![]() |
Bırakıp Gittin Beni Bırakıp gittin beni bütün kapılarda Bütün çöllerde tek başıma kodun Şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim Vardığım hiçbir yerde değildin Sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam Hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını Denizde dalga kırandan da boş boşluğunu bir günün Seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği Bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz Heryerde bırakıp gittin beni gözlerinle Düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni Yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin Düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışda senden Başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç Bana bakıp görmediğin için Ben yokken içini çektiğin için Ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen Louıs Aragon |
Yaralarımı kanatıyor her yeni gün bir kez daha Acı çekmekten yorgun düşmüş bir bedenle Kat etmeye çalışıyorum bu dehlizlerle dolu dünyayı Anlaşılmadan geçecek bir ömrün yükünü taşıyorum omuzumda İnsanı en çok seven anlamazsa kim anlar,demekten vazgeçtim Çok seven diye birşey yok, sevgi de, aşkta bir yalanın parçaları Puzzle tamamlanana kadar oynanan, bu hayat oyununda Ben, prenseslikten adi insanlığa düşmüşsem sevdiğimin gözünde Yüreğimdeki uyuyan nefret uyandırılmışsa hiç düşünmeden Çıkarlar üstüne kurulmuşken sevmek ve sevilmek denen ses uyumu sözcükler Etimi yırtarcasına hızlı da atıcam diye inatlaşsa yüreğim, kör olurcasına ağlamak istese de gözlerim İzin vermiyorum, kendimi herşeyden, herkesten uzaklaştırıp İçime gömüyorum gerçek duygularımı ve gidiyorum İstanbuldan uzaklara, bir anlığına da olsa, bir ömür sürse de İnsanların beni ben olduğumdan farklı yerlere oturtmaya çalışmayacağı bir yere Dilini anlamadığım uzak diyarlara Ardımdan ağlayacak gözler yok biliyorum, umursamayacak kimse yokluğumu Yanlızlığımı alıp, kalbimi toplayıp, istediğim şeyi yapacağım işte sonunda Gidiyorum kırık yüreğim, yorgun nefesimle Unutmanın en derin yerine ve uzak bir memlekete deniz ipek |
Gözüme hasret kaçtı ahh!! gözümde kanar öfke dilime düşen söz yakar ardın sıra. ‘sus’ vururum kalbime, geceyi doğuran çaresizlik dolanırken boynuma. / ışıkla artar ayaz / adın sek-sek oynar kaldırımlarda, ıtır bir elbise okşar yorgunluğumu. satılıktır ikinci el hüzünler, notaları silinmiş buselik makamında. / ağustosta kardır haz / bin yakan bir araya gelmez, yaktığın onca mavilikte üşütmüşsen kalpleri. bil ki ateştir yağan üzerine, hatırlayıp da sayamamışsan hatrı sayılır günleri. /bir kış rüyasıdır yaz / İbresi kendi olan terazisin, aydınlıkların karanlıklarından az.Ne kadar eskitebileceksin ki beni, nasılsa gün gelecek döneceksin yüzünü güneşe... MeHTaP... |
NUR MAVİSİ Aheste çıkacaksın Kaf dağına Koşan güneşe inat mı inat Damlalar akacak gözlerinden Nur mavisi sözlerine bir bir. Gizlice uzanacağım ellerine İdam olacağımı bile bile Sevdam yanacak yüreğinde Nur mavisi gözlerine ışık ışık Ölümüne bakacağım gözlerine Yansam tükensem de alev alev Kızıllanan şafaklara döneceğim Nur mavisi bedenine dalga dalga. sinan oğuzhan |
Masumiyet hasıraltı ettik ya geceyi, suçlu bir çocuk gibi ağladı dün hiç sevişmemişçesine tenlerimiz geceye asılı kaldı öfke ve çığlıkların tırnak izinde yaralandı hüzün.. kuşatılan bedende, arsız yığılmalar ezik gözlerinde iğreti bir şehvet dimağında gölgelenen arzu cüzdanında sakladığın resmiyet ah masumiyet ! kırılan aynalarda..yüzün.. sabra yamanmış, en azın, bir olmazın düş’ü.. kire boyanan gece vakitsiz sorgu, kuytu işkence dudağımda gözyaşımın mahzun gülüşü… git artık adını sevgi koyduğun beni düşlerinden kovduğun yere.. git artık ismimi andığın suç günaha boyandığın iç ellerimi boşluğa saldığın yere… git artık sevgili..git… mıh gibi saplandı acı yarınsız öykülere… anlamaksa eğer gidişin yitirmekse maviyi pervasız bilmekse, yenilmekse gülüşün sevdim seni yar.. menzili uçsuz bucaksız! şimdi sus sonra ses yitik, yorgun an’sız! belki zamansız kirlendi aşk, korlandı yürek suçtu yalan..yalandı sevişmek.. basit...sıradan...gerçek... anlamsız… Her uzattığımızda elimizi tutamıyoruz istediklerimizi, rüyalara kurulmuyor salıncak.Yürekler kordan bir beşik, hâlâ sallanmadan uyutuluyor umutlar. 'Ladesim lades olsun mu?' derken gözlerine bakıyordum, sahi biz ne için iddiaya girmiştik? MeHTaP... |
Bir gün benim bir gün elin O sevgiyi ben neyleyim Bazen hülya bazen selin O sevgiyi ben neyleyim Farklımıdır acep ayşe Mutluluk verirmi neşe Aşık olur uçan kuşa O sevgiyi ben neyleyim Her gördüğü dala konar Türlü çiçekten bal arar Gönül ona boşa yanar O sevgiyi ben neyleyim Ne arıyor oda bilmez Bilirim ben gibi sevmez Git de gitmez gel de gelmez O sevgiyi ben neyleyim sevilay şahbaz |
** hiç'sin ** deli taylar çiftelenir içimde, arsız sevdamı dizginlemek ne zor. kimse bilmez halimi el kapılarında, yokluğun en çok gözlerimi yoruyor. girdap nasıl da yakıştı kalbine... huzur adınla başlamaktı güne, sonu hep 'gitme' ile bitse de. özlem sıkışmış birkaç şiir, durgun su misali yatağımda birikiyor. sağırlık nasıl da yakıştı kalbine... paslı bir bıçağın kana susamış hali, yüreğin geceye inen şafak tortusu. çiy düşmeli öldürse de çiçeğini, öfkeni devleştirmiş, yenilmenin korkusu. basiretsizlik nasıl da yakıştı ömrüne... çabuk unutursun kulağına küpe gerçekleri, hayat çayına bandığın kurabiye değil. gözlerin ve sözlerin arası uçurum, bilirim! çabuk uçuşur namerdin etekleri. döneklik nasıl da yakıştı ismine… *Yaklaşma bir adım daha, olduğun yerde nefessiz kal. Geldiğin gün de yaşamıyordun zaten.* MeHTaP... |
PERİŞAN Hüküm inmiş yüreğime Nurum düşmüş içime Hasret varmış ellerine Ben sana zebil, ben perişan… Hangi toprak yeşerir söyle, Günü değmeden gün gözlerine Hangi ocak tüter dermansız? Ben sana çaresiz, ben perişan… Ateşin yakar, düşer tenime, Sevda kokulu ellerinden. Gün gibi vurursun gözlerime Ben sana hasret, ben perişan… Hükümsüz döner mi dünya? Hüküm sesin, can verir içime Nurun yakar hüküm gibi Ben sana hükümlü, ben perişan… Bir dokunsa idin bedenime, Dinerdi belki nur yangını içim. Bahar gibi kabarırdım yine Ben sana yangın, ben perişan… Hükümsüz düştüm ben deme, Ölmek varsa ölürüm hükmüne, Aldırmadım nurumla ecele, Ben sana ölümlü, ben perişan… Saçların serilse göğsüme, Hüküm verirdim sessizliğe, Nar gibi sarardım her gece, Ben sana yitik, ben perişan… Sensiz ne yapayım hayatı, Hüküm gelsin ölümüme, Sen diye sarılırdım ecele, Ben sana nar, ben perişan… Seni bıktıracaksa koca nar, Kar üstüne kar yağsın, Mezar taşım bile donsun, Ben sana yenik, ben perişan… Sanma ki vardır bana gece, Sensiz, ne gün olur ne gece, Hayalin yorgan olur üstüme, Ben sana uykusuz, ben perişan… Namert korkulara kansam, Kanardım sensizken ecele, Allanır başım, gider sessizce, Ben sana korkak, ben perişan… sinan oğuzhan |
Henüz Yaşadıkça Yorardı altın üstü yokuş Sonuçta varmak tırmanışa karşılık… Halbuki sadece aradığım aydınlık neden Sürekli karaya kayboluyor Yalnız ölüler aranmaz Her topraktan uç verir… Fuzulî insan güruhuna karışıp Çoktan dolanışım fark etmeden İçe kaçık çıkış Ucunu bulmak Onca tekrardan sonra… Alnımın akı akmadan Ey kendim!.. Yanılgı yarılmalı ha gayret Son kez olmayacak açılış Bitmeyecek tıkanış, bilsem de… Sevim Türkoğlu |
PERİŞAN II Sensiz geceler uzun bitmez, Gün hayalin doğarda gitmez, Tüterim yanarım sana sönmez, Ben sana sevdalı, ben perişan… Dokunmasın tabipler yarama, Deva olmaz içimde nur yarana, Merhemimsin, çaremsin narına, Ben sana hasta, ben perişan… Dillere düşsek ne söylenir? Dillenmedi mi kara sevdalar? Hangi ateş gizlenir, âlem dar Ben sana divane, ben perişan… Bir dokunsan, bir öpsen, Ne yaşlar akar durmadan, Dinmeyecek sana sevdalar, Ben sana dolu, ben perişan… Günüm, doğ üstüme bir gece, Nurum, yak Nar’ı sal âleme, Tutuşur âlem, âlemden âleme Ben sana âlem, ben perişan… Meşakkatin sonu var mı? Cana can olmaz dünya malı. Tek nurum vardır, varlığım Ben sana varım, ben perişan… Her sözün bir nur damlası, Açarsın öbeklerle içimde, Ne solar ne kaybolursun, Ben sana toprak, ben perişan… Vursalar beni yerden yere, Denk olmaz yine hasretine, Sensiz dolaşır ecel peşime, Ben sana can, ben perişan… Âlemler bile acır oldu halime, Bin nur oldun deli yüreğime, Nursuz nar olmaz bu âleme, Ben sana nar, ben perişan… Dağlar indim sen için her gece, Âlemler verirdin her sözünle, Nur yoksa ne gerek var âleme, Ben sana deli, ben perişan… sinan oğuzhan |
| Saat: 19:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık