![]() |
http://www.yazgulu.com/karisik/istbas.jpg İSTANBULA KAR YAĞIYOR GECENİN ORTA YERİNDE KAR YAĞIYOR ERİK AĞACINA KAR YAĞIYOR KUMRULARIN ÜSTÜNE DAĞ ZORBASI GİBİ HAİN VE UMARSIZCA ERİK AĞACI ÖKSÜZ KUMRULAR EVSİZ KALIYOR BİRBEN GÖRÜYORUM BELKİDE BİRBEN BİRBEN ACIYORUM KUMRULARIN HALİNE http://www.yazgulu.com/karisik/comfortroomtwinstars.jpg İSTANBULA KAR YAĞIYOR GECENİN ORTA YERİNDE ANSIZIN BİR KEDİ GEÇİYOR PENCEREMİN ÖNÜNDEN SÖYLENE SÖYLENE SİNİRLİ VE ISLAK BİR KEDİ BELLİKİ ANSIZIN YAKALANDI BİR ÇATININ TEPESİNDE VE MUHTEMELEN UYKUNUN EN TATLI YERİNDE BİRBEN GÖRÜYORUM BELKİDE BİRBEN BİRBEN ACIYORUM HALİNE http://www.yazgulu.com/karisik/comfortroomtwinstars.jpg İSTANBULA KAR YAĞIYOR GECENİN ORTA YERİNDE SEN MUHTEMELEN ENDERİN UYKULARDA BEN PENCEREMİN ÖNÜNDE İSTANBULA KAR YAĞIYOR KAR YAĞIYOR PENCEREME O SEBEPSİZ GİDİŞİN GELİYOR GÖZLERİMİN ÖNÜNE KAR CAMDAN GEÇİYOR TEN'DEN GEÇİYOR USULCA DOLUYOR YÜREĞİME http://www.yazgulu.com/karisik/comfortroomtwinstars.jpg VE BİR ÇİÇEK YEŞERİYOR KENDİLİĞİNDEN DONMUŞ KALBİMİN ORTA YERİNDE UZUN KIŞ GECELERİNDE YİTİRDİM SENİ ÖLDÜNMÜ KALDINMI HABERİN GELMEZ BİLMEMKİ BİR TANEM NERDESİN ŞİMDİ HER YAĞAN KAR'DA KAYBEDENLER OLUR HEP KİMİLERİ YUVALARINI KİMİLERİ RÜYALARINI KİMİLERİDE SEVDALARINI İSTANBULA KARYAĞIYOR GECENİN ORTA YERİNDE |
ÖZLEDİM SENİ.. özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden 'git artık' demek 'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... (ci) |
bir gün gittim… geride yığınla soru işareti bırakarak yanıtlamaya vaktim yoktu geç kalmıştım hayata, uçtum kanatlarımı takarak. bir gün gittim… dönüp arkama bakmadım bile bir kez nelerden vazgeçtiğimi görmek istemedim istemedim kimseyi bir kez daha yıkmak zaten ben gelmeyi de istemedim ki… bir gün gittim… hala kulaklarımda yankılanan; bir araba kapısı vuruşuyla çıktım o fotoğraftaki kareden o kareki beni yıllarca kendimden uzağa iten. bir gün gittim… gitmeler hiç bitmeyecekti; bildim bildim de, bilmemezlikten geldim zaten ben gördüm de, görmemezlikten geldim. bir gün gittim… asırlar uzağa uzaklar soğukmuş üşüdükçe anladım düştüğümü tuzağa. bir gün gittim… hiç hesabım kalmadı artık kendimle sen de dahil herkesi affettim… |
Az sonra akşam yürüyüşüme çıkacağım yine. Yine adım adım gezeceğim son kırıntılarını bulabilmek için bu şehri. Yine pazarlarına dalacağım, parklarında ağaç diplerini tarayacak gözlerim. Yalnız yalnız otobüslere bineceğim. Sen olabilirsin diye duraklarda bekleyeceğim, hem ıslanacağım yağmur altında. Seni arayacağım yine bu akşam "şehir yürüyüşüm"de. Cami avlularında güvercin kovalayacağım, tıpkı seninle yaptığımız gibi. Sahafçılarda olacağım bir zaman, boş boş bakacağım vitrinlere. Mankenleri sana benzeteceğim, belki seyredeceğim sen diye. Sahile uzanacağım sonra martı seslerini duymak için. Martı seslerini duymak, seni duymak olacak. Deniz mavisinde seni göreceğim, seni içeceğim deniz gibi, senin kokunu getirecek bana deniz esintileri. Buruk bir tad gelecek damağıma, hem hüzün, hem sevinç belirecek yüzümde. Balıkçılarla sohbet edeceğim yanlız olmadığıma inandırmak için kendimi. Akşam yürüyüşüme çıkacağım yine. Batan güneş bana maziyi hatırlatacak. Güneşin batmasının senin gitmenle eşdeğer olduğu gelecek aklıma. Sen gitmeden önce güneşin hiç batmadığını hatırlayacağım birden. Ve birden yine mahzun çöküntüler içinde eve dönmem gerekecek. Seni sahilde bırakıp evin yolunu tutacağım yarın akşam oluncaya kadar... Giderken senin beni bu şehirde bıraktığın, nasıl bıraktığın... Düşüneceğim. |
Sitare aşikâre, söylenmeyen şeyler vardı, aramızda. hani kenetlenirdi de, ağız, yıldız kaymışcasına, yalayıp geçerdi ya, gözlerini. öylece dillendirirdi ya, bakışlarım, anlayamadıklarını. o kara yağız, düşüncelerdeki pervasızlık, dil ucunda, pek ağırbaşlı oluyordu, Sitare, ya da zincirleniyordu, akıl neferlerince.. yüz bir pare, top atışı mı gerekirdi, duyurmaya bir şeyleri? hiç görmedin mi, gözlerinde patlattığım, maytapların parıltılarını? “göz okumayı bilmem ki?” diyorsun. anlıyorum Sitare, anlıyorum. cam gerisinden, kaktüsü bile menekşe görürdün de, papatyayı papatya, gülü gül görmezdin hiç. ya ne görürdün, bana baktığında? - biçare ha? bak ki kadere, “en uzaklarda bir yıldız” demiştin bir gün, sormuştum da adını. kadınca güzelliğine dalıp, yürekce yaklaşırken sana, usulca, sen, adınca, ve doludizgin uzaklaşırdın, nedense. ay olmayı, yıldız olmayı denerdim de, yanı başında durmak için, olamazdım Sitare. hep karanlıkta kalırdım, o yüzden. sen pırılca ışırken, en uzaklarda; yalnızca, gece olmak kalırdı bana, ve kararmak, ne çare.. o kadar çok benziyorsun ki, yüreğimdekine. o kadar andırıyorsun ki onu. sen o’ sun aslında Sitare, o sensin. ya ben kimim? Mustafa Erçin |
Uzaklarda bir adam sevdim Kendimin ne yanına dönsem onu anlatırdı Ömrümün ne yanına kaçsam onu tutardı. Adı neydi? Umudumun içinden geçti. Adı neydi? Gri, dumanlıydı gözleri Kor parçaları gizlenirdi derinlerinde Öptüğümde dudaklarımı yakardı gözleri. Sevdiğinde gün batar gibi Sevdiğinde akşam gibi bakardı. Çocuktu gözlerinin külleri Özlediğinde yetim gibi bakardı. Uzaklardan bir adam sevdim Beni ıssızlığına aldı. Adı neydi? Her sesi hoşça kal der gibiydi Her bakışı bırakma beni... |
ÖZLEDİM SENİ.. http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden 'git artık' demek 'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... |
La Minör Çırpınışlar Üzerine Gün doğmamış düşler, Sayıkladığında kırık rüzgar baladlarını Kaç aşk boyudur zaman Bilir misin? “ Sessizliğime saklanıp Dolaşırken kuytularımda Hayat yalınayak bir öpücük, Baharsa düşmekte saçlarından. Kahküllerinde damıttığım gözyaşlarım Ruhunda imbiklenişler , Hayallerimi yatırışlarım!!! Sonrası bir dala tutunma arzusuyla Goncalarında jale olmak. O gecenin sabahında Sen daha gözlerini açmadan, Süren rüyalarının bir yerinden Sokuluvereceğim irem bahçelerine. Biliyorsun ki Dünden kalan ve de yarına ait Her şeyi yaktım gözlerinde... Şimdi senle sarılıp sımsıkı Poz vereceğiz güneşe ve Ölümsüz kılmak için zamanı Tâb olacağız gökyüzüne. Odanın bir yerlerinde unutulmuş Bir zamanların şaşaalı Müzik Dolabından Bir kırkbeşlik sarıverecek sevdayı. Ardından Sana yazdığım o şarkının La minör çırpınışları aksedecek Şöminenin alaz senkromlarında. “Gözlerine uygun renk bulamadım Hangisi olsa içim yanıyor Tenine uygun çiçek bulamadım Hepsi kokusunu senden alıyor…” *** Bittiğinde Şarkımız ; Uzanıp söyleyen dudaklara, Kaydedeceğim Veda buselerini Sevda demirbaşlarına. Işın Ergüney |
SON DEFA GEL Bir çocuğum adını heceliyorum, Kağıtlara adını dolduruyorum, Bir vurgun yaşadım ama Gene de ayakta durmaya çalışıyorum... Bu mekan neresi? Terketmekte neyin nesi, Unutturdun bana her şeyi, Tanımıyorum kimseyi, Bak gene elimi uzattım sana, Nefes alamıyorum anla, Aşkınlayım bekliyorum yana yana, Ölecek yoksa,gel sahip çık şu cana... Tenin tenime değdiğinde can gelecek, Sen gelmezsen, Azrail'e can verecek, Bu kalp seni dursa da sevecek, Gel son defa olsun Belki de bu gözler seni son defa görecek? |
Sana Olan Sevdam Kölelik değil sana olan tutsaklığım, Çünkü yoktur kölelikte Ne aşk nede Mutluluk. Özgürlük gibi sana olan tutsaklığım, Seviyorum Seni Özgürlüğüme tutsaklığım kadar. Gökyüzüne tırnaklarımla kazırken seni, Hasretinle törpüledim acıları Ve okurken seni yıldızlar arasından Özleminle büyüttüm sevgimi. Acılar ac bir çocuk gibi beslerken ayrılığı, Anılardan çaldığım mutluluklarla yaşadım seni, Hasretle dökülen bir damla göz yaşıydı geceyi aydınlatan, Umut harfleriyle yazılan sözcüklerdi gökyüzündeki bulutlar Ve gecenin ardında sen vardın Çırılçıplak güneş gibi Seni Seviyorum Ve biliyorum ki Sana tek ihanetim Ölüm olacak... |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık