![]() |
Sevdiğim ne için dargınsın bana, Birazcık yüzüme gülsen olmaz mı. Yıllardır beklerim vurgunum sana, Şu garip halimi bilsen olmaz mı. Aradan geçince baharlar yazlar, Hasretten uzağa takıldı gözler, Sırtımda hançerin elimde közler, Azıcık terimi silsen olmaz mı. Gönlümde doludur hüzünle keder, Ayrılık ateşi aklımdan eder, Uğrunda ölsem de gülüşün yeter, Bir sabah ansızın gelsen olmaz mı. Ettiğin yeminler yalanmış meğer, Ter temiz aşkıma vermedin değer, Gürsel’i mahşerde beklersen eğer, Şimdiden mezara girsen olmaz mı. |
Kıymetini Bil İşte bir tatil daha bitiyor. Günler belki boş, belki dolu ama geçiyor. Aslında günler mi çabuk geçen? Yoksa ömrümüz mü hiçbir şeysiz biten!.. Kendi elimizde değil midir geçen ömrümüzü değerlendirmek? Günleri dolu dolu geçirip bir saniyesini bile kaybetmemek. Geriye dönüp batlığımızda, Kaybettiklerimiz için üzülmemek... Yarınlar güzel deriz hep, Aslında bugünler de dünlerin yarınları değil mi? Bugünün işini yarına bırakırız. Ama yarına çıkacağımız belli mi? Şimdi yerimizde kalkıp fırlama vakti. Dememek için "Günler boşu boşuna geçti." Dün geçti, bugündeyiz, yarının geleceği belli değil. Öyleyse kıymetini bil hiç bir şey boşa değil... |
Unutmuşum seni neydi ki adın Sen melek değildin yoktu kanadın Yıkıldı gönlümde o saltanatın Dünyamı enkaza döndüren sendin. Duygularım bile artık uyanmaz Kül ettiğin kalbim bir daha yanmaz Oynanmış bir oyun tekrar oynanmaz Tüten ocağımı söndüren sendin. Ardından kendimi elemde buldum Susuz kalmış çiçek misali soldum Ben de umutları olan bir kuldum İçime kapatıp sindiren sendin. Şimdi hatırlarım eski günleri Sürgünlerde geçen acı dünleri Görmezsin ateşsiz yanan tenleri Bana Azrail’i andıran sendin. Ramazan Eroğlu |
Bir Aşkın Kalmış Bende Tam Ortadan Sökülmüş Soba küllerinin üstüne basmadan, kapına dayandığında koca şehir, Apartman gölgeleri çatınızı örtecek, battaniye misali. Sabah siparişi yolunda, Kuvvetle muhtemel, Sivaslı bir kapıcının bakışları sorgulayacak sokağınızı. O zaman bileceksin ki, Biyolojik çaresizliğinin kollarında, Eskimektedir aşkımız, lime lime. Dur hemen, Üzme kendini böyle, Bulunur elbet bir çaresi. Benim bildiğim bir sökükçü var Altıyol'da, Ona yamatırız. Allah seni inandırsın, İlk günkü gibi olur. Üzme kendini öyle herşeyle, Son kullanma tarihini de Tükenmez kalemle değiştiririz, Babası gelse anlamaz. Üzme kendini, Yazık gençliğine. |
Gül Dudaklar Üstüne Gül dudaklar üstüne bir şiir yazacağım, Her mısrada tutuşan alevlere düşerek. Ömrümce, varlığımla ruhuna sızacağım, Aşkın yücelerinde gezinip öpüşerek. Gül dudaklar üstüne bir şiir yazacağım, Kızıllığında şevkle tütüyorken dumanı. Saatlerin tümünün çarkını bozacağım, Bir sayfa açacağım durdurarak zamanı. Gül dudaklar üstüne bir şiir yazacağım, Yeni baştan ufuklar çizeceğim, erilmez. Sevda bahçelerinde toprağı kazacağım, Çiçekler ekeceğim soldurulmaz, derilmez. Gül dudaklar üstüne bir şiir yazacağım, İsmi dilimde dua, yüreğimde bir hece. Mısralarda sonsuza, gezinip tozacağım, Sevda yüklü şarkılar okuyarak her gece. İbrahim Kalkan |
Umuda Yolculuk Hiç ummadığım bir anda Umutsuzluğumun eşiğinde Bana bir mucize sunar mısın? İçinde bir tutam umut Bir tutam sevgi Bir tutam da dostluk olsun. Umudumun içinde geleceğimi göreyim Sevgimin içinde uzanan bir el Dostluğum içinde Sıcak bir tebessüm göreyim. |
Cânân Var Cemre toprağa düştü, elde cânân var Şimdi mevsim ilkbahar, dilde cânân var Varsın batsın dikeni gülde cânân var Ruhumuzu okşayan tülde cânân var Aldığımız nefeste gözde cânân var Her şarkıda, türküde, sözde cânân var Söyleyeni bir yana, lâlde cânân var Yaraşmaz bize melâl, hâlde cânân var Uzaktan gelen seste, telde cânân var Şafak vaktinde esen yelde cânân var Doğuştan, ruhumuzda tende cânân var Musalla taşındaki bende cânân var İbrahim Kalkan |
Pes Yani Öylesi iyi olur diye, Kendine bir adam aldı. Bir de içine koymak için, Dört duvar. Adam da öylesi iyi olur diye, Onu aldı. Herkesin istediği oldu. Bir tek, Martılar huzursuz. Uçmaktalar, Vapurların ardında. Bir parça simit için. Ben de bunu, Bir karikatürden öğrendim. |
Ben en çok seni özledim Sana sarılmayı, Sımsıcak kalp atışını Ve ellerimin arasından Akıp giden saçının titreK Tellerini özledim. Ben en çok seni özledim Derinliğinde kaybolduğum Gözlerine ne demeli bilmem. Beni sonsuzluğa sürükleyen Ve ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten O derin ve Güzel gözlerini özledim. Ben en çok seni özledim Sesindeki çocuksuluğu, Varlığındaki çoşku ile Kederin o muhteşem yoğruluşunu, Olmadık zamanlarda Olmadık benzetmelerini, Mesela ile başlayan Ve insanın ruhunu okşayan Hecelerinin kelime olmaya Koşuşunu özledim. Ben en çok seni özledim Yorgun bir akşamda Yürürken kaldırımlarda Sensizliği solumayı Ve sensizlikle yürümeyi özledim Ben en çok seni özledim Seni seviyorum Deyişin içindeki seni Ve şiirlerdeki her bir satırın, Sana dönüşünü özledim. Ben en çok seni özledim Yağmur yağarken üzerime Gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne Başka bir yağmurla sana yağsın diye Umut etmeyi özledim… Ben en çok seni özledim Kalbindeki insanlara rağmen Orada sıkışacak bir yer bulmak Ve dışarda kalmamak için yaptığım Çırpınışları özledim… Ben en çok seni özledim Sen, Kimi özledin… |
Aşkadır Tek Yenilgin hayatın kızıl şafaklara gebe olduğu zamanlarda eksik kalınır hep esrik cümleler geceden sıyırdığında düşleri zılgıtlarda kanayan kalbindir aşktan ötürü ağlamak yanlış bir eylemdir, bilirsin günahları kendi ellerinle katarsın günahkârlığına eksiklerin gittikçe çoğalır aşk kaç erimlik yolu dolar beline bilmezsin hem ağlarsın hem gidersin rüzgâr ruhunda çanlar çalar yolunu şaşırmış bir kurşun kalbinin tam ortasından aşk adına gelip vurur seni yanarsın kaç yangının külünden doğurursun kendini hesabı divana kalan kaç çocuğa yanarsın darağacına düşende ay ışığı kendi dağlarında ne çok kahramansın tek yenilgin aşkadır yargısız infazına kurban gidersin aşkın mezar taşlarının sessizliğini ölülere sormak aklına gelmez hiç sormazsın temmuz '05, antalya Ayhan Sönmez |
| Saat: 05:39 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık