![]() |
güzel günlerdi be karde?im ?imdilerde birbirimizi anlamasakta dertlerime sen ortak olmu?tun en kötü zamanlar?mda... hayallerimiz ward? hat?rlar m?s?n onlarla awunup,eylenirdik yokuz ?imdi ikimizde,hayallerde... gün geldi hata yapt?k ikimizde koptuk sende,bende... ?imdi tek dostum yaln?zl???m benim, seninde öyle... unutmam ben hiçbir?eyi unutma bunu sende ne güzel günleri,ne hatalar? biliyorum sende unutmad?n hatalar?,benide... |
Geceye Şiir Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün; Gelin, gelin, onu açın geceler! Beni yadedermiş gibi, bütün gün Ötün kulağımda, çın çın geceler! Geceler çekmeyin benim için hüzün, Gelin siz, ruhumu tenimden süzün; Bırakın naşımı yerde gündüzün, Gölgemi alın da kaçın geceler! |
Sana "Nasılsın?" diye sormayacağım... Başkaları sorduğunda onlara ne kadar harika, ne kadar muhteşem, ne kadar olağan üstü olduğuna dair verecek onlarca cevabın var biliyorum. Bir kez daha aynı sözleri duyacağımı bildiğim için sormayacağım sana o soruyu... Sormayacağım; çünkü, hayatında yaşadığın bitmez tükenmez sorunları yüreğinin kanayışını, hayatının eksilişini, içinin daralışını, yaşama sevincinin tükenişini biliyorum... Sormayacağım; çünkü, yaşadığın yada yaşamak zorunda olduğun çevreyle, seviyorum dediğin kişilerle ve hatta tüm insanlarla ortak paydalarının ne kadar az olduğunu ve buna rağmen hala umudunu yeşil tutmaya çalıştığını biliyorum... Sormayacağım; çünkü, hayatında yakın geçmişe kadar, tüm çevrendekilerin gıpta ile baktığı bir çok şey başarıp meyvelerini toplamak için çok çalıştığını, ancak bu topraklarda senin gibi insanların önüne ne derece devasa engeller dikildiğini ve senin bu engelleri aşabilme gücünün tükenme aşamasında olduğunu biliyorum... Sormayacağım; çünkü, umduğun, istediğin hayatı bir türlü yakalayamayan ama yine de bulduğunla yetinmen gerektiğini hissettiren insanların alaycı tavırlarının seni nasıl kahrettiğini, nasıl yorduğunu biliyorum... Sormayacağım; çünkü, bu topraklarda yeteneklerine göre değil kimin yanında durduğuna göre değer kazandığını bildiğini ve bunun sana acı verdiğini, dirensen de kendini artık buralara ait hissetmediğini biliyorum... Sormayacağım; çünkü, geleceğe ait bir çok beklentin olduğu ve bunun için ölesiye çabalamana rağmen, sevdiğin ve en yakınım dediğin insanların hayata bakışını anlamamaktaki ısrarının seni çok üzdüğünü biliyorum... Sormayacağım; çünkü, insanların özgürlüğün ne olduğunu bilmediği, bilenlere ise bir kaç gömlek bol geldiği ve o özgürlüklerin sadece kendine ait bir hak olarak görülmesinin sana acı verdiğini biliyorum... Sormayacağım; çünkü, "sende erkeklik var" diyemeyip, saklamadan, gizlemeden, utanmadan ağlayabildiğini, "ağlamak ne zamandan beri hak oldu, alındı, satıldı, verildi, lütfedildi?" diye isyan ettiğini biliyorum... Sormayacağım; çünkü, bazen avazın çıktığı kadar bağırarak, bazense sadece susarak, bazen sayfalar dolusu yazarak, bazen de ağız dolusu konuşarak sevdanı anlatmak istediğini, ama yine de beceremediğini görüp hayata küstüğünü de biliyorum... Evet sana "nasılsın?" diye sormayacağım... Bu bir Bayram Günü sabahı da olsa sormayacağım... Şimdi yıka elini yüzünü, gülümse aynalara, kendine çeki düzen ver ve her zaman senden bekledikleri maskeyi tak yüzüne... Gülümseyerek "harikayım, nasıl iyi olmam ki" de yine... Beni Boşver... Daha önce de yaptığın gibi.. |
Geceye Şiir II İnsanlar içinde en yalnız insan; Düşün, taş duvara başın gömülü! Ve kapan sükûta, granitten, taştan, Mazgallı bir kale gibi örülü. Gözünü tavandan ayırma ki, sen, Üşürsün, gölgeni yerde görürsen. Dikilir karşına, mumu söndürsen, Ölüler içinde en yalnız ölü... |
Ayrılık Hediyesi şimdi saat sensizliğin ertesi yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın avutulmuş çocuklar çoktan sustu bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış bir ben... şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun bu da benden sana ayrılığın hediyesi olsun soytarılık etmeden güldürebilmek seni ekmek çalmadan doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.. şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum bu son olsun be..bu son olsun! bu da benim sana ayrılırken mazeretim olsun! şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın! işi-gücü olanlar çoktan gitti bir ben kaldım voltasında sensizliğin hiç uyumamış bir ben... şimdi dişlerimi sıkıp dudaklarıma kanamayı öğrettim ki bu kızıl damlalar körpe yanağında bir veda busesi olsun bu da benden sana heba edilmiş bir aşkın son nefesi olsun... kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü bütün saatleri öylece durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun! artık sigarayı üç pakete çıkardım günde olsun be! ne olacaksa olsun! bu da benim sana ayrılırken şikayetim olsun gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet o eski heyecan ölür an gelir biter muhabbet çalgılar susar heves kalmaz şatârâbân ölür şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır kan tutar / tutan ölür sokaklar kuşatılmış karakollar taranır yağmurda bir militan ölür an gelir ömrünün hırsızıdır her ölen pişman ölür hep yanlış anlaşılmıştır hayalleri yasaklanmış an gelir şimşek yalar masmavi dehşetiyle siyaset meydanını direkler çatırdar yalnızlıktan sehpada pir sultan ölür son umut kırılmıştır kaf dağı'nın ardındaki ne selam artık ne sabah kimseler bilmez nerdeler namlı masal sevdalıları evvel zaman içinde kalbur saman ölür kubbelerde uğuldar bâkî çeşmelerden akar sinan an gelir -lâ ilâhe illallah- kanunî süleyman ölür görünmez bir mezarlıktır zaman şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiir söyleyerek kim duysa / korkudan ölür -tahrip gücü yüksek- saatlı bir bombadır patlar an gelir attilâ ilhan ölür |
Duygularım! .. Varlığında; Ellerini tutup, Gözlerine baktıkça, Sıkı sıkı sarılıp, Kokunu, Sıcaklığını, Nefesini hissetmenin, Doyumsuzluğunu yaşarım... Uzaklığında; Seninle karşılaşacağım vaktin, Her an olabileceğini düşünürken, Ürperti ile karışık, Garip bir duygunun, Heyecanında olurum. Yokluğunda; Göğsümde sıkıntı, Zihnimde hayalin, Tüm damarlarımda, Özlemin olur birtanem... |
Gitmezsen Eger Gidiyorsun demek Kal desem fayda eder mi? ... Etmeyecek biliyorum. Aklına koymuşsun bir kere. Gideceksin! Peki... Git o zaman... Beni bu şehirde, bu şehirle bir başıma bırak ve öyle git. Ama bilki gidişin üzmüyor beni. Canımı acıtan gidişin değil. Bu şehrin her köşesinde sen varsın. Kokun aldığım nefese karışmış adeta. Kaldırım taşlarında ayak izlerin. Gündüzünde sıcaklığın Gecesinde hayalin var. Gidiyorsun demek Ayak izlerin sıcaklığın ve hayalinle beni yalnız bırakıyorsun... Kal demeyeceğim sana. Yıllar sonra bir gün karşılaştığımızda son bakışın bugün gibi aklımda demeyeceğim. Bir umut dönersin diye beni benle bıraktığın yerde her gün inatla bekleyeceğimi söylemeyeceğim... Ama gitmezsen :) Ne olur geri gel dememe gerek kalmayacak. Karanlık hırka olmayacak üzerime. Adım attığın her bir sokak taşı yıllar sonra vuslatı yaşayan iki sevgili misali ayaklarına kapanıp ağlamayacak hıçhıra hıçkıra... Gitmezsen eğer Birlikte alacağız ekmeğimizi fırından. Mahallenin çeşmesinde sıramızı bekleyip, birlikte dolduracağız suyumuzu. Komşu kızın mürüvetine, bir kamyonun arkasına atlayıp cümle alemle birlikte gideceğiz... Sen camları silerken ben demli bir çay yapacağım sana... Gitmezsen eğer Bu şehirde, bu şehirle beni yalnız bırakmazsan, Ha geldi ha gelecek diye Nöbet tutmayacağım bütün bir gece Kapının eşiğine diz çöküp yaktığım sigaranın dumanlarına karıştırmayacağım hayallerimi... Her şeye rağmen gitmek istiyorsan Git kahrolası! Sesin, kokun,ayak izlerin yadigar kalsın bu şehre... Konuşmadan, nefes almadan, ardına bakmadan git... Bir gün dönersen eger,her saniyesi senle örülü hayallerimin balinalar misali topluca kıyıya vurduğunu göreceksin... İşte o gün ne onları tekrar denize atacak gücün olacak Ne ayaklarına kapanıp ağlayacak sokaklar. Ne de geceyi ısıtan sımsıcak hayaller... İşte dün...bugün ve yarın... Şimdi ister git... İster gitme! Kal demeyeceğim çünkü sana! |
Geceye Şiir III Sesimi alıp da kaybetse rüzgâr, Versem gözlerimi bir sonsuz renge! İçimde bir mahşer uğultusu var; Ruhumdur çağıran, tenimi cenge. Gözlerim bir kuyu, dilim kördüğüm, Bir görünmez âlem olsa gördüğüm; Mermer bir kabuğa girip, ördüğüm, Kapansam içimden gelen âhenge... |
Lebanon - Su bir bıçak gibi yalıyor sırtımı… Yaralar kaşınmaya başlayınca iyileşirdi hani… Masa başında dik otursa bile Hamal ruhunu hep taşeron yollara bırakan adamlar Koridorlarda iki büklüm Selamlama vaziyetinde gezerken, Bizim burada tek derdimiz ulusal sanılan kutularımızda Uysal haberler görmekti. Şehir girişlerinde tabelalara Artı bir yazacak kadar muzurduk… Su bir bıçak gibi bileniyor sırtımda… Yaralar tütün basınca iyileşirdi hani. Hiç sevinç gözyaşı dökmedi orada analar, Artık kimseye ıslak bir mektup gelmeyecek oradan… Ki oranın tek suçu, Elle çizilemeyecek kadar zor bir bayrağa sahip olmak… Su bir bıçak gibi yarıyor sırtımı… Yaralar kabuk bağlayınca iyileşirdi hani. Bir taşralı genç sevdalının En büyük bedduasıdır Yüreğine taş otursun, Ki hiçbir şiirinin baş harflerini Esmer güzelin adına adayamadan ölecek… Volkan İPEK |
Gözlerinden Uzak gözlerim gözlerine değdiğinde ruhum sanki isyanlarda betimsiz hayaller kaplar yüreğimi sen zaten ilgisizce sen bir yabancının ellerinde ben sanki bir kaldırım taşı ben bir figuran belki de günün karanlıklarından artakalanlar sadece kendince... her seni gördüğümde ağlarım gönülsüzce ne sen, ne de senin hayallerin silebilir gözyaşlarımı kendimce... gözyaşlarım akarken sessizce gözlerinden uzak; gözlerim görmez olur, sen gidince... |
| Saat: 19:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık