![]() |
Ayrılığa Kurdum Saatleri Ayrılığa kurdum saatleri Sabah uyandığında Bana ait ne iz varsa Neyim var neyim yoksa Usulca almış olduğumu göreceksin Beyninden silinmiş olacağım Hayalleri yastık yapıp uyumalar Bir esprinin arkasından gülüşmeler Özlenen ve istenene dair konuşmalar... Hepsini toplayıp Çıkardığım sandığa kaldıracağım Girdiğim kadar temiz bırakacağım iç dünyanı Eğer deli dolu etrafta koşuştururken Bilmeden sildiklerim varsa diye Sınırlarını kontrol edeceğim Gerekirse yeniden çizeceğim. Karasularında keskin bir manevra Havasahana sessiz bir veda sonrasında İzim kalmayacak, izin sürülmeyecek. Ayrılığa kurdum saatleri Geceden gideceğim sessizce Herşeyi, bulduğum gibi terkedeceğim. Sabah uyandığında belli belirsiz bile olsa Sende bana ait bir iz kalmışsa Gel alnımı karışla... |
Sayısız dertlerim üst üste binmiş, Kördüğümleri çözüyorum şiirlerimle. Şairler hep menfaate yenilmiş, Nefsimi bağlıyorum şiirlerimle. Nefsimi bağlıyorum çünkü kudurmuş, Bir toz misali her yöne savrulmuş, Mevleviler gibi dönmüş durmuş, Dergahımı arıyorum şiirlerimle. Arıyorum çünkü bedenim yanıyor, Ben susuyorum şiirlerim coşuyor, Bektaşiyle Mevlana'yla yaşıyor, Onların kapısındayım şiirlerimle. Ne erenleri geçmek nede yarışmak, Benim derdim kendimle barışmak, YUNUS EMRE gibi MUHAMMED'e kavuşmak, Bu yolda ibadetim şiirlerimle. O çöllerde ben Bir Berrak Ummandayım, Yaradana bel bağladım yolundayım, Ona giden yolun başındayım, El pençe divan durdum şiirlerimle. |
Ecel Günü Kırlar yeşil elbiselerini giyinsin, Ecel günü, çiçekler rengarenk açsın.... Güneş parlasın,sema masmavi Bayram etsin... Tepedeki al gelincik,göz kırpsın... Anlasın artık dereninin menekşesi.. Şakırdasın her yerde, cıvıl cıvıl kuş sesleri.. Dere coşup çoşup durulsun , Şırıl şırıl ninni söylesin..... Hazan vakti istemem , hüzün hatırlatır, Ayrılış ve çürüyüşü andırır,solan her yaprak, Ötecek bülbül, nağmesi de son olamayacak, Doğa kışın yalnızlığına bürünse de, Güneş parlasın,sular aksın berrak berrak.... Ey yüce rabbim, aksın semadan nur rahmeti, Üzerimizden eksilmesin, resulünün şefaati, Ayetler huşu içinde dökülsün,dudaklarımdan, Son nefesimde bahşet, kelime-i şehadeti, Göster cenneti,billur billur gözyaşım dökülsün Yanaklarımdan...... Babamı kucakladığı an misali,toprağın Yanıbaşına uzatılınca kabre,yağmur yağsın, Cisildesin, damlalar bölünsün bin kere, “Leilahe illellah” nuru dolsun,avuç açan ellere..... Kuşlar ilahi söylesin,nur rahmeti insin, Tüm kabirlere..... Figan istemem ardımdan,akıtsalar da gözyaşı, Hercü merc olacakmış , bedenim toprakta, gam yemem.. Ne çıkar, dereden alınan taş olsa mezartaşı.... Sana imanımla kavuşmak, dileğim ey rabbim.. Bu son ,üzülme demez musalla taşı.. Çaresiz,omuza alınıp taşınacak,her kulun naaşı.. İmam soracak, nasıl bilirsiniz,hep aynı hikaye, İmandan gerisi boş,nede süslü ağıt sermaye, Kul ne bilsin, helal etsin hakkını , Allah bilir.... Cennet bahçesi ya da cehennem çukuru, açılan kabir... Sakın avlu içine hapsedilmesin kabrim, Otlar yeşerir kuzular yiyemez.... Taşımın yazısını kısa kes,dayanmaz sabrım, Dalar dünya ehli, fatihasını diyemez..... Bilirim sevenin varsa, ağlayanında olur, Gidilecek son yol, gerçek kıyamet budur, Unutamam der de insan bu unutur, Ama yalvarırım.. FATİHAMI EKSİK ETMEYİN NE OLUR.... :kiss2: |
Sabah Oluyor Diyorsun Sabah Oluyor, Karanlık Oluyor Diyorsun Karanlık Oluyor, Hala Gelmiyorsun Sana Ne Oluyor.) Benim Renkli Bilyelerim Hiç Olmadı Cam Mavisi Benim Bilyelerim Hep Azdı Yatağımın Altında Saklardım Onları Şimdi Seni Sakladığım Gibi Okulda Silgim Kaybolmasın Diye İple Boynuma Asardım Silgisiz Kalmayayım Diye Şimdi Seni Kalbime Astığım Gibi Okul Çantamı Yere Koymazdım Kirlenmesin Diye Ellerimde Taşırdım Hep Şimdi Seni Taşıdığım Gibi Defterlerime Resimler Çizerdim Hep Bacası Tüten Ev Resmi Beyaz Çerceveli Camda Beni Bekleyen Biri Şimdi Seni Evimde Beklediğim Gibi |
GÖRÜLMÜŞTÜR Ne yak Mektubun ucunu, Ne sevgini Sayfalar dolusu Dile getir.... Zarfı kapatırken yalnız, Kuytu dudaklarını Çokça değdir..... |
SESSİZCE Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, / Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, / Dolunaya baktığında hissettin mi hiç / Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu / -------------------------------------------------------------------------------- Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, Dolunaya baktığında hissettin mi hiç Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu, Ve acı bir şekilde farkına vardın mı, Kalabalık içinde sessizce dolaştığını… Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin; Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki, Tuttuğun el sana huzur verir de; Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın… Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun; Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın, Tek damla düşmesin diye çabalarsın; Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların, Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların, Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda… Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları, Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde, Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde, Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne, Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur… Duyguların ağır gelir; ezilirsin Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende, Teslim olursun ölüme, Sessizce… |
Şiir Gibişiir gibi bir geceydi....! gözler birbirine kenetlenmiş, alnıma dayanmış başın,elimde ellerin... kokun burnumda,nefesin boynumda... beraber şarkılar söylüyoruz, deniz dalgalarla eşlik etmekte. çıplak ayaklarımız kum üzerinde, yakamozda bir gemi, kartpostal gibi manzara,ve biz |
Kar Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordun.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle! İclal Aydın |
Hayal kapaklı Şiirlere küskünüm Gerçekleri gözden kaybedip Sadece ruhlarımızı okşuyor şiirler Şiirlere aldandım Şiirlere küstüm artık Gelincik tarlasından geçirdiniz Kıyılara vurdurdunuz denizin dalgasını Uçuruma açılan virajlardaki Dağ eteklerinde otlayan keçilerin Teke kokusundaki şiirlerde Kaybetmişliğimi yaşıyorum Rahimdeki bebek gibi Sevgiye çeyrek kala Zamanı durduran şiirlere küstüm ben. |
YILDIZ GEZEGENİNDE BİR AŞK Bir yıldız seçtim bugün senin için, Mavi bir günün aydınlığında. Sonra düştüm de gökyüzünden kızıl saçlarına, Bir gül kokusu gibi, bütün ömrün en güzel yalnızlık geceleri, Kaldı hecelerimde.Duyulmayan kelimeler kaldı kulağımda, Söylenmeyen sözler yüreğimde kaldı. Şimdi bir güneş açıyor, saçlarındaki yıldızlarda, Yıldızlar kaçışlar içinde, gecelerden gündüzlere. Dökülüyor bak, Ağaran, kan kızılı saçlarından… Seninle ömür boyu birlikte olmak vardı, yıldızların kentinde. Seninle bir ömür vardı, yıldız gezegeninde. Sensiz kelimelerin hapsine düştüm sonra, Zaman geçti hep sensiz. Nefessiz ölümler oldu, Esaretimin bedeli… Vakit gitmek vakti, Vakit hüzün vakti. Hicranlarda vuslatı öldürme vakti… Zamandan öte; Sevdamın gergefinde, Bir aşk, bir gül, Ve biraz da kül, Kaldı geriye… Sadece bu şiir değil, Her şiiri sana yazdım ve sana okudum. Okumakla bitmedi ki hayat, Yazmakla geçmedi vakit. Sevmekle tükenmedi bu gezegen ve yıldızlar. Kaldırımlar düşmekle yıkandı, Aşkların dikenli, Ve çocuksu kanlarıyla… Islak sokaklarda batan aşkların dikeni kaldı, Yüreğimin en kuytularında… Bilmez misin? Hiç bir GÜL´ün dikeni batmaz kendine, Hiç bir diken de, batmaz GÜL´üne… |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık