![]() |
Hep bekledim, hiç yılmadan Hep istedim, hiç bıkmadan Yoluma karlar mı yağdı? Yoluma dağlar dayandı İnsan bir kere doğar Yalnız seven anlar Günlerin ayların hesabını Kimlere kimlerden soracağım Sonsuza kadar bekleyemem ki Sevenler ağlar seven anlar. |
Soru kimbilir insanda son kalan gözler görür mü dünyayı uzaktan kimbilir küçülür mü dünya büyür mü uzaktan kimbilir küllenir mi dünya özlenir mi uzaktan 1975 http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifBülent ECEVİT:( |
Şükürler Olsun Sabah uyandım Ezan sesini duydum Sana şükrettim Allah'ım Sofraya oturdum Nimetlerinden tattım Sana şükrettim Allah'ım Dışarı çıktım Sevdiğimin elinden tuttum Sana şükrettim Allah'ım Bir gül kopardım dalından Kokladım Sana şükrettim Allah'ım Bir aciz kulunu gördüm. Yardım ettim Sana şükrettim Allah'ım Kilometrelerce yol yürüdüm Hiç usanmadım Sana şükrettim Allah'ım Bir sebilde durdum Kana kana su içtim Sana şükrettim Allah'ım Nice belaları Yardımınla bir adımda geçtim Sana şükrettim Allah'ım Mevlanaya koştum Feyz aldım Sana şükrettim Allah'ım Mesnevi şerbetinden içtim Su oldum gözlerimden taştım Sana şükrettim Allah'ım Kollarımı kaldırdım Uçsuz ummana daldım Döndüm,döndüm,döndüm İçimdeki özümü gördüm Özümde sen vardın Sana şükrettim Şükrettim sana Allah'ım Mustafa Durukan |
Gitmek Bugünlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına, Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara... Hayatından memnun olan yok. Kiminle konuşsam aynı şey... Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok. Bir kendisi. Bu yeter zaten. Herşeyi, herkesi götürdün demektir. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor. Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor. Böyle gidiyoruz işte. Bir yanımız "kalk gidelim", öbür yanımız "otur" diyor. "Otur" diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira... İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, Güvende olma duygusu... En kötüsü alışkanlık. Alışkanlığın verdiği rahatlık, Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. Kalıyoruz... Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz. Evlenmeler... Bir çocuk daha doğurmalar... Borçlara girmeler... İşi büyütmeler... Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor. Misal ben... Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum. Değil bu şehirden gitmek, İki sokak öteye taşınamıyorum. Alıp götürsem gelmez ki... Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında, Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin? "Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır; Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin, Kendi imalatımız küfeler. Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım, İnadına kök salmak lazım. Bari ufak kaçışlar yapabilsek. Var tabii yapanlar, ama az. Sadece kaymak tabakası. Hepimiz kaçabilsek... Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün. Sabah 9, akşam 18 Sonra başka mecburiyetler Sıkışıp kaldık. Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli Bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı, bir ömür yani. Ne saçma... Bahar mıdır bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar aşık olmam ama Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç, Ama olsun... İstemek de güzel. Can Yücel |
Bir aşkşarkısı yazmak isterdim senin için Unutulmasın ebediyete kadar Sensiz geçen anılarım gibi hazin Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar. Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Sığdırsın içine bütün güzellikleri Semanın maviliğini ve sonsuzluğunu sevgimizin Ve bitsin "Seni Seviyorum"la cümleleri. Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Yalnız söleyebilelim sen ve ben O şarkıdır ki ılık bakışlarında gözlerini Gölgeler halinde dile gelir. Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için |
Aşk bu mu-sevgi bu mu Gün batımında başladı sevmeler, Lacivert geceye merhaba dedi, Eridi bu sevmenin sıcaklığından, Dağların doruğundaki karlar. Aşk bu mu, Sevgi bu mu. Düğümlenir mi boğazında kelimeler, Gözlerinde bulurmusun kendini, Söyle bulurmusun sevgiyi, Sevmelerin sıcaklığında. Aşk bu mu, Sevgi bu mu. Yamaçtaki ağaç gibi dimdik, Güvenle yaslanırmı sevgiliye, Böylemi başlar aşklar, Gün batımında bir gece vakti... Aşk bu mu, Sevda bu mu...... |
gülüm benim gülen yüzüm kederim, dağımda karım gülerken ağlayanım, seni görünce bakınca mahzun yüzüne hançerlenir, kanar her yanım benim hasret çiçeğim umudum, yitik yüreğim gönlümü dağlayanım, sana gelince hissedince mahkum yüreğini korlanır, yanar her yanım benim buğulu hüznüm düşüncem, dalımın tomurcuğu çöllerde kavrulanım, ayrılık vakti geldiğinde anlayınca karanlığa kaybolacağını vurulur, kurşun yer her yanım benim varolan canım aklım, gökyüzümün maviliği içimde sakladığım, varlığını andığımda hayal edince geleceğini gülümser, cana gelir her yanım |
Yarım Kalan Şiirler Sonu başı belli olmayan hayat Gözyaşları içinde kuruyan ömürde Birde bakmışım ki Tahammülüm kalmamış artık yaşamaya Sevgisiz başlayan günlerin Bu kaçıncı sabahı Kaç yalnızlık geldi geçti Titreyen sevdalardan Ve kaç tılsım daha beklenecek Soğuk duvarların arkasından Sonu başı belli olmayan hayat Öylece bakacak mısın hep uzaktan Gel geç olmadan sevgi tohumlarını ek kalbime Yoksa kimbilir kaç şiir daha böyle yarım kalacak |
Senı Sevıyorum Yapragım Çevremde oldugu gibi uzaklarda can parelenmiş Oysa bir sevdiğim var beni anlayan anladığı kadar seven Yaşadığımız kenti hatırlarım mektupların kadar güzel anlamlı Beni sevdiğini bildiğim iki küçük gözleri vardı arada iki kelime söyledim sana Adına sır koyulan hoşuna gittiği kadar benide güldüren mutlu eden sözler Seni seviyorum koşulsuzca,yargısızca hayal gibi kurduğumuz beklentiler Seninle yaşamayı istediğim bir evim ölümüne gömüldüğüm kara toprakta bile izlerin Hatta ve hatta mezar taşımda yazılı olan bir kaç kelam senden izler taşıyan iyi sözler Seni seviyorum narin ellerini güzel gözlerini ben seni böyle severken sende beni sevdin Hepsi boş düş bir gerçek değil sadece istediğim sendin karanlıktan Dökülen yapraklar kadar sevgide aciz aşk nasıl düştü yangına Zaman zaman vardia usulü volta atardı işte böyle sevgide Düşlerim yokuşta aramıza bir giren uzaklık uzaklığında bende sitem Ruhuma işlenen sevgin adeta solgun bir gül oluyor sulanmak için İstek kalbine,güzelliğine,iyiliğine vurgun olan bedelsiz ölümüne sevgi Aşk kadar sana tutulsam işte ben işte sen öyle çık karşıma Sadece yaprak dökümü dökülen yapraklar kadar kurumuş Söylediğim iki kelime seni seviyorum kışın ısıtan kalbin kadar Sırlarını saklıyor gömüyorum benimle bir Sıcak iki küçük el dökülen yapraklar kadar narin bir beden Kendine küsmüş hayatın renkleri aşkın cilvesini güvende buluyorum Dökülen yapraklar yenilendi herzaman o son bahara küskün bahara özgü yaşamda Bir umutla ilkbahar dallarda bitti yeşerdi yine gelişine hasretle Yeni duygularla kesilen ağaç hiç bir zaman büyümedi Sadece ağaçtan eser koca bir kök gömülmüşcesine doğadan Ardında kalan dibine kadar batmış kara toprak ölümden arta kalan Dökülen yapraklar kadar hoştu sen ağacımı kestin yaşamdan Simdi sana büyüyor yeni bir fidan ve sırların kadar seni cok seviyor Seni seviyorum yaprağım simdi dallarımda sen büyüyorsun BEBEGIM::::: |
Yetimler gibi sakladım yıllarca göz yaşımı Seven ansın istedim,şu kısmetsiz adımı On bir yaşında iken kaybettim babamı Seven ansın istedim, şu kısmetsiz adımı Melek yüzlü yarim, gördü ağladığımı Bir o ansın istedim, şu kısmetsiz adımı Sende öksüz bırakma, dökme göz yaşımı Bir sen an istedim, şu kadersiz adımı Yeter ki iste benden, al istersen canımı Bir sen an sevdiğim, şu kısmetsiz adımı Çok görme bu sevgiyi, bırakma bu adamı Bir sen an sevdiğim, şu kadersiz adımı |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık