![]() |
ŞAİRİN ELLERİ Gittikçe cesedime benziyorum, Karanlık metruk ve soğuk. Geceler boyu yağan yağmurlar aydınlatıyor bedenimi. Bedenim kanayan bir yara oluyor. Kanıyorum. Mevsimsiz bir aşk bırakıyorum ardımda; Hüznünden hüznüme , Yüreğinden devrik yüreğime, Oradan gözlerine uzanan bir aşk hattı. Bir gece bırakıyorum; Aşkları taşımaktan Yorgun, ve hiç değmemiş zamanlar; aşklara. artık ellerim hiç benzemiyor bir şairin ellerine, yüzümü göstermiyor hiçbir ayna, korkuyorum. kuşlar ansızın başlayan bir yağmura yakalanıyorlar, sönüyor gülüşleri, yağmura çarptıkça. Yine de akıp gidiyor hayat Yanı başında değil önü sıra ölümün Akıp gidiyor caddeler şehirler ve zaman. Yağmurlar yağıyor kente durmadan, Islanıyor mezar taşları, Ölüler suya kanıyorlar. Şehir kanıyor. Kanıyor yüreğim. Parça parça oluyor, Çarpa çarpa yağmura sokaklar. Henüz yazılmamış bir şiir gibi değiyor Yüreğime sözlerin Faili meçhul tüm cinayetlerin şahidi oluyorum ansızın Sona eriyor ruhuma verdiğim mühlet Büyüyor ıssızlığım. Artık bir gülün bağrında son bulur Talan olmuş hayatım Serin karanlığıma bir yağmur düşer artık Senin karanlığıma bir gül Bir şaibe karışır dürüstlüğüne gecenin Ve ben cesedimi alıp giderim |
Kar Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordun.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle! İclal Aydın |
Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim üzme kendini bu kadar sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gönlüm yaşını gözünden öpecek bir yer bırak oy bana en yakın bana en uzak sevgili yar Hasretine vur beni Giyecek çamaşır getirdim sana adettir diye değil, sevdim diyedir bağışla, eski biraz bedenim uygundur diye bedenine elimle yıkadım, ütüledim elma ağacında kuruttum Günler sarmal bir yay gibi bunu unutma Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir bunu unutma Seni ben her yerinden öperim bunu unutma kadere inansaydım sana inanırdım Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben öyle kırık bakma bana Caddeler nasıl da genişliyor sana bunu söyleyecektim Bileyli bir makas vardı yanımda sana bunu söyleyecektim Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri sana bunu... Oyy nasıl söyleyebilirim deliren sevdamızın kısrak huyunu Elimi tut tuttururlar, o kadarına izin verirler kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız sen içerde Ben dışarda... Oyyy mahpusluk mahpusluk... |
Gelibolu'da Sabah Gelibolu’da yine Sabaha uyanır dumanlı dağlar Dalgaların koynunda kol koladır gölgeleri Balıkçılar ağlarını bırakmıştır Turkuvaz kokulu maviliklere Bu yıl umutlar, Tutulacak balıkların da ötesindedir Şimdi palamut lüfer zamanıdır Gelibolu’da Gökyüzü mavisine bulanır balığın pulları Sabah uyanırken aydınlığa Ekmeğin peşine düşer insanlar Dökülen sonbahar yaprağıdır umut Sokak aralarında herkes ekmeğini arar Akşam gün batımında Gelibolu güzelleri doldurur caddeleri Denizin kıyıcığı şenlenir Sevgililer orada hep el üstündedir Önünde saygıyla eğilir yüce gönüller Karanlık ansızın çöker üstüne Kül rengi bir örtü süzülür inceden inceye Her evde, her ışıkta umut gizlidir Yeni bir güne yatar geceler Özlemlerim yine Gelibolu’ya gebedir... Turan Gökmenoğlu Göztepe, 28 Ekim 2006 |
Kalemim oldu zaman,ben yazdıkça sildiler, Onurumu cennetten çıkmış şeytan bildiler, Yetmedi mi dedikçe üstüme saldırdılar, Kalbimi çuvallayıp ateşe daldırdılar, Ben yandım onlar yaktı,onlar yaktı ben yandım, Hergün ölüpte hergün dirilmekten usandım. Yetti artık ruhuma açtığınız yarıklar, Delinmez ki aşkıma giydirdiğim çarıklar, Onlar aşktan yapıldı ayeşten erimezler, Onlar aşktan yanarken başkaacı bilmezler, Kimse vermez onlara ızdırap canan kadar, Kimse bilmez sevdayı sevdadan yanan kadar... |
Bir Sonbahar Daha Sonbahardayız Hayatı yeniden bulabilmek Bir çocuk heyecanı sevecenliğiyle Yeniden yaşamak 2006 senesindeyiz Deniz kenarındayız Martılar var süzülüyorlar Balıkçı teknelerinin peşinde Çığlık çığlığa Ekmek atıyoruz Bakmıyorlar bile Kış olup soğuklarda gelince Görürsünüz siz deyip Sitemleniyoruz Olsun yinede onlara sevgi duyuyoruz Sonbaharın güzel bir zamanını yaşıyoruz Kendimizi alkışlıoyruz Tanrıya..Yaşadığımıza şükrediyoruz Ne güzel Tanrım Ne güzel Beni hayata yaşama getirdin Var ettin Geldim Gördüm Sevdim Ve Yaşıyorum Şükürler Olsun.. Cemil Aygen |
Acının bağrından mavi bir çelik gibi fışkıran öfke dünyayı değiştirecektir mutlaka Yani hayat kendini yeniden yaratacaktır ona sahip çıkan ellerde ve bu yüzden öfke sevda gibidir kimilerinde Yüreğinin pas tutmakta olan kıvrımları sarılsın bir an öfkenin gökgürültüsüyle beyninin her hücresi bir gerilla gibi kuşansın pusatlarını ve sokağa çıksın ve bir hançer gibi saplansın ****lukların, ihanetlerin bağrına Bak o zaman nasıl bitecek yanlışlar ve cehennemleşen yalnızlığın Sevdalar duman olmayacak o zaman Hüznün isyan olmuştur çünkü Hüznün isyan olmalıdır... |
Hüzün.. Hüzün dolu bir gecede koy başını avuçlarına Göz kapaklarının ardından maziye bak ve düşün Günbegün kahırdan aklaşmış saçların avuçlarında Bitecek sanma bu her gün yeniden ölüşün Ben hep böyleyim, hüzünlü akşamlarda çaresiz En ücra köşesinden hayata öksüz bakıyorum Geceler boyu bitmekteyim sessiz sessiz Ne bitti yalnızlığım, ne biteceğini umuyorum Hüzün dolu geceler boyu başım avuçlarımda Simsiyah göz kapaklarımın ardında mutluluklar Yine yalnızlık, kahır hüküm sürüyor bende Bir sıra kanlı yaş artık gözümde hatıralar |
İNANMAKTIR SEVMEK Sevmek inanmaktır. Güvenmektir duygulara.. Direnmektir sevmek.. Tüm acılara direnmek.... Sevdiğini kendin gibi, kendinden de çok duyumsamaktır İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide, tek bir yürek olunur. Sevmek paylaşmaktır, sevdiğinle kalbini bölüşmektir sevmek. Ve sevmek direnmektir, tüm acılarıyla direnmek. Sevmek sevilmeyi haketmesini bilmektir. Sevmek, sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır. Sevginin olduğu yerde dışa vurur istekler.. Sevme özgürlüğünü istersin, sevginin kabul edilmesini istersin, bir gün gelir bu istekler de son bulur, kendinden istersin artık, sevgiliyi daha çok sevmek istersin, hataları,kusurlarıyla sonsuz kılmak istersin sevgini... Beklentilerin son bulduğu duraktır, sevda denizinin son limanıdır. Sevmek, sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Sevmek vermektir, sevdiğin için, almasını bilmektir.. Güvenmektir duygulara sevmek.. Sevdiğine seni seviyorum! diyebilmektir. Okuyabilmektir gözlerdeki sözcükleri. Haykırabilmektir sevgiyi hiç bağırmadan.. Sevmek sevgiliye bir nefes kadar, yakın olmaktır. Sevmek özveride bulunmaktır. Ve sevmek İNANMAKTIR !... İNANMAKTIR SEVMEK... İnanmaktır sevmek. Tüm içtenliğinle... Güvenmektir duygulara Okuyabilmektir gözlerdeki, sözcükleri Haykırabilmektir sevgiyi hiç bağırmadan Direnmektir sevmek.. Tüm acılara direnmek.... Sevdiğine seni seviyorum! diyebilmektir Anlatabilmektir sevdiğini.. Yazabilmektir en yüce aşk şiirlerini.. En güzel aşk sözleriyle... Bazı an'lar vardır; haykırmak gelse de içinden fısıltıyla söylersin ''seni seviyorum''ları.. Seni duymayacağını bildiğin sevgilerde. Gülay Atilay (DURMAZ) 11.04.2003 |
Sevdâların en asilini yaşıyor yüreğim şimdi senle Kalbim ağlara yakalanmış bir balık gibi çırpınıyor seni görünce gözlerim Sözlerim uçuşuyor kanatlanarak rengârenk minik kelebekler misâli Konuyor ruhunun o ipek nârinliğindeki uzanıp da giden salkım saçak dallarına Heyâcanım en yüce dağları bile bir bir aşarak tırmanıyor bembeyaz bulutlara Nabız atışlarımın sarsan titreşimleri titretiyor depremler gibi tüm bedenimi Bir ipe dizilircesine, boncuk boncuk terler kaplıyor avuçlarımın içlerini Seni görüyor her an gözlerim Senle doluyor bütün cüzlerim Tarih oluyor tüm güzlerim |
| Saat: 17:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık