MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

arwen 22 Ekim 2006 00:05

Sen gittin gideli gülüm
Tozlandi biraktigin hatiralar
Bir rüzgâr bazen eser
Hafifce kapimi aralar.

Sonra birden baslar
Eski kanayan anilar
Ahh! Bir görsen halimi gülüm
Aglarsin hickira hickira.

Biraktigin gibi degilim
Icim kan agliyor gülüm
Calmiyor ki kapimi
Öylesine zevkli bir ölüm.

Ne ölüm, ne de sen
Sacimda aklar sira sira
Ahh! Bir görsen halimi gülüm
Aglarsin hickira hickira


Mystic@L 22 Ekim 2006 01:19

Zaman Kekemeydi Gün bitti, elindeki güller de soldu
anımsanacak neler kaldı bugünden
paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak
belki bir türkü söyleriz geceye karşı
saçlarını tarazlayan bir şafak olur

Zaman kekemeydi ve tarihe sızan
soytarılar gördük genç ömrümüzde
ölüm peşimize düşende bir göçebeydik
suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına
bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı

Rüzgar suyu soğutsun su terli bedenlerimizi
ve aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıkları
konuşursak akşam olur ve yine yağmur yağar
gidersek gülüşler azalır buralarda
kim bulur kayıp adresteki dostları

Bir karanlığa bakıyorum bir de zamana
ay büyüyüp bir gül oluyor ellerinde senin
ve ancak yeni bir yorumu oluyor aşkın
saçlarından sızan bu karanlık yağmur
ayın çağıltısıyla tutuşuyor begonyalar

Saçlarındı diye düünüyorum ömrümüzü
çözüldükçe savrulan rüzgardı saçların
ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru
-Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm
kendimi, seni ve bütün dünyayı
Ahmet Telli


arwen 22 Ekim 2006 01:41

Ulaşılmaz sisli hayalin zirvesi
Akseder serabın kara gölgesine.
Sevda ateşinde anılar cezvesi
Kaynayıp dökülür gönül bölgesine.

Ateş böcekleri sürgün kör bir aşka.
Ay ışığı hüznü, kederi damlatır.
Bu yorgun dağların derdi daha başka.
Ayrılık gökleri sarsar da, ağlatır.


g_o_z_d_e 22 Ekim 2006 03:50

Geri döndüren gördünmü geçmişi
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan


arwen 22 Ekim 2006 04:12

ellerim ellerini arıyor ey sevgili,
yokluğunla baş etmek ne mümkün?
her an ölümü tetikleyen bakışlarından kaçmak yada,
bir an bile durmayan kalp atışlarıma sırt çevirmek!
ve masum gülüşündeki ince çizgileri göz ardı etmek
ne mümkün...
korkuyorum aşktan sevgiden, ve hep korktum senssizlikten
zaman geldi çattı,
korktuğum başıma geldimi ne?
zamanı geri almak ne kadar gerçekçi olur?
dur diyebilmek kimi yanlışlara
yada kimi yanlışlarda yanlı'şları silebilmek?
ve dönmek yine güzel günlere..
senli yani anla,
sen günlerine,
bitmekmi yoksa bu geri adımlar,
tükenmektemi yıllanmış ömrüm?
bilmiyorum,
anlayamıyorum bütün bu olup bitenleri,
silemiyorum ne geçmişi nede geleceği.
yeniden hayata dönmek istediğimde
tutuşturuyorlar elime senli günlerden kalma
mimlenmiş bir kelepçe,
ve kaybolmaya başlıyor hayalin gözlerimden
hafif kazınmış yazılarına takılıyor gözlerim.
ve orada yazan bir kaç kelime
"gerçek sevgi;
gidenler için ağlamak değil,
gelecekleri gün için umut beslemektir..."
ve bekliyorum seni ve geleceğin günü
ve bekliyorum hiç beklemediğim kadar sendeki beni
umutla, sabırla ve sevgiyle


arwen 22 Ekim 2006 04:57

Sen yıldız kadar uzaksın
Ben yalnızım karanlık kadar
Ve boşalmış gözlerimin içi
Çatık kaşlı yaşıyorum hayatı
İnsanlar unutmuş gülümsemeyi
Öleceğim biliyorum
Bu yağmurdan sonra

Yitirdim ömrümün şiirini
Uyaksız bir hayat
İllet gibi yapışmış yakama
Çöp gibi kokuyor her gerçek

O kadar tek başımayım ki
Küsecek kimsem yok


jullimujer 22 Ekim 2006 06:08

Yıldızlara bakar mısın geceleri...?
Ve sayar mısın kayıp giden yıldızları...?
İnsan sayısında yıldız varmış,
Ölünce yıldız da kayarmış.
Sen de bir yıldız tut o ben olayım,
Ve her gece o yıldıza bak.
Eğer birgün kayıp giderse o yıldız...!
Sakın ama sakın ağlama...


dQxdQx 22 Ekim 2006 07:30

DİLENCİ
En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi
Her dalga halime üzgün.
Her dudakta bana tebessüm.
Ne vardı diyorum ne vardı
Şu kaldırımda resmin olsaydı.
Eğilip öperken ben
Görenler, varsın dileniyorum sansaydı ...

Ceyhun Yılmaz


Misafir 22 Ekim 2006 09:55

Lanet Olsun

Gurbet elde beni perişan,
Eden talihime lanet olsun.
Dert vermek için bana koşan,
Gündüzüme lanet olsun.

Lanet olsun bana düşman olan,
Elimden mutluluğumu alan,
Beni dertten derde salan,
Feleğe bin kere lanet olsun.

Gülmedim şöyle yürekten,
Herşeyimi aldın elimden,
Sitemim düşmez dilimden,
Günahım sana lanet olsun.

Biliyorum herşey benim bahtımda,
Beni dünyaya getiren Tanrım'da,
Ona değil ama kullarına,
Günahım kadar lanet olsun.

Ne diyeyim ne söyliyeyim,
Hergün dertle mi inleyeyim,
Çilekeş gençliğimimi seveyim,
Virane yaşantıma lanet olsun.

Lanet olsun isyanımı dile getiren,
RAFET adının manasını göstermeyen,
Beni yerlerde süründüren,
Yaşantım sanada lanet olsun.


Misafir 22 Ekim 2006 15:16

Ölümün yası-dır şiir


Sen duymadan okurlar
Yama gibi sırtında durduğumuz dünyanın
Muştusunda kanatlarını kırmış kelebek
Soluğunda rüzgar
Ardından susturdular.
Mevsimler rengini çalmış
Tırpan yemiş hallerin esiri us
Pörsümüş gözlerinden akan
Okyanuslarda daha büyük dalgaların nedeni.
Bu yağmur taşkın sellerin sebebi
Cıkaramla beynim arasında mekik dokur -sus
Gündüzümün farkı ne gecemden
Yıldızlara perde çektim oysa ben.
Zindanlar çığlık sesimde boğulur
Ölümün yası-dır şiir
En tepedeki yıldıza çelik bıçak saplanır
Soluğun söze karışmış… hem fikir



Saat: 13:16

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık