![]() |
Küçük çocuğun bayram ayakkabıları gibi Her gün beyaz sabaha uyanıp Her gece sana yatmak gibi Sevdim seni Hiç gerek yoktu bilmene Ya da kalkıp beni sevmene Belki daha az korkardım Daha az titrerdi içim İnsan elinde olmayanı kaybedemez ya Oysa her aklıma gelişinde Elim ayağım buz, Gözlerim buğulu Titriyor kalbim "ya artık sevmezse?" |
Seninle dile geldi bütün şarkılar Ellerimde, hiç görmediğim resmi hüznün Daha dokunmadan, açılır bir kitap gibi Ak ışıklarıyla kalbim, sana vardığım gün Kime baksam, sen değilsin uzak şehirlerde Üstümde ağarlığı, yokluğuna sarılmış gönlüm Çiçekler bilmiyor sensizken açmayı Üşüdüklerinden habersiz saksıda sürgün Kapatsan gözlerini uzar geceler Kaçsan, rengi solar gülün Aklımı silip adını yazan sensin beynime Rıhtımdaki gemileri yakalaması gibi çölün AŞK! seni anmadığım vakit kısalması ömrün |
Açların Gözbebekleri Değil birkaç değil beş on otuz milyon aç bizim! Onlar bizim! Biz onların! Dalgalar denizin! Deniz dalgaların! Değil birkaç değil beş on 30.000.000 30.000.000! Açlar dizilmiş açlar! Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız sıska cılız eğri büğrü dallarıyla eğri büğrü ağaçlar! Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız açlar dizilmiş açlar! Bunlar! Yürüyen parçaları o kurak toprakların! Kimi kemik dizlerine vurarak yuvarlak bir karın taşıyor! Kimi deri... deri! Yalnız yaşıyor gözleri! Uzaktan simsiyah sivriliği nokta nokta uzayıp damara batan kocaman balı bir nalın çivisi gibi deli gözbebekleri, gözbebekleri! Hele bunlar hele bunlarda öyle bir ağrı var ki, bunlar öyle bakarlar ki!... Ağrımız büyük! büyük! büyük! Fakat artık imanımıza inemez tokat! Demirleşti bağrımız, çünkü ağrımız 30.000.000 deli gözbebekleri! Gözbebekleri! Ey beni ağzı açık dinleyen adam! Belki arkamdan bana bu kalbini haykırana "kaçık" diyen adam! Sen de eğer ötekiler gibi kazsan, bir mana koyamazsan sözlerime bak bari gözlerime; bunlar: Deli gözbebekleri! Gözbebekleri! Nazım Hikmet Ran |
Kentin zamansız sokaklarındayım çocukken ufacıkken yerde bulduğum eriği yiyemedim kanat çırpar gençlik şarkıları savrulur gece rüzgarlarında kara yemiş dostluklar mahkeme kararı çıkmadan terk etmem elimde büyüttüğüm delikanlı denizleri kuşların iltifatı bitmez bana burada buselik makamında ilanı aşklarım selamlarlar benı zamansız sokaklarda geçmişime çember çeviririm kasımpatı kaldırımlarında yüreğime bastırırım kordondakı hasretini ve zamansız sokaklarda sen diye çay içerim |
Aç Gözlerini En sevdiğin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü okşadım Sessizce saçlarından öptüm Yazdığın mektupları okudum Kana kana su içer gibi Plaklarını çaldım ah! En çok o şarkıda özledim seni. Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum gece yarısı Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya katran karası Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana aldım koynuma Buseni hafızamdan koparıp iliştirdim dudaklarıma Üşüdüm karanlıkta Tenine dokundum hissetsin diye Aç gözlerini Erguvanlarına su verdim İçerken benimle konuştular Yastığını okşadım, kokladım Anılar uçuştular Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine bir meltem gibi Teninin kokusu karıştı kokuma Yakıştılar Boğuldum karanlıkta Yanı başımdasın benden çok uzaklarda Ellerimi tut dokun bana Aç gözlerini. Attım kendimi caddelere Yeşil ceketin sardı beni Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz Tuttum ellerini. Can Dündar |
İstanbul´da yağmur var İstanbul´da yağmur var |
Buluşmak Üzere Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın beni Diyelim için çekti bir sabah vakti Erkenceden denize gireyim dedin Kulaç attıkça sen Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan Ege denizi bu efendi deniz Seslenmiyor Derken bi de dibe dalayım diyorsun İçine doğdu belki de İşte çil çil koşuşan balıklar Lapinalar gümüşler var ya Eylim eylim salınan yosunlar Onların arasında bulacaksın beni Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya Çakmak çakmak gözleri Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı Herkes orda sen de ordasın Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim Özgürlüğe mutluluğa doğru Her işin başında sevgi diyor Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Yanında ben varım Can Yücel |
durgun sular gibiyim sel olupta akamam ben yanmışım birkere,kimseleri yakamam taş olmuş bu yüreğim alan olmaz satamam sevdim seni birkere başkasına bakamam. sakın sanma seni öyle terkettiğimi biliyorsun kendimi ateşe ittiğimi kim demiş bu büyük aşkın bittiğini sevdim seni birkere ateşlere atamam vermem bu canımı seni son kez görmeden mutluluk şevkat sevgi nedir bilmeden çok özledim sevgilim dururmuyum gelmeden sevdim seni birkere,kimseyle paylaşamam... |
Akdeniz Yaraşıyor Sana Akdeniz yaraşıyor sana Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında Hiç dinmiyor motorların gürültüsü Köpekler havlıyor uzaktan Demin bir çocuk ağladı Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir Denizi tokmaklıyor balıkçılar Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği Hayatta yattık dün gece Üstümüzde meltem Kekik kokuyor ellerim hala Senle yatmadım sanki Dağları dolaştım Ben senden öğrendim deniz yazmayı Elimden düşmüyor mavi kalem Bir tirandil çıkar gibi sefere Okula gidiyor öğretmenim Ben de ardından açılıyorum Bir poyraz çizip deftere Bir ada var sırf ebabil Dönüyor dönüyor başımda Senle yaşadığım günler Gümüş bir çevre oldu ömrüm Değince güneşine Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını Gözlerim kamaşınca senden Ölüm belki sularından kaçırdığım O loş suda yıkanmaktır Durdukça yosundan yeşil Kulaç attıkça mavi Ben düzde sanırdım yıkıntım Örenim alkolik asarım Mutun doruğundaymışım meğer Senle çıkınca anladım Eski Yunan atları var hani Yeleleri bükümlü Gün inerken de öyle Ağaçtan izdüşümleriyle Yürüyor Balan tepeleri Yürüyor bölük bölük can Toplu bir güzelliğe doğru Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize Can Yücel |
Koy verdin gittin Yüz üstü beni Hiç dönüp arkana bakmadın Seni sevdiğimi anlamadın Ne hallere düşürdün beni Oldum peşinde bir deli Sevdim seni ey sevgili… |
| Saat: 03:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık