MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

nünü 14 Aralık 2007 21:46

Beni Ben Gibi Sev
Beni, ben gibi sevmezsen,
Sen olmaya razıyım...
Zaten sevgi; sen oldum, demek değil mi?
Ben sen oldum, sevgili...
Nefesim sen, ruhum sen, gözlerim..
Baştan aşağı sen oldum.
Senle doldum...
Tek sana doyamadım.
Tek sana dokunamadım.
Ben kaybolmuşum bu sevgide,
Sen kalmışsın tek başına...
Sevilmeye alışkın bir uysallıkta,
Sen olmamı seyretmişsin...
Beni, ben gibi sevmezsen,
Sen olmaya razıyım...
Artık ben, ben de değilim...
Artık ben sendeyim...
Artık ben senim...
Beni, ben gibi sev sen yine de,
O zaman tadı damağında kalır bu sevginin...
O zaman sana karışır nefesim...
Ve belki o zaman biz olabiliriz...
Çok geç değil,
Beni, ben gibi sev sevgili...


Solmaz Akça


Sedef 21 14 Aralık 2007 22:52

Labirent Sevda

Bir labirent bu sevda
Ne başı belli,ne de sonu
Karmakarışık duygular duvarı
Her yanı sarmış
Akıllar firari.

Biz böyle değildik eskiden
Tüm çıkışlarımız
Sevgiye,aşka idi.

Şimdi anlayamıyorum
Var ile yoku ayırt edebilmek
Ya ölmekten geçiyor
Ya da öldürmekten.

Düşlerimin katili dediğim sen
Umutlarımı çalan da sen
Ah elime bir geçsen.

Bir labirent bu sevda
Gittikçe gelinen
Yolları bitmeyen
Kapıları yüzüme kapanmış
Yine de,sonsuza dek içinde koşacağım
Bulmaya yaşayacağım
Bir labirent bu sevda
Arayan ben,aranan sen...

^^Her sevda bir labirente dönüşecekse yaşamımda,sevmeyeceğim artık hiçbirinizi.böyle bilin ama pekte inanmayın.Sevgisiz olmuyor ne kadar isyan etsemde safca,tertemiz duygularla sevesim geliyor,gül yüzlü yarları,güller içinde...^^

Mehmet Caner Sümengen


arwen 15 Aralık 2007 02:05

sana geldim

Gece yarısı gözüm dalmış anılara.
Önce gözlerin gelir hayalime,
Sonra nefesin kulağıma.
Dokununca sıcacık çıplak tenine
Hadi uyan bak,
Sana geldim.
Aç gözlerini.
Ne olursa olsun hadi seviş benimle
Seven ve okşayan yüreğinle.
Aşkı öğret,
Zil zurna aşık nasıl olunur
Ezberlet bana.



semra tozduman


arwen 15 Aralık 2007 02:49

Anlat ona aşk
Rüyamı.
Bir dokunuşun yakışını,
Dudakların bir öpüşte eriyişini,
Bu tenin onda kayboluşunu.
Ayın sessiz sedasız bizi seyredişini,
Yıldızların ise birbirine gülümseyişini.
Söyle bana aşk,
Bu yürek bu tutkuya dayanırmı


semra tozduman


CaNaRY 15 Aralık 2007 09:09

Evvelim/Ezelim/Ebedimsin...


GÜNAYDINIM’ sın...

Fecri aydınlatan sözlerimsin sen...Karanlığın odalarına süzme ışıktır gözlerin..
Ceplerinde hüzün taşıyan adamın avuçlarında sakladığı mavi bilyelerin içinde yaşayan can...
Sen perdelerime düşen günaydınımsın..
Sen yarım yamalak sözlerimin tamamlandığı yersin...
Durma oralarda, gecemi gündüze çeviren kadın..
Günebakan çiçekleri gibi yüzünü bana çevir..
Soluğunu rüzgar, suskunluğunu bahar yaptım kendime..
Gözlerinin sağnaklarındayım bulut bulut düşüyorum Yeşil Cennetin kuruyan topraklara...
Kalem oluyorsun yüreğimde demlenen...
Kahverengi gözlerim gibi kahve gözlerinle ısık dağıtıyorsun şehrime..
Alnıma vuran ışıksın..Cünkü sen günaydınım, sen benim yaşamımsın sabahıma kanatlanan...


AYDINLIĞIM’sın...

Cemaline sinen nurlu gözlerine esir düşüm ben..
Esrik bir rüyayım karanlıktan aydınlığına saçılan..
Tut sevgili..Mihrabına al beni..
Gökyüzüne kanatlandır beni.Kutsa beni yüreğinle..
Kutsal mabedinde yaşamama izin ver...
Duam olsun nefesin..
Nefesim olsun gözlerin..
Katılaşmış karanlığımı erit yüzünde soluklanan güneşle..
İlmekle beni ışığına..Kollarına al cocuksu sevinçlerımi...
Ört üzerimi ışığınla...
Saçlarımın köklerinde doğsun gözlerin..
Alnı pak sevdalara kazılsın adın..
Tıpkı karanlıklarıma bırakılan aydınlık gibi...
Sen hep burada kal.Gecemin sabaha gebe kalan aydınlığı ol...
Kuşluk vaktim olsun sözlerin..Perdelerim seninle gülümsesin...
Şehrim seninle ısınsın..
Sen geleceğe yürüdüğüm yollara mevzilenmiş çiçeklerin
gökyüzüne bakan yanısın...
Sen pencerelerime süzülmüş apaydınlığımsın....


YOLLARIM’sın...

Umutsuzlukta kaybettiğim yılların geleceğe giden zamanısın sen..
Tozlu yollarımsın sana uzanan...
Adımlarımsın bastığım her izinde adını sayıklayan...
Rüzgar koynumda sana geliyorum..
Dudaklarımda senin en sevdiğin şarkı....
Bir de bohçamda sevgi azığım...Kilitledim geçmişimi karanlığa...
Ben sana koşuyorum..Hem de yalınayak...
Bilirim ki yollardaki dikenlerin çıplak ayaklarımın kanamasından korkarsın sen...
Dudaklarınla öpme sakın yollarıma serilmiş dikenleri..
Bırak kanasın ayaklarım....
Yollarımsın bâd- ı saba ile yıkanmış..
Bulut bulut gölgelerinde ilerlediğim varlığının bayram arifesindeyim..
Sana kavuşmak, bir bayram sabahı...
Toprak yağmuru sağarken dudaklarıyla sen benim vuslatımsın hasretin omuzlarına vurulmuş...
Sen benim yollarımsın adınla onurlandırılmış..
Gözlerini mavi ufuklara çevir..
Toz bulutuyla sana gelmekteyim...
Ellerimde mavi bilyelerim nefes nefese sana koşuyorum .
Bekle beni..Daraldı zaman..
Yaz yağmuru kadar mesafem kaldı sana..Geliyorum....
Kaybolan yılların cilasız zamanlarından senin için yollara koyuldum..
Zamansızlığın patikalarını geçmişken bir dağ kaldı aramızda...
Üzüm bağlarından geliyorum sana..Az kaldı sevgili..
Yollarımsın, adımlarıma ömür diye sunulmuş...


SABRIM’ sın..

Acıya minnet eden bir cocuğun ellerine tutuşturulmuş
ekmek gibi bereketli yüzün..
Su gibi aziz, hayat kadar elzem ve nefes kadar sonsuz
bir cansın sen...
Akşam kuytularında yalnızlığın ayak dibinde düşmüş benliğimin gözlerinde tekrar hayatı kazanmasıydı..
Takâtim, dayanağım, sabrımsın sen..
Soğuk ve yapay cocuklarla bastırılmamış cocuksu düşlerimin
yeniden sabırla örülüşüydü yüzündeki tebessümler..
Ezberimsin. evvelim , ezelim ve ebedimsin...
Sebebim, nefesim ve ahirim..
Sen, çaresizliğin ayak uçunda demlenen yüreğime
armağan edilen sonsuzluk hediyesi..
Sen, göğsümde taşıdığım eşsiz paye...
Sen benim acıya dayanma gücüm,
sen benim yüreğime işlenmiş sabrımsın...


''HAYATIMSIN''

Şeceresi hüzün olan adamın buzdan kalbine düşen hayatsın..
Canıma can diye süzülen canânsın.
Kanadında mutluluk olan baharlarsın sen...
Gonca güllerle süslenmiş sabahların gülümsediği cansın sen..
Kaybettiklerimin ardından tek kazandığımsın..
Bedeli ödenmiş acılarımı dudaklarındaki nefesle gideren
şifâsın sen..
Bağrı yanmış ve susuzluktan yüreğimi kurumuş
kıyılarıma dolan ve benliğimden aşıp
yüreğimde çoğalan bitmez deryâsın sen..
Yaralarıma kendi yarası gibi bakıp sökük yüreğimi
Eyyubvâri sabırla mutluluk ekleyen,
çöllerimdeki serabın tükendiğini bilip dudaklarındaki
ab- ı hayat ile menzile giren Leylasın sen...
Göğsümde her zaman övünç abidesi diye
saklayacağım ömrü vefasın sen..
Sen susuzluğuma düşen hayatsın..
Bak çöllerim yeşeriyor..
Dokun toprağa..
Zamanın göğsünde elenmiş topraktan “ sen ” fışkırıyor bak..
Dua dua filizleniyor kuru yapraklar..
İçinde büyüttüğüm kız çocuğunu vakitsiz gömen
adamın kuru dudaklarına sunulmuş ab- ı hayatsın...
Sen benim gözlerindeki kendimi gördüğüm
hayatımsın...
Soluklandığımsın, nefes aldığımsın....

Velhasıl; sen benim evvelim,
Ezberim, ezelim, ebedimsin...
Sen benim herşeyimsin...
" Sen dünden daha büyüksün içimde sevgili....."


İsmail Sarıgene...


MaRCeLLCaT 15 Aralık 2007 10:37

ADIM SONBAHAR
nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar

ATTİLA İLHAN


miss_didem 17 Aralık 2007 10:51

BENİ BEKLESEN

Beni beklesen,
Ben;
Bulutların apağında,
Yağmurların yanağında,
Çisil,çisil sana gelsem.....
Beni beklesen,
Ben;
Tozu dumana katıp,
Hareketsizliği yakıp,
Vuslat,vuslat sana gelsem....
Beni beklesen,
Ben;
Anı tazeleyerek,
Yüzünü özleyerek
Adım,adım sana gelsem....
Beni beklesen,
Ve ben sana gelsem....
.........................
Lokman HATİMOĞLU


LaDymm 17 Aralık 2007 14:53

Ben doğarken asi doğmuşum
Kızıl alevler içinde aleme bakmışım
Ellerim kilitli yumruk halinde tutmuşum
Feleğin sinesine patlatırcasına
Tetikte durmuşum

Ben doğarken asi doğmuşum
Gözlerim kapalı yüreğim kentik kentik
Kül basmışım yarama
Kömür tozunu ilaç diye içmişim
Hüzünden maya tutmuşum

Ben doğarken asi doğmuşum
Sicimle bağlanamaya yeltenmişim
Nasırlı ellerin dikenlerini
En asi günümde sineme kazmışım
O zaman acıyla dost olmuşum

Ben doğarken asi doğmuşum
Uçurumlardan düşmüş
Çamurla sıvanmışım
Cansız düşmüş
İnadaına demişim yaşamın

Ben doğarken asi doğmuşum
Kan damlarken yüreğime huysuz
Koynumda sürgün martılar ürkek
Özlemlerimde güvercinler uçurtmuş
Hayallerimde umut biriktirmişim ..A.VAHAP ERGÜVEN


CaNaRY 18 Aralık 2007 04:30

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı...
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını...
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle...
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan gözpınarlarında...


Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere...
İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum...
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni...
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını...
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz...
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?


Muammer Erkul...


CaNaRY 18 Aralık 2007 06:02

Dilim Varmıyor...
Kırmızı gül verdin önce elime
Sonra zehir oldu her bir kelime
Allahtan bul denir böyle zalime
Dilimin ucunda dilim varmıyor

Kararsız, tutarsız halin dilemma
Çözemedim seni sanki muamma

Bana yaptıkların çok oldu amma

Beddua etmeye dilim varmıyor

Çektiğim son bulsun numaracıdan
Falda yine çıktın falcı bacıdan

Deva diye inle sürün acıdan

Beter ol demeye dilim varmıyor

Acıyla inile heder ol diye
Derman ara daha beter ol diye
Ben gibi dert, tasa, keder ol diye
İçimden geçiyor dilim varmıyor

Nasılda kendine bağladın beni
Peşinde bir mecnun sağladın beni
Aşkınla kül ettin dağladın beni
Sende yan demeye dilim varmıyor

Nice vaatlerle beni kandırdın
Aşkın ateşine nasıl yandırdın

Lanet olsun bu candan usandırdın

Sen kıvran demeye dilim varmıyor

Bana verdiklerin acı hediye
Acımın farkına varırsın diye

Binlerce beddua kafamda niye?

Onbinde birine dilim varmıyor

Yalanlar üstüne hep planlar kurdun
Elbet düşer diye ağını ördün

Sevinsene zalim düştüm ya gördün
Sen de düş demeye dilim varmıyor

Safmışım içimde seni büyüttüm
Sırat köprüsünde beni yürüttün
Sana sevgi güttüm sense kin güttün

Aşksız kal demeye dilim varmıyor

Haberin var mıdır bu günahından
Acıdan inile kahrol ahından
Farkına varmadan son sabahından
Anlarsın demeye dilim varmıyor

Çıkıp gelsen bir gün çalınsa kapım
Yalvarsan desen ki sendeymiş hapım

Yeminler müsait değildir yapım
Defol git demeye dilim varmıyor

Bundan sonra kötü konuşmam desen
Acı çektirenler baş düşman desen

Gönül ettiğinden bin pişman desen

Yalansın demeye dilim varmıyor

Bir daha mı tövbe yeminler olsun
Yalansam gözüme topraklar dolsun

Sevda bahçemdeki güllerim solsun

Aşksız kal demeye dilim varmıyor

Açtığın yaralar sarılmaz oldu
Kibirden yanına varılmaz oldu

Yoruldu bu dilim darılmaz oldu
Darılayım desem dilim varmıyor

Aşkına yandırdın beni kavurdun
Kül oldum yelinle çöle savurdun

Kahrımdan kendimi yerlere vurdum

Vurulasın desem dilim varmıyor

Dünya yansa kalsa bir tek insansız
Bu aşktan vazgeçmem artık imkânsız
Beğendin mi şimdi gördün insafsız
Vicdansız vicdansız be hey vicdansız

Vicdansız demeye dilim varmıyor...


Mete Yıldız



nünü 18 Aralık 2007 09:54

Ellerinde
Umutsuzluğa düşmen niye? ...
Niye gözünde biriken inciden damlalar...
YÜREĞİNDE SAKLADIĞIN SEVGİME
SİTEMİN NİYE? ...
NİYE... Yalnızlığı dost bilip,
Sarılman ben diye...
Yanman, çaresizliğin aleviyle
Uyanman kanter içinde,NİYE?

--------Aynaları düşman bilme karşında,
--------Sırt dönme yaşama
-------- Sevmeyi bulmuşken gülüşümde
Senin olsun,
------- Al yüreğimi
İşte şimdi....
Sevginle tutsak,
-------- ELLERİNDE.....


Leyla Işık


miss_didem 18 Aralık 2007 16:14

SEVEN YÜREĞİME SOR
Her gece kan-ter içinde uyanıyorsam eğer
hasretin ateş olup giriyorsa koynuma
ıslanıyorsa kirpiklerim seni her andığımda
her düşündüğümde hızla çarpıyorsa kalbim
sensiz bir kez olsun gülmüyorsam bu şehirde
savruluyorsam sokak sokak
ürperiyorsam yaprak yaprak
esip geçen rüzgarlara sor beni

hasret ateşleri yağıyorsa üzerime her gece
kül ateş, ateş alev, alev kor olup yakıyorsa
kahroluyorsa kalbim seni her andığımda
ve tanımıyorsa hiç bir kural yüreğim
kaçmak istedikçe sana dönüyorsam yine
ölüyorsam aşkından her gün dirhem dirhem
ateş - alev sevdalara sor beni

seninle gözgöze geldiğimde
ben lal olmuş bülbül, sen gül oluyorsan
düğümleniyorsa boğazım
çıkmıyorsa sesim, daralıyorsa nefesim
konuşamıyorsam tek bir kelime
depremsi bir titreme başlıyorsa bedenimde
ve çözülüveriyorsa dizlerimin bağı
deli - divane gönlüme sor beni

kirpiklerimden süzülen damlalar
islatiyorsa yüreğimi her gece
hep bulutlarda saklıyorsam seni
düşüyorsan içime tane tane her yağmur yağıdığında
kirpiklerimin kıyısında martı olup uçuyorsan
susuyorsa denizler seni düşündüğümde
gelip seriliyorsan kıyılarıma sular gibi
gelip sokuluyorsan uykularıma
gelip sokuluyorsan rüyalarıma
sensiz geçen gecelere sor beni

damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
şiir olup doluyorsan kulaklarıma
masmavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
sana anlatamıyorsam
bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
su olup akıyorsam, ateş olup yakıyorsam
ve beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni


Nuri CAN


Misafir 18 Aralık 2007 19:52

Sürekli maske takmaktan
İçim Kan ağlarken
İnsanlara gülmekten yoruldum


Çok sinirliyken bile
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum

Hıçkırarak ağlamak isterken
Gözyaşlarımı içime akıtmaktan
Delice severken içimden dağlara denizlere
Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara
Seviyorum diye haykırmak isterken
Susmaktan yoruldum


Mavinin her tonunda kaybolmak isterken
Siyaha esir olmaktan yoruldum

Kendimden yoruldum

Hep güçlü olmak ne zordur
Hep sorumluluk sahibi olmak
Her zaman haklı olmak
Herseyi bilmek zorunda olmak
Ruhum yoruldu


Çoçukken genç olmak
Gençken olgun olmak
Çok zor yoruldum

Çabuk tükettim ömrümü
Yarınlarımı...
Umutlarımı...
Duygularımı...


Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Oyunun adı hayat
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş
Senaryo konusu
Herseye ragmen Mutlu Olma Sanatı
Ve oyun bitti..perdeler indi ışıklar söndü
Kendimden yoruldum.

Artık tutunduğum
Güvendiğim
Yanındayken kendim olduğum
Maske takma ihtiyacı hissetmediğim
Ağlamak istediğimde özgürce ağladığım
Haykırmak istediğimde sevgimi
Sınır tanımadan haykırdığım
Sen varsın


Artık Oyunun ikici perdesini açtım
Her yer ışıl ışıl
Başak saçların bal rengi gözlerin umudum
Senin sevgin yarınlarım

Kendimden yorulduğum yerde seni buldum...


aLinTi


arwen 19 Aralık 2007 18:41

sevgin mihrabım oldu
solgun yüzümde
aşkının fırtınası
essin, bırak!

rüzgar;
kanatlarında
yeryüzü ağırlığınca
hasret taşısın
kalbimin en ağrıyan yerine.

volkanlar yak yüreğimde
sönmeyen alevlerin
sarsın canevimi.

O sen ol
yokluğumun seninle başlayan
ölümsüz meleğim,
O sen ol.

hançerin sevgiyse
çal gül yaprağından
daha narin kalbime
ben hazırım.
seninle
ölümsüzlük şehrine
yolculuğum var
çağırsınlar.


şevki atik


arwen 20 Aralık 2007 02:15

KORKUYORUM

Kokuyorum…
Aşkımı sana haykırmaya
Yüzüne bakıp sana yalvarmaya korkuyorum

Korkuyorum…
Bir daha gözlerine bakamam diye
Bir kez daha sesini duyamam diye
Telaşlıyım
Uzaklardan koşup elini tutamam diye

Artık hayatın kendisinden korkuyorum
Yaşamın ahından aşkın kahrından
Senin karşılık vermediğin aşkınla yanıyorum
Ve yüreğimi tutuşturuyorum

Ve korkuyorum…
Uzaklara gideceksin diye
Diliyorum yüce Allah’ tan
Beni bu hasretten kurtarsın diye

BARIŞ KARAGÖZ


Mystic@L 21 Aralık 2007 11:49

AYRILIKTA SÖYLENMİŞ BİR YAZ TÜRKÜSÜ
Gözlerine bakar ağlar
Bu son şarkıSon umut
Gitme hep burada kal
Bizimle kal bu kıyıda
Her yanına dokundum bakışının
Her yerini tanıdım göklerinin
Gün boyu sende uçtum
Dinlendim dallarında
Atlılar gibi yoruldum yanında
UyudumÖlür kıyı ölür yazlar
Alır götürür karakış
Her bahar her umuda zorunlu mu
Neden yolcusun bu kadar
GideceksenAl götür umudumu
Al götür sonuna kadar
Afşar TİMUÇİN


Fırtına 21 Aralık 2007 12:10

SESSİZ AKŞAM DÜŞLERİ

Bembeyaz akşamlara çıkmak
Deniz kıyılarında ya da dağ başlarında
Daha doğar doğmaz sarhoş
Pırıl pırıl bir günden
Akşam gelin gibi süzüle süzüle
Yamaçlardan ağır ağır inerken
Seni duymak seni sevmek seni okşamak
Seni konuşmak ve seni susmak
İlk karanlıkla birlikte erkenden

Senin hazırladığın sofraya oturmak
Senin yaydığın çarşafların üzerine
Uzanıp uzun uzun düşünmek seni
Dünyayı yepyeni güzelliklerle
Yeniden yaratır gibi
Elinle kapladığın yorganı örtünüp
Seni duymak seni düşünmek seni bulmak
Haritaya yeni bir ada yazdırır gibi
Her yanını her şeyini öğrenmek
Saçlarını boynunu sırtını belini
Kollarını omuzlarını dizlerini ayaklarını
Hatta ayıp olmasın en gizli yerlerini
Yani baştan sona seni ezberlemek

AFŞAR TİMUÇİN


Sedef 21 21 Aralık 2007 20:17

Yıllar Sonra (Yeniden Doğu`m)

Yollar kapalıydı
Kar yağıyordu...
Zakkum tadındaydı gece.
Dışarıda barut kokusu
Kar tozlarına karışıyordu.
Karanlıkta bir aydınlık
Okuluna ulaşmaya çalışıyordu.
Yollar kapalıydı...
Kapalıydı...

Uzak şehirlerdeki dostları geliyordu aklına...
Şimdi çoktan doldurmuşlardır
Akşam seanslarını sinemaların.
Bedava içkisini içiyorlardır
Sergi açılışlarının.
Belki de bir barda
Eleştirisini yapıyorlardır
Okumadıkları birkaç kitabın.

Yollar kapalıydı
Kar yağıyordu...
Zakkum tadındaydı gece.
Güneşle randevusu vardı sabaha
Yetişmesi gerekiyordu.

Yedi yaşındaki bir çocuğun
Gözlerinde yaşadı ilk mutluluğu.
Küçücük göğsünde bir dev taşıyordu.
Her harfinde alfabenin
Gözleri daha da parlıyordu.
Anlatabilir miydi dostlarına?
Bu çocuk tarihi yazıyordu.

Yollar kapalıydı
Kar yağıyordu...
Zakkum tadındaydı gece...

Bu dağların arkasında
Başka insanlar da var.
Sizler nasıl yaşıyorsanız burada,
Onlar da yaşıyorlar.
Siz bilmeseniz de onları
Onlar belki de sizi
Biliyorlar?!...

Yollar kapalıydı,
Kar yağıyordu.
Zakkum tadındaydı gece...

Güneş doğmayabilirdi sabaha.
Bahar gelmeyebilirdi.
Bu kışın ardından,
Papatyalar açmayabilirdi...

Ama yollar kapalıydı,
Kar yağıyordu...
Zakkum tadındaydı gece.
Kimin umurundaydı?...

İrfan Mutluer


Fırtına 21 Aralık 2007 20:55

BAŞKALAŞAN AŞK

adını anmak güzeldi
dost ağızlarda sana dair cümlelerin ıslatılması..
adını anmak..
yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel avuntularına
sırt çevirip senden söz açmak..
biraz gülünç, biraz sitemkar..
güzeldi...
adının türkçedeki yankısı özeldi...
Seninle yoğurt yemek, kendi Kanlıcanlı, sülalesi
Kandilli yoğurtcunun mekanında..
Denize amors durup, yüzüne
cepheden bakmak güneşli bir mavilikle.... güzeldi..
ipe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak,
yüzünde
yüz yıllık bir hasreti gidermek güzeldi...
Güzeldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum şimdi...
Cümlelerimiz öznesiz.. Umursayan yok Kanlıca'daki
yoğurdu...
Ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir aşkın
mührüdür artık.....

YILMAZ ERDOĞAN


KaRaYeL61 22 Aralık 2007 10:14

Hüner değil


Hüner değil,
Sevmek güzeli,
Güzellikleri...
İnanmak,
Bir gün biteceğine,
Saadetlerin de.
Öyleyse,
Fırsat bu fırsat....
Pay etmeli sevgiyi,
Herkese, her şeye.
En güzeli de,
Gülümseyebilmek,
Tüm çirkinliklere.

Peşin yargılarla,
Zincirlere vurmamalı duyguları.
Kör kuyulara atmalı,
Nitel,
Nicel,
Düşünsel farklılıkları.
Bitmeli kaygılar.
Toprağa gömülmeli,
Savaş baltaları.
Ve...
Her kişi,
Sevgi ve saygı olgunluğu ile
Yaşamalı.

1989

Hasan Yılmaz


Demir YumruK 22 Aralık 2007 13:07

Bu Gece Yalnız Kalmış Yıldızlar

Bu gece yalnız kalmış yıldızlar.
Yakamozlar göz kırpmıyor hayallere.
Mehtap yalnız bırakmış, kapatmış gözlerini
Düşünceye dalmış deniz, başını önüne eğmiş rüzgarlar.
Yas tutuyor şehrin sokakları sanki.
Duyulmuyor kimsesizlerin ayak sesleri.
Parlayan yıldızlar gülerek bakmıyor gözlerime, camların arkasından.
Bu gece bir tuhaf, bir yalnızlık kokusu var melteminde denizin.
Seslendim duyuramadım sesimi hayallerime.
Boş bekledi kollarım, sarılamadı, kucaklayamadı ruhunu hayallerim.
Seslendim, duyuramadım sesimi geceye, haykıran martılara,
El salladım göremedi, selam yolladım almadı.
Bir kerecik olsun gözlerime bakmadı bu gece yıldızlar.
Öksüz kedi yavruları gibi dolaştım kaldırımlar arasında.
Hüzünlendim, üşüdüm, benden uzaklara bakan gözlerini düşündüm.

Bu gece yalnız kalmış yıldızlar...
Ufuklar denizlerde boğuluyor sanki...
Sanki denizler ufuklarda kaybolmuş,
Dağlar yasa bürünmüş, geceler zifir olmuş kahrından.
Sessizlik kader olmuş bu gece, sensizlik kahır olmuş.

Bu gece yalnız kalmış yıldızlar...
Ellerinden tutmamış, gözlerini kapatmamış nazlı papatya.
Bak martılar ağlıyor sahilde, sesine ses vermedin diye.
Sessizliğin, sensizlik kadar zormuş.
Anladım ki sevgi haykırdıkça cana can katıyormuş...

Ferhat Eren


Fırtına 22 Aralık 2007 13:13

UNUTMA Kİ

Sen uykusuzluk nedir bilir misin

Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı

Gözlerini tavana dikip

Düşündüğün oldu mu bütün gece

Ve bütün bir gün

Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç

Gelmeyince

Seni aramayınca

Ölesiye ağladın mı

Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların

Ona ait ne varsa

Bir bir hatırladın mı



Sen günden güne erimeyi bilir misin

Dev bir ağacın vekarı içinde ölmeyi

Bir teselli aramayı

Issız parklarda, tenha sokaklarda

Ve bütün bir şehir uyurken uzaklarda

Deli divane yollara düşüp

Yaşlanmış bir köpek gibi

Eskimiş bir gömlek gibi

Atılmışlığını hissettiğin oldu mu

Sevmekten

Günler geceler boyu yürümekten

Elin, ayağın, kalbin yoruldu mu



Sen yalnızlığın acısını bilir misin

Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına

İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı

Bütün gururunu çiğneyip

Sevdiğinin geçtiği yollarda

Bastığı toprakları eğilip öptün mü

Sen çaresizlik nedir bilir misin

Sen yokluk nedir gördün mü

Yanan başını duvarlara

Vurup parçalamak geldi mi içinden

Sen her gün bir defa öldün mü



Böyleyim diye ayıplama beni

Bir gün kendimi

Sonsuzluğun koynuna bırakırsam

Yaralı ve yeni bir asker gibi

Darılma

Unutma ki

Her seven adsız bir kahramandır

Unutma ki

İnsan; sevebildiği kadar insandır.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


Demir YumruK 22 Aralık 2007 13:16

Hem Yakın Hem Uzaksın

Ne zaman gece olsa
Siyah saçların gelir aklıma
Sonra
Yıldız yıldız gözlerin,
Tutup öpmek ister seni canım
Ay ışığı teninde dolaşmak ister parmaklarım.
O an,gece kadar yakınsındır bana.

Söz dinlemez olur deli gömlüm.
Uzanır ellerim,
Sarmak ister kollarım.
İşte o zaman
Gökyüzü kadar uzaksındır bana

Emin Akduman


Fırtına 22 Aralık 2007 13:18

SESSİZ AKŞAM DÜŞLERİ

Bembeyaz akşamlara çıkmak
Deniz kıyılarında ya da dağ başlarında
Daha doğar doğmaz sarhoş
Pırıl pırıl bir günden
Akşam gelin gibi süzüle süzüle
Yamaçlardan ağır ağır inerken
Seni duymak seni sevmek seni okşamak
Seni konuşmak ve seni susmak
İlk karanlıkla birlikte erkenden

Senin hazırladığın sofraya oturmak
Senin yaydığın çarşafların üzerine
Uzanıp uzun uzun düşünmek seni
Dünyayı yepyeni güzelliklerle
Yeniden yaratır gibi
Elinle kapladığın yorganı örtünüp
Seni duymak seni düşünmek seni bulmak
Haritaya yeni bir ada yazdırır gibi
Her yanını her şeyini öğrenmek
Saçlarını boynunu sırtını belini
Kollarını omuzlarını dizlerini ayaklarını
Hatta ayıp olmasın en gizli yerlerini
Yani baştan sona seni ezberlemek

AFŞAR TİMUÇİN


Demir YumruK 22 Aralık 2007 13:29

Yeni Bir Yıl

Yeni bir akşam bu akşam
Umutların yeşerdiği bir akşam
Seni doyasıya düşleyeceğim yeni bir akşam
Eskilerinden farklı yeni bir akşam.
Farklı benim için çünkü bir yaş daha yaşlanacağım
Bir umut süresiyle yine vedalaşacağım
Yeni yıla umutlarımı taşıyacağım
Seni yine unutmayacağım
Her gece gibi bu gece de saracak
Bütün benliğiyle yalnızlığımı
Hissettirecek çektiğim ızdırabın acısını
Başaramayacak uykusuzluğum seni anmamı
Düş alemine yaklaştığım her saniyede
Sızlayan yüreğimin acısını bastırmayacak
Ayaklarımın isyan eden ağrıları,
Nede, göz yaşlarımın dudaklarımdaki acı tadı
Biliyorum ey zalim ne ben sana varacağım
Nede sen beni bulacaksın gecenin derinliğinde
Umut ya, garip ama alamıyorum benliğimi
Seni düşünüyorum,düşündükçe eriyorum
Yok olmadan seni aynı yerimde ellerim açık
Gözlerimde yaş, umutla bekliyorum.

Ethem Turan


Sedef 21 22 Aralık 2007 21:33

Kısacık

Ben yaşamdan tat almak için sevmedim seni,
Ben seni sevmek için yaşadım,
Aşkını damarlarımda hissetmek için.
Birgün gelirde sevgilim,
Sana seni sevdiğimi söylersem,
Sakın seni sevdiğimi düşünme,
Çünkü benim aşkım ne kelimelerle anlatılır
Ne de harflerle!!!

Gümüş


nünü 23 Aralık 2007 20:59

Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim.Parlak bir inciydin benim için.
Paha biçilmez bir inci...
Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde
Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da
Beni sardigi bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye degil
Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini
Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim
Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin
Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun
Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda
Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim
Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramizdaki kilometreler nasil çoksa
Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan atesin ile
Zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken
Kalbimin yanip tutustugu anlarda
Gelip o bu atesi alevlendirerek
Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum.
Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum.
Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten degil;
dostlugunu suiistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...

ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM...

Atilla İLHAN


arwen 23 Aralık 2007 23:53

içmeyeceğim bu akşam hasreti
sigaramın dumanıyla şiir de yazmayacağım
türküler saza küsmüş bana ne
ezgiler beni dinledi mi ki

yıldızlara ışık saçmayacağım
gece karanlık kalsın, saçlarıma bakmayacağım
adaaaam sende,
boşver gitsin,
rakıya bardak koymayacağım
bu gece de ayık kalsın herkes.

sıra bende şimdi
içkiyi sarhoş edeceğim
hasret beni çekecek
türkülerde adım kalsın
saz, bana çalsın bu gece.

saçlarım rüzgarı savuracak
gözyaşlarım ağlayacak benim yerime.
yağmurun,
üstüne üstüne yürüyeceğim
gün yüzlü, güneş gözlü sabahları
ben doğuracağım.

hep aşk mı beni terkedecek,
bu defa da ben gideceğim ardıma bakmadan
mumları da yakmayacağım işte
benim alevlerim yeter bana

uyandım,
bu rüyayı bir daha görmeyeceğim.
sıcaktır elleri aşkın.
gidersem, çok üşüyeceğim...



ışık aktaş


Fırtına 24 Aralık 2007 09:56

Yaralanan Kuşlar



Evlerimiz; ağaçların kollarında, koltuk altlarında, doruklarında, çatılarda, bacalarda… Yüksek olan her yerde.

Bizimki ormanın içinde. En büyük ve en yaşlı çınar ağacının koltuk atında. Ne demekse bilmiyorum ama köklü bir aileymişiz. Benim için köklü aile olmaktan daha önemlisi genç olmak.

O kadar gencim ki! Yaralanmaktan, ölmekten, yaşamaktan, kaybolmaktan korkmuyorum. Oysa çok fazla genç avcılar tarafından vuruldu. Hem de gözlerimin önünde. Avcıların gençlerin peşinde olduğunu biliyorum. Yaralanan, ölen ne kadar yakınım olursa olsun, sanki sıra bana gelmeyecekmiş gibi hissediyorum. Hani yakının kanser olur üzülür, ağlarsın ama sıra sana gelene kadar anlamadığını hissedersin. İşte öyle bir şey.

Pencereden komşunun oğluna bakıyorum. Evlerimiz karşılıklı. Onun da bana bakmasını seviyorum. Birlikte büyümeye çalışıyoruz. Onların evi de çok güzel. Birbirimizi görünce; önce o, sonra ben takla atıyoruz. Kanadıma çarparak yarenlik yapıyor;

“Seni seviyorum, kaçalım mı? ” diyor.
“Kaçalım” diyorum.
“Uçalım, uçalım, uçalım. Gökyüzünün en yükseğine çıkalım. Kaybolalım” diyor.
“Kaybolalım” diyorum.

Kanatlarımızı açıp bütün havayı içimize doldurup, yan yana havalanmaya başlarken, nerden geldiğini anlamadığımız kurşunlarından biri onun şakağından giriyor, benim şakağımdan çıkıyor. Avcıları aynı anda görüyoruz. Kaçmaya çalışırken kanatlarımızdan vuruyorlar. Hızla düşüyoruz. Düşerken çarpışıyoruz ve hızım kesildiği için sert düşmüyorum

Ölmüyorum ama yaralanıyorum.

Yerde yaralı bir sürü kuş var. Kanadımı sürükleyerek aralarında onu arıyorum, bulamıyorum. Zaman yaralananlar için hem hızlı hem de yavaş geçiyor.

Yaralarımız bizi bozuyor. Zaten bozulalım diye kafamıza ateş ediyorlar. Kafamızda önce tedbir, sonra kendini düşünme, sonra bana ne, sonra da korku oluşmaya başlıyor. Bu durumu kabul etmek istemeyen bazı yaralılar yaralandıklarını inkâr ediyor. Ben onlara, onlara da bana acıyor. Gerçek olan ise hiç birimizin uçamadığı.

Yaralılar apartman veya en iyi ihtimalle gökdelenler üzerinde yaşamaya başlıyor. Kendi etraflarında havalanabiliyorlar. Göç edemedikleri için kışın donuyorlar. Donarken de metal haline geliyorlar. Sonra hurdacıya veriliyorlar.

Ölmediğimi şans sayıyorum. Metal haline gelene kadar onu arayacağım.

Umudumu keserken başkalarında onu arıyorum. Ararken değişiyorum. Zaman geçtikçe onu bulsam da tanıyamayacağımı anlıyorum.

Herkes gibi ben de değişiyorum. Kanatlarım değişirken kararıyor. Kafama yediğim kurşun içindekileri zedeliyor.

Yıllar geçtikçe onu bulma umudumu kaybediyorum. Yine de hüzünlü bekliyorum.

Hurdacı;
“Üzülme bana verildikten sonra neyde yaşamak istersen onda yaşarsın” diyor.
“Nasıl? ” diyorum.
Sıralıyor;
“Emaye, çelik, alimunyum… ne olmak istiyorsan onda yaşarsın” diyor.
“O halde ne yapmak istiyorsanız, yapın” diyorum.

Kara kanatlarım, kömürleşmiş kafamla beklerken, zamanımın geldiğini düşünen hurdacı metalleştirmeye götürüyor.

Metalleşme işlemi çok kolay. Hiçbir şey hissetmiyorsun. Çünkü acılarını yaşarken, gelmeyen sevgiliyi beklerken, uçamaz ve apartmanın çatısına mahkûm olmuşken, yavaş yavaş farkında olmadan sertleşiyor ve metalleşiyorsun. Hurdacı sadece bekleyişini sonlamak için götürüyor.

Metalleştikten sonra; avcıların uçanları nasıl vurduğunu yıllardır izlediğim apartmanın tepesinde bir süre kalıyorum.

Ve bir gün hurdacıya gidecekleri apartmandan aşağı süpürüyorlar.

Düşerken bir kuşla çarpışıyoruz. Birlikte aşağı iniyoruz.

Yerde bir şeyler söylemeye çalışıyor. Gücümü toplayarak metalik sesin ne dediğini anlamaya çalışıyorum.

“Gözlerin bir içim su,
İçim yandı doğrusu” şarkısını onun sesinden dinliyorum.

Anlıyorum ki;
Ne yaparlarsa yapsınlar gözleri asla metalleştiremiyorlar.


Gülcan Yıldız


miss_didem 24 Aralık 2007 10:29

ADI BENDE GİZLİ SEVGİLİM

Gözlerine bakıp uuttuğum dünyaları,
Benden bi-haber sevgilim....
Nasılsa gökyüzü,yani maviyse....
Sen de kaybetme doğallığını,
Nasılsa sevgi,büyükse gayet...
Sen de tertemiz tut,kirletme kalbi...
Sen de bir beni sev,
Başka gözlerden bi-haber sevgilim...
Nasılsa benim sevgim,büyükse yahut....
.......Yusuf ÖNAÇ


Fırtına 24 Aralık 2007 10:41

Irsi Arzular

Bir tülün bir de perdenin arkasında
Müstehcen oluyorsun hava kararınca

Güzel kadın nasıl koklanmak isteniyorsun
Bir bilebilsen
En pasaklı halinden

Tenhalığını bulamadık biz bu aşkın hiç
Çıkıverse benden ah bir zaman
İkimiz kalacağız içiçe
Yalana sarılırmış gibi sımsıkı inan

İncinecek öyle çok halimiz var ki
Ben en ketum olana çatıyorum
Rasgele dudakların
Dudakların çiğ

Rüzgara saçıldık beş mevsim
Sen yıprandın tenimde
Beni kurutan binbir dert
Ah çiçeklerim ah çiçeklerim

Yine de bir yanımız var hiç eskimedi
Küsmelerimizde biçimlenir
Sen bana eski bir oyuncak gibi bakarsın
Ben seni hayalimden sakınırım

13.12.2007


Rüzgar Su


miss_didem 24 Aralık 2007 11:08

GİTME YÜRĞİMDEN

Gitme yüreğimden sevgili
Silemem izlerini
Zamansız yarında solurum dertlerini
Gitme yüreğimden sevgili
Ezilirim hasretinle
Ulaşamam engin mavilere
Gitme yürğimden sevgili
Kalırım karanlığa
Erişmez gecelerim,toz pembe sabahlara

Parmak uçlarımda bile
Dolaşırken deli sevdan
Saçlarımın karasına
Gizlenmişken gönül yaram
Gitme yüreğimden sevgili
Düşürme gözümden sevmeleri
Yorma zamansız yeşeren kırılgan güvenimi....
.................Alıntı


Fırtına 24 Aralık 2007 11:10

Yar Diye Bekledim Seneler boyu

Sevdanı topladım gönül kutumda,
Sır diye sakladım seneler boyu.
Yaralı gönlümü birtek kurşunda.
Vur diye sakladım seneler boyu.

Gözlerin harç oldu, aşk temelimde.
İsmin ezber oldu,gönül dilimde.
Küçücük bir resmin kaldı elimde.
Yar diye sakladım,seneler boyu.

Ne karşılık verdin,bunca sevgiye?
Daha sana güveneyim ne diye?
Yıllar önce gönderdiğin hediye.
Gör diye sakladım,seneler boyu.

Dedin ben bunları bilmiyor idim.
Kamil oldum,bir zamanlat tor idim.
Saçlarını merhem diye korudum.
Sür diye sakladım,seneler boyu.

Yetiş kendi ellerinle sür dedim.
Yoksa bu dert beni öldürür dedim.
Yanan yüreğimi söndürür dedim.
Kar diye sakladım,seneler boyu.

Sevdanı koyacak yer bulamadım.
Onu taşıyacak er bulamadım.
Dünya'da vefalı yar, bulamadım.
Var diye sakladım,seneler boyu.

Gönlümü bastırdım uyut' la her gün.
Hasreti paylastım bulutla her gün.
Karşılık bekledim umutla her gün.
Ver diye bekledim,seneler boyu.

Kime dost dediysem,gözüm tutmadı.
Neylediysem,gönül sözüm tutmadı.
Kimseye demeye yüzüm tutmadı.
Ar, diye sakladım,seneler boyu.

Benim için,güzellikte ser idin.
Hakkın yarattığı,şah eser idin.
Gönül pazarımda,mücevher idin.
Kâr diye bekledim,seneler boyu.

Sevdan filizlendi,güllendi bende.
Gönül depremlerle sallandı bende.
Sevgin budaklandı,dallandı bende.
Bar diye sakladım,seneler boyu.

Binali der,yeter nazın,endamın.
Ömrümü tüketti sitemin,gamın.
Çaresini bulmak, gizli yaramın.
Zor diye sakladım,seneler boyu.

....................................03.12.2007


Binali Kılıç


Demir YumruK 24 Aralık 2007 14:29

Bayrağıma Saygım Sonsuzdur

Adına nice destanlar yazılmış canımsın bayrak
Ay yıldızın üzerine ne güzel de yakışmış bayrak
Ülkemin her yerinde uçar dalgalanırsın bayrak
Benzeri olmayan bayrağıma saygım sonsuzdur...

Genç kızlar seninle gelin olmak istiyor bayrak
Şehitlerin tabutlarına örtülür hep sarılır bayrak
Kale burçlarına dikilmiş dalgalanırsın bayrak
Şehitler kanıdır bayrağıma saygım sonsuzdur....

Düğün varsa biryerde yükseklere dikilir bayrak
Bayramlarda törenlerde kurtuluşta asılır bayrak
Hacdan dönenler evlerine asar sallanır bayrak
Manevi değerli bayrağıma saygım sonsuzdur...

Gönüllüyüm istekliyim bayraktarın olayım bayrak
Gücün bize güç katsın hız versin millete bayrak
Bayrağa hürmetsiz kimler varsa hepsi soysuzdur
Atadan emanet bayrağıma saygım sonsuzdur...

Mehmet Karlı


yaremce 24 Aralık 2007 14:36

Gül için dikenine katlanabileceklerini söyleyenlerdir, kır
çiçeklerini göremeyecek kadar güle bağlanmış olanlar 'Gül'
derler, başka bir şey demezler üstüne...

Ömürleri güllere ulaşmak için tükenirken, ehemmiyet vermezler, ayak
altında kalan, gül kadar narin, gül kadar güzel ama güzelliği fark
edilmeyen kır çiçeklerine. Mutlu olma sevdasına düşmüşlerdir kendilerince.

Mutlu olmak için zorluklara katlandıklarını bile söyleyebilirler.
Onlar için güzel bellidir artık. Takvim yaprakları birer birer düşerken,
kimi zaman yol katedemediklerine üzülürler. Oysa güzellikler
yanıbaşlarındadır her zaman, ama onlar her zaman güzellikleri
uzakta aramak sevdasındadırlar. Uzaktaki kıymetlidir;
zorluklarla elde edilen değerlidir; aradığında elinin altında olmayan güzeldir, derler.

Yanıldıkları tek nokta var: Onlar hep uzaklara bakarken, birileri
katlanmıştır, onun güzel bulmadıklarına, birileri kıymet vermiştir kır çiçeklerine...

Mutlu olmak için, gelecek bir yarını beklemezler. Ayaklar altında
ezilenlere ehemmiyet verip, onlardaki güzelliği fark edip, yarını
beklemeden, bugünden mutlu olmaya başlayanlardır onlar. Bir kır
çiçeğinin güzelliği onlar için yeterlidir. Gülde gönülleri varsa bile,
onlara ulaşmak için ömür tüketmekten korkarlar ve kır çiçeğindeki gül
güzelliğini fark ederler.

İnsan her zaman güzeli ister, güzel hastasıdır. Güzele ulaşmak için
ömrünü feda eder. Oysa bir baksa etrafındakilere, mutlak bir güzeli fark
edecektir. Ama tek bir düşüncenin kavanozunda kapalı kalmıştır.
Güzeli ararken, ezerek geçtiği bir başka güzeli fark edemeyecek kadar
kördür artık. Oysa bir çevirse uzakta takılı kalan gözlerini; gönül
rahatlığı ile bir taksa farklı güzellikleri de görme gözlüğünü...

Hayatına renk verse, kır çiçeklerinden demetlenmiş bir demetle...
Hayatını güzellikler yönüne değil de, güzellikleri hayatın yönüne çevirmeye çalışsa...

Bir görebilse kır çiçeğinin gül tarafını... Bir görebilse, hayal
pınarının çeşmesinin değil de suyunun önemli olduğunu... Yetinse
elindeki ile, güzelliğini bulmaya çalışsa elindekinin. Sevdiklerini gül
demetleriyle mutlu edebilme fikrini atsa kafasından. Bir gün de kır çiçeği
toplasa, sunsa sevdiklerine... Hayatını gül arama yolunda feda edeceğine,
görse kır çiçeğinin gül yanını... Bir fark etse ayaklarının altındakileri,
bir ehemmiyet verse kır çiçeklerine. "Sonuçta ikisi de çiçektir. Gül herkesçe
güzeldir, kır çiçeği de bence güzeldir." dese. Uzaklara bakmaktan, güle
ulaşmaktan dermansız kalacağına, bu enerjiyle kır çiçeğini sevmeye ve
sevdirmeye çalışsa; bu güzelliği sevdikleriyle paylaşsa. Güle ulaşma
arzusuyla koşturanlara gösterebilse kır çiçeğinin gül yanını. Anlatabilse
gül için ömür tüketmenin boş olduğunu...

Gül güzeldir; ama sevgi mevsimi geçtikten sonra, gül için koşmanın
bir anlamı kalmayacaktır. Öyleyse hiç vakit kaybetmeden al eline bir
demet kır çiçeğini, onun sana sunduğu mutluluğu görmeye çalış.
Çünkü hayat, mükemmeli aramaya yetecek kadar uzun değil!
alıntı....


Fırtına 24 Aralık 2007 16:04

Herşey Bir Oyundu Hayatımda

Hayat akıp gidiyor avuçlarımdan bense tutamıyorum. Sadece gidişini seyredeyebiliyorum. Yapabileceğim en iyi şeyse avuçlarımdan kayıp gidene el sallamak oluyor. Ne acı dimi?

Kalbin acılar içinde parçalansa da yüzün gülmek zorunda oluyor ya hani en acısı da bu olsa gerek... Yalandan etrafa gülücükler dağıtmak, daha açılan yaralarının kabuğu bile düşmeden yaralarına yenilerinin eklenmesi, yüreğin parçalansa da gözlerinin gülmek zorunda olması ve dahası o gülmek zorunda olan gözlerinin gözyaşlarını bile için akıtmak zorunda kalması. Çok acı bunlar çoooooookkkk.... İçimden geldiğince, hıçkıra hıçkıra ve de özgürce ağlayamıyorum bile. Dedim ya gözyaşlarım içime akıyor hayat!


Bir kabus olsa keşke bunlar. Bende uyansam. Geçse ve bitse... Ama olmuyor işte. Ne geçiyor ne de yüreğimdeki yaraların kabuğu düşüyor. Aksine o yaralara her gün yenileri ekleniyor.


Neden artık kalp kırmak bu kadar kolay hayat, söylesene neden? Oysa eskiden böylemiydik biz? Ne değişti söylesene. İnsanlar mı değişti, sen mi? İnsanlığımızı, vicdanımızı, saygımızı ne zaman yitirdik biz? Neden oyunlarına yenildik haa neden? Kayıp gidiyorsun avuçlarımdan bense tutamıyorum. Çırpınıyorum ama boşuna bu çırpınışlar. Attığım her kulaçta biraz daha boğuluyorum , batıyorum, nefes alamıyorum. Çok acı bişey bu.


Anladım ki...
Her şey bir oyundu hayatımda...
Saklayıp sarıldığım o aşk....
O kendini gizleyiş...
O deli kaçış...
O yanış...
O bitiş...
Yalnız kulum hakikat!


Hayat akıp gidiyor avuçlarımdan bense tutamıyorum. Sadece gidişini seyredeyebiliyorum. Yapabileceğim en iyi şeyse avuçlarımdan kayıp gidene el sallamak oluyor. Ne acı dimi?

Fakat bu kez değişen bir şey var. Perdeyi sen açtın belki ama ben kapatıcam. O zevki sana bırakmam hayat. Son kozu ben oynucam, sen değil.

Hadi akıp git avuçlarımdan. El sallıcam şimdi ardından hemde büyük bi zevkle... Ruhum belki çok acıyacak ama bedenim dimdik duracak. Sen söylemen gerekenleri söyledin şimdi sıra bende... Sus ve de konuşma. Artık can yakma hayat. Perdeyi ben kapatıcam. Bak her gün yenisini eklediğin yaralarıma rağmen göğsümü gere gere duruyorum karşında. Hiçbir yerede gitmiyorum ben.Seni uğurluyorum.

Oyun bitti.

Sahne kapandı.


.....ALINTI.....


Sedef 21 24 Aralık 2007 20:22

Yalnız Sen
Mevsim kıştı seni sevdim sensiz
Sensiz hem ben hem de kış sessiz
Sessiz sessiz ağladım ben sensiz
Bahar da gelse bu kollar yine sensiz
Sular sessiz seller sessiz yel sessiz
Ne yağmur var ne de kar, hava bile sessiz
Issız ıpıssız dünyam, kalbim yine sensiz
Dinmez bu sevda gönül artık hep sensiz
Bitmez sabahı yok bu gecenin
Harap gönlümde kalmadı taş taş üstünde
Yıkıldı hayallerim dünyam bile başıboş
Söndü tüm arzularım bundan böyle artık yas
Gün doğmuyor güneşe hasret gözlerim
Nedir bu sensiz gecelerdeki kasvetim
Dünya umurumda değil serilse önüme artık
Ve sen yalnız sen umudumsun, sabahımsın..

Faruk


Misafir 25 Aralık 2007 00:31

Sesine Uyku Kaçmış Adam

Bir Adam Vardı Bu Şehrin Bir Yerlerinde
Sesine Uyku Kaçmış Bir Adam
Ağlasa Duyardınız
Yağmur Şırıltısı Gibi Yağardı Düşler Ormanına
Yüzü Silik Bir Adamdı
Gözlerinde
En Çok Da Gözlerinde Saklıydı Hüznü
Bu Yüzden Kısardı Gözlerini

Buz Gibi Sessizdi O
Sesine Uyku Kaçmış Bir Adamdı
Ne Zaman Düş Kursa
Çocukluğunun Soğuk Günleri Gelirdi Aklına
Gençliğinin
Deli Fişek Günlerine Yazgılıydı Yazgısı
Vadesi Dolmamış Toprakların
İnce Tortularında Saklıydı Ruhunun Gizemliliği

Ve Bir Gün
Bir Şeylerin İntikamını Bıraktı Ardında
Bir Türlü Alamadığı

Şapkalı Günlerin Umut Kokan Güvercinleriyle Birlikte
Gitti Bu Şehirden
Sesine Uyku Kaçmış Adam
Gecelerdir Onu Düşünüyorum
Uykularım Kaçıyor.


Kahraman Tazeoğlu


arwen 25 Aralık 2007 03:10

Dayanamıyorum sensizliğe
Üşüyen ellerimde ağlıyor yalnızlığım
Seni soruyorum sabahlayan yıldızlara
Soruyorum seni doğan güneşe
Susuyor yıldızlar
Işığını kesiyor güneş
Dudaklarıma inleyen nağmeler
Sen duymazsın
dağlar deler

Rüzgara yaren oldu nefesim
Esti sen diye şehirden şehre
Saklandı rüzgar ağaçların bedenine
Kaldı senli nefesim boş sokaklarda
Kor alevlere düştü gölgeni tutamayan ellerim
Islak gözlerimi kahretti gururum
Yürüdü gözlerim gözlerine

Çarpıyorum kalbimi toprağa taşa
Kucaklıyor beni kucaklıyor seni
Senden bir parça her damla
Tesellim oluyor ağlayan bulutlar
Kızıl göklerde yürürken gözlerim
Hasretini hıçkırıyor boş sokaklar

Özleyişimin kokusunda kalacak çiçekler
Gül endamımda saçlarına konacak bülbüller
Boşlukta kalacak senli bakışım
Hakkedemeyişinin günlüğü açılacak sayfa sayfa
Islatacak yağmurum sırdaşın olmayacak güneş
Dayandığın her ağaç gövdesi titretecek bedenini
Gölgemde yürüyecek ayakların
Avuçlarımdan kayan aşkıma
yağmurlar ağlayacak!


nurten tarım


Pirinç 25 Aralık 2007 14:31

seni sevdiğim için özür dilerim

Sen Varya Kızım Sen Sevmesini Bilmeyen Aşk İçin Hiç Değmeyen Birisin
Aynı Zamanda Zır Delinin Birisin
Adını Kalbime Aşkla Yazmıştım Güzel Bir Hayali Gerçek Sanmıştım
Senin Sevgine Nasılda Kanmıştım
SENİ SEVDİGİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM…

Aşkından Karşılık Beklemek Suçmuş Su Vefasız Dünyada Neler Yokmuş
Senin Beni Sevmeye Niyetin Yokmuş
SENİ SEVDİĞİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM…

İntikamım Çok Acıdır Yapmayan Yalancıdır
Söyle Bu Kaçıncıdır Senin Bana Yaptığın
Her Şeyin Bir Sırası Var Sıra Bana Gelecek
Unutma Şunu Zalim
SON GÜLEN İYİ GÜLECEK…

Yaptığın Yanına Kalmayacak Bir Kıyamet Kopacak
Kulağını Aç İyi Dinle ZALİM Seninle Hesabım Var
İNTİKAMIM ALINACAK!

Sen Her Zil Çaldığında O Mudur Diye Kapıyı Actınmı
Sen Her Telefon Çaldığında O Mudur Diye Telefonu Kaldırdın mı
Sen Sokağın Başından Geçerken Gözlerinle Beni Aradın mı,

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Senin Sevgin Yasamadan Bittimi Senin Güllerin Açmadan Kırılıp Koparıldım mı
Senin Aciz Bedenin Hiç Bu Dünyada Yandın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…


Sen Hiç Ardı Ardına Sığara Yaktın mı
Sen Hiç Sabahlara Kadar Agladınmı!
Sen Hiç Severken Aldatıldın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Her Gördüğünü Bana Benzettin mi
Peki Sen Bana Değil Bir Başkasına
Seni Seviyorum Dedin mi
Sen Diyemezsin Be Güzelim Sen Sevemez

Sen Hiç Duvarlara Seni Seviyorum Diye Yazdın mı
Sen Hiç Kendine Söz Verdin mi Bu Sevda Bitmeyecek
Sen Hiç Allah a Dua Ettin mi Sevdiğimi Bana Kavuştur Diye

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç İsyan Ettin mi Allah a Neden Yarattın, Neden Yaşatmıyorsun Diye
Sen Hiç Azrail’e Meydan Okudun mu Sen Benim Canımı Alamazsın Diye
Sen Hiç Kaderine Kustunmu Ben Kaybettim Sen Kazanıyorsun Diye

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…



BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç Doğduğuna Pişman Oldun mu
Sen Hiç İçki Sarhoşu Değil Aşk Sarhoşu Oldun mu
Sen Hiçbir Kula Kul Oldun mu

Sen Meyhaneleri Hiç Kendine Ev Yaptın mı
Sen Allah Var Bir Başkasına Taptın mı
Sen İçipte Bir Sokak Kösesine Yattın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç İnsanlığını Bir İnsana Sattın mı
Sen Hiç Kendini Bilerek Ateşe Attın mı
Sen Yıllarca Bir sevgi Uğruna Yıpratıldın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç Feleğin Ağır Sinesiyle Karşılaştın mı
Senin Göz yaşların Yağmur Olup Sele Kariştimi Senin Zavallı
Ömrün Taş Kalbin Acı Çekmeye Alıstımı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç Çıkılmaz Bir Kuyuya Atıldın mı
Sen Karanlık Bir Odada Yalnız Kaldın mı,
Sen Hiç Bitmeyen Bir Acıyla Yandın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Senin Umutların Ve Hayallerin Hiç Yasamadan Bittimi
Sen Unutmak için Doğduğun Yasadığın Yerlere Gittin mi
Sen Doğruyu Sevmedinki Utanasın ZALİMMM!!!

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…
Sen Varya Kızım Sen Sevmesini Bilmeyen Aşk İçin Hiç Değmeyen Birisin
Aynı Zamanda Zır Delinin Birisin
Adını Kalbime Aşkla Yazmıştım Güzel Bir Hayali Gerçek Sanmıştım
Senin Sevgine Nasılda Kanmıştım
SENİ SEVDİGİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM…

Aşkından Karşılık Beklemek Suçmuş Su Vefasız Dünyada Neler Yokmuş
Senin Beni Sevmeye Niyetin Yokmuş
SENİ SEVDİĞİM İÇİN ÖZÜR DİLERİM…

İntikamım Çok Acıdır Yapmayan Yalancıdır
Söyle Bu Kaçıncıdır Senin Bana Yaptığın
Her Şeyin Bir Sırası Var Sıra Bana Gelecek
Unutma Şunu Zalim
SON GÜLEN İYİ GÜLECEK…

Yaptığın Yanına Kalmayacak Bir Kıyamet Kopacak
Kulağını Aç İyi Dinle ZALİM Seninle Hesabım Var
İNTİKAMIM ALINACAK!

Sen Her Zil Çaldığında O Mudur Diye Kapıyı Actınmı
Sen Her Telefon Çaldığında O Mudur Diye Telefonu Kaldırdın mı
Sen Sokağın Başından Geçerken Gözlerinle Beni Aradın mı,

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Senin Sevgin Yasamadan Bittimi Senin Güllerin Açmadan Kırılıp Koparıldım mı
Senin Aciz Bedenin Hiç Bu Dünyada Yandın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…


Sen Hiç Ardı Ardına Sığara Yaktın mı
Sen Hiç Sabahlara Kadar Agladınmı!
Sen Hiç Severken Aldatıldın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Her Gördüğünü Bana Benzettin mi
Peki Sen Bana Değil Bir Başkasına
Seni Seviyorum Dedin mi
Sen Diyemezsin Be Güzelim Sen Sevemez

Sen Hiç Duvarlara Seni Seviyorum Diye Yazdın mı
Sen Hiç Kendine Söz Verdin mi Bu Sevda Bitmeyecek
Sen Hiç Allah a Dua Ettin mi Sevdiğimi Bana Kavuştur Diye

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç İsyan Ettin mi Allah a Neden Yarattın, Neden Yaşatmıyorsun Diye
Sen Hiç Azrail’e Meydan Okudun mu Sen Benim Canımı Alamazsın Diye
Sen Hiç Kaderine Kustunmu Ben Kaybettim Sen Kazanıyorsun Diye

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…



BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç Doğduğuna Pişman Oldun mu
Sen Hiç İçki Sarhoşu Değil Aşk Sarhoşu Oldun mu
Sen Hiçbir Kula Kul Oldun mu

Sen Meyhaneleri Hiç Kendine Ev Yaptın mı
Sen Allah Var Bir Başkasına Taptın mı
Sen İçipte Bir Sokak Kösesine Yattın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç İnsanlığını Bir İnsana Sattın mı
Sen Hiç Kendini Bilerek Ateşe Attın mı
Sen Yıllarca Bir sevgi Uğruna Yıpratıldın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç Feleğin Ağır Sinesiyle Karşılaştın mı
Senin Göz yaşların Yağmur Olup Sele Kariştimi Senin Zavallı
Ömrün Taş Kalbin Acı Çekmeye Alıstımı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Sen Hiç Çıkılmaz Bir Kuyuya Atıldın mı
Sen Karanlık Bir Odada Yalnız Kaldın mı,
Sen Hiç Bitmeyen Bir Acıyla Yandın mı

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…

Senin Umutların Ve Hayallerin Hiç Yasamadan Bittimi
Sen Unutmak için Doğduğun Yasadığın Yerlere Gittin mi
Sen Doğruyu Sevmedinki Utanasın ZALİMMM!!!

BUNLARI SEN YASAMADIN SEN BİLEMEZSİN
BUNLARI BEN YASADIM BEN BİLİRİM
ALLAHSIZ BEN BİLİRİM KİTAPSİZ…


Alıntı


Sedef 21 25 Aralık 2007 14:33

HERŞEY AŞKINA

Uçan kuşların kanadındadır diye seyrederken gökyüzünü,
Dalıp gitmişim özlediğim hayaline tutamamışım, uzanmışımda,
Gezdiğimiz yerlerdedir gönül izlerin diye, dolaşırken parkları,
Düşüp kalmışım, hala aşkının sarhoşuyken duramadım ayakta.

Sanki uyurken ellerin yine yüzümde,yine yanımda bir sevda,
Bil ki uyurken yine sevdana dualarım, yine mutluluğuna,
Her şey aşkına,iyi ol diye, benimle ya da bensiz hayatında,
Resimlerine bir buse kondurdum, yine her gece uyuyamadığımda.

Sende hayat gibi vefasız olmayasın,hasret kalmayasın dünyada,
Unutsan da beni ateşin yüreğimde, düşünme ölmem yaktığında,
O mum ışığının ardındaki güzel gözlüsün, hala hatırımda,
Hala benim için saklanan en değerli varlıktır güneşin,sen olmasan da yanımda.

http://www.siirperisi.net/images/sair.gif TEVFİK FARİSLİ


yaremce 25 Aralık 2007 16:11

http://i223.photobucket.com/albums/dd250/bLue__qirL/920372a51b9bb018849c752sl6.jpg

Zaman, hayata adadığım fiilleri hep geçmişle çekimliyor

Gelmişti… Gitmişti… Bitmişti… Oluyor hep.

Okunaklı hayatlardan okunulası bir hayat dizmek istiyorum kendime. Bildik geçmişimden dem vuruyorum ilkin.

Ve ömrümün asıl satırı geliyor… Susuyorum…
Bol üç noktayla satırlar atlıyorum.

Okunulası olması gereken hayatım, susulası satırlarda can buluyor

Vazgeçiyorum beni bana yazmaktan. İki satırdan fazlam yok çünkü…



Ya$adığımı unutuyorum...
Bana Ölmediğimi ispat et

!alıntı..


kambis 25 Aralık 2007 22:09

NE ZAMAN YAĞMUR YAĞSA
Ne zaman yağmur yağsa,
Seni düşünür, seni yaşarım.
Gözlerin gelir aklıma,
Islak, üzgün gözlerin...
Ve yanaklarından süzülen,
O iki damla yaş senin...
Yüreğime hançer gibi saplanır,
Yaralar beni derinden.
Kıyasıya durmak bilmez hançer,
Yaralar ki biteviye.
En olmaz yerimden,
Biçare yüreğimden...
Ne zaman yağmur yağsa,
Buğulu camlara çarpan,
Başıboş damlalar gibi,
Yüreğimde de hissederim
Gözlerinden akan gözyaşlarını.
Zaptedemem işte o an,
Yüreğimde dinmek bilmeyen
Sana olan sevgimi.
Yağmur damlaları gibi,
Bırakırım kendimi...
Ne zaman yağmur yağsa,
Gözyaşlarım yüreğime saplanır,
İçimde büyür öksüz sevgin,
Yüreğim birdenbire dağlanır.
Bir buruk hüzün kaplar içimi,
Ben hep seni düşünürüm.
Çaresizlik diz boyu bende,
Dertlenir, üzülürüm.
Seninle yaşamak ister,
Seninle geçsin derim, ömrüm.
Ne zaman seni düşünse yüreğim,
Öbek öbek sevgiler oluşur içimde.
Damla damla doluşur sevgim,
Bir beklenti, bir ümit bende.
Seni ister, sana koşar,
Her an sevginle coşarım.
Sana sevgim artar birden,
Aşk güllerim yeniden açar,
Mutluluğu arar yeniden,
Kışım bahar olur yüreğimde...
Ne zaman yağmur yağsa,
Camlarda damla damla yağmur,
Pencerede gözü yaşlı ben.
Hep seni düşünürüm,
Sen bunu hiç bilmeden.
Sana sevgim her geçen gün artar,
İster anla beni, ister anlama,
İster ağla ben gibi, ister ağlama,
İster bil halimi, ister bilme.
Zaten bilemezsin ki bunları sen,
Hem ne değişir ki, bilsen...
Ne zaman yağmur yağsa,
Gözü yaşlı iki kişi:
Biri gökyüzü, biri de ben.
Yağmur toprağına kavuşur,
Ben ise sana kavuşamadım hiç.
Yalnız hayalimde kavuştum,
Hayalimde benim oldun sen.
Hayalinle yaşadım, sana taptım,
Sana gönlümde bir saray yaptım,
Seni baştacı yaptım...
Ne zaman yağmur yağsa,
Seni düşünürüm:
Sen ve ben! ..
Mehmet Ali ÇIBIKLI


arwen 26 Aralık 2007 00:56

Kaç zaman geçti,
Hayallerimin içinden akıp
Umutlarımla savrulup sürüklenip giden yıllar…
Araya girdi felek çaldı seni benden
Alıp götürdü sonsuz yolculuğa
Kaybolmuş bende ki sevgin
Kaçıyor köşe bucak gecelere…
Körelmiş bir bıçak,
Kalbimde izi kaldı,
Saplanmış bir hançer
Hala sırtımda asılı,
Elimde yırtık resmin
Kaderim böyle yazılı…
Silindi hafızan silindi benliğin
Kalbimi bıraktım o sevdiğin gülistana
Rüzgârların yapraklarımı kopardı,
Güneşin ise bedenimi yaktı.
Yapraklarım soldu
Bedenim kuru kaldı
Yaşananlar dün gibi hala aklımda
Silinmedi, silemedin benliğimi


metin mungan


arwen 26 Aralık 2007 02:09

kırmızı gülüm


Sen sabrımın güneşi
Sen sevdamın kanayan gülü
Ben seni beton duvarların
İçinde büyütüyorum

Sen canımın güneşi
Gözlerimin bulutu
Kalbimde büyüttügüm
Kanayan kırmızı gülümsün

Sanmaki gülümü solduracağım
Ben sen değilim
Gözlerimle canımla bakarım
Ben gülüme


yıldız özcan


arwen 26 Aralık 2007 02:20

senden vazgeçemedim


Unuttum senden kalan hatıraları
Birer birer kopardım
Kapattım gönlümün kanayan yarasını.
Bir seni unutamadım
Senden bir türlü kopamadım
Senin hasretinde kavruldu tüm yaşanan her şey
Ve ben senden vazgeçemedim

Yürürken bile yürüdüğümü anlamıyorum
Gözlerimin baktığı şeylere dalıp gidemiyorum
Gülerken güldüğümü, sevinçten havalara uçtuğumu saymıyorum
Ağlarken bir seni hatırlıyorum. çünkü anlıyorum
Senden vazgeçemediğimi anlıyorum ve ağlıyorum.

Her gece demiyorum.
Ağladığımı bir ben biliyorum
Soğuk buzlu taşlar da kaldırımlarda
Sabahladığımı biliyorum
Çaresizim yardım bile isteyemiyorum.

İstememde senin elinden olmayan her şeyi
Dokunamam koklayamam senden izinsiz bir şeyi
Sonra kızar gidersin son gidişin gibi
Geriye hiç ama hiç dönmezsin
Şimdi dönmediğin gibi...

Sevgim yerini nefrete mi bırakacaktı!
Aşkın biter bitmesine de sevgin hiç biter mi?
Duyguların söner mi?
Gece yaktığın bir mum gibi erir kül olur mu?
Aşkının bittiğine inanırım ama sevginin solmasına asla

Senden ayrı kaldığım bu aylarda
Hep aşkımın solmasını istedim.
Güneş yüzü göstermedim
Bir damla su vermedim
Boğazımda kaldı yediğim her şey aldığım hava
Gördüğüm güzellikler bana bir kâbus oldu
Uyandım her sabah korkudan
Üstümde bir gariplik bir halsizlik var
Kendimden vazgeçiyorum senden asla vazgeçemedim...



metin mungan


yaremce 26 Aralık 2007 08:37

Ben mi istedim bu pencerenin ardından denizi izlemeyi? Ve üzerinden geçen gemileri. Ben mi istedim bu karanlık, bu yalnız, bu hüzünlü akşamlarda seni düşünmeyi Düşünürken ağlamayı, Ağlarken de seni benden uzaklaştırdığı için bu yaşama lanetler okumayı ben mi istedim ?
Ben istemedim bu pencerenin ardından denizi izlemeyi Ve üzerinden geçen gemileri Ben istemedim bu karanlık, bu yalnız, bu hüzünlü akşamlarda seni düşünmeyi Düşünürken ağlamayı, Ağlarken de seni benden uzaklaştırdığı için bu yaşama lanetler okumayı ben istemedim

Ben, ben hep senin yanında olmayı istedim O sıcacık ellerinden tutup, O dünyalar güzeli gözlerine saatlerce doymadan, bıkmadan, bakmayı istedim Ve her defasında seni ne kadar çok sevdiğimi haykırmak istedim dünyaya


Seni seviyorum, seni seviyorum, Seni, seni seviyorum !
Çok şey mi istedim ?
Ben hep senin yanında olmak seni sevmek istedim Seni kanatlarımın altına alıp sarmak, Öpmek koklamak istedim Her defasında haykırmak istedim dünyaya Ben, ben çok şey istemedim gülüm Ben, ben yalnız seni sevdim Ben senin yanında olmak istedim
Çok şey istemedim
Sadece sadece, Seni sevdim, seni sevdim Seni, seni sevdim...

alıntı



Fırtına 26 Aralık 2007 16:03

Açılmaya Başladı


Bilgi canımıza ferman okuyor
Kör gözlerim açılmaya başladı
Ellisinden sonra inan korkuyom
Kör gözlerim açılmaya başladı

Yaşamla hesabım bence bu belki
Farklılığı fark edenler ne derki
Doğamız çok güzel yüzler çok renkli
Kör gözlerim açılmaya başladı

Çok hoyrat yaşadım bu beni üzer
Güzel ile çirkin kol kola gezer
Dünya hayalimden de inan çok güzel
Kör gözlerim açılmaya başladı

Gençlik yıllarımda veremediğim
Yaşlılık dağ imiş göremediğim
Korkum karanlıkmış yenemediğim
Kör gözlerim açılmaya başladı

Günden güne rezaletin dümeni
Öğrendikce inan korkutur beni
Gün geçtikce tanır oldum ben beni
Kör gözlerim açılmaya başladı

Yaşlandıkca soluğumuz kesilir
Bakış açımızda neler eksilir
Göz bantlarım yavaş yavaş çözülür
Kör gözlerim açılmaya başladı

Bilgisizlik acısını bilmeyen
Kuşatılmış korkuları yenmeyen
Bakar körmüş baktiğını görmeyen
Kör gözlerim açılmaya başladı

Yaşlandıkca öğrenmenin korkusu
Dost Şeref in bundan kaçar uykusu
Nasıl bir yer karanlığın arkası
Kör gözlerim açılmaya başladı

10-10-2007


Şerafettin Muş


eLooO 26 Aralık 2007 16:28

Gereği Düşünüldü

Sizin inek bizim tarlaya girdi
Keçiler damdaki serğiyi yedi
Hekim Bey,bu adam beni çok gerdi
Yeter artık gereği düşünüldü

Şu tarlanın sınırı babamı aldı
Bahçedeki elmaları kimler çaldı
Bu yolu buradan geçiren yandı
Gidin artık gereği düşünüldü

Kadınlar çeşmede saçlar havada
Çocuklar yumurta çalar tavada
Hekim Bey,çıldırırım ben burada
Bıktım artık gereği düşünüldü

Sizin oğlan bizim kızı kaçırmış
Biz kan davalıyız bunlar çıldırmış
Kızın anasıda pek bir cazğırmış
Deli etmeyin gereği düşünüldü

Senin kaşının üstünde gözün var
Tavuğuma kış dedi biraz sıkar
Neden camımı indirdi bu çocuklar
Gidin artık gereği düşünüldü

Yaşım yetmiş tarladan su akıtmam
Ot tıkarım bu tarlaya bastırmam
İnadımdan bir adım geri atmam
Alın bunları gereği düşünüldü

20.12.2007
Ali Ekber


Sedef 21 26 Aralık 2007 19:54

Saçlarının Kokusu

Lotusa benzer saçlarının kokusu
içime çektikçe tüm fenerlerim söner
gözlerin narin bir bakışla
donmuş güneşimin tüm buzlarını çözer
mesut aşıklar yakalanınca tek bir bakışına
aşıklığına kara bir isyan eder

bilinmez gergef gergef ördüğün bu ağa
neden sadece uyanık aşıklar düşer

denizci türkülerinde duyulur saçlarının kokusu
dalgaların kıyıya vurmaları sendendir
sen varken bitmez dağdan dağa rüzgarın kokusu
gökyüzünün avare kusları senin eserindir
tanrının yeryüzüne saldığı sis
seni benden saklamak için midir

rahibeleri anladım isa aşkına
peki sendeki bu tazelik nedendir

solgun denizlere renk veren saçlarının kokusu
gölgesinde saklar, gökkuşağının kayıp rengini
cezirde sana koşar, okyanus sularının buğusu
sana hasetlerindendir
eliflerin yalnız duruşu

gel salalım çılgınca heryere,
saçlarının kokusunu
baharlar hiç eskimesin yeryüzünde.

İsimsiz Şairler



Saat: 23:05

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık