![]() |
ÇÜNKÜ SENİ COK SEVDİM Beni görme diye Zamanı geceye çevirdim; Yıldız gözlerine mil çekip, Dolunayı kurtlara yedirdim.. Unutmuştum ateşböceklerini, Işıltılarında yol bulup yanıma geldin.. Çünkü seni çok sevdim... Beni duyma diye Araya dağları diktim!... Rüzgarın hızını, Kuşun kanadını kestim... Gene de Saatimin kurgusunda güç, Yüreğimin atışında sestin.. Çünkü seni çok sevdim... Beni bulma diye Adres değiştirdim!... Terk edip yaşadığım şehri, Çöllere gittim... Kum fırtınalarında özlemi savurup, Savanlarda seni bekledim.. Çünkü seni çok sevdim... Beni sevme diye Yönümü çevirdim!... Cennettin sen, gidip cehenneme girdim, Gene de Küllerimi göğsüne gül, Günahlarımı su yapıp Ateşlerime serptin.. Çünkü seni çok sevdim... Çünkü seni çok sevdim!... Çünkü sen de beni sevdin..... |
Hikaye Senin dudakların pembe Ellerin beyaz, Al tut ellerimi bebek Tut biraz! Benim doğduğum köylerde Ceviz ağaçları yoktu, Ben bu yüzden serinliğe hasretim Okşa biraz! Benim doğduğum köylerde Buğday tarlaları yoktu, Dağıt saçlarını bebek Savur biraz! Benim doğduğum köyleri Akşamları eşkiyalar basardı. Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem Konuş biraz! Benim doğduğum köylerde Şimal rüzgarları eserdi, Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır Öp biraz! Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! Benim doğduğum köyler de güzeldi, Sen de anlat doğduğun yerleri, Anlat biraz! Cahit Külebi | |
Hasreti hasret yaptım Gözlerimi buğu Sessizce çekip gitmek vardı Uzaklara buralardan Sadece seni arzuladım Yalnızlık ortamında O ortam ki, bitirdi beni Şimdi yanımda olmalıydın Sana, Sarılmalıydım doyasıya Hissetmeliydim mis kokunu Öpmeli koklamalıydım seni Hasret acısını çıkarırcasına Ah sevgilim ,bir bilsen,birbilsen Seni ne çok özlediğimi Şu hasretin gözü kör olsun Vurdu yine beni sensizlik Vurdu geçti,vurdu sessizlik. |
Aaaaaa !... Bir Süleyman gördüm hiçbir yanı kımıldamıyor Oturmuş bir iskemleye Pek de oturmuşluğu yok iskemle ayaksız O nasıl şey, bu adam soyut mu ne Baksan bir ilgisi var elleriyle Uzamış uzamış uzamış doğrusu elleri Sevmeye domuzlanıyor gittikçe Konuştum konuşmuyor Dürttüm dürtülmüyor Kızdım, bir bıçak salladım karnına Aaaa! Yok yahu bana mısın demiyor Şaşırdım, yokladım kendimi iyice Bir çağ mı değiştik sabah sabah ne Artık ölüm insanlardan olmuyor |
Biliyorsun Dünya yalan, Dünya boş; Bu Dünyada sevmek güzel, sevmek hoş. Ne beklersin, haydi, sevdiğine koş! Sev birini öğretmenim, sev artık!.. Saçların siyahtır, gözlerin çakır. Altının yanında geçer mi bakır. Bakışın kalplerde bir iz bırakır; Sev birini öğretmenim, sev artık!.. Fidan gibi boyun, incedir belin. Boşlukta kalmasın, gül tutsun elin. Sana da desinler öğretmen gelin, Sev birini öğretmenim, sev artık!.. Her şey sende, kabuk sende, öz sende; Sevgiyle, şefkatle bakan göz sende, Ruhları okşayan tatlı söz sende, Sev birini öğretmenim, sev artık!.. Tüm maddi-manevi yükünü taşır, Dertlerini, sıkıntını paylaşır. Senin ile mutluluğa ulaşır, Sev birini öğretmenim, sev artık. Gülümsemek varken sakın ağlama, Bana küsüp karaları bağlama. Bahri gibi yüreğini dağlama, Sev birini öğretmenim, sev artık!.. |
Aç Kapını İltifât et aç kapını bendeni sevindir.! Nağmeler sun ruhuma ötelerin dilinden; Sun ve gönlümü saran hafakanlarımı dindir.! Sunduğun gibi nâçârlara kendi elinden. Sensin o tek merhametli bana da bir ihsan, Lutfeyleyip yolumu otağına çevir.! Yol boyu her dönemeçte nezdinden bir bürhan; Sal ufkuma ahdini emânıma yetiştir! İç içe gurbetteyim, yok gurbetlerin dibi, Ağarsın ak günler, ersin zulmetin eceli.! Sensin bu gamnâk gönlümün Biricik Sahibi, Herkes gibi ne olur bana da bir tecellî.! Ve her ân yepyeni bir vuslat heyecanıyla, Gönlüme o derin sevginin zevkleri insin.! Hep kanatlansın ruhum aşkının tufanıyla. Hicranla köpüren ızdıraplar bir bir dinsin! Duyayım kalbimde tecellî ettiğin ânı. Ve bakışlarım sonsuzun rengine boyansın! Göreyim şevkin vuslata döndüğü zamanı... İsterse artık her yanım ateşlere yansın... Bir sırlı âlem ki güneş tıpkı bir bengisu, Madde çözülüp mânânın bağrında erimiş; Ruh tecellî avında ve gönül kurmuş pusu, Herkes bir büyülü temâşâ ufkuna ermiş... O yerde O’ndan başka hiçbir şey işitilmez, Kulaklara çarpan ses duyguların bestesi; Saatler "tik tak" ve günler doğup-batmak bilmez, Zaman, mekan bilinmezin sırlı hendesesi... |
Ruhu kederlendirme Sev sen... çok sev, Yaşa sevgiyle En son ne zaman birinin sıcak ıslak gözyaşlarını sildin ellerinle En son kime avutucu sözler söyledin ... En son kimi çıkarsız avuturcasına kucakladın.... En son kim için yakardın Tanrıya... En son kimi bağışladın... Ya kendini bağışladın mı? Hala geç değil... Kalk ve doğrul hala yapacak çok işin var... Acılar ve mutluluklar paylaşmak için vardır hayatta Ve herkesin birbirine ihtiyacı vardır. Hiç kimse yalnız bir adacık değildir. İstesen de olamazsın buna hiç hakkın yok çünkü... Sev sen... Çıkarsız; hesapsız; dünlerin hesabını tutmadan... Ve kafandan at ruhuna işkence eden her acı anıyı... Bağışla sana acı veren her zalim insanı Yaşayacaksan sana RABBİN biçtiği günü Ona yakışır yaşa sevgiyle; kin tutmadan İnsan kayırmadan Geriye dönüp bakmadan Sev ve çok sev... Herkesi sev; sadece seni seveni sevmek değildir marifet... Seni sevmeyeni sen daha çok sev... Sana lanet okuyana iyilik dile Taşıma dünleri yarına Yaşama aç kollarını... Yaşadığın her an için şükret seni yaratana hala geç değil bugün aç kapılarını sevgiye... Yaşamının anlamı olsun sevgi... Çok sev sen... Çok sev... Ruhu kederlendirme Son nefese dek yaşa sevgiyle... |
ACI . Yaşamak uğruna ölmek bu olsa gerek Sevmek uğruna acı çekmek bu olsa gerek Hayat uğruna savaşmak bu olsa gerek Peki ya senin uğruna Üzülmek niye? |
HaZaN YaPRaĞı Bu gece yine uykusuzum,düşüncelerimle başbaşa. İnanamıyorum bu benmiyim?? seni düşündüm yine, bastığın heryerde izin var, küçücük odamdayım kendimle ve hatıralarımla başbaşa, neşeli olduğumu söylerler,, bilmiyorlarki yüreğimdeki hüzünü,, hazan yaprağı gibiyim, savruluyorum bir sağa bir sola,, bahar geldi,, yüreğimi güneşi ısıtacak, kırlarda papatyalar gelincikler açacak, yine gölüm sevgiyle dolup taşacak, ben hazan,sense baharsın, senin sevginle bu hüzünlü yüreğim yeniden hayat bulacak...??!! (Alıntıdır) |
Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da Bir seni yakamadım,beni yaktığın gibi Çölde su,mah****a gün,oruçta ekmek gibi bekledim seni Sende araya korkular koydun. Yasaklar koydun... Bitmez tükenmez engeller koydun... Şimdi nerdesin diye sakın sorma SEN ÇAĞIRDIN DA BEN GELMEDİM Mİ? Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara, Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara Sen varken Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına Otobüs duraklarına... Sen varken ayrılanlara ağlamazdım... Yıkılmazdım biten sevdaların ardından Gidenlere küsmezdim Kalanlara acımazdım... Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim Masumdum,çocuklar gibi Böyle delirmezdim-küfretmezdim... Hele ölmeyi hüç düşünmezdim. Şimdi soruyorum sana Adı sevdaysa bu cehendemin SEN YAKTIN DA BEN YANMADIM MI? Biliyorsun Bütün acılarına``yeşil ışık``yaktım olmadı Bütün korkularına ``arka çıktım``olmadı Dağlara merdiven dayadım olmadı. Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı Sevdim olmadı-yandım olmadı-taptım olmadı ARTIK BENDEN PES BU AŞKIN BİLETİNİ İSTEDİĞİN GİBİ KES Nasılsa gidiyorsan Biliyorum git... Ama ardında Ağlaya bir çift göz Paramparça bir yürek Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan Çek silahını-daya sırtıma Titrersem namerdim... SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ? |
| Saat: 23:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık