![]() |
Gazel (Gece Kandilli'de) Gece Kandilli’de gök kandil olup ol meh-rû Mâhitab eyleyerek eyledi azm-i Göksu Ol şehen-şâh-i hüsn basdi kadem şevketle Hele Beylerbeyi’nin başina devletdir bu Bogaz içinde bu şeb mey vererek mugbeçeler Itdi sâgar gibi lebrîz bizi tâ-be-gelû Gel çelipa içün itme bizi hicrana dûçar Nola İstavroz’a gitme bu gice kâfir-hu Subha dek eyleyelim şevk ile zevk-i mehtâb Mestdir çeşm-i siyeh meste yeter bu uyku Yardan sana şu peymâne ki ihsân oldu Mihr-i dîdâr idi Esrar sabaha karşu Saye-i Hazret-i Galib’de Boğaz içre bu şeb Zevk-i min tahtil enhar idi bana her su Esrar Dede |
Sonbahar sabahında esen kavak yeli misin? Kalbime çağlayarak akan sevdâ seli misin? Canıma hep can katan sen ruhumun eşi misin? Yoksa gönlüme yeni doğan aşk güneşi misin? |
Ya arkadaşlar çok romantik takılıyorsunuz... Biraz tarz değişikliği yapmak geldi içimden ... Ben de şuanki hayatımın aşkı" internet" adına bir şiir eklemek istedim :naughty: :rofl: :rofl: :rofl: ::::::::::::Windows Türküsü:::::::::::: Dosyaları düzeltip ZIP'layamadım Hepsi de RAR oldu gitti Programların DEMOsu bitti İllegal kullandım, kar oldu gitti İnternet saygı göstermiyor dilime Polisler neylesin bu halime Web'den mail attım da köyüme Virüsleri alıp içine de gitti Web masterlar izin vermez geçeyim Login olup, mp3'ler seçeyim. Zor geldi Q klavye bana Bırakın da ben de F'ye geçeyim. Anket yapmış, sormuşlar Aşkı Ben aşığım,tercihim de 'A' şıkkı Neyleyim cahil ile meşki 3 yanlış 1 dogru götürdü gitti Şiirler yazdım notepad, word ile Gönderdim yahoo,hot maile Üç gün oldu bakamadım nafile İnternet sorunlu, bağlantım gitti Düzelir mi şimdi bu sistem, Düğmeye bassam, reset etsem Ah. Ekranda bir ipucu görsem "Bip" demeden, windows'um gitti uzmanlar geçsin, kalksın acemi kursun yeniden, kursun sitemi "Söyledim de bir amire derdimi, "Ben anlamam" dedi de gitti. Aşık Xp derdin söyler "Aman bana bir çare beyler" Feda olsun size tüm Cd'ler Harddiskte şiirler kayboldu gitti |
ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum gecenin efkarı iniyor perde perde sevdanın hayali vuruyor arada bir içime ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum hani su perdelerinde mavi kus resimleri olan ali bakkalın hemen yanında 17 numara o kırgın hayatin tam ortasında hani duvarlarında hala yazılar olan o sokakta biri gurbetin ,biri ihanetin, biride seni böyle sevmenin hikayesi sevdanın cami bana bakıyor ben cama ve bak sen su seren cama pencere önünde menekşeler ,hatmiler bide gece sefası ,bide haytalığı adamın abi b ide sevdanın hayali vuruyor arada içime iyi oluyor diyorum bu sana iyi oluyor arada bir arkadaşlar geliyor laflıyoruz oradan buradan anlarsın ya güzel abim iç cebimde bir umut doğuyor bide nerden bulduysam resmi sevdanın resimde sevda inadına gülüyor sevdam gayri resmi bilmekteyim gel ki benim abim birazda üstümüzde macera güzel duruyor yani yakışıyor adama yakışıklı bir sevda hayat heybeye vurmuyor yüzümüze belasını hayat sokağımızda bir kehribar tesbih gibi dokuyor tanelerini takır takır yüzümüze ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum ağzımda fiyakalı bir ıslık zulamda ağır yarası sevdanın ali bakkalın çırağı metin anlıyor halinden İnsanin metin nedir senin niyetin kap bakalım abine bi taze ekmek biraz zeytin bu aksam yine odamda efkar var anlarsın ya metin adamın halinden adam anlar |
Gittin/camlar kırıldı Gökyüzünde çarmıha gerildi yıldızlar Sözcükler mahzundu. Bu yük çok ağır hayatın kollarında Ve çok küçük anlarda Saklı, yenik, ezik ve kırgın Nasıl taşınır bu yük Ağır ve kötü bir ur Her gün tıkarken hayatın atardamarını Sensiz/nasıl bulunur izi kaybolmuş bir yol. Gittin/bu şehir şimdi Terkedilmiş bir köy, harebe Bir mumun son alevinde. Dağınık yataklara benzeyen odalarda Ölüm kokuyor ajanslar, açlık, çığlık, cinnet İz düşümü bir deli gözün Ki o tutmuş ucundan, küfre dönük her sözün Zaman, dönp dolaşıp Aynı yerde biriktiriyorken kirli kanını Sensiz/ışığı firar geceler nasıl biter Gittin/yabanıl bir hasret takvimlerde Yaralı gözlerin düer yollarıma Alır basarım dudaklarıma Ne zaman ölümü düşünsem Ellerin ateş olup düşüyor ellerime Sesim bir yenilgiden dönüyor Saçımın her telinde Yanlış bir işgal - gözlerimde sızı- sensiz/depremlerde dünya. Nasıl döner. Gittin/bütün asmalar bağ bozumunda şimdi Tek bir gül diktim toprağa Gülü boyuyoruz çocuklarla Sen giderken de yanıyordu yıldızlar Bir bardak çay avuçlarımızda Bölüşüyorduk cinneti. Dağlanırken Gözpınarlarımızdaki yaş Bu yük çok ağır kollarımda. Yüzümü camlara dayıyorum Yüzüm yitiyor. Yüzümü bulamıyorum Sensiz/nasıl çıkılır hayatın çukurundan Gittin/ankara yağmur ışıdı Kil rengi bir ay gözlerinden çatırdadı Gecenin bütün tonları ağladı. Kitaplarıma da yasak koydum artık İçli bir rapsodi gibi hayat anlatmayın Suskuya inat bir eylem yapacağım Yenilgilerini diyorum yaşanmışlığın Kızılay meydanında yakacağım Çoğalacağım...çoğalacağım...çoğalacağım Tabansız bir dünyayı yokederken Sensiz/bu zafer nasıl kutsanır... Gittin/ıssız duvarları okşadım usulca Bir kuş geçti içimden bozkıra Kefilim şimdi gecenin bütün suçlarına Bir haritalara gökkuşağı çizerdik Maskelerdiz buza kesmiş her bir sabahı Kırağılar çiçeklenirdi dağ başlarında Renklerinden hasret armağandı analara Ki o çocuklar: Ömürsüz hayata dönük yüreklerin deseniydi Gülüşlerini öper Arındırırdık onlarla gövdelerimizi Sensiz/nasıl takılır saçlarım bulutlara Gittin/biliyorum dönüşünden tanıyacağım Yaşanmamış düşler benim yanılgım olsun Çığlık, deprem; cinnet: biraz durun Ah çarpan bir yüreğin gezgin acıları Usta alıcı-toy satıcı Koşturuyor şimdi atını kavuşmalara Bıçağın ucunda bilenirken hayat Dedindi "Hezaren çiçeğini tanır mısın? Güzeliğinde zehir yazgılı" Her güzellik bedeliyle (mi) gelir? Ödenir aşkın da bedeli... Gittiğinde/sesini sakladım, gözlerimden aktı... |
Bir sevda türküsü geldi dilime Ne olacak halim, şaştım kendime Yarelendim vurdum, sazım teline Ne çalsam, söylesem az gelir ona Düşlerime girdi, gerçeğe yordum Kırların, dikenli yoluna vurdum Kuşa, papatyaya, arıya sordum Bir nefes canım var, az gelir ona İnanma ey dostum, bu bir masaldır Bu sevda doğru ya, sevmek yasaktır Felek körolasın, bu ne devrandır Sevgim derya olsa, az gelir ona. |
Çek git; Al hüzünlerini, Sakladığım temiz aşkımın üstünden, Al ki hüzünlerini, Sileyim sensiz akıttığım yaşları yüreğimden… Ver umutlarımı, Benden alıp götürdüğün, Ver, ver… Sende kalsın yaşadığımız her şey, Şöminedeki ateş, Karşısında içtiğimiz şarap, Havadaki pus, Pencere buğusuna çizdiğim kalp, Sende kalsın gecelerin karası... Sende kalsın, Her hayalde sen varsın, Bana gördüğüm rüyalarımı geri ver, Kurduğum pembe hayallerimi de… Sen kıymetini bilmedin ama, Bekli de başkaları bilirler, Çek git, Acıtma canımı daha fazla, Ne sevgini verdin bana, Ne kederlerimi aldın benden, Yeter çiğneme artık, Ne onur kaldı ne gurur, Bu kadar eziyet vicdana mı sığar… Bırak ellerimi, Dondursun soğuk, Yüreğim ısınmadıktan sonra, Ellerim ısınmış neye yarar… Bakma gözlerime, O bakışlarda erimiştim ben, O bakışlarla sevmiştim gönülden.. Ta içime işlemişken, Vurdun beni en derin yerimden … http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Kandillerin sıcaklığında Isıtabiliyorum ellerimi." Yine terkedip giden Bir sevdalının ardından Her zamanki gibi kalakalışlarım. Tütsü yakardık her Yağmur akşamında. Sarardık birbirimizi sırılsıklam Ve o çok uzaklardaki Çakar almazın, Geceyi yırtan feryadını dinlerdik. Sevişirken, Ay ışığı dolanırdı her yerinde de Ben hep ebe kalmak üzere Körebe oynardık... Gaz lambasının her zaman ki Titrek,ürkek ışıklarında yıkanır Sıyırırdık içimizdeki bizi Bir kez daha kendimizden. Kandillerin isiyle yazdığım sevdam Ve ruhuma çektiğim sevda sürmelerim. Verandada yakamozlara nispet, Denizler yandıran gözlerinde Sevda tutulmalarını izlemekle Dolardı gece koylarım... Gidenin ardında gözleri kalır... O gitti!!! Pişmanmıyım? Diye her kendime soruşumda Aynı cevabı yazdım duvarlara ASLAAAA... Ben ancak, Yağmur akşamlarında yaşarım. Damlalar yağmuru, Dokunuşlar sevdayı doğurur. Ben beklerken çingene sabahlarını, Belki bir damla daha vurur cama. Ve biri yine yaşantımın, Yağmur Akşamlarına karışır da, Ben yine sen olurum, Sevda tutulmalarında... |
GİTMİŞLİĞİNE VE SUSMUŞLUĞUNA DAİR mağrur bir ırmak geçiyordu kalbimin coğrafyasından her ırmak kadar asi ve mahcub günahlığından musdarib her günah gibi ne vakit değse gözlerin gözlerime içimde bir inşirah belliki cennetten geliyordu bir ırmak işte her mevsim yağdıkça ben bahar tazeleğinde mutedil bir akışla sana dökülüyordu gittin günüm gecem uykum tadım tuzum bi yana tenimin serinliğini alıp gittin şimdi hangi su hangi yağmur doldurur bu menfur boşluğu gittin ve anladım sırrı ateşmiş aşkın ayrılıksa bitimsiz bir çöl susuzluğu sen gideli kalemime vuruyor efkârım kırık dökük cümleler kuruyorum öznesi sen sol yanımda kederli bir şair sancısı ceplerimde aşka muhalif sloganlar her satırda gidişinden dem vurup umarsızlığına göndermeler yapıyorum biliyorum beyhude birşey söylemez kelimelerim biliyorum öyle yabancıyımki aynalara kendi dilimden ben bile anlamıyorum sustun bana yangın yeri sustuğun her söz müzmin acılar düğümlendi canıma korkuyorum yanacak dokunduğum yerler ateşten libaslar biçildi ruhuma binlerce günaha bulaşmışken ellerim cehennemin gölgesi düşmüşken ardıma bilmem yakışır mı dilime serinliğim olur mu ibrahimî bir dua yitik kuyuların mahkumu artık sende bulduğum yusuf firari bir tebessüm içimdeki züleyha omuzlarımda bunca ıstırap yükü her gün biraz daha eksiliyorum biraz daha küsüyorum mutluluk mefhumuna söylesene sevdiğim eski bir fotoğraf mı şimdi tüm yaşanmışlar lügatlerde izahı bulunmazken halimin hangi şiir hangi şarkı anlatsın beni terkedilmiş evler gibi yalnızım perişanım kaybedilmiş savaşlar kadar |
Tek bir umutla çıktım yola Gitmek istiyorum Senden çok uzaklara Yüreğimin sesini Duymak istemiyorum Yarına umutlarım Beni terk etti Bir tek mutluluğun Gözlerin yeter bana Gölgen olmaktı Şu dünyada dileğim Seni sevmekti Sana kavuşmaktı. Hayallerim Beni terk etti Sensiz sevdam Hatıraların Yeter bana |
| Saat: 17:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık