![]() |
Cambaz ... Ayağımı her atışımda sen vardın. ... yürüyordum, görenler 'düşüncelisin bu sabah' diyorlardı. oysa ben sadece adımlarımı sayıyordum |
Doruk beyaz, dere mavi; Etekler, yeşil çuhadan.. Dağlar, koskoca dünyayı İkiye böler ortadan... Ki nesi kalır dünyanın Dağları çeksen aradan? Kartal, süzülür yuvadan; Yuvası vardır kayadan. Dağlarda kartopu diye Birbirine ay atan Kızlar... ki dudakları al... Alları, değil boyadan. Dağ uykulariyle mahmur Yüzlerini, gün doğmadan, Seyrederler, ya suyun ya Ayın tuttuğu aynadan. Yaratırken şu dünyayı Yeri, göğüyle yaradan, Dağı sahiden yaratmış, Geri kalanı şakadan! Kurtlarına helâl olsun Ne alırlarsa ovadan! |
Ardımdan Ağlayamazsın... Kendimizle yüzleşmeye hazır değildik... Biz yaşamaya hazırlanırken bir gün gerçekleştireceklerimizin hesabını yaparken, Hayat geçmişimizden vurdu bizi... Yenildik! Ve belki de bu yüzdendi yazımızın bu denli okunaksız oluşu... bu yüzdendi yenilmemiz, Yanılmamız.. Bu yüzdendi vapurlarda dalga seslerine savrulmamız... Üstad! Biz hayat nedir anlamamışız! Ayrılıyorum anılarımdan.. Hazır değilim ama ayrılmak zorundayım... Şimdi/artık ayrılıklardayım... Savurur ömrümü giderim üzerine silik resimler karalanmış kitaplar arasından... Savurur ömrümü giderim..Hissetmez kimse ayrılışımı... Bir gemi nasıl sessiz sitemsiz yok olursa ufukta... ve bir inadına nasıl alev alev açarsa... Savurur ömrümü giderim..Ve ülkem kan ağlıyorken ve ben gidiyorken...ve Gök..gök ellerimde ufalanıyorken küllerim savrulur rüzgarına... ..ve sen! Sen, seni sevdiğimi hiç bilmeyeceksin... Şu an bu dizeleri bir gazete kağıdına karaladığımız bilmeyeceksin... öldüğüm günün sabahını seni anarak selamladığımı bilmeyeceksin.. yaşayıp gideceksin yaşamak denirse buna.. Bir kitabın tozlu sayfalarını çeviriyorum ağır ağır...Kitabın içinde bir kuru gül... hani birlikte koparmıştık...Aylardan bilmem ne ayıydı, günlerden ayrılık... Bakışlar değecek bu güle tozlu sayfalar arasında...Belki sen de rastlarsın ona... Rastlar, bu gülü hatırlamazsın...Hatırlamaz, ama yine de ağlarsın..... Ne diyorum ben! Sen hiç kitap okumadın..ve muhtemelen bundan sonra da Okumayacaksın.. Savurur ömrümü giderim işte.. Ardımdan ağlayamazsın... |
GİDİYOR Kopmuş yüreğinden Türk Milletinin, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Dualar tekbirler kuşatır arşı, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Peşinde milyonlar üstünde Bayrak, Dalga dalga umman çağlayan ırmak, Canıyla kanıyla tarih yazarak, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Oğuz Kürşat Selçuk Çağrı Alpaslan, Osman Murat Fatih Selim Süleyman, Kutlu coğrafyada kükreyen iman, Bir Vatan parçası daha gidiyor. İhanet üstüne dönülmez sefer, Ya Allah Bismillah Allahuekber! Şehadet beratı sunmuş Peygamber, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Kor düşer toprağa bulutlar ağlar, Hazana uğramış bahçeler bağlar, Yol verin engeller eğilin dağlar, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Ülküsü hedefti ***** kurşuna, Vasiyet bıraktı can yoldaşına, Ne Mutlu Türküm yaz mezar taşına, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Hainler sürüsü gülmesin dedik, Yürüdü yürüdük başımız dimdik, Devraldık nöbeti sıraya girdik, Bir Vatan parçası daha gidiyor. Malazgirtli Mehmet Söğütlü Mehmet, Davası Aydından Karsa emanet, Türkiyem uğurlar karşılar cennet, Bir Vatan parçası daha gidiyor. |
SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM İÇİMİ ACITIYOR YOKLUĞUN SENSİZ GEÇEN HER GÜNE LANET EDİYORUM SESSİZCE AĞLIYORUM KORKUYORUM AŞKIM SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM. ÜRPERTİYOR İÇİMİ YOKLUĞUN SENSİZLİK BANA VERİLMİŞ EN BÜYÜK CEZA YOKLUĞUN İÇİMDE KANAYAN BİR YARA GİBİ HER DAİM ACITIYOR CANIMI ÖLESİYE HAYKIRMAK İSTİYORUM SENİ SEVDİĞİMİ SENSİZ OLAMADIĞIMI,SENDEN KOPAMADIĞIMI KORKUYORUM AŞKIM SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM |
AŞK DA DEPREM GİBİDİR ------------------------------ Aşk da deprem gibidir: ne zaman kimi vuracağını asla bilemezsiniz. Gece yarısı aniden, dipten yükselen coşkulu bir dalga gibi kabarır içinizde. Toprak ayağınızın altından kayıyor gibi olur ve en hazırlıksız olduğunuz anda bütün şiddetiyle vurur Sarsılır, neye uğradığınızı şaşırırsınız. Heyecan,korku, kararsızlık, cesaret, acı, öfke, hüzün,merhamet,şiddet kaplar bir anda dünyanızı. Es dost yardıma koşsa da kolay Toparlanamazsın. Bittiğinde ağır bir enkaz bırakır geride. Daha kötüsü, 'tamamen bitti' sandığınız sarsıntı,hafif bir şiddette artçı şoklar halinde yıllarca sürebilir. Kalbinizdeki kırık hat ara sıra yoklar yeniden... Can Dündar |
Kac geceler seni dusundum, Kac geceler sana agladim bilimisin? sensizligin acisi günbe gün artarken Elim kolum bagli kalirim be sevdigim Isyanim yanlizliga isyanim sensizlige olsa ne cikar be sevdigim isyanlar seni geri getirmiyorki bana zaman zaman deli bir ruzgar esiyor kalakaliyorum orda belki senden bir haber vardir diye Bilirmisin sevdigim kac geceler ruzgara karsi bekledigimi ve bilirmisin kac geceler Gökyüzünde yildiz sectigimi En parlak olani degil be sevdigim bir birlerine en yakin olani Birini sen sayardim birini ben ve saatlerce seyrederdim onlari sonunda dalardi gözlerim uykuya ama ruyamda seninleyim yine sevdigim ve anliyorumki Ben alismisim sensizlige Sensizligi sen diye yasamaya Alismisim be SeVDiGiM..! |
Benimle Yeniden Tanis Bir gun bir yerde tekrar karsilasirsak Benimle yeniden tanis Biraktigin gibi olmayabilir bir cok sey Yasim,aklim,basim yufka yuregim Belki de biraz daha zalim,belki de medeni halim Bir gun bir yerde tekrar karsilasirsak eger benimle yeniden tanis Ama kimse anlamasin bu tanisIkligin evvelini Gozun bile isirmasin beni bir yerden Cikarmadim degilde tanistigimiza memnun oldum cevabini almak istersen Sarilarak degil ancak el sIkisarak karsilayabilirim seni Ve once sen uzat elini Cunku ogrendim artik Once bayanlarin elini uzatmasi gerektigini Ve daha nicesini Cunku ogrendim artik daha nicesini Bir gun bir yerde terkrar karsilasirsak eger Benimle tanis Ve gun bir yerde terkrar karsilasirsak eger Benimle yeniden baris Hani darilmistin ya ayrilirken sorumsuzluguma Cocukluguma, daginik olmama ve kot pantolonuma yirtik Biryerde karsilasirsak eger benimle baris O cocuk buyudu artik Benimle tanis,benimle baris Bitsin bu anlamsiz inat,bitsin bu yaris Ben onuruma tutsak,sen bagislayan yanlarina inat Neye ve neden kizdigini dahi hatirlayamazken artik Beni de unutursan eger aldirmam inan Cunku ozgur biraktim artik Tum bagislayamadigin yanlarimi Kimseye verilecek hesabi olmayan taraflarim Sehrin arka sokaklarinda kaybolup gitti Ve su zamana kadar yaptiklarim hep Cocukca bir oyundan ibaretti Ben unuttum artik o adami Kimbilir nerde simdi Gunahlarim veresiye ama Guzel yanlarim pesin.... Hani darilmistin ya ayrilirken sorumsuzluguma Cocukluguma, daginik olmama Ve kot pantolonuma yirtik Biryerde karsilasirsak eger Benimle baris Cunku o cocuk buyudu artik |
Imkânsiz Tesadüfler Cahit Sitki Taranci'ya Şimdi çikiverecek karşima arkadaşim, Mektebe gitmek için geçtigimiz şu yoldan. Babam tok sesiyle birden çagiracak: "Ziya!" Kalbimde eski sevinç, dallarda eski bahar. Gözlerimi kapatip: "Bil?" diyecek birisi. Bir mahşer ortasinda şaşirip kalacagim. Ve girecek koluma bir melek gibi karim. Saracak etrafimi dogmamiş çocuklarim... 1941 |
Sen Ve Ben Sen burada taş binalar arasında, Ben orada dağların arasında… Sen ekmeğini kazanırken yorgunsun, Ben ekmeğini kazanamayanlarla yorgun. Ayrı şeylere gülüyoruz belkide, Ayrı dertlere ağlıyoruz. Sen yitik bir şehirde, Ben yitik umutlar peşinde. Sen bir güzele içiyorsun meyhane köşelerinde, Ben güzel olan her şeye içmek istiyorum. İşte bu yüzden karşılaşamıyoruz bir yerde, İşte bu yüzden kopuğuz birbirimizden. Sen bir dükkandan satın alırken gülleri, Ben güller yetiştiriyorum bahçemde. Sen bilmediğin için özgür değilsin, Ben bildiğim için… Beklide senin bildiğini bilmiyorum ben Beklide habersizce yaşıyorum ama Sen yalnızca okuyorsun şiirleri, Ben yazıyorum ben yaşıyorum. İkimizinde öyküsü var, Öykümüzün sonu çok ayrı... Sen renklere koşarken mutlusun, Ben renksizliğe renk katarken mutluyum. Hatta bayramlarımızda benzemez birbirine, Şenliklerimizde… Sen bir bayram günü el öperken dolup taşıyorsun, Ben el ele meydanlarda ama her gün. Beklide bu yüzden hiç konuşmadık seninle Birbirimiz hiç göremedik dokunamadık… Ve sesimizi duymadık. Beklide bu yüzden tanımıyoruz birbirimizi Sen Avrupa Ben Asya… Sen taş kaldırımlarda yürürken düşüncelisin, Ben çamurlara batarken düşünceli… Caddeler senin şehirler senin, Ben sokaklarda, Ben köylerde gezmeyi severim. Sen kitapların içinde kitapsız ve yalnız Ben türkülerin içinde. Ben sararmış sayfalar ararken yalnız Hatta sen orda bir yağmurda ıslanırken öfkelisin, Ben karlı yollarda neşeli ama üşürüm. İşte bu yüzden birbirimizin adını bilmiyoruz. Hiç buluşamıyoruz bir yerde… İşte bu yüzden dost değiliz, Düşman değiliz…. |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık