![]() |
Yüreğimizdeki nağmeler Sevdayı demlediğimiz şiirlerin zulasında ahı var aşkın susayıp da içemediğimiz serden vaz geçemez acılar ruha yel cana kısmet ister aşk ah o aşk gavur olası beter olası zulanızda beni de ağlatın dudaklarınızdan dökülsün nağmelerim siz olayım şiirlerimde aşk olasınız aşk doğursun yüreğimizdeki nağmeler ses olalım beni de alın gecenin kanatları altında ölü doğmuş şiirlerinizin başına taş olayım...... okundukça gözler de yaş dualar da sitem olayım... diliniz de dolanayım öpmem aşkı solmasın feyz dudaklarınızdan dökülen ırmak olayım.... Zeki ARLAN... |
Olmak İsterdim İstanbul'u seyretmek Şuanda İstanbul'da olmak isterdim. Mihribat korusunun dar yollarında seninle Yan yana,yana yana yürümek... Bir de martıların kanatlarından seyretmek İstanbul'u. Bir de sen olacaktın yanımda adamım. Bakarken çamlıca'dan mehtaba, Dinleyecektik en güzel aşk şarkılarını. Ve ben senin gözlerinde kaybolurken, Seni seviyorum diye haykıracaktım Marmara'ya Şimdi yanımdasın belki ama, Ne Mihribat korusunun dar yollarında, Seninle yan yana,yana yana Yürüyebildik... Ne de bakabildik Çamlıca'dan mehtaba Ne de dinleyebildik en güzel aşk şarkılarını Sadece kaybolabildim gözlerinde ama Seni seviyorum diye haykıramadım Marmara'ya. Özdemir Asaf |
sevgilim Akıllı kadınsın diyorsun bana, Bu gün telefonda. Bu akıl sana olan duygularımı anlatmaya yetmiyor ki, Ayrılıklar, Sonbahar yaprak dökümü yüreğimde, Gözlerim yaş içinde sensiz gecelerde, Soğuk odalardaki yokluğuna sarılıyorum, Seni ve hayallerimizi kucaklıyorum. Elbise dolabındaki kalan giysilerine sarılıyorum, Bıraktığın boşluğu ısıtıyorum. Ellerime dokun, yüreğime dokun, Gözlerime dokun sevgilim, Yokluğundaki acılarıma dokun, Dokunuşlar, küçük ağrılar bırakır mı sende, Öyleyse bana bırak tenime tenindeki terinden, Ben sensiz gecelerde Düşünüyorum sevgilim, Adımladığımız bu aç sokakları, Karanlık loş varoşları, Yürüdüğümüz yoksul on yılı düşünüyorum sevgilim, Kimse bu sevgiye destek olmadı, Nasılda acımasızlardı, Biz nasılda acemiydik hayatta, Nasılda acemiydik insanları tanımakta, Hep severdik insanları sevmeyi, Ama yinede beğendiremedik kendimizi, Yoksul sofralardaki tek lüksümüzdü aşkımız, Yokluktan var eden aşkımızı yerdik, doyuncaya dek, Sevgilim, Ben bu gece senin bana verdiğin kudreti düşünüyorum, Bana dayanma gücü veren aşkını düşünüyorum, Seninle değil on yıl, Değil sürünmek vaadetse tanrı, Tanrının bana verdiği bir ömrü, Sana adıyorum sevgilim. özgür han |
Sarktı gece... sarktı gece olanca karanlığıyla en kuytularıma bulutların arasında şimşekler harladı haşmetiyle bir an sadece bir an aydınlandı sema geceme göz kırptı aklınca kış ayları solgun olur, geceleri üşümelerim. Uzatsam ellerimi tutabilir misiniz, ya da sarılsam size katlanabilir misiniz. tenim ak benim, duygularım hükümdar baş edemem yüreğimle duygusal... dağların tepelerinde özgürlük, kendi içime sığamam ki tepelerinde barınayım. martıların kanadına konmuş aşk, uçurtmam yok.! yanına varayım, mavi olur bulutların üstü, düş gibi sen gibi can, geceler. en son baharı yaşadığımda kararttım duygularımı ah o eski aşk olmasa neyleyim seni hüznü karaya çalmış sabah içimdeki sen yanım varma telaşım olmasa... ekleyebilir miydim geceleri gündüzlere, hüzünleri şiirlere sıra sıra. senin için ________yar! ! ! Zeki ARLAN... |
Ben Sana pişmanım Ben sana pişmanım Çünki anlamadan gözlerindeki hüznü Aşk sandım pişmanım... Ben sana pişmanım Kokunu baharlara sarardım Yalnızdım akşamüstleri Sensizliğe sarılır ağlardım... Koca bir mevsimi değil Koca bir zamanı sana verdim Sen başkasını severdin Bilmedim ben sana pişmanım... Ben sana pişmanım Yeniden yaşasam zamanı Yeniden bu pişmanlığı yaşardım... Oğuzhan Bölükbaşı |
SANMA Sanır mısın ki kolaydır Dağların dervişi olmak? Dağlar kahır doludur İnsanlar dost, insanlar kalleş Sanır mısın ki güzeldir Zirvelerin nadide çiçekleri? Çiçek kan suludur Çiçekler kızıl, çiçekler beyaz Sanır mısın ki serindir Kızgın şahikaların rüzgârı? Rüzgâr acı doludur Rüzgâr ateş, rüzgar buz Kimi zaman alır başından Kalleşlik eder aklına Kimi zaman dost olur Sıcacık sarar koynuna Törpü olur dermanına Alır gider oynaş oynaş Ansızın canı can çeker Alır gider yavaş yavaş sinan oğuzhan |
SALINCAK ebruli bir rüyanın turuncuya çalan haliydin. kafa tutup karanlığa gündüzlere g/ebeydin. sen dudağımda büyüttüğüm kınalı son ezgiydin. yalan sevdaları anlayıp, sancılı b/ekleyişleri yok saymak. her gece gözlerinde uyuyup, yüreğinde uyanmak. ah be sevdiceğim; sana asılı kalmakmış hayat. kesilir g/özlerim, en keskin bıçaktır yokluğun. duası üzerine s/inmiş bir avuç kendim olurum. şimdi tüm açmazlarım sana yönelirken, vardır elbet bir sebebi sana olan bu çokluğun. sevdan, umuda kurulmuş bir salıncak- iki ağaç arası. gözlerin, gökyüzüne yükselten bir merdiven. _neydi seni böyle çok sevdiren? Flu bir hayata teslim edemeyecektim ne seni ne kendimi..İşte bu yüzden gökkuşağı altında sevdim ben bizi..Biz affedebilmişsek kendimizi, gerisi yitik bir zamanın köhnemiş hikayesi.. MeHTaP... |
Sana Geldim Yağmurlar içinde ıslandım geldim Bir kuru değneye yaslandım geldim Sıcacık çorbana muhtacım inan Ölümlerden geçtim uslandım geldim Üşüdü ellerim üşüdü kalbim Yaban ellerinde taşlandım geldim Sanki cehennemdi sensizlik bana Irmaklar içinden sislendim geldim Tren yollarında islendim geldim Kalmadı hevesim kalmadı inan Yıkandım arındım süslendim geldim Sana geldim sana kucaklarmısın Bilmemki yeniden bağışlarmısın Yusuf Hayaloğlu |
SENİ SEVİYORUM Hiç acımadan sıktın, Benim için sitemleri. Başka güzellik yoktu, Elinden ölmek kadar. Yedikçe irkildi yüreğim, Sessiz eğildi önünde, Sen yoksan zaten, Ben de yokum diye. Çırpınmadı bile asi, Son nefesi verirken, Sadece seni andı, Cansız gevşerken yere. Neden diye aradılar, Küçük bir not vardı, İçi hepten kocaman; ‘’ seni seviyorum’’ sinan oğuzhan |
H-Ay Kırdım Gecede düş suyuyla kırkladım karayı, uçurum bakışların davet ederken düşmelere. sesi kalınlaşmış hüznün, belli ki bundan boğaz kabullenmiyor yarayı. güneşe verdik vereli müebbedi, adres sorar olmuş ellerim. tenin tenime kabus, unutmuşum ölümün soğuk nefesini dudaklarımı dudaklarına bırakmayalı. suretsiz bir nefesmiş kapı ardı unutulan heves, ben suskun omuz kırık. hiçbir ok affetmiyor kendini zamansız bırakan yayı. çok sabahlar demledim ateşi verip gecenin altına, iki şekerli içemedik hiç aşkı. kimse öğretmedi ki; duaya ekilen ümit kırıntılarını sağmayı. * Aralanmış bir ay’dı, Aralık dedik adına.Sene iki bin altı * MeHTaP... |
| Saat: 19:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık