![]() |
Belki de sahiden bırakacaksın beni.. belki de ben bırakılması elzem en zararlı alışkanlığım. Belki bir hata idi benle olmak ve hayaller kurmak. hayallerin hepsi de işkembe-i kübradan sallanmış şeyler ki sırf belki de sırf senin ellerini tutmak ve ensene arkadan bir öpücük kondurmak için belki de. belki de dünya zaten dönmüyor, ve Pakistan'da binlerce kişi ölmedi depremde ve donmuyor kalanları. Şırnak'ta sevgi yok belki de, elleri ve yüreği olan bir sevgi. belki de küre zaten yok ve zaten ısınmamakta yüreği, erimemekte buzulları, yükselmemekte denizleri. Telef edilmiş kuşlar, ve hatta kuş gribi yok belki de. Belki gökyüzü bile yok. Belki sen yoksun, belki de ben. Belki ve belli ki biz yokuz sade bu dünyada, sevgi var bizden öte öteden beri.... alıntı |
Çıldırmak Üzereyim kapînda kopegindi yuregim, el pence diz divan! cagir beni diyordu, ufukta kizillik... gece geciyor yuregimden, tan agirmakta. yanlisin var guzelim... hesabimiz kapanmadi hala! aklim sende... cildirmak uzereyim! |
Öpsem su rüzgari sana dokunur diye, Ölüp kalacak miyim yoksa, ismini diye diye, Gün boyunca bekledim telefon çalsin diye, Ama sen aramadin ayrildim diye... Bahtsiz benim adim, ayrilik ise soyadim, Her geçen gün yaklastim ayriliga adim adim, Herseyden ayrilirim ama ayriliktan asla, Yoktur benim yarim ayriliktan baska... Iste bir siir daha, yine bir aci, Yarab dinmeyecek mi, bende ki bu sanci? O tatli gülüsün artik benim kaderim, Gülüyor kaderim, bitmiyor kederim... |
İnci Dakikaları Sen bana yeni yılsın her dakika Her dakika bir yaşıma daha giriyorum Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın Ben bin parçaya bölündüm her parçasında Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın Erkek ağlar mı diyeceksin Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya Sen benim ağlamamı erkekliğime Uyanan ölmeyen yenilenen Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım Şehrin ölümünü yanlış anlama Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar Senin odan gün ışığı en güzel müzik bana Farklılıklar odası Giden tren buharları içinde örümcek ağı Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur Oldukları yerde bile |
Acı Bir Sevda Delikanlı bir sevdaydı benimki, Ak düşmeden önce saçlarına. Harbidendi benim sevdam, Haybeye vurulan tokatları yemeden önce. Niyetim ikramdı kırk yıllık kahveyi. Acı, acı ama kana kana içmekti, Hayatı meze yapmaktı, Aşkı satın almak değil, çalmaktı. Suçum buysa varın vurun kelepçeyi gönlüme, Hasta düşlerimi darağacına gönderin, Kırın kanatlarımı koyun kafese. SABAH YILDIZIM Ey benim doğmayan sabah yıldızım Geceler mi uzak sen mi uzaksın? Ne zaman bitecek bu yalnızlığım Umutlar mı uzak sen mi uzaksın? Bil artık sabrımın sabrı da bitti Seninle gelen aşk sensiz terketti Çalmadın kapımı çalmadın gitti Ellerin mi uzak sen m uzaksın? Sen misin 'ben miyim' kimmiş yalancı Nasıl yaşarız biz bize yabancı Böyle bir ayrılık ne kadar acı Yolların mı uzak sen mi uzaksın? Dilime marş ettim eyvahlarımı Söyle de bileyim günahlarımı Işıksız bıraktın sabahlarımı Gözlerin mi uzak sen mi uzaksın? |
Denizin Kentini Yaktım Denizin kentini yaktım Vızıldayıp duran kafamın ortasında Denizin kentini yaktım Hurma şırıltılarıyla Denizin kentini yaktım Beni çocukluğumdan koparan Denizin kentini yaktım Bir kent kadın kabuklarından Denizin kentini yaktım Miras kalmış bir alevle Denizin kentini yaktım Veli ağaçlarla kalbi atan mermerle Tanrıyı anarak kalbi atan Cami sütunları boğdu Sararmış gözyaşlarıyla Kararmış denizin kentini İstanbul ey sevgili şehir Dön dön karadan gelen sesime Son veren zaman yatırında Denizden getirilen biçimine |
Bir gariplik var sanki Anlatmak mümkün değil, inanki Ruhumu çoktan kaybettim Çarkı yaman dönen bir devran ki Candan ayrıldı canan ki Yürüyen kuru cesedim Sen say ki ben, yaşıyorum Anlayamadım etrafta dönenleri Gelenleri gidenleri Senleri - benleri Ne çetin mücadeleyle ağır ağır Tırmanmıştım merdivenleri İnişim çok hızlı oldu geri Aklıma şaşıyorum Bütün suç bende mi acaba Hep ben mi sığmadım boş kaba Çok şeyleri mi katmadım hesaba Ama ne emekler oldu heba Uyandım, sıyrıldım hayal dünyamdan Benden ne köy olur ne kasaba Boşuna coşuyorum Ne yaparsın ki ben buyum İyi - kötü huyum - suyum Ne boşum ne de doluyum Ne ilkim ne sonuncuyum Anlayanlar farkındadır durumun Tam kenarındayım uçurumun Tut elimden düşüyorum |
Adamın Biri Çifte koştuğun öküzler, Senin kadar yorgun değil kardaş! Sen ki kış ve yaz düşünceli Sen ki kış ve yaz yalınayak! Ne esnaf ne tüccar ne efendi Senin kadar değil düşünceli Senin kadar yorgun değil kardaş! Sen ki kış ve yaz düşünceli Sen ki kış ve yaz yalınayak! Sevmesi sana mahsustur Yüreğin hükmedince, Boynun damarları kabararak Türkü söylersin söyleyince, En iyi sen gülersin, Ölürsün öl deyince, Sana mahsus çalışmak. Sen ki kış ve yaz düşünceli Sen ki kış ve yaz yalınayak! |
Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken, göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı? Yorulmayın izlerinde savcı bey. |
Çaresiz Yolcu Nasıl değişiyor her şey durmadan Bakarsın unutulur unutulmayan Korunmanın çaresi var mı bundan? Budur dünyanın kanununda yazan Gün olur düşmanca bakar dostların Çok zaman vazgeçemediklerin Onlar ki senin hayatını mahvetsin Sen de hala onların peşindesin Arkadaş dünya değmez tasasına Umduğunu bulamazsın burada Kendini kahretmen hep boşuna Geç kalmadan hazırlan sen bu yola Bırak herkes gitsin kendi başına KOÇ'um sen git aklın yoluna Pişman olur kurtulamazsın sonunda Sefillik çekersin ömrün boyunca |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık