![]() |
Gözlerinden yüreğime, zorunlu göç benimkisi… Bütün sevdaları kurban olsun sana Yaşadığım bu kentin… Bütün mutlu biten aşkları… Ve ne kadar varsa geleceğe dair umudu çocukların Al senin olsun hepsi.. Ben göçebe sevdaların uslanmaz mültecisi İltica talebindeyim gözlerine… Ya kabul et boynumdaki prangayla Ya da ordan sür o tertemiz yüreğine.. Bakışların…anılar biriktirir acı acı Bilirim, bilmezsin daha kalleşlik ne Sürgünmüyüm, vurgunmuyum gözlerine Günışığı gülüşünle bak müebbetime.. Ben maziden geliyorum çok eskilerden Atim sen..yok gözlerinden ötesi…ve yüreğinden Beni mahrum etme beş vakit Allah için söylediğin türkülerinden… Bütün sevdaları kurban olsun sana Yaşadığım bu kentin.. Bütün umutları….güzellikleri.. Sen sadece bak bana dolunay gibi. Musallada olsa bile yüreğim… okan recep aydın |
Efkar Dağıtacaktım Bir soğuk bira için uğradım Çiçek pasajına Efkar dağıtacaktım Akordiyon çalan şişman kadın gülümsedi Kalabalıkta yanaştım bir masaya Kızarmış patates, üç çöp midye tava Biraz da kokoreç Ne güzel bir tablo Gülümsedim Ateşiniz var mı? İrkildim Bir ses karşımda O ana kadar fark etmemiştim Çaktığı kibritte Aydınlanan yüzünde hüzün vardı Markalı gömlek, markalı kravat Her akşam aynı masadayım Diye başladı Beni kimse anlamıyor Ne patronum, ne arkadaşlarım Yıllarımı verdim Ben olmazsam olmaz "Benler" bitmiyordu Nasılsa bir ara sordu Adınız? Sonra rakısından bir yudum aldı Ortak olmuştuk mezelere Karım, çocuklarım Çok uzaklar bana Tek ortak paydamız para Ben, ben bu hallere düşecek Adam mıydım abi... Abisi olmuştum Birbir sıralıyordu yaşamındaki Olumsuzlukları Yetmezlikleri Kargaşaları Başarıları "Ben" diyordu "ben" Bir yudum aldığımda biradan Göz göze geldik Seni sıkmadım değil mi Diye sordu Yok canım dedim Ben efkar dağıtmaya gelmiştim zaten Tevfik Ceritoğlu | |
Vazgeçilmezime Ellerini tutamasam da, Gözlerine bakamasam da, Yalnızlığın kuytusunda geçen geceler hayatı zindan etsede bana. Yine de kahretmiyorum kendimi, Kim bilir, belki bir gün sen de anlarsın beni. Bir kurşun sık kalbime, Yeter ki sevme deme. Eğer biri anlatmış olsaydı sana şu halimi, Sen de sever miydin benim seni sevdiğim gibi, Taşıyabilir miydin bu sevgimi, Yoksa unut mu derdin, Sensiz yaşayamayacağımı bile bile, Hiç acımadan atar mıydın beni ölüme, Ne olursa olsun sen benim vazgeçilmezimsin, Öyle ki, ecelim senin elinden olsa bile... Sercan Akay |
İçime düştün yine Dinmez uslanmayı bilmez Nereye gideceğim böyle Sesine hasret kesildiğim yar Yok oldun yine Yüreğindeki sesine Bir ses versen Belki de canı çıkmamış Yarım yamalık bir can göreceksin Susuzluğunla dudakları çatlamış Sevdana baş koymuş duru Tatlı bir derya bulacaksın Canın sağ olsun be sevgili Yeter ki sen üzülme Merak etme ben böylede yaşarım Belki için için sızlar Bazen kendimden geçerim Bazen duvarları yumruklar Kendimi unutur sitem de ederim Yinede için rahat olsun Ben ne yapar ne eder Uslanmaz gönlümü bir gün yenerim abdullah yıldırım |
MARTI ISLIĞI Gidersen Yağmur bulutu iner gözlerimden Gök sallanır, Yer sallanır… Avare bir martı, Bakışlarında kanatlanır. Şaşırır Adresini bulutlar. Seni beklediğim duraklar Boyanır kara kışa. Martılar bile ağlar Beni mahzun bırakıp, Çekip giden bir bakışa. Sen parmaklıklar arkasında Sakla gözlerini. Varsın martılar etsin Didik, didik tenimi Teslimiyettir çığlığı... Belki gelirsin Ben, gene çalarım Martı getiren ıslığı Nur Su A… |
Sevdim seni Anam gibi sevdim Bacım gardaşım gibi sevdim Ekmegim aşım gibi sevdim Of of seni ne sevdim ya bahadır özen |
Sevda Budalası Bir çiçek adası Kalbimim tam ortası Bir renk curcunası Düşlerimin fırtınası Kahrolmayası Ömrü uzun olası Ben, sevda budalası Daha, daha başkası Elinde fırçası Kurumamış boyası İki kaş arası Bana yakın sevdası Sevgimin tüter bacası Dumanın en karası Kara sevdamın en alası Üstelik harikası Bundan daha sonrası Kalbimin tam ortası Bir çiçek adası Ben bir sevda budalası Necmi Ünsal |
Umudu sabırla yuğurdum adını sevgi koydum Sensizliğe savaş açtım yüreğimde Günler geceleri kovaladı geceler sensizliği getirdi Ama yılmadım sabırla bekledim umut ettim Bir gün gelicektin buna yürekten inandım İnanmak başarmaktı bana kalan sabretmek’ti Sensizliğe alıştım uzaklaştıkca yakınlaştım Artık okadar büyüdün’ki içimde ben bile inanmadım Seni öyle bir yere koydumki ona ulaşamadım Artık ulaşamadığım’dın inandığım ama kavuşamadığım Sen bile seni tanımazdın anlatsam inanmazdın Ulaşılmazım sevdiğim sabırla beklediğim Senle ben bir olmuştuk bir vücutta tek ruhtuk Sabırla umudu harmanlayıp sevgiyi bulmuştuk mehtap karakaşlı |
Cennet'te Yağmur Ürkekti, Başı öne eğik... Örgülü saçlarında kaderi, Gözlerinde asılıydı kederi. Hurma ağacındaysa yasak meyvesi... Gülümsemesinde birkaç ben Dalgınlığında birkaç kendisi vardı Oturuşunda ise yeni gelin edası... Yağmur damlalarıyla öpüştük yol boyu Yanaklarından aktı yavru damlalar yüzüme Cennet kokusu bebek teninde Dokunamadım, tutunamadım... Sicim kıvamında yağmur bağladı bileklerimi Elimi uzatamadım. Islak saçlarımla tokalaştı utangaçlığım. Havada kaldı hoşça kalım... SeVCaN... |
On parmağında on kusur bir adam Geceye hazırlıyordu yüzünü İkindi kırılmalarında Yalnızlığın kerrat cetvelini ezberliyordu Bir kere bir ben İki kere bir biz Üç kere bir.. cevapsız kalıyordu.. Çevreyi kirletiyordu durmaksızın Atık duyguları eski aşkların Giyinmek için geceyi ütülüyordu adam Gün aldanmalarında.. Bir kere bir ben.. Dokununca yalnızlığıma Şiire gebe kalem yazıyordu: Yıldız bahçelerinin hasadında Uçuşan yürek tozları ve düşen her yaprak Bir nefesimi alır Ben senin yalnızlığınım Döner giderim yüzümü / gözlerim arkada kalır Başlar hiçliğim / biter şairliğim Neresinden kaşısam geceyi Kanayan benim.. İki kere bir biz.. Batarken neden dönüp de arkaya bakar güneş Sinirlerinde bir apse gibi anılar taşıyan Kendi akşamlarında Kendi öykülerini yaşayan insanlara İlkel bir işkencenin acımasızlığında.. Yok sayıyor beni kalabalıklığı bu şehrin Tek tanıdık yüz kalmamış Bu kadar mı yokum ben / bu kadar mı hiç Belli giyinmiş urbasını zamanın İhanet denen yeni yetme züppe ***.. Oysa Büyük bir ağlamayla yitip gider aşk Geriye yunmuş bir boşluk kalır Ve her kavşakta gece kokuları Gün bitimlerinin.. Yan etkileri olmalı gecenin... Sürer bu canlı ölüm hali İntihara benzeyen bu aldırmazlık Ve yıllara uzayan sıkıntısı sensiz saniyelerin.. Bir kere bir ben İki kere bir biz... orhun basat |
| Saat: 07:29 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık