![]() |
Sen gittin gideli gülüm Tozlandi biraktigin hatiralar Bir rüzgâr bazen eser Hafifce kapimi aralar. Sonra birden baslar Eski kanayan anilar Ahh! Bir görsen halimi gülüm Aglarsin hickira hickira. Biraktigin gibi degilim Icim kan agliyor gülüm Calmiyor ki kapimi Öylesine zevkli bir ölüm. Ne ölüm, ne de sen Sacimda aklar sira sira Ahh! Bir görsen halimi gülüm Aglarsin hickira hickira |
Zaman Kekemeydi Gün bitti, elindeki güller de soldu anımsanacak neler kaldı bugünden paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak belki bir türkü söyleriz geceye karşı saçlarını tarazlayan bir şafak olur Zaman kekemeydi ve tarihe sızan soytarılar gördük genç ömrümüzde ölüm peşimize düşende bir göçebeydik suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı Rüzgar suyu soğutsun su terli bedenlerimizi ve aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıkları konuşursak akşam olur ve yine yağmur yağar gidersek gülüşler azalır buralarda kim bulur kayıp adresteki dostları Bir karanlığa bakıyorum bir de zamana ay büyüyüp bir gül oluyor ellerinde senin ve ancak yeni bir yorumu oluyor aşkın saçlarından sızan bu karanlık yağmur ayın çağıltısıyla tutuşuyor begonyalar Saçlarındı diye düünüyorum ömrümüzü çözüldükçe savrulan rüzgardı saçların ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru -Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm kendimi, seni ve bütün dünyayı Ahmet Telli |
Ulaşılmaz sisli hayalin zirvesi Akseder serabın kara gölgesine. Sevda ateşinde anılar cezvesi Kaynayıp dökülür gönül bölgesine. Ateş böcekleri sürgün kör bir aşka. Ay ışığı hüznü, kederi damlatır. Bu yorgun dağların derdi daha başka. Ayrılık gökleri sarsar da, ağlatır. |
Geri döndüren gördünmü geçmişi |
ellerim ellerini arıyor ey sevgili, yokluğunla baş etmek ne mümkün? her an ölümü tetikleyen bakışlarından kaçmak yada, bir an bile durmayan kalp atışlarıma sırt çevirmek! ve masum gülüşündeki ince çizgileri göz ardı etmek ne mümkün... korkuyorum aşktan sevgiden, ve hep korktum senssizlikten zaman geldi çattı, korktuğum başıma geldimi ne? zamanı geri almak ne kadar gerçekçi olur? dur diyebilmek kimi yanlışlara yada kimi yanlışlarda yanlı'şları silebilmek? ve dönmek yine güzel günlere.. senli yani anla, sen günlerine, bitmekmi yoksa bu geri adımlar, tükenmektemi yıllanmış ömrüm? bilmiyorum, anlayamıyorum bütün bu olup bitenleri, silemiyorum ne geçmişi nede geleceği. yeniden hayata dönmek istediğimde tutuşturuyorlar elime senli günlerden kalma mimlenmiş bir kelepçe, ve kaybolmaya başlıyor hayalin gözlerimden hafif kazınmış yazılarına takılıyor gözlerim. ve orada yazan bir kaç kelime "gerçek sevgi; gidenler için ağlamak değil, gelecekleri gün için umut beslemektir..." ve bekliyorum seni ve geleceğin günü ve bekliyorum hiç beklemediğim kadar sendeki beni umutla, sabırla ve sevgiyle |
Sen yıldız kadar uzaksın Ben yalnızım karanlık kadar Ve boşalmış gözlerimin içi Çatık kaşlı yaşıyorum hayatı İnsanlar unutmuş gülümsemeyi Öleceğim biliyorum Bu yağmurdan sonra Yitirdim ömrümün şiirini Uyaksız bir hayat İllet gibi yapışmış yakama Çöp gibi kokuyor her gerçek O kadar tek başımayım ki Küsecek kimsem yok |
Yıldızlara bakar mısın geceleri...? Ve sayar mısın kayıp giden yıldızları...? İnsan sayısında yıldız varmış, Ölünce yıldız da kayarmış. Sen de bir yıldız tut o ben olayım, Ve her gece o yıldıza bak. Eğer birgün kayıp giderse o yıldız...! Sakın ama sakın ağlama... |
DİLENCİ En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi Her dalga halime üzgün. Her dudakta bana tebessüm. Ne vardı diyorum ne vardı Şu kaldırımda resmin olsaydı. Eğilip öperken ben Görenler, varsın dileniyorum sansaydı ... Ceyhun Yılmaz |
Lanet Olsun Gurbet elde beni perişan, Eden talihime lanet olsun. Dert vermek için bana koşan, Gündüzüme lanet olsun. Lanet olsun bana düşman olan, Elimden mutluluğumu alan, Beni dertten derde salan, Feleğe bin kere lanet olsun. Gülmedim şöyle yürekten, Herşeyimi aldın elimden, Sitemim düşmez dilimden, Günahım sana lanet olsun. Biliyorum herşey benim bahtımda, Beni dünyaya getiren Tanrım'da, Ona değil ama kullarına, Günahım kadar lanet olsun. Ne diyeyim ne söyliyeyim, Hergün dertle mi inleyeyim, Çilekeş gençliğimimi seveyim, Virane yaşantıma lanet olsun. Lanet olsun isyanımı dile getiren, RAFET adının manasını göstermeyen, Beni yerlerde süründüren, Yaşantım sanada lanet olsun. |
Ölümün yası-dır şiir Sen duymadan okurlar Yama gibi sırtında durduğumuz dünyanın Muştusunda kanatlarını kırmış kelebek Soluğunda rüzgar Ardından susturdular. Mevsimler rengini çalmış Tırpan yemiş hallerin esiri us Pörsümüş gözlerinden akan Okyanuslarda daha büyük dalgaların nedeni. Bu yağmur taşkın sellerin sebebi Cıkaramla beynim arasında mekik dokur -sus Gündüzümün farkı ne gecemden Yıldızlara perde çektim oysa ben. Zindanlar çığlık sesimde boğulur Ölümün yası-dır şiir En tepedeki yıldıza çelik bıçak saplanır Soluğun söze karışmış… hem fikir |
| Saat: 13:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık