![]() |
Ferhat'a dağları deldiren Şirin, Kerem'in yaşama azmidir Aslı... Derdim onlardan da, derin mi; derin, Dert ölüme, derman; gülüme yaslı... Çok şeyim tükenmiş, bir gönlüm yaşar, O'da zülfün ince, teline yaslı... Sevdam ırmak, sende ummanım taşar, Aşk bendin; gözlerimin seline yaslı... Ne aşılmaz dağlar, ne; engin denizler, Kavuşmak o yarin, diline yaslı... Dört yanı engelli, aşığız bizler, Vuslatımız bir damga, puluna yaslı... Yanacak neyim var, tüm dünyam yanmış, Tek köz kalbim, o da yarin, diline yaslı... Ya aşk yalan, ya da, yazımız yalnış, Yazgımın kalemi yangının, külüne yaslı... |
ÇÖZÜMSÜZ DÜŞLER Ölmek için yaşamak gerek dilâ sevmek için ise ölmek yaşamak sevmek ölmek üç bilinmeyenli bir denklem; sen, ben,aşk... çözümsüz düşlerin karışık problemiyiz gecelerin kirlenmiş karanlığında, lambalarının altında umut tüccarlığı yapan ve yaşlı aşkların sonuncusuyuz; tenleri birbirinden uzak... dilâ bilemezken ayrılığın içimizde patlayıp yüreğimizde eriyen bir gümüş kurşun olacağını bilemezken ikimizin toplamının bir gerçek olmayacağını öderken gözlerimiz dudaklarımızın günahını riyakar sözlerimiz doldururken boşluğunu hayatın, unutma kaybedişlerimiz gerçeğin diyeti olarak yazılacak aşk defterimize... |
Sevdam nöbetlerde, gurbet elde hasretlerde Sevdam gözlerinde, yanağından süzülmekte Sevdam denizlerde, dalgalarda gizlenmekte Sevdam gökyüzünde bulut bulut gezinmekte Sevdam paramparça, yüreğimde benliğimde Sevdam sönmeyen kor, yakıp beni eritmekte Sevdam sonu meçhul, bir sonsuza yürümekte Sevdam kimsesi yok, yokluklarla sürünmekte Sevdam feryatlarda figanlarda bilinmekte Sevdam her ayrılık, şarkısıyla söylenmekte Sevdam ümitsizlik, çaresizlik ülkesinde Sevdam adı yok ki, kayıtsızlar listesinde |
Ölümsüz Sevgi Bırak yaşasın gönlümdeki son aşk gülün toprakta yaşadığı gibi kalbimde sızlayan sade o yaprak huzura ersin yaşayan sevgi misali gözlerini karartma sakın yalnızlığıma bırak ışıklar misali aydınlatsın her yanı bakma sevdayı bilmeyen insanlara sensiz anlamaz onlar gelen baharı solmasın çiçeklerin sonbaharlarda bile doğacak güller sesizce beklesin bizi sen karanlıklarda ayrılık hasreti çekme gönül sevdamız yaşatsın yalnız aşkımızı belki ararım bulutlarda sevgiyi seninle gül bahçesine dökülen yalnız yapraklar gibi tomurcuk çiçekler beklesin baharda ikimizi aşk hasretiyle yaşatalım yalnız ölümsüz sevgimizi |
"Ölürse tenler ölür Canlar ölesi degil" Yasatmaktir sanat, içimizdeki çocugu Öldürmek degil... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
DEVLERİN ESRARI “yâr, ismini söylesem / düşer dillere dillere” ‘belâ’ demiştik elest bezminde Allah’a zamanın akmadığı o zamansız mekanlarda bir de sana ‘belâ’ demiştim hâlâ değişen bir şey yok bak bende gözlerindeki yaldız ezelden kıvılcım kirpiklerinin ucuyla ebede intizar yolun tozlarını süpürürsün. ince belli hüzünler abanır düşlerime ayak uçlarımda birikir kara yazgı sana benden öte kar beyazı iksir kalır bir kelebek ömrü kadar kısa ve muamma kalır kitaplarda yaşayan efsanelere bakma bir gün çözülür de devlerin esrarı. yaşasaydı bu zamanda Aslı’nın Kerem’i Şirin’in Ferhat’ı, Zin’in Mem’i aşk dersini bir dilenciden öğrenirlerdi. söylesem adını yâr ne Leyla kalır, ne Züleyha geriye. |
NE SEN NE BEN SIMDI GERI DÖNÜSÜ OLMAYAN BIR YOLDAYIM ICIM HEP SENDEN YANA OLSADA ICIM HEP KAN AGLASADA BIR TARAFIM ASLA DER GIBI BÖLER BENI IKIYE AN GELIR HAYKIRMAK ISTERIM SENI DELI GİBİ SEVDİĞIMİ HALA UNUTAMADIGIMI AN GELIR YAPTIKLARIN GEÇER GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN FILM SERIDI GIBI SU AN NE YAPTIGINI BILMEM, DUYMAM, GÖRMEM SORARIM KENDIME BEN ONA BIR SEYLER YAZARKEN ACABA GELIR MIYIM AKLINA O DA BENIM GIBI ÇARELER ARAR MI HER TELEFON ÇALISINDA ICI ACIR MI BENZETIR MI BASKALARINI BANA BENIM ONU BENZETTIGIM GIBI ARTIK GERI DÖNÜS YOK BILIRIM EKSIKLIGINI HISSETSEMDE ÖZLEMEYI SAYENDE ÇOK IYI BILSEMDE UNUTMAK YERINE ISTEMEDEN, ÇARESIZCE KABULLENSEMDE BILIRIM ARTIK ÇOK GEÇ NE SEN DÖNEBILIRSIN GERI NE DE BEN GEL DIYEBILIRIM SANA......... .........seni seviyorum tek diyebildigim bu...... |
AŞK GİTTİ Aşk gitti, Bir yaban geyiği gibi. Terk etti en sevdiklerini, Küstü, bulutlar griye bezendikçe. Esmer yüzü aşındı, Çocukça bir sevda masalı, Halsiz birkaç damla yağmur, Kurudu yanaklarda, Beklemeden rüzgarı. Aşk gitti, Gün kızıla çalıp, Çengiler raksa başlayınca, Yakalarda karanfiller soldu. Mevsimler unutkan, Gemiler limanlardan demir aldıkça. Ve her oynak musikide ; Aşk mahkum, Giderken, Gönüllerden ırak, Parmaklıksız hatta gıcırtısız, Gözlere yakın... Sevdaya yüz bulmak, Yurtsuz kalmasın diye yürekler. Aşk gitti, ki gitmek zorunda, Mutluluk saklambacında, Umutsuz kalmak yerine, Gitmek... Ardına bakmadan Hiç bilmediğin, tanımadığın Bir yüreğe, nergisler solarken. Aşk gitti, Reyhan kokulu bir gecede Yurtsuz kalmasın diye yürekler. |
Bu akşam alacasında hissizim öyle yalnız ve kederli Yaprak dökümünde rüzgârın önüne kattığı insan ruhuyum sahipsizim Karşıma sen çıksan da tutunamayacağım Sen tutamayacaksın beni, Hiç yitirdin mi gölgeni? Anlatmaya çalışmıyorum ki, yaptığım, alışmaya çalışmak Korkmak bu saatte, kaçacak yer kalmamışken neye yarar Zamanda savrulan bir rüzgâr önündeyim biteviye Ne zaman durur, ne bu rüzgâr Tutmaya çalışma gölgemi Ben bile yokum, nereye düşer ki karaltım Toprağın kokusu ağlatır oldu yağmurdan sonra Mektup bile gönderemiyoruz giden dostlara Kalbine ellerim değmek istese de Uzanamadığım dallara asmışlar sevdiğim gözlerini Ne ben onları görüyorum ne onlar beni Işığın düşmediği yerdeyim şimdi Ses yol göstersin Seslen bana Ben istiyorum Yardım et sana tutunmama Şimdi denizin ortasındayım… |
Ey SEVDAM! Nerede kucaklaştık seninle, Ne zaman dolduk, ne zaman taştık seninle? Beklediğimiz sabahları görmeden Bak.. Bak işte mezara yaklaştık seninle |
| Saat: 02:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık