![]() |
Camdan İçkievinden çıkınca Camdan demin oturduğum yere baktım. Sigara paketimi masada unutmuşum. Sandalyede Tıpkı benim gibi Oturuyor boşluğum. Bir eli alnında benim gibi. Ama biraz daha mı hüzünlü? Otururken de Biraz daha mı çıkarıyor kamburunu? Biraz daha mi benziyor babama? Bir yaş büyüğüm babamdan ve rüzgar bir törendeki gibi çekiştirir durur yağmurluğumu. |
Beyaz Gül seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin basladığı yerde, sana sesleniyorum, duyuyormusun? beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek. odamı süsleyen ellerini uzat, hazzından dile gelsin bastığın halı.. açılsın sevincinden perdeler kat kat.. ışık ve ateş senin için yanmalı.. sonra çevir düğmesini, radyonun sevdiğin musiki dolsun odama, dinle şarkısını büyük koronun, beni düşün! beni düşün aglama.. içimden bir ses diyorki sabret.. sonu gelecek bu yalnızlığın, bütün aynalar gülecek elbet, açılacak kapılar ansızın.. yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm , o beyaz hayalsin uzakta.. yakınsın yalnızlık kadar, uzaksın yakınmış gibi, sensiz yasadıgım yıllar bu kadar güzel değildi. yeter.. gel artık yeter.. karanfiller açtı gel!! kış bahçesinde , güller beyaz güller açtı gel.. Ümit Yaşar Oğuzcan |
DAVET Dürüst olalım beyler İlk adım sizden Sökün savaş gemilerinden Can simitlerini |
Bilemezsin ki Seni nasıl sevdiğimi, bilemezsin ki Özlemek nasıl olur özlemeyince Hayal etmeyi hayallerde yaşamayinca Her nefeste hava gibi, su gibi içmedikçe Bilemezsin ki. Nereye baksam sen varsın, Rüzgarda kıpırdanan her yaprakta, Denizde oynaşan her dalgada, Semadan yere düşen her damlada Göremezsin ki. Sevdam bana her geçen gün keder verse de, Şahit olan herkes “sen aşıksın” dese de, Her parlayan hüzmeye sen diye süzülsem de, Sana her saniye, seviyorum desem de Duyamazsin ki. Gördüğüm her rüyayı sana yorsam da, İnsanlara umarsız seni sorsam da, Akan gözyaşlarımla kendimi boğsam da, Ömrüm boyunca her gün sen diye solsam da Sezemezsin ki. Sensizliği sevgilim sen, bilemezsin ki. Refik Recep Pelit |
Yüreğimdeki Koskoca Sancı Hayal bile kuramıyorum artık Canlanmıyor gözümde hiçbir hayalin Sanki hiç yoktun hayatımda Sanki hiç yaşamadık Bir tek güzel anı kalmamış bak ardında Yaşanan onca yılda Çatık kaşların,esirgediğin sevgin, Ve aldatılmanın verdiği acı Yüreğimdeki koskoca sancı. Oysa güzel birşeyler kalmalıydı diyorum İnatla,ısrarla,umutla arıyorum Yok yok yok! ! ! Hayalden vazgeçip yine yalnızlığıma..... Ve sadık mutsuzluğuma sarılıyorum... |
Martılarla konuşmaya başladım şimdi sen diye, Alaycı gülüş taktım emaneten dudaklarıma, Burkulacak birazdan nasıl olsa. Deniz kıyısı soğukmuş, kimin umurunda. Hayat denizmişçesine, Deniz seni benden almışçasına, kızgınım amma... Kahrolsun ne bir taşı şu yosun gözlü denize, Nede şu yosun gözlü adamı bu gönülden atamam. Martı çığlıklarında ben. Ufukta bir çizgi umut. Hangi dağa baksam onun ardında kalıyorsun sen, Şimdi akşam olur, Şimdi kudurur deniz, Şimdi gider martılar. Şimdi ufuk çizgim yok olur. Şimdi benden ne olur, bana ne olur. Bir türkü söyler durur dudağım yarım. “Keder eş oldu yenemiyorum Ah Sensiz” Söyler, söyler söylenirim sana. Gözlerimin renginde gecede, Yüreğim gün be gün seni daha çok özlemekte, Sana diyemediklerimi söylüyorum geceye, Kırgın, üzgün. Erken çöktü sana mahkum gönlüme yine hüzün. Gözlerim şimdi yağmur bulutlarını yüklüyor anılarla, Eklenen her senli düşünce kirpiklerime düşünce, Taşınmaz olur, Sevdiğim şimdi ne olur biliyor musun? Şimdi Çoruh, şimdi Fırat, Kızılırmak çağlıyor. Şimdi önemi varsa eğer biri sana ağlıyor. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
bahçe kapısından sızdılar.. aralık kalmış neresi varsa ömrümün. bünyede bastırılmamış ne kadar isyan varsa ordan.. daha asitli bir yanlızlık için dilek tutuyorum şarkılara. sıradaki benim şansıma diyorum, haberler başlıyor birden.. kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa önde gideniyim her tazikli akışta.. gitme diye yalan bile söylerim.. hem gidenedir bu şiir, hem gelecek olana.. o da biraz oyalanır gider nasıl olsa.. hep haberler başlayacak biliyorum hangi şarkıyı seçsem şansıma.. şimdi şifa niyetine giriyorum sulara.. mavisine değil denizin sade tuzuna.. |
Bir vapur çığlığıyla yırtılır Sensiz deryalara dalıp gitmelerim. Sensizlik kadar acı, Yokluğun kadar derbeder olur Martıların acılı ağıtları. Yoksa, yoksa ağıt değil de, Mutluluk çığlıkları mıdır onlar? Bilmem, hangi notaya vursam bugünlerde, Yokluğunun hıçkırıklarını duyuyorum Ta derinlerde, Sol yanımda, Ha işte tam onun üzerinde... Keşke tutabilseydim ellerini, Anlattıklarını dinleyebilseydim keşke Gözlerinin derinlerine dalaraktan. Tam boğulurken "şit" deseydin, "Beni dinliyor musun sen?" deseydin de Yine elini atıp çıkarsaydın beni O bitmez tükenmez okyanustan; "Evet dinliyorum, tabi!" deseydim de Sen de inanmasaydın yine. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
İki Yüzlü Melekler Sayende sayeban olduk İstanbul şehri sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda ve yaktı perişan eyledi sine-i sad-paremizi saplanıp hançer misali bir hilal sokaklar serseri biz serseri yüksek kaldırım’da. Bir Cezayir şarkısını dile getirdi plaklar cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir sinemalar nerdeyse boşalacaklar. Vay anam vay sen ne dersin İstanbul sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin kimin gücü yeterse kahretsin pazarlığı sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı kurtulmadık gitti bu denlü kepaze hayattan. Hep böyle gecelerin koynunda yaşadık geceler serseri biz serseri. Karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri kırılmış kavala dönmüşüz. Sen söyle serseriler kıralı İstanbul sen söyle iki gözüm hangi merhem çaredir şu bizim yaramıza yel üfürdü su götürdü gençliğimizi elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık meydanlar serseri biz serseri sağımız sefalet solumuz ölüm işte geldik gidiyoruz kahrolasın kahrolasın İstanbul şehri. |
Sen hiç..? Dürüst olmak nedir bilir misin.? Ya koşulsuzca sevmek, sevdiğini ellerinden, Bir güvercin misali özgürlüğüne uçurmak Nedir bilir misin.? Sen hiç..? İnsan kederine dolanmış yumağı Bir anda yüreğine almak, Yalnızlıktan öleceğini bilsen bile Onu özgür bırakmak adına "Gel benimsin" diyememek nedir bilir misin.? Sen hiç..? Ne kadar çok sevdiğini anlatmak istedikçe Hep suskun kalabilmek Aşkınla sevdanla yansıyamadığın Bir sevgiliye gülümsemeyi bilir misin.? Sen hiç..? Sana yalan söylediği halde, Hiç bilmemiş gibi onu dostça sarabildin mi..? Ve onu yolun da yürümek için cesaretlendirebildin mi..? Bütün mısralarda aşkını anlatırken son satırında.... Kuru bir "hoşça kal" demesini bilir misin.? Sen hiç..? Sevgiliye ölesiye hasretken Parça parça olmuşken Sadece onun için bütün olabildin mi…? Sen hiç..? Bu kadar zayıf ve çaresizken Gönlünü o kadar büyütüp İçine onu da alabildin mi…? Sevmek bazen hiç olmaktır Sevmek bazen hiç başlamamaktır. |
| Saat: 23:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık