![]() |
Neden Sevdim seni ? Çünkü kendi yaşam yolculuğun içinNe varsa gönlünce değerli olanGökkuşağı gibi saydam ve yalınYüreğini yüreğinle bana yansıttın.Çünkü yolu senin yoluna karşıtNice ayrı dünyaların insanlarınıAnladın yıllardır sevecenlikleHepsine de dost elini uzattınÇünkü umutları da hüzünleri deNe güzeldi seninle başbaşa yudumlamakYaramaz çocuklar gibi kıvancımı daAcılarımı da sevgiyle paylaştınÇünkü seviyorsun sen öz varlığınıTüm ruhunla önemsiyorsun kendiniHer uzatışında sevgiyle elleriniKalplerimizin sıcaklığına alıştınÇünkü doğal akışında yaşamınBarış adına dirlik düzenlik içindeÖzenle, sevginle, yüce gönlünceYeni dünyalar yaratmaya çalıştınÇünkü sen insanca onurunla varsınGözyaşımı sildin saf duygularınlaSevda türküleri gibi rengarenk Açtın bana, benliğime karıştınİşte ben bütün bunlar için sevdim seniÖlünceye kadar da seveceğim seni..... Cansever Eyüboğlu |
Elimde kaldı umutlarım Her sabah hüzünle karışı bir umut var içimde. Sensizliğin hüznünü, yeni bir günün seni getirmesi umuduyla bastırıyorum. Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için. Belki sana kavuşacağım ana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın... Kim bilir belki de yanlızca kendimi avutuyorum. Gittiğinden beri hep yanlızlık şiirlerine takılır gözüm. Bir başıma değilim, sensizlikten yanlızım. Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insana bir ben bilirim. Gitmelerin, gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, en koyu özlemleri... Senin gidişin de ateş gibi çöktü yüreğime. Hiç bir yağmur yetmedi içimdeki hasret ateşi küllendirmeye. Hiçbir sevgi yetmedi senin özlemini gidermeye. Ben her sabah beni sana götürecek yollarda yürüdüm, Senin duyacağın sarkıları söyledim yanlızca. Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğunu hiç anlamadığım güneşle Beraber ben de battım bir kez daha... Geceleri hep uyudum, uyudum; Gün boyu hasretini rüyalarımda biraz olsun giderebilmek için. Her şeye iyi gelen, yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar acıtmamıştı yüreğimi. Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz oldu. Benim günün de gecem de karanlık şimdi. Ne ay uğruyor gecelerime, ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor. Elimde kaldı umutlarım... Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık, içimde öyle bir yara açtın ki, bir gün Olurda geri dönersen kendi yaptığın boşluğa sende yetmeyeceksin. Orası hep bomboş, paramparça kalacak. Büsbütün cam kırıklarıyla kaplı kalbim. Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlatacak en ufak bir görsem o kıraklarla dolu Yerim batmaya başlıyor yüreğime. Artık sabahları yanlızca hüzünle uyanıyorum. Hiçbir şey beklemiyorum günden, seni bile... Varlığında sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla kırıklarla, boş umutlarımla Sensizken alışırım, alışmaya çalışırım yokluğuna... |
Ayrılık Şiiri Her satırı Mendireğe dizili karabataklara benzeyen Bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler icinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldın koynumdan Bütün yolcularını Boğaz köprüsünün çaldıgı Araba vapurunun boş seferleri gibi yanlızca rüzgâr gezinir sensiz yüreğimde Durgun bir sudur aslında deniz ki çocukların acemi oltalarını denedikleri kuytu bir iskelenin tahtaları altına yazdıgım ayrılık siirini okudukca dalgalanır... |
Na't 1 Mübtelâ yı mihnet-i mâsivâyım Efendim! Garîk-i bahr-i isyân u rüsvâyım Efendim! Açılsın ne olur o vech-i pâkinden nikâb! Yüzüne aşinâ-yı pür-vefâyım Efendim! Varıp bezmine âşıkân binbir leâl ister, Ben bir garîb-i nâlân u şeydâyım Efendim! Geçerler candan, girenler nûr hâlene bir kez, O dertten bin belâya müptelâyım Efendim..! Olur Mecnûn görenler ruhsârını a cânân! Kapında mülk-i serâp bir gedâyım Efendim! Esîr-i dâm-ı firkatte hep yandım yakıldım; Her subh u şâm inim inim bir nâyım Efendim! Seherler bûy-ı huzûrunla tüterken her şeb, Ben neden nâr-ı hicrâna yanayım Efendim! Kerem eyle bırakma bendeni bu hicrânla! Kerem kılmazsan, nasıl dayanayım Efendim! M. Fethullah Gülen |
Yamalı Yürek İğneyi batırdım kendime Yüreğimi diktim beyaz iplikle. Sevenlere yaraşan, Çırılçıplak umutlarla Nakış nakış girdim düşevime Gözlerimde gülüşün belirince Sevda düştü imgelere, desenlere Örselenip lime lime olsa da Yamamayı becerdim tüm hünerimle Gökkuşağı da rengini verdi sevincime Renk renk işledim ya Yamalı yüreğimde seni Şimdi küllenen ateşin Kor alevinde yanma vakti... |
Fakültenin Önü Fakültenin yanı demirden köprü Fakültenin önü bir sıra kavaktı Biz bir garip yiğit kişiydik Bütün hürriyetler bizden uzaktı Faşistler camlara yürüdüler Kürsüleri kırdılar, höykürdüler Tığ teber şahı merdan "Tanrı Dağı kadar Türktü bunlar Hira Dağı kadar müslüman." Ve de kanlı bıçaklı düşman ........................ ........................ Gökler ışıyordu yer yer Ortalık ala şafaktı. Enver Gökçe |
AYRILIK ACISI Ayriligindan daha aci ne olabilir Olsa olsa gunes dogmayabilir Kim bilir belkide yagmur yagmaz Yada en fazla dunya durabilir Bunlar ayriligindan dahami aci Olum gelmis tatli cana buyursun Yildizlar gokten dusermis dussun Cicekler solarmis varsin solsun Ayriligindan daha aci olabilirmi Varsa bir bildigin sen soyle sevgilim Sensizlikten ote hangi aci sensizlikten ote hangi karanklik var Ayriligindan daha aci ne olabilir. |
Yabancıyım Ne seni sevdim aslında, Ne de çicekleri... Doğan güneşi, kuşları... Hiçbirini sevemedim... Bir yer vardı bilmediğim; Ama özlemini çektiğim... Ve hep biri vardı, Beni bekleyen, İhanet edemediğim... Tüm insanlar gibi, İşime gidiyorum, Yolda gazetemi okuyor, Sonra yemeğimi yiyorum... Tanıdıklara selam verip, Çocukların başını okşuyorum. Herkes beni iyi bilsin diye, Kendimden veriyorum... Aslında yabacıyım buralara... |
Seni uzaktan sevmek (1) 'Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli' diyordu şair. Yanına yaklaşmaya imkan olmayan bir güzelliğe hasret böyle güzel anlatılır. Bende seni hep uzaktan sevdim,asla cesaret edip sevdiğimi söyleyemedim. Mümkün olup ta sevgine ulaşamadım,kalbine girip de içinde dolaşamadım. Kendi halimde ellerim ceplerimde yanlızlığın azabıyla dolaşırken. Yaşam boşluklarımı senin hayallerinle doldurup avunurum. Ama ne yaparsam yapayım o şarkıdaki en güzel şeye ulaşamıyorum. Ne güzün ne baharda ne yazın nede kışta, ellerini elimle,bellerini kolumla Sarıp dolaşamıyorum. Seni uzaktan sevmeyi ben yalnız yaşıyorum. Belki de ömür boyu karşılıksız olarak sevmeyi sürdürecek bir kalbi taşıyorum. Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli demek bana yetmiyor. Elimdeki sadece,seni uzaktan sevmek,fakat hasret bitmiyor. Yarattığım hayalin gözlerimden gitmiyor. Cesaretim sevgimin yarısı kadar olsaydı böyle uzaktan sevmez. Gördüğüm her yerde gırtlağımı patlatır aşkımı haykırırdım. Olsun,bütün gerçeklere rağmen ben seni ümitsizce seviyorum. Ve ne yapacağım,inanki bilmiyorum. Şair haklı çıksın diye. Elimden gelen tek şey,uzağa gidiyorum. Kalbim kabul etmiyor ama beynim biliyor. Her kalb birgün gelince başka kalbi seviyor. Biliyorum ki sen de benim gibi bir gün birisini görecek ve beğeneceksin. Belki de görmüş ve beğenmişsindir. Eğer öyleyse veya öyle olacaksa umarım hiç bir zaman uzaktan sevmezsin. Sevdiğinin sevgisiyle birlikte el ele diz dize şairi yalancı çıkartırsın. Ümit fakirin ekmeği,sevenin sevgisinden sonra her şeyi. Olurya belki sende öğrenir beni uzaklardan çağırırsın. Şaire inat olsun hep yanımda kalırsın. Seni yakından sevmek aşkların en güzeli diyerek haykırırsın. Esin Çınar 28.03.2005 |
Mona Roza Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller, ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza, bugün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla Mona Roza, ben bir deliyim Açma pencereni perdeleri çek... Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığa Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi Seni hatırlatıyor her zaman bana Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli oluyor bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin, ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Akşamları gelir incir kuşları Konar bahçenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sarı Ahh! beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki ben Mona Roza bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar su kenarında Ki ben Mona Roza bulurum seni Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım uymaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun söyler Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı Alev alev sardı her tarafımı Artık inan bana muhacir kızı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyvalar sabırla olgunlaşırmış Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapalı gece ve güne Altın bilezikler o kokulu ten Mona Roza siyah güller, ak güller Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Aaahhh! senin yüzünden kana batacak! Mona Roza siyah güller, ak güller |
| Saat: 17:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık