![]() |
Tut Ellerimden Tut ellerimden beni, bırakma düşüyorum Sen bana kuvvet oldun ben sensiz yürüyemem. Tut ellerimden ısıt, sensiz çok üşüyorum Ben meçhule düşerim peşimden sürüyemem. Sana olan duygular gönülde yığın yığın Beni karanlıklardan çekip aldı ışığın Her gün seni anarken uzaklarda aşığın Ben sana yandım durdum, ellere eriyemem. Yaşadığımız aşklar şiirlerde sav oldu Uzaklardaki gönül bakışlara tav oldu Yüreğimdeki sevgin hasretinle lav oldu Yapıştı yüreklere, kanar ki kürüyemem. Nefesimin içinde her an bil ki nefesin Çok uzaktan geliyor senin o tatlı sesin İkimizin kalbi de çırpınıyor nerdesin Aşkın ile şoktayım, el varıp arayamam. Leyla İnan |
Hayatımın Kadını Tophanede bir bardak sıcak çayla Dalıyorum denizin eşsiz güzelliğine Geçmişi anımsıyorum, Bizi hatırlıyorum, Senli günlere gidiyorum, Ne güzeldi o günler el ele, göz göze… Şehirlerimiz ayrıydı Mesafeler bizi ayırsa da Ne kadar çok şey yaşatmıştık gönlümüzde… Haftalar boyunca süren, Hasretliğimizin son noktası otogar geliyor gözümün önüne, Seni otogarda beklemek bile ne kadar güzeldi… Dizlerimin bağı çözülürdü sen otobüsten inerken, Heyecandan düşüp bayılacak gibi olurdum… Her gelişinin akşam saat altıda son bulacak olması İçimde hep bir burukluğa sebep olurdu, Her şeye rağmen sekiz saatliğine de olsa Senin gözlerine bakıyor olmak Benim için dünyaya bedeldi… Kısacık bir güne sığdırdığımız buluşmalarımızda Nasılda sarılırdık bir birimize… sımsıkı... Nefesim kesilirdi o sarılmalarda, İçim bir hoş olurdu… Sonra, Kaybetme korkusu düşerdi bir anda aklıma, Dünyam karardı bir an, Bir an elimden ayağımdan can kesilirdi, Gözlerinin içine bakardım halimi belli etmeden, Gözlerinde yeniden can bulurdum, Ne hoş saatlerdi… Sigaramdan derin bir nefes çekiyorum Dumanı ciğerlerimden öte iliklerimde Bittiğimiz günler geliyor aklıma Sebebini hala bilmiyorum… İlk kez canım böyle bir acıyla kavruluyordu İlk kez öleceğimi sanmıştım İçimdekini bir türlü susturamıyordum Sen avuçlarımdan kayıp gidiyordun Ben tutunamıyordum… Vurmuştum can havliyle kendimi alkole, sigaraya Olur olmadık yerde çok ağlamıştım ardından Hele o iş bankasının önü yok mu önü O mermerlerin dili olsa da bir konuşsa… Paşa beydeki masalar çekerdi kahrımı o günlerde Solist arkadaşlar sanki halimi bilir gibi Dertli dertli vururlardı sazın teline… Kendimden geçerdim her gece Bir gece yarısı hayattan vazgeçtiğimi hatırlıyorum Berat kandiliydi Bana engel olan tek şey Gece on ikiyi beş geçe kardeşimin Telefondaki “üzme kendini” diyen sesiydi Bileğimde hala o geceden kalma Kırık şişenin izleri duruyor… Ne kadar çocukçaydı yaptıklarım Yada değildi bilmiyorum… Bildiğim tek doğru Seninle yaşadıklarım hayatımın en özel anlarıydı… Yıllar geçti, zaman eskitti yaşadıklarımızı Yaşlandık ikimizde… Kim bilir şimdi sen neredesin? Hayattamısın? Mutlumusun? Üzgünmüsün? Torunların oldu mu acaba? Zaman… Zaman… Zaman… Biliyormusun, Her şeyi eskiten, Saçımı, yüzümü, ellerimi eskiten zaman Bir tek içimdeki seni eskitemedi Her ezan seninde hala adını zikrediyor, seni yaşıyorum Ölmeden seni bir kez daha görebilirmiyim ümidiyle tutunuyorum hayata Halamı diyorlar bazen seninde ismen tanıdığın Eski dostlarım... Derinden bir nefes alıyorum Sanki bu soruyu sen sormuşcasına Yürekten cevaplıyorum… “Evet Hayatımın kadını Seni hala çok seviyorum”… Diyorum…sonra…konuşamıyorum….. Koray Uslu |
http://www.yazgulu.com/karisik/divaentsplash.jpg Unutamam Seni Unut beni diyorsun, Unutmak kolay mi seni? Yüregimden söküp atmak ismini, Hic yasanmamiscasina aramizda ki sevgiyi, Bir mektupla bitirmek istiyorsun iliskimizi. Yasandi ve bitti,unut beni diyorsun, Unutmak kolay mi seni? Disarda firtina var,yagmur yagiyor Böyle bir günde karsilasmistik seninle, Sanki zaman durmus,baska bir boyuttaydim. Sadece sen ve bana bakan mavi gözlerin, Icim isindi birden,yüregim kipir kipir oldu. Yasandi ve bitti,unut beni diyorsun, Unutmak kolay mi seni? Mehtapli bir gecede denizi seyrederken, Actim yüregimi,sonuna kadar sana, Bütün dünyaya seni sevdigimi haykirarak. Ilk dansimizi mum isiginda, Sanki yüregim yerinden firliyordu. Kokun dünyada ki bütün ciceklerden daha güzel, Sicakligin günesden daha sicak,yüregim yakiyordu. Resmine bakip agliyorum simdi, Ben seni yüregime kazidim. Gökyüzünde ki yildizim,günesimsin. Yeryüzünde ki en güzel cicek, Soludugum hava,ictigim su. Unut beni diyorsun, Unutmak kolay mi,unutamam seni! Recep Akkaya |
Cızırtılı Bir Hayat kendime gelen bir yol gibiydi zaman an ve an tanışıyordum kendimle nefes alıyordum kopan bir fiilin ortasında hayatı bölüşürcesine sürüp gittiğim işaretti insanlar işaretleri sildiler işaretler insan yavrusuydum kaldım ortada kendimde cızırtılı bir hayatı seyrettim hep gizledim yaşadığımı ve öldüğümü Recep Koç |
http://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gifhttp://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gif http://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz3.gif Yattığım Kaya http://www.yazgulu.com/karisik/bgyaz5.gif Bu akşam o kadar durgun ki sular Gömül benim gibi kedere diyor. İçimde maziden kalma duygular Ağla geri gelmez günlere diyor. Ey gönül, gidenden ümidini kes! Kaçan bir hayale benziyor herkes, Sanki kulağıma gaipten bir ses Buluşmalar kaldı mahşere diyor. Enginden engine koşarken rüzgar, Bende bir yolculuk heyecanı var... Yattığım kayaya çarpan dalgalar Çıkıver bir sonsuz sefere diyor. Necip Fazıl Kısakürek |
Şiir Dediğin Hadi bir şiir yazalım Sere serpe şöyle Kuralsız, kafiyesiz olsun Şiir dediğin Olabildiğince serbest olmalı Duygular coşmalı İçinde aşk, nefret İhanet, sadakat olmalı Kızgınlıklar açıkça Sevdalar haykırırcasına olmalı Şiir dediğin canlı olmalı Kan damlamalı mısralardan Hecelerden duymalısın kalp atışlarını Bazen gizemli olmalı Okuyanın aklını zorlamalı Aklı olmayanın buda ne diyeceği Üslupla yazılmalı Şiir dediğin sere serpe olmalı İşveli kadın gibi Çekmeli herkesi kendine Okuyan bir daha okumalı Şiir dediğin hayat gibi olmalı Ne varsa yaşanan Okuyan bulmalı mısralarda Sevgi Akkaya |
Bitti ve Gitti Başlangıcıda böyleydi bu aşkımın, Sessiz başladı ve sessiz gitti. Yüreğinde bulduğum o ummanın, Maviliği şimdi uzaklara gitti. Seviyorum desem ne fark ederki? Zaten ayrılıktı bu aşkın akıbeti, Hem o beni sevdimi ki! Kendi kendime yaşadım ve bitti. Bu suratımla ne olacaktı? Koluma girip gururmu duyacaktı? Bu şiirlerimle mutlumu olacaktı, İçime kapandım ve gitti. Onun bir umudu var gelecekte, Kariyerli bir eşi olacak elbette, Bitecek o zaman hasretleride, Uzun lafa gerek yok bitti ve gitti. Rafet Maden |
Sevdam Sevda bir çiçektir, her türlü toprağa ekilmez Güneşsiz pencere de duran saksıya dikilmez Hasrettir, ellerine dokunulmaktan çekinilmez Susamıştır, aşka meşk’e sevilmeden geçilmez Lütuftur bana yüce Mevla’dan ödünç verilmez Sevda bir kuştur, altında olsa kafese konulmaz Kanatlanıp uçmak ister dolu gönüller girmez Hasrettir, özgürlüklere boş kucaklara sığmaz Lütuftur bana yüce Hak’tan ödünç verilmez Sevda bir yoldur, her türlü vasıta ile gidilmez Karanlık gecelerde ıssız yerde mola verilmez Hasrettir, yüzlere gülümsemeden geçilmez Doymuştur, yalnızlığa beslemeden sevilmez Lütuftur, bana yüce Rab’tan ödünç verilmez Sevda bir duygudur, yaşanmadan anlatılmaz Kelimeler kifayetsiz kalır bakmadan görülmez Hasrettir, yollarımıza yalın ayaklarla gidilmez Lütuftur, bana yüce Allahtan ödünç verilmez Ali Aytekin Yılmazbayır |
Sefer Ben çıkarken her sefere Her seferinde rıhtım kalabalıktı Kalabalıkta bana el sallayan yoktu Aklımda hep sen vardın Seferde ben aklımda sen Gece düşümde sen Rüyada bana el sallayan yoktu Aklımda hep sen vardın Ben dönerken her sefer Seferimden rıhtım kalabalıktı Kalabalıkta bana el sallayan yoktu Aklımda hep sen vardın Ali Aytekin Yılmazbayır |
http://www.yazgulu.com/karisik/sen1.gif http://www.yazgulu.com/cubuklar/k7.gif SEN Benim GÖKYÜZÜMSÜN Benim EN SEVDİĞİM TEPESİN Benim SICAK YATAĞIMSIN Benim FIRTINADA SIĞINDIĞIM LİMANSIN Benim EN DEĞERLİ ARMAĞANIMSIN Benim EN DUYGUSAL ANIMSIN Benim SONSUZA DEK EN YAKIN ARKADAŞIMSIN Benim İLHAM KAYNAĞIMSIN Benim KADERİMSİN Benim PARILDAYAN IŞIĞIMSIN Benim GECEM, GÜNDÜZÜMSÜN Benim YÜREĞİMİN İLACISIN Benim ÖFKEMİN GİDERİCİSİSİN Benim AĞRI KESİCİMSİN Benim BAHAR ATEŞİMSİN Benim NADİR BULUNAN MÜCEVHERİMSİN Benim DUALARIMIN YANITISIN Benim KALBİMSİN, RUHUMSUN Benim HAYATIMI HAYAT YAPANSIN Benim KUTSALIMSIN Benim MORALİMİ DÜZELTENSİN Benim EN BÜYÜK ŞANSIMSIN Benim SON DANSIMSIN Benim EN İYİ VURUŞUMSUN Benim ENERJİMSİN Benim İŞTAH AÇICIMSIN Benim SABAH GÜNEŞİMSİN Benim AKŞAM EĞLENCEMSİN Benim DANS PARTNERİMSİN Benim KALBİMİN BEKÇİSİSİN Benim KAHKAHALARIMIN KAYNAĞISIN Benim SONSUZUMSUN Benim YANAN ATEŞİMSİN Benim EN BÜYÜK ARZUMSUN Benim RUHUMUN EŞİSİN Benim İNANCIMSIN Benim RÜYALARIMSIN Benim HERKESTEN ÖNCE GELENİMSİN Benim GÜVENCEMSİN Benim SAĞDUYUMSUN Ölene kadar SEBEBİMSİN BELKİ, BİLMİYORSUNDUR.. AHMET ALİ |
Sterliçya.... yabancı gözlerde ağlıyorsun gülüşün bir başka Sterliçya acımı dudağının ucundan sarkan kırmızı söylüyor dilin....... hani nerede zillerin teninin altında suskunluğun haydi topla kendini son kırıntılar bunlar beyaz kanatlardan dökülen sahnede figuranlar….. elmalar bitti Sterliçya uyutulduk/mu saf saf……. elmayı yiyen eyy güzel memleketim gelmeyecek beklediğin ama dur Sterliçya son bir kez anlatsana düşünü örtsene üstümü……. Fatos Huy |
Seni Seviyorum Sen benim aşkım olduğun günden beri Ben hayatımı sana endekslemişim Sen vazgeçilmez tutkum olduğun günden beri Yaşam gâyesini sana bağlamışım Kaptırdım kendimi fenâ bir şekilde İçimdeki coşkuların, duyguların esiri olmuşum Seni düşünmek mi diyorsun? Güldürme!.. Acaba aklımdan çıkarıyor muyum? Dalıyorum öyle derinlere Şaşkınlık denilen kelimeyle arkadaş olmuşum Sükûnet, yaa işte o sükûnet Varlığınla erişebilecegim bir hal olsa gerek... Kalbe önlenemez çarpıntı veren, hasret ve özlem Bir de yüzümdeki acı tebessüm Mırıldanıyorum sessizce İki dudağımdan dökülen iki kelime Seni seviyorum... Çoğu zaman haykırmak istiyorum bunu Lâkin olmuyor... Duyuramıyorum kimselere Gülüm, nâzenin yârim... Çün ki sen yoksun yanımda Ama olsun En azından içimde kopan fırtınalara Fâsıla bulmayan şiddetli kasırgalara Kucak açıp, yüklenen kâğıdım var önümde Bir de sırdaşım, özümün tercümânı kalemim Âh bir bilsen; Sensiz geçen dakikalarda, saatlerde, günlerde Neler yazıyoruz kalemimle... Ne hayaller kuruyoruz kavuşmak uğruna Tabi sen bunların hepsinden habersizsin Yalnız şu var ki; Bence kalemimi dâhi kıskanır dereceye getiriyor bu duygu yükü Bazen de üzüyor kanaatimce Ve her şeye rağmen, o şaşmaz gerçek çıkıyor ortaya Gönlümün sultânı, biliyor musun? Ben var ya ben, Seni çok seviyorum be gülüm... M. Engin Karatay |
Yanılıyorsun Söndürmüşsün yüreğimdeki yangını, Bir daha yanar mı sanıyorsun, Ocağı sönmüş,içi dışı kül olmuş bir evin, Bacası yeniden tüter mi sanıyorsun? Yere göğe sığdıramadığım kalbini, Yerin kırk kat altına gömmüşsem, Şimdi ne desem,ne yazsam hepsi boş, Benim ne günahım var? Senin gibi bir zalimi sevmişsem. Parça,parça ettiğin sevgimi, Miras bıraktığın ihanetini, Bir zamanlar senin olan kalbim, Affeder mi sanıyorsun... Güven Kırma |
ICINDEN DOGRU SEVDIM SENI Icinden dogru sevdim seni Bakislarindan dogru sevdim de Agzindaki islakligin bugusundan Sesini yapan sozcuklerinden sevdim bir de Beni sevdigin gibi sevdim seni Kar birakilmis karanligindan. Yerlestir bu sevdayi her yerine Yuzunde ter olan su damlaciklarinin Kaynagina yerlestir Her zaman saklamadigin, acisizligin son duragina Gul tasiyan cocuguna yerlestir Ve omuzlarina, daracik omuzlarina Usumus gibisin de sanki azicik one tasirdigin Tam oraya iste, ucsuz bucakksiz bir duzlukten Bir papatya tarlasiyla ayrilmis goguslerine yerlestir Ve esmerligine bir de, eski bir yanginin izlerinin renginde Saclarinin yana dususune, onleri bolen ikilige Alnindan baslayan ve ayak bileklerinde duran Yani senin olmatan, seni bir bosluk gibi saran huzne yerlestir Yerlestir onu bir kentin parca parca alinda tutugun Kar taneleri gibi ucusan Ve her gun biraz daha hafifleyen semtlerine Yerlestir bu sevdayi her yerine. Ekledim ben tatigim her seyi denizlere Bildigim ne varsa onlar da hep denizlerden Sen de bir deniz gibi yerlestir onu istersen Sevdayi Ve kopuklendir Ve yaslandir ki iste kaderi anlamasin Ama dur, her deniz yaslidir zaten Ogrenmez ama ogretir mutlulugu Bizim sevdamiz da oyledir, iyi siirler gibi Biraz da herkes icindir. Ve gelincigin ikinci tadina benzemeli Var eden kendini birincisinden Yani bir sevdayi sevgiye donusturen. Ben simdi bir yabanci gibi gulumseyen Tanimadigin bir ulke gibi Icinde yamadigin bir zaman gibi Tam kendisi gibi mutlulugun Beni bekliyorsun Ve onu bekliyorsun beni beklerken EDIP CANSEVER |
Söyle Bana İçim Yandı. Biliyorum sende yandın. Karar vermek çok zor. Uygulamak daha zor. Mutlu muyuz şimdi. Söyle bana. Yürek yangınlarını kim Söndürecek. Madem gidiyorsun. Son defa sarılmanı isterdim. Sıkı sıkıya. Diyebilmeliydik. Ölüm ayırmalıydı bizi. Öpmeni isterdim dün akşam ki Gibi. Hiç görüşmeyecekmişcesine sarıldın, sarıldın ayrılamadık, Demek ki ayrılığa işaretmiş. İçim yandı, Hani diyordun, sen gidersen, Bende giderim. Gittin. Bende geliyorum. Çok yakında. Bekletmeyeceğim, Yaşamaksa yaşamak. Ölmekse daha iyi, Sensiz yaşamaktan. Eğer beni hatırlamak istersen; Aynaya bak dudağındaki rujda Benden kalan izler göreceksin. ___________________________ Sil gözyaşlarını SEHER’İM Bak yağmur yağıyor. Ayakların hiç ağrımayacak. Tuğrul Ahmet PEKE |
Hayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine Gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı Ne varsa uçurumlar eşiğinde Hüzünlerle yalpalayan ne varsa Gözlerimin önünde Ve hayat gül kokulu bir sağanak yine Birşeyler anlatmak istiyor hayat Ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına Gün batıyor gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım Unutuyorum sevgilim suretini Durgunluğun "niçin"di unutuyorum Gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma Umurumda değil ne yağmur ne ayaz Ne de ker*** kokusu havada Unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor Sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim Geciken sabahlara koşuyor kuşlar Gözlerimin önünde Ve hayat gül kokulu bir sağanak yine Yılmaz Odabaşı |
Kaderim oluyorsun! Gölge, gölge sen varsın Hayatımın her anındasın Nefesim, senli hezeyan Sensizlikti bana yazılan. Takip etti beni aşkın. Gölgemde sen vardın, Bedenimde sen vardın Satırımda sen vardın. Yazıldın sen, alnımdasın Açlık, açlık satırımdasın Susuzluk senden her an Vurdun beni yazılansın Sensizlik sarıyor etrafımı Tuhaf olan aşkı sevdamı, Haykırıyorum, duymuyorsun Seni yazıyorum, bilmiyorsun Ve sen kaderim oluyorsun Alaaddin Uygun |
http://www.yazgulu.com/Bg/sitemdir1.jpg Sen, hiç yazılmadın ayrılığın satırlarına. Hiç durmadı...doğan günün şafağına karşı yüreğin... Sen, hiç aldanmadın esen rüzgara. Gerçeğin adı... Sen, hiç yalan olmadın... Şimdi bakıyorsun resimlere, Tıpkı bakar gibi güneşine ikindinin... Neler aldı götürdü senden, saçlarındaki o dalgalar... Bir bilsen... Artık uzak sana sesimdeki diz çöken yankı Duysan bile inanma sakın, Ve şimdi ardıman, Unuttuğun yerde kalıp, dönüşün umudunu, Bir dilek tut kainata inanıyorsan Adını nergis koy, korkma erguvan koy. İstersen içinde sakla, aldat kendini Aldan...ve tükendikçe, O büyük yalan... İstersen sussun dudakların, Ağrıyan bir tövbenin gölgesine. Bil ki, bundan böyle Değiştiremezsin artık hiç bir yazılanı... Değiştiremezsin artık...hiç bir yalanı... Bilmezsin, Kaderimi ayakta tutandır sana yorgunluğum. Bak yine, Omuzlarıma vurdu batan güneşin sanıcısı. Yüreğimde adı konulmamış volkanlar... Uyku bile gözüme, yağmura bürünüp yağar... Sabah, duman kokusuyla uyanırım hatıraların. Keskin “adın” gibi, Ve ölüm tadında doğar öksürüklerim. İşte böyle... Bir dilek tut kolaysa şimdi. Adını “sen” koy istersen. İstersen...adını ben koyayım... Değişmez nasıl olsa sitemin tadı. Zaten ne de, Feleğe bir yakarıştır, acıyıp gülmen... Ve öfkelendikçe tükenen, imrenen kendine... Ama ben, azaldım zaman çaldıkça senden. Bilmedin ki, ömür bittiğinde ayrılıkta çeker gider. Dileyemezsin sabahı, Bilmedinki, en büyük düşmanidir kara toprak sevdanin. Bilmedinki, unutan sen değildin aslında... Unutan...yazıldığım satırlardı... Sen...hiç yazılmadın zaten... Çünkü biliyordun tüm yalanları... Çünkü sen, Hiç yalan olmadın... Abdullah Tulek© |
Yar Sensiz! Seni sevmek Sende ne zor Seni sevdim Yaralandım yar. Yar yaralandım Aşkını vermedin Zorum: Zorlu sensizlik Sensiz: Yaşanmıyor yar Yaralı yaşanmıyor Seni sevdikçe Yaralandım yar Senli kanım akıyor İlacım sende yar Zorlu sevdan Beni zorlar Zorunda değilim Umarsızlığın Ben yakan yar Seni sevdim Yaralandım yar Senli sevdam, Beni; Sensizliğe itiyor Alaaddin Uygun |
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10190.jpg Çoklarından düşüyor da bunca Görmüyor gelip geçenler Eğilip alıyorum Solgun bir gül oluyor dokununca. Ya büyük şehirlerin birinde Geziniyor kalabalık duraklarda Ya yurdun uzak bir yerinde Kahve, otel köşesinde Nereye gitse bu akşam vakti Ellerini ceplerine sokuyor Sigaralar, kâğıtlar Arasından kayıyor usulca Eğilip alıyorum, kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor dokununca. Ya da yalnız bir kızın Sildiği dudak boyasında Eşiğinde yine yorgun gecenin Başını yastıklara koyunca. Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor En çok güz ayları ve yağmur yağınca Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda. Uzanıp alıyorum kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor dokununca. Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda Akşamlara gerili ağlara takılıyor Yaralı hayvanlar gibi soluyor Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor Yollar, ya da anılar boyunca. Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam Solgun bir gül oluyor dokununca. Behçet NECATİGİL |
Gönlüme kor düşüp sessizce yaktığında Yüreğinden bakışla upuzun baktığında Muhabbet kaynağından kalbime aktığında Aradım seni yıllarca yalnız bıraktığında Aradım seni yıllarca köşe başlarında Aradım seni yıllarca sokak taşlarında. Baktığımda sen vardın,el atıp tutamadığım Gördüğüm her şeyde sen,hissedip dokunamadığım. Aradım seni yıllarca,yağan yağmurlarda Aradım seni yıllarca,çamurlu yollarda. Çocukça rüyalarımı besleyen hayalindi Gençlik heyecanımı besleyen visalindi Aradım seni yıllarca,içli gözyaşlarında Aradım seni yıllarca,mezar taşlarında. Merhametle yoğrulan anne yüreğinde Alnından ter akıtan çiftçi küreğinde Aradım seni yıllarca,yüksek uçan kuşlarda Aradım seni yıllarca,sessiz yokuşlarda. Bereketlerle gelip tüllenen şafağında nazlı nazlı boy veren yemyeşil başağında Aradım seni yıllarca,simsiyah gözlerde Aradım seni yıllarca,aydınlık yüzlerde. Sevginin kaynaştığı gönül bağlarında Kainatın coştuğu muhabbet çağlarında. Aradım seni yıllarca,toz tutmuş raflarda Aradım seni yıllarca,boş kalmış saflarda. Bitmeyen gecelerin sönük yıldızlarında Upuzun hecelerin parlak yaldızlarında. Aradım seni yıllarca,gurbet soluklarında Takatin tükendiği uykusuzluklarımda. Bıkmadan,hep yeniden,tükenmeden hevesim Ayağım takılsada kesilmedi nefesim. Günlerce ve aylarca aradım seni göz bebeğim Kaybolmadı ümidim,aradım seni yıllarca. Aradım seni yıllarca,yalnızlıklarımda Aradım seni yıllarca,aradım arıyorum... nevriye meryem genç |
BUGÜN ÖLÜME SUSATTIN BENİ Bir fırtına oldun estikçe estin. Yıktın dünyamı, yaktın içimi, Çeşmeler kurudu, Gözyaşlarım dondu şimdi. Hayat güzeldi oysa, karardı yine, Sözlerin gül dikeni gibi, Acıttı yüreğimi.. Bakışların keskin bir mızrak, Parçaladı bedenimi.. Sen var ya sen, Bugün ölüme susattın beni. Şimşekler çaktı yıldırımlar düştü. Yağmur hiç durmadı lodosa kapıldı gönlüm, Balık gibi çırpındım durdum. Yaprak gibi sarardım soldum. Geçen hayat, Kaydı gözlerimin önünden bir bir.. Yaşanılması zor anılar, Verilen savaşlar filim gibiydi. Boğuldum. İstemiyorum seni artık, Yüreğimden kovuldun. Durduramadım dalgaları öyle coştu ki, Yangınlarda kaldı sevdam, yaktı kül etti. Bir damla gözyaşım akarsa, Kucaklasın ölüm beni, Arkandan ağıt yakarsam, Kelepçeler parçalasın ellerimi.. Böyle günler geçer mi. Böyle yaşam çekilir mi. Dokunma artık yüreğime, Dokunma artık sevgime, Yaralama artık beni, bırak kaderime. Bir gönül oyunumuydu bu. Seçilmiş benmiydim neden beni buldu. Gülmeyen kaderim, oyuncağın herzaman. Dertleri zevk edinmem artık, Bitsin cezam. Umutlarım olmasın tek istediğim, Sensiz yaşam. Keşke bırakıp gitsen yoluna, Soldurmasan yüzümü ömür boyunca, Bırak beni, alıştığım yalnızlığımla. MENEKŞE GÜLAY |
ADI GÜL'DÜ! Adı Gül'dü Gülleri severdi en çok Güldü mü güller açardı gül yüzünde Güllerle bölüşürdü yalnızlığını Hep gül beklerdi sevdiğinden Bir de "gül mevsimini" takvimlerden Bir gül kokusuna Bir de "gül reçeline" dayanamazdı Hep güller kurutmuştu Hayatının en hazin sayfalarında Hep gülerek büyütmüştü sevdasını Ve her sabah Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi Ahşap bir evin avlusunda Mis kokulu gülleri derlerdi Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi Ne zaman bir haksızlık görse Kanayan bir gül gibi Ahh bu dünyada Gülü gülle tartsalar derdi Ne okur ne yazardı Ağlasa gülleri sular Gülse gülleri okşardı Ama ne zaman içli bir şarkı duysa Güllere bakar uzun uzun dalardı İşte öyle bir çiçekti Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi İşte o kadın Benim annemdi. Bir bilseniz Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden Dökerek gözyaşını Ve şimdi O güller süslüyor onun mezar taşını... sevda.tk |
Türkiye'm Her karış toprağın şehitlerle doludur, Şanlı tarihin seferlerle doludur, Seferlerki,zaferlerle doludur, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. Akdeniz,kara deniz,ege,marmara, Üç taraf denizdir bir taraf kara, Uygarlıklar beşiği bir yarım ada, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. .. Bereketler taşıyan ırmakların var, Koyun,kuzu yayılan otlakların var, Bir alıp bin veren toprakların var, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. .. Her tarafında zengin bitki örtüsü, Ormanlarki yurdumun biricik süsü, Başka başkadır her mevsim görüntüsü, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. .. Engin nehirlerin dumanlı dağların, Sınırsız ovaların,yeşil bağların, Ekmegin,soğuk suyun,tuzsuz yağların, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. .. Her karış toprağın şehitlerle doludur, Şalı tarihin seferlerle doludur, Seferlerki,zaferlerle doludur, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. .. En ücra köşedeki köyün,kasaban, İstanbul,Rize,Konya,Başkent Ankara'n, Tutkundur,sevdalıdır sana Ramazan, Türkiye'm,memleketim,Cennet vatanım. Ramazan Aydın |
GÖZLER KALBİN AYNASIDIR Gönül bir aşk yuvasıdır Ümit aşkın rüyasıdır Seviyorsun hayır deme Gözler kalbin aynasıdır Gözler kalbin aynasıdır Yalan nedir bilmez onlar Siyah, mavi, yeşil olsun Aşkı inkar etmez onlar Şiir gibi roman gibi Okuyorum bak aşkını Öylece bak gözlerime Çevirme hiç bakışını Gözler kalbin aynasıdır Her bakışta bir söz vardır Acı olsun tatlı olsun Orda kalpten bir iz vardır Yağmur gibi damla damla Seven gözler konuşurlar Gözden kalbe bir yol gider Ayrılanlar kavuşurlar sevda.tk |
Ben Seni Sevdikce Varım! Hep ertelenen bir an, hiç yaşanmamaya mahkumdur. Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır. Mevsimleri sayarsak, ömür baharsız tükenir gider. Sevdiğinizi bulmak ya da bulduğumuzu sevmek tercihi en zor olan iki seçenektir bu sınavda... Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde, sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz? Ufukta görünen o ki, mutluluk tek kişiliktir aslında. Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun. Aşkın da sevdiğin kadar büyüktür, sevdiğin sürece meydan okur dünyaya. Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, o hasreti yalnız tüketirsin. Karşılık bulmuyorsa sevda, umut değil, kendini hükümdar sanan köleler üretir, dönemezsin. Ama boşa geçmemiştir dolan vakit. Heba olan şiirlerin de değildir. Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler, sırdaşlığını hiç terk etmez. Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar, o gül solarken. Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden, hep aynı acıyı çeker. Ama yollar hiç bitmez. Sonuna geldiğin, zannettiğin yerler birer duraktır aslında. Ve sen yolculuğunu gönüllü olarak bitirmişsindir o durakta. Güneş hep geç kalırmış gibi gelir, sen bir havada mevsimlecaktır belki. Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi, yüreğini teselli etmek de sana düşer. Her şeye rağmen ürkütmesin seni bu sevdanın ateşi. Her yangın önce başladığı yeri yakar. Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde, yıllar geçse de senin adın yazar. Ve bil ki sevdiğim, uslanmaz ruhum yaşadıkça seni sever, seni sevdikçe yaşar. Sevda.TK |
Kahir Mektubu Ne zaman iki satir yazmaya kalksam Hep sana, hep seni hep bizi yaziyorum Ne zaman bir kadeh alsam elime Hep sana, hep seni, hep bizi iciyorum Her gece kederdeyim, durmadan iciyorum Sevda ektim kalbime, yalnizlik biciyorum. Elveda deyip bir gün viran edip gönlümü Ayrilip gidisinin bu gece yildönümü Bugün de sensiz ictim, bu aksam sensiz hictim. Bu gece her damlayi, iki kadehe bictim Ayrilik öyle zor ki; kimsesiz kalan bilir Gözyasi ne demektir; her gün aglayan bilir Her gece kederdeyim, durmadan iciyorum Sevda ektim kalbime, yalnizlik biciyorum Yoklugunla bas basa, kendimden geciyorum serefe deyip simdi, bin kahir iciyorum Birazdan gözlerimden gecersin ilik ilik Nice yillar sevgilim, mutlu olsun ayrilik Sevincim kederim sen, Gözüm sen ellerim sen Benim ne sucum var ki Sen benim kaderimsen Karistirmis kaderim su gönlümün harcini Yas döküp ödüyorum, ben bahtimin borcunu Dertliyim efkarliyim gönlüm yine tasada Unutmak istiyorum kendimi bu masada Her sey yalniz senin icin üzme kendini Belki bugün belki yarin Anlayacaksin, cok sevdigimi Aglayacaksin Ayrilik mi cikti falda Sen bir yanda ben bir yanda Böyle bir ask bu zamanda Belki bu gün belki yarin Anlayacaksin cok sevdigimi Anlayacaksin Rüzgar gibi gecti yillar Tutunacak dal kalmadi Biran mutlu olmak icin cekilmedik dert kalmadi Ahmet Selcuk İlkan |
DÜŞÜN SENİ SEVDİĞİMİ Düşün seni sevdiğimi Sana olan yaptıklarımı Sana verdiğim duygularımı Bütün kalbinle ve yüreğinle Düşün seni sevdiğimi! Düşün seni sevdiğimi Senin için ağladığımı Sana olan aşkımı Bütün duygularınla Düşün seni sevdiğimi! Düşün seni sevdiğimi Senin için yalvardığımı Senin için uyuyamadığım geceleri Bütün kalbinle Düşün seni sevdiğimi Düşün seni sevdiğimi Kalbinle ve yüreğinle Bütün samimiyetinle Sana olan sevgimi Düşün seni sevdiğimi.. BAHTİYAR KARAYAKA |
SARIL, SARMAŞIK SARI GÜLÜM Bir gül yaprağı değil misin sen? Sen de geçeceksin... Bahar yağmurları dökülecek gözlerinden, Dineceksin... Kanatlarımdan kopan bir tüy gibi Yere ineceksin... Bir gökkuşağı uzanacak benden, Bineceksin... Eteklerinde yıldızlar olacak, Yürüyeceksin... Sorularının yanıtı olacak bir bakış, Seveceksin... "Yaklaş" diyeceğim gecenin bir yerinden, Sesim yankılanacak koridorlarda, Ürpereceksin... Göz kapakları açılacak ağır ağır yüreğinin... "Yaklaş" diyeceğim taa derinden, Gönlümün koridorlarına gireceksin. Yaklaş ey sevgili... Yaklaş, en güzel aşk... Sarıl, sarmaşık sarı gülüm... Pencereler olacak taş duvarlarda Herbirinde değişik manzaralar... Her gün başka sen Değişik durumlarda... Yürü, sen başkasın Oyalanma küçük mutluluklarla. Yaklaş...Yaklaş...Biraz daha, Bak ne söyleyeceğim kulağına Konuşmasan da olur Yavaşça aralansın dudakların Yaklaş, su sızmasın aramızdan Sırılsıklam olalım terden... Sen ve ben herşey olalım bu gece... Geçelim kendimizden... Fısılda, aralansın dudakların, Bir gül yaprağı değil misin sen?... Yaklaş ey sevgili...Yaklaş... Sarıl, sarmaşık sarı gülüm... İLHAN İREM |
sardığım cigaramın tütünü ol gel bitanem gel, gel gönlüme gir çektiğim her nefeste ciğerime dol gel bitanem gel, gel gönlüme gir ayrılığın acısı zehir mi zehir içtiğim tek içecek kahır hangi gün? ne zamana kadar tehir? gel bitanem gel, gel gönlüme gir sami ercan |
Ayrılık badesi dolmadan içen Daha başlamadan maziye göçen Zor günü görmeden kolay da kaçan Biz ne aşklar gördük kerem misali Öylesi vardı ki mevladan haktı Yalana dolana karnı da toktu Umman dı sevgisi üstüne yoktu Biz ne aşklar gördük aldı vebali Aldandık bir sahte yalan bakışa Melek ti sanırsın kul değil haşa Benzedi o pamuk kalbi bir taşa Biz ne aşklar gördük yoktu emsali Sermayesi bolca dinden imandan Asla gecmez iftiradan gümandan Ne anlar yeminden ne de amandan Biz ne aşklar gördük mertlik timsali SEVİLAY ŞAHBAZ |
Bu gece Resmine baktım yine senin Hüzünlü sevdamla beraber Öylece Uzun uzun... Yüreğim büyüdü, Öyle şenlendi ki içim Sığamadım odama Seni seviyorum hilal kaşlım Istanbul’u, martıları sevdiğim gibi, Göze alıp herşeyi, Sonu olsa da hüzün, Sen sevmesen de seviyorum. Yıllardan sonra yine Sevmeyi sevdirdin bana, Buz tutmuşken yüreğim Donmak üzereyken Aşık ettin beni sana. ender çetinkaya |
Gurur Duyarım Kızılcık şerbetini içtim demenin, Saklanıp da gizlice seni görmenin, Utanacak nesi var sevda çekmenin, Seni sevmiş olmaktan gurur duyarım. Anlamazlar halimi sevda bilmezler, Gönül bilmez densizler, sevgi sevmezler, Ne acılar çekersin, çare olmazlar, Sana yanmış olmaktan gurur duyarım. Gördüğüm rüyalarda keyifli andın, Hicranı yaşamadın, hep aşkı tattın, Kurumuş çiçek gibi fırlatıp attın, Sende solmuş olmaktan gurur duyarım. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sevebilirmisin Bilmem ki, Neden o yanakların hiç kurumaz, Adını aşk koydum, Senin gibi bulunmaz, Mısra mısra, Beste beste sevgim yazmakla bitmez, Söyle, Sen de seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Yaşanan o maziyi, bir kalemde silebilir misin? Bunca derdi, kederi bir kadehde içebilir misin? Mecnunlar, keremler gibi sevdim seni, Ya sen! Söyle, Sende seni benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? En fazla ölürüm daha ne olur sen yokken, Olsa olsa ağlarım, kadeh kadeh içerken, Daha ne olsun yanımdayken bile seni özlerken Ya sen! Söyle, Sende seni, Benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Hep gecelerde aradım seni, deliler gibi, Yıldıza, mehtaba sordum seni, sanki cevap vereceklermiş gibi, Ölümüne sevdim seni, her an canımı verecekmiş gibi, Haydi söyle, Sende seni, Benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Ölüme giderken bile hep seni andım, Şiirlerime bile ismini yazdım, Bir tek gülüşüne binlerce sayfa harcadım, Senin adın aşk, ben aşkı sevdim ve hep aşka yazdım, Beni sevmediğin anlarda bile ben hep seni sevdim, Ya sen! Söyle, Sende seni, Benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Kurşun yarasından ağırdı bendeki sensizlik, Fırtına öncesiydi bu derin sessizlik, Aşikar sevdamızın bir sırrıydı tarifsizlik, Ölümüm bir son değildir, Ölümdür bana sensizlik, Ne olur söyle, Sende seni, Benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Haydi söyle, Sende seni, Benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Ayhan Uçar |
Kadın ve Deniz Yaklaştıkça kaybolur kendinden Kadın ve deniz Ayrıntılar saklar bütünü Özü göremeyiz Birinde alabildiğine su Mis gibi yosun kokusu Dalgalar inişli çıkışlı Balıklar deniz anaları ışıltılı taşlar Ve mavi titreyişler içinde aksimiz Diğerinde Sonsuz bir sorgulama Tenin yakıcı kösnük buğusu Sarıp sarmalayan anaç sıkıcılık Ve arzunun kuytu koruluklarında eririz Derinlik sarhoşluğuna sürükleniriz Aksine belirir giderek Bakınca yüksek ve uzak Soyunur tüm ayrıntılardan Haşmetle çıkar ortaya çıplak Görülmedik ne varsa yakından Kocaman maviliklerde deniz Sesini Kokusunu tenini Kadını da uzaklaştıkça özleriz İçinde esriyip kaldığımız Sarılıp sarmalanıp mest olduğumuz İki muhteşem dişi Ne kadar uzaklaşırsak O kadar keşfederiz İçlerine çekerler yaklaşırsak Nefessiz kalırız Bunalırız Ve ne denli uzaklaşırsak O kadar severiz Fuat Eriçok |
Canımmm Canımmm… Sen damarlarımdaki kan Sen soluduğum oksijen Sen içtiğim suyum, Soframdaki katığımsın Canımsın… Canımmm… Sen yüreğimde dermansız yaram Sen boğazımda yutkunamadığım düğüm Sen beynimin işgalcisi Beni esir alanımsın Sahibimsin… Canımmm… Sen beni kavuran güneşim Sen yakamozların ışıltısı ay’ım Sen günahlarımın sorumlusu Kaçak zamanlarımın ortağısın Herşeyimsin… Canımmm… Sen kara sevdam Sen dinmeyen gözyaşım Sen ruhumun sahibi Diğer yarımsın Canımın taaa içisin sen. Hikmet Yakışır |
Sustum! Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor... sustum sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız! sustum! bin ah sürüp dudaklarıma ne kadar susulacaksa o kadar sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne kimse görmüyor... saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum kimse görmüyor... Sustum! tuz basıp yaralarıma! sustum içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına gül döküp kalabalıklara kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece kimse bilmiyor... sustum! sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse görmüyor sustum! saçlarını kokluyorum rüzgarların dudaklarından öpüyorum hayatı içimde incecik bir sevgi ürperiyor sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme gelmiyor beklediğim bahar yaralar merhem tutmuyor gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara mendil silmiyor yağmur dinmiyor sevdiğim bilmiyor sustum sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman sustum yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata kimse duymuyor sustum! İçimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi sustum sustu dudaklarım, sustu gözyaşlarım sustu gözlerimdeki şiir gönlümdeki nehir bulutlar haykırdı isyanımı şimşekler haykırdı sadece ben duydum sadece ben ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor geceler avutmuyor ben sustum acılarım konuşuyor yalnız ben sustum! susmuyor yüreğimi kavuran kasırga pencereme vuran yağmur damlaları susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar gelmiyor bahar kuşlar sevinmiyor yıldızlar küs ay üzgün güneş doğmuyor acılar dinmiyor içimde binlerce şiir kanıyor her gece kimse bilmiyor sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu hayat sustu zaman acılar konuşuyor yalnız acılarım konuşuyor kimse duymuyor... duymuyor... duymu... duy... nuri CAN |
KALBİMDESİN SİLEMEM Yüreğimde sonsuz aşkım kalbimdesin silemem Özlüyorum her günümde neredesin bilemem Hecelerde şiirimde adın gizli kalacak Gözlerinde erimekten başka bir şey dilemem Aşkın bende petek petek sevgin ile örülmüş Böyle sevda ne Ferhat’ da ne Şirin’de görülmüş Gecelerde gündüzümde sevgin çiçek açacak Yüreğimden izlerini bir kez olsun silemem Anıların yeter bana sevgin dünyalar kadar Açamadı kapısını şu kalbimi başka yar Bedenimde nefesimde yerin ayrı olacak Gözlerimden gözlerini atmasını bilemem Seni son kez görmek için şu dağları delerdim Gözlerimi hiç kırpmadan bu canımı sererdim Mevsimlerde senelerde yüzüm yine solacak Ellerinde can vermekten başka bir şey dilemem SABİHA SERİN |
Sen umudum sevdiğimdin Sensiz hayat geçmez derdim İçim yanardı suya hasret gibi sana Ellerim titrer kalbim kuş gibi çırpınırdı Nekadar sevmişim seni Sana bakmak güneşe bakmak gibi İçimi ısıtırdı Sana bakmak ay; a yıldızlara bakmak gibiydi Gözlerime ışık saçardı Nekadar sevmişim seni Nerden bilirdimki sesizce geldigin Dünyama yine sesizce gidecegini Sevildim sanmışım megerse Elimi uzaltsam dokunacak kadar yakın Yıldızlar kadar uzakmışsın megerse ne sevmişim seni Şimdi yanarım sana yandıgıma Şimdi ağlarım sana sevdalandıgıma Ne zavallıdırki kalbim hala Senin için bir kuş gibi çırpınır Nekadar sevmişim seni Geceye inat olsun diye gün ağarır Bende kadere,hayata inat Seni seviyorum hala İnat buya mahşere kadarda sevecegim Okadar çok sevmişimki SENİ yıldız özcan |
ASKERİM Askerim Denizlide Sınıfım piyade Geceleri nöbette Gündüzleri eğitimde Askerim asker Saçlarımı kestiler Elime G1 tüfeğini verdiler Emre itaat şart dediler Baba dağlarına çevirdiler Askerim asker Elbisem araziye uygun Şaşkın acemi durgun Sılam aklımda bugün Eğitim alanında yorgun Askerim asker Vatana feda canlar Hepsi askerdir bunlar Peyganber ocağıdır anlar Unutulmaz bu anlar Askerim asker Çok değişik bir ortam Daha çoktur hatam Sivil hayatı unutam Çekil geliyor kadrolu ustan Askerim asker Sadece eğitim ağır Kısa künyede bağır Allahım yağmur yağdır Tozu çok sıcağı vardır Askerim asker Kepte piyade neftesi Düz tıraş olmalı ensesi Çamlıkta üçüncü bölük sesi Botlar yaktı herkesi Askerim asker Sabah akşam içtima Temizlik var günlerde Cuma Eğitimde öğretileni unutma Tüfeği sopa gibi tutma Askerim şimdi asker. Turan Gül |
Labirent İçimden Seni seviyorum demek gelince Gurur dilime kördüğüm atıyor. Söyleyemiyorum, Konuşamıyorum, Boşaltamıyorum içimi... Artık ölmek istiyorum. Azrail, halâ sıran gelmedi diyor. Gel etme eyleme Bırak beni, artık öleyim diyorum; Bela mısın be adam, bekle diyor. Peki öyle olsun deyip Erişmek istiyorum yeni ufuklara. Günlerce yürüyorum, koşuyorum. Arkama bakınca bir de ne göreyim Bütün mesafe bir darı boyu... Ne yapmalı, ne etmeli Diye düşünürken, Sisli bir çıkmazın soluksuz uğultuları Yollar senin, gel geç diyor. Gelde çık işin içinden... Bitlis - 1994 Sinan Güngör |
KAR GİBİ Ben seni öyle sevmedim Ben seni biraz değil Ben seni hesapsız kitapsız Ben seni yeryüzündeki Kum taneleri kadar çok sevdim... Sen hep kaçak güreştin Saklayıp yılan yanını Çaldın ömrümün lale devrini Sen beni ortasında bıraktın Ayrılıkların.. hasretlerin... Sen beni kıyısında bıraktın Uçurumların ölümlerin... Ben seni biraz değil Ben seni hesapsız kitapsız. Ben seni yağmur ormanlarında Yağmur yağar gibi sevdim... Ben seni zikzaksız Ben seni dümdüz Ben seni karaca dağda geceleyin Aralıksız yağan kar gibi sevdim... .. Sen hava güneşliyken şemsiyeni verip Bulutlar göründüğünde hemen isteyen Sen gittiğin baloncuda bütün renkleri İsteyen çocuk gibisin Sen beni sever gibi sevdin Ben seni öyle değil Ben seni ağyar gibi değil Ben seni yar gibi sevdim Ben seni yağmur ormanlarında Yağmur yağar gibi Ben seni karaca dağda geceleyin Aralıksız yağan kar gibi sevdim.. Cumali Balıkçıoğlu |
SUS GÖNÜL Yaşadığın her ne varsa aşka dâir, Akla getirme sakın ola,sus gönül. Hâni hasret,keder,ızdırap vesâir, Sakla yitirme sakın ola,sus gönül. Bilmezse bilmesinler seni ne olur, Her sevgi gün gelir kendi yolunu bulur. Hak sahipleri hakkını Mahşer'de alır, Sen hak arama sakın ola,sus gönül. Sitem kâr etmez gâyri yorulma boşa, Bitti biten,giden gitti bakmadı yaşa. Boşver her hesabı bırak baştan başa; Tuz basma yarama sakın ola,sus gönül. OSMAN EMİR ŞENEL |
Utansın... Bir ömür adadım sana sultanım. Gönülde cennetim, dünyada han’ım Yaradandan sonra mevkiim, makamım, Kokunu çalarsa rüzgar utansın.. Duygu sellerinde bendi tutansın, Kitabım, inancım gibi kutsalsın, Sevda buketinde gerçek goncasın, Seni incitmişse yürek utansın.. Sakınırım seni kitabım gibi, Sevgin en samimî hitabım gibi, Kalbi sarmalayan kaburgam gibi, Sakınmazsa seni, ruhum utansın.. Sır olup dolaştım arzın üstünde, İlahi sanatın yonttuğu büstte, Kimse dokunduysa ya da öptüyse, Başka el değdiyse beden utansın.. Senden baskasından aldıysam koku, Kahreder kuşkunun en hafif şoku.. İstersen yarayım kalbimi oku, Rastlarsan bir ize, gönül utansın.. Ahmet Günbay YILDIZ |
DEM GÜN BATIMIYKEN Bilmem hangi hasretin goncası tutuştururken seni içimde Ellerinde uyumak vardı bir yaz yağmuru sonrası Tenim teninde çağlarken serseri ıslığımın gecesinde Sarhoş olmak vardı dudağının meyhanesinde Sorular soruları kovalarken Utangaç cevapların zulasında Sözcükleri toprağa ekerken sessizlik Soluğuna sarılmak vardı Dem günbatımıyken. Azrailin kod adıdır zaman Sorgusuz katleder gençliği Zaman canımı sobelerken Canında saklanmak vardı. ZÜLFÜ AKAR |
İstanbul bildiğin gibi; 'Boğaz' maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür, Dalgalar hırçın görünür, Dalgalar kızgın bu akşam... Gene içkili yerlerde, Bizim şarkılar berdevam. Bizim şarkılarda sevda, Bizim şarkılarda hasret, Ve bizim şarkılarda, Bitip tükenmez ayrılık Durmadan tekrarlanır: 'Ne fena talihim var. Kimi sevsem, el alır.' mikail |
Ormanlarda yuvasını yitiren Bir kuş görsem sen gelirsin aklıma. Beni alıp uzaklara götüren Bir düş görsem sen gelirsin aklıma. Gönlüm viranedir, yakılmış, yanmış Hayal mermerinde hatıram donmuş. Asırlar öncesi duvara konmuş Bir taş görsem sen gelirsin aklıma. Toprak, ağacın her hali güzel Gölgesi, meyvesi hem dalı güzel Nerede, ne zaman faydalı, güzel Bir iş görsem sen gelirsin aklıma. Acılmış bir çiçektir her gülen dudak Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak Bir dostluk bakış ı, bir gülen dudak Bir diş görsem sen gelirsin aklıma. Yüreğinde deli taylar eş ınan Gam ilinden dert iline taş ınan Altmış yıl yaş ayıp bin yıl düş ünen Bir baş görsem sen gelirsin aklıma DEMET GÜNEŞ |
Çılgınım Ben Yıldızlara kızdım bu gece Seni görmezden geldiler yine Seni en dipsiz kuyularda buldum Sevdim seni, sebepsiz sevinçler içinde Oysa acı, oysa hüzün, Oysa çaresizlik beni beklerken; Sensizlik, yalnızlık demeden Yaşarım derinlemesine Hastayım işte, çılgınım ben… Resmini ağlayan göklere çizdim İsmini öksüz şiirlere verdim Bunca değer, bunca güzellik sana hediye İnan ki asla düşünmem, ...............beni seversin diye Sen onca emeğin, onca değerin ötesinde Ulaşılmaz bir yıldız gibi doğdun içime Bilirim sen beni çoktan unutmuşken Bir inattır, tutturmuş gidiyorum seni sevmeye Aşığım sana, çılgınım ben… Günleri, ayları, yılları durdurdum. Zamanı yokluğunla, hayalinle doyurdum Ben bende miyim, sende miyim unuttum. Gözlerini bırak bana, Sensizliğe biraz mola vereyim. Şimdi en ritmik hatıralarınla Kalbim dans ediyor yokluğunda Şimdi nerede bir şarkı duysam, .................. sen gelirsin aklıma Artık alıştım yokluğuna Sensizliği, yalnızlığı umursamazken Ölürüm sevgin uğruna, Deliyim işte! .. çılgınım ben! .. Dört iklim mevsimde buldum seni Kış ortasında baharı yaşatır gözlerin Kışta baharı yaşarım, Üşütmez sıcaklığın, soğutmaz tenin Saçların yaz kokusu, kokun yazdır senin Yazda savurur rüzgar saçlarını Hazanda saklı ismin… Ne doyumsuz sevgi bu, Severim körükörüne Yaşarım yine de haddimi bilmeden Dedim ya.... ..........çılgınım işte, ....................çılgınım ben! Erhan Demir |
Kuşlar Gibi Hüznü, kederi bırak, uç dirliğe, Kuşlar gibi mesut olmaya bak. Yerden kurtul, kavuş özgürlüğe, Kuşlar gibi umut saçmaya bak. Güçsüzlükte serçeden var mı farkın, Sabır ve şükürle geçinir evin-barkın, Tasalanma, ezelden bellidir rızkın, Kuşlar gibi rahat olmaya bak. Yalnız aşkı, yalnız sevgiyi dillendir, Gerçek dostluk, ancak gönüldendir, Bak bülbüle, onun şifası güldendir, Kuşlar gibi dost bulmaya bak. Özüne iyi bak, önce kendinle barış, Sulh yolunda güvercinlere karış, Bu minval üzeredir hareket ve varış, Kuşlar gibi kanat çırpmaya bak. İnsanları sev, öylece kendini sevdir, Unutma en mutlu olacağın yer, evdir, Şen şakrak öten kanarya bir devdir. Kuşlar gibi hoşnut olmaya bak. Hep güzele, doğruya niyet etmelisin, Kötülükten iyiliğe avdet etmelisin, Yeri gelince leylek gibi hicret etmelisin, Kuşlar gibi yurt aramaya bak. Aileni, çevreni sev, sakın aykırı olma, Sürüden ayrılıp saçını başını yolma, Kırlangıçları örnek al da yolda kalma, Kuşlar gibi birlikte uçmaya bak. Zalimin karşısında korkma, dik dur, Zamanı gelince, çekinme hedeften vur, Kartal misali yaşa, yerini yüksekte kur, Kuşlar gibi taht kurmaya bak. Anka kuşu gerçek değil, bir masal, Bu masalı iyi anla, sen de ibret al, Hiç yılma, hep azimli, hep kararlı kal, Kuşlar gibi baht aramaya bak. Ahmet SANDAL / Kahramanmaraş Sandalî (Ahmet Sandal) |
Alıp Götüren Koku Gözlerim kapalı, bir sonbahar akşamında Sıcak göğsünün kokusunu içime çeker Dalarım, gözlerimden mesut kıyılar geçer Hep aynı günün ateşi vurur sularına Sonra birden görünür, baygın, tembel bir ada Garip ağaçlar, hoş meyveler verir tabiat Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat Ve bir safiyet kadınların bakışlarında O güzel iklimlere sürükler beni kokun Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu Tekneler, son seferin meşakkatiyle yorgun Burnuma kadar gelen hava kokular taşır Yemyeşil demirhidilerden gelen bu koku İçimde gemici şarkılarına karışır Çeviri: Orhan Veli Kanık Charles Baudelaire |
| Saat: 15:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık