime, Yüreğimi söküp atsam ne olur?!. Gül olsan, dalından koparsam seni, Dikenlerin tek tek batsa!, ne olur?!, Ellerimden fazla, kanasada yüreğim, Sen bunu bilsen!, bilmesen ne olur?!. Okyanuslarda dolaşsa ruhum, Bedenimi burada, gezdirsen ne olur?!, Azrail bir anda alsa canımı, Yam yatsı tabuta, koysa ne olur?!. Öylece sessiz giderken mezara, Beni sevdiğini söylesen! ne olur?!, Yüzüme yüzüme atarken toprakları, Gözyaşı döküp ağlasan ne olur?!. Bir acı sevda masalı gibi, kalsam geride!, Beni unutsan!, hatırlasan ne olur?!, Çok uğraşsanda hayal edemesen!, gülen gözlerimi, Bir yeşil gözlü daha sevsen ne olur?!. Bunca hayatımda, kimse anlamadı beni, Şimdi! biri çikip beni! anlasa ne olur?!, Vakitte kalmadıysa, bir dost arayıp konuşmaya, Mevlana’nın Şemsi beni bulsa ne olur?!. O fani sevgili vermesede bana aşkını, Ateşlere atıp yaksa ne olur?!, Şu gönlüm Allah aşkıyla doludur benim, Gönlümü yerden yere, vursa ne olur?!. |
YALNIZ SANA AŞIĞIM Derdimi dağlara açtım, dağlar bile ağladı, Yokluğun ateşe döndü, yüreğimi dağladı, Yeter ki sen mutlu ol, derdi ben çekip azıyım, Yıllar geçse unutamam, yalnız sana aşığım. Derdimi ummana döktüm, umman bile almadı, Aşkını kalbime gömdüm, hiç kimseler duymadı, Yeter ki sen üzülme, derdi çekmeye razıyım, Yıllar geçse unutamam, yalnız sana aşığım. |
Seni UNUTACAĞIM Yansa da kalbim, hasretin o kor ateşinde, Gün gelip, bir gün bu ateşi söndüreceğim, Sevgin, ben de hala sönüp, küllenmese de, Yeminim var, asla sana dönmeyeceğim, ......................................................Yıllar yılı, boşuna, kendimizi kandırmışız, ......................................................Mazideki, o iki çılgın, sevgili değiliz artık, ......................................................Biz ki bu temiz aşka, ne lekeler katmışız, ......................................................Söz verdim kendime, seni unutacağım, Yıllara gerek yok, seni unutmam için, Şimdi bile, sen ben de, koskoca bir hiçsin, Çizgi çektim sevgine, sen de çek gitsin, Söz verdim yıllara, seni unutacağım, ......................................................Özlemler, arzular bir bir tükendi bende, ......................................................Artık, bir daha senin için ağlamayacağım, ......................................................Bu gece, bir kibrit çakıp ta, o sahte sevgine, ......................................................Söz verdim kendime, seni unutacağım, Unutmak, zor sanırdım, seni önceden, Haberin olsun, sildim adını defterimden, Ağla, diz çök önümde, af dile istersen, Söz verdim tanrıya, seni unutacağım, ......................................................Gecmek bilmezken, ......................................................bir zamanlar zaman sensiz, ......................................................Şimdi su misali, ......................................................akıp da gidiyor avuçlarımdan, sensiz, ......................................................Sanma ki bir daha sevemem, ......................................................küsüp de hayata, ağlarım, ......................................................Seni, bir sen mevsiminde sevmiştim bak, ......................................................Seni, ......................................................seni yine bir sen mevsiminde, ......................................................UNUTACAĞIM...' ' Şimdi, ne şarkılar seni söylemekte ne de dilimde adın, Varsay ki güzelim, böylesi bir sevdayı hiç yaşamadın ' |
Üç noktalı bir sevda büyüttüm sol yanımda Bitimsiz olsun diye... Pamuklara sardım sarmaladım Kol kanat gerdim Yetemedim... Aşka iki kişi gerekmiş...bilemedim! Aşkın karanlık tarafı hep senden yanaydı Oysa sana beyazlar yakışırdı Beyazlara bulansak tepeden tırnağa... Hiç siyahlık kalmazsa,eksilirmiş sevda Aşk tek renkten ibaret değilmiş...göremedim! Mevsim başladığı yere dönmüş,kimin umrunda Hezeyan dile gelmiş artık...duysana Sormadan,sorgulamadan,atmadan ateşlere kendini Öyle hesapsız,öyşe çıkarsız Gelemedin değil mi? Gönül yorgun beklemekten,suskun Gönül hep tutkun... Nefesini duyarken hâlâ bu şehirde, Aşkın yüzünü yere eğip...gidemedim! |
Yalan Arama Bende Yalan arama bende neysem oyum Seviyorum dedim önemsiz mi bu Teferruatla nedir senin işin Sana yalan mı söyliyeyim Yok sen şöylesin yok ben böyleyim Nedir derdin ne istiyorsun Aşkım yetmiyor mu sana Daha ne istiyorsun benden Aşkından ölmemi mi istiyorsun Anlıyorum sen beni sevmiyorsun Bende istemiyorum artık seni Hayır teselli etme Dost kalalım deme bana Bana işkence etme |
UNUTMAK ÖLMEKTİ Geldiğinde, Ayrılığın taze yarası kanıyordu Yüreğimin küçük avuçlarında. Hala gidenlerin numarasız bileti duruyordu Öksüz sevdanın dipsiz uçurumlarında. Hüküm giymiş kelimelerim susuyordu Uykusuz gecelerin sabıkalı sabahlarında. Korkuyordum aşktan, Kaçıyordum sevdadan. Zamana bir kere yenilmişten Korktum seni delicesine sevmekten… Ama yalnızlığın sokağından kaçıp Gülüşlerine sığındım. Ayrılığı satırlara gömüp Yüreğinde yaralarımı sardım. Sen gelmiştin artık. Her şey daha güzeldi artık. Seninle nefes alıyor, Seninle yaşıyordum sanki. Gülüşün “ güneşim “ olmuştu perdelerimde. Gözlerin “ ateşim” olmuştu üşüyen tenimde. Öyle güzeldi ki seninle her şey, Pamuksu bulutların üzerine Gözlerini çiziyordum küçük ellerimle. Hasretimin rüzgarı ilişse de tenine, Yüzüne güneşi seriyordum öksüz yüreğimle. Yağmur yağıyordu kentime Ayrılığını müjdelediğin saatlerde. “ Seni severken gidiyorum “ deyip Yalnızlığımı hediye ettin yüreğime. Gidiyordun , Ben ardından ağlayamıyordum bile. Susup kalmıştım bıçağın keskin yüzünde. Gidiyordun, Ve ben tek kelime bile söyleyemiyordum. Ellerimle ördüğüm sevdamı Ayrılığınla söküp gidiyordun. Ve ben ardından ağlayamıyordum bile. Sevdanda bir bahar göremeden gittin. Mevsim bahar olsa da, Sonbaharla anılacaktır ömrüm. Her şeyi zamana gömüp gittin. Ben ise ,boynumu yalnızlığa büküp Yalnızlığında kanadım durdum. Bedenimden yüreğimi söküp Yokluğunda kelimelerimle sana sustum. Tek bir cümle kurmadım gidişine. Hiçbir zaman suç giydirmedim sevgine. Gitmeliydin… Ve bir sabah çekip gittin. Ardında beni, Ardında Elif’imizi mevsimsiz unutarak. Gittin bizi sensiz bırakarak.. Şimdi uzaklarda bir yerdesin. Gün gelecek adımı unutacaksın. Gün gelecek, Hiç yaşanmamış deyip Sevdamı kibritsiz yakacaksın. Hakkındır sevgili, Unutabilirsin beni. Bana ait her şeyi de yakabilirsin sevgili.. Ama bana seni unut deme.. Ayrılığına kurşunları örüp Ölüm olsan da ömrümün, Bana seni unutmamı söyleme.. Çünkü biz seninle hayat kadar yalan, Ölüm kadar gerçektik. Ölüm kadar gerçek sevgili…. Gittin ama ben hala sendeyim. Sen beni unutsan da sevgili, Ben sana inat , Yokluğuna inat yaşatacağım seni. Çünkü benim yazgımda Benim kitabımda, Unutmak; ölmekti sevgili. Unutmak, ölmekti… |
SEVDANIN İLK HALİ yüzün (her harfi “sen” diye başlayan yüreğimde biriken sözcüklerle yazılacak sevdanın ilk hali gibi) son şiirimdir güneş (gecenin uzun saatlerinden sonra mavi köpükleri üşüyen rüzgarla balık sırtında aşarken) gözlerindeki ışığı kıskanır papatya yağmurlarıyla aynı rüzgarlardır sesini getiren (o kadar yumuşak ve derinden) içime akarsın sonra sen (yokluğunda demirin eridiği potalardaki közlere benzeyen yüreğime) gelirsin Atila IŞIK |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık