![]() |
Dudağının kıyısında canım çekti aşkı... Dönsem hatıralara Göz yaşları, kurumuş mudur sence? Hani baksam resimlere İçimdeki yaranın, düşer mi kabuğu? Gözlerine dalsam… Bakışlarında yakalar mıyım kaçışları? Sussam şarkımız çalarken Süzülür mü notalar yanağımdan? Dağılırken ismindeki harfler Noktası düşüp “ben” olur mu göğsünde? Dönsem aynaya Beni “sen” görsem, yabancılaşır mıyım? Parmaklarımı dolaştırsam yüzünde… Dudağının kıyısında kalmış mıdır aşk? Tozlanmış sevişlerden sakladığım tek bir öpüşte Alır mıyım yılların buruk tadını…? ; Dönsem hatıralara Hani baksam resimlere Gözlerine dalsam Sussam şarkımız çalarken Dağılırken ismindeki harfler Dönsem aynaya Parmaklarımı dolaştırsam yüzünde Tozlanmış sevişlerden sakladığım tek bir öpüşte Dudağının kıyısında kalmış mıdır aşk? Beni “sen” görsem yabancılaşır mıyım? Noktası düşüp ben olur mu göğsünde? Süzülür mü notalar yanağımdan? Bakışlarında yakalar mıyım kaçışları? İçimdeki yaranın, düşer mi kabuğu? Göz yaşları, kurumuş mudur sence? …d u d a k l a r ı m ı z ı n k ı y ı s ı n d a ? ..” |
İ s t e m e s e n D e Sanma ki bitecek bu aşk ansızın, Sen istesen de, bitmez ben istemesen de Ne zaman biter bilmem ki; Ben toprağa girdiğimde, sen istemesen de Dayanmak, zor bilirim bensizliğe Ben istemesem de, sen istemesen de, Ben söyle; alıştım mı sanırsın sensizliğe Sen istemesen de, ben istesem de. Biter miyim artık yoruldum. Ben istemesem de, sensizliğe düşsem de. Unutmaz, unutamaz kalbim sonsuza dek. Ben istemesem de bırakıp çekip gitsen de. Ardına bakmadan, çünkü hep varsın İzlerin silinmez, karışmış kanın kanıma, Anlıyor musun? akacak damarlarımdan, her nefes alışımda... Düşünmesen de. |
Bana Kimsin Diye Sorma Meleğim Bana kimsin diye sorma meleğim Pek güzel dinle de izah edeyim Nam-ı naçizime `Fikret' derler Şi're de nisbetimi söylerler Kaldığım varsa da gah ekmeksiz Kalmadım şimdiye dek mesleksiz Nur bekler gibi nısf-ı şebde Bekledim on iki yıl mektebde Sonra çıktım ne için bilmeyerek Bu da bir cilve-i baht olsa gerek Bab-ı Ali'ye müdavimlendim Ehl-i namus diye mimlendim Şimdi bir hayli eser sahibiyim Ahmed İhsan'da musahhih gibiyim Saye-i lutf-i cihan-banide Hocayım Mekteb-i Sultani'de... Tevfik Fikret |
Kalbimin AtışındaKalbimin Atışında Bile Sen Varsın (H) Kalbimin AtışındaKalbimin Atışında Bile Sen Varsın Martıların sesinde, Bülbülün haykırışında, Seni duymamak mümkün mü? Parlayan sabah güneşinde, Yağan yağmurda, karda, Yüzünü görmemek mümkün mü? Esen rüzgârlarda, Seni hissetmemek mümkün mü? Düşüncelerde, Senin olmaman mümkün mü? Bütün her yerde, Senin özel bir yerin var. Kalbimin atışında bile sen varsın sen… (H) Kadehler Ölüme Sevgiler Nefrete Dönüşmeden Kadehler Ölüme Sevgiler Nefrete Dönüşmeden Ne zaman sana benzeyen birini görsem,sen zannediyorum. Koşup bakıyorum ardından sesleniyorum, Oysa yoksun. Sen geliyorsun aklıma, Düşünüp ağlamaklı oluyorum. Sonra.. Boşver diyorum , boşver bitti. Her güzel şey gibi, Kısacık bir ömürdü belki bir kaç aya sığıveren. Sen yeni bir omuz bulursun, Başını koyup ağlayacak yalandan. Ben kadehime gözyaşlarımı doldurup içerim, Sevgimi meze yapıp unutana kadar seni. Bak. Ağlamıyorum artık, Gülebiliyorumda sen yokken. Nefretimi yaktım sigaramın ucunda duman,duman. Sevgimin üstüne bir çizgi çektim, Silmedi silgiler .Silemedim. İzin verde bende yaşasın sevgim. Bırak masamda karşımda otursun. Görmesemde bir kadehi paylaşsın benle. Hadi gülüm.Şerefe. Bakma sarhoş olduğuma ,bu da geçer. Kalkarız ayağa yine. Düşsek te yıkılmayız ölesiye. Öylesine içiyorum iş olsun diye. Sanmaki senin için sarhoşluğum, Sana değil gülüm unutamadığım başkası. Unutamadığım masum ağlamalar,masum göz yaşları. Nasıl da inanıyor insan sevince. Uykularımı kaçırıyor karanlık gece. Rüzgarın uğultusu korkutuyor gülüm. Hava soğuk, sarhoşum,denizde durgun. Aklımı kaçırıyorum sanki,birazda üşüyorum. Ne olur.Bir el dokunsa arkamdan, Öpse soğuk dalgalar bedenimi. Zor da olsa üzülme gülüm,gel gör cenazemi. Ağlama yalnızca alkışla, Ne zaman hatırlarsan beni. Şişeler boşaldı,film koptu,hatırlamıyorum gerisini. Yinede üzülme gülüm zorlayıp vicdanını. Yine bulursun bir kaç kuruş verecek birisini. Ama .Sevgiye ihtiyaç duyarsan bir an. Sanmaki sana,etinedir sevgisi. Bir anlık zevkin hırıltılarıdı rsahte sevgi sözcükleri. Sanmaki bende sevdim, Sanmaki sevgime isyanım geceleri. Başkası olsa yıkılırdı belki. Yıkılmadım ulan,düşmedim, Dim dik ayaktayım ilk günkü gibi. Kustuğum kan değil,kızılcık şerbeti, Sendemi zannettin seni sevdiğimi, Geç bunları gülüm ,geç.. Sevmedim vallahi ,sevmedim billahi, Ben ,beni sevmişim gülüm, boş ver. Ben kimseyi sevmem kaldıki seni. Dur biraz.Sigaramdan bir nefes, Rakımdan bir yudum alayım. Oh... yarasın. Zehir olsunda aksın içime. Kadehler ölüme ,sevgiler nefrete dönüşmeden Yazıyorum aklıma ne gelirse. Ben Şairim.... Şairler son yolculuğuna uğurlanır şiirle. Sende bana bir şiir söyle hiç sevmesende. Biraz sıkıntıya gir oku. Eğer gelirsen kabrime. Çiçek getirme istemem,duada etme. Suda dökme toprağıma üzülme. Bir damla göz yaşı ver yeter. Bir de şiir oku ihanet üzerine. Ben duyarım gülüm sesin titresede. Kim demiş şairler sevmez diye, Şairlerde sever ölümüne hemde. Bende sevdim ulan,sevdim işte. Delicesine. Tanrının laneti gibi çöktü üstüme, Sevginin gölgesi istemesemde. Artık şiirde yazmayacağım belki. Belki sevmeyeceğim kimseyide. Ölümü bekleyeceğim camdan bir kutuya koyup sevgimi. O gün geldiğinde. Belki hiç duymayacaksın katedrallerdeki çanları. Sabahın bilmem kaçında camilerdeki salaları. Üsküdar eşrafından olup, Bilmem nerde oturan, Vefat etmiştir .Allah rahmet eyleye... Duysanda umursamayacaksın belki. Nereden bileceksinki. Biten bir ömrün, Bitmeyen bir sevginin, Son yakarışları bu, Sessizce... Ne zaman sana benzeyen birini görsem,sen zannediyorum. Koşup bakıyorum ardından sesleniyorum, Oysa yoksun. Sen geliyorsun aklıma, Düşünüp ağlamaklı oluyorum. Sonra.. Boşver diyorum , boşver bitti. Her güzel şey gibi, Kısacık bir ömürdü belki bir kaç aya sığıveren. Sen yeni bir omuz bulursun, Başını koyup ağlayacak yalandan. Ben kadehime gözyaşlarımı doldurup içerim, Sevgimi meze yapıp unutana kadar seni. Bak. Ağlamıyorum artık, Gülebiliyorumda sen yokken. Nefretimi yaktım sigaramın ucunda duman,duman. Sevgimin üstüne bir çizgi çektim, Silmedi silgiler .Silemedim. İzin verde bende yaşasın sevgim. Bırak masamda karşımda otursun. Görmesemde bir kadehi paylaşsın benle. Hadi gülüm.Şerefe. Bakma sarhoş olduğuma ,bu da geçer. Kalkarız ayağa yine. Düşsek te yıkılmayız ölesiye. Öylesine içiyorum iş olsun diye. Sanmaki senin için sarhoşluğum, Sana değil gülüm unutamadığım başkası. Unutamadığım masum ağlamalar,masum göz yaşları. Nasıl da inanıyor insan sevince. Uykularımı kaçırıyor karanlık gece. Rüzgarın uğultusu korkutuyor gülüm. Hava soğuk, sarhoşum,denizde durgun. Aklımı kaçırıyorum sanki,birazda üşüyorum. Ne olur.Bir el dokunsa arkamdan, Öpse soğuk dalgalar bedenimi. Zor da olsa üzülme gülüm,gel gör cenazemi. Ağlama yalnızca alkışla, Ne zaman hatırlarsan beni. Şişeler boşaldı,film koptu,hatırlamıyorum gerisini. Yinede üzülme gülüm zorlayıp vicdanını. Yine bulursun bir kaç kuruş verecek birisini. Ama .Sevgiye ihtiyaç duyarsan bir an. Sanmaki sana,etinedir sevgisi. Bir anlık zevkin hırıltılarıdı rsahte sevgi sözcükleri. Sanmaki bende sevdim, Sanmaki sevgime isyanım geceleri. Başkası olsa yıkılırdı belki. Yıkılmadım ulan,düşmedim, Dim dik ayaktayım ilk günkü gibi. Kustuğum kan değil,kızılcık şerbeti, Sendemi zannettin seni sevdiğimi, Geç bunları gülüm ,geç.. Sevmedim vallahi ,sevmedim billahi, Ben ,beni sevmişim gülüm, boş ver. Ben kimseyi sevmem kaldıki seni. Dur biraz.Sigaramdan bir nefes, Rakımdan bir yudum alayım. Oh... yarasın. Zehir olsunda aksın içime. Kadehler ölüme ,sevgiler nefrete dönüşmeden Yazıyorum aklıma ne gelirse. Ben Şairim.... Şairler son yolculuğuna uğurlanır şiirle. Sende bana bir şiir söyle hiç sevmesende. Biraz sıkıntıya gir oku. Eğer gelirsen kabrime. Çiçek getirme istemem,duada etme. Suda dökme toprağıma üzülme. Bir damla göz yaşı ver yeter. Bir de şiir oku ihanet üzerine. Ben duyarım gülüm sesin titresede. Kim demiş şairler sevmez diye, Şairlerde sever ölümüne hemde. Bende sevdim ulan,sevdim işte. Delicesine. Tanrının laneti gibi çöktü üstüme, Sevginin gölgesi istemesemde. Artık şiirde yazmayacağım belki. Belki sevmeyeceğim kimseyide. Ölümü bekleyeceğim camdan bir kutuya koyup sevgimi. O gün geldiğinde. Belki hiç duymayacaksın katedrallerdeki çanları. Sabahın bilmem kaçında camilerdeki salaları. Üsküdar eşrafından olup, Bilmem nerde oturan, Vefat etmiştir .Allah rahmet eyleye... Duysanda umursamayacaksın belki. Nereden bileceksinki. Biten bir ömrün, Bitmeyen bir sevginin, Son yakarışları bu, Sessizce... (H) Meçhul ....... Etrafa baktım Kimsesiz sokaklarda sıkılmışım basınçtan Daralıyorum. Bu nereye kadar sürecek, Selam vereceğim insanlara, Etrafımda İnsanlardan eser yok. Güneş ısıtmaz içimi, Gece kalbur kalbur şiir yüklemiş, Yüreğimde Bir berduş serseri, Bir taraftan bir tarafa vuruyor. Nereye çarpsam kendimi, Acıdan başka bir şey yok. Bilmiyorum belkide sonum geliyor, Sonum geliyor umman içinde. Belki,yarın kapanacak gözkapaklarım, Belki yıkılacak içimdeki berduş, Bir nisan yağmurunda. Ancak, Alnımda adaletçe yaşama şerefi, Şerefsizlerin deryasında yüzeceğim, Kimbilir belkide, O umman'ı göremeden, Ölüp anılar gibi silineceğim. (H) Gecenin Sessizliği Gecenin sessizliğinde Bir şarkı geliyor ise kulağına uzaktan, Hafiften yağmur çiseliyorsa, Ve yüzünü yağmura çevirmişsen İşte o zaman yüreğin çarpıyor ve susuyorsun... Gecenin Sessizliğinde Yıldızın göz kırpıyor ise sana Ve kayıp gidiyor ise iz bırakarak, Elini uzatıveriyorsan farkında olmadan ardından, İşte o zaman yüreğin çarpıyor ve susuyorsun... Yağmurun ile sırılsıklam olmak, Bulutuna ermek istiyorsan, Durma haykır yüreğinin sesini Sis dağılsın gecenin sessizliğinde Ve yıldızın parlasın, Gecen gündüzün olsun. |
Balkon Çocuk düşerse ölür çünkü balkon Ölümün cesur körfezidir evlerde Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların Anneler anneler elleri balkonların demirinde İçimde ve evlerde balkon Bir tabut kadar yer tutar Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen Şezlongunuza uzanın ölü Gelecek zamanlarda Ölüleri balkonlara gömecekler İnsan rahat etmeyecek Öldükten sonra da Bana sormayın böyle nereye Koşa koşa gidiyorum Alnından öpmeye gidiyorum Evleri balkonsuz yapan mimarların |
Penceremde Eylül Uyu zifiri karanlık elimdeki şarap bıçak kesmez gözlerimin üşümesini aylak güvercinler pencerede çığlık secerem kapalı, kapılar da Düşün cennetinde o adam aynasında bulut yüzdürür yılgın,asi toprak tadında sağanak sancısı büyür Sus gamzende şehvet, kuytuda gece duvarda nahoş erik, serseridir günaydınlar eylül ekim ağıtları duraksız çiy kokusu soyunur akşamın teni giyin bahçende gelincik aşk kırmızı kirpiklerinde mavi yağmursuz da bahtiyar anla bu mevsim yaşlanmanın tam sırası cevizin yaprağı omuzunda kurşundan şiir şarap sızıyor kıyılarıma yüzümde koşulsuz gün ışığı ./ay doğurgan gövdem de |
İçerde Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mı? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cıgaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin... |
Eğlen Çoruh! Dur Çoruh! Aşkın ile düştüğüm yurda ben, Bir hız ile ulaştım tâ Bayburt'a ben. Bana hiç tanıdık çıkmadın orda, Doğrulup yüzüme bakmadın orda. Yalvardım, yakardım, köpürdüm taştım Bir gece rüyamda sana ulaştım. Dedim: Çoruh! İnsafa gel, dine gel! Demedin mi bana: "Artvin'e gel!" Uçtum hasretinle, döndüm kuşa ben, Geldim "Yalnızçam"a, "Ardanus'a" ben Hani vaatlerin? Nerdesin Çoruh! Hala boynu bükük, yerdesin Çoruh! Kalkın, şahlan, beni al da sonra in... Halinizi seyre çıkmış Artvin; Çamlar sisten çıkmış sesini kısmış, Evler ayağının ucuna basmış. Birikmiş yamaca hepsi üst üste... Hepsinin kulağı sendeki seste! Senin hasretinle yandım yıllarca Dur bir gönülüne seslen bir parça. Bizim kaynağımız aynı dağlardır. Beni anlayacak başka kim vardır? Benden de içer bu avare güruh Sen varsın derdimden anlayan, Çoruh! Al benden gönlümü, ummana ersin! Adım Çağlar diye belki gülersin: Suyuma damlayan bir gözyaşın yok, Mecranda inci yok, sabır taşım yok. Yaydığım çakıldır, götürdüğüm kum, İnsan kılığına girmiş Çoruh'um... Kan içimde çağıl çağıl akmada, Tarih geçip, beni boş bırakmada. Kıyıdan ilk defa ok atan bende. "Otlukbeli'nde" at oynatan bende; Sende gölgesi var, bende eseri, Birbirine düşen nice Türk eri, Vicdan azabını çekerler bende; Kalan er bendedir, kaçan er bende; Bir gözüm yaşlıdır, bir gözüm kanlı. Benim Akkoyunlu, benim Osmanlı; Sana dökülecek bir kederim var, Selam yollayacak kimselerim var. Ben gibi aşina seyrek bulunur, Bana seslenmeden geçemezsin, dur! |
Sonrası Ölüm Diyebilirsen demek ki bu budur !!! hayatın cümle sinik kelimeyi mefruşatından alınan pay ayrısı gayrisi yok denen perdenin önünde durmadan soluk soluğa dökülen yapraklar içinde çal! çalabildiğin en koyu şarkıyı demi arabesk debisi bal topla yaralı bir hal içinde kıvranan kuyruğun şimşir tarak gümüşi oylum saçların içinde oynaş hallice keyifli bir dünyanın çürüyen yerlerini aç tütsülü dilinde gerilsin ortalığa ipekten ağlaş ve yürekliysen en ağır suçtan sallan! sen ki şairim diye ortaya çıkan sevda, en sevda dilinde pelesenk, göm yalnızlığa kendini eğer hiçsen çıkart en şehvetin gözünü yaşamak denen açlığı tıka basa doyur sonrası ölüm diyebilirsen. |
http://www.yazgulu.com/karisik/lightofthemoonmoon.jpg Elimde kaldı umutlarım Her sabah hüzünle karışı bir umut var içimde. Sensizliğin hüznünü, yeni bir günün seni getirmesi umuduyla bastırıyorum. Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için. Belki sana kavuşacağım ana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın... Kim bilir belki de yanlızca kendimi avutuyorum. Gittiğinden beri hep yanlızlık şiirlerine takılır gözüm. Bir başıma değilim, sensizlikten yanlızım. Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insana bir ben bilirim. Gitmelerin, gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, en koyu özlemleri... Senin gidişin de ateş gibi çöktü yüreğime. Hiç bir yağmur yetmedi içimdeki hasret ateşi küllendirmeye. Hiçbir sevgi yetmedi senin özlemini gidermeye. Ben her sabah beni sana götürecek yollarda yürüdüm, Senin duyacağın sarkıları söyledim yanlızca. Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğunu hiç anlamadığım güneşle Beraber ben de battım bir kez daha... Geceleri hep uyudum, uyudum; Gün boyu hasretini rüyalarımda biraz olsun giderebilmek için. Her şeye iyi gelen, yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar acıtmamıştı yüreğimi. Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz oldu. Benim günün de gecem de karanlık şimdi. Ne ay uğruyor gecelerime, ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor. Elimde kaldı umutlarım... Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık, içimde öyle bir yara açtın ki, bir gün Olurda geri dönersen kendi yaptığın boşluğa sende yetmeyeceksin. Orası hep bomboş, paramparça kalacak. Büsbütün cam kırıklarıyla kaplı kalbim. Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlatacak en ufak bir görsem o kıraklarla dolu Yerim batmaya başlıyor yüreğime. Artık sabahları yanlızca hüzünle uyanıyorum. Hiçbir şey beklemiyorum günden, seni bile... Varlığında sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla kırıklarla, boş umutlarımla Sensizken alışırım, alışmaya çalışırım yokluğuna... |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık