![]() |
UNUTMAK KOLAY Unutmak kolay diyordun ya Kolaymış meğer Unuttum adını,her kelimesini unuttum Dalga dalga savrulan saçlarını unuttum Kömür karası yaşlı gözlerini unuttum ben Unutmak kolay diyordun ya Kolaymış meğer Yağmur altında gezdiğimiz sahilleri unuttum ben Bana ilk seni seviyorum dediğin O çay bahçesini unuttum ben Unutmak kolay diyordun ya Kolaymış meğer Elini ilk tuttuğumda Yüzündeki o masumluğu unuttum ben Sarıldığımda ise Başımı döndüren gül kokulu,kokunu unuttum ben Unutmak kolaymış be bitanem O yüzündeki gülüş,içindeki sıcaklık Seni özlüyorum dediğinde Gözünden akan iki damla yaş Ve seni öptüğümde içinde kaybolduğum yıldızlar Bütün bunları unutmak O kadar kolaymış ki bi tanem O kadar kolaymış ki hepsini unuttum... |
Telefonda Sen Bundan daha güzel müjde mi olur? Merhaba diyorsun telefonda sen, Sen ki konuşursun, derdim mi kalır? Nasılsın diyorsun telefonda sen... Bu gece misketi çaldırmaz mıyım, Başkenti ayağa kaldırmaz mıyım, Sesini duyup da çıldırmaz mıyım, Delisin, diyorsun telefonda sen... Sağlığını düşün herşeyden önce, Kendine iyi bak içme her gece, Seni seviyorum, hem de delice! Bilesin, diyorsun telefonda sen... Mutluluk ne kadar kolaymış meğer, Sevginin kadrini bilseydik eğer, Kim ne derse desin, çekmeye değer, Çilesin diyorsun telefonda sen... Çoktan terk ederdim, bu şehri çoktan, Arar diye caydım her yolculuktan, Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan Ne haber diyorsun telefonda sen... Sabrımı yenmese hasret nöbetim, Arayıp sormaya yoktu niyetim. O anda hapşırdın, "çok yaşa" dedim, Beraber diyorsun telefonda sen... Albümde görünce aklıma esti, Berbere uğradım dün akşam üstü, Resmime bakarak saçımı kesti, Severdin, diyorsun telefonda sen... Sevgi bu, insanı böyle inceltir, Aklın ermediği yere yöneltir. Sen de şiirlerde böyle yüceltir, Överdin, diyorsun telefonda sen... Biraz da fedakâr olsaydın keşke, Ne verdin destanlar yazdığın aşka? Ömründen üç gece, hepsi bu başka? Ne verdin? diyorsun telefonda sen... Hem içme diyorsun, içme de çıldır! Hem de kalk şu anda bir kadeh doldur, Hadi sağlığına şerefe kaldır, Çınçınlat, diyorsun telefonda sen... Bu yıl kurak geçti, bahar da, yaz da, Erik de olmadı, dut da, kiraz da, Neler söylüyorum, lütfen biraz da, Sen anlat, diyorsun telefonda sen... Ne söylersen söyle, sen ne dersen de! Anlat düşmanımı düşte görsen de! Bir sigara yaksam, izin versen de; Devam et, diyorsun telefonda sen... Seni dinlemekten güzel şey mi var? Çölde şırıl şırıl akan su kadar, Yeter konuştuğum, benden bu kadar, Merhamet, diyorsun telefonda sen... Gelirsem görünme, kendini gizle, Seni yağmalarım, yerim bu hızla! Yerin kulağı var, açılma fazla, Orda kal, diyorsun telefonda sen... Canım ne istiyor şu anda bilsen? Ah mümkün olsa da bulup da gelsen, Kendi ellerinle incecik dilsen, Portakal, diyorsun telefonda sen... Afedersin bazen sapıtıyorum, Böyle saçma sapan laf ediyorum, Kapı çalınıyor, kapatıyorum, Hoşçakal, diyorsun telefonda sen... |
TELEFONDA SEN EĞER MİLLETİN YAZDIĞI ŞİİRLERE Bİ GÖZ GEZDİRSEYDİN BENİM YAZDIĞIMI ANLARDIN KARDEŞŞŞ... |
BİR FOTOĞRAFA... Karşımdasın işte... Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni. Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim. Tıkandığım o an, elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte, aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim. Ellerim boşlukta, ben darda kaldım. Ellerim buz gibi, ben harda kaldım. Bir senfoni vardı kulağımda çalınan, bitti artık hepsi... Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme. Bakış açım belli oldu yine. Geride kalan, ardından bakar gidenlerin. Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. Demiştim sana hatırlarsan: 'Önemli olan 'zamana bırakmak' değil, 'zamanla bırakmamak'tır...' Şimdi bana, geçen o zamanın Unutulmaz sancısı kalır. Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim? Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim... Nazım Hikmet |
Sadece Seviyorum Yıldızlar bana uzak Ama görebiliyorum, Ölüm bana uzak Ama ölümü her gün yaşıyorum, Bir tek sen bana yakınsın ...Kalbimde Ama sadece seviyorum |
bırak gideyim.. bana dair ne varsa yanıma alacağım söz.. ne yarım kalmışlık bırakacağım sana, ne de sessiz çığlıklarımı hiç var olmamışım gibi olacak yokluğum bir zaman önce sevgimle işgal ettiğim topraklarını, düşlerimle onardığım yıkıntılarını, bulduğum gibi bırakacağım sana harabe gibi; yani ilk gün ki gibi.. o umarsız yüreğindeki sevgiye ulaşmak adına, hırçın nehirlerinin üzerine kurduğum köprüleri, yakacağım giderken.. çorak topraklarını nasıl aşkımla suladıysam, nasıl umutlarımla yeşerttiysem, bulduğum gibi bırakacağım sana.. üzerine sevgi damlacıkları düşmemiş gibi; yani ilk gün ki gibi, yani hiç sevilmemişsin gibi söz yapacağım hepsini.. ama ne olur, yüreğimden çek gözlerini, mavilerini.. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Hüznü Lâl boyun bükmüşken geceye toprağına inmişken gözlerim eski bir filmin tekrarıydı sanki gelen içimin kafesinde ne çok birikmiş kelimeler çığlık atarak geçip gittiler silinmiş ve donmuşken zaman anlak bir gülüş dudak kıvrımlarımda sevmeye korkulu anların sıratından geçerken inci beyazı hüzünler dizilir yanağımın kıyısına ah hüznü lâl bırak gölgem gölgende uyusun tam tutunmuşken ruhum toprağına |
Ben Bilemem Ellerim titriyorsa durup dururken Ve ağırsa bana taşıdığım bu yüzük belki sensindir omuzlarımdaki bu yük. avare gibi geziyorsan sokaklarda ve eski tat yoksa şarkılarda bunu bana sorma ben bilemem kim bilir... kim bilir belki artık sevmiyorum seni sükuta gizlenmek alçaklığını gösterdiysem çalınan kapıları açmadıysam bağırdıysam evde yokum diye bunu bana sorma... bana sorma ne yaptığını ve ne istediğimi ben bilemem... sen okumalısın gözlerimi ama sen sükuta gizlenme tek alçak ben olayım bu dünyada. Ben susayım sen konuş O güzel sesinle kandır beni Sanki yeni bir şeymiş gibi "seni seviyorum" de konuş benimle... konuş. |
Aldırmayın taşlı yaslı yollara Teraziye vursan, gül ağır gelir Semaya açılan, mahzun ellere Kelam ile sorsan, hal ağır gelir Gidip de dönülmez, yaban ellere Hasretin türküsü, düşer dillere Yanıp da tutuşan, kor gönüllere Ateşi sorarsan, kül ağır gelir Yazıp duruyoruz, kime bilmece Karanlığı öldürür mü gülmece Gayesiz yaşantı ise bulmaca Meyveyi tartarsan, dal ağır gelir Her can olmuş sanki, kapalı kutu Yalınayak gezip, düşlüyor yatı Kavgaya tutuşup, devirdik atı Aktör yorgun ise, rol ağır gelir Yollar daralınca, dereden geçtik Sorulunca denge, cihana taçtık Alınganlıklarda, yeni çağ açtık 'Lütfen' bile desen, dil ağır gelir Uyanmak vaktidir, derin uykudan Malkoç Ali yorgun, bildik öyküden Sağ gezenle bağım, derin duygudan Can uçunca tenden, sal ağır gelir |
O GÜN Solmasın ümitlerin, hep yeşil kalsın, Yıkılmasın hayallerin, birer gerçek olsun, Süslesin mutluluk, o güzel gözlerini Ben seni seviyorum, o günden beri. Bahtın açık olsun, yaz günü kadar, Güzellikler senindir, sabahlar ve akşamlar, Sevgiler sarmalasın, o narin yüreğini, Ben seni seviyorum, o günden beri Acılar çıkmasın, hayatında yoluna, Ümitsizlik düşmesin, gönül baharına, Anlatsın sağanaklar, sana olan sevgimi, Ben seni seviyorum o günden beri. Aşkımı haykırsın, pencerede güvercin, Kalbimde senin aşkın, dudaklarımda ismin, Benim olsun tertemiz, yüreğin ve sevgin, Ben seni seviyorum o günden beri |
| Saat: 07:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık