![]() |
Ben en çok seni özledim Sana sarılmayı, Sımsıcak kalp atışını Ve ellerimin arasından Akıp giden saçının titrek Tellerini özledim. Ben en çok seni özledim Derinliğinde kaybolduğum Gözlerine ne demeli bilmem. Beni sonsuzluğa sürükleyen Ve ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten O derin ve Güzel gözlerini özledim. Ben en çok seni özledim Sesindeki çocuksuluğu, Varlığındaki coşku ile Kederin o muhteşem yoğruluşunu, Olmadık zamanlarda Olmadık benzetmelerini, Mesela ile başlayan Ve insanın ruhunu okşayan Hecelerinin kelime olmaya Koşuşunu özledim. Ben en çok seni özledim Yorgun bir akşamda Yürürken kaldırımlarda Sensizliği solumayı Ve sensizlikle yürümeyi özledim Ben en çok seni özledim Seni seviyorum Deyişin içindeki seni Ve şiirlerdeki her bir satırın, Sana dönüşünü özledim. Ben en çok seni özledim Yağmur yağarken üzerime Gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne Başka bir yağmurla sana yağsın diye Umut etmeyi özledim Ben en çok seni özledim Kalbindeki insanlara rağmen Orada sıkışacak bir yer bulmak Ve dışarda kalmamak için yaptığım Çırpınışları özledim. Ben en çok seni özledim Sen, Kimi özledin? |
Kirpikler ve Kadın Rüzgar bir gece takıldı Gözbebeklerinin derinliklerine Ve derin uykuya dalan kirpiklerine Gece eğlence düşkününe benziyor Dışarda delicesine yağmur Sana sarılan beden Titriyor soğuktan Belli belirsiz sınırları aşarak Denize ulaşıyor yaz sürgünleri Titrek ve tutsak Tüm duyguların evreninde Sarhoşu seninle olmanın Gecenin bir saatinde Rüzgarlı bozkırlarda Yasak karanlıklardasın İçeri dışarı gibi Kapkara ve ürpertici Yağmur sonrası Renksiz bulutları kovalarken Değdi değecek yeryüzüne Buğday saçakları gibi Doplolu gözbebekleri Gecenin... |
Tutunamıyorum Tutmuyor ellerim Kaldırmıyor yüreğim sevgiyi Zamana yenik düştüm, Sensiz geçmiyor zaman. Halimi soranım kalmadı. Sana gel diyemiyorum Hava soğuk ve dışarıda kar yağıyor Hiçbir sıcaklık, seninki kadar ısıtmıyor Gideceğin gün bir sabah vaktiydi; ve güneş, kendisini yeni yeni ispatlamaya başlamıştı. Gitme diyemezdim Desem de gideceğini biliyordum. Sen daha ilk gün kara haberini vermiştin Teselli sözcükleriyle zaman geçmiyor Biri sanki seni bana bağlamış, çözmüyor. Hangi telefon kulübesini görsem, hangi sokaktan geçsem, hangi yola vursam kendimi; sen geliyorsun... Tam denizin boşluğunda unutmaya yelken açmışken, senin yönünden rüzgâr esiyor gemime. Yıldızların içinde bir yıldız parlıyor Ay geceleri tebessüm ediyor Güneş şafağa erken uyanıyor Ben ise uyanamıyorum aydınlığa. Gittiğin ilk gün unutursun demişlerdi, ama olmadı. Aradan aylar geçti. Unutmak bir yana, Senin ateşin kor olup sinemi yakmaya başladı. Her şeyin ilacı zamandır derlerdi Sanki zaman bana oyun oynuyor. Sonbahardaki ağaçların yapraklarını döktüğü gibi, dökülüyorum tel tel. Üzerimde kalmadı hiç tutunacak dalım Ortalığı büyük bir sis bulutu kapladı Kimseyi görecek halim kalmadı Gökyüzünde uçan kuşlar yönlerini şaşırmış Kalbimin sevgi ritimlerinin atışları farklılaşmış Seveyim diyorum, üzerime çığ düşüyor. Bırakayım diyorum, gönlüme dolu yağıyor. Unutmayı deniyorum, Yıldırım gibi ateş yağıyor. Tren rayları gibi uzuyor sevdam Bense tutunamıyorum sevdama... |
ADAM GİBİ Ben seni hiç sevmedim ki Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim Bir çiçeği sevmeni bir güle benzemeni sevdim Bir de yıldızları sevdim Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular Ben seni hiç sevmedim ki Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim Kurşunları sevdim beni vurduğunda Ağlamayı sevdim unuttuğunda Yalnız olduğumu anladığım da Ayakta kalmamı sevdim Yıkılmamı sevdim seni her hatırladığımda Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği Su gibi özledim temmuz güneşinde sesini İkindide yağmur gibi Geceleyin rüzgar gibi sevdim seni sevdiğimi Ben seni hiç sevmedim ki Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim Menekşeyle konuşmanı Nisana hatırlatmanı Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman Sakız satan çocukları Yeni çıkan şarkıları Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe Ben yangını sevdim Yandığım zaman böyle işte Ben seni hiç sevmedim ki Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine Bir gece bir şiir kibrit alevinde Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde Buğusunda sabahın Acımasızlığında bir ahın Ağlayan yüzünde isanın Ferahlatan gücüyle duanın Korkutan yanıyla narın İncirin zeytinin ve kalbin üstüne Gülün üstüne Tutunduğum umudun üstüne Korkunun üstüne Senin üstüne Hepsinin üstüne Ben seni hiç sevmedim ki Gittiğin zaman Gitmeni sevdim Evreni sevdim geldiğin zaman Kalmanı SEVMEDİM Ürküyordum sana alışmaktan YİNE DE sevdim gülümsemeyi Mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından Kırlara ilk kar düştüğü zaman Ölümün ne güzel olduğunu sevdim SENİ İÇİMDE ÖLDÜRDÜĞÜM ZAMAN Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe Ben yangını sevdim Yandığım zaman böyle işte Ben seni hiç sevmedim ki Ben sevdim mi ADAM GİBİ SEVERİM |
Hani bir sevgilin vardı Yedi sekiz sene önce, Dün yolda rastladım Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü Konuştuk ordan burdan, Evlenmiş, çocukları olmuş Bir kız, bir oğlan. Seni sordu Hiç değişmedi, dedim, Bildiğin gibi... Anlıyordu. Mesutmuş, kocasını seviyormuş, Kendilerininmiş evleri.. Bir suçlu gibi ezik, Sana selâm söyledi. |
MÜLTECİ geldim hüzünlü duraklara uğradım gelirken sürgün yemiş sevdanın özgür fısıltısında vazgeçtim kendimden vazgeçtim kırık kalpli resimler biriktirmekten şarkılar bedel ödetti bize neden yanılgılar peşimizde karabasanlar gibi gezer yenilgilere düşmeden uçurmalıyız artık içimizdeki beyaz güvercinleri dalgalar vuruyor gözbebeklerime ben sana mülteciyim sevgili mumları eriten ateş düşerken damarlarıma ezberlediğim yollar yakınlaştırır seni bana dağlar ağırlığında özlemler getirdim ‘sana kendimi getirdim’ kelebek ömrü kısalığında da olsa ölüm de olsa sonu inan, razıyım ben bu aşkın tekrarına gözyaşı ikliminde kalır mıydı taşlarda ellerimin izi ve orman yangınlarından sonra adın ben, seni suya yazmalıyım sevgili / bir içimlik berrak suya sonra karışsın diye damarlarıma kana kana içmeliyim sol yanım sevdana hamal bar değil yar oluyorsun müzmin yaralarıma aldığım her nefes sana kelepçeli bana yasak, maviye boyanamam ne kadar özgür olsam da sensiz özgürlük de yasak bana sensiz her şey yasak dudaklarının kızıllığında bir iksir yakıyor bedenimi canevim bana hazan, bana hüzzam, sana haraz sana saklıydı içimdeki hamarat çocuk aşkın varlığından bu yana yaşansaydı düşerdi tarihe böyle bir karasevda işte böyle ay ışığının kızı gözbebeklerine sığındım karanlığın kanyonlarında gönlünün bereketli ovasına geldim beni sorgusuz karşılarken gözlerin uçurum kenarında bir dala tutunur gibi tutup ellerimi ‘döndün işte, döndün’ dedin döndüm sevgili ‘sana kendimi getirdim’ ekmek kutsallığında / paylaşmak için ve paylaştıkça çoğalması için yani ikimiz için, yenice bir sevda getirdim aşkın tarifini istiyorlar benden / yani ateş ve suyu, yani seni bu alev yakmaz dedim ateş olsa kuvvet verir ışığa bu suda bir ölümsüzlük öpücüğü var baksanıza, her damlasında gördüğünüz ateş ve barutun âb-ı hayat olduğudur aşk, kalp içinde bir kor değil kalbin kendisidir yani sen sevgili sevda bu ilk durak, ilk heyecan bindiğim ilk otobüs gibi hala saklımdasın hala sakarlığım düşüyor mu aklına yağmurun kızı / hadi kanatma beni bizim yolumuz başlar bütün yolların bittiği noktada / bizim sevdamız başlar duraksamadan, ebede kadar |
BEN EYLÜL SEN HAZİRAN http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Bir eylüldü başlayan içimde Ağaçlar dökmüştü yapraklarını Çimenler sararmıştı Rengi solmuştu tüm çiçeklerin Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı Katar gidiyordu kuşlar uzaklara Deli deli esiyordu rüzgar Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmişliğim, sevilmişliğim O heyheyler, o delişmenlikler neydi Ne bu kadere boyun eğmişliğim Ne bu acıdan korlaşan yürek Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer oldu güldüğün yerde Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi Oldurduğun yemişlerin ağırlığından Dallarım yere değiyor Güneşi batmadan saçlarının Bir dolunay doğuyor bakışlarından Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan Ölebilirim artık Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Baksana; parmak uçlarım ateş Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalım on üçüncü aylara |
İmkansızı Haykırış... imkansızı sevmekti benimkisi.. beni sevmeyeni sevmekti özlemdi her defasında işkence misali iki kol düğmesinin birbirine kavuşamaması gibi... yalnızlıktı her defasında yalnız beklemekti dünyayı bir çınar ağacı gibi... yaşamak istemediğim acı.. acı dolu en kötü tecrübeydi... özlemimdi, vazgeçilmezim... yanlızlığımdı çoğu zaman dedim ya benimkisi imkansızı sevmekti, beni sevemeyecek birini sevmekti şimdi ben bana ait olmayan seni... söz geçiremiyorum, atamıyorum kalbimi... tıpkı denizlerin dalgalarla pislikleri atamadığı gibi... İmkansızı sevmekti benimkisi Beni sevemeyecek Seni sevmekti... |
İNSANLAR KENDİ ÇİZERLER KADERLERİNİ Artık gidebilirsin gideceğin yere Sana kal diyemem Son ümit senden olsun Senden olsun son pişmanlık Hayır diyemem Bil ki Seni artık sevemem O bitimsiz anılar gelse de aklıma Göz göze, diz dize oluşumuz Birlikte yaşadığımız günler Geceler de gelse aklıma Sana dönemem Her masal gibi bitti bugün O kısacık mutluluğumuz Belki yalandı Belki yalan gibi bir şeydi Seninle mesut oluşumuz Şimdi ellerini görüyorum boşlukta çaresiz Gözlerini görüyorum en acı hüzünlerle dolu Oysa Ne kadar yalvarsan da Ne kadar ağlasan da Artık evet diyemem İnsanlar kendi çizer kaderlerini Seni affedemem... |
SEVGİ YAĞMURUM OLSAN http://www.sevdayolu.com/images/yeni15.gif Günüm güneşim ol, ısınacağım Ümit duvarım ol, yaslanacağım Sevgi yağmurum ol, ıslanacağım Gül kokun bir ömür tenimde kalsın Sen uykuysan ben gördügün düş olam Sen yuvaysan ben bir yavru kuş olam Ağlar isen yanağında yaş olam Gözlerin bir ömür gözümde kalsın Gel sevgilim ol benim, düş kaçağım Göğsüne başımı yaslayacağım Kalbimin içinde saklayacağım Özlemin bir ömür gönlümde kalsın Bir dünya sun bana tutunacağım Gönlümü sevginle avutacağım Bütün ihanetleri unutacağım Ellerin bir ömür elimde kalsın Sevgi mırıldayan nehirler gibi Derin uykularda şehirler gibi İsminki dualar şiirler gibi Ölünceye kadar dilimde kalsın |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık