![]() |
BİTANEM hiç ulaşamayacağımı bildiğim halde seviyorum seni, biliyorsun değil mi..? gecenin karanlığı ne kadar yalansa,sen o kadar gerçeksin, tıpkı,o siyahlığı yok etmek için yakılmış lambalar gibi.. ben de ancak sensizliğimi karanlıklarla sıvayabilirim... sen hiç olmayacaksın ki! göğsüme bastırdığım bedenin olmayacak mesela... ne ellerin olacak avucum da ne bunları okuyacak gözlerin.. ne de üstüne söyleyecek sözlerin... saçların olmayacak mesela... kulaklarım da sesin, yüzümde nefesin, olmayacak... beni ne kadar çok sevdiğini anlatamayacaksın bana; dilin olmayacak, korkup rüyalarında beni çağıramayacaksın yanına; uykuların olmayacak, boynuma atılıp sarılamayacaksın bana; kolların olmayacak, yüzümde gezinip yanağımı okşayamayacaksın beni,m; ellerin olmayacak, yürüyüp peşimden gittiğim yerlere gelemeyeceksin benimle; ayakların olmayacak, beni hiç öpemeyeceksin,dudakların olmayacak sen hiç olmayacaksın ki... hep bir parça eksik yaşayacağım, öte yanımda koskoca bir boşluk olarak kalacaksın, yerin hiç bir zaman dolmayacak. oysa; bütün hayatımı sana adayabilirdim. adını dua gibi çakabilirdim dilime. sadece ve sedece seni sevdiğim için, beni sevdiğin için yaşayabilirdim. ama sen hiç olmayacaksın... hep eksik kalacağım,koskoca ve doldurulmaz bir boşlukla yaşayacağım, sen hiç olmayacaksın... |
Seni Özler Bu Yürek Seni özler bu yürek, delice severken. Yokluğunda ayaz yemiş yüreğim sırılsıklam hasret yağmuruyla. Var olduğunu bilmesem eğer, bilmesem sevdiğini kaybolurdum dipsiz karanlıklarda. Ayrılık çöllerinde mecnun olurdum. Ya da bir yusuf, susuz kuyularda çaresiz. Züleyham, bir tanem, yeşil gözlüm alınma isyan değildir sözlerim pişman değilim sevdiğime... Böylesine severken seni kahreder ayrılık, hasret ateşi yakar, kavurur. Sevdamdır dile gelen, isyanım değil. Oysa isterdim ki; bir ömür yanımda olasın bin ömre bedel... Gözlerin sıcacık baksın bana. Aşkınla eriyip sarhoş olayım. Yarınlarım olasın isterdim. Umudum olasın, benim olasın. Kollarımda olasın... Teninin kokusunu, sevgiyle bakışını, yürekten sevişini, benden öte ben oluşunu, bilmesem bütün bunları... Dayamazdı bu yürek ayrılığa aklım firar ederdi belkide. Züleyham, bir tanem, yeşil gözlüm alınma isyan değildir sözlerim pişman değilim sevdiğime... Böylesine severken seni kahreder ayrılık, hasret ateşi yakar, kavurur. Sevdamdır dile gelen, isyanım değil. |
Yüreğime senin aşkın gerek Herşey eskisi gibi yeniden başladı. Sana bitip tükenmeyen sevgim, Hasretinle hergün yanan yüreğim, Birkez daha seninle işte.. .......... Doğrumu yapıyoruz yoksa daha mı yanlış inan artık bende bilmiyorum..., birkez daha içimdesin kimsenin göremediği en derin köşemdesin, canımı acıtıyor.. korkutuyor beni bu sevda. paylaşamıyorum kimseyle sana olan duygularımı.. kimbilir,,, belkide gerçeklerden kaçtığımdandır.. sonu olmayacağını bile bile sevmek bir bilsen ne kadar zor kendimle bile paylaşamıyorum bu acı gerceği birtek elimde resmin kaldı her resmine baktığımda daha çok özlüyorum seni daha çok bağlanıyorum sana bakmaya doyamıyorum o güzel gözlerine ve dayanamıyorum artık.. sana olan hasretim gün geçtikçe büyüyor.. çok korkuyorum seni kaybetmekten tekrar aynı açıyla boğuşmaktan, güçüm kalmadı, caresizim bu sevda, yüreğimle girdiğim en büyük savaştı. bir yandan seni kaybetmek bir yandan sonsuza dek seninle olmak... karmaşık duygular içindeyim, bu savaşa yenik düşmeyeceğim bu yaralı yüreğime senin aşkın gerek beni caresiz, sensiz bırakma.. Hayriye_Ekitaş 25.06.2006 |
Seni Önce Ben Sevdim Dudaklarım belki cesaretsizdi Ama, Tutkulu gözlerim o iki kelimeyi defalarca söyledi. Sana önce ben söyledim Tek ortak yanımızın yalnızlıktan korkmak olduğunu. Yanlış yerde, yanlış insanlara sığınmak isterken, İlk defa sevdi kalbim. Seni önce ben sevdim... Ömrüm boyunca gözüm senden başkasını görmeyecek, Ömrüm boyunca gönlüm senden başkasını sevmeyecek, Diyecek kadar gerçek sevdim. Önce ben gördüm gözlerinde bozkırları. Ve o bozkırlarda açan çiçekleri... Ve o bozkırlarda akan nehirleri... Seninle geçen her anım, tüketirken derdi,kederleri Seni önce ben sevdim bir tanem, önce ben sevdim.... Bir durak vardı ya, İmaret Çarşısı'nın karşısında, Seni önce ben bekledim bu sevdamın son durağında. Gelince lokumun, kaymağın tadını Gidince de, Kafein gibi haşhaşın acısını bırakırdın damağımda. Sana önce ben kızdım, Beraberliğimizin en güzel zamanında, Ellerimi bıraktığında. Ağlıyorken, önce ben sildim ıslak gözlerini. Sana önce ben okudum, o ağlatan sevda şiirlerini. Bu şiirimi de öyle bir zamanda duyacaksın ki, Defalarca ağlayacaksın. Ve her okuyuşta, Mazinde yitirdiklerini tekrar kalbinde bulacaksın Neden sana bir gün olsun, Seni Seviyorum diyemediğimi de anlayacaksın. Anlamasan da, Seni önce ben sevdim. Ömrüm boyunca gözüm senden balkasını görmeyecek, Ömrüm boyunca gönlüm senden başkasını sevmeyecek, Diyecek kadar gerçek sevdim. Önce ben gördüm gözlerinde gökyüzünü Ve o gökyüzünde süzülen kuşları... Ve o gökyüzünde kayan yıldızları... Ben seni tanıdığımda unuttum, Beni sızlatan tüm vefasızları, Beni ağlatan bütün hayırsızları. Seni önce ben sevdim bir tanem, önce ben sevdim... Sokağında gezdim. Her gün pencereni, Her gün yollarını gözledim. Seni önce ben özledim, Sadece mektuplarınla yetinirken. Önce ben gizledim, Geldiğin gün, bütün heyecanımı. Bundan sonra hep yanımda kalmanı istedim. Gördün ya güzelim sevdamın kılıcını, Her engelin damarını kestim hiç acımadan. Ağladığımı da gördün, "Güle Güle" dediğin zaman. Eyy hazan çağımı açan sultan ! Seni önce ben sevdim. Ömrüm boyunca gözüm senden balkasını görmeyecek, Ömrüm boyunca gönlüm senden başkasını sevmeyecek, Diyecek kadar gerçek sevdim. Önce ben gördüm gözlerinde deryaları. Ve o deryalarda yükselen dalgaları... Ve o deryalarda batan gemileri........................... |
GİT... ME pınarları kurumuş gözler kederin resim çizdiği bakışlar ve dokunulsa kırılacak dallar gibi yüreklerin olduğu yerlere gideceksin oralarda ölüm gibi yalnızlıkta yarasaların kuşattığı gecelere kara basanlar gelir bölünür en tatlı yerinde uykular kefen gibi sarılacaksın yalnızlığına... git... me baharın gelmeyi unuttuğu sokaklarında çığlıklar kol gezer biliyorum oraları... git... me avucunda saklamaya çalıştığın kar taneleri ve çeşmeden eline değen su damlası kadar gerçekten uzak varlık yokluk arasında yaşanacak her şey... git... me yediveren gülleri gibi her yeni gün doğumunda tomurcuklanmaya durur oralarda vedalar... git... me şarkılar şiirler veda kokar türküler ayrılık üzerine adresler hep yok yerlere çıkar... git... me bir dağ gibi çökecek yalnızlık yüreğine... git... me Atila IŞIK |
sevmek; bakmak değil görmekse eğer, sevmek; yanındayken başını omuzuna koyabilmekse eğer, sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer, SENİ SEVİYORUM.... * * * * * sevmek; senle iken yere daha sağlam basabilmekse eğer, sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi hissetmekse eğer, sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer, SENİ SEVİYORUM * * * * * sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle seni ısıtmaksa eğer, sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer, SENİ SEVİYORUM * * * * * sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin kopmasıysa eğer, sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan bakabilmekse eğer, sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer, SENİ SEVİYORUM |
Sen Sen gönlümün açan gonca gülüsün Sanki,bana mevsimlerin en güzelini Sonbaharı yaşatansın Sen Beni oradan oraya koşuşturan Kendi yüreğimle boğuşturan Hayallerimle koşuşturansın Sen Beni sonsuzluğa iten Geçmişime perde çektiren Hayallerimi yırtıp gidensin Sen Sonu olmayan bir uçurum Dibi görünmeyen bir kör kuyu Denizimin sensiz koyusun Sen Bensiz her gününde Yollara döküldüğünde Hani nerdesin dediğinde Ben Sensiz sonbaharlarımda Güz güllerinin arasında Her şeyin tam ortasında Bulunacağım tek yer Ölü olarak bulunacağım odanın ortasında Seni bekleyeceğim. |
Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim Ben: Yollarına gülleri sereceğim Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem Ben: Senin için mecnuna döneceğim Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin Ben: Olsam senin için bir bal arısı Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı Ben: Konuversem kalbinin üzerine Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı. |
adım adım esmerleşen gece düşlerin yankısını sektirir dalgalarda sis sardıkça gizemine tül çekilmiş sokakları gizli bir dilde yazar kumlara aşkı kırık bir mısra ile ağlar neyler dağınık iklimlerden sızdırır sancıları... şimdi çisil çisil yağmur iniyor kente güz yağmurlarına teslim oluyor şehir kendi karanlığına gömülürken geceler bir bir açılacak gözlerimde perdeler bir yol açılacak yüreğimde ve ben düşe kalka gireceğim antik yalnızlıkların melankolik ülkesine... oysa tenimi yakmayan bir yağmur bir deniz kenarıydı özlemini çektiğim şimdi ise..! ne yöne essem sen bulaşıyorsun tenime sen diye acılarımı uyuttukça dizlerimde mavi bir isyan haykırıyor tüm benliğimde... gece bitiyor yüreğim şimdi keder denizi dalgalar vurdukça kıyılarıma fırtınalar kopuyor koylarımda oysa umutlarım hep sarmaş dolaştı maviyle ama gel gör ki şimdilerde; dokunduğum her mavi soluyor ellerimde... Seval Kemertaş |
Şimdi bu şiiri sana özlem kokulu Açık mavi, kocaman kolları olan Bir mektup kağıdıyla göndermeyi Öyle çok isterdim ki… Karşı konulmaz bir uzaklık aramızda Göğsüne yaslanıp uyumama bile izin yok! Uyuyamadığım için Sabahları sade şekersiz kahveni de yapamıyorum Affet sevdiğim… Belki de bu yüzden hep, Sıcacık ve huzur dolu bir omzun Adam gibi adamın yoksuluyum Tek dev adam sensin bu gezegende belki Şimdi farkettim sevdiğim… Içinde biriken sesleri söylemeyince insan Çığlığı icat etmiş olmalı… ben susuyorum! Adına uzaklık denen yerlerden Sana gözyaşlarımı gönderiyorum…kocaman kolları olmayan Affet sevdiğim…. Ben sana nasıl anlatayım şimdi Buralarda çoook uzaklarda Dağlar, okyanuslar aşmanın olanaksızlığını Nasıl anlatayım şimdi sana? Bazı geceler bulutların içip içip aralarında kavga ettiğimi Martıların yüzlerini rüzgara dönme nedenini Sonsuza dek özlenenler gibi Kanadı kırık düşler büyütüyorum beklerken seni Açık renk kalemlerle çizilmiş, çok şey var sana söylenecek Ben söyleyemedim, sen anlamadın Altını çizmeyi bile unuttum belki “ Seni Seviyorum “ ların Affet sevdiğim… Sana senden sonra aşk adına ısınamayan bir kalple Seni bekleyen gözler Ve artık kuşburnu kokusu aldığında Sızlayan bir veletin burnunu gönderebilirim… Yuvası karıncalara bırakılmış bir aşk Islak ve hala bekleyen uzun kirpikler Çay bardağındaki dudak payı kadar yakın eller Gittiğinden beri beni koynuna almayan bir İstanbul gönderebilirim… Affet sevdiğim… Artık yağmur sonrası, Dilekler tutuyorum gökkuşağının mavisinden ikimize Başımı kaldırıp bakıyorum uzak olan her yere… …. Diyorum ki…. “yalnızlığa alışmalı mıyım sence?” |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık