![]() |
Ayrılık-GURBET Acısı! Memleket Yurt Yar Özlemi Her nereye gitsem, benimle gezdi Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı Benimle okudu, benimle yazdı Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı! .. Yandı bu yüreğim kavrulmaz oldu Dumanım göklere savrulmaz oldu Hep benimle kaldı, ayrılmaz oldu Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı Bülbülüm gülümde kafesim oldu Çaldığım türküde hep sesim oldu Yediğim, içtiğim nefesim oldu Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı Şah Turna yaramı saramaz oldum Diken doldu güller deremez oldum Ölümü dirimi göremez oldum… Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı! ... Ozan ŞİAR Ağdaşan |
Şunu bil ki, Bir damla yağmur ıslatmaz beni sensiz. Kokmaz olur çayır çimen, güller, gülmez olur bana, içimde bir çocuk ağlar dinmez yaşları hıçkırır susmaz olur, İşte ben sensiz! Şunu bil ki, dalından düşer yaprak saklanır buluta güneş ve rüzgarın önünde bir sandal bir oraya bir buraya yol bilmez yordam bilmez, İşte ben sensiz! Şunu bil ki, Geceleri zeytin karası ve sabahları uzak sensiz. Uyanışları mahzun yorgunluğu üzerimde yokluğunun ve dudağımda bir iki laf belli belirsiz. İşte ben sensiz! Şunu bil ki, yalnız sen, sen sevdiğim, ömrüme sebep ömrüme bin bir renk, ve ömrüme ahenk biraz beni ben ve dahası beni sen yapan kah içimde kah içinde aşkın içinde. İşte ben sensiz! Üşümüşlük tende ve mum alevi sıcaklığına şükürler dilde, uyanışlarım mahzun uyanışlarım sessiz, yorgunluğu üzerimde yokluğunun. İşte ben sensiz! Şunu bil ki, ömre sebep şunu bil ki, ömre ahenk şunu bil ki türlü renk beni ben,beni sen yapan ne varsa can! Sensiz, Ah! sensiz, güller gülmez olur bana, İşte ben sensiz! cem ayaz |
Yüreğim parça parça isyanlardayım, Cehennem ateşinde ben yanmaktayım, Sevgi bu ise istemem kalsın, Sen olmasanda yanımda içimde varsın. Ağır geldi sevdan kaldıramadım, Hesap vermeye ben alışamadım, Kusura bakma ben hep özgür yaşadım, Sana birtürlü ayak uyduramadım. Biliyorum kahır dolu yüreğin, İzin ver dünyandan ben çekileyim, Dayanamaz isyanına yüreğim, Ağır geldi sevdan kaldıramadım. Ağlama güzel gözlüm ağlama, Mesajlarınla yüreğimi dağlama, Ben yokum diye karaları bağlama, Ağır geldi sevdan kaldıramadım. nihal çiğdem nalçacı |
Hiç yaşamadım hatıraları,görmedim,bilmedim. Geceleri sabahlamadım yıldızlarla,derteşmedim,seni hiç düşünmedim. Süslemedim düşlerimi,bir yaşama hevesim hallerini. Ben seni unuttum bitanem. Ağlamadım hiç,gözpınarımla yağmur olup sel olmadım. Dökülmedi hiç kalemimden hislerim, aşık olmadım tutulmadım. Bir çılgın gibi kahkahalarla güldüm hayatın acı hezimeti. Ben seni unuttum bi tanem. Pencerimin buğusuna hiç yazmadım adını,seyretmedim iç çekmedim. Resmini koymadım başucuma,onla uyuyup onla ağlamadım. Delirmedim sokaklarda, sabahlara kadar volta atmadım. Yalvarmadım sana,bir Damla sevgi dilenmedim. Ben seni unuttum bi tanem. Vur hançeri vur göğsüme ,bir Damla kan akmaz. İstersen yar yüreğimi,içinde ne sevgi ne anılarım olmaz. Ben seni unuttum bi tanem. Her sesini duyduğumda heyecanlanmadım,titremedim. Hiç bıkmadan usanmadan,yürümedim duygu tünelinibeki ışığına ulaşırım diye. Ben seni unuttum bi tanem. Sanmaki sana yazdığımda titriyor ellerim. Sanmaki duygu yüklü kalbimden kopan rüzgara karışıyor gözyaşlarım. Sanmaki hıçkırıklarım tükendiği zaman her nefesimde ölüm veyaşam arasında gider gelirim. Bir umutmuş ,bir sevgiymiş,dağ gibi yüreğim süzülüyor gülsüz çöllere yapraaak yaprak. Sen kalbinde duygudan yoksun,ruhunda sevgi yeli esmemiş,yürekleri esaret zinciri altında kırbaçlayan taş bebeğim. Ben seni beyaz karanfillerle süsleyip düşlemedim mutluluk diyarına uçmayı. Ben seni unuttum bi tanem , HİÇ sevmedim !.....ERKAN YANSEVER |
Sensizliğin ayazında sorularım dalgalanıyor. Sana gelen aşkın adımları geri saymakta. Doymadığım baharlar alır bedenimi gölgenden. Zaman geçtiğinde yerinde yok olmuş kalbinin silueti vardı. Kıyılarında artık son dansı gözlerimin, Yollarında özleminin fütursuzluğu. Yerine koymadığım inancım, çölündeki kuru ayazlarda eser kalbime. Döndüğünde gelmezliğinden baktığın aynam kırılır. Umutlarının dikenlerinde kanayan ellerim oldu. “Seni yaşamaktan mı ağırlığım? ” diye sorarım “Böyle kimsesiz oluşum cevaplarının soğukluğundan mı? ” Yüzünün zamansızlığı vazgeçmez vurgunlarından. Yarımlarımdan aldığın gecelerim, Çoğalan hüzünlerde gördüğüm yasaklarım. İlk değildir sana yangınım Son değildir sana nefretim. didem can |
Güneşli bir bahar gününde Onu gördüm, okul çıkışında Çağıran, tatlı bakışlarıyla Takıldı, liseli yüreğimin saflığıyla Ayrıldım, bir bahaneyle arkadaşlarımdan Yaklaştım yanına “merhaba”yla Tanıştık, arkadaşça sohbetle Böyle geçti her gün, sevgi kıvılcımlarıyla Yaz gelmişti, okulun son günü, çıkışı beklemeden Hemen koşmuştum, onun okuluna Çarpıyordu, hızlı hızlı kalbim Sanki duracaktı heyecandan Söyleyecektim bugün, ona olan sevgimi Kapıda karşıladım onu, utangaç ve ürkek halimle Oysa o, farklı bakıyordu bana, gözleriyle Daha ben söylemeden O söyledi, söyleyeceğini Yerin, yedi kat dibine girdi sanki O an, yüreğim Tüm seyredenler; Alay ediyor ya da acıyordu halime Utangaç halimle sustu dilim, o giderken Tek kelime edemeden, bakakalmıştım ardından İlk ve sondu belki de Bu saf yüreğin, hayatta aldığı böyle ders Bir daha sorabilir miydi, söyleyebilir miydi; o iki kelimeyi dilim? “Sevmiyorum seni” dediğini duyduğumda Kırılan kalbimin sesini bir duyabilseydin Pişman olur muydu yüreğin? Bu kadar basit ve sıradan söylemenin Bana verdiği acıyı Görür müydü kör gözlerin? Ben söyleyebilir miydim, “Seni sevmiyorum.”diye Bir çırpıda sana Yüreğini kırabilir miydim, yıkabilir miydim, şiddetli bir deprem havasında? Ah bu aşırı duygusallığım; yıkıyor, yakıyor beni Her sözün, içimde bıraktığı ağırlığıyla Akmıyor gözyaşlarım, yüreğimdekileri atmıyor dışarıya Bırakıyor damla damla, yüreğimde açılan yaranın içine Dinlemiyor, harabelere dönmüş beynimden gelen emirleri Kapatıyor tüm kapıları, tüm ışıkları birer birer dışarıya… Ondandır; kolay sevmiyor bu kalp başkasını Ondandır; hep çekingen yüreğim sevgiye Ondandır; gözlerim bakamıyor, ışık saçan gözlere Ondandır; hep susamış, aç kalmış yüreğim; gerçek sevgiye… Cengiz ÇETİK |
Leş gibi ağır bir geceyi omuzlarımda ağırladım. Uyuntu itler dolaşıyordu kapımda. Yanılgılar dalga dalga çarparken suratıma. Vurgun yemiş yanım acıyordu. Sen, Yüreğimin kanyonlarında saklıdağım aydınlığım. Acımın ortasında sıcaklığına sarıldım, ağlamadım. Bu gün belirsiz uykulardan. Alacasına uyandım sabahın. Tılsımlı ışıklar süzüyordu tül perdemden. Sen kaldığım yerden başlamıştın. Gözlerimin buğusu kadar bana yakın Dokunamadığım sanrılar kadar benden uzaktın. Anladım sevdiğim. Sen haklıydın. Şimdi umutların hasat zamanı. Hani göz altına almıştım ya yüreğimi. Bu sabah serbest bıraktım. İşte şimdi alabildiğince özgürüz ikimiz de nuriye dündar |
BIR SAYFADA IKI YUREK Lapa lapa kar yagar dagin yucesine Silme beyaz olur dunya Hic yesil olmamistir sanki Bir tek fidan yesermemistir yucesinde bu dagin Yalniz bir beyaz Soguk bir beyaz Yuregimin bos sayfasini bulurum bu beyazlikta Nice asklar yasadim Nice opuslerin tadini aldi bu dudaklar Yurek sayfamda izi yok Yuregim buz tutmus beyazliklar icinde Bir bosluk buyutmusum yuregimin ortasinda Sensizlikmis ismi boslugumun Karin sogugu sensizlikmis Beyazin yalnizligi yoklugunmus Sensizlik her seymis boslugumu dolduran Bir kipirti var ama yuregimde Bir kardelen cicegi yeserir derinlerde Neseli bir turku dilinde Neseli bir turku ile yikar yalnizligini yuregimin Bir kardelen cicegi yeserir gonul sayfamda Yurek sayfama bir iz gelir Elin dokunur Bir hece cikar dudaklarindan Seni seviyorumlari duyarim neseli bir turku ile Ilktir gonul sayfama bir satir islenir Ilktir bir izi kalir yasanan bir sevdanin Bir kardelen cicegi dolar boslugumun icine Ilktir sevinirim gonuldeki bosluga Hecelerinden senin Bir ask ilmik ilmik dokunur bosluguna yuregimin Bir gonul sayfam var benim Tek bir satir yazilmamis senden once Ilktir gonul sayfam dolar bosluksuz Biz`i kaziriz bos sayfaya Bir ben yazarim sevdani Bir sen yazarsin Bir bosluk ikimizle dolar Bir sayfa dolar askla Askinla Dudaklarinin muhru birlestirir yureklerimizi Yureklerimiz bulusur gonul sayfasinda Ilktir Biz deriz Ilktir Biz`i yazariz gonul sayfasina Kaybolurum ben bende Verirsin sen kendini Ben senle dolarim Iki yurek bir sayfada yazilir Biz`i yazar bir sayfa Bir bosluk Biz`la dolar Bizim sayfamizi biz yazariz deli bir sevdayla GASSAN SATAR |
yorgunum soluma bakıyorum sararmışsın sanki, zayıflamış kıvrılmışsın daha bir içine doğru azda sağa kaymışsın sanki eee? diyorsun bana eee? diyorum bende sana susuyoruz kös kös dudak büküyorum ben sen çatıyorsun kaşlarını kırpıyorum sol gözümü ısıtırım diye belki arayı saçmalama! diyorsun... sayıyorum isteksiz iki gün kaldı diyorum ayrılığımıza sadece iki... eee? diyorsun gidiyorsun diyorum bulutlanıyor gözlerim vaktidir diyorsun gitmelerin nasılsın? diyorum sen gibi diyorsun ben gibi... biliyor musun? ben hep çarpardım aritmetikten diyorum başlıbaşına aritmetiktir diyorsun hayat... bugün neden bu kadar öfkelisin? anlamıyorum yoksa senide mi burkuyor ayrılık ben gibi? sıkı dostluğumuz oldu seninle biliyorsun ve şimdi gidiyorsun sende gidiyorsun! eee? diyorsun alay etme be! diyorum biliyorsun ve öfkeleniyorum yüz ifadene kopuyorum sabrımdan işte gene boş ayalarım! işte gene koca bir sıfır! farkın yok seninde diğerlerinden! bir halka bırakıp avuçlarıma üzgünüm başaramadım bende deyip sende gidiyorsun! oysa... ne güzeldi ilk tanışmamız hatırlıyormusun? ilk dokunduğunda sana ellerim kıpır kıpırdı içim dışarısı ayazdı, dışarısı zemheri bugün gibi.. odamdaysa yapay bir sıcaklık buğulanmıştı camları odamın içimde baharlar açıyordu ama doğum doğum sana dokunuyordum... sol gözümü kırpmıştım gene sana gülümsemiştin sende sanki sahi ya? ne güzel kokuyordun sen ogün ağaç gibi..yaprak gibi...bahar gibi... pırıl pırıldı yüzün..rengarenktin.. daha bir ağırdı duruşun ve gebeydin sende sanki umuda... tekli değil, ikiz değil yediverenler doğuracaktın ve doğurtacaktın gökkuşağını bana sayısız yaşamlara bölüşecektik doğumlarımızı güya... tek korkum 'taşıyabileckmiydi seni duvarlarım'dı... mıhlarken seni sol duvarıma mıhlamıştım yüreğime usuma umutlarıma da... ve dikmiştim bakışlarımı bitimsiz ufka gördüğümce buğulu camlarından odamın hayatın tüm renklerine... gamzelerim çökmüştü gene çukuruna ve ışığın gözbebeklerime... hızlanmıştı atışlar solumda koyversem fırlayacaktı ok gibi kırıp buğulu camları atlayıp bir serçe kanadına en beyazına yerleşecekti gökyüzünde bulutların... sen ise alkışlıyor destekliyordun beni evet! evet! elele birlikte yazacağız diyordun kazıyacağız tarihe! yanındayım diyordun... şimdi gidiyorsun... devirdik peşpeşe mevsimleri soldurduk gitgide griye çaldı gene maviler konuştuk geceler boyu seninle her mevsim bitimlerinde... ben suçlu sen küskün başımı öne eğdim hep ben haykırışların kulağımda hala BECERİKSİZSİN! diyordun APTALSIN! diyordun BEN SANA DEMİŞTİM! diyordun ve susuyordum ben hep... göremiyordum ellerimi ıslanıyordu gözlüğümün camları silemiyordum... haklısın demek düştü bana hep ve şans dilenmeler senden üç şansım daha var diyordum küsme diyordum ilkbahar yaz sonbahar kızma bana başaracağım, söz sana.. başaramadım be ortak geçti ilkbahar geçti yaz ve işte gidiyor sonbahar ve sen gidiyorsun son yaprağın duvarımda izin kalacak gittiğinde ardında tertemiz ama, tıpkı ilk geldiğin gibi soldurdum seni de, eskittim seni de bak yordum dertlerimle haksızca ve korkulaırmla... arada isyan ettin sen de düştün duvarımdan hayır hayır taşıyamadığından değildi duvarımın bana dayanamadığındandı düşmelerin ve sayısız küsmelerin... bak duvarlarda sararmış bana ilk geldiğinde yeni boyatmıştım, buz mavisine seninle yaşamayı umduklarım gibi.. şimdi griye çalıyor şimdi puslu kabarmış ve şimdi yorgun benim gibi...sen gibi... eh kabul etmek gerek şu lanet cıgaram da suçlu bunda engel olamadığım yıllardır esiri olduğum... yahu kızma sende dostlar gibi onsuz da çekilmiyor ki be! iki gün evet son iki gün öyle mi? bilirsin hep çakardım aritmetikten ama sayabiliyorum bak miadını boynumu büktüren.. ve gidiyorsun işte... affet beni ortak tutamadım sözümü bak gene boş ceplerim gene boş sol yanı göğsümün kabul be ne bağırıyorsun? evet ben başaramıyorum sevmeyi sevilmeyi! evet gideniyim önde delinin! başaramıyorum zengin olmayı! ama biliyormusun bay ukala? aç şimdi yaşlı kulaklarını beni dinle! başaramıyorsam sevmeyi sevilmeyi? mertliğimdendir! çokların haketmediği... başaramıyorsam zengin olmayı? dürüstlüğümdendir! çokların olamadığı... buna rağmen doluysa hala yüreğimin iç cebi? varsa orda sayısız dost sesi? insanlığımdandır! en büyük aşk en büyük zenginlik dostluktur be ortak! tamam git git... ama unutma şunu da giderken senide çok sevdim be herşeye rağmen acınla tatlınla sende aldın yerini iç cebinde yüreğimin sevdim seni 2007 odamın sol duvarının işgali duvar takvimim dertdaşım, ortağım, arkadaşım git hadi! uğurlar olsun... git ve huzurunda uyu tarihin sevdim seni hoşgeldin iki bin sekiz hoşgeldin! tanışalım mı? ben yürek eşkiyası ben delinin önde gideni! umutlarım koynumda hala masmavi karşılıyorum seni ! 29 Aaralık 2007 / Ankara Bir dönüm noktasında... gülten kahraman |
Ah gül pınarım Hayatın en yorgun anında Haşarı saçlarınla Çocuksu bakışlarınla Çaldın gönül kapımı. Ah buğu bakışlım Renklerin solduğu Şarkıların sustuğu Zamanın durduğu Yerde sen başlıyorsun. Ah sevdalım Sen yüreğim kadar yakın Çocukluğum kadar uzaksın Lal olmuş dilim Bunu nasıl anlatsın ? Gözlerinin ruhuma aktığı O günden beri, İçimde sevdanı saklıyorum. Ve inan sevdiğim inan Senin olmadığın her yerde üşüyorum !.. HATİCE EDA |
Hazan Sarhoşluğu ve destana dönüşür terk edişe adanan dizeler sözcükler anlamını yitirir yürekte koklayınca solan manolya misali aşk ömrün son demlerinde özlemlerdir şimdi yüzün iki yanından düşen hasretin buruk tadı acıtır son yazda heyhat bir başına kalmaktır yalnızlık şafaklar aydınlık olsa da bir şiir vurur anılara kırgın yalar geçer kalemi kömür karası poyraz bense sırılsıklam olmuşum kupkuru ırmaklarda Feride Özmat |
İSTİKBAL MARŞI Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak! Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!. O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak, Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak! Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal! Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al! Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal, Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal! Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım! Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım! Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım! Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım! Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar, Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var! Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar? "Avrupa Birliği" denen tekdişi kalmış canavar! Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın! İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın! Gelecektir, cezanı vereceği günler hakkın, Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın! Yaktığın yerleri "orman" diyerek geçme, tanı! Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı! Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı, Satılmadık o kaldı, durma satıver şu vatanı! Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda! Semizlettin Apo' yu, mezarında dönsün Şüheda! Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda! On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda! Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli? Yediğiniz herzelere başka ne demeli! Oyuverin altını iyice sallansın temeli, Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli! O zaman durur belki gözümden akan yaşım, O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım, O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım! HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM, Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular! Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular, Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar! Hakkıdır "garip yaşamış vatandaş"ın da gülmek, Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal! Cem YILMAZ |
Artık gelmene gerek kalmadı Avuttum sessizliğinde yüreğimi Susturdum Kan dolan böğrüme toprak gibi kurudu damarlarım yok oluyorum sende sevdiğim kurak sevdamın üzerine hülyaların serpiyor çile çiçeklerini rüzgar Dağıtıyorum saçlarında kendimi Veysel karan ide diledim dua ile seni var olduğun şu koca dünyada taşıyorum seni bir ömür omzumda yorgun işçinin efkarı basar üstüme dert olmuşsun derede akan sel gibi öteye sal taşıyorum üzerimde seni aziz ateş |
Seviyorum Seni Delicesine Seviyorum Seni Kalptencesine Seviyorum Seni Yürektencesine Seviyorum Seni ölümcesine *****seviyorum Seni ölümcesine***** Allahima şükür Olsun Seni Benim Kaderime Yazdi Sen Her Saniye Aklimdasin Sen Benim Ilk Sevdigimsin Sen Benim Tek Aşkimsin ****************************** Seviyorum Seni Delicesine Seviyorum Seni Kalptencesine Seviyorum Seni Yürektencesine Seviyorum Seni ölümcesine ******************************* Uyandigimda Seni Bulamadim Aradigimda Sana Ulaşamadim Senden Bir Haber Bile Almadim Ben Her Gece Telefonun Başindayim Ben Her Sabah Kapinin önündeyim Ben Sensizlige Dayanamadim ******************************** Seviyorum Seni Delicesine Seviyorum Seni Kalptencesine Seviyorum Seni Yürektencesine Seviyorum Seni ölümcesine alıntı... |
Yine gece, yine yalnızlık Çığlık çığlığa bağırıyor sessizlik. Gecenin siyah şalı, Üzerimde örtülü. Nefes almak bir zulüm Yanı başımda dolaşıyor ölüm. Böyle kara gecelerde, Buz kesiyor her hücren. Donmak üzere bedenin Direnebilirsen diren… mahmut çuhadar |
Sensizlik yağmurlarında ıslanıyorum şimdi İliklerime kadar işleyen hasretinle Bir beni birde seni Yüreğime aldım gidiyorum Gözlerimin sana açıldığı Dudaklarının günaydın aşkım dediği sabahlara Anılarınla süslediğim duvarlarında Nefesinin soluduğu odalarda Kokunun sindiği yataklarda Ayak izlerinin olduğu sokaklarda Seni senle yaşayabilmek için Doyasıya...... semra tozduman |
Yasak Düş (tüm) her şey bir garip bugün sen garip ben garip kafesteki kuş,sofradaki aş garip birşeyler var yolunda olmayan biliyorum ama neee..? sen mutlu ben umutlu ama birşeyler var bir korku var yüreğimde ılık esen bu rüzgar içimi donduruyor bir sessizlik var ikimizdede fırtına öncesi gibi umutluyum ama huzurlu değil bugün yada yarın birşeyler olacak biliyorum ve ayrılık gelecek gel yanıma uzan diyorsun oysa ben yanına ölmek istercesine kalmak istiyorum saçında bir tel yüzünde bir ben ve kendimde bir sen olmak istercesine ölmek istiyorum mutlu bir ölüm yok derdi şaiir şu anda ölmek yani ellerim sarılmışken bedenine ve yüzün göğsümde uzanmışken sen saclarını koklayarak ve o can alıcı gözlerine bakarak ölmek mutlu bir ölüm varmış be şaiir demek istiyorum. sen dışında ben içimde tir tir titriyoruz. ürkek bir güvercin edası var titreyişinde sende yasağa batmış bir düşün korkusu.. bende beş yaşındaki bir çocuğun, annesinin terkine uğrama korkusunun titrekliği.... alıntıdır |
ADIN SEVDAYDI ŞİMDİKİ ADINI BİLMİYORUM Sen bu şiiri okurken Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım Artık ne özlemlerimi duyacaksın...Ne de telefonların çalacak gece yarısı Seni sana....Beni bir akıl hastanesine Bırakıp gideceğim bu şehirden Artık adressiz...Işıksız...Ve öylesine ıssızım Dünlerin kadar eskiyim...Verdiğin acılar kadar paslıyım İşte çıkıp gidiyorum hayatından...Nasılsa fark etmez senin için İlk defa sesimi duymayacaksın Sitemlerin sahipsiz...Soruların cevapsız kalacak Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın Belki ilk defa "Unutuldum" diyerek için sızlayacak .............Ahmet Selçuk İLHAN |
Şiiraydın Gün günaydın şiir,şiiraydın gün elimde demsiz çayım yine çok şekerli düşlerdeyim güneş ufuktan dokundukça göğe mavilik belirginleşiyor gözlerimde serin serin kıvırtıyor tanyeli sokakta erkenciler oynaşıyor gözlerinde son uyku kırıntıları geceyi siliyorlar içlerinden apak şiirler sızıyor yüreğime her sabah yeniden doğuyorum aşkla koşup perdeleri aralıyorum hemen Sibel birazdan geçecek diye sevinçler uyandırıyor ilkyaz içimde güneşi sıyırıp yedi renginden boyuyorum bütün karanlıkları aydınlık sözcüklerle karşılıyorum yaşamı günaydın şiir,şiiraydın gün Celal Kabadayı |
SEN BENİ BİLMEDİN HİÇ Sen beni ağlarken görmedin hiç ve o derin yalnızlığımda kendimle ve sadece seninleyken ışık ışık gökyüzünün en pırıltısız,en sönük yıldızını ikimiz için yakaldığımı sen hiç bilmedin.... İçinde hep seni aradığım sevda yazarlarının tutsak yazılarına esir düşüp dakikalarca bir cümleye baktığımı da bilmedin hiç... Sen, hüsran kokan şarkıların en arabesk sözlerinde seni düşündüğümü de bilmedin... Bitmez tükenmez yolculukların geriye dönüşü olmayan yolların en kıdemli yolcusuydum belki ama sen bunu da hiç bilemedin... Sen beni ağlarken hiç görmedin. Birileri herhangi birileri,yani onlar sevdalarını şiirlerde şarkılarda yaşarken ben sadece seni yaşadım şiirlerin şarkıların gürültülü sessizliğinde... Sen bunu da bilmedin hiç. Cızıltılı bir radyonun ezgilerinde bir sonra çalacak şarkıyı sana yazdığımı ya da... çoktan sönmüş son sigarımın izmaritinde bile senden izler kaldığını da.... Sen beni bilmedin ki hiç görmedin ki. Koşullanmış sevdaların kelepçeli sevgilisiydin sen sen özgürce sevmeyi hiç bilmedin ki.... .........Alıntı.. |
Ferman kalbimden. Sevmesem ölürüm,elinden inan. SEV! diye emreden,ferman kalbimden. Ben onu dinleyip,dert bulduğum an. ÇEK! diye emreden,ferman kalbimden. Bir bana ötüyor,borusu daim. Olmadı bir kere,sorusu halim. İnletir durmadan,zalim mi zalim. SUS! diye emreden,ferman kalbimden. Ne zaman birazcık,aralık versem. Sevmeyi bırakıp,ben de dinlensem. Sevmeyen birine,çok az imrensem. KES! diye emreden,ferman kalbimden. Kurtulmam imkansız,elindeyim ben. Kölesi olmuşum,emrindeyim ben. Huzurlu yaşama,derdindeyim ben. AŞK! diye emreden,ferman kalbimden. Veysel Alkan |
Üzerime Bırak Bu Geceyi Üzerime bırak bu geceyi Soluklansın Yağmur gibi ince bir aralıkta Damlasın Bir şarkı söyle düşünde Yaşasın Saklama gözlerindeki öfkeyi Yanarsın Bırak içimde soylu acıyı Kanasın Güven Sabuncuoğlu |
birazdan akşam olacak bir tanem yalnızlık aç kurtlar misali üstüme çullanacak ben çaresizlik içinde sana teslim olacağım kör sağır gecelere tutsak sana mahkum yaşayacağım özlemin devleşecek içimde yüreğim titreyecek ellerim soğuyacak sensizlikten dudaklarımdan şarkımız dökülecek yarım yamalak bir kez daha seni sensiz yaşayacağım bu gece ağlayacağım sevgilim hangi saatte bilinmez? kendimi bir kenara çekip sorgulayacağım ne yapmak istiyorsun böyle nereye gidiyorsun deyip biraz da çatacağım hatırladıkça seni sevdan kokacak evimin her yanı sensizliğin çaresizliği çökecek kan gibi yüreğime kahredecek yokluğun beni milyon kere... bu gece ağlayacağım sevgilim sen de benimle ağlayacaksın uzaklarda bir yerlerde biliyorum ki yüreğin yüreğime değecek aynaya baktığımda hep ben yerine sen olacaksın adını bile bilmediğim bu duygular için sen de benimle ağlayacaksın. afife demirtaş |
Beni unutma Gök yarılsa yer çökse Tane tane olsa bile umutların Ve kararsa gökler güneşe rağmen Bir fener al eline ve karanlığa inat Beni unutma Sevda sözcükleri dökülmesine ne gerek Gözlerin kâfi ya kahır sayfalarına Bin besteye ilham olmuştun ya Her harfini söylerken Beni unutma Kuşlar uçuşur başında tek bir umut beklercesine Koşturur nice aşık bir tebessüm için Şaşırır kalır ya gözlerin kervanlar boyu yalnızlık için Her bir adımına umut bağlarken çöllerin Beni unutma Tahtını kurarsın Belkıs ülkesine Gâh Süleyman’a sultan, nirvanaya nur olursun Rengârenk kanatlarında bir kuşun ömrü için Bin can alırken askerlerin Önüne atılan onca kurban içinde Beni unutma Saat gecenin on ikisi tak gelir bir ses Bu hangi uğultu hangi şaşkın nefes Hangi yolunu şaşırmış âşık bir benden Olur ya alırsan rahman misafiri diye içeri Kapından bekleyenlerin hürmetine Beni unutma Unutsan ne çare bu sadece bir dilek Çaput bağlamadım göklerde, mum yakmadım ülkelerde Varsın ne olursa yaşansın dedim bu demde Tek dileğim unutma diye Ömrümü yol eyledim idam iplerine Beni unut istersen Bilesin ki aldı mahpus eyledi sevda ardına beni Bırakmaz kaçayım bulayım karşında kendimi Ne fırsat verir ne nefes aldırır Artık kölesisin deyip canım yaktırır ayhan selçuk |
Aşk Zamanı Bu sabah bir başkaydı güllerin kokusu. Renkleri daha bir parlak, yaprakları daha canlı. Gülümsüyordu sanki her biri, Pek mutluydular. Şarkı mı söylüyorlardı? Bana mı öyle geldi…bilemedim. Ama bu sabah, Hepsini daha çok sevdim. Ben yürürken taş yolda, Bütün dallar dalgalandı. Ben mi akşamdan kaldım, Yoksa onlar mı sevdalı? Güzeldi…güne böyle başlamak. Ve galiba, Daha da güzel olacak artık yaşamak Gül zamanı… Aşk zamanı Yüreğin “sevdaya düş” zamanı Her yer, burcu burcu sevgi kokar Bu mevsim bahçesinde, Her yol sevilene çıkar Nesrin Akalmış |
SENİ SAKLAYACAĞIM Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda,çizdiklerimde, Şarkılarımda,sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmeyecek seni, Yaşayacaksın gözlerimde. Sen göreceksin,duyacaksın Parıldayan bir sevi sıcaklığı, Uyuyacak,uyanacaksın. Bakacaksın,benzemiyor Gelen günler geçenlere, Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır, Harcayacaksın. Seni yaşayacağım,anlatılmaz, Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün,tam anlatmaya... Bakacaksın, Gözlerimi kapayacağım... Anlayacaksın.... ...........Özdemir ASAF |
Ne yaparsan yap Ne söylersen söyle Senin de bir yanın benle dolu Hep bana dönük yüzünün bir yarısı Kaş altından da olsa beni süzmekte gözlerin Kıpır kıpır oluyor gözgöze geldiğimizde için Ne yaparsan yap Ne söylersen Perdeyi kapatsa da ellerin Senin de büsbütün benimle dolu için.. levent şen |
Yine de ben toplarım yerden kalbimin kırıklarını en çok senin yaninda üsürdüm sen beni her zaman üsütürdün de haddimi astigim zamanlarda sana yaklasmayi denedigim zamanlarda yani en acimasiz sogugunu çarpardin üstüme çok toydum dayanamazdim buz kesilirdim ve son bir vurusla paramparça etmeyi de ihmal etmezdin o buz kütlesini her seferinde yine de ben toplardim yerlerden kalbimin kiriklarini suya benzerdin musluktan damlardin mesela ben uykuya dalmadan hemen önce uykumu ***mek için yada durup dururken bir salgin hastalik getirirdin uzaklardan bana armagan ederdin hiç bi sey yapmasan ayakkabimin içine girerdin tam da evden yeni çikmisken ben sen basbayagi suya benzerdin ne zaman kötü hissetsen kötü hissettirmek için yokus asagi akmaya baslardin bütün gücünle tabi ki ben olurdum yokusun altinda ve her zaman hazirdi savunman; yokus yukari nasil akacaktin ve tabi ki gövdemi parçalardin sen benim gövdemi parçalardin da yine de ben toplardim yerlerden kalbimin kiriklarini sen suya benzerdin ya sensiz olmazdi oldugu kadar da olmazdi yani ben bir hiç kimseydim ama yine de ben toplardim yerlerden kalbimin kiriklarini sirf ayaklarina batmasin diye... Emre Aydın |
yoksun Adını bilmediğim bir şey bu Yokluk var içinde bir heves can içinde umut Nedir ki varlığın bir anadan üryan ceset Kimler kanıp ta gelmedi ki diyeceksin Öylede sevmek o değildi ki Ben seni ömürlere hapsettim Her canlıda bir izini sürdüm Bir nefes kadar titrek adımlarla aradım seni Bin kahır içine gözlerini sarıp aşk tütünü eyledim Ve çektim ve çektim yoksun işte diyerek Ben seni kör gözler altında sevdim Gök başıma düşecekmiş gibi Yer yarılacak magmalar içine alacakmışçasına Üşütecekmişçesine Erzurum soğuğu Ve yıkacakmışçasına evimin bağları İlk Takunyalarımla peşine düştüm İlk o gün yoruldum yüzüme bakmadığında Tek o gün yenildiğimi anladım esirmişçesine Ardına bir avcı misali düşsem ne fayda Çoktan teslim etmiştim yola çıkmadan canımı sana Bakma öyle sarı yüzüme, bakma konuşamaz dilim Sorma halini anlatamaz yüreğim Dert dinlemek ayrı, derde tuz basmak başka marifet Lokman hekim olmak istersen bir hevesle Evvela tuzu arzulamayı bileceksin yaralar içinde ayhan selçuk |
BİLMELİSİN Kİ; bilmelisin ki ... duvarda asili diplomalar insani insan yapmaya yetmez. bilmelisin ki ... ask kelimesi ne kadar çok kullanilirsa, anlam yükü o kadar azalir. bilmelisin ki ... karsindakini kirmamak ve inançlarini savunmak arasinda çizginin nereden geçtigini bulmak zor. bilmelisin ki ... gerçek arkadaslar arasina mesafe girmez. gerçek asklarin da! bilmelisin ki ... tecrübenin kaç yasgünü partisi yasadiginizla ilgisi yok, ne tür deneyimler yasadiginizla var. bilmelisin ki ... aile hep insanin yaninda olmuyor. akrabaniz olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven ögrenebiliyorsunuz. aile her zaman biyolojik degil bilmelisin ki ... ne kadar yakin olursa olsunlar en iyi arkadaslar da ara sira üzebilir. onlari affetmek gerekir. bilmelisin ki ... bazen baskalarini affetmek yetmiyor. bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor. bilmelisin ki ... yüreginiz ne kadar kan aglarsa aglasin dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. bilmelisin ki ... sartlar ve olaylar, kim oldugumuzu etkilemis olabilir. ama ne oldugumuzdan kendimiz sorumluyuz bilmelisin ki ... iki kisi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamina gelmez. etmemeleri de sevdikleri anlamina gelmez. bilmelisin ki ... her problem kendi içinde bir firsat saklar. ve problem, firsatin yaninda cüce kalir. bilmelisin ki ... sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pismanligin uzun yillar sürüyor. can yücel |
Bir ben, bir de gece Karanlıktayız. Onun, Her gün gülümseyerek yolunu bekleyen sevdalısı, Onun için ağlayan bulutu Ve onu okşayan rüzgarı var. Bir dolu da ışıl ışıl parlayan umutları. Benim ise, Sadece karanlığım. semra tozduman |
Gözlerin Yağmurlar öperdi yanaklarımdan Sen yoksun diye Kimler bırakıp gitti Martılar bile ağladı arkandan Seneler okşadı saçlarımdan Kıskanırdın sigaramı Hiç düşmezdi diye dudaklarımdan Saklardın her seferinde O iki kelimeyi Belki şımarırım diye ,kulaklarımdan Sana koşmak istedim Prangalar tuttu ayaklarımdan Sen yoksun yine Elimde bir kadeh şarap Aklımda son sözlerin Kadehler değil beni sarhoş eden Beni sarhoş eden gözlerin... S.KÜÇÜK |
Kurşini bir gecede Düşlerimin tam orta yerinde, Senin ve hasretinin yangınındayım. Yüreğim ise kölen olmuş Aşk, ben neyleyim. Gözlerimde hayalin,dudaklarımda adın Sımsıkı sarıldığım mutluluğun. Bu sevda böyle yaşanacak Gözler sana doymadan kapanacak Sevgim sana emanet kalacak semra tozduman |
Maruzatım odur ki;en iyi bir dostsun Dağların doruğunda bir çiçek kadar iyi Sen karanlıkta yüzümüzü ağartan ışık Resimlerin duvarlarda şakır kuşlar gibi Sen O'sun her zaman yalansız olan sevgisi Saksıları sulayan,vazolara can katan O en koyu,en çaresiz gecelerde bile Yeri,göğü bir merhabasıyla aydınlatan Sen O'sun sevince boğan bütün kederleri Solan,kuruyan,bir çiçek gibi ağlayansın Ve esen dost bir imbatsın akşamüzerleri Kalan bir gün gibi yazdan,öyle Haziransın Yalan değil,biz ne arayıp sende bulduksa Mutluyuz,dostça gönül tahtına kurulduksa. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Yaşanmış bir aşkın üstüne, Kül olmak, onu örtmeye çalışmak. İçten içe yandığını bile bile Çabalamak, çırpınmak... Acaba hangimizi daha çok sevdi? Bana bakan gözleri ona nasıl baktı? Mutlumuydu birlikteliklerinde? Bu soruları sormak kendi kendine. Kahretmezmi seven sevdiğine. İlk aşklar unutulmazmış, Varsın unutulmasın. Bir gölge gibi takip etsin. Ama şunu da bilsinler, İlk aşk yaşayan herkes. Sevgi ve aşk iseydi istedikleri, Neden bitti aşkları sevgileri. Şiirlere konu olmakmı maksatları. 04.01.2008 Sultan Tümen |
DAMLA DAMLA SEN Yağmurları bekleme yeter dön artık Yağmak zorunda değilsin susamış bedenime Öyle çok özlemişim,seviyorken delice Düşmek zorunda değilsin her gece düşlerime; Bırakda rüyalarda kendim sarayım. Yağmurları bekleme dinsin bu hasret Damla damla gelişin bana huzur vermiyor. Ellerini tutmak için çabalıyorken Avuçlarımdan kaçışın beni mutlu etmiyor. Bırakta sana tamamen sahip olayım. Yağmurun kokusuna sardım Tutamadığım kendimi. Damla damla sen Çisil çisil sen Aklıma düşen sen her yağmurda Aklımda bir başka sen oluşuyor Çıktığım yağmur dualarında. Bırakda dualarım günahlarım için olsun.... ..........Alıntı......... |
Paramparça İnsanlığımız sevgilerimizi söyleyemez olduk göremez olduk nice güzellikleri yalanı öğrendik utanmayı öğrendik inandık sonraları bütün yaratıklardan üstün olduğumuza büyük zekamız önce kafesi,zinciri,zulmü icat etti; iyilik güzellik ve doğruluk adına hiçbir şey kalmadı inandığımız aradan bin yıllar geçip atom parçalanıncaya kadar zaten paramparça olmuştu insanlığımız..! Ümit Yaşar Oğuzcan |
Var git, Yolun açık olsun. Gittiğin yollarda Mutluluk çiçekleri Açsın. Bakma artık geriye, Yaşama maziyle. Bırak beni, Benden sana Hayır gelmez. Bak, bunca zamandır, Ne yapabildim sana, Hayallerini köreltmekten Başka. Artık ben Kurumuş bir ağacım. Ne gölgemde Serinleyebilirsin, Ne meyvemden Yiyebilirsin, Ne de gövdeme Yaslanabilirsin. Git ne olursun Git artık. Geriye bakma. Ben sadece Acı vermekten, Çile çektirmekten, Başka ne sundum ki, Sana. Avucunun içinde kalan Biraz mutluluk, Biraz da yaşama umudu vardı. Sayemde o da Gitti. Yalvarırım sana, Git artık. Yüreğime taş basarım, Seni unutamam ama Mutluluğunu duydukça, Sadece ve sadece, Mutluluk ile hüzün Göz yaşlarım Birbirine karışır. Onu da senden başka Kimse anlayamaz. Artık durma git. Bakma geriye. Gideceğin yolda Mutluluk ve güzellikler Seni bekliyor. Hadi git be güzelim Hadi git, durma. Bari onları kaçırma. Yakala onları, Avucunun içine al, Sımsıkı tut ve Bir daha kaçırmamak Üzere. Git ne olursun git. Beni düşünme artık, Senden tek isteğim Sadece ve sadece Mutlu olmandır. ibrahim mutlu |
yaşarken ölmek benimki Sevmek değil yaşarken ölmek benimki Sensiz ben bir hiçim Sen varsan ben varım tapmak benimki Yek vucud olmak için Sen nerdesin öpülesi ellerin nerde Kuyudan çekmek için İçinde kaybolduğum karagözlerin nerde Sen hiç ayrılık acısı çekmezmisin Pişman olup sana dönmek benimki Aşk ilahileri şakıyan dillerin nerde Cezama razı olup ölmek benimki Aşkınla moraran sümbüllerin nerde Son kuş da uçup gitti şimdi artık kış geldi Tarumar olan gönlümde öten ülbüller nerde Sevmek değil yaşarken ölmek benimki Hep yolunu gözlüyorum gelirmisin bilmiyorum Tutuşmak hasretinle kül olmak benimki Sarardı yapraklar kurudu dallar Sana yalvarmaktan yoruldu diller Dönmek için verdiğin sözlerin nerde Susturamadığım bir ses doldurur içimi Uğruna yandığım kalbte sönmek benimki Sen benim alın yazım silinmez kaderimsin Kadh kadeh içtiğim bitmeyen kederimsin Aşkınla moraran sümbüllerin nerde Son kuş da uçup gitti şimdi artık kış geldi Tarumar olan gönlümde öten bülbüller nerde Sevmek değil yaşarken ölmek benimki dede efendi |
SANA BENZİYOR YOLDAKİ BÜTÜN ADAMLAR BU SABAH Huzurla Hüzün Nasıl yaşanır Aynı anda Senle Ayrılık Nasıl benzersiniz Bu kadar Nerdesin sen Sabrımı sınıyorsun Neler yaşıyor İnsan Ölüm gibi imkansıza alışıyor İğde dalında kalır Düşlerin bazen Fal tutarsın evlerin camlarından İçinde sevdiklerin varmış gibi Sonra düz bir otobanda bulursun kendini Kaya çiçekleri toplarsın Kaldırımlardan Ilık bir hayatın olsun istersin Uyandığın sabahlarda Olmaz Ardımda bıraktığımı hissediyorum Yinede sana benziyor bütün adamlar Bu sabah.... ........Hülya KOCULU |
Titrek ellerim, çoktan üşümüş Pencerem buğlu, odam nem kapmış Ben ise dizlerimin, üstüne çökmüş Seni yazıyorum yine, sensiz ve yalnız Bu kış da geçti, yağmurlu, karsız Yine bahar geldi, yeşermiş arsız Ben ise bir köşede, sessiz sedasız Seni yazıyordum yine, sensiz ve yalnız mehmet recep sünbül |
Razı Olmam Mecnun gibi seviyorsam Yudum yudum içiyorsam Gözü yaşlı gidiyorsam Bu kadere razı olmam Yanık yanık dil olmuşsam Yanıp yanıp kül olmuşsam Yunus gibi kul olmuşsam Bu kadere razı olmam Irmak gibi akıyorken Alev alev yanıyorken Güneş gibi batıyorken Bu kadere razı olmam Boynu bükük duruyorsan Ağacında kuruyorsan Her gün beni soruyorsan Bu kadere razı olmam 24.02.l988 Ardan Okay |
Senin için ümitlerim vardı Ya ümitlerimde seni terkederse? Senin için hayallerim vardı Ya hayallerimde seni terkederse? Senin için söylediğim yalanlar vardı Ya yalanlarımda seni terkederse? Senin için gözlerimde yaş vardı Ya gözyaşlarımda seni terkederse? Senin için kalbimde sızı vardı Ya kalbimde seni terkederse? Senin için biriktirdiğim umutlarım vardı Ya umutlarımda seni terkederse? Sana karşı sevgim vardı Ya sevdamda seni tekederse? Seni bekleyen bir ben vardı Ya bende seni terkedersem? BURAK KÜÇÜK |
SEN HİÇ Sen hiç sessizce bekledin mi gecenin karanlığında Kaç kere bozdun yeminini sevdiğin için Ya da hiç uzun uzun baktın mı telefonuna Belki çalar diye Sonra yine umutsuzca Kurcaladın mı telefonunu Belki bozuktur diye Tüm gününü birini bekleyerek geçirdin mi Martılara attığın simit parçaları kadar da olsa Sevgi diledin mi sevdiğinden Bekledin mi Sırf içine batıyor diye Ona dair tüm sözleri yuttun mu peki Kaç kere kavga ettin Ve hiç ortak bir karede buluştun mu sevdiğinle Sonra tüm suçları kabullenip Çökerttin mi omuzlarını Ne kadar ağladı gözlerin sevdiğine peki Belki gelir diye hiç evden çıkmadığın da oldu değil mi Değdi mi dedi içindeki ses Değdi dedin umutsuzca Peki o hiç umutsuzluğunu gördü mi Göstermedin,yuttun Git dediğinde ona ağlarcasına İçinden gitme de dedin değil mi Dayanamadın kardeşi de olsa başkasıyla görmeye Ne kadar düştüğünüde fark etmedin Oysa sorun ne telefondaydı Ne de ondaydı Ne de başka şeydeydi Sorun sendeydi Senin sevgindeydi Peki sen hiç...... Burcu ÖZER |
Biliyorum ki bitti Sen bitirdin bu kez. Neden, niçin demiyorum İçimde sen olan düşlerimin Yüreğimin sıcaklığına rağmen, Buz kesmek nedir Bilirmisin? Hadi al koynunada Arzula şimdi. semra tozduman |
Sigara dumanının havaya bıraktığı is Ve göz gözü görmez sis değildik biz Kurtlar sofrasında kalsam da yalnız başıma Sevdim seni ne kadar uzakta olsan da Kurulan içki sofralarından çok uzaklarda Yasakların kuralsızlığında Ve hayatın acımasızlığında Sevdim seni umutsuzca Mücadelenin ışığında Zaferlerin çıklığında Ve asiliğin başkaldırışında Sevdim seni korkusuzca Beni böyle anla Ve birgün olur da kaybedersem seni Saygı duy senin için verdiğim kavgama Ve sen sadece sen beni yargıla erkin pirsultan |
Yürümek Yürümek; yürümeyenleri arkanda boş sokaklar gibi bırakarak, havaları boydan boya yarıp ikiye bir mavzer gözü gibi karanlığın gözüne bakarak yürümek!.. Yürümek; dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup, kelleni orta yere yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek!.. Yürümek; yolunda pusuya yattıklarını, arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek... Yürümek; yürekten gülerekten yürümek... Nazım Hikmet Ran |
Şimdi çık gel Dalganın köpüğüyle Esmiyor da Gel işte denizin sakinliğiyle. Çık ta gel Dalganın köpüğüyle Ya denizkızı büyüsüyle Ya yunusun süzgeciyle. Dumanı gözüken Vapurun güvertesiyle Yada şu sandalın livarıyla. Takıl balıkçının oltasına Gel işte. tarık tan |
Benden Sor Bunca acının çiçeği içimde büyüdü Mahpushane saksılarındaki baharı benden sor... Kulak ver gecenin sessizliğinde ağan sese, Ölümcünün böldüğü uykuları benden sor. Silahlar doğanın yüreğini arıyor durmadan, Bu kan kokusunun ürettiği soruları benden sor... Gördük ki, türkülerin sonu yok dilimizde, Kopup geldikleri dağları benden sor. Şükran Yurdakul |
Bugünde şiir yazmadım Sanma ki unuttum. Karalamak gelmedi İçimden iki satır Aşkı biriktirmek istedim içimde Kalem sussun Dedim birkaç gün Birkaç gün seni anlatayım Bana. Özlemlerimi düşüneyim Tükenmeyen özlemimi Gelmedi içimden iki satır Yazmak Gitmedi kaleme elim. Karalamak gelmedi İçimden iki satır. Düşünmek istedim Sadece, Uzun uzun düşünmek. Seni beni… tarık tan |
| Saat: 03:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık