![]() |
Sakarya İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akarya; Bir yanda akan benim öbür yanda sakarya. Su iner yokuşlardan hep basamak basamak; Benimse alın yazım yokuşlarda susamak. Her şey akar: su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar birinden kir. Akışta demetlenmiş büyük küçük kainat; Şu çıkan suya bak bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka yokuşmu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş köpükten gövdesine; Çatlıyor yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse sulak bükülüm büklüm burulur. Sırtına Sakarya'nın Türk tarihi vurulur. Eyvah eyvah! Sakaryam sana mı düştü bu yük? Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!... Ne ağır imtihandır başındaki sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal: Hamallık ki, sonunda ne rütbe var ne de bir mal. Yanlız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık anneden, vatandan, arkadaştan. Şimdi dövün Sakarya dövünmek vaktidir bu an; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna Giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında çarpar mı hala o tekbir? Bulur mu deli rüzgar o sedayı Âllah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına eş, kaya kayna sakarya, Öz yurdun da garipsin öz vatanında parya! İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; Bir hayata çattık ki hayata kumuş pusu. Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek; Siz hayat süren leşler sizi kim diriltecek? Kaf dağını assalar, belki çekerde bir kıl! Bu ifritten sualin kılını çekmez akıl! Sakarya saf çocuğu masum Anadolunun,Divânesi ikimiz kaldık Âllah yolunun! Sen ve ben, gözyaşıyla yoğrulmuş hamurdanız; Rengimize baksınlar kandan ve çamurdanız! Akrebin kısgacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma böyle gelmiş bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak sana tabuttur havuz; Sen kıvrıl ben gideyim son peygamber kılavuz! Yol onun, varlık onun gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün ayağa kalk sakarya!... Necip Fazıl Kısakürek |
AN GELİR an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet o eski heyecan ölür an gelir biter muhabbet çalgılar susar heves kalmaz şatârâbân ölür şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır kan tutar / tutan ölür sokaklar kuşatılmış karakollar taranır yağmurda bir militan ölür an gelir ömrünün hırsızıdır her ölen pişman ölür hep yanlış anlaşılmıştır hayalleri yasaklanmış an gelir şimşek yalar masmavi dehşetiyle siyaset meydanını direkler çatırdar yalnızlıktan sehpada pir sultan ölür son umut kırılmıştır kaf dağı'nın ardındaki ne selam artık ne sabah kimseler bilmez nerdeler namlı masal sevdalıları evvel zaman içinde kalbur saman ölür kubbelerde uğuldar bâkî çeşmelerden akar sinan an gelir -lâ ilâhe illallah- kanunî süleyman ölür görünmez bir mezarlıktır zaman şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiir söyleyerek kim duysa / korkudan ölür -tahrip gücü yüksek- saatlı bir bombadır patlar an gelir attilâ ilhan ölür Attila İLHAN |
BAYRAK :turkiye: BAYRAK :turkiye: Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim !:turkiye: ARİF NİHAT ASYA (Yüregine Saglik) |
Yağmurun ılık sesinde Yüzüm gülmek istemiyor bu gece Sanki yağmur içeriye yağacak, yatağım ıslanacak, Sokağı da göz yaşlarım. Neredeyse lacivert bulutlar yere inecek, Bense daha dipte, en dipte. Yağmurun ılık sesinde. Yağmurun ılık sesinde Yatağımda ağlıyorum, Gök ağlıyor, gök kuduruyor tükenişime, Bense zaten hepten yorgunum, Yağmurun ince, ılık sesinde. volkan kaz |
Bir Avuçtu Umutlarım... Saklamadım ilk kez, Açtım bugün kumbaramı... Saydım, Bir avuçtu umutlarım... Zaman içinde hayatla yoğrulmuştum Yenilgilerle yenmeyi öğrendim... Taze umutlarımla sıcak ekmekler ummuştum Kırıntılarla yetinmeyi öğrendim... Mutluluğa ayarlı,tebessüme kurulmuştum Gözyaşlarıyla sevinmeyi öğrendim... Dallarımda umutlar yeşermişti hep, Gönül bahçemde umutdan güller açmıştı... Gecemin ardına umut doğmuştu Ve aslında, Kaldırımları ıslatan da,bulutların umudu olmuştu... Kitlenen kapılar ardında kalmıştım hep, Umutdan anahtarlar yapmıştım kendime... Sürgün sevdalar arasında savrulmuştum hep, Umudu sürmüştüm ağlayan gözlerime... Gökyüzünün maviliğiyle renklenmişti hayatım Geceme dökülmüştü münzevi yıldızlar... Hayat aynasında yansımıştı anılarım Bir yol olmuştu önümde,yorgun zamanlar... Zaman içinde bir başka zamandaydım Karanlık gecenin umut ışığındaydım... Zamandı gece,mekândı gece Suskun yüreğime yağandı gece... Yine kaldık başbaşa Sevgiler yarım,duygular karmaşa... Umut döksem kucağına aydınlanır mısın? Neler gizlediğini banada anlatır mısın?... Sahte sevdalar kıyıma vurmuş neye yarar! Kalbim,kendi kadar büyük olan sevdayı arar!... Ve gece, Bak son kez gözlerime... Benimde duygularımı gizle... Sus... Kimsenin bilmediği umutlarımı izle... Saklamadım ilk kez, Açtım bugün kumbaramı... Saydım, Bir avuçtu umutlarım... ------------------------------------------------ İşte seslendim geceye,yorgun sabahların arkasından... Hüzne yordum suskun kelimeleri... Öğrendim,ağlasamda umutla tebessüm etmeyi... Şimdi ise, Her kötü gidişin ardından,her sönük bakışın ardından, her batan güneşin ardından,dökülür yüreğime bir avuç olan umutlarım.... Halil Atik... |
Ben ne acılar çektim... Hiç kimse bilemedi. Ne geceler sabahladım.... Göz yaşlarım ve geceler... Hep bu cam da. Güneşi bekledim... Güneşi ve umutsuz günü bekledim.. Geceyi,Kabus dolu geceyi karşıladım, Aylarca hep.....Bu cam da. Feryatların hiç gitmedi kulağımdan Ellerinin soğukluğunu hissetim... Sonra bedeninin soğukluğunu... Acıların yüreğime karıştı... Tıpkı bir nan gibi... Acılarını yaşadım seninle.An be an... Ve son yolculuğuna uğurladım... Hep bu cam dan. atiye danış |
Asla Dökülseydin damla damla gözümden Toprağa karıştı der ağunurdum Ölür de dönmezdim asla sözümden İnatla yarıştı der ağunurdum. Derinden vursaydın öyle derinden İdama giderdim senin elinden Yazımı yazan dar kaleminden Huzura varıştı der ağunurdum. Gözlerinde can vermek tek dileğimdi ......................? Bu sevda ateşten kor gömleğimdi Dumana karıştı der ağunurdum. |
Başımda karakuş var Dayanılmaz bir acıydı bendeki Ve karşılıksız bir aşktan geriye kalan can kırıkları Üzerine basmamak için uğraştığım sen duymazken beni İçimde bir volkan var ağlıyor ve yakıyor yüreğimi Belki biraz da vuslata özlem sarıyor beni. Penceremde yağmurlar İmkansız aşkım batıyor yüreğimin sahillerinde Ve ben bir balıkçıyım İnsafsızım belki ama vicdansız asla Vuslatın hasretini çektim ben Otururken yanı başında Ve özledim seni her nefes alışımda. Penceremde yağmurlar Ve bir nisan akşamı oluyordun Serin bir nisan akşamı Kardelenler açıyordu mevsimlik Ve bir de... Bir de nisan yağmurları yağıyordu sessizce Sessizce ağlıyordu gökyüzü Karşılıksız sevgime Ruhumu bıraktığım sokaklar ıslanıyordu İlk kez nefesimin kesildiği İlk kez kalbimin sızladığı o sokak Belki seni görürüm diye sabahlara kadar beklediğim Sabahlara kadar hıçkırarak ağladığım O sokak ıslanıyordu Ömrümde ilk defa aşık olduğum İlk defa delicesine tutulduğum o kadın ıslanıyordu Bil ki bitanem sen ıslanıyordun Penceremde yağmurlar ıslanıyordu. alıntı.... |
Benimle Evlenirmisin 1 Benimle Evlenir misin? Bir elimde çiçek. Diğer elimde bir kutu lokum. Senden seni istiyorum. Aslına bakarsan, Sende olan, Benimle Evlenir misin? Bir elimde çiçek. Diğer elimde bir kutu lokum. Senden seni istiyorum. Aslına bakarsan, Sende olan, Her şeyini istiyorum. Görmek için bakışlarını. Koklamak için kokuşlarını. Seviyorum dedikten sonra, İç çekişlerini. Aslına bakarsan, Sende sana ait olan, Her şeyini istiyorum Kapına geldim, Bir elimde çiçek. Diğer elimde, Uzun bir gelecek. vaat ediyorum. BENİMLE EVLENİR MİSİN? Tek aşkım: SEHER’e Ne çek ne senet ne de protestolar, Bedava hayal kurmak bedava 30-07-2007-Pazartesi Saat: 07/17 Tuğrul Ahmet PEKEL |
GÖZLERİNDEYİM Hüzünlerimde Sen bana geldin... Acılarıma, dertlerime son verdin.. Buğulu gözlerinle, Gözlerimde kaldın... Yüreğimden parça aldın, Sen yüreğim oldun... Aşkın kaynağından... Sevgi deryasına doldun... Yalnız kalışlarımla Buğulu sözlerinle Kimsesizliğim yok oldu seninle Ben senin sesinde kaldım.. Senden önce; bir garip kuldum Bilinmeyen bir yoldum. Buğulu gözlüm.... Gözlerinde kalakaldım.. Buğulu sözlüm... Sözlerinde sevda buldum.. Ben senle doldum.. Ağladığım zaman Gözlerimden akan, hasretin damlaları Yüreğimde sen oldu.. Gönlüm seninle mutlu oldu.. Ben seninle huzur buldum Seninle mutlu oldum... Her zerre hücremle seninle doldum.. Gözlerimin nemi hiç bitmedi benim Olsun; Sen varken: Nemli gözlerle çok daha mutluyum Sen bana Allah'ın emanetisin Sen yaşantımın hikmetisin Yaşama sebebim sen Gönül sarayımın Hükümranı sensin Ben sendeyim... Sen, sen Sen hep benlesin.. Sen Bahçelievler'in En güzel bahçesinin Solmayan gülü Sen seherim nazlı esen yeli Nar çiçeği şafağımın Batmayan günüsün.. Lebi'nin adresini bulduğu tek yönüsün... Sensin,, Sensin yürekten selam edenim... Sensin her an; gelip, gidenim.. Gözlerim gözlerinde Yüreğim o güzel buğulu sözlerinde Ve... Ve... Ben hep senin izlerindeyim.... Kadir Durak |
Geleceğim sana, Bekle beni bu zamanda. Çok uzaklardan geleceğim. Ne denizlerin ötesinden, Ne de, dağların yamacından değil. Kaybettiğimiz zamanlardan, Yanına, yarınına geleceğim. Sakın giyme Karaları, Yeşilinle bekle beni. Sararan geçmişinden, Yeşeren yarınlara geleceğim. Bekle beni orada, Yarınların balkonunda. Geçmişin karanlığından, Yıldızlarımla parlayarak, Yarınına geleceğim. faik akıncı |
Sensiz Yaşanmaz Yıllar birer birer gelip geçecek, Elini bir kere tutmayacağım. Büyülü sinende güller açacak, Dalına konarak ötmeyeceğim. Lanet etsem bile böyle kadere, Biricik çaremsin gama kedere. Seninle âlemde yalnız bir kere, Yastığa baş koyup yatmayacağım. Uzaktan uzağa görsem yüzünü, Boynuna sarılsam, öpsem gözünü, Üç harften oluşan bir tek sözünü, Dilinden gönlüme katmayacağım. Sitem ettiğimi düşünme sakın, Bahtıma takdiri böyledir hakkın, Hasta döşeğimde, ölüme yakın, Gözüne bakmayı tatmayacağım. Sevgine muhtacım, üzme seveni, Sevdanı bağışla, zengin et beni. Âleme bin kere gelsem de seni, Gönlümden çıkarıp atmayacağım... Mehmet Nacar |
Aşk Geçiyor Ruhumdan Usulca geçiyor aşk Ömrümün baharından Gülüşlerimi dondururken hüznüm Daha yolun başındayım Uzatıp ellerimi dokunamıyorum Seviyorum uzaktan seni Bilmiyorsun Yakınımdan geçiyor aşk Kanıyor yaralarım Yetmiyor gücüm Aşk geçiyor ruhumdan Tutamıyorum Tutunamıyorum Birsen Ateş |
Bu Gece Hiç Uyumadım... Bu gece hiç uyumadım Yarın gece uyuyacağım. Bu sabah yürüyüş yaptım Güneş doğduktan sonra. Bu gece hiç uyumadım Dalgaların sesini dinledim, Rüzgarın uğultusunu, Köpeklerin uzaklardan havlamalarını dinledim, Sabaha kadar... Sana mektup yazdım Mektuba da bir şiirimi ekledim, beğeneceksin. Gözlüklerimi takmadım bu gece, Onlar bana baktı masanın üstünden, Çok sigara içtim Bu gece hiç uyumadım. Limanda dolaştım Hiç kimseler yoktu? Gökyüzü pırıl pırıldı Yıldızların isimlerini hatırlamaya çalıştım tek tek... Yaşlandığımı fark etmemişim, Özlemlerimi hatırladım, Ölmüşlerimi andım her adımda, Bu gece hiç uyumadım. Her yerden yankılanan ezan seslerini dinledim sabaha karşı, Limandan ayrılan balıkçı motorlarını seyrettim, Geceyi doya doya yaşadım anlayacağın... Fırından sıcak ekmek aldım, Kahvaltı yaptım peynirle, Kuşların ötüşmelerini dinledim Güneş yükselirken... Bu gece hiç uyumadım Yarın gece uyuyacağım. Bu geceyi uyumuş sayacağım Rüya gördüm varsayacağım Ama bu gece hiç uyumadım... Niyazi Ege Güral |
Ya Sen Ya sen Cebinde mektuplarımla Çantana koyup gittin kalbimi Andım olsun diye yemin Yemin olsun diye kinim Üst üste katmerlenir de Şerbeti olur gözyaşlarım Bir sokak arası çıkış Bir kaçamak bakış aradım Yetinir miydim acaba? Kendime bir sorabilsem Ya sen. Barış Vural |
|
Tenhâ her şiir boydanboya bir ıssızlıktır artık dizelerse giderek daha tenhâ acının düzyazısı olmaya hazır mı sözlerin kişi? aşklar! onları yazan yaşasın sarışın atlas kâğıtlarda yaz ne güz okunur ağaçlar güyâ sen sussan da susmasan da bir tutup tutuştuğun hayale ağırdan iri güller ve lale düşer düştüğün melale ve hüznü yeniden-okumak için bir kitap olur dünya ve her şiir boydanboya bir ıssızlıktır artık dizelerse giderek daha tenhâ Hilmi Yavuz |
Adın Dökülür Dilsiz perişanlıklarım Büyürken aynalarda Küçülür sefil umutlar Birer birer baş kaldırır Yaralarına bile bakmadan İçimdeki hatıralar Gönlümde bir deli hasret Kor gibi yanarken alev alev Sol yanıma bir sancı oturur İçimde acılar nöbet vurur. Bitmiyor işte içimde sensizlik. Bu hasret denen canavarın Ne merhameti var ne duygusu Ne esnemesi gelir ne uykusu Yonar hergece beni usul usul Kaç bahar tükendi sensiz Hiç bir ele uzanmadı gönlüm Kimse anlamaz gönül yasımı Öyle zorki sensizliğin öyküsü Hergece dilimde ölüm türküsü Sanki halimle alay eder Sigara dumanlarında çehreler Bir gölge gelir karşımda durur Bir çift göz kuyular gibi derin Sanki bana uzanır gibi ellerin Yeni uyanmış halinle uykudan Hüzünlü bakışların ılık ılık Yüreğim sancıdan büzülür Ve rengi yitik gözlerimden Usul usul adın dökülür....... Ali Başol |
YORGUNLUK Usluluk, usluluk, usluluk, ah, ne güzeldir! Bırak biraz dinlensin bu alevli arzular. En doyumsuz anında bile sevdanın, ey yar Kadın bizi ablaca terkedebilmelidir. Öpsün yorgun tenimi uykulu okşayışlar, Sıcak soluğun, salınan bakışın bence bir Git, uzun bir öpücüğün tadında değildir Inatçı titreyişler, çılgın kucaklayışlar! Ama sen haylaz çocuğum, diyorsun ki bana: "Yüreğinde tutkunun boruları çalmada!" Aldırma sen borular bildiği gibi çalsın! Alnını alnıma koy, ellerini elime Yarın bozsan bile gel andiçelim seninle, Ve ağlayalım sabaha dek, ey küçük çapkın! |
Büyük Yas Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi, Hele puslu geçen o geceyi.... Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi, Bu benim en büyük yasım. Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım. Atam ölmüş Dolmabahçe Sarayın'da Çok üzüldüm olamadım ya yanında Ağladım onun öldüğünü duyduğumda Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım... Duydum ki Atam ölmüş Türkün yanan meşalesi sönmüş Atam 10 Kasımda gömülmüş Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım.... Bu tarihte Atam'ın kalmış cansız eti Kan ağlıyor Türk Milleti.. Böyle anladık yokluğu, sefaleti Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım... Bu gün duydum sirenler çalıyor. Sordum ne oldu? Dediler çiçekler soldu... Dedim niye? Dediler ki Atatürk öldü diye... Bundan sonra bayraklar yarıya iniyor. Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğüm tarih 10 Kasım... Aziz Çınar |
Farkımız Ne Sen hiç! Güneşin damlasına şahit oldun mu? Gülüşünün ardında biriken Gözyaşlarını hüzne boğup, Ve boğulan yüreğini denizlere terk ettin mi hiç? İşte ben! Ben seni hesapsızca sevdim. En mutlu olduğum anlarda İhanetin kamçısını yedim. İşte ben! Ben sana boğazımda yumruklarla güldüm. Üşüyerek dokundum sıcacık tenine. Ve titredim. Sen hiç! Urgan nedir bildin mi? Yüreğindeki bilmecede kareleri doldurup, Gülüşüne ekledin mi? Gülüşün. Ahh o gülüşün tırnakların çizdi mi göz bebeklerini. İşte ben! Ben hep aynalarla oynadım gülümserken. En nefret ettiğim anda İpe götürdüm sevdamı Gözüm kapalı severken. Azime Gürlek |
NAN GİBİ Ve gözlerin gelir geçer içimden, Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına, Ekmeği bölerken, Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan, Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı, Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını, An gibi aklımdasın... Gelir geçer gemiler, Belki sende geçersin diye, Bir kumru konar her sabah pencereye, Bir miladı taşır gece bir yıldız, Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı, Hani sarılırsın kendine, Hani aklın karışır, Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır, Ömrüm bitse ne çıkar, Can gibi aklımdasın... Gündür bu geçer gider, Belki bir şey kalmaz sanırsın, Yani bir sabah uyandığında, Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın, Her şey başka olacaktır, Başka bir otobüs, başka bir gazete, Resimlerden silinecek yüzün belki de, Ne adın, ne sanın, Bir şafak vakti açınca gözlerini, Bir merhabayla, Yeniden kurulacak dünya, Ve sen her şafak, Nan gibi aklımdasın... Bazen bir şey geçer içinden insanın, En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey, Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel, Fasulyenin tadı yoksa, Şarkılar yakmıyorsa içini, Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa, Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına, Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa, Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına, Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da! Kan gibi aklımdasın... Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya, Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın, Biraz da helvası bizim bakkalın, Senden ayırdığım üç beş zeytin, Otururum sofraya, Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın, Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum, Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı, Öyle unuturum, Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın... Ve gözlerin gelir geçer içimden, Su içerken, Sen sokulurken akşam kızıllığına, Ekmeği bölerken, Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan, Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı, Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını, An gibi aklımdasın... An gibi aklımdasın... Aklımdasın.... İ.SADRİ |
İçimde Senin Hislerin Bir eylül yağmurunun, Delice yeryüzüne koşan, Damlalarında buldum , Islak dudaklarının nemini... Seni nasıl öptüysem, Yağmuru öyle kucakladım ! Ve beni kaybettiğinde, Neler hissettiğini. Yağmur dinince anladım... Orhan Ellisekiz |
http://www.yazgulu.com/karisik/vicbridetlcorner.gif http://www.yazgulu.com/karisik/vicbridebutton2.gif http://www.yazgulu.com/karisik/vicbridebutton3.gif http://www.yazgulu.com/karisik/vicbridetrcorner.gif Özletiyor Seni Bu Yağmurlar Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazen Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun Ahmet Telli |
Ayrılık da Bitmeli Sevgilim, Sana sevgilim diyorum. Ayrılık da sevdaya dahil Ayrılanlar hala sevgili Dediği gibi İlhan'ın. Sevgilim, sana sevgilim diyorum, bir daha hiç demeyeceğim içindir belki. Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip atabilir mi seni derdin. Kimbilir.. Bu sana son yazışım. Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım, beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle. İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız. İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı. Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı. Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti. Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin, coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi. Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda, yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın. Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine. Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini.. Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum. Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli.. Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan. Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan. Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler.. O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak, ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak.. Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti. Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu. İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala.. Sevgilim, Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan. Ayrılık da bitmeli.. http://www.yazgulu.com/karisik/oflinebar.jpg Aylin Cansu |
http://www.yazgulu.com/karisik/yellow_rose.jpg http://www.yazgulu.com/karisik/yrose_bar.jpg Sevdamiz Bir Umutlu Imkansizlik Zemheri sogugundayim yarim Sensizligin pencesindeyim Bir adim otesindeyim ellerinin Bir anlik zamandir sesinin uzakligi Ellerim uzansa yakalayamaz ellerini Yurek verir de kendini duyamaz sesini Bir baska dunyadasin sevgili Seyran olmussun gozlerime yar Seyrederim seni uzaklardan Umutlu bir imkansizlikla beklerim Istekli bir beklentisizlikle severim Nasil anlatsam yarim derdimi Haykiririm ismini Dag duyar Tas duyar Gok duyar Bilirim hissedersin sen de yarim Duyamazsin ama beni Bilirsin uzaklardayim ben Yureginde yasatirsin sevgili beni Gozyaslarin akar sessizce Bilirsin hissederim gozyaslarini Ama tutamam ellerimle Silemem gozyaslarini dudaklarimla Bilirsin sevgili Mesafeler degildir bizi ayiran Bir kus olur ucardim yine sana Bir ruzgar olur eserdim senden yana Yagmur olur yagardim sana Gunes kavurmaz yuregimi Bilirsin collleri asardim da gelirdim sana Bilirsin mesafe tanimaz bu sevda Bilirsin imkansizliklardir bizi ayiran Sen ve yuregin kalirsiniz basbasa Ne yere koyacagini sasirirsin sevdani Kimle konusacagini bilemezsin Bilirsin duslerine girer de dinlerdim seni Sana kendimi verirdim de yoldaslik ederdim sana Bilirsin uzakliklar degildir bizi ayiran Bilirsin caresizliklerdir yollarimizi baglayan Yuregin daralir Gozlerin kisilir Bir aci duyarsin sevince benzer Bir yara olur imkansizliklar yureginde Bilirsin lokman hekim gerekmez Bilirsin ilac kar etmez Bilirsin bir sevdali sozcugun yuregindedir dermanin Bilirsin sevdali bir bakisin sevecenligindedir caren Bilirsin bir anlik calinmis sevismelerdedir canin Ah sevgili ah Ahlar duser dillerden sevdamiza dair Bilirsin bir imkansiz sevdadir bu Bilirsin zamandan calinmis bir andir bulusmamiz Yasamin bir armaganidir bu sevda bilirsin Bir armagandir bu sevda imkansizliklar icinde yasansa da Bilirsin sevgili bu sevda yasanmamistir kimselerce Bilirsin belki yasanmayacaktir bir daha Bilirsin umutlu bir imkansizliktir bu askin adi Bilirsin de yuregine soz geciremezsin yine de Yurek kanatlanmis sevene dogru Yürek ne mesafe tanır Ne de imkansızlıklar Bırakırsın kendini yüreğinin sesine Yuregin tasir seni askin denizine Gassan Satarhttp://www.yazgulu.com/siirler/floater_rose.gif |
http://www.yazgulu.com/karisik/hand_bullet2.jpg SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar, bu şehri terk edeli Efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile Pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanıldığımdın Yangınımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terkediyorum "Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda. "Ya öldür beni"dedim Ya da ğit benden. İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim. Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yarini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum. KAHRAMAN TAZEOĞLU http://www.yazgulu.com/karisik/hand_bullet.jpg |
Sahte Dostların Eline Düşürme Allah'ım Dost var; uğrunda ölünür... Dost var; uğrunda can vermek bile 'ucuz' kalır.. Dost var; sevdiği insana bir zarar gelecek endişesiyle, Akrep, çıyan yuvalarını topuğuyla kapar... Bunu yapmak yetmez dost için... Sevdiği insan uğruna ömrünü verir. Verilen bir ömürdür... Bir yılını, iki yılını, on yılını, yirmi yılını değil, 'ömrünü' vermiştir... Dost var; Sevdiği insanın uğruna ölmeye hazırdır. Düşmanlar gelecek, katletmek istedikleri Nebi'nin yatağında vefalı bir genç, delikanlıyı bulacaktır... Bu delikanlı dosttur... Ve hep 'dost' kalmıştır. Dost var; güle benzer... O kadar güzel kokar ki, dikenlerinin verdiği acı hissedilmez... Bir de dost var ki, dikenlerinin yol açtığı kan ve yara korkusundan, gül rayihasını almak mümkün değildir. Dost var; hazmedemez... Sindirim sistemi bozuktur... Dost var; fırına girmeyi sevmez... Ama, ekmeği herkesten önce böler... Dost var; sözü itibarsız senettir... Güvenirseniz müflis olursunuz... Dost var; yollarda bırakır... Böylesiyle adım bile atılmaz. Yola beraber çıkmak, neticeyi kabullenmektir. Dost var; düşmandan tek farkı, biraz daha mütebessimdir. Ama bir düşmeye gör; düşmanın 'kahkahaları', O'nun 'tebessümünün' yanında 'sessiz' kalır. Dost var; Iyiliğini istemez... Düşman için önüne bir taş da o kayar. Sonra bu da yetmez 'dost' için! .. 'Belki benim koyduğum taşla düşmez' diye, senin düşmanına da, 'şuraya ip germeyi unutma' diye tembihte bulunur. Dost var sadece yüzüne güler... Arkandan vurmak, hançerlemek için 'malzeme' arar. Hiçbir fırsatı kaçırmaz. Lakin bunlar da 'dosttur'! .. 'Düşmanım' diyemeyeceğimiz dostlar! ... Böylelerini görünce oturur bir köşede ağlar; 'Dostların eline düşürme Allah'ım' dersiniz. Ah! Hz.Ebu Bekir..., Ah! Hz.Ali... Müslümanlığı sizlerden öğrendik. Keşke dostluğu ve vefayı da sizlerden öğrenebilseydik... Kemal Dadaşoğlu |
|
Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında... Ne yolumdasın ne yolsun sen bana... Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu. http://www.yazgulu.com/karisik/pinkrosesbullet.jpg Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim... Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım. Gölgen ki, düşüvermiş kalbime.. Ne yakınsın ne uzaksın sen bana. Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu... Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu. http://www.yazgulu.com/karisik/pinkrosesbullet.jpg Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk, Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk... Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle, Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana.. Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu.. Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu. http://www.yazgulu.com/karisik/pinkrosesbullet.jpg Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur. Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur. Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu... Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu, Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu... http://www.yazgulu.com/karisik/pinkrosesbullet.jpg Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim... Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim. Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde... Ne yalansın ne doğrusun sen bana... Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu. Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu. http://www.yazgulu.com/karisik/pinkrosesbullet.jpg Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur... Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur. Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda, Ne aşkımsın ne canımsın sen bana. Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu, Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu... Nilgün Pakyıldız |
http://www.yazgulu.com/karisik/bilemesinkibas.jpg Bilemezsin ki Seni nasıl sevdiğimi, bilemezsin ki Özlemek nasıl olur özlemeyince Hayal etmeyi hayallerde yaşamayinca Her nefeste hava gibi, su gibi içmedikçe Bilemezsin ki. Nereye baksam sen varsın, Rüzgarda kıpırdanan her yaprakta, Denizde oynaşan her dalgada, Semadan yere düşen her damlada Göremezsin ki. Sevdam bana her geçen gün keder verse de, Şahit olan herkes “sen aşıksın” dese de, Her parlayan hüzmeye sen diye süzülsem de, Sana her saniye, seviyorum desem de Duyamazsin ki. Gördüğüm her rüyayı sana yorsam da, İnsanlara umarsız seni sorsam da, Akan gözyaşlarımla kendimi boğsam da, Ömrüm boyunca her gün sen diye solsam da Sezemezsin ki. Sensizliği sevgilim sen, bilemezsin ki. Refik Recep Pelit http://www.yazgulu.com/siirler/morfloat.gif |
|
::..Beni Nereye Koyuyorsun..:: beni nereye koyuyorsun böyle? neresinde yaşıyorum yüreğinin? var mıyım senin için, gecelerinin masalsı düşü ben miyim yoksa kendin misin?... beni sığdırabiliyor musun içine? hangi yana baksam tünel; sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu hani içinin aynasıdır ya sevdiğin, benim aynamda karanlık aksetmekte... öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de. beni nerede yaşatıyorsun söyle? cennetin miyim senin, amber kokulu bahçelerinde gezindiğin? yoksa kaybolduğun kör kuyun mu, dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin? artık anlamsız geliyor tüm sorular yanıtlarını bir gün verecek olsan bile ben de bir şeyler buram buram, ben de çok şey ılık ılık, ben de sen acıtarak, kanayarak eksiliyor... ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda aitsizliğim çaresiz çoğalıyor... ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi sen bende herşeysin belki ama ben sende yitiyorum için için... beni nerelerde arıyorsun öyle? yüreğine sor bir de mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin... elif ece.. |
Yok Nerede Birilerinin şaşırtma isteği var bu günlerde. Bir yol bitimi son kez kararlar verilir. Son kez ellerin dokunuşundaki coşku. Bir yemenideki oya kadar yakışan bir hüznü göstermeme çabası, bir avuç içindeki çizgi gibi yaşananlar, emanetlere eklenenler, bir ağır yol ayrımında sakin, dimdik durmaya çabalayan bir ruh… Birkaç yağmur damlası ve sonrası; ters yönlere adımlanan yol… Bu sevdaya yakışmıyor ayrılık, hakkını helal et değil bu başlangıcın sonu. Unut beni ne güzel bir kelime, unut da nasıl? Ortalığa dayanaksız salını verilen kelimeler. Nasıllar cevapsız kalır. Hüzün bastırılmalıdır. Bu sevdanın en yakışanı bastırılmalı, gözden, gönülden ırak bırakılmalıdır. Sözler tutulmalı, hakikate varmalı, bir bir susulmalıdır gerçekler. Bu başlangıcın sonu… Yaşanmalı… Gerçekler… Asırlık çınar ağacı gibi mağrur, bedene açılan onca yaraya, bereye rağmen dimdik ayakta kalmaya ant içmiş çınar kadar… Ruh terk etse de yaşanmalı… Vuku bulan hakikat sarmalamalı bedeni, gerçeğe varmalı susulmalı, susulmalı susamışlığı… Merhamet, çoktan raflardan indirilmiş leblebi tozu, terk edeli çok oldu insanlığı. Şimdilerde merhamet aranmıyor sevdada. Bizimse ilk akla gelenimiz. Eski dünyanın yaşayanları merhamet nice bir kelime? Merhamet, şefkat, beklemiyor sevgili, senin elinde kalan bu eski dünya kırıntılarından başka neyin var yârine verecek. Gitmeli, mendile hapsedip yağmuru… Bu dünya bize çok anlamsız… De nasıl? Gitmeli de nasıl? Yitik zamanın çocuğuyuz, terklerin sonsuzluğunda geldik dünyaya. Onca terk ediliş ve biz, yürek, dayanmıyor artık, yorgunlukların çocuğuyuz. Çok terk edildik ama terk etmeyi öğrenemedik onca yara berede. Nasıl nasıl kazanılır o yeti. nasıl bırakılır gidilir sevilen? Nasıl gidilmeli. Birilerinin şaşırma isteği var bu günlerde… Kapı çalınsa istiyor, hiç beklenmedik anda… Sedaya uyansa bu yorgun beden… Sarf edilen sevda sözleri asılı kalmasa havada… Sana en yakışan gelse, sevda sözlerine boğsan sevdalını. Sarmalasan merhametli kollarınla, korusan beden titreten soğuktan… Ruhun, yüreğin, zeytin karası gözlerine vurulduğun, iki damla gözyaşın geliverse. Rabbine açıldığın duaların gerçekleşse… Görse sende saklı mutluluğu sevdan… Ömrünü adamışlığını fark etse… Fark etse bu eski çağ dinozorunun ebedi sevdasını? Şaşırmaya isteğimiz var bu günlerde… Sanırım şaşırtılmaya ihtiyacımız var. Hayrullah Kocasakal |
Yanıyorum. Bazan duman oluyorum bazan su. Bazan, kapkaranlık oluyorum gecelerce, sabahlara inat. Bazan, sapsarı bir yaprak yağmurlarca ıslak toprak oluyorum. Her günbatımında yanıyorum, sensizliğe yanıyorum. Uykusuz gecelere sığmıyor düşlerim. Bulutlar, gökyüzünden gözlerime iniyor. Gökgürültülü akşamlarda kıyametler kopuyor, mevsimler hazana döndü haberin varmı? Akşamlarım serin geceler, buz tututyor. Ben yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Yağmur damlaları ateş olur düşer yüreğime. Yıllar, kar olur saçlarıma konarlar. Elbistan akşamlarının yıldızları söner, tozar yollarda hasretin. Düşünüyorum, hep seni düşünüyorum, içime ateş düşüyor, yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Ruhumda, dört mevsimi bir anda yaşıyorum. Dünya dönüyor ya, hazana takılıyor. Boğuluyorum, boğazımı sıkıyor anılar bir türkü takılıyor dudaklarıma, sağır akşamlara inat, söylüyorum. Sana da ulaşmıyor feryadım, sen de duymuyorsun. Bir ateşin ortasına düştüm, yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Gökyüzü delinsin, yer çöksün geceler, yıldızlarını döksün umurumdamı. Sensiz uykulara pas vermiyor gözlerim, saatler döndükçe ben de dönüyorum. Bir sigara çekiyor canım, seni anıyorum. Sigaramın ateşi yanıyor ben yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Ahmet Kurnaz |
Aşkın Yalan Rüzgarı Everest dağından inmeyen güzel, Kapattım sayfayı açamam gayri, Her telden çalarsın okursun gazel, Tertemiz sevgimi saçamam gayri… Nefret ile gurur düşmanım benim, Her şeye alışır yorgun bedenim, Tertemiz sulara çevrilir yönüm, Bulanık sulardan içemem gayri… Gönlün huzur bulsun git güle güle, Bitmeyen çilemdin kaybol meçhule, Kalbinin arzusu savrulsun yele, Fırtınalı yoldan geçemem gayri… Nefsi yere çaldım sende çalsaydın Yaşanan hayattan ibret alsaydın, Gururu yok edip kıymet bilseydin, Hazan yaşa ömür biçemem gayri… Muradın halleri herkese ayan, Uğrumda ölmeyi eylerdin beyan, Sonunda sen atlı ben oldum yayan, Yalan rüzgârında uçamam gayri… 30.08.2007 ANKARA Murat Duman |
YAŞAMAK GÜZEL HERŞEYE RAĞMEN Bir durgunluk var bu gün sende Yüzündeki hüzün ele veriyor Donuk bakışların dalarken uzaklara Belirli olmayan ifadeler. Dünyayı bir pula satacak kadar umursamaz. Üzerine çöken kara bulutları dağıt ne olur Gülümse ki güneş doğsun dünyama Karanlıklar dağılsın Solmasın gönlünün çiçekleri Sen ki yegâne yaşam sebebimsin Dayanamam böyle üzülmene senin Göz pınarlarım hazır akmak için Senin gözlerinin yerine Yeter ki yaş akmasın gözünden Bahar tüm ihtişamıyla hissettirirken kendini Nerden sardı bu sonbahar havası seni Kov tüm karamsarlıkları Olumsuzluklara karşı diren Yılmadan, bıkmadan mücadele et Çünkü yaşamak güzel her şeye rağmen Mehmet İliter |
Gökyüzü Seni seviyorum demek, Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı. Hiçbir zaman böylesine, Sevip sevilmemişti bu yürek. Yüreğinde bana ve sevgime yer var mı? Yer var mı aşka ve umuda? O zaman yukarıya bak, Ben ordayım her zaman yanındayım. Gündüz güneşi'mle gece ay'ımla, Kimsenin kucaklayamayacağı kadar Kucakladım seni. Bazen bir umut olmalıyım yüreğinde Güzel yarınlarda gerçekleşmeyi bekleyen. Sonra bir hayal düşüncelerinde, Seni başka alemlere götüren. Karanlık düşüncelerindeki Son yaprak olmalıyım ben, Hiç solmayan bir yaprak. Seni yaşamalıyım duygularda, Seni hissetmeliyim her nefes alışında. Yağmur olup üstüne yağmalıyım, Her damla benim sana olan sevgimdir. Islanmalısın sevgi yağmurlarında. Aydınlığın olmalıyım sonra, Buğday sarısı güneşimle. Kar'a kartanesi'ne ne dersin Bembeyaz saf aşklar yaşamak için. Ben senin vazgeçemediğin Gökyüzün olmalıyım. Ne sen beni unutmalısın, Ne de ben sensiz evreni kucaklamalıyım. Seni seviyorum demek Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı. Hiçbir zaman böylesine Sevip sevilmemişti bu yürek. Şimdi ben o güzeli seninle yaşıyorum, Ve Seni çok seviyorum. Gökhan Bozdoğan |
http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightsmall.jpg Ey Sevgili http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightstars.jpg bugün üsküdar daydım martılar selamını söylediler bana fısıldadılar kulağıma o sevdiğimiz şarkıyı o deli gibi dans edip,yorulunca birbirimize yaslanıp ey hayat yenilmeyeceğiz sana,dediğimiz şarkıyı http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightstars.jpg oturup denize doğru,martılara simit attım denize taş fırlattım ve hüzünlendim acıma acı,derdime dert kattım yine seni hatırladım ağladın sana özledim seni ve yaktım üzerine bir cigara dumanını tüttürdüm dalgaların vuruştuğu kıyıya vapurlara yazdım adını martılara fısıldadım aşkımı sana söylesinler diye http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightstars.jpg sonra kalktım yürüdüm sahilde serseri biçare,deli divane hiç bir şey görmüyor gözüm her yerde senin adın her şeyde sen esen rüzgar gelen tüm dalgalar, ve bütün kuşlar sevdamızı anlattı bana hani vapurdan bakarsın ya göremessin ya ufkun sonunu işte o kadar seviyorum seni yağan her yağmur damlası kadar yere düşen her kar tanesi kadar ve sonbahar da ağaçların bıraktığı her yaprak kadar ağlıyorum sana, düşlüyorum hala seni http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightstars.jpg belki bir gün seversen üzülürsen halime acırsan,anlarsan seni nasıl sevdiğimi ve gelmek istersen görmek istersen sensiz zavallı halimi her şeye rağmen çektiğim tüm acılara rağmen seni nasıl sevdiğimi bir daha duymak istersen çatlak dudaklarımdan gel,yine ordayım, elimde cigara bekliyor senin için ağlıyor olacağım gözlerim de yaş ufukta bekleyeceğim seni belki saçlarım beyaz elimde baston olacak ama inan seni ilk günkü gibi,deliler gibi seveceğim http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightstars.jpg ve şunu unutma insanlar yaşlanır ama duygular yaşlanmaz ilk günkü gibi gelir akla film gibi geçer zihinden ve izlemeye doymadığın,bir hatıra olarak kalır zihninde Hüseyin Çetin http://www.yazgulu.com/karisik/moonlightsmall2.jpg |
Tek taraflı bir sevgiydi, beni sana bağlayan ve gözyaşına boğulan yüreğimdeki.. İki tarafına da dokunsan, hiçbir sonuç alamadığın, bir sevdaydı benimkisi.. Ben seviyordum ve içimden, bağıra bağıra söylüyordum. Ben sana aşıktım, ama sen hissetmiyordun.. Çıkaramıyordum içimdeki gücü. Anlatamıyordum ´seviyorum´lu biten o son sözü. Ve gözlerimle söylüyordum ve ben seni özlüyordum, ama sen görmüyordun...! Seviyordum çocuksu bakışını. Her yere ayak uyduran, o çılgın rahatlığını. Ve yerinde kullandığın, olgun tavrını seviyordum.. Her şeyinle hoşuma gidiyordun ve bana, her şeyinle çekici geliyordun.. Ben sana hayrandım, ama sen bilmiyordun.. Söyleyemedim sana.. Attığım her yeni adımda, risk alarak başlardım hayata. Ama, sana karşı kumar oynayamadım, rest çekemedim hayata. Seni kaybetmekti, sevginin yanında sevgimin yalnız kalmasıydı korkum ve ben bunu, bir türlü göze alamıyordum...! Sana söyleyemedim... Belki sen bunu, hiçbir zaman bilmeyeceksin.. Ama birgün öğrenirsen, suçu kendinde arama. Çünkü bütün suç benim.. Ve olur ya, birgün gelirsen bana, ben her zaman, her şeyimle seninim...! UMUT CAKMAK |
ADIMLA NASIL BERABERSEM!! Adımla Nasıl Berabersem hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın karanlık boşluklarında akıp giderken zaman adımla nasıl berabersem öylece beraberiz seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz ve sonra her zaman her ölümlüye aynı şartlar altında kısmet olmıyan gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın.... Atilla İlhan |
Eskidendi.. Çok Eskidendi O Sesli Düşünüşlerim..Ama Eskiden De Sessizdi Bu Sessiz İç Çekmeli Hallerim.. Bi Garibim..Öylesine Yazıyorum Şimdi. Öylesine Derken Özlemle Yazıyorum Gidip Gelen Aklımla Savaşırken.. Bir Hafızamı Kaybetsem Belki Yeniden Başlarım Mutlu Olmayı Öğrenirken.. Ama Korkarım..Ya Seni De Kaybedersem.. Tutamadıklarım Akarken Zaman Benden İzinsiz Akmış Gitmiş Üzülmem.. Üzüldüklerim Bende Islak Islak Beni Üşütürken.. Ah Bir Kez Daha Dünyaya Gelsem.. Bilirim Böyle Ulu Orta Görünürlüğüm Görünmez.. Bilirim Ben… Ben Ulu Orta Sevmem.. Ortalarda Da Kenarda Da Görünmem.. O Odam Vardı Ya.. Bir Bilsen Ne Çok Özlerim Ben.. Nostaljiler Dolu,Acı Dolu Gelirdi Bana Arasıra Ama.. Ben Acılarımı Da Severim.. Bilirsin Beni Sen! ! ! Acı Derken Yitirdiklerim.. Belki De Toprağa Verdiklerim.. Ya Hayatta Yaşayıpta Bitirdiklerim.. Bıkmıştım Ama Söyleyemem .. Neden Gittim.. Ben De Bilmek İstemem..Duymak İstemem.. Ama Kalpten Kulağıma Gelen Her Sesi Duydum Ben.. Öyle Yalnız Bırakılmış Ki Bu Gönül..Çok Sevsem De Gülemem.. İçimde Biyerde Acı Var..Sanki Yeri Belli..Adı Belirsiz.. Çok Eskidendi O Sesli Düşünüşlerim.. Sessizdi İç Çekmelerim..Seslenemem! ! ! Şimdi Nasıl Da Göz Kırpıyorum Bir Bilsen..Yani Aktı Akacak, Gözüme Şekil Verdim Satırları Düzeltirken… (neyse....dolmasın gözlerimin baharı...yinelerken) Eskiden De Seçemezdim Ben Hüzünlerimin Zamanını… -lakin değişmez gerçek bu! Yalnızlığın Diğer Adıyım Ben.. İpek Kutay Topyan |
http://www.yazgulu.com/karisik/roseformylovebar.jpg http://www.yazgulu.com/karisik/gulumsegunese.jpg Bak şu tepenin ardına dostum, Güneş doğacak birazdan gülümseyerek. Çekip gidecek gece,tüm kasvetini alarak, Yeni bir gün yeni bir umutsabahı başlıyacak. Sil gözünün yaşını,pes etme hayatın yokuşuna, Koş kırlara...kelebeklerle yarış kim tutarki seni? Kader deyip bağlama kollarını böğrüne,kelepçenmi var? Gülümse kendine ,gülümse herkese güneş kıskansın! Bastığın toprak gururlansın!attığın adımlardan, Şiirler yaz gözlerinle,gökyüzünün derinliklerine. Dudaklarında çiğdemler açsın,tatlı sözlerinle, Hayat devam ediyor...küsmek çare değilki derdine. Çek ipini kederlerinin! mutluluk darağacında sallandır! Sevvvv,sevilll...gönül limitinin alabildiği kadar, Dün yok,yarın belki,!bugününü yaşa bence; Göreceksinki o zaman,asırlar sığacak her anına. BİLAL COŞKUN |
OMZUNU YASLAR MISıN BANA? ............... Uyansana caaan! .. .....................Uyansanaaa! .. ...........................Kaç ay oldu! ? .. ................................Bu ne uykusu! ? .. ..........I “Omzunu yaslar mısın bana? ” derdin Yılan hikâyesine dönen Biri sönen, biri yanan Birbirini çağrıştıran derdin Yıllar, yıllar öncesine giderdin. Bölüm bölüm anlatırdın Kısık sesle, acelesiz Roman içi roman hayatını Masaya yatırırdın Derinlerine inerdin Bitmeyecek sandığım Ilık bir nefesle Şiirleştirirdin Ecelsiz ölen İlk ve çok sevilen O sultanlaşan efsanevi kadını. Büyük bir zevkle Keserdin, kadavranı. Dinlerdim. Kriz gelmiş Sesin kesilmiş Büyümüş gözlerin! .. Gözlerinde Al örtülü, al kınalı Ak giysili, ak gelin… Bakışların Her zamankinden çok daha derin… Sezilmiş, söyleyemediklerin Bilinmiş, kula kul olmamış Asla boyun eğmemişliğin! .. İmrendim! Gözyaşların kalmış, göz uçlarında Avuçlarında ıslak tuzu… On tırnağında Derin, kanın, etin Ve asaletin… Sıkılmış dişlerinin arasında ezilmiş, dilin! .. Sıkılmış yumruklar halinde Son nefesinde Hak isteyen iki elin! .. Açamamışlar! .. Günde en az üç kere Yaşlarla yıkanmaya alışık Yaratan’dan başkasına açılmayan Mübarek avuçlarına değememiş su. Geçici bir tahtaya Onurla yazılmış adın! .. Gurur duydum, doğrusu! .. ..........II Nerde olursak olalım Evde, parkta, caddede... İlk notalarını duyar duymaz Şarkımızın Sarılırdık birbirimize Bakışarak eşlik ederdik Yavaş yavaş dans ederdik. Sonra gizlerdik, yüzlerimizi Yüreklerimizi aynı yalım dağlardı Aynı hıçkırık sustururdu, bizi İki dev ağlardı! .. Ayrıldığımızda Gözyaşlarımız kalırdı Omuzlarımızda Soğuyunca hissederdik: “Kul hakkı! ..” derdik Adalet isterdik! Seslerimizde hüznün buğusu… Mutsuzluklar içinde, mutluyduk doğrusu! ..........III Uyansana caaan! .. Uyansanaaa! .. Kaç ay oldu! ? .. Bu ne uykusu! ? .. Şimdi Hiçbir şey kalmadı Elimde… Başım önümde Yaşlarım mendilimde Şarkımız dilimde… Nerdesin canımmm! ? .. Nerdeee? Aşkımız sürdükçe Bitmez bu ağıt! .. Ne nefes yetişir Ne kalem-kâğıt! .. Dağıt, topladığın hüznü, gece! .. Ne varsa dağıt! .. Ne varsa dağıt! .. Onur Bilge |
http://www.yazgulu.com/karisik/topiclove.jpg http://www.yazgulu.com/karisik/benseni.jpg Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı, Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. Ben seni sensiz sevdim... Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki! Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki! Ben seni sensiz sevdim... Sen yokken bakışların vardı Beynime kazınmış Nereye baksam oradaydılar, Ben seni sensiz sevdim.. Göremesem de, rüyamdaydın, Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin Ve kimse seni oradan çıkaramayacak. Sen bile! Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da,yıldızlar vardı, Sen olmasan da,bulutlar vardı, Sen olmasan da,günbatımları vardı, Sen olmasan da,denizler vardı... Ben seni sensiz sevdim... Aslında sen hep vardın, Aynı şehirde,aynı sokakta, “Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama; Ben seni sensiz sevdim... Ne olurdu sende beni sevseydin? Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim? Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni, Hani kıyamet koptuğunda... Ben seni sensiz sevdim... Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!! M.Ahsen SAKAREİSOĞLU |
Ah eyleyem Bilirmisin acep neyim Yol üstünde bir faniyim Bir gün ansız ecel gelir Onun için ah eyleyem. Dönüşsüz yola girmişem Adım adım ilerliyem Belki sonuna gelmişem Onun için ah eyleyem. Dökülürse amellerim Susturulacaktır dillerim Hesabın nasıl verirem Onun için ah eyleyem. Cehennem denen o yerden Gayrı yoktur insan cinden Yükselir narı bedenden Onun için ah eyleyem. Bir telaş sardı bedenim Yok çare geri döneyim Mülk onun nere gideyim Onun için ah eyleyem Bir gün soğuk, bir gün sıcak Elbet ona varılacak Tek,tek hesap sorulacak Onun için ah eylayem Ahmet Küçük 2 |
İdamlık Mahkum sanki bir gün çıkıp gelecek gibisin. evde her gün bir şeylerin yeri değişiyor. galiba senin yerin hep ayni, bir duvardaki resmin, bir de rüyalarımdaki gulusun. hani dönmeyecek olsan, çoktan bırakırdım hayati avuçlarımdan. kime lazım sensiz hayat, avuntularda olmasa nasıl geçer omur. yalan diye asılıyorum beynime, idamlık mahkum gibi senin gelmeni bekliyorum. hadi gel artık, vur tabureme,bitir isimi. çoktan son bulmalıydı zaten yaşadıklarım, çektiklerim simdi beklediğim bir kıpırdanış, olu bir denizin dalgalanması gibi... ve bekliyorum seni, idamlık mahkum gibi... sakin acıma bana, yok olmak dediğin bir ince gümüş, sahte bir gülüşe aldanır bu süzülüş, kaçmak mümkün değil zaten. yazılmışsa alnına yazılan olurmuş. bir rüzgar esmesini bekliyorum simdi. fazla geciktirmeden, bitir isimi,.. idamlık mahkum gibi.... bekliyorum gelmeni. i.k |
SENİ SÖYLÜYOR senden başkasını anlayamıyorum gönlüme anlatamıyorum ama seni kimseyle karşılaştıramıyorum, aynı kefeye koyamıyorum seni kıskanıyorum, seni çok ama çok seviyorum sığmıyor senin sevgin dağlara, taşlara ve de dünyalara ufukta güneşi, semada ayı görsem seni sanıyorum, sen diye bakıyorum dedim ya seni çok ama çok seviyorum ve de kıskanıyorum tutuşuyor sinemin en değerli düşleri, niçin diye sorsam, yüreğime seni söylüyor, seni mırıldanıyor ve de seni kıskanıyor sönmez, bir elevi kim söndürebilir ki, kim su serpebilir ki seni söylüyor yüreğim, seni tarif ediyor ve de seni gösteriyor taş yüreği kim ufalayabilir ki, kim savurabilirki seni söylüyor yüreğim, seni ama seni söylüyor sunsada efkarlı düşlerim senin engüzel anılarını, fayda etmiyor, gönlüm seni ama seni istiyor sinem seni saklamak, senin le avunmak, sana aşık olmak, seni kıskanmak istiyor en güzel, en değerli, en yaşatılır, sevgi ve de mutluluk olsa gerek seni tablo gibi yaşatmak, sanal olsada, sen olmayınca teselliye çare belki ama seni sevmek, sevginle avunmak, yanında olmak, sonsuz zamanla seninle olmak en güzel, en kayda değer, en muhteşem, yarası aşkın, merhemi varlığın olsa gerek ŞİİR:Engin NAMLI |
Almazsan Soracağım Her günümü seninle, düşünüp duracağım. Üzülmene gerek yok, tek aşkın olacağım. Lal olası dilime, susmazsa soracağım. Yitip giden olma ki, gitsen de bulacağım. Al sevdamı başımdan, almazsan soracağım Hardan alevin saçsa, korkmam atlar yanarım. Üzerime döktüğün, damla olsa kanarım. Laf âleme ne gerek, yıllar yılı anarım. Yol tükenip bitmeden, kaçsan da bulacağım. Al sevdamı başımdan, almazsan soracağım. Hey dünyanın güzeli, baksan gözüm içine. Üstüne karlar yağmış, sütten beyaz saçına. Leyla’sı Mecnun olmuş, yetişilmez gücüne. Yer yarılıp içine, girsen de bulacağım. Al sevdamı başımdan, almazsan soracağım. Mürsel Adıgüzel |
Seni Sevmek Seni seviyorum, Cunku, Her sabah kalktigimda Yasamak için tek neden,sen varsin Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var. Seni seviyorum, Cunku, Bu siyah beyaz dunyada tek renk sensin, Bir ressamin fircasindan cikmis gibi. Ama alalade bir renk degil, Gokkusaginin her tonunu gölgede birakan bir renk. Seni seviyorum, Cunku, Bu soguk gunde icimi isitan bir esinti gibisin. Hafiften esiyorsun, Iliklerimi isleyerek. Sonra da kaybolup gidiyorsun, Daha nereden geldigini anlayamadan. Seni seviyorum, Cunku, Seni sevmekten baska bir sey gelmiyor icimden. O kadar dogalki bu duygu Ruhumun derinliklerinde, Sanki dogdugumdan beri var. Sadece ortaya cikmak icin seni bekliyordu. Seni seviyorum, Cunku, Sensiz bir yasami artik dusunemiyorum. Sensiz bu kuru dunyada yasamaktansa, Olumun soguk nefesini opmeyi Bir daha hic seni gormemektense Hayata arkami donmeyi tercih ederim. Seni seviyorum, Cunku, Ne zaman bir ask siiri duysam, Misralardan sen akiyorsun. Ne zaman eski bir sarki gelse kulagima, Gitar telleri arasindan suzulen notalar, Seni getiriyor bana. Seni seviyorum, Cunku, Sen hep benimlesin. Gozumu kapatmam yeterli seni gormem icin. Tatli narin tenini... Seni seviyorum, Cunku, Belki de ilk defa bir kadinin kokusu beni cilgina ceviriyor Icimden Odyseus a turku soyleyen deniz kizlari da Onu ayni kokuyla bastan cikarmaya mi calistilar acaba diyorum. Seni seviyorum, Cunku, Gozlerinin icindeki binlerce yildiz, Gecenin karanligini delip geciyor. Bana bakaraken kendimi yildizlara tepeden bakiyor gibi hissediyorum Seni seviyorum, Cunku, Benligim sana ait. Sen onu burusturup cope de atabilirsin, Kalbine yakin bir yere de koyabilirsin. Tanrim! O kalbine yakin sicak yerde olmak istiyorum. Seni seviyorum, Cunku, Sen sensin. Ama sen beni Ben oldugum icin seviyor musun? Onu kim bilir. Seni seviyorum Cunku, Seni sevmeyi seviyorum. Seni koklamayi seviyorum. Sana dokunmayi seviyorum. Seni seviyorum, Cunku, Saclarin ellerimin arasindan kayip giderken, Dunyadaki cenneti bulmus gibiyim. Bir an elimde tutuyorum o cenneti. Bir an sonra belki de Tamamen ellerimden kayip gitmis olacak. Seni seviyorum, Cunku, Ben hic bir kadin icin siir yazmadim, Bu hep tuhaf gelmisti. Ama simdi Senin icin siir yazmamak tuhaf geliyor. Seni seviyorum, Cunku, Icimde bir umut var. Bu siiri belki basucuna koyarsin. Kimbilir belki yanina da kirmizi bir gul... Seni seviyorum, Cunku, Tanri cicekleri yaratirken Seni de onlarla beraber yaratmis Papatyadan guzel, Zambaktan asil, Manolyadan tatli, Gulden daha guzel kokulu. Seni seviyorum, Cunku, Guzelligine melekler imreniyorlar. Dunyada ise, Olumluler arasinda Galiba bir tek benim gibi bir iki sansli Onu farkedebiliyor. Seni seviyorum, Cunku, Olene kadar Yokolana kadar Seninle olsam, Bu herhalde bir ceza gibi gelir, Daha cok senle olamadigim icin. Seni seviyorumi, Cunku, Senin tarafinan sevilme fikri bile Bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar guzel ve asil. Seni seviyorum, Cunku, Seni anlatmak icin misralar yetmiyor. Dusunuyorum bir kis gecesi bunu yazarken, Acaba kac sair onun guzelligini anlatmak icin Binlerce misra yazdi. Seni seviyorum, Cunku, Senin gulumsemen gunesin dogusu gib, Insana herseyi unutturuyor, Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor. Seni seviyorum, Cunku, Bu kadar nedenden sonra bile Seni ne kadar sevdigimi anlatamadim... Utku Erdogdu |
| Saat: 02:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık